Андрей Смирнов
Время чтения: ~46 мин.
Просмотров: 0

Kırılan Kemiğin Çabuk Kaynaması İçin Ne Yemeli?

  1. Anasayfa
  2. Sağlık
  3. Kireçlenmeye kesin çözüm
image

02 Eylül 2009 Çarşamba   Saat: 10:18

İnsanoğlunun kireçlenmeye karşı kendi bünyesinde sigortası olduğunu biliyor muydunuz ?

Eklem kireçlenmesi dünyada en sık görülen eklem rahatsızlığı. Hareket ederken ağrıya yol açan hastalık, kadınlarda dizlerde ve ellerde, erkeklerde ise kalçada daha sık görülüyor. Eklem kireçlenmesiyle baş etmenin en etkili yolu ise bilinçli egzersiz Eklem kireçlenmesi hareket etmeyi işkenceye çeviren ancak egzersizle önlenebilen bir hastalık. Prof. Dr. Murat İnanç, kireçlenmenin nasıl oluştuğunu, nasıl tedavi edildiğini ve önlemele yöntemlerini anlattı. Eklem kireçlenmesi nedir? Eklem kireçlenmesine biz tıp dilinde osteoartrit diyoruz. Bu hastalık, eklemlerin yüzeylerinde ve aynı zamanda altındaki kemikte hasara yol açarak eklemin görevini yapamamasına neden olur. Kireçlenme terimi aslında bu hastalığın sadece bir bölümü olan kemiklerdeki büyüme ve çıkıntılar oluşmasını ifade eder. Oysa hastalık bunun ötesinde eklem yapısında önemli bozulmalara yol açar. Ne tür sorunlar oluşturur? Kalça, diz, parmaklar gibi kemiklerimizin karşı karşıya geldiği ve eklemleştiği bölgelerin yüzeyinde kıkırdak olarak isimlendirilen süngerimsi bir doku bulunur. Bu doku ekleme yük bindiğinde, yükü azaltıcı bir rol oynar. Osteoartritli bir hastada kıkırdak dokusu ince ve düzensiz hale gelir. Buna karşın kıkırdağın altındaki kemik dokuda kireçlenme yani kalınlaşma oluşur. Bu değişiklikler eklemin yapısının ve mekaniğinin bozulmasına, hareketinin kısıtlanmasına neden olur. Bunun sonucunda da eklemlerde şekil bozukluğu ortaya çıkar. Bazı hastalarda eklemde değişiklikler olmasına karşın şikâyetler geri planda olabilir. Buna karşın hastaların önemli bir bölümünde özellikle hareketle eklem ağrıları ve hareket kısıtlılığı ortaya çıkar. Osteoartrit sonuçta kalp yetersizliği ya da böbrek yetersizliği gibi ‘eklem yetersizliği’ olarak yorumlanabilir. Sık rastlanan bir sorun mu? Osteoartrit dünyada en sık görülen eklem hastalığıdır. Kadınlarda dizlerde ve ellerde daha sık görülürken, erkeklerde kalçanın tutulmasına daha çok rastlanır. Yaşlanmayla sıklığı artar. Farklı tipleri var mı? Osteoartrit sonuçta aynı bozukluklarla karşımıza çıksa da tek bir hastalıktan çok, değişik nedenlere bağlı gelişen farklı şekilde seyirleri olan bir hastalıklar topluluğudur. Buna bağlı olarak her osteoartriti olanda aynı belirtiler olmaz ve hastalık kişiden kişiye farklar gösterir. Mesela bazı hastalarda tek bir diz eklemi hastalanırken, başka bir kişide her iki elin birçok ekleminde hastalık görülebilir. Hastaların bir bölümünde sadece omurga eklemlerinde bozukluklar görülür ve buna bağlı olarak bel ağrıları ortaya çıkabilir. Sebepleri nelerdir? Osteoartitli bir hastada çoğunlukla buna yol açan belli bir neden bulunamaz, bu durumda ‘birincil’ osteoartrit düşünülür. Bazı hastalarda ise eklem kireçlenmesine, bozulmasına yol açan neden tanımlanabilir. Bazen kanın yapısı ya da hormonlarla ilgili bozukluklar, özel kalsiyum kristallerinin birikmesi altta yatan sebep olabilir. Ayrıca eklemle ilgili kalça çıkığı gibi doğumsal bozukluklar da eklem kireçlenmesine yol açabilir. En önemli etkenlerden biri de, eklemin maruz kaldığı darbelerdir. Bu darbeler hastalığı başlatıcı etki gösterebilir. Bu durumda ‘ikincil’ yani başka bir hastalık sonrası ortaya çıkan osteoartrit teşhisi konur. İltihaplı romatizmalara bağlı eklem hasarları zaman içinde osteoartrite yol açabilir. Benzer şekilde çeşitli nedenlerle yapılan eklemle ilgili ameliyatlar sonrasında da osteoartrit gelişebilir. Hastalığı kolaylaştırıcı faktörler var mı? Yıllardır yapılan araştırmalara rağmen osteoartritin gelişmesindeki nedenler tam olarak çözülemedi. Fakat bugün geçmiş yıllara oranla bu hastalığın gelişmesini kolaylaştırıcı faktörler çok daha iyi biliniyor. Nadir olarak gençlerde de görülmesine karşın osteoartit yaş ilerledikçe ortaya çıkma ihtimali artan bir hastalık. Dizlerde gelişen osteoartritte en belirgin risk faktörü şişmanlıktır. Şişmanlık sadece eklem üzerindeki yükü artırmıyor, aynı zamanda vücutta yaptığı kimyasal değişiklerle de eklem kireçlenmesini ortaya çıkarıyor. Hastalığın kadınlarda menopoz sonrası gelişmesinde hormonal faktörlerin de rolünü düşündürüyor. Fakat bu konu tam aydınlığa kavuşturulamadı. Eklem kireçlenmesi ve kemik erimesi arasında ilişki var mı? Eklem kireçlenmesi ve osteoporoz (kemik erimesi) genellikle aynı hastada görülmez. Osteoartritli hastalarda kemik yoğunluğunun daha yüksek olduğunu gösteren çalışmalar var. Buna karşın osteoartritli kişilerde şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kanda ürik asit yüksekliğine daha sık rastlanıyor. Bütün bu hastalıkların kökeninde şişmanlık olabileceği gibi ortak bir hastalık mekanizması da olabileceği yönünde görüşler var. Kireçlenme hangi eklemlerde görülür? En sık boyun ve bel bölgeleri, kalçalar ve dizler, el ve ayak başparmağı eklemleri ve diğer el parmaklarının eklemlerinde görülür. Hastaların bir bölümünde sadece el eklemleri, bir bölümünde diz eklemleri veya sadece kalça eklemleri hastalanabilir. Bazen tek bir eklem tutulabilir. Osteoartrit özellikle bazı kadın hastalarda bütün bu sözünü ettiğimiz eklemleri tutabilir bu duruma yaygın osteoartit denir. Belirtileri nelerdir? Osteoartrit eklem ağrılarına neden olan hastalıkların başında gelir. Hastanın hekime gitmesine yol açan en önemli neden ağrıdır. Tutulan eklemlerde ağrıya ilave olarak hareket ettirmekte güçlük, zaman zaman veya bazen sürekli olarak şişlik ortaya çıkabilir. Şikâyetler başlangıçta genellikle tek taraflıdır. Fakat şikâyet olmayan tarafta da hastalık belirtileri sık olarak bulunur. Zaman içinde eklemler çevresindeki kemiklerde büyüme ve çıkıntılar meydana gelebilir. Bunlara ek olarak eğer dizler hastaysa gözle fark edilebilecek şekilde eklemin normal duruşu bozulur. Bütün bunlar eklemlerde şekil bozukluğuna neden olur. Evet. Daha önce olmayan sesler çıtırtı şeklinde ortaya çıkabilir, eklemlerde hareket sırasında takılma hissi olabilir. Hastada duruş bozukluğu, eklemlerde hassasiyet, hareket kısıtlılığı, eklemlerde hareket sırasında, yürüme esnasında güvensizlik ve eklemde boşalma hissi ortaya çıkabilir. Bütün bunlar eklemin yaptığı hareket açısından yetersiz olduğunu ortaya koyan belirtilerdir. Osteoartriti iltihaplı eklem hastalıklarından ayıran en önemli özellik, hastanın genel sağlığında bozulmaya yol açmamasıdır. Buna karşın ileri yaşta görülmesi kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi hastalıklarla birlikte bulunması olasılığını artırıyor. Nasıl teşhis edilir? Hastanın hekim tarafından değerlendirilmesi genellikle teşhis konulması için yeterli. Osteoartitli hastalarda eşlik eden bir hastalık yoksa kan testlerinin normal sınırlarda olması beklenir. Bazen kanda iltihap olduğunu gösteren testlerde hafif yükselmeler olabilir. Hastalık iç organları etkilemez. Eklemde sıvı birikimi (şişlik) miktarı çok olduğunda hekimler eklem sıvısını boşaltarak inceleme yapabilir. Artrit yapan birçok hastalıkta uygulanan bu yöntem hekimler tarafından bir kez kullanılıp atılan malzemelerle ve mikroplar için gerekli önlemler alındıktan sonra uygulanmalı. Eğer bu kurallara dikkat edilirse hastaya zarar vermez veya eklemin daha çok hastalanmasına neden olmaz. Hekim gerekli gördüğünde tanı amaçlı olarak bilgisayarlı tomografi, MR gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Peki nasıl tedavi edilir? İlk aşamada hastaya bilgi verilmesi gerekli. Tedavi konusunda hastanın özelliklerine ve osteoartit ile birlikte bulunan diğer sağlık sorunlarının durumuna göre karar verilir. Hastalığın ortaya çıkmasını, ilerlemesini ya da tamamen ortadan kalkmasını sağlayacak bir ilaç tedavisi yok. Buna karşın ağrının azalmasını sağlayan tedaviler yapılabilir ve hastalığın ilerlemesini önleyebilecek tedbirler alınabilir. Tedavide amaç hastanın günlük yaşamını ağrısız sürdürmesi ve günlük işlerini kısıtlama olmadan yapabilmesi yani fonksiyonunu korumasıdır. Hastanın değerlendirilmesinde osteoartrit ile birlikte görülebilecek yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi sağlık sorunlarının dikkate alınması çok önemli. Kalçalar, dizler ve ayaklarda görülen osteoartritin gelişiminde önemli bir faktör olan şişmanlıkla mücadele edilmeli ve uygun bir diyet yapılmalı. Egzersizin önemi nedir? Hastalar uygun egzersizlerle kas güçlerini artırarak osteoartrit ile çok daha iyi mücadele edebilir. Eklem üzerindeki yükün azaltılması tedavide çok önemli. Gerektiği kadar egzersizin de olduğu bir tedavi planı yapılmalı. En uygun egzersizler hangileri? Hastalığı ilerlemiş olanlarda en uygun egzersiz programının seçilmesi uzmanlık gerektirir. Hastalığın erken dönemlerinde ise yoğun olmayan yürüyüş ve yüzme çok yararlıdır. Bazı hastalara hareketi kolaylaştırmak için ortopedi veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanları tarafından yardımcı cihazlar önerilebilir. Eklemin şiş, sıcak olduğu durumlarda soğuk uygulama çok yararlı olabilir. Gereken hastalarda fizik tedavi yöntemleri uygulanabilir. Tedavide hangi ilaçlar kullanılıyor? Ağrılı eklemler için bazı kremler, basit ağrı kesicilerden yararlanılıyor. Ağrılar şiddetli olduğunda iltihap önleyici özelliği olan romatizma ilaçları kullanılabilir. Bu gruptaki romatizma ilaçları uzun süre alınırsa iç organlarda çeşitli yan etkiler ortaya çıkabilir. Bu nedenle ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalı. Uygulanan yöntemlerden biri de, eklem içine veya çevresine yapılan iğneler. İğne tedavisinde en sık kortizonlu ilaçlar kullanılıyor. Bir uzman tarafından gerekli steril koşullarda yapılırsa yarar sağlar. Ayrıca yan etkileri de azdır. Ancak her enjeksiyonda olduğu gibi alerji, bölgesel küçük kanamalar gibi istenmeyen etkiler görülebilir. İğne tedavisinde kullanılan ilaçlardan biri de, hyaluronat preparatlarıdır. Hyaluronat eklemde bulunan bir maddedir eklemi hareketlerini kısa bir süre kolaylaştırıcı etki gösterir. Uzun dönem yararlı olduğu hastalar da var. Bu ilaçların genellikle haftada bir kez, arka arkaya üç-beş enjeksiyonla uygulanır. Ameliyat ne zaman gerekli? Tıbbi tedavilerden yararlanmayan ya da hastalığı ilerleme gösteren hastalarda ameliyat gerekli olabilir. Ameliyatla sürekli ağrı ve fonksiyon kayıpları önlenebilir. Ameliyat hastalığın durumuna, yerine göre kapalı veya açık olarak uygulanabilir. Hastaların bir bölümünde özellikle hasta eklemin (özelikle diz ve kalça) tamamen değiştirilmesi gerekebilir. Bu durumda ileri teknolojiyle üretilen protez ameliyatları yapılması gerekir. Bu ameliyatlar ortopedi uzmanları tarafından ülkemizde başarıyla uygulanıyor. Radikal / Özgür Gökmen ÇELENK

Kireçlenme (osteoartrit), eklemlerdeki kıkırdak dokusunun deformasyonu ile ilişkilidir ve vücudun her ekleminde meydana gelebilir. Kıkırdak, normal eklemlerde kemiklerin uçlarını örten sağlam bir yapıdır. Osteoartrit, eklemdeki kıkırdağın sertleşmesine ve elastikiyetini kaybetmesine neden olur. Zamanla kıkırdak yıpranabilir, bunun sonucunda eklemler kayganlığını yitirerek, hareket etme kabiliyetini büyük ölçüde kaybeder. Kıkırdak bozulduğunda, tendonlar ve bağlar gerilerek ağrıya neden olur. Durum kötüleşirse kemikler birbirine sürtünebilir.

  • Hastanın ağrısının giderilmesi,
  • Hareketlerdeki kısıtlamanın ve günlük yaşam aktivitelerindeki zorlukların gideirlmesi,
  • Hastalığın ilerlemesinin engellenmesi.

Tedavide ilk basamak hastanın eğitimidir. Hasta öncelikle hastalığı konusunda bilinçlendirilmelidir. Ağır egzersizlerden ve zedelenmiş eklemin aşırı kullanılmasından sakınılmalıdır. Kilo verilmesi ile birlikte aşırı yük taşıyan eklemlerde osteoartrite bağlı şikayetler azalır. Ağrılı dönemlerde hastaya istirahat önerilir.

image

Düzenli Egzersiz

Kapsamlı egzersiz programları ile eklemi çevreleyen kaslar güçlendirilir. Böylece ekleme binen yükün azaltılması sağlanmış olur. Ancak uygulanacak egzersiz programının mutlaka hekiminiz veya fizyoterapi uzmanınız tarafından düzenlenmesi gerekir. Yanlış uygulanan hareketler eklemlerinizdeki hasarı arttırabilir. Doğru uygulamaya bir örnek olarak, dizdeki kuadriseps kasını güçlendirmek, osteoartrit durumunda diz ağrısının azaltılmasına yardımcı olur.

Fizik Tedavi

Eklem işlevini, esnekliği artırmak ve kas gücünü güçlendirmek için uzmanlar tarafından uygulanan fizik tedavi, kireçlenme tedavisini olumlu yönde etkileyecektir. Sıcak ve soğuk uygulanan kompresler, osteoartritten kaynaklanan ağrıları ve rahatsızlıkları gidermeye yardımcı olur.

Destekleyici Medikal Cihazlar

Destekleyici veya yardımcı cihazlar, osteoartritli eklemler üzerindeki baskıyı azaltmaya yardımcı olabilir. Cihaz kullanımı eklemin anatomisine göre farklılık gösterebilir. Örneğin diz destekleri bağların ve tendonların stabilize edilmesine ve ağrıyı azaltılmasına yardımcı olur. Bastonlar veya koltuk değnekleri belirli eklemlerdeki baskıyı azaltır ve yük dağılımını sağlar. Omurga osteoartritinin semptomları ise, daha sıkı bir şilte ve sırt desteği veya boyunluk ile hafifletilebilir.

İlaçlar

Kireçlenme durumunda eklem ağrısı ve eklem sertliği, anti-enflamatuar ilaçlarla giderilebilir. Ağrı giderici kremler veya spreyler de doğrudan ağrılı bölgeye uygulandığında ağrıların azalmasına yardımcı olur. Etkilenen ekleme steroid veya hyaluronik asit enjekte edilmesi kalıcı ağrıların azalmasına yardımcı olabilir.

Osteoartrit ağrısı şiddetli olduğunda ve diğer tedaviler işe yaramadığında, bazı doktorlar narkotik gibi daha güçlü ağrı kesiciler verecektir. Fakat bu tedavi yöntemlerinin hiçbiri osteoartritin neden olduğu eklem hasarının ilerlemesini tersine çevirmeyecek veya yavaşlatmayacaktır. Ancak kireçlenme belirtilerini baskılamaya yardımcı olur.

Alternatif Gıda Takviyeleri

Yapılan bilimsel çalışmalarda glukozamin ve kondroitin takviyelerinin, osteoartritli hastalarda ağrıyı hafifletebileceği gösterilmiştir.

Glukozamin, glikozaminoglikan zincirlerinin biyosentezi ve diğer kıkırdak proteoglikanlarının üretimini tetikleyen bir aminosakkarittir. Yapılan çalışmalarda glukozamin takviyesi almanın kollajen parçalanmasını azaltabileceğini göstermektedir. Ancak muhtemel yan etki risklerinden kaçınmak ve maksimum faydayı sağlamak için bitkisel formdaki glukozamin takviyelerinin seçilmesi uzmanlarca tavsiye edilmektedir.

SAM-e, osteoartrit için potansiyel faydaları olan başka bir takviyedir.

Yan etkileri olabileceği ve ilaçlarla etkileşime girebileceği için, aldığınız takviyeleri doktorunuza bildirmeyi unutmayın ve sadece güvenilir kaynaklardan üretilen GMP ve kalite sertifikalarına sahip firmaların ürünlerini tercih edin.

Kireçlenmede Beslenme

Süt Ürünleri : Osteoartrit tedavisinde süt, yoğurt ve peynir gibi az yağlı süt ürünleri ve kemik gücünü artırdığı tespit edilen kalsiyum ve D vitamini açısından zengin besinler tüketilebilir. D vitamini, kalsiyum emilimi için gereklidir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Yapraklı yeşil sebzeler gibi diğer kalsiyum ve D vitamini açısından zengin yiyecekleri tüketmeniz faydalı olacaktır.

Brokoli : K ve C vitaminleri bakımından zengin olan brokoli, araştırmacıların kireçlenme belirtilerinin ilerlemesini önlemeye ve yavaşlatmaya yardımcı olabileceği düşünülen sülforafan adı verilen bir bileşik içerir. Brokoli, kemik yapıcı faydaları ile bilinen kalsiyum açısından da zengindir.

Yeşil Çay : Yeşil çay, iltihabı azaltan ve kıkırdak yıkımını yavaşlatan antioksidanlar olan polifenolleri içerir. Araştırmalar ayrıca, yeşil çayda Epigallokateşin-3-gallat (EGCG) adı verilen bir başka antioksidanın, romatoid artritli kişilerde eklem hasarına neden olan moleküllerin üretimini engellediğini göstermiştir.

C Vitamini Açısından Zengin Besinler : Turunçgiller, portakal, greyfurt ve misket limonu gibi yiyecekler C vitamini açısından zengindir. Araştırmalar, iltihaplı artriti önlemede ve kireçlenme durumunda sağlıklı eklemleri korumak için doğru miktarda C vitamini takviyesi almanın yardımcı olduğunu gösteriyor.

Sarımsak : Araştırmalar, allium ailesine ait besinlerle yani düzenli olarak sarımsak, soğan ve pırasa gibi yiyecekler yiyen kişilerin daha geç kireçlenme belirtisi gösterdiğini göstermiştir. Araştırmacılar, sarımsakta bulunan bileşik diallil-disülfinin insan hücrelerindeki kıkırdağa zarar veren enzimleri sınırlayabileceğini düşünmektedirler.

Aleo Vera : Alternatif tıpta en çok kullanılan bitkilerden biridir. Antiinflamatuar özelliklere sahiptir. Artrit ağrısı için yaygın olarak kullanılan nonsteroid anti-enflamatuvar ilaçların (NSAID’ler) olumsuz gastrointestinal etkilerine sahip değildir. Topikal olarak cilt üzerine de uygulanabilir.

Boswellia : Geleneksel ve alternatif tıpta kullanılır. Anti-enflamatuar özellikleri vardır. Hindistan’a özgü Boswellia ağaçlarının sakızından elde edilir. Deneylerden elde edilen sonuçlar, Boswellia’nın kireçlenme nedeniyle oluşan ağrı, sertlik ve işlev kaybını iyileştirmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Akupunktur

Osteoartritli bazı kişilerde anında ağrı kesimini sağladığı ve hastalığın belirtilerinin azalmasında önemli faydaları olduğu gösterilmiştir.

Ameliyat

Osteoartritli bazı kişilerde anında ağrı kesimini sağladığı ve hastalığın belirtilerinin azalmasında önemli faydaları olduğu gösterilmiştir.

  • Hasarlı kıkırdağı temizlemek veya dokuları onarmak için atroskopi yöntemi düşünülebilir. Artroskopi; fiberoptik cihazlar kullanılarak eklemlerin içlerini görüntülü muayene ederek eklem içinde meydana gelen hastalık ve yaralanmaların tanı ve tedavisini sağlayan bir yöntemdir.
  • Osteotomi; dejenerasyona uğramış eklemin kesilmesi ve yeniden şekillendirilmesi işlemidir. Bu yöntem, dejenerasyona uğramış kısım üzerindeki baskıyı kaldıracak ve kemiklerin hizalanmasını düzeltecektir.
  • Protez: Hasarlı eklem, anatomik olarak aynı fakat yapay olanla değiştirilir. Protezler eklemler gibi normal bir eklemin tüm hareketine sahip değildir, ancak eklem işlevselliğini önemli ölçüde iyileştirmektedir.
  • Eklem Füzyonu: Hasarlı eklem çıkarılır ve eklemin iki kemiği birleştirilir. Bu işlem, eklem replasmanının etkili olmadığı alanlarda daha sık yapılır.

Kireçlenmede Süreç Nasıl Yürütülür? Kireçlenmede Yaşam Kalitemizi Nasıl Arttırabiliriz?

Kireçlenme (osteoartrit) ve semptomlarını yönetmek için bazı stratejiler geliştirebiliriz. Bunlar;

Otokontrol becelerini öğrenmek: Kireçlenme dahil diğer kronik rahatsızlıkları olan kişilerin, artritin yaşamlarını nasıl etkilediğini anlamalarına ve semptomlarını kontrol etme ve yaşam kalitelerini arttırma konusundaki çabalarını artırmalarına yardımcı olan seminerleri ve eğitim sınıflarını takip etmesi faydalı olabilir.

Fiziksel olarak aktif olmak: Uzmanlar, yetişkinlerin haftada en az 150 dakika, orta düzeyde fiziksel aktivite yapmasını tavsiye ediyor. Yürüme, yüzme veya bisiklete binme önerilen orta, düşük etkili aktivitelerdir. Düzenli fiziksel aktivite, kalp hastalığı, felç ve diyabet gibi diğer kronik hastalıkların gelişme riskini de azaltır.

Doktorunuza danışmak: Sağlık uzmanınızla düzenli olarak görüşmek ve önerilen tedavi planınızı takip etmek, kireçlenmenin kontrolünde aktif bir rol oynar. Bu özellikle diyabet veya kalp hastalığı gibi başka kronik rahatsızlıkları olan hastalar için önemlidir.

Kilo vermek: Fazla kilo veya obezite durumuna sahip kişiler için kilo vermek eklemler üzerindeki baskıyı azaltır. Özellikle de kalça ve dizler gibi ağırlık taşıyan eklemler için bu önemlidir. Sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bunu sürdürmek, eklem ağrılarını hafifletir ve eklem işlevini iyileştirebilir.

Eklemlerinizi koruyun: Eklem yaralanmaları ve eklem üzerinde stres yaratmak kireçlenmeye neden olabilir. Bu gibi durumlardan kaçınıp, eklemlerinizi korumak kireçlenme riskini en aza indirir.

Kaynakça

Oops… Slider with alias ilginizi çekebilir not found. Kırılan kemiğin çabuk kaynaması için ne yemeli? Kemik kaynaması hızlandırma

Kırılan kemiğin çabuk kaynaması için ne yemeli? Kırık kemik kaynamasına ne iyi gelir? Kırık için bitkisel tedavi yöntemleri nelerdir?

Evet, bu yazımızı okuyorsanız, sizin ya da bir yakınınızın başından talihsiz bir olay geçmiş olabilir. Fiskosta.com olarak, kemik kırıklarına iyi gelen besinler, yiyecekler nelerdir,  kırık tedavisinde ne yemeli, kemik kırığı nasıl çabuk iyileşir, birtakım önerilerde bulunacağız.

Biz de çok şansız ve ağır bir kaza geçirdik. Kardeşimde femur kırığı oluştu. Bunun üzerine kardeşime kemiğinin hızlı kaynaması adına güzel bir program hazırladık. Nelerle beslendiğini, neler yaptığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Biz büyük katkısını gördük, sizlere de yararlı olabilmeyi umuyorum.

Hazırsanız, kırık kemiğin çabuk kaynaması için ne yapmalı, ne yemeli yazımıza hemen başlayalım.

Kırılan kemiğin çabuk kaynaması için ne yemeli, içmeli? – Saraçoğlu kürleri

Kemiğin hızlı iyileşmesi için beslenmenin büyük önemi olduğunu biliyoruz. Peki, kırık kemiklerin kaynaması için ne yemeli, ne içmeli? İşte tam da bu noktada sizler için hiçbir yerde bulamayacağınız harika önerilerim olacak.

Kemiğin hızlı kaynaması için formül 1:

200-250 gram brokoliyi küçük parçalara ayırın. Bu arada, 2 bardak suyu kaynatın. Su kaynadıktan sonra parçaladığınız brokolileri kaynamış suya ilave edin. Ağzını kapatın, 6 dakika boyunca kaynatın. Ilıdıktan sonra süzün.

Günde 2 defa tüketin.

Kürü aç karnına tüketmenizi tavsiye ediyoruz.

7 gün tüketip 3 gün ara verin.

Brokolileri de tüketebilirsiniz; müthiş bir kalsiyum deposudur. Kemik kırıklarına ne iyi gelir, kemik kırıkları için ne yemeli diye soranlara çok etkili bir öneride bulunduk.

Şimdi geldik, kemik nasıl çabuk kaynar diyenlere ikinci tavsiyemize…

Kemiğin çabuk kaynaması için formül 2:

Susamın kalsiyum deposu olduğunu hiç duymuş muydunuz? Kemiğin çabuk kaynaması tedavisi için çok etkili besinlerden biri de susam yağıdır.

Günde bir kez aç karnına 1 yemek kaşığı susam yağı için.

Susam yağının soğuk pres, yani soğuk çekim olmasına dikkat edin.

Kırılan kemik nasıl iyileşir, bitkisel yöntemler nelerdir, İbrahim Saraçoğlu hocamızın tavsiyeleriyle paylaştık.

Kırılan kemiğin çabuk kaynaması için ne yemeli, ne yapmalı? Önerilerimize devam ediyoruz.

Kemiklerin hızlı kaynaması için ilaç – B12 ve D vitaminleri

Kırık kemik kaynaması için ne yemeli? Kemik kaynaması için ilaç tüketilebilir mi?

Evet, kemik kırıkları için beslenme çok önemli demiştim. Yanı sıra ilaç takviyelerinin de şart olduğunu belirteyim. Nedir bu ilaç takviyeleri?

B12 vitamini

D vitamini

B12 vitaminini 800-1000 seviyelerine çıkarmamız şart. Bu vitaminin kas ve kemik sistemi için çok önemli olduğunu söylemek istiyorum. Kırılan kemik kaynama süresi kısalması için bu süreçte düzenli olarak B12 vitamini kullanmalısınız.

Solgar’ın B12 dil altı tableti aradığınız ilaç olabilir. Bu konuda daha ayrıntılı bilgiye ulaşmak isterseniz, Solgar B12 yazımı mutlaka okuyun.

D vitamininin kemikler için ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliriz. Özellikle kemik kırığı durumlarında D vitamini almak gerekiyor.

D vitamini seviyesini de yine yükseltmeye çalışmalısınız.

Yetişkinlerde ilk 3 ay kemiğin tekrar oluşumu için çok önemli. Bu yüzden ayda bir kere D vitamini ampulünü zeytinyağı ile karıştırarak için. Dört ay sonra da 2 ayda bir ampul kullanımına devam edin.

Kırılan kemik nasıl çabuk kaynar diyenler için B12 ve D vitaminleri takviyesi şart.

Biz femur kırığı yaşadık. Bu kırık için doktor 9 ay gibi bir iyileşme sürecinden bahsetti. Bu nedenle D vitaminine çok önem verdik. Kemik nasıl çabuk kaynar, ne yapılır diyenler de D vitaminini mutlaka önemsemeliler.

D vitamini ile ilgili daha fazla bilgi almak için tıklayın.

D vitamini demişken güneşi anımsamamak olmaz. ? Anneannelerimiz, “1 Ağustos geçmeden kırık iyileşmez,” derlerdi. Bu yüzden, mevsimindeyseniz güneşten yararlanıp D vitamini almaya çalışın.

Ayrıca, Omega 3 kullanımının da kemik kırıklarında önemi olduğunu okudum; fakat biz Omega 3 kullanmadık. Siz bu konuda daha detaylı bilgi almak isterseniz ilgili yazımıza buradan ulaşın.

Omega 3’ü doğal yollarla da alabilirsiniz. Bu konudaki önerilerime de Omega 3 Nasıl Alınır başlıklı yazımdan ulaşabilirsiniz.

Kırılan kemiğin çabuk kaynaması için ne yemeli, diyenlere şimdi de lezzetli önerilerde bulunalım. ?

Kırığın çabuk iyileşmesi için ne yapılır? – Kelle paça çorbası

Kemik kırılması nasıl iyileşir, kırık iyileşmesi için neler yenmeli, bir öneri daha…

Tabii ki hepimizin bildiği paça çorbası… Günde 2 kâse paça çorbası içmenizi öneriyorum. Kardeşime de böyle yaptık. Bir kâse öğleden önce, bir kâse de öğleden sonra… Kelle paça çorbasına bolca doğal elma sirkesi ilave ettik. Sirkemiz de el yapımıydı. Nasıl yaptığımızı öğrenmek isterseniz Doğal Elma Sirkesi Yapıyoruz başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

Kelle paça çorbasının kemik kırığını iyileştirmede bilimsel olarak kanıtlanmış bir etkisi yoktur; ama tencerenin dibine baktığınızda ve çorba biraz donduğunda, nasıl kemiksi bir yapı oluştuğunu hepiniz göreceksiniz. Ben bu yüzden kelle paça çorbasının kemik oluşumunu hızlandırdığına eminim.

Kırılan kemik nasıl hızlı kaynar? – Kemik suyu

Kırık kemik nasıl çabuk kaynar, iyileşir? Kemik kaynaması için gerekli besinler listemize bir madde daha ekleyelim: Kemik suyu.

Yine kemik kırıklarında kemik suyu kullanıldığını bilmeyeniniz var mı? Biz öyle çorbalara ekleyerek kullanmadık. Tam bir kemik ilacı gibi düşünün.

İlikli kemikleri kaynattık, buzdolabında muhafaza ettik. Her sabah aç karnına 1 su bardağı bol limonlu kemik suyu tükettik.

Kemik kırığı nasıl çabuk iyileşir, tedavisi nedir, diyenler için harika bir doğal yöntem.

Kırılan kemiğin çabuk kaynaması için ne yemeli, biraz da daha genel besinlerden bahsedelim. Başlıyoruz…

Kemik kaynaması için besinler nelerdir?

Yumurta…

Her sabah 1 ya da 2 tane yumurtayı bol tereyağında pişirerek yiyin. Yağda yumurtadan sıkıldığınız günlerde de haşlanmış yumurta tüketebilirsiniz; ama o günlerde de mutlaka bir dilim ekmeye kalın bir tabaka tereyağı sürerek yemeyi ihmal etmeyin. Biliyorsunuz, yumurta tam bir multivitamindir.

Yumurta kabuklarında da çok fazla kalsiyum olduğunu biliyor musunuz? Yumurta kabuklarındaki kalsiyumu nasıl çıkaracağınızı öğrenmek için Evde Kalsiyum Yapımı yazımıza göz atabilirsiniz.

Yeşillikler…

Özellikle kahvaltıda birer tutam maydanoz, nane gibi yeşillikler yemeye çalıştık; ama en çok da dereotu yedik çünkü dereotunun kalsiyum değerinin çok yüksek olduğunu öğrendim.

Yoğurt…

Evimizde yoğurt yapıldığı için çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Her gün bir kâse el yapımı yoğurt yedik. Bu da özellikle doktorumuzun önerisiydi.

Kefir…

Kefirin de kemik kırıklarını onarmakta çok faydalı olduğunu okudum; fakat biz uygulamadık. İsteyenler uygulayabilirler.

Kuru üzüm…

Aslında kuru üzüm çekirdeğinin kırık tedavilerinde çok etkili olduğunu anneannelerimizden süregelen bir bilgi olarak duymuşuzdur. Biz her gün bir çay tabağı çekirdekli siyah kuru üzüm tükettik; ama bunun çekirdeklerini çok iyi çiğnemeye özen göstermelisiniz.

Siyah çay…

Siyah çayda bulunan bir maddenin de kemiğin kaynamasını hızlandırdığını öğrendim ve günde iki üç çay bardağı kadar da şekersiz çay tükettik.

Kahvaltılarda mutlaka peynir tüketilmesi gerektiğini söylemeye bile gerek görmüyorum. ?

Kırılan kemiğin çabuk kaynaması için ne yemeli, listemiz biraz uzun. Bütün bunları kırıkla mücadele eden hastaya yedirip onu bıktırmayalım. ? Bu iyileşme sürecinde düzenli olarak ve azar azar bunları uygulamanızı tavsiye ederim. Biz bunları tüketirken, örneği paça çorbası içtiğimiz süreçte kemik suyu kullanmadık. Yoğurt tüketiyorsanız, kefir yemeyebilirsiniz.

Kemik kaynaması hızlandırma açısından yukarıdaki besinler gerçekten çok etkili.

Kırık kaynaması için ne yemeli, uzun uzun anlattım; peki kemiklerin hızlı kaynaması için ne yememeli? Evet, biraz da bu konuya değinmek istiyorum.

Kemiğin hızlı iyileşmesi için ne yememeli?

Kırıklarda kaynama gecikmesi ve nedenleri neler olabilir? Evet, kırık iyileşmesi için ne yemeli konusuna değindik; şimdi de yenmemesi gerekenler listesine bir göz atalım.

Kemik kırıklarının iyileşmesi için dikkat edilmesi gerekenler acaba nelerdir?

Bamya…

Bu 9 aylık süreçte bamya tüketmekten kaçındık. Ne derece doğrudur bilmiyorum, halk arasında bamyanın kırığın kaynamasını geciktirdiğine inanılır. Kırık çıkıkçılar, yanlış kaynayan kemiğe bamya sararlar ve yumuşadıktan sonra kemiği kırıp kaynaması için tekrar sararlarmış. O yüzden bamya tüketmedik.

Balık…

Kalben inanmasam da balık da tüketmedik. Birçok bilimsel makalede kemiğin kaynaması için balık önerilirken, halk arasında da balık tüketiminden kaçılıyor. Bamya ile aynı mantığa sahip. Yani balık da tüketmedik.

Sigara…

Sigara hiçbir halükarda önerilmiyor; ancak sigara içenlerin de kırılan kemiğinin kolay kolay kaynamadığını belirteyim.

Kırığın kaynamasını engelleyen etkenler nelerdir, diyenler için yukarıdaki uyarılarımın faydalı olacağına inanıyorum.

Kırılan kemiğin onarılması için başka ne yapılmalı?

Kırılan kemiğin çabuk kaynaması için ne yemeli, neler yapmalı konulu makalemde birkaç öneride daha bulunmak istiyorum.

Egzersizlerin önemine de değinmemek olmaz. Kemik kırıklarında düzenli olarak egzersiz yapanların kemiklerinin daha çabuk kaynadığını gözlemlenmiş; tahmin ediyorum ki kan gelen yere can gelir mantığındandır.

Son olarak uykudan da bahsetmek istiyorum. Sadece kemik kırıklarında değil, karşılaştığımız bütün sorunlarda düzenli bir uykunun ne kadar önemli olduğunu hatırlatayım. Aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmaya dikkat edin. Özellikle gece 23’ten sonra uykuda olursanız hücreleriniz yenilenecektir.

Kırık kemiğin çabuk kaynaması için evde ne yapılabilir, diyenlere güzel önerilerde ve uyarılarda bulundum sanırım, ne dersiniz?

Tüm bunlara dikkat ederseniz, kemiğin çabuk kaynaması belirtileri de kendini hissettirecektir.

Kırılan kemiğin çabuk kaynaması için ne yemeli, ne yememeli, kırılan kemik en hızlı nasıl kaynar, neler yapmalıyız? Sizler için çok faydalı ve etkili tavsiyelerde bulunduğuma inanıyorum.

Kırık kemiği ameliyatı önemli bir konudur. Kırık kemik ne kadar sürede kaynar diye merak edenler için de söylemek isterim: Bu, kırılan kemiğin türü ve uygulanan yöntemlere göre değişkenlik gösterecektir. Tabii yaşa göre kemik kaynama süresi de farklıdır. Diğer yandan, parçalı kırık tedavisi biraz daha zaman ve özen gerektirir.

Kırılan kemiğin çabuk kaynaması için ne yemeli, kemik kırığı nasıl çabuk iyileşir, yorumlar ve görüşlerinizle yazımıza katkıda bulunabilirsiniz. Sizin denediğiniz kırığa iyi gelen yiyecekler var mı, varsa nelerdir? Kemik kırığını en hızlı şekilde iyileştirmek için sizlerin de yorumlarınızı bekliyoruz.

Hepinize geçmiş olsun. Önerilerimiz, ihtiyaç duyan herkese şifa olsun.

2017-09-05

Kalça Kireçlenmesi Belirtisi

Kalça kireçlenmesinin belirtileri aniden ortaya çıkmaz. Zamanla gelişir. Aşağıdaki erken dönemde görülen belirtiler uzun bir yürüyüşten veya kalçayı zorlayan hareketlerden sonra kendini hissettirir:

  • Kalçada, kasıklarda ve uyluk boyunca dize kadar ağrı
  • Kolayca yorulma
  • Kalça ekleminde esnekliğin kaybolduğu hissi, sertleşme

Tedavi edilmeyen kalça kireçlenmesi uzun vadede aşağıdaki belirtilere yol açacaktır:

  • Şiddetli ağrı
  • Kalça hareketlerinde kısıtlanma; alçak zemine oturamama, çorap giymek gibi gündelik aktivitelerde zorlanma
  • Hareket esnasında kalçadan gelen ses
  • Bacakları yana açamama
  • Son aşamada tamamen bacağı hareket ettirememe

Kalça Kireçlenmesi Neden Olur?

Kalça kireçlenmesinin asıl nedeni kalça eklemindeki kıkırdak dokunun işlevini kaybetmesidir. Aşağıdaki koşullar bu duruma zemin hazırlar:

1)  Yaşlılık

Kalça ekleminin hayat boyu kullanılarak yıpranması ve vücudun zamanla kendini yenileyebilme kapasitesinin düşmesi kalça kireçlenmesinin en yaygın görülen nedenidir.

2)  Kalçaya Alınan Darbeler

Kalça yapısında soruna yol açan darbe ve travmalar kalça kireçlenmesinin çok daha erken ortaya çıkmasına neden olabilir. Özellikle araba kazası gibi durumlar sonucunda uyluk ve leğen kemiği kırılmaları ve kalça çıkıklığı sık sık kalça kireçlenmesine neden olmaktadır.

3)  Anatomik Sorunlar

Uyluk başı tamamen yuvarlaktır. Genetik veya gelişimsel nedenlerle bu pürüzsüz kürede sorunlar yaşanırsa veya uyluk başı kalça eklem yuvasının dışında gelişirse 20’li yaşlarda bile kalça kireçlenmesi görülebilir.

4)  Aşırı Kullanım ve Baskı

Kalça kireçlenmesi kalçanın çok kullanılması veya baskı altında kalması yüzünden ortaya çıkabilir. Bu nedenle şu kişiler daha büyük risk altındalardır:

  • Sporcular
  • Aşırı kilolu olanlar
  • Uzun süre ayakta hareketsiz kalan kişiler
  • Kan dolaşımı sorunları olan kişiler

Kalça Kireçlenmesine Ne İyi Gelir?

1)  İlaç Tedavisi

Hastalığı yok edecek bir ilaç henüz geliştirilmemiştir. İlaç tedavisi belirtileri gidermeye odaklanır. Bu amaçla erken dönemdeki kalça kireçlenmesinde aşağıdaki ilaçlar önerilir:

  • Ağrı kesiciler
  • İltihap giderici ilaçlar
  • Kalça civarındaki kas spazmlarını önlemek için damar genişletici ilaçlar
  • Kas gevşeticiler

2)  Fizyoterapi

Kalça kireçlenmesi hareket kısıtlanmasına yol açtığı için civar kas ve bağ dokularda tembelliğe ve kan dolaşımı kalitesinin düşmesine yol açabilir. Bu sorunu gidermek ve kasları kuvvetlendirmek için açma germe hareketlerine odaklanan fizyoterapi uygulanır.

3)  Koruyucu Önlemler

Kalça eklemine uygulanan baskı azaltılmalıdır. Bu amaçla:

  • Kişi fazla kilolarını vermelidir.
  • Koşu gibi kalça eklemine çok baskı yapan sporlar yerine daha hafif egzersizler tercih edilmelidir.
  • İlerlemiş kalça kireçlenmesi vakalarında kişi koltuk değneği veya baston gibi yürümesini kolaylaştıracak aparatlar kullanmalıdır.
  • Kalça, uyluk ve bel bölgelerine masaj yapılabilir.

4)  Cerrahi Müdahale

Yukarıdaki önlemler kalça kireçlenmesini geciktirecektir, hatta hastalık seyrine göre bazen cerrahi müdahaleye gerek bırakmayabilir. Ancak kalça hareketini önü alınamayacak derecede kısıtlayan ve çok şiddetli ağrıya neden olan kalça kireçlenmesinde cerrahi müdahale kaçınılmaz olmaktadır. Bu durumda:

  • Kalça ekleminin iki ucu olan uyluk başı ve leğen kemiğinin uyum içerisinde hareket etmesini sağlayacak bir protez takılabilir. Bu tedavi ağrıyı tamamen yok edecektir.
  • Kalça eklemi kıkırdak doku nakli yapılabilir.
  • Artroskopik tedavi ile hasarlı kalça eklemine kişinin vücut hücrelerinden elde edilen sıvı tamponu uygulanabilir.

–>

Artroz Nedir, Artroz Hastalığı (Kireçlenme) Artroz; halk dilindeki adıyla kireçlenme eklemlerin aşınma ve yıpranması sonucu dejenere olması ve hareketliliğinin azalması demektir. Genellikle 40 yaşın üstündekilerde görülmesi olayın bir eklem yaşlanması olabileceğini düşündürmektedir. Ancak daha erken yaşlarda da bir çok nedene bağlı olarak kireçlenme görüle­bilir. 50 yaşın üzerindeki insanların yaklaşık % 75-80inde eklem kireçlenmesi vardır. Ancak kireçlenmenin ağırlığı ve yaygınlığı kişiden kişiye değişmektedir. Ancak bunların az bir kısmı (% 5-10) rahatsızlığı nedeniyle hekime başvurur. Bazen tesadüfen çe­kilen röntgen filimlerinde kireçlenme olduğu ortaya çıkar. Bugün kireçlenmenin hastalık olup olmadığı tartışılmaktadır. Olayın ek­lemlerin yaşlanması olarak kabul edilmesi gerekir. Kalça Artrozu Kireçlenme tüm ırk ve toplumlarda eşit oranlarda görülür. Kadın-erkek ayrılığı olmamakla birlikte tutulan bölgeler kadın ve erkekler arasında farklılık gösterir. Kadınlarda el, ayak, diz ve boyun daha sık tutulur. Erkeklerde ise kalça ve bel bölgesi daha sık tutulmaktadır. Şişman kişilerde daha sık görülmektedir. Ek­lemlerdeki kireçlenmenin ağırlığı ile klinik belirtilerin ağırlığı her zaman aynı değildir. Kireçlenmenin sebepleri: Kireçlenmeye yol açan bir çok neden vardır. A- Yaşlılık: Eklemlerin aşınıp yıpranmalarının nedenleri arasında ilk sayılacak neden yaşlılıktır. Nasıl ki cildimiz yaşlandıkça parlaklığını, gerginliğini yitirip, matlaşıyor ve donuklaşıyorsa vü­cudumuzun diğer dokularında da buna benzer değişiklikler olur. Özellikle eklemler vücudumuzun yükünü taşıdıkları ve devamlı hareket ettikleri için eklemlerde yaşlılığa bağlı değişiklikler daha erken ortaya çıkmakta ve kendini belli etmektedir. B- Hormonal bozukluklar: Kireçlenmesi olan hastaların şikayetlerinin menapozdan sonra artması hormonal düzensizliğin kireçlenmenin oluşmasında ve belirtilerinin ortaya çıkmasında et­kili olduğunu düşündürmektedir. Şeker hastalığı, büyüme hor­monu fazlalığı, tiroid hormonu fazlalığı ve azlığı ve böbrek üstü bezlerle ilgili rahatsızlıklar kireçlenmeye sebep olabilmektedir. C- Doğuştan olan eklemlerin şekil bozuklukları: Doğuştan kalça çıkığı ve diz ekleminin çarpıklıkları şeklinde olabilen doğuştan olan şekil bozuklukları erkenden kireçlenme gelişmesine neden olur. Doğuştan olma eklem yüzlerindeki eşitsizlikler ve düzensizlikler, omurgadaki eğrilik ve kamburluk, bacak boylarındaki eşitsizliklerde kireçlenme nedenidir. (Servikal Artroz) D- Travmalar: Ekleme yönelik travmalar (darbeler), ağır ve yorucu işte çalışma eklemleri etkiler. Bedensel olarak ağır işte çalışanlarda ve sporcularda kalça ve diz kireçlenmesi daha sıktır. Güreşçilerde boyun, haltercilerde bel kireçlenmesi sıktır.(Diz artrozu) E- Romatizmal hastalıklar, eklemlerin yapısını bozarak kireçlenmeye neden olurlar. F- Kırıklar: Sebep ne olursa olsun kırıklar iyi tedavi edilmezse kireçlenme gelişebilir, G- Çevresel faktörler: Olumsuz iklim koşulları ve sosyo ekonomik durumun iyi olmaması da kireçlenme nedenidir. (Artrozlar) H- Diyetle ilgili faktörler: Aşırı kilo ve düzensiz, dengesiz beslenme de kireçlenme nedenidir. I- Stres: Stresli kişilerde strese bağlı oluşan kas spazmı ekleme binen yükü artırarak kireçlenmeyi hızlandırır. Kireçlenme nasıl gelişir, Kireçlenme İçin Eklemlerin yüzeylerini bir kıkırdak tabakası örtmektedir. Sağlıklı kişilerde bu kıkırdak tabakası çok düzgün, parlak ve kaygandır. Ancak Kıkırdağın beslenmesi iyi olmayıp eklem sıvısından beslenmektedir. Kendilerini besleyen kan damarları yoktur. Dolayısıyla kendi kendilerini yenileyemezler. İleri yaşlarda yetersiz olan beslenme daha da bozulur. Kıkırdaklar yavaş yavaş parlaklığını ve kayganlığını yitirir ve yüzeylerinde çukurluklar oluşur. Kıkırdaktaki bu aşınma eklemin yapısını ve dayanıklılığını bozar. Zamanla kıkırdak tamamen kaybolabilir ve eklem yüzeyleri birbirine sürtünmeye başlar. Sürtünen kemikler birbirini aşındırarak olayın hızlanmasına sebep olur. Ekleme destek olunması amacıyla yeni kemik yapımı oluşur, kıkırdağın aşınması, yeni kemik oluşumu ve eklem hareketinin azalmasından ibaret olan bu duruma “kireçlenme” denilir. Zamanla ekleme komşu bağlarda ve eklem kapsülünde de yüklenmeler ortaya çıkar. Kapsül ve bağlar sertleşir. Eklemin hareketi daha da azalır. Ekleme komşu kaslar zayıflar ve sertleşir. Kireçlenme özellikle ağır yük taşıyan diz ve kalça eklemlerinde gelişmektedir. Kireçlenme belirtileri ve Kireçlenme hastalığı Kireçlenmenin belirtileri ekleme göre kısmen değişir. Ancak bazı ortak belirtileri vardır. A- Ağrı: Kireçlenmede ilk belirti genellikle ağrıdır. Ağrının nedenini her zaman bulmak kolay değildir. Çoğu zaman eklem sıvısının artışı, ekleme komşu kaslarda sertleşme ve zorlanmalar, bağlarda zorlanma ve kemiklerin içindeki basınç artışı ağrı nedeni olarak suçlanmaktadır. Ağrı her zaman yoktur. Genellikle kireçlenmesi olan ekleme aşırı yük bindirilmesi, cereyanda kalma gibi ikinci bir olay olduğu zaman kireçlenmeli eklemde ağrı ortaya çıkar. Ve çoğu zaman ikinci olay ortadan kaldırıldığı zaman kireçlenme devam etse bile hastanın ağrısı ortadan kaybolur. B- Hareket tutukluğu: Ağrı ile birlikte çoğu zaman eklemde hareket tutukluğu olur. Hareket tutukluğu tipiktir. Hasta yürümek üzere ayağa kalktığında başlayan ağrı ve tutukluk bir süre hareket ettikten sonra azalır veya kaybolur. Yalnız akşama doğru ağrılar tekrar artar. Sabah yataktan kalkınca ve uzun süren yoculuktan sonra eklemdeki tutukluk çok belirgindir. C- Eklemden ses duyulması (Krepitasyon): Kireçlenmeli eklemde hareketler esnasında elle hissedilebilen veya bazen kulakla duyulabilen bir ses ortaya çıkar. Yalnız eklemden duyulabilen seslerin tamamının kireçlenme ile ilgisi yoktur. (Lomber Artroz) D- Şişlik ve hassasiyet: Eklemde her zaman olmamakla birlikte bazen şişlik vardır. Şişliğin nedeni kemik büyümesi veya sıvı artışı olabilir. Ayrıca eklemde hassasiyet vardır. E- Kas zayıflığı: Ekleme komşu kaslarda zayıflama vardır. Ağrı nedeniyle eklem kullanılmadığı için ekleme komşu kaslarda atrafi denilen zayıflık gelişir. Zayıflık kireçlenmenin dahada hız­lanmasına neden olur. F- Lokal ısı artışı: Kireçlenmeli eklemde her zaman olmasa bile zaman zaman ısı artışı görülebilir. (bel kireçlenme) G- Eklemde şekil bozukluğu: Kireçlenme olan eklemde hastalığın ileri dönemlerinde eklemde çarpıklıklar şeklinde şekil bozuklukları görülebilir. Kireçlenmesi olan hastaların kan tahlilleri genellikle normaldir. Röntgen filimlerinde ise eklem aralığında daralma, eklem yüzeylerinin beyazlaşması, kemik çıkıntıları, kemiklerde zayıflama, ekleme komşu kemik kısımlarında kistler görülür. Kireçlenmenin tedavisi 1- Hastanın eğitimi: Kireçlenme genellikle yaşlı hastalarda gelişmektedir. Yaşlıların psikososyal yapılarında da bazı olumsuz, değişiklikler olur. Uykusuzluk, sıkıntı, hastalık hakkında endişe ve kuruntu gibi şikayetlerin ortaya çıkmasına bağlı olarak hastanın ağrı eşiği düşer. Hastanın mevcut şikayetlerinin ireçlenmeye bağlı olmayıp pisikolojik yapısıyla da ilgili olduğunu unutmamak ve o yöndende tedavisi gerektiğini kabul etmek gerekir. Hastanın mutlaka iyice değerlendirilip iyi bir Şekilde tanınması gerekir. Hastalığın ne olduğu, tedaviden ne beklenildiği, ağrının her zaman olmayacağı gibi konularda hasta ikna edilmelidir. Hastalık hakkında sormak istediği şeyleri sormasına imkan vermeli ve kafasında herhangi bir soru işareti kalmaması sağlanmalıdır. Böylece ağrı eşiği yükselen hastanın ağrılarında bariz bir düzelme olacaktır. (diz kireçlenme) 2- İstirahat: Özellikle ağrılı dönemde hasta istirahat ettirilir. Ancak istirahat ve aktivite arasındaki denge çok iyi ayarlanmalıdır. Hastanın tamamen hareketsiz kalması da iyi değildir. İstirahat süresi içinde dahi hafif hareketlerle eklem çahştırılmalı ve kas güçsüzlüğü önlenilmelidir. Ağrısı çok olanlarda istirahat yatak istirahati şeklinde olabilir. 3- Fizik tedavi programı: Fizik tedaviden en fazla faydalanan hastalıkların başında kireçlenmeler gelir. Fizik tedavi programı içinde yüzeysel ve derin lokal ısıtıcı araçlar, elektırik akımları, masaj ve egzersiz uygulanır. Özellikle egzersiz başlangıçta hafif sonralara biraz daha ağır olabilir. Yürüyüş önerilebilir. Özellikle kilolu hastalar için uzun süreli olmamak kaydıyla yürüyüşler fay­dalıdır. Gerek ısıtıcı araçlar, gerekse masaj ve egzersizler ekleme komşu kasların, kemiklerin ve eklemin bağlarının güçlenmesine neden olur, eklemin hareketliliğinin artmasını sağlar. (boyunda kireçlenme) 4- Haç tedavisi: Kireçlenmesi olan hastalara romatizma ilaçla­rı, ağrı kesici ilaçlar, kas gevşetici ilaçlar ve gerekirse vitamin ve sakinleştirici ilaçlar verilebilir. İlaç dozu ve kullanım süresi çok iyi ayarlanmalıdır. İlaç özellikle ağrılı dönemde verilmeli diğer za­manlar egzersiz ve diğer fizik tedavi imkanlarından faydalanıl-malıdır. Özellikle uzun süreli kullanılan ilaçların yan etkileri ko­nusunda hasta uyarılmalıdır. Son yıllarda eklem kıkırdağının ta­mirini sağlayan eklem içine veya kas içine enjekte edilen ilaçlar 5- Kaplıca tedavisi: Kaplıca tedavisi kireçlenmesi olan hasta­lara önerilebilir. Ancak kaplıcaya girmeden önce diğer vücut sis­temleri gözden geçirilmeli ve ondan sonra kaplıcaya ve süresine karar verilmelidir. 6- Cerrahi tedavi: Tedaviye cevap vermeyen ileri derecede ki­reçlenmesi olan eklemlerde cerrahi olarak kireçlenme temizlenir. Eklemdeki şekil bozukluğu giderilir. Gerekirse eklemin yerine protez eklem takılarak eklemin hareketliliği sağlanır ve ağrı giderilir. Kireçlenmesi olan hastalara tavsiyeler İfade ettiğimiz gibi eklemde kireçlenme başladıktan sonra o eklemin eski haline dönmesi imkansızdır. Ancak kireçlenme olsa bile hastanın ağrılarını tamamen gidermek ve kireçlenmeyi ya­vaşlatmak mümkündür.(belde kireçlenme) Özellikle diz ve kalça kireçlenmeleri sık görülen bir şekil olup oluşmasınada önemli rolü olan şişmanlıktır. Ayrıca hastalığın ilerlemesini hızlandırır. Bu nedenle mutlaka kilo verilmeli az ve düzenli, dengeli beslenme tavsiye edilmelidir. Özellikle yaşlılarda hareketle kilo vermek zor olduğu için mutlaka az yeme konusun­da ısrarlı olunmalıdır. Kalça ve diz kireçlenmesi olanlarda,uzun süre ayakta kalmak doğru değildir. Hanımlar günlük ev işleri esnasında tabure ve ben­zeri yardımcı araçları kullanarak bazı işlerini oturarak yapmalıdır­lar. Yine bu tür hastalarda baston ve koltuk değneği faydalı ola­caktır. Kireçlenmesi olan hastalarda eklemlerin kan dolaşımı da et­kilendiği için çok üşürler. Bu nedenle de çok giyinirler ve çok ter­lerler. Terin üzerlerinde soğuması bu hastaların şikayetlerini artı­rır. Bu nedenle giyinmelerine dikkat etmeleri ve hafif kolay giyilip çıkarılan giysiler tercih etmeleri önerilir. Kireçlenmesi olsun olmasın yaşlı hastalara mutlaka hergün düzenli egzersiz programı tavsiye edilmelidir. Bir diğer husus ta belli bir yaş grubundan sonra eklemlerde ufak tefek ağrıların olabileceği ve kabul edilmesi gerektiği de has­aya hatırlatılmalıdır.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации