Андрей Смирнов
Время чтения: ~33 мин.
Просмотров: 0

Özür Durumuna Göre Özürlülük Engellilik Oranı Cetveli

REKLAM

image
Hangi hastalığa hangi bölüm bakar ?

Hangi hastalığa hangi bölüm bakar ? Hangi polikliniğe gitmeliyim gibi kafanızda sorular varsa ve herhangi bir rahatsızlığınız mevcut ama ben hangi bölüme gitmeliyim diye düşünüp duruyorsanız tam yerisindesiniz aşağıdaki yönlendirme klavuzundan rahatsızlığınıza ait bölüme gidebilirsiniz.

Makat hastalıkları arasında en sık görüleni Hemoroid ya da halk arasında ki diğer tabirleri ile basur, hemoroit ya da hatalı bir tabir olan mayasıl olarak da bilinmektedir. Hemoroid hastalığına dair şüpheniz varsa muayene olmanız gereken bölüm genel cerrahi olmalıdır. İç hastalıkları uzmanları tam olarak yeterli olmayabilir.

Bir çok varis hastası, hangi bölüm ya da doktora gideceğini bilmediğinden dolayı genelde sağlık ocakları ya da hastanelerin dahiliye (iç hastalıkları) bölümlerinden randevu almaktadırlar. Çünkü varis hakkında bilgisi ve tecrübesi olmayan doktorlara muayene olunduğu taktirde doktor varis ilaçları ve varis çorabı reçete ederek, bunları kullanmanızı önerecektir.

Fakat bu araçların tek özelliği varis şikayetlerini biraz olsun azaltmaya yöneliktir. Tedaviye yönelik hiç bir üstünlüğü maalesef yoktur.

Dolayısıyla varis hastalarının başvurması gereken doğru branş kalp damar cerrahisi‘dir. Bir kalp damar cerrahi uzmanına muayene olduğunuzda varis konusunda ki mevcut tedavi seçeneklerini detaylı bir şekilde anlatacaktır.

Genellikle tüm hastanelerde baş ağrısına Nöroloji bölümü bakar. Dilerseniz öncelikle aile hekimine giderek sizi yönlendirmesini isteyebilirsiniz.

Baş ağrısı eğer seyrekse yani ara sıra azıcık ağrıyorsa, genellikle ilaç tedavisiyle bu ağrı azaltılır yani geçirilir.

Fakat eğer baş ağrısı şiddetli ve sürekliyse, o zaman baş ağrısına neden olan faktörler bulunarak ağrının bir daha gelmesini önleyecek tedaviler önerilir.

Mide ağrısı için öncelikle iç hastalıkları (Dâhiliye) veya gastroenterolojiye, başvurabilirsiniz. Bu iki dalda da mide sorunu yaşayan hastanın, genel muayenesi yapılmaktadır.

Bel ağrısı için öncelikle kaynağı tespit etmek adınaFizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Ortopedi Bölümü tercih edilmelidir. Uzman doktora gittiğiniz takdirde röntgen, bilgisayarlı tomografi ya da manyetik rezonans görüntüleme yöntemi ile sorunun ne olduğu anlaşılır. Sorununuz bel kayması, bel fıtığı ya da dar kanal hastalığı ise iyi bir beyin ve sinir cerrahı sizin için en doğru doktor seçimi olacaktır. Bel fıtığı, bel kayması ve dar kanal hastalıkları kolayca tedavi edilseler bile bu hastalıklar için yapılan ameliyatların mutlaka alanında uzman ve deneyimli kişiler tarafından yapılması gerekir.

Guatr için başta genel dahiliye polikliniğinden randevu alabilirsiniz. Bulunduğunuz bölgede bulunan hastanede endokrinoloji polikliniği varsa doğrudan buradan da randevu alabilirsiniz. Endokrinoloji sadece tiroid gibi salgı salgılayabilen bezlerin hastalıkları üzerine yoğunlaşmış bir tıp bilimidir.

Unutkanlık için nöroloji bölümü sizinle ilgilenecektir. Bu noktada nöroloji bölümüne gitmelisiniz.

Sorununuz bel kayması, bel fıtığı ya da dar kanal hastalığı ise iyi bir beyin ve sinir cerrahı sizin için en doğru doktor seçimi olacaktır. Bel fıtığı, bel kayması ve dar kanal hastalıkları kolayca tedavi edilseler bile bu hastalıklar için yapılan ameliyatların mutlaka alanında uzman ve deneyimli kişiler tarafından yapılması gerekir.

Dermatoloji yani cildiye gitmenizi öneririm.

Yukarıda gördükleriniz siz okurlarımızın en çok merak ettikleridir. Şimdi verilecek olanlar genel olarak geniş açıdan bilgilendirilmenizi sağlayacaktır..

Dahiliye (İç Hastalıkları) :

Kulak Burun Boğaz (KBB) :

Kalp Damar Cerrahi :

Enfeksiyon Hastalıkları :

Genel Cerrahi (Hariciye) :

Nöroloji :

Dermatoloji (Deri Hastalıkları) :

Ortopedi :

Üroloji (Bevliye):

Göğüs Cerrahi Hastalıkları:

Psikiyatri :

Göz Hastalıkları :

Kardiyoloji :

Bu rahatsızlıklarda kardiyoloji polikliniğimize başvurun

Endokrinoloji :

Gastroenteroloji :

Fizik Tedavi :

Nefroloji :

Plastik Cerrahi Bölümü’nün İlgilendiği hastalıklar:

–>

Hazırlayan: Prof. Dr. Ece Aydoğ

Artrit ve Romatizma Nedir?

Romatizma kelimesi, Yunanca “rheuma” kökünden gelir. Bu kelime “akma”yı dolayısı ile “hareket”i ifade eder. Romatizma oldukça genel bir terimdir ve kemik, kas ve eklemlerin etrafındaki ağrı veya acıyı ifade etmek için kullanılır. Romatizma deyince tek bir hastalık anlaşılmaz. 100’den fazla hastalığı içerir. Bazıları sık bazıları ise oldukça nadir görülür. Artritin kelime anlamı vücuttaki bir veya daha fazla eklemde görülen yangıdır. Artrit çocuklar da dahil olmak üzere herkesi her yaşda etkileyebilir, bununla beraber kadınlarda erkeklere göre bu hastalıklara yakalanma şansı daha fazladır.

Eklemlerbir kemiği diğerine bağlar ve kemiklerin serbestçe hareket edebilmelerine izin verecek şekilde tasarlanmışlardır. Kemiklerin son bölümünde eklemler kıkırdak olarak adlandırılan sert, lastik kıvamında bir materyal ile örtülmüşlerdir. Biz yaşlandıkça bu eklem kıkırdağı sık kullanmaya bağlı veya yaralanmalardan sonra daha kolay zedelenebilir hale gelir.

Kaç Tip Romatizma Vardır?

Temel olarak 2 tip romatizma vardır:

  1. İltihabı olanlar
  2. İltihabı olmayanlar.

1) İltihabı olanlar: Romatizmal iltihap 3 çeşittir:

a) Mikropların eklemde oturmasıyla ortaya çıkan mikrobik romatizmalar: Stafilokok, streptokok ve tüberküloz basili gibi çeşitli mikroplar bu romatizmaya neden olur.

b) Bağışıklık sisteminin bozuk oluşu sonucu gelişen mikropsuz iltihap: Bu tip iltihabın neden olduğu romatizmaların en önemlileri romatoid artrit (RA), ankilozan spondilit (AS) ve yaygın bağ doku iltihabı yapan hastalıklar (kollajen hastalıklar)’dır. Bu son grubun en iyi bilinen örneği de sistemik lupus eritematozus (SLE)’dur.

c) Diğer bir iltihap tipi de başta ürik asit olmak üzere diğer kristallerin eklemlerde ve çeşitli dokularda oturarak yaptığı tahriş sonucu ortaya çıkan iltihaptır. Gut ve yalancı gut hastalığında bu tip iltihap vardır.

2) İltihabı olmayan romatizmalar: Bu romatizmaların en önemlisi artroz (kireçlenme)’dur. Artrozda eklemde iltihap yoktur. Buna karşılık aşınma vardır. Eklemin içindeki kıkırdak incelir ve kaybolur, eklemlerin kenarlarında kemik çıkıntıları oluşur. Travmalar (kaza, darbe) mekanik nedenler, metabolik ve psikolojik bozukluklar iltihabı olmayan romatizmaların en önemli nedenleridir.

Sık Görülen Romatizmal Hastalıklar Şunlardır

  • Artroz (Kireçlenme)
  • Yumuşak doku romatizmaları (Fibromyalji, bel, boyun ağrıları)
  • Romatoid artrit
  • Spondiloartropatiler ve ankilozan spondilit
  • Vaskülitler ve Behçet hastalığı
  • Gut Hastalığı
  • Ailevi Akdeniz ateşi
  • Akut eklem romatizması
  • Reaktif artritler
  • Kristal artritleri
  • İnfeksiyöz artritler
  • Bağ dokusu hastalıkları; SLE, polimiyozit- dermatomiyozit, skleroderma, mixt bağ dokusu hastalığı
  • Juvenil artrit
  • Bursitis, tendinitis

Artrit ve Romatizmanın Bulguları Nelerdir?

Bulgular büyük oranda sizin sahip olduğunuz artrit veya romatizmanın çeşidine bağlı olarak değişmektedir. Bununla beraber genellikle aşağıdaki bulgular sizin artrit veya romatizmaya sahip olduğunuzu düşündürebilir:

image

  • Bir veya daha fazla eklemde şişlik,
  • Eklemler etrafında katılık,
  • Eklemlerde kızarıklık ve sıcaklık artışı,
  • Eklemlerde sürekli veya tekrarlayan ağrı
  • Eklemi hareket ettirmede veya kullanmada zorluk.

Vücuttaki herhangi bir eklem etkilenebileceği gibi en çok dizler, parmaklar ve kalçalar tutulurlar. Eğer RA’niz var ise hafif derecede ateş, iştah kaybı ve halsizliğiniz de olabilir. Artrit bulguları sabahları, bazen soğuk ve nemli havalarda kötüleşmeye meyillidir.

Artrtit ve Romatizmanın Nedeni Nedir?

Romatizmal hastalıkların önemli bir bölümünün kesin nedeni bilinmemektedir. Çoğunlukla bulaşıcı-mikrobik değildir. Kalıtsal özellikler (genetik yatkınlık) bazılarında önem taşır.

Artrit ve Romatizmaya Yakalanma Riskim Nedir?

Herhangi bir yaştaki, cinsiyetteki ve ırkdaki kişi romatizmal hastalığa yakalanabilir. Bilim adamları tam olarak neden ortaya çıktığı konusunda bilgiye sahip değillerdir. Bununla beraber aşağıdaki durumlarda daha fazla riske sahipsiniz:

  • Kadın olmak,
  • Ailenizde romatizmalı bir bireyin bulunması,
  • Spora veya işinizle ilgili aktivitelerden dolayı tekrarlayan yaralanmalara maruz kalmanız.

Artrit ve Romatizma’ya Yakalanmayı Önleyebilir miyim?

Artrit ve romatizmaya yakalanmayı önleyemezsiniz ama sağlıklı beslenmeli ve düzenli egzersiz yapmalısınız. Bu kilo almanızı engelleyecek ve dolayısı ile eklemlerinize aşırı yük binmemiş olacakdır. Ayrıca damar yapısını bozan sigara kullanımı gibi dış etkenlerin engellenmesi romatizmalı hastalar için yararlıdır.

Artrit ve Romatizma Nasıl Teşhis Edilir?

Doktorunuz şikayetleriniz ve hikayenizden artrit veya romatizmadan şüphelenecektir. Birçok kişide eklemlerin fizik muayenesi “özellikle büyük eklemler etkilenmişse” ile de teşhis konulabilir. Ne çeşit bir artrite sahip olduğunuzu ortaya koymak için kan testleri gerekebilir. Genellikle etkilenmiş bölgenin radyografi ile görüntülenmesi tanının doğrulanmasında yardımcı olacakdır.

Artrit ve Romatizma Bulgularım Olduğunda Kime Başvurabilirim?

100 yılı aşkın süredir ülkemizde romatizmal hastalıkların tedavisini başarı ile yapan, deneyim sahibi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR) uzmanlarına başvurabileceğiniz gibi, şikayetlerinizin niteliği ve yerine göre Romatoloji ve Ortopedi uzmanına da başvurabilirsiniz.

Artrit ve Romatizma Nasıl Tedavi Edilir?

Çoğu artritin tamamıyla hastalığı geçirici bir tedavisi yoktur, bununla beraber normal olarak hayatın sürdürülebilmesine yardımcı çok sayıda tedavi seçeneği mevcuttur. Size verilecek olan tedavi sahip olduğunuz artritin çeşidine ve şikayetlerinizin ciddiyetine göre değişecekdir. Bazı kişilerde sadece günlük basit bir egzersiz programı ağrıları hafifletip, eklem harekletlerini artırır. Eğer tenisçi dirseği veya bel ağrısı gibi yumuşak doku romatizmanız var ise ağrınız kısa süreli olabilir ve herhangi bir tedaviye gereksinim duymadan geçebilir.

Eğer eklemleriniz çok ağrılı ise eklem etrafındaki ağrıyı hafifletmek, yangıyı azaltmak için çok çeşitli ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçları 3 kategoride toplayabiliriz:

  1. Analjezikler (Ağrı kesiciler) (Parasetamol vb.)
  2. Steroid Olmayan Anti İnflamatuar İlaçlar (İbufen ve Aspirin vb): Bu ilaçlar genellikle birkaç saat içinde etkili olup ağrı ve yangıyı etkili bir şekilde azaltırlar. Eğer uzun dönem alınılırlarsa mide problemlerine yol açabilirler.
  3. Steroidler (Kortizon): Tablet şeklinde ağızdan alınabilirler veya direkt enjektabl formları etkilenen ekleme uygulanabilir. Uzun dönem alınılırlarsa ciddi yan etkileri olabilir bu nedenle genellikle ciddi artritlerin kontrol altına alınmasında kullanılır.

Eğer RA’niz varsa hastalığınızın ilerlemesini önlemek ve yangıyı azaltmak için size Hastalık Modifiye Edici İlaçlar verilebilir.

Eğer artrit teşhisi konmuşsa düzenli egzersiz yapmanız ve doktorunuza hangi tip egzersizin daha uygun olacağını sormanız önemlidir. Yüzme genellikle artritli hastalar için en ideal egzersizdir. Hastalığnızın özelliğine göre FTR uzmanının denetiminde fizik tedavi ajanlarından da faydalanabilirsiniz. Genel olarak iltihaplı eklem romatizmalarına kaplıca ve sıcak tedavi iyi gelmezken, kireçlenmeler, yumuşak doku romatizmalarında faydası vardır. Kaplıcaya gitmeye karar vermeden önce mutlaka FTR uzmanı ile görüşünüz.

Makat hastalıkları (anüs bölgesinde ya da anüs iç kısmında) ortaya çıkan hastalıklar hemen hemen tüm insanları yakından ilgilendirmektedir. Tedavide gecikme daha kötü sonuçlara yol açmaktadır. O nedenle hastalara geç kalmadan muayene ve tedavi olmalarını öneriyoruz. Peki, hastalar hangi bölüme ya da uzmanlık alanına randevu almaları gerekir? Sorunun cevabı yazımızda geniş kapsamlı bir şekilde yer almaktadır.

Sizce hangi bölüme gidilmesi gerekir?

Genel Cerrahi Bölümü Bakar

Makat bölgesinde görülen hastalıklar ya da şikayetler (ağrı, akıntı, kanama, şişlik, apse vb) tüm sorunlar için ilk müracaat edeceğiniz bölüm genel cerrahi olmalıdır. İnsanlar genelde iç hastalıkları (Dahiliye) bölümüne müracaat etmektedir. Teşhis konusunda kısmen yeterli olsa bile tedavide maalesef dahiliye uzmanları sizin beklentinizi karşılayamaz. Yazının giriş kısmında da belirttiğimiz gibi genel cerrahi uzmanı seçeceğiz. Fakat dikkat etmeniz gereken önemli bir husus daha bulunuyor. Peki, tercih edeceğiniz doktor makat hastalıkları (proktoloji) konusunda yeteri kadar deneyimli mi? Buna bakmalıyız.

Proktoloji UzmanД± OlmasД± Daha Д°yi Olur

Genel cerrahi çok geniş kapsamlı bir bölümdür. Onlarca hastalığın teşhis, tedavi ve hatta ameliyatını gerçekleştirmektedir. Bu nedenle bölüm içerisinde alt bölümler oluşturulmuştur. Bunlar Endokrin, Gastroenteroloji, Hepatopankreatobilier yanı sıra meme ve obezite cerrahisi gibi alt dalları bulunmaktadır. Bunlara ek olarak ise Proktoloji bulunmaktadır.

Proktoloji UzmanД± Nedir, Hangi HastalД±klara Bakar?

Anorekral hastalıkların (kalın bağırsak, rektum ve anal bölgede görülen) hastalıkların teşhis ve tedavisinde daha ehil kişilerdir. Tabii ki genel cerrahi alanının hastalıklarını da tedavi etmelerine karşın Proktoloji alanında ek uzmanlık eğitimi alarak kendilerini bu alanda daha da geliştirdikleri söylenebilir.

Proktoloji UzmanД± Olan Hastane, Klinik ve Muayenehaneler

İstanbul’da hemen hemen tüm hastanelerde genel cerrahi uzmanı bulunur. Bu doktorların proktoloji alanında yetkin olup, olmadığını hastane yönetimine ya da doktorun kendisine sorarak öğrenebilirsiniz. Ben size bu alanda uzman bazı doktor isimleri önereceğim.

Op. Dr. Atilla Kaya

İlk tanıyacağımız hekim Atilla KAYA olup, genel cerrahi alanı yanı sıra saç, sakal ve kaş ekimi gibi medikal estetik uygulamalarda da yakından tanınan isimlerden biridir.

1961 Malatya doğumlu olan uzmanımız 1986 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. Uzmanlık eğitimini de aynı üniversitede gerçekleştirmiştir. 2006 yılına kadar Osmaniye’de sağık hizmeti vermiştir. 2006 Sonrası ise İstanbul’a gelerek hizmetine burada devam etmektedir.

Geçtiğimiz yıllarda kıl dönmesi tedavisinde adeta devrim niteliğinde bir uygulama olan Mikro Sinüsektomi yöntemini geliştirmiş olup, kıl dönmesi hastalarının yaşadığı sıkıntıyı %90 oranında azaltmıştır. Ameliyat olan hasta aynı gün işine, okuluna dönebilme imkanı sağlamaktadır. Diğer yöntemlerde ise hasta 2-6 hafta arası evde istirahat etmesi gerekir.

Op. Dr. Seher Ећirin

Kadın genel cerrahi uzmanı denince en çok tercih edilen isimlerden biri Doktor Seher Şirin Bakırköy’de hasta kabulüne devam etmektedir.

1961 Yılında Karaman’da hayata merhaba diyen Seher Hanım 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. 1994 Yılına gelindiğinde ise SSK İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Samatya Hastanesinde) genel cerrahi uzmanlığını tamamlamıştır.

Zorunlu görev sonrası uzmanlık eğitimini tamamladığı SSK İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesine dönerek 17 yıl boyunca burada genel cerrahi uzmanı olarak hizmet vermiş ve emekli olmuştur. Proktoloji alanı yanı sıra özellikle her 8 kadından birinde görülen meme kanseri ve diğer meme hastalıkları teşhis ve tedavisini de yapmaktadır.

Op. Dr. Adil AltД±nsoy ANKARA

Şimdi’de Ankara’dan önemli bir isimle devam edelim. Doktor Adil Altınsoy başkentin ünlü proktoloji uzmanlarından biridir. 2014 Yılına kadar Sincan Devlet Hastanesinde görev yapmış olup, şimdi kendi yerinde hasta kabulüne devam etmektedir.

Kendisi de Ankaralı olan uzmanımız 1962 yılında hayata merhaba demiştir. 1987 Yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olup, 1993 yılında ise genel cerrahi uzmanı olmuştur. Uzmanlık tezini makat hastalıklarına ameliyatsız çözümler ile almıştır. Yani 30 yıl öncesi bugünlerin alt yapısını hazırlamıştır. Şuan bir çok anal bölge hastalığını ameliyatsız yöntemlerle tedavi etmektedir.

Op. Dr. Ergun Aygören BURSA

Türkiye’nin en büyük 4. kenti Bursa’ya uzanıyoruz. Burada karşımıza asker kökenli bir doktor olan Ergun Aygören çıkıyor. Doktorluk hayatı hep askeri hastanelerde geçmiş olup, güler yüzlü ve enerjik yapısı ile binlerce insana sağlık hizmeti vermiştir.

1958 Yılında Balıkesir’de hayata merhaba demiş olup, 1976 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitim aldıktan sonra Gülhane Askeri Tıp Fakültesinde uzmanlık eğitimi almıştır. 2002 Yılında Tabip Albay olarak emekli olmuştur. Şuan Bursa’nın Nilüfer ilçesinde hasta kabulüne devam etmektedir.

Makat HastalД±klarД±nda Muayene NasД±l YapД±lД±yor?

Hastaların tercih edilmesi gereken bölüm ve doktor bilgisini aktardıktan sonra şimdide doktora gittiğinizde muayenenin nasıl yapıldığına bakalım. Muayene işlemi yaşadığınız soruna göre farklılık gösterebilir. Çünkü makat hastalıkları denince anüs iç kısmı, çevresi ya da kuyruk sokumu dediğimiz daha üst kısımları kapsamaktadır. O nedenle yaşadığınız soruna göre muayene tipi farklılık gösterebilir.

İsterseniz hemoroid muayenesi ile sürece göz atalım. Hastaların büyük bir bölümü dışkılama esnası ve sonrasında kanama ya da meme şikayeti ile doktora müracaat etmektedir. Burada yapılması gereken ilk işlem hastanın secde vaziyetinde sedye üzerine oturmasıdır. Bu noktadan sonra göz muayene, parmakla kontrol (rektal tuşe) ve anoskopi muayenesi yapılabilir.

Kıl dönmesi muayenesi ise oldukça farklıdır. Sorun kuyruk sokumu bölgesinde olduğu için anüs çevresi ve iç kısmı ile ilgili işlem gerekmez. Doktorun yapacağı işlem kuyruk sokumu bölgesine göz atmak olacaktır. Çünkü gözle muayene esnasında kıl dönmesi giriş ve çıkış delikleri fark edilebilir. Böylece kıl dönmesi problemi kolaylıkla teşhis edilir. Makat hastalıkları muayenesi ile ilgili daha fazla bilgiye ilgili menüden ulaşabilirsiniz.

Genel Tanıtım

Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma) Nedir?

İltihaplı Romatizma, yani tıbbi adıyla romatoid artrit (eklem romatizması), kronik bir inflamatuar bozukluktur. Bu bozukluk bazı bireylerde cilt, gözler, akciğerler, kalp ve kan damarları dahil olmak üzere çok çeşitli vücut sistemlerine zarar verebilir. 

Aşırı sıcak ya da soğuk havanın İltihaplı romatizmaya neden olduğu inancı ise gerçeği yansıtmamaktadır. Romatoid artrit otoimmün sistemindeki bir bozukluktan kaynaklanır ve bireyin bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücudun kendi dokularına, özellikle eklem dokularına saldırması ile ortaya çıkar. 

Bir başka romatizma türü olan kireçlenme, yani osteoartrit sürecinde görülen doğrudan aşınma ve yıpranma hasarının aksine, romatoid artrit bireyin eklem zarını etkiler ve ileri aşamalarda kemik erozyonu ile eklem deformitesine neden olabilecek ağrılı bir şişmeye neden olur.

Romatoid artrit (eklem romatizması),  sürecinde meydana gelen iltihaplanma, vücudun diğer kısımlarına da zarar verebilecek bir durumdur. Modern ilaç türleri tedavi seçeneklerinin sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirmiş olsa da, şiddetli romatoid artrit günümüzde de bireylerde fiziksel engele neden olacak zararın ortaya çıkmasına neden olabilir.

Nedenleri

Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma)  Neden Olur?

Romatoid artrit, bireyin bağışıklık sisteminin sinovyuma, yani eklemleri çevreleyen zarların astarına saldırması ile ortaya çıkar. Bu saldırıdan dolayı ortaya çıkan iltihaplanma sinovyumun kalınlaşmasına ve dolayısı ile eklemdeki kıkırdak ve kemik dokusunun yok olmasına neden olur. 

Buna bağlı olarak eklemi bir arada tutan tendonlar ve bağlar zayıflamaya ve gerilmeye başlarlar. Zaman içerisinde eklem doğal şeklini ve düzgün hareketi sağlayan konumunu kaybeder.

Tıp uzmanları bu sürecin neden başladığı konusunda henüz kesin bir bilgiye sahip olmasalar da, kalıtsal bir bileşenin muhtemel olduğu ifade etmektedirler. 

Esasen genler doğrudan romatoid artrite neden olmasa da, bireyi hastalığı tetikleyebilecek olan bazı virüsler ve bakterilerden kaynaklanan enfeksiyon gibi çevresel faktörlere karşı daha duyarlı hale getirebilirler. Bu da İltihaplı Romatizmaya neden olur.

İltihaplı olmayan Romatizma ise genellikle düşme ya da kaza gibi travma sonucunda eklemlerde meydana gelen aşınma ve incelmeden dolayı kemik çıkıntısı meydana gelmesinden kaynaklanır.

Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma) riskini artıran faktörler nelerdir?

Cinsiyet önemli bir rol oynar. Kadınların romatoid artrit geliştirmesi ihtimali erkeklere göre daha yüksektir. Romatoid artrit her yaşta ortaya çıkabilir, ancak en sık orta yaş döneminde ilk olarak görülmeye başlar. Çocuklara özgü İltihaplı Romatizma tipleri de mevcuttur. 

Yetişkinlerde görülen İltihaplı Romatizma türleri gibi bu türlerde erken teşhis edilip tedavi edilmelidir. Aksi takdirde çocukta kalıcı engellere yol açabilecek zarara ve gelişme geriliğine neden olabilir.

Aşırı kilolu veya obez olan bireylerde, özellikle 55 yaş ve altı kadınlarda, romatoid artrit gelişme riski diğer gruplara oranla biraz daha yüksektir.

Eğer bireyin kan bağı ile bağlı olduğu aile üyeleri arasında romatoid artrit varsa, hastalık riskinde kalıtsal nedenlerden dolayı artış olabilir. 

Sigara içmek, bireyde özellikle hastalığı geliştirmek için genetik bir yatkınlığın olduğu vakalarda, romatoid artrit gelişme riskini çok yükseltir. Hastalığın seyrettiği bireylerde sigara kullanımına devam etmenin romatoid artritin şiddeti ile ilişkili olduğu gözlemlenmiştir.

Çevresel faktörler ile ilişkisi çok net anlaşılmamış olsa da, asbest veya silika gibi maddelere maruziyetin romatoid artrit gelişme riskini arttırabildiği gözlemlenmiştir. Bu tür maddelerin kullanıldığı iş alanlarında çalışan bireyler romatoid artrit gibi diğer otoimmün hastalıklar açısından da daha yüksek risk altındadır.

Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma) ve Hamilelik

İltihaplı romatizmanın türüne, iç organlardaki hasar olmasına ve olan hasarın derecesine göre hamile kalmak sakıncalı olabilir. Normal şartlarda sakıncalı olan bireylerin hastalığının alevlenmediği dönemlerde, bir takım tıbbi tetkiklerden sonra hamileliğe izin verilmesi mümkün olabilir. Ancak bu sürecin yakından takip edilmesi gereklidir.

İltihaplı romatizmal hastalıklar bağışıklık sistemine bağlı olduğu için bazı tipleri hamilelik esnasında alevlenirken, diğer türleri tamamen ortadan kalkabilir. İltihaplı Romatizma tedavisinde kullanılan ilaçların uzun vadeli etkileri nedeniyle gebelik öncesinde bir süre kullanılmaması gerekebilir. 

İltihaplı romatizma bulaşıcı bir hastalık değildir, ancak anneden bebeğe geçebilen bazı maddeler, bebeğin doğumdan sonraki ilk günlerinde bir takım olumsuzluklara yol açabilir, ama bu genellikle geçici bir durumdur. Ebeveynlerin İltihaplı Romatizmadan muzdarip olması, sonraki kuşaklarda İltihaplı Romatizma olacağının garantisi değildir.

Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma) Kaynaklı Komplikasyonlar Nelerdir?

Romatoid artrit etkisi altında olan bireylerde farklı tıbbi durumların da gelişmesi riski yükselmektedir:

  • Karpal Tünel Sendromu: Bilekleri romatoid artrit tarafından etkilenen bireylerde görülen iltihaplanma bireyin elinine ve parmaklarına hizmet eden sinirleri sıkıştırabilir ve hareketsizlik ile ağrıya neden olabilir.
  • Lenfoma: Romatoid artrit, lenf sisteminde gelişen bir kanser grubu olan lenfoma riskini artırır.

Belirtiler

Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma) Belirtileri Nelerdir?

Romatoid artrit belirtileri ile semptomları arasında öncelikle hassas, şişmiş ve sıcak hissedilen eklemler bulunur. Bununla birlikte genellikle sabahları uyandıktan sonra ve bir süre hareketsiz kaldıktan sonra daha kötü hale gelen eklem sertliği, yorgunluk, ateş ve iştah kaybı da İltihaplı Romatizmanın belirtileri arasındadır.

Romatoid artrit erken aşamalarda bireyin özellikle küçük eklemlerini, yani parmakları ellere ve ayak parmaklarını ayaklara bağlayan eklemleri etkiler. Hastalığın ileriki aşamalarında, belirtiler ve semptomlar genellikle bileklere, dizlere, ayak bileklerine, dirseklere, kalçalara ve omuzlara yayılır. Bir çok vakada, semptomlar bireyin vücudunun her iki tarafında, simetrik eklemlerde görülür.

Romatoid artriti olan bireylerin yaklaşık yüzde 40’ında eklemler haricinde de belirti ve semptomlar görülür. Romatoid artritin etkilediği vücut yapıları arasında bulunanlar:

  • Böbrekler,
  • Cilt,
  • Gözler,
  • Kalp,
  • Kan damarları.
  • Kemik iliği,
  • Sinir dokusu,
  • Tükürük bezleridir.

Romatoid artrit belirtileri ve semptomları bireyde görülen durumun ağırlığına ve ciddiyetinde değişebilir ve hatta aralıklarla gelip gidebilir. Gidip gelme iki farklı dönemden meydana gelir. Hastalığın etkilerinin arttığı döneme alevlenme dönemi adı verilirken, şişlik ve ağrının solduğu veya kaybolduğu dönemlere remisyon yani hafifleme dönemi adı verilir. 

Tedavi ile kontrol altına alınmayan romatoid artrit zamanla eklemlerin deforme olmasına ve doğal yerinden çıkmasına neden olabilir. Bu sebeple eklemlerde sürekli rahatsızlık ve şişlik varsa mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Tanı Yöntemleri

Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma) Nasıl Teşhis Edilir?

Romatoid artritin erken evrelerinde teşhis edilmesi kolay değildir, çünkü hastalığın erken belirti ve semptomları genellikle çok sayıda başka hastalığın semptomlarını taklit eder. Buna ek olarak teşhisi kesin doğrulamak için kullanılan tek bir kan testi türü veya belirli bir fiziksel bulgu yoktur.

Fizik muayene sırasında doktorun bireyin eklemlerini şişlik, kızarıklık ve sıcaklık açısından kontrol edecektir. Ayrıca reflekslerini ve kas gücünü de kontrol edebilir. Bu aşamanın ardından doktor tarafından uygun görülürse kan testi yapılması mümkündür. 

Romatoid artrit vakalarında, genellikle vücutta enflamatuar bir sürecin varlığını gösterebilecek yüksek eritrosit sedimantasyon hızı veya C-reaktif proteini görülebilir. Romatoid artrit vakalarında kullanılan diğer yaygın kan testleri romatoid faktör ve anti-siklik sitrüline peptit antikorlarının varlığını belirlemek için kullanılır.

Kan testlerinin yanı sıra eklemlerdeki romatoid artritin zaman içinde ilerlemesini takip etmek için röntgen kullanılabilir. Yine manyetik rezonans (MRG) ve ultrason testleri bireyin vücudundaki hastalığın şiddetinin doktor tarafından değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Tedavi Yöntemleri

Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma) Nasıl Tedavi Edilir?

İltihaplı Romatizma için herhangi bir kesin tedavi yoktur. Şeker hastalığı, yani diyabet ve yüksek tansiyon gibi kronik bir hastalık olan romatoid artrit tedavisi ömür boyu devam edebilir. 

Halihazırda İltihaplı romatizma tedavisindeki asıl hedef şikayete sebep olabilecek ağır semptomların hafifletilmesi ve bireyin yaşam kalitesinin azami seviyeye çıkarılmasıdır.

İltihaplı Romatizmal hastalıkların genelinin tedavisinde öncelikli olarak romatoloji uzmanlık alanına başvurmak gereklidir. Bunun yanı sıra ortopedi uzmanı, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı, ve diğer gerekli uzmanlık dallarının ortak çalışmasından faydalanmak gerekebilir. 

Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma) İlaçları

Romatoid artrit için doktor tarafından önerilen İltihaplı Romatizma ilaç türleri bireyin belirti ve semptomlarının şiddetiyle ve ne kadar zamandır romatoid artrit etkisi altında olduğuna bağlı olarak farklılık gösterecektir.

Bu ilaçların romatoid artritin ilerlemesini yavaşlatarak eklemleri ve diğer dokuları kalıcı hasardan koruyabildiği gözlemlenmiştir. DMARD türü ilaçların yan etkileri vakadan vakaya değişiklik göstermekle birlikte karaciğer hasarı, kemik iliği süpresyonu ve ciddi akciğer enfeksiyonlarını içerebilir.

Romatoid artrit için kullanılan ilaçlar arasında non-steroid antienflamatuar ilaçlar bulunur. Bu ilaçlar ağrıyı hafifletir ve iltihabı azaltır. Yan etkileri arasında mide tahrişi, kalp problemleri ve böbrek hasarı bulunan bu ilaçlar mutlaka doktor tavsiyesi ile birlikte alınmalıdır.

Kortikosteroidler gibi ilaçlar, hem inflamasyonu hem de ağrıyı azaltır ve aynı zamanda eklem hasarını yavaşlatır. Ancak steroidlerin yan etkiler arasında kemiklerin incelmesi, kilo alımı ve diyabet bulunur. Doktorlar, ilacı kademeli olarak azaltmak için akut semptomları hafifletmek için sıklıkla bir kortikosteroid reçete eder.

Göreceli olarak yeni bir DMARD sınıfı olan biyolojik tepki modifiye edicileri ilaçlar çeşitli vakalarda bağışıklık sisteminin eklem ve doku hasarına neden olan iltihabı tetikleyen kısımlarını hedefleyebilir. 

Bu tür ilaçların yan etkileri arasında enfeksiyon riskinin artması da bulunur. Dahası, romatoid artritli kişilerde, daha yüksek dozlarda kullanılmaları akciğerlerde kan pıhtılaşması riskini artırabilir. 

Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma) İçin Fizik Tedavi Yöntemleri

Vaka ile ilgilenen doktor, bireyin eklemlerini esnek tutmasına yardımcı olacak egzersizler öğretebilecek bir fizik tedavi veya ergoterapi(iş ve uğraşı terapisi) uzmanına gönderebilir. Terapist, bireyin günlük görevleri yerine getirirken eklemlere daha az yüklenilmesini sağlayacak yeni yolları gösterebilir. 

Örneğin bir nesneyi alırken eller yerine ön kollardan yararlanmak daha uygun olabilir. Bununla birlikte yeniden tasarlanmış çeşitli aletler eklemlere stres ve yük binmesini azaltmada yardımcı olabilir. 

Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma) Ameliyatı

Eğer vakada kullanılan ilaçlar eklem hasarını önleme veya yavaşlatma konularında etkin olmazsa bireyin doktoru hasarlı eklemleri onarmak için cerrahi müdahaleyi önerebilir. Cerrahi müdahale sonucunda birey eklemi kullanma yeteneğini geri kazanabilir, ağrıda azalma görülebilir.

Romatoid artrit cerrahisi için çeşitli farklı prosedürler kullanılmaktadır: 

Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma) İçin Yaşam Tarzı Değişiklikleri Ve Ev Tedavileri

Romatoid artriti olan bireylerin vücutlarına bakım yapmak için çeşitli adımları atması gereklidir. Bir takım kişisel bakım önlemleri, doktor tarafından önerilen romatoid artrit ilaçlarıyla birlikte kullanıldığında, hastalığın belirtileri ve semptomlarını yönetmeye yardımcı olabilir:

Modern tıbbın sağladığı çeşitli İltihaplı Romatizma ilaçlarının yanı sıra bir takım tamamlayıcılar ve takviyeler romatoid artrit semptomlarını yönetmek için fayda sağlayabilir. Ancak bu tür takviyeler kullanılmadan önce, kullanılan ilaçlarla birlikte yan etkilerini öğrenmek ve vaka için uygunluğunu belirlemek için mutlaka doktor ile görüşülmesi gereklidir.

Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma) İle Başa Çıkma ve Destek

Romatoid artrit ile ilişkili ağrı ve sakatlık bireyin iş ve aile yaşamını doğrudan etkileyecektir. Bireylerde çaresizlik hissi ile düşük benlik saygısı gibi depresyon ve anksiyeteye yol açacak durumlar yaygın olarak görülebilir.

Romatoid artritin bireyin günlük aktivitelerini etkileme derecesi, kısmen hastalıkla ne kadar iyi başa çıktığı ile alakalıdır. Hastalıkla başa çıkma stratejileri hakkında bireyin kendisi ile ilgilenen tıp uzmanı ile konuşması tavsiye edilir. Bu sayede zaman içinde hangi stratejilerin birey için en uygun olduğunu öğrenmek mümkündür. 

Özellikle alevlenmeleri gidip gelen bir romatoid artrit durumunda, hastalığı yönetmek için bir plan yapılması tavsiye edilir. Bu, bireyin hastalığı yönettiğini hissetmesine yardımcı olacaktır.

Birey hastalığın sınırlarını öğrenmelidir. Yorgunken dinlenmek önemlidir. Romatoid artrit bireyi yorgunluk ve kas güçsüzlüğüne eğilimli hale getirebilir. Gece uykusu düzenini bozmayacak şekilde günlük dinlenme ve şekerleme süreçleri bireye yardımcı olabilir.

Birey diğerleri ile hastalığı hakkında iletişimde olmalıdır. 

Özellikle ailenin bireyin nasıl hissettiği hakkında bilgi sahibi olması önemlidir. Ailenin diğer üyeleri birey için endişelenseler bile ağrıyı hatırlatmamak için sormaktan çekinebilirler.

Birey özellikle kendisini bunalmış hissettiğinde konuşabileceği bir aile üyesi veya arkadaş bulmalıdır. Yine deneyimleri paylaşmak için sosyal çevrede veya çevrimiçi olarak romatoid artriti olan diğer bireylerle bağlantı kurmak faydalı olabilir.

Bireyin kendisine zaman ayırması tavsiye edilir. Müzik dinlemek, yürüyüş yapmak, hatta bir günlük tutmak gibi sadece bireye odaklanmış bir zaman periyodu ayırmak, stresi azaltmaya yardımcı olabilir.

Romatizma teşhisi ‘nde laboratuvar bir test tek başına yeterli olmaz

Tek bir test sapasağlam birinde anormal sonuçlar verebildiği gibi hastalıklı kişilerde normal sonuçlar verebilir. Romatizma teşhisi ‘nde hemogram (kan sayımı), sedimantasyon oranı (sedim, eritrosit sedimentasyon hızı), Romatoid faktör (RF), ANA (antinükleer antikor), idrar tahlili, doku biyopsileri, aspirasyonlar ve röntgenler kullanılmaktadır.

Romatizma teşhisi için “Doktor kanıma baktı romatizma var dedi!” çok sıkça duyulan bir ifadedir

Halk arasında yaygın olarak söylenen ve “doktor kanıma bakıp sende romatizma var dedi” söylemi çoğu zaman gerçeği yansıtamaz. Romatizma tanısını koyarken yukarıdaki tahliller elbette çok önemli olabilir ancak esasen hastanın bir bütün olarak değerlendirilmesi, detaylı hikayesinin alınması, çok ayrıntılı fizik muayenesinin yapılması gerekmektedir.

Hekim hastasını dinlemeli, detaylıca muayene etmeli, en sonunda tahlillerle sonuca ulaşmalı

Günümüzde maalesef hekim muayeneden uzaklaşmaktadır. Bunda gerek uygulanan politikalar, gerekse hekimin bezginliği söz konusudur. Öte yandan gelişmiş tahlillerin keşfi ile hekim bunlardan yararlanıp teşhise gitmek istemektedir. Halbuki en iyi teşhis yolu hastanın şikayetlerinin sorgulanması ve detaylı bir muayene yapılmasıdır. Bunlar olmadan yapılacak tahliller çok fazla bir işe yaramaz.

Örneğin bel ağrısına çk çeşitli romatizmal hastalıklar neden olabilir.

Bel ağrısının teşhisinde düz grafi ve MR görüntüleme ülkemizde çok sık kullanılmaktadır. Ancak röntgen incelemesinde  bulunan kireçlenme ile bel ağrısı arasındaki ilişki zayıftır. Görüntülemede saptanan birçok hastalık (kireçlenme, omur kayması, ayrık omurga gibi) ile belirtiler arasında bir bağlantısı yoktur. MR görüntülemede şikayetsiz bel fıtığı saptanan kişi oranı %76’lara kadar çıkmaktadır (yani hiç şikayeti olmayanlarda yapılan MR’larda %78 oranında fıtık saptanmaktadır). MR görüntülemeye bakıp bel fıtığı ameliyatı yapılması bu yüzden çok anlamsızdır. Şikayeti olmayanlarda %76 oranında bel fıtığı saptanabiliyorsa, MRI ile cerrahi endikasyon koymak ne kadar doğrudur? Hemen her türlü bel ağrısında rutin lomber radyografi, ağrı ve fonksiyonel prognoza etkisizdir. Öte yandan hızlıca MR yapılmasıın direkt grafiye üstünlüğü yoktur sadece cerrahi oranını artırıcı etkisi vardır. Dünya’daki kılavuzlar (guideline) bel ağrısının erken döneminde (en az 1 ay) radyografik görüntülemenin karşısında yer almaktadır. Oysa ülkemizde daha bel ağrısı anamnezi bile alınmadan hastalar radyolojiye gönderilmektedir.

Hasta muayenesi esas olandır

Buradan da anlaşılacağı gibi aslında hasta muayenesi esas olandır. Hastayı muayene etmeden röntgen, kan vb. tahlilleri istemenin bir anlamı olamaz. Çoğu romatizmal hastalıkta da teşhis, muayene ile ve hastanın anlattıklarının iyi bir şekilde değerlendirilmesi ile konulur.

Embed HTML not available.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации