Андрей Смирнов
Время чтения: ~19 мин.
Просмотров: 0

Prof.Dr. Ahmet Mesut Onat / Ankilozan Spondilit Hastaları için Yaşam İpuçları

Haberler – Sağlık

Omurgayı etkileyen bir artrit türü olan Ankilozan spondilit hakkında merak edilen tüm detaylar haberimizde… Ankilozan spondilit nedir? Ankilozan spondilit nedenleri, belirtileri ve tedavisi…

  • Yazıları büyüt
  • Yazıları küçült
  • Standart boyut

image

Özellikle omurgayı etkileyen kronik, ilerleyici, ağrılı sebebi bilinmeyen romatizmal bir hastalık olan Ankilozan spondilit nedir? Ankilozan spondilit nedenleri, belirtileri ve tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri haberimizde bulabilirsiniz…

ANKİLOZAN SPONDİLİT NEDİR?

Ankilozan spondilit, öncelikle omurgayı etkileyen bir artrit şeklidir. Nihayetinde kronik ağrı ve sakatlığa yol açabilecek omurların ciddi iltihaplanmasına neden olur. Daha ileri vakalarda, iltihap omurga üzerinde yeni kemiğin oluşmasına neden olabilir. Bu deformiteye yol açabilir. Erken tanı ve tedavi ağrı ve tutukluğun kontrol altına alınmasına yardımcı olur ve belirgin deformiteyi azaltabilir veya önleyebilir.

Ankilozan spondilit ayrıca vücudun diğer bölgelerinde ağrı ve sertliğe neden olabilir. Omuzlar, kalçalar ve dizler gibi diğer büyük eklemler de rol oynayabilir.

ANKİLOZAN SPONDİLİT BELİRTİLERİ

Ankilozan spondilitin en sık görülen erken belirtileri şunlardır:

Acı ve sertlik

Sırtta sürekli ağrı ve sertlik, bel ve kalçalarda üç aydan uzun süren ağrı. Spondilit genellikle sakrumun (omurganın en alt büyük kısmı), alt sırt bölgesindeki pelvisin ilium kemiğine katıldığı sakroiliak eklemlerin etrafında başlar.

Kemikli füzyon

Ankilozan spondilit, kemiklerin aşırı büyümesine neden olabilir, bu da “kemik füzyonu” olarak adlandırılan kemiklerin anormal şekilde birleşmesine yol açabilir. Boyun, sırt veya kalça kemiklerini etkileyen füzyon, bir kişinin rutin aktivitelerini gerçekleştirme yeteneğini zayıflatabilir. Kaburgaların omurga veya göğüs kemiğine füzyonu, bir kişinin derin bir nefes alırken göğsünü genişletme yeteneğini sınırlayabilir.

Bağ ve tendonlarda ağrı

Spondilit ayrıca kemiklere bağlanan bazı bağ ve tendonları da etkileyebilir. Tendonit (tendonun iltihabı) ayak bileğinin arkasındaki Aşil tendonu gibi topuğun arkasında veya altındaki alanda ağrı ve sertliğe neden olabilir.

Ankilozan spondilit sistemik bir hastalıktır, yani belirtiler eklemlerle sınırlı olmayabilir. Hastalığı olan kişilerde ayrıca ateş, halsizlik ve iştahsızlık olabilir. Göz iltihabı (kızarıklık ve ağrı) spondilitli bazı kişilerde görülür. Nadir durumlarda, akciğer ve kalp problemleri de gelişebilir.

image

ANKİLOZAN SPONDİLİT NEDENLERİ

Genetik faktörlerin rol oynamasına rağmen, ankilozan spondilitin bilinen bir nedeni yoktur. Spondilitli kişilerin çoğu, ancak hepsi değil, HLA-B27 adlı bir geni taşır. Bu geni taşıyan kişilerin spondilit gelişme olasılığı daha yüksek olsa da, durum belirtisi olmayan kişilerin % 10’unda bulunur.

Risk faktörleri

Cinsiyet: Erkeklerin ankilozan spondilit gelişimi kadınlardan daha fazladır.

Yaş: Başlangıcı genellikle geç ergenlikte veya erken yetişkinlikte görülür. (20-40 yaşlar arası)

Kalıtım: Ankilozan spondiliti olan çoğu insanda HLA-B27 geni bulunur. Fakat bu gene sahip olan birçok insan asla ankilozan spondilit geliştirmez.

Etnik köken

Bu durum Kafkas kökenli insanlarda Afrika kökenli veya diğer etnik kökenlilerden daha yaygındır.

ANKİLOZAN SPONDİLİT NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Ankilozan spondilit tanısı, aşağıdakileri içeren çeşitli faktörlere dayanır:

ANKİLOZAN SPONDİLİT TEDAVİSİ

Ankilozan spondilitin tedavisi yoktur, ancak rahatsızlığı azaltan ve işlevi artıran tedaviler vardır. Tedavinin amacı ağrı ve tutukluğu azaltmak, iyi bir duruş sağlamak, şekil bozukluğunu önlemek ve normal aktiviteler gerçekleştirme yeteneğini korumaktır. Düzgün tedavi edildiğinde, ankilozan spondilitli kişiler normal yaşamlarına devam edebilir. İdeal koşullar altında, spondilit tedavisinde bir ekip yaklaşımı önerilir. Tedavi ekibinin üyeleri tipik olarak hasta, doktor, fizyoterapist ve mesleki terapisti içerir. Ciddi deformiteleri olan hastalarda osteotomi ve füzyon yapılabilir.

Fizik tedavi

Tedavinin önemli bir parçasıdır ve ağrının giderilmesi, dayanıklılığın ve esnekliğin arttırılması açısından çok fayda sağlamaktadır. Bir fizik tedavi uzmanı ihtiyaçlarınıza göre özel egzersizler hazırlayabilir.

Egzersiz

Günlük egzersiz programı sertliği azaltmaya, eklem çevresindeki kasları güçlendirmeye ve sakatlık riskini önlemeye veya azaltmaya yardımcı olur. Derin nefes alma egzersizleri göğüs kafesini esnek tutmaya yardımcı olabilir. Yüzme ankilozan spondilitli kişiler için mükemmel bir egzersiz şeklidir.

İlaçlar

İlaç tedavisi olarak öncelikle steroid dışı iltihap giderici ajanlar hem ağrı kontrolünü sağlamak hem de sabah tutukluğunu gidermek amacıyla kullanılmaktadır. Bu ilaçların yeterli faydayı sağlayamadığı bir grup hastada günümüzde bazı iltihaplı romatizmal hastalıkların tedavisinde sıklıkla kullanılmakta olan biyolojik ilaçlardan yararlanılmaktadır.

Cerrahi

Diz veya kalça eklemlerinizde ciddi hasar veya deformasyon varsa, eklem protezi ameliyatı olmanız gerekebilir. Benzer şekilde, erimiş kemiklerin neden olduğu duruşları zayıf olan insanlara osteotomi yapılabilir. Bu işlem sırasında, bir cerrah omurgadaki kemikleri keserek hizalar.

Tedavi büyük ölçüde durumun ne kadar ciddi olduğuna ve semptomların ne kadar sıkıntılı olduğuna bağlıdır. Bu durum için kullanılan farklı tedavi türleri mevcuttur. Bunlar hakkında daha fazla bilgi edinmenizde fayda vardır.

–>

Hazırlayan: Prof. Dr. Tuncay Duruöz

Ankilozan Spondilit nedir? Neden olur?

Ankilozan Spondilit (AS) özellikle omurgayı etkileyen kronik, ilerleyici, ağrılı sebebi bilinmeyen romatizmal bir hastalıktır. Teşhis Modifiye New York kriterlerine göre konulur. AS’de ağrı hareketle azalır, hatta yok olabilir, uzun süre oturmakla, istirahatle artar. Hastalar sabahları daha çok ağrılıdır ve özellikle omurga hareketleri kısıtlıdır, günün ilerleyen saatlerinde ağrı ve kısıtlılık azalır. AS’de ilk belirtiler bel, kalça ve topuk ağrısı olabilir. Hastalık gerektiği gibi tedavi edilmezse ileri dönemlerde omurga deformiteleri, kamburluk ortaya çıkar.  Genetik yatkınlık AS’nin bilinen özelliklerindendir. HLA-B27 doku antijeni beyaz ırkta % 95, Afrikalı siyahlarda % 50 pozitiftir. HLA B27 pozitif AS’li babanın HLA-B27 pozitif olan çocuğunda AS gelişme riski %25 dir. Yani ailede birden fazla AS’li olabilir.  Görülme sıklığı nedir?

Görülme sıklığı genellikle % 0.1-1.4 arasında değişir. Japonlarda % 0.04, Haida kızılderililerinde % 6 oranında görülür. Türkiye’deki sıklık oranı bilinmemekle birlikte ortalama % 0.5 sıklıkta olduğunu düşünürsek ülkemizde yaklaşık 300-350 bin AS’li olduğu söylenebilir. Erkeklerde kadınlara göre 3 kat daha fazla görülmektedir.  İklim, yaş, cinsiyet gibi faktörler etkili mi?

İklim ve çevre şartlarının semptomları (ağrı, hareket kısıtlılığı gibi) etkileyebileceği söylenir ama bunlar AS’nin sebebi değildir.  Genellikle erken (genç) yaşta çıkıyor. Neden?

AS’nin 8-45 yaş arasında başlayabileceği bilinse bile genellikle 15-30 yaş arasında, en sık olarak da 24 yaşında başladığı belirlenmiştir. Niçin genç yaşlarda başladığı bilinmemektedir. Tedavisi var mı? Durdurmak mümkün mü?

Tamamen iyileşmesi mümkün değildir. Mevcut tedavi yöntemleriyle hastalık aktivitesi azaltılıp gelişimi yavaşlatılabilir. Erken tanı Tedavide steroid olmayan antienflamatuar (anti romatizmal) ilaçlar mutlaka kullanılmalıdır. Düzenli egzersizler mutlaka yapılmalıdır. Son tedavi yöntemlerinden olan ve ülkemizde de uygulanmaya başlanan anti TNF alfa tedavisi (Enbrel gibi) hastalığın ilerlemesinin durdurulmasında büyük ümittir.  Hastalarda en çok hangi bölümler tutuluyor? Hayatı nasıl etkiliyor?

http://www.ashad.org/forum

Hastalığın oluşma nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik faktörlerin bu hastalığın oluşmasına zemin oluşturulduğu düşünülmektedir. Hatta kalıtsal etken, %96 oranında etki göstermektedir. Çevresel faktörler, birçok ciddi rahatsızlık, enfeksiyonlar, bu vakaya zemin oluşturabilmektedir. Bu hastalık ne yazık ki belirtilerini hemen göstermez. Ve kişi habersiz bu hastalığı taşımış olur. Fiziksel belirtiler baş gösterdiğinde ise geç kalınmış olabilmektedir.

Ankilozan Spondilit hastalığının en önemli belirtilerinden biri, zamanla omurganın sertleşmesi ve kamburlaşmasıdır. Fakat bu evreye gelene kadar birçok reaksiyon gösterebilmektedir. Sık sık bel ağrısı, şiddetli kalça ağrıları, sırtta, boyunda ve birçok bölgede sertleşme, kollarda, bacaklarda, göğüste hareket kısıtlığı, ateşlenme, topuk ağrısı gibi belirtilerde yaşanmaktadır. Yorgunluk, topuk ağrıları, kilo kayıpları, gece terlemeleri gibi reaksiyonlarda görülmektedir. Vücudun bazı bölgelerde tutulmalar meydana gelmektedir. Eklem yerlerinde yangı oluşur ve aşırı derecede ağrıya neden olur. Kişi ağrıları yüzüne sosyal ve iş yaşamında olumsuzluklar yaşar.

Ankilozan Spondilit hastalığı, bağlarda elastik dokunun deforme olmasına sebebiyet vermektedir. Kemik oluşumu fazlalaşmaktadır. Buda kişinin hareket etmesine kısıtlama getirir. Bazı uzmanlar bu hastalığı kireçlenme olarak da görebilir. Benzer durumlar görülse de kireçleme vakasından daha farklıdır. Kireçlenme yaşlılık dönemlerinde kendini gösterirken, bu vaka, erken yaşlarda oluşmaya başlar. Belirtiler kendini yavaş yavaş göstermeye başlar. Bu aylar ya da haftalar süren periyotlar ile olabilir. Bu hastalık iç organlarda da ciddi ve tehlikeli rahatsızlıklara zemin oluşturabilir. Gözün görme kalitesini aza indirebilir ve öksürük, yutkunma ve nefes alma sorununa yol açabilmektedir. Hastalığın bir değişik yanı ise her kişide aynı reaksiyonlara yol açmaması’dır. Hasta belirtileri az hissediyor ise bu onun düzenli egzersiz ve spor yapmasından kaynaklanmaktadır.

Ankilozan Spondilit vakasının tedavisi, uzun bir dönemi kapsar. Eğer oluşumu erken ise ağrılar ilaçlar ile giderebilmektedir. Fakat ilerlemiş bir durumda ise artık hastalığın iyileşme gibi bir şansı yoktur. Kamburluk belirtisi yaşayan kişilerde düzelme ihtimali az olsa da cerrahi müdahale uygulanabilir. Uzmanlar hastalık evresinde bol bol egzersiz yapmayı tavsiye ederler. Ağrıyı ve iltihabı giderecek ilaçlar tedavi sürecinde hastaya önerilir. Ve hasta ağrılarından bir nebze olsun kurtulmuş olur. Fakat hastalığın tamamen son bulması imkânsızdır. Sadece şikâyetleri aza indirmek için ilaç tedavisi uygulanır. Alkol ve sığara tüketiminden uzak durmak tedavi için önemlidir. Ve hastalığın şifası, düzenli spor yapmaktan, doğru hareket etmekten geçmektedir.

Yazar:Elif Açıkgöz

3 dakika Ankilozan spondilit teşhisi almış çoğu kişide HLA-B27 geni vardır. Ancak, bu insanların sadece bazıları bu hastalığa sahiptir.

Son Güncelleme: 23 Şubat, 2022

Ankilozan spondilit öncelikle faset eklemleri ekleyen kronik bir enflamatuvar hastalıktır. Bu eklemler birbiriyle kaynaşma eğilimindedir, bu da hareket kabiliyetini azaltır. Sonuç olarak, omurga daha az esnek hale gelir. Bundan dolayı bu kondisyona sahip insanlar kambur bir şekilde dururlar.

Bu hastalığa tam olarak neyin sebep olduğunu kimse bilmiyor, ancak DNA ortaya çıkmasında büyük bir rol oynuyor. Ankilozan spondilit teşhisi almış çoğu insan HLA-B27 genine sahiptir. Ancak, bu gene sahip olan insanların sadece bazıları bu hastalığa sahiptir.

Ankilozan Spondilit Semptomları

Bir kişi ankilozan spondilit hastası olduğunda omurlarının bir kısmı birbiri ile kaynaşır ve bu durum sertlik ve ağrıya neden olur.Bu romatizmal hastalık faset eklemlerinde iltihaplara yol açar. Ancak; omuzlar, kalçalar, dizler ve bilekler gibi eklemlerde enflamasyon da ortaya çıkabilir.

Ankilozan spondilitin ilk semptomlarının içinde belde görülen acı ve sertlik bulunur. Ancak, bu semptomlar genellikle sabahları ve aktif olunmayan süreler sonrasında gerçekleşir. Boyun acısı ve yorgunluk da sık görülür.

En sık etkilenen alanlardan biri omurganın sonu ve leğen kemiği arasındaki faset eklemleridir. Ancak, aynı zamanda tendonlar ve bağ dokuların kemikler ile birleştiği, özellikle de omurgadaki, noktaları da etkileyebilir.

Ankilozan spondilit ortaya çıktığında vücudun iyileşme çabası dolayısıyla yeni bir kemik oluşur. Bu yeni kemik omurlar arasındaki boşluğu azaltır. Bunun bir sonucu olarak iki omurun parçaları kaynaşır.

Sonrasında, omurganın bu parçaları sert ve eğilmez hale gelir. Bu kaynaşma göğüs kafesinin daralmasına da sebep olabilir ve akciğerlerin kapasitesini ve fonksiyonunu da düşürebilir.

Bunu da okuyun: Omurgayı Güçlendirmek İçin 5 Egzersiz

Ankilozan Spondilitte Görülen Komplikasyonlar

Ankilozan spondilit ile birlikte ortaya çıkan bazı komplikasyonlar şunlardır:

  • Gözde enflamasyon (üveit): Bu ankilozan spondilitte en sık görülen komplikasyonlardan biridir. Hızlı bir şekilde ortaya çıkan göz ağrısına, ışık hassasiyetine ve bulanık görmeye sebep olur.
  • Kalp kapakçıklarında hasar: Bu hastalık aort damarında sorunlara neden olabilir. İltihaplı aort kalpteki aort damarının şeklini değiştirebilir, bu da kapakçığın çalışmasını değiştirir.

Tanı

Ankilozan spondilitin tanımlanabilen birkaç belirtisi vardır. Bu belirtilere şunlar dahildir:

  • Üç aydan uzun süren bel ağrısı gibi klinik semptomlar. Bu durum egzersiz ile iyiye gidebilir ama dinlendiğinizde ortadan kalkmaz. Ayrıca, torasik genişlemenin ve omurganın hareketliliğinin sınırlarını da hesaba katmalısınız.
  • Sakroiliak eklemlerde görülen enflamasyonun radyolojik kanıtı.

Bunu okumak da hoşunuza gidebilir: Omurganızı Esnetmek İçin 2 Dakikanızı Ayırın

Hastada ortaya çıkmış olan kriterlere bağlı olmak üzere ankilozan spondilit teşhisi ya kesin koyulacaktır (klinik kriterlere ve bir radyoloğun fikrine dayanarak) ya da ihtimalinden bahsedilecektir (eğer kişi 3 klinik veya 1 radyolojik kritere uyuyorsa).

Kan ve idrar testleri de kanda HLA-B27 antijeni bulunursa tanıyı destekleyebilir. Bu testler ayrıca kişinin başına gelmiş olan enflamatuvar sürecin yoğunluğunu da belirleyebilirler.

Ankilozan Spondilit Tedavisi

Ağrı kesiciler, rehabilitasyon ve ameliyat ile birlikte acıyı yatıştıracaktır.

Ankilozan spondilit tedavisi farklı farmakolojik seçenekleri ve rehabilitasyonu birlikte kullanır.

  • Steroidsiz, antienflamatuvar ilaçlar ve analjezikler. Bunlar, acıyı kontrol etmeyi ve eklem enflamasyonunu azaltmak veya bastırmayı amaçlayan farmakolojik tedavilerdir. Sonuç olarak hastanın hayat kalitesi iyileşir. Ayrıca, rahatsızlığı gidererek gece dinlenmesi miktarını da arttırır.
  • Hastalığı değiştiren ilaçlar. Bu ilaçlar bağışıklık sisteminin kendisini etkiler.
  • Biyolojik ilaçlar. Bu ilaçlar durumu iyileştirmemesine rağmen birçok insanda hastalığın semptomlarını kontrol ederler.
  • Rehabilitasyon. Farmakolojik tedaviler ile birlikte düzenli olarak rehabilitasyon egzersizlerinizi de yapmalısınız. Fiziksel egzersizler ve solunum egzersizleri hem omurganın hareket kapasitesini, hem de kas gücünü arttırır.
  • Ayrıca, yüzme gibi sırtınızı güçlendirecek hafif egzersizler de yapmalısınız.
  • Ameliyat. Ameliyat nadiren kullanılır ve sadece eklemler kötü şekilde hasar aldıysa ve hareket kapasitesi neredeyse sıfır haline geldiyse değerlendirilir.

Mümkün olan tedavileri karıştırarak kullandığınızda kemiklerdeki sertliği önleyebilirsiniz. Bu tedaviler ayrıca size diğer kas hastalıkları ve lokomotor fonksiyon bozukluklarını da engellemeniz konusunda yardımcı olabilir.

Bu yazımızı beğendiğinizi umuyoruz. Ayrıca fibromiyalji ve bu durumun tedavisi hakkında bir şeyler okumak da hoşunuza gidebilir:

İlginizi çekebilir …

Ankilozan spondilit nedir? Ankilozan spondilit, bel romatizması olarak tabir edilen hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyen sorunlardan biridir. Pek çok kişi “Ankilozan spondilit nedir?” , “Ankilozan spondilit belirtileri nelerdir?” , “Bel romatizması sebepleri nelerdir?” sorularının cevabını araştırıyor. Peki, Ankilozan spondilit tedavisi var mı? 

Ankilozan spondilit nedir?

Halk arasında omurga ya da bel romatizması olarak bilinen Ankilozan Spondilit, genellikle genç yaşlarda ortaya çıkan; omurgayı ve omurga ile kalça kemiği arasındaki eklemi etkileyen ağrılı, iltihaplı bir romatizma türüdür. İltihaplanma sonucu bu iki kemik birleşerek tek bir kemik hâlini alır. Sakroiliak eklem yani omurganın alt bölümü ile leğen kemiklerinin arasında kalan bölge çoğunlukla ilk olarak etkilenir. Zaman içinde hastalığın ilerlemesi ile tüm omurga boyunca etkisini gösterebilir. Hastanın başta bel bölgesi olmak üzere kalça, omurga, diz, ayak bileği ve diğer eklemlerinde de iltihaplanma oluşabilir ve buna bağlı hareket kısıtlanmaları gözlenir. Omurganın alt bölümünden başlayarak boyun bölgesine kadar tüm disk kenarları ve bağlarda iltihaplanma ve sonrasında kemikleşme görülür. Bunun sonucunda omurganın üst kısmında ön tarafa doğru eğrilik oluşur. Hayat kalitesini düşüren bu hastalığın seyri ve şiddeti kişiden kişiye değişiklik gösterir. Hastaların büyük çoğunluğu kendi başlarına hayatlarına devam edebilseler de, hastalığın ilerleme gösterdiği bir grup hastada omurga hareketi bütünüyle kısıtlanabilir. Çoğunlukla hastalığın seyri iyilik dönemleriyle devam etse de ara sıra gelişen atak dönemleri ile alevlenir. Çok sık karşılaşılan bir hastalık olmadığından genellikle kireçlenme, bel fıtığı, kemik erimesi ile karıştırılır. Ancak kireçlenme ve kemik erimesi yaşlılarda görülürken bu hastalık gençlerde görülür.

Ankilozan spondilit belirtileri nelerdir?

Ankilozan Spondilit genç ve yetişkinlerde iltihaptan kaynaklı bel ve omur ağrısı şikayeti ile başlayan bir hastalıktır. Başlangıç döneminde hafif şiddetli olan ve fark edilmeyen bu ağrılar, zaman içinde artış gösterir. Sırt, boyun, omuz ve kalçalarda da hissedilen ağrılar, sabah saatlerinde ya da istirahat ederken fazla iken, gün içinde, hareket hâlindeyken azalır. Kişi uykudan uyandıktan sonra yaklaşık yarım saat boyunca tutukluk hisseder ve ayağa ilk kalktığında topuk ağrısı hissedebilir.

  • 20 ile 40 yaş arasında başlayan bel ağrısı
  • Uzun istirahat ve uyku sonrası bel ağrısı ve tutukluk hissi
  • Ağrı ve tutukluk hissinin fiziksel hareketlerin arttığı dönemde azalması
  • Uykudan uyandıracak şiddette eklem ağrısı
  • Hareketlerde kısıtlanma hissi
  • Şikayetlerin 3 aydan fazla sürmesi
  • Omurganın öne doğru eğilmesi

Ankilozan Spondilit neden olur?

Ankilozan Spondilit (AS) özellikle omurgayı etkileyen kronik, ilerleyici, ağrılı sebebi bilinmeyen romatizmal bir hastalıktır. Teşhis Modifiye New York kriterlerine göre konulur. AS’de ağrı hareketle azalır, hatta yok olabilir, uzun süre oturmakla, istirahatle artar. Hastalar sabahları daha çok ağrılıdır ve özellikle omurga hareketleri kısıtlıdır, günün ilerleyen saatlerinde ağrı ve kısıtlılık azalır. 

Genetik yatkınlık AS’nin bilinen özelliklerindendir. HLA-B27 doku antijeni beyaz ırkta % 95, Afrikalı siyahlarda % 50 pozitiftir. HLA B27 pozitif AS’li babanın HLA-B27 pozitif olan çocuğunda AS gelişme riski %25 dir. Yani ailede birden fazla AS’li olabilir. 

Ankilozan spondilit tedavisi var mı?

image

Ankilozan spondilitin tedavisi yoktur, ancak rahatsızlığı azaltan ve işlevi artıran tedaviler vardır. Tedavinin amacı ağrı ve tutukluğu azaltmak, iyi bir duruş sağlamak, şekil bozukluğunu önlemek ve normal aktiviteler gerçekleştirme yeteneğini korumaktır. Düzgün tedavi edildiğinde, ankilozan spondilitli kişiler normal yaşamlarına devam edebilir. İdeal koşullar altında, spondilit tedavisinde bir ekip yaklaşımı önerilir. Tedavi ekibinin üyeleri tipik olarak hasta, doktor, fizyoterapist ve mesleki terapisti içerir. Ciddi deformiteleri olan hastalarda osteotomi ve füzyon yapılabilir.

Fizik tedavi; tedavinin önemli bir parçasıdır ve ağrının giderilmesi, dayanıklılığın ve esnekliğin arttırılması açısından çok fayda sağlamaktadır. Bir fizik tedavi uzmanı ihtiyaçlarınıza göre özel egzersizler hazırlayabilir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации