Андрей Смирнов
Время чтения: ~30 мин.
Просмотров: 0

Kemik kırığı

image

Ayak-Ayak Bileği

Ayağın yapısı karmaşıktır, kemiklerden, kaslardan, tendonlardan ve diğer yumuşak dokulardan oluşur. Ayaktaki 26 kemikten 19’u parmak kemiği (falankslar) ve metatarsal kemiklerdir. (ayağın orta bölümündeki uzun kemikler).

Parmaktaki ve metatarsal kemiklerdeki kırıklar çok yaygındırlar, ayaktaki bir çok şikayetin sebebi metatarsal kırıklar olabilmektedir. İlk müdahale acil serviste yapılmış olsa dahi doğru teşhis ve tedavi için, bir doktora başvurulmalıdır.

KIRIK NEDİR?

Kırık kemikteki kopmadır. Kırıklar iki kategoriye ayrılır: travmatik kırıklar ve baskı kırıkları.

  • Kırık anında bir ses duyabilirsiniz.
  • Kırığın oluştuğu anda veya birkaç saat sonra bölgesel ağrı olacaktır(impaktın olduğu yerdeki ağrı), fakat saatler sonra ağrı geçer.
  • Ayağın normal olmayan ya da çarpık görüntüsü
  • Ertesi gün morarma ve şişme
  • “Eğer üzerine basabiliyorsan, kırık değildir” düşüncesi doğru değildir. Bir doktor görüşü her zaman tavsiye edilir.

Stres kırıkları genellikle tekrarlanan baskı sonucu oluşan, ufacık, ince çizgi kırıklarıdır. Stres kırıkları örneğin, koşma mesafelerini çok hızlı arttıran atletlerde sıklıkla görülür. Aynı zamanda anormal ayak yapıları, deformiteler ya da kemik erimesi nedeniyle olabilir. Uygun olmayan ayakkabı kullanımı stres kırıklarına neden olabilir. Stres kırıkları göz ardı edilmemelidir. Düzgün bir şekilde iyileşebilmesi için uygun medikal bakım gerekir.

Stres kırıklarının belirtileri:

  • Normal bir aktivite anında veya sonrasında duyulan ağrı.
  • Aktivite süresince ya da ayaktayken hissedilen, dinlenirken kaybolan ağrı.
  • Dokunulduğunda hissedilen ‘bölgesel ağrı’ (kırığın olduğu yerdeki ağrı)
  • Şişme, fakat morarmama.

Düzgün yapılmayan tedavinin sonuçları

Bazıları ‘doktor, ayaktaki kırık için hiçbir şey yapamaz’ derler. Bu elbette doğru değildir. Aslına bakarsanız, kırık parmak ya da kırık metatarsal kemik doğru bir şekilde tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Örneğin;

  • Ayağın hareket kabiliyetini kısıtlayacak veya ayakkabı bulmakta zorluk çekmenize neden olacak kemik yapısındaki deformite.
  • Artritler, eklemdeki(iki kemiğin birleşme yerindeki), kırıktan kaynaklanabilir, ya da yer değiştiren kırık ciddiyse veya doğru bir şekilde düzeltilmemişse gelişen açısal deformitelerin sonucu olabilir.
  • Kronik ağrı ve deformite
  • Kaynamayan, veya iyileşmeyenler daha sonra cerrahi müdahaleye ya da kronik ağrıya neden olabilir.

PARMAK KIRIKLARININ TEDAVİSİ

Parmak kemiklerinin kırıkları neredeyse her zaman travmatik kırıklardır. Travmatik kırıkların tedavisi kırığın kendisine bağlıdır ve şu seçenekleri içerebilir:

  • Dinlenme: Bazen parmaktaki travmatik kırığın tedavisinde tek ihtiyaç duyulan dinlenmektir.
  • Atel Kullanımı: Parmağı sabit bir pozisyonda tutmak için atelle desteklenebilir.
  • Sert veya bükülmez tabanlı ayakkabı: Sert tabanlı ayakkabıları parmağınızı korur ve düzgün pozisyonda kalmasına yardımcı olur.
  • Parmak desteği: Kırık parmağı diğer parmakla desteklemek bazen uygun olsa da diğer durumlarda zararlı olabilir.
  • Cerrahi müdahale: Kırık yanlış yerleştirilmişse ya da eklem etkilenmişse, ameliyat gerekli olabilir. Ameliyat, çiviler gibi sabitleme araçlarının kullanımını içerir.

METATARSAL KIRIKLARIN TEDAVİSİ

  • Dinlenme: Bazen dinlenme, metatarsal kemikteki travmatik ya da stres kırıklarının iyileşmesi için gereken tek tedavidir.
  • Baskılayıcı aktivitelerden uzak durun: Stres kırıkları tekrarlanan baskının sonucu olduğu için, kırığa neden olacak aktivitelerden uzak durmak önemlidir. Bazen koltuk değneği ya da tekerlekli sandalye kemiğin iyileşmesine zaman vermek için ayaktaki yükü azaltmak için gereklidir.
  • İmmobilizasyon, alçı, sert ayakkabı: Sert tabanlı ayakkabı ya da diğer tür immobilizasyonlar, kırık kemiği iyileşirken korumak için kullanılabilir.
  • Cerrahi müdahale: Metatarsal kemikteki bazı travmatik kırıklar, özellikle kırık kötü bir şekilde yer değiştirmişse ameliyat gerektirebilir.
  • Tamamlayıcı tedavi: Doktorunuz, cerrahi veya cerrahi olmayan tedaviyi takiben uygulanacak bakım için sizi bilgilendirecektir.

Haberler Sağlık Haberleri Kırık İyileşmesi Belirtileri Nelerdir? Kemik Kırıklarının İyileşmesi Ne Kadar Sürer? 10.01.2021 – 13:40 | Son Güncellenme: 10.01.2021 – 13:40Güncelleme: 10.01.2021 – 13:40

Günümüzde gerek ev kazaları gerek ise trafik kazaları artmış durumda. Özellikle bu kazalarda yaşanan kemik kırılmaları sonucunda kişilerin yaşam kalitesi azalır. İyileşme süreçleri de gecikir. Kırık iyileşmesi belirtileri nelerdir? Tüm ayrıntıları ile sizler için derledik.

 Kemik kırıklarının iyileşme süreci kırığın durumuna ve kişinin bünyesine bağlıdır. Kırık kemiklerin iyileşme süreçlerini hızlandırmak için yeterli ve dengeli beslenmek oldukça önem taşımaktadır.

 Kırık İyileşmesi Belirtileri Nelerdir?

 Kemik kırığının iyileşme sürecinin ilk aşamasına reaktif evre denilmektedir. Bu süreçte kırığı tamir eden hücrelerin bölgede yoğunlaşması nedeni ile morluk oluşabilir. Bu oluşan morluk iyileşme sürecinin belirtisidir. Ayrıca hücreler arasında iletişimi sağlayan sinyal molekülleri de salınmaya başlar. Ayrıca kemik üreten ve kıkırdak üreten hücreler ortaya çıkar.

 Sonraki haftalarda kemik dokusu üretilir ve bölgedeki kemik atıkları da temizlenir. Daha sonra kemik kırığında onarım aşamasına geçilir. Bu aşamada protein ve kalsiyum desteği ile kemik kırığı sertleşmeye başlar. Sert kallus dokusu oluşur ve kemik iyileşmeye başlar. Sonraki süreçte ise yeniden geliştirme evresinde kemik eski haline dönmesi için iyileşme süreci başlamış olur.

 Kemik Kırıklarının İyileşmesi Ne Kadar Sürer?

 Kemik kırıklarında iyileşme sürecini belirleyen bazı faktörler vardır. Öncelikle kemik kırığının nasıl oluştuğu önemlidir. Kazalar sırasında oluşan kemik kırıklarında iyileşme süreci aylarca sürebilir. Bunda kişilerin bünyesinin ne kadar güçlü olduğu önemlidir. Aynı zamanda tüketilen besinler, kullanılan ilaçlar ve doğru bir bakım ile birlikte kemik kırığının iyileşme süreci de hızlanacaktır. Kemik kırığında kemiğin eski haline dönmesi ise yılları bulabilir.

 Kemik Kırığında İyileşmeyi Olumsuz Etkileyen Faktörler Nelerdir?

 Kemik kırıklarında iyileşmenin hızlı bir şekilde olması için bakımlı ve doğru tedavi yöntemi kullanılmalıdır. Aksi halde kemik kırığında iyileşmeyi de olumsuz etkileyen faktörler bulunur. Özellikle radyasyona maruz kalmak, herhangi bir tümörün varlığı ve mekanik dengesizlik kemik kırığında iyileşmeyi olumsuz etkiler. Kemik kırığının iyileşme sürecinde vücudun herhangi bir bölgesinde meydana gelecek olan enfeksiyon kemiğin iyileşme sürecini de olumsuz etkiler. Bunun yanı sıra kötü beslenme, sigara kullanımı, diyabet hastalığı kemik kırıklarında iyileşmeyi geciktirir. Ayrıca kemoterapi, açık kırık ve metabolik kemik hastalığı kemik kırığının iyileşme sürecini olumsuz etkilemektedir.

 Kemik Kırığı İle İlgili Merak Edilenler

 Kırık kemiklerde iyileşme ve kemiğin kaynama süreci en az 6 hafta olarak belirlenmiştir. Bu süreçte yeniden kemiğin kırılmasına yönelik oluşacak hareketlerden kaçınılması gerekir. Kırıkların iyileşmesi için fizik tedavi süreci de başlatılmalıdır. Bu şekilde sağlıklı beslenmek de önemlidir.

Şiddetli Sevgi: Flört Şiddeti | Av. Cansen Erdoğan anlatıyor“Ailene benimle birlikte olduğunu söyleyeceğim! Abine aramızdakileri anlatacağım! Gönderdiğin fotoğrafları İnternet’te yayınlayacağım! Okulda kimseyle konuşmayacaksın! Arkadaşlarınla görüşmeni istemiyorum! Oraya gidemezsin! Bensiz hele bir git, görürsün sen dünya kaç bucakmış…” Bu sözler tanıdık geldi mi? Av. Cansen Erdoğan flört şiddeti kavramını, hangi davranışların flört şiddeti kapsamına girdiğini ve flört şiddetinin ceza hukukundaki yerini Pembenar izleyicileri için anlattı. daha fazla video için

Halk arasında tarak kemiği kırıkları olarak adlandırılan duruma tıp dilinde ayakta metatars kırıkları denir. Spor esnasında, düşme, çarpma, ayağın üzerine yukardan yük binmesi veya ani burkulmalar sonucunda oluşur. En çok rastlanan 5.metatars kırığı olarak adlandırılan jones kırığıdır. 5.metatars kırıkları ayak bileği burkulmaları sonrasında en sık rastlanan tarak kemiği kırıklarıdır. Özellikle profesyonel sporcuların çok sık yaşadığı kırık türlerindendir. Bu kırıklarda kırığın tipine göre cerrahi tedavi ihtiyacı söz konusu olabilir.

Basit, deplase olmayan (kaynamış ) tiplerinde bile 6-8 haftalık bir iyileşme dönemi süreci vardır. Deplase kaynama güçlüğü olan bölge kırıklarında cerrahi yöntem ile tedavi yapılır. Ameliyat sonrasında ilk 4 hafta üstüne yük vermeden ikinci 4. hafta üstüne yük vererek yapılan fizik tedavilerle 8 haftalık bir iyileşme sürecinden geçilecektir. Diğer tarak kemiği kırıklarında ise kırık iyileşme süresi genellikle 6 haftadır. Ayağınızdaki kırık basit bir kırık, yani fissür hattı çatlaklarında daha kısa sürede iyileşme görülür. En önemli konu kırık ile birlikte yumuşak dokulardaki yaralanmanın şiddetidir. Doktor kırığı röntgen ile görüntüledikten sonra uygun tedaviyi belirler. Bazı durumlarda alçıya alınır. Burada önemli olan ayağın üzerine tam yük vermemektir. Bu nedenle koltuk değneği ile tedaviye devam edilir. Sonrasında duruma göre ayak bileği ezersizleri için bir fizik tedavi uzmanına görünmek de yarar vardır.

Karpal kemik kırıkları: El bileklerinin her birinde toplamda 8 adet karpal kemik mevuttur.  Her iki bilekte de  kemikler iki sıra halinde dizili haldedir.

Canalis carpi‛nin yapısına  katılan karpal kemikler ise şu şekildedir;

  • Radial taraftan başlanacak biçimde sıralandığında; Scaphoideum ve Trapezium
  •  Ulnar taraftan başlanacak şekilde sıralandığında ise; Pisiforme ve Hamatum (bu iki kemiğin arasında ise Guyon kanalı bulunmaktadır.)

Skafoid Kemik Kırıkları

  • Karpal kemiklerin arasında sıklıkla kırılan kemiktir.
  • Dorsifleksiyon pozisyonunda iken el bileği üzerine düşmelerin gerçekleşmesiyle meydana gelmektedir.
  • Enfiye çukuru olarak adlandırılmakta olan radial stiloidin distalindeki bölge derin palpasyon konumunda iken oldukça ağrılıdır.
  • Enfiye çukurlarında ağrı yakınmaları olan hastalarda skafoid kırıklarının oluşma durumu oldukça yüksektir.
  • Skafoid kemikleri avasküler nekroz ve kaynamama ihtimal oldukça yüksek olan bir kemiktir.
  • Skafoid kemiklerin kırılmalarında tanılamaya ve tedaviye dikkat edilmelidir.
  • Bir skafoid kırıklarında belirtiler daha sık bilek kısımlarında özellikle de başparmak bölümlerinde meydana gelir genellikle bu bölümler ağrılı olmaktadır.
  • Başparmakların taban kısımlarında renk değişimleri ve şişlikler meydana gelir.
  • Nesnelerin yeterince sıkı kavranmaması da diğer bir belirtidir.

Lunatum Kemik Kırıkları

  • El bileklerinin ekstansiyon ve ulnar deviasyon pozisyonlarında zorlanmasıyla meydana gelen kırıklardır.
  • İzole lunatum kırıkları pek nadir görülen kırık türlerindendir.
  • Kırık sonralarında el bileklerinin orta bölümünde duyarlılıklar meydana gelebilmektedir.
  • Kırık sonralarında avasküler nekrozlar sıklıkla gözlemlenmektedir.
  • Sıklıkla nondeplase kırık olup, redüksiyon gerekmeden alçılama ile tespiti yeterli olmaktadır.

Triquetrum Kemik Kırıkları

  • Bilek bölgesinde yaralanmalara ek olabileceği gibi izole olarak da meydana gelebilmektedir.
  • Dorsal avülsiyon kırıkları veya cisim kırıkları biçiminde meydana gelebilmektedir.
  • Triquetrum kırılmaları oldukça sık görülen krılmalardır.
  • Meydana geliş mekanizmaları tam olarak bilenmemekte olup bileklerin hiperekstansiyon ile zorlanması durumlarında kırıklar meydana gelebilir.
  • Tedavi sürecinde genel olarak alçı tespiti yeterli olmaktadır.

Pisiform Kemik Kırıkları

  • Hipotenar bölgelere gelen direkt travmalar sonrasında, nadir olarak karşılaşılmakta olan pisiform kırıkları oluşumları gözlemlenmektedir.
  • Pisiform kemikleri fleksör karpi ulnaris tendonları içinde yer almaktadır.
  • Genel itibariyle farklı tam veya yarım kırıklarla birlikte görülmektedir.
  • Pisiform kemiklerinin kırılmalarından sonra bu bölgede lokalize bir hassasiyet meydana gelebilmektedir.
  • Erken dönemde alçı tespitleri yapımında kullanılır.
  • Gecikmiş, nonunion veya post-travmatik pisotrikuetral artrit gelişimi vakalarında pisiftorm eksizyonu gerektirilebilir.
  • Prognozu iyi seyirli ilerleme gösterir.

Trapezium Kemik Kırıkları

  • Birinci metakarpal basislerine denk gelen direkt travmalar sonucunda meydana gelen kırıklardır.
  • Çok seyrek görülen kırık çeşididir.
  • Trapezium kırıklarına eşlik eden kırık çeşitleridir.
  • Kırıkların meydana gelmesinden hemen sonrası başparmak hareketlerinin gerçekleşmesi ağrılı olabilmektedir.
  • Enfiye kutuları tepe bölgeleri duyarlılık gösterebilir.
  • Tedavi sürecinde alçı ile tespit yapılması yeterlidir.

Kapitatum Kemik Kırıkları

  • Aşırı zorlamalar sonucundan hiperekstansiyon hareketlerinin meydana getirdiği kırıklardır.
  • Kapitatum kemiklerinin büyük proksimalde ki eklem başları lunatum kemikleri ile temas halindedir.
  • Erken dönemlerde kapalı redüksiyon, gecikmiş evrelerde ise açık redüksiyon yapılmalıdır.
  • İzole kapitatum kırıkları çok nadir görülmektedir.

Hamatum Kemik Kırıkları

  • Avuç içlerinin ulnar taraflarında transvers karpal bağlarının hamatum çengeline yapıştığı yerlerde ağrılı bir biçimde kendini göstermektedir.
  • Çoğu kırıklarda kemiklerin çengel kısımlarında gözlemlenmektedir.
  • Golf sonrasında ve raket kullanımlarında kırıklar meydana gelebilir.
  • El bileklerinin aşırı zorlanmalarında meydana gelen olgulardır.
  • Tedavi sürecinde alçı tespiti yeterli olmaktadır.
  • Nonunion (Kırık kemik uçlarında gerekli şekilde kaynamaların gerçekleşmemesi)  gelişen ağrı oluşumlu vakalarda hamatım çengeli eksizyonu gerekebilmektedir.

Ana Sayfa El Cerrahisi Skafoid Kırığı image

Skafoid, el bileğindeki 8 küçük kemikten bir tanesine verilen isim ve skafoid kırığı, bu kemikte oluşan kırıktır.

image

El bileği eklemi en karmaşık hareketleri yapabilecek kapasiteye sahiptir. Bu özelliği nedeni ile diğer eklemlerden farklıdır.

Örnek verilecek olursa; dirsek eklemi sadece açılıp – kapanabilirken (menteşe gibi) el bilek eklemi her dört yöne doğru hareket edebilir ve 360 derece dönebilir.

image
El Bileği Kırığı

Tüm bunlar elimizin kullanışlılığını en üst düzeye çıkartma amacını taşır.

Bir eklemin kullanışlılığı ve yetenekleri arttıkça biyomekanik temelleri daha karmaşık bir yapı alır. El bileği eklemi buna verilebilecek en güzel örnektir. Daha önce adı geçen 8 küçük kemik, el bileğinin basit bir hareketi sırasında dahi kendi arasında birçok ayarlama ve pozisyon değişikliği gösterir. Bütün bunlar olurken biyomekaniğin temel yapı taşı skafoid adı verilen kemiktir.

image

Basit bir şekilde açıklamak gerekir ise el bileği eklemindeki 8 kemik dörderli iki sıra halinde dizilmişlerdir. Bu iki sıranın arasındaki iletişim ve dizilim skafoid kemik üzerinden sağlanır .

image

Yani hemen tüm hareket ve pozisyon değişiklikleri skafoid kemiği üzerinden oluşur.

Yukarıdaki açıklama iki gözlemin cevabını içerir. Bunlardan birincisi skafoid kemiğin en sık gözlenen el bileği kırığı olmasıdır. İkincisi ise kırık sonrası ortaya çıkan ağrı ve fonksiyon kaybının boyutlarının neden bu derece fazla olduğunu açıklar.

Skafoid kırıklarının hem tanısının konması, hem de tedavisi tarihsel süreç boyunca sıkıntılı olagelmiştir. Tanı ve tedavi sürecinde gözlenen sıkıntıları özetlersek:

Skafoid Kırığı Nedir

1- Skafoid kırığı oluştuktan sonra tanı konamayabilir veya tanı atlanabilir. Kırık oluştuktan sonra tipik bir hikâye ve fizik muayenenin ardından çekilen filmlerde (direkt grafi) kırık gözlenemeyebilir.

image

Bu skafoid kemiğe özgü bir durumdur ve birçok nedeni vardır. Bu durumun üstesinden gelmek için, süreçte yaşanan tecrübelerin yardımı ile bir mantık çizelgesi geliştirilmiştir. Özetlersek;

a- Travmanın oluş şekli: Skafoid kırıkları genellikle açık kol üzerine düşme sonrası meydana gelir

Her hangi bir sebeple düşmeye başladığımız anda temel refleksler devreye girer ve başımızı korumak amacı ile istemsiz olarak kolumuzu öne doğru uzatırız. Bu sırada vücudumuzun ağırlığı tamamen kolumuza biner. Bu esnada zincirin zayıf halkasında kırılma meydana gelir. Bu ve benzeri düşmelerde kolumuzdaki kemiklerden her hangi birinde kırık meydana gelebilir. Fakat daha öncede belirttiğimiz gibi skafoid kemik el bileği hareketlerini sağlamak amacı ile her an değişik şekillerde bulunduğu için bu tip düşmelerde genellikle en kötü pozisyonda yakalanır (makaslanma)

image image

b- Travma sonrası bulgular: Her hastada tamamen aynı olmasa da bazı bulguların skafoid travmasına işaret ettiği düşünülmektedir. Bunlardan en önemlisi el bileğinin başparmak (radyal) tarafında aşırı ağrı hissedilmesidir. Ağrının el bileği hareketi ile artması gene kırık olasılığını düşündürür. Enfiye kutusu olarak adlandırılan bölgede şişlik meydana gelmesi gene olumsuz bulgulardan birisidir.

c- Tetkikler: Travmadan hemen sonra en önemli ve kolay elde edilebilecek tetkik röntgen grafileridir (film). Daha önce belirtildiği gibi bu aşamada kırık gözlenemeyebilir. Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans (MR) inceleme tetkikleri ile daha detaylı bilgi alınabilir.

Fakat erken dönemde ileri tetkiklere başvurmak genelde izlenen bir yol değildir. MR inceleme bulguların atlanmaması temelinde bir tetkik olduğu için hassasiyet (sensitivity) oranı yüksektir. Travma sonrası MR incelemede ortaya çıkan bazı bulguların skafoid kırığını işaret ettiğini bağdaştırmak özgünlük (specificity) problemi nedeni ile zor olabilir. Bu aşamada yapılabilecek en iyi yaklaşım kırık varmış gibi davranmak ve etkilenen el bileğini hareketsiz tutacak bir atel uygulamaktır. Kolun kalp seviyesinin üzerinde tutulması, soğuk uygulama ve bazı ilaçlar yardımı ile ağrının geçmesi sağlanır. Aynı zamanda el bileği hareketsiz tutularak zaman kazanılmış olur. Bu dönem 2-3 hafta arasında değişmektedir. Bu sürenin sonunda tekrar grafiler elde edilir. Kırık gözlenmeye başlamış ise atel ile hareketsiz geçirilen zaman tedavi süresine ekleneceği için hasta tedavide vakit kaybetmemiş olur. Grafiler ile kırık gözlenemiyor ise klinik muayene tekrar edilir. Bu aşamada muayene bulguları önemlidir. Hekim ve hastanın önünde iki seçenek mevcuttur. İleri tetkikler istenebileceği gibi (BT, MR) gözlem sürecine de geçilebilir.

2- Skafoid kırığı genellikle zor kaynar.Bu durumun çeşitli nedenleri mevcuttur:

a- Bir kırığın kaynayabilmesi için kemiğe ulaşan kan miktarının normal sınırlarda olması gerekir. Skafoid kemik yapısı itibari ile damarlanması ve kanlanması iyi olan bir kemik değildir.Kırık sonrası bu durum daha da belirgin hale gelir.

b- Daha önce de değinildiği gibi el bileği biyomekaniğinin getirdiği yük gereği skafoid devamlı hareket eden ve yer değiştiren bir kemiktir. El bileğinin her hareketinde değişik pozisyonlar almaktadır. Kırık sonrası alçı, atel vb gibi tedavi yöntemleri ile hareketsiz tutulmaya çalışılsa da küçük hareketlerin engellenmesi genellikle mümkün olamamaktadır (micro-motion). Kırık yüzeyinde hareket meydana gelmesi genellikle vücut tarafından yanlış anlaşılmakta ve yalancı kıkırdak dokusu oluşumu (kaynamama= fibroz nonünyon) ile sonuçlanmaktadır.

c- Skafoid kemikte oluşan kırık, uzun kemik kırıklarının aksine eklemin içerisinde kalmaktadır. Bu durum kırık yüzeyinin eklem sıvısı ile temas halinde olmasına ve kırığı iyileştirecek pıhtının (hematom) oluşamamasına neden olmaktadır.

3- Skafoid kemik kırıldıktan sonra kırık parçalarından birisi ölebilir. Bu duruma avasküler nekroz veya aseptik nekroz adı verilmektedir.

Kemiğin ölümü (avasküler nekroz) skafoid kemik kırıkları sonrası diğer kemik kırıklarından çok daha sık gözlenmektedir. Buradaki faktörler genellikle az önce değinilenler ile aynıdır:

a- Skafoid kemiğin kanlanmasının sorunlu olması.

b- Eklemin içinde kalan bir kırık olması

c- Kırık hareketinin engellenememesi

d- Bir diğer faktör kırık sonrası oluşan parçaların büyüklüğü ile ilişkilidir. Kemik nispeten iki eşit parçaya ayrılmış işe parçalardan birinde kemik ölümü olması olasılığı daha düşüktür. Eğer parçalardan birisi çok küçük ise ve ekleme komşu ise kemik ölümü riski çok daha fazladır.

TANI YÖNTEMLERİ

Tanı konulması aşamasında hastanın hikâyesi, fizik muayene bulguları ve direkt grafiler temel bilgi kaynaklarıdır. Bu kaynaklar ile tanı koyma veya tedaviyi planlamada sıkıntı yaşanması durumunda BT ve MR inceleme gibi ileri tetkiklere başvurulabilir.

Diğer bir sıkıntı erken dönemde tanı konmamış ve el bileği ekleminde bir takım değişikliklerin (gevşeklik, sertlik, kireçlenme gibi) oluştuğu hastaların sağaltımıdır. Bu durumda hem BT hem de MR incelemenin elde edilmesi gerekli ve sonuca faydalıdır.

Skafoid Kırığı Tedavisi

Alçı tedavisi: Her kırıkta olduğu gibi amaç uygun tedavi yöntemini tespit ederek kırığın eski anatomisine en yakın pozisyonda kaynamasını sağlamak, aynı aşamada fonksiyon kayıplarının yaşanmasının mümkün olduğunca önüne geçmektir.

Her skafoid kırığı birbirinden farklı olsa da benzer kırıkların tedavisinin benzer şekilde sonuçlandığı gözlenmiştir. Bu amaçla yapılan gruplandırmalara sınıflama adı verilmektedir. Skafoid kırıklarının da birkaç sınıflandırma şeması mevcuttur. Amaç benzer kırıklarda denenmiş ve iyi sonuç alınmış tedavi çizelgesinin (algoritma) takip edilmesini ve hastanın maksimum kazanç elde etmesini sağlamaya çalışmaktır.

Anlatılan tüm olumsuzluklara karşın bazı skafoid kırıkları konservatif adı verdiğimiz ameliyatsız tedaviye olumlu yanıt vermektedir. Bu tip kırıklar genellikle skafoid kemiğin ortasına yakın bölümden ve enlemesine oluşan kırıklardır.

Bu kırıklar hareket etme eğiliminde değildir ve doktorlar tarafından ‘stabil’ olarak adlandırılır. Bu tip kırıklarda kemik ölümü olasılığı da oldukça düşüktür ve alçı tedavisi uygulanması olasılık dâhilindedir. Alçının başparmağı da içine alması gerektiği konusunda görüş birliği mevcuttur.

Buna karşın alçının kısa kol (dirsek eklemine kadar) ya da uzun kol (omuz eklemine kadar) alçısı şeklinde uygulanması konusunda değişik görüşler mevcuttur. Her iki koşulda da alçının en az 12 hafta (altıncı haftada kontrol kaydı ile) uygulanması gerekliliği birçok sıkıntıyı beraberinde getirmektedir. Bu süre müddetince bir kolun kullanıma uygun olmaması, çalışma ortamı, günlük yaşam kalitesi ve hijyen konusunda büyük sıkıntı yaratmaktadır. Ayrıca uzun süre alçı kullanımına bağlı olarak eklemlerde oluşacak hareketsizlik ve kasların güçsüzleşmesi dikkate alınması gereken diğer faktörlerdir. Tümbunlar hekim tarafından hastaya iletilir ve tedavi yöntemine birlikte karar verilir. Yukarıda belirtilen olası olumsuzluklara tahammülsüzlük de gerçekçi bir cerrahi girişim nedenidir (endikasyon).

Skafoid kırıklarının çok az bir kısmının alçı ile tedaviye uygun olduğunu da ayrıca belirtmek gerekir.

Skafoid Kırığı Ameliyatı

Cerrahi tedavi: Cerrahi tedavi ile kırılmış kemik eski anatomik pozisyonuna (kırık öncesi haline) getirilir ve kaynayana kadar bu pozisyonda kalması için bir takım cihazlar ile sabitlenir. Bu girişime ‘açık redüksiyon- internal fiksasyon’ adı verilmektedir.

Cerrahi tedavi sırasında kırık mümkün olduğunca eski pozisyonuna getirilmeye çalışılır. İlk aşamada kırılmış olan skafoid kemiğe ulaşmak gereklidir. Cerrahi girişimin çevre dokularda mümkün olduğunca az hasar oluşturmasını sağlamak amacı ile skafoid kemiğe uygun ulaşım teknikleri tanımlanmıştır. Kesi el bileği sırtından veya avuç içine bakan kısımdan yapılabilir. Bu tercih birazda kırığın tipi ile ilişkilidir. Kırık gözlendikten ve eski anatomik pozisyonuna geri getirildikten sonra sabitlenmesini sağlanır. Bu aşamada çeşitli cihazlar kullanılabilir. Bu kırık türü için özel olarak geliştirilmiş vidalar en sok kullanılan sabitleme cihazlarıdır.

Cerrahi tedavi sonrası daha önce belirtilen şekilde kol alçıya alınır. Cerrahi tedavi genellikle alçı uygulanması olasılığını ortadan kaldırmaz. Alçının uygulandığı süre ise büyük olasılıkla kısalır. Unutulmaması gereken noktalardan birisi de cerrahi girişimlerin alçı tedavisi ile kaynama olasılığı düşük görülen kırıklarda uygulanmasıdır.

Skafoid Kırığı Tedavi Edilmezse 

Tanısı konamamış veya geç başvuruda bulunmuş hastalarda tedavi süreci çok daha sıkıntılıdır. Daha önce belirtildiği gibi skafoid kemik el bileği ekleminin tüm hareketleri esnasında görev alan bir yapıdır. Kırık sonrası kemiğin bütünlüğünün bozulması tüm el bileği biyomekaniğini olumsuz yönde etkiler. Skafoid kemikte kaynamama dokusu ve yalancı eklem oluşur. El bileği hareketlerine bağlı olarak kemikte şekil bozukluğu gelişir (kambur deformitesi). El bileği kemikleri arasında normal koşullar altında olmaması gereken hareketler ortaya çıkar. Bunlar ‘instabilite’ olarak adlandırılırlar ve oldukça karmaşık yapıya sahiptirler. Her hareket ile el bileği eklemindeki diğer kemiklere binen yük anormal derecede artar. Kemikler zaman içerisinde kendiliğinden yer değiştirmeye başlar ve el bileği ekleminde çökme oluşur (migration=göç). Sonuç olarak eklemi oluşturan kıkırdak yüzeylerde zamanından önce aşınma ve yıpranma ortaya çıkar. Bu tip durumlar genelde ‘kireçlenme’ olarak adlandırılmaktadır. El bilek eklemine özel bu aşınma türü SNAC (scaphoid – nonunion- advanced- collapse) olarak adlandırılır.

Tüm bu süreç genellikle zamana yayılır, bu nedenle uygulanabilecek cerrahi tedavi türleri farklıdır.

1- Fiksasyon ve greftleme: Kırık tespit edilir, kaynamasını teşvik etmek amacı ile aşılama (greft) uygulanır. Aşılamada kullanılacak kemik genellikle hastanın kendisinden (leğen kemiği) alınır. Aşılamadaki bir diğer amaç kırık nedeni ile kısalmış ve kamburlaşmış skafoid kemiğin eski şekline kavuşmasını sağlamaktır. Bunun görünüm ile alakası yoktur, normal boyutlarda olmayan ve küçülerek kaynamış bir skafoid kemik el bileği biyomekaniğinin normale dönmesini sağlayamaz. Bu aşamada kaynama sağlansa ve skafoid kemiğin normal boyutları korunmuş olsa bile, geçen zaman içerisinde oluşmuş tahribatın geri dönmesi sağlanamaz. Hastanın ağrısının azalması beklenir. El bileği hareketindeki kaybın ne oranda geri döneceğini ise önceden kestirmek güçtür.

2- Kurtarıcı (salvage) girişimler: Skafoid kırığı sonrası kaynamama, kemik ölümü (avasküler nekroz), aşınma (kireçlenme) gibi bulguların birisinin veya tümünün gözlendiği geç tanı konmuş vakalarda uygulanabilecek yöntemlerdir. Bu yöntemler ile el bileği ekleminin normal anatomisi ve biyomekaniğinin korunmaz. Bazı kemik ve eklem yapıları feda edilerek nispeten ağrısız bir eklem elde edilmesi amaçlanır. Skafoidin tümü, ve komşuluğundaki iki kemik çıkartılarak eklem hareketlerinin nispeten ağrısız olarak korunması amaçlanır.

CERRAHİ TEDAVİ NASIL BİR SÜREÇ İZLER, BENİ NELER BEKLİYOR?

Ortopedi veya El Cerrahisi uzmanı muayenesi sonrası röntgen grafileri istenecektir. Kırık sonrası geçen süreye bağlı olarak MR inceleme, kemik sintigrafisi veya BT (bilgisayarlı tomografi) tetkikleri de sizden istenebilir. Burada hedeflenen sadece tanı değil kırığın evrelemesinin de yapılabilmesidir. Hastalığın evresi uygulanacak cerrahi yöntemin seçiminde büyük önem taşımaktadır. Cerrahi yöntemlerin büyük çoğunluğunda hastanede bir gece yatış yeterli olacaktır. Anesteziyoloji uzmanı ile görüşmenizde özel koşullarınızdan bahsetmeniz (kronik hastalıklar, devamlı kullanılan ilaçlar vb) önemlidir. Skafoid kemik ile ilgili cerrahilerin büyük kısmı bölgesel anestezi altında uygulanabilir. Cerrahi sonrası erken dönemde (ilk 3 ila 5 gün)soğuk uygulama ve elin kalp seviyesinin üzerinde tutulması ağrı ve zonklamayı azaltacaktır. Cerrahi sonrası çoğunlukla dirsek eklemine kadar uzanan bir alçı veya atel uygulanacaktır. Alçı veya atelin süresi uygulanan cerrahi yönteme göre 3 hafta ile 3 ay arasında değişebilmektedir. Bu sürenin sonunda fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamasına geçilir. Amaç el, el bileği ve kolun güç kazanımını sağlamak ve hareket kaybını en aza indirgemektir. Gene süreç, uygulanan cerrahi yöntem ve bileğinizin durumuna göre değişkenlik gösterir.

OLASI TERSLİKLER

Cerrahi yara bölgesinde kan birikmesi (hematom), enfeksiyon (iltihap) oluşumu, uygulanan alçıya bağlı sıkma ve basınç hissi, cerrahi bölgesinde doku yapışıklığı nedeni ile parmak hareketlerinde kısıtlılık, kronik ağrı (RSD), beklenen sonuçların geç veya hiç alınamaması akla ilk gelen tersliklerdir.

Skafoid kırığı tedavisinin zahmetli ve aylar sürecek uzun bir dönem olduğu unutulmamalıdır. Bazen kaynamanın sağlanamaası nedeni ile ikinci bir cerrahi girişimin gerekliliği ortaya çıkabilir.  “Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.”

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации