Андрей Смирнов
Время чтения: ~32 мин.
Просмотров: 0

Kireçlenme Nedir, Neden Olur? Kireçlenmeye Ne İyi Gelir, Nasıl Geçer?

Kireçlenmeye Ne iyi Gelir?

Eklemlerde bulunan kıkırdakların zamanla aşınması sonucu oluşan kireçlenme en yaygın rahatsızlıklardan biridir. Sık kullanılan diz, bilek ve parmak eklemlerinde daha çok görülmekle birlikte eklem bulunan her noktada kireçlenme meydana gelebilir. Kıkırdağın tahrip olmasının fazla kilo, eklem bölgesini etkileyen yaralanmalar, kas zayıflığı, romatizmalı hastalıklar gibi pek çok farklı nedeni olabilir. Ancak herhangi bir diğer nedene bağlı olmaksızın, sadece eklemlerin sık kullanılmasından dolayı da yaş ilerledikçe kireçlenme oluşabilir. Bu nedenle 65 yaş üstü yetişkinlerde oldukça yaygındır. Yakın aile bireylerinizde kireçlenme varsa sizin de kireçlenme sorunu yaşama olasılığınız yükselir çünkü kalıtımsal olarak nesilden nesile aktarılan bir problemdir.

Kıkırdak dokusunun azalması veya bazı durumlarda tamamen kaybedilmesinin yarattığı başlıca sıkıntı o eklemin hareket ettirilmesinin zorlaşması ve hareket sırasında veya uzun süre hareketsiz kaldığında ağrı yapmasıdır. Örneğin diz ekleminde kireçlenme varsa eklemde sertlik ve şişme görülebilir. Bacağı tamamen açmak, eğilmek, merdiven çıkmak zorlaşabilir ve bu gibi hareketler esnasında ağrı oluşabilir. Diz uzun süre hareketsiz kaldığında ağrı yaşanabilir. Kireçlenme ilerledikçe ve kıkırdak dokusu azaldıkça yürümek zorlaşabilir. Diz hareket ettirildiğinde “çıtırtı” hissi yaşanabilir ve kıkırdak dokusunun azlığından dolayı ses gelebilir.

Sonuç olarak eklemlerimizi tam kapasiteyle kullanabilmek için kıkırdak dokusuna ihtiyacımız var. Bu dokuyu korumak için erken yaşlardan itibaren önlem almamız, egzersiz yapmamız, ideal kilomuzda olmamız gerekiyor. Ancak tüm bunlara dikkat etmenize rağmen yaralanma, kalıtımsal, kıkırdağın aşırı kullanımı veya diğer bir nedenden ötürü kireçlenme sorunu yaşıyorsanız evde uygulayabileceğiniz bazı yöntemlerle kireçlenmenin neden olduğu ağrıları hafifletebilir ve kireçlenmenin ilerleyişini yavaşlatabilirsiniz.

Kireçlenmeye Karşı Yapılabilecekler

Kireçlenmenin kesin bir tedavisi bulunmuyor. Günümüzde uygulanan tedavi yöntemleri ağrı, şişlik gibi kireçlenmenin yol açtığı ve günlük hayatı etkileyen problemlerin hafifletilmesine yönelik. Yani ağrı için ağrı kesici, kireçlenmenin bulunduğu ekleme binen yükü hafifletmek için bazı aparatlar veya eklem koruyucu besin takviyeleri kullanılıyor. Çok ilerlemiş kireçlenme içinse sorunlu ekleme cerrahi müdahaleyle yapay kıkırdak yerleştiriliyor ancak her hasta bu operasyon için uygun olmayabiliyor. Aşağıda doktorunuzun önerilerine ek olarak uygulayabileceğiniz kireçlenmenin yol açtığı ağrıları hafifletmek, eklemin hareket kapasitesini korumak için kullanabileceğiniz bazı öneriler yer alıyor. Bu öneriler herkes için aynı etkiyi göstermeyebilir ancak deneme yanılma yöntemiyle sizin için en uygun olanı bulabilirsiniz.

İdeal Kilo: Kilo vermek özellikle vücut ağrılığının büyük bir kısmını taşıyan diz eklemlerinde görülen kireçlenme için son derece önemli. Diz eklemine fazla kilolar nedeniyle basınç arttıkça hem kireçlenme daha hızlı ilerliyor hem de kireçlenmenin neden olduğu ağrılar artıyor. Kilo verdikçe kireçlenmenin neden olduğu sorunların hafiflediğini göreceksiniz.

Egzersiz: Kireçlenme nedeniyle eklem ağrısı çekerken egzersiz yapma fikri pek hoş gelmeyebilir ancak eklemi korumanın ve kireçlenmenin ilerleyişini yavaşlatmanın en etkili yollarından biri daha fazla hareket etmektir. Düzenli egzersiz kas ve kemiklerinizin güçlü kalmasına, eklemlerinizin daha esnek olmasına yardımcı olur. Yürüme, yüzme gibi çok fazla efor gerektirmeyen hafif egzersizlerle başlayabilirsiniz. Egzersiz sadece kireçlenme nedeniyle ağrının çok şiddetlendiği durumlarda önerilmiyor.

Soğuk ve Sıcak Kompres: Kireçlenme ağrısının şiddetlendiği anlarda ağrıyan eklem üzerine sıcak veya soğuk kompres uygulayarak ağrıyı hafifletebilirsiniz. Sıcak kompres kan dolaşımını artırarak kasları rahatlatır soğuk kompres ise sinirleri uyuşturur ve şişliği alır.

Omega 3: Bazı besin takviyeleri kireçlenme belirtilerinin kontrol altında tutulması için önerilmektedir. Örneğin iltihabı azaltıcı özelliği bulunan omega 3 yağ asitlerinin kireçlenmeye bağlı ağrıları hafifletici özelliği vardır. Omega 3 bakımından zengin balık, ceviz, keten tohumu ve zeytinyağını daha fazla tüketerek ağrılarınızı bir miktar azaltabilirsiniz. Ne kadar omega 3 almanız gerektiği ve kireçlenme için önerilen diğer besin takviyeleri hakkında doktorunuzdan detaylı bilgiler alabilirsiniz.

İltihap Önleyici Gıdalar: Yapılan araştırmalar bazı gıdaların iltihabı azalttığını veya önlediğini ortaya koymaktadır. İltihabı azaltan ve kireçlenmeye iyi gelen gıdalar arasında turp, hardal, sarımsak, soğan, tere, maydanoz, kereviz, limon ve kuşburnu çayını sayabiliriz.

Okaliptüs Yağı: Egzama tedavisinde kullanılan tannik asit bakımından zengin olan okaliptüs yağı kireçlenme ağrısına iyi gelir. Okaliptüs yağıyla ağrıyan ekleme masaj yaptıktan sonra sıcak kompres uygulayarak yağın daha çabuk etki göstermesini sağlayabilirsiniz.

Glukozamin: Son yıllarda yapılan araştırmalarda kabuklu deniz hayvanlarından elde edilen ve bir amino-şeker olan glukozamin adlı maddenin kıkırdağı koruduğu ve kireçlenmeye iyi geldiği yönünde sonuçlar elde edilmiş. Glukozamin içeren besin takviyelerini sağlık ürünleri satan mağazalarda bulabilirsiniz ancak dozaj hastaya göre ayarlandığı için ne kadar kullanmanız gerektiği konusunda doktorunuza danışmalısınız.

Zencefil: İltihabı önleyen ve ağrıyı hafifleten zencefili kireçlenmeye bağlı ağrıların arttığı dönemlerde çay olarak günde 2-3 kez içebilirsiniz. Zencefil hareket kabiliyeti azalan eklemi rahatlatarak daha kolay ve ağrısız hareket ettirebilmenize yardımcı olacaktır.

Zerdeçal: Zerdeçal ve zerdeçal içeren besin takviyeleri ağrı ve şişliğin azaltılmasına yardımcı olarak önerilmekte. Bu konuda dizinde kireçlenme bulunan 100 hastanın katılımıyla yapılan çalışmada düzenli olarak zerdeçal özü takviyesi kullananların yürürken ve merdiven çıkarken yaşadıkları kireçlenmeye bağlı ağrıların azaldığı tespit edilmiş.

Yeşil Çay: Kireçlenmenin başlangıç aşamalarında düzenli olarak yeşil çay içerek kıkırdak dokusu kaybını yavaşlatabilirsiniz. Yeşil çayda bulunan bazı bileşenler kıkırdak dokusunda tahribata yol açan kimyasalların ve enzimlerin üretimini baskılayarak koruma sağlıyor.

Kaynaklar

Bu yazıda yer alan bilgiler hiçbir koşulda teşhis, tedavi niteliği taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için öncelikle doktorunuza danışınız.

A A

12.07.2021 – 12:52 Son Güncelleme: 12.07.2021 – 12:52

Dünya çapında milyonlarca insanın kronik olarak yaşadığı en önemli sorunlar içerisinde kireçlenme gelir. Her ne kadar halk dilinde kireçlenme olarak bilinse bile, tıp dilinde ise osteoartrit olarak ifade edilmektedir. Özellikle 40 yaşın üzerindeki erkeklerde daha yaygın görülmeye başlayan, farklı ağır yükleri taşıyan erkeklerde ortaya çıkmaktadır. Zaman içerisinde çok daha ciddi boyutları ulaşma potansiyeli olan kireçlenme için, pek çok kişi bu konu hakkında bilgi almaya çalışıyor.

image

 Kireçlenme Nedir?

 Kemik uçlarını çevrelemiş olan kıkırdak dokunun zaman içerisinde yıpranması ve aşınması ile ortaya çıkan rahatsızlar kireçlenme denir. Özellikle zamanla eğer doğru tedavi uygulanmaz ise ciddi durumlar ile karşı karşıya bırakabilecek bir rahatsızlık olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda eklem içinde birikmek yaşanabilir; kemikler parçalanabilir ya da bölgede bazı iltihabik problemler ile karşı karşıya kalınabilir. Özellikle eklem hastalıklarının temel sebeplerinden biri olarak da kireçlenme ön plana çıkıyor. Daha çok diz, kalça ve boyun ile beraber başparmaklarda meydana gelen sorunlardan biridir.

 Kireçlenme Neden Olur?

 Eklem çevresini doğrudan saran kıkırdak dokuda meydana gelen sorun olarak kireçlenme ön plana çıkar. Özellikle dokunun büyük bir oranda aşınması ile beraber kemiklerin birbirine sürtünmeye başlaması yaşanabilir. Bu doğrultuda kireçlenme belli başlı bazı nedenlerden dolayı ortaya çıkabilmektedir.

 – Sporcu yaralanmaları

 – Kalıtımsal birtakım etkiler

 – Eklemlerin aşırı biçimde kullanılması

 – Yaş faktörü

 – İlgili bölgeyi zorlamak

 – Hareketsizlik

 Bu ve benzeri nedenlerden dolayı kireçlenme zaman içerisinde ortaya çıkar. Özellikle 40 yaşından sonra yaygın olarak meydana gelen ve ciddi durumlar yaratabilecek rahatsızlıklar içerisinde yer almaktadır.

 Kireçlenmeye Ne İyi Gelir?

 Kireçlenme genel olarak geri döndürülemez rahatsızlıklar içerisinde yer alır. Fakat doğru tedavi yöntemleri ile ağrılar azaltılabilir ya da daha iyi hareket etme imkanı elde edilebilir. Bu konuda belli başlı bazı yöntemler ön plana çıkmaktadır.

 – Güçlendirmeyi ve esnekliği arttıracak egzersiz hareketleri çok önemlidir.

 – Fizik tedavi yöntemi uygulanabilir.

 – Eklem bölgesindeki gerilimi azaltmak için kilo verilebilir.

 – Uzman doktor kontrolü altında yapılacak tedavi yöntemleri en önemli husustur.

 – Sağlıklı beslenme ve düzenli harekete önem verilmelidir.

 Bu ve benzeri uygulamalar bireysel olarak ele alınmak suretiyle kireçlenme önemli oranda azaltılabilir. Böylece ileri yaşlarda çok daha sağlıklı bir şekilde yaşam sürdürürken, aynı zamanda hareket imkanı daha etkin hale gelebilir.

 Kireçlenme Nasıl Geçer?

 Kireçlenme özellikle ağrıların azaltılması için, uzman bir doktor kontrolü altında tedavi yönteminin uygulanmasıyla geçer. Bu bağlamda ilaç, krem ve losyon tedavisi ön plana çıkmaktadır. Aynı zamanda reçeteli ağrı kesiciler ve anti enflamatuar, ağrıların ve şişkinliğin azaltılması noktasında oldukça önemlidir. Diğer yandan eklem içi lokal enjeksiyon yöntemleri de yine yapılan tedavi yöntemleri içerisinde geliyor.

 Bütün bu yöntemlerin etkisiz kaldığı zamanlarda ise, uzman doktor kontrolü altında cerrahi yöntemler ele alınır. Özellikle eklem protezi ameliyatı üzerinden hasarlı eklemlerin olduğu bölgeye plastik veya metal parçalar yerleştirilir. Bu da kişinin günlük yaşantısını çok daha rahat hale getirmektedir.

 Kireçlenme Belirtileri Nelerdir?

 Bu rahatsızlık konusunda en merak edilen konular içerisinde kireçlenme belirtileri öne çıkıyor. Özellikle oldukça sinsi bir hastalık olarak ön plana çıkan kireçlenme, etkisini yavaş yavaş gösterir ve zaman içinde ciddi hale gelebilir. Bu doğrultuda belli başlı bazı belirtileri dikkate almak ve zamanında tedavi olmak büyük öneme sahiptir.

 – Eklem bölgelerinde yaşanan ağrılar

 – Eklem sertliği problemi

 – Eklem bölgesinde yaşanan hassasiyet

 – Önemli oranda esneklik kaybı

 – Eklem bölgesinde şişkinlik

 – Gıcırtı sesleri

İçindekiler

Boyun Kireçlenmesi Nasıl Geçer?

Uzun çalışma saatleri, duruş bozuklukları ve bilgisayar karşısında çok vakit geçirme gibi nedenlerle günümüzde en sık karşılaşılan sağlık problemlerinden biri boyun kireçlenmesidir. Genellikle orta yaş üstü kişileri etkileyen boyun kireçlenmesi, tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalıktır. Eğer tedavi edilmezse boynun hareket yeteneği ciddi oranda kaybedilebilir.

Boyun Kireçlenmesine Ne İyi Gelir?

  • Çınar Ağacı Yaprağı
  • Yumurta Kürü
  • Okaliptüs Yağı
  • Zencefil
  • Aloe Vera
  • Çamur ve Masaj Yağı Karışımı
  • Yeşil Çay
  • Alabalık Yağı
  • Karahindiba

Boyun kireçlenmesinin sebep olduğu şikayetleri azaltmak ve yaşam kalitenizi yeniden eski seviyesine çekmek için tıbbi tedavinizin yanı sıra doğal bitkilerden de faydalanabilirsiniz. Bu yazımızda sizler için boyun kireçlenmesine iyi gelen bitkiler ve sağlıklı yöntemleri araştırdık.

Kaynak: www.memorial.com.tr

Boyun Kireçlenmesi Nedir?

  • Tıpta osteoartrit, dejeneratif artrit ve dejeneratif eklem hastalığı isimleriyle karşılık bulan kireçlenme; çeşitli dokularda fizyolojik olarak olmaması gereken noktalarda anormal miktarda kalsiyum tuzu birikmesine denir.
  • Bu durum bel, boyun, parmaklar, diz ya da kalçada ortaya çıkabilir.
  • Günümüzde boyun kireçlenmesi birçok insanın yaşam kalitesini düşürmektedir.
  • Boyun kireçlenmesi, genellikle boyundaki kasların fazla gerilmesi veya yırtılması nedeniyle meydana gelir.
  • Boyundaki omurların arasında yer alan diskler hasar görür veya yıpranır. Bu durum omurilik kanalını ve içinden geçen sinirleri sıkıştırır, dolayısıyla sinirler üzerinde baskı oluşur. Boyun kireçlenmesi boyunda ve kollarda şiddetli ağrıya ve uyuşmaya neden olur.
  • Boyun kireçlenmesi genellikle bilgisayar başında uzun saatler geçiren kişilerin karşılaştığı bir sağlık problemidir.
  • Boyun kireçlenmesi 40 ve üstü yaş grubunu etkiler. Yaşla birlikte bu rahatsızlığın görülme oranı artar.
  • Elbette bu genel bir ortalamadır, günümüzde hareketsiz yaşam biçimi yaygınlaştıkça bununla bağlantılı rahatsızlıklar da her yaştan kişide görülmeye başlamıştır.
Kaynak: www.doktortakvimi.com

Boyun Kireçlenmesine İyi Gelen 9 Bitkisel Tedavi

Boyun kireçlenmesi bitkisel tedavisi için kullanabileceğiniz bazı bitkiler ve yöntemler bulunuyor. Şimdi sıralayacağımız doğal ve güvenilir tedavi kürlerini uygulayarak ağrılarınızı dindirebilir ve tedavi sürecinizi hızlandırabilirsiniz. Özellikle başlangıç seviyesinde olan boyun kireçlenmesi nasıl geçer diye merak ediyorsanız doğal yöntemleri deneyebilirsiniz.

1) Çınar Ağacı Yaprağı

  • Boyun kireçlenmesine karşı en etkili bitkilerden biri çınar ağacı yaprağıdır.
  • Boyun kireçlenmesi İbrahim Saraçoğlu tarafından önerilen bitkisel tedavi yöntemi çınar ağacı yaprağı kürüdür.
  • Bu kür için özellikle geniş ve tırtıklı yaprakları olan, olgun ve kurutulmuş yaprakları seçmek çok daha faydalıdır.
  • Çınar ağacı yaprağı çayı hazırlamak için öncelikle yapmanız gereken yaprağı yıkamak ve parçalara ayırmaktır.
  • Ardından 1 bardak kaynatılmış içme suyunun içine 2 adet büyük boy çınar yaprağını ekleyin. Kısık ateşte sadece 1 dakika daha kaynatın, süre dolunca ocağın altını kapatın.
  • Bu çayı süzdükten sonra günde 2 bardak tüketebilirsiniz. Bu küre 30 gün boyunca devam edilmesi ve her seferinde taze çay hazırlanması öneriliyor.

Çınar Yaprağı Faydaları ve Zararları, Çayı Tarifi, Nasıl İçilmelidir?

2) Yumurta Kürü

Boyun kireçlenmesine ne iyi gelir dendiğinde uzmanların ve doktorların önerilerine mutlaka bakmak gerekir. Kireçlenmeye karşı Op. Dr. Feridun Kunak tarafından önerilen bir kür ile karşınızdayız. Kemik erimesine iyi gelen bu kür, aynı zamanda kireçlenmeye karşı oldukça etkilidir.

Malzemeler:

  • 20 diş sarımsak
  • 10 tane yumurta kabuğu
  • 40 limon
  • 1 avuç kapari bitkisi
  • 1 kaşık toz zencefil

Hazırlanışı:

  • 40 limonun suyunu sıkın. 20 diş sarımsağı havanda dövün.
  • Ardından limon suyu ile dövülmüş sarımsakları cam bir kavanozda bir araya getirin.
  • Blenderdan geçirdiğiniz kapariyi ve toz zencefili de kavanoza ekleyin.
  • Son olarak yumurta kabuklarını blender yardımıyla parçalayın ve karışıma ilave edin.
  • Cam kavanozu buzdolabına kaldırarak bir hafta burada muhafaza edin.
  • Hazırladığınız karışımı her gün, kahvaltıdan sonra, bir bardak tüketebilirsiniz.

Yumurta Kabuğunun Hiç Duymadığınız 6 Faydası

3) Okaliptüs Yağı

  • Okaliptüs yaprağından ve bitkisinden elde edilen okaliptüs yağı, kireçlenme nedeniyle oluşan şişliğe iyi gelir.
  • Boynunuzu ılık su ile yıkadıktan sonra okaliptüs yağını masaj yoluyla bölgeye uygulayabilirsiniz.
  • Şişlik şikayeti geçene kadar bu yöntemi düzenli olarak uygulayabilirsiniz.
  • Boyun ağrısı kireçlenme nedeniyle oluşabilen ciddi bir rahatsızlıktır, bunun için de okaliptüs yağının rahatlatıcı etkisinden faydalanabilirsiniz.

Okaliptus Nedir? Faydaları Nelerdir? Yağı ve Çayı Neye İyi Gelir?

4) Zencefil

  • Mucizevi besin zencefilin iyi gelmediği hiçbir rahatsızlık yok!
  • Her gün düzenli olarak tüketeceğiniz zencefil çayı kireçlenmenin sebep olduğu ağrıyı ve şişliği azaltır.

Zencefil Faydaları, Çayından Macununa Mucize Etkileri

5) Aloe Vera

  • Boyun kireçlenmesine doğal çözüm konusunda akla gelen bitkilerden biri de aloe veradır.
  • Aloe vera yağını masaj yoluyla kireçlenmeden etkilenen boyun bölgesine uygulamak bu bölgedeki ağrıları dindirir.

Aloe Vera Nasıl Kullanılır? Çok İşinize Yarayacak 7 Farklı Yöntem

6) Çamur ve Masaj Yağı Karışımı

Kireçlenmeye karşı etkili olan bir diğer doğal tedavi seçeneği ise çamur ve masaj yağı karışımıdır. Bu uygulama sayesinde ağrılarınızı dindirerek yaşam kalitenizi bir nebze de olsa arttırabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 1 kaşık deniz tuzu veya turşuluk tuz
  • 1 kapak biberiye yağı
  • 2 kaşık buğday kepeği veya irmik
  • 2 kaşık kil
  • Biraz maden suyu
  • 1 kapak menekşe yağı

Hazırlanışı:

  • Maden suyu dışındaki tüm malzemeleri bir kapta karıştırın.
  • Karışım boynunuzda soğuduktan sonra bölgeyi temizleyebilirsiniz.

7) Yeşil Çay

  • Düzenli olarak yeşil çay içmek kireçlenmeye bağlı olarak meydana gelen eklem ağrılarını azaltır, bölgedeki şişlikleri yok eder.

Yeşil Çayın Faydaları Nelerdir? Zayıflatır Mı? Ne Zaman İçilir?

8) Alabalık Yağı

  • Bu seçenek sizi şaşırtmış olabilir ama şimdi vereceğimiz tarifle boyun kireçlenmesine bağlı şikayetlerinizden kurtulabilirsiniz.
  • Bir adet orta boy alabalığı kılçığını ayırmadan temizleyin.
  • Balığı bir kavanoza koyup üzerine bir litre zeytinyağı ekleyin.
  • Kavanoza bir yemek kaşığı sirke ve bir yemek kaşığı limon suyu ilave ettikten sonra karıştırıp ağzını kapatın.
  • Kavanozun ağzı kapalı şekilde bir hafta buzdolabında muhafaza edilmesi gerekiyor. Bir haftalık süre dolduktan sonra karışımı süzüp ağrıyan bölgeye masaj yaparak uygulayabilirsiniz.
  • Alabalığı temin edemediğiniz durumlarda doğrudan alabalık yağı alıp boynunuza uygulayabilirsiniz.
Kaynak: haberkibris.com

9) Karahindiba

  • Geldik boyun kireçlenmesine bitkisel çözümler listemizin son maddesine.
  • 1 fincan karahindiba ve naneyi 4 fincan klorsuz su içerisinde kaynatın.
  • Hazırladığınız çayı günde 3 kere tüketin.
  • Ayrıca karahindibayı lapa haline getirip boynunuza uygularsanız ağrılarınızın büyük ölçüde azaldığını gözlemleyebilirsiniz.

Karahindiba Çayı Nasıl Yapılır? Faydaları Nelerdir? Zayıflatır Mı?

Boyun Kireçlenmesi Belirtileri, Nasıl Anlaşılır?

Boyun kireçlenmesi enfeksiyonlar, duruş bozukluğu, bilgisayar başında çok zaman geçirme, sakatlık, düşme ve kaza nedeniyle meydana gelen bazı sorunlar sebebiyle oluşabilir. Spor esnasında zorlama, yanlış yastık seçimi ve kullanımı, boynu zorlayıcı hareketler, ani ve sert hareketler de boyun kireçlenmesine yol açan faktörler arasında yer alıyor.

Boyun kireçlenmesinde görülen en belirgin şikayet ağrıdır. Boyundan başlayıp, omuz, ense ve kürek kemiğini dahi etkileyen bir ağrı söz konusudur. Ağrıya sertlik, başka bir deyişle şişlik de eşlik edebilir. Ağrı ve sertlik genellikle sabahları rahatsız edici boyuttadır.

Boyun kireçlenmesinin belirtileri şunlardır:

  • Şiddetli boyun ağrısı
  • Baş ağrısı
  • Kol ve omuzda uyuşma
  • Boyunda başlayan ve zaman içinde omuz ve kollara doğru yayılma gösteren ağrılar
  • Boyun bölgesinde kas spazmı
  • Hareket ettikçe kötüleşen boyun ağrısı
  • Sırt ve omuzlarda kas spazmları veya ağrıları
  • Boyunda hissedilen sertlik
  • Boyunda hareket kısıtlılığı
  • Eklemlerde şişme
  • Aşırı hassasiyet
  • Uyku sorunları
  • Kulaklarda çınlama
  • Yorgunluk
  • Sersemlik hali
  • Asabilik ve sinirlilik hali

Boyun Kireçlenmesi Tedavi Edilmezse Ne Olur?

  • Boyun kireçlenmesi ciddi bir rahatsızlıktır. Yukarıda saydığımız belirtilerden bir ya da birkaçı meydana geldiyse vakit kaybetmeden uzman bir doktora danışılmalıdır.
  • Omurgadaki baskı arttıkça hastada kol ve omuzda uyuşmanın yanı sıra güç kaybı meydana gelir. Boyun kireçlenmesi tedavi edilmezse boyunda hareket kısıtlaması meydana gelebilir. Böyle bir durumun geri dönüşü olmadığından, rahatsızlık bu aşamaya gelmeden tedavi edilmelidir.
  • Boyun kireçlenmesi egzersizleri düzenli yapıldığında genellikle ilerleme olmaz ve boyun sağlıklı fonksiyonlarına devam edebilir. Birçok kireçlenme vakasında olduğu gibi hareket ve sağlıklı beslenme en önemli unsurlardır.

Boyun Kireçlenmesi Baş Döndürür Mü?

  • Boyun kireçlenmesi rahatsızlığı yaşayan hastalarda genellikle baş dönmesi yaşanmaz.
  • Ancak İbni Sina’nın da dediği gibi “Hastalık yoktur, hasta vardır.” Boyun kireçlenmesi rahatsızlığınız varsa ve baş dönmesi sorunu yaşıyorsanız bu durumu sizi takip eden hekime bildirmenizi öneririz.

Boyun Kireçlenmesi Tedavisi Nasıl Yapılır? Hangi Doktor İlgilenir?

  • Boyun kireçlenmesi tanısı hasta hikayesi, fiziki muayene, röntgen ve MR ile konulabilir.
  • Boyun kireçlenmesine hangi doktor bakar diyorsanız hastanelerde fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümüne başvurmalısınız.
  • Hastada sinir veya omurilik bası bulgusu yoksa genellikle koruyucu tedavi yöntemleri uygulanır.
  • Bu noktada amaç boyun egzersizleri ile boynun hareket kabiliyetini korumaktır. Ayrıca doktor tarafından gerekli görülmesi durumunda hastaya ağrı kesici ve antienflamatuvar ilaçlar önerilir. Bazı vakalarda ise fizik tedavi programı uygulanır.
  • Başlangıç seviyesindeki kireçlenme durumu için boyun kireçlenmesine iyi gelen hareketler denenebilir. Bunun için fizik tedavi uzmanlarından ve yoga eğitmenlerinde destek alınabilir.
  • Boyun kireçlenmesi akupunktur uygulaması ile de hafifleyebilmektedir. Akupunkturu tedavi sürecine ekleyen uzman doktorlar bulunmaktadır.
  • Boyun kireçlenmesi ameliyatı tedavide başvurulacak en son yöntemdir, bunun öncesinde önleyici ve bulguları hafifletici birçok farklı uygulamaya başvurulur.
  • Boyun kireçlenmesi ileri boyuttaysa; omurilik ve sinirlerdeki baskı fazla ise, hastada güçsüzlük, denge kaybı varsa cerrahi tedavi uygulanır.
  • Hekim, hastanın yaşı, genel durumu ve varsa diğer hastalıklarını göz önünde bulundurarak en doğru ve uygun ameliyat şekline karar verir.
  • Operasyon sırasında sıkışmaya neden olan yapılar bölgeden uzaklaştırılır. Böylelikle diskler normal anatomik yapıya getirilir.
  • Boyun kireçlenmesinin tanı ve tedavisi için fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümünden randevu alınabilir.

Siyatik Ağrısına Ne İyi Gelir? 9 Bitkisel Çözüm

Bel Ağrısına Ne İyi Gelir? Evde 3 Farklı Bitkisel Tedavi

Boyun Ağrısına Ne İyi Gelir? Nasıl Geçer? Neden Olur?

Kireçlenme Nedir? Ne İyi Gelir? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Boyun Tutulmasına Ne İyi Gelir? Evde 5 Bitkisel Çözüm – Egzersizler

Okuyucunun Dikkatine

Blog sayfamızda sağlıklı yaşam, diyet ve kişisel bakım konularını kapsayan yazılar genel bilgilendirme amaçlıdır. Kategoride çeşitli hastalıklar için evde bitkisel çözüm önerileri, besleyici fonksiyonel gıda takviyeleri, doğal cilt ve saç bakımı maskesi tarifleri ile uygulanışları, kilo kontrolüne yardımcı diyet listeleri ve sağlıklı beslenme programları yer almaktadır. İlgili besinin, ürünün ya da diyet listesinin etkileri her bünyede değişkenlik gösterebilir. Yazı yayına alındıktan sonra, zaman içerisinde güncelliğini ve geçerliliğini yitirebilir. Sunmuş olduğumuz bilgiler hiçbir zaman doktor teşhisinin yerini tutmaz, reçete niteliği taşımaz. Bilgileri uygulamadan önce alanında uzman görüşü almanızı tavsiye eder; aksi durumda oluşabilecek yan etkilerden sitemizin sorumlu tutulamayacağını önemle hatırlatırız.

Hayat Haberleri – Yaşam

İleri yaşla birlikte kireçlenmenin en sık karşılaşılan sorunlardan biri olduğunu belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Bahadır, “Bu rahatsızlığın en ağır etkileri dizde ortaya çıkar” dedi ve tedavi yolları hakkında bilgi verdi.

  • Yazıları büyüt
  • Yazıları küçült
  • Standart boyut

İleri yaşla birlikte kireçlenmenin en sık karşılaşılan sorunlardan biri olduğunu belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Bahadır, “Bu rahatsızlığın en ağır etkileri dizde ortaya çıkar” dedi ve tedavi yolları hakkında bilgi verdi.

Diz kireçlenmesi kadınlarda, ileri yaşlarda ve kilolu bireylerde daha sık görülür. Özellikle kadınlarda menopoz ile östrojen hormonunun koruyucu etkisi ortadan kalktığından diz kireçlenmesinin ortaya çıkması kolaylaşır. Diz kireçlenmesinin tedavisinde birçok farklı yöntem kullanılır. Son yıllarda diz kireçlenmesinde değişik enjeksiyonlar kullanılmaya başlanmıştır.

Bunlar arasında en çok bilinen ve en eski yöntem kortizon enjeksiyonudur. Kortizon çok güçlü bir antiromatizmal ilaç olup halk arasında bilinenin aksine yılda bir kaç kez yapıldığında ciddi bir yan etkisi yoktur ve kireçlenme tedavisinde son derece etkilidir. Daha çok orta ya da ileri vakalarda tercih edilir. Kortizon enjeksiyonları özellikle diz ekleminde sıvı artışı olan ve ağrısı çok olan hastalarda çabuk sonuç alınmasını sağlar.

Halk arasında horoz ibiği iğnesi olarak adlandırılan kıkırdak iğneleri de birer haftaarayla üç kez ya da tek seferlik dozlarla yapılmaktadır. Daha çok erken vakalarda tercih edilir. İlaç, diz eklem eklem kıkırdaklarının üzerini kaplayarak eklem hareketini kolaylaştırır ve dolayısıyla kıkırdak yıpranmasını azaltır.

Son yıllarda trombositten zengin plazma (PRP-Platelete Rich Plasma) enjeksiyonları çok popüler olmuştur. Bu tedavi diz kıkırdaklarını iyileştirmeye yönelik bir tedavidir. Bu nedenle ağır kıkırdak kaybı olan vakalarda kullanılmaz. Ağır vakalarda protez operasyonu iyi bir seçenektir. Protez sonrası mutlaka fizik tedavi yapılmalıdır.

Hangi tedavi uygulanırsa uygulansın hastalar dizlerini korumalı, aşırı merdiven inip çıkma, çömelme gibi aktiviteri yapmamalıdır. Yokuş çıkmak da aynı şekilde dize zarar verebilir. Hastalar ayrıca kendilerine verilen egzersizleri yapmalı ve kilo kontrolünü gerçekleştirmelidir. Son dönemde popüler olan hacamat, sülük, çınar yaprağı suyugibi tamamlayıcı tıp uygulamaları ve bitkisel tedavilerin maalesef iyileştirici bir etkisi yoktur.

Anasayfa » Cilt Bakımı » Kremler » Kireçlenmeye İyi Gelen Kremler image

Kıkırdaklar, eklem bölgelerinde, iki kemik arasında bulunmaktadır. Kemiklerin birbirine sürtünmemeleri ve eklemlerin rahat hareket etmelerini sağlarlar. Ancak zaman içerisinde kıkırdaklarda yaşanan aşınmalar ya da kıkırdağın yırtılmasına bağlı olarak kıkırdak görevini yapamaz ve hareket sırasında kemikler birbirlerine sürtünmeye başlarlar. Bunun sonucunda da hareket sırasında eklemler ağrıları olacağı gibi iltihaplanma da meydana gelmesi muhtemeldir. Halk arasında kireçlenme olarak adlandırılan bu rahatsızlığın neden olduğu şikayetlerin giderilmesinde kullanılabilecek ilaçlar bu yazımızda anlatılmış olup uzman görüşü alınmadan kullanılmamaları tavsiye edilir.

Bengay Krem

image

Etken maddesi Metil salisilat, Mentol’dur. Bengay krem, vücutta iltihap ve ağrılara neden olan biyolojik faktörleri azaltan bir etkiye sahiptir. Ağrılı bölgelere uygulandığında, bu bölgelerdeki damarları genişleterek serinlik hissi verir ve bunu ilacın ağrı kesici özelliği takip eder. İlaç kullanıldığı bölgedeki sinir ve kasların gevşemesini sağlar. Ağrılı omuz tutulmasında, bel ağrılarında, romatizmal ağrılarda, hasar ve zedelenme kaynaklı ağrılı durumlarda, kas ağrılarında, sinir sıkışmalarında, eklem iltihabında, eklem çevresindeki dokulardaki iltihaplanmalarda, kireçlenme ağrılarında, eklem bölgesinde ağrılı şişliklerde, tendon ve tendon kılıfı iltihaplarında ağrı kesici ve iltihap giderici olarak kullanılır.

Kullanım Şekli

Doktorunuz tarafından başka şekilde kullanılması önerilmediği takdirde, ince bir tabaka halinde, ağrılı bölgeye sürülüp yavaşça masaj yapılarak yedirilmesi şeklinde kullanılır. İlaç, sorunlu bölgeye günde 2-3 kez uygulanabilir.

Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • İlacın etken maddesine karşı bir alerjisi olanların kullanması önerilmez.
  • Kozmetikler, güneş koruyucuları, losyonlar ve diğer cilt ürünleri bu ilaç ile birlikte kullanıldıklarında ciltte tahrişe neden olabilir.
  •  İlacı uyguladığınız yerdeki deride tahriş olan ve kızarıklık görülürse ilacın kullanımını durdurup doktora bilgi verilmelidir.
  • Egzamalı, enfeksiyonlu, kabartı ve isilik olan ciltlerde ve yaralı cilt bölgelerinde kullanılmaması gerekmektedir.
  • İlacı ağzınıza veya gözünüze temas ettirilmemesi, teması halinde ise bol su ile yıkanması gereklidir.
  • 10 günlük kullanımdan sonra, hastalık belirtilerinin devam etmesi hatta daha da şiddetlenmesi halinde ilacın kullanımı bırakılarak doktora bilgi verilmelidir.
  • Tedavi edilen cilt bölgesini bandajlanmaması, sıcağa maruz kalacak şekilde uygulamalar yapılmaması gerekmektedir.
  • 12 yaşından küçük çocuklarda kullanılmaması gerekmektedir.

Dolgit Krem

image

Etken maddesi İbuprofendir. Dolgit krem, vücuttaki iltihaplanmaya ve ağrıya sebep olan biyolojik etkenleri giderir. Kas romatizması, omurga veya eklemlerde aşırı zorlanmaya ve erozyona bağlı olarak gelişen hastalıkların (kireçlenme) tedavisinde kullanılır. Eklem çevresindeki yumuşak dokunun iltihaplanmasından kaynaklanan ağrılar ile kas gerginliği, ağrılı omuz tutulması, bel ağrısı, siyatik ağrısı, ve kaza veya spor yaralanmalarına bağlı burkulma-incinme-ezilmelerde oluşan şişlik ve ağrıların tedavisinde de endikedir.

Kullanım Şekli

Doktorunuz tarafından başka şekilde kullanılması önerilmediği takdirde, ilacı tedavi edilecek bölgeye ince bir tabaka halinde sürünüz ve hafif hareketlerle masaj yaparak emilmesini sağlayınız. İlaç günde 2-3 kez uygulanabilir.

 Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • İlacın etken maddesine karşı bir alerjisi olanların kullanması önerilmez.
  • İlacı ağzınıza veya gözünüze temas ettirilmemesi, teması halinde ise bol su ile yıkanması gereklidir.
  • Egzamalı, enfeksiyonlu, kabartı ve isilik olan ciltlerde ve yaralı cilt bölgelerinde kullanılmaması gerekmektedir.
  • Tedaviniz süresince, güneş koruyucuları ve losyonların, böcek kovucular ve diğer cilt ürünlerinin kullanılmaması gerekmektedir.
  • İlacınızı uyguladıktan sonra kuruması için birkaç dakika beklenmasi sonra giyinilmesi gerekmektedir.
  • 14 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır.

Tiyokas Jel

İlacın etken maddesi Deksketoprofen trometamol ve Tiyokolşikosid’dir. İlaç, ağrı kesici, iltihap giderici ve kas gevşetici olarak kullanılan bir ilaçtır. Ağrılı, iltihaplı ve kas gerginliği ile belirgin olan kas ve iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde, eklem kireçlenmesinden kaynaklanan rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır. Eklem çevresindeki keselerin iltihabında, kas kiriş kılıfı ile kas kiriş iltihabında, eklem çevresindeki yumuşak doku iltihabında, omurga rahatsızlıklarında, küçük kaza ve spor yaralanmalarından kaynaklanan burkulma, incinme ve ezilmelerde de kullanılmaktadır.

Kullanım Şekli

Doktorunuz tarafından başka şekilde kullanılması önerilmediği takdirde, ilacın ağrılı bölgeye yeterli miktarda sıkıldıktan sonra hafifçe masaj yaparak yedirlmesi gerekmektedir. Günde 2-3 defa uygulanabilir.

Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • İlacın etken maddesine karşı bir alerjisi olanların kullanması önerilmez.
  • İlacın emilerek kana karışma riski düşükte olsa da kalp ve dolaşım problemleri riskini arttırabilmesi mümkündür.
  • Diğer kas gevşeticiler ile birlikte kullanmaması gerekir.
  • Göz veya anal ya da genital bölgelerde kullanılmamalıdır.
  • Enfeksiyonlu, egzamalı, açık yaralı, kabartı ve isilik oluşmuş cilt bölgelerinde ve yanıklarda kullanılmamalıdır.
  • İlaçla birlikte, güneş koruyucuları ve losyonları ile böcek kovucular ve diğer cilt ürünlerinin birlikte kullanılmaması gerekmektedir.
  • İlacın kullanımı sırasında kaşıntı, kızarıklık, yanma, deri iltihabı ve egzama durumlarından herhangi birinin gelişmesi halinde ilacın kullanılması bırakılarak doktora bilgi verilmelidir.
  • İlacı uygulanmasından sonra kuruması için en az 10 dakika bekleyip daha sonra giyinilmesi gerekmektedir.
  • İlacın uygulandığı cilt bölgesinin hava almayacak şekilde kapatılmaması ve sıcağa maruz kalacak uygulamalar yapılmaması gerekmektedir.
  • 18 yaşın altındakilerde kullanılmaması gerekmektedir.

YAZAR BİLGİSİ BENZER KONULAR

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации