Андрей Смирнов
Время чтения: ~26 мин.
Просмотров: 0

Yetişkinlerde kalça çıkığı tedavisi! Hangi bölüm bakar: Sonradan kalça çıkığı olur mu?

Haberler Sağlık Haberleri Kuyruk Sokumu Kırığı (Koksiks) Nedir, Neden Olur? Kuyruk Sokumu Kırığı Nasıl Tedavi Edilir? 09.03.2021 – 13:05 | Son Güncellenme: 09.03.2021 – 13:05Güncelleme: 09.03.2021 – 13:05

Kuyruk sokumu kırığı (koksiks) nedir, neden olur? Kuyruk sokumu kırığı nasıl tedavi edilir? Kuyruk sokumu kırığı nasıl anlaşılır? Siz de kuyruk sokumu kırığı nedir ve nasıl tedavi edilir gibi sorulara cevapları derledik.

image

 Kuyruk kemiği omurgayı destekler ve böylece vücudun eksenel desteğine katkıda bulunur.

 Kalça kemikleri ve sakrum ile ilişkili olan koksiks, aynı zamanda üst vücudun ağırlığını desteklemede ana rolü olan pelvisi oluşturur.

 Kuyruk Sokumu Kırığı (Koksiks) Nedir?

 Çoğunlukla kalçada şiddetli bir düşüşün ardından ortaya çıkar, ancak aynı zamanda doğumdan (bebeğin geçişine bağlı mekanik ezilme), kemikleri zayıflatan bir hastalıktan (osteoporoz) ve hatta koksikse uygulanan stres mekanizmalarından da kaynaklanabilir.

 Bu kırık, her durumda oturma pozisyonunu engelleyen keskin bir ağrıya neden olur. İyileşme için genellikle dinlenmek ve ağrı kesici ve iltihap önleyici ilaçlar almak yeterlidir. Çok ağrılı bir kırık, şamandıra veya içi boş minder gibi uygun bir minder üzerine oturulması tavsiye edilir. Bazı çok nadir durumlarda, kırığa kemikte bir sapma eşlik eder.

 Kuyruk Sokumu Kırığı Neden Olur?

 Otururken veya ayakta dururken şiddetlenen, kuyruk kemiğinde kalıcı ağrı olur. Çoğunlukla travmatik olan nedenler çok sayıda olabilir. Bir kırık, önemli bir şokla düşme, kötü bir oturma veya uzun süreli duruş, doğum, bir hastalık ( osteoporoz ), bir koksigeal omurga, bir çıkık, artrit gibi sorunlarla oluşabilir.

 Kuyruk kemiği ağrısı veya koksigodini, omurganın sonunda bulunan bu kemik, kalçalarda bulunan kuyruk kemiği bölgesinde hissedilen ağrıdır. Kuyruk sokumunun, aşağı yukarı birbirine kaynaşmış dört (bazen beş) küçük omurdan oluştuğunu unutmayın. Eklemlerin ve bağların varlığı sayesinde birbirlerine göre biraz hareketli olabilirler. Ağrı sürekli olabilir, ancak otururken ve kalkmak (veya oturmak) için hareketi yaparken daha kötüdür. Ayrıca dış veya iç dokunuşla (rektal muayene) dokunulduğunda yoğunlaşır.

 Kuyruk Sokumu Kırığı Tedavisi Nasıl Yapılır?

 Koksigodininin yönetimi tanıya bağlıdır. Genellikle multidisiplinerdir ve oturma pozisyonunda duruş tavsiyesi ile başlar. Örneğin bir koksigeal omurga ile ilgili akut ağrı durumunda ağrı kesiciler veya anti-enflamatuar ilaçlar almak faydalı olabilir.

 Ağrılı bölgeye sıcak veya soğuk uygulamak da faydalı olabilir. Kırık olması durumunda ortez veya alçı kullanılamaz. Hareketliliği yeniden kazanmak için fizyoterapi (veya fizyoterapi) seansları gerekli olabilir. Burun içi kalsitonin kullanımının birçok çalışmada etkili olduğu gösterilmiştir.

Şiddetli Sevgi: Flört Şiddeti | Av. Cansen Erdoğan anlatıyor“Ailene benimle birlikte olduğunu söyleyeceğim! Abine aramızdakileri anlatacağım! Gönderdiğin fotoğrafları İnternet’te yayınlayacağım! Okulda kimseyle konuşmayacaksın! Arkadaşlarınla görüşmeni istemiyorum! Oraya gidemezsin! Bensiz hele bir git, görürsün sen dünya kaç bucakmış…” Bu sözler tanıdık geldi mi? Av. Cansen Erdoğan flört şiddeti kavramını, hangi davranışların flört şiddeti kapsamına girdiğini ve flört şiddetinin ceza hukukundaki yerini Pembenar izleyicileri için anlattı. daha fazla video içinimage

Sporcu hastalığı olarak bilinen ve ayağın belirli bölgelerinde ortaya çıkan ‘stres kırığı’ olarak bilinen bu rahatsızlık kadın ve erkek herkesi etkiliyor. Ancak hastalığın adı gibi stres kaynaklı olmadığı belirtliliyor. Prof. Dr. Ufuk Özkaya, ayağın belirli bölgelerinde şiddetli ağrı ve şişlik belirtisiyle ortaya çıkan ‘stres kırığı’, aşırı spor yapanlarda görülen hastalık ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.

“İKİ ÇEŞİT STRES KIRIĞI VAR”

Stres kırığının iki tip olduğunu anlatan Prof. Dr. Özkaya, “Normal bir kemiğin kaldırabileceğinden fazla yüke maruz kalması stres kırığına yol açar. Bir askerin kilometrelerce yürümesi ya da bir sporcunun ağırlık kaldırması gibi durumlarda stres kırığı gelişir. Yani belli bir ağırlığı kaldırmaya programlanmış kemiğin bunun çok çok üzerinde bir yüke maruz kalması kemiğin bütünlüğünü bozar. Bu durum travma kemikte oluşan kırıktan çok da farklı bir durum değildir. Yer değiştirmemiş bir kırıktır ya da halk arasındaki deyimiyle bir çatlaktır. İkinci tip stres kırığında ise kemiğin yapısı bozuktur. Yani burada kemik normal değildir. Basit bir travmayla bile bu kırık yada çatlak adını verdiğimiz tablo ortaya çıkar” diye konuştu.

“HASTALARIN YÜZDE 95’İ AĞRIYLA BAŞVURUYOR”

Daha çok ayakta görülen stres kırığı hastalığının “Bunun haricinde dizinde kireçlenmesi olan bir insanın kaval kemiğinde görülebilir. Leğen kemiğinde yaşla birlikte bazı kadınlarda görülebilir. Omurgada da yaşanabilir.” diyen Prof. Dr. Özkaya, “daha fazla tarak ve topuk kemiklerinde görülür. Hastalarımız yüzde 95’i ağrıyla bize başvururlar. Röntgen çektirdiğinizde bir şey göremezsiniz. Eğer doktor hastanın öyküsünde böyle bir hastalıktan şüpheleniyorsa kapsamlı görüntüleme yöntemleriyle bunu belirleyebilir” ifadelerini kullandı.

AYAKTA ŞEKİL BOZUKLUĞUNA DİKKAT

Aşırı spor yapanların ilk sırada olduğunu anlatan Prof. Dr. Özkaya, şöyle devam etti:

“Bunu kemik metabolizması bozuk olanlar takip eder. Özellikle burada kadınlar gündeme geliyor. Osteoporoz sonrasında kadınlarda daha fazla görülebilir. Yıllardır spor yapmamış birisi ağır bir şekilde birden spor yapmaya başlarsa onlar da risk altındadır. Düzenli spor yapanlarda çok fazla görülmez ama birdenbire kemiğe yüklenenlerde daha fazla görülür. Tedavi edilmeyen stres kırığı ayakta şekil bozukluğu yapabilir. Ama öncesinde iyi bir teşhis koymak önemlidir.”

AYAKKABI SEÇİMİ ÖNEMLİ

Prof. Dr. Ufuk Özkaya, stres kırığına karşı alınması gereken önlemleri şöyle anlattı:

“Yüksek topuklu sivri burunlu göze hoş gelen ayakkabılardan kadınların uzak durması gerekiyor. Bu ayakkabılar ayağı hiç anatomik olmayan postürü zorlar. Tarak kemiklerinin başına alırı yük biner. Bu nedenle her ne kadar şıklığı sağlasa da bu tip ayakkabılardan uzak durmak gerekir. Erkekler içinde altı kösele ya da çok sert deriden yapılmış ayakkabılar tercih edilmemelidir. Varlığı ve yokluğu belli olmayan ayakkabılar tercih edilmeli. İnsan sınırlarını bilmeli ve spora birdenbire başlamamalıdır.”

STRES KIRIĞI NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Tedavide öncelikle aşırı yükten kurtulmak gerektiğinin altını çizen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Özkaya, “İlk önce etken olan şey aşırı yük ise bundan kurtarmak ve ayağı istirahate almak lazım. Eğer altta yatan bir metabolik bozukluk ise ona yönelik tedavi gerekir. Alçı, bileklik gibi genelde alçı dışı yöntemler kullanılır. Tamamen ayağı istirahate almak gerekir. onlarda ihmal edilirse nadir de olsa cerrahi uygulanır. Özellikle osteoporoz kaynaklı leğen kemiği kırıklarında son zamanlarda biraz daha fazla cerrahi ağırlıklı düşünmeye başlanır” değerlendirmesinde bulundu.

Anasayfa » Köşe Yazıları » Penis Kırılması Tedavisi

Cinsel Organ (PENİS) Kırılması ve Tedavisi :

Erkeklerde penis kırılması, tıbbi ismiylede penis fraktürü, penis eraksiyon halindeyken künt travma sonucunda penisin içine kan dolarak sertliği sağlayan korpus kavernosumların yırtılması olayına denir.Genelde eraksiyon halindeki penise direkt travma sonucunda aniden peniste bir bükülme olmasına bağlı oluşmaktadır. Penis fraktürü durumu cerrahi olarak dikişlerle yırtığın onarılmasını gerektiren acil bir durumdur. Hastalar peniste morarmalar, şekil bozukluğu oluşması, şişme belirtileriyle doktora başvururlar. Travma sonrasında eğer peniste bir şişme, morarma gibi anormallik olmazsa hastalar doktora başvurmazlar.

Anatomik olarak penis bir kemik yapı içermez, 2 adet kavernöz cisim denen içerisinde kan dolması ile eraksiyonu sağlayan yapılardan ve idrar kanalını içeren spongioz cisimlerden oluşur. Penisin kırılması kavernöz yapıların eraksiyon sırasında kanla dolmasına bağlı olarak gergin olduğu durumlarda travmaya uğraması ve yırtılması olayıdır. Travmanın büyüklüğüne göre aynı zamanda spongioz cisimde zarar görür ve idrar yolunda yaralanmalar(yırtılmalar) oluşabilir.

penis kırılması

Penis kırılmasında (fraktür) penil fraktür belirtileri zorlu cinsel ilişkide, yataktan düşmek, mastürbasyon anında veya cinsel ilişki sırasında penisin eğilmesi, zorlanmasına yol açan durumlara bağlı olarak meydana gelir.

Cinsel ilişki sırasında penisi çok zorlayıcı hareketler, partnerin üstte olduğu pozisyonlarda sert hareketler sırasında peniste zorlanmalar olması fraktür (kırılma) ihtimallerini artırır. Ayrıca peniste doğuştan yada daha sonradan gelişen eğrilik oluşması ilişki anında penisin zorlanmasına yol açarak, penis kırılması(fraktür) ihtimalini de artırır.

Penis kırılması en çok 35 ve40’lı yaşlarda görülür. Hastalar acil olarak hastaneye başvurmalıdır. Klasik olarak ani kırılma hissinde, orta şiddette ağrılar, aniden peniste yumuşamalar, peniste morarmalar ve şişlikler oluşur. Penis kırılmasında kanama sebebiyle ters tarafa eğrilik olur. Daha az olarak sertleşme bozukluğunda, peniste eğrilikler, penis ucundan kan gelmesinde(idrar kanalı yırtılmasına bağlıdır), kanlı idrarda, idrar akımında azalma ve idrar sıkışıklığıdır.

Penis kırılması şüphesi ile gelen hastanın fizik muayenesinde peniste bir şişlik,herhangi bir morarma, peniste eğrilikler görülebilir. Penisi tamamen saran buck fasyası eğer yırtıksa şişlik pelvik bölgeye kadar yayılır eğer sağlamsa penise sınırlıdır.

Penis kırılması oluşan hastalarda tanı genelde fizik muayenede konulur.Bazen ek testler yapılmasına da gerek duyulabilir. Hastaların şikayetini ve fizik muayene bulgularını sıklık oranlarına göre bu şekilde sıralayabiliriz;

1.Kırılma sesi hastaların %43’ünde

2.Tunikada ele gelen şişlik veya deformite hastaların %55’inde

3.Peniste eğilme hastaların %83’ünde

Hastaların kolayca uygulanan ve maliyeti düşük olan ultrason tetkikiyle değerlendirilmesi, tanının doğru konulmasında ve tedavi seçeneklerinden doğru olanın seçilmesinde çok yardımcı olur. Ameliyat yapılmasına gerek kalmadan hastaların takibinde kullanılır. Ultrason sayesinde tanı konulma oranı % 86 oranındadır. Magnetik rezonans tanı koymada en doğru görüntüleme yöntemlerinden biridir.

Penis Kırılma ve Eğriliği Tedavisi Video

03.10.2020

Başlangıçta soğuk algınlığı olarak düşünebilirsiniz, olabilir de; fakat yeni koronavirüs hastalığı COVID-19 olma ihtimaliniz de var.

İşte COVID-19 hakkında bilmeniz gerekenler

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), Çin’de gerçekleştirdiği COVID-19 çalışmalarına göre 20 Şubat 2020 tarihinden itibaren laboratuvar ortamında onaylanmış olarak vakalarının;

  • %80’i hafif ve orta dereceli,
  • %14’ü ciddi ve
  • %6’sı da kritik olarak görülmüştür.

Açıkçası hafif derecede geçirilen COVID-19 hafif derecede geçirilen soğuk algınlığı gibi değildir. Belirtileri ciddi olacaktır. Takviye oksijene ihtiyacınızı gerektirmesi dışındaki tüm semptomlar (belirtiler) sizi bu kategoriye (hafif-orta derece) koyacaktır. Ciddi vakalar oksijen desteğine ihtiyaç duyacaklar, kritik vakalar ise solunum veya çoklu organ yetmezliği yaşayanlar olarak sınıflandırılmışlardır. Hastalığın belirtileri, tedavileri ve zamanlamaları hastanın hangi kategoriye girdiğine göre değişir.

Öyleyse COVID-19’un her bir kategori için günden güne nasıl etkilediğini anlatalım

COVID-19 hastalığının belirtilerinin görülmesi virüsle ilk karşılaşmadan itibaren 2 ila 14 gün içerisinde gerçekleşir. Bunlar soğuk algınlığı veya mevsimsel grip belirtilerine benzeyebilir. Çoğu hasta (yaklaşık %50 kadarı) ilk başlarda ateşlenir. Dünya Sağlık Örgütü ve Çin müşterek misyonunun gözlemlerine göre, “hastaneye yatan” COVID-19 hastalarının yaklaşık %88’inde ateşlenme görüldü. Çin dışındaki başka bir çalışmada ise hastanelere başvuran hastaların sadece %44’ünde ateşlenme görüldü, fakat devamında %89’u ateşlenme belirtileri gösterdiler.

Bazı vakalarda solunum yolları belirtilerinden birkaç gün önce mide bulantısı, kusma ve/veya karın ağrısı gibi sindirim sistemi belirtileri de görüldü.

COVID-19 solunum yolu hastalığına sebep olduğu için bu belirtileri standart kabul edemeyiz. Yani çoğu hastada virüs akciğerlere girer ve orada çoğalır. Virüs, enfeksiyonun ilk günlerinde akciğer hücrelerini istila etmeye başlar. Özellikle de hava kanallarının temizliğini sağlayan hareketli tüysü kamçılara sahip çıkıntılara zarar verir. Hücreler enfekte oldukları zaman ölürler ve parçalanarak mevcut atıklara karışırlar. Bu yüzden vücudun, akciğerleri ve soluk borusunu korumasını engellerler. İnflamasyon (iltihaplanma) hasara sebep olur ve hasarlar da daha fazla iltihaplanmaya neden olur. Bu döngü sağlık dokuyu ciddi şekilde tahrip eder ve bu iltihaplanma en sık rastlanan kuru öksürüğün ve aynı zamanda nefes darlığı ve balgam oluşmasının da açıklaması olabilir.

Bu süre zarfında ortaya çıkabilecek diğer semptomlar halsizlik, boğaz ağrısı, baş ağrısı ya da kas-eklem ağrıları ve burun akıntısıdır.

5. günden itibaren, ek rahatsızlıkları olan hastaların nefes almakta zorlandıkları görülebilir ve genellikle bir hastanın hastaneye gitmesi 7. günü bulabilir.

Hafif vakalar, genellikle bu süre zarfında iyileşirler, fakat orta, ciddi ve kritik vakalarda farklı risklerde pnömoni (zatürre) gelişimi gerçekleşir. Bu hastaların iyileşmesi, birkaç gün veya haftalar sürebilir.

Bazı ciddi ve kritik vakalarda belirtiler akut solunum sıkıntısı sendromunu (ARDS) gösterebilir.

ARDS, akciğerlerde sıvı birikmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. İltihaplanma, enfeksiyonu hedefleyen bağışıklık hücrelerini harekete geçirir. Genellikle bu hücreler enfekte bölgelere yönlendirilirler. Ancak bazen bağışıklık sistemi aşırıya kaçar ve bu da bağışıklık hücrelerinin, sağlıklı hücrelerde dahil olmak üzere, yollarındaki herhangi bir şeyi öldürmeye başladıkları zamandır. ARDS, %30-40 ihtimalle ölümcül olabilir ve kritik vakalarda ileri düzeyde yaşam desteği gerektiren solunum yetmezliğine yol açabilir. Bu durumdaki hastalar büyük ihtimalle yoğun bakım ünitelerine gönderilir.

ARDS tedavisi, akciğerler yeterince çalışamadığından dolayı oksijen desteği ve mekanik ventilasyon (solunum cihazı) desteği gerektirir. Amaç; kan dolaşımına daha fazla oksijen sağlamaktır.

Bu tedavi işe yaramadığında daha fazla oksijen alabilmek için akciğerlerde aşırı sıvı birikmesi meydana gelir. Çoğu COVID-19 ölümlerinin sebebi budur ve bir hasta bu evreden kurtulsa bile kalıcı akciğer hasarına sahip olabilir.

Daha önce SARS da akciğerlerde hasarlara sebep oldu ve bazı hastalarda bal peteği şeklinde görünümlere sebep oldu ve bu lezyonlar yeni tip korona virüsten etkilenen insanlarda da görüldü.

Yapılan ilk çalışmalarda bu hastalıktan ölümlerin çoğu 14 ila 19 gün içerisinde gerçekleşiyor. İyileşme ve taburcu olma zamanı ise ortalama iki buçuk haftadır. Fakat bazı çok kritik vakaların taburcu olması ayları bulabilir.

İyileşme sürecindeki bir hasta, halen hastalığı bulaştırabilir. Bu insanlar, doktorlarıyla ve halk sağlığı uzmanlarıyla riskli olup olmadıkları konusunda iletişim halinde olmalıdır.

Halen etkili bir aşı bulunamadığından hastalıktan korunmanın en etkili yolu, yakalanmaktan kaçınmaktır.

Çoğu vaka hayatta kalır. Bu yüzden evinizde kalın ve panik yapmayın.

COVID-19, kişiler arasında öksürme ve hapşırma yoluyla kolaylıkla yayılabilir. Bu yüzden sık sık ellerinizi yıkayın ve hasta insanlarla yakın temaslardan kaçının. Günlük kullanım alanlarınızı temizleyin ve dezenfekte edin.

COVIDKovid-19 ciddiye alınmalıdır

*

KORONAVİRÜS DOSYAMIZ

– Koronavirüs hakkında son dakika haberleri – Dünya ve Türkiye’de durum

– Koronavirüs (COVID-19) salgınında SAĞLIK ÇALIŞANLARI neden ve nasıl desteklenmeli?

– Dışarıda yemek yerken koronavirüsten korumanın 7 yolu

– Koronavirüs salgınında başarılı ve başarısız ülkeler ve yapılması gerekenler

– Kanser hastalarının Coronavirus hakkında bilmesi gerekenler

– Epidemi ve Pandemi nedir? Arasındaki farklar nelerdir?

Teşhis koyduğumuz hastaların %90 gibi büyük bir bölümü uzun süre kıl dönmesi problemi ile yaşadıklarını görüyoruz. Bunun durumun başlıca iki nedeni bulunuyor. İlki utanma duygusu ile hareket ederek maalesef doktordan uzak kalmaktır. İkincisi ise uzun bir süre hastalığı fark etmeme olabilir. Bu nedenle hazırladığımız bu yazıda kıl dönmesi belirtileri ve nasıl anlaşılacağına dair detaylara yer vereceğiz.

Kıl Dönmesi Nasıl Anlaşılır?

Yukarıda da belirtildiği gibi pilonidal sinüs ilk etapta ciddi bir belirti ve şikayeti olmadan aylar, yıllar boyunca ilerleyebilir. Bunu dikkate alarak bazı küçük detaylara da odaklanmak gerekir. Şimdi dilerseniz kıl dönmesini ilk andan itibaren nasıl fark edebileceğimizi başlıklar halinde görelim.

Kuyruk Sokumunda Giriş Deliği, Delikleri

Başlığı okuyan insanların büyük bir bölümü ne alaka diyordur. Çünkü insanlar pilonidal sinüsü kıl batması ile karıştırıyor. Yani cilt dışına çıkamayan kıllar cilt altında uzayarak bu soruna neden olduğunu düşünüyorlar. Tabii ki öyle olmadığını hemen hemen her yazıda anlatmaya çalışıyorum. Kıl dönmesinde ilk aşama saç ve vücut kıllarının kuyruk sokumu bölgesine dökülmesi halidir. Sonrasında bu kıllar ciltte delik açarak deri altına girmektedir. Bu nedenle kıl dönmesi belirtilerinde ilk aşama kılların giriş delikleri olmaktadır. Erken teşhis etmek için dikkat edilmesi gereken en önemli husus budur. Aşağıda yer alan resimde giriş deliklerinin ne olduğunu daha anlaşılır şekilde görebilirsiniz.

image

Makatta Akıntı (Islaklık, Kötü Koku)

Evet, arkadaşlar ilk belirti olarak giriş deliklerini yukarıda görsellerle destekleyerek anlatmaya çalıştım. Bu aşamada sorunun fark edilmesi yüksek ihtimal değildir. Kimse doktora kuyruk sokumu bölgemde delik var mı? Diye gelmez. Ama şu yapılabilir. Evliler özellikle eşlerinden rica ederek belirli zaman aralıkları ile (2-3 ayda bir) kuyruk sokumu bölgesinde delik olup, olmadığına bakabilirler. Bunda utanacak, sıkılacak bir şey yoktur.

İç Çamaşırı Islatacak Düzeyde Akıntı Olabilir: İlk aşamalarda tek belirti yukarıda da belirttiğim gibi giriş deliğidir. Bu aşamada fark etmemeniz halinde sonraki belirti makatta akıntı olacaktır. Tabii ki akıntı yerine direkt olarak iltihap, apse, ağrı ateşlenme de olabilir. Ben yine muhtemel belirtileri sırası ile aktarmaya çalışayım. Cilt altında biriken kılların sayısı sürekli artmaktadır. Açılan delik ve sonradan açılacak deliklerle kıllar için birden fazla yol oluşur. Bu yoldan deri altına onlarca kıl girebilir.

Vücudun Savunma Mekanizması Devreye Girer ve Sıvı Salgılar: Cilt altında biriken kılların sayısı arttıkça hemen vücudun savunma mekanizması devreye girmektedir. Cildi kıllardan korumak için 2 aşamalı koruma yöntemi uygular. İlki cilt altındaki kılları zar ile kaplayarak onları zararsız hale getirir. Buna ek olarak sıvı madde salgılayarak onları imha etmeye çalışır. Salgılanan sıvı madde maalesef keratin gibi güçlü bir maddeden oluşan saç kıllarını eritmeye, yok etmeye yeterli olmaz.

Salgılanan Sıvı Cilt Dışına Çıkması Gerekir: Vücudun salgıladığı ve herhangi bir etkisi olmayan bu sıvı artık vücut dışına atılması gerekir. Bunun içinde kılların giriş deliklerini kullanır. Kılların girdiği yolu izleyerek cilt dışına çıkar. Bu durum kişide makat akıntısı dediğimiz soruna neden olur. Günlük en fazla birkaç damla olacak şekilde iç çamaşırı hafif düzeyde ıslatabilir. Bu akındı aynı zamanda kötü kokuya neden olmaktadır.

[su_note]Her Akıntı Kıl Dönmesi İle Alakalı Değildir!

Burada önemli bir hususa değinmek istiyorum. Öncelikle her akıntıyı sakın kıl dönmesi sanmayın. Çünkü anal fistül dediğimiz farklı bir hastalık ile alakalı olabilir. Anal fistül hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse makat ile kalın bağırsağın son kısmı arasında iki ucu açık tünel olarak tabir edilir. Makat apsesi erken süreçte boşaltılmaması halinde kendi kendine patlar cilde zarar verir. Bu zarar makat ile kalın bağırsağın son kısmı arasında iki ucu açık kanal oluşmasına neden olur. Kalın bağırsaktan gelen dışkılar bu kanaldan da akarak makatta akıntıya neden olmaktadır. Bu nedenle makat çevresinde büyük bir delik varsa fistül olarak da değerlendirilebilir. Tabii ki pilonidal sinüs çıkış deliği olabileceğini de unutmamalısınız. Yazının geri kalan kısmında giriş deliğini gördük, ilerleyen aşamada ise çıkış deliği dediğimiz belirtiyi de ele alacağız. [/su_note]

Makat Islaklığına Bağlı Kaşıntıya Neden Olur

Günlük birkaç damla şeklinde cilt dışına akan bu sıvı makat bölgesindeki cildi ıslatarak sürekli nemli olmasını sağlar. Tabii ki bu durum ciltte tahriş ve cildin koruyucu tabakasının yok olmasına neden olur. Bu durumda can sıkıcı makat kaşıntısı ile karşı karşıya kalmanız kaçınılmazdır. Yine belirtmek gerekirse ki kaşıntılar sadece pilonidal sinüs ile alakalı değildir. Anal dermatit, hemoroid, anal fissür gibi hastalıklarda kaşıntıya neden olabilir.

[su_note]Pruzon Krem İle Kaşıntıyı Önleyebilirsiniz!

Ortaya çıkan bu kaşıntı problemini Pruzon krem ile önleyebilirsiniz. Kortizonsuz içeriği ile dikkat çeken ürün ilk kullanımda rahatlatıcı etkisini ortaya koymaktadır. Tabii ki yaşadığınız sorun kıl dönmesine bağlı ise maalesef tam anlamı ile ortadan kaybolmaz. [/su_note]

Makatta Ağrı, Şişlik, Ateşlenme

Evet, arkadaşlar bir diğer önemli belirti ise sorunun ilerleyen aşamalarında yaşayacağınız ağrı, şişlik, ateşlenme gibi sorunlar olacaktır. Burada karşımıza yine makatta akıntı problemi çıkmaktadır. Vücudun salgıladığı sıvı vücut dışına çıkması, akması halinde sorun yoktur. Yani akıntı devam ettiği süreçte sorun yoktur. Fakat o akıntı her zaman mümkün olmayabilir. Akıntının kullandığı giriş deliği tıkanabilir. Bu durumda sıvı cilt altında birikmeye başlayacaktır. Mikroplarla birleşerek daha da tehlikeli hale gelecektir. Kişide bu durumda şişlik, sürekli artan ağrı ve ateşlenme gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bunun nedeni kıl dönmesi apsesi ile alakalıdır.

Apsenin İvedilikle Boşaltılması Gerekir: Bu tür bir sorunla karşılaşan hastalar mutlaka acil olarak doktora ya da hastanelerin acil bölümlerine müracaat ederek apsenin boşaltılması gerekir. Apse boşaltılması ile birlikte hastanın ağrı problemi büyük ölçüde azalacaktır. Apse boşaltma işleminden 1-2 ay sonra ise kıl dönmesi tedavi edilmesi gerekir. Yani apsenin boşaltılması pilonidal sinüs probleminin iyileştiği anlamına gelmez.

  Kıl dönmesi tedavi prensipleri;

Pilonidal sinüs erken evrede çok küçüktür, bu evrede tedavisi de o kadar kolay olur. Hasta açısından tedavi sonrası zahmetsiz geçer. Zamanla sinüs büyüyeceğinden flap ameliyatı, açık bırakma gibi cerrahi tedaviler yapmak zorunda kalınır ki bu tedavilerde uzun süreli yatak istirahati (bazen aylarca) ve iş gücü kaybı olur. Yara yerinde çok çirkin bir iz kalır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da cerrahların büyük çoğunluğunun sinüsün büyüklüğü ne olursa olsun büyük kesi ile gereksiz yere sağlam doku alıp flap ameliyatı, açık bırakma gibi yöntemler tercih etmeleridir.

  

Kıl Dönmesi Apsesi Nasıl Boşaltılır? Dilerseniz konuyu daha anlaşılır hale getirmek için birde video paylaşayım. Ama şunu belirtmek isterim ki görüntü itibari ile biraz mide bulandırıcı olacaktır. İzlemeden önce bu hususu dikkate almalısınız.

İltihap, Apse Çıkış Deliği

Bir diğer önemli kıl dönmesi belirtisi ise çıkış deliğidir. Yukarıda apsenin acil olarak boşaltılması gerektiğinden bahsettik, çünkü siz bunu yapmazsanız apse kendiliğinden patlayacaktır. Tabii ki nereden boşalacağını kestirmek zordur. Genelde apseye birkaç cm mesafede olur. Patlayan apse çıkış deliği oluşturur. Kılların giriş deliğine göre daha geniş çapta olan çıkış deliği sorunun da ilerlediğini göstermektedir.  Aşağıda yer alan görselde çıkış deliğinin ne olduğunu net bir şekilde görebilirsiniz.

image

image

Merhaba, ben Doktor Atilla Kaya, 1993 yılından beri genel cerrahi ve medikal estetik uzmanı olarak hizmet veriyorum.

Kıl dönmesi ameliyatları arasında uygulanma oranı hızla yaygınlaşan, Mikro Sinüsektomi yöntemini geliştiren kişiyim.

İstanbul Bakırköy’de Mikro Sinüsektomi yöntemi ile kıl dönmesi tedavileri gerçekleştiriyorum. Bana ulaşmak için 0212 572 72 65 numaralı telefonu kullanabilirsiniz.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации