Андрей Смирнов
Время чтения: ~31 мин.
Просмотров: 0

Kemik İliği Kanseri Nedir? Kemik İliği Kanseri Belirtleri ve Tedavisi Nelerdir?

Hematopoez Nedir?

Kelime anlamı olarak Hema- (kan) ve -poez (yapım) birleşmesinden köken alarak kan hücrelerinin yapımı anlamına gelir. Nötrofiller, eritrositler, lenfositler, bazofiller, eozinofiller, monositler gibi bütün kan hücreleri multipotent kök hücre olan hematopoetik kök hücreden farklılaşarak oluşur! Bu üretim de başlıca kemik iliği medullasında gerçekleşir. Söz konusu kök hücre asimetrik bölünme yaşar ve çoğalırken bir tane kendisinden üretir, bir tane de farklılaşacak hücre oluşturur. Embriyonik hayatta kan yapımı 3. haftada yolk (vitellus) kesesinde başlar ve 6. haftada sonlanır. Ardından yaklaşık 6. haftadan 20. haftaya kadar bu görevi karaciğer, az miktarda dalak ve timus üstlenir. Sonrasında ise kemik iliğinde üretilmeye başlar. Yine de ufak miktarda dalak ve karaciğerde üretim devam edebilir. Kemik iliğinde kan üretimine başlayan ilk kemik clavicula isimli köprücük kemiğidir. Yetişkinde ise en çok pelvis (leğen) ve vertebra (omur) medullasında gerçekleşir. Her kan hücresinin de belirli bir ömrü vardır. Eritrositlerin (alyuvar) ömrü 120 gündür, yeni doğan bebekteki fetal eritrositler (alyuvarlar) ise 90 gün yaşayabilir. Dolayısıyla yeni doğan bebekler çoğu zaman fizyolojik anemi (kansızlık) yaşar. Bu yüzden profilaktik (önleyici) takviye almaları önerilir.

image
Kemik iliğinde hematopoez (kan hücrelerinin üretimi).
Stem Cells

Ekstramedüller Hematopoez Nedir?

Dolaşımdaki hücrelerin belirli ömürleri vardır. Hücreler sürekli yıkılarak yenilenirler. Bu yüzden devamlılık gösteren bir üretim dinamiğine ihtiyaç vardır. Vücut, bu durumu kompanse (telafi) etmek için önlem amaçlı mekanizmalar ile evrimleşmiştir. Bunlardan biri de ekstramedüller hematopoez, yani kemik iliği (medullası) dışında bir bölgede kan hücrelerinin üretimidir. Kemik iliğindeki üretime intramedüller hematopoez denir. Evet, kemik iliği dışında da kan üretimi gerçekleşebilir! Bunlardan en iyi bilinenleri karaciğer, dalak, timus ve lenf bezleridir. İnsan dışındaki omurgalılarda bağırsakta ve böbrekte de üretildiği anlaşılmıştır. Vücut, bu mekanizma dışında yassı kemiklerde ilik (medulla) oluşumunu artırarak üretime katkı sağlamak ister. Bu yüzden frontal (alın) kemiği gibi yassı kafa kemiklerinde genişlemeler ve büyümeler gerçekleşebilir. Çünkü telafi etmek için üretime katkı sağlamak isteyen dokuların hacmi artmaya başlar. Örneğin dalağın büyümesine splenomegali denir. Hatta bazen kafa kemikleri gibi sert dokularda bu üretim sırasında yeterli esneklik olmadığı “nod” yapısı oluşabilir. Ekstramedüller hematopoez, genelde ağır anemide ve çeşitli hematolojik hastalıklarda görülür.

image
24 yaşında β-talasemi major hastasında yüz kemiklerinde ekstramedüller hematopoez nodları oluşumu.
Blood Journal

Akciğer ve Hematopoez

Bahsettiğimiz gibi kan hücreleri, temel olarak 3 bileşende incelenebilir. Bunlar eritrositler (alyuvarlar), lökositler (akyuvarlar) ve trombositler (plateletler). Trombosit diye bilinen bileşenler, megakaryosit isimli dev kök hücrelerin hücre çekirdeğini kaybederek farklılaştığı sitoplazmik bileşenlerdir. Erişkin halleri tam bir hücre yapısında değildir. Görevleri, koagülasyon (pıhtılaşma) faktörleri ile birlikte kanamayı durduracak “tıkaç” oluşturmak ve pıhtılaşmaya yardımcı olmak. Dolayısıyla kanda trombosit azlığı ile seyreden trombositopeni adı verilen durum oldukça tehlikelidir.

Bu Reklamı Kapat

Nature‘da (2017) yapılan araştırmaya göre akciğerlerden çıkan kanda, akciğerlere ulaşan kana göre daha fazla trombosit ve daha az kök hücre içeriyor. Bunun anlamı, akciğer içerisinde birtakım trombosit üretimi ve farklılaşması gerçekleşiyor. Daha sonra floresan boyama yöntemleri kullanılarak intravital mikroskop yöntemi ile dinamik olarak akciğer kan akımı incelendi. Bu sayede akciğerlerde neredeyse vücudumuzdaki trombositlerin yarısının üretildiği anlaşıldı! Hatta öyle ki, akciğerlerinde yetmezlik oluşturulan fare modellerinde, trombosit öncülleri olan megakaryositlerin akciğerlerden çıkarak kemik iliğine göç ettikleri ve farklılaşmalarını orada tamamladıkları gözlendi. Uzun yıllardır akciğerlerde kan üretimi gerçekleştiği öngörülüyordu; ancak bu çalışma ile desteklenmiş oldu.

Hematoloji ile ilgili diğer içerikler ›

Solunum yollarının kabaca anatomik şeması.
Temple Lung Center

Bağırsak ve Hematopoez

Cell Press‘te yapılan araştırmaya göre 5 yıl içerisindeki 21 ince bağırsak (intestinal) transplantasyonu sonucunda kanda kimerizm saptanmış. Kimerizm ismi, Yunan mitolojisinde kuyruğu yılan, kafaları aslan, ejderha ve keçi olan Chimera isimli hayali melez yaratıktan geliyor. Dolayısıyla birçok farklı bileşenden oluştuğuna ithaf ediyor. Genetik alanında kimerizm, tek bir organizmada görülen farklı genotiplere deniyor. Bu, embriyonik hayatın erken dönemlerinde birleşen iki farklı embriyo olabilir veya konumuzdaki gibi transplantasyon ile donörün hücrelerini almış birey olabilir. Üstelik aldığı hücreler arasında birçok hematopoetik kök hücre ve progenitör (öncül) hücre mevcut. Aslında her transplantasyonda görülebilecek bir durum, fakat bu hücreler çok uzun bir süre varlığını sürdürmeye devam ettiği için şüphe uyandırdı. Öyle ki söz konusu kan üretiminin, toplam vücudun kan üretiminin %10’u olabileceği düşünülüyor. Üstelik donörün beyaz kan hücreleri ile herhangi bir savaş çıkarmadan! Bu da barış amaçlı bir tür çapraz sinyalleşmeye işaret olabilir. Aslında ince bağırsak (intestinal) dokuda üretilen kök hücreler olduğu mu yoksa kemik iliğinde üretilen kök hücrelerin erken dönemde ince bağırsağa mı göç ettiği henüz net değil. Önümüzdeki çalışmalar konuyu yakından aydınlatacaktır.

 Kemiğin Yapısı Çeşitleri ve Görevleri

Kemik dokusu, kemik hücreleri ve bu hücrelerin salgıladığı etraflarındaki ara Maddeden oluşur. Kemik dokusunda üç çeşit hücre bulunur. Kemiklerin yapımında rol alan ve şekil almasını sağlayan, kemik içindeki boşlukları oluşturan ve bu boşlukları birbirlerine bağlayarak iletişimi kuran hep bu hücrelerdir.

Kafes sistemi adı verilen bu yönteme göre yapının taşıyıcı elemanları tek parça değil, birbiri içine geçmiş kafes şeklinde çubuklardan oluşmaktaydı. Ancak bilgisayarların yapabileceği karmaşık hesaplarla, kemiklerin tasarımındaki bu yöntem kullanılarak, büyük köprüler ve endüstriyel yapılar çok daha dayanıklı ve daha ucuza inşa edildi.

Kemiklerdeki kafes yapının sağlamlığı mühendisler için de esin kaynağı olmuştur. Kemiğin yapısına benzeyecek şekilde geliştirilen inşaat teknikleri sayesinde çok daha dayanıklı ve ucuz yapılar inşa edilmiştir.

Ancak burada gözardı edilmemesi gereken çok önemli bir nokta vardır. Kemiğin içindeki sistem bu binaların inşasında kullanılan teknikten çok daha komplekstir. Kemikler birbirine zıt gibi görünen iki özelliğe aynı anda sahiptir. Sağlamlık ve hafiflik… Mühendislerin inşa ettikleri binalar ise kullanılan malzeme nedeniyle aynı anda bu iki özelliğe birden sahip değildir. Kemiklerdeki gözenekli ve boşluklu yapı ise onun hafif olmasına neden olmaktadır. Ancak bunun yanında kemikler çok sağlam ve dayanıklıdırlar.

Kemiğin yapısındaki hafiflik ve sağlamlık kriterlerinin altını bir kez daha çizmekte fayda vardır. Çünkü bu iki özelliğin birarada olması insana çok büyük kolaylıklar sağlarken, tam aksi insan için öldürücü olabilirdi. Kemikler bu özelliklerden yalnızca birine sahip olsalardı, örneğin sağlam olup aynı zamanda ağır olsalardı, tüm iskelet insanın taşıyabileceği ağırlığın çok üzerinde olurdu. Bu ağırlık nedeniyle insanın hareket imkanı azalır, günlük hayatı çok kısıtlanırdı. Ayrıca bu sertlik ve gevrekliğin sonucu olarak en ufak bir darbede kemiklerde kırılma ve çatlama olabilirdi.

Bunun tam aksi olsaydı yani kemikler yine hafif olup, sert olmasaydı bu durumda vücut şu an olduğu şekliyle olmaz pelte halinde bir deri kütlesine benzerdi. Bu haldeyken beyin, kalp gibi hayati öneme sahip birçok organ her an tehlikeye maruz kalırdı.

Üstelik insan vücudundaki kemikler bulundukları bölüme göre farklı özelliklere sahip olurlar. Bütün kemikler esnektir ve dayanıklıdır, ancak bunların oranı birbirinden farklı olabilmektedir. Örneğin göğüs kafesinde, kalp ve akciğer gibi hayati organları koruyacak kadar sağlam olan kemikler, aynı zamanda sürekli olarak akciğerlere havanın dolmasını ve boşalmasını sağlayacak şekilde genişleme ve büzülme özelliğine de sahiptirler.

Eğer akciğeri koruyan göğüs kemikleri kafatası gibi sert kemiklerden oluşmuş olsaydı, nefes almak neredeyse imkansızlaşır, akciğer her nefes alışımızda bu sert kemikler arasında sıkışır kalırdı. Buraya kadar sıralanmış özelliklerinde de görüldüğü gibi kemiklerdeki tek bir özelliğin dahi ayrıntılı olarak incelenmesi insanın önüne pek çok yaratılış mucizesini çıkarmaktadır. Ancak kemiklerdeki özel yapılar sadece bunlarla sınırlı değildir

Kemiklerin Yapısı Nelerden Oluşur

Hemen hemen bütün kemiklerde özellikle de vücuttaki uzun kemiklerde iki farklı yapı bulunur. Kemiğin gövdesi yoğun kemik dokusu içerirken uçları ince bir kemik katmanından gözenekli kemik yapısından oluşur. Aslında bu düzenleme kemiklerin işlevini yerine getirebilmesi açısından oldukça önemlidir. Çünkü kemik ancak böyle bir dizayna sahip olduğu takdirde yoğun baskı altında kalmadan hareket edebilir ve kendisine yüklenen ağırlık ve gerginlik kemik gövdesinden eklemlere aktarılır. Eğer her bölge aynı yapıda olsaydı; kemiklerde esneklik ve sağlamlık gibi özellikler olmazdı

Vücudumuzu ayakta tutan kemiklerin genel yapısı yanda görüldüğü gibidir. Bu özel tasarım her insanda aynıdır. Bu sayede her insanda kemikler aynı sağlamlığa ve esnekliğe sahiptir. Kemikler Allah’ın kusursuz yaratmasının örneklerinden biridir.

Kemik dokusu kemik hücreleri ve bu hücrelerin salgıladığı etraflarındaki ara Maddeden oluşur. Kemik dokusunda üç çeşit hücre bulunur. Kemiklerin yapımında rol alan ve şekil almasını sağlayan kemik içindeki boşlukları oluşturan ve bu boşlukları birbirlerine bağlayarak iletişimi kuran hep bu hücrelerdir.

Kemik Yapısı ve Kemik Çeşitleri

Uzun kemikler endokondral kemikleşme ile (kıkırdak taslağın kalsifiye olmasıyla); yassı kemikler ise membranöz kemikleşme ile (kıkırdak aşaması olmadan, doğrudan osteoide kalsiyum çökmesi ile) büyürler. Uzun kemiklerde büyüme, puberteye kadar büyüme plakları çevresinde daha çok olmak üzere devam eder. (Embriyo döneminde, tüm uzun kemiklerin önce kıkırdak taslakları oluşur daha sonra kemikleşecek olan bu taslaklar “primer kemikleşme merkezleri” olarak adlandırılırlar).

Yapı bakımından üç çeşit kemik bulunur.

1. Uzun kemikler 2. Yassı kemikler 3. Kısa kemikler

1. Uzun Kemikler

– Boyu eninden uzun olan kemiklerdir.- Vücudun hareketini sağlayan kemiklerdir.

– Kol ve bacaklarda bulunur.- Sarı ilik ve kemik kanalı vardır.

2. Yassı Kemikler

– Yassı görünümlü kemiklerdir. – Sarı ilik ve kemik kanalı voktur. – Göğüs, kafatası ve kaburga kemikleri yassı kemiklerdir.

3. Kısa Kemikler

– Boyu, eni ve genişlikleri hemen hemen aynı olan kemiklerdir.

– Sarı ilik ve kemik kanalı yoktur.

– Omurga, el ve ayak bilek kemikleri kısa kemiklerdir.

Kemiğin İç Yapısı

Kemiklerin iç yapısı, insanların binalarda ve köprülerde kullandığı kafes yapı sistemine benzer. Kemiklerin içindeki sistem, insanların geliştirdiğinden çok daha üstün ve karmaşıktır. Bu yapı kemiklerin, hem son derece sağlam, hem de çok hafif olmasını sağlar.

İnsanoğlunun kullandığı en sağlam ve kullanışlı malzemelerden biri çeliktir. Çünkü çelik hem sağlam, hem de esnek bir maddedir. Ancak kemikler katı çelikten daha sağlamdır. Üstelik, bir parça kemik, çelikten 10 kat daha esnektir. Kemikler hafiflik bakımından da çelikten daha üstündür. Çelik insan iskeletine kıyasla 3 kat daha ağırdır.

Kemiklerin içi, dışı gibi sert ve tamamen dolu olsaydı, kemikler taşıyabileceğimizden ağır olurdu. Tek bir adım atmak çok büyük bir kuvvet ve enerji harcamak zorunda kalırdık. Üstelik içi dolu olan kemikler daha sert ve kırılgan hale gelirdi. Atılan ilk adımda ya da sıçrama da hemen çatlar veya kırılırlardı.

Kemiğin İç Yapısı Hakkında Bilgi

Kemiklerimiz canlı ve cansız bölümlerden oluşur. Kemiğin canlı bölümleri, kıkırdak hücreleri, kemik hücreleri, fîbröz bağ dokusu, kan damarları ve sinirlerdir. Kıkırdak ve kemik hücreleri mineral kalıntıları ile çevrelenmiştir. Bu mineraller jelatin içerisinde çökelir. Genellikle kalsiyum karbonat ve kalsiyum fosfat yapısındadırlar. Yetişkin bir kişide, canlı, öğeler toplam kemik yapısının üçte birini, cansız öğeler ise üçte ikisini oluşturur. Küçük bir bebekte kemiklerin büyük çoğunluğu kıkırdak halindedir. Çocuklarda iskelet sisteminin daha esnek ve dış etkilere karşı daha dirençli olmasını sağlayan bir yapı özelliğidir bu. Büyüklerde kemikler kuru bir ağaç dalının kırılması gibi kopma biçiminde ikiye ayrılır. Oysa küçük çocuklarda; kemikler, yaş ağaç dalı gibi bir tarafta bütünlüğünü sürdürecek biçimde kırılır. Buna, yaş ağaç karığı denir.

Kıkırdağın, minerallerin çökelmesiyle sertleşmesine kemikleşme denir. Kemikleşme ilerledikçe kemikler, daha sert ve daha büyük ağırlıklara dirençli hale gelir. Fakat kırılma olayı daha kolaylaşır. Yaşlılarda kemiklerin canlı bölümü çok azalmıştır. Onlarda en ufak bir düşme sonucu önemli tanklar meydana gelmesinin nedeni budur.

İnsan Kemik yapısındaki kıkırdak, geçici kıkırdak ve kalıcı kıkırdak olmak üzere iki şekilde bulunur. Geçici kıkırdak kemiğin oluşumunda öncülük yapar. Kalıcı kıkırdak ise hayat boyu özenliğini korur. Dış kulak kıkırdağı, burun kıkırdağı, soluk borusu kıkırdakları kalıcı kıkırdağa örnek verilebilir. Omurları birleştiren omurga diskleri de kıkırdak yapılardır. Kalıcı kıkırdaktan yapılmış bu gibi yapılar, iskelet sistemine direnç ve sanki bir amortisör gibi esneklik verirler. Burnumuzdaki kıkırdak yapı olmasaydı, en ufak bir darbede burun kırılabilirdi.

Bir kemik uzunluğuna kesilecek olursa, en dışta periost denilen ve kemiğin ana gövdesini saran bir zar yapı görülür. Kemiğin kan damarlarından en zengin bölümü burasıdır. Bu damarlar, periostu delerek kemiğin iç bölümlerine de ilerler. Periost, kemiğin beslenmesini ve kendisini yenilemesini sağlar. Kemiğin sertleşmesine, hücrelerin üremesine kırılan kemiğin onarılmasına katkıda bulunur.

Kemiklerin iki ucunda eklem kıkırdağı denilen kaygan bir yapı bulunur. Hareket sırasında kemiklerin uç uca değerek aşınmasını engeller. Bunun altında kemiğin uçtaki bölümünde sünger kemik yapısı vardır. Sünger gibi gözenekli olduğu için bu isim verilmiştir. Bunların içerisinde kan yapımında görev alan kırmızı kemik iliği vardır. Kemiğin ortasındaki boşlukta ise büyük oranda yağ dokusundan ibaret sarı kemik iliği vardır. Kemik iliğinin bu tipinde de zengin kan damarları bulunur ve bir kısım akyuvarların yapımında görev alır.

Kemik gövdesinin ana yapısını periostun yaptığı sert kemik dokusu oluşturur. Çok sayıca havers kanalındaki kan damarlan kemiğin beslenmesini sağlar.

formasyon

Devamını oku: Bilek kemiklerine ve ağrı duyularına etki eden anahtar kavramlar Pelvik kemik, anatomi ve sağlık koruma Anatomi: humerus. Humerus’un yapısı Anatomi. Dirsek derzleri: yapı, ligamentler, kaslar ve fonksiyonlar Femur ve ischium: genel bilgi ve kemikleşme süreci “Kemiksiz dil” ifadesinin anlamı: birlikte anlıyoruz Bir kedinin anatomisi Diz eklemi anatomidir. Bir kişinin alt uzuvlarının anatomisi, bir resim Hamilelik sırasında kasık ağrısının nedenleri ve tedavisi.

Kemik iliği kemiklerin ortasında bulunan süngerimsi dokudur. Görevi kırmızı ve beyaz kan hücreleri ile trombosit üretimidir. Ağırlıklı olarak kafatası, kaburga, omurga, omuz kemikleri, kalça kemikleri, göğüs kemikleri ile uzun kemiklerin uçlarında bulunur. Kemik iliği biyopsisi anemi, kanser ve enfeksiyonel bazı hastalıklara karşı yapılan testlerde kullanılan bir yöntemdir. İlikten biyopsi için örnek iğneyle alınmaktadır.

Kemik İliği Biyopsisi Başlıkları

  • Nasıl Yapılır?
  • Nasıl Hazırlanılır?
  • Test Yapılırken Ne Olur?
  • Riskler Nelerdir?
  • Test Bittikten Sonra Ne Yapılmalıdır?
  • Test Sonuçlarını Almak Ne Kadar Sürer?

Nasıl Yapılır?

Kemik ortasında bulunan iliğe ulaşmak için yüzeyden batırılan iğne kullanılır. İğne iliğe ulaştığında test için yeterli miktarda örnek alınır.

Nasıl Hazırlanılır?

Genellikle kemik iliği biyopsisi öncesinde hastane tarafından size teste izin verdiğinize dair bir form imzalatılır. Test günü ağrı kesici alacağınız için eve dönüşte araba kullanmayın. Bazı hastaları sakinleştirmek için yatıştırıcı ilaçlar verilebilir.

Eğer uyuşturucu ilaçlara karşı alerjiniz varsa (bu tür ilaçlar genellikle dişçilerde kullanılır) doktorunuza bunu söyleyin. Ayrıca insülin alıyorsanız test öncesi doktorunuzla konuşun. Aspirin, steroid olmayan anti-inflamatuar ilaç kullandıysanız ya da düzenli olarak kullandığınız başka bir ilaç varsa bunu doktorunuza bildirin. Bazı durumlarda test sırasında kanama sorununa karşı doktor kemik iliği biyopsisinden bir süre önce kan testi yaptırmanızı isteyebilir.

Genellikle testten önceki gece yarısından sonra bir şey yememeniz söylenecektir. Bu ertesi gün kaygıyı giderecek ilaçlar aldığınızda mide bulantısına neden olabilir.

Test Yapılırken Ne Olur?

Kemik iliği biyopsisi için yapılacak test genellikle bir hematolog tarafından gerçekleştirilir. Örnek için genellikle leğen kemiği (pelvis) kullanılır. Bunun için yüz üstü uzanmanız veya yan yatıp dizlerinizi göğsünüze doğru çekmeniz gerekir. Doktor iğneyi kullanacağı alanı belirledikten sonra alan temizlenir ve local anestezi ile bölge uyuşturulur. Bu noktada hafif bir batma hissi yaşayabilirsiniz.

Çok küçük bir kesikle iğnenin gideceği yol üzerindeki deri açılır. İğne bir kalemin yarısı genişliğindedir ve doktorun tutması ve örneği daha kolay alabilmesi için bir kulpu vardır. İğne kemiğin dış yüzeyine ulaştığında çevrilerek bir tirbuşon gibi iliğe ulaşana kadar çevrilir. İliğe ulaşılınca iğneyle yeterli miktarda sıvı halde ilik hücresi örneği alınır. İlik örneği alınırken kalçada bir kaç saniye süren bir ağrı hissedilebilir.

Sıvı numune aldıktan sonra, doktor “çekirdek biyopsi” adı verilen ikinci örneği almak için iğneyi hareket ettirir. İkinci seferde sadece sıvı formundaki ilik hücreleri değil, yağ ve iliği bir arada tutan liflerden de örnek alınır.

İğne çıkarıldıktan sonra, kanamayı önlemek için kalçaya bir kaç dakika basınç uygulanır. Daha sonra bandajla iğnenin girdiği nokta kapatılır.

Riskler Nelerdir?

Kemik iliği biyopsisinde alınan örnek için yapılan operasyonun riski çok azdır. Alınan numune kemiğe ve kemik iliğine zarar vermez. Çevre dokuların zarar görmesi az rastlanan bir durumdur. Bir kaç gün kalçanızda ağrı hissedebilirsiniz. Biyopsi yapılan alanda morarma oluşabilir.

Test Bittikten Sonra Ne Yapılmalıdır?

Biyopsi öncesinde aldığınız ağrı kesiciler ve yatıştırıcı ilaçlar uyku verebilir. İlaçların etkisi geçtikten sonra (4-5 saate kadar sürebilir) normal günlük aktivitelerinize dönebilirsiniz. Ancak günün geri kalanında alkol almamalı ve araba kullanmamalısınız.

Test Sonuçlarını Almak Ne Kadar Sürer?

Alınan numuneler laboratuvarda mikroskop altında incelendikten sonra rapor oluşturulur. Kemik iliği biyopsisi raporunun bazı bölümleri aynı gün içinde hazır olabilir. Ancak bazı testler bir hafta kadar sürebildiği için tam raporu 7-10 günde alabilirsiniz. Bu süre laboratuvarın yoğunluğuna bağlı olarak uzayabilir.

Kaynaklar:

  • Mayo Clinic Bone marrow biopsy
  • Cancer Research UK Bone marrow test
  • Harvard University Bone marrow biopsy
  • University of Iowa Hospitals and Clinics: Bone Marrow Biopsy
  • Grafik: yalemedicalgroup.org

Tam kan sayımı veya CBC olarak bilinen bir kan testi , kandaki pıhtılaşmaya yardımcı olan kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombosit seviyelerini sayar . Hücre sayımı düşük veya düşük olması beklendiğinde, vücudunuzun bu kan hücrelerini üretmesini artırmak için kemik iliği uyarıcı ilaçlar verilebilir.

Bu ajanların, kan destekleyici faydalarına ek olarak, potansiyel olarak ciddi riskleri ve yan etkileri vardır ve bu nedenle, tüm “düşük sayım” vakaları bu ilaçlarla tedavi edilmez.

Kanser tedavisinde, kemik iliği takviye ilaçlarının kullanımı destekleyici bakım olarak kabul edilir, bu da ilacın doğrudan kansere karşı mücadele etmediği, ancak başka şekillerde yardımcı olduğu anlamına gelir.

Kemik İliği, Yukarı Kapat

Kemik iliği, belirli kemiklerin, özellikle de kemiklerin ve omurganın veya omurganın kemiklerinin oyuklarının içinde bulunan canlı dokudır. Kemik iliği, hematopoetik kök hücrelerinizin çoğunun yaşadığı ve çalıştığı yerdir. Hematopoetik kök hücreler, kırmızı hücreler, beyaz hücreler ve trombositler de dahil olmak üzere tüm farklı kan hücreleri türlerine ayrılır ve bu hücrelerin çoğalmasına neden olur.

Sağlıklı kemik iliği , üretim sıkıntısı yaşar – yeni kan hücreleri, eski hücrelerin kaybolmasıyla veya hücrelerin uyarılmasıyla ya da kanser tedavisinin bir yan etkisi olarak ölen hücrelerle temellendirilemez. Kemik iliği çeşitli nedenlerden dolayı sağlıksız olabilir. Bazı kan kanserleri veya hematolojik maligniteler söz konusu olduğunda, kemik iliği tedaviden kaynaklanabilecek potansiyel toksisiteye ek olarak kanserin yeridir.

Kemik İliği Stimülasyonu Nedir?

Sağlıklı kemik iliği vücudun kan hücresi üretimini artırma ihtiyacını esas olarak belirten kimyasal sinyallerine cevap verir. Bilim adamları, bu kimyasal sinyallerden bazılarını vücut dışında ve büyük miktarlarda yapmayı, böylece üretimi artırmak için tıbbi olarak kullanılabileceğini öğrenmişlerdir.

Genellikle vücutta normal olarak üretilenden daha büyük dozlarda verilirler.

Farklı “aileler” veya ilikteki kan hücresi tiplerinin progenitörleri farklı kimyasal sinyallere yanıt verebilir. Üretimi artıran bir kimyasal sinyal için genel bir terim hematopoietik büyüme faktörüdür. Bununla birlikte, kemik iliğini artıran tüm ilaçlar büyüme faktörleri değildir.

Kemik İliği Stimülasyonu Neden Yapılır?

Düşük Sayılarla Mücadele

Daha fazla yeni kan hücresi üretmek için vücudu uyarmak, bir veya daha fazla kan hücresi sayıldığında ya da sayımlarınızın çok düşük olması durumunda yardımcı olabilir. Örneğin, planlanan kanser tedavisine bağlı olarak sayımların düşmesi beklendiği zaman, bazen kemik iliği önleyici bir önlem olarak uyarılır.

Sitotoksik kemoterapi alan bazı hastalar, uzun zaman periyotları için oldukça düşük sayım sürelerine sahip olabilirler. Nötrofiller olarak bilinen beyaz kan hücrelerinin seviyeleri dikkatle takip edilir. Özellikle bu nötrofillerin düşük seviyeleri enfeksiyon riski ile iyi korelasyon göstermektedir. Belirli bir eşiğin altında düşük nötrofil sayımı genellikle nötropeni olarak adlandırılır ve nötrofil seviyeleri çok düşük olduğunda, derin nötropeni olarak bilinir.

Uzmanlar, kemik iliği uyarıcı ajanların ne zaman kullanılmaması gerektiği ve kullanılmaması gerektiği konusunda birçok kılavuz seti hazırlayarak yazılı ciltler yazdı.

Tartışmanın çoğu, risk ve faydaların bir hastanın lehine dengelendiğinden emin olmak için düşmektedir. Dikkate alınması gereken çok sayıda farklı klinik faktör vardır.

Başka birine yardım etmek için

Kemik iliği stimülasyonu bazen sağlıklı kişilerde, başka bir kişiye kök hücre bağışlayacakları zaman, periferik kan kök hücre nakli denilen bir şeyde kullanılır. Kan akışında çok az sayıda kan oluşturan hematopoietik kök hücrenin bulunabileceği ve doktorların bunları sağlıklı insanlardan almayı öğrendikleri ortaya çıkmaktadır; Gönüllüler bazı durumlarda sadece kan vererek kemik iliği / kök hücre nakli için kök hücrelerini bağışlayabilirler.

Bu işlemin bir kısmı kemik iliğinin arttırılmasını içerir, böylece daha fazla kök hücre dolaşan kandan daha kolay toplanabilir.

Ulusal İlik Donör Programına veya “Be The Match ” e göre, kök hücreyi bağışlayan bir kişi, bağıştan önceki 5 günlük bir süre boyunca, bir büyüme faktörü olan filgrastim enjeksiyonlarını alır. Filgrastim, kan dolaşımındaki kan oluşturan hücrelerin sayısını arttırmak için kullanılır. Ardından bağış gününde gönüllünün kanı bir koldaki bir iğneden çekilir ve gerekli kanı oluşturan hücreleri toplayan bir makineden geçirilir. Kalan kan diğer koldan gönüllüye geri verilir.

İlaçları Uyarıcı Kemik İliği Tipleri

Büyüme faktörleri, genellikle cildin altındaki enjeksiyonlar yoluyla verilen ilaçlardır. Bazıları damar içine damar içine de verilebilir. Sağlık ekibiniz, ilacı enjeksiyonla yönetebilir ve bazen de bireyler ve aile üyeleri bunları yönetmeyi öğrenirler.

Beyaz Kan Hücrelerini Artırmak için Büyüme Faktörleri

Beyaz kan hücrelerini desteklemeye yardımcı olan büyüme faktörleri veya “koloni uyarıcı faktörler” şunları içerir:

  • Filgrastim ve lenograstim granülosit koloni uyarıcı faktörlerdir (G-CSFs)
  • Pegfilgrastim , uzun etkili bir G-CSF formudur. Filgrastim ile aynı şekilde çalışır, ancak daha az sıklıkta verilebilir.
  • Sargramostim bir granülosit makrofaj koloni uyarıcı faktördür (GM-CSF).

Her iki büyüme faktörü türü (G-CSF’ler ve GM-CSF’ler) beyaz kan hücresi üretimini geliştirebilir. İki tip kan güçlendiriciyi karşılaştıran randomize kontrollü çalışmalardan elde edilen veriler şu anda eksiktir. Çoğu tıbbi kurum G-CSF kullanıyor ve bu en köklü tip ve en çok çalışılmış olanı.

Tüm kemoterapi döngülerinde nötropeniye bağlı sorunların önlenmesine yardımcı olmak için G-CSF’ler kemoterapinin ilk döngüsü sırasında verilebilir. G-CSF’ler ayrıca nötropeni hastalarında ateş insidansını sınırlandırmaya yardımcı olur ve hastaneye yatış ihtiyacını azaltabilir. Kemoterapi dozunu düşürmenin daha kötü bir prognoza yol açabileceği senaryolarda daha yüksek dozda kemoterapi vermek için kemoterapi ile de kullanılabilirler.

G-CSF’ler bazen kemoterapinin daha önceki bir döngüsünde nötropenik ateşe neden olduğunda kemoterapi sırasında ve aynı zamanda ateşin olmadığı zamanlarda kemoterapiden ağır nötropeninin uzunluğunu kısaltmak için verilir. Bir hastada zaten ateş ve nötropeni olduğunda G-CSF’ler genellikle rutin için önerilmez.

Kırmızı Kan Hücrelerini Artırmak için Büyüme Faktörleri

Kırmızı kan hücrelerini veya eritrositleri güçlendirmeye yardımcı olan büyüme faktörleri şunları içerir:

  • Eritropoietin , kırmızı kan hücresi üretimini hızlandıran bir büyüme faktörüdür.
  • Darbepoetin , aynı şekilde çalışan ancak daha az sıklıkla verilebilen uzun etkili bir eritropoietin şeklidir.

Eritropoietinin verilmesi bazı hastalarda kırmızı kan hücrelerinin transfüzyonunu önlemeye yardımcı olabilir. Bazı hastalara hem eritropoietin hem de G-CSF verilmesi eritropoietine yanıtlarını iyileştirir.

Beyaz kan hücrelerini hızlandıran büyüme faktörlerinde olduğu gibi, eritropoietin ve darbepoetin kullanılmasının gerekliliği ile ilgili kılavuz ve öneriler hazırlamak için birçok çaba olmuştur. Riskler ve faydalar arasında bir dengeleme eylemi söz konusudur.

Trombositleri Artırma

Nadiren kullanılır, oprelvekin denilen bir ilaç interleukin-11 veya IL-11 olarak adlandırılan kimyasal bir sinyalin mühendislik şeklidir. Oprelvekin, kanser kemoterapisinden sonra veya düşük trombositler (trombositopeni) içeren başka tıbbi senaryolarda trombosit üretimini uyarmak için kullanılabilir. Bu ilaç, bazı hastaların trombosit sayısını bir süre arttırmaya yardımcı olabilir, ancak tüm hasta tiplerinde ve düşük trombosit vakalarının hepsinde yararlı değildir.

Romiplostim denilen bir başka ilaç da trombositlerin desteklenmesine yardımcı olur, ancak sadece bir kişinin kronik immün trombositopeni veya kronik ITP denilen bir şeyden kaynaklanan düşük trombositleri olduğunda endikedir. Romiplostim doğal olarak meydana gelen bir büyüme faktörü değildir, ancak trombositleri güçlendiren bir büyüme ve gelişim faktörü olan trombopoietini taklit ederek çalışır.

Gelecek Çalışmalar

Hangi hastaların kan hücresi ve trombosit üretimini hızlandıran büyüme faktörlerinden yararlanabileceğini belirtmenin en iyi yolunu bulmak için daha fazla çalışma başlatılmıştır.

Büyüme faktörlerini birbirleriyle ve kemoterapi ve hormon tedavisi de dahil olmak üzere diğer ajanlarla birleştirmenin en iyi yolunun belirlenmesinde çok fazla ilgi vardır.

Doktorunuza Ne Zaman Gidilir?

Kemik iliği uyarıcı ilaç kullanıyorsanız, herhangi bir istenmeyen etki yaşarsanız doktorunuza bildirin. Aşağıdaki belirtilerden biriyle karşılaşırsanız hemen sağlık uzmanınıza başvurun:

  • 100.4 ° F (38 ° C) veya daha yüksek ateş, üşüme — olası enfeksiyon belirtileri
  • Nefes darlığı
  • Hızlı kalp atımı
  • Birkaç dakika sonra durmayan kanama
  • Cildinizdeki yeni döküntüler

Size düşük sayımlarınız olduğunu söyledikten ve neden kan alma tedavisi almadığınızı merak ettiğinizde, bu soruları sağlık ekibinizle paylaşın. Çoğunlukla, bu tür tedavi için çok spesifik kriterler vardır ve kararlar, özel hastalığınız, tıbbi geçmişiniz ve tedavi planlarınız açısından yapılır.

Bir kelime

Ciddi yan etkilere yönelik harcama ve potansiyel nedeniyle, uzman komiteleri, sağlık hizmeti sağlayıcılarına koloni uyarıcı faktörlerin kullanımı konusunda rehberlik etmeye yardımcı olmak için yıllardır kılavuzlar yayınlamakta ve güncellemektedir. Bu ilaçların kullanımı, spesifik malignite türü, yaşınız ve diğer tedavilerin planlanması gibi şeylere bağlı olabilir.

Herkes iyi bir aday değildir, fakat doğru senaryoda, bu ilaçlar ciddi nötropeni, fevers ve daha kötü sonuçlarla ilişkili enfeksiyonları önlemeye yardımcı olabilir.

> Kaynaklar:

> Maç Milli Marrow Donör Programı. PBSC veya Kemik İliği Bağışının Adımları.

> Smith TJ, Bohlke K, Lyman GH ve diğ. WBC Büyüme Faktörleri Kullanımı için Öneriler: Amerikan Klinik Onkoloji Klinik Uygulama Kılavuzu Güncelleme Derneği. J Clin Oncol . 2015; 33: 3199-3212.

> Kuter DJ, Rummel M, Boccia R ve diğ. İmmün Trombositopenisi Olan Hastalarda Romiplostim veya Bakım Standartları. N Engl J Med. 2010; 363: 1889-1899.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации