Андрей Смирнов
Время чтения: ~25 мин.
Просмотров: 1

Sırt ağrısı neden olur eklem kireçlenmesi sebebi olabilir!

16/11/2021 17:09 KAYNAK: KARAR

Bel bölgesinde kademeli olarak kalsiyum birikmesinden kaynaklanan bel kireçlenmesi; hareketlerde kısıtlanma, ağrı ve şişkinliğe neden olur. Vücudun farklı bölgelerinde de oluşabilen kireçlenme, bir organın işlevini engellerse sorun olur. İşte, bel kireçlenmesinin tedavisi…

Vücuttaki kalsiyum en çok dişlerde ve kemiklerde kullanılır ve fazla gelen kalsiyum vücuttan atılamazsa belirli bölgelerde toplanarak kireçlenme oluşturur. Az miktarda olduğunda belirti ve rahatsızlık vermeyen bu durum ilerleyen durumlarda yaşam şartlarını olumsuz yönde etkileyebilir.

KİREÇLENME NEDİR?

Kireçlenme, vücut dokunuzun bir bölgesinde kademeli olarak kalsiyum birikmesidir. Vücudunuz tarafından emilen kalsiyumun çoğu, en çok ihtiyaç duyulan yerde kemiklerinize ve dişlerinize gider. Fazla kalsiyum genellikle idrarla atılmak üzere kan dolaşımında çözülür, ancak vücut dokularının bir bölgesinde belirli bir miktarın toplanması normaldir; bu kalsiyum toplanması dokuyu sertleştirir.

Kireçlenme, vücudun yaralanmaya karşı koruyucu tepkisi olabileceği gibi enfeksiyona, travmaya veya otoimmün bozukluklara karşı doğal enflamatuar reaksiyonun bir parçası olabilir. Ayrıca, tümörler (kanserli veya kanserli olmayan), tümör dokusu içinde kireçlenmeye neden olabilir.

Bazen kan kalsiyum seviyeleri anormal hale gelir ve vücudunuzun kalsiyum seviyesini kullanma veya düzenleme yeteneğinin tehlikeye atıldığı metabolik bir bozukluğun varlığına işaret eder.

BEL KİREÇLENMESİNİN BELİRTİLERİ

Kireçlenme genellikle hiçbir belirti vermez. Bunun yerine, kireçlenme en sık X ışınlarında, örneğin mamogramlarda keşfedilir. Bazı kireçlenme normaldir, ancak hastalığa bağlı kireçlenme bile tespit edeceğiniz semptomlara neden olmayabilir.

Bununla birlikte, kireçlenmeye neden olan altta yatan bozukluğun veya sürecin etkilerini hissedebilirsiniz. Bu semptomlar, etkilenen organ sistemine ve belirli bozukluğa bağlı olacaktır. Kireçlenmeyle ilişkili en yaygın semptomlardan bazıları kemik çıkıntıları, kalluslar ve dişlerdeki tartarı içerir. Tedavi edilmeden bırakıldığında, bir mineral metabolizması bozukluğu (vücudunuzun kalsiyum kullanma yeteneğiyle ilgili sorunlar) dokularda kireçlenmeye neden olabilir.

KİREÇLENME BELİRTİLERİ NELER?

Mineral metabolizması bozukluğuyla ilişkili olabilecek veya olmayabilecek kireçlenme semptomları yaşayabilirsiniz. Bazen bu semptomlardan herhangi biri şiddetli olabilir:

* Kemik ağrısı

* Kemik mahmuzları (bazen cildinizin altında yumrular olarak görülebilir)

* Göğüs kitlesi veya yumru

* Göz tahrişi veya azalmış görme

* Artmış kemik kırıkları

* Kas zayıflığı veya krampları

* Bacak eğriliği veya omurga eğriliği gibi yeni deformiteler

* Aşamalı zayıflık

* Dişlerdeki tartar

CİDDİ BİR DURUMU GÖSTEREBİLECEK KİREÇLENME BELİRTİLERİ

* İşitme kaybı

* Kas seğirmesi, spazmlar veya nöbetler

* Kusmalı veya kusmasız bulantı

* Şiddetli kemik ağrısı

* Şiddetli baş ağrısı

* Şiddetli olabilen ani karın, pelvik veya bel ağrısı

BEL KİREÇLENMESİ NEDENLERİ

Kireçlenmeler, iltihaplanma veya hiperkalsemi olarak bilinen yüksek kan kalsiyum seviyelerinden kaynaklanabilir. Kireçlenme, kas-iskelet sistemi yaralanmalarına normal iyileşme yanıtının bir parçası olabilir. Kalsifikasyonlar genellikle arteriyosklerozdan (arterlerin sertleşmesi) etkilenen arterlerde, iyi huylu ve kötü huylu göğüs süreçlerinde, kemik veya kıkırdak yaralanma bölgelerinde ve bazen kanserlerde bulunur. Diğer dokular, kronik enflamasyonu takiben veya ölü dokunun mineralleşmesi (distrofik kireçlenme) yoluyla kireçlenebilir.

RİSK FAKTÖRLERİ NELER?

Birkaç faktör anormal kireçlenme gelişme riskini artırır. Risk faktörleri olan her insan kireçlenmeyecektir. Kireçlenme için risk faktörleri şunları içerir:

* Alkolizm

* Otoimmün bozukluklar

* Kalsiyum metabolizması bozukluğunun genetik geçmişi

* İnflamatuar reaksiyonlara neden olan iç doku yaralanmaları

* Tedaviler

KİREÇLENME NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Kireçlenme genellikle tedavi edilemez ve geri döndürülemez. Bununla birlikte, gözün korneasının bir kireçlenmesi olan kalsifik bant keratopatisi tedavi edilebilir. Ek olarak, kireçlenmenin komplikasyonları olan veya bununla ilişkili bozukluklar genellikle tedavi edilebilir. Tedaviler, kalsiyum metabolizması bozukluğunun kendisine bağlı olarak değişir.

Güncelleme:  16/11/2021 17:10

İlgili Haberler
Borderline kişilik bozukluğu nedir, neden olur? İşte borderline belirtileri
Yetişkinlerin yanı sıra yeni doğan bebeklerde de görülebiliyor
Beyin kanaması ile ilgili elzem bilgiler: Bulantı, kusma, şiddetli baş ağrısı varsa dikkat!
Hemoglobin nedir? Sağlıklı bir insanda hemoglobin değeri kaç olmalı?
Diş eti şişmesine ne iyi gelir? Diş eti şişkinliğine karşı evde yapılabilen doğal yöntemler
Bebekler ne zaman görmeye başlar? Yeni doğan bebekler dünyayı nasıl görür?

Kanser belirtileri türüne göre vücudunuzda bir çok farklı tepki gösterebilirler. İncelememize başlamadan önce Kanser nasıl oluşur inceleyelim.

Kanser Nasıl Oluşur?

Vücudumuz ve tüm organlar hücrelerden oluşur. Sağlıklı bir vücutta hücreler düzenli bir şekilde ve düzenli aralıklarla bölünür. Ölen hücrelerin yerine yenileri gelir yaralanan bir bölgede dokuların onarılması için de hücreler düzenli şekilde bölünerek yeni dokuyu oluşturur.

Fakat bazı durumlarda hücreler kontrolsüz bir şekilde farklılaşarak bölünür yani tıp diliyle ”mutasyon”a uğrarlar. Bu mutasyona uğrayan hücreler çoğalarak kansere neden olurlar.

Kanser hastalığı sadece belirli bir bölgede kalabileceği gibi vücudun farklı yerlerine sıçrayarak bölgelerde de tümörler oluşturur.

Kanserin bu şekilde farklı bölgelere yayılmasına ”metastaz” adı verilir. Farklı tipte farklı hızda büyüyen farklı şekilde yayılan birçok kanser türü vardır.

Peki kanser belirtileri nelerdir beraberce bir göz atalım.

Kanser Belirtileri Nelerdir?

Günümüzde kanserin kesin nedeni henüz belirlenememiştir. Uzmanlar çeşitli risk faktörleri olduğunu her an her yerde dile getirmektedir. Bu faktörler cinsiyete genetik kodlamaya, yaşa, çevresel koşullara bağlı olarak değişebilir. Bu belirtileri bilmek kanserin erken teşhisi açısından çok önemlidir.

Ancak her kanser belirtileri taşıyan kişi de kanser değildir. Yine de önlem olarak belirtilerden birine rastladığımızda yapmamız gereken bir uzmana başvurmaktır.Kanser belirtileri nasıl olur kısaca inceleyelim:

Açıklanamayan kilo kaybı

Sebepsiz yere kilo kaybetmeye başladıysak bunun nedenini mutlaka araştırmalıyız.

Çünkü sebepsiz gelişen bu kilo kaybı, mide, pankreas, yemek borusu ve akciğer kanseri türlerinin gösterdiği kanser belirtileri içinde yer almaktadır.

Ateş hali

Kanserlerin hemen hemen tümünde görülen bir kanser belirtisidir. İleri evredeki kanserlerin göstergesidir.

Çünkü kanser hücreleri çoğunlukla sinsice bölünürler. Kan kanseri ve lenf bezinde oluşan kanserlerde ilk belirti olarak da ateş hali ortaya çıkabilir.

Bu açıdan vücut ısısının sık sık yükselmesi durumunda mutlaka bir uzmana başvurmalıyız. Çünkü ateş hali kanser teşhisinde önemli bir belirtidir.

Halsizlik hali

Kan kanseri kansızlığa neden olabilen; mide kalın bağırsak gibi kanser türlerinde ciddi halsizlik durumu meydana gelir.

Halsizlik hali kanserin sinsice büyümesi esnasında kendini belli edebilecek en önemli kanser belirtileri içinde olup kesinlikle göz ardı edilmemelidir.

Ağrı hali

Kemiklere sıçramış kanser türlerinde ileri evrelerde şiddetli ağrılar hissedilir.

Testis kanserinde de bu belirti belirgindir. Baş ağrıları beyin tümörü göstergesi olabilir. Hiçbir ağrı ihmal edilmemelidir.

Vücutta hissedilen kitleler

Meme, lenf, testis ve yumuşak doku kanser belirtiler kendisini cilt altında yumru şeklinde bir beze veya kitle ile belli eder.

Vücudumuzun herhangi bir yerinde böyle bir kitleye rastladığımızda bunu asla ihmal etmemeliyiz. Yine bir uzman yardımı almalı tetkik yaptırmalıyız.

Ciltte oluşan sıra dışı değişiklikler

Bu tip değişiklikler cilt kanseri belirtisi olabileceği gibi vücut içinde oluşmuş bir kanserin de belirtisi olabilir.

Bazı kanser türlerinde ciltte sararma koyulaşma veya çeşitli kızarıklıklar meydana gelebilir. Ciltte oluşan bu değişiklikler oldukça önemlidir ve kanser belirtileri arasında yer almaktadır.

Kanama görülmesi

Bazı kanser belirtileri arasında normal sayılamayacak kanamalar gözükür. Kanama hali ciddi bir belirti olup asla ve asla ihmal edilmemelidir.

  • Sürekli burun kanaması halinde beyin tümöründen balgamda kan görülmesi halinde akciğer kanseri
  • Dışkıda kan görülmesi halinde kalın bağırsak kanseri
  • İdrarda kan görülmesi halinde idrar torbası(mesane) kanseri
  • Adet kanaması dışında zamansız vajinal kanama halinde rahim, rahim ağzı veya yumurtalık kanserlerinden şüphe edebiliriz.

İdrar yapma alışkanlığında değişiklik hali

İdrar yaparken oluşan ağrı idrarda kan görülmesi veya idrara çıkmadaki sıklıklar prostat veya idrar torbası kanser belirtileri olabilir.

Dışkılama alışkanlığında oluşan değişiklik hali

Kişinin sürekli kabız ya da ishal olması dışkıda kan görülmesi dışkılama halinde oluşan ağrı; kalın bağırsak kanserinin ilk belirtileri olabilir.

Sürekli ve sebepsiz öksürük hali

İnatçı ve geçmeyen öksürük akciğer kanserinin ilk belirtilerindendir.

Eğer öksürük hali sebepsiz ise yani bir soğuk algınlığı sonrası veya bilinen herhangi bir akciğer hastalığına bağlı değilse akciğer kanserinden şüphelenilmeli ve en kısa sürede tetkikler yaptırılmalıdır.

Sürekli horlama hali

Uyku halindeyken sürekli horlama hali çok normal bir durum olabileceği gibi gırtlak kanserinin ilk belirtisi de olabilir. İhmal edilmemeli sebebi araştırılmalıdır.

Ben ve siğillerdeki farklılaşmalar

Vücudumuzda yıllardır farklılaşmadan duran benler bir anda şekil, renk, boyut değiştiriyorsa bu da cilt kanseri belirtileri olabilir ki erken teşhisi durumunda her erken teşhiste olduğu gibi hayat kurtarır.

Kalıcı göğüs ağrısı

Göğüs ağrısı kalp hastalıkları ya da kaburga zedelenmelerinde görülebileceği gibi akciğer kanserinde de en önemli kanser belirtileri içindedir ve ihmal edilmemelidir.

Ağızda iyileşmeyen yaralar

Ağızda iyileşmeyen ağrılı veya ağrısız yaralar oluşuyorsa bu da kanser belirtileri olabilir.

Gece terlemeleri

Hava koşulları harici oluşan gece terlemeleri de bu sinsi hastalığın belirtisi olabilir ve basit görülse de göz ardı edilmemelidir.

Uzun süreli akciğer enfeksiyonu

Geçmek bilmeyen ya da sık sık tekrarlanan bronşit veya zatürre hastalıkları da akciğer kanser belirtisi olabilir ve asla ihmal edilmemelidir.

Ses kısıklığı durumu

Nedensiz ses kısıklığı durumu gırtlak veya tiroid türlerinin kanser belirtileri olabilir.

Meme dokusu üzerindeki farklılıklar

Meme dokusu üzerinde bir kalınlaşma çökme veya çekilmeme ucundan berrak ya da kanlı sıvı gelmesi halinde meme kanseri gelişmiş olabilir ve tetkik edilmelidir.

Normal gelişen bir cinsel ilişki sonrası kanama görülmesi

Kanser belirtileri açısından bu durum da kadınlar için dikkat edilecek ve önemsenecek durumlardan biridir.

Çift görme ve görme kaybı

Bu durumda da baş ağrısında olduğu gibi olduğu gibi beyin tümöründen şüphelenilebilir.

Kısacası her oluşan farklılıkta kendimizi yoklamalı ve gerekirse bir uzmana başvurmalıyız.

Bu kanser belirtiler listesinde yer alan herhangi biri ya da birkaçı sizde mevcut ise ve bu belirtiler on beş günden fazla süredir devam ediyor ise bu sinsi hastalığın pençesinde olabilirsiniz.

Her hastalıkta erken teşhis önemlidir fakat kanser hastalığında zaman çok çok daha önemlidir. Bunun için vücudumuzda oluşan değişiklikleri izlemeli ve önemsemeliyiz.

Her belirti hastalık değildir fakat hastalık olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Sağlığınız için kendinizi asla ihmal etmeyin. Unutmayın erken teşhis önemlidir ve hayat kurtarır!

image
Kireçlenme Belirtileri Nelerdir

Kireçlenme Nedir?

Kireçlenme (tıp dilindeki adı ile osteoartrit), eklemlerin işlevlerini olumsuz yönde etkileyerek hareket kısıtlanmasına sebep olan dejeneratif bir hastalıktır. Osteoartrit özellikle 40 yaş sonrası ortaya çıkabilir. Kireçlenme sadece eklem kıkırdağını değil eklemdeki tüm oluşumları etkiler ve tüm dünyada en yaygın görülen artrit türüdür. Hastalık kıkırdağın incelip aşınması ile birlikte dokunun bozulmasına sebep olur. Kireçlenme ilerledikçe etkilediği eklemdeki olumsuz etkileri artar; giderek ağrı ve hareketlerde zorlanma ortaya çıkar.

Osteoartrite neden olan ve kişiden kişiye değişebilen bazı faktörler bulunur. Yaş, cinsiyet, genetik etkenler, aşırı kilo, hareketsizlik, geçmiş yıllarda meydana gelen travmalar ve diğer eklem hastalıkları kireçlenme riskini artırabilecek faktörler arasındadır. Kireçlenme konusunda merak ettiğiniz hemen her konuyu “Osteoartrit ile Yaşam” platformundan öğrenmeniz mümkündür.

Kireçlenme Belirtileri Nelerdir?

Kireçlenme belirtileri genel olarak hastalığın etkilediği eklem alanında ağrı ve hareketlerde azalma ile ortaya çıkar. Bu hastalığa bağlı değişimler eklem sıvısında, kapsülde, bağ ve kemik dokularında görülebilir. En yaygın kireçlenme belirtileri arasında tutukluk hissi, eklem alanında şişlik, kıkırdak kaybına bağlı çıtırtı sesi (krepitasyon) ve ilerleyen hareket kaybı ile farklı şiddette ağrılardır. Osteoartrit semptomları zaman içerisinde artıp azalan bir seyir izleyebilir. Bu nedenle hastalık teşhisi konmuş kişilerin, belirtiler hafiflediğinde kireçlenmenin ortadan kalktığını düşünmeleri hatalı bir yorum olur.

Dizde Kireçlenme Belirtileri

Kireçlenme hastalığının sıklıkla görüldüğü bölge dizlerdir. Vücudun en fazla yük taşıyan bölgesi olarak diz eklemleri zaman içerisinde yıpranarak hasar görebilir. Tıpta gonartroz olarak adlandırılan diz kireçlenmesinin erken teşhisi ve tedavisi yaşam konforunun devamı açısından önemlidir. Dizde kireçlenme belirtileri ortaya çıkarken hastaların ilk yakındıkları konu hasarın derecesine göre şiddeti değişebilen ağrıdır. Ağrıya eşlik eden ikinci en önemli semptom ise krepitasyondur. (eklemden çıtırdı sesi gelmesi) Diz kireçlenmesinin ileri safhalarında tutukluk ve hareket kaybı görülür. Kıkırdak hasarına bağlı olarak diz eklemlerinde şişlikler de görülebilir.

Boyunda Kireçlenme Belirtileri

Boyunda kireçlenme durumunda hastalığın başlıca semptomu olan ağrının yanı sıra disklerde meydana gelen hasar ve bu hasarın sebep olabileceği diğer rahatsızlıkların yol açabileceği belirtiler görülür. En yaygın boyunda kireçlenme belirtileri doku sertliği (tutukluk), boyun eklemi hareket ettirildiğinde duyulan çıtırtı sesleri, kemik çıkıntıları (osteofit) ve hareket kısıtlılığıdır. Bu hastalığın başlıca nedeni yaştır ve özellikle 50 yaş üzerindeki kişilerde sıklıkla görülür.

Omuzda Kireçlenme Belirtileri

Omuzda kireçlenme belirtileri diğer osteoartrit türleri ile benzerlikler gösterir. Omuz kıkırdağında aşınma çoğaldıkça eklem dejenerasyonu da artar ve semptomlar kendini gösterir. Kireçlenme vakalarının kritik bir sonucu olarak kıkırdak dokusu incelip pürüzlü hale gelen omuz ekleminde hareket kaybı oluşur. Yine bu duruma eşlik eden ağrı ve sızılar mevcuttur. Omuz osteoartritinin yaygın belirtileri arasında eklemde mekanik sıkışma, şişlik ve krepitasyon sayılabilir.

Kalçada Kireçlenme Belirtileri

Kalça eklemi hareket kabiliyetimizde önemli rolü olan bir yapıdır. Bu nedenle kalçada kireçlenme belirtileri arttıkça hareketler kısıtlanarak yaşam kalitesi düşebilir. Kalça, topuz ve soket olarak açıklanan bir eklem yapısına sahiptir. Normalde uyluk kemiğinin başı olan topuz kısmı leğen kemiğinin bir uzantısı olan soket içerisinde, kıkırdağın kaygan yapısı sayesinde kayarak düşük sürtünme ile hareket eder. Kalça kireçlenmesi (koksartroz) olan kişilerde bu doku yıpranarak hareketleri sınırlayacak problemlere sebep olur. Yaygın koksartroz belirtileri arasında ağrı, günlük hareketlerde kısıtlanma ve zorlanma sayılabilir.

Kireçlenme Nasıl Anlaşılır? Tanı Süreci Nasıldır?

Ağrı, şişlik, krepitasyon ve hareketlerde kısıtlanma gibi kireçlenme belirtileri farklı ortopedik hastalıklarda da görülebileceğinden teşhis sürecinde detaylı araştırma yapılmasında yarar vardır. Diğer hastalıklarda olduğu gibi osteoartrit tanı sürecinin ilk adımı uzman hekim tarafından yapılacak detaylı fiziki muayenedir. Gözle ve elle yapılan bu muayene sırasında anormal bir durum olup olmadığı tespit edilir.

Devam eden aşamada röntgen filmi çekilerek hastalığın değerlendirmesi yapılır. Gerekli olması durumunda MR (manyetik rezonans) ve BT (bilgisayarlı tomografi) gibi ileri görüntüleme yöntemlerinden de yardım alınabilir. Osteoartrit teşhisi konulurken diğer eklem hastalıklarının elenebilmesi için kan testleri de faydalı olmaktadır.

<!DOCTYPE html PUBLIC “-//W3C//DTD HTML 4.0 Transitional//EN” “http://www.w3.org/TR/REC-html40/loose.dtd”>

3,027 okunma Fizik Tedavi Haberler Boyun kireçlenmesi belirtileri nelerdir? Boyun kireçlenmesi neden olur? Boyun kireçlenmesi kimlerde görülür? Boyun kireçlenmesi nasıl teşhis edilir? Boyun kireçlenmesi nasıl tedavi edilir?

Boyun kireçlenmesi özellikle masa başında, bilgisayar ekranı karşısında uzun zaman geçiren ofis çalışanlarında sık görülüyor..

Boyun kireçlenmesi sık yaşanan hastalıklar arasında bulunuyor. Genelde 60 yaş üzerindeki kişilerde  görülen boyun kireçlenmesi şiddetli boyun ağrısı ve boyun eklemlerinde sertleşme, kemiklerde yıpranma ile ortaya çıkıyor.

Tıp dilindeki adı servikal spondiloz olan boyun kireçlenmesi, kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkiliyor. Özellikle masa başında, bilgisayar ekranı karşısında uzun zaman geçiren ofis çalışanlarında sık görülüyor.

Boyundaki kireçlenme tedavi edilmez ise ileri düzeye ulaştığında bölgedeki diskler ve kemiklerde dejenerasyona yani yıpranmaya yol açıyor. 

Boyun kireçlenmesi belirtileri nelerdir?

– Boyunda şiddetli ağrı

– Boyundan kola vuran ağrı ve parmaklarda uyuşukluk hissedilmesi

– Kulak çınlaması

– Baş dönmesi

– Kas güçsüzlüğü

– Halsizlik

– Sinirli olma hali

– Eklemlerde şişme

– Boyunda çatlama, tıkırtı ve gıcırtı benzeri sesler

– Uyku zorlukları

– Depresyon

– Sinir kanalında sıkışma

– Denge kaybı

– Düz pozisyondaki aktivitelerde kötüleşen boyun ağrısı

Boyun kireçlenmesi neden olur? Boyun kireçlenmesi nedenleri

– Kafa ve boyunu uzun süre aynı pozisyonda tutmak

– Sakız çiğnemek

– Dişleri gıcırdatmak

– Bir düşme veya kaza yaşanması 

– Uzun süre bilgisayar kullanmak

– Romatizmaya bağlı kireçlenme

– Stres ve uzun süreli gerginlikler

– Boynu öne doğru eğip durma alışkanlığı 

– Genetik yatkınlık

– Menenjit

– Lyme hastalığı

Boyun kireçlenmesi kimlerde görülür?

– Ofiste oturarak çalışanlar

– İleri yaştakiler

– Kilolu olanlar

– Egzersiz yapmayanlar

– Ağır yük kaldıranlar 

– Çok eğilmeyi gerektiren işlerde çalışanlar

– Servikal disk fıtığı veya artrit hastalığı olanlar

– Skolyoz hastası olanlarda görülüyor.

Boyun kireçlenmesi nasıl teşhis edilir?

Boyun kireçlenmesi teşhisi genellikle muayene ile konuyor. Boyun filmi, magnetik rezonans görüntüleme (MRI),bilgisayarlı tomografi ve sinir ileti çalışmaları, muayene bulgularını desteklemek için yapılan tetkikler arasında bulunuyor. 

Boyun kireçlenmesi nasıl tedavi edilir?

Yapılan muayene ve tetkiklerle teşhis konuyor ve tedavinin şekline karar veriliyor. Tedavide eğer sinir veya omurilik bası bulguları yoksa koruyucu tedavi ön planda tutuluyor. Boyun egzersizleri ile hareketleri mümkün oldukça normale getirmeye çalışılıyor. Hareket derecesi giderek artırmaya çalışmak gerekiyor. Ağrı kesici ve antienflamatuar ilaçlar bu aşamada yararlı oluyor. Gerekli görülürse fizik tedavi uygulanıyor.

Boyun kireçlenmesinin ilerlemiş olduğu, omurilik veya sinirleri sıkıştırıp normal fonksiyon görmesini engellediği vakalarfa ameliyat ile tedavi yapılıyor.  Hastanın yaşı, genel durumu ve varsa eşlik eden hastalıkları göz önünde bulundurularak en uygun ameliyat şekline karar veriliyor. 

Sıkışmaya neden olan yapılar ve kireçlenme bölgeleri uzaklaştırılarak normal anatomik şekle getiriliyor. Böylece bir yandan ağrıların ve diğer yakınmaların geçmesi sağlanırken diğer yandan da sinir ve omurilik basının oluşturduğu tehlikeden uzaklaştırılıp kontrol altına alınmış oluyor.

Boyun kireçlenmesini önlemek için ne yapılmalı?

– Egzersiz yapmak ( her gün yarım saat yürümek, yoga yapmak yada yüzmek)

– Bilgisayar başında çalışırken sırt ve boyun bölgesinin destekli olmasına dikkat etmek,

– Ağrının boyunda başladığı zamanlarda buz kompresi uygulamak

– Boynu destekleyen yastık kullanmak ve yatağın tam ortopedik olmasına dikkat etmek

– Bilgisayar başında çalışırken monitörün tam karşında olmak

– Uzun süre taşıt kullanmaktan kaçınmak

– Sık telefok konuşması yapılıyorsa kulaklık kullanmak

Boyun kireçlenmesi için hangi bölüme gidilir?

Boyun kireçlenmesi için Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümüne gitmek gerekiyor.

imageBoyun başın gövdeyle birbirine bağlanmasını sağlayan, içinde bulunan omurlardan hayati sinirlerin geçmiş olduğu bir organdır. Boyun kireçlenmesi rahatsızlığı kişinin yaşam kalitesini düşüren, iş gücü kaybına neden olan, sinirsel ve damarsal sorunlara sebep olabilen önemli bir sorundur. Hareketli iki kemiği bağlayan eklemlerdir. Eklemlerde kemiklerin yüzeyinde kıkırdak doku, eklem sıvısı ve bunların etrafında eklem kapsülü olur. Zamanla farklı sebepler yüzünden bu yapıyı kaybeden eklem kıkırdağındaki kaygan ve pürüzsüz yapı bozulabilir. Bu alanlarda kemik çıkıntıları oluşur. Bu eklem kireçlenmesi olarak tanımlanır. Boyun kireçlenmesinde de, boyunda omurlar arasındaki disklerin hasar görmesi ya da yıpranması buna neden olur.  Bu omurilik kanalını ve içinden geçen sinirleri sıkıştırarak, sinirlerin üzerinde basıya neden olur.

Boyun kireçlenmesi kimlerde görülür?

Bu insanlarda yaşın ilerlemesi ile birlikte, daha fazla görülen bir sorundur. Toplumda 40-50 yaşlarında olan kişilerde meydana gelir. İlerleyen yaşın dışında, aşırı kilo, aynı pozisyonda uzun süre kalma, omurga eğriliklerinde, tekdüze iş yaşamının olması gibi etkenlerde boyun kireçlenmesi risk faktörleridir. Ailede kalıtımsal olarak bu rahatsızlığın olması, stresin olması ve travmalar boyun kireçlenmesine neden olabilir.

Boyun kireçlenmesi belirtileri nedir?

  • Kollar ve boyunda ağrıların olması ve ağrıların özellikle hareketle artış göstermesi
  • Reflekslerin azalması
  • Kollar ve boyunda karıncalanma ve uyuşukluk olması
  • Kaslarda güçsüzlük
  • Sinirlerdeki baskı yüzünden duyularda kayıplar olması
  • Baş dönmesi, kulak çınlaması ve bulanık görme
  • Ağrıların omuz ve sırt bölgesine kadar yayılması
  • Hastalarda yakınmalar yüzünden depresyon ve uyku bozuklukları çıkması

Boyun kireçlenmesi belirtileri daha çok sabahları oluşan ağrılarla görülür. Gün içerisinde hareket halinde olunduğu için, boyun kasları çalışır ve ağrılarda hafifler. Fakat uzun süre uygunsuz bir pozisyonda olmak ya da bu şekilde uzun süre çalışmak gibi faktörler ağrıları arttırır. Gittikçe ağrılar sırta ve kollara kadar yayılma gösterir.

Boyun kireçlenmesi tanısı nasıl yapılır?

Şikâyetleri olan hastaların önce öyküsü dinlenir. Ardından kas gücü ve reflekslerin kontrol edilmesi için fiziksel muayenesi yapılır. Röntgenle omurlardaki dizilim ve birbirine yaklaşımı ile kemik çıkıntılarının varlığı incelenir. Bilgisayarlı tomografi ile omurlar arasında olan faset eklemlerde ve omurilik kanalında olan taşmalar belirlenir. MR tetkiki ile diskler ve omurilik incelenir, dokularda olan sıkışma tespit edilir. Bunların sonucunda hastaya kesin boyun kireçlenmesi tanısı konulabilir.

Boyun kireçlenmesi ve alınması gerekli önlemler

Boyun kireçlenmesi teşhisi yapılan hastalarda önce konservatif tedaviler yani ameliyat dışı yöntemler uygulanarak tedavi edilmeye çalışılır. Hastalarda olan ağrılar giderilmeye çalışılır. İlaç tedavisi yaşam standardını bozan ağrıların tedavi edilmesinde ve kireçlenme yüzünden oluşan kas spazmlarını çözmede etkili olur. Kısa süreli boyun korsesiyle hastaların, kasları dinlendirilip ağrıları hafifletilmeye çalışılır. Fizik tedavi sayesinde kaslar ve bağlar güçlendirilir, ağrılar azaltılabilir ve daha sağlam bir omurga yapısı elde edilebilir. Fizik tedavi ile sıcak ve soğuk uygulamalar ya da elektrik akımıyla kaslar uyarılır, ağrılar hafifletilmeye çalışılır. Ağrıların azalmasıyla hastaya egzersiz programı verilir. Bu egzersizler sayesinde boyun kaslarının kuvvetlenmesine ve duruş düzgünlüğü sağlanmaya çalışılmaktadır. Hastalarda kas gevşetici ilaçlar, ağrı kesiciler, damar açıcı ilaçlar, B ve D vitaminleri, sinir köklerine yapılacak enjeksiyonlar kullanılabilir. Cerrahi ameliyatlar ise en son tercih edilen tedavilerdir. Diğer tedaviler etkisiz kalırsa, ileri derecede omurga kireçlenmesi olursa, omurilik ve sinir sıkışması olursa cerrahi tedavi uygulanabilir. Ameliyatla dokular temizlenir, omurlarda olan kemik çıkıntıları alınır. Omurların hareketi için, aralarına disk protezi yerleştirilmekte ya da iki omur birbirine tutturulmaktadır. Bu tedavi sırasında hastaların yaşı, rahatsızlığın şiddeti ve yeri dikkate alınmaktadır.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации