Андрей Смирнов
Время чтения: ~24 мин.
Просмотров: 0

Yürümek Bir İşkenceye Dönüşmesin: Diz Ağrısına Ne İyi Gelir?

Değişen yaşam koşulları ve hayat standartları sonucunda ne yazık ki eskiye oranla daha sık şekilde ve daha fazla kişide kemik ağrısı problemi görülmektedir.

Biz bu yazımızda sizlere kemik ağrısı tedavisi ve kemik ağrısına iyi gelen şeyleri anlatmak istiyorum. Bakalım kemik ağrısı için doğal ve bitkisel yollarla neler yapılabilir.

Kemik Ağrısı Tedavisi: Doktorunuz teşhisinize dayanarak tedavinizi belirleyecektir. Herhangi bir kemik kırığı veya kopması varsa, bunlara cevap verilmelidir. Osteoporoz veya kanser gibi altta yatan bir durumunuz varsa, bu tanıya özgü uzun vadeli bir tedavi planına ihtiyaç duyacaksınız.

Reçeteli ilaçlar aşağıdakileri içerebilir: İltihabı rahatlatmak için ilaçlar, Bir enfeksiyon varsa antibiyotikler, Hormonlar, hormon dengesizliği varsa, Ağrı kesiciler. Elbette bu ilaçları doktorunuza danışmadan kullanmamalısınız.

Fiziksel terapi veya düzenli egzersiz, kemik kütlenizi arttırırken, kendinizi daha iyi hissetmenize, güç ve dayanıklılığınızı arttırmaya yardımcı olabilir. Ancak, kemik ağrısı için egzersiz rejimine başlamadan önce bunu doktorunuza danışın

Kemik Ağrısına Ne iyi Gelir? Kemik ağrısının doğal ve bitkisel yollarla tedavisi için şu tarz yöntemler uygulanmaktadır. Şimdi kemik ağrısına iyi gelen şeyleri kısaca anlatalım.

Sıcak Banyo: Güne acı çekmeden başlamak en iyisi sıcak su banyosu yapmaktır. En iyi terapötik etki için bir fincan deniz tuzu veya magnezyum tuzu ekleyebilirsiniz. Tüm vücudu rahatlatmanın yanı sıra sıcak su, sabah sık sık yaşanan sertliği hafifletir. Ancak banyonun 20 dakikadan fazla olmaması önemlidir, çünkü etki ters olabilir ve yorulma, düşük tansiyon veya aşırı vazodilatasyona neden olur.

Isırgan Otu: Isırgan otu, yaşlanmada ve bazı hastalıklarda ortaya çıkan eklemlerde kıkırdağın aşınmasını önleyen özelliklere sahiptir. İltihaplı eklemlerde biriken sıvıyı ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Yararları elde etmek için iki bardak içilmesi önerilir.

C Vitamini: C vitamini bakımından zengin yiyecekleri günlük olarak tüketin. C vitamini sağlıklı kemiklerin oluşumunda çok yardımcı olan kolajen oluşumunu teşvik etmeye yardımcı olur. C vitamini bakımından zengin gıdalar çilek, papaya, biber, limon suyu, portakal ve karnabahar olarak bilinir. Bu, kırıklar için en etkili evde tedavisi yöntemlerinden biridir.

Zencefil: Kemik darbeleri için mükemmel bir başka ev ilaçtır. Ağrıyı, şişmeyi ve iltihaplanmayı azaltabilir. Dahası, kan dolaşımını iyileştirmeye yardımcı olur. Zencefil çayı günde 3 defaya kadar içilebilir. Çayı hazırlamak için, 1 çorba kaşığı ince ince dilimlenmiş zencefili 2 fincan suda 10 dakika kaynatın. Süzün, bal ekleyin ve için.

Çinko: Çinko bakımından zengin gıdaları tüketin çünkü bunlar doku hasarının onarım sürecini desteklemede çok yardımcı olurlar. Çinko bakımından zengin gıdalar domuz eti, sığır eti, kuzu, ıstakoz, somon, istiridye, istiridye, tavuk ve hindi etini içermektedir.

Çörek Otu Yağı: Siyah çörek otu tohumları, kemik sağlığı için iyi olan çinko, demir, fosfor gibi hayati besin maddelerinin varlığına bağlı tıbbi özelliklere sahiptir. Kırık alanı günde 2-3 kez çörek otu tohumu yağı ile masaj yapmak, iki hafta boyunca kemik kırığı tedavisinde yardımcı olur.

image

Bu yazı kemik ağrısına ne iyi gelir hangi doktor bakar bölüme gidilir doğal kesin bitkisel çözüm çare evde son tedavisi iyi gelen ilaç ağrı kesici kremler yağlar kaplıcalar bitki çayları okunacak dua bitkiler ilaç isimleri kalça kaval kürek burun çene kemiği neden ağrır kemik ağrılarına hangi ilaç iyi gelir nasıl geçer anlaşılır bacak grip çatlak ayak ne sürülür ne geçirir hakkında kısaca bilgi vermek için yazılmıştır.

kemik ağrısına iyi gelen ilaç, kemik ağrısına ne iyi gelir, bacak ağrısına iyi gelen ağrı kesici, iskelet ve kemik ağrılarına iyi gelen ilaç, kemik ağrısına hangi ilaç, kemik ağrısına iyi gelen ilaçlar

#Bitkiler, #Bitkisel, #Çözüm, #Doğal, #Ilaçlar, #IyiGelen, #KemikAğrısına, #KemikAğrısınaIyiGelenAğrıKesici, #KemikAğrısınaNeIyiGelir, #Kremler, #NasılGeçer, #NeIyiGelir, #Tedavisi, #YAĞLAR https://goo.gl/fv8uF1 Sagliklimiyim.ComBeslenme alışkanlıklarımız kemik kalitemizi yakından etkiliyor. Özellikle gelişimin erken dönemlerinde alınacak gıdalarla kaliteli bir kemik elde etmenin, ilerleyen yaşlarda oluşabilecek kemik hastalıklarının ve kırıklarının riskini azaltacağını belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Burak Önvural konu ile ilgili bilgiler verdi.  imageKemik gelişimine olumlu katkı sağlayan besinler deyince aklımıza ilk başta süt, yoğurt ve peynir üçlüsü gelir ancak kemik için yararlı gıdaları bunlarla sınırlamak mümkün değildir. Bu gıdaların dışında kalsiyum, D vitamini, K vitamini, fosfor ve magnezyumdan zengin gıdalar da kemik gelişimini ve sağlığını olumlu etkiler. Kemik gelişimine olumlu etki eden besinler    

  • Kalsiyum, D vitamini, K vitamini, fosfor ve magnezyumdan zengin gıdalar
  • Balık grubundan sardalya, somon, ton gibi gri eti ve yağı yüksek balıklar
  • Ispanak, enginar, yeşil ve kırmızı biber, bamya, brüksel lahanası, brokoli, domates gibi sebzeler
  • Muz, kuru üzüm, portakal ve greyfurt gibi meyveler

Bu besinleri dengeli ve günlük besin ihtiyacı dağılımına göre tüketmek sağlıklı bir kemik gelişimi için çok önemlidir… Bununla beraber kemik sağlığını kötü yönde etkileyecek durumlardan da kaçınmamız gerekir. Kemik gelişimine olumsuz etki eden alışkanlıklar

  • Sigara kemik kalitesini düşüren, kemik yoğunluğunu azaltan ve kırık riskini arttıran bir alışkanlıktır.
  • Özellikle yüksek dozda kafein alınması kemik erimesine yol açabilir
  • Yeteri kadar kalsiyum alınmadan fosfor alınması da kemiklerde erimeye sebep olur.
  • Kaliteli bir kemik gelişimi sağlanabilmesi için kola ve türevi gazlı içeceklerin, kahve, çay, ve alkol tüketiminin sınırlandırılması gerekir.

İlgili haberlerimiz: 10 adımda kemik erimesini önleyin Kadınlarda en çok omurgayı etkileyen, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporozu önlemenin 10 basit yolunu Prof. Dr. Çağatay Öztürk anlatıyor. Kemik erimesini önlemek için 10 altın öneri Her üç kadından birinin yaşadığı kemik erimesi yani osteoporoz hastalığından korunmak, beslenmemize dikkat etmemizle mümkün. Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş kemik erimesini önleyen beslenme ve sağlık önerileri verdi. Kemik erimesine yol açan 7 hatalı alışkanlık Kemik erimesi olarak bilinen osteoporozu tetikleyen 7 hatalı alışkanlık, dünyada menopoz sonrası en sık görülen kemik hastalığına davetiye çıkarıyor.

Diz ağrısı, birçok farklı sebebe bağlı olarak hemen hemen hepimizin yaşayabileceği ağrılardan biri, biliyorsunuz. Zira kendisi, kemik erimesi, kireçlenme gibi uzun soluklu rahatsızlıkların yan etkisi olarak ortaya çıkabildiği gibi ansızın gerçekleşen yaralanmalar, kazalar sonucu da meydana gelebiliyor. Hal böyle olunca diz ağrısı yaşamanın belirli bir yaşı, zamanı olmuyor.

Eğer sizin ya da bir yakınınızın da dizleri şu sıralar ağrıyorsa, yürürken rahatsızlık duyuyor, dizlerinizi güçsüz hissediyor ya da ağrı yüzünden ayağa bile kalkmak istemiyorsanız aşağıdaki çözümler tam size göre demektir.

Diz ağrısı konusunda vücudunuzu destekleyecek, diz ağrısına ne iyi gelir, diz ağrısı nasıl geçer gibi sorularınıza yanıt olacak doğal besin ve karışımlar hemen burada sizi bekliyor.

Diz ağrısı neden olur, diz ağrısının nedenleri nelerdir?

Diz ağrısına ne iyi gelir öğrenmeden önce bilmeniz gereken bir konu daha var aslında: Diz ağrısı neden olur? Eğer bu nedenlerden hangisi sebebiyle dizlerinizin ağrıdığını doktorunuza danışarak öğrenebilirseniz, tıbbi çözümler bulunabilir. Böylece diz ağrılarınız kronikleşmez, ağrılar daha ciddi bir hastalığa dönüşmeden önlenebilir. Hadi o zaman diz ağrısının nedenleri neymiş, birlikte öğrenelim.

Diz ağrısının en yaygın nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

Fazla kilolar ve/veya obezite

Vitamin ve/veya mineral eksikliği

Hareketsizlik

Aşırı yoğun ve zorlayıcı egzersizler

Kireçlenme

Menisküs

Kemik erimesi

Romatizma

Yaşlılık

Diz enfeksiyonları

Ani yaralanmalar, burkmalar

Adalelerde zayıflık

Hamilelik

Diz ağrısı nasıl geçer, diz ağrısına ne iyi gelir?

Diz ağrısının en yaygın nedenlerini öğrendiğimize göre geçelim diz ağrısına ne iyi gelir sorusunun yanıtlarına. Eğer diz ağrılarınızın azalmasını, eklem, kas ve kemiklerinizin güçlenmesini istiyorsanız aşağıdaki bitkisel ve doğal çözümlere göz atabilirsiniz. Ancak tabii ki en doğru ve etkili bilgiyi ancak ve ancak doktorunuzdan alabilirsiniz, unutmayın.

Soğuk terapisi

Özellikle ani bir çarpma, düşme sonucu başlayan bir diz ağrısı söz konusuysa ağrıyan bölgeye soğuk uygulayarak bu ağrıları azaltabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken buzluktan çıkaracağınız birkaç parça buzu bir torbaya yerleştirmek, temiz bir bezle etrafını sarmak ve ağrıyan bölgenin üzerinde bir süre bekletmek. İşte bu kadar!

Bamya tohumu

Aktarlardan kolayca temin edebileceğiniz bamya tohumu, kemik, kas ve eklemlerin sağlığına önemli desteklerde bulunuyor. Özellikle dizlerde meydana gelen sıvı kayıpları nedeniyle ortaya çıkan ağrıları en aza indirdiği söylenen bamya tohumunun bu özelliğinden faydalanmak için tek yapmanız gerekenin bamya tohumu çayı tüketmek olduğunu söyleniyor. Düzenli olarak kullanıldığında diz ağrılarını hafifleten bu çayı 2 hafta düzenli olarak tükettikten sonra en az 1 hafta ara vermeyi ve sonrasında yeniden devam etmeyi unutmayın.

Bamya tohumu çayı nasıl hazırlanır, bamya tohumu başka ne işe yarar detaylı olarak öğrenmek isterseniz sizi hemen şöyle alabiliriz: Bamya Tohumunun Faydaları Nelerdir, Nasıl Kullanılır, Zararı Var mıdır?

Zencefil ve zencefil yağı

Zencefil, doğal ağrı kesici olarak bilinen maddelerden biri aslında. İçeriğinde bulunan antienflamatuvar ve antioksidan özellikler gösteren maddeler sayesinde ağrıların azalmasını sağlayan zencefili farklı şekillerde değerlendirebilirsiniz. Ağrıyan bölgeye aktarlardan temin edebileceğiniz zencefil yağını dikkatlice sürebilir, taze ta da toz zencefilin çayını demleyip içebilir ya da bal, zeytinyağı gibi malzemelerle karıştırarak tüketebilirsiniz. Yağı daha hızlı bir çözüm elbette ama çay ya da macun halinde düzenli olarak tüketmeniz de sağlığınıza daha kalıcı katkılar sağlayacaktır, aklınızda bulunsun.

Zerdeçal ve zerdeçal yağı

Tıpkı zencefil gibi zerdeçal da güçlü antioksidan ve antienflamatuvar özellikleri olan bir besin. Hal böyle olunca o da ağrılara karşı en büyük destekçilerimizden biri haline dönüşüyor ve “doğal ağrı kesiciler” arasına adını yazdırıyor. Onun bu özelliğinden faydalanmak için zerdeçalı yaptığınız birçok tarifin içine dahil edebilir, çayını demleyebilir, yağını ağrıyan bölgeye doğrudan sürebilir ya da bal, süt gibi malzemelerle karıştırarak tüketebilirsiniz.

Son zamanlarda çok popüler olan ve faydaları saymakla bitmeyen zerdeçal sütünü düzenli olarak tüketmeye de başlayabilirsiniz. “O da neymiş?” diyenleri hemen şöyle alabiliriz: Zerdeçal Sütü Nedir, Faydaları Nelerdir, Nasıl Hazırlanır?

Çınar yaprağı

Evet, bildiğiniz o güzelim ağacın yapraklarından söz ediyoruz. Çınar yaprağı, kemiklerin güçlenmesine katkıda bulunan en doğal malzemelerden biri aslında. Özellikle kireçlenme ve romatizmaya iyi geldiği bilinen çınar yaprağının bu etkilerinden faydalanmak için onu tıpkı çay demler gibi demleyebilir, elde ettiğiniz bu koyu renkli suyu ağrılı bölgelere sürüp bekletebilirsiniz.

Çınar yaprağının vücuda olan etkilerini daha detaylı öğrenmek isterseniz sizi hemen böyle alalım: Çınar Yaprağının Faydaları Nelerdir, Nasıl Kullanılır?

Önemli bir not: Eğer çok şiddetli ya da artık kronikleşmiş olan bir diz ağrınız varsa, farklı hastalıkların yan etkisi olarak diz ağrınız oluştuysa yukarıdaki besin ve karışımları kullanmadan önce, hiç vakit kaybetmeden doktorunuza gitmeli, alanında uzman doktorlarınıza danışarak kendiniz için en doğru tedavi yöntemlerini öğrenmelisiniz. Unutmayın, doğal, bitkisel çözümler ancak ve ancak destekleyici olabilir, tedavi edici olarak görmek ve adeta bir ilaçmış gibi kullanmak doğru değildir. Aman diyelim, kendiniz için iyi bir şey yapmak isterken farkına bile varmadan sağlığınıza zarar vermeyin.

A A

26.05.2015 – 12:12 Son Güncelleme: 26.05.2015 – 12:21

Kemik erimesi; kemik doku yoğunluğunun azalması, dayanıklılığının azalması yani kemik kalitesinin bozulmasıdır. İşte kemik erimesini önleyen 10 yiyecek…

Kayısı
Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içerir.
Süt
Kalsiyum, protein, B2-A-E-D vitaminleri, folik asit, fosfor ve demir kaynağıdır. Kalsiyum, D vitamini ve fosfor ile birlikte kemikleri ve dişleri güçlendirmek için çalışır.
Soğan
Sarımsakla birlikte enfeksiyonlarla mücadele eder. Kükürt bileşimleri atardamarların zarar görmesini önler. Soğan kemik erimesini de önlüyor.
Marul
Kemik erimesine karşı etkili. Sütten bile daha fazla kalsiyum içeren bu sebze, kemikleri güçlendirmesi açısından bir numara. 100 gramında, küçük bir bardak sütün içinde bulunan kalsiyumdan daha fazlasına sahip. Bu miktar günlük kalsiyum ihtiyacının dörtte birine tekabül ediyor.
Brokoli
Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, adeta bir vitamin deposu. A, E ve C vitaminleri bakımından zengin olduğu ve çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine bire bir. Demir, selen, bakır ve potasyum kaynağı olan brokoli içerdiği flavonoidler bakımından bağışıklık sistemini güçlendiren bir özelliğe sahip. Antibiyotik özelliğe de sahip olan brokoli bu yönüyle prostat enfeksiyonuna karşı çok etkin.
Kuru Erik
Fenolik bileşikler ve bor elementi bakımından zengindir. Bor elementi kemik sağlığını koruyan, kemik erimesine karşı koruyucu özelliktedir. Günlük 100 gram kuru erik tüketiminin, günlük bor gereksinimini karşılayabileceği belirtiliyor.
Üzüm Çekirdeği Özütü
Flavonoit tipi bileşenler açısından zengin olup oksidatif hasarı önleyici özelliğinin yanında, kemik erimesine neden olan proteolitik enzimleri de azaltıcı etkisi vardır.
Nar özütü
İçeriğindeki flavonoit yapısında bileşenler nedeniyle üzüm çekirdeği gibi etki gösterir.
Portakal gibi Narenciye Meyveleri
C vitamini ve flavonoit yapısındaki bileşenler sebebiyle kemik sağlığı açısından önemlidir
Elma
Kemik erimesini azaltıcı etkisi vardır.

Hareket sağlıklı bir vücut ve sağlıklı bir yaşam için şarttır. Ama her zaman bir kaza tehlikesiyle de karşı karşıyayız. Spor yaparken olduğu kadar normal günlük yaşamımızda da bu kazalar bazen kemik kırılmalarına da neden olabilir. Kırık, aşırı gelirim yada darbe nedeniyle kemik dokusunun bütünlüğünün bozulmasıdır. Bazı hallerde ameliyat bile gerektirebilir. Genellikle geçici bir durumdur ana bazı durumlarda kalıcı arazlar bırakabilir. İskelet, vücuda destek olmak üzere özelleşmiş yapı bloğudur. Vücuda destek olmanın dışında doku ve organları korur. Hareket etmeyi sağlar. Bazı hayati organlarımız için koruyucu bir zırhtır. İskeleti oluşturan kemikler vücudun ihtiyacı olan bir çok mineralin depolandığı sert dokulardır. Kırıkları oluşları itibariyle üç grupta toplayabiliriz.

  • Kayak kayan bir sporcu iniş sırasında ters bir şekilde düşerse birinci gruptan bir kırıkla karşılaşacaktır. Bu kemiğin doğrudan yada dolaylı bir şekilde aşırı gerilim yada darbe sonucu kırılmasıdır.
  • İkinci tür kırık nedeni herhangi bir dış etkene dayanmayan kemiğin patolojik yapısından oluşan kırıklardır. Genellikle yaşlılarda ve kadınlarda rastlanılan osteoporoz nedeniyle zayıflayan kemiklerin kırılmasına patolojik kırıklar denir.
  • Üçüncü nedense aşırı zorlama yada ufak darbelerin hep aynı noktaya olması sonucu zamanla oluşan kemik zayıflamalarında rastlanır. Koşu yapan bir kişi aşırı zorlama sonucu bir darbe almaksızın da bir kırıkla karşılaşabilir.

İyileşme süreci kırığın oluşması anında başlayan otomatik bir süreçtir. Ve üç aşaması vardır.

Kırıklar ve Kaynaması
  • İlk önce kırığın etrafında bir kan pıhtısı oluşur. Kırık anında kemik içinden gelen bir akıntının sonucudur bu. Bu kanama önce hematon denen bir şişliğe neden olur. Ve pıhtılaşma bundan sonra gerçekleşir.
  • Birkaç gün içinde fibroblast denen kalıcı ve temel bağ doku hücreleri kan pıhtısında oluşur ve kan pıhtısı fibrokolajen bir dokuya dönüşür.
  • Üçüncü aşamada bu doku kırık kemiğin kaynamasına neden olan kemiksi bir hale gelir. Madeni tuzlarla güçlenen bu doku kırıkların uçlarını birleştirir. Başlangıçta süngersi bir dokudur zamanla tam bir kemik sertliğine ulaşır. Bu sırada kırık kemik uçları hareket ettirilmemeli ve üzerine yük bindirilmemelidir.

Kırığın tedavisi nasıl olur? Bazı hallerde doktor kırığı sabitleştirmez, sadece ağrıyı kesici önlemler alır. Topuk çevresinde köprücük kemiği ve kaburga kırıklarında yapılan budur. Tedavinin amacı hastanın bir an önce normal harekete kavuşmasını sağlamaktır. Kırık kemik uçları doğru düzlemde birleştirilmelidir. Bir kırık vakası karşısında doktor önce kemiğin durumunu sağlıklı olarak tespit ederek, eklem yüzeylerini düzgün bir şekilde bir araya getirmek için elle girişim yada traksiyon uygulayabilir. Kemiği yerleştirmek kırık sonucu yerinden oynayan kemiği yerine yerleştirmektir. Kırığın sağlıklı olarak iyileşebilmesi, kırık uçların birbirine tam bir uyumla karşı karşıya getirilmesi halinde mümkündür. Çoğu durumda bunun için cerrahi bir durum gerekmez. Kemiklerin uc uca getirilmesi sırasında lokal anestezi yoluna başvurulabilir. Kemiğin doğru yerleşip yerleşmediği röntgen vasıtası ile tespit edilir. Kemik yerleştirildikten sonra sabitleştirilir. Kırık kaynamadan önce kemiğin hareket etmesi halinde kaynama yanlış olur buda bir deformasyon ve sakatlık bırakır. Sabitleştirme işlemi dışarıdan yada içerden yapılabilir. Dışarıdan yapılan sabitleştirmede son yüzyılda plastik alçı kullanılmaktadır. Alçı basit kırıklarda en sık kullanılan yöntemdir.

image
Kafatası Çatlağı

Bazı hallerde alçı en iyi çözüm olmayabilir. Kırığın yakınında açık bir yara olması halinde bu yaranın alçı ile kapanması sakıncalıdır. Yaradaki gelişmenin kontrol altında tutulması için açık olması gerekir aksi takdirde alçı bir enfeksiyona yol açabilir. Enfeksiyonlar iyileşmeyi geciktirirken, iltihabın tehlikeli biçimde kemik iliğine işlemesine neden olabilir. Bazı kırıkların çivi, vida, platin türü plaka ile içerden sabitlenmesi de gerekebilir. Bunlar ameliyat sonucu konulan destekler sayesinde kemik kaynayıncaya kadar içerden sabitlenmesi gereken hallerdir. Mutlaka ameliyat gerektiren bu hallerde kesin iyileşme daha uzun sürede olur. Kemiğin kaynamasından sonra özel bir rahatsızlık nedeni olmuyorsa, bu parçalar vücutta kalabilir. Rahatsızlık meydana getirdiği takdirde vücuttan çıkarılır. Kafatası beynin bir zırhı gibidir. Kafatası kemiklerinde oluşacak bir kırık beyinde zedelenme yapması açısından önem taşır. Bu nedenle de nörolojik müdahale, kırıkla ilgili müdahaleden önce dikkate alınır. Kafatası travması geçirmiş bir hastanın konuşma ve hareket yetenekleri doktor tarafından kontrol edilerek hastanın nörolojik durumu saptanır. Henüz belirgin bir araz görülmese bile tarama yoluyla bir lezyon olup olmadığı araştırılır. Ne var ki tarama yönteminde bir sonuç alınabilmesi lezyonun bölgesine göre değişir, çünkü bazı damarlardaki hasar ilk anda belli olmaz. Kafatası kırıkları iki türlüdür. Yüzeysel olabilir bu takdirde kırık kafatasında bir çizgi halinde görülür. Kafatasında çizgi halinde ki yüzeysel bir kırık muhtemelen ciddi bir durum değildir. Ama yine de beyne etkisi olup olmadığı araştırılmalıdır. Çünkü böyle bir tehlikenin varlığı ilk anda önemli bir belirti göstermeyebilir. Hastanın durumunda ciddi bir araz görülmese bile durumun ciddiyetine göre hasta 24 saat ile 48 saat arasında gözlem altında tutulmalıdır. Beynin etkilenmediği hallerde kırıklar iyileşmeleri için kendi haline bırakılır.

image
Kafatası Kırığı ve Çöküntü

Çöküntülü kırıklarda kemiğin beyni zedelemiş olması ihtimali daha kuvvetlidir. Çöküntülü bir kırık genellikle tehlikeli bir durumun ilk işaretidir. Kemik eğer beyne bir zarar verdiyse konuşma ve hareketlerde aksaklıklar görülür. Bel kemiğindeki kırıklara gelince, bu kırıklarda kalıcı ve ciddi arazlar söz konusudur. Tedavinin amacı omurilikte sinirleri korumaktır. Bel kemiği omur kemikleri ve süngerimsi disklerden oluşur. Omur iliği merkezi sinir sisteminin bir parçası olup, bel kemiğinin ortasında ki bir kanala yerleşmiştir. Omur sinirleri her omurun yan bölümünde yer alan deliklerden geçer ve çevrel sinir sistemini oluşturur. Bu sinirler omur iliğin sinirleri kadar hassas değildir. Genellikle yaşlılarda sık rastlanan bir kırıkta kalça kırıklarıdır. Yaygın bir kanıya göre bu kırıkların nedenleri kaygan yollar değildir. Bu tür kırıkların çoğu sabah erken saatlerde yaşlılar yataktan kalktıktan hemen sonra olur. Uyku sersemliği, görme bozuklukları ve alaca karanlık bu kazaların başta sayılabilecek nedenleridir. Gerek yaş gerekse kırık kemiğin yeri iyileşmeyi güçleştiren unsurlardır. Fizik tedavi uzmanı hastanın hareket yeteneğini saptar. Yatakta dönüp dönemediği, yardımsız kalkıp kalkamadığı, bir aygıt yardımıyla yürüyüp yürüyemediği, hareket halinde ağrılarının nerede olduğu ve hangi hareketleri yapabildiği saptandıktan sonra duruma ve ameliyatın ayrıntılarına en uygun tedavi kararlaştırılır. Haftada 5 gün 45 dakikadan 75 dakikaya kadar değişen fizik tedavi seansları uygulanır.

image

Aşırı zorlanma nedeniyle oluşan kırıklar, dış darbeyle oluşan kırıkların aksine uzun süre devam eden ufak darbelerin sonucudur. Aşırı ve yorucu idman yapan bir uzun mesafe koşucusu fazla zorlanmadan ötürü böyle bir kırıkla karşılaşabilir. Tenis, kayak, yüzme gibi sporlarda da benzeri kırıklara rastlanır. Kırıkların çoğunun bir kaza sonucu olduğu düşünülürse bunlara karşı önlem almanın güçlüğü ortadadır. Ama dikkatli ve sürekli idman ve egzersizlerle kemikleri güçlendirmek mümkündür. Dengeli ve sağlıklı bir beslenmenin de kemikler için önemini göz ardı etmemeliyiz.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации