Андрей Смирнов
Время чтения: ~42 мин.
Просмотров: 0

Тендинит тазобедренного сустава: причины болезни и ее лечение

Mide Bakterileri

Çeşitli etkenlere dayanarak musallat olduğu insanların önemli sorunlar yaşamasına ve büyük zararlar görmesine neden olan mide bakterileri, yerleştiği mukoza tabakasında çoğalarak zaman içinde salgıları sayesinde hücrelerin tahrip olmasına hatta bir çok önemli rahatsızlığın oluşmasına sebep olmaktadır.

Dünya genelinde her iki insandan biri mutlaka mide bakterilerine sahip olmaktadır. Normal şartlar altında mide suyunun agresif ve asidik ortamında mide bakterileri dışında herhangi bir organizmasının barınması mümkün değildir. Mideye mükemmel bir şekilde yerleşen helikobakter ismi de verilen mide bakterileri; sağlıklı insanlarda gizlenerek sinsi bir şekilde bağışıklık sistemi iyice zayıflayana kadar beklerler.

Kısaca helicobacter pylori ciddi rahatsızlıklara neden olan; eşsiz derecede zararlı bir bakteri çeşididir. Bu olağan dışı bakterinin midenin tahrip edici asidik etkisine karşı dayanıklılığı kanıtlanmıştır. Üremeleri sırasında mikro organizmalar çeşitli iltihabik süreçler oluşturarak hücrelerin yok olmasına sebep olmaktadır. Bunun sonuncunda da sadece ülser gastrit değil aynı zamanda kanser olayı da gündeme girebilmektedir.

Belirtileri

image

Mide Bakterileri Belirtileri

Midede bakterinin en sık karşılaşılan belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Mide bulantıları ve kusmalar
  • İştah kayıplarının ortaya çıkması
  • Açlık sırasında yoğunlaşan mide ağrıları
  • Yara oluşumları
  • Kırk sekiz saatten daha uzun süren ishal veya kabızlık gibi sindirim sisteminde ortaya çıkan bozukluklar
  • Gastrointestinal sistem iltihapları
  • Karın ağrıları
  • Halsizlik ve yorgunluk
  • Aşırı stres
  • Sıkça geğirme hissi
  • Ekşimeler
  • Mide de ağırlık hissi
  • Disfalji olarak da adlandırılan; yenilen yiyecekler veya içecekler sırasında yaşanan yutma güçlüğü
  • Kusmukta veya dışkıda kan oluşumu

Nedenleri

Midede bakteri oluşma nedenleri arasında en önemlilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Hijyen konusunda yapılan hatalar
  • Hastalıklı bir insanla öpüşmek
  • Enfeksiyon bulunan bir insanla aynı tuvaleti kullanmak
  • Hasta ile tabak, çatal, bıçak, bardak, havlu, çarşaf gibi aynı ev ve mutfak gereçlerini kullanmak
  • Kötü beslenme
  • Steril olmayan sulardan içmek
  • Ruj gibi makyaj malzemelerinin ortak kullanımı
  • Yeterli oranda yıkanmayan veya temizlenmeyen meyve ve sebzelerin tüketimi
  • Midesinde mikrop olan hastanın kalabalık bir ortamda hapşırması, balgam çıkarması, öksürmesi
  • Alkol ve sigaranın yoğun şekilde tüketilmesi
  • Steril edilmeyen tıbbi ekipmanların kullanılması
  • Kronik stres ve panik atakları

Uygulanan Tedavi Yöntemleri

Eskiden doktorlar ülser, gastrit gibi rahatsızlıkları; düzensiz bir hayat, yanlış beslenme gibi etkenlere bağlar buna dayalı tedavi sistemi uygularlardı. Genel olarak yapılan tedavide mide asitlerinin dengelenmesi ön plana çıkarılırdı. Kimsenin aklına mide içinde bir bakteri oluşacağı ve mide duvarlarını yok ederek bu rahatsızlıklara neden olacağı gelmediği için antibiyotik gibi rahatsızlığın ana kökünü tedavi edecek bir sistem uygulamak gelmezdi. Bu nedenle gastrit veya ülser gibi rahatsızlıkları olanlar tam anlamıyla iyileşmez sadece ilaç şirketleri kara geçerdi. Oluşan sıkıntı ve ağrı belirtileri uygulanan ilaçlara göre bir süre geriler daha sonra tekrar ortaya çıkardı. Oysaki helikobakter tedavisinde ana etken antibiyotik ilaçlar olmaktadır.

Bu rahatsızlıkların tedavisi; midedeki zararlı mikroorganizmaların tahrip edilmesini amaçlayan uzun süreli kompleks bir terapiyi içermektedir. Mukoza zarında yer alan tüm hasarlar ve ülserlerin iyileşmesi için bir süreç gerekmektedir. Bunun yanında hasta hayatını ve beslenme düzenini yeniden gözden geçirmelidir. Sağlıklı beslenmeli, kötü alışkanlıklardan ve stresten uzak durmalıdır.

Bitkisel Tedavi Yöntemleri

Mide bakterileri konusunda uygulanan bitkisel tedavi yöntemleri arasında en yaygın olanlara şu şekilde örnekler verebiliriz:

Calendula, Althea ve Papatya

  • Calendula çiçeği
  • Althea Kökleri
  • Papatya
  • Salatalık otu
  • Bir litre kaynar su

Calendula çiçeği, althea kökleri, papatya çiçekleri, salatalık otları birer ölçek olarak bir litre kaynar suyun içinde dinlendirilir. Karışım soğuduktan sonra süzülür. Bu kür günde üç defa yemek öncesi iki veya üç çay kaşığı içilerek kullanılır.

Bal ve Tereyağı

  • Bir kilo bal
  • Bir kilo tereyağı

Bal ve tereyağı bir tencere içine alınır. Düşük ısıda iki saat civarı bir tahta kaşıkla karıştırılarak pişirilir. Soğuduktan sonra cam bir kavanoza alınır. Bu kür her gün boyunca yemeklerden önce aç olarak bir çorba kaşığı kadar yenilir.

Beyaz Lahana ve Patates Suyu

  • Beyaz lahana
  • Patates

Çiğ olarak beyaz lahana ve patates katı meyve sıkacağında sıkılarak suyu çıkarılır. Elde edilen su yemekten önce bir bardak civarında içilir.

Diyet Listesi

Helicobacter pylori sorunu olan hastaların yapılan tıbbi tedavisinin yanında beslenmesine de azami dikkat göstermesi gerekmektedir. Bu tür sorunu olanların hazır gıdalardan, konservelerden, füme yiyeceklerden, ağır ve baharatlı mideyi yoran besinlerden kesinlikle uzak durması gerekmektedir. Mide bakterisi bulunan hastaların uygulaması gereken diyet listesine şu örneği verebiliriz:

Sabah kahvaltısı

  • Beyaz peynir ( yüz gram ve mümkün olduğu kadar az yağlı olacak) 
  • Haşlanmış yumurta ( bir tane )
  • Zeytin ( mümkün olduğu kadar az tuzlu olmasına dikkat edilecek iki veya üç adet yenilebilir)
  • Bol tahıllı ekmek ( iki dilim) 
  • Şekersiz çay ( bir fincan ) 

Ara Öğün

  • Elma ( bir tane ) 
  • Grisini ( iki veya üç tane)

Öğle Yemeği

  • Yağsız veya az yağlı tavuk eti derisi alınarak Izgara veya haşlama olarak pişirilecek
  • Beş veya altı kaşık az yağlı sebze yemeği
  • Salata
  • Kebek Ekmeği ( bir dilim )

Ara Öğün

  • Mümkün olduğu kadar az yağlı olmasına dikkat edilen beyaz peynir ( bir dilim)
  • Grisini ( iki veya üç tane)
  • Yeşil Çay ( bir fincan) 

Akşam Yemeği

  • Tercih edilen bir sebze yemeği 
  • Lak tozsuz Yoğurt
  • Yulaflı Ekmek ( bir dilim)

Yatmadan Önce

  • Bitki Çayı ( bir fincan, şekersiz) 
  • İki taneceviz içi
  • İki tane kayısı kurusu

Genel Tanıtım

Bel fıtığı, omurgalar arasında, amortisör görevi gören disklerin(zorlama, düşme, ağır kaldırma ya da zorlanması sonucu) kayması veya yırtılması sonucu meydana gelir. Omurgalar arasında intervertebral disk adı verilen pedler bulunur. Her diskin, çekirdek olarak adlandırılan sert, lifli bir dış tabaka ile çevrili yumuşak, jel benzeri bir merkezi vardır.

Kaymış – yırtılmış disk olarak da adlandırılan bel fıtığı, zayıflamış veya yırtılmış diski zorlayarak omurilikten çıkan sinirler üzerinde bir basınç oluşturur; bu da şiddetli ağrılara neden olabilir. Her ne kadar sinir basısı bel bölgesinde olsa da, ağrılar bu sinirlerin hedef organı olan bel, kalça ya da bacak bölgelerinde de görülebilir.

Bel Fıtığı (Lumbal Disk Hernisi) Nedir?

Omurganın bel kısmı beş adet omur ve diskten meydana gelir. Bu bölge vücut ağırlığını en çok taşıyan yer olarak bilinir. Günümüzde çok sık rastlanan bel fıtığı, omurgalar arasındaki disk ekleminin kenarlarında bir yırtık oluşması ve disk içeriğinin omurilik kanalı içine doğru girerek, bacaklara giden sinirlere bazen de ve omuriliğe baskı yapmasıyla ortaya çıkan bir hastalık.

Omurlar ise omuriliği sararak hasar görmesini engeller. Bel fıtığı, omurları arasındaki kıkırdağın şiddetli zorlama (ağır kaldırma, uzun süre aynı pozisyonda kalma, zorlanmaya maruz kalma, düşme, fazla kilo ve çok doğum) sonucu yerinden kayması ve yırtılması ile omurilikten çıkan sinirleri sıkıştırması ile meydana gelir. 

Cerrahi tedavi, hastaların ağrısını daha hızlı ve kestirilebilir oranda azaltıyor  ya da ortadan kaldırabilir. Sinir basısı nedeniyle kaybı olan hastalarda sinir iyileşmesini olumlu olarak etkileyebileceği düşünülüyor.

Nedenleri

Bel Fıtığı Nedenleri Nelerdir?

Bel fıtığının nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte ailevi (kısmen kalıtsal), ve aktiviteye bağlı risk faktörleri olduğu düşünülüyor. Bel fıtığı hemen hemen her yaşta ortaya çıkabilir. İleri yaştaki insanlarda daha sık rastlanan bel fıtığı hastalığı,   genç hastaların sağlıklı görünen disklerinde de ortaya çıkabiliyor. Diskin dış kısmındaki halkada zayıflama veya yırtılma olduğunda fıtıklaşma meydana gelir. Aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli faktörler disk zayıflamasına neden olabilir. Bunlar;

  • Yaşlanma ve dejenerasyon
  • Aşırı kilo
  • Ağır yük kaldırmadan kaynaklanan ani bir gerilimdir.

Belirtiler

Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir?

Bel fıtığı genellikle kendini kalçalara, bacaklara ve ayaklara yayılan ağrı ile gösterir fakat aşağıdaki belirtiler de bel fıtığına bağlı görülebilir;

  • Bacaklarda veya ayaklarda karıncalanma veya uyuşukluk
  • Kas Güçsüzlüğü
  • Hareket ederken zorlanma
  • İktidarsızlık
  • Bel ağrısı
  • Bacaklara vuran ağrılar
  • Çabuk yorulma
  • İdrar tutamama
  • Denge kaybı
  • Otururken ve yürürken zorluk çekme

Tanı Yöntemleri

Bel Fıtığının Tanı Yöntemleri

Bel fıtığı teşhisi konulmadan önce doktor tarafından hasta öyküsü alınarak, fizik muayenesi gerçekleştirilir. Hastanın kas refleksleri ve kas gücünü test etmek için nörolojik muayene yapabilir.

Fizik muayene sonrası röntgen, MR, BT veya CT taraması gibi yüksek çözünürlüklü tanı cihazlarıyla, fıtık nedeniyle oluşan omurilik veya sinir basısı tespit edilir. Ayrıca EMG (elektromyogram) cihazı ile hastanın hangi sinir kökü veya köklerinin fıtıktan etkilendiği belirlenir.

Tedavi Yöntemleri

Bel Fıtığı Tedavisi

Bel fıtığı tedavisi; bacağa şiddetli yayılan ağrı, his ve/veya kuvvet kaybı, idrar ve gaita kontrolünde kayıp gibi belirtiler göz önünde bulundurularak planlanıyor. Bel fıtığı cerrahileri sonrasında hastaların ağrısı daha hızlı ve fark edilebilir oranda azalıyor ya da tamamen ortadan kalkabiliyor. Ayrıca sinir basısı nedeniyle his ya da kuvvet kaybı olan hastalardaki sinir iyileşmesini olumlu olarak etkilediği düşünülüyor.

Bel Fıtığında Cerrahi Olmayan Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Bel fıtığı teşhisi konulan bir hastaya doktor kısa istirahat, ağrıya neden olan tahrişin azaltmaya yönelik anti-inflamatuar ilaçlar, ağrı kontrolü için ağrı kesiciler, fizik tedavi, egzersiz veya epidural steroid enjeksiyonları gibi tedavi yöntemleri önerebilir. Eğer istirahat önerilirse doktorunuza ne süreyle yatak istirahati yapmanız gerektiğini sormalısınız. Çünkü gerektiğinden uzun süren yatak istirahati eklem sertliği ve kas güçsüzlüğüne sebep olabileceği için ağrılarınızı azaltabilecek hareketler yapmanızı da zorlaştıracaktır. Bu nedenle bel ağrısı için 2 gün ve bel fıtığı için 1 haftadan uzun süren istirahat önerilmez. Ayrıca sert yatakta ya da yerde yatmanın fıtık ve ağrı tedavisinde kanıtlanmış hiçbir etkinliği yoktur. Öte yandan doktorunuza bel fıtığı tedavisi süresince işe devam edip edemeyeceğinizi de sormalısınız.Bel fıtığı hastalığınız ileri seviyeye ulaşmamış ise ve işe devam etmeniz geriyorsa, tedaviye başlamanın yanı sıra, bir hemşire ya da fizyoterapist yardımı ile belinize aşırı yük bindirmeden günlük aktivitelerinizi nasıl yapabileceğinize dair bilgi almalısınız. Cerrahi olmayan bel fıtığı tedavisinin amacı, fıtıklaşmış diskten kaynaklanan sinir tahrişini azaltmak ve hastanın genel durumunu düzelterek omurgayı koruyarak genel işlevselliğini artırmaktır. 

Doktor tarafından bel fıtığı için önerilebilecek ilk tedaviler arasında; ultrasonik ısıtma tedavisi, elektrik uyarıları, sıcak uygulama, soğuk uygulama ve elle masaj gibi tedaviler vardır. Bu uygulanmalar bel fıtığı ağrısını, inflamasyonu ve kas spazmını azaltabilir ve bir egzersiz programına başlanmasını kolaylaştırır.

Bel Fıtığı Tedavisinde Çekme ve Germe Yöntemi

Bel fıtığında traksiyon (çekme, germe) yöntemi bazı hastalarda ağrının bir nebze hafiflemesini sağlayabilir; ancak bu tedavinin mutlaka bir fizik tedavi uzmanı ya da fizyoterapist tarafından uygulanması gerekir. Aksi takdirde bu uygulama geri dönüşü olmayan zararlara yol açabilir.

Bel Fıtığı İçin Korse Tedavisi Etkili Midir?

Bazı durumlarda doktorunuz bel fıtığı tedavisinin başlangıcında ağrınızı azaltmak için bel fıtığı korsesi (yumuşak ve bükülebilen bir sırt desteği) kullanmanızı önerebilir. Ancak bel fıtığı korseleri fıtıklaşmış diskin iyileşmesini sağlamazlar. 

Elle uygulanan tedaviler, sebebi belirsiz bel ağrılarında kısa vadeli rahatlama sağlasa da disk hernilerinin çoğunda bu tür uygulamalardan kaçınılmalıdır.

Bir fizik tedavi veya egzersiz programı genelde sırt ağrısını ve bacak şikayetlerini azaltmaya yönelik hafif esneme ve duruş değiştirme hareketleri ile başlar. Ağrınız azaldığı zaman esneklik, kuvvet, dayanıklılık artırıcı ve normal bir hayat tarzına dönmeye yönelik yoğun egzersizlere başlanabilir.

Egzersizlere bir an önce başlanmalı ve bel fıtığı tedaviniz ilerledikçe egzersiz programı buna uygun planlanmalıdır. Evde uygulanabilecek bir egzersiz ve esneme programı öğrenilerek uygulanması da tedavinin önemli bir parçasıdır.

Bel Fıtığında İlaç Tedavisi Yöntemi

Ağrıyı kontrol etmeye yarayan ilaçlara ağrı kesiciler (analjezikler) denir. Çoğu durumda bel ve bacak ağrısı aspirin veya asetaminofen gibi yaygın olarak kullanılan (reçetesiz satılabilen) ağrı kesicilere cevap verir.

Ağrının bu ilaçlar ile kontrol edilemediği hastalarda, non-steroidal anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) denen bazı analjezik-antiinflamatuar ilaçlar bel fıtığı sonucu oluşan ve ağrının asıl kaynağı olan tahriş ve yangının kontrolü için eklenebilir. Eğer şiddetli ve geçmeyen ağrınız varsa doktorunuz kısa bir süre için narkotik analjezikler de reçete edebilir. Bazı durumlarda tedaviye kas gevşeticiler eklenebilir. Kas gevşeticilerden yüksek doz almak iyileşmenizi hızlandırmayacaktır zira bu ilaçlar yan etki olarak bulantı, kabızlık, sersemlik, dengesizlik ve bağımlılık yapabilir. Tüm ilaçlar sadece tarif edildiği şekilde ve miktarda alınmalıdır. Doktorunuza kullandığınız her türlü ilacı (reçetesiz aldıklarınız dâhil) bildirin ve size önerilen ağrı kesicileri daha önce denediyseniz, bunların sizde işe yarayıp yaramadıklarını anlatın. Reçeteli veya reçetesiz satılan ağrı kesici ve NSAID’lerin uzun süreli kullanımının doğurabileceği sorunlar (mide rahatsızlığı veya kanaması) açısından doktorunuz tarafından takip edilmelisiniz.

Anti-inflamatuar etkileri olan başka ilaçlar da mevcuttur. Kortizonlu ilaçlar (kortikosteroid) bazen çok şiddetli bel ve bacak ağrısı için kuvvetli anti-inflamatuar etkileri sebebi ile reçete edilirler. NSAID’ler gibi kortikosteroidlerin de yan etkileri olabilir. Bu ilaçların faydaları ve risklerini doktorunuzla konuşmalısınız. Epidural enjeksiyonlar veya “bloklar”, çok şiddetli bacak ağrılarını rahatlatmak için kullanılabilir. Bunlar, epidural boşluğa (spinal sinirler etrafındaki boşluk), doktor tarafından yapılan kortikosteroid enjeksiyonlarıdır.

İlk enjeksiyon ileriki tarihlerde bir veya iki enjeksiyonla desteklenebilir. Bunlar genelde katılımcı bir rehabilitasyon ve tedavi programı dahilinde yapılırlar. Ağrıyı tetikleyen noktalara yapılan enjeksiyonlar, yumuşak doku ve kaslara direk olarak yapılan lokal anestetik enjeksiyonlarıdır. Bazı durumlarda ağrı kontrolü için faydalı olmalarına rağmen tetikleyici noktalara yapılan enjeksiyonlar fıtıklaşmış diskin düzelmesini sağlamaz.

Bel Fıtığı Cerrahisi

Bel fıtığı ameliyatının amacı fıtıklaşmış diskin sinirlere baskı yaparak tahrişini ve bu şekilde ağrı, kuvvet kaybı gibi şikayetlere sebep olmasını önlemektir. Bel fıtığı ameliyatında en yaygın uygulanan yönteme diskektomi ya da kısmi diskektomi denir. Bu yöntem fıtıklaşmış diskin bir kısmının çıkarılmasıdır. Diskin tam olarak görülebilmesi için diskin arkasındaki lamina denilen kemik oluşumun küçük bir kısmının çıkarılması gerekebilir. Kemik çıkarılması mümkün olan en az düzeyde tutulursa buna hemilaminotomi, daha yaygın şekilde yapılırsa hemilominektomi denir. Daha sonra fıtıklaşmış disk dokusu özel tutucular yardımıyla çıkartılır.  Sinire bası yapan disk parçası çıkartıldıktan sonra sinirdeki tahriş kısa zamanda yok olarak tam iyileşme sağlanabilir. Günümüzde bu işlem yaygın olarak bir endoskop ya da mikroskop kullanılarak küçük cerrahi kesiler ile yapılabilmektedir.Diskektomi lokal, spinal veya genel anestezi altında yapılabilir. Hasta ameliyat masasına yüzüstü yatırılır ve hastaya çömelme pozisyonuna benzer bir pozisyon verilir. Fıtıklaşmış diskin üzerindeki cilde küçük bir kesi yapılır. Daha sonra omurga üzerindeki kaslar kemikten ayrılarak kenara çekilir. Cerrahın sıkışan siniri görebilmesi için küçük bir miktar kemik çıkarılabilir. Fıtıklaşmış disk ve diğer kopmuş parçalar sinirin üzerinde hiçbir baskı kalmayacak şekilde çıkarılır. Sinirin herhangi bir baskıya maruz kalmayacağından emin olmak için mevcut olabilen kemik çıkıntılar (osteofitler) de çıkarılır. Bu işlemde genelde çok az miktarda kanama ile karşılaşılır.

Bel Fıtığında Acil Cerrahi Müdahale Ne zaman Gereklidir?

Çok nadir olarak büyük bir disk hernisi, mesane ve bağırsakları kontrol eden sinirlere baskı yaparak mesane ve bağırsak kontrolünün kaybına sebep olabilir. Bu genelde kasık ve de genital bölgenin uyuşması ve karıncalanması ile birliktedir. Bu durum acil disk hernisi ameliyatı gerektiren nadir durumlardan biridir ve böyle bir durumla karşılaşırsanız derhal doktorunuzu arayınız.

Cerrahi Operasyon Ne Zaman Uygulanır?

Ağrı: En sık cerrahiye başvurulma nedeni olan ağrı, tek başına olduğunda mutlaka cerrahi gerektirmiyor. Bu konuda yapılmış ayrıntılı çalışmalar, hastaların 2. aydan sonra ameliyat olsalar da olmasalar da aynı ağrı seviyesine ulaştığını gösteriyor. Buna karşın hastanın çok şiddetli akut ağrısının giderilmesinde cerrahinin daha etkin olduğu da biliniyor. Bu durumda ağrının bir cerrahi endikasyonu olması daha çok hastanın ağrısını ne kadar tolere edebildiği ile ilgili.His ya da kuvvet kaybı: Eğer his ya da kuvvet kaybı ilerliyorsa mutlaka cerrahi yöntemlere başvurulması gerekiyor. İlerlemiyor hatta geriliyor ise cerrahi tek seçenek değil. Diğer tıbbi seçenekler değerlendirildikten sonra operasyona karar veriliyor. İdrar / gaita kontrolünün kaybı: Bu durumda acil ve tek seçenek, cerrahi. Bu hastalarda idrar/gaita kontrol kaybının süre olarak uzamasına izin verilmesinin daha sonra geri dönüşü olumsuz olarak etkilediği yönünde kanıtlar bulunuyor.

Bel Fıtığı Cerrahisi Nasıl Uygulanır?

Miksoskobik diskektomi: Bel fıtığı cerrahisinde genel kabul gören altın standart mikroskobik diskektomidir. Mikroskop eşliğinde diskektomi, küçük bir kesi ile açık ya da tüpler ile ekartasyon yapılarak uygulanabiliyor. Cerrahinin mikroskop büyütmesi altında yapılmasının iki önemli yararı var;  Birincisi güvenilir olması çünkü bu yöntemle diğer dokulara zarar verme ihtimali azalıyor.  İkincisi; hastanın yara ve ekarte edilen doku büyüklüğü azaltıldığından iyileşme süreci hızlanıyor.Mikroskopsuz cerrahi: Mikroskopsuz cerrahi ancak mikroskobik cerrahi olanağının olmadığı durumlarda uygulanıyor. Ancak daha çok doku hasarı ve muhtemelen daha fazla ek yaralanma olasılığı söz konusu olabiliyor.Endoskopik diskektomi: Mikroskopsuz cerrahinin tam tersi uygulama olan tam endoskopik (kapalı) diskektomi, günümüzde uygulansa bile hala tanımlanma ve öğrenilme aşamasında.  Ancak hem etkinliği (tüm hastalarda işe yarıyor mu?) hem de güvenirliği (hasar ya da komplikasyon oluşması olasılığı yeterince düşük mü?) henüz test ediliyor.

Bu yöntemin doku hasarını çok daha aza indirmesi ama fıtığın tekrarlama (nüks) olasılığını biraz daha yükseltmesi bilinen sonuçları arasında. Bu konuda yaygın olarak sorulan lazer uygulaması ise aslında tek başına bir yöntem değil, cerrahi sırasında yapılacak doku kesilerinin keskin el cihazları yerine lazer bıçakları ile yapılmasını içeriyor. Ancak belirgin bir avantaj ya da dezavantajının olmadığı biliniyor.

İyileşme süreci

Bel fıtığı cerrahisinden sonra iyileşme süreci şöyle gerçekleşiyor:

  • Hasta cerrahi sonrası 4 ila 6. saatte hareket edebilir, tuvalet ihtiyacını kendisinin gidermesi teşvik edilir.
  • Ameliyatın 1. gününde eve çıkartılır.
  • Hastanın mesleği ve işinin ağırlığına göre, 3. gün (hafif masa başı işi, kısa süreler) ila 6. hafta arasında (ağır beden işi) iş yaşamına dönmesi beklenir.
  • 12. haftadan itibaren giderek arttırılarak spor yapabilir.
  • 6. haftadan itibaren araba ve toplu ulaşım araçlarını kullanabilir.

Pankreas İltihabı Belirtileri

Pankreas iltihabı ya da diğer adıyla pankreatit oldukça yaygın olarak görülen bir sağlık sorunudur. Karnın tam arkasında, ince bağırsağın üst kısmında yer alan pankreas geniş ve düz bir bez şeklindedir. Pankreasın ana işlevi yağ ve karbonhidratların sindirimi için gerekli olan enzimleri sağlamaktır.

Sindirim sisteminin önemli bir parçası olan enzimlerin salgılanması dışında insülin ve glukagon hormonları pankreas tarafından üretilir. Bu hormonlar kan şekeri düzeyinin korunması açısından önemlidir ve insülin eksikliği diyabete neden olabilir.

Pankreas iltihaplanması farklı nedenlerle meydana gelebilmektedir. İki ana pankreas iltihaplanması çeşidi bulunmaktadır; kronik veya akut pankreas iltihabı.

Aniden ve kısa süreli oluşan akut pankreas iltihabı genel olarak aşırı alkol tüketimi ya da safra kesesi taşları nedeniyle oluşur. Tabii bir gecede çok alkol kullanmak hemen pankreas iltihaplanmasına neden olmaz ancak uzun süreli, düzenli alkol kullanımı iltihaplanma riskini arttırır.

Sık görülen akut pankreas iltihabının diğer nedeninde ise safra taşları pankreas kanalını tıkayarak buradan geçen sindirim enzimleri pankreasa geri döndüğü için iltihaplanma meydana gelir.

Akut Pankreas İltihabı Nedenleri
  • Ana sebepler safra taşları, safra kesesi hastalıkları ve uzun süre alkol kullanımıdır
  • Anormal pankreas yapısı, kanda yüksek düzeyde lipid, travmatik yaralanmalar
  • Östrojenler ve tiazid diüretik gibi bazı ilaç türleri
  • Bazı viral ve bakteriyel enfeksiyonlar

Akut pankreatit çocuklarda ise genellikle kistik fibrozis, kabakulak, abdominal travma, Reye sendromu, Kawasaki hastalığı ve Hemolitik-üremik sendrom nedeniyle görülmektedir.

Akut pankreas iltihabı uzun süre yaşanırsa kronikleşir. Kronik pankreatit ise pankreas dokusunda yaralanma ve iltihaba neden olur ayrıca sindirim sistemi sorunları ile insülin düzeylerinde değişimler gözlenir. Kronik pankreatit nedenleri akut olanla aynı olmakla birlikte hiperparatiroidizm ve hiperlipidemi nedeniyle pankreas kanalının tıkanması sonucunda da görülebilir.

Pankreas İltihabı Belirtileri

Karnın üst kısmında birden başlayan ve zamanla artan ağrılar oluşur. Bu ağrılar pankreas iltihaplanmasının ana belirtisidir. Aşağıda akut ve kronik pankreatit belirtilerini bulabilirsiniz.

Akut Pankreatit Belirtileri

  • Bulantı
  • Kusma
  • Ateş
  • Hızlı nabız
  • Terleme
  • Şişmiş karın
  • Hazımsızlık
  • Gaz
  • Hıçkırık
  • Deri döküntüsü
  • Kurutma
  • Yorgunluk
  • Baş ağrısı
  • Düşük kan basıncı
  • Böbrek yetmezliği
  • Kalp yetmezliği

Kronik Pankreatit Belirtileri

  • Kusma
  • Bulantı
  • Hazımsızlık
  • Sindirim sorunları
  • Kötü kokulu ve yağlı dışkı (steatorrhea)
  • İstemsiz kilo kaybı

Kronik pankreas iltihabı yaşayan kişilerde kilo kaybı, sindirim enzimlerinin eksikliği nedeniyle alınan gıdaların işlenmesi azaldığı için sıklıkla görülür.

Pankreas İltihabı Teşhisi

Rahatsızlığın teşhisi fiziksel muayene, röntgen ve diğer görüntüleme testleri, kan ve dışkı testleri sonucunda koyulur. Akut ve kronik iltihabın teşhisinde farklı muayene ve laboratuvar sonuçları kullanılabilir.

Akut pankreatit doktor hastanın ateşini, kan basıncını ve nefes alış veriş hızını kontrol eder. Kan testleri ve idrar testi sonucuna bakılır. Tam kan sayımı yapılır ve şeker düzeyine bakılır. Karın bölgesi MR’ı istenebilir ve film sonuçlarında safra kesesi taşlarına bakılır. Ayrıca bu filmlerde pankreas hücrelerinde zarar olup olmadığı tespit edilir.

Kronik pankreatit teşhisinde serum amilaz, lipaz ve tripsinojen seviyelerine bakılan kan testleri, ultrason ve endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi (ERCP) gibi görüntüleme testleri yapılır. Bu testlerde pankreasta kalsiyum tortusu düzeyine bakılır.

Pankreas İltihabı Tedavisi

Pankreas iltihabı nedeniyle vücutta meydana gelen değişimler hayati önem taşıdığı için genellikle acil müdahale gerektirir. Pankreas iltihabının tedavisinde sindirim sorunları gibi belirtiler azaltılarak hazımsızlık önlenir ve enzimlerin tekrar sindirim işlevini yerine getirmesi sağlanır. İlk müdahale iltihabı kontrol altına almak içindir. Bu süre içinde hasta çok su kaybı yaşayacağı için sıvı takviyesi yapılır. Hastanın bu süre içinde az yemek yemesi ya da sıvı gıdalarla beslenmesi gerekebilir.

Karın ağrısını azaltmak için hastaya analjezik verilir. İltihap kontrol altına alındıktan sonra hasta sıvı gıdalardan yumuşak yemeklere geçiş yapar. Gıdaların yanı sıra kalsiyum ve vitamin takviyesi yapılabilir. İltihap tam olarak iyileşmeden normal beslenmeye geçilmez.

Tüm bunlardan sonra iltihabın altında yatan nedenlerin tedavisine başlanır. Eğer hastalık safra taşı nedeniyle oluştuysa safra kesesi ameliyatı ile bu taşlar alınabilir. Safra kanalında daralma varsa bu kanalı genişletmek için cerrahi müdahaleye başvurulabilir.

İltihaplanma sonucunda pankreas dokusu zarar gördüğü için etkilenen bölgelerin cerrahi müdahale ile alınması gerekebilir.

Alkol kullanımı pankreas iltihabına neden olduğu için alkol rehabilitasyon programı tavsiye edilir. Alkol kullanımı devam ederse belirtiler çok ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Tamamlayıcı ve Alternatif Tedaviler

Pankreas iltihabı teşhisi konduktan sonra uzman kontrolünde tıbbi tedaviye başlamak son derece önemlidir. Şiddetli iltihaplanmalar hayati tehlike riski taşır. Pankreas iltihabı tedavisinde kullanılan alternatif tedavi yöntemlerinin kesin sonuçları hakkında henüz bir bilgi olmasa da antioksidanların profesyonel tedavi sürecine yardımcı olduğu söylenebilir. Kanda düşük antioksidan düzeyleri (az miktarda vitamin A, C ve E, selenyum ve karotenoidler de dahil olmak üzere) serbest radikallerin pankreas üzerinde olumsuz etkilerini arttırabilir.

Düzenli ve sağlıklı bir beslenme programı ile vücudun bu hassas dönemde ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineraller alınmalıdır. Özellikle antioksidan olarak tavsiye edilen meyve ve sebzeler düzenli olarak tüketilmelidir. Alkol kullanımı kesinlikle bırakılmalıdır.

  • Alerjiye yol açabilecek gıdaları tüketmekten kaçının. Gıda alerjisi testi yaptırarak hafif de olsa alerjiniz bulunan gıdaları beslenme programınızdan çıkarın.
  • Beyaz ekmek, makarna ve şeker gibi rafine gıdalardan kaçının
  • Demir ve B vitamini yönünden zengin kepekli tahıl, ıspanak gibi koyu yapraklı sebzeler tüketin
  • Yaban mersini, kiraz ve domates gibi antioksidanları düzenli olarak tüketin
  • Kahve, alkol ve tütün kullanmayın
  • Günde 6-8 su bardağı su için
  • Kırmızı eti azaltın ve yağsız et tercih edin
  • Yağlı balık tüketin
  • Kurabiye, kek, cips gibi trans yağ içeren atıştırmalıklardan kaçının
  • Pişirme yağı olarak zeytinyağı kullanın
  • Kızartma yemekleri en aza indirin
  • Öğünlerinizi küçültün
  • Haftanın 5 günü, günde 30 dakika egzersiz yapın
  • A, C, E, D, magnezyum, kalsiyum, çinko, B-kompleks vitaminleri ve selenyum içeren vitamin takviyeleri kullanabilirsiniz
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmek için omega 3 yağ asidi kapsülü kullanabilir ya da tuna, somon gibi balıkları düzenli olarak tüketebilirsiniz
  • Probiyotik takviyesi kullanabilirsiniz
  • Yeşil çay gibi kafein ya da tein içermeyen doğal bitkisel çaylar için
  • Antioksidan desteği için üzüm çekirdeği kullanabilirsiniz

Doktor kontrolünde tedaviye yardımcı olması için yine doktorunuz tarafından meyan kökü, zencefil kökü, Asya ginsengi ve şakayık kökü kullanmanız tavsiye edilebilir.

Kaynaklar

  • University of Maryland Medical Center (UMMC) – Pancreatitis
  • eCureMe.com – Inflammation of the Pancreas
  • Wikipedia – Pancreatitis
  • MedicineNet.com – Pancreatitis Symptoms
  • MedlinePlus Medical Encyclopedia – Pancreatitis

Bu yazıda yer alan bilgiler hiçbir koşulda teşhis, tedavi niteliği taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için öncelikle doktorunuza danışınız.

2018.02.14

Dermatit

Her beş kişiden birinde sıklıkla görülen bir cilt hastalığı olmaktadır. Birçok farklı türü ve birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. Egzamalar ani başlayacağı akut ya da kronik olarak varlığını sürdürebilir. Dermatit oluşan bir hastanın, temas yoluyla başka bir insana bulaşması söz konusu olmayacaktır. Fakat hastalık bir mantardan kaynaklanması durumunda bunun sonucunda dermatit olmayacak, mantar hastalığı olacak ve bu da bulaşıcı olur. Sıklıkla hastalarda dermatit ne demek sorusu akıllara gelmektedir. Halk arasında “egzama” olarak bilinmektedir.

Dermatit her yaşta görülmesi söz konusu olabilir. Daha çok çocuklarda görülmektedir. Çocuklarda meydana gelen egzama türünün Atopik dermatit olması nedeniyle kronik olsa da büyümeleri sonucunda görülmeyebilir.

Dermatit Belirtileri

Dermatit kişinin vücudunun herhangi bir bölgesinde çıkması sonucunda şu belirtiler ortaya çıkar:

  • Pul pul deri döküntüsü;
  • Kurdeşen;
  • İçerisi sıvı dolu kabarcıklar;
  • Cilt üzerinde kızarıklık;
  • Cilt kuruluğu;
  • Cildin sertleşmesi;
  • Açık yaralar;
  • Derinin koyu renk alması;
  • Cildin yanması;
  • Çok fazla kaşıntı;
  • Hassasiyet;
  • Oluşan bölgede şişme.

Egzamanın oluşması sonucunda kişinin vücuduna yayılması söz konusu olacaktır. Dernin enfekte oluşması daha çok görülecektir. Bazı kişilerin kafa derisinde seboreik dermatit oluşabilir. Bu bölge içerisinde kişinin kafa derisi, yüzünde ya da boynunda deri döküntüsü, sivilce ortaya çıkabilir.

Egzaman tedaviye olumlu yanıt verecek olan bir rahatsızlıktır. Belirtileri ortaya çıkması durumunda dermatolog hekimi tarafından yapılan inceleme sonucunda uygun tedaviye başlanacaktır. Belirtiler tedavi sonucunda yok olacaktır. Bu belirtiler zaman içerisinde tekrardan görünme durumu olabilir. Bunun sonucunda hastalığın kronik olduğu anlaşılacaktır.

Kronik dermatit zaman zaman geçen ve tekrar eden durumlara neden olur. Hastalığın kronik olması sonucunda, tedaviden bir süre sonra belirtiler yeniden oluşur.

Dermatit Nedenleri

Kontakt dermatit var olan duruma göre şiddeti değişmektedir. Hastalığın neden kaynaklandığına göre değişiklik gösterecektir.

Allerjik kontakt dermatit, cildin alerjisi olan bir maddeye temas etmesi durumunda ortaya çıkacak olan egzama türü olmaktadır. Cilt bu maddelere temas etmesi durumunda alerjik reaksiyonlar oluşacak ve iltihaplanması, tahriş olması söz konusu olacaktır. Sıklıkla nedenleri şunlardır:

  • Takılar;
  • Lateks ya da naylon eldivenler;
  • Kozmetik ürünleri.

Tahriş edici temas dermatiti, en yaygın olarak görülen egzama türü olmaktadır. Cildin toksik bir maddeyle temas etmesi durumunda ortaya çıkacaktır:

  • Asit; Çamaşır suyu;
  • Temizleyiciler;
  • Gaz yağı;
  • Deterjanlar;
  • Spreyler.

Tahriş edici dermatit sonucunda cildin sıvı sabunlara ya da başka maddelere sık sık maruz kalması sonucunda meydana gelecektir. Sıklıkla ellerde gelişmektedir.

Dermatit Türleri

Atopik Dermatit

Daha çok çocuklarda görülmekte olan kronik bir şekilde gelişecek, kaşıntılı bir durumdur. Çocuklarda oluşması durumunda bir takım astım gibi ilaçların alerjik durumlarının oluşmasına neden olur. Bazı maddelere karşı aşırı hassasiyeti olacaktır. Kedi tüyü, polenler ya da toza maruz kalması durumunda gelişebilir. Çok küçük bebeklerin daha çok yüz bölgesinde başlar. Çocuklarda ise vücudunun her tarafında görülecek olsa da dirseklerin ön kısımlarında ya da diz kapaklarında görülebilir. Ateşlenmesi durumunda kaşıntı, kızarıklık ve derinin pul pul dökülmesi söz konusu olacaktır. Kronik evre içerisinde olması durumunda derinin kuru bir hal alacağı ve pul pul çatlaması söz konusu olacaktır.

Tedavisi için doktor tarafından reçete edilecek topikal kortizonlu merhemler ve ayrıca tedavisinde losyonlarda kullanılacaktır. Kaşıntının yok olması için bir takım kimyasal haplar ya da şuruplarda reçete edilebilir.

Seboreik Dermatit

Daha çok kişilerin yüzünde ve kafasında görülmekte olan pul şeklinde cildin dökülmesine neden olacak, daha çok derinin yağlı olduğu bölgelerde görülür. Kafa derisinde olması durumunda kaşıntı meydana gelecek ve bunun sonucunda da deride dökülme olur. Sıklıkla kepeklenme ile karıştırılır. Burun çevresi, ağız kenarları, göz kapaklarında, koltuk altları ve kasıklarda meydana gelebilir. 

Tedavisi için özel kremler ve çinko pirition kullanılmalı ayrıca hastalığa neden olan malassezia mantarının teşhisi için deri biyopsisi alınabilir. Hava değişimi, soğuk sıklıkla alevlenmesine neden olacaktır.

İritan Kontakt Dermatit

Kimyasallar sonucunda meydana gelecektir. Kişinin deterjan, solventler ya da bazı boyalara maruz kalınması sonucunda meydana gelir. İritanlar derinin kuru kalmasına neden olacak ve yağ oranını düşürecek olduğundan daha şiddetli olmasına neden olur.

Kişilerin cildinin alerjiye neden olması durumunda ortaya çıkabilir. Bu nedenle de alerjik durumlardan uzak durması tavsiye edilecektir. Tedavisi için doktor tarafından verilen karışımın olduğu merhemler uygulanır.

Akut Dermatit: Çok hızlı bir şekilde gelişerek vücudun kırmızı renkte olması ve beyaz beyaz pulların dökülmesi, su toplaması gibi belirtilerin yanı sıra şişlik meydana gelebilir.

Kronik Dermatit: Bir anda gelişen akut egzamanın uzun bir süre devam etmesi sonucunda derinin kabarması, sıvı dolu kabarcıkların oluşması ya da kaşıntının olması sonucunda yayılması durumuna denmektedir.

Fotokontakt Dermatitler: Derinin maruz kaldığı ultraviyole ışınları sonucunda reaksiyon oluşacağından gelişebilirler. Işığın cilde temasından sonra ki 24 saat içerisinde oluşacak ve vücudun ödem tutmasına, yanmanın oluşacağına ve cilt renginde değişiklik olmasına neden olur. 

Asteatotik Egzema: Cilt tabakasının çok incelmesi durumunda, yaşlanma sonucunda ya da yanlış beslenme neticesinde meydana gelecek olan erkeklerde daha çok görülen ve genel olarak bacak, kol ya da kalçalarda görülmektedir. Kaşıntı ya da yanma sıklıkla görülür.

Püstüler Dermatit: Kronik olarak görülen ve daha çok koltuk altı ya da kasıklarda meydana gelen kabuklu ya da pullu deri döküntülerinin oluştuğu, kısa süre içerisinde kendiliğinden geçen ama tekrar etme ihtimali olan bir deri hastalığıdır.

Likenoid Dermatit: Bazı kişilerin metaryallere karşı oluşan alerjik reaksiyonları karşısında oluşan bir egzama türüdür. Genital bölge, tırnak, kafa derisinde görülebilir. Kaşıntı, deri kuruluğu, içi su dolu kabarcıklar ve yanma meydana gelebilir.

Dishidrotik Dermatit: El egzamaları arasında görülmektedir. El parmaklarında, avuç içerisinde, ayak parmakları ya da ayak tabanında görülmekte olan daha çok sıcaklarda şiddetlenen bir egzama türü olmaktadır. El ya da ayaklarda şiddetli kaşıntının yanı sıra küçük su kabarcıkları da olabilir. Daha çok madeni yuvarlak olurlar ve erkeklerde daha çok görülmektedirler. Kaşıntının şiddetli olduğu gibi yanmanın da meydana geleceği, deride kuruluk olması sonucunda şiddetlenecektir. 

Enfektif Dermatit: İmpetigo adı verilen bir bakterinin insan vücuduna bulaşması sonucunda meydana gelecek ve görüntüsü egzamayı andıran bir durumdur.

Dermatit Tedavisi

Dermatit hastalığı tedavi edilmemesi durumunda ilerleyen bir hastalık olmaktadır. Bu nedenle de mutlaka bir uzman Dermatolog tarafından muayene edilmesi ve doktorun ön görmesi durumunda deri biyopsisi alınması gerekmektedir.

Etkilenmiş bölgeye soğuk kompres uygulaması kaşıntının hafiflemesini sağlayacaktır. Bölgenin her zaman için temiz tutulması gerekmektedir. Doktor tarafından anti inflamatuar özelliğine sahip olan merhemler reçete edilebilir. Bu merhemler kaşıntıyı hafifletebileceği gibi merhemin iltihabı da kontrol etme özelliği olacaktır. Alerjinin durumuna uygun olarak kişilere oral yolla kullanacak oldukları antihistaminik ilaçlar reçete edilebilir. Hastanın çok sıcakta kalmaması, buhar banyolarından kaçınması gerekmektedir. Egzama çok kaşındıracak bir rahatsızlıktır. Bu nedenle de kaşınmak oluşan durumun daha da ciddileşmesine ve yayılmasına neden olacağı için kaşımamalıdır.

Cildin her zaman için nemli kalması kaşıntıyı hafifletecek olduğu için pH değeri uygun olan merhemler ve nemlendiriciler uygulaması gerekmektedir.

Cilt merhemleri olarak doktor tarafından kortikosteroid etkili kremler reçete edilebilir. Ayrıca iltihaplanmayı azaltacaktır. Bu kremler doktor kontrolünde kullanılmalı ve aynı zamanda da en az iki hafta süre ile egzamanın olduğu bölgeye sürülmelidir. Kaşıntının çok fazla olması durumunda losyon kullanılması ve döküntünün çok olması durumunda da antibiyotik kullanımı gerekebilir. 

Kaynaklar

Tendonit hastalığın, ağrı, şişlik, kızarıklık ve ekstremitenin istirahat ettirilmesi ile şikayetlerin hafiflemesi gibi belirtileri mümkündür. Romatizmal hastalıklar veya bağ doku hastalıklarındaki belirtiler ile benzerdir. Eklem iltihabı ve tendinit nedir, belirtileri, tedavisi, uyarılar. Tendinitin en sık rastlanan nedeni, tekrarlanan küçük hareketlerin bir alanda meydana getirdiği etki veya aniden meydana gelen ciddi yaralanmadır. Tendonit genellikle, aşırı kullanım veya yaralanma, tendonları zorlarsa ortaya çıkar. Tendinit (Tendonit) nedir? Tendinit nedenleri, belirtileri ve tedavisi nedir? Tendinit hangi bölüm bakar? Sorularının cevabı haberimizde. 

Tendonit nedir?

Aynı zamanda tendonit olarak da bilinen tendinit, bir tendonun iltihabıdır. Tendon, kasları kemiğe bağlayan dokudur. Esnek, sert ve liflidir ve gerilime dayanabilir. Bir ligaman, eklemdeki kemikten kemiğe, tendon kastan kemiğe uzanır. Tendonlar ve kaslar birlikte çalışır ve bir çekme kuvveti uygular. Tendon ve ligamentler sert ve liflidir, ancak yumuşak doku olarak bilinirler çünkü kemikle karşılaştırıldığında yumuşaktırlar. Bir insan, örneğin spor sırasında bir tendonu aşırı kullandığında veya yaraladığında meydana gelir. Normalde iltihaplı akut yaralanmaya bağlanır. Genellikle dirsek, el bileği, parmak, uyluk ve vücudun diğer kısımlarını etkiler.

image

Tendonit çeşitleri

Farklı tendinit tipleri vücudun farklı bölgelerini etkiler.

Aşil tendinit

Aşil tendonu topuk ve baldır kası arasındadır. Aşil tendinit yaygın bir spor yaralanmasıdır. Kötü oturan veya ayağı düzgün desteklemeyen ayakkabılardan da kaynaklanabilir. Romatoid artritli hastalarda daha olasıdır.

Supraspinatus tendinit

Supraspinatus tendinit ile omuz ekleminin üstündeki tendonun iltihaplanması, kol hareket ettiğinde, özellikle de yukarı doğru hareket ederken ağrıya neden olur.

Bazı hastalar gece yattığında etkilenen omuzda acı duyabilir. Aynı bölgedeki diğer tendonlar da etkilenirse, hastada rotator manşet sendromu olabilir.

Tenis veya golfçü dirseği

Genellikle tenisçi dirseği olarak bilinen lateral epikondilitin sık görülen bir belirtisi dirseğin dış tarafındaki ağrıdır. Bileğe doğru yayılabilir.

Medial epidondylitis veya golfçü dirseği dirseğin iç tarafındaki ağrıdır ve golfçüler arasında daha yaygındır. Bir kuvvete karşı koymaya çalışırken ağrı daha akuttur. Ağrı bazen bileğe doğru yayılır.

De Quervain’in stenoz tenosinoviti

Başparmağın etrafını saran kılıf, baş ile bilek arasında, iltihaplanır. Alanda kalınlaşmış kılıf ve şişlik ile baş parmağınızı hareket ettirmek acı verici hale gelir.

Tetikleyici parmak veya başparmak

Düzleştirildiğinde parmak veya başparmak tıklar. Elin avucundaki tendon kılıfı kalınlaşmış ve iltihaplanmış ve tendonun düzgün hareket etmesine izin vermediğinden bükülmüş bir pozisyonda sabitlenir. Bazen tendon boyunca bir nodül oluşur.

Bilek tendiniti

Bu, defalarca bilekleriyle aynı hareketi kullananları etkileyebilir . Tendinopati, bilek tendonlarını etkileyen başka bir yaralanma tipidir. Bu bir iltihaptan çok dejeneratif bir durumdur .

Tendonit kimlerde görülür, Tendonit nerede görülür?

Tendinit herkeste görülebilir, ancak yetişkinlerde, özellikle 40 yaşın üzerindekilerde daha sık görülür. Tendonlar yaşlandıkça daha az strese toleranslıdır, daha az elastiktir ve yırtılması daha kolaydır.

Tendinit, bir tendonun kemiği bir kası bağladığı vücudun hemen hemen her bölgesinde oluşabilir. En yaygın yerler:

– Başparmak tabanı

– Dirsek

– Omuz

– Kalça

– Diz

– Aşil tendonu

image

Tendonit belirtileri nedir?

Tendinit belirtileri şunlardır:

– Tendon ve çevresindeki bölgedeki ağrı. Özellikle kalsiyum birikintileri mevcutsa ağrı yavaş yavaş artabilir veya ani ve şiddetli olabilir .

– Omuzda hareket kaybı

Tendonit nedenleri?

Her ne kadar tendinit ani bir yaralanmadan kaynaklanabilse de, durumun zamanla belirli bir hareketin tekrarından kaynaklanması çok daha olasıdır. Çoğu insanda tendinit görülebilir, çünkü meslekleri veya hobileri tendonlara stres uygulayan tekrarlayan hareketleri içerir.

Tendonit tedavi yöntemleri

Kortikosteroit enjeksiyonu: Kortikosteroitler (sadece kortizon olarak da bilinirler), ağrı ve iltihabı çabucak azaltan bir etkiye sahip oldukları için kullanılırlar.

Fizik tedavi: Fizik tedavi, özellikle omuz sıkışmasında çok faydalı olabilir. Fizik tedavi, hareket genişliği egzersizi ile, başparmak yaralanması ve omuz sıkışmasında alçı kullanımını da içerir.

Ameliyat: Ameliyat, yalnızca diğer tedavi seçeneklerine cevap vermeyen ciddi durumlar söz konusu olduğunda, nadiren tercih edilir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации