Андрей Смирнов
Время чтения: ~25 мин.
Просмотров: 0

Omurga Romatizması Neden Olur? (Ankilozan Spondilit Nedir?) – Sağlık Ocağım .NET

Haberler – Sağlık

Omurgayı etkileyen bir artrit türü olan Ankilozan spondilit hakkında merak edilen tüm detaylar haberimizde… Ankilozan spondilit nedir? Ankilozan spondilit nedenleri, belirtileri ve tedavisi…

  • Yazıları büyüt
  • Yazıları küçült
  • Standart boyut

image

Özellikle omurgayı etkileyen kronik, ilerleyici, ağrılı sebebi bilinmeyen romatizmal bir hastalık olan Ankilozan spondilit nedir? Ankilozan spondilit nedenleri, belirtileri ve tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri haberimizde bulabilirsiniz…

ANKİLOZAN SPONDİLİT NEDİR?

Ankilozan spondilit, öncelikle omurgayı etkileyen bir artrit şeklidir. Nihayetinde kronik ağrı ve sakatlığa yol açabilecek omurların ciddi iltihaplanmasına neden olur. Daha ileri vakalarda, iltihap omurga üzerinde yeni kemiğin oluşmasına neden olabilir. Bu deformiteye yol açabilir. Erken tanı ve tedavi ağrı ve tutukluğun kontrol altına alınmasına yardımcı olur ve belirgin deformiteyi azaltabilir veya önleyebilir.

Ankilozan spondilit ayrıca vücudun diğer bölgelerinde ağrı ve sertliğe neden olabilir. Omuzlar, kalçalar ve dizler gibi diğer büyük eklemler de rol oynayabilir.

ANKİLOZAN SPONDİLİT BELİRTİLERİ

Ankilozan spondilitin en sık görülen erken belirtileri şunlardır:

Acı ve sertlik

Sırtta sürekli ağrı ve sertlik, bel ve kalçalarda üç aydan uzun süren ağrı. Spondilit genellikle sakrumun (omurganın en alt büyük kısmı), alt sırt bölgesindeki pelvisin ilium kemiğine katıldığı sakroiliak eklemlerin etrafında başlar.

Kemikli füzyon

Ankilozan spondilit, kemiklerin aşırı büyümesine neden olabilir, bu da “kemik füzyonu” olarak adlandırılan kemiklerin anormal şekilde birleşmesine yol açabilir. Boyun, sırt veya kalça kemiklerini etkileyen füzyon, bir kişinin rutin aktivitelerini gerçekleştirme yeteneğini zayıflatabilir. Kaburgaların omurga veya göğüs kemiğine füzyonu, bir kişinin derin bir nefes alırken göğsünü genişletme yeteneğini sınırlayabilir.

Bağ ve tendonlarda ağrı

Spondilit ayrıca kemiklere bağlanan bazı bağ ve tendonları da etkileyebilir. Tendonit (tendonun iltihabı) ayak bileğinin arkasındaki Aşil tendonu gibi topuğun arkasında veya altındaki alanda ağrı ve sertliğe neden olabilir.

Ankilozan spondilit sistemik bir hastalıktır, yani belirtiler eklemlerle sınırlı olmayabilir. Hastalığı olan kişilerde ayrıca ateş, halsizlik ve iştahsızlık olabilir. Göz iltihabı (kızarıklık ve ağrı) spondilitli bazı kişilerde görülür. Nadir durumlarda, akciğer ve kalp problemleri de gelişebilir.

image

ANKİLOZAN SPONDİLİT NEDENLERİ

Genetik faktörlerin rol oynamasına rağmen, ankilozan spondilitin bilinen bir nedeni yoktur. Spondilitli kişilerin çoğu, ancak hepsi değil, HLA-B27 adlı bir geni taşır. Bu geni taşıyan kişilerin spondilit gelişme olasılığı daha yüksek olsa da, durum belirtisi olmayan kişilerin % 10’unda bulunur.

Risk faktörleri

Cinsiyet: Erkeklerin ankilozan spondilit gelişimi kadınlardan daha fazladır.

Yaş: Başlangıcı genellikle geç ergenlikte veya erken yetişkinlikte görülür. (20-40 yaşlar arası)

Kalıtım: Ankilozan spondiliti olan çoğu insanda HLA-B27 geni bulunur. Fakat bu gene sahip olan birçok insan asla ankilozan spondilit geliştirmez.

Etnik köken

Bu durum Kafkas kökenli insanlarda Afrika kökenli veya diğer etnik kökenlilerden daha yaygındır.

ANKİLOZAN SPONDİLİT NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Ankilozan spondilit tanısı, aşağıdakileri içeren çeşitli faktörlere dayanır:

ANKİLOZAN SPONDİLİT TEDAVİSİ

Ankilozan spondilitin tedavisi yoktur, ancak rahatsızlığı azaltan ve işlevi artıran tedaviler vardır. Tedavinin amacı ağrı ve tutukluğu azaltmak, iyi bir duruş sağlamak, şekil bozukluğunu önlemek ve normal aktiviteler gerçekleştirme yeteneğini korumaktır. Düzgün tedavi edildiğinde, ankilozan spondilitli kişiler normal yaşamlarına devam edebilir. İdeal koşullar altında, spondilit tedavisinde bir ekip yaklaşımı önerilir. Tedavi ekibinin üyeleri tipik olarak hasta, doktor, fizyoterapist ve mesleki terapisti içerir. Ciddi deformiteleri olan hastalarda osteotomi ve füzyon yapılabilir.

Fizik tedavi

Tedavinin önemli bir parçasıdır ve ağrının giderilmesi, dayanıklılığın ve esnekliğin arttırılması açısından çok fayda sağlamaktadır. Bir fizik tedavi uzmanı ihtiyaçlarınıza göre özel egzersizler hazırlayabilir.

Egzersiz

Günlük egzersiz programı sertliği azaltmaya, eklem çevresindeki kasları güçlendirmeye ve sakatlık riskini önlemeye veya azaltmaya yardımcı olur. Derin nefes alma egzersizleri göğüs kafesini esnek tutmaya yardımcı olabilir. Yüzme ankilozan spondilitli kişiler için mükemmel bir egzersiz şeklidir.

İlaçlar

İlaç tedavisi olarak öncelikle steroid dışı iltihap giderici ajanlar hem ağrı kontrolünü sağlamak hem de sabah tutukluğunu gidermek amacıyla kullanılmaktadır. Bu ilaçların yeterli faydayı sağlayamadığı bir grup hastada günümüzde bazı iltihaplı romatizmal hastalıkların tedavisinde sıklıkla kullanılmakta olan biyolojik ilaçlardan yararlanılmaktadır.

Cerrahi

Diz veya kalça eklemlerinizde ciddi hasar veya deformasyon varsa, eklem protezi ameliyatı olmanız gerekebilir. Benzer şekilde, erimiş kemiklerin neden olduğu duruşları zayıf olan insanlara osteotomi yapılabilir. Bu işlem sırasında, bir cerrah omurgadaki kemikleri keserek hizalar.

Tedavi büyük ölçüde durumun ne kadar ciddi olduğuna ve semptomların ne kadar sıkıntılı olduğuna bağlıdır. Bu durum için kullanılan farklı tedavi türleri mevcuttur. Bunlar hakkında daha fazla bilgi edinmenizde fayda vardır.

Ankilozan Spondilit Hastalığı Ankilozan spondilit ilerleyici, ağrılı romatizmal bir hastalığıdır. En sık olarak omurgayı tutar, ancak diğer eklemler, bağlar ve tendonlar da etk­ilenebilir. Eklemler ve kemiklerin dışında diğer organ ve sistemlerde de tahribat ortaya çıkarabilir. Bunların başında da akciğerler ve bağırsaklar gelir. Ankilozan spondilit hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak yapılan çalışmalar genetik yatkınlığın büyük rolü olduğunun göster­miştir. Bazen bağırsak ya da idrar yolu enfeksiy­onlarından sonra ortaya çıkabilmektedir. Ankilozan spondilit her yaşta ve her iki cinste ortaya çıkabilir. Ancak erkek­lerde, kadınlara oranla 3 kat daha fazla görülmektedir ve genellikle 20’li yaşlar­da başlamaktadır. Ancak, belirtiler daha ileri yaşlarda ortaya çıkabilir. 40 yaşın­dan sonra başlaması nadir görülen bir durumdur. Ankilozan spondilit en fazla omurgayı etkiler. Genellikle ilk tutulan leğen kemikleridir. Özellikle sağrı kemiği ile leğen kemiğinin kanatlarını oluşturan ve sakroiliyak eklem adı verilen eklemler ilk olarak etkilenir. Hastalığın başlangıç dönemlerinde özellikle bel bölgesinde sertlik, tutukluk ve ağrı hissedilir. Bunun nedeni kaslarda spazmdır. Bu durum ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlarla düzelir. Fakat hastalık ilerledikçe ve omurganın diğer bölgelerine yayıldıkça kemiklerde şekil bozuklukları ve yeni kemik oluşumlarıyla birlikte kemiklerde köprüleşmeler ve birleşmeler oluşur. Bu durumda kalıcı hasar ortaya çıkmış olur. Ankilozan spondilitin belirtileri şöyle sıralanabilir: Belde giderek artan sertlik, tutulma ve ağrı Sertliğin ve ağrının özellikle sabahları belirgin olması. Bu duruma sabah sertliği adı verilir. Hastalar sabah yataktan kalktıklarında vücutlarının kazık gibi olduğunu, hareket ettikçe açıldıklarını ifade ederler. Hastalığın başlangıç dönemlerinde kilo kaybı, yorgunluk ve ateş gibi bulgu­lar görülebilir. Ankilozan Spondilit Tedavisi Tedavinin amacı ağrının azaltılması, eklem hareket açıklıklarının korunmasıdır. Ankilozan spondilitin tedavisinde belirtileri azaltmak için çeşitli ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar ve hastalığın gelişiminin özlenmesi için ilaçlar kullanılır. Tedavide cerrahi girişimlerin yeri yoktur. Ancak omurgasında aşırı şekil bozuk­luğu olan hastalarda omurga düzeltici ameliyatlar ve kalça ekleminin işlevini tamamen yitirdiği hastalarda kalça protezi operasyonları uygulanabilir. Tedavinin önemli bir bileşeni de fizik tedavidir. Bu sayede kaslardaki spazmın ortadan kaldırılması ve eklem hareketlerinin normal bir şekilde sürdürülmesi sağlanır. Tüm bunların yanında ankilozan spondiliti olan hastalar için en önemlisi düzenli egzersiz yapmaktır. Hastalık, egzersizlerini aksatmadan yapan hastalarda yapmayanlara oranla belirgin derecede daha yavaş seyreder.

Ankilozan Spondilit (AS) ve tedavisinde kullanılan ilaçların COVID-19 (Corona virüs hastalığı 2019) riski üzerindeki etkisi hakkında elimizde henüz kesin bir bilgi yoktur. Bu nedenle burada vereceğim bilgiler daha önceki dönemlerde yapılan araştırmaların sonuçlarından yapılan çıkarımlara dayanmaktadır. Her gün ortaya çıkan yeni bilgilere göre güncelleme gerekebilir.

Hemen başta AS hastalarına iyi haberi vereyim. AS hastalığının tek başına COVID-19 enfeksiyonuna yakalanmak ya da şiddetli hastalık geçirmek için bir risk faktörü olduğunu düşünmek için elde bir neden yoktur. Ama, tedavide kullanılan ilaçlardan bazılarının riski oluşturması mümkündür. Ayrıca hatırlamak gerekir ki herkeste olduğu gibi AS hastalarında da; yaş, sigara, eşlik eden böbrek hastalığı, kronik akciğer hastalığı diyabet gibi faktörler riski artırır. Bu faktörlerden değiştirilebilecek olan tek faktörün sigara olduğunu fark ettiğinizi umuyorum.

AS sık olarak otoimmün bir hastalık olarak anılsa da, gerçekte kronik inflamatuar bir hastalıktır [1]; tedavisinde kullanılan ilaçlar da anti-inflamatuar ilaçlardır. Tedavide en sık kullanılan ilaçlar ağrı kesici diye de bilinen Brufen, Endol, Majezik, Naprosyn Meloks, Voltaren, Celebreks gibi non-steroid anti-inflamatuar ilaçlardır (NSAİİ). Bu ilaçların bağışıklık sistemi üzerinde baskılayıcı bir etkisi yoktur. Ancak, Fransa’da, COVID-19 enfeksiyonuna yakalanan hastalarda enfeksiyon sırasında gerekli olmadıkça bu ilaçların kullanılmaması tavsiye edilmektedir.

Bilindiği üzere, eklem tutulumu olan AS hastalarında NSAİİ’ye ek olarak salazopyrine (SZP) ve methotreksat (MTX) gibi ilaçlar kullanılır. Bu ilaçların immün sistem üzerinde etkileri olmakla birlikte, artrit tedavisi üzerindeki yararlı etkileri anti-inflamatuar etkilerinden kaynaklanır [2, 3]. Bir başka değişle romatizma tedavisinde kullanıldıkları dozlarda immünosüpresif değillerdir. Yakın zamanda 4786 hastayı kapsayan plasebo kontrollü bir kardiyoloji çalışmasında MTX kullanımı ile enfeksiyon riskinde bir artış görülmemiştir [4].

Kortizon ve biyolojik ilaçlar ise viral enfeksiyonlar dahil, enfeksiyon riskini artırabilirler. Kortizon, AS’li hastalarda periferik eklem tutuluşu dışında nadiren kullanılır. Enfeksiyon riskinde önemli derecede artış prednizon eşdeğeri kortizonun ortalama 10 mg/gün dozunda kullanılması ve kümülatif dozun 700 mg’ı aştığı durumlarda ortaya çıkar [5]. Bu elbette daha düşük dozlarda risk oluşturmaz anlamına gelmez. Bu nedenle hastalık aktivitesi, yani şikayetleri iyi durumda olan hastalar COVID-19 salgını döneminde kullandıkları kortizon dozunu doktorlarına danışarak mümkünse azaltmaya çalışmalıdır. Doz azaltırken dikkatli olunmalı, şikayetler başlarsa o dozda kalınmalı veya bir önceki doza dönülmelidir.Aksi tdirse hastalık alevlenebilir. Bu arada COVID-19 enfeksiyonu sırasındaki bazı ciddi hastaların tedavisinde kortizonun da kullanıldığını belirteyim.

Dikkatli olunması gereken bir başka grup ilaç biyolojik ilaçlardır. Bu ilaçları kullanan hastalarda enfeksiyonların daha sık görüldüğünü biliyoruz. Ama, bunlar genellikle fırsatçı dediğimiz türden bakteri mantar enfeksiyonlarıdır. Hepatit B, Hepatit C, Herpes Zoster, Sitomegalovirüs gibi bazı viral enfeksiyonlar biyolojik ilaç kullanımı altında reaktive olabilirler [6]. Bunların dışında diğer virüs enfeksiyonlarına yatkınlık yaptığına dair elimizde bir kanıt yoktur. Örneğin HIV ile enfekte hastaların biyolojik ilaçlar ile tedaviyi iyi tolere ettiğini biliyoruz.

Bu nedenlerle COVID-19 riski nedeniyle hastaların biyolojik ilaçlar dahil, aldıkları ilaçları kesmesi gerekmemektedir. Türkiye Romatoloji Derneği’nin ve dünyadaki belli başlı birçok romatoloji derneğinin görüşü de bu doğrultudadır. Öte yandan, biyolojik ilaç gibi ilaçları yeni başlama durumunda olan hastaların, bu kararlarını birkaç ay ötelemeleri yanlış olmaz. Biyolojik ilaç altında yakınmaları uzun zamandır iyi durumda olan hastalar da hekimleri ile görüşerek doz aralıklarını açabilir veya aldıkları dozu azaltabilirler.

Bu genel bilgiler içinde yanıtlarını bulamadığınız özel sorular mutlak vardır. Bu tip sorularınızın yanıtını sizin durumunuzu en iyi bilen kendi hekiminizden alabilirsiniz. Çünkü, kişiye özgü soruların yanıtları hastanın özelliklerine ve durumuna göre değişebilir

#AS #AnkilozanSpondilit #AksiyalSpondiloartrit #Spondiloartrit #COVID19 #coronavirüs

Referanslar:

1. Zambrano-Zaragoza, J.F., et al., Ankylosing spondylitis: from cells to genes. Int J Inflam, 2013. 2013: p. 501653.

2. Friedman, B. and B. Cronstein, Methotrexate mechanism in treatment of rheumatoid arthritis. Joint Bone Spine, 2019. 86(3): p. 301-307.

3. Morabito, L., et al., Methotrexate and sulfasalazine promote adenosine release by a mechanism that requires ecto-5′-nucleotidase-mediated conversion of adenine nucleotides. J Clin Invest, 1998. 101(2): p. 295-300.

4. Ridker, P.M., et al., Low-Dose Methotrexate for the Prevention of Atherosclerotic Events. N Engl J Med, 2019. 380(8): p. 752-762.

5. Stuck, A.E., C.E. Minder, and F.J. Frey, Risk of infectious complications in patients taking glucocorticosteroids. Rev Infect Dis, 1989. 11(6): p. 954-63.

6. Strong, J. and D.W. Zochodne, Seronegative myasthenia gravis and human immunodeficiency virus infection: response to intravenous gamma globulin and prednisone. Can J Neurol Sci, 1998. 25(3): p. 254-6.

0 görüntüleme0 yorum

Ankilozan spondilit nedir?

Ankilozan spondilit (AS), omurga, sakroiliak eklemler ve kalçalar ve omuzlar gibi diğer eklemleri içeren bir artrit türüdür. Spondiloartropati adı verilen bir artrit kategorisidir. Diğer spondiloartropatiler reaktif artrit ve psoriatik artriti içerir. Erkekler, kadınlardan üç kat daha fazla sıklıkla ankilozan spondilit geliştirir. Ankilozan spondilit hastaları 45 yaşından önce hastalığı geliştirir. Semptomlar şunları içerir:

  • Sık bel ağrısı
  • Sabah sertliği veya uzun bir dinlenme döneminden sonra ilk sertlik
  • Omurga boyunca, kaburgalar, omuz bıçakları, kalçalar, uyluklar ve kemik noktaları ağrı veya hassasiyet
  • Göz ağrısı, sulu gözler, kırmızı gözler, bulanık görme ve parlak ışığa duyarlılık (Hastalık bazen gözleri ve diğer organları etkiler.)

Ankilozan spondilite neden olur?

Ankilozan spondilitin kesin nedeni bilinmemektedir. Ankilozan spondilitli birçok kişinin hastalığı olan başka aile üyeleri vardır. İnsan lenfosit antijeni (HLA) tip B27 (HLA-B27) olarak bilinen bir gen markörü, ankilozan spondilitli çoğu kişide kan testi ile bulunurken, aynı zamanda genel popülasyonun küçük bir yüzdesinde de bulunur. Bu kan testi ankilozan spondilit tanısına yardımcı olabilir.

Ankilozan spondilitin riskleri nelerdir?

AS, baskın olarak omuriliği etkilese de, kalça, omuz ve bazen dizler, ayak bilekleri, ayaklar ve eller gibi diğer eklemleri de etkileyebilir. Ankilozan spondilit de göz, kalp ve akciğerler gibi iskeletin yanı sıra vücudun diğer bölgelerini de etkileyebilir. Prognoz genellikle iyidir, ancak ağrıyı kontrol etmek ve hareketliliği sağlamak için uzun süreli ilaçlar ve fizik tedavi gereklidir.

Ankilozan spondilit nasıl tedavi edilir?

Hiçbir şey ankilozan spondiliti iyileştirmez, ancak hastalığı olan kişiler ağrılarını azaltabilir ve hareketliliğini koruyabilir. İlaçlar, eklem şişmesine neden olan ağrıya ve iltihaplanmayı azaltmak için sıklıkla reçete edilir ve ağrıya katkıda bulunabilir. Egzersiz, eklem hareketliliğini sürdürmek ve geri kazanmak, ağrıyı azaltmak ve postürü iyileştirmek için kasları güçlendirmek için en önemli etkinliklerden biridir. Sağlıklı bir diyet ve yeterli uyku önemlidir. Isı veya soğuk semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir. Isı uygulamak, ağrıyan kasların gevşemesine yardımcı olur ve eklem ağrısını ve acıyı azaltır. Soğuk uygulanması, ağrı ve eklem şişliğini azaltmaya yardımcı olur. Gerektiğinde (arkasından ziyade dizlerle) bükme ve kaldırma ve vücuda yakın ağır nesneleri taşıma, gerektiğinde eklemleri koruyun ve işlevi koruyun. Diğer terapötik önlemler arasında sert, destekleyici bir yatak üzerinde sırt üstü düz uyuma ve boynu düzgün şekilde destekleyen bir yastık kullanılması yer alır.

Anklosing Spondilit için steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar (NSAİİ)

Bu sınıftaki ilaçlar arasında diklofenak (Cataflam, Voltaren), ibuprofen (Advil, Motrin), ketoprofen (Orudis), naproksen (Aleve, Naprosyn), piroksikam (Feldene), etodolak (Lodine), indometasin (Indocin), oksaprozin (Daypro) yer alır. nabumeton (Relafen) ve meloksikam (Mobic).

NSAİD’ler nasıl çalışır: NSAİİ’ler, vücudun, ağrı ve iltihap nedeni olarak tanımlanan prostaglandinler üretmesini önler. NSAID’ler bunu, hücre tarafından prostaglandinlerin oluşumunda önemli olan siklooksijenaz (COX) enzimlerini inhibe ederek önlerler. Çeşitli anti-inflamatuar ajanlar bulunmaktadır. Doktorlar ilk olarak ankilozan spondiliti teşhis ettikten sonra denenecek ilk ilaç türü olarak NSAID’leri önermektedir. Bu ilaçların bazıları reçetesiz satın alınabilir.

  • Bu ilaçları kim kullanmamalıdır: Aşağıdaki koşullara sahip kişiler NSAID’leri kullanmamalıdır:
    • NSAID veya aspirin alerjisi
    • Peptik ülser hastalığı
    • Kanama bozuklukları
    • Böbrek fonksiyon bozukluğu
    • Sadece bazı NSAID’ler, varfarin gibi kan incelticilerle tedavi gerektiren şartlara sahip kişiler tarafından kullanılmalıdır.
  • Kullanım: NSAID’ler, oral tabletler, kapsüller olarak veya çeşitli dozaj rejimlerinde sıvı süspansiyon olarak alınır. Mide tahrişini azaltmak için onları yiyecekle birlikte alın.
  • İlaç veya gıda etkileşimleri: NSAID’ler sıvı tutulmasına neden olabilir, bu nedenle yüksek tansiyon ilaçları ve diüretiklerin (su hapları) etkinliğini azaltır. NSAID’ler kullanıldığında Fenitoin (Dilantin) veya metotreksat (Rheumatrex) toksisitesi artabilir. Kortikosteroidler ile kullanım (örneğin prednizon (Deltasone, Orasone)) veya yüksek dozda aspirin, peptik ülser veya gastrointestinal kanama gelişme riskini artırabilir. Bazı NSAİİ’ler, kalp hastalığını önlemek için alınan aspirin etkilerini engeller.
  • Yan etkiler: NSAID’ler, peptik ülser hastalığı öyküsü olan kişilerde dikkatli kullanılmalıdır. GI kanalında prostaglandin oluşumunu inhibe ederek, bu NSAID’ler bu insanları mide erozyonlarına, ülsere ve kanamaya yol açabilecek gastropatiye yatkın hale getirebilir. NSAID’ler sıvı tutulmasına neden olabilir ve kalp yetmezliği, yüksek tansiyon, böbrek yetmezliği veya karaciğer bozukluğu gibi bazı durumları kötüleştirebilir. Gebelikte NSAID’leri kullanmadan önce doktorunuza danışın. Aşağıdakilerden herhangi biri meydana gelirse tıbbi yardım alın:
    • Şiddetli mide ağrısı
    • Kanlı kusmuk
    • Kanlı veya siyah, katran tabureler
    • Kanlı veya bulutlu idrar
    • Açıklanamayan morarma veya kanama
    • Hırıltılı veya solunum problemleri
    • Yüzde veya göz çevresinde şişlik
    • Şiddetli kızarıklık veya kaşıntılı cilt

    COX-2 inhibitörleri olarak bilinen yeni bir NSAID sınıfı (veya Celebrex dahil COXIB’ler) gastrointestinal komplikasyon riskini ve NSAID tedavisiyle kanamayı azaltır. Bununla birlikte, COX-2 inhibitörlerinin, kalp krizi, felç ve kalp yetmezliği riski de dahil olmak üzere kendi potansiyel, ciddi yan etkilerine sahip oldukları bulunmuştur. Bu riskler, NSAID’lerin tümü ile değişen derecelerde mevcut olabilir.

    ŞUNLAR DA HOŞUNUZA GİDEBİLİR

    GÖRÜNÜM

    Ankilozan Spondilit Sınav IQ

    Anklosing Spondilit için Antiromatik İlaçlar (DMARD) Modifiye Hastalığı

    Ankilozan spondilit için en sık reçete edilen bu sınıftaki ilaçlar, metotreksat (Rheumatrex) ve sülfasalazin (Azulfidine) ‘dir. Bu ilaçlar genellikle NSAID’ler etkisiz olduğunda kullanılır. Araştırmalar, bu ilaçların spinal inflamasyon ile önemli ölçüde yardımcı olmadığını ve periferik eklemlerde (dizler, eller ve ayaklar gibi) inflamasyon üzerinde daha iyi çalıştıklarını göstermiştir.

    • DMARD’lar nasıl çalışır: Bu grup, birçok farklı şekilde çalışan çok çeşitli aracıları içerir. Hepsi inflamasyonu destekleyen bağışıklık süreçlerine karışırlar.

    Methotrexate (Rheumatrex)

    • Bu ilaçları kim kullanmamalıdır: Aşağıdaki koşullara sahip kişiler metotreksat almamalıdır:
      • Metotreksat alerjisi
      • Alkolizm
      • Karaciğer veya böbrek yetmezliği
      • İmmün yetmezlik sendromları
      • Düşük kan hücresi sayımı
      • Gebe kadınlar teratojenik olduğu için metotreksat almamalıdır (bebeğin gelişimi ile ciddi sorunlara neden olur).
    • Kullanım: Methotrexate ağızdan veya haftada bir kez enjeksiyon olarak alınır.
    • İlaç veya gıda etkileşimleri: GI toksisitesini azaltmak için, günlük düşük doz folik asit uygulaması (1-2 mg) önerilir.
    • Yan etkiler: Sorunlara karşı korunmak için, böbrek ve karaciğer fonksiyonları düzenli olarak izlenmekte ve kan hücresi sayılmaktadır. Metotreksat, kan, böbrek, karaciğer, akciğerler ve gastrointestinal ve sinir sistemlerine baş ağrısı ve toksik etkilere neden olabilir.

    Sülfasalazin (Azulfidin)

    • Bu ilaçları kim kullanmamalıdır: Aşağıdaki koşullara sahip kişiler sülfasalazin kullanmamalıdır:
      • Sülfa ilaçlar, aspirin veya aspirin benzeri ürünlere karşı alerjiler (NSAID’ler)
      • Aktif peptik ülser hastalığı
      • Şiddetli böbrek yetmezliği
    • Kullanım: Sülfasalazin çeşitli dozlarda gıda ile ağızdan alınır.
    • İlaç veya gıda etkileşimleri: Sülfasalazin, varfarin (Coumadin) emilimini azaltabilir, böylece warfarin etkinliğini azaltabilir. Sülfasalazin, kan pıhtılaşmasını değiştiren diğer ilaçlarla birlikte uygulandığında kanama riskini artırabilir (örneğin, heparin (Hep-Lock)).
    • Yan etkiler: Sülfasalazin aşağıdakilere neden olabilir:
      • Kan hücrelerine toksisite
      • Mide bulantısı
      • Kusma
      • Karın krampı
      • Kabızlık

      Anklosing Spondilit için Tümör Nekroz Faktör Alfa Antagonist İlaçları (TNF İnhibitörleri)

      Bu sınıftaki ilaçlar arasında etanersept (Enbrel), infliximab (Remicade), adalimumab (Humira) ve golimumab (Simponi) bulunur.

      • TNF inhibitörleri nasıl çalışır: Bu ajanlar, bağışıklık sistemindeki inflamatuar yanıtlardan sorumlu olan kilit faktörleri inhibe eder. Etanersept, infliximab, adalimumab ve golimumab tümör nekroz faktörü (TNF) antagonistleridir. TNF, vücutta inflamasyonu destekleyen doğal olarak oluşan bir kimyasaldır. TNF antagonistleri TNF’yi bloke eder ve bu nedenle inflamasyonu azaltır.
      • Bu ilaçları kim kullanmamalıdır: Şiddetli kalp yetmezliği, aktif enfeksiyon, sepsis veya aktif tüberkülozu olan kişiler ilacı almamalıdır. Tüberküloz ya da histoplazmoz öyküsü olan bir deri testi pozitif olan hastalar, bu enfeksiyonların reaktivasyonunu azaltmak için tedaviye tabi tutulmalıdır.
      • Kullanım: Etanersept haftada bir veya iki kez deri altından (cilt altı) enjeksiyon olarak alınır. Adalimumab ayda iki kez bir enjeksiyon olarak alınır. Golimumab ayda bir enjeksiyon olarak alınır. Infliximab iki saatlik intravenöz infüzyon olarak alınır. Bu bir doktorun ofisinde, hastanede veya başka bir ayakta tedavi merkezinde verilebilir. Sekiz haftada bir, daha sık dozlarda başlangıçtan sonra infüze edilir. Tüm TNF inhibitörleri tek başlarına veya metotreksat veya sülfasalazin ile kullanılabilir.
      • İlaç veya gıda etkileşimleri: TNF inhibitörleri, diğer bağışıklık modülatörleri veya immün baskılayıcı ilaçlar (örneğin, antikanser ajanları, kortikosteroidler) ile kullanıldığında enfeksiyon riskini artırabilir veya kan hücresi sayımlarını azaltabilir. Bazı aşılarla bağışıklama etkili olmayabilir.
      • Yan etkiler: TNF inhibitörleri, kalp yetmezliği veya bozulmuş böbrek fonksiyonu olan kişilerde dikkatli kullanılmalıdır. Ciddi bir enfeksiyon gelişirse, ilaç kesilmelidir. Tüberküloz alevlenmesi, sıra dışı organizmalar ile enfeksiyon ve ilaca bağlı lupusun nadir gelişimi diğer nadir fakat ciddi yan etkilerdir. Aşağıdakiler diğer olası olumsuz etkileri şunlardır:
        • Etanercept, adalimumab ve golimumab bazen enjeksiyon bölgesi ağrısına, kızarıklığa ve şişmeye neden olur.
        • Nefes darlığı ve kovanlar gibi intravenöz infliximab infüzyonu reaksiyonları görülebilir.
        • Ateş
        • İsilik
        • Soğuk algınlığı veya grip belirtileri
        • Mide bozukluğu
        • Mide bulantısı
        • Kusma

–>

Hazırlayan: Prof. Dr. Tuncay Duruöz

Ankilozan Spondilit nedir? Neden olur?

Ankilozan Spondilit (AS) özellikle omurgayı etkileyen kronik, ilerleyici, ağrılı sebebi bilinmeyen romatizmal bir hastalıktır. Teşhis Modifiye New York kriterlerine göre konulur. AS’de ağrı hareketle azalır, hatta yok olabilir, uzun süre oturmakla, istirahatle artar. Hastalar sabahları daha çok ağrılıdır ve özellikle omurga hareketleri kısıtlıdır, günün ilerleyen saatlerinde ağrı ve kısıtlılık azalır. AS’de ilk belirtiler bel, kalça ve topuk ağrısı olabilir. Hastalık gerektiği gibi tedavi edilmezse ileri dönemlerde omurga deformiteleri, kamburluk ortaya çıkar.  Genetik yatkınlık AS’nin bilinen özelliklerindendir. HLA-B27 doku antijeni beyaz ırkta % 95, Afrikalı siyahlarda % 50 pozitiftir. HLA B27 pozitif AS’li babanın HLA-B27 pozitif olan çocuğunda AS gelişme riski %25 dir. Yani ailede birden fazla AS’li olabilir.  Görülme sıklığı nedir?

Görülme sıklığı genellikle % 0.1-1.4 arasında değişir. Japonlarda % 0.04, Haida kızılderililerinde % 6 oranında görülür. Türkiye’deki sıklık oranı bilinmemekle birlikte ortalama % 0.5 sıklıkta olduğunu düşünürsek ülkemizde yaklaşık 300-350 bin AS’li olduğu söylenebilir. Erkeklerde kadınlara göre 3 kat daha fazla görülmektedir.  İklim, yaş, cinsiyet gibi faktörler etkili mi?

İklim ve çevre şartlarının semptomları (ağrı, hareket kısıtlılığı gibi) etkileyebileceği söylenir ama bunlar AS’nin sebebi değildir.  Genellikle erken (genç) yaşta çıkıyor. Neden?

AS’nin 8-45 yaş arasında başlayabileceği bilinse bile genellikle 15-30 yaş arasında, en sık olarak da 24 yaşında başladığı belirlenmiştir. Niçin genç yaşlarda başladığı bilinmemektedir. Tedavisi var mı? Durdurmak mümkün mü?

Tamamen iyileşmesi mümkün değildir. Mevcut tedavi yöntemleriyle hastalık aktivitesi azaltılıp gelişimi yavaşlatılabilir. Erken tanı Tedavide steroid olmayan antienflamatuar (anti romatizmal) ilaçlar mutlaka kullanılmalıdır. Düzenli egzersizler mutlaka yapılmalıdır. Son tedavi yöntemlerinden olan ve ülkemizde de uygulanmaya başlanan anti TNF alfa tedavisi (Enbrel gibi) hastalığın ilerlemesinin durdurulmasında büyük ümittir.  Hastalarda en çok hangi bölümler tutuluyor? Hayatı nasıl etkiliyor?

http://www.ashad.org/forum

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации