Андрей Смирнов
Время чтения: ~26 мин.
Просмотров: 0

Mini Notlar: Kireçlenmeye ne iyi gelir? Kireçlenmeye Karşı Yapılabilecekler?

Kireçlenmeye Bitkisel Çözüm. Kireçlenmeye Ne İyi Gelir? Romatizmal ağrıların önlenmesinde, iltihabın azaltılmasında ve kıkırdak elastikiyetinin desteklenmesinde kullanılan birçok doğal ve bitkisel ürün bulunmaktadır.

Kireçlenmeye İyi Gelen Bitkiler ve Doğal Ürünler

Glukozamin ve Kondroidin Sülfat

Glukozamin eklem kıkırdağının biçimlenmesini onarımını uyaran, kondrotin sülfat ise eklem kıkırdağı oluşumunu bloke eden enzimleri azaltan bir maddedir.

Glukozaminle ilgili araştırmalar bu maddenin kıkırdak elastikiyetini desteklediği, kıkırdağın parçalanmasına neden olan enzimlerin faaliyetini önlediği, yeni kıkırdak üretimine yararlı olduğunu göstermektedir.

Glukozamin karides, ıstakoz, yengeç gibi deniz ürünlerinin kabuklarından elde edilirken kondroidin köpekbalığı ve sığır kıkırdağından elde edilmektedir.

Yaşlanmayla görülen diz, kalça, el ve ayak eklemlerinde kıkırdak yıkımına neden olan osteoartritte glukozamin’in kıkırdağın yeniden oluşmasını desteklediğini gösteren bazı araştırma tespitleri vardır. Aynı zamanda glukozamin ve kondroitin eklem arasındaki sıvının üretimini artırarak eklemdeki sürtünmeyi azalttığı ve sorunun sebeplerinin de giderilmesine yardımcı olduğu belirtilmektedir.

New England Journal of Medicine dergisinde yayınlanan bir araştırma sonucuna göre glukozamin ve kondroitin kombinasyonu orta ve şiddetli derecede osteoartriti olan hastalarda  ağrıyı önemli derecede azaltmıştır.

Glukozamin’in tablet, toz ve ampul biçimine formları bulunmaktadır.

Glukozamin ve kondroidin sülfatın birlikte kullanımı önerilmektedir. Kollajen hidrozilat içeren glukozamin ürünlerinin ise daha çok etkili olduğu belirtilmektedir.

Uyarı! Glukozamin deniz ürünlerine alerjisi olanlar kişilerde alerjiye neden olabilir. Karın ağrısı, mide yanması, kusma, bulantı, ishal ve baş ağrısına neden olabilir.

Ayrıca Glukozaminin idrar söktürücü ve insülin ilaçları, kondriotin sülfatın ise aspirinle beraber kullanılmaması gerektiği belirtiliyor. Doktor onayı olmadan bu ürünler kullanılmamalıdır.

Omega-3

Omega-3’le ilgili yapılan araştırma omega-3 yağ asitlerinin osteoartrite neden olan kimyasalları engellediğini ve diz kıkırdağını aşındırdığı bilinen proteinleri durdurduğunu göstermiştir.

İltihabın azaltılmasında etkisi olan omega 3 yağ asitleri glukozamine ve kondroitine ilaveten kullanımı bu soruna karşı yardımcı olur.

MSM

Glukozamin ve kondroitinin etkisini artıran ve ağrıları azaltan bir başka madde metilsulfonilmetan (MSM)dir. MSM artrit kaynaklı ağrıyı azaltır ve  kıkırdak dejenerasyonunu önler. İçeriğindeki sülfür bağ dokularının korunmasında rol oynar. MSM doğal bir maddedir, sebze meyve ve tahıllarda bulunur.

Sülfür, vücudun cilt sağlığını geliştirmek gibi işlevleri yerine getirebilmesi için ihtiyaç duyduğu bir maddedir. MSM (Metil-sulfonil-metan;) ise en yüksek biyoyararlanıma sahip organik sülfür kaynağıdır. Eklemlere, kıkırdaklara ve saç gibi katılgan dokulara sülfür girişini destekleyerek bağ doku elastikiyetinin sağlanmasına yardım eder. Eklemleri koruyan bağ dokuları sülfür yardımıyla meydana gelir. Metil-sulfonil-metan;, artrit rahatsızlığı olanlar için yardımcı bir sülfür kaynağıdır. MSM’nin antioksidan, antienflamatuvar ve analjezik etkilere sahip olduğu; fiziksel işlevleri desteklediği ve günlük aktivitede belirgin bir düzelme sağladığı bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Esnekliğin yenilenmesinde glukosamin ve kondroitin, ağrı tedavisinde ise MSM kullanımı öneriliyor. Glukozaminle beraber alımı ağrının daha etkili şekilde hafiflemesini sağlar.

Kollajen Hidrozalat

Almanya’da büyük ilgi gören Kollajen Hidrozalat adlı madde diz eklemi proplemlerinin giderilmesinde etkili olmaktadır. Kollajen Hidrozalat özellikle kilo fazlalığı olan kişilerde romatizmal ağrıların önlenmesinde,  ekleme güç ve destek verilmesinde olumlu etkiler sağlamaktadır.

Kolajen, vücutta doğal olarak çözünemez şekilde bulunan ve cilde esneklik veren bir proteindir. Eklemleri korur ve bağ dokularında yeralan birincil proteindir. Genel amlamda vücudu bir arada tutmaya yarayan ve çerçeve veren bir yapıştırıcı gibidir. Kolajen, kıkırdak çevresinde toplanır. Bu da eklemlerdeki bağ dokularının güçlü ve esnek olmasını sağlar.

Hidrolize kolajen Avrupa’da artrit tedavisinde uzun senelerdir takviye olarak kullanılmaktadır. Araştırma bulgularına göre 1 ay gibi bir sürede, günde 7 ile 10 gr. takviye, artrit hastalarında ağrıyı ve eklemlerdeki katılığı giderici etki sağlamaktadır.

University of Illinois College of Medicine’daki uzmanlar, tıbbi literatür ve klinik kanıtları gözden geçirerek, osreoartrit tedavisinde hidrolize kolagen kullanımını analiz etmişlerdir. 7 farklı çalışmayı değerlendiren araştırmacılar, hidrolize kolajen kullanımının güvenli olduğunu, osteoartritli ve diğer artrit rahatsızlığı olan hastalarda, ağrıyı azalttığını ve eklem fonksiyonlarını düzelttiğini belirtmişlerdir.

Dr. Wei, 24 hafta süren randomize bir çalışmada, tavuk kolajen ile metotreksatı, romanoid artrit sorunu olan 236 hasta üzerinde karşılaştırmıştır.  Her iki grupta da hastalarda, ağrı, sabah tutukluğu, şiş eklemlerin sayısında azalma; yaşam kalitelerinde ise artış gözlenmiştir. Çalışma süresinin bitiminde tavuk kolajeni ile tedavi edilen kişilerin %41’inde; metotreksat ile tedavi edilenlerin ise %58 ’inde iyileşme tespit edilmiştir. Almanya’da, German Olympic Center’da yetişkin atletler ile yapılan bir çalışmada, 12 haftalık deney boyunca, katılımcılarının %79’u, kolajen hidrolizat besin takviyesi olan CH-Alpha™ küründen sonra eklem oynaklığı ve esnekliği üzerinde önemli düzelmeler göstermiştir.

Almanyada bir firma glukozamin, kondroidin, kollajen hidrozilat karşımı olan ürününe hyalüronik asit de eklemiştir.  Pro Hyaluron adlı ürün Alman doktorlarca  daha etkili bulunmakta ve hastalara verilmektedir.

Kuşburnu

Norveç’te yapılan bir çalışma, romatizmaya karşı kuşburnunun olumlu etkisinin olabileceği ve kuşburnunun, diğer ilaçların yanında destek olarak da kullanılabileceğini göstermiştir.

Danimarkalı doktor Kaj Winter‘ın kuşburnuyla ilgili yaptığı araştırmalara göre kuşburnunun çekirdeğinde ve kabuğunda yer alan bir madde iltihabi reaksiyonu durdurabilmekte ve eklem ağrıları olan kişilerde  iyileşmeyi desteklemektedir.

Kuşburnu tozu kireçlenme belirtilerinin iyileşmesine ve kireçlenmenin yol açtığı ağrıların azaltılmasına yardımcı olmaktadır.

Yapılan deneyde kireçlenme teşhisi konmuş hastalara üç dört ay boyunca kuşburnu tozu içeren kapsüller verilmiş ve bu sürenin sonunda hastaların ağrılarında azalma ve yürümede daha az zorluk çekilmesi gibi sonuçlar tespit edilmiştir.

Kuşburnunun kabuğu ve çekirdeğindeki madde ısı sonucunda bozulduğu için kuşburnunu çay olarak içmenin eklem ağrılarına karşı etkisi olmaz. Bu yüzden steril koşullarda hazırlanmış, dondurulmuş kapsüllerin kullanılması gerekir. Bir kapsülde üç kuşburnu olur ve günde altı kapsül alınması gerekiyor. Etkisini üçüncü haftadan sonra göstermeye başlıyor ve de 3-4 ay kullanıldıktan sonra bırakılıyor.

Boswellia bitkisinde yer alan Boswellik asit adlı madde enflamasyonun giderilmesinde etkinlidir. Ayrıca Boswellik asitin bir diğer özelliği iltihabı giderirken mide üzerinde bir yan etkide bulunmamasıdır.

SAMe (S-Adenosil metionil) adlı doğal madde de diz ekleminde kıkırdak üretimini artırabilmektedir.

Shark Cartilage ;  Bazı çalışmalar Köpekbalığı ve çekiç balığının kanat ve başındaki kıkırdaktan elde edilen shark cartilage’nin artrit sorunlarına karşı etkili olabileceğini göstermiştir. 20 hastanın  katıldığı  bir deneyde, hastalara eklem ağrısı için shark cartilage kapsülü verilmiş, 6 haftanın sonunda 18 kişide ani iyileşme, 2 kişi de ise artrit sorunlarında kısmi iyileşmeden gözlenmiştir. 1970 yılı başlarında şiddetli ağrı sorunu olan artrit hastaları üzerinde yapılan bir deneyde, hastalara kıkırdak enjeksiyonu yapılmıştır. 3-8 hafta sonra, 28 hastanın, 19’unda “mükemmel” bir iyileşme görülmüş, 6 tanesi iyileşmesini “iyi” olarak ifade etmiş, 3 hasta ise tedaviye yanıt vermemiştir.

Oklahama Eyalet Üniversitesince yapılan araştırmaya göre dizağrısı olan kişiler 3 ay boyunca her günsoya yedikten sonra daha az ağrı tedavisi gördüklerini belirtmişlerdir. Antiflamatuar etkisi olan soya, yüksek miktarda isoflavone konsantresi içeririr.

Bu tür ürünler doktor onayı ve gözetiminde kullanılmalıdır. Diğer dikkat edilmesi gereken nokta kullandığınız ürünün kalitesinden emin olmanız gereğidir. Amerika’da yapılan bir araştırmada on farklı firmanın satışını yaptığı glukozamin ürünleri incelenmiş ve bunların bir kısmının yeterli miktarda glukozamin içermediği, bir kısmında ise hiç glukozamin olmadığı tespit edilmiştir.

———

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

image

DR. FERİDUN KUNAK’TAN EKLEM AĞRISI VE KİREÇLENME İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ..

Eklemlerin normal yapısını zorlayan ve çalışma şartlarını ağırlaştıran durumlarda kireçlenme belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Eklemi oluşturan kemiklerin yakın temas ve sürtünmesi ile ağrılar oluşur.

Genellikle kırk yaş, insan organizmasında kemik sistemi için bir dönüm noktasıdır. Bu zamandan sonra kemiklerde küçük değişiklikler başlar.Kireçlenme, yeni kemik oluşum yeteneğinin kaybolması, osteoporoz (kemiklerdeki kalsiyum içeriğinin azalması) bunlardan bazılarıdır.

Bu nedenle ilerleyen yaş ile birlikte eklemlerde kireçlenme oluşur. Yaş ile birlikte, şişmanlık, geçirilmiş spor yaralanmaları, kazalar kireçlenme riskini artırabilir.

Eklem ağrılarını ve kireçlenme sorununu evde bitkisel yollarla tedavi etmek isteyenler için,

Feridun Kunak’ın Kireçlenme ve Eklem Ağrısına İyi Gelen Çamur ve Masaj Yağı Reçetesi :

Çamur uygulaması yapıldıktan sonra, Bitkisel yağlardan hazırlanmış, masaj yağı karışımı :

Hazırlanışı ve Kullanım Şekli :

Çamur için, maden suyu hariç, diğer malzemeleri bir kabın içine koyun. Tahta bir spatula yardımıyla karıştırarak, bulamaç kıvamında bir çamur elde edene kadar, maden suyunu yavaş yavaş ilave edin. Daha sonra bu karışımı, ocakta, dayanabileceğiniz sıcaklığa gelinceye kadar ısıtın. Isıttığınız bu karışımı ağrıyan eklem yada kireçlenme olan bölgeye sürün. Üzerini streç ya da bezle sarın. Sıcak olması çok fayda sağlayacaktır. Soğuyuncaya kadar bekletin.

Bu Tedavide Dikkat Etmeniz Gerekenler:

Sonrasında, yukarıda masaj için önermiş olduğumuz yağları karıştırın, masaj yaparak bölgeye yedirin

kaynak: sağlıkhaberleri

Günümüzde sıklıkla rastlanan damar hastalıklarından birisi olarak bilinen varis ile ilgili olarak Dr.Feridun Kunak’ın sunmuş olduğu yöntemler olumlu sonuçlar vermektedir.

Varis Tedavisinde Kullanılan Yöntemler

image

Dr.Feridun Kunak

Toplardamar genişlemesi veya kılcal damarların tahriş olması nedeniyle ortaya çıkan varis rahatsızlığı hem kan akışının düzenini bozmakta hem de estetik görünüme etki etmektedir. Varis rahatsızlığı damar yolları ile alakalı olduğundan bu konuda izlenebilecek tedavi yöntemleri de damarlara etki edebilecek şekilde uygulanabilmektedir. Toplardamar ve kılcak damaların işlevini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için ameliyatlı ve ameliyatsız tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Ameliyatlı tedavi yöntemlerinde cerrahi müdahalelerde bulunulur. Cerrahi yöntemlerin etkili sonuçlar verdiği ve varisli damarın ortadan kaldırıldığı gözlemlenmiştir. Ameliyatsız tedavi yöntemlerinde ise lazer ile tedavi, ilaç ile tedavi gibi çeşitli yöntemler kullanılabilmektedir. Bu yöntemlerde herhangi bir cerrahi müdahale söz konusu değildir. Ancak bu yöntemlerin kullanılabilmesi için varis türü ile ilgili tanı konulması ve tedavi sürecinin belirlemesi şarttır.

Varis tedavisinde kullanılan alternatif yöntemler ise çeşitli bitkisel formüller ve krem türlerinin kullanılmasıdır. Özellikle bitkisel formülleri iltihap sökücü etkisi bulunduğundan varisli damarı ortadan kaldırdığı ve kan akışını hızlandırarak hücrelerin yenilenmesini sağladığı biliniyor. Bununla birlikte uygun kremler kullanıldığında varisli damarın oluşturduğu estetik görünümden uzak bölgede iyileşmeler görülebilmektedir. Kremlerin birçoğu varisin oluşturduğu örümceksi damar yapısını ortadan kaldırmaktadır.

Dr.Feridun Kunak Varis Tedavisi Yöntemleri

Varis tedavisinde kullanılan yöntemler arasında dikkat çekici önerilerde bulunan Dr.Feridun Kunak hastalar için özel program yapmıştır. Feridun Kunak’ın açıklamış olduğu yöntemler ile varisli damarın tedavi sürecini hızlandırabilir kolay yoldan ameliyatsız bir şekilde varisten kurtulabilirsiniz. Fakat bu tür yöntemleri direk olarak uygulamak sakıncalıdır. İlk olarak uzman doktora görünmeli ve varis türünün tanısının konulması için testler uygulamalısınız. Doktorunuz ciddi bir durum yoksa size alternatif yöntemleri önerebilir. Eğer varis rahatsızlığınız ciddi boyutlarda değilse Dr.Feridun Kunak’ın önerilerini dikkate alarak alternatif tedavi yöntemlerini kullanabilirsiniz.

Dr.Feridun Kunak varis tedavisinde kullanılan kremlerin birçoğunda at kestanesi yağı bulunduğunu ifade ederek at kestanesi yağının faydalarını anlatmıştır. At kestanesi yağının içerisinde bulunan bileşenler damarlar için son derece faydalıdır. Varis rahatsızlığı olanların at kestanesi yağı içerikli kremleri kullanarak damarlardaki tahriş olma durumunu ortadan kaldırması mümkündür. Hücre yenilenmesini ve var olan iltihapların ortadan kaldırılmasını sağlayan alternatif tedavi yöntemlerine ait ürünler varis ve türevi rahatsızlıklar için ideal ürünler olarak tanımlanmaktadır.

Dr.Feridun Kunak’ın sunmuş olduğu tarifler şu şekildedir;

  • At Kestanesi Yağı: Yaklaşık 18-20 tane at kestanesini kabuklarıyla rendeden geçirin. At kestanelerinin iyice parçalanmasını sağlayın. Kabuğu çok sert olan at kestanesinin kusursuz bir şekilde rendelenmesi gerekir. Bu nedenle elle rendelemeye dikkat edin. Tamamen toz haline gelen at kestanesini 1 lt zeytin yağı içerisine atın. Bu karışımı haftanın 3 günü kaynatılmış suyun içerisine koyun veya güneş ışıklarının bulunduğu yere koyma imkanınız varsa belirli süre burada muhafaza edin. At kestanesi yağını bu şekilde hazırlamanız mümkündür.
  • Lahana Lapası: 6-7 tane lahana yaprağını haşlayıp buzdolabının içerisinde soğutun. Lahana yaprakları ile at kestanesi yağını harmanlayın. Bir süre dinlendirdikten sonra varis rahatsızlığının olduğu bölgeye uygulama yapın. Varis rahatsızlığı olan bölgenin etrafına ve üzerine sürerek bu noktaya streç geçirebilir ve çok hafif baskı uygulayabilirsiniz. 1 saat bu şekilde beklemeniz yeterli olacaktır.
  • Özel Karışım: 2 çorba kaşığı vazelin, 1 tatlı kaşığı at kestanesi yağı, 1 tatlı kaşığı limon suyu, 1 tatlı kaşığı ozon yağı, 1 tatlı kaşığı üzüm çekirdeğinin tozu ile hazırlanır. Aşaıdan yukarıya doğru sürerek uygulanabilmektedir.

Özel karışımın hazırlanış videosu:

Tedavi Sonrası

Dr.Feridun Kunak’ın önermiş olduğu at kestanesi yağı ve lahana lapası uygulaması ile varis rahatsızlığından kısa sürede kurtulmak mümkündür. At kestanesi yağı ile birlikte önerilen lahana lapasının birbirinden farklı olarak birçok faydası bulunabilmektedir. Özellikle at kestanesi yağının faydaları çok fazladır.

At kestanesi yağı varisli damar tedavisinde kullanıldığı gibi birçok alanda fayda sağlamaktadır. Özellikle estetik görünüm açısından ciddi yararları bulunur. Göz altı morlukları içinde kullanılabilen bu ürün ödemli bölgelere ve darbe sonucunda oluşan morluklara iyi geldiği bilinmektedir. Ürünü uygun şartlarda ve uygun şekilde kullandığınız takdirde rahatsız edici görüntülerden kurtulmanız ve sağlığınıza kavuşmanız mümkündür.

Lahana lapasının faydaları ise kan akışını düzenlemesidir. Uygulanan bölgedeki kan akışı düzensizliğini giderdiği gibi hücre yenilenmesine de katkı sağlar. Bu nedenle bazı maskelerde lapa özü kullanıldığı görülür. Bu tür ürünler ile doğal yoldan tedavi süreci izlenebilir. Bitkisel ürünlerin hiçbir yan etkisi olmadığı gibi kimyasal ilaçlar yerine daha fazla fayda sağladığı vurgulanmaktadır.

Birçok hastalıkta olduğu gibi kireçlenmeye karşı da bitkisel yöntemler uygulanabilmektedir. Tedavilerde bitki çayları ve yağları kullanılabilmektedir.

Milyonlarca insanın muzdarip olduğu bir sorun olan kireçlenme, yaşam standartlarınızı ve kalitesini düşürür. Kireçlenmeye karşı bitkisel ve doğal çözüm yolları kullanabilirsiniz. Bitkisel tedavideki amaç, kireçlenmeye yol açan vitamin, mineral eksikliğini veya fazlalığını gidermektir.

Kireçlenme Karşı Bitkisel Tedavi Yöntemleri?

Kireçlenme, genellikle eklem hareketlerinin yoğun olduğu diz, ayak, el ve boyun gibi bölgelerde meydana gelir. Hastalara göre farklı şikâyetlere de sebep olabilmektedir. Birçok kireçlenme hastası, bu sorunu kabullenerek tedavi yöntemlerini araştırmamaktadır. Ancak ilaç sektöründeki gelişmelere paralel olarak klinik yöntemlerin dışında bitkisel tedavi yöntemleri de vardır. Kireçlenme teşhisinden sonra sağlık durumunuza göre aşağıdaki bitkisel tedavi uygulamaları alternatif olabilir.

  • Bitkisel yağlar: Diz eklemleri başta olmak üzere eklem kemiklerindeki kireçlenmelere karşı bitkisel yağlar kullanılabilmektedir. Örneğin, sızma zeytinyağı, çörek otu yağı, kekik yağı, biberiye yağı ve limon yağı 1-2’şer tatlı kaşığı kadar miktarlarda karıştırılıp, ağrı olan bölgeye masaj yapılabilir. Daha sonra streçle sarıp 1-2 saat beklemek gerekir.
  • Kırk kilit otu: Kireçlenme karşı etkili bir bitki olan “kırk kilit otu” kullanılarak yapılan çayları tüketmek de başka bir bitkisel alternatiftir. Bir bitkisel çay gibi demlenen otları, bal ile karıştırılıp tüketilebilir.
  • Kedi pençesi: Anti-inflamatuar özelliği olan kedi pençesi, artrit şişliğini azaltabilen bir bitkidir. Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiren kedi pençesi, kireçlenme bölgesindeki hasarları iyileştirdiği öngörülüyor. Ayrıca, şişliklere karşı da kullanılabilmektedir.
  • Boswellia: “Hint tütsüsü” olarak da bilinen Boswellia bitkisi, anti-inflamatuar özelliği sebebiyle kireçlenme tedavisinde kullanılabilir. Alternatif tıp alanında yaygın olarak kullanılan bu bitkinin tabletleri ve kremleri bulunmaktadır. Eklem bölgesini yumuşatarak yağlanmayı sağlar.
  • Aloe vera: Etkili bir ağrı kesici olan aloe vera, jel formunda kireçlenme ağrılarını hafifletebilmektedir. Aloe vera jeli, ağrılı eklem bölgesine masaj yapılarak sürülmelidir.
  • Okaliptüs: Okaliptüs bitkisinden elde edilen yağ, kireçlenmeden kaynaklı eklem bölgesindeki şişlikleri azaltabilmektedir.
  • Zerdeçal: Bilimsel olarak eklem ağrılarını hafiflettiği ispatlanmıştır. Özellikle kireçlenmeye bağlı şişliklerde doğrudan ağızdan alınarak kullanılması tavsiye edilmektedir.
  • Zencefil çayı: Bilimsel bir delil olmamasına rağmen, zencefilin kireçlenmeye karşı olumlu etkileri olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. Özelliklere bölgedeki şişlikleri azalttığı belirtiliyor. Günde 1 bardak zerdeçal çayı tüketmenin kireçlenme sorunlarının hafiflettiği yönünde genel bir kanı var.
  • Yeşil çay: Kireçlenmeye karşı faydalı olduğu bilimsel olarak kanıtlanan yeşil çayın günde 1-2 bardak tüketilmesi tavsiye ediliyor.
  • Çınar yaprağı: Kireçlenmeye karşı tavsiye edilen çınar yaprağı, birkaç dakika kaynamış suda demlenerek tüketilebilir. 15 gün süreyle yemeklerden önce aç karna kullanılması tavsiye ediliyor.
  • Yumurta kabuğu zarı: Doğal bir polimer olan yumurta kabuğu zarı, içeriğindeki çok sayıda faydalı bileşen ve proteinden zengin olmasının da etkisi ile kireçlenme tedavisinde ağrı ve tutukluğu gide sebebiyle erken osteoartrit vakalarında etkili olabilmektedir.

Göğüs Kireçlenmesine Karşı Bitkisel Çözüm

Kadınların göğüslerinde sık rastlanan göğüs kireçlenmesi, patolojik bir durumdur. Sıklıkla hücre ölümü olan bölgelerde kalsiyum birikmesi sonucu ortaya çıkar. Göğüs kireçlenmelerine, yaralanmalar, mamografi veya kanser terapisi tedavileri ve vasküler kireçlenme neden olabilmektedir. Diğer vakalarda mastit veya tıkanmış süt kanalında olduğu gibi kalsiyum fazlalılığı kireçlenme sebebidir.

Her iki durumda da kireçlenme, göğüste kalsiyum birikimi sonucu kalsiyum emiliminde yaşanan sorunlara işaret eder. Magnezyum ve D vitamini bakımından zengin gıdaların alınması, kalsiyumun dengelenmesine ve emilimine yardımcı olur.

Göğüs kireçlenmelerine karşı kullanılabilecek doğal kaynaklar şunlardır;

  • Yonca,
  • Aloe Vera,
  • Kara Ceviz,
  • Mavi Cohosh,
  • Kırmızı biber,
  • Papatya,
  • Karakafes otu,
  • Karahindiba,
  • Sarımsak,
  • Zencefil,
  • Gotu Kola,
  • Şerbetçi otu,
  • Kelp,
  • Sığırkuyruğu,
  • Maydanoz,
  • Nane,
  • Biberiye…

Kireçlenme Nasıl Oluşur?

Kireçlenme, dizler başta olmak üzere boyunda, el ve ayaklarda ağrılara yol açar. Kemiklerin bağlandığı noktalar yani eklemlerdeki kemiklerin birbirine temas etmeden hareket etmesini sağlayan kıkırdak dokusunun incelmesi sonucu oluşur. Kıkırdak dokusunun düzgün bir yüzeyi vardır. Bu doku zarar gördüğünde veya inceldiğinde kemiklerin birleştiği bölgelerde ağrılar ve şişlikler ortaya çıkar.

İleri düzeydeki kireçlenmelerde kıkırdak zarı çok fazla incelir. Bu sebeple kemikler birbirine sürtünmeye başlar ve zamanla aşınır. Daha sonra eklemlerin normal bozulur ve şekil bozukluklarına sebep olur. Başka bir ifadeyle; kemik uçlarının sertleşerek kayganlığını kaybetmesi sonucu meydana gelen kireçlenme, zamanla hareket esnasında acı vermeye başlar.

Kireçlenme riski taşıyan bazı faktörler vardır. Genetik; yani anne veya babada kireçlenme hastalığı olanlar, aşırı kilolu veya obez olanlar ve 50 yaş ve üzerindeki insanlar kireçlenme hastalığı riskiyle karşı karşıyadır. Ayrıca, kadınların erkeklere göre daha fazla kireçlenme sorunuyla karşılaştığı belirlenmiştir.

Kireçlenmeye; sedef ve lupus hastalıkları, ürik asit kristalleri veya çeşitli enfeksiyon hastalıkları yol açabilmektedir.

Kireçlenmenin Teşhisi

Kireçlenme teşhisi; doktora başvurduktan sonra çeşitli yöntemlerle konulabilir. Uzman doktor, fiziki muayene sırasında bölgedeki şişlik ve kızarıklık belirtileri ile teşhis koyabilir. Bunun dışında şu yöntemler vardır;

  • Testler: Eklem sıvıları ve kan testleri ile kireçlenme ve türü belirlenebilir.
  • Görüntüleme: MR, tomografi veya röntgen cihazları ile eklem bölgelerini görüntüleyerek teşhis konabilir.
  • Artroskopi: Eklemlerin görüntülenmesinin ardından hareketlerinib kontrol edilmesidir.
  • İlaçlar: Tedavi için genellikle ilaç önerilir. İlaçlı tedavi olumlu sonuç vermezse cerrahi müdahale gerekebilir.

Kireçlenme Nedir?

Bir vücut dokusu olan kalsiyum tuzlarının birikimi anlamına gelen kireçlenme, genel olarak eklem kemiklerinde oluşur. Kalsiyum yumuşak dokuda anormal olarak çökelebilir ve bu durumda bölgede sertleşmeye yol açar. Kireçlenme, vücudun mineral dengesine göre farklı bölgelerde oraya çıkabilir. Buna göre de çeşitli sınıflandırmaları vardır.

Arterler, kıkırdak, kalp kapakçıkları gibi yumuşak doku kireçlenmeleri, K2 vitamini eksikliğinden veya yüksek kalsiyum ve D vitamini oranı sebebiyle kalsiyum emiliminin zayıflamasından kaynaklanabilmektedir. Genel olarak mineral dengesizliğinin bir sonucudur. Yüksek kalsiyum ve D vitamini oranının tedavisi, K vitamini desteği ile kireçlenme sorunları çözülebilmektedir.

Kireçlenme Türleri

Kireçlenmenin en yaygın türleri “osteoartrit” “ve romatoid artrit”tir.

  • Osteoartrit: Kemiklerin uçlarında sertleşme durumudur. Kemik uçlarındaki kaygan yüzey deforme olarak hareket ettikçe acı verir. Eklemlerde yıllar süren aşınmalar meydana getirir.
  • Romatoid artrit: El ve ayak parmaklarındaki küçük eklemleri, el ve ayak bileklerini, dirsek, diz ve omuz eklemlerini etkileyen bir kireçlenme türüdür.

Kireçlenme Hakkında Diğer Bazı Öneriler

  • Kireçlenme tedavileri, hastalığın yapısına bağlı olarak değişebilir.
  • Vücudu tam anlamıyla dinlendirmek kireçlenmeye bağlı eklem ağrılarını hafifletir. Bu sebeple düzenli uykuyu ihmal etmemek gerekir.
  • Kireçlenme ağrısı yaşanan bölgelere sıcak ve soğuk tampon uygulandığında ağrılar hafifleyecektir.
  • Sıcak tampon, bölgedeki damarları açar ve kısa süre de ağrıları hafifletir.
  • Soğuk tampon, kireçlenmeye bağlı şişlikleri indirir.
  • Diz kireçlenmelerine akupunktur tedavisi de uygulanabilmektedir.
  • Yaşlanmayı geciktirici uygulamalar, kireçlenmenin önüne geçebilir.
  • Meditasyon ve masaj gibi yöntemler de, gergin sinirlerin yol açtığı ağrıların şiddetini hafifletebilmektedir. Bu anlamda ideal bir rahatlama yöntemleridir.
  • Özellikle dizlerdeki kireçlenme ağrıları kilo ile doğrudan bağlantılıdır. Dizlerdeki ağırlık, ağrıları da artıracaktır. Ayrıca kilo, tedavi yöntemlerinin etkilerini ya geciktirir ya da etkisiz kılabilir.
  • Rutin egzersizler, vücudun endorfin salgılamasına yol açar ve ağrıları hafifletir.
  • Günde en az 30 dakika hızlı yürüyüş, bisiklete binmek ve yüzmek gibi sporlara ağırlık vermek, kireçlenmeye yol açan faktörlerden koruyabilir.
  • Kireçlenme tedavisinde, “steroid” (karbon içerikli yağlar) içermeyen ilaçlar kullanılmaktadır. Ancak bu tip ilaçların ülsere yol açabilmektedir.
  • Kireçlenme sorunu yaşayan kişilerin beslenme ve yaşam alışkanlıklarını değiştirmesi de tavsiye edilmektedir.
  • Kaplıca tedavisi, kireçlenme sorunu olanlara sık olarak tavsiye edilen bir yöntemdir.

Spread the love

Eğer bu uyuşmalar boyun ve bilekle ilgiliyse, bitkisel yöntemler ile fayda sağlamak mümkün olabilir. Dr. Feridun Kunak eldeki uyuşmalara karşı dere otu lapasını öneriyor.

Malzemeler:

• 1 demet dere otu,

• 1 çorba kaşığı zeytinyağı,

• 1 çorba kaşığı su

Hazırlanışı ve uygulaması: Malzemeleri bir kapta karıştıraraklapa olana kadar pişirin. Bileklere veya omuzlara koyduktan sonra 25-30 dakika bekletin.

• Daha sonra Adaçayı yağı, Bademyağı ve naneyağı, eşit miktarlarda karıştırılarak uyuşma olan bölgeye masaj yapın

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации