Андрей Смирнов
Время чтения: ~36 мин.
Просмотров: 0

Kireçlenmeye İyi Gelen Bitkiler – Kireçlenme Bitkisel Çözüm

Normal 21 false false false MicrosoftInternetExplorer4 <![endif]–> <![endif]–> <![endif]–>

Bu yazı ciltte kortizon kullanımına bağlı gelişebilecek sorunları içermektedir.Pişik, böcek sokması, cilt alerjisi, kaşıntı, kurdeşen ve atopik dermatit gibi cilt rahatsızlıklarında en sık kullanılan ilaç kortizonlu (kortikosteroid) krem ve merhemlerdir.Alternetifi olan anti alerjikler ise yeterince etkili olmadığı için kortizonlu ürünler çok yaygın şekilde kullanılmaktadır.Kullanılan bu kortizona bağlı ciltte yan etkiler olduğu gibi genel vücutta da yan etki olabilmektedir. Yan etki yapmayan bitkisel kortizonlarla (fitosteroid) ilgili ayrıntılı bilgi için image

Kortizona baДџlД± geliЕџen cilt sorunlarД± nelerdir ?

В * Ciltte incelme

В * Morarma

В * Hipopigmentasyon (beyazlaЕџma)

В * Akne (sivilcelenme)

В * Strialar (cilt yД±rtД±klarД±)

В * Telenjektazi (kД±lcal varis geliЕџmesi)

В * Sekonder enfeksiyon (iltihaplar)

 Bölgesel kortizon kullanımına bağlı vücutta oluşan yan etkiler olurmu ?

Özellikle bebeklerde oluşan pişikte kortizonlu kremler kullanılndığında cushing sendromu denilen ciddi hastalık ortaya çıkabimektedir.Cushing sendromu vücutta kortizon atışına bağlı olarak aydede yüzü denilen yuvarlak yüzlü kilolu görünüm akla gelir.

Kortizonun yan etkilerinden korunmak için tedaviye potent bir steroid ile başlanmışsa, lezyonlar geriledikten sonra tedaviyi hemen kesmek yada daha düşük potentli bir steroide bir süre devam etmek yan etki ihtimalini azaltır.Mutlaka bölgesel kullanmak gerekiyorsa flutikazon propionat ve mometazon furoat içeren steroidlerin günde bir kez kullanımının da yeterli olabileceği için bunlar tercih edilebilir.Kronik, tekrarlayıcı hastalıklarda sistemik steroid tedavisinden kaçınmak gerekir.

Kortizon gibi etki eden herbal ürünler kullanımında bu tür yan etkiler görülürrmü ?

Hayır görülmez.Meyan kökü extresi kortizon gibi etki eder ancak kortizon kadar etkili bir üründür.Yine benzer şekilde çinko oksit ve kalamin cilt koruyucu etkiye sahiptir.

Böcek sokması,pişik, ,cilt alerjisi,kaşıntı,kurdeşen ve atopik dermatit gibi cilt rahatsızlıklarında kortizonlu merhemler yerine bitkisel ve bilimsel ürünleri aynı merhemde barındıran pruzon merhem veya benzeri ürünlerin tercih edilmesi kortizonun yan etkilerini yaşamanıza engel olur.

imageEgzersiz yapılması ile eklemlerin çevresindeki kas bağları güçlendirilir ve eklemin hareket güvenliği artırılır. Yürüyüş, yüzme veya bisiklete binme gibi egzersiz yaklaşımları yararlıdır. Egzersiz yaptıktan sonra saatlerce süren ağrı, eklem ve bağlara aşırı yüklenildiğini gösterdiği için egzersize ara verilir. Daha sonra tekrar daha az yoğunlukta başlanıp kademeli olarak artırılır. Yoga ve tai chi gibi meditasyon teknikleri nefes terapileri ile birleştirilerek stresi azaltmada yararlı olabilir. 8 haftalık yoga programının uygulandığı bir araştırmada diz eklem kireçlenmesinde yararı olduğu gösterilmiştir. Ağrılı eklemin zorlanmaması gereklidir. Ağrı tedavisinde yardımcı olarak soğuk veya sıcak uygulamalardan faydalanılabilir. Kas spazmı ve ağrıyı gidermede soğuk uygulama, sertlik yakınmasını azaltmada sıcak uygulamalar yararlı olabilir. Soğuk uygulama özellikle dizdeki şişlik ve ağrıda yararlı olup 20-30 dakika kadar beze sarılı buz kalıbının uygulanması ile buz kalıbı yoksa donmuş sebze ile uygulama şeklinde yapılabilir. Aşırı kilolu olmak iskelet sisteminin taşıyacağı yükü artırdığı için eklemlerde harabiyete neden olur. Özellikle kalça ve diz eklemlerinde kireçlenme ve ağrı daha sık görülür. Şişmanlığın önlenmesi, aşırı kilonun bir kısmının verilmesi eklemler üzerine olan baskıyı belirgin olarak azaltarak yararlı olur. Sağlıklı zayıflama için doktor ve diyet uzmanı kontrolünde egzersiz ve diyet planlaması yararlıdır. Soğukluk veya sıcaklık hissi veren ağrı kremlerinin eklem komşuluğundaki cilde uygulanması ile yakınmalarda azalma sağlanabilir. Ağrı kremlerinin en başarılı olduğu eklemler diz ve parmak eklemleridir. Ağrılı eklem üzerine baskıyı azaltmak için baston kullanılabilir. Yürürken kalça veya diz üzerine olan baskının azaltılmasını sağlar. Baston, sorunlu eklemin karşı kısmında bulunan kolda taşınır. El eklemlerinde sorun varsa, mutfak gibi ortamlarda kullanmak için tutma-yakalama cihazlarından yardım alınabilir. Bu tür cihazlar için kataloglardan yardım alınabilir.

ÖNERİLEN BESİN TAKVİYELERİ • Kondroitin: Kıkırdak, kemik ve tendonlarda bulunan kondroitin, kıkırdağın parçalanmasına neden olan enzimleri engeller. Ağrı ve iltihabı azaltıp eklemlere destek olur. Nonsteroidal, antienflamatuvar ilaçlara (NSAİİ) olan ihtiyacı azaltır. Eklem kireçlenmesinin ilerlemesine engel olabilir. Kondroitin, genellikle glikozamin ile birlikte günde 1.200 mg dozda önerilir. Birkaç hafta süren düzenli kullanımdan sonra yararlı etkileri ortaya çıkmaktadır. • Glikozamin: Eklemlerdeki kıkırdak dokunun ana bileşenidir. Kıkırdakların suyu emmesini sağlar ve eklemlerde kayganlık oluşturur. En az 6-8 hafta süreyle günde 1.500 mg kullanılmalıdır. • S-Adenozilmethiyonin (SAMe): Kıkırdak oluşumu ve kıkırdak dokunun onarılmasında yer alan bir besin bileşenidir. Ağrı ve enflamasyonu azaltıp kıkırdak oluşumunu uyarır. NSAİİ gibi etkili olup, nadiren ishal ve gastrointestinal bozukluklar gibi yan etkileri görülebilir. Naproksen ile karşılaştırılmasında SAMe etkisinin yavaş başladığı ve yararının görülmesi için uzun süre geçmesi gerektiği saptanmıştır. Günde 400- 1.200 mg alınması önerilir. Günlük 2 veya 3’e bölünmüş dozlarda toplamda 600-1.200 mg önerilmektedir. • Bromelain: İltihabı azaltıcı etkili ve eklem hareketilliğini artıran bir enzimdir. 200-2.000 mg dozlarda alınması önerilir. Uyarı: Aspirin, warfarin (kumadin) gibi pıhtılaşmaya karşı kullanılan ilaçların etkinliğini artırabilir. • Omega yağ asitleri: Omega-3 kaynağı olan balık yağı ve omega-6 kaynakları olan evening primrose veya boraj yağının, ağrı ve enflamasyonu azaltmak ve eklemlerde kayganlık oluşturmak üzere günde 2-4 gram dozda alınması önerilir. • B3 vitamini: Günde 3-4 kez 250-500 mg B3 vitamini (niasinarnit) desteği ile osteoartroz yakınmalarının azaldığı bildirilmiştir. • Hyalüronik asit: 70’li yaşlara gelindiğinde bağ dokusunda bulunan ve birleştirici özelliği olan hyalüronik asidin 40’lı yaşlara göre %80 oranda azaldığı bilinmektedir. Enjeksiyonluk uygulamaların yanı sıra dahilen kullanımı da yarar sağlamaktadır. 8 hafta boyunca günde 80 mg hyalüronik asit desteği alan hastalarda dizlerde emin azaldığı bildirilirken, bir başka çalışmada ise 200 mg hyalüronik asit desteğinin ağrıyı azaltmada etkili olduğu rapor edilmiştir. • Vitamin ve mineraller: C vitamini takviyesinin osteoartroz gelişimini azalttığı bilinmektedir. Kıkırdak dokusunda gelişebilecek bozuklukları önlemek veya ertelemek amaçlı güçlü antioksidan etkili bileşiktir. Günde 1.000-3.000 mg C vitamini takviyesi önerilir. C vitamini ile birlikte E vitamini takviyesi de alınması antioksidan etkiyi artırabilir. Osteoartroz tedavisinde, günde 12.5 mg pantotenik asit takviyesi ile 2 haftalık bir kullanımdan sonra önemli yarar kaydedilmiştir. Kolajen sentezi ve kıkırdak doku için A vitamini, E vitamini, piridoksin ile çinko, bakır ve boron da gerekli olan besin öğeleridir. Takviyeleri ile kıkırdak sentezi ve onarımı gerçekleşir. Günde 6 mg boron, 1 mg bakır, 45 mg çinko, 50.000 IU A vitamini ve 50 mg piridoksin alınması önerilir. Düşük K vitamini seviyeleri de osteoartroz riskini artırmaktadır. Yeşil çay, ıspanak, lahana ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzelerin tüketilmesinin yanı, sıra, besin desteği olarak günde 0.5 mg vitamini içeren preparatlar önerilir. Ancak kan pıhtılaşmasına karşı ilaç kullananların hekim tavsiyesi ve kontrolünde vitamini desteği alması önerilir.

ÖNERİLEN BİTKİSEL İÇERİKLİ TAKVİYELER • Akgünlük sakızı (Bosweilia serrata): Hindistan’da yetişen ve yüzyıllardır reçinesi artritte kullanılan bir bitkidir. Boswellik asit ana bileşenidir. Osteoartroz hastalarında klinik araştırmalarda özellikle dizde ağrıda azalma ve şişkinlikte azalma yanında dizin esnekliğinin artığı ve hastaların yürüyüş mesafesinde artış olduğu bildirilmiştir. Ağrı ve iltihabı baskılamak için günde 3 kez 400 mg Boswellik asit içeren preparatın alınması önerilir. • Şeytantırnağı kökü (Devil’s claw): Harpogophytum procumbens bitkisinin kökleridir. Ana etkili bileşiği harpagozittir. Günde en az 60 mg harpagozit içeren standart ekstresinin alınması önerilir. Kuru köklerinden, tablet veya kapsül formunda ise, günlük en az 2.000 mg alınması, %2.5 harpagozit içeren standardize kuru ekstresinden ise günde 3 kez 750-1.000 mg alınması önerilir. • Söğüt kabuğu, zerdeçal, zencefil: 1-2 gram söğüt kabuğu 250 ml su içinde hafif ateşte 15-20 dakika kaynatılır, süzülür. Osteoartroz, romatoid artrit, hafif ateş, sırt, bel ve baş ağrısı durumunda günde 3 kez bir çay fincanı içilmesi önerilir. 1.5-3 gram zencefil kökü veya zerdeçal ile hazırlanacak olan çay da yemeklerden sonra gün de 3 kez içilebilir. Gastrik ülser, reflü ve safra taşı olan hastalara tavsiye edilmemektedir. • Avocadoesoybean unsaponifiable (ASU): Avokado ve soya yağından oluşan bu karışım eklem harabiyetine neden olan olayların azaltılmasında yararlıdır. Avrupa’da diz ve kalça ekleminin kireçlenmesinde yaygın olarak kullanılır. 3 yıl ASU kullanımıyla eklem harabiyetinin azaltıldığı ve hastaların yarar gördüğü saptanmıştır. Soya ve soya ürünlerini alırken/tüketirken GDO’suz olmasına, yani genetiği değiştirilmiş organizma içermemesine, yerel tohumlardan organik olarak üretilmiş olmasına dikkat ediniz. • Kuşburnu: Bir metaanalizde eklem kireçlenmesine bağlı gelişen eklem ağrılarını azalttığı sonucuna varılmıştır?” Günlük 5.10.5 gram kuşburnu tozu önerilmektedir.

TOPİKAL UYGULAMA • Kapsaisin: Kapsaisin, kırmızıbiber ekstresinin ana bileşenidir. %0.025-0.075 kapsaisin içeren kremlerin kullanılması önerilir. Mentol içeren sıvı yakı veya jeller de topikal olarak ovularak uygulanabilir. Uyarı: Krem kullanımından sonra eller iyice yıkanmalı ve uzun süre gözlerle temastan kaçınılmalıdır. BİTKİSEL KOMPRESLER VE BANDAJLAR • Arnica montana (öküzgözü) çiçekleri ile eklem sargısı hazırlama: Eklem ağrıları, romatoid şikayetler, burkulma, ezik, bağ dokusunda yırtılma için önerilebilecek tentür karışımı ile kompres yapılabilir. 100 gram çiçek, 100 ml %70 etanol içinde iki hafta bekletilir. Hazırlanan bu tentür 300 ml sıcak su içine eklenir ve karıştırılır. Birkaç tane pamuklu bez sıcak karışım içine daldırılır ve ağrılı olan eklem yerine sıcak kompres yapılır. Kronik eklem hastalıklarında sabah ve geceleri olmak üzere 2 kez uygulama yapılır. Elastik bandaj ile sarılır.

Zencefil kökü ile kompres uygulaması: Müzmin eklem hastalıkları, romatizma, omuz ve sırt ağrıları için zencefil kökü ile kompres uygulanabilir. 3 tatlı kaşığı ince kıyılmış zencefil kökü veya 2 tatlı kaşığı ince toz edilmiş kök, 500 ml kaynar su içinde demlenir. Pamuklu bez daldırılır ve 20 dakika yaş kompres uygulaması yapılır. Kompres soğur veya kurursa yenisi ile hemen değiştirilir.

Yazar: Enes Eker

Orjinal ismi olan hemoroid olan hastalık halk arasında hemoroit ve basur olarakta tabir edilmektedir. Makat hastalıklarının içinde en yaygın olanıdır.

Gerçekten çok önemsenmeli, ciddiye alınmalıdır. Hastalığın ilk evrelerinde ilaç ve kremler kullanılarak tedavi edilebilir.

Fakat bu rahatsızlığa maruz olan hasta utandığı için kolay kolay muayene olmaya karar veremez. Bu aşamada da hastalık ilerleme sarfettiğinden dolayı ilaç ya da kremlerle tedavi edilmez bir hal alabilmektedir.

Bu derece ilerleme gösteren hastalıklarda ameliyat veya ameliyatsız tedavi yöntemleri uygulanması gerekmektedir.

Basur Neden Olur?

Toplum arasında çok sık karşılaşılan makat hastalıklarından biri olan basurun en büyük oluşma sebebi kabızlık ve bununla birlikte gelen ıkınmadır.  Tuvalette kalış süresi ve bu süre boyunca uygulanan ıkınma basınci basur gibi diğer makat hastalıkların da en önemli sebebidir.Detaylı olarak oluşma sebeplerini bu linkimizden ayrıntılı olarak öğrenebilirsiniz.

Basur İlaçla Tedavi Edilebilir mi?

Basur rahatsızlığını çok erken hatta ilk başlarında farkederek direk muayene olunduğu taktirde ilaç veya kremlerle düşük ihtimalde olsa tedavi olunabilir, fakat tedavi edilmese bile sizi rahatlatacak faydalar sağlamaktadır.

Fakat tam olarak geçirir denilemez. Çünkü basurun çeşitleri olduğundan dolayı hiç bir uzman görmeden bu konuda bir şey diyemez.

Dolayısıyla çevrenizden duyduğunuz tedavi yöntemleri de işe yaramayacaktır. Çünkü çevreniz bu hastalığın çeşitlerini bilmediği gibi, sizin basur hastalığınızın derecesini de bilemez.

Bu tarz yöntemlere başvurarak kaybettiğiniz zaman hastalığınızda ilerlemeye yol açacak ve zor bir süreç başlayacaktır.

Kullanabileceğiniz Basur Kremleri

Anestol Krem Anestol isminde ki krem anal fissür, tromboze ve basur gibi bir çok makat hastalığı için kullanılmaktadır. Ağrılarınızı geçirerek rahatlama sağlamaktadır.

Anuflex Merhem Ağrılı makat hastalıklarında ağrıyı kesmek için kullanılır. Makat çatlağında iyileştirici etkileri vardır ama basur şişmesi, makatta pıhtı toplaması gibi çok şiddetli ağrı yapan ve zamanla kendiliğinden iyileşen hastalıkların bu iyileşme süresinde ağrıyı en aza indirmek için kullanılabilir.

Hedensa Pomat Tüp şeklinde olan kremin ucuna takılan kanül sayesinde ilacı anüs içerisine sıkabilirsiniz. Bu krem ağrı ve şişliklerde azaltma sağlarken içerdiği mentol ile de bölgede ferahlık sağlamaktadır.

Hemoralgine pomat Bu ilacı özellikle iç basuru olan kişiler kullanabilir. Çünkü ilaç kanamaları önleyebildiği gibi ağrıları da hafifletmektedir.

Kortos Krem Basurun ağrı, şişlik ve kanama dışında kaşıntı yapmasıda görülen şikayetlerdendir. Bu ilaç ile kaşıntıyı kesebilirsiniz. Fakat içerisinde kortizon bulunduğundan dolayı çok fazla kullanılması sıkıntı yaratabilmektedir.

Procto-Glivenol Makatta oluşan ağrı, şişlik ve kaşıntı şikayetlerini ortadan kaldırmaktadır. Bu zamana kadar tespit edilen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır.

Basur Memesini Kurutan Krem var mı? İşe Yarar mı?

Basur kremlerinin hiçbiri var olan memeyi kurutma etkisine sahip değildir. Bu kremler daha çok basurdan kaynaklanan yanma, ağrı, kaşınma, minimal düzeylerde kanama gibi şikayetleri azaltmaya yöneliktir.

Her ne kadar içinde vazoprotektif ya da diğer adıyla venoprotektif etkileriyle genişlemiş damarlarda kısmi daralma sağlasa da gerçek anlamda memeyi kurutması imkansızdır.

Burada kastedilen eczanede satılan beşeri ilaçlar, bitkisel ilaçlar veya bitkisel kürlerin hepsi için geçerlidir.

Bunu anlamanın en kolay yolu basurun neden olduğunu anlamaktan geçer. Basurda meme oluşması için taşıyıcı bağ dokusunun bozulması gerekir ve bozulan bağ dokusu ilaçlarla düzelmez. Bunun tek istisnası vardır skleroterapidir.

Geçmişte uygulanan ancak yaşanan çok ciddi sorunlar dolayısıyla günümüzde pek uygulanmayan skleroterapi de basur memesinin içine kimyasal olarak yakıcı ilaç enjekte edilir ve bu kimyasal yanığın iyileşmesi döneminde meme küçülür.

Kullanabileceğiniz Basur İlaçları

Yukarıda basur için üretilen ve kullanılan krem çeşitlerini belirttik. Şimdi de kullanabileceğiniz tablet ilaçları maddeler halinde sıralayalım.

Daflon Makat bölgenizde ki toplar damarları kısmi olarak daraltıp, şişlik ve kanamaları azaltma özelliği olan bir ilaçtır. Herhangi bir yan etkisi yoktur.

Doxium Doxium isimli ilacı kullandığınızda ilaç toplar damarlarda ki dolaşımı düzenler ve rahatlamaya olanak sağlar.

Hamile insanlar dışında herhangi bir mühim yan etkisi söz konusu değildir.

Ağrı kesiciler Ağrılarınızın çok aşırı olduğu zamanlarda kullanabilirsiniz.

Basur Tamamen Nasıl Geçer?

İlk başta da belirttiğimiz gibi ilaçlarla basur tedavisi olma olasılığı çok düşüktür.

İlaçlar ile yalnızca bir süreliğine rahatlama sağlayabilirsiniz. IDEA Klinik basur tedavi merkezi olarak sizlere ameliyatsız yöntemler ile tedavi olmanızı önermekteyiz.

Bu tedavi yöntemleri çok kısa sürede gerçekleştirilen ve bitiminde kalkıp günlük hayatınıza devam edebileceğiniz uygulamalardır.

Yazar: Op. Dr. Adil ALTINSOY Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Op. Dr. Adil ALTINSOY 1993 yılından bu yana genel cerrahi uzmanı olarak hizmet vermektedir. Kıl dönmesi, hemoroid ve anal fissür gibi makat hastalıkları yanı sıra nasır, siğil ve ben tedavileri uygulamaktadır.

Anal Fissür (Makat Çatlağı) Nedir, Neden Olur?

Konumuza geçmeden önce hastalıkla kısa ve özet bilgiler vermek istiyorum. Anal fissür yukarıda da belirttiğim gibi büyük ölçüde kabızlık nadiren de tam tersi olan diare (ishal) kaynaklı olabilmektedir. Dışkının kalın ve sert olması anüs içerisinden geçerken anüs mukozasında (cildinde) yırtığa (kesiğe) neden olmaktadır. Bu yırtık sürekli dışkı ile temas ettiği için iyileşmesi zor olabilmektedir. Bu nedenle yeni dönem ve ilerlemiş (kronik) olarak ikiye ayrılmaktadır.

Makat Kaslarının Sürekli Kasılmasına Neden Olur: Yaşanan bu durum makat kaslarının sürekli kasılmasına neden olmaktadır. Makat kasları sürekli olarak kasıldığı için yırtığa kan gelmesi neredeyse imkansız hale gelmektedir. Kan alamayan yaranın iyileşmesi oldukça zordur.

Dışkılama Esnasında Kanama ve Dayanılmaz Ağrılara Neden Olur

Tek sorun kasların istemik (kontrolsüz) bir şekilde kasılması değildir. Dışkı yaraya temas ettiği için haliyle dayanılmaz can yanmasına neden olacaktır ki öyle de olmaktadır. Sağlık kaynaklarında bu durum için hasta tuvaletten gözü yaşlı çıkar ibaresi kullanılmaktadır. Yaşanan ağrı hastalığın yeni dönem ya da kronik olmasına bağlı olarak 3-4 dakika ile 3-4 saat sürebilmektedir.

Makat Çatlağı Nasıl Geçer, Hastalar Ne Yapmalı?

Kabızlık Probleminden Kurtulun: Evet, arkadaşlar kremlerle ilgili bilgiye geçmeden önce son bir hususu daha aktarmak istiyorum. Bu sorundan kurtulmak için ilk yapılması gereken kabızlık probleminden kurtulmaktır. Bunun için soframızda lifli gıdalara daha fazla yer vermeliyiz. Aynı şekilde kayısı ve kayısıdan elde edilen gıdalar ve bol bol sebze, meyve tüketmelisiniz. Bunlara rağmen kabızlık problemi dezelmiyorsa sinameki otundan çay yaparak içebilirsiniz. Fakat bu çok sağlıklı bir uygulama değildir. O nedenle sinameki çayına gerek kalmadan daha doğal yollardan çözüm bulmalısınız. Örnek vermek gerekirse stresten uzak olmanız ve günlük düzenli yürüyüşler yapmanız da etkili olacaktır.

Doktordan Yardım Alın (Muayene Olun): İnsanın kendi kendine anal fissür teşhisi koyması çok da mümkün değildir. Bu nedenle mutlaka bir genel cerrahi uzmanına muayene olmalısınız. Muayene olduğunuz doktor proktoloji (makat hastalıkları) alanında uzman olması daha etkili sonuç almanızı sağlar. Burada amaç sadece hastalığın teşhisi değil aynı zamanda yeni dönem ya da kronik olduğunu anlamaktır. Çünkü her aşama da tedavi çeşitleri değişmektedir. Kremle tedavi sadece yeni dönem hastalarda işe yaramaktadır. Doktorunuz yeni dönem teşhisi koyarsa muhtemelen krem kullanmanızı önerecektir. Kronik olması halinde ise botox ya da ameliyat gibi cerrahi müdahaleler önerecektir.

Kremle Anal Fissür Tedavisi Mümkün mü?

Evet, arkadaşlar işte sizin beklediğiniz detaylara giriş yapıyoruz. Özellikle muayene olmaya utanan hastalar kremlerle çözüm aramaktadır. %50 oranında etkisi olmasına karşın yukarıda da belirttiğim gibi sadece hastalığın yeni evresinde işe yaramaktadır.

Makat Çatlağının Yeni Dönemi Nedir, Kaç Gündür? Bu hastalık ilk ortaya çıktığı andan itibaren hastaların yaşadığı can yanması ile farkına vardığı bir hastalıktır. Yani fark edemeyeceğiniz bir hastalık değildir. Ortaya çıktığı ilk andan itibaren 10-15 günlük süreç yeni dönem olarak kabul edilir. Bu süreçte geçmeyen ya da tedavi edilmeyen fissür kronikleşir. İyileşmesi ve şikayetlerde artış görülür. Normalde ağrı 3-4 dakika içinde geçerken kronikleşmesi halinde ağrı 3-4 saat daha devam edebilmektedir. Yani hastalığı fark ettiğiniz anda 10-15 gün içerisinde mutlaka çözüm bulmalısınız. Aksi halde kronikleşecek ve tek çözüm cerrahi müdahale olacaktır.

Makat Çatlağı Tedavisinde Kullanılan Kremler Hangileri?

Bölgesel bir hastalık olması nedeniyle merhemler işe yaradığı söylenebilir. Tekrar hatırlatmak gerekirse hastalığın yeni döneminde yani 10-15 gün içerisinde işe yarama ihtimalleri vardır. Ama kesin işe yarayacak, etki edecek ve sizi fissürden kurtaracak diyemeyiz. Çünkü başarı oranı %50 olup, 100 kişiden 50 kişide etkili olmaktadır. Tabii ki denemekte yarar var diye düşünüyorum.

Nitrogliserin İçeren Kremleri Yakından Tanıyalım

Makat çatlağı kremi denince ilk akla hiç şüphesiz nitrogliserinli kremler gelmektedir. Fabrikasyon ve tecrübeli eczacılar tarafından hazırlanan bu ürünler etkili olmasına etkili fakat can sıkıcı yan etkileri olduğunu bilmelisiniz. Özellikle baş ağrısı ve düşük tansiyon en sık görülen yan etkileri arasında yer almaktadır. Bu nedenle üreticiler son zamanlarda nitrogliserinli kremler yerine daha çok bitkisel içerikli merhemler geliştirmeye başladılar. Bitkisel içerikli ürünlere geçmeden önce dilerseniz nitrogliserinli kremleri kısa ve özet şekilde tanıyalım.

Nitrogliserin Nedir, Ne İşe Yarar? Öncelikle bir ilaç ya da krem markası olmadığını bilmelisiniz. Kimyasal bir madde olup, anal fissür için geliştirilen kremlerde sıkça kullanılmaktadır. Diğer isimlerine bakacak olursak gliserin trinitrat ya da trinitrogliserin olarak da kullanıldığını görürsünüz. Gliserol maddesinin nitre edilmesi ile oluşmaktadır. Bu madde aynı zamanda patlayıcı (dinamit) yapımında da kullanılmaktadır. 1847 Yılında Ascanio Sobrero tarafından keşfesilmesine karşın asıl etkili kullanımı 1860 yılında Alfred Nobel’in geliştirmesi ile başlanmıştır.

Rectoderm

Türkiye’de sanırım en çok kullanılan markalardan biridir. İlaç kategorisinde olmaması nedeniyle fiyatı yüksek ve SGK tarafından karşılanmamaktadır. Yaklaşık 100 TL gibi bir fiyata satılmaktadır. Krem türü ürünler için bu fiyat biraz yüksek olduğu söylenebilir. İlaç kategorisinde olmadığı için herhangi bir eczaneden reçeteye gerek kalmadan alınabilir. Tekrar belirtmek gerekirse ana maddesi nitrogliserin olan kremlerde baş ağrısı çok yaygın bir şekilde görülmektedir. Baş ağrısına ek olarak baş dönmesi ve mide bulantısı da ortaya çıkabilir. Seyrek düzeyde ise tansiyon düşüklüğü yaşanabilir. Nasıl kullanılması gerektiğine dair bilgiyi yazının ilerleyen kısımlarında ele alacağız.

Rectogesic

Nitrogliserin içeren kremlerden biri de Rectogesic olup, Rectoderm ile aynı kademe de olduğu söylenebilir. İçeriğindeki madde, boyutu ve hatta fiyatı bile bir birine çok yakındır. Yine aynı şekilde etkisi ve yan etkileri konusunda yukarıda belirtmiş olduğum hususlar geçerlidir. Bu üründe SGK tarafından karşılanmamaktadır.

Anrecta

Yukarıda detaylarını gördüğümüz ürünlerden hiç farkı yok diyebilirim. Sadece fiyatı diğerlerine göre 10-15 TL daha ucuz diyebilirim. Kremin etken maddesi, boyutu ve hatta içerisindeki dozu bile aynıdır.

Bitkisel Makat Çatlağı Kremi Nasıl Olmalı?

Yazının geri kalan kısmında görüldüğü üzere kimyasal ürünlerde tek madde olarak nitrogliserin kullanılmaktadır. Nitrogliserin beyin damarlarında genişlemeye neden olduğu için dayanılmaz baş ağrısı ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Gerçi deneyimli eczacılar özel hazırladıkları ilaçlarda dozu 0,4 değil de 0,2 olarak ayarlamaktadır. Böylece daha az ya da hiç baş ağrısı ve tansiyon düşüklüğü yaşanmaz. Dediğim gibi ya bu alanda deneyimli bir eczacıya hazırlatabilir ya da içeriği tamamen bitkisel özlerden oluşan bitkisel kremler kullanabilirsiniz. Peki bitkisel anal fissür kremi nasıl olmalı, içeriğinde hangi maddeler yer almalı? Şimdi de bu yöndeki detayları görelim.

Aynısefa Otu Özü (Kas Gevşetici)

Yukarıda ele aldığımız ilaçların ana maddesi neydi? Nitrogliserin, peki bu maddenin işlevi nedir? Tek amacı kontrolsüz şekilde kasılan makat kaslarını gevşetmek için kullanılmaktadır. Bu işlemi bitkilerin gücü ile yapmak istediğinizde karşınıza aynısefa otu çıkacaktır. Hem de nitrogliserin gibi baş ağrısı ve tansiyon düşüklüğüne neden olmadan kas gevşetici etkisini gösterir. Yani bitkisel makat çatlağı kreminde en önemli madde için aynısefa diyebiliriz.

At Kestanesi Özü (Damarları Daraltarak Kanamayı Azaltır, Önler)

Varis hastalarının yakından tanıdığı bir ürün atkestanesi etkisi uygulanan alanda damarların daralması (büzüşmesi) sağlanır. Varis hastalığı damar genişlemesi olduğu için hastaları rahatlatmak için kullanılır. Makat çatlağında atkestanesi özü kullanma amacımız çatlağa kan taşıyan damarların daralarak kanamanın önüne geçmek içindir. Çatlak dışında hemoroid problemi olan hastalar içinde ayrıca bir etki etmiş olacaktır. Çünkü biliyorsunuz fissür hastalarında dışkılama esnasında birkaç damlada olsa kanama görülmektedir.

Karanfil Yağı (Bölgesel Uyuşturucu, Ağrı Kesici)

Uyuşturucu derken sakın o kötü illeti sanmayın. Bu daha çok ağrı kesici olarak kullanılmaktadır. İşkembe çorbası sevenler bilir. Bu tür mekanlar da müşterilere tane karanfil ikram edilir. Ağız kokusunu gidermek içindir. Onu ağzınızda beklettiğiniz de ya da çiğnediğinizde dilinizde bir uyuşma hissedersiniz. Aynı şekilde deneyeniniz var mı? Bilmiyorum ama ağrıyan dişin üzerine 2-3 tane koyduğunuzda 15 dakika içinde ağrının hafiflediği ya da tamamen kaybolduğunu görürsünüz. Aslında ağrı devam etmesine karşın karanfilin uyuşturması sonucunda siz onu fark edemezsiniz. Peki karanfil yağını ne amaçla kullanacağız? Yazının geri kalan kısmında tanıdığımız kimyasal makat çatlağı kremlerinde tek etki kas gevşetici olması idi, bu kremler tek başına yeterli değildir. Yanında birde anestol pomad gibi bölgesel uyuşturucu etkisi olan kremler kullanmanız gerekir.

Özellikle dışkılama öncesi anestol kullanılarak dışkılama esnasında ortaya çıkacak can yanması hafifletilmiş olur. Can yanması ne kadar hafifletilir ya da ortadan kaldırılırsa kasların kontrolsüz kasılması da o derece önlenmiş olur. Beşeri ilaçlarda birçok maddeyi karıştıramadıkları için ayrı ayrı ilaç ve krem olarak üretilmektedir. Bitkisel ürünlerde ise kas gevşetici ve bölgesel uyuşturucu etkisi olan bitkiler, özler aynı üründe kullanılabilir. Kullandığınız kremde kafanfil yağı olması halinde ayrıca bölgesel uyuşturucu özelliği olan ek bir krem kullanmak gerekmez.

Meyan Kökü Özü (Şişlik, Ödem ve Kaşıntı Önleyici)

Kremlerde en sık kullanılan bir diğer madde ise kortizon olmaktadır. Etkili olmasına karşın yine birçok yan etkisi ile insanların yavaş yavaş uzak durduğunu görüyoruz. TV Reklamlarında bir ürün kortizon içermediğini üstüne basa basa belirttiğini gördüm. Kortizon yerine aynı etkiyi gösteren meyan kökü özü kullanılmaya başlandı. Kortizon kadar etkili olmasın karşın hiçbir yan etkisi yoktur. Peki makat çatlağı kreminde meyan kökü özünü ne amaçla kullanacağız? Amacımız şişlik, ödem ve önemli bir sıkıntı olan kaşıntı probleminin giderilmesi içindir. Anal fissür hastalarında ağrı kadar kaşıntı da sık görülmektedir.

Makat Çatlağı Kremi Nasıl Kullanılır?

Evet, arkadaşlar kremler, içerikleri ve etkilerini tanıdıktan sonra şimdi de nasıl kullanılması gerektiğine bakalım. Öncelikle doktor ve eczacınızın önerisine öncelik vermeniz gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Rectoderm ve Rectogesic gibi kremlerden birini kullanacaksanız mutlaka yanında bir de Anestol gibi bölgesel uyuşturucu etkisi olan kremlerde kullanmak gerekir. Şimdi uygulamayı aşama, aşama anlatmak istiyorum.

Dışkılama Öncesi Sıcak Oturma Banyosu İle Başlayın

İlk yapılması gereken sıcak oturma banyosu ile 3-4 dakikalık rahatlama sağlanmasıdır. Sitemizde sıcak oturma banyosunun ne olduğu, nasıl olması gerektiği ile ilgili bilgiler yer almaktadır.

Bölgesel Uyuşturucu Krem (Anestol) Sürün

3-4 Dakikalık sıcak oturma banyosu sonrası bölgeyi güzelce kurulayacak bu sefer dışkılama esnasında can yanmasını azaltacak ya da tamamen önleyecek olan bölgesel uyuşturucu kremlerden birini önerim Anestol anüs içi ve çevresine sürmelisiniz. 2-3 Dakika bekledikten sonra ıkınmadan dışkılama ihtiyacını gidermelisiniz.

Tekrar Sıcak Oturma Banyosu İyi Olur

Dışkılama sonra tekrar rahatlama amaçlı sıcak oturma banyosu 4-5 dakika yenden uygulanabilir.

Nitrogliserinli Krem Sürüyoruz (Rectoderm, Rectogesic vs)

Dışkılama sonrası tekrar oturma banyosu yaptık ve bölgeyi güzelce kuruladıktan sonra nitrogliserin içeren kas gevşetici kremlerden birini sürmek gerekir. Markaları hatırlamak gerekirse Rectoderm, Rectogesic ve Anrecta eczanelerde bulunmaktadır. Tabii ki hazır formlara ek olarak daha az maliyetli olan tecrübeli eczacıların hazırladığı kremleri de kullanabilirsiniz. Nitrogliserin içeren krem kullanırken dikkatli olmalısınız. Serçe parmağın son buğumu kadar ve sadece anüs iç kısmına uygulamalısınız. Anüs çevresine uygulamanız çok fazla işe yaramayacaktır. Tabii ki anüs iç kısmına çok fazla girmeniz de gerekmez. 2-2,5 cm içeriye kadar girmeniz yeterlidir. Biraz canınız yanacaktır.

BOTOX ve Anal Fissür Ameliyatını Unutmayın

Anal Fissür tedavisinde kullanılan kremlerin hiç birisi %100 etki etmez. Buna bitkisel kremlerde dahil, hele birde hastalık 10-15 günden fazla ise neredeyse hiç işe yaramayabilir. Ama tabii ki denemekte yarar vardır. Kremler 10-15 gün içerisinde etki etmesi beklenir. Bu süreçte herhangi bir olumlu etkisi olmaması halinde krem kullanımını bırakabilirsiniz. Sizin için geriye kalan ameliyat ya da 1 dakika içinde yapılan Botoks uygulaması kalmıştır. Ameliyatlarda dışkı ve gaz kaçırma riski olduğu için Botox önerilmektedir. Aşağıda yer alan video’da botoks uygulamasının nasıl olduğu görülmektedir.

Evet, arkadaşlar anal fissür tedavisinde kullanılan kremlere dair aktaracaklarımız bu kadar olup, şimdi dilerseniz aklınıza takılan soruları genel cerrahi uzmanı Op. Dr. Seher Şirin’e sorabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken sayfanın alt kısmında yer alan soru ve yorum formunu kullanmaktır.

image

Merhabalar sevgili okurlarımız.Bu yazımızda sıkça soru gelen mide koruyucu ilaçlar hakkında bazı bilgiler vereceğiz.Özellikle bu ilaçların mide üzerindeki yan etkileri ve zararları hakkında konuşacağız.Çünkü aşırı bir bilinçsizce tüketim var.Bu konuya değinmeyi kendime bir görev olarak görüyorum.

<!DOCTYPE HTML> REKLAM X

Öncelikle bu yazıyı yazmamdaki asıl sebep bu mide koruyucu ilaçlarının her yemekten önce veya sonra sanki sakız gibi normal bir şekilde kullanılmasıdır.Herhangi bir yan etkisi düşünülmeden zararsız bir ilaç gibi tüketimi maalesef söz konusudur.Şimdi kısaca mide koruyucu ilaçların yan etkileri ve zararlarına göz atalım.

<!DOCTYPE HTML> REKLAM X

Mide Koruyucu İlaçların Görevi Nedir?

<!DOCTYPE HTML> REKLAM X

Bu ilaçların mide yanması gibi sorunları önlemesinin sebebi mide asit salgısını azaltmasıdır.Yapısında bazik sistem itibari ile mide asidini tamponlayarak  gastrit gibi sorunların önüne geçmektedir.Midedeki asit salgısının azalması ile özellikle boğaza gelen suyun acımsı olarak etki yapma riski azalmaktadır.

Mide Koruyucu İlaçların Yan Etkileri ve Zararları Nelerdir?

Bu kısımda belirteceğimiz zararlar veya yan etkileri doktor tavsiyesi dışında olan, kullanım süresinin uzatılması kısaca gereksiz ilaç kullanımından dolayı meydana gelecek etkilerdir.Aksi durumda doktorun tavsiyesi üzerine ne kadar kullanılması gerekiyorsa o süre içinde kullanılması gerekmektedir.

<!DOCTYPE HTML> REKLAM X

1:Mide Tümörü Riski

Son yıllarda meydana gelen mide tümörleri riskleri artış göstermiştir.Burada ilginç olan durum yemek borusunda sıkça rastlanan tümörler yerine daha farklı bir şekilde reflünün sebep olduğu bazı değişimler sonucu meydana gelen tümör hücrelerinin olduğu tespit edilmiştir.Kanıtlanmış olmasa da bunun mide koruyucu ilaçların tüketiminin artması sonucu olduğu düşünülüyor.Aynı zamanda yurt dışında yapılan araştırmalarda mide koruyucu ilaç kullanımından dolayı gastrin hormonunun salgılanması sebebiyle bu hormona bağlı tümörlerin arttığı gözlenmiştir.

<!DOCTYPE HTML> REKLAM X

2: Bazı Kemik Sorunları

Aşırı kullanılan mide ilaçlarının mide asit sistemindeki değişimler sebebiyle midede sindirim kalitesi azalmaktadır.Bu sebeple gıdalardan alınan protein miktarları da azalmaktadır.Bunun sonucunda kemik erimesi ve bazı eklem sorunlarına sebep olduğu gözlenmiştir.

3: Gizli Reflü Riski Artar

Reflü hastalığı tam olarak mide suyunun boğaz kısmına gelip yakıcı bir etkisi olmasıdır.Mide koruyucu ilaçlar ile midede asit oranı azalır ancak reflü  yine olmaya devam eder.Asit yapısı azaldığı için yakıcı etki ortadan kalkar ancak yine mide suyu boğaz kısmına gelmektedir.Yapılan araştırmalarda özellikle gece uyurken bu şekilde gizli reflüden dolayı uyku kalitesinin azaldığı gözlenmektedir.

4: Bağırsak ve Sindirim Sorunlarındaki Artış

Mide koruyucu ilaçların en zararlı etkilerinden biri bu madde olarak gösterilebilir.Alınan gıdalarda az veya çok zararlı bazı mikro organizmalar bulunabilmektedir.Midede asit yapısı sayesinde bu zararlı mikro organizmalar midede yok olmaktadır.Ancak mide koruyucu ilaçlar sebebi ile mide asit salgısının azalması midede bu zararlı mikro organizmaların inhibe olmamasına sebep olmaktadır.Mide yapısından geçen bu zararlı organizmalar bağırsak ve sindirim sisteminde olumsuz etkilere sebep olabilmektedir.En belirgini ishal ve bazı enfeksiyonlar meydana gelmektedir.Özellikle Clostridium gibi bazı bakteri çeşitleri ölümcül etkileri sebebiyle ciddi bir tehdit olarak durmaktadır.

5: Vitamin ve Mineral Emiliminin Azalması

Yine mide asit salgısının azalması ile sindirim işlemi daha yavaş ve tam olarak yapılamamaktadır.Bu sebepten dolayı az sindirilen gıdalardan alınan vitamin ve mineral azalmaktadır.Özellikle demir minerali ve B12 vitamini gibi önemli besin maddelerinin eksikliğine sebep olmaktadır.

6: İlaca Bağımlılık

Bu ilaçların geçici olarak mideyi rahatlatma etkisi bir süre sonra ilacın bırakılması ile bu yapıya alışan mide sistemi yine bu ilaçlara ihtiyaç duyulmasına sebep olmaktadır.Akabinde ise mide koruyucu ilaçlara bağımlı kalma gibi olumsuz etkiler meydana gelmektedir.

Sonuç olarak Gıda Mühendisi olarak yorumlarım;

Yan etkisi olmayan hiç bir ilaç yoktur.Bu yüzden hangi ilaç olursa olsun doktor tavsiyesi olmadan kesinlikle ilaç tüketmeyin.Doktor tarafından ilaç kaç gün tüketilmesi gerekiyorsa kesinlikle daha fazla tüketmeyin.En ufak bir mide yanması gibi sorunlarda hemen ilaca sarılmayın.Günlük hayatta sakız gibi ağızlarda dolaşan bu ilaç hiç zararsız gibi bir izlenim vardır.Yukarıda önemli noktalara değindik.Bu yüzden siz ve çevrenizdeki yakınlarınızı uyarmak sizlerin görevidir. Mide koruyucu ilaçlar olan gibi ilaçların zararlı etkilerinden korunmak için gereksiz kullanıma dikkat edilmesi gerekmektedir.

Mutlu ve Sağlıklı Günlere… Gıda Müh. Emir Erşat Kaboğlu

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации