Андрей Смирнов
Время чтения: ~26 мин.
Просмотров: 0

Tьm Koyun Hastalэklarэ, Belirtileri ve Tedavi Yollarэ

Giriş Yap Hoşgeldiniz! Hesabınızda oturum açın. Şifreni mi Unuttun? Yasal Uyarı ve Kullanım Sözleşmesi Şifre kurtarma Şifrenizi Kurtarın Email adresine yeni bir şifre gönderilecek. image Önceki İçerikKifoz (Kamburluk) Nedir? Belirtileri Ve Tedavisi Sonraki İçerikAyak Bileği Sinir Sıkışması Nedir? Belirtileri Ve Tedavisi

Genel Sağlık Kategorileri
imageKADIN ERKEK
Çocuk Sağlığı ve Hast.. Aile ve Toplum Sağlığı
Sağlıklı Yaşam Spor ve Egzersız
Diyet Kadın Hast.
Kadın Hast. Jinekoloji
Doğum Doğum
Kısırlık – Tüp Bebek Biyokimya
Hastalıklar
Ağız Hast. Akc. – Solunum Hast.
Bağırsak – Sindirim H. Bel Hastalıkları
Beyin/Nörolojik Hast. Böbrek Hast.
Bulaşıcı Hast. Kalp-Damar Hast
Deri/Cilt Hast. Enfeksiyon Hast..
Göz Hast. Hormonal Bozukluklar
İç Hastalıklar (Dahiliye) İdrar Yolu Hast.
İskelet – Kas sist. H Kalıtsal (Genetik) H.
Hematolojik (Kan) Hast. Karaciğer Hast.
Kemik – Ortopedik H. Kulak-Burun-Boğaz H.
Meme ve Hastalıkları Ruhsal – Sinirsel H.

Gündem ve Haberler

    0-12 ay   2-3 yaş
   12-18 ay   3-5 yaş
   18-24 ay   5-13 yaş
  • Günlük Kalori İhtiyaci
  • Vücut Kitle İndexi
  • Tahmini Doğrum Tarihi Hesap Aracı
  • Gebelikte İdeal Kilo Alım Hesap Aracı
  • Besin Kalori Değerleri
  • Sağlıklı Yaşam

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tanıtım yazıları

Akciğerler temel solunum organlarımızdır. Göğüs kafesinin iki yanında bulunan akciğerler, oksijeni kana verip, karbondioksiti kandan atmakla da görevli olan hayati değeri olan organlarımızdır.

Tıp literatüründe akciğer kireçlenmesi veya akciğer kalınlaşması diye bir hastalık yoktur. Halk arasında çeşitli akciğer hastalıkları için bu terimler kullanılabilir. Ancak belki akciğer sertleşmesi () kastedilmiş olabilir. Çünkü bu hastalık için halk arasında “akciğer zarı kalınlaşması” tanımı kullanılır.

Bazı durumlarda romatoit artrit gibi başka hastalıklara eşlik edebilir. Çeşitli mesleklerde çalışanlarda bu hastalığa maruz kalabilir.  Silikoz, asbestoz gibi mesleki hastalıklar bazen sarkoidozdan olabilir, bazen de sebebi bilinmeyen bir hastalık olarak karşımıza çıkar.

Akciğer zarı kalınlaşması ise akciğerlerin yüzeyini ve göğüs duvarının iç kısmını döşeyen zarın kalınlaşmasıdır.

Akciğer zarları arasında sıvı toplanmasına yol açan her türlü hastalıktan sonra zarda kalınlaşma meydana gelebilir. Günümüzde nadir olarak görülse de tüberküloza bağlı zar kalınlaşmalarına da rastlanır.

Türkiye’ de genellikle Güneydoğu’nun bazı illerinde “beyaz toprak” adıyla bilinen bir tür mineral yani (asbest, erionit) solunması da akciğer zarları arasında sıvı toplanmasına, zarın kalınlaşması ve kireçlenmesine yol açabilir. Güneydoğu’da asbesli topraklarla sıva yapılır.

Köylüler bu beyaz toprağı badana yapmak için, evlerinin damına sermek için kullanırlar. Zararlarından habersiz oldukları bu toprağın havaya karışan ince lif şeklindeki tanecikleri solunum yolu ile akciğer zarına kadar yerleşerek organı tahriş ediyor. Sonucunda da ve zar kalınlaşmasına yol açabiliyorlar.

Diyarbakır’ ın bazı ilçelerinde akciğer zarı kalınlaşması olan pek çok hasta vardır.  Bu gibi şikayetler olduğunda yapmanız gereken bir üniversite hastanesinin göğüs hastalıkları bölümüne başvurmaktır.

  1. Anasayfa
  2. Sağlık
  3. Kireçlenmeye kesin çözüm

02 Eylül 2009 Çarşamba   Saat: 10:18

İnsanoğlunun kireçlenmeye karşı kendi bünyesinde sigortası olduğunu biliyor muydunuz ?

Eklem kireçlenmesi dünyada en sık görülen eklem rahatsızlığı. Hareket ederken ağrıya yol açan hastalık, kadınlarda dizlerde ve ellerde, erkeklerde ise kalçada daha sık görülüyor. Eklem kireçlenmesiyle baş etmenin en etkili yolu ise bilinçli egzersiz Eklem kireçlenmesi hareket etmeyi işkenceye çeviren ancak egzersizle önlenebilen bir hastalık. Prof. Dr. Murat İnanç, kireçlenmenin nasıl oluştuğunu, nasıl tedavi edildiğini ve önlemele yöntemlerini anlattı. Eklem kireçlenmesi nedir? Eklem kireçlenmesine biz tıp dilinde osteoartrit diyoruz. Bu hastalık, eklemlerin yüzeylerinde ve aynı zamanda altındaki kemikte hasara yol açarak eklemin görevini yapamamasına neden olur. Kireçlenme terimi aslında bu hastalığın sadece bir bölümü olan kemiklerdeki büyüme ve çıkıntılar oluşmasını ifade eder. Oysa hastalık bunun ötesinde eklem yapısında önemli bozulmalara yol açar. Ne tür sorunlar oluşturur? Kalça, diz, parmaklar gibi kemiklerimizin karşı karşıya geldiği ve eklemleştiği bölgelerin yüzeyinde kıkırdak olarak isimlendirilen süngerimsi bir doku bulunur. Bu doku ekleme yük bindiğinde, yükü azaltıcı bir rol oynar. Osteoartritli bir hastada kıkırdak dokusu ince ve düzensiz hale gelir. Buna karşın kıkırdağın altındaki kemik dokuda kireçlenme yani kalınlaşma oluşur. Bu değişiklikler eklemin yapısının ve mekaniğinin bozulmasına, hareketinin kısıtlanmasına neden olur. Bunun sonucunda da eklemlerde şekil bozukluğu ortaya çıkar. Bazı hastalarda eklemde değişiklikler olmasına karşın şikâyetler geri planda olabilir. Buna karşın hastaların önemli bir bölümünde özellikle hareketle eklem ağrıları ve hareket kısıtlılığı ortaya çıkar. Osteoartrit sonuçta kalp yetersizliği ya da böbrek yetersizliği gibi ‘eklem yetersizliği’ olarak yorumlanabilir. Sık rastlanan bir sorun mu? Osteoartrit dünyada en sık görülen eklem hastalığıdır. Kadınlarda dizlerde ve ellerde daha sık görülürken, erkeklerde kalçanın tutulmasına daha çok rastlanır. Yaşlanmayla sıklığı artar. Farklı tipleri var mı? Osteoartrit sonuçta aynı bozukluklarla karşımıza çıksa da tek bir hastalıktan çok, değişik nedenlere bağlı gelişen farklı şekilde seyirleri olan bir hastalıklar topluluğudur. Buna bağlı olarak her osteoartriti olanda aynı belirtiler olmaz ve hastalık kişiden kişiye farklar gösterir. Mesela bazı hastalarda tek bir diz eklemi hastalanırken, başka bir kişide her iki elin birçok ekleminde hastalık görülebilir. Hastaların bir bölümünde sadece omurga eklemlerinde bozukluklar görülür ve buna bağlı olarak bel ağrıları ortaya çıkabilir. Sebepleri nelerdir? Osteoartitli bir hastada çoğunlukla buna yol açan belli bir neden bulunamaz, bu durumda ‘birincil’ osteoartrit düşünülür. Bazı hastalarda ise eklem kireçlenmesine, bozulmasına yol açan neden tanımlanabilir. Bazen kanın yapısı ya da hormonlarla ilgili bozukluklar, özel kalsiyum kristallerinin birikmesi altta yatan sebep olabilir. Ayrıca eklemle ilgili kalça çıkığı gibi doğumsal bozukluklar da eklem kireçlenmesine yol açabilir. En önemli etkenlerden biri de, eklemin maruz kaldığı darbelerdir. Bu darbeler hastalığı başlatıcı etki gösterebilir. Bu durumda ‘ikincil’ yani başka bir hastalık sonrası ortaya çıkan osteoartrit teşhisi konur. İltihaplı romatizmalara bağlı eklem hasarları zaman içinde osteoartrite yol açabilir. Benzer şekilde çeşitli nedenlerle yapılan eklemle ilgili ameliyatlar sonrasında da osteoartrit gelişebilir. Hastalığı kolaylaştırıcı faktörler var mı? Yıllardır yapılan araştırmalara rağmen osteoartritin gelişmesindeki nedenler tam olarak çözülemedi. Fakat bugün geçmiş yıllara oranla bu hastalığın gelişmesini kolaylaştırıcı faktörler çok daha iyi biliniyor. Nadir olarak gençlerde de görülmesine karşın osteoartit yaş ilerledikçe ortaya çıkma ihtimali artan bir hastalık. Dizlerde gelişen osteoartritte en belirgin risk faktörü şişmanlıktır. Şişmanlık sadece eklem üzerindeki yükü artırmıyor, aynı zamanda vücutta yaptığı kimyasal değişiklerle de eklem kireçlenmesini ortaya çıkarıyor. Hastalığın kadınlarda menopoz sonrası gelişmesinde hormonal faktörlerin de rolünü düşündürüyor. Fakat bu konu tam aydınlığa kavuşturulamadı. Eklem kireçlenmesi ve kemik erimesi arasında ilişki var mı? Eklem kireçlenmesi ve osteoporoz (kemik erimesi) genellikle aynı hastada görülmez. Osteoartritli hastalarda kemik yoğunluğunun daha yüksek olduğunu gösteren çalışmalar var. Buna karşın osteoartritli kişilerde şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kanda ürik asit yüksekliğine daha sık rastlanıyor. Bütün bu hastalıkların kökeninde şişmanlık olabileceği gibi ortak bir hastalık mekanizması da olabileceği yönünde görüşler var. Kireçlenme hangi eklemlerde görülür? En sık boyun ve bel bölgeleri, kalçalar ve dizler, el ve ayak başparmağı eklemleri ve diğer el parmaklarının eklemlerinde görülür. Hastaların bir bölümünde sadece el eklemleri, bir bölümünde diz eklemleri veya sadece kalça eklemleri hastalanabilir. Bazen tek bir eklem tutulabilir. Osteoartrit özellikle bazı kadın hastalarda bütün bu sözünü ettiğimiz eklemleri tutabilir bu duruma yaygın osteoartit denir. Belirtileri nelerdir? Osteoartrit eklem ağrılarına neden olan hastalıkların başında gelir. Hastanın hekime gitmesine yol açan en önemli neden ağrıdır. Tutulan eklemlerde ağrıya ilave olarak hareket ettirmekte güçlük, zaman zaman veya bazen sürekli olarak şişlik ortaya çıkabilir. Şikâyetler başlangıçta genellikle tek taraflıdır. Fakat şikâyet olmayan tarafta da hastalık belirtileri sık olarak bulunur. Zaman içinde eklemler çevresindeki kemiklerde büyüme ve çıkıntılar meydana gelebilir. Bunlara ek olarak eğer dizler hastaysa gözle fark edilebilecek şekilde eklemin normal duruşu bozulur. Bütün bunlar eklemlerde şekil bozukluğuna neden olur. Evet. Daha önce olmayan sesler çıtırtı şeklinde ortaya çıkabilir, eklemlerde hareket sırasında takılma hissi olabilir. Hastada duruş bozukluğu, eklemlerde hassasiyet, hareket kısıtlılığı, eklemlerde hareket sırasında, yürüme esnasında güvensizlik ve eklemde boşalma hissi ortaya çıkabilir. Bütün bunlar eklemin yaptığı hareket açısından yetersiz olduğunu ortaya koyan belirtilerdir. Osteoartriti iltihaplı eklem hastalıklarından ayıran en önemli özellik, hastanın genel sağlığında bozulmaya yol açmamasıdır. Buna karşın ileri yaşta görülmesi kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi hastalıklarla birlikte bulunması olasılığını artırıyor. Nasıl teşhis edilir? Hastanın hekim tarafından değerlendirilmesi genellikle teşhis konulması için yeterli. Osteoartitli hastalarda eşlik eden bir hastalık yoksa kan testlerinin normal sınırlarda olması beklenir. Bazen kanda iltihap olduğunu gösteren testlerde hafif yükselmeler olabilir. Hastalık iç organları etkilemez. Eklemde sıvı birikimi (şişlik) miktarı çok olduğunda hekimler eklem sıvısını boşaltarak inceleme yapabilir. Artrit yapan birçok hastalıkta uygulanan bu yöntem hekimler tarafından bir kez kullanılıp atılan malzemelerle ve mikroplar için gerekli önlemler alındıktan sonra uygulanmalı. Eğer bu kurallara dikkat edilirse hastaya zarar vermez veya eklemin daha çok hastalanmasına neden olmaz. Hekim gerekli gördüğünde tanı amaçlı olarak bilgisayarlı tomografi, MR gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Peki nasıl tedavi edilir? İlk aşamada hastaya bilgi verilmesi gerekli. Tedavi konusunda hastanın özelliklerine ve osteoartit ile birlikte bulunan diğer sağlık sorunlarının durumuna göre karar verilir. Hastalığın ortaya çıkmasını, ilerlemesini ya da tamamen ortadan kalkmasını sağlayacak bir ilaç tedavisi yok. Buna karşın ağrının azalmasını sağlayan tedaviler yapılabilir ve hastalığın ilerlemesini önleyebilecek tedbirler alınabilir. Tedavide amaç hastanın günlük yaşamını ağrısız sürdürmesi ve günlük işlerini kısıtlama olmadan yapabilmesi yani fonksiyonunu korumasıdır. Hastanın değerlendirilmesinde osteoartrit ile birlikte görülebilecek yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi sağlık sorunlarının dikkate alınması çok önemli. Kalçalar, dizler ve ayaklarda görülen osteoartritin gelişiminde önemli bir faktör olan şişmanlıkla mücadele edilmeli ve uygun bir diyet yapılmalı. Egzersizin önemi nedir? Hastalar uygun egzersizlerle kas güçlerini artırarak osteoartrit ile çok daha iyi mücadele edebilir. Eklem üzerindeki yükün azaltılması tedavide çok önemli. Gerektiği kadar egzersizin de olduğu bir tedavi planı yapılmalı. En uygun egzersizler hangileri? Hastalığı ilerlemiş olanlarda en uygun egzersiz programının seçilmesi uzmanlık gerektirir. Hastalığın erken dönemlerinde ise yoğun olmayan yürüyüş ve yüzme çok yararlıdır. Bazı hastalara hareketi kolaylaştırmak için ortopedi veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanları tarafından yardımcı cihazlar önerilebilir. Eklemin şiş, sıcak olduğu durumlarda soğuk uygulama çok yararlı olabilir. Gereken hastalarda fizik tedavi yöntemleri uygulanabilir. Tedavide hangi ilaçlar kullanılıyor? Ağrılı eklemler için bazı kremler, basit ağrı kesicilerden yararlanılıyor. Ağrılar şiddetli olduğunda iltihap önleyici özelliği olan romatizma ilaçları kullanılabilir. Bu gruptaki romatizma ilaçları uzun süre alınırsa iç organlarda çeşitli yan etkiler ortaya çıkabilir. Bu nedenle ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalı. Uygulanan yöntemlerden biri de, eklem içine veya çevresine yapılan iğneler. İğne tedavisinde en sık kortizonlu ilaçlar kullanılıyor. Bir uzman tarafından gerekli steril koşullarda yapılırsa yarar sağlar. Ayrıca yan etkileri de azdır. Ancak her enjeksiyonda olduğu gibi alerji, bölgesel küçük kanamalar gibi istenmeyen etkiler görülebilir. İğne tedavisinde kullanılan ilaçlardan biri de, hyaluronat preparatlarıdır. Hyaluronat eklemde bulunan bir maddedir eklemi hareketlerini kısa bir süre kolaylaştırıcı etki gösterir. Uzun dönem yararlı olduğu hastalar da var. Bu ilaçların genellikle haftada bir kez, arka arkaya üç-beş enjeksiyonla uygulanır. Ameliyat ne zaman gerekli? Tıbbi tedavilerden yararlanmayan ya da hastalığı ilerleme gösteren hastalarda ameliyat gerekli olabilir. Ameliyatla sürekli ağrı ve fonksiyon kayıpları önlenebilir. Ameliyat hastalığın durumuna, yerine göre kapalı veya açık olarak uygulanabilir. Hastaların bir bölümünde özellikle hasta eklemin (özelikle diz ve kalça) tamamen değiştirilmesi gerekebilir. Bu durumda ileri teknolojiyle üretilen protez ameliyatları yapılması gerekir. Bu ameliyatlar ortopedi uzmanları tarafından ülkemizde başarıyla uygulanıyor. Radikal / Özgür Gökmen ÇELENK

KİREÇLENME (OSTEOARTRİT)

Eklem iltihaplanması veya kemik iltihaplanması olarak bilinen halk arasında kireçlenme(osteoartrit) olarak bilinen rahatsızlık diz ağrısının dünyadaki en sık sebebidir. 45 yaş üstü kişilerde görülen ve eklemlerde kıkırdak hasarına sonucu gelişen kireçlenme eklem yüzeyleri arasındaki açıklığın azalması sonucu eklemlerde şişme, eklem sertliği ve ağrılara neden olur. Kireçlenme (osteoartrit) ilerleyici bir hastalık olup zamanla bağlar,eklem kapsülü ve sinovyal zar hasar görür.

KİREÇLENME NEDEN OLUR ?

Diz kireçlenmesi neden olur ? diz femur ve tibia isimli iki kemiğin uçlarının birleşmesinde bulunan bir eklem olup temel görevi yük taşımaktır. Femur ve tibia kemiklerinin uçlarında bulunan kıkırdak yapı eklemin şok emilimini sağlamanın yanında beslenmesini sağlar. Yaşlanma , diz sakatlıkları, kas kuvvetindeki azalma ve yükün eşit dağılamaması kıkırdak hasarına yol açarak diz ekleminin iyi beslenememesi sonucu eklem açıklığının azalarak ağrılara, bazı hareketlerin yapılamamasına neden olur . Kireçlenme ilerleyici bir hastalık olup kıkırdakların tamamen hasar görmesi sonucu kemiklerde aşınmaya başlayarak hareket kısıtlıklıklarına yol açar.

KİREÇLENMENİN NEDENLERİ ?

İnsan vücudu hareket etmek üzere özelleşmiş olup hareketsizlik ve hareketsizlik sonucu gelişen durumların tamamı kireçlenmeye neden olmaktadır. Dünya genelinde 45 yaş ve üstü kişilerde kireçlenme sık ortaya çıkmaktadır. Genel olarak kireçlenme nedenleri :

KİREÇLENME BELİRTİLERİ

Kireçlenmenin belirtilerinin temelinde günlük hayatta yapılan  hareket veya işlerin başlangıcında ağrı , ilerleyen kireçlenme belirtilerinde  hareket esnasında ağrı ve en son aşamadaki kireçlenme belirtileridir ise hem hareket esnasında hemde dinlenme esnasında geçmeyen ağrılardır. Kireçlenme sonrasında günlük işler yapılırken ağrı hissedilir(örneğin oturmadan kalkarken,merdiven çıkarken,topuklarınızın üzerine oturamama gibi), bazı hareketler tam yapılamaz (dizin tam bükülememesi gibi) diz hareketleri esnasında dizden çıtırdama seslerinin gelmesi, soğuk ve nemli havalarda dizde ağrı ve diz çizgisine dokunmada ağrı en sık kireçlenme beliritileridir.

KİREÇLENMENİN DERECELERİ

Diz kireçlenmesinin 5 aşaması :

Akut aşama : diz sağlıklıdır,ağrı veya fonksiyonda kayıp yoktur. 1. derece kireçlenme : bu aşamada küçük bir kemik büyümesi olsada herhangi bir ağrı veya bir rahatsızlık oluşmaz. 2. derece kireçlenme : semptomlar ilk bu aşamada görüleye başlar.uzun süren yürüyüşler sonrasında ağrı ilk belirtidir.Röntgen bulgusunda kıkırdak sağlıklıdır. 3. derece kireçlenme : bu aşamada ağrılara eklem sertliğide eşlik etmeye başlar.Uzun süre oturduktan sonra ve sabahları tutukluk yaşanır.kemikler arasındaki kıkırdak bu aşamada hasar görmeye başlamıştır.kemikler arasındaki boşluk küçülmeye başlamıştır. 4. derece kireçlenme : kireçlenmenin en ciddi aşamasıdır.Kemikler arasındaki eklem boşluğu önemli ölçüde azalır.Kıkırdak neredeyse tamamen kaybolur.Sinovyal sıvı azalır. Bu yüzden hareket etmede ve yürüyüşte çok fazla ağrı ve rahatsızlık hissedilir.

KİREÇLENME (OSTEOARTRİT) TEDAVİSİ

Kireçlenme eklemde herkesde aynı şekilde ilerlesede herkesin vücut yapısı farklı olduğu için kişisel etkilenimlerde farklıdır. Bu yüzden kireçlenme tedavisinde belirtilerin azaltılması için genel tedavi yaklaşımı uygulanırken kireçlenmenin yavaşlatılması ve tedavisi için özel tedavi programı uygulanmalıdır.

Ağrı kireçlenmede en belirgin semptomdur. Ağrıların azalması için kas güçlendirme egzersizleri(dirençli egzersizler) ve aerobik egzersizler en etkili egzersiz türüdür. Doğru egzersizlerin doğru bir şekilde yapılması için birebir fizyoterapist eşliğinde yapılması gerekmektedir.

Hidroterapi : ağrının azalmasında havuzda veya suda yapılan egzersizlerin etkili olduğunu bilimsel çalışmalar göstermektedir . Kireçlenmenin en sık yük taşıyan eklemlerde gelişmesi yüzünden egzersizler kademeli olarak yapılmalıdır ve önce su içinde başlanılması önerilmektedir.

Manuel Tedavi : kireçlenme fizik tedavisinde kullanılan manuel terapi ağrının ve eklem hareketinde kısıtlılıkların ortadan kaldıırlıması için etkili bir yoldur. Ancak manuel terapi ancak egzersiz ile birlikte kombinlendiğinde etkilidir.

Masaj : günümüze kadar normal dize veya ağrılı bölgeye yapılan masajın kireçlenme tedavisine hiçbir faydasının olmadığı belirtilmiştir. Ancak overactive kasların gevşetilmesi için masaj etkili bir yöntemdir.

Sıcak uygulaması : Sıcak uygulamasının aksine SOĞUK (buz masajı) eklem hareket açıklığını arttırmak ve fonksiyonların iyileştirmesinde etkili olarak kullanılmalıdır.

Kireçlenme fizik tedavi : kireçlenme fizik tedavisinde kullanılan elektroterapi (tens) ağrıların azalmasında ve fiziksel fonksiyonun arttırılmasında etkili olmasına rağmen ultrasonun kireçlenme üzerine hiçbir etkisi yoktur.

Brace : Diz Kireçlenmesinde kullanılan brace’ler ağrıların azalmasında ve ağrısız hareketlerin yapılmasını sağlayan en etkili yöntemlerden biridir. Dizin iç ve dış kenarından ayarlanabilerek dize mükemmel bir destek aralığı yaratır.Videoda brace’in nasıl etki oluşturduğunu görebilirsiniz.

KİREÇLENME AĞRISINI AZALTACAK EN İYİ 10 EV EGZERSİZİ

videoda gösterilen şekilde ve tekrarda yapacağınız egzersizler kireçlenmenin ilerlemesini ve ağrılarınızın azalmasına faydalı olabilir.Egzersizleri yaparken kesinlikle dizde ağrınız oluşmamalı ve kendinizi zorlamamalısınız.

4 dakika

El Şişmesi: Sebepleri ve Tedavi Yöntemleri

Son Güncelleme: 24 Şubat, 2022

Daha önce hiç ellerinize bakıp, parmağınızdaki yüzüğün cildinize baskı uyguladığını, parmaklarınızın şiş göründüğünü ve bambaşka bir renk aldığını fark ettiniz mi? Peki el şişmesi neden kaynaklanır?

Ellerinizin şişmesine neden olan birçok faktör vardır. Bunlardan çoğu pek ciddi olmasa da, bazıları çeşitli hastalıkların habercisi olabilir. El şişmesi ile ilgili olabilecek sebepleri ve tedavi yöntemlerini yazımızın devamında bulabilirsiniz.

Elleriniz Neden Şişer?

Bu olay aslında tahmin ettiğinizden daha sık karşılaşılan bir durumdur. Bazen kısa bir süre yürüdükten sonra hafif bir karıncalanma hissedip ellerinize baktığınızda, şiştiklerini görürsünüz.

Esasen bu durum dolaşımla alakalıdır. Egzersiz yaparken ellerinize daha çok kan pompalanır ve bu da şişmelerine neden olur. Diğer yandan, eğer sadece tek bir parmak şişmişse, bu bir çeşit sakatlanmadan veya enfeksiyondan kaynaklanmış olabilir.

Ancak şişkinliğin eklemlerden kaynaklı bir problem sonucunda meydana gelip gelmediğinden her zaman emin olmalısınız. Gelin meseleye biraz daha yakından bakalım.

Yırtılma veya kesik yaraları

Elinizi bir yere mi çarptınız? Yoksa bir yere mi sıkıştırdınız? Ya da bir köpek tarafından ısırıldınız mı? Bu tür olaylar genellikle oldukça açıktır; ancak bazen elinizi bir yere vurur ve bunu pek önemsemezsiniz. Sonuç olarak birkaç saat içinde şişkinlik oluşmaya başlar.

Bağ doku ve kıkırdak yaralanmaları:

Eğer işiniz birbirini tekrarlayan şeyler içeriyorsa, el ve parmaklarınızla defalarca aynı hareketleri yapmanız gerekiyorsa, günün sonunda el şişmesi yaşanabilir. Bu durum kıkırdak yaralanmaları sonucunda oluşur.

Bursitis

Bursitis, eklemlerde oluşan şokları emen ve eklemleri koruyan keseciklerde oluşan şişkinlik anlamına gelmektedir. Bu çok ağrılı bir durumdur; çünkü hastanın parmağı tam olarak eklem bölgesinden şişer. Bazen ağrılı ve ufak bir yumru oluşabilir.

Karpal tünel sendromu

Özellikle kadınlarda sıklıkla görülen bu ağrılı durum, muhtemelen size tanıdık gelecektir. Bilekten geçen sinirler üzerinde baskı oluşur ve sıklıkla el şişmesi, his kaybı ve hatta sertlik hissine neden olur. Çok ağrılı bir durumdur.

Ganglio

Bu durum eklem veya tendonların üst kısımlarının büyümesi veya şişmesiyle oluşur. Buradan da parmaklara kadar ulaşarak şişmeye yol açabilir.

Enfeksiyon

Bu ihtimali kesinlikle aklınızdan çıkarmamalısınız. Streptococcus aureus olarak bilinen ve parmaklarda şiddetli şişkinliklere neden olan bir bakteri vardır. Çok ağrılıdır ve hatta ateşlenmenize bile yol açabilir.

Paronişi

Bu durum sadece tek bir parmağı etkilediği için mutlaka dikkatinizi çekecektir. Tırnağa yakın bir noktada oluşan ve özellikle tırnak çevresinin şişmesine neden olan çok ağrılı bir enfeksiyondur. Hatta irin bile oluşturabilir.

Romatoid artrit

Ne yazık ki çok karşılaşılan bir durum olduğu için, ellerinizin şişmesine neden olan faktörü ararken mutlaka aklınızda bulunması gerekir. Eklemleri etkileyen ve doğuştan gelen kronik bir bağışıklık hastalığıdır. Oldukça sık olarak, parmaklarda oluşan şişkinlik ve ağrıyla birlikte görülür.

Septik artrit

Bu tip artrit, bir enfeksiyondur ve semptomları genellikle romatoid artritle aynı olduğu için ayırt etmesi çok zordur. Bu nedenle tedavisi için mutlaka bir doktora başvurmalısınız.

Bu yazımızı da okuyun: Ayak ve Bileklerde Şişme: Sebepleri ve Korunma Yöntemleri

Bir veya daha fazla parmağınız şiştiği zaman ortaya çıkan semptomlara dikkat etmelisiniz. Şişliğin tek bir parmakta mı, yoksa tüm elinizde mi olduğunu kontrol edin.

Eğer elinizin tamamı şişmiş ise, muhtemelen bir dolaşım problemi ya da karpal tünel sendromudur. Eğer şişkinlik tek bir parmakta ise, öncelikle el tırnaklarınızı kontrol edin.

Ardından parmağınızı herhangi bir yere vurup vurmadığınızı ve bir yaralanma olup olmadığını kontrol edin. Bir böcek ısırığından bile kaynaklanmış olabilir. Fakat şişkinlik beş günden uzun sürerse doktorunuzla görüşün.

El Şişmesi Nasıl Azaltılabilir?

Yukarıda açıkça belirttiğimiz gibi, eğer elinizdeki şişkinlik birkaç gün boyunca devam ederse, bir doktora görünmeniz gerekir. Ancak evde aşağıdaki ipuçlarını uygulayabilirsiniz:

1. Biberiye suyu ile soğuk ve sıcak banyo

Biberiye, eklem ve kıkırdak ağrılarını dindirmek için harikadır. Bir miktar sıcak suyun içine bu şifalı bitkiden iki dal atıp, ardından şişen parmaklarınızı üç dakika boyunca suyun içinde tutabilirsiniz.

Hemen ardından aynısını bir de soğuk suyla yapın. İki sıcaklık arasında geçiş yapınca, kan dolaşımınız hızlanacak ve böylece şişkinlik azalacaktır. Tedaviyi sonlandırmak için şişen parmaklarınıza birkaç damla biberiye yağı ile masaj yapabilirsiniz.

2. Bir diş sarımsakla şişkin noktaya masaj

Eğer parmaklarınızdaki şişkinliğin bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklandığını düşünüyorsanız bu yöntemi uygulayabilirsiniz. Bu bitki, şişkinliğin inmesine yardımcı olacak harika bir antibakteriyeldir.

3. Zencefil kökü ile bandaj

Bu şifalı kök, şişkinliğin inmesine yardımcı olabilir. Öncelikle, birkaç dilim zencefil kökünü rendeleyip, sıcak suyla karıştırın. Şişen parmaklarınızı birkaç dakika bu karışımın içinde tutun.

Ardından, rendelenmiş zencefili sudan çıkarın ve şişkinlik olan noktaya çok fazla bastırmadan sürün. Bu, şişkinliğe kesinlikle iyi gelecektir.

Umarız bu makalemiz ellerde oluşan şişkinliklerin nedenleri ve tedavileri hakkında size yardımcı olmuştur!

İlginizi çekebilir …

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации