Андрей Смирнов
Время чтения: ~28 мин.
Просмотров: 0

Yağ Bezeleri İçin Bitkisel Tedaviler Doğal Çözümler

Kireçlenmeye bitkisel yağlar, kireçlenmeye bitkisel çözüm maranki, kireçlenmeye bitkisel çözüm ömer çoşkun, kireçlenmeye bitkisel çözüm ibrahim saraçoğlu, kireçlenmeye bitkisel tedavi bu soruların hepsi bu makalede..

Kireçlenme alçıdan sonra yaşanan en büyük sıkıntı. Kireçlenme problemi ile baş başa kalan bunu yaşayan biri olarak sizlere harika önerilerde bulunacağım okumadığım yazı ve denemediğim bitkisel yağ kalmadı sizler için bu web sitesini kurdum ve bu kireçlenme sonrasında yaşadığım sıkıntıları, nasıl üstesinden geldiğimi sizler ile paylaştım.

Eklem kireçlenmeleri alçının vücudumuzun hareketli kısımlarının kısıtladığından dolayı oluşan bir rahatsızlıktır. Kireçlenmeden kurtulma elinizin, kolunuzun, ayağınızın ne kadar çok süre alçıda kaldığına göre değişir. Ama normal bir kırık dan sonra eğer söylediğim yöntemleri uygularsanız 15 gün içerisinde kireçlenmeden kurtulursunuz.

Kireçlenme için Bitkisel Yağ

Alçıdan sonraki kireçlenmeler için kullandığım bitkisel yağlar saf zeytin yağı ve susam yağı dır. Peki nasıl kullanmalıyız. Arkadaşlar bitkisel yağı uygulayacağımız yeri ilk olarak sıcak su ile yumuşatmamız gerekmektedir. Eğer bu yer eliniz ise sıcak su dolu bir kovaya elinizi soka bilirsiniz, eğer diz kapağı omuz vs. sıcak su sokamıyacağınız bir yer ise o zaman sıcak suyu bir kovaya doldurunuz ve havluyu sıcak suya daldırıp sıkıp uygulamayı yapacağımız yere bastırınız. Bu uygulamayı 10 – 15 dakika kadar yaptıktan sonra kireçlenen bölgeye saf zeytin yağı veya susam yağı ile masaj yapınız. Masaj yapan kişinin biraz sizin canınızın yakmasına izin verin. Masaj ovalar gibi değil biraz hastanın canı yanacak şekilde baskı uygulayarak yapılması çok önemlidir. Aşağıdaki masaj resmi benden bir alıntıdır.

Alçıdan sonra diz kapağına masaj

Masaj uygulamasını yaptıktan sonra kireçlenen bölgeyi mutlak ama mutlaka hareket ettiriniz. Arkadaşlar biraz canınızın yanmasına izin verin yoksa kurtulamazsınız. Hareketlerimizide yaptıktan sonra kireçli bölgeyi buzdolabı streci ile sarıp bir kaç saat tutmanız fayda sağlıyacaktır.

Moralinizi bozmayınız, zamanla daha iyi olacaksınız sadece dediklerimi uygulayınız ve kireçlenmeden kurtulun. Konu hakkında sormak istediklerinizi lütfen makalemin altında yazınız sizler için memnuniyet ile cevaplarım.

Not: Diğer kireçlenme vak’aları için sitemizdeki şifalı bitkiler kategorimize uğrayınız..

kaynak: şifalı bitkisel

BOYUN KİREÇLENMESİNE BİTKİSEL TEDAVİ

Sağlık, Şifalı Bitkiler   13 Mayıs 2016

Boyun kireçlenmesi bilgisayar başında oturan kişilerin sıkça karşılaştığı problemlerden birisidir. Boyun kireçlenmesi, boyundaki omurların aralarında bulunan disklerin hasar görmesi ya da yıpranması sonucu ortaya çıkan bir çeşit sağlık sorunudur. Bu yıpranma omurilik kanalını ve içinden geçen sinirleri sıkıştırarak, sinirler üzerinde baskı oluşturur. Bu baskı sonucunda kişiden kişiye farklılık gösteren sağlık sorunlarını ortaya çıkarır. Bu sorunların başında; boyunda ve kollarda şiddetli ağrı ve uyuşma oluşur. Bu problemler genelde 40-50 yaşlar arasında ya da daha sonra görülmeye başlar. Yani yaş ilerledikçe görülme oranı daha yüksektir. 

Boyun Kireçlenmesinin Nedenleri Nelerdir?

Boyunda oluşan kireçlenme omurgadaki disk, eklem ve kemiklerin zamanla tahrip edici boyutta yıpranarak aşınmaya uğramasıdır. Boyun kireçlenmesinin birçok nedeni mevcuttur. Bunlar;

  • Duruş bozukluğu
  • Bilgisayar başında fazla vakit geçirme
  • Sakatlık, düşme ya da kaza sonucunda meydana gelen rahatsızlıklar
  • Enfeksiyonlar

Genel olarak boyun kireçlenmesinin nedenlerini belirlemek bazen pek mümkün olmayabilir.

Boyun Kireçlenmesi Belirtileri

Boyun kireçlenmesinin ilk aşamada boyun bölgesinde şiddetli ağrılar meydana gelmektedir. Rahatsızlık ilerledikçe ortaya çıkabilecek problemler şöyle;

  • Yorgunluk
  • Baş ağrısı
  • Kol ve omuzda uyuşma
  • Uyku zorlukları ve bölünmesi
  • Boyun bölgesinde kas spazmı
  • Eklemlerde şişme
  • Asabilik ve sinirlilik hali
  • Aşırı hassasiyet
  • Boyunda başlayıp zaman içerisinde omuz ve kollara yayılan şiddetli ağrılar
  • Sersemlik hali

Yukarıda bahsettiğimiz belirtiler oldukça ciddi riskli belirtiler denilebilir. Bu sebeple hiç vakit kaybetmeden derhal uzman doktora başvurulması gerekir.

Kireçlenmeye Karşı Bitkisel Kür Tarifi

Çınar ağacı yaprağı kireçlenme tedavisine birebir etkilidir. Ancak çınar ağacı yaprağının birçok çeşidi mevcuttur. Bu tedavi için en uygun olan çınar yaprağı, geniş ve yırtıkları fazla olanı makbuldür. Aşağıdaki resimdeki gibi…

Bitkisel kürde kullanılması gereken çınar ağacı yaprağı.

Çınar yaprağının olgun, yeşil ya da kurutulmuş olması gerekir. Bu kür bitki çayı olarak hazırlanır ve düzenli kullanımda etkili sonuçlar elde edilmesinde fayda sağlamaktadır.

Çınar yaprağını suda yıkayın ve parçalara ayırın. 1 bardak su için 2 adet büyük boy çınar yaprağı yeterli olacaktır. Klorsuz suyu kaynatın ve içerisine parçalara ayrılan çınar yapraklarını ilave edin. Kısık ateşte 1 dakika kadar demlenmeye bırakın ve ocağın altını kapatın. Demlenme süresi tamamlandıktan sonra süzün ve ılık olarak için. Günde 2 defa içilmesi gerekir. Yemeklerden önce ve yatmadan önce 1’er bardak tüketilmesi gerekir. İki içim arasında en az 3 saat fark olmalıdır.

Çınar ağacı yaprağı kürüne hiç aralıksız 30 gün boyunca devam edilmelidir. Her defasında taze olarak hazırlayın ve tüketin. Şikayetlere göre tekrarlayabilirsiniz.

BOYUN KİREÇLENMESİNE BİTKİSEL TEDAVİ için yapılan yorumlar;

  1. yasin dedi ki: 26 Ocak 2017, 22:07

    çınar yaprağı alerji yaptı bende başka ne kullanabilirim…

  2. Emine dedi ki: 12 Nisan 2017, 14:39

    Ben Çınar yaprağı kürünü uyğuladım,1,ay sonrasında kafamın içinde çıtır çıtır sesler gelmeye başladı benim el eklemlerin dede şekil bozukluğu var Çınar yaprağı kürünü tekrar kullanılabilir mıyım kaç gün sonra kullanmam lazım aynı çıtırtılar ellerimi yumruk yaparkende oluyor 55 yaşındayım bana yardımcı olursanız sevinirim tşk ederim

  3. Bilmiş Kadınlar dedi ki: 25 Nisan 2017, 11:18

    Sayın Emine hanım, vücudunuzu dinlediğinizde farkettiğiniz belirtiler (çıtırtı gelmesi vs.) kişiden kişiye göre farklılık gösteren nedenlerden ortaya çıkabilen ve yine tedavisi adına farklı yöntemler kullanılabilmesi gereken durumlar olabilmektedir. Bu durumda önerim uzman bir hekim’e danışmanız. Zira konusunda uzman bir hekimin yapacağı tetkik yada tetkikler sonucunda durumun ne olduğuyla bilgi sahibi olacak ve gerekliyse tedavi uygulayabileceksiniz. Ayrıca, doğal yöntemler ile tedavi uygulamalarında da sorununuzn ne olduğu yine uzman bir hekim tarafından teşhis edilirse, size neyi kullanmanızın (bitkisel olarak) zararlı olup olmayacağı konusunda da fikir vermiş olacaktır. Sağlık uzmanlarının önerileri, bitkisel olsun veya olmasın herhangi bir tedavi uygulanmadan önce bir hekime görünmeniz yönündedir. Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

  4. Bilmiş Kadınlar dedi ki: 25 Nisan 2017, 11:35

    Sayın Yasin bey, Anti-inflamatuar özellikleri olması, kas sertiliğini azaltması ve kan dolaşımını hızlandırdığı için Zerdeçal kullanabilirsiniz. 1 bardak süt ile 1 çay kaşığı zerdeçal karıştırıp, ardından 5 dakika kısık ateşte ısıtıp, soğumasını bekledikten sonra içebilirsiniz günde 2 kez bunu tekrarlayabilirsiniz. Ayrıca zerdeçal kapsülü de kullanabilirsiniz, fakat doğru doz için mutlaka doktorunuza danışınız. Uzman bir hekime danışmadan kullanmamanızı tavsiye ederim.

    Ayrıca Sarmısak ta anti-inflamatuar ve analjezik özellikleri bulunması nedeniyle etkili olabiliyor. 2-3 ezilmiş sarmısağı ısıtıp ardından soğumaya bırakın ardından sarmısak ile sorunlu gölgeye 5-10 dakika hafif masaj uygulayın. Fakat ilk olarak mutlaka konusunda uzman bir hekime görünmenizde fayda var. Sorununuzun size özel teşhisiyle birlikte nelerin sizde yan etki göstereceği, neleri kullanmamanız gerektiği ile ilgili bilgi sahibi olmalısınız.

  5. Emine karaçoban dedi ki: 19 Ağustos 2017, 23:49

    Merhaba, doktora gittim emar çekildi boyunda fıtığı ve kireçlenme olduğunu öğrendim şu an fizik tedavi oluyorum ama aynı çıtırtılar devam ediyor,sizin bir tavsiye nız varmı, tşk ederim.

  6. nihalcik dedi ki: 13 Ekim 2018, 11:46

    sürülen varmı ?

Bir cevap yazın

  1. Anasayfa
  2. Sağlık
  3. Kireçlenmeye kesin çözüm

02 Eylül 2009 Çarşamba   Saat: 10:18

İnsanoğlunun kireçlenmeye karşı kendi bünyesinde sigortası olduğunu biliyor muydunuz ?

Eklem kireçlenmesi dünyada en sık görülen eklem rahatsızlığı. Hareket ederken ağrıya yol açan hastalık, kadınlarda dizlerde ve ellerde, erkeklerde ise kalçada daha sık görülüyor. Eklem kireçlenmesiyle baş etmenin en etkili yolu ise bilinçli egzersiz Eklem kireçlenmesi hareket etmeyi işkenceye çeviren ancak egzersizle önlenebilen bir hastalık. Prof. Dr. Murat İnanç, kireçlenmenin nasıl oluştuğunu, nasıl tedavi edildiğini ve önlemele yöntemlerini anlattı. Eklem kireçlenmesi nedir? Eklem kireçlenmesine biz tıp dilinde osteoartrit diyoruz. Bu hastalık, eklemlerin yüzeylerinde ve aynı zamanda altındaki kemikte hasara yol açarak eklemin görevini yapamamasına neden olur. Kireçlenme terimi aslında bu hastalığın sadece bir bölümü olan kemiklerdeki büyüme ve çıkıntılar oluşmasını ifade eder. Oysa hastalık bunun ötesinde eklem yapısında önemli bozulmalara yol açar. Ne tür sorunlar oluşturur? Kalça, diz, parmaklar gibi kemiklerimizin karşı karşıya geldiği ve eklemleştiği bölgelerin yüzeyinde kıkırdak olarak isimlendirilen süngerimsi bir doku bulunur. Bu doku ekleme yük bindiğinde, yükü azaltıcı bir rol oynar. Osteoartritli bir hastada kıkırdak dokusu ince ve düzensiz hale gelir. Buna karşın kıkırdağın altındaki kemik dokuda kireçlenme yani kalınlaşma oluşur. Bu değişiklikler eklemin yapısının ve mekaniğinin bozulmasına, hareketinin kısıtlanmasına neden olur. Bunun sonucunda da eklemlerde şekil bozukluğu ortaya çıkar. Bazı hastalarda eklemde değişiklikler olmasına karşın şikâyetler geri planda olabilir. Buna karşın hastaların önemli bir bölümünde özellikle hareketle eklem ağrıları ve hareket kısıtlılığı ortaya çıkar. Osteoartrit sonuçta kalp yetersizliği ya da böbrek yetersizliği gibi ‘eklem yetersizliği’ olarak yorumlanabilir. Sık rastlanan bir sorun mu? Osteoartrit dünyada en sık görülen eklem hastalığıdır. Kadınlarda dizlerde ve ellerde daha sık görülürken, erkeklerde kalçanın tutulmasına daha çok rastlanır. Yaşlanmayla sıklığı artar. Farklı tipleri var mı? Osteoartrit sonuçta aynı bozukluklarla karşımıza çıksa da tek bir hastalıktan çok, değişik nedenlere bağlı gelişen farklı şekilde seyirleri olan bir hastalıklar topluluğudur. Buna bağlı olarak her osteoartriti olanda aynı belirtiler olmaz ve hastalık kişiden kişiye farklar gösterir. Mesela bazı hastalarda tek bir diz eklemi hastalanırken, başka bir kişide her iki elin birçok ekleminde hastalık görülebilir. Hastaların bir bölümünde sadece omurga eklemlerinde bozukluklar görülür ve buna bağlı olarak bel ağrıları ortaya çıkabilir. Sebepleri nelerdir? Osteoartitli bir hastada çoğunlukla buna yol açan belli bir neden bulunamaz, bu durumda ‘birincil’ osteoartrit düşünülür. Bazı hastalarda ise eklem kireçlenmesine, bozulmasına yol açan neden tanımlanabilir. Bazen kanın yapısı ya da hormonlarla ilgili bozukluklar, özel kalsiyum kristallerinin birikmesi altta yatan sebep olabilir. Ayrıca eklemle ilgili kalça çıkığı gibi doğumsal bozukluklar da eklem kireçlenmesine yol açabilir. En önemli etkenlerden biri de, eklemin maruz kaldığı darbelerdir. Bu darbeler hastalığı başlatıcı etki gösterebilir. Bu durumda ‘ikincil’ yani başka bir hastalık sonrası ortaya çıkan osteoartrit teşhisi konur. İltihaplı romatizmalara bağlı eklem hasarları zaman içinde osteoartrite yol açabilir. Benzer şekilde çeşitli nedenlerle yapılan eklemle ilgili ameliyatlar sonrasında da osteoartrit gelişebilir. Hastalığı kolaylaştırıcı faktörler var mı? Yıllardır yapılan araştırmalara rağmen osteoartritin gelişmesindeki nedenler tam olarak çözülemedi. Fakat bugün geçmiş yıllara oranla bu hastalığın gelişmesini kolaylaştırıcı faktörler çok daha iyi biliniyor. Nadir olarak gençlerde de görülmesine karşın osteoartit yaş ilerledikçe ortaya çıkma ihtimali artan bir hastalık. Dizlerde gelişen osteoartritte en belirgin risk faktörü şişmanlıktır. Şişmanlık sadece eklem üzerindeki yükü artırmıyor, aynı zamanda vücutta yaptığı kimyasal değişiklerle de eklem kireçlenmesini ortaya çıkarıyor. Hastalığın kadınlarda menopoz sonrası gelişmesinde hormonal faktörlerin de rolünü düşündürüyor. Fakat bu konu tam aydınlığa kavuşturulamadı. Eklem kireçlenmesi ve kemik erimesi arasında ilişki var mı? Eklem kireçlenmesi ve osteoporoz (kemik erimesi) genellikle aynı hastada görülmez. Osteoartritli hastalarda kemik yoğunluğunun daha yüksek olduğunu gösteren çalışmalar var. Buna karşın osteoartritli kişilerde şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kanda ürik asit yüksekliğine daha sık rastlanıyor. Bütün bu hastalıkların kökeninde şişmanlık olabileceği gibi ortak bir hastalık mekanizması da olabileceği yönünde görüşler var. Kireçlenme hangi eklemlerde görülür? En sık boyun ve bel bölgeleri, kalçalar ve dizler, el ve ayak başparmağı eklemleri ve diğer el parmaklarının eklemlerinde görülür. Hastaların bir bölümünde sadece el eklemleri, bir bölümünde diz eklemleri veya sadece kalça eklemleri hastalanabilir. Bazen tek bir eklem tutulabilir. Osteoartrit özellikle bazı kadın hastalarda bütün bu sözünü ettiğimiz eklemleri tutabilir bu duruma yaygın osteoartit denir. Belirtileri nelerdir? Osteoartrit eklem ağrılarına neden olan hastalıkların başında gelir. Hastanın hekime gitmesine yol açan en önemli neden ağrıdır. Tutulan eklemlerde ağrıya ilave olarak hareket ettirmekte güçlük, zaman zaman veya bazen sürekli olarak şişlik ortaya çıkabilir. Şikâyetler başlangıçta genellikle tek taraflıdır. Fakat şikâyet olmayan tarafta da hastalık belirtileri sık olarak bulunur. Zaman içinde eklemler çevresindeki kemiklerde büyüme ve çıkıntılar meydana gelebilir. Bunlara ek olarak eğer dizler hastaysa gözle fark edilebilecek şekilde eklemin normal duruşu bozulur. Bütün bunlar eklemlerde şekil bozukluğuna neden olur. Evet. Daha önce olmayan sesler çıtırtı şeklinde ortaya çıkabilir, eklemlerde hareket sırasında takılma hissi olabilir. Hastada duruş bozukluğu, eklemlerde hassasiyet, hareket kısıtlılığı, eklemlerde hareket sırasında, yürüme esnasında güvensizlik ve eklemde boşalma hissi ortaya çıkabilir. Bütün bunlar eklemin yaptığı hareket açısından yetersiz olduğunu ortaya koyan belirtilerdir. Osteoartriti iltihaplı eklem hastalıklarından ayıran en önemli özellik, hastanın genel sağlığında bozulmaya yol açmamasıdır. Buna karşın ileri yaşta görülmesi kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi hastalıklarla birlikte bulunması olasılığını artırıyor. Nasıl teşhis edilir? Hastanın hekim tarafından değerlendirilmesi genellikle teşhis konulması için yeterli. Osteoartitli hastalarda eşlik eden bir hastalık yoksa kan testlerinin normal sınırlarda olması beklenir. Bazen kanda iltihap olduğunu gösteren testlerde hafif yükselmeler olabilir. Hastalık iç organları etkilemez. Eklemde sıvı birikimi (şişlik) miktarı çok olduğunda hekimler eklem sıvısını boşaltarak inceleme yapabilir. Artrit yapan birçok hastalıkta uygulanan bu yöntem hekimler tarafından bir kez kullanılıp atılan malzemelerle ve mikroplar için gerekli önlemler alındıktan sonra uygulanmalı. Eğer bu kurallara dikkat edilirse hastaya zarar vermez veya eklemin daha çok hastalanmasına neden olmaz. Hekim gerekli gördüğünde tanı amaçlı olarak bilgisayarlı tomografi, MR gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Peki nasıl tedavi edilir? İlk aşamada hastaya bilgi verilmesi gerekli. Tedavi konusunda hastanın özelliklerine ve osteoartit ile birlikte bulunan diğer sağlık sorunlarının durumuna göre karar verilir. Hastalığın ortaya çıkmasını, ilerlemesini ya da tamamen ortadan kalkmasını sağlayacak bir ilaç tedavisi yok. Buna karşın ağrının azalmasını sağlayan tedaviler yapılabilir ve hastalığın ilerlemesini önleyebilecek tedbirler alınabilir. Tedavide amaç hastanın günlük yaşamını ağrısız sürdürmesi ve günlük işlerini kısıtlama olmadan yapabilmesi yani fonksiyonunu korumasıdır. Hastanın değerlendirilmesinde osteoartrit ile birlikte görülebilecek yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi sağlık sorunlarının dikkate alınması çok önemli. Kalçalar, dizler ve ayaklarda görülen osteoartritin gelişiminde önemli bir faktör olan şişmanlıkla mücadele edilmeli ve uygun bir diyet yapılmalı. Egzersizin önemi nedir? Hastalar uygun egzersizlerle kas güçlerini artırarak osteoartrit ile çok daha iyi mücadele edebilir. Eklem üzerindeki yükün azaltılması tedavide çok önemli. Gerektiği kadar egzersizin de olduğu bir tedavi planı yapılmalı. En uygun egzersizler hangileri? Hastalığı ilerlemiş olanlarda en uygun egzersiz programının seçilmesi uzmanlık gerektirir. Hastalığın erken dönemlerinde ise yoğun olmayan yürüyüş ve yüzme çok yararlıdır. Bazı hastalara hareketi kolaylaştırmak için ortopedi veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanları tarafından yardımcı cihazlar önerilebilir. Eklemin şiş, sıcak olduğu durumlarda soğuk uygulama çok yararlı olabilir. Gereken hastalarda fizik tedavi yöntemleri uygulanabilir. Tedavide hangi ilaçlar kullanılıyor? Ağrılı eklemler için bazı kremler, basit ağrı kesicilerden yararlanılıyor. Ağrılar şiddetli olduğunda iltihap önleyici özelliği olan romatizma ilaçları kullanılabilir. Bu gruptaki romatizma ilaçları uzun süre alınırsa iç organlarda çeşitli yan etkiler ortaya çıkabilir. Bu nedenle ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalı. Uygulanan yöntemlerden biri de, eklem içine veya çevresine yapılan iğneler. İğne tedavisinde en sık kortizonlu ilaçlar kullanılıyor. Bir uzman tarafından gerekli steril koşullarda yapılırsa yarar sağlar. Ayrıca yan etkileri de azdır. Ancak her enjeksiyonda olduğu gibi alerji, bölgesel küçük kanamalar gibi istenmeyen etkiler görülebilir. İğne tedavisinde kullanılan ilaçlardan biri de, hyaluronat preparatlarıdır. Hyaluronat eklemde bulunan bir maddedir eklemi hareketlerini kısa bir süre kolaylaştırıcı etki gösterir. Uzun dönem yararlı olduğu hastalar da var. Bu ilaçların genellikle haftada bir kez, arka arkaya üç-beş enjeksiyonla uygulanır. Ameliyat ne zaman gerekli? Tıbbi tedavilerden yararlanmayan ya da hastalığı ilerleme gösteren hastalarda ameliyat gerekli olabilir. Ameliyatla sürekli ağrı ve fonksiyon kayıpları önlenebilir. Ameliyat hastalığın durumuna, yerine göre kapalı veya açık olarak uygulanabilir. Hastaların bir bölümünde özellikle hasta eklemin (özelikle diz ve kalça) tamamen değiştirilmesi gerekebilir. Bu durumda ileri teknolojiyle üretilen protez ameliyatları yapılması gerekir. Bu ameliyatlar ortopedi uzmanları tarafından ülkemizde başarıyla uygulanıyor. Radikal / Özgür Gökmen ÇELENK

Sarılık tedavisi bebeklikten itibaren uygulanabilecek farklı metotlarla uygulanır. Her yaşta görülebilecek farklı hepatit enfeksiyonları ile mücadele etmek için alternatif tedavi seçenekleri doğmuştur.

Sarılığın Bitkisel Tedavisi Var Mı?

Fizyolojik sarılık görüldüğünde bunun için bebeklik veya çocukluk döneminde Fototerapi uygulaması oldukça yoğundur. Ancak bu durum yalnızca küçük yaşlarda görülmez. Bebeklerde bitkisel sarılık tedavisi uygulansa da ileriki yaşlarda daha fazla tercih edilir. Birçok kişinin daha çok tercih ettiği doğal tedavi metotlarını incelediğimizde bazı sonuçlar dikkat çekiyor. Yan etkisi olmayan ve sarılığı tüm belirtileri ile ortadan kaldıran bazı doğal bitkilerden söz etmek mümkün oluyor.

Tabi ki burada önemli olan hususlardan biri doğru bitkilerin doğru kullanımıdır. Zira karaciğer ve safra üzerinde olumsuz etkiler yaratabilecek yiyecekler ve bitkiler mevcuttur. Konusunun uzmanı olarak anılan Ahmet Maranki gibi başarılı isimler sarılık için bitkisel kür tarifi ile hastalarına önerilerde bulunmaktadır.

Bunları doğru ve düzenli olarak uygulamanız ise sarılığın bitkisel tedavisi için son derece doğru bir neticeye yol açacaktır. Hastalıklara iyi gelen bitkilerin genelde aynı çizgide yer aldığına şahit olabilirsiniz. Fakat doğanın bize armağanı olan çok sayıda bitkiden söz edeceğiz. Hepsinden önce sarılık tedavisinde bitkisel kürler etkili sonuçlar doğurur diyerek doğal tedavisinin mümkün olduğunu vurgulayalım.

Sarılık İçin Evde Uygulanabilecek Tedavi Yöntemleri

Sarılık için evde uygulanan kür tarifleri bilirubin seviyesine iyi gelen ve vücudunuzdan atmanızı sağlayan etkiler doğurur. Bitkiler birçok noktada sağlığımız için olumlu sonuçlar doğurmaktadır. Hatta ilaç endüstrisinin dahi kimyasal bileşenlerden ziyade bitkisel içerikler kullanmaya başlaması buna dayanıyor.

Kürlerin uygulama miktarı sıklığı süresi
Limon Günde 2 Kez Birkaç Hafta
Şeker Kamışı Suyundan 1 Bardak Günde 2-3 Kez – 3 Hafta
Arpa Her Gün Belirtiler Gidene Kadar
Zerdeçal Günde 3 Kez 2-3 Hafta
Turp Günde 1 Kez 10 Gün

Sarılık Tedavisi İçin Kür Önerileri

Bebeklerde sarılık için doktorunuzun direktifleriyle kısa sürede belirtiler ortadan kalkacaktır. Ancak ileriki yaşlarda karaciğer yağlanması ile sonuçlanan bilirubin yüksekliği için iyi gelen bitkileri tercih edebilirsiniz. Bitkisel tedavi aşamasında yukarıdaki tabloda yer alan grafiğe bağlı kalarak aşağıdaki tarifleri uygulamanız tavsiye edilmektedir.

  • Limon

Bardağa damlatacağınız 5-6 damla limon suyunu, günde iki kez olmak şartıyla en az birkaç hafta içmelisiniz. Fakat bir gün tükettikten sonra bir gün ara vermeniz önerilir.Bu şekilde 2 haftalık süreçte toplam 7 gün içmeniz gerekir.

  • Şeker Kamışı

Şeker kamışı suyunu bir bardak olacak şekilde ayarlayın. Üzerine ekleyeceğiniz yarım limon suyunun taze olmasına özen gösterin. En az iki hafta tüketilmesi gerekir. Aynı zamanda her gün 2-3 kez içmelisiniz.

  • Arpa

Ölçüt olarak 1,5 litre su için 1 fincan arpa şeklinde malzeme listenizi temin edin. Ardından bu iki malzemeyi karıştırarak güzelce kaynatın. Limon suyu eklemeniz içerken tat olarak hoş bir tını bırakacaktır. Günlük 4-5 bardak içilmesinde bir sakınca yoktur. Sarılık belirtisinin ortadan kaybolmasıyla kürü uygulamayı bırakabilirsiniz.

  • Zerdeçal

Bir bardak için çay kaşığının çeyreği kadar zerdeçal kullanabilirsiniz. Suyun sıcak olması ile beraber karıştıracağınız karışımın faydasını görebilirsiniz. Günde 3 kez içerek ve bunu 1-2 hafta sürdürerek etkilerini görebilirsiniz.

  • Turp

Turp yapraklarını kaynar suda haşlayın ve çay formunda demlemeye bırakın. En az 10 dakika demlendikten sonra günde bir bardak içmeniz yeterli olacaktır. Ortalama 10 gün uyguladığınızda sonuçlarını görebilirsiniz.

  Yukarıda belirtilen tüm tarifler bitkisel tedavi uzmanlarınca verilmiştir. Sarılığın bitkisel tedavisi için kür tavsiyesi olarak uygulanabilir. Ancak uygulamadan evvel birini tercih edin ve damak tadınıza hitap ettiğinden emin olun. Kesinlikle belirtilen süreçler ve dozlar dahilinde kullanın. Daha fazlasını tüketmeyin. Tüketmeden evvel bitkisel tedavi açısından uzman olan birine ya da doktorunuza danışabilirsiniz. Tüm kürleri kesinlikle aynı anda uygulamayınız.

Yorum ekleimage

Boyun Kireçlenmesinin Nedenleri

İnsanlar yaşlandıkça boyun kireçlenmesi ihtimali de önemli ölçüde artar. Bunun nedeni omurgadaki disk, kemik ve eklemlerin zamanla tahrip edici boyutta yıpranma ve aşınmalara uğramasıdır. Boyun kireçlenmesinin birçok nedeni vardır. En yaygın nedenler şunlardır:

1) Duruş Bozukluğu Kafa ve boyunu uzun süre aynı pozisyonda tutmak boyunda sertleşmeye yol açarak kireçlenmeye neden olabilir.

2) Aşırı Kullanma Boyun etrafındaki belirli eklemlerin uzun süre kullanılması da boyun kireçlenmesi riskini artırır. Sakız çiğnemek, dişleri gıcırdatmak, ya da uzun süre bilgisayar ekranına bakmak boyun eklemlerinin aşırı kullanılmasına neden olur.

3) Sakatlıklar Boyundaki omurlar ve omurga bir düşme ya da kaza sonucu sakatlanarak boyunda kireçlenmeyi doğurabilir.

4) Enfeksiyonlar Menenjit, ansefalit (beyin iltihabı) ve lyme hastalığı gibi bazı hastalıklar boyun eklemlerinde kireçlenme gibi ciddi yan etkilere yol açabilir.

Boyun kireçlenmesi nadiren kemik ya da omurga rahatsızlıklarından da kaynaklanabilir. Fakat bireysel olarak boyun kireçlenmesinin nedenini tam olarak belirlemek bazen mümkün olmayabilir.

Boyun Kireçlenmesi Belirtileri

  • Boyunda başlayan zamanla omuz ve kollara da yayılan ağrılar
  • Boyunda çatlama, tıkırtı ve gıcırtı benzeri sesler
  • Boyun bölgesinde kas spazmları
  • El ve kollarda uyuşma ve zayıflama
  • Yorgunluk
  • Baş ağrıları ve sersemlik
  • Asabilik
  • Uyku zorlukları ve bölünmesi
  • Eklemlerde şişme
  • Duyarlılık artışı

Yukarıda verilen belirtilerin herhangi birisi görüldüğünde doktora gitmeniz tavsiye olunur.

Boyun Kireçlenmesi Tedavisi

Boyun kireçlenmesinin tedavisinde temel amaç ilerleyen zamanlarda eklemlerde ortaya çıkabilecek olası hasarları ve belirtileri önlemektir. Rahatsızlığın şiddetine göre tedavi seçenekleri şunlar olabilir.

  • Steroit olmayan iltihap sökücü ilaçlar (aspirin gibi) ağrıyı ve şişmeyi engeller.
  • Eklemlerde iltihabı azaltmak için sıcak ve soğuk terapi uygulanır.
  • Boyun sertleşmesine karşı fiziksel terapiler ve diğer egzersizler etkili sonuçlar verebilir.
  • Medikal boyunluklar kullanmak boyun hareketlerini sınırlamada etkilidir.
  • Boyun bölgesine steroit enjeksiyonlar yaptırılabilir.
  • Kiropaktik manipülasyon boyundaki omurların dizilimini ve esnekliğini sağlamak için etkilidir.

Bu tedavi seçeneklerinin olumlu sonuç vermediği durumlarda doktorlar aşağıdaki ameliyat seçeneklerini tavsiye edebilir:

  • Kemik çıkıntıları ve bel fıtığı kaynaklı omurilikteki baskıyı cerrahi yolla tedavi etmek
  • Belirli eklemler değiştirmek
  • Tendonları restore etmek
  • İltihaplı dokuyu almak

Boyun eklemlerinin belirtilerini doğal tedavi yöntemleri kullanarak hafifletmek de mümkündür. Boyun kireçlenmesi için bazı önleyici müdahaleler şunlardır:

1) Egzersiz Yapmak Rahatsızlığın belirtileri aktif olmadığı durumlarda boyun eklemlerini çalıştırmayı deneyebilirsiniz fakat aşrıya kaçmamak önemlidir. Haftanın 5 günü yüzmek ya da 30-45’er dakikalık yürüyüşler yapmak da önemlidir. Egzersizlerden önce ve sonra gerdirme yapmak da önemli bir ayrıntıdır.

2) Buz Kullanmak Boyun bölgesinde sertleşme ya da ağrı hissettiğinizde bölgeye buz torbası koymak iyi ve etkili bir seçenektir.

3) Sıcak Banyo Boyun bölgesini 15-20 dakika sıcak suda tutmak eklem ağrılarını hafifletir ve boyun kaslarının gevşemesini sağlar. Bu işlem rahatça uyumayı da sağlar.

4) Vücut Duruşuna Dikkat Etmek Özellikle bilgisayar başında çalışırken sırt ve boyun bölgesinin destekli olmasına özen gösterin. Monitörünüzü gözün tam karşısında tutarsanız boynunuzu aşağı ve yukarı çok fazla hareket ettirmek zorunda kalmazsınız.

5) Uykuda Destek Kullanmak Boynunuzu destekleyen ve sabah boyun ağrılarıyla uyanmayı engellemek için uygun bir yastık kullanmak çok önemlidir. Ayrıca yatağınızın sert olması da sırt kaslarının sağlığı için önemlidir.

6) Yoga Yoga egzersizleri de sırttaki gerginliği azaltmak için oldukça etkilidir. Yoga ayrıca kireçlenmelerin belirtilerini hafifletmede de çok etkilidir.

7) Masaj Terapisi Boyun çevresine yapılan hafif masajlar kireçlenme kaynaklı ağrı ve sertleşmeler için geçici destek sağlar. Fakat bu masajları rahatsızlık hakkında profesyonel bilgi sahibi olan kişilere yaptırmak daha iyidir.

–>

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации