Андрей Смирнов
Время чтения: ~51 мин.
Просмотров: 0

Sporcularda Kasэk Aрrэlarэ (Osteitis Pubis, Sporcu Fэtэрэ, Adduktor Strain) – Prof.Op.Dr. Sinan KARAOРLU

SAĞLIK

Korona virüsünü hangi hastalar ne kadar sürede atlatıyor? Ağır hastalar ne gibi süreçlerden geçiyor?

20 Nisan Pazartesi 2020   Saat: 11:58

DUVAR – Korona virüsüne yakalanan bir kişinin iyileşme süresi, hastalığı ne kadar ağır geçirdiğiyle doğru orantılı. Pek çok kişi için Covid-19’un sıradan bir gripten farkı olmuyor. Ancak hastalığı ağır geçirenlerde Covid-19 kalıcı izler bırakabilir.

Yaş, cinsiyet ve sağlık durumu virüsü kapan kişinin hastalığa nasıl tepki vereceği konusunda belirleyici etkenler arasında. Hastaların geçtiği tedavi sürecinin ne derece ağır olduğu da iyileşme süresini etkileyen bir diğer etken.

HAFİF HASTALAR İKİ HAFTADA GEÇİRİYOR

Covid-19’a yakalananların çoğu sadece kuru öksürük ve ateş belirtilerini yaşıyor. Ancak eklem ağrıları, halsizlik, boğaz ve baş ağrısı da görülen semptomlar arasında.

Öksürük başta kuru oluyor. Ancak bazı hastalar, hastalığın ilerleyen evrelerinde balgam da atmaya başlayabiliyor. Bu balgamlarda virüsün öldürdüğü akciğer hücreleri bulunuyor. Bu semptomlar istirahat ve bol sıvı tüketimiyle tedavi ediliyor. Tedavi sürecinde ağrı kesici olarak parasetamol tavsiye ediliyor.

Covid-19’u hafif geçirenler kısa sürede eski sağlıklarına kavuşuyor. Ateş bir haftadan kısa bir sürede düşse de öksürük şikâyetleri bir süre daha devam edebiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Çin’deki veriler üzerinden yaptığı bir araştırma, hafif Covid-19 hastaları için iyileşme süresinin yaklaşık iki hafta olduğu belirtilmişti.

AĞIR HASTALARDA SEKİZ HAFTAYA KADAR UZAYABİLİYOR

Kimileri için hastalık çok daha ciddi bir hâl alabiliyor. Enfeksiyonun yedi ile 10’uncu gününde hastanın durumu ağırlaşabiliyor. Durumun ağırlaşması ani bir şekilde yaşanabiliyor. Nefes darlığı başlıyor ve akciğerlerde yanma hissi ortaya çıkıyor. Bunun nedeni virüsle savaşmaya çalışan bağışıklık sisteminin sağlıklı akciğer hücrelerini de hedef almaya başlaması oluyor.

Hastalığı bu şekilde geçirenlerin hastanede oksijen desteği alması gerekebiliyor. Pratisyen hekim Sarah Jarvis, “Nefes darlığının iyileşmesi uzun zaman alabilir… Vücut, enflamasyonu tedavi etmeye çalışacaktır. Bu durumlarda eski sağlığa kavuşmak iki ila sekiz hafta sürebilir” diyor. Jarvis hastalığı bu şekilde geçirenlerde uzun süre halsizlik gözlemlenebileceğini de ifade ediyor.

YOĞUN BAKIM SONRASI SÜREÇ 12-18 AY  

DSÖ, virüse yakalanan her 20 kişiden birinin yoğun bakım tedavisine ihtiyaç duyacağını varsayıyor. Yoğun bakımdaki hastalar ilaçlarla uyutuluyor ve solunum cihazlarına bağlanabiliyor. Nedeni ne olursa olsun, yoğun bakım tedavisi gören bir hastanın nekahat dönemi ve tamamen iyileşmesi çok uzun zaman alabiliyor.

Yoğun bakımdan çıkarılan hastalar önce normal odalara alınıyorlar, ardından da nekahate evde devam ediyorlar. Yoğun bakımda tedavi edilen Covid-19 hastaları, yitirdikleri kas gücünü geri kazanmak için fizik tedavi terapileri alıyor. Yoğun Bakım Tıp Fakültesi Dekanı Doktor Alison Pittard, yoğun bakımda yatmış bir kişinin eski sağlığına kavuşmasının 12 ile 18 ay sürebileceğini belirtiyor.

Uzun süre hastane yatağında yatmak, kas kaybına yol açabiliyor. Yoğun bakım yatış döneminde kaslarını yitiren ve güçsüz düşen hastaların, kuvvetlerini yeniden kazanmaları gerekiyor. Bazı hastalar, yeniden yürüyebilmek için fizik tedaviye ihtiyaç duyuyor. Yoğun bakımda alınan ilaçlar nedeniyle hastalar deliryuma girebiliyor, psikolojik sorunlar yaşayabiliyorlar.

Cardiff ve Vale Üniversitesi’nden fizyoterapist Paul Twose, “Bu hastalık özelinde bir sorun daha söz konusu. Viral yorgunluk kesinlikle çok önemli bir etken” diyor.

İtalya ve Çin’den bildirilen vakalarda tüm vücutta bitkinlik, en ufak harekette nefes darlığı, bir türlü geçmeyen öksürük nöbetleri ve düzensiz solunum rahatsızlıkları raporlanmıştı. Hastalığı ağır geçirip atlatan bu kişilerde sürekli bir halsizlik de söz konusuydu. Ancak genel sonuçlara ulaşmak da kolay değil. Bazı Covid-19 hastaları yoğun bakımda görece kısa süre geçirirken bazı hastalar haftalarca solunum cihazına bağlı kalıyor.

KORONA VİRÜSÜ KALICI İZ BIRAKIYOR MU?

Hastalığın çok yeni olmasından dolayı elde uzun vadeli etkileri incelemede kullanılacak herhangi bir veri yok. Bağışıklık sistemi aşırı çalışıp akciğerlere hasar veren hastalarda, akut solunum sıkıntısı sendromuna (ARDS) rastlanabiliyor.

Fizyoterapist Twose, “Beş yıl sonra dahi fiziksel ya da psikolojik sorunlar yaşanabileceğini gösteren veriler elimizde mevcut” diyor.

Warwick Tıp Fakültesi’nden Doktor James Gill ise hastalığı atlatanların iyileşme sürecinde mutlaka psikolojik destek de almaları gerektiğini vurguluyor.: “Nefes almakta güçlük çektiğinizde doktor size ‘Solunum cihazına bağlamamız lazım. Sizi uyutacağız. Ailenizle vedalaşmak ister misiniz?’ diye soruyor. Bunları yaşayan hastalarda tavma sonrası stres bozukluğuyla karşılaşmamız şaşırtıcı değil.”

Bazı durumlarda hastalığı hafif atlatanlarda dahi sürekli halsizlik gibi kalıcı izler oluşma ihtimali de gözardı edilmiyor.

KAÇ KİŞİ İYİLEŞTİ?

Dünya genelinde kaç kişinin Covid-19’a yakalanıp iyileştiğini söylemek pek mümkün değil. Johns Hopkins Üniversitesi’nin verilerine göre 19 Nisan itibarıyla virüse yakalanan 2,5 milyona yakın kişiden 600 bini iyileşti.

Ancak her ülke farklı yöntemlerle veri topluyor. Bazı ülkeler iyileşen hasta verilerini yayınlamıyor. Ayrıca hastalığı hafif atlatanlar kayıtlara dahi girmiyor.

Matematiksel modellemeler, Covid-19’a yakalananların yüzde 99 ila 99,5’inin iyileşeceğine işaret ediyor.

VİRÜSE YENİDEN YAKALANMAK MÜMKÜN MÜ?

Virüse yakalanan bir kişinin geliştirdiği bağışıklığın süresi konusunda elde çok fazla bilgi yok. Ancak genel kanı, virüse yakalanıp iyileşenlerin yeterli ölçüde bağışıklık geliştirmiş olması gerektiği yönünde.

Virüse ikinci kez yakalandığı bildirilen ender sayıdaki kişinin testleriyle ilgili sorunlar yaşanmış olabileceği ifade ediliyor. Özellikle Covid-19 aşısı üzerinde çalışanlar için bu soru hayati öneme sahip. Geliştirilecek olan aşının ne kadar dayanıklı olacağı konusu, virüse karşı bağışıklığın süresine bağlı. (BBC Türkçe)

Humerus cisim kırıkları üst ekstremitenin sık rastlanan kırıklarıdır. Tanısı klinik olarak oldukça kolaydır. Değişik açılarda çektirilen normal röntgen filmleriyle tanınır ve takibi yapılır.  Anatomik olarak üst ucu omuza alt ucu dirseğe eklemleşen humerus kırıklarının tedavisi özellik gösterir.

Ameliyatsız tedavi ilk planda düşünülmesi gereken tedavidir. Ancak humerusu dışarıdan tespit etmek çok kolay değildir. Bu nedenle alçı, plastik kolluklar (brace),omuz kol askısı gibi tespit araçları kullanılır. Bu tespitler haftalık film kontrolleriyle izlenir, gerekirse değiştirilir. Tedavideki amaç omuzu ve dirseği uzun süre hareketsiz bırakmadan kırık bölgesinin tespitini sağlamaktır. Kırık tedavisinin belli bir süre gerektiği (en az 2-2.5, en çok 4-5 ay ) hastaya açıklanmalıdır. Bu süre içerisinde tespit sürecektir. Bazı kırık tipleri ( parçalı kırıklar, kırık hattının kemiğin çok uzun bir bölümünü kapsaması ve omuza, dirseğe doğru yaklaşması..)  dışarıdan tespit güçlüğü gösterebilirler. Hastanın kol çapı, kilolu olması ve tedaviye yeterince uyum göstermemesi ameliyatsız tedavileri başarısız kılabilir ve kaynamama ortaya çıkabilir. Ameliyatsız tedavilerde uzun süren ve uygunsuz tespitler humerusa komşu eklemlerde omuz, dirsek ve elde hareket kısıtlılıkları yaratabilir. O nedenle hastalar rehabilitasyon süreci hakkında bilgilendirilmelidirler.

Ameliyatlı tedavi; humerus kırığının açık içeriden veya dışarıdan özel implantlarla (plak,vida,çivi,fiksatör vb.) tespitidir.  Açık kırıklar, yüksek enerjili yaralanmalar  acil cerrahi olarak tespit edilmelidirler. Hastanın ameliyatsız tedaviyi tolere edememesi, hastanın spor aktivite, meslek gibi kolunu olabilecek en erken sürede tedavi ettirme zorunluluğu, kontrol filmlerinde kırık bölgesinin açılı ve birbirinden uzak olması, dışarıdan tespitin yeterli yapılamaması, kaynamada gecikmenin görülmesi, relatif olarak ameliyatlı tedavi seçimini gerektirir. Hastanın ameliyatında kırık bölgesinin stabil bir şekilde tespitlenmesi esastır. Stabil tespit yapılmaz ise dirsek ve omuz hareketleriyle ameliyat bölgesinde kırık hattı hareket edebilir, bu da kaynamamaya yol açar. Ameliyat sonrası hastalar kısa bir süre omuz kol askısıyla bekletilirler. Ardından rehabilitasyon süreci başlar.

Radial sinir humerus cismine çok yakın komşulukla seyreden bir sinirdir. Basit bir düşmeyle yani yüksek enerjili olmayan bir yaralanmayla kırıkla birlikte radial sinir hasar görebilir. Tüm kırıklarda olduğu gibi kırığa komşu damar ve sinirlerin muayene edilmesi esastır. Humerus kırıklarında kırık anında veya sonrasında radial sinir etkilendiğinde hastalarda düşük el olarak bilinen  el bileğinin başparmak ve parmaklarının kaldırılamaması ortaya çıkar. Bu durum hastayı ve hekimi tedavide daha dikkatli olmaya yönlendirmelidir. Radial sinir sorunu olması humerus kırığının mutlak cerrahi tedavi edilmesini gerektirmez. Ultrasonografi, EMG gibi yardımcı tetkiklerle ve klinik izlemlerle radial sinir bütünlüğünün bozulmadığı, kırık hattında sıkışmış olmadığının tespitiyle ameliyatsız tedavi sürdürülebilir. Ameliyatsız kırık tedavisinde  kırıkla birlikte etkilenmiş sinirin kendiliğinden iyileşmesi ve geri dönüşü sıkı takip edilmelidir. Ancak sinir bütünlüğü bozulmuş ise (kesilme, ağır ezilme), sinir  kırık arasında sıkışmışsa ameliyatlı tedavi edilmelidir. Hasar varsa sinir mikrocerrahi olarak onarılmalıdır. Bazen ameliyat kararı verilen hastalarda radial sinir sorunu ameliyat öncesi yokken ameliyat sonrası ortaya çıkabilir. Bu sinirin ameliyat sırasında basit çekme ve  yer değiştirmelerden geçici etkilenmesi sonucu olabilir. Cerrah bunun geri dönüşlü bir sorun olduğunu hastaya açıklamalıdır. Sinirin iyileşmesi sırasında özel ateller ve fizik tedavi gerekebilir. Geri dönüşümsüz geç radial sinir hasarları farklı tedavi edilir ( kas tendon nakilleri, transferleri gibi).

Humerus cisim kırığında kaynamama çok nadir değildir. Ameliyatsız tedavilerde biraz daha fazla olmak üzere her iki tedavi seçeneğinde de kaynamama ortaya çıkabilir. Kaynamamanın nedenleri; yüksek enerjili parçalı kırıkların olması, kırık bölgesinin kan dolaşımının çok yeterli olmayışı, hastanın ileri yaşta ve kemik kalitesinin zayıf olması,   dıştan kırık bölgesinin yeterli tespit edilememesi, cerrahi olarak teknik yetersizlikler, kullanılan implanta bağlı yetersizlikler, takip eksiklikleri olabilir. Humerus kırığı kaynamadığı zaman mutlak cerrahi olarak tedavi edilir. Tedavide kırık bölgesinin tazelenmesi, greftlenmesi (kemik aşısı) ve en uygun en stabil şekilde tekrar tespiti esastır. Özenli cerrahi teknik gerektirir. Yetersiz cerrahi tedavileri dolayısıyla uzun süreli kaynamayan birçok defa ameliyat olan humerus cisim kırığı kaynamamaları daha özellikli durumlardır. Bu hastalara mikrocerrahi teknikle canlı kemik nakilleri yapmak gerekebilir.

ARAMA MOTORLARI İÇİN İNGİLİZCE TANIMI: humerus shaft fracture, surgery, brace

Hareket sağlıklı bir vücut ve sağlıklı bir yaşam için şarttır. Ama her zaman bir kaza tehlikesiyle de karşı karşıyayız. Spor yaparken olduğu kadar normal günlük yaşamımızda da bu kazalar bazen kemik kırılmalarına da neden olabilir. Kırık, aşırı gelirim yada darbe nedeniyle kemik dokusunun bütünlüğünün bozulmasıdır. Bazı hallerde ameliyat bile gerektirebilir. Genellikle geçici bir durumdur ana bazı durumlarda kalıcı arazlar bırakabilir. İskelet, vücuda destek olmak üzere özelleşmiş yapı bloğudur. Vücuda destek olmanın dışında doku ve organları korur. Hareket etmeyi sağlar. Bazı hayati organlarımız için koruyucu bir zırhtır. İskeleti oluşturan kemikler vücudun ihtiyacı olan bir çok mineralin depolandığı sert dokulardır. Kırıkları oluşları itibariyle üç grupta toplayabiliriz.

  • Kayak kayan bir sporcu iniş sırasında ters bir şekilde düşerse birinci gruptan bir kırıkla karşılaşacaktır. Bu kemiğin doğrudan yada dolaylı bir şekilde aşırı gerilim yada darbe sonucu kırılmasıdır.
  • İkinci tür kırık nedeni herhangi bir dış etkene dayanmayan kemiğin patolojik yapısından oluşan kırıklardır. Genellikle yaşlılarda ve kadınlarda rastlanılan osteoporoz nedeniyle zayıflayan kemiklerin kırılmasına patolojik kırıklar denir.
  • Üçüncü nedense aşırı zorlama yada ufak darbelerin hep aynı noktaya olması sonucu zamanla oluşan kemik zayıflamalarında rastlanır. Koşu yapan bir kişi aşırı zorlama sonucu bir darbe almaksızın da bir kırıkla karşılaşabilir.

İyileşme süreci kırığın oluşması anında başlayan otomatik bir süreçtir. Ve üç aşaması vardır.

Kırıklar ve Kaynaması
  • İlk önce kırığın etrafında bir kan pıhtısı oluşur. Kırık anında kemik içinden gelen bir akıntının sonucudur bu. Bu kanama önce hematon denen bir şişliğe neden olur. Ve pıhtılaşma bundan sonra gerçekleşir.
  • Birkaç gün içinde fibroblast denen kalıcı ve temel bağ doku hücreleri kan pıhtısında oluşur ve kan pıhtısı fibrokolajen bir dokuya dönüşür.
  • Üçüncü aşamada bu doku kırık kemiğin kaynamasına neden olan kemiksi bir hale gelir. Madeni tuzlarla güçlenen bu doku kırıkların uçlarını birleştirir. Başlangıçta süngersi bir dokudur zamanla tam bir kemik sertliğine ulaşır. Bu sırada kırık kemik uçları hareket ettirilmemeli ve üzerine yük bindirilmemelidir.

Kırığın tedavisi nasıl olur? Bazı hallerde doktor kırığı sabitleştirmez, sadece ağrıyı kesici önlemler alır. Topuk çevresinde köprücük kemiği ve kaburga kırıklarında yapılan budur. Tedavinin amacı hastanın bir an önce normal harekete kavuşmasını sağlamaktır. Kırık kemik uçları doğru düzlemde birleştirilmelidir. Bir kırık vakası karşısında doktor önce kemiğin durumunu sağlıklı olarak tespit ederek, eklem yüzeylerini düzgün bir şekilde bir araya getirmek için elle girişim yada traksiyon uygulayabilir. Kemiği yerleştirmek kırık sonucu yerinden oynayan kemiği yerine yerleştirmektir. Kırığın sağlıklı olarak iyileşebilmesi, kırık uçların birbirine tam bir uyumla karşı karşıya getirilmesi halinde mümkündür. Çoğu durumda bunun için cerrahi bir durum gerekmez. Kemiklerin uc uca getirilmesi sırasında lokal anestezi yoluna başvurulabilir. Kemiğin doğru yerleşip yerleşmediği röntgen vasıtası ile tespit edilir. Kemik yerleştirildikten sonra sabitleştirilir. Kırık kaynamadan önce kemiğin hareket etmesi halinde kaynama yanlış olur buda bir deformasyon ve sakatlık bırakır. Sabitleştirme işlemi dışarıdan yada içerden yapılabilir. Dışarıdan yapılan sabitleştirmede son yüzyılda plastik alçı kullanılmaktadır. Alçı basit kırıklarda en sık kullanılan yöntemdir.

image
Kafatası Çatlağı

Bazı hallerde alçı en iyi çözüm olmayabilir. Kırığın yakınında açık bir yara olması halinde bu yaranın alçı ile kapanması sakıncalıdır. Yaradaki gelişmenin kontrol altında tutulması için açık olması gerekir aksi takdirde alçı bir enfeksiyona yol açabilir. Enfeksiyonlar iyileşmeyi geciktirirken, iltihabın tehlikeli biçimde kemik iliğine işlemesine neden olabilir. Bazı kırıkların çivi, vida, platin türü plaka ile içerden sabitlenmesi de gerekebilir. Bunlar ameliyat sonucu konulan destekler sayesinde kemik kaynayıncaya kadar içerden sabitlenmesi gereken hallerdir. Mutlaka ameliyat gerektiren bu hallerde kesin iyileşme daha uzun sürede olur. Kemiğin kaynamasından sonra özel bir rahatsızlık nedeni olmuyorsa, bu parçalar vücutta kalabilir. Rahatsızlık meydana getirdiği takdirde vücuttan çıkarılır. Kafatası beynin bir zırhı gibidir. Kafatası kemiklerinde oluşacak bir kırık beyinde zedelenme yapması açısından önem taşır. Bu nedenle de nörolojik müdahale, kırıkla ilgili müdahaleden önce dikkate alınır. Kafatası travması geçirmiş bir hastanın konuşma ve hareket yetenekleri doktor tarafından kontrol edilerek hastanın nörolojik durumu saptanır. Henüz belirgin bir araz görülmese bile tarama yoluyla bir lezyon olup olmadığı araştırılır. Ne var ki tarama yönteminde bir sonuç alınabilmesi lezyonun bölgesine göre değişir, çünkü bazı damarlardaki hasar ilk anda belli olmaz. Kafatası kırıkları iki türlüdür. Yüzeysel olabilir bu takdirde kırık kafatasında bir çizgi halinde görülür. Kafatasında çizgi halinde ki yüzeysel bir kırık muhtemelen ciddi bir durum değildir. Ama yine de beyne etkisi olup olmadığı araştırılmalıdır. Çünkü böyle bir tehlikenin varlığı ilk anda önemli bir belirti göstermeyebilir. Hastanın durumunda ciddi bir araz görülmese bile durumun ciddiyetine göre hasta 24 saat ile 48 saat arasında gözlem altında tutulmalıdır. Beynin etkilenmediği hallerde kırıklar iyileşmeleri için kendi haline bırakılır.

image
Kafatası Kırığı ve Çöküntü

Çöküntülü kırıklarda kemiğin beyni zedelemiş olması ihtimali daha kuvvetlidir. Çöküntülü bir kırık genellikle tehlikeli bir durumun ilk işaretidir. Kemik eğer beyne bir zarar verdiyse konuşma ve hareketlerde aksaklıklar görülür. Bel kemiğindeki kırıklara gelince, bu kırıklarda kalıcı ve ciddi arazlar söz konusudur. Tedavinin amacı omurilikte sinirleri korumaktır. Bel kemiği omur kemikleri ve süngerimsi disklerden oluşur. Omur iliği merkezi sinir sisteminin bir parçası olup, bel kemiğinin ortasında ki bir kanala yerleşmiştir. Omur sinirleri her omurun yan bölümünde yer alan deliklerden geçer ve çevrel sinir sistemini oluşturur. Bu sinirler omur iliğin sinirleri kadar hassas değildir. Genellikle yaşlılarda sık rastlanan bir kırıkta kalça kırıklarıdır. Yaygın bir kanıya göre bu kırıkların nedenleri kaygan yollar değildir. Bu tür kırıkların çoğu sabah erken saatlerde yaşlılar yataktan kalktıktan hemen sonra olur. Uyku sersemliği, görme bozuklukları ve alaca karanlık bu kazaların başta sayılabilecek nedenleridir. Gerek yaş gerekse kırık kemiğin yeri iyileşmeyi güçleştiren unsurlardır. Fizik tedavi uzmanı hastanın hareket yeteneğini saptar. Yatakta dönüp dönemediği, yardımsız kalkıp kalkamadığı, bir aygıt yardımıyla yürüyüp yürüyemediği, hareket halinde ağrılarının nerede olduğu ve hangi hareketleri yapabildiği saptandıktan sonra duruma ve ameliyatın ayrıntılarına en uygun tedavi kararlaştırılır. Haftada 5 gün 45 dakikadan 75 dakikaya kadar değişen fizik tedavi seansları uygulanır.

Aşırı zorlanma nedeniyle oluşan kırıklar, dış darbeyle oluşan kırıkların aksine uzun süre devam eden ufak darbelerin sonucudur. Aşırı ve yorucu idman yapan bir uzun mesafe koşucusu fazla zorlanmadan ötürü böyle bir kırıkla karşılaşabilir. Tenis, kayak, yüzme gibi sporlarda da benzeri kırıklara rastlanır. Kırıkların çoğunun bir kaza sonucu olduğu düşünülürse bunlara karşı önlem almanın güçlüğü ortadadır. Ama dikkatli ve sürekli idman ve egzersizlerle kemikleri güçlendirmek mümkündür. Dengeli ve sağlıklı bir beslenmenin de kemikler için önemini göz ardı etmemeliyiz.

Omuzda Kas Yırtılması Nedir?

Omuzda kas yırtılması en çok yaşanan kas sorunlarından biridir. Omuz bölgesi rotator manşet adı verilen kaslarla sarılmıştır. Bir çok sebebe bağlı bu kaslarda oluşan yırtılmalara omuzda kas yırtılması denir. Genelde ani yapılan hareketler, kazalar, eklemlerde kırık ve çıkıklar bu tür sorunların yaşanmasına neden olur. Omuz bölgesindeki yaşanan bu tür problemlere çok kısa sürede müdahale yaptırmak gereklidir. Omuzda kas yırtılması tedavisi erken dönem yapılmazsa kalıcı problemlere neden olmaktadır.

Vücudumuzdaki hareket açıklığı en geniş olan eklem omuz ekle midir. Bu nedenle travmalara fazlasıyla maruz kalabilir. Şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığına neden olan omuzda kas yırtılması yaşam kalitesini ciddi anlamada etkilemektedir. Bu rahatsızlık 50 ile 65  yaş üzeri  kişilerde % 60 oranında görülmektedir. Kasların yaşlanması, zayıflaması ile artan bir problemdir. Gençlerde ise kaza, düşme ve yaralanmalarla oluşur. Omuzda kas yırtılması çeşitleri nelerdir?

  • Tam kat yırtığı
  • Tam olmayan parsiyel yırtıklar
  • Hücreler arası yırtık

Omuzda Kas Yırtılması Belirtileri?

  • Omuz ve kol gölgesinde ağrı en belirgin belirtisidir. Kişi kollarını yanlara doğru çok rahatlıkla uzatırken, yukarı doğru uzatamaz. Yukarıdan bir şey alırken zorlanır ve ağrı hisseder.
  • Hasta kolunu yukarı ve yana doğru uzattığında oluşan his kaybı bir diğer kas yırtılması belirtisidir. Bu his ve kuvvet kaybının nedeni kasın görevini yırtık yüzünden yerine getirememesine bağlı gelişir.
  • Kolunu eli ile göğsüne doğru çekerek tutma isteği oluşur. Kolunu sanki korumaya alır gibi eli ile göğsünün üstüne koyar ve tutar. Bazı hastalarda gece ağrıları da çok şiddetli olur.

Hareket kaybına ve ağrıya neden olan bu hastalık, kişilerin gündelik hayatını kötü etkilemektedir. İş yaparken zorlanırlar. Bir şey taşımakta güçlük yaşarlar. Omuzda kas yırtılmasında yaralanan rotator manşet kasında kısmi yada tam kat kas yırtılmaları oluşur. Kısmi kas yırtılmasında hareket kısıtlaması ve ağrı çok daha azken tam kat kas yırtığın da ağrı ve hareket kaybı çok daha fazladır. Kuvvet azalması bu yırtıklar da çok fazladır. Hatta bir bardağı bile taşıyamaz duruma gelebilir.

Omuzda Kas Yırtılması Neden Olur?

  • İleri yaşlarda kaslar yaşlanır, zayıflar ve güçsüzleşir. Yaşlılarda görülme nedeni ise en çok kasların yaşlanmasıdır.
  • Kazalar, darbeler, düşme kas yırtılmalarına en çok sebeptir.
  • Kasları aşırı zorlama, çok yük taşıma
  • Kasları zorlayan ağır sporlar yapmak
  • Yukarı doğru çok uzanarak iş yapmak
  • Omuzda aşırı ve yanlış kullanımı sonrasında oluşan iltihaplanma lif yırtılmalarına neden olabilir.

Omuzda Kas Yırtılması ve Ödem

Omuzda kas yırtılmalarının bir sebebi de kolun ve omuzun aşırı ve yanlış kullanımı sonucu oluşan iltihaplanmadır. İltihaplanma sonucunda omuz bölgesinde oluşan sıvı birikmesi yani ödem aşırı ağrıya neden olur. İltihaplanma zamanla kas yırtılmalarına da neden olmaktadır. Bursit adı verilen bu hastalık omuz, dirsek, kalça, bilek ve dizlerde çok sık görülür. İltihaplanmalar genelde uzun sürelerde oluşsa da bazı durumlarda aniden de gelişebilir. Bunun sebebi ise kişinin kendini hor kullanmasıdır. Bazı kişiler meslekleri icabı omuzları ile aşırı yük taşımak zorundadır. Bazı ev hanımları ise temizlik yapmak uğruna kendilerini çok zorlamaktadır. Bu durum omuz kemiklerinde iltihaplanmaya yol açmaktadır. Kemik ve kas arasındaki tendon yada deri arasında bulunan küçük keslerin iltihaplanmasına neden olur. Ayrıca iltihaplanma ödeme de neden olur. Bu iltihaplanma ciddi ağrı yapar. Omuzda kas yırtılması ve ödem iltihaplanma nedeni ile yaşanır.

Kar yırtıkları diğer nedenlerden dolayı yaşanmış da olabilir. Kas yırtığı olan bölgede zamanla ödem oluşması çok normaldir. Kas yırtıkları ödeme neden olur. Ödem ve bu bölgedeki sıvı artışı küçük keseciklere neden olur. İçi sıvı dolu keseciklerin oluşması da bu nedendendir. Yırtığın bulunduğu kolda şişme olması da normaldir.

Omuzda Kas Yırtığına Hangi Bölüm Bakar?

Omuz ağrıları ile başlayan bu rahatsızlık için Ortapedi Uzmanına görünmeniz gereklidir.

Omuzda Kas Yırtılması Tedavisi

Omuzda kas yırtığın da teşhisin doğru konulması çok önemlidir. Bu hastalığın teşhisi öncelikle fiziki muayene ile tespit edilir. Doktorunuz şikayetlerinizi dinledikten sonra omuz hareket açıklığını kontrol eder. Fiziki muayenede kas gücünüzü kontrol ettikten sonra sıkışma testleri ile hastalığın teşhisi konulur. Röntgen çekimi yapılır ve kemik yapınızın durumu incelenir. Kas içinde kireç birikmesi alanları olup olmadığına bakılır. Omuz ekleminde aşınma ve eskine olup olmadığı kontrol edilir. Omuz çevresi kas yırtılmasının tam olarak boyutunun ve durumunun en net çıkmasını sağlayan manyetik rezonans görüntüleme yapan MRG cihazıdır. MRG çekimi sonrasında yırtığın yerleşimi, boyutları, kasta kullanmamaya bağlı gelişen dejenerasyonlar, kireçlenme ve eklem kıkırdağının aşınması ayrıntılı olarak belli olur. Kas gücünü kontrol edebilmek ve değerlendirebilmek amacı ile doktorunuz omuz bölgenizden bir lokal anestezi enjeksiyonu yapar. Enjeksiyon yapıldıktan sonra doktorunuz bir kez daha fiziki muayene yaparak kas gücünüzü kontrol eder. Hastaya gerekli görülür ise Ultrason da çekilebilir. Omuz kas yırtılması tedavisi başlamadan önce son olarak hastaya artroskopik inceleme yapılır. Bu incelemede kasın hem alt, hemde üst yüzü incelemeye alınarak değerlendirilir.

Tam kas yırtıkların da tek çare ameliyattır. Hastanın genç yada yaşlı olması ameliyat kararında etkili değildir. Tam kas yırtığı olan hasta kolunu kullanamaz ve tedavinin tek çaresi ameliyattır.

Omuzda kas yırtığı 65 yaş üstü kişilerde kasların zayıflaması ve yaşlanması sonucu görülmüş ise bu hastalara ilaç tedavisi, egzersiz ve fizik tedavi uygulanır. Çok gerek görülür ise hastaya tek dozluk kortizon içeren bir iğne yapılabilir. Bu şekilde hastanın ağrılarından kurtulması sağlanmaya çalışılır. 65 yaş üzeri hastanın yırtığı çok büyük ise kortizon iğne, ilaç, egzersiz ve fizik tedavi işe yaramışsa ancak son çare ameliyat önerilebilir.

Kısmı kas yırtığı olan genç hastalara kortizon iğne enjekte edilir. Ağrılarının azaltılması sağlanırken fizik tedavi, egzersiz ve ilaç tedavisi uygulanır. Tedavinin yetersiz olduğu durumlarda artroskopik tedaviye başvurulur. Artroskopik tedavi de omuz içerisindeki saçaklanmış bölge temizlenir ve sıkışmaya neden olan kemik çıkıntıları varsa bu kemikler tıraşlanır.

Kolda güç kaybı yaşayan kolunu aktif halde kullanan genç hastalarda ve tam kas yırtıkların da omuzda kas  yırtığı ameliyatı yapılması çok daha uygun olur. Özellikle 1,5 santimden büyük tam kas yırtıkları ameliyat edilmezlerse ilerler ve hasta kolunu kullanamaz hale gelir. Omuzda kas yırtığı ameliyatı açık ve artroskopik ameliyat olarak iki farklı şekilde yapılmaktadır. Yırtığın bulunduğu yer, yerleşimi, onarılabilir olma durumu bu kararı etkiler. Genelde kapalı olan ameliyat şekli tercih edilir. Onarılması mümkün olmayan kas yırtıkların da özellikle genç hastalarda vücudun başka bir bölgesinden alınan kasın bu bölgeye nakli ile yapılır. İleri yaşlarda olan hastalarda eğer omuzda aşırı kireçlenme mevcut ise omuz protez ameliyatı yapılabilir.

Omuzda Kas Yırtığı Ameliyatı

Omuzda artroskopik rotator manşet yırtığı onarımı ameliyatı ameliyathanede anestezi altında yapılmaktadır. Omuz bölgesinin değişik noktalarından bir santimlik delikler açılır ve yerleştirilen kameralarla omuz bölgesi, omuz eklemi ve kas yırtığı olan bölge incelenir.

Kameralarla eklem içerisindeki sorunlar tespit edilerek düzeltilir. Kas yırtığı temizlendikten sonra kemikten ayrılmış olan bölge dikiş çapası adı verilen titanyum implantlarla bu bölgeye bağlanır. Ameliyat esnasında gerek görülür ise açık ameliyata da dönülebilir. Ameliyatın gidişi, hastanın ve yırtığın durumuna bağlıdır. İşlem sonrası hasta hastanede bir gece kalır. Gerek duyulur ise hastaya ertesi gün küçük bir cerrahi işlem daha uygulanır. Omuz açılarak işleme devam edilebilir. Bu işlem her hastada değişim gösterir. Ancak gerekli durumlarda yeni küçük bir operasyon yapılır.

Omuzda Kas Yırtılması Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Omuzda kas yırtılması ameliyatı her hastanın durumuna göre değişir. Bir kaç saat süren ameliyatlar olduğu gibi 3-4 saat süren ameliyatlarda vardır. Bu bölgenin temizlenmesi, yırtığın onarılması uzun sürebilir. Bazı ameliyatlarda açık ameliyata geçiş de yaşandığı için kesin bir zaman dilimi söylemek mümkün değildir.

Omuz Yırtığı Ameliyatı Sonrası

Omuz yırtığı ameliyatı sonrası hastanın kolu 3 ile 6 hafta arası askıya alınır. Doktorun onayı ile hasta 3-4 hafta sonra küçük egzersizler yaptırılmaya başlar. Ameliyattan ancak 6 hafta sonra hasta çok az aktif hareketler yapmaya başlayabilir. Omuz kaslarının tamamen iyileşebilmesi ancak 6 ayı bulmaktadır. Bu dönemde hasta kendini çok iyi kollamak zorundadır. Hasta 6 haftadan sonra yavaş yavaş araba kullanmaya başlayabilir. Çok basit hareketler yapılmalıdır. Hastanın kolunu zorlaması kesinlikle yasaktır. Kolu zorlayıcı hareketler ancak altı  ay sonrasında yapılabilir. Kişi spor yapmaya da ancak altı ayını geçince başlayabilir. Hastanın bir şey kaldırması yasaktır. Ancak 6 ayını geçen hastaların ameliyatlı kolu ile bir şeyler kaldırmasına izin verilir. Omuzda kas yırtılması fizik tedavi hareketlerine ameliyat sonrası başlanmalı ve fizik tedavi mutlaka alınmalıdır. Bu tür hastalıkların iyileşmesinin hızlanması ameliyat sonrası alınan fizik tedaviye bağlıdır.

Omuz Yırtığı Ameliyatı Sonrası Yenileme Neden Olur?

  • Kasın doku kalitesinin yetersiz olması
  • Hastanın yaşının ilerlemiş olması
  • Yeniden kaza, düşme, ters hareket, ağır kaldırma, bir yerlere vurma gibi bir travma geçirilmesi
  • Uygun olmayan rehabilitasyon
  • Kasta yağlı dejenerasyonun fazla olması
  • Sigara kullanımı
  • İlk ameliyatta yırtık boyunun çok büyük olması yenileme nedenlerindendir.

İkinci oluşan yırtık ilkinden çok daha küçük boyutta olur ve genelde çok fazla belirti vermez. Hastanın yaşı ilerlemiş ve güç kaybı da çok yaşanmıyor ise ikinci bir ameliyata gerek duyulmaz.

Omuzda Kas Yırtığı Tedavisi Yapılmazsa Ne Olur?

Tendom yırtıkları tedavi edilmediği taktirde ilerler ve kireçlenmeye neden olur. Bu durumda kapalı ameliyat şansının kaybeden hastaya açık ameliyat yapılmak zorunda kalınır. Protez kullanmak zorunda bile kalınabilir.

Kas yırtılması nedeni ile omuz ve kol hareketlerinde kısıtlama olmaktadır. Kolları yukarı doğru kaldırmak zorlaşmaktadır. Omuz hareketlerinin kısıtlanması kireçlenmeye neden olur. Omuz hareketsizlikten katılaşırsa donuk omuz hastalığı başlayabilir. Omuz katılaşır ve hiç hareket etmez. Kaslar kemikleşir ve kişi her geçen gün hareket kabiliyetini çok daha fazla kaybeder. Donuk omuz ciddi bir hastalıktır ve tedavisi de zordur. Fizik tedavi hastalık için önemlidir.

Omuzda Kas Yırtılması Fizik Tedavi

Omuz eklemi üç boyutta kolların hareketini sağlamaktadır. Omuz eklemindeki dengeli hareketlerin sağlanabilmesi için kaslara ve bağlara ihtiyaç vardır. Kemiklerin hareketi tek başına yeterli değildir. Omuz hareketlerinin düzgün yapılmasını sağlayan beş adet eklem vardır. Omuz hareketlerinin düzgün yapılabilmesi için ağrısız ve uyum içerisinde olması gerekmektedir.

Omuz hareketlerinin hem dengeli (stabilite) hem de hareketli (mobilite) yapılabilmesi için hazırlanacak olan rehabilitasyon programının bu iki özelliğe uygun hazırlanması gereklidir. Omuz kas yırtıkların da koruyucu yada cerrahi tedavi uygulanır. Her iki tedavide de fizyoterapi çok önemli yer alır. Doğru yapılan bir fizyoterapide hastalığın bulgularının azaltılması ve kişinin fonksiyonlarının çoğaltılması hedeflenir. Kas yırtıkların da en çok karşılaşılan şikayet ağrıdır. Ağrının istirahat, aktivite yada gece sırasında olduğu değerlendirilir. Ağrının hangi durumda daha çok olduğu hastalıkta kişiye uygulanacak fizik tedavi konusunda bilgi verir. Hastanın gece ağrısı varsa iltihaplanma göstergesidir. Bu nedenle tedavi sırasında iltihaplanmayı arttıracak uygulamalardan ve egzersizlerden uzak kalınır.

Fizyoterapide hastalara sıcak-soğuk uygulama, elektro terapi ve manuel terapi en çok tercih edilen uygulamalardır. Gece ağrısı olan hastalara genelde soğuk tedavi uygulaması yapılır.

Rotator kılıf yırtıkların da öncelik tamir edilen dokunun korunmasıdır. Özellikle tamir edilen bölge erken dönemde çok iyi korunmalıdır.

  • Hastaya 1-4 hafta arasında pasif eklem hareketleri yaptırılır.
  • 4-6 hafta arası hastaya aktif yardımcı egzersizler yaptırılır.
  • 6-8 hafta arası ise hastaya aktif hareketlere başlanır.

Dokunun iyileşmesine bağlı olarak omuz kas yırtığı fizik tedavi 6 bölümden oluşturulur.

Omuzda Kas Yırtılması Fizik Tedavi Hareketleri

Faz 1: 1 -10 gün arası maksimum koruma olması gereklidir. Hasta 5-7 gün arası omuz askısı ile dolaşmalıdır. Sıcak uygulama yapılmaz. Hastaya soğuk uygulama yapılır.  Omuz kas yırtığın da oluşan ödem ve ağrıyı azaltmak amaçlanır.

Faz 2: 10 ile 3 hafta arası yapılan uygulamada işlev bozukluğu ve ağrı azaltılmaya çalışılır. Erken pasif hareketlere başlanarak mobilizasyon tekniği uygulanır. Mobilizasyon tekniği ile dokunun yeniden gelişmesi desteklenmeye çalışılır.

Faz 3: 3 ile 6 hafta arasında yapılan orta fazdır. Hastanın dinlenme sırasında omuz eklemlerinde hassasiyet ve ağrı azalmaktadır. Bu bölümde yumuşak doku mobilizasyonu, posterior kapsül germe, aktif-yardımlı ve aktif eklem hareketlerine başlanır.

Faz 4: 6 ile 12 haftaları arasında yapılan bu bölümde hastanın hassasiyetinin azaltılması, yırtık bölgesindeki  hareketliliğin çoğaltılması ve omuz hareketlerinin normal sınırlara ulaşması beklenir.

Faz 5: 12 ile 16 haftaları arasında tekrarlı sınırlama olmaksızın yapılan eklem hareketleri ile yırtık bölgesindeki dokuların olgunlaşması sağlanır. Manuel tekniklerde uygulanarak hareket kısıtlılığının kalkması sağlanır.

Faz 6: 16. hafta sonrası yapılan uygulamadır. Eğer ağrı, anormallik, yok ise fonksiyonel faz denilen bu bölüme başlanır. Bu bölümde daha çok fonksiyonellik ve efor gerektiren egzersizler ve hareketlere başlanır.

Omuzda kas yırtılması çok önemli bir hastalıktır. Fizik tedavi tedavi amaçlı ameliyat kararı verilmeyen hastalara uygulandığı gibi ameliyat sonrasında da uygulanmaktadır. Bu nedenle çok önemlidir. Omuzda kas yırtılması mutlaka tedavi edilmelidir. Uzun süredir omuz ve kol gölgesinde ağrı olan kişilerin doktora giderek kontrollerini yaptırmaları çok önemlidir.

Windows 8.1 Pro Satın Al

Topuk ile birlikte ayak bileği tabanı oluştururAyak bileği. Bildiğiniz gibi, bacakların alt kısmı gün boyunca ana yükü oluşturur. Bu konuda özellikle zor olan, aşırı kilolu olmakta zorluk çeken insanlardır. Ayak bileği kırığı, tedavisi bir rehabilitasyon süreci gerektirecek ciddi bir yaralanmadır. Birçok doktor, bu terapi süresinin en önemli olduğuna inanırlar ve bunu kaçırırsanız hoş olmayan komplikasyonlar yaşayabilirsiniz. Bu durumda, tekrarlayan nüksetme mümkündür ve eski travma yaşamınızın geri kalanında kendini hissettirecektir.

Kırık sonrası ayak bileği iyileşme süresikarmaşıklık ve yaralanma tipine, komplikasyonların varlığına, vb. bağlıdır. Hasar, ek problemlere neden olmazsa, rehabilitasyon süreci kolaydır. Çift düğümlü veya üç diz kırığı durumunda, tedavi süresi önemli ölçüde artar, çünkü kemik çeşitli yerlerde bir kerede parçalanır. Yaralanmanın karmaşıklığından bağımsız olarak, hoş olmayan sonuçları önlemek için bir uzmanın gözetimi altında restorasyon sürecine girmek gerekir.

Temel rehabilitasyon süreçleri

Bir kırık sonrası bacağın iyileşmesinin ilk aşamasıAyak bileği bandajlı bir bandaj içerir. Bu sürecin süresi, jips sorunlarının dökülmesinin ve ayak bileği hasarının doğasının neden olduğu travmanın karmaşıklığına bağlıdır. Deplasman olmadan ayak bileği kırığı sonrası iyileşmenin ilk evresi yaklaşık 1-2 ay sürmektedir. Ek problemler varsa, sıva bandajı altı ay içinde alınmayabilir.

Hasta bu yaralanmanın olduğunu anlamalıCiddi bir doğa, bu yüzden doktorun gözetimi ve rehabilitasyon süreci üzerindeki kontrolü basitçe gereklidir. Çoğu durumda, önce bir plaster bandaj uygulanır ve kemik yapıştırma gerçekleşene kadar çıkarılmamalıdır. Daha sonra, ayağın tam iyileşmesinden önce giyilen kapalı bir alçı uygulanır. Normal bir hızda eritilmiş kemiğe, ayak bileğinizi vücudunuzun ağırlığına göre yükleyemezsiniz.

Ayak bileği kırığı sonrası iyileşmenin ikinci aşaması, yaralanan bacağın hareketliliğini artırmak için tasarlanmış egzersizlerden oluşur. Genellikle uzmanlar, aşağıdaki prosedürleri hastaya reçete eder:

  • fizyoterapi;
  • masaj;
  • egzersiz terapisi.

Bu prosedürlerin mümkün olan en kısa sürede maksimum sonucu elde etmek için kombinasyon halinde kullanılması gerektiğine dikkat edilmelidir.

Rehabilitasyon döneminin özellikleri

Alçı bandajı giymek şarttırdış ayak bileği kırılmasından sonra iyileşme süreci. Bu dönemden sonra, bacak zayıf ve sedanter olur. Onun gücünü, hareketliliğini ve normal yürüyüşünü tekrar sağlamak için eklem düzenli olarak geliştirilmelidir. Sadece doktorlar için değil, hastanın kendisi için azim ve gayret gerektirecektir. Alçı çıkarıldıktan sonra hasta iyi hareket etmeyecek ve bu işlemi kolaylaştırmak için dirsek koltuk değneği satın almanız önerilir. Ancak, bu ürün yanlış kullanılmamalıdır. Gerçek şu ki, iki haftadan uzun bir süredir kullanırsanız, bir kâfirlik alışkanlığı yaratabilirsiniz.

Alçı bandaj hastasının çıkarılmasından hemen sonraelektromanyetik tedavi kursu yazınız. Elektroforez, çamur banyoları, ayak bileğinin ısıtılmasını içerir. Bu prosedürler, alçı takılması sonucu ortaya çıkan, kırık ve şişlik sonrası ayak bileğinin onarılması için zorunludur.

Daha sonra hastaya masaj verilir, süre verilir.Bu, özel duruma göre değişir. Bu prosedür 5 gün ve tüm rehabilitasyon dönemini sürebilir. Bildiğiniz gibi, masaj önceki hareketliliğin ve eklem gelişiminin geri dönüşünü destekler. Bu prosedür hem doktorun kendisi hem de hasta tarafından, evde ayak bileği kırığından iyileşme aşamalarından biri olarak gerçekleştirilebilir.

Bütün bu tıbbi aktivitelerden sonra, hastaRehabilitasyon egzersizleri yapman gerekiyor. Bu adım zorunludur, göz ardı edilmemesi tavsiye edilir. Terapötik beden eğitimi, ayak bileği hareketliliğini düzeltmeyi amaçlamaktadır. Yaralı bacağın üzerindeki yükte sistematik artış ile bir dizi egzersiz içerir. Rehabilitasyonun tüm aşamalarını daha ayrıntılı olarak konuşacağız.

fizyoterapi

Doktor oyuncuları kaldırdıktan hemen sonraFizyoterapi atar. Bir ayak bileği kırılmasından sonra bacağın geri yüklenmesi bu prosedürler olmadan imkansızdır. Ayak bileğinin rehabilitasyonunu sağlamanın yanı sıra hareketlilik kazandırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, aşağıdaki hedeflere ulaşırlar:

  • kemik dokusu güçlendirir;
  • kemik birleşmesi süreci artar;
  • kan dolaşımı normalleştirilir;
  • şişlik giderilir.

Çoğu doktor, en etkili oldukları için yaklaşık olarak aynı fizyoterapi prosedürlerini reçete eder. Bunlar arasında:

  • elektroforezi;
  • eklemin ısıtılması;
  • çamur banyolarının kabulü;
  • zararsız akımların etkisi;
  • ultraviyole ışığa maruz kalma.

Başlangıçta, tüm bu faaliyetlerdoktorun sıkı gözlemi. Daha sonra hasta onları bağımsız olarak kullanabilir. Ayak bileği kırılmasından sonraki iyileşme süresinin uzunluğu, hastanın duyarlılığı da dahil olmak üzere değişmektedir. Sonuçta, bir doktorun tüm önerilerini takip ederseniz, süreç mümkün olduğunca çabuk bitecektir. Bir sonraki rehabilitasyon aşaması masajdır. Bu prosedürü daha ayrıntılı olarak ele alacağız.

Tedavinin erken bir aşamasında masaj yapın.

Gerçek şu ki bu olay daha etkili.Fizyoterapi veya fizik tedavi ile birlikte kullanın. Diğer bir deyişle, tedavinin tüm aşamalarında masaj uygulanabilir. Ancak, gerçekleştirdiği görevler her zaman farklıdır. Tedavinin ilk aşamasında, kas gevşemesi ve geç aşamada ayak bileği hareketliliğinin normale döndürülmesi amaçlanmıştır.

İlk kez ikinci veya üçüncü için masaj kullanınYaralanmadan bir gün sonra. Alçı ile uygulanabilir, asıl önemli olan herşeyi doğru yapmaktır ve sonuç uzun beklemez. Birçok doktor iskelet çekişini önermektedir. Parçaların kademeli olarak azaltılması ve kargo yardımı ile pozisyonda tutulması amaçlanmaktadır. Bu oldukça etkili bir tekniktir, ancak bir dezavantajı vardır – uzun yatak istirahati gereklidir, bazen birkaç ay sürer.

Bir masajdan önce herkesi rahatlatmalısın.Hastanın kasları, bunun için titreşim kullanılır. Yaralı bacak ile birlikte dikkat ve sağlıklı bir şekilde ödenmelidir dikkat edilmelidir. Prosedür ağrı veya rahatsızlık ile birlikte olmamalıdır. Günlük oturumun süresi 3-5 dakikadan fazla değildir. Bir hastada iskelet traksiyonu varsa, o zaman alt bacaklara ve uyluklara dikkat ederek odak dışında masaj yapmalısınız.

Hareketlerin doğruluğu

Ayak bileği kırılmasından sonra iyileşme süresiUygulamanın doğruluğuna ve tekniklerin yönüne bağlıdır. Genellikle masaj tüm nüansları bilen bir uzman tarafından yapılır. Fakat eğer hasta bu işlemi yapacaksa, o zaman nerede başlayacağını ve nasıl biteceğini bilmesi gerekir.

Her oturumda okşayarak başlamalıdırkasık ve popliteal lenf düğümlerinin alanları. Yoğurma ve öğütme herhangi bir yönde yapılabilir, böyle bir durumda akış önemli değildir.

Okşayarak yapmanın dikkati çekiyor.parmaklar, yumruk veya avucunun tüm yüzeyi. Taşlamada olduğu gibi, burada farklı yönlerde büyük yoğunluktaki hareketleri gerçekleştirmek daha iyidir. Kabul yoğurma, kas tonusu iyileştirilmesi ve ayak bileği hareketliliğinin normale getirilmesi amaçlandığı için, tedavinin sonraki aşamalarında gerçekleştirilir. Yumruk ve avuç içi yardımı ile yapılmalıdır. Yoğurma, hamuru karıştırma işlemine benzer, hareket yoğun olmalıdır.

Masajı kurtarma kompleksinde tamamlayınayak bileği kırık sonrası şok dokunarak ve alkışlar. Bu tür eylemler bir yumruk veya avuç kenarı yardımı ile yapılabilir. İşlemin katılımcıları için bir nefes almaya ve biraz dinlenmeye yardımcı olduğu için, vuruş yapmak için vuruşlar arasında tavsiye edilir.

Geç aşamalarda masaj

Tam kurtarma yaklaştığında,kasları tonda getirmek ve eski hareketliliğe dönmek gerekir. Bunu yapmak için yoğurma, sürtünme ve sarsıntı titreşimi gibi teknikler kullanın. Ek olarak, aralıklı vuruşların kullanımı oldukça etkilidir. Evde ayak bileği kırığı sonrası iyileşme sürecinde, bu masaj yapılabilir. Bununla birlikte, bunu yapan kişi profesyonel olmalıdır, çünkü dikkatsiz bir hareket komplikasyonlara yol açabilir.

Oyuncu kaldırılır kaldırılmaz hemen başlayamazsınızYoğun teknikler, çünkü iyi bir şeye yol açmaz. Ayrıca, bu titizlik sadece ayak bileği kırılmasından sonra iyileşme süresini olumsuz yönde etkileyecektir. Bunun nedeni, yanlış hareketlerin ayak bileği bölgesinde ağrıya neden olacağı, şişkinliğin ortaya çıkabileceği ve rehabilitasyonun geciktirileceğidir.

İltihap oluşursa, onun içinhafif bir masaj kullanmanız tavsiye edilir. Hareket kenarlardan merkeze doğru yönlendirilmeli, ardından normal okşalarak uygulanmalıdır. Bu basit yöntem göz ardı edilmemelidir, rehabilitasyon süresinin süresi doğrudan ona bağlıdır.

Masaj sırasında kırık bölgesine dokunmanıza gerek yoktur. Çevresindeki alana masaj yapmak çok daha verimlidir. Ekstra bir dokunma hasarı keskin bir ağrıya ve rahatsızlığa neden olur.

Kapalı sıva çıkardıktan sonra

Oyuncu kaldırılır kaldırılmaz, yavaş yavaş gerekirBacakdaki fiziksel stresi arttırın. İlk iki haftada masaj çok dikkatli yapılmalı, ayak bileklerine alışmak için alıştırın. Ardından aralıklı vuruş yapabilir, ellerin hareketi ise birbirlerine doğru yapılacaktır.

Bir ay sonra okşayarak başlama zamanıocak bölgelerini etkilemek. Bununla birlikte, hala önlemleri gözlemlemeniz ve ani hareketler yapmamanız gerekir. Deplasman olmadan ayak bileği kırıklarından iyileşme oldukça hızlı gerçekleşir. Bu durumda, bir ay içinde biraz daha cesur bir masaj yapabilirsiniz, hafif bir dokunuş eklemelisiniz.

Daha önce belirtildiği gibi, masaj en etkilidir.terapötik egzersizler ile birleştirildiğinde. Ayrıca, rehabilitasyon döneminde düzenli olarak çamur banyoları ve fizyoterapi alabilirsiniz. Hasta her şeyi doğru yaptıysa, bir hekimin sıkı denetimi altında, rehabilitasyon süreci mümkün olduğunca çabuk ve verimli bir şekilde gerçekleşecektir. Ayak bileği kırığından iyileşme tamamlanacak ve hasta normal yaşama dönebilecektir. Bunun sadece uzmanların tavsiyelerini izleyerek elde edilebileceği unutulmamalıdır.

Terapötik jimnastik

Hasta fizyoterapiye tabi tutulduktan vemasaj, fizik tedaviye başlama zamanı. Diğer bir deyişle, kırık bir ayak bileği kurtarmak için egzersizleri yapmanız gerekir. Her ders çok önemlidir ve eklemin gerekli hareketliliğini sağlamayı amaçlar ve kaslar aynı elastikiyeti kazanabilir.

Başlamak için, altında egzersiz yapmalısınızBu kursu tayin eden uzman rehberliği. Gelecekte, belirli sonuçlara ulaşmak için evde eğitim almaya devam edebilirsiniz. Zaman içinde bir egzersizin 10 dakikadan fazla sürmemesi gerektiği unutulmamalıdır. Ayak bileğinde ağrı varsa, bu görevin bir süreliğine ertelenmesi gerekir. Yükün kademeli olarak artırılması gerektiğini, böylece ayağın kullanıldığını belirtmek gerekir.

Çoğu durumda doktorlar, çaba sarf etmeden gerçekleştirilebilecek oldukça basit alıştırmalar dersi verirler. Genellikle görev paketi şunları içerir:

  • Yaralı bir bacağıyla yürümek, burada ana şey aşırıya kaçmamak;
  • Farklı yönlerde ağrılı bir ayak ile salınan, bir sonraki süpürme sırasında havada bir süre tutulması arzu edilir;
  • her iki bacağı da yüzüstü pozisyonda sallayın;
  • topuktan her iki bacağın parmaklarını kaldırmak için tek ayak ile yapabilirsiniz;
  • sırtınızı bükmemeye çalışarak bacakları geriye doğru kaldırmak;
  • dizini hafif bir gecikme ile kaldırmak.

Dönemde yürümenin yararlılığını abartmak zorrehabilitasyonu. Düz bir yüzeye başlamak için sürekli yürümeniz gerekir, daha sonra simülatörleri kullanabilirsiniz. Evde bir merdiven varsa, bunu yapmalısınız. Yaralanmadan sonra tırmanmaktan çok daha zor olduğu hatırlanmalıdır.

Fizik terapinin görevleri

Elbette, jimnastikteki temel amaç, yaralı bacağın hareketliliğini geri döndürmektir. Ancak, bu tek görev değildir. Ayrıca, aşağıdaki hedef beden eğitimi vardır:

  • Hafif fiziksel efor nedeniyle, bacağın yaralanan kısmının şişkinliği giderilir;
  • Egzersizler, rehabilitasyon amaçlarına ek olarak, parmak düztabanının ve eğriliğinin önlenmesini amaçlamaktadır;
  • Kan dolaşımında bir iyileşme var.

İyileşme ne kadar sürer?ayak bileği kırığı? Rehabilitasyon sürecinin nasıl gerçekleşeceğine bağlıdır. Bazen doktorlar hız kurtarma için ek egzersizler yazıyor. Örneğin, fleksör doğanın alıştırmaları oldukça popülerdir, parmaklar ve eklemler ile gerçekleştirilir. Bu dönemde topuklarda ve çoraplarda dönüşümlü olarak yürümek de çok yararlıdır. Bu durumda, ayakkabı giymeniz gereken ortopedik tabanlıklarınız olmalıdır.

İyileşme süresinin bağlı olduğu unutulmamalıdır.ayak bileği kırığının şiddetinden. Tüm doktor önerileri takip edilmelidir. Aksi takdirde, rehabilitasyon süreci uzun sürecek ve ciddi sonuçlara yol açacaktır. Kırığın meydana geldiği ayak bileği alanı sürekli olarak incinecek ve dinlenmeyecektir. O zaman ayak bileklerinin kırılması hakkında ne söylenir? Ameliyattan sonra iyileşme çok uzun zaman alır. Tabii ki, her iki ayak bileği kırığı çok nadir bir durumdur ve tabii ki en şiddetlidir.

Deplasmanlı ayak bileği kırıklarından iyileşme

Bu muhtemelen en zor durumlardan biridir. Böyle bir kırığın rehabilitasyon süresi yaklaşık olarak belirlenememektedir. Ancak, iyileşmenin çok uzun süreceği kesin olarak söylenebilir. Gerçek şu ki böyle bir kırılmada alt ekstremite hareketsiz durumda kalır ve dikkatli ve sistematik olarak geliştirilmelidir. Bu prosedürler, alçı dökümün hala uygulandığı bir zamanda başlar. Genellikle doktorlar ikinci haftaya müdahale etmenizi önerir.

Başlamak için en basit hareketler yapılır.hangi alıştırmalar dilin dendiği dönüşmez. Yeni görevleri ne zaman uygulayabileceğinizi gösteren doktor, röntgenlerin yardımı ile belirlenir. Kemiğin birikme belirtileri üzerinde görülürse, ayak bileği yavaş yavaş yüklenmeye başlar.

Ayak bileği kırığı ofset olduğu bilinmektediren karmaşık yaralanmalardan biridir ve bu nedenle iyileşme çok uzun zaman alır. Rehabilitasyon süreci düzenli X-ışınları ile bir uzman tarafından izlenir. Uzun süre iyileşme göstermezse ameliyat gerekir. Ameliyattan sonra da iyileşme sürecinden geçmek gerekir.

Rehabilitasyon döneminde hangi egzersizler yapılamaz?

Sürekli istihdam nedeniyle birçok insankemik tamamen birlikte büyüyene kadar bekleyin ve bacağını ağır bir şekilde yükleyin. Bu kesinlikle yasaktır, bu tür eylemler çok nahoş sonuçlara yol açacaktır. Rehabilitasyon sırasında kişi koşmamalı, zıplamamalı, ayağın dış ve iç taraflarında yürümeli, bisiklete binmemeli, dans etmeli, topuklarda ilerlemeli, güç egzersizleri yapmalı.

Uygun jimnastik hastaya yardımcı olacaktır.Kırıktan tamamen kurtulun, normal yaşama dönün. Yaralı bacağına dikkat etmek, aşırı fiziksel egzersizle aşırı yüklenmemek ve yaralanmalardan kaçınmak gerekir. Tercihen bir rehberle kısa yürüyüşler yapılması önerilir. Elastik bandaj, tam olarak iyileşene kadar çıkartılamaz, eğer onsuz bir rahatsızlık hissi varsa.

Kırıktan sonraki bir yıl içerisinde, bir kez daha özen gösterilmelidir, çünkü bir nüks olursa, ayak bileği tamamen iyileşmeyebilir.

>

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации