Андрей Смирнов
Время чтения: ~32 мин.
Просмотров: 0

Uyuma şekliniz sağlığınızı etkiliyor (En doğru uyku pozisyonu hangisi?)

A+A-

Kemiğin türlü travmalar sonucunda bütünlüğünün hasar görmesine kırık denmekte olduğunu biliyoruz. Vücudun hemen her bölgesinde meydana gelmesi mümkün olan kırıklar genelde kol, bacak, kalça gibi bölgelerde yaygın şekilde karşımıza çıkmakta ve bu şekilde gündelik yaşamı ciddi anlamda sekteye uğratabilmektedir. Kişinin yaşadığı kırığın yeri ve etkilenme oranına bağlı olarak iyileşme süreci değişkenlik göstermekle birlikte kırık sonrası iyileşme hakkında tüm merak ettiklerinizi yazımızda bulabilirsiniz.

Kırık Nasıl Meydana Gelir?

Kemiğin bütün halindeki yapısının bozulmasından ileri gelen kırık, üç türde meydana gelebilir. Bunlardan açık kırık türü derinin de bütünlüğünün bozulmasına yol açarken kapalı kırıkta ise deride herhangi bir deformasyon gözlemlenmez. Son tür olan parçalı kırıklarda ise kemik birden fazla yerden kırılma yaşar.

Kırık Belirtileri Nelerdir?

  • Kemiğin bulunduğu bölgede şişlik ve şekil bozukluğu
  • Şüpheli bölgede yoğun acı, ağrı ve hassasiyet
  • Cilt renginde değişiklikler
  • Kemiğin olduğu bölgede anormal hareketler

en belirgin kırık belirtileri arasında yer alır.

Kırık Sonrası İyileşme Süreci Nasıl İlerler?

Hangi kemiğin kırılmış olduğunun tespit edilmesi, iyileşme hakkında fikir yürütebilmek adına önemli bir kriterdir. Çünkü kemiklerin iyileşme süresi değişkenlik göstermekle birlikte ağır yük taşımakta olan bacak kemiği gibi kemiklerde iyileşme daha zor gerçekleşmektedir.

Ortalama olarak kırığın iyileşme süresi üç ay olmakla birlikte, kol kemiği gibi nispeten daha az yük binen yerlerde bu süre bir aya kadar düşebilir. Elbette bu sürelerin değişmesinde kişinin önceki yaşamsal alışkanlıkları ve hali hazırdaki hastalıkları da önemli rol oynamaktadır.

Yanlış tedavi uygulanması, ameliyat gerektiren kırığa sadece alçı uygulanması, endokrin sistemden ileri gelen hastalıkların varlığı kırığın doğru ve sağlam bir şekilde kaynamasında olumsuz etkiler yaratabilir.

Kırıkların İyileşmesini Hızlandıran Etmenler Nelerdir?

  • Kişinin genç olması
  • Kırık bölgesine yük binmesini gerektirmeyen işlerde çalışmak
  • Doktor yönlendirmelerini uygulamak
  • Kan dolaşımının yeterli seviyede olması
  • Vücudun dengesini koruyan sağlıklı yaşam alışkanlıkları

iyileşme sürecini olumlu şekilde etkilemektedir.

Kırıkların İyileşmesini Yavaşlatan Etmenler Nelerdir?

  • Şeker hastalığı (diyabet)
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Kronik hastalıklar
  • Vücutta var olan enfeksiyonlar
  • Yanlış beslenme alışkanlıkları
  • Kemik hastalıkları
  • Radyasyon ışınlarına maruziyet

kırık iyileşmesini olumsuz şekilde etkilemektedir.

Kırığın İyileşmesi İçin Nelere Dikkat Edilmelidir?

Kırık yaşayan kişinin sağlığına normalden daha özenli şekilde dikkat etmesi gerekmektedir. Vitaminlerin ve minerallerin odak noktasında olduğu, proteinin yeterince alındığı, A ve D  vitamini takviyesi sağlanan bir beslenme programı izlenmelidir. Özellikle süt ve süt ürünlerinin kemik sağlığındaki rolü unutulmamalıdır.

Kırıklı bölge için doktor ve fizyoterapist tarafından uygun görülen egzersizlerin uygulanması ancak bu esnada kırığın fazla zorlanmaması gerektiği bilinmelidir.

Kolajen bakımından zengin bir yiyecek olan paça çorbası, kırıkla karşı karşıya kalan kişilere beslenme uzmanları tarafından önerilen yiyeceklerin başında gelir. Protein alımı için et türü olarak paça çorbasını tercih etmek ideal olacaktır. Gerekli proteini almak için Protein Desteği için Et Yerine Geçen Yiyecekler yazımızı okumayı unutmayın.

Halk arasında tarak kemiği kırıkları olarak adlandırılan duruma tıp dilinde ayakta metatars kırıkları denir. Spor esnasında, düşme, çarpma, ayağın üzerine yukardan yük binmesi veya ani burkulmalar sonucunda oluşur. En çok rastlanan 5.metatars kırığı olarak adlandırılan jones kırığıdır. 5.metatars kırıkları ayak bileği burkulmaları sonrasında en sık rastlanan tarak kemiği kırıklarıdır. Özellikle profesyonel sporcuların çok sık yaşadığı kırık türlerindendir. Bu kırıklarda kırığın tipine göre cerrahi tedavi ihtiyacı söz konusu olabilir.

Basit, deplase olmayan (kaynamış ) tiplerinde bile 6-8 haftalık bir iyileşme dönemi süreci vardır. Deplase kaynama güçlüğü olan bölge kırıklarında cerrahi yöntem ile tedavi yapılır. Ameliyat sonrasında ilk 4 hafta üstüne yük vermeden ikinci 4. hafta üstüne yük vererek yapılan fizik tedavilerle 8 haftalık bir iyileşme sürecinden geçilecektir. Diğer tarak kemiği kırıklarında ise kırık iyileşme süresi genellikle 6 haftadır. Ayağınızdaki kırık basit bir kırık, yani fissür hattı çatlaklarında daha kısa sürede iyileşme görülür. En önemli konu kırık ile birlikte yumuşak dokulardaki yaralanmanın şiddetidir. Doktor kırığı röntgen ile görüntüledikten sonra uygun tedaviyi belirler. Bazı durumlarda alçıya alınır. Burada önemli olan ayağın üzerine tam yük vermemektir. Bu nedenle koltuk değneği ile tedaviye devam edilir. Sonrasında duruma göre ayak bileği ezersizleri için bir fizik tedavi uzmanına görünmek de yarar vardır.

  • Yayınlayan: Medical Center
  • Kategori: Blogumuz, Yaşlı Bakımı

Düşme sonrası görülen kalça kırıkları, yaşlılarımızın en önemli sorunlarından biri olup, hastaneye yatış sebepleri arasında ikinci sırada yer almaktadır.

Osteoporoz, yetersiz ve dengesiz beslenme ve hareketliliği kısıtlayan çeşitli tıbbi rahatsızlıklar yaşlılarda kalça kırıklarını daha da olası hale getirmektedir.

Önleyici tedbirleri bilmek ve uygulamak, kemiklerin güçlü kalmasına yardımcı olmakta ve düşme riskini azaltmaktadır. Oluşan kalça kırıklarında ise tedavi ve rehabilitasyon sürecini doğru planlamak ve uygulamak hem iyileşme sürecini kısaltmakta hem de yaşlıların faaliyetlerini tekrar kazanmasına yardımcı olmaktadır.

Yaşlılarda Kalça Kırığı Nedenleri

Kalça kırıklarının yaşla birlikte artma eğilimi vardır. Diğer yaş gruplarına oranla yaşlılarda görülen kalça kırığı birkaç farklı nedenden dolayı daha olasıdır. Bunlardan biri ve en önemlisi yaşlıların düşmeye eğilimli olmasıdır. Çünkü; devam eden kronik hastalıklar, kas ve iskelet sisteminde oluşan güç kaybı ve bazı nörolojik problemlerden dolayı yaşlılar dengelerini daha kolay kaybedebilmekte ve refleksleri zayıf olduğu için kendilerini kolay toparlayamamaktadırlar.

Genetik yatkınlık, kalsiyum ve d –vitamini yetersizliklerine bağlı olarak gelişen Osteoporoz da kalça kırığı olasılığını arttırmaktadır. Kemikler daha zayıf ve kırılgan hale geldiğinden osteoporozu olan bir yaşlının düşmelerden etkilenme olasılığı daha yüksektir. Hatta düşme yaşamadan basit bir çarpmayla bile kalça kırıkları oluşabilir.

Bunların dışında otururken veya yataktan kalkarken kan basıncındaki ani düşüşler, baş dönmeleri reflekslerin yavaşlaması, çeşitli travmalara sebep olabilir.

Yaşlılarda Kalça Kırığı ve Sonrasındaki Bakım Süreci

Kalça Kırığını Önleyecek Basit Önlemler

Yaşlınızın fiziksel aktivitelerini arttırın. Hızlı tempo gerektirmeyen biçimde yürüme, birkaç kat merdiven çıkma gibi egzersizler; kemik yoğunluğunu korumaya, kas kütlesi, kuvveti ve dengesini iyileştirmeye yardımcı olur.

Bununla birlikte her yaş grubunda olması gerektiği gibi yaşlılarımızın kalsiyum ve D-vitamini alımı gözden geçirilmeli, gerekirse takviye edilmelidir. Düşük D vitamini seviyesi olan yaşlılarda kas kitlesinde azalma riski artar ve bu nedenle kırık riski artar. D vitamini ve kalsiyum takviyesinin genellikle kemik mineral yoğunluğunu iyileştirdiği düşünülmektedir.

Yaşlıların kemik ve kas sağlığını ele almanın yanı sıra ev ortamına da odaklanılmalıdır. Düşmeye bağlı kalça kırıklarının bir çoğu evde çeşitli nedenlerle ortaya çıkar. Yaşlıya zarar verecek evdeki fazla eşyalar ortadan kaldırılmalı, halılar sabitlenmeli, evin belirli bölümlerine tutunma aparatları yerleştirilmeli ve aydınlatmalar yeterli olmalıdır. Ev ortamındaki tehlikeleri belirlemek, günlük aktivitelerde güvenli performansı sağlamak için uzman bir sağlık çalışanından profesyonel destek almalısınız.

Kalça Kırığının Belirtileri

  • Yürümekte zorlanma,
  • Bacağının üstüne basamama,
  • Kalça ya da kasıkta aşırı ağrı,
  • Kalçada ya da çevresinde morarma ve şişlik,
  • Üzerine düşülen taraftaki bacakta kısalma gibi belirtiler varsa kalça kırığı ile karşı karşıya olabilirsiniz.

Kesin tanı, yaşlının hastanede veya evde çektirdiği röntgen sonucuna göre hekim tarafından değerlendirilerek saptanır.

Kalça Kırığı Ameliyatı ve Sonrasındaki Bakım Süreci

Kalça kırığı sonrası dönem; oldukça zorlu, acı dolu ve travmatik bir dönemdir. Yaşlı bu süreçte sağlığını tekrar kazanamama korku ve endişesi yaşar.

Kalça kırığı tedavisinde başlıca hedef; kalçanın stabilize edilmesi, ağrının azaltılması, oluşabilecek komplikasyonların önlenmesi ve hastaya fonksiyonlarının tekrar kazandırılmasıdır.

Cerrahi operasyon kalça kırığı için sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. Fakat burada önemli olan, yaşlı hastanın genel durumunun cerrahi operasyona uygunluğudur. Cerrahi operasyon seçiminde birçok faktör yer almaktadır. Yaş bunlardan sadece bir tanesini oluşturur. Yaş faktörü dışında kırığın tipi ve şekli, hastanın ek hastalıkları, prognozu ve cerrahın tercihi burada önem taşır.

Cerrahi operasyona karar verilen durumlarda ameliyat; enfeksiyon riski, bası yarası riski ve hastanede kalış süresini en aza indirmek adına mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır (ideal olarak 48 saat içinde).

Ameliyat sonrası rehabilitasyona gecikmeksizin başlayın!

Fizik tedavi ilk postoperatif (ameliyat sonrası) günde başlatılmalı, yatay hareket serbestliği sağlanmalı, zamanla yataktan sandalyeye bağımsız transferler gerçekleştirmeli ve zamanla hasta tam ağırlığını kullanmalıdır.

Hastanın ameliyat sonrası bakım sürecinde birçok komplikasyon görülebilir ve önlenebilir. Bu komplikasyonlar çoğunlukla deliryum, enfeksiyon, emboli ve beslenme bozukluklarıdır.

Kalça kırığı olan yaşlı hastalarda en fazla görülen komplikasyon deliryum’ dur. Deliryum, kişide dikkat ve hafıza gibi bilişsel işlevlerde ve davranışlarda bozulma ile sonuçlanan, hızlı ve dalgalı seyirli bir nöropsikiyatrik tablodur. Hastanın daha önceden bir bilişsel bozukluğu var ise Deliryum riski fazladır. Bununla birlikte hastanın yaşı, görme ve işitme bozukluğu, çoklu ilaç kullanımı deliryumu tetikleyebilir. Deliryum, hastaya yapılacak erken müdahale, fiziksel iyileşmenin hızlıca arttırılması ve alacağı bakım desteği ile önlenebilir. Aile üyeleri veya hasta bakıcıdan alacağı destekleyici bakım oldukça önemlidir.

Emboli riskine karşı hastayı koruma, ortopedik operasyon sonrası profilakside uzun süredir bakım standardı haline gelmiştir. Yani kalça kırığı ameliyatları sonrası emboli riskini azaltmak için muhakkak hastaya kan sulandırıcı ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Hastalar taburcu olduktan sonra asgari 10-14 gün antitrombotik ilaç kullanmalıdırlar.

Beslenme bozukluğu, kalça kırığı hastalarının %20 sini etkileyen bir komplikasyondur. Bu dönemde yeterli protein alımını sağlamak için adım atılmalıdır. Alınacak protein desteği, hastanın yatış süresinin kısalmasını ve post-op komplikasyonların azaltılmasını sağlamaktadır. Ayrıca mineral ve vitamin desteği de sağlanmalıdır.

Rehabilitasyon sürecinde pnömoni, idrar yolu enfeksiyonu, insizyon yeri enfeksiyonu ve bası yaraları görülme riski de oldukça yüksektir.

Kalça kırığı olan hastaların bakımı ile ilgili;

Bu hastaların çoğunlukla banyo yapma, giyinme, tuvalet gereksinimlerini giderme gibi günlük yaşam aktivitelerinde zorlandıkları ve bu süreçte başkalarına bağımlı olarak yaşadıkları görülmektedir. Hastanın beslenmesi, öz bakımı, ilaçlarının düzenli verilmesi, vital bulguların takibi, pasif egzersizlerin yaptırılması ve doğru pozisyon verilmesi hastanın destek alması gereken temel ihtiyaçlardır. Hastanın iyileşmesi ve bağımsızlığını kazanabilmesi için zamanın önemli ve değerli olduğu bu süreçte en iyi yaklaşım profesyonel destek almaktır.

Ameliyat sonrasında komplikasyonları önlemeye yönelik hastayı rahatlatıcı önlemlerin alınması, ağrının yönetimi ve hastanın psikolojik ve sosyo-kültürel yaşamında kendi kendine yeterli duruma gelmesini sağlamaya dikkat edilmelidir.

Tüm bu süreçlerdeki en önemli amaç; hastanın yatağa bağımlı hale gelmesini engellemektir. Hasta için bu acı verici ve travmatik deneyim sonrasında tekrar ayağa kalmak ve düşme riski yaşamak son derece korku vericidir. Ailelerde bu deneyimi tekrar yaşamamak için rehabilitasyon ve bakım sürecinde hızlı aksiyon ve profesyonel destek almalıdırlar.

Siz veya sevdiğiniz biri kalça kırığı deneyimi yaşadı mı?

Yaşadıysanız deneyiminizin nasıl olduğunu ve nasıl bir süreç geçirdiğinizi aşağıdaki yorumlar bölümünden bize iletebilirsiniz.

Ameliyat sonrası evde hasta bakımı hakkında daha fazla bilgi almak için linke tıklayınız.

Bu Hizmeti Almak İster Misiniz?

İhtiyacınız olan sağlık ve bakım hizmetini seçin, iletişim bilgileriniz ile birlikte bizimle paylaşın. Uzman sağlık yöneticilerimiz ile en kısa sürede sizi arayalım.

Tibia kemiği kırığı, bacakta yer alan ve vücut ağırlığının büyük bölümünü taşıma görevi olan tibia kemiğinin kırığına verilen isimdir. Bacak bölgesine gelen travmalar neticesinde kırılır. Tedavisi için uzun bir süreç gerekebilir.

Bu yazıda; tibia kemiği kırığı nedir, tibia kırığının tipleri nelerdir, tedavisi ve ameliyatı nasıl yapılır, tibia kırığının iyileşme süreci ne kadar sürer, fizik tedavi ve rehabilitasyonu nasıl yapılır gibi soruların kapsamlı yanıtını bulabilirsiniz.

İçindekiler:
  • Tibia Kemiği (Kaval Kemiği) Nedir?
  • Tibia Kemiği Kırığı Nedir?
  • Tibia Kırığı Tipleri Nelerdir?
  • Tibia Kemiği Kırığı Nedenleri Nelerdir?
  • Tibia Kırığının Belirtileri Nelerdir?
  • Tibia Kemiği Kırığı Nasıl Teşhis Edilir?
  • Tibia Kemiği Kırığı Nasıl Tedavi Edilir?
  • Tibia Kemiği Kırığının İyileşme Süreci
  • Tibia Kırığı Rehabilitasyonu Ve Fizik Tedavisi
  • Tibia Kemiği Kırığının Komplikasyonları Nelerdir?

Tibia kemiği, bacakta yer alan büyük ve oldukça önemli bir kemiktir. Vücudun ağırlığını taşıma konusunda önemli görevleri vardır. Halk arasında incik kemiği veya kaval kemiği olarak da bilinir.

Femur kemiğinden sonra vücutta bulunan en uzun ikinci kemiktir. Bacak bölgesinde iki adet kemik bulunmaktadır. Bunlar; fibula kemiği ve tibia kemiği.

Tibia, fibula kemiğinden daha büyük ve daha kalındır. Bu iki kemik sayesinde ayak bileği ve diz arasındaki bağlantı sağlanmış olur.

Tibia kemiği, alt bacak kaslarını destekler, vücut ağırlığını taşır, yürüme fonksiyonunda önemli bir görev edinir. Vücut ağırlığının %83’ünü taşır.

Tibia kemiği kırığı oldukça yaygındır. Travma veya tekrarlayan zorlanmalar neticesinde ortaya çıkar. İyileşme süresi kırığın tipine ve ciddiyetine göre değişiklik gösterir.

Tibia kemiği, alt bacakta bulunan iki kemikten biridir ve özellikleri nedeniyle oldukça önemlidir. Vücut ağırlığının büyük bölümünü taşır ve stabilize eder.

Tibia kemiğinin vücut mekaniğinde önemli görevleri vardır. Bunlar;

  • Bacakta bulunan iki kemikten biridir. Fibulaya göre daha kalın ve büyüktür.
  • Vücut ağırlığının çoğunu taşır.
  • Yürüme konusundaki en önemli destek noktalarından biridir.
  • Diz ve ayak bileği eklemleri için hayati önemi vardır.

Tibia kemiği kırığı, tibia kemiğindeki herhangi bir çatlak veya kırılmayı ifade eder. Tibia kırığı nedeniyle kişilerin özellikle yürüme fonksiyonları bozulur.

Tibia kemiği bulunduğu konum itibariyle sık sık kırılabilir. Uzun kemikler arasında en çok kırılan kemiktir. Tibia kırığında, sıklıkla yakın kaslar ve ligamentler de hasarlanır.

Tibia fraktürü çok farklı seviyelerde olabilir. Basit bir çatlağın tek belirtisi yürürken ağrıdır. İleri düzey kırıklarda tibia kemiği deriden dışarı çıkabilir.

İyileşme süreci kırığın tipine ve ciddiyetine göre değişir. Tibia kırığı yaşadıysanız kısa  sürede bir sağlık merkezine ulaşmalısınız. Doktorunuz gerekli tedaviyi almanızı sağlayacaktır.

Tibia kırığının nedenine bağlı olarak tipi değişebilir. Kırık hattı kemik boyunca yatay veya dikey, açılı veya enine olabilir.

Tibia kemiği uzun bir kemik olduğu için birçok noktada kırılabilir. Üst kısmı etkileyen kırıklar proksimal kırık, alt kısmı etkileyen kırıklar distal kırık olarak adlandırılır. Tibia şaft kırığı, tibianın üst bölgesinin hemen altında meydana gelir.

Tibia kemiği kırığı tipleri şunlardır:

Stabil kırık Stabil tibia kırığı, kemiğin çoğunun sağlam ve normal pozisyonda kaldığı bir kırık çeşididir. Kemikte bir çatlak vardır. Kırılan parçalar iyileşme sürecinde doğru pozisyonlarını korur ve daha kısa sürede iyileşir.
Yerinden ayrılmış kırık Tibia kemiği kırığının daha ağır bir tipidir. Kemik uçları birbirinden ayrılır ve hizalanamaz. Daha ağır bir kırıktır ve tedavisi için sıklıkla ameliyat gerekir.
Stres kırığı Tibia üzerine sürekli olarak uygulanan travmalar sonrasında ortaya çıkan kırıklar stres kırıklarıdır. Travmatik koşu ve yürüyüşler nedeniyle tibianın stres kırıkları meydana gelebilir.
Spiral kırık Kırık oluşumuna yol açan neden bir bükülme hareketi ise spiral kırık oluşabilir. Kemik uçları dengesiz şekilde birbirinden ayrılır. Cerrahi işlem ile ağızlaştırılabilir.
Parçalanmış kırık Tibia kemiğinin üç veya daha fazla parçaya bölündüğü duruma parçalanmış kırık denir. Genellikle şiddetli travma sonrasında ortaya çıkar.
Çoklu kırık Tibia kemiğinin fibula ile birlikte kırılması durumudur. Çoğu zaman tibia tek başına kırılmaz.

Kaval kemiği kırığı tipleri için birçok seçenek daha mevcuttur. Açık veya kapalı kırıklar da oluşabilir. Kapalı kırıklar deriden dışarı taşmaz. Açık tibia kemiği kırığı deriden dışarı taşar ve pek çok dokunun hasarına neden olur.

Açık tibia kırığında kemik uçlarından biri veya birkaçı deriden dışarı çıkar. Yüksekten düşme veya araç içi trafik kazasında sıklıkla ortaya çıkabilmektedir.

Kırık hattının yakınlarında bulunan şu yapılar zarar görebilir:

  • Kaslar
  • Tendonlar
  • Kan damarları
  • Sinirler
  • Yumuşak dokular

Açık kırıkların tedavisi nispeten daha zordur. Vücudun mikroplara açık hale gelmesi nedeniyle enfeksiyon riski daha yüksektir.

Kemik kırıklarının nedeni çoğu zaman travmadır. Tibia kemiği kırığının nedeni de çoğu zaman dışarıdan gelen künt travmalardır.

Tibia kırığının nedenleri şunlardır:

  • Motosiklet kazaları
  • Otomobil kazaları
  • Yüksekten düşme
  • Yüksekten atlama
  • Uzak mesafe koşuları nedeniyle tekrar tekrar incinme
  • Temaslı sporlar (futbol, amerikan futbolu)
  • Kayak veya snowboard
  • Osteoporoz

Pek çok sağlık problemi de tibia kırığına yatkınlık oluşturabilir. Tip 2 diyabet ve osteoartrit gibi bazı hastalıklar neticesinden daha sık kaval kemiği kırığı oluşur.

Fibula kemiği kırığı örnekleri – https://Saglik.li

Kemik kırığı belirtileri genelde benzerdir. Tibia kırığının belirtileri de kırığın hangi düzeyde olduğuna bağlı olarak değişiklik gösterecektir.

Tibia kırığı belirtileri şunlardır:

  • Bacakta yoğun ve şiddetli ağrı
  • Yürüme veya koşma zorluğu
  • Ayakta duramama
  • Bacak uzunlukları arasında fark oluşması
  • Bacakta uyuşma veya ayakta karıncalanma
  • Kırığın olduğu bacağa ağırlık verememe
  • Bacakta gözle görülebilen şekil bozukluğu
  • Diz veya ayak bileğinde şekil bozukluğu
  • Ciltte kızarma veya çıkıntılı kemik
  • Dizde veya çevresinde sınırlı bükülme
  • Yaralanma bölgesinde şişlik
  • Yaralı bacakta morarma
  • Kemik uçlarının deriden dışarı çıkması
Kaval kemiği kırığı birçok durumda fibula kırığı ile birliktedir. Bu iki kemik bacakta bulunur ve şiddetli travma durumlarında beraber kırılır.

Tibia kırığına sahip bireyler ilk olarak acil servise başvururlar. Doktorunuz sizi bir ortopedi uzmanına sevk edecektir. Kemik kırıkları ve yaralanmaları ile ilgilenen uzmanlık alanı ortopedidir.

Ortopedi uzmanı size bazı sorular soracaktır. Semptomlarınız, düşme veya çarpışma şekliniz gibi kırılmaya neden olabilecek olaylar hakkında sorular soracaktır.

Tıbbi özgeçmişiniz hakkında bazı sorular sorarak risk faktörlerini düşünecektir. Olası kırığı tespit edebilmek için öncelikle bir fizik muayene yapacaktır.

Fizik muayene esnasında şunlar tespit edilebilir:
  • Kırık bölgesinde morluk ve şişlik
  • Yürüme zorluğu veya yürümede kararsızlık
  • Kırık bölgesinde ve çevresinde hassasiyet
  • Kırık bölgesinde anormal bükülme
  • Bacakta kısalma
  • Kırık ucunun deriden çıkması

Fizik muayene esnasında damar ve sinir yaralanmalarını tespit edebilmek için de bir dizi teste tabi tutulabilirsiniz. Ayak, ayak bileği ve bacağınızın duyum yeteneğini test edecektir.

Olası kırığı tespit etmek ve detayları öğrenebilmek için bazı görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir. Bunlar:

  • Röntgen
  • Bilgisayarlı tomografi
  • Manyetik rezonans görüntüleme
  • Kemik taraması

Tibia kemiği kırığı yaralanmasının derecesine bağlı olarak acil ameliyat gerekebilir. Acil ameliyat gerektiren durumlar şunlardır:

  • Deriden dışarıya açılan kırık uçları
  • Çoklu kırık
  • Büyük arter yaralanması
  • Sinir yaralanması

Kaval kemiği kırığının şiddeti daha alt düzeydeyse diğer tedavi yöntemleri uygulanacaktır.

Tibia kemiği kırığı tedavisi pek çok seçeneğe bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Doktorunuz şu durumları göz önünde bulundurarak en iyi tedavi seçeneğini belirleyecektir:

  • Yaralanma derecesi
  • Yumuşak doku hasarı
  • Yaralanma nedeni
  • Kişinin genel sağlık durumu
  • Çoklu kemik kırığı
  • Fibula kırığının beraberinde olması
  • Açık kırık oluşması

Tibia kırığı her zaman ciddi seviyede olmayabilir. Ameliyat gerektirmeyen tibia kırığı tedavisi için şu seçenekler kullanılabilir:

  • Ateller
  • Alçılar
  • Silendirler
  • Bacağın hareketine bir miktar izin veren fonksiyonel araçlar
  • Ev egzersizleri
  • Fizik tedabi
  • Bazı ağrı kesiciler

Ciddi tibia kırığı tedavisi için çoğu zaman ameliyat yapılır. Bu sayede iyileşmenin doğru olmasından emin olunur. Tibia kırığı ameliyatı için metal vidalar veya plakalar kullanılabilmektedir.

Ciddi kaval kemiği kırığı tedavisinde internal veya external fiksatörler kullanılabilir. Kırığın üstünden veya altından geçen metaller kullanılır ve fiksatörler ile sert bir çerçeve ile tutulur.

Tibia kırığı ameliyatı şu durumlarda uygulanır:
  • Açık kırıklarda
  • Çoklu kemik kırığında
  • Fibula kırığının eşlik etmesi nedeniyle
  • Ufalanmış kırıklarda
  • Uzuv uzunluğunda dengesizlik nedeniyle

Cerrahinin gerekli olmadığı veya mümkün olmadığı durumlarda şu tedaviler kullanılabilir:

  • Kemiği yerinde tutmak, hareketini engellemek ve iyileşmesini sağlamak için atel veya alçı.
  • Kemiğin iyileşmesi esnasında kaymaları önlemek için çeşitli fonksiyonel destek ürünleri.

Tibia fraktürü ile birlikte fizik tedavi ve evde yapılacak egzersizler gerekebilir. Egzersizler sayesinde iyileşme süreci hızlanacak ve yaşam kalitesine kavuşma hızı artacaktır.

Tibia kırığı iyileşme süreci/süresi birçok faktöre bağlıdır. Kırığın ciddiyeti bu konudaki en önemli belirteçtir. Tibia kırığı genellikle 4-6 ay içerisinde iyileşir.

Tibia kırığı iyileşme süreci şu faktörlere bağlıdır:

  • Kırığın ciddiyeti
  • Ek yaralanmanın bulunması
  • Hasta yaşı
  • Kişinin sağlık durumu
  • Doktor önerilerinin ne kadar dikkate alındığı
  • Açık veya kapalı kırık olması
  • Ameliyat gerekip gerekmediği
  • Fizik tedaviye duyulan ihtiyaç süresi
  • Kemik iyileşmesini etkileyen diğer hastalıklar

İyileşme süresi bazen daha uzun olabilir. Kırığın ciddiyeti, altta yatan hastalıkların varlığı, enfeksiyon gelişimi gibi nedenlerle tibia kırığı daha geç iyileşebilir.

Tibia kırığının tedavisinden sonra doktorunuzun önerilerine önem vermelisiniz. Yürüme, egzersiz ve diğer fiziksel aktivitelere ne zaman döneceğinizi doktorunuz belirleyecektir.

İyileşme sürecinin ilerleyen aşamalarında fizik tedavi ve egzersizler ile tibia kemiği güçlendirilir. Kalçaları, baldırları ve uyluğu güçlendiren egzersizler ile tibia üzerine düşen yük azaltılır.

Tibia kemiği kırığı nedeniyle bacağınız bir süre alçıya alınabilir. Alçı veya atel çıkarıldığında, bacağınızın zayıfladığını ve eklemlerin sertleştiğini farkedeceksiniz.

Kırılan bacağın gücünü kazanabilmesi ve eski esnekliğini yeniden sağlayabilmesi için fizik tedavi ve egzersizlere ihtiyaç duyulacaktır.

Fizik tedavinizi yapacak uzman, sizin için en iyi tedavi planını belirlemek için çeşitli ölçümler yapılacaktır. Bu ölçümlerden bazıları şunlardır:

  • Eklem hareket açıklığı
  • Yürüme ve taşımanın değerlendirilmesi
  • Ağrı ve ağrının toleransı
  • Bacağın kuvveti – gücü
  • Cerrahi dokunun değerlendirilmesi
Tibia kırığının fizik tedavisi, ayak bileğinin güçlendirilmesi ve hareket yeteneği kazandırılması ile başlar. Kırık bacağa ağırlık verilecek kadar güçlendiğinde yürüme ve basma egzersizlerine başlanır.

Fizik tedavinin diğer parçası dengedir. Dengeli ve yardımsız yürüyebilme yeteneğinin kazandırılması için ek egzersizler yapılır. Tibia kemiğinin rehabilitasyonu ve fizik tedavisi için evde yapacağınız egzersizler de sizinle paylaşılacaktır.

Tibia kırığı oldukça sık görülen kırıklardan biridir. Genellikle 6 ay içerisinde iyileşir. Bazı nadir durumlarda bu süre 12 aya kadar uzayabilir.

Bazı nadir durumlarda tibia kırığına bağlı komplikasyonlar oluşabilir. Bunlar:

  • Ameliyattan kaynaklanan komplikasyonlar
  • Yeniden bir veya birden fazla ameliyat gerekliliği
  • Kas veya yumuşak doku yaralanması
  • Sinir veya damar yaralanması
  • Kompartman sendromu
  • Cerrahi bölgede gelişen enfeksiyon
  • Osteomiyelit
  • Kemik iyileşmesinin gecikmesi

Tibia kemiği kırığı çoğu zaman başarı ile tedavi edilir. Tibia kırıklarında komplikasyona çok az rastlanır. Altı ay içerisinde çoğu hasta tamamen iyileşir ve günlük aktivitelerine döner.

11 Şubat 2021

Covid-19 pandemisinin tüm dünyayı etkisi altına alması ile birlikte sıklıkla duyulan entübasyon ve entübe hasta terimleri, solunum cihazına bağlı olan hastalarla ilgili olarak kullanılan kavramlardır. Koronavirüs veya solunum yolunu etkileyen farklı bir enfeksiyon hastalığı, akciğer hastalıkları ve genel olarak solunum yetersizliğine yol açan birçok hastalıkta entübasyon uygulaması gerekli olabilir.

İçindekiler

Entübe Nedir?

  • Ses tellerinin zarar görmesi
  • Kanama ve enfeksiyon gelişmesi
  • Boğazda veya soluk borusunda yara oluşumu
  • Diş ve diş etlerinin zarar görmesi
  • Ödem ve sıvı birikimi
  • Göğüs boşluğunda doku yırtılması

Tüm bu kompikasyonların gelişme olasılığı, obezite hastalarına uygulanan entübasyonlarda önemli ölçüde yükselir. Bununla birlikte boğaz ağrısı, yutkunma ve konuşma güçlüğü, sinüzit ve zatürre gibi komplikasyon riskleri tüm entübasyon işlemleri için değişen oranlarda söz konusudur.

Entübe ve Yoğun Bakım Arasındaki Fark Nedir?

Covid-19 pandemisinin başlangıcından bu yana yeni pozitif vaka sayıları, ağır vaka sayısı, yoğun bakım ve entübe hasta sayıları gibi veriler günlük olarak paylaşılmaktadır. Bununla birlikte normalde sağlık personelleri haricinde çok fazla kişi tarafından bilinmeyen entübe hasta, yoğun bakım hastası gibi kavramlar günlük yaşamda sıklıkla kullanılmaya başlamıştır. Özellikle koronavirüs özelinde birbiri ile sıklıkla karıştırılan entübe ve yoğun bakım farkı tam olarak bilinmemektedir. Entübe, yani halk arasında entübe cihazı olarak da bilinen ventilasyon cihazına bağlı hastalar genellikle yoğun bakım koşullarında takip edilir. Fakat her yoğun bakım hastası entübe hasta değildir. Solunum işlevini kendi başına yeterli olarak yerine getirebilen hastalarda entübasyon gerekmez. Fakat entübe olmamasına karşın hasta, hastalığına ilişkin herhangi bir risk durumu nedeniyle yoğun bakımda takip edilebilir. Entübe hastaların yatış şekli, hekimler tarafından hastanın durumuna göre belirlenebilir ve zaman zaman değiştirilebilir. Bazı hastalar entübasyon süresince yüz üstü yatırılır. Bazı hastalarda ise klasik sırt üstü yatış pozisyonu tercih edilebilir.

Entübe Kaç Gün Sürer?

Covid-19’da ve solunumu etkileyen diğer birçok hastalıkta, hastalığın ağır geçirilmesi halinde kişinin belirli bir süre entübasyon yolu ile mekanik ventilasyon alması gerekebilir. Genel olarak enfeksiyon hastalıklarında öncelikle ilaç tedavileri ve diğer tedavi seçenekleri denendikten sonra halen sonuç alınamadığında entübasyona başvurulur. Dolayısıyla Covid-19 hastalarında hastayı entübe etmek antiviral ilaçlar, antikoagülan (kan sulandırıcı) ilaçlar, tamamlayıcı oksijen tedavisi gibi birçok tedavi yönteminin yeterli sonucu vermemiş olduğu durumlarda uygulanan bir prosedürdür. Entübasyonun kaç gün süreceği tamamen hastanın durumuna bağlıdır. Bazı hastalarda entübasyon yalnızca birkaç gün gerekli olurken bazı ağır hastalarda entübasyonun haftalarca devam etmesi gerekebilir. Hastanın entübe olarak kaldığı süreç ne kadar uzarsa komplikasyon gelişme olasılığı da o oranda artar. Uzun süre entübasyon altında kalan hastalarda hava yollarında daralma ve akciğerlerin solunum desteğine bağımlı hale gelmesi gibi riskler gelişir. Bu nedenle birkaç hafta içerisinde iyileşmeyen hastalarda trakeostomi gibi farklı yöntemlere başvurulması gerekebilir. Trakeostomide doğrudan soluk borusuna açılan bir yol yardımıyla solunumun gerçekleştirilmesi mümkün hale gelir. Uzun süre entübasyon altında kalan hastalarda özellikle de tükrük aspirasyonu gibi nedenlerle gelişebilecek enfeksiyonların önemli ölçüde azaltılabileceği düşünülmektedir. Bu durum hastanın yoğun bakımda kalış süresini belirgin bir şekilde etkilememesine karşın komplikasyon riskinin azaltılmasında oldukça etkilidir.

Entübe Olan Hasta İyileşir mi?

Uzm. Dr. Hatice Derin KOBAL “Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.”

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации