Андрей Смирнов
Время чтения: ~18 мин.
Просмотров: 0

Osteoporoz (kemik erimesi) ilaç kullanmadan tedavi edilebilir mi?

Muhtemelen osteoporoza yol açan en önemli risk faktörlerinden haberdarsınızdır; menopoz dönemini geçmiş olmak ya da ufak tefek olmak. Peki, çok yaygın birtakım hastalıkların da osteoporoza ve kemik erimesine yol açtığını biliyor muydunuz?

Bu hastalıklardan biri sizde de mevcutsa, ya hastalığın kendisinden ya da hastalıkla başa çıkmak için kullandığınız ilaçlar yüzünden osteoporoz riskiniz artar:

Bilim insanların hâlâ tam olarak anlayamadığı sebeplerden dolayı, Tip1 Diyabet hastalarının kemik yoğunluğu düşük olmaya eğilimlidir.

Araştırmalar Tip1 Diyabet hastalarında kemik oluşumunun normalden az olduğunu ve kemik dönüşüm hızlarının daha düşük olduğunu gösteriyor.

‘Görünen o ki, kan şekerinin yüksek olması tıpkı steroitlerde görüldüğü gibi, kemik oluşumunu durdurabiliyor,’ diyor uzmanlar. Tip1 Diyabet hastalığı genellikle çocuklukta, vücut henüz kemik oluşumunu tamamlamamışken ortaya çıktığından, Tip1 Diyabeti olan bir hasta kemik yoğunluğunun tepe noktasına hiç ulaşamayabilir.

Kemik yoğunlukları düşük olmasa bile, Tip1 ve Tip2 Diyabet hastalarının kemiklerinde çatlak oluşma ihtimali diğer insanlara göre daha fazladır.

Bu hastalıkların ikisi de otoimmün sistemiyle (vücüdun kendini onarımıyla) ilgilidir, vücut kendi sağlıklı hücrelerine ve dokularına saldırıp iltihaba sebep olur.

Herhangi bir kronik inflammatuar hastalık osteoporoz riskinizi fazlasıyla arttırabilir. Hem deri veremi, hem de eklem iltihabı olan kişiler bu hastalıkların semptomlarıyla başa çıkabilmek için çok uzun süre kortikosteroid (bir çeşit hormon) kullanmak zorunda kalabilirler. Bu stereoidlerin, (mesela prednisonun) uzun süreli kullanımı da, muhtemelen kemik üreten hücrelerin çalışmasını yavaşlattıkları için, osteoporozu tetikleyen faktörlerdendir.

Deri veremiyse hususî bir sorundur çünkü genellikle (15 ile 40 yaş arasındaki) kadınlarda ve kemik üretiminin en yüksek noktaya vardığı ilk 30 sene içinde kendini gösterir. Bu senelerde kemik yapınızı yavaşlatacak her şey osteoporoz riskinizi de arttırır.

Yüksek tiroid, tiroid bezesinin (boynun dibindeki minik kelebek şeklindeki bezenin) gereğinden fazla çalışması ve fazla tiroid salgılamasıyla oluşur.

Hipertiroid kemik tadilatı döngüsünü hızlandırır ve bu sebeple 30 yaşından sonraki tüm kemik tadilatları etkisizleşir. Kişi kemiklerini yenilemek yerine kemik yoğunluğunu kaybetmeye başlar. Tadilat döngüsü ne kadar artarsa, kişi kemik yoğunluğundan o kadar kaybeder.

Hiperatiroid (hipertroidin farklı bezeleri etkileyen başka bir şekli) de osteoporoz riskini arttırır.

Crohn hastalığı gibi birtakım sindirim hastalıkları da osteoporoza sebep olabilir. Bunların arasında en yaygın olanı muhtemelen çölyak hastalığıdır; buğday içeren ürünlerde mevcut gluten denen proteine vücudun gösterdiği alerjik tepki.

Tedavi edilmezse bu hastalık sindirim sistemi duvarını zedeleyebilir ve kemik sağlığı için çok önemli olan kalsiyum ve D Vitamini dâhil olmak üzere, besinlerin sindirilmesini etkileyebilir. Bu yüzden, yemeklerinizden önerilen günlük kalsiyum ve D Vitaminini alsanız bile, çölyak hastalığından muzdaripseniz bu besinler muhtemelen vücudunuza yetersiz kalacağından kemik yoğunluğunuzun düşük olması muhtemeldir.

Astım kendi başına osteoporoz riskinizi yükseltmez ancak astım ilaçları yükseltebilir.

Astım hastalarının çoğu hastalığı kontrol altında tutmak için astım tozları gibi kortikosteroidler kullanır. Astım krizleri sırasında kısa süreliğine prednison cinsi ilaçlar kullanmak da yaygındır. Bunlar astım veya anfizemde nefes darlığını ve hırıltıyı gidermekte çok etkindir ancak kemik kaybına ve osteoporoza sebep olabilirler.

Buna ek olarak gençlerin çoğu aktivitelere katılmakta da zorlanırlar ki bu kemik oluşumuna yardımcı olabilecek ağırlık egzersizlerini yeterli derecede yapamamaları anlamına gelir.

Astım ve MS bambaşka hastalıklardır ancak osteoporoz riskleri benzerdir. Tıpkı astımlılar gibi MS hastaları da semptomlarıyla baş edebilmek için steroid bazlı ilaçlar kullanırlar ve steroidler kemik kaybıyla ilişkilidir. MS hastalığı çoğu insanda hareket ve dengeyi de etkilediğinden bu hastalar kemik oluşumunu destekleyen ağırlık egzersizleri yapmakta zorlanırlar.

Yürümenizi etkileyen her şey kemik kaybını hızlandırır.

Bu hastalıkların biri sizde mevcutsa, osteoporozdan korunmak için ne yapmalısınız? Öncelikle doktorunuzun sizi koruyacağı fikrini aklınızdan çıkarın.

MS, astım veya deri veremi gibi öncelikli bir durumdan bahsediliyorsa, yan etkileri düşünmezsiniz. Bu çok anlaşılabilir bir durumdur; ancak bunlara bir de osteoporozu ekleyip zaten var olan hareket kısıtlılığınıza bir yenisini eklemenize gerek yok.

Bu yüzden, eğer çölyak hastalığınızı veya eklem iltihabınızı tedavi eden doktorunuz size osteoporozdan bahsetmediyse, siz sorun. Yaşınıza ve özel durumunuza bağlı olarak osteoporoz semptomlarını gidermeye yardımcı olabilecek birkaç seçenek olabilir:

  • Erken de olsa kemik yoğunluğunuzu ölçtürün. Doktorlar genelde menopoza girmemiş kadınlardan kemik yoğunluğu tahlili istemezler ama yukarıda sayılan hastalıklardan biri sizde varsa, yakın takip ve yoğun bir kemik kaybı tedavisi gerekebilir.
  • Yiyeceklerinize bol bol D Vitamini ve kalsiyum ekleyin, ek tabletler alın. Uzmanlar, kemik erimesi riski olan kişilerin yiyeceklerinden ve tabletlerden en az 1000 ilâ 1500 miligram kalsiyumla 400 ilâ 600 miligram ünite D Vitamini almaları gerektiğini söylüyor. Yağı alınmış süt ürünlerini ve takviyeli yiyecekleri seçin.
  • Kanınızdaki D Vitamini oranını ölçtürün. Bu Ulusal Osteoporoz Kurumu’nun özel bir tavsiyesi değil ama klinik bulgu açısından anlamlı. Çünkü D Vitamini oranları insandan insana o kadar büyük değişiklik gösteriyor ki yeterli seviyeye ulaşabilmek için ne kadar ek besin alınması gerektiğini kestirmek güç.  

Kafeinin Kemik Erimesiyle İlgili Etkileri

Uzm. Dr. İbrahim Halil URAL

Sağlık Haber Giriş: 25.03.2020 – 13:03 | Son Güncelleme: 08.07.2020 – 18:25
image

Tıptaki tanımı osteoporoz olan kemik erimesi, kemik kütlesinde ortaya çıkan azalma ve zayıflığı ifade eden bir kemik hastalığıdır. Sizin için kemik erimesine ne iyi gelir? Kemik erimesi neden olur detaylarıyla derledik.

Bu içerik sadece bilgilendirme amaçlıdır, kesin tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Kemik Erimesi; kemik dokusundaki yoğunluğun kaybı ve bununla birlikte dayanıklılığının azalması kısaca kemik kalitesinin bozulmasına neden olan ciddi bir sağlık sorunudur. Kemiklerdeki Erimenin gidere artması, kemiklerin kırılganlığını da arttırıcı bir unsur oluşturmaktadır.

 Kemik Erimesine Ne İyi Gelir?

Kemik Erimesi tıptaki tanımıyla Osteoporoz tedavisinde amaç mevcut olan kemik kitlesinin korunmasını sağlamak veya artırılması ve meydana gelebilecek kırıkların önüne geçilmesidir. Bu noktada tüketilecek olan besinlerin önemi oldukça büyük olmaktadır. Peki, kemik erimesini önleyici besinler hangileridir? İşte düzenli olarak tüketildiğinde kemik erimesine iyi gelen besinler;

 – Kayısı; içeriğinde yüksek oranda magnezyum ve kalsiyum bulunur.

 – Soğan: Sarımsakla birlikte tüketildiğinde enfeksiyonlarla mücadele eder. İçeriğindeki kükürt bileşimleri atardamar hasarlarına karşı koruyucudur. :Ayrıca kemik erimesine de iyi gelen besinler arasında bulunur.

 – Süt; içeriğinde B2,A-E ve D vitaminleri bulunur. Ayrıca kemikler için önemli olan kalsiyum içerir. Bunun yanında süt demir, fosfor ve folik asit kaynağıdır. Sütün içeriğinde bulunan D vitamini ve kalsiyum ve fosfor dişleri ve kemiklerin güçlendirilmesine katkı sunar.

 – Marul sütten dahi daha fazla kalsiyum içeren bir besin ögesidir.

 – Kuru Erik; İçeriğinde bol miktarda fenolik bileşikler ve bor elementi barındırır. Bor elementi kemik sağlığı için gerekli olan en önemli maddelerden biridir. Kemik erimesine karşı koruyucu bir nitelik barındırmaktadır. Günlük olarak 100 gram kuru erik tüketimi, günlük bor gereksinimini karşılayabilmektedir.

 – Brokoli; bol miktarlarda mineral ve demir içerir. Ayrıca A, E ve C vitaminleri bakımından çok zengindir. İçeriğinde barındırdığı bol miktardaki kalsiyum ile kemik erimesine karşı önleyici bir etki sunmaktadır.

Kuru Erik: Fenolik bileşikler ve bor elementi bakımından zengindir. Bor elementi kemik sağlığını koruyan, kemik erimesine karşı koruyucu özelliktedir. Günlük 100 gram kuru erik tüketiminin, günlük bor gereksinimini karşılayabileceği belirtiliyor.

 – Üzüm Çekirdeği Özütü; Flavonoit tipi bileşenler bakımından zengin olup oksidatif hasarı önleyici bir etki yaratmaktadır. Ayrıca kemik erimesine sebebiyet veren proteolitik enzimleri de azaltıcı bir etki sağlamaktadır. Bu bakımdan kemik erimesine karşı savaş açan önemli gıda takviyeleri arasında yerini almaktadır.

 – Elma; Kemik erimesine karşı savaş açan besinlerden biridir.

 – Portakal ve benzeri Narenciye Meyveleri; İçeriğindeki C vitamini ve flavonoit bileşenler bakımından kemik sağlığına önemli katkı sunan gıdalardandır.

 Kemik Erimesi Neden Olur?

Kemik erimesine neden olan faktörlerin başında hiç şüphesiz yanlış beslenme gelmektedir. Özellikle fazlaca tüketilen asitli gıdalar tam bir kemik düşmanıdır.

Yanlış beslenmeye ek olarak asitli içeceklerin tüketilmesi sinsice ilerleyen kemik erimesine sebebiyet veren en önemli faktörlerden birini oluşturmaktadır. Tüm bunlara ek olarak yetersiz alınan güneş ışığı yani D vitamininin yeteri da önemli bir etkeni oluşturmaktadır.

 Kemik sağlığına olumsuz etki eden bir diğer önemli unsur ise hareketsiz yaşam olmaktadır. Ayrıca;

 – Yetersiz çinko,

 – Yetersiz düzeyde folik asit alımı,

 – Bazı vitamin eksiklikleri,

 – Aşırı stres,

 – insülin direnci ve artan ilaç kullanımı kemik erimesini hızlandıran unsurların başında gelmektedir.

Kemik sağlığını olumsuz etkileyen unsurların başında gelen insülin direncinin kırılabilmesi için ise, unlu ve şekerli besinlerin tüketiminden kaçınılması oldukça önemlidir. Ayrıca kemik sağlığının korunabilmesi bakımından bir başka önemli unsuru ise bol miktarda taze meyve ve sebze tüketimi oluşturmaktadır. Böylece kemik sağlığını koruyucu nitelikteki mineral ve vitaminlerin yeterli düzeyde alımı mümkün hale gelebilir.

Soya, pamuk, ayçiçeği yağı, margarin gibi omega – 6 ve trans yağ asitlerinden zengin yağları beslenme listesinden çıkarmak kemik sağlığının korunmasına çok önemli bir katkı sağlayacak unsurlardan biridir.

Bu içerik sadece bilgilendirme amaçlıdır, kesin tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

False

Bazı kronik hastalıklarda, sürekli ilaç kullanımını gerektirir. Bazı kronik hastalık ilaçları ise, kemik kayıplarına yok açmaktadır.

Bazı ilaçlar ise, akut durumlarda kısa süreli kullanılsa bile, kemik kaybına yol açabilmektedirler.

Kemik erimesine yol açabilen bazı ilaç tedavileri;

Glükokortikoidler (steroid); Bazı akciğer ve romatizmal hastalıklarda kullanılırlar ve kemik erimesine en çok yol açabilecek ilaçlar olarak bilinirler.

Aantikoagülanlar (heparin,kumadin); Kan sulandırıcı ilaçlardandır.

Nöroleptik; Psikoz tedavisi ilaçları.

GnRH analogları; Genelde endometriozis tedavilerinde kullanılır.

Levotiroksin; Troid hastalıklarında kullanılır.

Depo medroksiprogesteron asetat; Doğum kontrol ilacı olarak kullanılır.

Antikonvülsifler (primidon, fenitoin, karbamazepin, fenobarbital, valproik asit); Epilepsi tedavisinde kullanılır.

Antihipertansifler; Tansiyon tedavilerinde kullanılır.

Rosiglitazon-Pioglitazon; Thiazolidinedion grubu giren şeker hastalığında kullanılır.

SSRI (selektif serotonin gerialım inhibitörleri); Depresyon tedavilerinde kullanılır.

Proton pompası inhibitörüleri (omeprazol, rabeprazol, lansoprazol, pantoprazol, esomeprazol, dekslansoprazol); Ülser ve gastrit tedavisinde kullanılırlar.

H2-reseptör antagonistleri; Mide rahatsızlıkları için (gastrit,ülser) kullanılır.

Alüminyum içeren antiasitler; Peptik ülser ve gastrit için kullanılır.

Furosemid, bumetanid; İdrar söktürücü olarak verilir. (Loop diüretikler)

Antiretroviraller; AIDS hastalarında kullanılır.

Metotreksatler; Kanser tedavisinde kullanılırlar

Aromataz inhibitörleri (exemestan, letrozol, anastrazole); Meme kanseri tedavisinde kullanılırlar.

Antiandrojenik; Prostat kanseri tedavisinde kullanılırlar.

Lityum

İmmunsupresifler (Siklosporin)

Doktor kontrolünde kullanılması gerekli yukarıdaki ilaçların yanında, yine doktor tavsiyesiyle kemik erimesini önleme amaçlı ek tedaviler uygulanabilmektedir.

Aşağıdaki yazılarımızdan daha fazla bilgi edinebilirsiniz;

  • Kadınlarda Endometriozis Teşhisi ve Tedavisi
  • Hamilelikte Kullanılan İlaçlar
  • Kemik Erimesinde İlaç Tedavileri
  • Kemik Erimesinde (Osteoporoz) Kimler Risk Altında?
  • Liste Olarak Besinlerin Ortalama Kalsiyum İçerikleri

Hastada çene kemiği kaybı yani kemik boyunda azalma ya da kemik boyu kısalması mevcut olduğunda implant tedavisi uygulanamayabilir. Bu gibi durumlarda hastaya doğal ya da yapay veya her ikisinin karışımından hazırlanan kemik greftleri isimli materyaller uygulanır.

Bu greft tedavisi ile çene kemiğinin kaybının olduğu yerde yeni kemik oluşumunu sağlamak amaçlanır. Greft tedavisi sonrasında hastanın ortalama 6 ay beklemesi gerekir. 6 ayın sonunda implant tedavisine başlanabilir.

Özellikle üst çenesindeki azı dişlerini kaybeden hastalarda zaman içerisinde çene kemiği dikeylemesine erir ve hastada sinüs boşlukları sarkar. Bu durum; diş implantlarını yerleştirebilmek için gerekli olan kemik yüksekliğinin olmaması anlamına gelebilir.

İlginizi Çekebilir:  Zencefil Öksürük Yapar mı?

Bu yüzden öncelikle sinüs lifting ameliyatı ile sarkmış vaziyetteki sinüsler kaldırılır, ardından da bölgeye kemik grefti, bir diğer deyişle kemik tozu yerleştirilir.

Standart implantların uzunluklarının 10 mm olması gerekir. Uzunluğu 6-8 mm arasında olan implantlara ise kısa implantlar ismi verilir. Dişe implant tedavisinin uygulanabilmesi için kemik yüksekliğinin en az 7-10 mm arasında olması gerekir.

Diş çekimini takiben implant tedavisine başlanmaması, yani uzun yıllar boyunca tedavinin yapılmaması; çene kemiğinin ciddi ölçüde erimesine yol açar. Yatay ve dikey şekilde olabilen bu erime, kemik hacminin azalmasına neden olur.

İlginizi Çekebilir:  Femara Kullanırken Sigara İçmek

image

Çene Kemiği Neden Erir?

Ağız bakımının yetersiz olması, diş eti problemleri; çene kemiğinde erime riskini arttırır. Özellikle dişeti probleminden kaynaklanan diş çekimleri, dişin çekildiği bölgedeki çene kemiğinde erime sürecini hızlandırır. 

Diş çekiminin üzerinden uzun bir süre geçmişse kemikte erime riski yükselir. Bu yüzden hastanın çekimden maksimum 6 ay sonrasında implant tedavisine başlaması gerekir. Böylelikle çene kemiğinde erime olasılığı azalmış olur.

Dişlerinde kapanış sorunu bulunan, örneğin ağzını kapattığı zaman bir dişi önde kapanan hastalarda kemik erimesine rastlanabilir.

Ağzından nefes alıp veren hastalarda da ağız kuruluğundan kaynaklanan bakteri artışı; çene kemiğinde erimeyi tetikler.

İlginizi Çekebilir:  Soğan Uyku Yapar mı?

Üst çene kemiğinde erime mevcut olan hastalarda, kemik seviyesinin sinüs boşluklarına yakın mesafede olması, implantın düzgün yerleştirilmesini engeller. Bu yüzden öncelikle sinüs tabanı yukarı doğru kaldırılır. Sinüs tabanına greft koyulduktan hemen sonra kemikleşme süreci başlar. Kemikleşme tamamlandığında implant tedavisine başlanabilir.

İmplant tedavisi, köprü porselenden ve hareketli protezlerden kurtulabilmenize olanak tanır. Günümüzdeki modern cerrahi teknikler, eskiden implant tedavisinin uygulanamayacağı çene kemiğine bile implant yapılabilmesine olanak sağlamaktadır.

Bu noktada önemli olan, yeterince istekli, sabırlı ve uyumlu bir hasta olabilmeyi başarabilmenizdir.

Ada Dent Çukurambar Diş Kliniği Çukurambar Diş Hekimi Emre Güneş Kaynak: http://www.adadent.com.tr/implant

DR. NAFİZ KARAGÖZOĞLU image 02 Nisan 2011, Cumartesi

image16 yaşındayım. Bizim evde annem ve nenem kemik erimesinden yakınıyorlar benimde kemiklerim erir mi? CEVAP Anneniz menopoza girmiş olabilir. Başka bir hastalığı yoksa ve yeterli güneş ışığı teması, D vitamini ve kalsiyum desteği almadıysa kemik yapısı zayıflar. “Kemik Erimesi” kolay anlaşılsın diye kullanılan bir ifadedir. Kemik içyapısının zayıfladığını ifade eder. Eğer genetik olarak geçen özel bir hastalık yoksa özel bir risk sizin için yoktur. Güneş ışığı teması yeterli olmayan, gıdalarla yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini almayan her insanda kemik erimesi olabilir. Tedbirleri al. Güneş temasın olsun. Sütlü ürünler, balık, balık yağı, yeşil gıdalardan yeterli alırsan mesele yok.

22 yaşındayım. Kemikler neden eriyor? D vitamini ne işe yarar? CEVAP D vitamini başta kemikler olmak üzere vücudumuzun pek çok yerinde önemli görevleri olan bir vitamindir. Yağda çözünen bir vitamindir. Diyetle alınan kalsiyum ve fosforun bağırsaklardan emilmesini sağlar. Vücutta kalsiyum ve fosfor dengesini sağlar, kemik ve kasların sağlığı için gereklidir. Bağışıklık sistemine olumlu etkiler yapar.

55 yaşındayım. Emekliyim. Erkeklerde de kemik erimesi olur mu? Bu yaştan sonra kırık mırık olmasın. Nasıl tedbir almalıyım? CEVAP Kemik erimesi açısından önemli olan güneş ışığı temasının, kalsiyum ve D vitamininin yeterli alınmasıdır. Kaygılanmakta haklısınız. Kemik erimesi diye bilinen osteoporoz da kırık riski artar. Fazla kilonuz varsa verin. Mutlaka güneşle cildiniz temas etsin. Sofranızda mutlaka sütlü ürünler, maydanoz, balık, balık yağı bulundurun. Günlük kalsiyum ihtiyacı 31-50 yaş arası 1000 mg, 51 yaşından sonra 1200 mg, günlük D vitamini ihtiyacı 400 ıü olarak ifade edilir. Yani günlük olarak 1 litre süt için 1200 mg kalsiyum alın. 6 incirde 162 mg, 100 gr mercimekte 157 mg, 100 gr brokolide ise 97 mg kalsiyum bulunuyor. Doktorunuzun tavsiyesi dışında kalsiyum ve D vitaminli ilaçlar almayın. Çünkü D vitamini ve kalsiyumun fazlası da başka hastalıklara davetiye çıkarır.

51 yaşındayım. Menopozdayım. Arkadaşlarımda kemik erimesi var. Doktorları kahve içme demiş. Bende çok kahve içiyorum. Bıraksam iyi olur mu? Şikâyetim yok ama benimde kemik erimem var mıdır? CEVAP

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

TÜM YORUMLAR

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации