Андрей Смирнов
Время чтения: ~23 мин.
Просмотров: 0

Kemik iltihabı (Osteomiyelit) nedir? Kemik iltihabı nedenleri, belirtileri ve tedavisi…

3 dakika Diğer tümörlerden farklı olarak, primer kemik kanseri metastaz nedeniyle ortaya çıkmaz. Hastalıktan en çok diz kemiklerine yakın olan bölgeler etkilenir.

Primer Kemik Kanseri Hastalığının 5 Belirtisi

Son Güncelleme: 25 Eylül, 2018

Primer kemik kanserini muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur. Durumdan kanser olarak söz etmeye başladığımız nokta; genellikle hastalığın vücuttaki kemikleri etkilemeye başladığı evredir. Bu da ikincil veya metastatik kemik kanseri olarak adlandırılır. Tümörler yayılma fırsatı bulurlarsa, kemiğin yapısının tamamını bozma ihtimalleri vardır.

Son zamanlarda yapılan medikal araştırmalara göre, “primer kemik kanseri” teşhisi konan hastaların sayısı gün geçtikçe artıyor. Bu da tümörün belirli bir kemiğin içinde oluşması anlamına geliyor.

Teşhis ne kadar erken konulursa, hastalıktan kurtulma olasılığı da o kadar yükselir. Bu nedenle bilinçlenmek ve önlem almak çok önemlidir. Primer kemik kanseri kötü bir hastalık olmasına rağmen, karakteristik ağrısından dolayı genellikle erken teşhis edilir.

Bugünkü yazımızda primer kemik kanserinden ve belirtilerinden bahsedeceğiz.

Primer Kemik Kanseri Nedir?

Göğüs ve bağırsak kanseri gibi diğer kanser türlerine kıyasla primer kemik kanseri daha az bilinir ve daha az insanda görülür. Hastalar, ortaya çıkan semptomları diğer hastalıklarla karıştırabilirler. Bu yüzden konuyla ilgili iyi bilgi sahibi olmak çok önemlidir.

Bu hastalık vücudun iskelet sistemini etkiler. En çok etkilenen bölgeler, dize yakın kemikler, kalça kemiği ve kaval kemiğidir. Bunun metastazla veya diğer primer tümörlerden kaynaklanan ikincil kemik kanseri ile ilgisi yoktur. Primer kemik kanserinin 3 çeşidi vardır.

  • Osteosarkom en bilindik türüdür. Genellikle büyümekte olan ergenlik çağındaki bireylerde görülür. Yeni oluşan kemik dokularına zarar verir.
  • Kondrosarkom çoğunlukla 40-60 yaşları arasındaki yetişkinlerde görülür, genellikle kemiği çevreleyen kıkırdakta ortaya çıkar.
  • Ewing sarkomu genellikle daha küçük yaştaki çocuklarda ortaya çıkar çünkü onların sinir dokuları gelişmemiştir. Kemik iliğinin çevresinde küçük sarkomlar halindedir. Kalıtsal özellik de taşır. Bu da radyasyon-bazlı önleyici tedavilere iyi cevap verdiği anlamına gelir.

Primer Kemik Kanserinin Belirtileri

Bugünkü yazımızda yetişkinleri etkileyen primer kemik kanserine, yani kondrosarkoma odaklanacağız. 

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, semptomları sıkça diğer hastalıkların (artrit, enflamasyon, osteoporoz) semptomları ile karıştırılır. Bu yüzden primer kemik kanserinin semptomlarının belli karakteristik özelliklerini bilmekte fayda vardır.

Bunu da okuyun: 

Artrit Ağrısı İçin En İyi 6 Doğal Reçete

Şiddetli bölgesel ağrı

  • Bazı günler dizleriniz normalden daha fazla ağrıyabilir. Bunun sebebi basit bir yorgunluk da olabilir. Ağrı sizi rahatsız edecek boyuta geldiğinde anti-enflamatuvar bir ilaç almanız sizi rahatlatabilir. Ancak primer kemik kanserinin belirtisi olan ağrı çok daha şiddetlidir ve bölgeseldir.
  • Daha önce de bahsettiğimiz gibi, diz eklemlerinizin, kaval ve kalça kemiğinizin ne durumda olduğuna dikkat edin. Kondrosarkom vakalarının neredeyse yüzde 70’i bu bölgelerde başlar.

Aşırı duyarlılık

  • Diz veya bacak kemiklerindeki ağrılar bazen o kadar yoğunlaşır ki bu bölgelere kıyafetinizin üzerinden dokunduğunuzda bile dayanılmaz bir acı hissedersiniz. Bu acı, yanan bir alev topu gibidir ve genellikle ilaç almak bile rahatlatmaz.

Ani enflamasyon

  • Kemiğinizde tümör oluşmaya başladığında, kemiğin çevresindeki veya eklemin yakınındaki dokulara zarar vermeye başlar. Bu bölgede karakteristik bir kalınlaşma görülür. Bu da bir şeylerin yolunda gitmediğini anlamanızı sağlar.
  • Genellikle basit bir enflamasyondan farklıdır. Bu bölgeye dokunduğunuzda artritin sebep olduğu normal bir şişmeden daha sert bir şişkinlik hissedersiniz.

Ateş

  • Tümör nedeniyle meydana gelen enflamasyona ve doku birikimine genellikle ateş de eşlik eder. Gördüğünüz gibi, kondrosarkomun semptomları çok açıktır. Bunlardan herhangi birini görür görmez doktorunuza danışmalısınız ve bu hastalığı erken döneminde tedavi ettirmeye çalışmalısınız.
  • Kendi kendinizi iyileştirmeye çalışmayın. Doktorun vermediği ilaçları kendi isteğinize göre kullanmayın. Herhangi bir ilaç kullanarak bir semptomu maskelerseniz hastalığı fark edemeyebilirsiniz. Bu yüzden dikkatinizi çeken herhangi bir değişikliğe karşı bilinçli olmalısınız.

Olası kırıklar

  • Kanserin ilerleyen evrelerinde kemiklerde kırıklar ortaya çıkmaya başlar. Tümör, kemikleri güçsüzleştirmeye başlar. Bu da kırıklara ve çatlaklara sebep olur. Bu evreye gelmeden önce vücudunuz çok şiddetli ağrılar, yorgunluk, enflamasyon ve ateş gibi semptomları göstermeye başlar.
  • Bu belirtilere dikkat etmeniz hastalığa ilerlemeden müdahale edilebilmesi için çok önemlidir. Primer kemik kanseri nadiren görülür. Daha önce de söylediğimiz gibi semptomlarını diğer hastalıklarla karıştırmanız mümkündür.
  • Şüphelendiğiniz bir şey varsa hemen doktora görünmelisiniz. Dizlerinizdeki ağrıları ihmal etmeyin ve ciddi olabilecek sorunların erken teşhis edilebilmesi için gereken kontrolden geçin.

Unutmayın; bu hastalık erken dönemlerinde tedavi edildiğinde iyileşme şansı vardır. Kendinize dikkat edin! İlginizi çekebilir …

Bacak, kaval kemiği, baldır kemiği, uyluk kemiği ve diz kapağı gibi çeşitli kemiklerden oluşur. Uzmanlara göre, kaval kemiğinin rolü yük taşımak ve baldır kemiğinin rolüyse kası tutmaktır. Bu kemiklerin her ikisinde de gerilim çatlağı olabilir. Ama bunun en sık olduğu bölge kaval kemiğinin ayak bileği içindeki kemik ucunun (medial malleol) 5-7 santim yukarısıdır. Ayrıca, bacak travması ya da yaralanması kaslarınızda, hatta kemiklerinizde ağrıya yol açabilir.

Kaval kemiği ağrısı, kaval kemiğinde meydana gelen ağrı olarak tanımlanır. Kaval kemiği bacağın alt kısmındaki büyük kemik, baldır kemiğiyse küçük kemiktir.

BELİRTİLER

Kemik ağrısı belirtisi sadece ağrının kendisi değil, aynı zamanda şişme ve hassasiyettir. Ağrı, keskin, hafif, acıma hissi, akut veya kronik olarak tarif edilebilir.

SEBEPLER

Bacak ve kemik ağrılarının birkaç sebebi vardır, bunlar arasında, kemik kırığı; kas krampları; meme, prostat ve akciğer gibi kemiklere yayılmış olan bazı kanser tipleri; osteomiyelit; lösemi; osteoporoz; sıvı kaybı; bazı ilaçlar; kas yorgunluğu ya da aşırı kullanmaktan ileri gelen gerilme; kas yırtığı; kılcal çatlak; iltihaplı tendon; koşucu bacağı; yürürken ağrı; derin ven trombozu; artrit; sinir hasarı ve varis sayılabilir.

Kırık bir kemik ya da gerilim çatlağı gibi bir yaralanmadan kaynaklanan kemik ağrısı, koşarken kemiğe fazla yüklenme, kemik üzerinde çok fazla küçük darbe olması, kaslar yorgun olmasına rağmen koşmaya devam etme ve koşulan yüzeyin aniden değişmesi gibi birçok şeyden kaynaklanabilir. Gerilim çatlağı belirtileri, ağrı (genellikle kaval kemiğinin alt üçte birlik kısmında), hassasiyet, şişme ve kaval kemiğine bastırıldığında ağrıdır.

TESTLER

Kemik ya da bacak ağrısı için bir doktora başvurduğunuz zaman şu tetkikleri yapmak isteyebilir.Tam fizik muayene ve tıbbi geçmiş şu testler de yapılabilir: Tam kan sayımı (TKS), kemik taraması da dahil kemik röntgenleri, bilgisayarlı tomografi (BT), MRG, hormon seviyeleri, hipofiz ve böbreküstü bezi fonksiyon testleri ve idrar testi (idrar tahlili).

TEDAVİ

Ev tedavisi, dinlenme, buz uygulama, bacağı yüksek tutma, hafif esneme hareketleri, kaslara masaj ve reçetesiz ağrı kesicileri içerir. Nedeni kırık kaval kemiğiyse, alçı ve dinlenme gerekli olabilir. Doktorunuz, antibiyotikler, iltihap önleyici ilaçlar, hormonlar, laksatifler ve ağrı kesiciler reçete edebilir.

Tıbbi tedavi, kırık veya çatlak kemiğin düzeltilmesi için olası bir ameliyat, alçıya alma, sabitleme, traksiyon, rehabilitasyon ve fizyoterapi içerebilir.

Haberler – Sağlık

Travmadan sonra kemik dokusunun deriden çıktığı açık yaralanmalarda, kırıklarda veya bir bakteriyel veya fungal enfeksiyon ya da ameliyat nedeniyle kan dolaşımından kemik dokusuna girdiğinde, özellikle deride oluşmuş enfeksiyonlarından sonra görülebilen kemik iltihabı nedir? Kemik iltihabı nedenleri, belirtileri ve tedavisi ile ilgili bilinmesi gerekenleri haberimizde bulabilirsiniz…

  • Yazıları büyüt
  • Yazıları küçült
  • Standart boyut

image

Genellikle çocuklarda görülen ve tıpta osteomiyelit olarak bilinen, çok şiddetli belirtilerle kendisini gösteren kemik iltihabı hakkında merak edilen tüm detaylar haberimizde… Kemik iltihabı (Osteomiyelit) nedir? Kemik iltihabı nedenleri, belirtileri ve tedavisi…

KEMİK İLTİHABI NEDİR?

Kemik iltihabı (Osteomiyelit), bir enfeksiyondan dolayı kemik iliği ve çevredeki kemiğin iltihaplanmasıdır. Bir kemik enfekte olduğunda, kemik iliği (kemiğin içindeki yumuşak kısım) şişer ve kemiğin kan damarlarına karşı baskı yapar. Kemik hücreleri yeterince kan alamaz ve kemik kısımları ölebilir. Enfeksiyon çevreleyen kaslara ve diğer yumuşak dokulara yayılabilir ve bu da bölgede püyün toplanmasına neden olabilir. Bu apse olarak bilinir.

KEMİK İLTİHABI NEDENLERİ

Bir kemik enfeksiyonu genellikle bakterilerden kaynaklanır, ancak bazen mantar gibi diğer organizmalar da sebep olabilir. Osteomyelitin en sık görülen bakteriyel nedeni Staphylococcus aureus’dur. Diğer bakteriyel nedenler arasında Streptococcus grubu A ve grup B, H. influenzae, koliformlar ve Pseudomonas aeruginosa yer alır. Bunların hepsi, kemiğin derinlerine nüfuz eden uzun süreli açık deri ülserleri veya kemiğe kadar inen travmatik bir hasar ile ilişkili olabilir. Kemikler genellikle iyi korunur ve kolayca enfekte olmazlar.

Aşağıdaki durumlarda kemik enfeksiyonu oluşabilir:

Kemikte travma ya da kemiğin kırılarak deriden çıkması

Kemiği çevreleyen yumuşak dokudaki enfeksiyon alttaki kemiğe yayılabilir.

Kan yoluyla kan dolaşımına taşınması

Dolaşım bozukluğu (diyabetlerde görüldüğü gibi)

Bir enfeksiyon kemiğe birçok şekilde yayılabilir. Kemik ameliyatı sırasında veya deriden dışarı uzanan kırık bir kemik içinden girebilir. Aynı zamanda, diz eklemi gibi enfekte olmuş bir yapay eklemden çevreleyen kemiğe de yayılabilir. Kemiği delen kirlenmiş herhangi bir nesne, bir araba kazasından çıkan bir metal parçası gibi, bir enfeksiyona neden olabilir.

Kaslar veya organlar gibi yumuşak dokudaki enfeksiyon, yaralanmış veya zayıf kan dolaşımına sahip bir bölgede gelişebilir. Enfeksiyon belirdikten sonra, yakındaki kemiğe yayılabilir.

KEMİK İLTİHABI BELİRTİLERİ

Bir çocuk kan dolaşımından yayılan bir kemik enfeksiyonu geçirdiğinde, semptomlar ateşi ve enfekte kemikte bir miktar ağrıyı içerir. Uzuv, genellikle şişmiş ve hassas hale geleceğinden, etkilenen bölgeyi hareket ettirmek de zor olabilir.

Yetişkinlerde, semptomlar genellikle yavaş gelişir ve omurga omurları sıklıkla enfekte olur. Semptomlar, ağrı kesiciler, ısıtma pedleri veya dinlenme ile sık sık rahatlayamayan ağrı, şişlik, kızarıklık ve ağrıyı içerir. Çocuklardan farklı olarak, osteomiyelitli yetişkinlerin genellikle ateşi yoktur.

kemik iltihabı çevredeki yumuşak dokudan kaynaklanan bir enfeksiyon sonucu gelişirse veya kemikte bir çatlaktan geçerse, kemik üzerindeki alanda ağrıya ve şişmesine neden olur. İltihap bölgede birikecek ve ciltte ya da yakındaki yumuşak dokuda bir apse oluşturacaktır. Yine, bu tür enfeksiyonlar ateşe neden olmaz. Kan testleri genellikle normaldir.

Kişinin enfekte olan yapay bir eklemi varsa, sürekli ağrıya neden olur. Kemik enfeksiyonu uygun şekilde tedavi edilmezse, kronik hale gelebilir.

Ayrıca, enfekte kemiği çevreleyen kas ve deri gibi yumuşak dokuda ağrı ve tekrarlayan enfeksiyonlar da olacaktır. İltihap ayrıca, sinüs denilen yarattığı bir geçiş yoluyla kemikten deri içine ve dışına da boşalır.

Bazen, osteomiyelit (örneğin, kaval kemiğinde meydana geldiğinde) uzun yıllar hatta on yıllarca bile devam edebilir, ancak belirgin olmayabilir. İnsanlar bölgedeki bir yara izinin farkındadırlar ve arada sırada irin görürler, ancak tekrar kapanabilir ve bunu görmezden gelirler.

KEMİK İLTİHABI (OSTEOMİYELİT) TEDAVİSİ

Osteomiyelit tedavisi, enfeksiyonun kemiğe nasıl yayıldığına ve ne kadar derinlemesine nüfuz ettiğine bağlıdır. Kemik enfeksiyonu kandan geldiyse ve yeni bir enfeksiyon ise, yüksek dozlarda oral antibiyotik ilaçlarla tedavi genellikle işe yarar. Doktorunuz, enfeksiyondan sorumlu başka bir bakteri türü belirlemediyse, Staphylococcus aureus’a karşı oral antibiyotik reçete edilir.

Bakteriler yaygın olarak kullanılan antibiyotiklere karşı gittikçe daha fazla dirençli olduklarından, doktorunuz bir kültür oluşturmak için enfeksiyondan bir örnek alabilir. Bu çalışma olasılığı en yüksek olan antibiyotiğin seçiminde gereklidir.

kemik iltihabının nedeni olarak mantar enfeksiyonu şüphesi varsa, o zaman antifungal bir ilaç reçete edilebilir.

Eğer osteomiyelit çok şiddetli ise, önce damar içi antibiyotik almak ve daha sonra enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra oral antibiyotik haplarına geçmeniz gerekebilir. İnsanlar genellikle 4-6 haftalık tedaviye ihtiyaç duyan, tekrarlayan enfeksiyonlar veya spinal omurların enfeksiyonları hariç olmak üzere, 6 ila 8 hafta sürer.

Ciddi enfeksiyonlar için, irin birikmesinin ameliyatla drenajı gerekebilir. Enfeksiyonun çevredeki yumuşak dokudan yayılması halinde, ölü doku ve kemik cerrahi ile çıkarılır ve antibiyotik verilmeden önce aşılama ile alan sağlıklı kemik, kas veya deri ile doldurulur.

Yapay ekleme bulaşırsa, cerrahi olarak çıkarılmalı ve değiştirilmelidir. Antibiyotikler genellikle ameliyattan önce ve sonra verilir. Nadir durumlarda, enfeksiyon tedavi edilmeyebilir ve enfekte ekstremitenin ampüte edilmesi veya eklemin ameliyatla kaynaşması gerekebilir.

Bazen diyabet nedeniyle ayak ülserleri (zayıf dolaşımın neden olduğu enfeksiyonlar) ayakların kemiklerine yayılabilir. Bu enfeksiyonların tek başına antibiyotiklerle tedavi edilmesi genellikle zordur ve bazen enfekte kemik cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Bu, diyabetli kişilerin ayaklarının bakımını yapmaları gerektiğini ve kan şekerini normal aralıklarda tutmak için diyetlerini ve tedavi planlarını takip etmelerinin en nedenlerinden biridir. Diyabet kontrol edilmezse, ülser ve kemik iltihabı iyileşemez, bu da ampütasyonlara yol açabilir.

Anasayfa » Sağlık » Ayak Tarak Kemiği Kırığı Ve Tedavi Süreci

Ayak bölgesi vücudun hemen hemen tüm ağırlığını üstlenmektedir. Kimi zaman aşırı kilo ya da ayağa fazla yüklenilmesinden kaynaklı ayak tarak kemiğinde kırıklar oluşabilmektedir. Özellikle bilinçsiz ve dengesiz yapılan egzersizler, ayak tarak kemiklerinde kırıkların meydana gelmesinin en bilindik nedenlerinden biridir. Tarak kemiği kırıkları daha çok sporla ilgilenen kişilerde görülmektedir.

Ayak Tarak Kemiği Kırıkları Neden Olur?

  • Ayak Yapısı: Ayak yapısının fazla kavisli ve yüksek olması, vücuttaki tüm basıncın ayak tarak kemiklerine binmesine neden olur. Bunun sonucunda ise tarak kemiklerinde kırık ve çatlaklar oluşabilmektedir.
  • Bilinçsiz ve Dengesiz Yapılan Egzersizler: Ayak tarak kemiği problemleri sporcularda daha çok görülür. Isınmadan ve ani yapılan egzersizler ayak tarak kemiğinde kırık, çatlak gibi problemlerin oluşmasına neden olabilmektedir.
  • Aşırı Kilo(Obezite): Ayak vücut ağırlığının büyük bir bölümünü üstlenmektedir. Ancak aşırı kilo ve obezite sorunu olan kişilerdeki ağırlık  daha fazla olduğundan, ayak tarak kemiklerine bu yük fazla gelebilmekte ve kırıklar oluşabilmektedir.
  • Giyilen Ayakkabılar: Ayak yapısı genetik etkenlere göre değişiklikler göstermektedir. Gün içinde tercih edilen ayakkabıların, ayağı sıkması ve rahat olmaması tarak kemiği kırıklarına yol açabilmektedir. Özellikle topuklu giyen kadınlarda ayak tarak kemiği kırıklarına daha fazla rastlanmaktadır.

Ayak Tarak Kemiği Kırığı Belirtileri Nelerdir?

Ayak tarak kemiğinde oluşan kırıklar beraberinde ağrı ve ayak çevresinde aşırı hassasiyeti getirir. Kırık durumunda ayağa dokunulduğunda acı ve sızlama hissedilir. Ayak bölgesinde morarma ve şişlik oluşabilmektedir. Rahat hareket edememe ve ayağın üzerine tam basamama gibi sorunlar da ayak tarak kemiği kırığının belirtileri arasındadır. Eğer ayak tarak kemiğinizde ağrı ve bahsettiğimiz belirtileri görüyorsanız, kırık oluşma ihtimali yüksek olduğundan bir an önce doktora başvurmanızı öneriyoruz.

Ayak Tarak Kemiği Kırığı Tedavisi

Tedavi yöntemi her ne kadar kırığın şiddetine bağlı olsa da genellikle alçı yöntemi kullanılır. Kırıklar alçıya alınır ve 3-4 hafta boyunca kırık bölge alçı içinde kalır. Kemiklerin kaynamasında herhangi bir sorun ortaya çıkmadıysa, iyileşme süreci 6-8 hafta arasında değişmektedir.

Kemiklerin kaynamaması durumunda ise cerrahi tedavi yöntemlerine başvurulur. Ameliyattan sonra yaklaşık 4 hafta kadar ayağın üzerine basılmaması ve istirahat edilmesi gerekir. Bu 4 haftalık süreçte koltuk değnekleri ve farklı yöntemlerle hareket sağlanır. 4-5 hafta geçtikten sonra ise kiş fizik tedavi programlarına dahil edilir.

Sevgilinize Günaydın Mesajları Gönderin

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR Elmacık Kemiği Belirginleştirme Egzersizleri Hamileyim Karnımın Sağ Tarafı Ağrıyor Başın Arka Kısmında Ağrı ve Uyuşma Belim Tutuldu Ne Yapabilirim? Belim Ağrıyor Hangi Bölüme Gitmeliyim? Boyun Ağrısı Baş Ağrısı Yapar mı? Baş Tepesinde Yanma Neden Olur? Miyom Ameliyatı Sonrası Kanama Ne Kadar Sürer? Diş İltihabı Yüzde Uyuşma Yapar mı? Miyom Göbek Yapar mı?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR Kaplama Dişte Sızlama Kabızlık Nasıl Geçer? Regl Kokusu Nasıl Giderilir? Siyah Nokta Temizliği Doğum Sonrası Solda Ağrı İshal ve Aşırı Gaz

Yumuşak doku ve kemik tümörleri toplumda, milyonda bir oranında görülüyor. Yumuşak doku tümörleri, kemik tümörlerine göre 2-3 kat daha fazla ortaya çıkıyor.

Tümörler vücudun herhangi bir noktasında ya da kol ve bacaklarda da görülebiliyor. Özellikle erkeklerde ortaya çıkan hastalık, genetik faktörlerin etkisine bağlı olarak gelişebiliyor. Çocukluk çağında görülen kemik tümörleri ise belirtileri nedeniyle, büyüme ağrısı ile benzerlik gösterebiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Turan Aydın kemik tümörlerinin sebepleri ve belirtileri ile tedavisi hakkında bilgi verdi.

Kemik Tümörü hiç belirti vermeyebilir

Kemik sorunlarının en önemli nedenleri arasında; gençlerde spor yaralanmaları, yanlış beslenme, fiziksel aktivite azlığı yer almaktadır. İleri yaşlarda görülen osteoporoz, osteomalazi gibi hastalıklarda da yaygın kemik ağrıları olur. Bu evrede görülen kemik tümörü veya bunun metastazının erken tanısında güçlük oluşabilir. Belirti vermeyen iyi huylu kemik tümörleri, çocukluk ve gençlik dönemlerinde farklı nedenlerle çekilen röntgenlerde tesadüfen tespit edilebilir. Ağrı hissedildiğinde ise ortopedi uzmanına başvurulmalıdır.

Kemik tümörleri her yaşta görülebilir

Kemik tümörleri her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Özellikle çocukluk döneminde ortaya çıkanların çok büyük bir çoğunluğu, iyi huylu olarak kabul edilir. Gençlerde ve orta yaş grubunda, kemiğinden kendisinden kaynaklanan kanserlerin yanı sıra iyi huylu kemik tümörleri görülürken, ileri yaştaki tümörlerin önemli bir bölümü ise bir başka organ kanserinin metastazı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Büyüme ağrısı deyip geçmeyin

Çocukluk döneminde özellikle 10 ile 13 yaş arasında oluşan kemik ağrıları, daha çok büyüme ağrısı kabul edilir. Ancak vücudun her iki yanında da eşit olan büyüme ağrılarından farklı olarak tek taraflı gerçekleşen ağrıları, tümör ağrısı gibi kabul edilip çocuğun da bu açıdan değerlendirilmesi gerekir. Çocuklarda görülen büyüme ağrıları, daha çok kemiğin hızlı geliştiği ve uzadığı bölgelerde daha sık yaşanır. Diz ve çevresinde her iki tarafı da etkileyen ağrıların dışında, gece uykudan uyandıran sancılar, basit bir düşme ile ortaya çıkan kırıkların ve ele gelen şişliklerin de iyi değerlendirilmesi gerekir. Kemik tümörleri belirlendiğinde, tümörün yapısı ve vücuttaki etkisine bağlı olarak, ameliyatla tedavi ya da düzenli takip gerekebilir.

Geçmeyen kemik ağrısı şikayetiniz varsa…

Kemikte en çok görülen kemik kanseri türü, “osteosarkom” olarak adlandırılır. Yumuşak doku tümörleri ise kemik tümörlerine göre 2-3 kat daha fazla ortaya çıkmaktadır. Çoğunlukla bacaklarda ve kollardaki kemiklerde ortaya çıkan kemik kanseri, bacak ve uyluk kemiğinin dize yakın, kolun ise omuz eklemine yakın olan bölümlerinde sıklıkla görülür. Nadiren de olsa kalça kemiği (pelvis), kürek kemiği ya da çene gibi farklı kemiklerde de kemik kanserine rastlanır. Kemik tümörü başlangıçta fark edilemeyebilir. Çoğunlukla sıradan ancak uzun süre geçmeyen kemik ağrısı şikayeti ile oraya çıkar. Özellikle kaval kemiği, kaburga gibi cildin hemen altındaki kemiklerde şişkinliklere neden olabilir. Bazı durumlarda ise kemik kırılmaları ile kendini belli eder.

Bu belirtileri mutlaka dikkate alın;

  • Uzun süren kemik ağrıları ağrı kesiciler ile geçmiyorsa,
  • Uzun süre hissedilen ağrının şiddeti giderek artıyorsa,
  • Kemik ağrısının yanı sıra şişlik ve kızarıklık da fark ediliyorsa,
  • Ağrı bölgesinde ele gelen kitle ve sertlik gibi bulgular varsa,
  • Ağrınız, düşme ya da çarpma gibi yaralanmalarla ilişkili değilse,
  • Kemik ağrınıza iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, ateş, aksama ve döküntü gibi diğer belirtiler de eşlik ediyorsa.

İleri tanı yöntemleri ile belirlenebiliyor

Kemik kanseri belirtileri fark edilir fark edilmez tedavi öncesi hastalığın yayılımını belirlemek, oluştuğu bölgedeki tümörün boyutunu ve etkilediği dokuları görebilmek pek çok tanı yönetimine başvurulmaktadır. Bazı vakalarda röntgen yeterli olmayabilir. Bu durumda bilgisayarlı tomografi, MRG, kemik sintigrafisi, PET tarama ve akciğer tomografisinden de yararlanılır. Tomografi kemikteki tüm ayrıntıları görmek için kullanılırken, MRG ise yumuşak doku, kemik içinden tümörün uzantısı ya da uzak noktaya yayılma riskini görebilmek için tercih edilir. Metastaz olup olmadığı ise kemik sintigrafisi ile belirlenir.İyi huylu kemik tümörlerinde cerrahi yönteme başvurmak yerine, düzenli kontrol ve takip çok daha önemlidir.

Omurilik tümörü nedir? Belirtileri ve tedavi şekli nasıldır?

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации