Андрей Смирнов
Время чтения: ~38 мин.
Просмотров: 0

Varikotsele’de ameliyat sonrası mastürbasyon yapılıp yapılamayacağı

image Mide Fıtığı Mide fıtığı, mide üzerindeki kasların zayıflaması sonucunda midenin soluk borusuna doğru sarkması, kayması, o yöne doğru çıkması sonucu oluşan anormal bir yapılaşmadır. Mide fıtığı belirtileri ile kişinin fark ettiği rahatsızlık ve şikayetlerin artması sonucu gerekli olan tetkiklerin yapılması ile ortaya çıkar. Fıtığın büyüklüğüne ve yemek borunda yaptığı tahribata göre mide fıtığı tedavisi uygulanır. Büyük ve sağlık durumunu kötü etkileyen fıtıklar mide fıtığı ameliyatı ile tedavi edilirler. Mide fıtığı ameliyatı sonrası iyileşme süreci kişide kişiye değişirken beslenme, diyet gibi dikkat edilmesi gereken bir çok durum söz konusudur.

image

Mide Fıtığı Belirtileri

Öncelikle mide fıtığı olan kişilerde yoğun reflü söz konusudur. Reflü şikayetleri her geçen gün artarak devam eder. Mide yanması, ağza acı su gelmesi gibi mide problemleri kişilerde mide ülseri ve gastrit şüphesi uyandırsa da durum fıtık kaynaklıdır. Mide kapakçığı bu fıtık nedeni ile tam kapanamamakta, yenen gıdalar ve mide asidi yemek borusuna doğru kaçmaktadır. Buda kişide yoğun reflü şikayetlerine neden olmaktadır. Özellikle gece uykudan sık sık uyandıran öksürük şikayetleri yoğun yaşanır. Ağza gelen mide asidi yüzünden öksürerek uyanma yaşanır. Bu durum zaman geçtikçe yoğunlaşır ve artarak devam eder. Geğirme şikayetleri çok sık karşılaşılır. Gece, gündüz fark etmeden geğirme şikayeti bu fıtığın belirtilerinden en çok görülen şikayetleri arasındadır. Mide de oluşan bir fıtık olduğunu yutkunmada zorluk yaşamaya başladığınız da anlamanız çok normaldir. Yutkunma zorluğu geçen kişiler yemek yerken ve tükürüklerini yutarken zorlanırlar. Ses kısıklığının başlaması da diğer belirtileri arasındadır. Mideden gelen asit yüzünden yemek borusunda tahribat ve hasar oluşur. Boğaz enfeksiyonu bir türlü geçmez. Antibiyotik ve ilaç tedavisi yapılsa da devamlı yeniler. Geçmek bilmeyen ve tekrarlayan boğaz enfeksiyonu belirtilerinin en çok görülenlerindendir. Kişilerde karın üstü ağrısı, iki göğsünün arasında ağrı, sırt ağrısı yoğun yaşanır. Bu tür fıtık belirtileri ile doktora gidildiğinde doktorunuz size endoskopi çektirmenizi önerecektir. Bu fıtığın anlaşılması ancak endoskopik muayene sonucunda olur.

 

Mide Fıtığı Neden Olur

Mide fıtığı mide üzerindeki kasların zayıflaması sonucu olur. Bunun yanında 50 yaşını geçen kişilerde çok sık görülür. Bunun nedeni kaslar yaşlanmaya başlamakta ve zayıflamaktadır. Stres, kaza, kasların hasar görmesi,  aşırı kilo, karın içi basıncın yükselmesi kaynaklı bir çok sebepten oluşur. Özellikle kilolu kişilerde karın bölgesindeki kilo ve yağlanma karın içi basıncı arttırmaktadır. Bu da iç organlara, zayıflamış kaslara ve mideye yoğun basınç uygulamaktadır. Zaman içerisinde bu durum fıtığı tetikleyerek kasların arasından yukarı doğru çıkma eğilimine girerek fıtık oluşmasına neden olmaktadır. Kadınlarda daha çok görülme nedeni ise hamileliklerde oluşmasıdır. Hamile kadınlarda karın içi basınç bebek nedeni ile çok yükselir. Özellikle yediklerine dikkat etmeyen birde bebekle birlikte kendi de aşırı kilo alan kadınlarda bu çok daha fazla görülür. Fıtık oluşumunun diğer nedeni ise ıkınma kaynaklıdır. Sık kabız olan kişilerde ıkınma nedeni ile mide yukarı doğru itilir ve bu devamlılık gösterdiğinde fıtık tetiklenir. Kadınlarda doğum sırasında ıkınma ve zor yapılan doğum ise özellikle karın kasları zayıflamış olan kadınlarda fıtık oluşmasına nedendir. Bir diğer neden ise öksürük şikayetleridir. Astım gibi hastalığı olan çok sık öksürük nöbetleri geçiren kişilerde karın içi basınç artar, öksürme nedeni ile mide kaslara doğru itilir. Bu da fıtık oluşumuna neden olan bir diğer faktördür. Mide fıtığı tedavisinde en kesin çözüm ameliyatla tedavidir. Mide fıtığı ameliyatı iyileşme süreci açık yapılan ameliyatlara göre çok daha kısa sürmektedir. Ameliyat edilen kişiler bir ömür boyu ilaç kullanmak zorunda kalmamış ve şikayetlerinden kurtulmuş olurlar.

Mide Fıtığı Tedavisi

Mide fıtığı ameliyatı bu fıtığın tedavisinde tek çözümdür. Bunun için ise fıtığın büyüklüğü, kişinin midesinde ve yemek borusunda yaptığı tahribat çok önemlidir. Şikayetlerin fazlalığı nedeni ile özellikle gençlerde görülen fıtıklar ameliyatla tedavi yapılır. Ameliyat öncesi ilaç ve yaşam tarzının yani beslenme alışkanlığının değiştirilmesi gibi tedavi yöntemleri kullanılır. Kişiler yatmadan önce en az 3 saat bir şey yememelidirler. Asitli, ağır, yağlı gıdalar almamalı, reflüye neden olabilecek gıdalardan uzak kalmalıdırlar. Bu hastalıkta reflü en rahatsız edici durumdur ve yemek borusuna yoğun zarar vermektedir. Hatta bazı kişilerde yemek borusu içerisindeki hücrelerin anormal yapılaşarak kansere dönüştüğü görülmektedir. Mide borusu kanseri bu hücrelerin değişim göstermesi sorunu yaşanmaktadır. Yemek öğünleri günde sık sık ve az porsiyonlar şekilde alınır. Kişi 4-5 öğün şeklinde az porsiyonlarla beslenip, yemekten sonra en az 1 saat yatmamalı, eğilmemelidirler. Ayakkabı bağcığı bağlamak gibi eğilerek iş yapmamalıdırlar. Yenen gıdalar ve mide asidi tam kapanamayan mide kapakçığından yukarı doğru çıktığı için reflüye bu dönemde çok daha fazla rastlanır. Bunun dışında kişilere mide koruyucusu ve mide içerisindeki yaraları tedavi edici ilaç destekleri verilir. Kişi kilolu ise kilo vermesi önerilir. Bu tedaviler fıtığı geçirmez ama şikayetlerin azalmasına yardımcı olur. Mide fıtığı tedavisi mümkün olmayan fıtıklarda ise mutlaka mide fıtığı ameliyatı yapılmalıdır. Bundan kurtulmanın tek yolu budur. Bu ameliyat kısa sürede yapılabilen bir ameliyattır. Laparaskopi yöntemi ile yapıldığından mide fıtığı ameliyatı sonrası iyileşme süreci açık yapılan ameliyata göre çok daha kolay olur.

Mide Fıtığı Ameliyatı

Mide fıtığı ameliyatı günümüz şartlarında laparoskopi ile yapılır. Kişinin karın bölgesinden  yarım santim ile birer santimlik delikler delinerek bu deliklerden kamera eşliğinde cerrahi operasyon yapılır. Bu ameliyatın en önemli faydası ömür boyunca beslenmesine dikkat etmek ve ilaç kullanmak zorunda kalmadan şikayetlerden kesin olarak kurtulmaktır. Ülkemizde bu rahatsızlığı çeken  50 yaşın üzerinde bir çok hasta vardır. Özellikle gençlerde görüldüğünde ameliyat önerilmektedir. Reflü nedeni ile yemek borusu ve mide çok yoğun tahrip olmakta ve ömür boyu dikkat edilmektedir.

 

Mide Fıtığı Ameliyatı Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Mide fıtığı ameliyatı öncesi en az bir hafta önceden kan sulandırıcı ilaçlar, aspirin ve romatizma ilaçları alınmamalıdır.
  • Alerjiniz var ise mutlaka bunu doktorunuza söylemelisiniz. 
  • Ameliyat öncesi gece yeme içme kesilerek sabah aç karna ameliyata girilmelidir.
  • Sigara ve içki alışkanlığı olan kişiler ameliyat öncesi bu alışkanlıklarına ara vermek zorundadır. 
  • Diyet ilaçları kullanımı en az 2 hafta önceden kullanımı kesilmelidir.
  • Hastaneye gelmeden önce mutlaka duş alınmalıdır.

 

Mide Fıtığı Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Hasta ameliyat sabahı yada geceden hastaneye yatarak ameliyatı bekler. Sabah erkenden koluna kateter takılarak ilaç verilmek üzere hazırlanır. Koldan verilen bir ilaçla hasta bayıltılır ve ameliyata alınır. Ameliyattan sonra hasta uyandığında odasına getirilir. Ameliyattan sonra yoğun bir acı ve ağrı hissi oluşmaz. Zaten olabilecek ağrılar için size ağrı kesici verilecektir. Bunun yanında ağrınız olursa size damar yolu ile ağrı kesici yapılır. Hata hastaneden ameliyattan bir gün sonra çıkarılır. Bir gece hastanede yatarak kontrol altında tutulur. Eğer ameliyatınızda gerek görülür ise açık ameliyata dönüş yapılmış ise hastaneden çıkmanız 2 ile 3 günü bulabilir. Açık ameliyatlarda hastanede kalış süresi biraz daha uzun tutulmaktadır. Mide fıtığı ameliyatı sonrası iyileşme süreci 1 hafta ile 2 hafta arasındadır. Hasta eve geçtikten sonra bir hafta kadar istirahat etmelidir. Bu bir haftalık iyileşme döneminde yoğun gaz sancıları yaşanır. Bunun için evde hafif yürüyüşler yapmalıdır. Doktorunuz gaz şikayetleri için size gaz giderici ilaç reçete edecektir. Hasta bir haftalık dönem içerisinde asla katı bir şey yememeli ve sıvı gıda ile beslenmelidir. Sıvı gıda ile beslenme diyeti doktor kontrolünden sonra yavaş yavaş ve kademeli olarak katı gıdaya geçişle olur. Bu dönemde su, meyve suyu, çorba ile beslenme sağlanır. İyileşme süreci içerisinde en az bir hafta eş ile birlikte olunması yasaktır. Kendini yoracak iş yapmak, ağır kaldırmak, spor yapmak, araba kullanmak, bir şeyleri itip kakmak gibi aktiviteler yasaklanır. Dinlenmek, sıvı beslenmek, evde hafif şekilde yürüyüşler yapmak gereklidir. Doktorunuz banyo yapabilirsin diyene kadar ameliyat sırasında açılan deliklere su değdirilmemeli, ıslatılmamalı ve kuru tutulmalıdır. Laparoskopi ile yapılan ameliyatlarda dikiş aldırmaya gerek yoktur. Dikiş alınmadığı için pansumanda çok kısa süreli yapılır. Deliklerde kanama, çevresinde kızarıklık, akıntı, irinleşme yada enfeksiyon belirtisi gördüğünüzde hemen doktorunuza danışmalısınız. Doktorunuz sizi bir hafta yada 2 hafta içerisinde kontrole çağıracaktır. Bu kontrol randevusunda size uygun bir diyet listesi verilecek ve kademeli olarak katı gıdaya geçişiniz sağlanacaktır. İyileşme süreci içerisinde ateşiniz çıkarsa, baş dönmesi, mide bulantısı yada bayılma gibi bir durum söz konusu olur ise hemen ameliyatınızın yapıldığı hastaneye gitmelisiniz. Ameliyat sonrası komplikasyon gelişmiş, enfeksiyon kapılmış yada başka bir durum söz konusu olmuş olabilir. Bağırsak düğümlenmesi çok nadirde görülse de ameliyat riskleri arasındadır. Tuvalete çıkamama, bir şeyler içememe, ağrı, ateş şikayetleri bağırsak düğümlenmesi belirtileri arasındadır. Mutlaka kendinizi kötü hissederseniz doktora danışmalısınız. Ameliyat sonrasında bir hafta yada iki hafta sonra, kendinizi iyi hissettiğiniz zaman doktorunuzun onayı ile işe başlayabilirsiniz.

Mide Fıtığı Ameliyatı Riskleri

  • Ameliyat sırasında kanama olması durumu olabilir,
  • Anesteziye bağlı sorunlarla karşılaşılabilir,
  • Mideye yakın olan organlarda yaralanmalar oluşabilir.
  • Bağırsak düğümlenmesi gibi bir durumla karşılaşılabilir.
  • Yarada kanama, karın içerisinde kanama yada enfeksiyon görülmesi çok az karşılaşılsa da her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyatta da riskler arasındadır.

 

Mide Fıtığı Ameliyatı Sonrası Şikayetler

Mide fıtığı ameliyatı sonrasında % 90 hastada hastalık tekrarlamadan iyileşme olur. Hasta yoğun şikayetlerden kısa sürede kurtulur ve bir ömür boyu ilaç tedavisi olmak zorunda kalmaz. Genelde çok kısa sürede iyileşme görülür. Bazı hastalarda yutkunma güçlüğü yaşanmasına rağmen bu durum bir hafta ile bazı hastalarda bir kaç ay kadar görülse de sonrasında geçer. Bazı hastalarda ameliyat sonrası geğirme ve kusma yeteneği kısa süreliğine kısıtlanır. Geğirmede ve kusmada zorluk ameliyat sırasında midenin yemek borusuna sıkı sarılması sonucu yaşanmaktadır. Bu durum %2 kadar kişide ancak görülen şikayetler arasındadır. Nadir de olsa yaşanan bu durum bir iki hafta kadar sonra düzelir. Gaz sancıları çok sık yaşanır. Kişide yoğun gaz oluşurken bunu çıkarmada güçlük yaşar. Bu nedenle doktorunuz size ameliyat sonrasında gaz gidericiler verir. Bu durumda evde kısa kısa kendinizi yormadan yürüyüş yapmalısınız. Ameliyat sonrasında bağırsak hareketlerinde yavaşlama yada bozulma olması normaldir. Bu durum bir kaç hafta sonrasında düzelecektir. Katı gıda alındığında midede ağrı olması normaldir. Bu nedenle ameliyat sonrası sıvı beslenilmeli ve katı gıdaya doktor izin vermedikçe geçilmemelidir.

 

Mide Fıtığı Ameliyatı Sonrası Kilo Verme

Özellikle kilolu kişilerde mide fıtığı çok fazla görülür. Bunun nedeni ise kilonun ve yağın karın içi basıncını yükseltmesidir. Bu nedenden dolayı ameliyat sonrasında acil kilo verilmeye başlanmalıdır. Sıvı beslemeye başlanıldığı için ameliyat sonrasında bir kaç kilo zaten kendiliğinden gidecektir. Bunu uygun bir diyet programı ile desteklemeli ve çok kısa sürede aşırı olan kilodan kurtulunmalıdır. Kilo verilmediği taktirde karın içi basınçtan dolayı fıtıkta yenileme ve iç organlara olan basınçtan dolayı ameliyat bölgenizde hasarlar oluşabilir. Mide fıtığı ameliyatı sonrası iyileşme sürecinde dikkatli olunmalı, doktorunuzun önerileri dikkate alınmalı, yasaklara uyulmalıdır. Sizin fıtığınızın büyüklüğü, sağlık durumunuzu ve tetkiklerinizi doktorunuz yaptığı için sizin için en uygun tedavi şeklini ancak ameliyatınızı yapan doktorunuz belirleyebilir. Bu nedenlerden dolayı ameliyat öncesi ve sonrası verilen tedaviye uymanız bu hastalıktan çok kısa sürede kurtulmanızı sağlayacaktır. Kaynak: http://www.saglikpersonelleri.com/

Son zamanlarda bir cerrahi operasyon geçirdiniz ve ameliyat sonrası şikayetlerinizin bir enfeksiyondan kaynaklanıp kaynaklanmadığını mı merak ettiniz? Evet, çoğu zaman ameliyatlar vücudunuzda küçük ya da büyük etkilere sebep olabilen enfeksiyonlara neden olabilirler. Bu makale, ameliyat sonrası en sık görülen enfeksiyonları tanımanıza yardımcı olacaktır.Böylece ciddi bir hal almadan önce fark edip, doktorunuza danışmanızı sağlayacaktır.

Cerrahi tedavi, genellikle oral yolla ya da damardan uygulanan tedaviler işe yaramadığında son çare olarak uygulanır. Ancak çoğu zaman cerrahi operasyonlar enfeksiyonlara neden olabilir. Peki, ameliyat sonrası bir enfeksiyonu nasıl tespit edersiniz? Ameliyat sonrası karşılaştığınız rahatsızlık ve problemlerin doğal iyileşme süreci olmayıp da, bir enfeksiyondan kaynaklandığını nasıl anlayabilirsiniz? Ameliyat yapıldıktan sonra vücut zayıf bir hale gelir; bu nedenle, operasyon yerinin zararlı bakteri ve mikroplara maruz kalmadığından emin olmak için her tür tedbir alınmalıdır. Sağlık uzmanları çoğu zaman bu parametreleri iyi kontrol etmelerine rağmen, bazı durumlarda ameliyat sonrası komplikasyonlar görülmektedir. Bu enfeksiyonlar ağrı, şişlik, iltihap oluşumu, deride renk değişikliği ve halsizlik yapabilir.

Sık Görülen Ameliyat Sonrası Enfeksiyonlar:

Ameliyat sonrası bakım, genellikle ameliyata hastanın cevabını ve aynı zamanda enfeksiyon oluşumunu kontrol etmeyi içerir. Ancak zaman zaman ne kadar koruyucu tedbir alınırsa alınsın enfeksiyonlar oluşabilir. Bu durum genellikle hastanın bir kaç saat içinde eve gittiği ufak operasyonlardan sonra gerçekleşir ve genellikle bu durumda insanlar yaşadıkları rahatsızlıkların iyileşme mi enfeksiyon mu olduğunu ayırt edemezler. Bu nedenle hastaların yaşadıkları rahatsızlıkları takip etmeleri ve bir an önce doktorlarına danışmaları çok önemlidir. Bir enfeksiyonun erken saptanması ve tanımlanması daha sonra olacak bir sürü sorundan sizi korur. Sadece aşağıdaki noktaları gözden geçirin ve ameliyat sonrası en sık görülen enfeksiyonlar hakkında bilgi edinin.

-Baş ağrısı ve / veya Vücut Ağrısı: Bu ameliyat sonrası en sık görülen enfeksiyondur ancak çoğu zaman başka sebeplere bağlı gerçekleştiği düşünülebilir. Operasyon yerinde rahatsızlık hissi ya da ağrı görülmesi normaldir ancak eğer ameliyat sonrası çok şiddetli bir ağrı ya da baş ağrısı yaşıyorsanız bu bir enfeksiyondan kaynaklanıyor olabilir. Hemen doktorunuza başvurmalısınız.

-Şişme ve Kızarıklık: Enfeksiyon yerinin sert, şiş ve kızarık olması bir enfeksiyonun varlığına işaret ediyor olabilir.

-İrin ve Drenaj: Bu oldukça ciddi bir enfeksiyondur ve bu konuda normal olan hiç bir şey yoktur. Kesi herhangi bir nedenle enfekte olduğunda irin oluşumu başlar. Kalın yeşilimsi-sarı bir sıvı oluşumunu görebilirsiniz. Bazı durumlarda irini kan ile birlikte de görebilirsiniz. Böyle bir sorun ile karşılaşırsanız, daha fazla komplikasyonu önlemek için en kısa zamanda bir sağlık uzmanı ile temasa geçmeniz gerekir.

-Ateş: Ameliyat sonrası çok hafif ateş de sık rastlanır ancak; 38,3 derecenin üstünde bir ateşiniz varsa endişelenmelisiniz. Bu nedenle vücut ısınızı sık sık ölçüp kontrol altında tutmanız çok önemlidir. Ateşe baş ağrısı, vücut ağrıları ve halsizlik de eşlik edebilir. Ancak, kırgınlık ateş olmadan da mevcut olabilir.

-Sıcak Kesi Yeri: Ameliyat sonrası enfeksiyonun bir diğer göstergesi ise kesi yerine dokunduğunuzda sıcaklık hissetmenizdir. Bu kesi yerinin enfeksiyon kaptığını ve vücudunuzun enfeksiyon ile savaştığını gösterir.

-Diğer Belirtiler: *Kabızlık *İshal *Dışkı ve idrarda renk değişikliği *Kanlı veya kansız kusma *İdrar ve / veya dışkı geçerken sorun *İştah kaybı *Solunum sorunları

Ameliyat sonrası enfeksiyonlar, yapılan ameliyat türüne göre değişiklik gösterecektir. Ameliyat sonrası bir enfeksiyonu önlemenin yolları vardır. Ameliyat sonrası vücudunuzun nasıl tepki verdiğini takip ederseniz olası bir çok komplikasyonu önleyebilirsiniz. Tamamen iyileşene kadar olabildiğince dinlenin ve gerekli tedbirleri almaya çalışın. Kendinize iyi bakın ve sağlıkla iyileşin!

Kaynakça: http://www.buzzle.com/articles/infection-symptoms-after-surgery.html

Yazar:Tülay Arsoy

Testislerdeki kanı boşaltan toplardamarın genişleyip varisleşmesi olan varikosel, genellikle 18-30 yaş grubunda görülür. Varikoselin tedavisi, varisleşmiş damarların tümünün cerrahi olarak bağlanmasını sağlayan varikoselektomi ameliyatıyla yapılır. Varikosel ameliyatı uygun şekilde yapılmadığında testiste küçülme, yeniden varikosel oluşumu, torbada su toplanması gibi sorunlara neden olabilir.

Varikosel Nedir?

İnfertil erkeklerin %20 ila 40’ında rastlanan varikosel, testisten çıkan toplardamarların genişlemesiyle ortaya çıkan doğuştan bir damar anomalisidir. Yumurtadan bacağa doğru yayılan ağrı ve sıcak ortamda torbada belirginleşen kıvrımlı damar yapısıyla kendini gösterir.

Varikosel nedeniyle genişleyen toplardamarların içindeki kapakçıkların çalışmasında bozulma meydana gelir. Varis halini alan toplardamarlar güçlü şekilde kasılma yeteneklerini kaybederler ve kanın gereken hızla kalbe geri dönmesini sağlayamazlar. Bu durum kan dolaşımının yavaşlamasına, testiste fazla oranda  kan birikmesine ve ısı artımına yol açar. Testislerdeki ısı artışı, burada bulunan ve sperm hücrelerini üreten ana hücrelerin çalışmasını olumsuz şekilde etkiler. Testiste ısı etkisi ve beslenme bozukluğu sonucu sperm üreten hücreler toksik bazı maddelerle karşı karşıya kalır. Bunun sonucu olarak da spermlerin sayısı ve hareket yeteneği azalır ve şekil bozuklukları ortaya çıkar. İlerlemiş durumlarda genellikle testis hacim kaybının da görüldüğü kısırlık gelişir.

Varikosel %95 oranında sol testiste oluşur. Bunun nedeni, testisin sol tarafındaki damarlarda kapakçıkların anatomik olarak yetersiz olmasıdır. Sol taraftaki bazı anatomik özellikler, toplar damarlarda basıncın artmasına yol açar. Ayrıca damarların kapakçık mekanizmalarının bozulmasına ve testis toplar damarlarında anormal bir damar genişlemesine neden olur. Sol taraftaki damar sağdakine göre daha uzundur. Varikoselin her iki tarafta görülme oranı ise %5’dir.

Neden Olur?

Varikosel sorunu olan kişilerin diğer aile üyeleri arasında varikoselin yanı sıra bacaklarda varis ya da hemoroid proplemine sıkça rastlanır. Ağır kaldırmak, uzun süre ayakta durmak, testislerin aşırı sıcağa maruz kalması, çok sıcak suyla banyo yapılması bu soruna yol açabilir. Ayrıca tüm gününü dizüstü bilgisayarla geçiren ve testis bölgesi bu sebeple devamlı sıcak kalan erkeklerde üreme fonksiyonları olumsuz olarak etkilenir.

Varikosel Belirtileri

• Varikosel genellikle belirti göstermez. Hasta tesadüfen eliyle testisin üst bölümünde genişlemiş damarları hissederek doktora gider ya da başka bir nedenden dolayı muayene olurken doktor tarafından tespit edilir. Bazı durumlarda testislerde ağrı, testislerde küçülme ve testislerde dolgunluk hissi gibi belirtiler görülebilir. Varikoselin testis damarları içinde neden olduğu basınç ağrıya yol açar. Uzun süre ayakta durulması testislerdeki ağrıyı artırır. Oturunca ya da yatınca ağrı azalır ve bir süre sonra ağrı tamamen kaybolur.

• Büyük varikoseller çıplak gözle görülebilir, orta derecede varikoseller kolayca ele gelir, küçük varikoseller ise karın içi basıncı artırılarak saptanabilir.

• Her erkek varikoselden aynı şekilde etkilenmez. Bazı erkeklerde varikosel derecesi zaman geçse de değişmezken, bazılarında ise hızlı bir şekilde ileri dereceli damar genişlemesi görülebilmektedir. Bunun nedeni biraz da vücut yapısı ya da damar anatomisiyle ilgilidir.

Kısırlık Yapar mı?

Testislerin sağlıklı sperm üretebilmesi için ‘skrotum’ olarak bilinen ve vücudun dışına yerleşmiş torbaların içinde olması gerekir. Bu şekilde vücut ısısından etkilenmezler. Varikoselin neden kısırlığa yol açtığı kesin olarak bilinmese de testislerdeki sıcaklık artışından kaynaklandığı düşünülüyor. Normalde testisler vücuttan 2 derece daha soğuk bir ortam olan skrotum içinde yer alırlar. Varikosel mevcudiyetinde, atardamarla gelen 37 derecedeki kan genişlemiş toplardamarlarda birikerek testilerde ısı artışına yol açabilir. Bu da, sperm üretimi ve kalitesinde azalmaya ya da ağrıya sebep olabilir. Varikosel sorunu olan erkeklerin yaklaşık 1/3’ünde sperm değerleri bozulmaktadır. Bunun neticesinde de kısırlık görülebilir. Fakat varikosel her erkekte testis fonksiyonlarında ve sperm değerlerinde bozulmaya neden olmaz.

Teşhis Nasıl Konur?

Genellikle doktor tarafından yapılan elle muayene ile tanı konur. Muayene sırasında testislerin bulunduğu torbanın içinde ele solucan gibi gelen damarsal yapılar varikosel için karakteristik ve tanı koydurucu işaretlerdir. 3-5 günlük günlük cinsel perhizden sonra sperm tahlili yapılır. Daha erken yapılırsa sperm sayısı az, daha sonra yapılırsa ölü sperm sayısı fazla olarak  çıkar. Spermiogram sayesinde sperm sayısı, sperm hareketlerinin ayrıntılı bilgisi ve spermin morfolojisi denilen anatomik yapısı dışında, menideki iltihap hücresinin oranı da tespit edilir. Normal bir spremiogramda 2-5 ml hacim, 20 milyondan fazla sperm sayısı, %50 hareket ve %30 normal sperm olması gerekir.

Hasta fazla kilolu, testisi yukarıda ve skrotum az gelişmişse USG denilen film çekilir. Sperm sayımının düşük çıkması, varikosel tanısı koymak için tek başına yeterli değildir. Fizik incelemede varikosel tespit edilemiyorsa ya da tespit edilmesine rağmen spermiogramı normal seviyedeyse cerrahi girişim önerilmiyor. Yalnızca ultrason ile saptanan, ele gelmeyen bir varikoselin ameliyat edilmesi olumlu bir sonuç vermemektedir. Doppler ultrasonografiyle birçok erkekte hatalı olarak varikosel tespit edilerek gereksiz ameliyatlar uygulanmaktadır.

Ameliyat Nasıl Yapılır?

Varikosel her zaman sağlığı olumsuz şekilde etkileyen bir durum değildir. Varikoseli olup, herhangi bir ağrısı olmayan ve çocuk sahibi olan çok sayıda erkek vardır.

Kısırlık sözkonusu olduğunda, çok yoğun ağrısı olanlarda ve testislerinden biri diğerine göre belirgin küçülme göstermiş varikosel hastalarında ameliyat gündeme gelir.

Mikroskopik Varikoselektomi

Mikrocerrahi yöntemi yalnızca bu konuda özel eğitim almış ve deneyimli doktorlar tarafından yapıldığında başarılı olur. Yetersiz ve hatalı uygulamalar çok ciddi komplikasyonlara ve bazen de organ kaybına bile sebep olabilir. Ameliyatla sadece toplardamarların bağlanması gerekirken bazen atardamar ve lenf damarları da beraber bağlanabilmektedir.

Mikrocerrahi, anestezi altında 40-45 dakika süren ve küçük bir kesiyle yapılabilen bir operasyondur. Kasıktan yapılan 3 santimlik cilt kesisinden testise giden damar paketi bulunur ve mikroskop altında atardamarlar ve lenfatik damarlar korunarak proplemli toplardamarlar bağlanıp kesilir. Hasta aynı gün taburcu edilir. Mikrocerrahi yöntem özellikle ileri derecede damar genişlemesi olan erkeklerde daha iyi sonuç vermektedir. Sperm tetkikinin ameliyattan sonraki 3-6. ayda yapılması gerekir. Hastaların %50 ila 80’inde sperm üretiminde düzelme görülür.

Varikosel Ameliyatı Sonrası Komplikasyonlar

Usulüne uygun yapılmış ameliyat sonrası komplikasyon görülme oranı oldukça düşüktür. Varikosel ameliyatı dikkatli yapılmadığında ise testis çevresinde sıvı birikimi (hidrosel), atrofi gibi komplikasyonlar oluşabilir. Testis etrafında su birikmesi genellikle ameliyat sırasında lenfatik damarların tahrip olmasından dolayı ortaya çıkar. Bazen ameliyattan sonra oluşan iltihabi sebeplerden de kaynaklanabilir. Araştırmalara göre, normal varikosel ameliyatında hidrosel oluşum riski %3  düzeyinde olurken, mikrocerrahi operasyonda bu oran %yüzde 0.2’ye düşmektedir. Varikosel nüks etmez. Ancak yetersiz cerrahi nedeniyle  varikoselin sürdüğü tespit edilirse mikrocerrahi düzeltme ameliyatı yapılabilir. Gerek mikrocerrahi ve gerekse eski tekniklerle yapılan hatalı varikosel ameliyatları sonrasında varikoseli süren ya da komplikasyonlardan dolayı proplem yaşayan, hidrosel ve testisin dumura uğraması gibi önemli sorunlarla karşılaşan hastalar bulunmaktadır. Spermiogram değerleri daha da kötüleşen ve bazen sıfıra kadar inen bu hastaların bir kısmı düzeltici mikrocerrahiden yarar görse de bir bölümüne ise yardım edilememektedir.

———

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Karpal tünel ameliyatı olanların yorumları

Karpal tünel ameliyatı olanların yorumları nelerdir? Elde sinir sıkışması ameliyatı nasıl olur? Karpal tünel ameliyatı sonrası uyuşma, ağrı, karıncalanma gibi sorunlar yaşanır mı? Fizik tedavi süreci ve dikkat edilmesi gerekenler…

Evet, karpal tünel ameliyatı hakkında her şeyi konuşacağız. Dilerseniz, sinir sıkışması ameliyatı sonrası yorumlar nelerdir, önce bunlara bir göz atalım.

Karpal tünel ameliyatı olanların yorumları nelerdir?

El bileğinde sinir sıkışması ve ameliyatı önemli bir konudur. Bir süredir ellerimde uyuşmalar hissediyordum. Genellikle uyurken oluyordu bu. Biraz araştırdım, sinir sıkışması falan yazıyordu. EMG’ye girdim, karpal tünel olduğum söylendi. Karpal tünel sendromu olanlar var mı sevgili arkadaşlar? Ameliyat konusunda ne dersiniz? Korkuyorum biraz. Karpal tünel ameliyatı sonrası his kaybı olur mu ya da başka sorunlar yaşar mıyım?

Annem de bilekte sinir sıkışması ameliyatı oldu bir süre önce. El bilek karpal tünel ameliyatı 1 hafta kadar bilek istirahati veriliyor. Dikişlerin alınması 2 haftayı buluyor. Karpal tünel ameliyatı sonrası iyileşme süresi de 6 ayı bulabiliyor.

Bu sorunu birkaç yıl çektim ve sonunda ameliyat oldum ama karpal tünel ameliyatı sonrası fizik tedavi gördüğüm halde ağrılarım geçmedi. Özellikle başparmağımda çok ağrım oluyor. Zamanla geçer mi sizce? Bilek ameliyatı karpal tünel sendromu için kesin çözüm müdür? Yani bu karpal tünel ameliyatı ne kadar sürede iyileşir tam olarak? Karpal tünel ameliyatı (sinir sıkışması) olanlar yardımcı olabilirler mi?

2 yıldır elimde bir ağrı vardı. Karpal tünel olduğum söylendi ve ameliyat oldum. İlk hafta biraz daha iyi hissediyordum ama elimde uyuşma hâlâ vardı. Ameliyattan 2 hafta sonra ise başparmağımda ve elimin ortasında şiddetli bir ağrı hissettim. Ameliyat öncesinden daha kötü ve kolumdan yukarıya doğru çekiliyor. Sinir sıkışması ameliyatı olanlar sorun yaşayabiliyorlar, ben de onlardan biriyim. Ameliyat olmadan önce tekrar düşünün, benim yaşadığım siz de yaşamayın.

Sağ elimden ameliyat oldum. Henüz 5 gün oldu, ağrılarım ve uyuşukluk devam ediyor. Pansumana devam edeceğim. Sinir sıkışması ameliyat sonrası egzersiz yapmıyorum. Karpal tünel ameliyatı olanlar genellikle memnunlar. Umarım ben de memnun kalırım ve 1 ay içinde geçer.

Ağrısı boyna kadar giden el hastalığı sinir bozucu ve yıpratıcı bir sorun. 10 yıldır çekiyorum karpal tünel sendromunu. Geçen ay sol elimden ameliyat oldum. Ağrım kalmadı, gayet iyi hissediyorum. Sinir sıkışması ameliyatı yapan doktorlar ortopedi ya da travmatoloji uzmanları oluyormuş. Benimki ortopedistti. Teşekkür ediyorum doktoruma. Şimdi sağ elimden ameliyat olmayı dört gözle bekliyorum.

Koldaki median sinir zedelenmesi… Bilgisayar başında saatlerimizi geçiriyoruz, sonra da bu sorun başımıza geliyor. Karpal tünel ameliyatı sonrası şikayetler beni hep korkuttu, ameliyat istemedim. 7 yıldır bu sorunla uğraşıyordum ve geceleri dayanılmaz bir acı hissediyordum. Cerrahi bir operasyon geçirdim. Bu gerçek bir mucizeye benziyordu. Ameliyattan bir gün öncesine göre çok daha az ağrılıydı. Karpal tünel ameliyatı ne zaman iyileşir diyenler için söyleyeyim, bir hafta sonra ağrılarım tamamen geçti ve artık geceleri rahat uyuyorum. Sinirleri hasar gören elimi ameliyatla tekrar kullanmaya başlamam çok güzel bir şey.

Parmağımdan bileğime kadar ağrı vardı. Parmak uçlarım bazen karıncalanıyordu. 47 yaşındayım. Sol elimden iki operasyon geçirdim. Yüzde 50 iyileşme var. Sağ elimde de bazen dayanılmaz ağrılar oluyor. Hap kullanıyorum ve egzersiz yapıyorum. Ameliyat bana kesin çözüm olmadığı için tereddütlüyüm. Karpal tünel ameliyatı olanların yorumları çoğunlukla olumlu ama bende durum ne yazık ki farklı.

Karpal tünel sendromu hastası eşim çalışmakta zorlanıyordu. Yaklaşık 1 yıl önce ameliyat oldu ve şu an aynı el bileğinde kötü bir ağrı olduğunu söylüyor, büyüyen başka bir yumruluk var gibi. Karpal tünel sendromu ameliyattan sonrası tekrarlar mı, böyle bir şey okumuştum. Sizde oldu mu tekrarlama durumu? Elde sinir sıkışması ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmeli? Biz yanlış bir şey mi yaptık acaba?

Karpal tünel ameliyatı yorumları değişkenlik gösterebiliyor. Ben 42 yaşında, karpal tünel sendromu yaşayan bir hastayım. Toplam 7 kez ameliyat oldum. Bilek kemiğim, başparmağım ve işaret parmağım karıncalanıyor, geceleri ağrı oluyor. Ameliyat bana çözüm olmadı ne yazık ki. Doktorumla tekrar görüşeceğim.

3 yıl boyunca şiddetli ağrılar çektim. 5-10 dakika diyorlar ama benim ameliyatım yaklaşık 2 saat sürdü ve ilk geceyi hiçbir ağrı hissetmeksizin, rahat bir uykuyla geçirdim. Harika bir duyguydu bu. Ameliyattan sonra elimin eski gücüne kavuşması 1 ayı buldu. Keşke daha önce ameliyat olsaydım diyorum.

Sinir sıkışması ameliyatı sonrası yorumlar genel olarak böyleydi. Karpal tünel ameliyatı sonrası bilgi isteyenler için de birkaç başlık altında derleme yapalım.

Sinir sıkışması ameliyatı nasıl yapılır, nasıl olur?

Dilerseniz, merak edilen birkaç soruyla devam edelim: Karpal tünel ameliyatı zor mu, nasıl yapılır? Sinir sıkışması ameliyatını hangi doktor yapar?

Sinir sıkışmasından ameliyat olanlar da bileceklerdir ki uzmanlar için zor olmayan bir operasyondur.

Elde sinir sıkışması ameliyatı kaç saat sürer diye endişelenenler için küçük bir operasyon olduğunu ve 5-30 dakika kadar sürdüğünü söyleyelim.

Lokal anestezi uygulanır, narkoz gerektirmez.

Hastanın canı çok yanmayacaktır.

Karpal tünel ameliyatının riskleri nelerdir? Risk olmadığı söylenebilir. Yalnızca enfeksiyon endişesi vardır, bu anlamda dikkat edilmelidir.

Karpal tünel ameliyatı, travmatoloji ve ortopedi ve uzmanları tarafından yapılmaktadır. Diğer yandan, karpal tünel sendromu ameliyatı başarı oranı oldukça yüksektir.

Karpal tünel ameliyatı olanların yorumları ve ameliyat sürecine değindiğimize göre, sonrası için de birkaç önemli konuya değinelim.

Karpal tünel ameliyatı sonrası ödem ve ağrı

Sinir sıkışması ameliyatı sonrası şikâyetler neler olabilir? Sinir sıkışması ameliyatı sonrası ağrılar, şişlik, his kaybı gibi sorunlar yaşanabilir mi? Ameliyat sonrasına dair de birkaç şey söyleyelim.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, sinir sıkışması ameliyatı sonrası şişlik olabilir, evet. Bunun önüne geçebilmek için bir tülbentle boyun bağı yapıp kolun 1 gün boyunca kalp hizasının üzerinde tutulması gerekir.

Karpal tünel ameliyatı sonrası morarma gibi bir sorunla karşılaşılmaz ama yarada ya da bilekte ağrı olacaktır. El parmaklarında belli oranda güçsüzlük de yine karşılaşılan bir durumdur.

Diğer yandan, sinir sıkışması ameliyatı sonrası uyuşma, geçici his kaybı gibi durumlar bir süre daha devam edebilir.

Karpal tünel sendromu ameliyatı sonrası hastayı nasıl bir süreç bekler, biraz da bundan bahsedelim.

Sinir sıkışması ameliyatı sonrası iyileşme süreci

Karpal tünel ameliyatı iyileşme süreci hakkında da birkaç şey söyleyelim.

Karpal tünel ameliyatı kaç günde iyileşir? Evet, ameliyattan yaklaşık 2 hafta sonra dikişler alınacaktır. Tam iyileşme ise 1 aylık bir süreyi bulacaktır. Bazı yan etkilerin ortaya çıkması durumunda bu süreç uzayabilir. Karpal tünel sendromu ameliyat sonrası bakım önemlidir. Bu anlamda doktorunuzun yönlendirmelerine harfiyen uymalısınız.

Karpal tünel sendromu ameliyattan sonra tekrarlarlar mı, bu soruya da yanıt verelim. Başarılı bir operasyonla sinir sıkışması sorunu tamamen giderilebilmektedir.

Diğer yandan, elde sinir sıkışması bitkisel tedavisi ve egzersizleri hakkındaki yazımızı da hatırlatalım: Karpal Tünel Sendromuna Bitkisel Çözüm

Şimdi, sinir sıkışması ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmeli, biraz da bu konuya değinelim.

Karpal tünel sendromu ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmeli?

Peki, sinir sıkışması ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmeli? Karpal tünel sendromu ameliyatı sonrası hastayı nasıl bir süreç bekler?

Ameliyat sonrasındaki en büyük risk, enfeksiyon kapmasıdır, bunu belirtmiştik. Bu anlamda söz konusu bölgenin 15 gün kadar suya değdirilmemesi gerekir. Bazı zorunlu durumlarda doktor eldiveni giyilebilir.

Düzenli kontrol, pansuman ve ilaç kullanımı da önemlidir.

Ameliyat olan bölgenin korunmasına, darbelerden kaçınılmasına dikkat edilmelidir.

Güç gerektiren hareketlerden de yine kaçınılması gerekir.

Karpal tünel ameliyatı sonrası yapılacaklar genel hatlarıyla böyledir.

Evet, karpal tünel ameliyatı olanların yorumları, operasyon sonrası, iyileşme süreci ve dikkat edilecekler…

Faydalı bir makale olduğunu umarak sağlıklı günler diliyoruz.

2018-11-26

A A

23.01.2019 – 17:19 Son Güncelleme: 23.01.2019 – 17:36

Doç.Dr. Fahri Yetişir, kasık ameliyatı sonrası bakımının önemli olduğunu söyledi.

image

Genel Cerrahi Uzmanı Doç.Dr. Fahri Yetişir, “Ameliyattan sonra ameliyat masasından ayılma odasına alınırsınız ve yaklaşık 1-2 saat burada tamamen ayılana kadar takip edilirsiniz. Genellikle ameliyat bölgesinde yaklaşık ilk 48 saat içinde ağrılarınız olur ve ağrı kesici ilaçlarla giderilir. Ameliyattan sonra genellikle bir gün hastanede takip edilirsiniz. Ameliyatı genel anestezi ile yapılmışsa yaklaşık 5-6 saat sonra ağızdan sulu gıdalar almaya başlayabilirsiniz. Ameliyatı spınal veya sınırlı uyuşturma altında yapılmışsa ağızdan gıda almaya daha erken başlanır” dedi.

Ameliyattan 6 saat sonrasında destekli bir şekilde ayağa kaldırılıp kısa yürüyüşler yaptırıldığını ifade eden Dr. Yetişir, “Ameliyatı eğer kapalı yapılmışsa bir terslik yoksa bir hafta içinde normal hareketlere geçilebilir. Bu aktiviteler duş alma, yürüyüş, araba kullanma, cinsel ilişki ve çalışma. Ameliyattan sonra 2. hafta sonunda kontrolünüz yapılmaktadır. Kanama; Yara yerinde iltihap; kapalı ameliyatlarda daha az oranda karşılaşılmaktadır.

Ameliyat esnasında diğer organlarda yaralanma olabilir ( bu organlar; idrar kesesi, ince ve kalın bağırsaklar, ana damarlar, sperm kanalı ve sinirler) Ameliyat sonrası bazen idrar yapmada zorluk oluşabilir ve idrar sondası takılması gerekebilir ama genellikle sorunsuz çözülür. Testislerde ve penis kökünde şişme ve morarma olabilir. Bunlarda genellikle küçük boyutlarda olur ve kendiliğinden iyileşir.

Fıtığın nüks etmesi: Açık veya kapalı yapılan fıtık ameliyatlarında nüks oranı çok düşüktür. Bütün bu komplikasyonlar hastaya ait olan bazı özelliklerde artmaktadır mesela şeker hastalarında, şişman hastalarda veya kolajen doku hastalığı olanlarda gibi komplikasyon riskleri artmaktadır. Ameliyatı yapacak olan cerrahın becerisi, deneyimi ve tecrübesi de oluşacak komlikasyon miktarı ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle ameliyatınızı yapacak doktoru iyi seçmelisiniz ve ameliyat öncesi kafanıza takılan noktaları sonuna kadar sorarak aydınlanmalısınız” şeklinde konuştu.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации