Андрей Смирнов
Время чтения: ~36 мин.
Просмотров: 0

Yanıcı diz ağrısına dikkat (Belirtileri ve tedavi yöntemleri)

Ana sayfa Sağlık Diz Ağrısının Sebepleri ve Tedavisi

Diz Ağrısının Sebepleri ve Tedavisi

Dizde oluşan ani ağrı genel olarak dizin zorlanması veya aniden incitilmesinden meydana gelir. Diz ağrısı çoğu zamanlarda doktora gitmeyi gerektirmez. Diz eklemi vücudun bütün ağırlığı taşır. Koşma ve zıplama sırasında dizin üstüne ekstradan kuvvet bindiği için hasara ve ağrıya oldukça yatkındır. Bundan dolayı kilosu normalin üzerinde olan kişilerde diz ağrılarının görülme olasılığı oldukça yüksektir. İki dizide kapsayan bir ağrı genelde kireçlenme belirtisidir. Eğer ağrı tek dizde ortaya çıkmış ise nedenleri farklı olur.

Sebepleri

Dizinizi alışık olmadığı durumdan daha fazla kullanmanızdan ağrıdığı düşüncesine kapıldıysanız dizdeki dokuların gerilmesinden oluşan zorlama ağrısı çekiyorsunuz demektir. Bu ağrı geçici bir ağrıdır. Dizde burkulma veya incinme yoksa ise evde bakımını kendiniz yapabilirsiniz. Orta yaş ve üzerinde bulunan kişilerde oluşan diz ağrısının en büyük nedeni genelde menüsküstür. Diz eklemindeki ani bükülmeler, şişme ve kilitlenme sonrası menüsküs zarar görmüş olabilir. Eğer menüsküs hasarı bulunuyorsa zedelenmiş olan dokunun ameliyat ile düzeltilmesi gerekir. Yaşı geçmiş insanlarda tekrar eden diz ağrılarının en yaygın sebepleri arasında osteoartrit gelmektedir. Bu hastalık diz ekleminin dışında bulunan koruyucu kıkırdakta ve etrafında hafif şişliklere neden olur. Tendon iltihabı genel olarak diz kapağını kemiğe bağlayan tendonların zorlanması veya zedelenmesi sonucu ortaya çıkar. Bu hastalık genel olarak basketbol ve voleybol gibi zıplamalı spor dallarında daha çok görülür. Dizin etkilenen bölgesi kızarık, sıcak ve şiş olabilir.

Dizin ön tarafında diz kapağı çevresinde hissedilen ağrıya ön diz ağrısı denilmektedir. Sebebi bilinmemektedir. Uzun bir süre dizler üzerinde ve devamlı tekrar eden hareketler sonucu diz ekleminde sıvı birikmesi sonucu diz ağrısına neden olan bu duruma hizmetçi dizi hastalığı denilmektedir. Dizde eklem ve kemikleri bağlayan sert dokuların yırtılması dizde ağrıya neden olabilir. Böyle bir durumda diz rahat bırakıldığı zaman ağrı devam eder. Diz büküldüğü ve üzerine basıldığı zaman ağrıda şiddetlenme görülür. Diz ekleminde önemli bir hasara neden olan bir yaralanma eklem alanları içinde kanamanın olmasına neden olur. Dizde, sertlik, morarma, sıcaklık ve şişme meydana gelir. Diz kapağının hemen alt kısmında bulunan yükseltide hassasiyet ve şişlik oluşması dizde ağrıya sebep olabilir. Diz ekleminde bir sıcaklık ve kızarıklık bulunuyorsa ürik asit birikmesi yani, gut hastalığından bahsedebiliriz. Böbrekler ürik asidi vücuttan atamadıkları veya vücut fazla miktarda ürettiği zaman kandaki ürik asit miktarı yükselir ve bu durumda asit eklemlerde kristalleşir. Bu durumda eklemlerde iltihap ve ağrıya sebep olur.

Tedavisi

Diz ağrısında tedavi tamamen sorunun neden kaynaklandığına bağlıdır. Diz ağrısında iltihabın inmesini sağlamak için eklemi dinlendirmek gerekir. Buz paketleri ve ısı torbaları diz tedavisinde en çok tercih edilen yöntemlerdendir. Kireçlenme ve iltihabi durumlarda ısı uygulaması ağrının azalmasına neden olur. Zorlama gibi durumlarda şişmeyi engellemek için buz uygulaması yapılır. Dizi çevreleyen kasların ve tendonların esnetilmesi ağrının bir nebze azaltılmasını sağlayabilir. Fizik tedavisi dizi diz ağrısından önceki seviyeye kavuşturmak amacıyla destek verir. Kortizon diz ağrısının tedavisinde kullanılan güçlü bir ilaçtır. Diz ağrısının en yaygın sebeplerinden bir tanesi iltihaplanmadır.

Eklem ağrısı nedir, neden olur? Eklem ağrısı neyin belirtisidir, nedenleri nelerdir? Eklem ağrısının teşhis ve tedavi yöntemleri nelerdir?

image

Advertisement

Eklem Ağrısı

Eklemler, vücudunuzun kemiklerinizin buluştuğu kısımlarıdır. Eklemler iskeletinizin kemiklerinin hareket etmesini sağlar. Eklemler şunları içerir:

  • omuzlar
  • kalçalar
  • dirsekler
  • dizler

Eklem ağrısı, vücudun herhangi bir eklemindeki rahatsızlık ve ağrı anlamına gelir. Eklem ağrısı yaygın bir şikayettir. Genellikle hastane ziyareti gerektirmez.

Bazen eklem ağrısı, bir hastalık veya yaralanmanın sonucudur. Artrit ayrıca eklem ağrısının yaygın bir nedenidir. Bununla birlikte, diğer koşullara veya faktörlere de bağlı olabilir.

Eklem ağrısına ne sebep olur?

Artrit

Eklem ağrısının en yaygın nedenlerinden biri artrittir. Artritin iki ana formu osteoartrit (OA) ve romatoid artrittir (RA).

Advertisement

Amerikan Romatoloji Koleji’ne göre, OA en çok 40 yaşın üzerindeki yetişkinlerde yaygındır. Yavaş ilerler ve aşağıdaki gibi yaygın olarak kullanılan eklemleri etkileme eğilimindedir:

  • bilekler
  • eller
  • kalçalar
  • dizler

Osteoartrite bağlı eklem ağrısı, eklemler için bir yastık ve amortisör görevi gören kıkırdağın parçalanmasından kaynaklanır.

İkinci artrit formu romatoid artrittir. Romatoid artrit kadınları erkeklerden daha sık etkiler. Eklemleri zamanla deforme edebilir ve zayıflatabilir. Vücudun bağışıklık sistemi eklemlerde membrana saldırdığından RA eklemlerde ağrı, iltihaplanma ve sıvı birikmesine neden olur.

Diğer nedenler

Eklem ağrısına şunlar neden olabilir:

  • bursit veya eklem çevresindeki yastıklama pedlerinin iltihabı
  • lupus
  • gut
  • kabakulak, grip ve hepatit gibi bazı bulaşıcı hastalıklar
  • patella kondromalazisi veya diz kapağındaki kıkırdağın bozulması
  • incinme
  • tendinit veya tendonun iltihabı
  • kemik veya eklem enfeksiyonu
  • eklemin aşırı kullanımı
  • kanser
  • fibromiyalji
  • osteoporoz
  • sarkoidoz
  • raşitizm

Eklem ağrısının belirtileri nelerdir?

Bazı durumlarda, eklem ağrınız bir doktora görünmenizi gerektirir. Eklem ağrınızın nedenini bilmiyorsanız ve açıklanamayan başka belirtiler yaşıyorsanız randevu almalısınız.

Aşağıdaki durumlarda da bir doktora görünmelisiniz:

Advertisement

  • eklem çevresindeki alan şişmiş, kırmızı, yumuşak veya dokununca sıcaksa
  • ağrı üç gün veya daha fazla devam ederse
  • ateş varsa ama başka grip belirtisi yoksa

Aşağıdakilerden herhangi biri oluşursa acil servise gidin:

  • Ciddi bir yaralanma yaşadıysanız
  • Eklem deforme olmuş görünüyorsa
  • Eklemin şişmesi aniden ortaya çıkarsa
  • Eklem tamamen hareketsizse
  • Şiddetli eklem ağrınız varsa

image

Eklem ağrısı nasıl teşhis edilir?

Doktorunuz muhtemelen fizik muayene yapacaktır. Ayrıca eklem ağrınız hakkında bir dizi soru soracaklar. Bu, olası nedenleri daraltmaya yardımcı olabilir.

Artrit ile ilişkili eklem hasarını tanımlamak için eklem röntgeni gerekebilir.

Doktorunuz başka bir neden olduğundan şüphelenirse, bazı otoimmün bozuklukları taramak için bir kan testi isteyebilirler. Ayrıca vücuttaki iltihaplanma seviyesini veya tam bir kan sayımını ölçmek için bir sedimantasyon hızı testi talep edebilirler.

Eklem ağrısı nasıl tedavi edilir?

Evde tedavi

Doktorlar hem OA hem de RA’yı kronik durumlar olarak görmektedir. Şu anda artrit ile ilişkili eklem ağrısını tamamen ortadan kaldıracak veya geri dönmesini engelleyecek bir tedavi mevcut değildir. Bununla birlikte, ağrıyı yönetmenin yolları vardır:

  • Ağrıyı, şişmeyi ve iltihabı azaltmak için topikal ağrı kesicilerin kullanılmasına veya steroid olmayan antienflamatuar ilaçların alınmasına yardımcı olabilir.
  • Fiziksel olarak aktif kalın ve ılımlı egzersize odaklanan bir fitness programını takip edin.
  • Eklemlerinizde iyi bir hareket aralığı sağlamak için egzersiz yapmadan önce gerin.
  • Vücut ağırlığınızı sağlıklı bir aralıkta tutun. Bu eklemler üzerindeki stresi azaltacaktır.
  • Ağrınız artritten kaynaklanmıyorsa, reçetesiz, iltihap önleyici bir ilaç almayı, masaj yaptırmayı, sıcak banyo yapmayı, sık sık germeyi ve yeterince dinlenmeyi deneyebilirsiniz.
Tıbbi tedavi

Tedavi seçenekleriniz ağrının nedenine bağlı olacaktır. Bazı durumlarda, doktorunuzun enfeksiyon veya gut veya eklem ağrısının diğer nedenlerini test etmek için eklem bölgesinde birikmiş sıvı çekmesi gerekecektir. Ameliyat önerebilirler.

Diğer cerrahi olmayan tedavi yöntemleri, yaşam tarzı değişiklikleri veya RA’nızın remisyona girmesine neden olabilecek ilaçları içerebilir. RA durumunda, doktorunuz önce iltihabı ele alacaktır. RA remisyona girdikten sonra, tıbbi tedaviniz, alevlenmelerden kaçınmak için durumunuza sıkı bir şekilde takibe odaklanacaktır.

Eklem ağrısı olan insanlar için görünüm nedir?

Eklem ağrısı genellikle normal aşınma ve yıpranma sonucu oluşan hasarın bir sonucudur. Bununla birlikte, bir enfeksiyonun veya potansiyel olarak zayıflatıcı RA’nın bir işareti olabilir.

Açıklanamayan bir eklem ağrınız varsa, özellikle birkaç gün sonra kendi kendine geçmezse doktorunuzu görmelisiniz. Erken teşhis ve rahatsızlığınızın altta yatan nedeninin teşhisi tedaviyi mümkün kılar.

Advertisement

Diz ağrısı, birçok farklı sebebe bağlı olarak hemen hemen hepimizin yaşayabileceği ağrılardan biri, biliyorsunuz. Zira kendisi, kemik erimesi, kireçlenme gibi uzun soluklu rahatsızlıkların yan etkisi olarak ortaya çıkabildiği gibi ansızın gerçekleşen yaralanmalar, kazalar sonucu da meydana gelebiliyor. Hal böyle olunca diz ağrısı yaşamanın belirli bir yaşı, zamanı olmuyor.

Eğer sizin ya da bir yakınınızın da dizleri şu sıralar ağrıyorsa, yürürken rahatsızlık duyuyor, dizlerinizi güçsüz hissediyor ya da ağrı yüzünden ayağa bile kalkmak istemiyorsanız aşağıdaki çözümler tam size göre demektir.

Diz ağrısı konusunda vücudunuzu destekleyecek, diz ağrısına ne iyi gelir, diz ağrısı nasıl geçer gibi sorularınıza yanıt olacak doğal besin ve karışımlar hemen burada sizi bekliyor.

Diz ağrısı neden olur, diz ağrısının nedenleri nelerdir?

Diz ağrısına ne iyi gelir öğrenmeden önce bilmeniz gereken bir konu daha var aslında: Diz ağrısı neden olur? Eğer bu nedenlerden hangisi sebebiyle dizlerinizin ağrıdığını doktorunuza danışarak öğrenebilirseniz, tıbbi çözümler bulunabilir. Böylece diz ağrılarınız kronikleşmez, ağrılar daha ciddi bir hastalığa dönüşmeden önlenebilir. Hadi o zaman diz ağrısının nedenleri neymiş, birlikte öğrenelim.

Diz ağrısının en yaygın nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

Fazla kilolar ve/veya obezite

Vitamin ve/veya mineral eksikliği

Hareketsizlik

Aşırı yoğun ve zorlayıcı egzersizler

Kireçlenme

Menisküs

Kemik erimesi

Romatizma

Yaşlılık

Diz enfeksiyonları

Ani yaralanmalar, burkmalar

Adalelerde zayıflık

Hamilelik

Diz ağrısı nasıl geçer, diz ağrısına ne iyi gelir?

Diz ağrısının en yaygın nedenlerini öğrendiğimize göre geçelim diz ağrısına ne iyi gelir sorusunun yanıtlarına. Eğer diz ağrılarınızın azalmasını, eklem, kas ve kemiklerinizin güçlenmesini istiyorsanız aşağıdaki bitkisel ve doğal çözümlere göz atabilirsiniz. Ancak tabii ki en doğru ve etkili bilgiyi ancak ve ancak doktorunuzdan alabilirsiniz, unutmayın.

Soğuk terapisi

Özellikle ani bir çarpma, düşme sonucu başlayan bir diz ağrısı söz konusuysa ağrıyan bölgeye soğuk uygulayarak bu ağrıları azaltabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken buzluktan çıkaracağınız birkaç parça buzu bir torbaya yerleştirmek, temiz bir bezle etrafını sarmak ve ağrıyan bölgenin üzerinde bir süre bekletmek. İşte bu kadar!

Bamya tohumu

Aktarlardan kolayca temin edebileceğiniz bamya tohumu, kemik, kas ve eklemlerin sağlığına önemli desteklerde bulunuyor. Özellikle dizlerde meydana gelen sıvı kayıpları nedeniyle ortaya çıkan ağrıları en aza indirdiği söylenen bamya tohumunun bu özelliğinden faydalanmak için tek yapmanız gerekenin bamya tohumu çayı tüketmek olduğunu söyleniyor. Düzenli olarak kullanıldığında diz ağrılarını hafifleten bu çayı 2 hafta düzenli olarak tükettikten sonra en az 1 hafta ara vermeyi ve sonrasında yeniden devam etmeyi unutmayın.

Bamya tohumu çayı nasıl hazırlanır, bamya tohumu başka ne işe yarar detaylı olarak öğrenmek isterseniz sizi hemen şöyle alabiliriz: Bamya Tohumunun Faydaları Nelerdir, Nasıl Kullanılır, Zararı Var mıdır?

Zencefil ve zencefil yağı

Zencefil, doğal ağrı kesici olarak bilinen maddelerden biri aslında. İçeriğinde bulunan antienflamatuvar ve antioksidan özellikler gösteren maddeler sayesinde ağrıların azalmasını sağlayan zencefili farklı şekillerde değerlendirebilirsiniz. Ağrıyan bölgeye aktarlardan temin edebileceğiniz zencefil yağını dikkatlice sürebilir, taze ta da toz zencefilin çayını demleyip içebilir ya da bal, zeytinyağı gibi malzemelerle karıştırarak tüketebilirsiniz. Yağı daha hızlı bir çözüm elbette ama çay ya da macun halinde düzenli olarak tüketmeniz de sağlığınıza daha kalıcı katkılar sağlayacaktır, aklınızda bulunsun.

Zerdeçal ve zerdeçal yağı

Tıpkı zencefil gibi zerdeçal da güçlü antioksidan ve antienflamatuvar özellikleri olan bir besin. Hal böyle olunca o da ağrılara karşı en büyük destekçilerimizden biri haline dönüşüyor ve “doğal ağrı kesiciler” arasına adını yazdırıyor. Onun bu özelliğinden faydalanmak için zerdeçalı yaptığınız birçok tarifin içine dahil edebilir, çayını demleyebilir, yağını ağrıyan bölgeye doğrudan sürebilir ya da bal, süt gibi malzemelerle karıştırarak tüketebilirsiniz.

Son zamanlarda çok popüler olan ve faydaları saymakla bitmeyen zerdeçal sütünü düzenli olarak tüketmeye de başlayabilirsiniz. “O da neymiş?” diyenleri hemen şöyle alabiliriz: Zerdeçal Sütü Nedir, Faydaları Nelerdir, Nasıl Hazırlanır?

Çınar yaprağı

Evet, bildiğiniz o güzelim ağacın yapraklarından söz ediyoruz. Çınar yaprağı, kemiklerin güçlenmesine katkıda bulunan en doğal malzemelerden biri aslında. Özellikle kireçlenme ve romatizmaya iyi geldiği bilinen çınar yaprağının bu etkilerinden faydalanmak için onu tıpkı çay demler gibi demleyebilir, elde ettiğiniz bu koyu renkli suyu ağrılı bölgelere sürüp bekletebilirsiniz.

Çınar yaprağının vücuda olan etkilerini daha detaylı öğrenmek isterseniz sizi hemen böyle alalım: Çınar Yaprağının Faydaları Nelerdir, Nasıl Kullanılır?

Önemli bir not: Eğer çok şiddetli ya da artık kronikleşmiş olan bir diz ağrınız varsa, farklı hastalıkların yan etkisi olarak diz ağrınız oluştuysa yukarıdaki besin ve karışımları kullanmadan önce, hiç vakit kaybetmeden doktorunuza gitmeli, alanında uzman doktorlarınıza danışarak kendiniz için en doğru tedavi yöntemlerini öğrenmelisiniz. Unutmayın, doğal, bitkisel çözümler ancak ve ancak destekleyici olabilir, tedavi edici olarak görmek ve adeta bir ilaçmış gibi kullanmak doğru değildir. Aman diyelim, kendiniz için iyi bir şey yapmak isterken farkına bile varmadan sağlığınıza zarar vermeyin.

Diz Ağrıları: Diz, vücudun ağırlık taşıyan en hareketli eklemidir. Bu sebepten hastalıklara ve yaralanmalara sıklıkla maruz kalır. Dizin anatomik çatısı uyluk(femur) ve kaval (tibia) kemiklerinin eklemleşmesi, bunların arasında amortisör görevi gören menisküs denilen yastıkçıklar, bu yapıyı bir arada tutan kalın ve dayanıklı bantlar dan (ligamentler) oluşur. Bu çatıyı hareket ettiren ve destekleyen kaslar kuşatmıştır.

Dizin stabil yapısını esas olarak bağlar sağlar. Bu bağlarda gevşeme eklemin stabil ve dayanıklı yapısını kaybetmesine ve diz hastalıklarının başlamasına neden olur. Dizin stabil yapısını ikinci derece destekleyen kaslardır. Kasların yeterince güçlü olması diz hastalıklarında çok önemlidir.

Risk Faktörleri

1- Obezite: Diz hastalıklarında en önemli faktör kilodur. Vücudun ağırlık taşıyan en hareketli eklemi olduğundan dize fazla yük binmesi eklem kıkırdaklarının ve menisküslerin erken yıpranmasına neden olur. Bu yıpranma diz kireçlemesinin (osteoartrit) ve menisküs yırtıklarının en önemli sebebidir.

2- Vücudun Biomekanik Yapısı: Eğer diz eklemine vücut ağırlığı dengeli olarak dağılıyorsa eklem kıkırdağı ve menisküste zedelenme olmaz. Ancak bu yük dağılımı bozuksa ve dengesiz bir dağılım varsa fazla yük altında kalan alanlarda erken yıpranma olacaktır.

Kadınlarda kalça yapısının daha geniş olmasından dolayı dizin iç kısımlarına aktarılan yük daha fazladır. Bu yüzden diz kireçlemeleri kadınlarda çok daha çok görülür.

3- Fiziksel Aktivite Düzeyi: Ayakta çok duranlar, fiziksel olarak ağır ve çok çömelip doğrularak iş yapanlar, çok merdiven çıkanlar, futbol, koşu, uzun atlama gibi spor yapanlar daha çok risk altındadır.

4- Yaş: Yaşın ilerlemesiyle birlikte dizin çatısını oluşturan bağlarda gevşeme ve eklem kıkırdaklarında yıpranmalar başlar.

5- Çevresel Faktörler: Kötü beslenme, sigara.

Diz Hastalıkları

Diz Bağlarında Gevşeme ve Yırtık: Dizin çatısını oluşturan ve stabilitesini sağlayan bağlar (ligamentler) cildin yaşlanarak sarkması gibi yaşla birlikte zamanla gevşer. Esasında diz hastalıklarının neredeyse tamamında bu çatının gevşemesi rol alır. Dizin stabilitesi bozulacağından menisküs dejenerasyon ve yırtıkları, kireçlenmeler ortaya çıkar. Spor yaralanmalarında ve travmalarda da bu bağlarda esneme ve yırtıklar olabilir. Temel bulgular özellikle yürürken merdiven inip çıkarken oluşan ağrılardır. Dizin muayenesinde bağların yapışma yerlerinde belirgin hassasiyet rahatlıkla saptanabilir.

Menisküs Zedelenmeleri: Genellikle futbolcu hastalığı olarak bilinse de yukarıda sayılan risk faktörlerini taşıyan herkeste menisküslerde yıpranma (dejenerasyon) ve yırtıklar ortaya çıkabilir. Temel belirtisi yürümekle, merdiven inip çıkmakla olan ağrılardır. Bazı hastalarda dizde kitlenmeler ve boşluk hissi olabilir.

Kireçlenme (Osteoartrit) : Daha çok 40 yaş üstü bayan hastalarda görülür. Kireçlenmenin sebebi dizde eklem kıkırdağının yıpranması (dejenerasyonu) ve zaman içerisinde tamamen harap olmasıdır. Kireçlenme denmesinin sebebi ekleme binen yükü azaltmak için eklem yüzeyini genişletmek amacıyla vücudun tepkisel olarak eklem çevresinde kemik çıkıntılar oluşturmasındandır. Burada en önemli hazırlayıcı sebep fazla kilo ve diz biomekaniğinin bozuk olmasıdır. Merdiven çıkma gibi dize yük bindiren aktiviteler de dizde eklem kıkırdağı harabiyetine ve kireçlenmeye neden olur.

Belirtileri yürümekle ve merdiven çıkmakla artan ağrı, dizlerde kıtırtılı sesler, diz hareketlerinde kısıtlanmadır. Hastalık ilerledikçe ağrı sürekli hale gelebilir ve hastanın yürüyebilme mesafesi gittikçe kısalır.

Diz Kapağı Kıkırdak Yumuşaması (Konromalazi Patella) : Dizin önünde ağrıya sebep olan en yaygın diz hastalığıdır. Diz kapağının altında bulunan eklem kıkırdağının yumuşaması neticesinde oluşur. Yumuşamanın sebebi diz kapağının diz eklemine göre olan pozisyonunun normalden farklı olmasına bağlı olarak yük dağılımında olan dengesizlikten dolayıdır. Başlangıçta kıkırdakta yumuşama ve şişme varken ilerlemiş vakalarda kıkırdakta yırtıklar ve ülserleşmeler olur. En önemli belirtisi dizin önünde olan ağrıdır. Bu ağrı özellikle uzun süre oturulduğunda ortaya çıkar. (sinema belirtisi)

Tendon İltihabı (Tendinit) : Kasların kemiğe yapıştıkları sert bant şeklindeki kısmına tendon adı verilir. Tendonların çeşitli hareketler veya biomekanik bozukluklar sonucunda zorlanması sonucu oluşan steril iltihaba tendinit adı verilir. En sık dizin ön kısmında diz kapağının hemen altına yapışan patellar tendonun iltihaplanması sonucu oluşan patellar tendinit görülür. Dizin hemen önünde hareketle artan keskin bir ağrıya neden olur.

Dizin İltihaplı Romatizmal Hastalıkları: Romatoid artrit, gut artriti, akut romatizmal ateş artriti gibi iltihaplı romatizmal hastalıklar dizde şişme, ısı artışı, hareket kısıtlılığı belirtileriyle seyreden diz hastalıklarına neden olabilir.

Yansıyan Ağrılar: Özellikle kalça ve bel problemlerine bağlı ağrı dize yansıyabilir. Bacak kaslarında oluşan ağrılı gergin bantlar (fibrozit) dizde hissedilen ağrılara neden olabilir.

Diz Ağrıları Tedavisi

Diz Ağrıları Tedavisi teşhis edilen hastalığa göre değişiklik gösterir. Önemli olan doğru teşhis ve sebebe yönelik yapılan tedavidir. Aşağıda diz hastalıklarındaki genel tedavi yaklaşımları özetlenmiştir.

  • Nöral Terapi: Hastalıkların dokulardaki sinir sistemini resetlemek için yapılan bir dizi enjeksiyon yöntemidir. Enjeksiyonda seyreltilmiş lokal anestetik (%0,5-1 prokain, lidokain)kullanılır. Amaç lokal anestezi elde etmek değil sinir sistemi ve dokuların hastalık hafızasını silmektir. Tüm diz ağrılarında uygulanabilir. Diz bağ, menisküs, kireçleme durumlarında kullanılabildiği gibi özellikle kaslardaki tetik noktalar,  başka organlardan yansıyan ağrılar, geçirilmiş ameliyat ve hastalıklara bağlı bozucu alan kaynaklı diz ağrılarında alternatifi olmayan bir tedavi yöntemidir. Daha Geniş Bilgi
  • Proloterapi: İltihabi romatizmal hastalıklara bağlı diz hastalıkları dışındaki tüm diz hastalıkları dizin çatısını oluşturan bağların gevşemesi sonucu oluşur. Proloterapi tedavisi bu bağları yeniden güçlendiren bir tedavi yöntemidir. Enjeksiyonla diz bağlarının kemiğe yapışma yerlerine uygulanan yoğunlaştırılmış dextroz bu bölgede bağışıklık sistemini aktive ederek bir hücre yenilenmesi başlatır. Sonuçta dizin bağları eski sağlamlığını tekrar kazanır. Bu sayede dizin stabilitesi sağlanarak ağrılar büyük ölçüde ortadan kaldırılır. Daha Geniş Bilgi
  • PRP: Kişinin kendi kanından hazırlanan ve tıbbın birçok alanında iyileşmeyi uyarmak ve düzenlemek için kullanılan bir yöntemdir. Trombositlerin asıl görevi, bir yaralanma olduğu anda meydana gelen kanamayı durduran pıhtıyı oluşturmaktır. Bunun yanında dokunun onarımı ve iyileşmesine katkıda bulunan onlarca büyüme faktörü içerirler. Bu büyüme faktörleri ortama verildiğinde, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarına destek olarak hasarlı dokulardaki tamire yardımcı olurlar. Daha Geniş Bilgi
  • Ozon Tedavisi: oksijenin 3 atomlu formu olan ozon özellikle akut ve iltihaplı diz ağrılarında gerek eklem çevresine gerek eklem içine ozon gazı direk enjeksiyon şeklinde uygulanır. Uygulama kan dolaşımını ve oksijenlenmeyi arttırır, ağrı ve iltihabı çok kısa sürede azaltır. Daha Geniş Bilgi
  • Fizik Tedavi: Enfraruj, ultrason, kısa dalga, lazer gibi yüzeyel ve derin ısıtıcı ajanlar, ağrı kesici elektrik akımları ile bölgesel kanlanmanın artışı, ağrılarda azalma ve iyileşme sağlanır
  • Kinesio Bantlama: Hasarlı eklem bölgesine özel tekniklerle bu iş için özel üretilen bantların eklemi destekleyecek şekilde yapıştırılmasıdır. Daha Geniş Bilgi
  • Egzersiz: Diz hastalarında eklemin taşıdığı yükü azaltmak dizin stabilitesini arttırmak için bacak kaslarının güçlendirilmesi şarttır. Ancak bu egzersizlerin dize yük bindirmeyen egzersizler olması gerekir. Yürüyüş, koşu gibi egzersizler ağrıyı arttırır. Bunun yerine oturarak ağırlıkla yapılan egzersizler, bisiklet, yüzme gibi ekleme yük bindirmeyen egzersizler yapılmalıdır. Diz Egzersiz Videosu
  • Zayıflama: Diz hastaları eğer fazla kilosu varsa mutlaka zayıflamalıdır. Dize binen yük azaltılmadığı sürece yapılan tedavilerin etkisi yetersiz ve geçici olur. Bunun için iyi bir diyet ve egzersiz programı ile obezite rehabilitasyonu yapılması da şarttır. Daha Geniş Bilgi

Dizde her ne kadar menisküs ve bağ yaralanmaları sıklıkla bilinse de dizdeki en sık yakınma patellofemoral ekleme ait yakınmalardır. Patellanın aşırı kullanımı, patellanın altındaki yıpranma ve yırtıklar, patellanın arka yüzündeki kıkırdakta dejenerasyona yol açarak; diz ekleminde ağrı, güçsüzlük ve şişliğe yol açabilirler. Patellayı ve diz bükülürken patellanın içinde hareket ettiği oluğu etkileyen çok çeşitli problemler vardır. Bu problemlere tüm yaş gruplarında özellikle sporcularda rastlanabilir.

Patella nerededir ve ne işe yarar?

Patella, dizin önündeki hareket eden kemik parçasıdır. Dizin şapkası olarak da adlandırılabilir. Patella uyluğun ön yüzündeki quadriceps kasları adı verilen büyük kasları, bacağa bağlayan büyük bir tendon tarafından sarılmıştır. Patella ile birlikte bu büyük tendona quadriceps mekanizması adı verilir. Quadriceps mekanizmasında aslında iki tendon bulunur. Bunlardan birisi patellanın üstünde yer alan quadriceps tendonu, diğeri ise patellanın altında yer alan patellar tendondur. Quadriceps mekanizması dizinizi düz hale getirmenizi sağlar. Patella quadriceps kasının kuvvetini arttıran bir kaldıraç gibi görev yapar.

Patellanın alt yüzü eklem kıkırdağı ile örtülüdür. Eklem kıkırdağı vücudumuzdaki tüm eklemlerin yüzeylerini örten düzgün bir kaplama malzemesidir. Bu kaygan yüzey, patellanın uyluk kemiği olan femurun özel oluğunda kaymasına yardımcı olur. Patella ve femurdaki oluk birlikte patellofemoral mekanizmayı oluştururlar.

Patella dizde probleme nasıl yol açar?

Problem genellikle patella ağır yük altında kaldığında ortaya çıkar. Alttaki kıkırdak dejenere olmaya başlar. Bu tablo bazen kondromalazi patella olarak adlandırılır. Yıpranma ve yırtılmanın çok çeşitli sebepleri vardır. Dejenerasyon tüm vücutta yaygın yıpranma ve yırtılmaya sebep olan yaşlanmanın bir sonucu olarak ortaya çıkabilir. Bu durum bir arabanın yaptığı kilometrenin çok fazla olmasına benzetilebilir. Patello-femoral eklem dizin osteoartritinde tablodan sıklıkla etkilenir.

Diz ağrısına yol açan sebepler arasında sık rastlanılanlardan birisi de, dizin hareketleri esnasında patellanın, patello-femoral oluktaki hareketinin normalin dışında olmasıdır. Bu anormal hareket tarzının sebebi quadriceps kaslarındaki kas dengesizliği olabilir. Patellanın patella-femoral olukta hareket ettiğini ve bu hareketi temelde quadriceps kaslarının kontrol ettiğini hatırlayınız. Eğer bu kas kütlesinin herhangi bir parçası zayıf ise, kas dengesizliği ortaya çıkabilir. Bu durumda quadriceps kasları patellayı bir tarafa daha fazla çekeceklerdir. Bunun sonucunda ise, patellanın bir tarafındaki kıkırdak daha fazla basınca maruz kalacaktır. Diz sonuna kadar büküldüğünde dize göz atmak, patellanın bu anormal çekim kuvvetinden nasıl etkilendiğini açık olarak ortaya koyar. Patella, femoral olukta hareket ederken dışarıya doğru kayar. Bu kayma alt yüzdeki kıkırdağın bir tarafının daha fazla basınca maruz kalmasına sebep olur. Zaman içinde bu anormal basınç eklem kıkırdağına zarar verebilir. (şekil 2)

Bir başka dengesizlik sebebi, diz kemiklerinin şekil farklılıklarıdır. Anatomik varyasyon olarak da adlandırılan bu şekil farklılıkları, doğumdan itibaren mevcuttur. Doğuştan bazı insanlarda diz ekleminde femur ve tibia arasındaki açı normalden fazladır. Kadınlarda bu açı erkeklere oranla daha fazla olma eğilimindedir. Patella femoral olukta bu açının merkezinde bulunur. Quadriceps kası kasıldığında ortaya çıkan kuvvet, patellayı dizin dışına doğru iterek bu açıyı düzeltmeğe çalışır. Açının arttığı durumlarda, patella dışarıya doğru daha büyük bir basınç ile itilir. Bunun sonucunda da yukarıda anlatılana benzer bir tablo ortaya çıkar. Patella femoral olukta hareket ederken dışarıya doğru kayar. Patellanın bir bölümü daha fazla basınca maruz kalır ve bu bölgedeki kıkırdakta hasar ortaya çıkar.

Anatomik varyasyonun bir başka türü, patello-femoral oluğun normalden daha küçük olmasıdır. Bu durumda oluk daha sığ hale gelir. Bu sığlık genellikle dizin dış tarafından kaynaklanır. Bu durumda patella oluktan dışarıya çıkarak pateller dislokasyona sebep olur. Bu tablo sadece ağrıya sebep olmakla kalmaz, patellanın altındaki kıkırdağa da zarar verebilir. Eğer bu tablo çok sık tekrarlarsa, patello-femoral eklemde dejenerasyon çok hızlı gelişir.

Patellaya bağlı yakınmalar nelerdir?

Patellanın altındaki kıkırdakta hasar geliştiğinde ortaya çıkan tabloya, kondromalazi patella adı verilir. Bu tablo geliştiğinde dizde her zaman ağrı olortaya çıkmaz. Bazı insanlarda hiçbir problemle karşılaşılmaz. Bazıları ise, dizde yerini belirlemekte güçlük çektikleri müphem bir ağrıdan yakınırlar. Her zaman görülmemekle beraber, patellanın iç tarafında ağrı ortaya çıkabilir. Patello-femoral problemi olan insanlar, tipik olarak merdiven aşağı veya yokuş aşağı inerken ağrıdan yakınırlar. Arabada veya sinemada oturma gibi, uzun süre dizin bükülü kaldığı durumlarda da ağrı ortaya çıkabilir. Bazen dizde bir boşalma hissinden yakınılır. Bunun dizdeki bir instabiliteden değil, ağrıya yanıt olarak ortaya çıkan bir refleksden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Çömelme esnasında veya merdiven inip çıkarken bir öğütme veya kıtırdama sesi ortaya çıkabilir. Eğer aşırı miktarda yıpranma ve yırtık mevcutsa, diz bükülürken hafif bir patlama sesi veya tıklama sesi duyulabilir. Bu ses patellanın altındaki ve femoral oluktaki düzensiz yüzeylerin birbirlerine sürtmesinden kaynaklanır.Aşırı kullanıldığında diz şişebilir; diz hareketleri kısıtlanabilir. Bunun sebebi sıklıkla dizin içinde biriken sıvıdır. Sıvı toplanması sadece patella ile ilgili problemlerde değil, dizin tüm inflamasyonlarında ortaya çıkar.

Problem nasıl saptanır?

Tanı için öncelikle  diz probleminin detaylı bir hikayesi alınır. Dizin muayenesinden sonra, dizin röntgen filmleri istenir. Röntgen filmleri patellanın patella-femoral olukla olan ilişkisinin düzgün olup olmadığı hakkında fikir verir. Diz farklı derecelerde bükülü iken çekilecek röntgen filmleri, patellanın patella-femoral oluk içinde doğru bir şekilde hareket edip etmediğini ortaya koyar. Hastalığın ileri dönemlerinde patella ile femur arasında artrit görülebilir.

Patella ile ilgili problemlerin tanısını koymak zor olabilir. Diz yakınması olan hastalarda semptomlar çoğu kez aynı olduğu için, patella ile ilgili semptomlar diğer diz problemleri ile karışabilir. Bu durumda, MRI gibi başka testlere başvurulabilir. MRI cihazı vücudun yumuşak dokularını görüntülemek için x-ışınları yerine mağnetik dalgaları kullanan bir cihazdır. Bu cihaz sayesinde istenilen bölgeyi çok ince dilimler halinde incelemek mümkündür. Bu test genellikle diz bağlarındaki veya menisküslerdeki yırtıklar gibi diz yaralanmalarında kullanılır. MRI teknolojisindeki son gelişmeler, hekimlerin eklem kıkırdağını görmesine; böylece eklem kıkırdağında bir bozukluk olup olmadığını anlamasına olanak tanımıştır. Bu test için özel bir boya, iğne uygulaması gerekli değildir ve ağrısızdır.

Eğer dizdeki problemin kaynağının ne olduğu tam olarak aydınlatılamamışsa, kesin tanıyı koymak için artroskopiye başvurulabilir. Artroskopi küçük bir fiberoptik TV kamerası aracılığıyla dizin içinin ortopedist tarafından gözle muayenesine olanak veren bir ameliyattır. Patello-femoral problemlerin bir çoğunun tanısı cerrahi girişime gerek kalmadan konur. Artroskopi genellikle diğer yöntemlerle tanısı konulmuş problemlerin tedavisi için kullanılır.

Diz ağrınız için ne yapılabilir?

Herhangi bir patellar problemin tedavisi dizdeki inflamasyonun azaltılması ile başlar. İstirahat ile birlikte aspirin veya ibuprofen gibi anti-inflamatuar ilaçlar hekim tarafından önerilir. Bu önlemler ağrının ve şişliğin azalmasına yardımcı olur.

Hastalığın erken dönemlerinde fizik tedavi ağrı ve inflamasyonun azalmasını sağlayabilir. Fizyoterapistler ağrıyı azaltmak için buz masajı veya patellayı hareketsiz kılma gibi yöntemlere başvurabilirler. Akut semptomlar kontrol altına alındığında; fleksibilite, kuvvet, dizilim veya kas dengesi ile ilgili problemlerin düzeltilmesi için çeşitli tedavi seçenekleri fizyoterapistler tarafından hastaya sunulur.

1. Terminal ekstansiyon  (0 – 30o arası)

2. Düz bacak kaldırma ( 0 kg – 2 kg – 4 kg)

3. Otururken – İki bacak arasına havlu rulo konarak, her iki bacağı birbirine yaklaştırma ve 5’e kadar sayma

4. Yatarken – İki bacak arasına havlu rulo konarak, her iki bacağı birbirine yaklaştırma ve 5’e kadar sayma

5. Uyluk ve diz lateral (dış yan) yapılarının gevşetilmesi –  Yatağın tam kenarına yüz boşluğa bakarken sağlam taraf üzerine yattıktan sonra hasta alt ekstremiteyi, diz ekstansiyonda iken boşluğa sallandırma

6. Vastus medialis oblikus güçlendirilmesi – Hareketin yapılmasını istenilen dizin tarafına yan yatarak üsteki bacağı fleksiyona getirip, öne koyarak alttaki bacağı düz bir şekilde yukarı kaldırma

7. Merdiven hareketi – 15 – 20 cm yükseklikteki bir basamağa inip çıkma

Uygulanan bütün bu tedavi yöntemlerine rağmen tablo düzelmezse cerrahi girişim gerekebilir. Patello-femoral problemlerin tedavisinde artroskopi bazen yararlı olabilir. Patella ve patello-femoral oluğun gözle direkt bakarak incelenmesi, bu bölgelerdeki yırtık ve yıpranmanın derecesini kesin olarak belirlemenin en iyi yoludur. Patellanın oluk içindeki hareketi de gözlenebildiğinden, patellanın oluk içindeki hareketinin normal olup olmadığına da karar verilebilir. Eğer patellanın eklem kıkırdağında düzensizlik yaratan alanlar mevcutsa, özel aletler kullanılarak bu bölgelerin düzeltilmesi ağrının azalmasını sağlayabilir. Bu işleme bazen patellanın traşlanması adı verilir.

Eğer şikayetlerin sebebi bir dizilim bozukluğu ise, lateral gevşetme adı verilen bir girişim uygulanabilir. Bu girişimde amaç, patellanın normale daha yakın bir pozisyona dönmesini sağlayarak eklem kıkırdağındaki basıncı azaltmaktır. Bunun için patellanın dış tarafında bulunan gergin bağlar kesilir. Böylece patella, femoral olukta merkeze yaklaşmış olur. Kesilen bu bağlar, skar dokusunun cerrahi girişim sırasında yaratılan boşluğu doldurması ile iyileşirler. Ancak iyileşen bu balar artık patellayı dışarıya doğru cerrahi girişim öncesindeki kadar güçlü çekmezler. Bu işlem quadriceps mekanizmasının dengelenmesine yardımcı olur ve patellanın eklem kıkırdağındaki basıncın eşitlenmesini sağlar. Diz tam büküldüğünde dizin incelenmesi bu bağlar gevşetildiğinde eklem kıkırdağındaki basıncın nasıl azalacağı hakkında fikir verir. Bağlar kesildiğinde, patella femoral olukta daha merkeze kayar ve hareketlerini oluğun daha merkezi bir kesiminde gerçekleştirir.

Dizilimin ileri derecede bozuk olduğu olgularda, sadece lateral gevşetmenin uygulanması yeterli olmayabilir. Eğer dizilim bozukluğu patellanın sık sık disloke olmasına sebep olacak derecede ağır ise, quadriceps mekanizmasını dizilimini düzeltecek daha kapsamlı bir ameliyata gerek duyulur. Lateral gevşetmenin yanında, dizin iç tarafındaki bağların gerginleştirilmesi gerekebilir. Hatta çok ağır durumlarda patellar tendonun yapışma yerinin değiştirilmesi söz konusudur. Patellar tendonun patellayı dizin hemen altında bacak kemiğine bağladığını hatırlayacak olursanız; patellar tendonun kemiğe yapışma yerinin değiştirilmesinin, patellanın patello-femoral oluk içinde hareketini nasıl etkilediğini anlayabilirsiniz. Bu amaçla tendon bir parça kemikle beraber asıl yerinden cerrahi olarak ayrılır, daha sonra asıl yerinin yaklaşık 1,5 cm. iç tarafına tekrar bağlanır. Kemik parçasının bacak kemiğine tutturulması için vidalar veya metal zımbalar kullanılır. Patellar tendonun yapışma yerinin iç tarafa kaydırılması, patellayı da içeri doğru kaydırır. Nekahat döneminin sonunda, patellanın patello-femoral olukta daha merkezi bir hatta hareket etmesi böylece de patellanın kıkırdağındaki basınç dağılımı eşitleneceği beklenilir.

Artroskopi yardımı ile patellanın traşlanması veya basit lateral gevşetme gibi cerrahi girişimler ayaktan hasta bazında gerçekleştirilebilir. Rehabilitasyon cerrahi girişimden hemen sonra başlar. Eğer patellar tendonun yapışma yerinin değiştirilmesi söz konusu ise, hastanede bir veya iki gece yatılması gerekebilir. Dizin üzerine tam yük verilmeden önce kemiğin iyileşmesi gerektiğinden, rehabilitasyon daha yavaş olacaktır. Rehabilitasyon programı için muhtemelen bir fizyoterapistten yardım istenecektir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации