Андрей Смирнов
Время чтения: ~42 мин.
Просмотров: 0

Kemik Tьmцrleri : Tipleri, Bulgular, Tanэ ve Tedavi – Prof.Op.Dr. Kaan ERLER

image
Bunyon çıkıntısını düzelten en başarılı aparatlardan biri

Eklem ağrılarının ne kadar kötü olduğunu hepimiz biliyoruz. Ağrı özellikle ayağınızda oluşuyorsa bu daha da rahatsız edici olabilir.

Bunyon olarak da bilinen  başparmak çıkıntısı başparmağın ayakla birleştiği yerde oluşan kemikli bir kütledir. Bunyonlar beden ağırlığının baskısı ayaktaki eklem ve tendonların üzerine eşit dağılmadığında oluşur ve baş parmak kemiğinin normal halinden daha büyük ve çıkıntılı görümesine sebep olur. Bunyon eklem bölgesinde oluştuğu için acı veren bir deformasyondur.

Bunyonlar herkeste görülebilir ama bu kemik deformasyonu kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmektedir. Topuklu veya sivri burunlu ayakkabılar bunyon başlıca nedenlerindendir.

Eğer bunyon sorununuz varsa havalı ayakkabılarınızı bir süreliğine rafa kaldırıp daha rahat bir şeyler giymeniz yerinde olacaktır. Bunyonlar ameliyat ile tedavi edilebileceği gibi ağrıyı geçirmek için yapabileceğiniz kolay ve doğal yöntemler de bulunmaktadır.

İsterseniz bu yöntemlere hep birlikte göz atalım.

1. Zencefil

İltihap giderici özellikleri olan zencefil eklem ağrılarını  azaltmak için kullanabileceğiniz en iyi malzemelerden biridir. Zencefil beyindeki ağrı sinyallerini bloke etme özelliğine sahiptir. Yan etkisi olmadığı için uzun süre kullanılabilir. Diyetinize zencefil katarak bu sağlıklı etkilerden faydalanabilirsiniz.

Ayrıca zencefil yağı ile bunyona masaj yapabilirsiniz. 2 yemek kaşığı zeytinyağını bir kapta hafifçe ısıtın. İçine 4 damla zencefil yağı ekleyin. İyice karıştırdıktan sonra ılık yağla çıkıntılı bölgeye çok bastırmadan 10 dakika masaj yapın.

Bu uygulamayı günde bir kere yapabilirsiniz.

2. Zerdeçal

Zerdeçal da aynı zencefil gibi iltihap giderici ve antioksidan özellikler taşır.

Bir çay kaşığı toz zerdeçalı koyu bir macun kıvamına gelecek şekilde suyla karıştırın. Macunu bunyonun üzerine ygulayın ve gazlı bezle sarın. Zerdeçal macunu dokuyu yumuşatacak, iltihabı alacak ve bunyonun daha fazla büyümesine engel olacaktır.

3. Aspirin

Aspirin bunyonların verdiği acıyı azaltmada birebirdir.

Üç adet aspirin tabletini ezin ve bir leğen sıcak suya dökün. İyice karıştırın ve ayaklarınızı bu suya sokun. Su soğuyana kadar ayaklarınızı tutun. Ardından ayaklarınızı bir havluyla kurulayın ve bunyonun olduğu bölgeye zeytinyağı ile masaj yaparak kürü bitirin.

4. Ayak egzersizleri

Ayağı hareket ettirmek acıyı azatır ve parmakların esnekliğini sağlar. Düzenli olarak şu egzersizleri yaptığınızda bunyonların büyümesine engel olabilirsiniz.

Egzersiz 1:

Bir sandalyeye otrun ve ayağınızın altına bir tenis topu alın. Topu ayağınızın altında yuvarlayın. Gerilimli bölgeleri bu şekilde yumuşatın. Bu egzersizi günde 5 dakika yapın.

Egzersiz 2:

Bir sandalyeye oturun. Bir elinizi bunyonun olduğu ayağın üstüne koyun. Elinizin parmaklarını ayak parmaklarının arasından geçirin. El parmaklarınız yardımıyla ayak parmaklarını 5 dakika boyunca ileri geri oynatın.

Egzersiz 3:

Dik bir şekilde durun. 10 saniye boyunca ayak parmaklarınızı hızlıca kıvırıp yine ileri uzatın. 5 saniye dinlendikten sonra 10 saniyelik bir tekrar daha yapın.

AliExpress mağazasından bunyon kemiğini düzelten ve ağrıyı geçiren aparatı alabilirsiniz!

image

Kaynakça:

(https://naturallydaily.com/how-to-get-rid-of-bunions/)

(https://www.top10homeremedies.com/home-remedies/home-remedies-for-bunions.html)

(https://www.fabhow.com/get-rid-of-bunions-home-remedies.html)

(https://maxhomeremedies.com/how-to-get-rid-of-a-bunion/)

Tıbbi olarak kaşıntılı deri sendromu olarak bilinen kaşıntı, vücudun tek bir bölgesinde oluşabileceği gibi tüm vücutta da gelişebilir.

Kaşıntı, cildin üzerinde bir his uyandırır ve bu da sizi neredeyse o bölgeyi kazımaya zorlayacak kadar rahatsız edici olabilir.

Dediğimiz gibi kaşıntı vücudun herhangi bir yerinde oluşabileceği gibi ayaklar diğer vücut bölümlerine göre daha sık terledikleri için bu probleme daha yatkındır. Ter ayakta hapsolduğu için her türlü soruna yol açabilir.

Ayak kaşıntısı neden olur?

Ayak kaşıntısının en belirgin nedeni terdir ayrıca cilt kuruluğu, egzama, sedef hastalığı, karaciğer ve çölyak hastalığı, sinir bozuklukları, tahriş ve alerjik reaksiyonlar, ilaçlar ve hamilelik gibi hastalıklardan da kaynaklanabilir. Ayrıca ayak kaşıntısı bir çeşit mantar enfeksiyonuna bağlı olabilir.

Kaşıntı herhangi bir belirti vermeden oluşabileceği gibi zaman zaman kızarıklık, kabarcıklar, leke, lezyon, kuruma ve çatlama gibi belirtilerle de gelişebilir.

Ayak kaşıntısının süresi ve yoğunluğu, sorunun nedenine bağlı olarak değişir. Fakat şunu sakın unutmayın kaşınan bölgeyi çizmek veya çok fazla kaşımak sadece durumu daha da kötüleştirir.

Bu arada, ayak kaşıntısı belirtilerini hafifletmek ve cildinizi yumuşatıp nemlendirmek için birkaç doğal ilaç kullanabilirsiniz.

İşte evde ayak kaşıntısı için uygulayabileceğiniz 10 doğal yöntem

1. Soğuk Sıkıştırma

Ayak kaşıntısından anında kurtulmak için hiçbir şey soğuk kompresden daha iyi sonuç vermez.

Vücuttaki aynı sinir lifleri boyunca hem soğuk hem de kaşıntı hissi duyulur, bu nedenle soğuk kompres uygulamak kaşıntıdan anında rahatlama sağlayabilir. Soğuk hava da bölgeyi uyuşturarak, kaşıntı hissini azaltmaya yardımcı olur.

Temiz bir beze birkaç buz küpü sarın. Bu buz paketini ayaklarınızın kaşıntılı bölgesine birkaç dakika koyun. 30 saniye ara verin ve tekrar uygulayın. Kaşıntı duruncaya kadar tekrarlayın. Bu yöntemi istediğiniz zaman uygulayabilirsiniz.

Ayrıca, kaşınan ayağınızı kaşıntı geçene kadar soğuk suyun altında tutabilirsiniz.

Dikkat: Buzu direk deri üzerine koymak donmalara neden olabilir.

2. Elma Sirkesi

Elma sirkesi, yüzyıllardır her türlü kaşıntıyı rahatlatmak için doğal bir ilaç olarak kullanılmıştır. Doğada asidik olması, ayaklarınızda kaşıntıya neden olabilecek mantar ve bakterileri öldürmeye yardımcı olur. Ayrıca cildinizin doğal pH dengesini geri kazanmanıza yardımcı olur.

Elma sirkesi, topikal olarak kullanılabilir yada ağızdan alınabilir.

Topikal kullanım için: Küçük bir ayak küveti yada kova içinde elma sirkesi ile suyu 1 e 3 oranında karıştırın. Ayaklarınızı bu solüsyonda 15 dakika bekletin, ardından iyice kurulayın. Bunu 1 hafta boyunca günde iki kez yapın.

Tüketim için: Bir bardak ılık suya 2 çay kaşığı elma sirkesi katın. İsteğe bağlı olarak, 1 tatlı kaşığı bal katabilirsiniz. Günde iki kez için.

3. Karbonat

Karbonat ayak kaşıntısını yatıştırmaya ve iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Aynı zamanda cildinizde pH seviyelerini dengeler, böylece bakterilerin büyümesini ve gelişmesini engeller.

Dermatolojik Tedavi Dergisi’nde yayınlanan 2005 tarihli bir çalışma, karbonat banyosunun sedef hastalığını tedavi ederek kaşıntı ve tahrişi önlediğini bildirmektedir.

Topikal kullanım için:

Soğuk su ile dolu küçük bir tencereye ½ fincan karbonat katın. İyice karıştırın. Ayaklarınızı bu suda 20 ila 30 dakika boyunca ıslatın. Ayaklarınızı bir havlu ile kurulayın. Bunu günde bir defa yapın.

Alternatif olarak, 3 çorba kaşığı karbonata 1 çorba kaşığı su katıp karıştırın. Karışımı ayaklarınızın kaşınan yerlerine uygulayın ve durulamadan önce yaklaşık 10 dakika bekletin. Bunu günde bir defa yapın.

Dikkat: Eğer cildinizde yara yada çatlaklar varsa asla karbonat sürmeyin.

4. Kolloidal Yulaf Ezmesi

Kolloidal yulaf ezmesi (yulaf çok ince bir toz haline getirilir), ayak kaşıntısını rahatlatır. Kaşıntıdan anında rahatlama sağlayan anti-irritan, anti-inflamatuar ve yatıştırıcı özellikler içerir.

Topikal kullanım için:

·Ilık su ile dolu küçük bir küvete 1 fincan kolloidal yulaf ezmesi ekleyin. Ayaklarınızı bu suda en az 15 ila 20 dakika boyunca ıslatın. Durumunuzun şiddetine bağlı olarak bu yöntemi günde 3 defaya kadar kullanabilirsiniz.

·Alternatif olarak, 1 bardak koloidal yulaf ezmesine biraz su ekleyin ve macunsu bir kıvam alana kadar karıştırın. Bu karışımı kaşınan ayağınıza uygulayın, bir bezle örtün ve 30 dakika bekletin. Bu yöntemi günde bir defa uygulayabilirsiniz.

5. AloeVera

Eğer ayaklarınız cilt kuruluğu yada uyuz nedeniyle kaşınıyorsa aloevera sizin kurtarıcınız olabilir.

Aloevera mükemmel anti-inflamatuar, antibakteriyel ve antifungal özellikler içerir. Ayrıca, cildi nemlendirmeye yardımcı olan ve aynı zamanda kaşıntıyı azaltan E vitamini içerir

FitoterapiAraştırmaları’nda yayınlanan bir 2009 çalışmasında, aloevera jelinin uyuz tedavisinde benzilbenzoat kadar etkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Topikal kullanım için:

·Jeli aloevera yaprağından çıkarın. Jeli ayaklarınızın kaşınan yerlerine uygulayın. 15 dakika bekletin, sonra ılık su ile durulayın. Bu basit çareyi günde bir defa uygulayın.

·Alternatif olarak, 1 yemek kaşığı aloevera jele 2 yemek kaşığı yeşil kil ekleyerek bir maske yapın. Maskeyi ayaklarınıza uygulayın ve kendi başına kurumaya bırakın. Ardından ılık suyla durulayın. Bunu haftada iki kez yapabilirsiniz.

6. Çay Ağacı Yağı

Ayak kaşıntısına ne iyi gelir diye arayanlar, eğer ayak kaşıntısının nedeni sürekli yaptığınız spor ile ilgili ise çay ağacı yağını deneyin.

Çay ağacı yağı fungal enfeksiyonun arkasındaki temel nedene karşı savaşmaya ve kaşıntıyı durdurmaya yardımcı olan güçlü antiseptik ve antifungal özelliklere sahiptir.

Topikal kullanım için:

·Eşit miktarda yüzde 100 saf çay ağacı yağı ve zeytinyağını karıştırın. Karışımı kaşıntılı bölgeye günde iki kez sürün. 30 dakika sonra durulayabilirsiniz. Bu can sıkıcı sorunun tekrarlamasını önlemek için bu yönteme birkaç hafta boyunca devam edin.

·Alternatif olarak, birkaç damla çay ağacı yağını 1 çorba kaşığı aloevera jeli içinde karıştırın. Karışımı kaşınan bölgeye birkaç hafta boyunca günde iki kez sürüp ovun. Durulamadan önce karışımın cildinize 20 dakika boyunca beklemesine izin verin.

7. Tuzlu Su Banyosu

Tuzlu su, ayaklarınızdaki kaşıntı hissinden kurtulmanızı sağlayan başka bir etkili çözümdür.

Tuz, mikropların büyümesini engelleyerek her türlü ayak enfeksiyonunu kontrol eder ve sonuçta kaşıntı ve diğer rahatsızlıkları azaltır. Ayrıca, ayak yorgunluklarına da iyi gelir.

1.  1 çay kaşığı ılık suya 2 çay kaşığı tuz ilave edin.

2.  Karışımı ayak küvetine dökün.

3.  Kaşınan ayağınızı küvete sokup 10 dakika bekletin.

4.  Kaşıntı geçene kadar bunu günde birkaç kez tekrarlayın.

Bu ilacı daha etkili hale getirmek için, normal tuz yerine Epsom tuzu da kullanabilirsiniz.

Dikkat: Eğer ayağınızda yara veya çatlak varsa tuzlu yöntemleri kullanmayın.

8. Papatya

Papatya güçlü anti-alerjik etkileri nedeniyle ayak kaşıntısı ile baş etmek için kullanılabilir.

Histaminsalımınıinhibe ederek ciltte kaşıntıya neden olabilecek alerjik reaksiyonları önlemeye yardımcı olur.

·Topikal kullanım için: Bir fincan papatya çayını buzdolabında 10 dakika soğutun. Bir bezi bu çayda ıslatın, fazla suyunu sıkın ve kaşınan ayağınıza soğuk kompres olarak uygulayın. Hızlı bir rahatlama için bu yöntemi günde 3 veya 4 kez tekrar edin.

·Tüketim için: Bir bardak sıcak suya 1 çorba kaşığı kuru papatya katın. Kapağını kapatın ve 5 dakika bekletin. Ardından süzün ve kaşıntı düzelene kadar günde 2 veya 3 kez bu çaydan için.

9. Yoğurt

Sade, organik yoğurt, ayak kaşıntısına neden olabilecek tüm enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olacak aktif bakteri kolonileri ve probiyotikler içerir.

Aynı zamanda ayak kaşıntısının bir başka önemli nedeni olan cilt kuruluğu ile savaşmaya da yardımcı olur.

·Topikal kullanım için: Sade yoğurdu doğrudan ayaklarınıza uygulayın ve 10 dakika bekletin. Soğuk su ile durulayın. Nemi temizlemek için ayaklarınızı iyice kurulayın. Önümüzdeki birkaç hafta boyunca bu işlemi günde iki kez tekrarlayın.

·Tüketim için: Günlük diyetinizde 1 ile 2 bardak yoğurt katın.

10. Hint Leylağı

Neem olarak da bilinen hint leylağı maya enfeksiyonu nedeniyle oluşan ayak kaşıntısını tedavi etmek için iyi bir ilaçtır. Antiseptik özellikleri enfeksiyonla savaşmaya ve kaşınmayı ve diğer rahatsızlıkları azaltmaya yardımcı olur.

Topikal kullanım için:

· 4 bardak suya bir avuç neem yaprağı katıp kaynatın. Süzün ve soğumasını bekleyin. Her gün bu karışımla ayaklarınızı 2 veya 3 kez yıkayın.

·Alternatif olarak, büyük bir ılık su kabına 5 veya 6 damla neem yağı katın. Kaşınan ayağınızı her gün bu suda 20 ila 30 dakika boyunca bekletin.

Tüketimi için:

·Birkaç hafta boyunca her gün bir bardak neem çayı içebilir veya doktorunuza danıştıktan sonra neem kapsülleri alabilirsiniz. Çay demlemek için bir bardak sıcak suya 5 adet neem yaprağı veya 1 çay kaşığı neem yaprak tozu katın. 5 ila 7 dakika boyunca demlendirin. İsteğe bağlı olarak tatlandırmak için biraz limon, bal veya meyve aroması ekleyebilirsiniz.

Ek ipuçları

· Yatmadan önce cildinizi nemlendirmek ve yumuşatmak için ayaklarınıza gliserin ve gül suyu karışımı ile masaj yapın.

· Aynı zamanda, günde birkaç kez kalamin losyonu da uygulayabilirsiniz.

·  Yüzde 100 pamuktan yapılmış çoraplar giyin. Yün – polyester karışımı ve diğer sentetik malzemelerden yapılmış çoraplar ayak kaşıntısına neden olabilir.

· Odalarda kullanılan nemlendiricilerde bazen ayak kaşıntısına neden olabilir veya dahada kötüleştirebilir.

·Cildinizi nemlendirmek için bol su için. Bol su içmek idrar yoluyla vücuttan toksinlerin çıkarılmasına yardımcı olur.

·Kaşıntı, giydiğiniz bir şeye veya kullandığınız bir ürüne hafif bir alerjik reaksiyondan kaynaklanabilir. Tetikleyicileri tespit etmeye ve bunu engellemeye çalışın.

·Alerjik reaksiyonların neden olduğu kaşıntıyı gidermek için reçetesiz antihistaminikler alabilirsiniz.

·Ayaklarınızı yıkadıktan sonra , özellikle ayaklarınız arasını iyice kurulayın.

· A, B ve E vitaminleri açısından zengin bir diyet uygulayın. Bu vitaminlerin eksikliği, cilt kuruluğuna neden olabilir.

Topuk ağrısı nedir?

Ayağınız 26 kemik, 33 eklem ve 100’den fazla tendondan oluşur. Topuk ayağın en büyük kemiğidir.

Ayağınızı aşırı kullanır, sakatlar ya da yaralarsanız, topuk ağrısı ile karşılaşabilirsiniz. Ağrının şiddeti hafif de olabilir, ayağınızı kullanamaz hale de getirebilir. Birçok durumda, topuk ağrısı hissediyorsanız, tanıyı koymak için bir doktora ihtiyacınız olacaktır.

Topuk Ağrısı Nedenleri

Topuk ağrısının, genellikle topuk kemiğinin aşırı kullanımından kaynaklanan birçok sebebi vardır. Ayağı sert zeminlere çarpmak, fazla kilolu olmak ve ayağa tam olarak olmayan ayakkabıları giymek topukta gerilme ve kasılmalara yol açabilir.

Bu kasılma ve gerilmeler topuğun kemiklerinde, kaslarında yahut tendonlarında rahatsızlıklara sebebiyet verebilir. Topuk ağrısına neden olan diğer yaygın durumlar şunlardır:

1.Topuk çıkıntıları
2.Topuk Dikeni (Plantar Fasciitis)

Eğer ağrınız ağrı ayak tabanına yayılıyorsa muhtemelen plantar fasiit problemi ile karşı karşıya olabilirsiniz. Bu rahatsızlık, lifleri bağlayan dokuların iltihaplanması sonucunda ortaya çıkar. Zorlanmaktan, çok fazla yürümekten, koşmaktan veya uzun süre boyunca rahat olmayan ayakkabıların giyilmesinden dolayı iltihap oluşabilir.

Ayak tabanındaki yumuşak lif dokuların aşırı derecede gerilmesi ve hatta kopması sonucunda plantar fasiit oluşabilir. Ancak topuk dikeninin de genelikle bu durumla bağlantılı olduğunu unutmayın.

Plantar fasiit rahatsızlığı ile karşılaştığınızda problemli ayağı dinlendirmek sadece geçici bir süre rahatlama sağlar ve topuğunuz hareket ettiğinde ağrı tekrar başlar. Bir doktora görünmek ve doktorunuzun verdiği tedavi programını ve tavsiyeleri uygulamak çok önemlidir. Ancak ev tedavisi olarak da, buzun ağrıyı rahatlattığını ve biberiye yağı ile yaptığınız masajın iltihabı azalttığını unutmayın. Ayağınıza bandaj sararak ve buz dolu su şişesini bir süre ayağınızda gezdirerek de güzel sonuçlar elde edebilirsiniz.

3.Aşırı içe bükülme

Topuğun arkasındaki bağların ve tendonların gereğinden fazla gerilmesiyle aşırı içe bükülme meydana gelir. Bu durum, sırt, bel ve dizlerde meydana gelen sakatlıklar yürüyüş şeklini değiştirdiğinde oluşabilir.

4.Aşil Tendonu İltihaplanması (Achilles Tendinitis)

Topuğun arka kısmını çevreleyen Aşil tendonunun iltihaplanmasıdır. Bu durum, çok aktif bir hayatı olan ve sürekli koşan profesyonel sporcularda ve dansçılarda rastlanır.

Doktorunuza Ne Zaman Danışmalısınız?

Topuk ağrısı hissetmeye başlarsanız, öncelikle evinizde, örneğin topuğunuzu dinlendirerek, çözüm bulmaya çalışabilir ve ağrınızı hafifletebilirsiniz. Eğer topuk ağrınız 2-3 hafta süresince azalmıyorsa, doktorunuzdan randevu istemelisiniz. Aşağıdaki belirtilerle karşılaşırsanız, bir an önce doktorunuzla görüşmelisiniz:

  • Ağrınız ciddi ve dayanılmaz ise
  • Ağrınız birdenbire başlıyorsa
  • Topuğunuzda kırmızılık varsa
  • Topuğunuzda şişlik varsa
  • Topuğunuzdaki ağrıdan dolayı yürüyemiyorsanız

Topuk Ağrısının Yol Açtığı Diğer Problemler Nelerdir? Topuk ağrısı bazen sizi etkisizleştirip yatalak edebilir ve gündelik hareketlerinizi kötü etkileyebilir. Ayrıca yürüyüş şeklinizde değişikliklere sebep olabilir, bu da yürürken dengenizi kaybedip düşmenize yol açabilir ve diğer sakatlıklara davetiye çıkarabilir.

Topuk Ağrısı Tedavisi

Topuğunuz ağrıyorsa, evinizde rahatsızlığınızı biraz olsun azaltmak için birkaç yöntem deneyebilirsiniz..

1.Dinlenme
2.Buz Tedavisi

10-15 dakika sürelerle, günde iki defa olmak üzere, topuğunuza buz tedavisi uygulayın. Buzların ince bir havlunun içine sararak topuğun üstünde bekletebilirsiniz. Buzu direkt olarak deriye temas ettirmeyin, buz yanıkları oluşabilir.

3.Ayakkabı Seçimi

Doktorunuz sizden ayakkabı seçiminizi gözden geçirmenizi isteyebilir. Örneğin ayağı desteklemeyen kösele tabanlı ayakkabılar topuk ağrınızı kötüleştiriyor olabilir. İdeal olanı ayak tabanına destek sağlayan, topuğu rahat ettiren ayakkabılar seçmektir. Topuklu ayakkabılar topuktaki baskıyı azalttıkları için topuk ağrısı çekenlere kısa bir dönem rahatlama hissi verebilir ancak uzun dönemde ağrının kötüleşmesine yol açabileceklerinden topuklu ayakkabıların sürekli giyilmesi de önerilmez. Doktorunuz ayrıca ayakkabınızın içine topuk desteği koymanızı veya topuk petli ya da arkası açık ayakkabılar giymenizi önerebilir. Topuk ağrısının kaynağına göre öneriler değişebilir.

4.İğne Tedavisi

Dinlenme ve egzersiz benzeri tedavilerin işe yaramadığı durumlarda doktorunuz kortizonlu iğne tedavisi önerebilir. Bu ilaçlar oldukça güçlü iltihap gidericilerdir. Oldukça dikkatli kullanılmaları gerekir çünkü kilo veya yüksek tansiyon gibi yan etkileri olabilir. Bir hastanın bir yıl içerisinde üç adetten fazla kortizonlu iğne olması önerilmez. İğne yapılmadan önce lokal anestezi ile hastanın canının yanması engellenebilir.

5.ESWT Şok Dalga Tedavisi

Özellikle topuk dikeni tedavisinde yüksek oranda olumlu sonuçlar veren, şok dalga tedavisidir. Tedavi sırasında acı veya ağrı hissedilmediği için de anesteziye gerek duyulmaz ancak ciltte kızarıklık veya şişlik gibi geçici etkiler görülebilir.

6.Fizik Tedavi

Sabahları yataktan kalkmadan önce ayaklarınızı, alt bacak kaslarınızı ve baldır kaslarını germe egzersizleri yapın. Yatakta otururken ayaklarınızı yavaşla 1-2 kez 30 saniye boyunca kendinize doğru çekin ve bırakın. Bu yöntem sabahları oluşan ağrıyı en aza indirmeye yardımcı olacaktır. Diz ve arka kısımdaki etkilenen bölgeyi rahatlatmak için kolunuzu duvara yaslayın ve dizinizi hafifçe bükün. Ardından nazikçe kalçaya doğru ayağınızı kaldırın. 30 saniye bu pozisyonda durun ve ardından rahatlayın. Bu hareketi 10 kez tekrarlayın. Haftada birkaç kez 2 set halinde bu yöntemi tekrarlayın. Ayak kavisi altında donmuş su şişesi veya bir golf topunu önden başlayarak geriye doğru yuvarlayın. Ayağınızla biraz baskı uygulayın. Günde bir kez ve birkaç dakika boyunca bu hareketi yapın.

7.Ameliyat

Bazı nadir durumlarda, doktorunuz ameliyatı önerebilir. Ancak, topuk ameliyatı çok uzun bir iyileşme dönemi gerektirir ve topuk ağrınızı gidermeyebilir.

8.Topuk Ağrısını Engelleme

Topuk ağrısına sebebiyet veren bütün durumları önceden engellemek mümkün olmayabilir. Ancak, bazı basit yollarla topuk sakatlığını ve ağrılarını engelleyebilirsiniz. Ne kadar sık yaparsanız o kadar iyi olacak bazı temel yöntemler şunlardır:

  • Ayağınıza tam olarak uyan ayakkabıları tercih edin ve ayağınızı destekleyen cihazlar kullanın
  • Fiziksel aktiviteler ( yürüyüş, koşu, spor) için uygun ayakkabıları kullanın
  • Egzersiz yapmaya başlamadan önce ısınma hareketlerini uygulayın
  • Spor sırasında hızınızı dikkatli ayarlayın
  • Sağlıklı beslenin
  • Yorgun olduğunuzda ve kaslarınız ağrıdığında dinlenin
  • Sağlıklı kiloda kalmaya özen gösterin

Topuk Ağrısı Bitkisel Tedavisi

1.Epsom Tuzu
2.Zerdeçal

Kurkumin içeren zerdeçal güçlü bir ağrı kesici ve anti-inflamatuar olarak çalışır. 2007 Fizyoloji American Journal Of sayısında yayınlanan bir çalışmada kurkumin maddesinin hem akut, hem de kronik inflamasyonu azalttığı bulunmuştur. Bir fincan süte 1 çay kaşığı zerdeçal tozu Ardından kısık ateşte ısıtın ve içerisine biraz bal ekleyin. Günlük olarak yatmadan için. Alternatif bir çözüm olarak günde 2 kez 400 ya da 600 mg kurkumin takviyesi de alabilirsiniz. Ancak ek takviye kullanmadan önce mutlaka bir doktora danışın.

3.Zencefil

Zencefil anti-inflamatuar ve içerdiği ağrı kesici özellikler sayesinde plantar fasiit için oldukça faydalıdır. 1 bardak suya 1 yemek kaşığı rendelenmiş zencefil ekleyin. Ardından birkaç dakika boyunca kaynatın ve 10 dakika boyunca dinlenmeye bırakın. Sonrasında süzerek hala sıcakken için. Günlük olarak bu çaydan 2-3 bardak içmelisiniz. Ayrıca yemeklerinize de zencefil ekleyin. Alternatif bir çözüm olarak doktorunuza danıştıktan sonra ek zencefil takviyesi de alabilirsiniz.

4.Elma Sirkesi

Elma sirkesi plantar fasiit için evde uygulayabileceğiniz bir başka doğal çözüm yoludur. Elma sirkesi tıbbi özellikleri sayesinde ağrı ve inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. 1 bardak ılık suya 1 çorba kaşığı filtresiz elma sirkesi ile 1 çay kaşığı ham bal ekleyin. Günlük olarak birkaç kez bu karışımdan içiniz. Başka bir çözüm ise ılık su ile doldurulmuş küçük bir leğene 2 yemek kaşığı elma sirkesi karıştırmaktır. Günde iki kez 5-10 dakika bu suda ayaklarınızı ıslatın. 8.Acı Biber Acı biberde bulunan kapsaisin maddesi doğal bir ağrı kesicidir. Ayrıca acı biber plantar fasiit nedeniyle oluşan kas sertliğini rahatlatmaya da yardımcı olur. Sıcak su dolu bir kovaya yarım çay kaşığı kırmızı biber tozu ekleyin. Ardından 10 dakika boyunca ayaklarınızı bu suda ıslatın. Günde birkaç kez bu yöntemi tekrarlayın. Alternatif bir çözüm olarak kapsaisin içeren over-the-counter kremlerini kullanabilirsiniz. Günde birkaç kez ayak altındaki bölgeyi doktorunuz tarafından önerilen diected gibi kremlerle ​​hafifçe ovun. Not: İltihaplı ya da kırık cilt üzerine kırmızı biber ya da kapsaisin kremi kullanmayın.

5.Balık Yağı

Balık yağı eikosapentaenoik asit (EPA) ve omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri açısından zengin olması nedeniyle ağrı ve enflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. Balık yağı aslında iltihaplanma sürecini ve ağrı ya da kas sertliğini azaltmaya da yardımcı olur. ABD Gıda ve İlaç İdaresine göre bir günde iki kez (en az %30 EPA / DHA) 3 grama kadar balık yağı sürebilir. Ayrıca ton balığı ve somon gibi soğuk su balıkları da tüketin. Not: Balık yağı takviyesi almadan önce mutlaka doktorunuza danışın ve kan inceltici ya da diyabet ilacı kullanıyorsanız özellikle doktorunuza danışın.

Çocuklarda ve Hamilelerde Topuk Ağrısı

15 yaşından sonra görülmesi çok nadir olan sever hastalığı (topuk ağrısı) kızlarda daha çok 8-10 yaşlarında, erkeklerde ise 10-12 yaşlarında görülür. Topuk kemiği (kalkeneus) arka-alt büyüme plağında bir zorlanmaya bağlıdır. Bu bölgedeki bursayı, aşil tendonunu (ayağın arkasındaki kalın kiriş) ve tendon yapışma yerini etkileyen bir hastalıktır.

Hamilelikte topuk ağrısının temel nedeni elbetteki hamilelik nedeni ile beden ağırlığın artması ve gün geçtikçe de daha fazla artıyor olması durumundan kaynaklanmaktadır. Bu başlı sebebi takiben, hamilelik oluşum döneminden sonra yanlış ayakkabı veya terlik seçimi, değişmekte olan kemik yapısı durumları, yürüyüş biçiminin şekilsel adım atma bozumları ve benzeri haller de eklendiği zaman, hamilelik dönemi eziyetli ve huzursuz bir dönem olarak yaşanmaktadır.

–>–>

Hazırlayan: Prof. Dr. Ayhan KAMANLI

Ayaklarımız tüm vücudumuzun yükünün taşındığı, ayak bileği, arka ayak dediğimiz topuk bölgesi, orta ayak ve ön ayak kısımlarımdan oluşur. Yapısı çok mükemmel dizayn edilmiş bir amortisör gibidir. Yürümenin basma fazı esnasında vücudumuzun ağırlığı o taraf ayak tarafından taşınır. Dizaynı yükün eşit ve dengeli bir biçimde ayağın yapısını oluşturan kemik, bağlar, kaslar ve eklemlerin açısal düzeni ile yere yansıtılır. Ayağın işlevini tam olarak getirmesi yalnız ayak sağlığı açısında önemli olmayıp tüm bedenimizin, özellikle komşu eklemlerin sağlığı içinde gereklidir. Aşağıda hastalıklara değinilirken ilgili bölümlerde kısaca temel yapılarla ilgili bilgide verilmektedir.  Ayağı oluşturan yapılar Kemikler Kalkaneus, talus, naviküler, küneiform kemikler (3 adet), küboid kemik, metatars (tarak kemikleri), falankslar (parmak kemikleri)  Kaslar Ayağın bacak kısmı ile ilişkili olan ve ayağın içinde olan kasları olmak üzere pek çok kası vardır. Bacak kaslarının hemen hepsi ayağın fonksiyonu ile alakalıdır. Ayak bileğine geriye, tabana, sağa ve sola bükülme veya bunların bileşkesini oluşturan çeşitli hareketler yaptırırlar. Bacak kaslarına örnek olarak, gastroknemius (baldır kası), tibialis anterior kası (tibia ve fibula–kavak kemiklerinin önündeki kas) verilebilir. Ayağın içindeki kaslar ise parmak eklemlerinin bükülme, açılma vs gibi işlevleri yanı sıra tonusları ile ayağın kavislerini de etkileme görevi yaparlar.  Bağlar Ayağın bağları, ayak kemikleri arasındaki açı için çok önemlidir. Eklemleri, kemikleri stabilize ettiği gibi kasların anatomik dizaynına da yardım ederler. Örnek olarak taban lifi-bağı diyebileceğimiz plantar fasya verilebilir. Gerginliği taban kavsinin oluşmasında oldukça önemlidir. Eklemler Tibia talar, talo kalkaneal, talonaviküler, kalkaneo kuboid eklem, intartarsal eklemler, tarsometotarsal eklemler, interfalanjial eklemler sayılabilir. Açılar Ayağın pek çok açısı tanımlanmıştır. Açıların belli ortalam bir değerleri vardır. Çeşitli hastalıklar bu açıların edeğimesinden, yada değişmesine neden olurlar. Aşağıdaki şekilde bu açılardan çeşitli örnekler görülmektedir.

Şekil 1: Ayağın çeşitli açıları, ve ileri derecede düz tabanlı bir ayak grafisi

Ayak tipleri Metatars (tarak) kemikleri arası ilişkilere göre 3 ayak tipi vardır (parmakların uzunluk sırasına göre)

1.    Pozitif indeksli ayak: 1 > 2 > 3 > 4 > 5

2.    Pozitif negatif indeksli ayak: 1 = 2 > 3 > 4 > 5

3.    Negatif indeksli ayak: 2 > 1 > 3 > 4 > 5

Şekil 2

Şekil 3: Ayak parmaklarının uzunluklarına göre sınıflama

Ayağın arkları Her ayak 2 longitudinal (uzunlamasına) ve 2 transvers (enine) arka sahiptir

  • Medial longitudinal (iç uzunlamasına) ark
  • Lateral longitudinal (dış uzunlamasına) ark
  • Anterior transvers (ön enine) metatarsal ark
  • Midtarsal transvers (orta enine) ark

Ayakla ilgili hastalıklar (Yerleşim bölgelerine göre) Ayak arka bölümü (topuk) hastalıkları;

  • Plantar fasiit
  • Subkalkaneal topuk ağrı sendromu
  • Ağrılı topuk yağ dokusu
  • Tarsal tünel sendromu
  • Topuk dikeni
  • Yüzeyel aşil bursiti
  • Aşil tendiniti

Ayak orta bölümü hastalıkları;

  • Medial ark zorlanması
  • Lisfrank eklem instabilitesi
  • Posterior tibial tendon yetersizliği

Ayak ön bölümü hastalıkları

  • Metatarsalji
  • Baş parmak ve küçük parmakların deformiteleri

Ayakla ilgili hastalıklar (Nedenlerine göre) Deformiteler

  • Pes planus
  • Pes kavus
  • Ayak parmakları deformiteleri

Travmaya bağlı hastalıklar

  • Kırıklar
  • Kronik ayak zorlanması

Sistemik inflamatuar hastalıklar

  • Romatoid artrit
  • Seronegatif spondilartritler

Vasküler (damarsal) bozukluklar

  • Tromboanjitis obliterans
  • Reynaud hastalığı

Nörolojik (Sinir sistemi ile ilgili) bozukluklar

  • Tuzak nöropatileri
  • Metabolik hastalıklar
  • Gut-Diabetes mellitus

Aşağıda sık görülen bazı hastalıklar kısaca açıklanmıştır. Düz tabanlık (Pes planus) (Şekil 4) Bu tanım, ayağın açılarının belli derecelerde değişerek yere temas eden uzunlamasına arkın çökük olduğu durumlar için kullanılmaktadır. Uzunluğuna iç ark açısı tabana daha çok temas edecek şekilde değişmiştir. Ayağın çeşitli açıları sebep ya da sonuç olarak bu durumdan etkilenmektedir. Kısaca düz tabanlık ayağın iç uzunlamasına arkının (İUA) azalması veya tam kaybolmasıdır

  • Doğuştan veya edinsel olabilir
  • Flask, spastik veya rijit olabilir

Belirtileri

  • Düz tabanlı adolesan ve erişkinlerde uzun süre ayakta durmakla ayakta gerginlik, hassasiyet ve ağrı, anormal yorgunluk ve baldır ağrısı oluşur
  • Muayenede ayak, ağırlık vermeden ve bastırarak muayene edilir

Şekil 4: Pedotopografi; A: Normal ayak, B: Düz taban, C: Çukur ayak (Pes cavus)

Düz tabanlık durumunda tedavide amaç;

  • Bağlardaki gerginliği azaltmak,
  • Gövde ağırlığını ayak dışına taşımak,
  • Ayak tabanını içe çeviren ve taban kaslarını güçlendirmek,
  • Ayağı yukarı çeviren ve ayak tabanını dışa çeviren kasları gevşetmek,
  • Varsa aşil tendon gerginliğini azaltmaktır

Tüm bunlar destekleyici ortezler ve egzersizlerle sağlanabilmektedir

  • Ayakkabı olarak ön kısmı geniş, alçak topuklu ayakkabılar önerilmektedir
  • Uzun ark destekli, mantar olması tercih edilen (şok absorban etki) tabanlıklar sık kullanılmaktadır
  • Ayakkabı topuğu iç tarafına yerleştirilen Thomas topuğu topuğun iç bölümünü desteklemektedir
  • Konservatif tedavinin yetersizliği, ileri derecede bozukluk, ayakkabı problemlerinin çok fazla olması ve hastanın normal aktivitelerinin engellenmesi halinde nadiren ameliyat uygulanabilir

Çukur ayak (Pes Kavus)

  • Ayağın uzunlamasına olan arkının normalden fazla yüksek olması pes kavus olarak adlandırılmaktadır
  • Pençe ayak, talipes arkuatus isimleri de kullanılmaktadır
  • Pes kavus nörolojik hastalıklar seyrinde görülebileceği gibi %31-81 arasında değişen oranlarda medeni bilinmemektedir.
  • Tabana fazla bası nedeniyle, topuk ve taban dokuda enflamasyon (plantar fasiit = taban ana lifinde iltihabi reaksiyon) gelişir
  • Tarak kemiklerinde düşüklük bağları zayıflatır, tarak kemiklerinin normalden daha fazla ayrılmasına yol açar
  • Bu duruma yayvan ayak denilir.

Tedavisi pes kavusun derecesine göre değişir

  • Ayağın dışını destekleyen ortopedik bir botla, yüksek ark ve içe dönmeden kaynaklanan basınca karşı konulur
  • Ark, ayak tabanının iç kısmı ile temas edecek yükseklikteki ped ile doldurulabilir
  • Ayakkabının dış kenarına ileriye uzanabilen ters thomas topuğu verilebilir
  • Topuk kemiğinin taban yüzünde ağrı varsa, oyuk topuk ve SACH (Sert bilek topuk yastığı) kombinasyonu ile topuk ağrısı giderilir
  • Ayağın iç kasları güçlendirici egzersizler tedaviye eklenmelidir
  • Özellikle parmaklara germe egzersizleri önerilir
  • İleri derecede şekil bozukluğu olduğunda ameliyat uygulanabilir.

Pes ekinus

  • Pes ekinus ayağın aşağı bükük fikse olmasıdır
  • Doğuştan mevcut olabileceği gibi sonradan da gelişebilir
  • Hafif durumlarda üst kısmı yüksek, özel bağcık şekli ile ayağa girmesi kolay ayakkabı önerilir
  • Ayakkabının içine yükseltici konularak,yüksek topuk gereksinimi karşılanır
  • Ayağın iç kısmı sıkışık ve ekinus pozisyonunda olduğu için uzunluğuna ark desteği gerekir
  • Tarak kemiklerinde düşme ve metatarsalji (ayağın kısmında ağrılı bir klinik durum) varsa, metatarsal ped kullanılmalıdır.

Pes ekinovarus

  • Ekinusla birlikte içe dönüklük pozisyonu da vardır.
  • Ayak fleksibl ise normal pozisyona getirecek modifikasyonlar eklenir
  • Dıştan topuk ve taban desteği ile ayağın pozisyonu normale getirilir
  • Ayak sabit ise topuk ve taban iç kısmından desteklenerek, ayağın yere düz basması sağlanır.
  • Tedavi yenidoğan döneminde başlar. Seri alçılama ve ameliyat gerekebilir.

Topuk hastalıkları 1- Plantar medial ağrı ( topuk taban iç taraf ağrısı)

  • Subkalkaneal ağrı sendromu
  • Tuzak nöropatileri
  • İzole plantar fasiit
  • Ağrılı topuk yağ dokusu
  • Fleksor hallusis longus tendiniti
  • Topuk dikeni (Epin kalkanei)
  • Kalkaneal stres kırığı
  • Sistemik hastalıklar

2- Posterior topuk ağrısı

  • Yüzeyel aşil bursiti
  • Retrokalkaneal bursit
  • Haglund deformitesi
  • Aşil tendiniti
  • Topuk ağrısı sendromu diye de adlandırılır
  • Ağrı, taban fasyasının (kirişinin) yapışma yerinde, kalkaneus (topuk kemiği altında yağ yastığındaki dejenerasyon ve iç kalkaneal çıkıntının periostitinden (kemiği kaplayan özel zarın iltihabi reaksiyonu) kaynaklanmaktadır
  • Ağrı bölgesel hassasiyet şeklindedir ve yayılım göstermez

İzole plantar fasiit (taban kirişi iltihabi reaksiyonu) ve topuk dikeni (Şekil 5)

  • Obez, orta yaşlı ve yaşlı kişilerde, atletlerde tekrarlayıcı travmalar sonucu veya uzun süreli ayakta kalma nedeni ile ortaya çıkar
  • Ayrıca ankilozan spondilit, reiter sendromu ve psöriatik artrit ile ilişkili entesopatilerde de (kirişin kemiğe yapışma yeri iltihabi reaksiyonu) oluşabilir
  • Kilo kaybı, dinlenme, sıcak kompres, romatizmal ilaçlar, topuk yükseltme, yumuşak lastik topuk pedleri, yastıkçıklar kullanarak hastanın yük verme basıncının azaltılması önerilir
  • Topuk dikeni oluşmuşsa, ortası delik keçe veya sünger yastık, fizik tedavi yöntemleri, lokal enjeksiyonlardan yararlanılır, son olarak da ameliyat düşünülebilir

Şekil 5: Topuk dikeni olan bir hasta

Aşil tendiniti (Topuk arkasındaki insandaki en kalın ve kuvvetli kirişin iltihabi reaksiyonu)

  • İstirahate alma, çeşitli ilaçlar, fizik tedavi ajanları faydalıdır

Aşil Bursiti (yastıkçık iltihabi reaksiyonu)

  • Uygun olmayan ayakkabılar nedeni ile oluşur
  • Tedavisi, istirahat ve ayakkabının yaptığı basıyı ortadan kaldıracak uygulamalardır

Aşil tendon rüptürü (Kirişin kopması)

  • 40-50 yaşlarda görülür
  • Kısmi veya tam olabilir
  • Erken ameliyat gerekir
  • Dört haftalık bir hareketsizlikten sonra, kas gücünü arttırıcı egzersizlere başlanır

Fleksör hallusis longus tendiniti (Ayak başparmağının bükülmesini sağlayan kas kirişinin lezyonu)

  • Plantar fasiitin en sık karıştığı durumdur
  • Ağrının lokalizasyonu ayak tabanının tam ortasıdır
  • Ayak baş parmağının dirence karşı bükülmesi bu olgularda ağrılıdır
  • Tedavi çeşitli ilaçlar fizik tedavi ve koruyucu önlemler şeklindedir.

Haglund topuk

  • Kalkaneusun (topuk kemiğinin) arka-üst köşesinin aşırı çıkıntılı olmasıdır
  • Tedavide çeşitli ilaçlar, fizik tedavi, lokal enjeksiyonlar, bazen ameliyat uygulanır

Sever hastalığı

  • Topuk kemiğinin büyüme bölgesindeki yapının iltihabi reaksiyonudur
  • Daha çok aktif, atletik ve şişman erkek çocuklarında görülür
  • Ana yakınma aktivite sonrası topallamaya yol açan topuk ağrısıdır
  • Tedavi konservatiftir

Ayağın Ön Kısmındaki Bozukluklar

  • Tarak kemik başlarının taban yüzünde ağrı ve aşırı duyarlılık söz konusudur
  • Özellikle çukur ayakta ortaya çıkar
  • Yayvan ayak ve düşük taraklar oluşur
  • Ayakkabının içine bir yükseltici ve onun üzerine de skafoid ped yerleştirilebilir
  • Ayakkabı düzenlemesi yanı sıra ağrıyı azaltmak için ilaçlar, taban kasları güçlendirici egzersizlerde tedavide yer almalıdır

Morton nöroması (parmaklar arası sinirde lokal reaksiyoner büyüme)

  • Genellikle 3. ve 4. parmaklar arasındaki parmak siniri üzerindeki basıncın etkisi sonucu gelişir
  • Kadınlarda daha sıktır
  • Hasta, özellikle yürürken oluşan ağrı ve yanmadan yakınır
  • Ağrı bazen de sürekli olabilir
  • Hafif vakalarda, hassas bölgeye enjeksiyonu yararlıdır
  • Kısa bir süre ilaç tedavileri kullanılabilir
  • Fizik tedavi uygulamaları ve özellikle iyontoforez uygulamaları etkilidir
  • Ayakkabı topuğu alçaltılmalıdır
  • Ayakkabı modifikasyonları, tabanlıklar kullanılabilir.
  • Bu işlemlerden sonuç alınmazsa, cerrahi olarak çıkarılması gerekebilir

Parmak Deformiteleri  Halluks valgus (Ayak başparmağının dışa doğru bükülmesi ile gelişen bir deformite)

  • Kadınlarda ve özellikle yüksek topuklu dar ayakkabı giyenlerde sık rastlanır
  • Birinci parmağın iç yüzünde eklemin üzerinde çıkıntı ilebirlikte iltihabi reaksiyon ve kronik bağ dokusu kalınlaşması meydana gelir
  • Eklem bölgesinde doku yıkımı olur
  • Bu nedenle deriden bir yama ile dışarı doğru balonlaştırılarak hazırlanmış ayakkabılar önerilir
  • Sivri burunlu ve yüksek topukludan kaçınmak gerekir
  • Başparmağın içe doğru hareket ettiren kasını güçlendirici egzersizler başlangıçta faydalı olabilir
  • Çok ilerlemiş olgularda ameliyat uygulanır

Ayak kemiğinde çıkıntı olması ayaklarda daha çok baş parmakta oluşmaktadır. Baş parmakta ağrıyla, deformite ve şekil bozukluğuyla yaşanan, yaşam kalitesini olumsuz olarak etkileyen bir rahatsızlıktır. Bu problem genellikle yüksek topuklu ve sivri burunlu ayakkabıları tercih etmiş olan 40-50 yaşlarındaki kadınlarda daha fazla görülmektedir. Rahatsızlığın etkileri alınan bazı tedbirlerle azaltılsa bile, kesin ve tam tedavisi cerrahi yolla olmaktadır. Kişilerde yürüme güçlüğü, her ayakkabıyı giyememek ya da giydiğinde rahatsızlık duymak gibi etkileri de bulunur. Yüksek topuklu ve sivri burunlu olan ayakkabıları giymek rahatsızlığa neden olsa da, hamilelik döneminde olan hormonal dengesizlik sonucunda ayak bağlarındaki gevşeme olması da bir etken olarak kabul edilir. Kas yapısında olan  bozukluklar, düztabanlık, serebral paralsi veya felç gibi nörolojik rahatsızlıklarda ayak kemiklerinde deformiteye sebep olabilir. Buna ailede olan genetik yatkınlık büyük rol oynamaktadır. Sorunun ameliyat ile ortadan kaldırılması ve başarılı bir sonuç alınabilmesi için erken dönemde tedavi için başvurmak daha faydalı olur. Bu rahatsızlık tedavi edilmezse eklemlerde bozulma ve kireçlenmeler oluşabilir. Erken yapılan tedavi ayak sağlığı açısından oldukça önemlidir. Özellikle kişilerin ayakkabı seçiminde dikkatli olmasında fayda vardır.

Ayakta kemiği çıkıntısı tedavileri nasıl olur?

image

Kemik çıkıntısının tedavi edilmesi için, öncelikle oluşan ağrıyı dindirmek hedeflenir. Ancak tek başına yapılan ilaç tedavisi uygulaması pek faydalı olmaz. Buna destek olmak amacıyla kişilerin yüksek topuklu ve sivri burunlu ayakkabı giyme alışkanlığını terk etmesi gerekir. Bunun yerine ayakların rahat edeceği ayakkabılar tercih edilmeli, geceleri ağrıları hafifletmek için parmak atalarına silikon makaralar kullanılmalıdır. Uzun süre ayakta kalmaktan kaçınmak ta ağrılar için faydalı olacaktır. Ayaktaki kemik çıkıntılarında oluşan ağrıları dindirmek, deformitenin önlenmesine engel olmaz. Ağrılar sürekli hale geldiğinde, mutlaka cerrahi müdahale düşünülmelidir. Bir saat kadar süren bir operasyon sonucunda bu sorundan kurtulmak mümkün olur. Lokal ya da genel anestezi altında yapılan operasyon sonrasında, deformitenin yeniden tekrarlama olasılığı % 1 oranına düşer. Ayakta oluşan kemik çıkıntısının farklı biçimleri bulunur. Önce kemik çıkıntısının eklem ya da kemikten dolayı oluştuğunun tespit edilmesi gerekir. Çıkıntılar en çok parmak ve tarak kemiğinin eklem yaptığı bölgede görülür. Operasyon sırasında küçük bir kesi yapılıp, kemik yerinden kaydırılmakta ve yüzey düzgün bir hale getirilmektedir. Kaydırılan kemik parçası ana kemiğin üzerine bir vidayla sabitlenmektedir. Tutturulan vida vücudun içinde kalmaktadır. Bu ameliyatlar sonunda bazı hastaların rahat etmesi amacıyla, operasyon sonrasında ayağa alçı uygulaması yapılır. Her iki ayakta birden kemik çıkıntısı oluştuysa, aynı ameliyat sırasında bunlar düzeltilebilir. Ameliyatta ayağın değişik yerlerine yapılan lokal anestezik iğneler hastaların herhangi bir acı duymadan işlemin yapılmasını sağlar. Bu ameliyat sonrasının da hastanın rahat olmasına sebep olur.

Ayak kemiği çıkıntısında ameliyat sonrasında iyileşme dönemi

Ameliyat sonrasında hastaların bir gün hastanede kalması gerekir. Ameliyat sonrasındaki gün hastalar genellikle hemen yürümeye başlar. Ayağına alçı takılmış olan hastalar bunu 4 hafta süreyle taşırlar. Ancak alçının altına topuk takıldığından, yürümeleri ve günlük işlerini yapmaya engel olmaz. Alçı çıkarılınca, ayaklarda şişlik olacağından, en az 3 ay süreyle normal ayakkabı giyilemez. Bu süreçte ayaklarda giymek için rahat ayakkabılar tercih edilmelidir. İşlerini masa başında yapanlar 4-10 gün içinde işlerine dönebilir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации