Андрей Смирнов
Время чтения: ~20 мин.
Просмотров: 0

Kireçlenme Nasıl Geçer? İşte En Etkili Kireçlenme Tedavisi Yöntemleri

Haberler Sağlık Haberleri Boyun kireçlenmesi belirtileri nelerdir? Boyun kireçlenmesi neden olur, evreleri nelerdir? 14.01.2021 – 13:42 | Son Güncellenme: 14.01.2021 – 13:42Güncelleme: 14.01.2021 – 13:42

Dejeneratif artrit adıyla da bilinen boyun kireçlenmesi Türkiye ve dünya genelinde en sık rastlanan eklem rahatsızlıklarından biridir. Sinir sıkışması ile benzer semptomlar gösteren bu rahatsızlık 60 yaş üstü kişilerde daha çok görülür. Boyun kireçlenmesi belirtileri nelerdir? Boyun kireçlenmesi neden olur, evreleri nelerdir? Merak edilen tüm soruları sizin için derledik.

image

Bu hastalıkta tıpkı dizlerde olduğu gibi boyundaki lifler de yırtılır. Bunun sonucunda boyunda kireçlenme hem de fıtık oluşur. 

Boyun kireçlenmesi belirtileri nelerdir? 

Tüm hastalarda görülen ortak belirtilerin başında şiddetli ağrı gelir. Kişi başını sağına soluna çevirmekte güçlük çeker. Sık sık boynu tutulur. Boyun bölgesindeki lifler yırtılırken eklemler sertleşir. Ağrı sadece boyunda hissedilmez. Kişiden kişiye değişmek üzere kollarda ve sırt bölgesinde de ağrı semptomları gözlemlenir. 

Hastalığın ilerleyen evrelerinde eller uyuşmaya başlar. Hasta yürürken, merdiven inip çıkarken ve bir şey taşırken zorlanır. Başını sağına soluna çevirdiğinde eklem sesleri gelir. Bu sesler, hastalığın ileri bir evrede olduğunu gösterir. 

Boyun kireçlenmesi neden olur? 

Boyun kireçlenmesi genelde yaşlılığa bağlı nedenlerle ortaya çıkar. Bununla birlikte boyun, sırt ya da omuz bölgesinde yapılan ameliyatlar da üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin boyun kireçlenmesine ve fıtığına neden olabilir. Hastalığın spor yapma alışkanlığı olmayan ve gün içinde çok az hareket eden kişilerde görülme riski çok daha fazladır. 

Günümüzde hem çocuklarda hem yetişkinlerde görülen obezite de boyun kireçlenmesine yol açabilir. 

Boyun kireçlenmesi evreleri nelerdir?

Ağrının az olduğu ve hastanın nispeten daha rahat hareket edebildiği ilk aşama akut dejeneratif artrit olarak tanımlanıyor. Tam olarak tedavi edilemeyen ve belirtileri kaybolsa da geri gelme riski taşıyan evreye ise kronik dejeneratif artrit denir. 

Boyun kireçlenmesi kimlerde daha sık görülür? 

 1- Masa başı çalışıp gün içerisinde çok az hareket edenlerde .

 2- Spor ve egzersiz yapmayanlarda.

 3- Kas oranı az yağ oranı fazla olanlarda.

 4- Obezite teşhisi konmuş kişilerde. 

 5- 60 yaş üstü kişilerde.

Boyun kireçlenmesine ne iyi gelir? 

Yeşil çay eklem ve kemik ağrılarının azalmasında yardımcı olabilir. Bunun dışında papatya çayı da doğal bir ağrı kesicidir. Sinirleri yumuşatır. 

Fakat hastalığın ilerleyen evrelerinde mutlaka ortopedi bölümünden randevu alınmalı. Hasta hikayesi alındıktan sonra gerekli tetkikler yapılır. Genelde hastalara ilaç tedavi uygulanır. Daha ilerleyen safhalarda ise fizik tedavi uygulamasına geçilir. 

Doktor hastaya evde yapmak üzere çeşitli egzersizler önerebilir. Bu egzersizler vücudu fazla zorlamadan günde 10 – 15 dakika yapılabilir. Hastalar ağır şeyler kaldırmamalıdır. 

Şiddetli Sevgi: Flört Şiddeti | Av. Cansen Erdoğan anlatıyor“Ailene benimle birlikte olduğunu söyleyeceğim! Abine aramızdakileri anlatacağım! Gönderdiğin fotoğrafları İnternet’te yayınlayacağım! Okulda kimseyle konuşmayacaksın! Arkadaşlarınla görüşmeni istemiyorum! Oraya gidemezsin! Bensiz hele bir git, görürsün sen dünya kaç bucakmış…” Bu sözler tanıdık geldi mi? Av. Cansen Erdoğan flört şiddeti kavramını, hangi davranışların flört şiddeti kapsamına girdiğini ve flört şiddetinin ceza hukukundaki yerini Pembenar izleyicileri için anlattı. daha fazla video içinimage

A A

12.07.2021 – 12:52 Son Güncelleme: 12.07.2021 – 12:52

Dünya çapında milyonlarca insanın kronik olarak yaşadığı en önemli sorunlar içerisinde kireçlenme gelir. Her ne kadar halk dilinde kireçlenme olarak bilinse bile, tıp dilinde ise osteoartrit olarak ifade edilmektedir. Özellikle 40 yaşın üzerindeki erkeklerde daha yaygın görülmeye başlayan, farklı ağır yükleri taşıyan erkeklerde ortaya çıkmaktadır. Zaman içerisinde çok daha ciddi boyutları ulaşma potansiyeli olan kireçlenme için, pek çok kişi bu konu hakkında bilgi almaya çalışıyor.

 Kireçlenme Nedir?

 Kemik uçlarını çevrelemiş olan kıkırdak dokunun zaman içerisinde yıpranması ve aşınması ile ortaya çıkan rahatsızlar kireçlenme denir. Özellikle zamanla eğer doğru tedavi uygulanmaz ise ciddi durumlar ile karşı karşıya bırakabilecek bir rahatsızlık olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda eklem içinde birikmek yaşanabilir; kemikler parçalanabilir ya da bölgede bazı iltihabik problemler ile karşı karşıya kalınabilir. Özellikle eklem hastalıklarının temel sebeplerinden biri olarak da kireçlenme ön plana çıkıyor. Daha çok diz, kalça ve boyun ile beraber başparmaklarda meydana gelen sorunlardan biridir.

 Kireçlenme Neden Olur?

 Eklem çevresini doğrudan saran kıkırdak dokuda meydana gelen sorun olarak kireçlenme ön plana çıkar. Özellikle dokunun büyük bir oranda aşınması ile beraber kemiklerin birbirine sürtünmeye başlaması yaşanabilir. Bu doğrultuda kireçlenme belli başlı bazı nedenlerden dolayı ortaya çıkabilmektedir.

 – Sporcu yaralanmaları

 – Kalıtımsal birtakım etkiler

 – Eklemlerin aşırı biçimde kullanılması

 – Yaş faktörü

 – İlgili bölgeyi zorlamak

 – Hareketsizlik

 Bu ve benzeri nedenlerden dolayı kireçlenme zaman içerisinde ortaya çıkar. Özellikle 40 yaşından sonra yaygın olarak meydana gelen ve ciddi durumlar yaratabilecek rahatsızlıklar içerisinde yer almaktadır.

 Kireçlenmeye Ne İyi Gelir?

 Kireçlenme genel olarak geri döndürülemez rahatsızlıklar içerisinde yer alır. Fakat doğru tedavi yöntemleri ile ağrılar azaltılabilir ya da daha iyi hareket etme imkanı elde edilebilir. Bu konuda belli başlı bazı yöntemler ön plana çıkmaktadır.

 – Güçlendirmeyi ve esnekliği arttıracak egzersiz hareketleri çok önemlidir.

 – Fizik tedavi yöntemi uygulanabilir.

 – Eklem bölgesindeki gerilimi azaltmak için kilo verilebilir.

 – Uzman doktor kontrolü altında yapılacak tedavi yöntemleri en önemli husustur.

 – Sağlıklı beslenme ve düzenli harekete önem verilmelidir.

 Bu ve benzeri uygulamalar bireysel olarak ele alınmak suretiyle kireçlenme önemli oranda azaltılabilir. Böylece ileri yaşlarda çok daha sağlıklı bir şekilde yaşam sürdürürken, aynı zamanda hareket imkanı daha etkin hale gelebilir.

 Kireçlenme Nasıl Geçer?

 Kireçlenme özellikle ağrıların azaltılması için, uzman bir doktor kontrolü altında tedavi yönteminin uygulanmasıyla geçer. Bu bağlamda ilaç, krem ve losyon tedavisi ön plana çıkmaktadır. Aynı zamanda reçeteli ağrı kesiciler ve anti enflamatuar, ağrıların ve şişkinliğin azaltılması noktasında oldukça önemlidir. Diğer yandan eklem içi lokal enjeksiyon yöntemleri de yine yapılan tedavi yöntemleri içerisinde geliyor.

 Bütün bu yöntemlerin etkisiz kaldığı zamanlarda ise, uzman doktor kontrolü altında cerrahi yöntemler ele alınır. Özellikle eklem protezi ameliyatı üzerinden hasarlı eklemlerin olduğu bölgeye plastik veya metal parçalar yerleştirilir. Bu da kişinin günlük yaşantısını çok daha rahat hale getirmektedir.

 Kireçlenme Belirtileri Nelerdir?

 Bu rahatsızlık konusunda en merak edilen konular içerisinde kireçlenme belirtileri öne çıkıyor. Özellikle oldukça sinsi bir hastalık olarak ön plana çıkan kireçlenme, etkisini yavaş yavaş gösterir ve zaman içinde ciddi hale gelebilir. Bu doğrultuda belli başlı bazı belirtileri dikkate almak ve zamanında tedavi olmak büyük öneme sahiptir.

 – Eklem bölgelerinde yaşanan ağrılar

 – Eklem sertliği problemi

 – Eklem bölgesinde yaşanan hassasiyet

 – Önemli oranda esneklik kaybı

 – Eklem bölgesinde şişkinlik

 – Gıcırtı sesleri

Boyun fıtığı, genellikle uzun süre aynı pozisyonda kalmanın ya da duruş bozukluklarının bir etkisi olarak ortaya çıkan ve hayat kalitesini ciddi ölçüde düşüren önemli bir sağlık sorunu olarak tanımlanıyor.

Boyunda fıtık ve kireçlenmeler, özellikle masa başında, bilgisayar ekranı karşısında uzun zaman geçiren ofis çalışanlarında sık görülüyor. Memorial Antalya Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Bülent Fahri Kılınçoğlu, boyun fıtığı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

El ve kollarda his kaybı varsa…

Boyunda kaslarla ilgili stres kaynaklı kas spazmları, boyun ağrılarının % 70’ini oluşturmakta ve uzun vadede boyunda fıtık, boyun kemiklerinde kayma ve kireçlenmeye bağlı olarak omurga kanalında daralmalara neden olmaktadır.

Bu durum; kol ve ellerde kuvvet kaybı, uyuşukluk ve yürüme zorluğuna neden olabilir. Eğer sadece tek bir sinir etkilenmişse kolda, el ve parmaklara kadar hissedilen ağrı, sızlama, karıncalanma; eğer ciddi bir bası söz konusuyla kol ve ellerde kuvvet kaybı meydana gelir.

Omurilik sıkışması durumunda ise bu şikayetlere ek olarak; ayaklarda karıncalanma, yanma, uyuşma, yürüme zorluğu idrar ve büyük abdesti kaçırma gibi şikayetler ortaya çıkar. Burada oluşan hasar, nadiren vücut tarafından onarılabilir ama genellikle uzun süreli veya kalıcı olur.

Kireçlenmeler zamanla artıyor

Boyun fıtıklarında tedavinin kişinin ağrıdan etkilenme derecesi, muayene ve radyolojik tetkiklere göre ayarlanması gerekir. Ufak ve sinir basısı oluşturmayan fıtıklarda yaşam konforunu artırmaya ve ağrıyı azaltmaya yönelik fizik tedavi programları yanında radyo frekans ve lazer ile diskin küçültülmesi, rahatlatıcı ve zaman kazandırıcı tedaviler de uygulanabilir. Diğer yandan yıllar içinde fıtıklarda küçülme ihtimali vardır ancak bunun için gereken süre ortalama 8 – 10 yıl kadardır. Buna karşılık kireçlenmeler zamanla artmakta ve hiçbir zaman iyileşme göstermemektedir.

Boyun fıtıklarında öncelikle başvurulan tedaviler:

  • İlaç tedavileri
  • Yaşam tarzının değiştirilmesi
  • İstirahat ve tutucu tedaviler
  • Fiziksel tedaviler
  • Kilo düzenlenmesi
  • Egzersiz planlaması

Ameliyat sonrası günlük yaşama hızla dönülebiliyor

İlaç, istirahat ve diğer tedavi yöntemleri ile rahatlamayan ya da nörolojik şikayetleri olan hastalar ile ciddi şikayetleri olan kişilere cerrahi tedavi yöntemleri önerilmektedir.

Tedavi için servikal mikrodiskektomi ve yapay boyun diski takılması yöntemleri kullanılmaktadır. Mikrodiskektomi yaklaşık 2 cm’lik bir kesi ve yüksek büyütmeli operasyon mikroskobu ile gerçekleştirilir. Y

aklaşık 2 saatlik bir işlemden 6 saat sonra hasta boyunluk ile ayağa kaldırılır ve ertesi gün taburcu edilir. Hasta iki haftalık istirahat programından sonra günlük yaşantısına rahatlıkla dönebilir.

Yapay boyun diski; genç ve uygun hastalarda boyun hareketlerinin ve esnekliğinin korunması açışından tercih edilen bir yöntemdir. Uygulanması kolay ve vücuda uyumu son derece uygun bir yöntemdir. İşlem mikrodiskektomi işlemi sonrası 10-15 dk içinde tamamlanır.

Yaklaşık 3 aylık süreç içinde vücuda tam olarak adapte olur. Özellikle üst seviye boyun fıtıklarında hareketin korunması açısından tercih edilebilir. Cerrahi tedavilerde başarı uygun hastaya, uygun zamanda ve doğru girişimin yapılması ile doğru orantılıdır.

Son çare olarak cerrahi tedaviye gitmek veya son aşamaya gelinceye kadar beklemek mikrocerrahinin etkinliğini düşürmektedir. Ameliyat sonrası yapılan egzersizler ameliyat sonucunu desteklemektedir. Cerrahi tedavinin yanı sıra, kilo azaltılması, düzenli yapılan egzersiz programları, yaşantının yeniden düzenlenmesi, fizik tedavi iyileşme sürecini hızlandırmaktadır.

Boyun sağlığınız için bunlara dikkat edin

  • Gün içinde çalıştığınız masa ve sandalyenizin yüksekliği doğru ayarlayın
  • Sandalyede her zaman dik pozisyonda oturun. Sandalyenin ucunda durmak yerine, arkanıza yaslanın.
  • Belirlediğiniz sürelerde kısa molalar verin.
  • Boyun fıtığının oluşmasında en büyük etkenlerden biri de stres olduğu için mümkün olduğunca uzak durun.
  • Ofis arkadaşlarınızla konuşurken onları görebilmek için ani dönüşlerden kaçının.
  • Yere eğilirken kontrollü eğilin.
  • Ağır yük kaldırmamaya özen gösterin
  • Düzenli egzersiz yapın.

Bel ve ‘boyun’ ağrısı nedenleri neler? Nasıl tedavi edilir?

Boyun ağrısı ya da ense ağrısı her yaştan kadın ve erkeklerde görülebilen ve insanın gündelik hayatını olumsuz etkileyen rahatsızlıklardan biri. Özellikle masa başı çalışan insanlarda, yaz ayında klimaya çok fazla maruz kalan kişilerde görülen boyun ağrısı çoğunlukla boyun tutulması şeklinde ortaya çıksa da birden fazla sebepten gerçekleşebiliyor.

Eğer siz de boyun ağrısından muzdaripseniz “Boyun ağrısına ne iyi gelir?”, “Boynum ağrıyor ne yapabilirim?” diye düşünüyorsanız aslında onu kolayca geçirebilecek bitkisel çözümlerin olduğunu bilmelisiniz.

İşte sebeplerinden çözümüne boyun ağrısı hakkında bilmeniz gereken her şey…

Not: Boyun ağrısı daha ciddi hastalıkların da habercisi olabilir. Geçmek bilmeyen bir boyun ağrınız varsa mutlaka öncelikle doktorunuza görünmelisiniz.

Boyun ağrısı neden olur?

Boyun çevresindeki doku ve kas zedelenmeleriyle ortaya çıkan boyun ağrısının sebeplerini şöyle saymak mümkün:

Yanlış duruş pozisyonu Yüksek yastıkta yatmak Uzun süre bilgisayar kullanımı, masa başı çalışma Boyun fıtığı Boyun kireçlenmesi Lenf düğümlerinde şişme Şiddetli baş ağrısı, migren Boyun düzleşmesi Omurilik sıkışması Menenjit Stres

Boyun ağrısına ne iyi gelir?

Boyun bölgesindeki ağrıyı hafifleten doğal ve bitkisel çözümleri ise şöyle saymak mümkün:

Zencefil

Anti-flamatuar özelliği bulunan zencefil boyundaki dolaşım ve kan akışını artırarak iltihabı ve ağrıyı durdurur. Üç yemek kaşığı zencefili tülbente sarıp sıcak suda 30 saniye bekletin. Ardından bu tülbenti ılık bir halde 15 dakika boynunuza koyun. Bu yöntemi günde birkaç kez tekrarlayabilirsiniz.

Elma sirkesi

Anti-flamatuar ve antioksidan olan elma sirkesi boyun ağrısına da çok iyi geliyor. Tek yapmanız gereken temiz bir havluya biraz elma sirkesi dökmek ve boynunuzda bu havluyu 1-2 saat bekletmek. Boyun ağrısı geçene kadar bu uygulamayı tekrarlayabilirsiniz.

Acı biber

İçinde kapsaisin isimdeki bir madde bulunan acı biberden de faydalanabilirsiniz. Bunun için önce iki yemek zeytinyağını bir cezvede kaynatın. Ardından 1 tatlı kaşığı toz acı biber ekleyerek karıştırın ve bu karışımı ağrıyan kaslarınıza uygulayın.

Lavanta yağı

Lavanta yağı da ağrıyan bölgeyi hızlıca rahatlatacaktır. Bu yüzden omuz ve boyun bölgenize lavanta yağı sürerek masaj yapın. 10 dakika boyunca hafif hareketlerle lavanta yağını bu bölgeye yedirin. Dilerseniz içine zeytinyağı ve Hindistan cevizi yağı da ekleyebilirsiniz.

imageBoyun başın gövdeyle birbirine bağlanmasını sağlayan, içinde bulunan omurlardan hayati sinirlerin geçmiş olduğu bir organdır. Boyun kireçlenmesi rahatsızlığı kişinin yaşam kalitesini düşüren, iş gücü kaybına neden olan, sinirsel ve damarsal sorunlara sebep olabilen önemli bir sorundur. Hareketli iki kemiği bağlayan eklemlerdir. Eklemlerde kemiklerin yüzeyinde kıkırdak doku, eklem sıvısı ve bunların etrafında eklem kapsülü olur. Zamanla farklı sebepler yüzünden bu yapıyı kaybeden eklem kıkırdağındaki kaygan ve pürüzsüz yapı bozulabilir. Bu alanlarda kemik çıkıntıları oluşur. Bu eklem kireçlenmesi olarak tanımlanır. Boyun kireçlenmesinde de, boyunda omurlar arasındaki disklerin hasar görmesi ya da yıpranması buna neden olur.  Bu omurilik kanalını ve içinden geçen sinirleri sıkıştırarak, sinirlerin üzerinde basıya neden olur.

Boyun kireçlenmesi kimlerde görülür?

Bu insanlarda yaşın ilerlemesi ile birlikte, daha fazla görülen bir sorundur. Toplumda 40-50 yaşlarında olan kişilerde meydana gelir. İlerleyen yaşın dışında, aşırı kilo, aynı pozisyonda uzun süre kalma, omurga eğriliklerinde, tekdüze iş yaşamının olması gibi etkenlerde boyun kireçlenmesi risk faktörleridir. Ailede kalıtımsal olarak bu rahatsızlığın olması, stresin olması ve travmalar boyun kireçlenmesine neden olabilir.

Boyun kireçlenmesi belirtileri nedir?

  • Kollar ve boyunda ağrıların olması ve ağrıların özellikle hareketle artış göstermesi
  • Reflekslerin azalması
  • Kollar ve boyunda karıncalanma ve uyuşukluk olması
  • Kaslarda güçsüzlük
  • Sinirlerdeki baskı yüzünden duyularda kayıplar olması
  • Baş dönmesi, kulak çınlaması ve bulanık görme
  • Ağrıların omuz ve sırt bölgesine kadar yayılması
  • Hastalarda yakınmalar yüzünden depresyon ve uyku bozuklukları çıkması

Boyun kireçlenmesi belirtileri daha çok sabahları oluşan ağrılarla görülür. Gün içerisinde hareket halinde olunduğu için, boyun kasları çalışır ve ağrılarda hafifler. Fakat uzun süre uygunsuz bir pozisyonda olmak ya da bu şekilde uzun süre çalışmak gibi faktörler ağrıları arttırır. Gittikçe ağrılar sırta ve kollara kadar yayılma gösterir.

Boyun kireçlenmesi tanısı nasıl yapılır?

Şikâyetleri olan hastaların önce öyküsü dinlenir. Ardından kas gücü ve reflekslerin kontrol edilmesi için fiziksel muayenesi yapılır. Röntgenle omurlardaki dizilim ve birbirine yaklaşımı ile kemik çıkıntılarının varlığı incelenir. Bilgisayarlı tomografi ile omurlar arasında olan faset eklemlerde ve omurilik kanalında olan taşmalar belirlenir. MR tetkiki ile diskler ve omurilik incelenir, dokularda olan sıkışma tespit edilir. Bunların sonucunda hastaya kesin boyun kireçlenmesi tanısı konulabilir.

Boyun kireçlenmesi ve alınması gerekli önlemler

Boyun kireçlenmesi teşhisi yapılan hastalarda önce konservatif tedaviler yani ameliyat dışı yöntemler uygulanarak tedavi edilmeye çalışılır. Hastalarda olan ağrılar giderilmeye çalışılır. İlaç tedavisi yaşam standardını bozan ağrıların tedavi edilmesinde ve kireçlenme yüzünden oluşan kas spazmlarını çözmede etkili olur. Kısa süreli boyun korsesiyle hastaların, kasları dinlendirilip ağrıları hafifletilmeye çalışılır. Fizik tedavi sayesinde kaslar ve bağlar güçlendirilir, ağrılar azaltılabilir ve daha sağlam bir omurga yapısı elde edilebilir. Fizik tedavi ile sıcak ve soğuk uygulamalar ya da elektrik akımıyla kaslar uyarılır, ağrılar hafifletilmeye çalışılır. Ağrıların azalmasıyla hastaya egzersiz programı verilir. Bu egzersizler sayesinde boyun kaslarının kuvvetlenmesine ve duruş düzgünlüğü sağlanmaya çalışılmaktadır. Hastalarda kas gevşetici ilaçlar, ağrı kesiciler, damar açıcı ilaçlar, B ve D vitaminleri, sinir köklerine yapılacak enjeksiyonlar kullanılabilir. Cerrahi ameliyatlar ise en son tercih edilen tedavilerdir. Diğer tedaviler etkisiz kalırsa, ileri derecede omurga kireçlenmesi olursa, omurilik ve sinir sıkışması olursa cerrahi tedavi uygulanabilir. Ameliyatla dokular temizlenir, omurlarda olan kemik çıkıntıları alınır. Omurların hareketi için, aralarına disk protezi yerleştirilmekte ya da iki omur birbirine tutturulmaktadır. Bu tedavi sırasında hastaların yaşı, rahatsızlığın şiddeti ve yeri dikkate alınmaktadır.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации