Андрей Смирнов
Время чтения: ~29 мин.
Просмотров: 0

Prostat Ameliyatı Sonrası Komplikasyonlar ve İyileşme Süreci

Çeşitli sebeplerden dolayı bazı kişilerin ayak başparmaklarında ki kıvrımda yani eklem kemiğinde dışa doğru çıkıntı deformite oluşmaktadır. Bunun sebepleri korunma ve tedavisi hakkında siz değerli okurlarımı bilgilendirmek istiyoruz. Zamanla bu çıkıntı psikolojik olarak sizleri de iyiden iyiye etkisi altına alacak ve huzursuzluk vermeye başlayacaktır.

Ayak başparmağındaki deformite, ağrı ve şekil bozukluğuyla seyrederek yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık. Rahatsızlık, yüksek topuklu ve ucu sivri ayakkabıları tercih etmeleri nedeniyle en çok kadınları tehdit ediyor. Genellikle 40-50 yaş grubunu etkisi altına alan bu problemin tek köklü tedavi seçeneği, ameliyat. Cerrahi operasyonlarda başarı oranı ise oldukça yüksek oranlarda seyrediyor. Ayak başparmağındaki kemik çıkıntısı, sıklıkla ağrı ve şekil bozukluğuyla kendini gösteriyor. Yürürken güçlük çekilmesi, istenilen her ayakkabının giyilememesi veya giyildiğinde ayaklarda rahatsızlık yaşanması ayak başparmağındaki kemik çıkıntılarında sıkça karşılaşılan sorunlar. Doğuştan veya genç yaşta da görülebilen bu deformite, genellikle 40-50 yaş grubunu etkisi altına alıyor. Kadınlarda erkeklere oranla 5 kat daha fazla görülüyor.

“Kadınlarda Bu Rahatsızlığın En Büyük Sebebi Yüksek Topuklu ve Sivri Uçlu Ayakkabı Kullanımı”

Operasyonla köklü çözüm!

İyileşme süresi

Ameliyatın ardından hastanede tek gün kalmanın yeteri geldiğini belirten Doç. Dr. Aktaş, sözlerine şöyle devam ediyor: “Hastaların çoğu operasyonun ardından ertesi günü ayağa kalkıp yürüyebiliyor. Ancak hastalığın şiddeti ve ameliyatın tipine göre bazı hastalara alçı tedavisi de uyguluyoruz. Bu durumda alçının 4 hafta süreyle ayakta kalması gerekiyor. Alçıya topuk takıldığı için bu hastalar da operasyon sonrasında hemen yürüyebiliyor ve günlük işlerini yerine getirebiliyorlar. Masa başında çalışanlar, 4-10 gün içinde işlerinin başına dönebiliyor. Dört haftanın sonunda alçı çıkartılıyor, fakat ayakta şişlik oluşacağı için hastanın normal bir ayakkabı giyebilmesi yaklaşık 3 aylık bir süre alıyor.”

Tedavide geç kalmayın!

“Ayak başparmağınızdaki kemik çıkıntı yapmışsa, doktora başvurmakta gecikmeyin” diyen Doç. Dr. Şeref Aktaş’a göre, ayak başparmağındaki kemikte oluşan deformite tedavi edilmezse, eklemde bozukluklar ve artan düzeyde kireçlenme gelişiyor. Ayrıca diğer parmakların şekli de zamanla bozulmaya başlıyor. Doç. Dr. Aktaş, tedavide geç kalındığında kireçlenme nedeniyle zamanla eklem hareketlerinde büyük kayıplar oluşacağı uyarısında bulunarak şunları söylüyor: “Bu durumda deformiteyi düzeltebilsek de, eklem hareket kaybına karşı yapabileceğimiz bir şey kalmıyor. Bunun sonucunda da hasta sıçrama veya merdiven inip çıkma gibi parmak ucunda yükselmeyi gerektiren hareketlerde zorluk çekebiliyor. Dolayısıyla deformitelerde erken tedavi, ayak sağlığı açısından büyük önem taşıyor.”

AYAKKABI ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Haberler El Ve Ayak Bakımı Haberleri Ayaklardaki kemik çıkıntısına dikkat 23.01.2014 – 16:07 | Son Güncellenme: 23.01.2014 – 16:10Güncelleme: 23.01.2014 – 16:10

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Zafer Solak, ayak baş parmağındaki şişlik ve çıkıntıların estetik görünümü olumsuz etkilemesi hakkında önemli açılamalarda bulundu.

image

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Zafer Solak, ayak baş parmağındaki şişlik ve çıkıntıların estetik görünümü olumsuz etkilemesinin yanında tedavi edilmediği takdirde, ciddi ağrılara ve ameliyata kadar gidebilen ayak problemlerine neden olabileceğini söyledi. Ayakta kemik çıkıntısının, kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülen bir sağlık problemi olduğunu belirten Medical Park Ordu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Zafer Solak yaptığı açıklamada, “Kadınlarda dış etkenlerden dolayı görülme sıklığı oldukça fazlayken, her iki cinsiyette de genetik bir yatkınlıktan dolayı görülme sıklığı da oldukça yüksek orandadır. Uzun yıllar topuklu ve sivri burunlu ayakkabı giyen kadınlarda sıklıkla görülür. Ayak parmakları için bol miktarda alan sağlayan geniş ayakkabılar, bu şekil bozukluğunun gelişme şansını azalttığı gibi; eğer bu rahatsızlık gelişmişse, buna bağlı oluşan rahatsızlığın azaltılmasında da yardımcı olur. Eğer ailesel yatkınlık ile yanlış ayakkabı giyimi birleşirse de ayakta kemik çıkıntısı kaçınılmaz bir hal alır. Düz tabanlık veya kas yapısındaki bozukluklar gibi ayağın kendisinden kaynaklanan sorunlar, serebral palsi veya felç gibi nörolojik hastalıklar da bu deformiteye yol açabilir” dedi. Mutlaka doktora görünün Tanının dikkatli, ayrıntılı bir hikaye ve klinik muayeneden sonra konulabileceğini ifade eden Opr. Dr. Zafer Solak, “Hastanın ayakkabı seçimleri konusunda bilgi edinilir. Ayak röntgenleri çekilir. Tedavi; ayağa uygun ayakkabının seçimi ve giyilmesi ile başlar. Hastalığın erken evrelerinde, sivri uçlu ayakkabıların önü geniş ayakkabılar ile değiştirilmesi, parmak arasına silikon makaralar konulması, hastanın şikayetlerini azaltabilir. Geceleri ayağın iç tarafına monte edilen ateller de etkili olur. Fakat yapılan çalışmalara göre, ağrıların giderilmesinde etkili olan bu yöntemler deformitenin önlenmesinde pek yarar sağlayamıyor. Hasta ağrıyı artık her gün çekmeye başlamışsa, bütün cerrahi dışı yöntemler denendiği halde hastanın ağrısı giderilemiyorsa veya hastalık ileri evrede teşhis edilmişse cerrahi tedavi öneriliyor” şeklinde konuştu.

Şiddetli Sevgi: Flört Şiddeti | Av. Cansen Erdoğan anlatıyor“Ailene benimle birlikte olduğunu söyleyeceğim! Abine aramızdakileri anlatacağım! Gönderdiğin fotoğrafları İnternet’te yayınlayacağım! Okulda kimseyle konuşmayacaksın! Arkadaşlarınla görüşmeni istemiyorum! Oraya gidemezsin! Bensiz hele bir git, görürsün sen dünya kaç bucakmış…” Bu sözler tanıdık geldi mi? Av. Cansen Erdoğan flört şiddeti kavramını, hangi davranışların flört şiddeti kapsamına girdiğini ve flört şiddetinin ceza hukukundaki yerini Pembenar izleyicileri için anlattı. daha fazla video için

Estetik dünyasında en çok tercih edilen estetik ameliyatların başında burun estetiği gelir. Yamuk, eğri, kemerli, büyük ya da olması gerekenden daha küçük burunlara yapılan estetiklerde burnun özelliğine göre değişir. En hızlı burun güzelleştirme yöntemlerinden biri burun törpüleme ameliyatıdır.

Burun kemeri törpüleme ameliyatı, daha çok burnunda kemerli yapı olan ya da burnun üst kısmında çıkıntı bulunan kişilere uygulanır. Estetik doktorlarının ilk yapmaya başladığı uygulamalardan biri olan burun törpüleme, yapılması en kolay ve hızlı sonuç veren uygulamalardan da biridir.

Burun kemiği törpüleme ameliyatı nedir?

Burun kemeri- burun kemiği törpüleme ameliyatı; burun kemiği üzerindeki çıkıntı ve eğriliklerin törpülenerek düzeltilmesidir. Bu işlem estetik cerrahlar tarafından yapılan, burun yapısındaki bozuklukların düzeltilmesi için kullanılan bir yöntemdir.

Burun törpüleme ameliyatı ne zaman tercih edilir?

Yüzdeki ifadeyi değiştiren, görünümü direk olarak etkileyen en önemli unsurlardan biri burundur. Burnun yamuk, eğri, kemerli, ucunun düşük olması ya da fazla kalkık olması gibi durumlar kişiyi rahatsız eder. Bu görünüm kişinin psikolojisini, kendine özgüvenini ve hayatını direk etkiler. Bu nedenle de yüz hatlarından özellikle de burun yapısından memnun olmayan kişilerin hiç zaman kaybetmeden estetik uzmanına görünmesi gerekir.

Estetik uzmanları hastanın burun yapısına göre gereken işlemleri belirler. Bazı burunlar sadece törpüleme işlemi ile düzeltilebilirken bazılarının burun törpüleme estetiğinden sonra farklı işlemler ile tamamlanması gerekir. Küçük yaşlarda burun kırılması yaşanırsa ilerki yaşlarda bu kemik kaynarken oluşan çıkıntı olabilir. Bu tarz kemik çıkıntıları törpüleme işlemi ile kolayca giderilebilir.

Burun kemeri  düzeltme işlemi ameliyatsız yapılabilir mi?

Ameliyatsız burun törpüleme uygulaması adı altına yapılan bazı uygulamalar vardır. Bunlar aslında temelde burun dolgusu benzeri yöntemlerle yapılır. Ameliyatsız burun estetiği uygulamalarının belirli bir noktaya kadar, geçici olarak çözümler sunduğunu daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. Hafif çıkıntılar, eğrilikler, minik kemerler burun dolguları ile düzeltilebilir. Ancak daha büyük işlemler, burun küçültme ameliyatları ancak estetik operasyonlar ile yapılabilir.

Ameliyatsız burun estetiklerinin geçici çözümler olduğunu, bir seneye kadar etkili olup sonrasında etkisini yavaş yavaş yitirdiğini unutmamak lazım.

Öncesi ve sonrası ile burun kemeri düzeltme ameliyatı

Burun kemeri düzeltme ameliyatı öncesinde özel olarak herhangi bir şey yapılması gerekmez. Tüm uygulamalarda olduğu gibi ameliyat öncesinde kan sulandırıcı ilaçların alınmaması, beslenmeye ve uykuya dikkat edilmesi, sigara ve alkol alınmaması gibi konulara dikkat edilmelidir.

Burun kemeri düzeltme ameliyatı sonrasında iyileşme, diğer burun estetiği uygulamalarına göre çok daha hızlı ve kolaydır. Çünkü klasik burun estetiğinde burun kemiğinin kırılması gerekir. Bu sebeple de ameliyattan sonra burun çevresinde, göz çevresi ve göz altlarında, yüzde şişlikler ve morluklar olur. Ancak burun törpüleme işleminde kemik kırılmadığı için ödem oluşmaz, morluk ve şişlik de yok denecek kadar az olur. Bu sebeple de iyileşme çok hızlıdır.

Burun törpüleme yaptıranlar nelere dikkat etmelidir?

Klasik burun estetiğindeki kadar büyük bir ameliyat olmadığı için törpüleme işlemi sonrasında hastalar günlük hayatlarına çok daha kısa sürede dönebilirler. Ameliyat sonrasında doktorlarının önerilerine dikkat etmeleri, sigaradan uzak durmaları gerekir.

Burun törpületenlerin burun içini nemlendiren ürünler kullanması, okyanus suyu spreyleri ile burun içerisindeki rahatlamayı sağlaması yeterlidir. Kemer törpüleme işleminden sonra kanama beklenmez.

Burun törpüleme ameliyatı sonrası iyileşme süreci

Plastik cerrahınız sizin burnunuzu inceledikten sonra ne işlem yapılması gerektiğini, törpüleme işleminin tek başına bu yeterli olup olmayacağını söyleyecektir. Uzman bir estetik doktoru tarafından yapılan ameliyat sonrasında iyileşme süreci oldukça kolaydır. Diğer burun estetiklerinde olduğu gibi tamponlar vs olmayacaktır. Ancak kemer törpüleme işlemi sırasında burun ucu kaldırma, küçültme işlemleri de yapılırsa bu durumda ameliyat sonrası iyileşme süreci daha farklı olabilir.

Kemerli burun ameliyatı fiyatları

Estetik operasyonların hepsinde olduğu gibi kemerli burun estetiğinde de fiyatlar doktora, ameliyatın nerede ve hangi yöntemler kullanılarak yapıldığına, hastanın burnuna ve ihtiyacı olan işlemlere göre değişir. Çünkü güzel ve estetik bir buruna sahip olmak istiyorsanız birden fazla işlemin yapılması gerekebilir.

Ameliyatsız estetik uygulamarı ve burun estetiği hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz “Burun dolgusu nedir, nasıl yapılır? “ yazımıza göz atabilirsiniz.

İnsan vücudunun en önemli kısımlarından biri olan kafamız aynı zamanda en fazla sağlık sorununun ortaya çıktığı organlardan biridir. Bu yazımızda kafa kısmında ortaya çıkan şişlik probleminin nedenleri, belirtileri ile teşhis ve tedavisine dair detayları göreceğiz. İlk olarak kafada şişliğe neden olan faktörleri kısaca tanıyarak başlayalım.

Kafada Şişlik Neden Olur?

Öncelikle sorun basit bir kafa travması ya da en sık rastladığımız yağ kisti olabileceği gibi ciddi anlamda ölümcül risk içeren hastalıklar, tümörler ve diğer kistler olabilmektedir. Bu nedenle 1 haftadan uzun süreli şişlik probleminiz varsa ağrı yapsın ya da yapmasın mutlaka bir doktora başvurmalısınız. Kafada şişliğin en önemli nedeni yağ kisti olmasına karşın bazal hücre karsinomu, hemanjiom, Lyme ve Gut gibi hastalıklarda kafada şişliğe neden olabilir. Yukarıda da belirtildiği gibi en sık neden kafada yağ kisti olup, yazının devamında diğer nedenleri de göreceksiniz. Dilerseniz yaşadığınız sorunun resmini çekerek genel cerrahi uzmanına aşağıda yer alan form üzerinden gönderebilirsiniz. Op. Dr. Atilla Kaya tarafından incelenecek olan resminiz sonrasında size Email ile bilgi verecektir. Bunun için aşağıda yer alan butona tıklayınız.

Travma, Çarpma, Yaralanma

Kafada şişliklerin büyük bir bölümü geçici olup, kazalara bağlı olarak aniden ortaya çıkmaktadır. Çocuklarda sık görülen bu durum düşme, sert bir zemine çarpma ile aniden ortaya çıkmakta ve çoğunlukla ağrılı şişliklerdir. Bu şekilde travmalara bağlı olarak ortaya çıkan şişlikler 2-5 gün içerisinde kendiliğinden kaybolmaktadır. 1 Haftadan uzun sürmesi halinde çocuğunuzu mutlaka bir doktora muayene ettirmelisiniz.

Kafada Yağ Kisti (Lipom)

Yukarıda da belirtildiği gibi kafada şişlik probleminin en önemli nedeni yağ kisti dediğimiz lipom olmaktadır. Doktora giden hastaların %70-%80 gibi büyük bir bölümüne yağ kisti teşhisi konmaktadır. Yağ bezesi ile karıştırılmasına karşın bir birinden farklı sorunlardır. Yağ bezesi yumuşak ve dokunduğunuzda hareket ettirilirken, yağ kisti ise çocukların severek oynadığı misket benzeri bir yapıda olup, aynı şekilde o misketler kadar serttir.  Hastalar yaşadığı sorunun teşhis ve tedavisi için büyük ölçüde beyin cerrahına müracaat ederler. Beyin cerrahına müracaat eden hastaların büyük bir bölümü yağ kisti teşhisi konularak genel cerrahi uzmanına tedavi olması için yönlendirilir. Çünkü gerek yağ bezesi, gerekse yağ kisti tedavisi genel cerrahlar tarafından 5 dakikalık bir ameliyat ile yapılırlar. Bununla ilgili detayları yazımızın devamında göreceğiz.

Neden Olur? Saç problemleri arasında dökülme ve kepeklenmeden sonra insanların en çok şikâyet ettiği problem saçta yağlanma olmaktadır. Kıl köklerini dış etkenlerden korumak için her kılın etrafına bir tane yağ bezi konmuştur. Bizi yaratan Allah ne kadar güzel ve özel yarattığının bir göstergesi diyebilirim. Bu yağın dışarı çıkmasını sağlayan deliklerin tıkanması halinde yağ dışarı çıkamayarak kafa derisi altında birikmeye başlar. Bu durum diğer yağ bezi deliklerinin de tıkanmasına neden olur. Yani sorun ilk etapta bir kıl kökü iken zamanla bu 2-3 cm alana yayılarak yüzlerce kıl köküne yağ salgılayan deliklerin tıkanması demektir.

Nasıl Anlaşılır? İlk etapta hiçbir şekilde anlama imkânınız olmayacaktır. Bu şekilde aylar, yıllar yaşayabilirsiniz. Anlama sürece kafa derisinde şişlik ve çok nadirde olsa ağrı yapması ile kendisi gösterir. Şişlik 1 cm’den 4-5 cm’ye kadar değişebilmektedir. Yani sorunla yaşamaya devam ettiğiniz sürece yağ kisti de büyümeye devam edecektir.

Yağ Kisti Ağrı Yapar mı? Sorunun ne olduğunu anlamak ve diğerlerinden ayırmamızı sağlayan en önemli belirtilerden biri ağrı yapıp, yapmamasıdır. Yağ kisti ya da sorunla karşılaştırılan yağ bezesi normalde ağrı yapan bir sorun değildir. Fakat bu durum her insan için geçerli değildir. Yağ kistleri bazı durumlarda ağrı yapabilir. Deri altında yer alan beze ya da kist bir kapsül tarafından sarılmakta ve onu bir arada tutmaktadır. Bu kapsül zarar görmesi halinde beze ya da kist iltihaplanarak ağrıya neden olmaktadır. Çok sık olmasa da karşılaştığımız sorunlardan biridir. Aynı şekilde iltihabın olduğu yer sıcak olabilir. İltihaplanma dışında kistin büyümesi ile birlikte daha fazla baskı yapmaya başlayacaktır. Bu durumda yine ağrı ve can yanmasına neden olabilir.

Kanserleşir mi? Kafada görülen yağ kistleri için kanserleşme riski yoktur. Sadece vücudun belirli yerlerinde görülen yağ bezlerinde nadir de olsa kanserleşme riski bulunur. Liposarkom dediğimiz yağ bezesinin kanserleşmesi çok nadir görülmektedir.  Örnek vermek gerekirse 30 yıllık genel cerrahi uzmanı olan Op. Dr. Atilla KAYA bu güne kadar sadece 1 tane liposarkom ile karşılaştığını belirtmektedir. Tabii ki dikkatli olmalı ve fark edildiği anda tedavi olmalısınız.

Kafada Yağ Kisti Tedavisi Nasıl Yapılır?

Evet, arkadaşlar şimdi geldik en önemli hususlardan biri olan kafada yağ kisti tedavisinin nasıl yapılması gerektiğini göreceğiz. Öncelikle bu konuda deneyimli genel cerrahi uzmanlarından yararlanmalısınız. İmkânınız varsa tercih edeceğiniz doktor medikal estetik uzmanı olursa daha olur. Çünkü uygulanacak tedavide estetiğe de önem verilmelidir.

Saçı Tıraş Etmek Gerekmez: Bu konuda tecrübeli doktorlar ameliyat yapılacak alandaki saçları tıraş etmeye gerek görmezler. Çünkü 1 cm alanda yapılacak ameliyat için 3-4 cm genişliğinde saçı kesmek gerek erkekler, gerekse kadınlar için rahatsız edici olmaktadır. Özellikle kadın hastaların saçları uzun olduğu için tıraş edilen yerin uzaması yıllar alacaktır. Bu nedenle doktorunuza tıraş edip, etmeyeceğini mutlaka sormalısınız. IDEA Klinik genel cerrahi uzmanları tıraş etmeden, sonrasında pansumana gerek kalmadan başarılı bir şekilde yapmaktadır.

Yağ Kisti Ameliyatı Videosu

Aşağıda yer alan görüntü genel cerrahi uzmanı Op. Dr. Atilla KAYA tarafından gerçek ameliyat esnasında çekilmiş olup, çok kısa sürede %100 etkili olarak yapıldığını görebilirsiniz. Doktora ulaşmak için 0212 572 72 65 numaralı telefonu kullanabilirsiniz.

Tedavi görütüsünü izlemek için bağlantıya tıklayınız. https://www.youtube.com/embed/pywpo81iyw8

Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Ameliyat deyince birçok insan haliyle korku ve endişeye kapılmaktadır. Ama bu korku yersiz, çünkü yağ kisti ameliyatı sadece o bölgede uyuşturma yapılarak 5 dakika içinde yapılan bir uygulamadır. Hastanede yatma, iş gücü kaybı gibi istenmeyen durumlar yaşanmaz. O nedenle korku ile sakın tedaviyi ertelememelisiniz. Çünkü sorun sürekli büyüme ve ilerleme eğiliminde olup, daha sıkıntılı günler yaşamanıza neden olacaktır. Erken süreçte tedavi olmanız halinde ödeyeceğiniz ücrette daha ekonomik olacaktır.

Yağ Kisti Tedavi Ücretleri Ne Kadar?

Bu konuyla son olarak yine çok merak edilen bir husus olan ücretlendirmeyi aktarmak istiyorum. Özel sağlık merkezlerinden hizmet almak isterseniz size önerim IDEA Klinik olarak Türkiye’nin en büyük 4 kenti olan İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’da hizmet veren idea klinik öncelikle ücretsiz muayene imkânı sağladığını belirtmek istiyorum. Size en yakın merkezine randevu alarak gidebilirsiniz. Deneyimli genel cerrahi uzmanları ile görüşmek için herhangi bir ücret ödemezsiniz. Tedavi olmak istediğinizde ise ücretlendirme hastalığın yapısı ve SGK güvenceniz olup, olmamasına göre değişmektedir. Büyüklüğü 2 cm’ye kadar olanlarda SGK’lı hastalar için 400 TL olarak ücret alınmaktadır. Yukarıda verdiğim ücret bir noktadan sonra güncelliğini yitirebilir. Güncel ücretlere ulaşmak için aşağıda yer alan bağlantıya tıklayınız. https://www.ideaklinik.com/tedavi-ucretleri-bilgisi.html

Kafada Şişliğe Neden Olan Diğer Faktörleri Görün

Tekrar belirtmek gerekirse kafada şişliğin en önemli nedeni yağ kisti olmasına karşın tek başına yeterli bir sebep değildir. Bu nedenle diğer faktörleri de göz önünde bulundurmalısınız. Aşağıda şişliğe neden olan bazı hastalıklar yer almaktadır.

Hemanjiom (Damar Beni) : Bebekler hayata merhaba dediklerinde birçok hastalıkla doğabilmektedir. Onlardan biride damarsal hastalık olan hemanjiom yüz bölgesinde sıkça görmeye alışkınız. Zaten yüzümüz kafa bölgesine ait bir organ olduğu için hemanjiom sadece yüz ile sınırlı kalmadan saçlı deride de görülmektedir. Kırmızı yüzeysel ya da kabarık damar yapıları kolaylıkla fark edilmektedir. Bebeklerde doğuştan görülen bu hastalık 6 ile 10 yaşına kadar kendi kendine geçme olasılığı bulunmaktadır. Tam aksine geçmek yerine büyüme sürecine girerek daha da tehlikeli olabilir. Bu nedenle ebeveynler dikkatli olarak hastalığın durumunu takip ederek belirli zaman aralığında örnek aylık olarak karşılaştırmalıdır. Büyüme yoksa sorun yok ama tedavi olsa daha iyi olur, büyüme varsa onkoloji yanı sıra kalp ve damar cerrahi uzmanlarına müracaat ederek tedaviye başlarsınız. Tedavide ilaçlar yanı sıra Lazer ve varis tedavisinde kullanılan Aethoxysklerol isimli madde kullanılmaktadır. Yani ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilmektedir. Korku ve endişeye kapılmamalısınız.

Et Beni, Siğil

Saçlı deride şişliğe neden olan sorunlardan biride özellikle vücudumuzun her yerinde olan benler olmaktadır. Vücudumuzda daha çok yüzeysel olanlar görülmekte olup, kafa kısmında özellikle ensede ciltten kabarık et benleri görülmektedir. Aynı şekilde et beni ile benzer yapıda olan siğiller olabilmektedir. Siğil virüs olduğu için çoğunlukla diğer insanlardan bulaşmaktadır. Tedavisi yine ameliyatsız yöntemlerle sadece 5 dakika içinde yapılmaktadır. Lazer olarak bilinen fakat aslında Elektrokoagülasyon olan cihazla benler ya da siğilden kolayca kurtulursunuz. Bunun içinde genel cerrahi uzmanlarından hizmet almanızı öneririm. Cildiye uzmanı saçlı derideki ben ve siğiller için yetersiz kalabilir. IDEA Klinik ben aldırma hizmeti de vermektedir.

Hastalıklar Yanı Sıra İyi ve Kötü Huylu Kistler

Kafa derisinde ortaya çıkan şişliklerin nedeni büyük ölçüde kistler olmaktadır. Sayfanın giriş kısmında detaylıca ele aldığımız yağ kisti onlardan biridir. İyi ve kötü huylu olmak üzere birçok türü bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse Dermoid, Epidermoid ve Preauriküler onlardan bir kaçıdır. Aynı şekilde bazı hastalıklarda geçici ve uzun süreli şişliklere neden olabilir. Onların başında beyin tümörü gelmektedir. Gut ve Lyme hastalıkları yine önemli yer etmektedir. Yaşadığımız sorunun ne olduğu, neden olduğu ve tedavisi için mutlaka doktor ve sağlık merkezlerinde uzak durmamalıyız. Olaya basit bir şişlik şeklinde bakmamalıyız.

Kafada Şişlik İçin Hangi Doktora Gidilir?

Konumuzun sonuna gelirken yine önemli hususlardan birine doktor ve bölüm tercihine bakacağız. Evet, arkadaşlar kafasında şişlik problemi olan insanlar hangi doktora ya da sağlık merkezlerinin hangi bölümlerine randevu alması gerektiğine bakacağız. Bunun için beyin cerrahi ve genel cerrahi ön plana çıkmaktadır. Yaşadığınız sorunun durumuna göre bölüm tercih etmeniz gerekir. Bu konuda genel cerrahi uzmanlarından Op. Dr. Atilla Kaya bizlere destek olacaklar. Yaşadığınız sorunun resmini çekerek Atilla beye gönderin ve inceleme yaparak size bilgi verecektir.

Resim Çek Gönder, Sorunun Ne Olduğunu Öğren

Yaşadığınız sorunun ne olduğu, neden olabileceği ya da ne yapılması gerektiği ile ilgili merak ettiğin bilgilere ulaşmak için aşağıda yer alan formu kullanınız. Hastalığı (şişliği) yakından gösteren resim yükleyiniz. Gönderdiğiniz bilgileri genel cerrahi uzmanı Op. Dr. atilla Kaya inceleyerek formda belirtmiş olduğunuz Email adresinden yaşadığınız sorun ve tedavisine yönelik size detaylı bilgi verecektir.

Saç dökülmesi problemi yaşayanlar için bilimsel araştırmalar ışığında (PUBMED vb. kaynaklar incelenerek) bilgilendirme yapıyorum. Yaşadığınız sorunun teşhis ve tedavisi için mutlaka bir dermatoloji (cildiye) uzmanına muayene olmalısınız.

image

Prostat kanseri ameliyatı sonrası iyileşme süreci ve oluşabilecek komplikasyonlar iyi izlenmelidir. Her ameliyattan sonra olduğu gibi prostat ameliyatı sonrasında da bakım ve iyileşme süreci önemlidir. Prostat ameliyatı sonrası kanama olması, prostat ameliyatı sonrası ağrı gibi bazı komplikasyonlar oldukça yaygın olarak görülür. Bunun yanında ameliyat bölgesinde enfeksiyon belirtileri takip edilmesi de önerilir.

Prostat Ameliyatı Sonrasında Yapılması Gerekenler

Prostat ameliyatı sonrası bakım gereksinimi sebebiyle ayağa kalkmanıza müsade edilmeyecektir. Bu süre zarfında mesanenize serum şeklinde yıkama solüsyonu verilerek sürekli olarak sondadan tahliye olması sağlanacaktır. Bu solüsyonun amacı ameliyat sonrasında oluşabilecek ufak tefek kanamaların pıhtılaşmasını önlemek ve idrar yollarını açık tutmaktır.

Ertesi gün ya da aynı gece bu işlem hekiminizin tercihlerine bağlı olarak sonlandırılabilir. Ayağa kalkıp yürüdükten sonra bu işlem devam etmeyecektir. Artık içtiğiniz sularla, çıkardığınız idrar bu solüsyonun görevini üstlenecek ve ameliyat sonrası oluşabilecek pıhtılaşmadan sizi koruyacaktır.

Prostat Ameliyatı Sonrası Bakım Süreci

Ameliyatınızı sağlıklı bir şekilde olarak taburcu olduktan sonra uymanız gereken bazı kurallar vardır. Ameliyat sonrasında birkaç ay kanama riski bulunmaktadır. Bu nedenle dikkat edilmesi gereken hususlar bulunmaktadır. Prostat kanseri ameliyatı sonrası iyileşme süresi bazı durumlara bağlı olarak değişiklik gösterir. Ameliyat türü, hastalık derecesi, hastanın sağlık durumu gibi etmenler vardır. Ama genel olarak iyileşme süresi kısa olmaktadır.

Prostat Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Sert zeminlere oturulmamalıdır.
  • Kabız kalınmamaya dikkat edilmeli.
  • Acı ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulmalı.
  • Uzun süreli oturulmamalı.
  • Ağır kaldırılmamalıdır.
  • Uzun ve yorucu faaliyetlerden uzak durulmalı.
  • İstirahat etmeye dikkat edilmeli.
  • Günlük olarak en az 3 lt su içilmeli.
  • Hekiminizin vereceği reçete düzenli bir şekilde kullanılmalı.
  • Ameliyatı sonrasında iyileşme sürecinde hasta ilk bir haftalık dönemde araç kullanmamalıdır. Ayrıca kasık bölgesini zorlayacak bisiklet sürmek, egzersiz yapmak, at binmek gibi faaliyetlerden 6 ay uzak durmanız gereklidir.
  • Kasık bölgesini sıkacak şekildeki pantolonlar giyilmemelidir.
  • Alkol ve kafein içeren içecekler tüketilmemelidir.
  • Ameliyat sonrasında hekiminiz aksini belirtmediği sürece oturarak duş yapılmamalıdır.

Prostat Ameliyatı Sonrası Cinsel İlişki

Prostat ameliyatı sonrası cinsel ilişki oldukça dikkat edilmesi gereken bir konudur. Prostat bezi, boşalma esnasında oluşan sıvıyı üretir. Bu işlevi sayesinde spermlerin işlev görmesini sağlar ve dolayısı ile hamilelik için gereklidir.

Vücutta prostatın çok yakınından geçen ve penise giden sinirler bulunur. Bu sinirler prostatın yalnızca birkaç milimetre yakınından geçer. Bu sebepten herhangi bir cerrahi ameliyat sırasında radyasyon ve operasyondan etkilenebilmektedirler. Bahsettiğimiz bu sinirler ereksiyonu sağlayan sinirlerdir.

Prostat ameliyatı sonrasında bazı hastalarda cinsel ilişki sırasında idrar sızdırmasına rastlanabilir. Bu olay her erkeğin başına gelmemekle birlikte zararsız ve geçicidir.

Prostat Ameliyatı Sonrası Kanama

Prostat ameliyatı sonrası kanama en sık yaşanan sorunlardan birisidir. Sorununun önlenmesi için operasyonun gerçekleştirildiği bölgeye dren sistemi kurulur ve bu sistemin yanı sıra kanamayı önlemesi için bazı tedavi uygulamaları da yapılır. Prostat ameliyatı sonrasında kanama görülmesi büyük sorunların habercisi olmamakla birlikte kronik bir hal alması halinde mutlaka doktorunuz ile iletişime geçmeniz gerekmektedir.

Prostat ameliyatı sonrası oluşabilecek birçok risk bulunmaktadır. Bu riskler arasında idrar yapma problemi yaşamak, idrar kaçırma, kanama ve cinsel işlevsizlik bulunabilir. Bu yazımızda sizlere prostat ameliyatı sonrası kanama sorunundan bahsedeceğiz.

Prostat Ameliyatı Sonrası İdrar Kaçırma

Prostat ameliyatı sonrası idrar kaçırma ve/veya idrar yapamama sık görülen bir yan etkidir. Bu yan etki genellikle kısa bir zamanda sona ermektedir.

Geçici idrar kaçırma (inkontinans), idrarın serbest bırakılmasını kontrol eden sfinkter kaslarındaki bozulma veya rahatsızlığın sonucudur. Bu inkontinans türü, genellikle doğum sonrası kadınların yaşadığı stres inkontinansına benzer.

Prostat kanseri ameliyatından sonra asıl amaç hızlıca iyileşmek, mesane üzerinde tam kontrol sahibi olmak ve tekrar cinsel olarak aktif hale gelmektir.

Prostatın Ameliyatla Alınması Sonucu Oluşacak Durumlar

  • Prostat bezi veya seminal vezikülleri alınan kişi orgazm olmasına rağmen boşalma gerçekleştiremeyecektir. Prostatı alınan kişi ancak laboratuvar gibi ortamların ve bir takım çalışmaların yardımı ile çocuk sahibi olabilirler.
  • Peniste herhangi bir hissizlik ve orgazm olamama durumu söz konusu değildir.
  • Kişinin tam ereksiyon olma ihtimali azalsa da zamanla eski haline geri dönüş sağlayabilir.
  • Eğer kanser sinirlere ulaşmamışsa ve ameliyat sırasında sinirlere herhangi bir zarar gelmezse ereksiyon durumunda kısa süreli bir değişme yaşanır.

Prostat kanseri ameliyatı olanların yorumları ve iyileşme süreci ile ilgili deneyimleri bir çok prostat hastası için aydınlatıcı olabilir. Hasta yorumları sayfamızdan bazı hastalarımızın yorumlarını okuyabilirsiniz.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации