Андрей Смирнов
Время чтения: ~37 мин.
Просмотров: 0

Kalça Üstü Sağ Taraf Ağrısı: Belirtiler, Sebepler ve Etkili Tedaviler

Omuzda Kas Yırtılması Nedir?

Omuzda kas yırtılması en çok yaşanan kas sorunlarından biridir. Omuz bölgesi rotator manşet adı verilen kaslarla sarılmıştır. Bir çok sebebe bağlı bu kaslarda oluşan yırtılmalara omuzda kas yırtılması denir. Genelde ani yapılan hareketler, kazalar, eklemlerde kırık ve çıkıklar bu tür sorunların yaşanmasına neden olur. Omuz bölgesindeki yaşanan bu tür problemlere çok kısa sürede müdahale yaptırmak gereklidir. Omuzda kas yırtılması tedavisi erken dönem yapılmazsa kalıcı problemlere neden olmaktadır.

Vücudumuzdaki hareket açıklığı en geniş olan eklem omuz ekle midir. Bu nedenle travmalara fazlasıyla maruz kalabilir. Şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığına neden olan omuzda kas yırtılması yaşam kalitesini ciddi anlamada etkilemektedir. Bu rahatsızlık 50 ile 65  yaş üzeri  kişilerde % 60 oranında görülmektedir. Kasların yaşlanması, zayıflaması ile artan bir problemdir. Gençlerde ise kaza, düşme ve yaralanmalarla oluşur. Omuzda kas yırtılması çeşitleri nelerdir?

  • Tam kat yırtığı
  • Tam olmayan parsiyel yırtıklar
  • Hücreler arası yırtıkimage

Omuzda Kas Yırtılması Belirtileri?

  • Omuz ve kol gölgesinde ağrı en belirgin belirtisidir. Kişi kollarını yanlara doğru çok rahatlıkla uzatırken, yukarı doğru uzatamaz. Yukarıdan bir şey alırken zorlanır ve ağrı hisseder.
  • Hasta kolunu yukarı ve yana doğru uzattığında oluşan his kaybı bir diğer kas yırtılması belirtisidir. Bu his ve kuvvet kaybının nedeni kasın görevini yırtık yüzünden yerine getirememesine bağlı gelişir.
  • Kolunu eli ile göğsüne doğru çekerek tutma isteği oluşur. Kolunu sanki korumaya alır gibi eli ile göğsünün üstüne koyar ve tutar. Bazı hastalarda gece ağrıları da çok şiddetli olur.

Hareket kaybına ve ağrıya neden olan bu hastalık, kişilerin gündelik hayatını kötü etkilemektedir. İş yaparken zorlanırlar. Bir şey taşımakta güçlük yaşarlar. Omuzda kas yırtılmasında yaralanan rotator manşet kasında kısmi yada tam kat kas yırtılmaları oluşur. Kısmi kas yırtılmasında hareket kısıtlaması ve ağrı çok daha azken tam kat kas yırtığın da ağrı ve hareket kaybı çok daha fazladır. Kuvvet azalması bu yırtıklar da çok fazladır. Hatta bir bardağı bile taşıyamaz duruma gelebilir.

Omuzda Kas Yırtılması Neden Olur?

  • İleri yaşlarda kaslar yaşlanır, zayıflar ve güçsüzleşir. Yaşlılarda görülme nedeni ise en çok kasların yaşlanmasıdır.
  • Kazalar, darbeler, düşme kas yırtılmalarına en çok sebeptir.
  • Kasları aşırı zorlama, çok yük taşıma
  • Kasları zorlayan ağır sporlar yapmak
  • Yukarı doğru çok uzanarak iş yapmak
  • Omuzda aşırı ve yanlış kullanımı sonrasında oluşan iltihaplanma lif yırtılmalarına neden olabilir.image

Omuzda Kas Yırtılması ve Ödem

Omuzda kas yırtılmalarının bir sebebi de kolun ve omuzun aşırı ve yanlış kullanımı sonucu oluşan iltihaplanmadır. İltihaplanma sonucunda omuz bölgesinde oluşan sıvı birikmesi yani ödem aşırı ağrıya neden olur. İltihaplanma zamanla kas yırtılmalarına da neden olmaktadır. Bursit adı verilen bu hastalık omuz, dirsek, kalça, bilek ve dizlerde çok sık görülür. İltihaplanmalar genelde uzun sürelerde oluşsa da bazı durumlarda aniden de gelişebilir. Bunun sebebi ise kişinin kendini hor kullanmasıdır. Bazı kişiler meslekleri icabı omuzları ile aşırı yük taşımak zorundadır. Bazı ev hanımları ise temizlik yapmak uğruna kendilerini çok zorlamaktadır. Bu durum omuz kemiklerinde iltihaplanmaya yol açmaktadır. Kemik ve kas arasındaki tendon yada deri arasında bulunan küçük keslerin iltihaplanmasına neden olur. Ayrıca iltihaplanma ödeme de neden olur. Bu iltihaplanma ciddi ağrı yapar. Omuzda kas yırtılması ve ödem iltihaplanma nedeni ile yaşanır.

Kar yırtıkları diğer nedenlerden dolayı yaşanmış da olabilir. Kas yırtığı olan bölgede zamanla ödem oluşması çok normaldir. Kas yırtıkları ödeme neden olur. Ödem ve bu bölgedeki sıvı artışı küçük keseciklere neden olur. İçi sıvı dolu keseciklerin oluşması da bu nedendendir. Yırtığın bulunduğu kolda şişme olması da normaldir.

Omuzda Kas Yırtığına Hangi Bölüm Bakar?

Omuz ağrıları ile başlayan bu rahatsızlık için Ortapedi Uzmanına görünmeniz gereklidir.

Omuzda Kas Yırtılması Tedavisi

Omuzda kas yırtığın da teşhisin doğru konulması çok önemlidir. Bu hastalığın teşhisi öncelikle fiziki muayene ile tespit edilir. Doktorunuz şikayetlerinizi dinledikten sonra omuz hareket açıklığını kontrol eder. Fiziki muayenede kas gücünüzü kontrol ettikten sonra sıkışma testleri ile hastalığın teşhisi konulur. Röntgen çekimi yapılır ve kemik yapınızın durumu incelenir. Kas içinde kireç birikmesi alanları olup olmadığına bakılır. Omuz ekleminde aşınma ve eskine olup olmadığı kontrol edilir. Omuz çevresi kas yırtılmasının tam olarak boyutunun ve durumunun en net çıkmasını sağlayan manyetik rezonans görüntüleme yapan MRG cihazıdır. MRG çekimi sonrasında yırtığın yerleşimi, boyutları, kasta kullanmamaya bağlı gelişen dejenerasyonlar, kireçlenme ve eklem kıkırdağının aşınması ayrıntılı olarak belli olur. Kas gücünü kontrol edebilmek ve değerlendirebilmek amacı ile doktorunuz omuz bölgenizden bir lokal anestezi enjeksiyonu yapar. Enjeksiyon yapıldıktan sonra doktorunuz bir kez daha fiziki muayene yaparak kas gücünüzü kontrol eder. Hastaya gerekli görülür ise Ultrason da çekilebilir. Omuz kas yırtılması tedavisi başlamadan önce son olarak hastaya artroskopik inceleme yapılır. Bu incelemede kasın hem alt, hemde üst yüzü incelemeye alınarak değerlendirilir.

Tam kas yırtıkların da tek çare ameliyattır. Hastanın genç yada yaşlı olması ameliyat kararında etkili değildir. Tam kas yırtığı olan hasta kolunu kullanamaz ve tedavinin tek çaresi ameliyattır.

Omuzda kas yırtığı 65 yaş üstü kişilerde kasların zayıflaması ve yaşlanması sonucu görülmüş ise bu hastalara ilaç tedavisi, egzersiz ve fizik tedavi uygulanır. Çok gerek görülür ise hastaya tek dozluk kortizon içeren bir iğne yapılabilir. Bu şekilde hastanın ağrılarından kurtulması sağlanmaya çalışılır. 65 yaş üzeri hastanın yırtığı çok büyük ise kortizon iğne, ilaç, egzersiz ve fizik tedavi işe yaramışsa ancak son çare ameliyat önerilebilir.

Kısmı kas yırtığı olan genç hastalara kortizon iğne enjekte edilir. Ağrılarının azaltılması sağlanırken fizik tedavi, egzersiz ve ilaç tedavisi uygulanır. Tedavinin yetersiz olduğu durumlarda artroskopik tedaviye başvurulur. Artroskopik tedavi de omuz içerisindeki saçaklanmış bölge temizlenir ve sıkışmaya neden olan kemik çıkıntıları varsa bu kemikler tıraşlanır.

Kolda güç kaybı yaşayan kolunu aktif halde kullanan genç hastalarda ve tam kas yırtıkların da omuzda kas  yırtığı ameliyatı yapılması çok daha uygun olur. Özellikle 1,5 santimden büyük tam kas yırtıkları ameliyat edilmezlerse ilerler ve hasta kolunu kullanamaz hale gelir. Omuzda kas yırtığı ameliyatı açık ve artroskopik ameliyat olarak iki farklı şekilde yapılmaktadır. Yırtığın bulunduğu yer, yerleşimi, onarılabilir olma durumu bu kararı etkiler. Genelde kapalı olan ameliyat şekli tercih edilir. Onarılması mümkün olmayan kas yırtıkların da özellikle genç hastalarda vücudun başka bir bölgesinden alınan kasın bu bölgeye nakli ile yapılır. İleri yaşlarda olan hastalarda eğer omuzda aşırı kireçlenme mevcut ise omuz protez ameliyatı yapılabilir.

Omuzda Kas Yırtığı Ameliyatı

Omuzda artroskopik rotator manşet yırtığı onarımı ameliyatı ameliyathanede anestezi altında yapılmaktadır. Omuz bölgesinin değişik noktalarından bir santimlik delikler açılır ve yerleştirilen kameralarla omuz bölgesi, omuz eklemi ve kas yırtığı olan bölge incelenir.

Kameralarla eklem içerisindeki sorunlar tespit edilerek düzeltilir. Kas yırtığı temizlendikten sonra kemikten ayrılmış olan bölge dikiş çapası adı verilen titanyum implantlarla bu bölgeye bağlanır. Ameliyat esnasında gerek görülür ise açık ameliyata da dönülebilir. Ameliyatın gidişi, hastanın ve yırtığın durumuna bağlıdır. İşlem sonrası hasta hastanede bir gece kalır. Gerek duyulur ise hastaya ertesi gün küçük bir cerrahi işlem daha uygulanır. Omuz açılarak işleme devam edilebilir. Bu işlem her hastada değişim gösterir. Ancak gerekli durumlarda yeni küçük bir operasyon yapılır.

Omuzda Kas Yırtılması Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Omuzda kas yırtılması ameliyatı her hastanın durumuna göre değişir. Bir kaç saat süren ameliyatlar olduğu gibi 3-4 saat süren ameliyatlarda vardır. Bu bölgenin temizlenmesi, yırtığın onarılması uzun sürebilir. Bazı ameliyatlarda açık ameliyata geçiş de yaşandığı için kesin bir zaman dilimi söylemek mümkün değildir.

Omuz Yırtığı Ameliyatı Sonrası

Omuz yırtığı ameliyatı sonrası hastanın kolu 3 ile 6 hafta arası askıya alınır. Doktorun onayı ile hasta 3-4 hafta sonra küçük egzersizler yaptırılmaya başlar. Ameliyattan ancak 6 hafta sonra hasta çok az aktif hareketler yapmaya başlayabilir. Omuz kaslarının tamamen iyileşebilmesi ancak 6 ayı bulmaktadır. Bu dönemde hasta kendini çok iyi kollamak zorundadır. Hasta 6 haftadan sonra yavaş yavaş araba kullanmaya başlayabilir. Çok basit hareketler yapılmalıdır. Hastanın kolunu zorlaması kesinlikle yasaktır. Kolu zorlayıcı hareketler ancak altı  ay sonrasında yapılabilir. Kişi spor yapmaya da ancak altı ayını geçince başlayabilir. Hastanın bir şey kaldırması yasaktır. Ancak 6 ayını geçen hastaların ameliyatlı kolu ile bir şeyler kaldırmasına izin verilir. Omuzda kas yırtılması fizik tedavi hareketlerine ameliyat sonrası başlanmalı ve fizik tedavi mutlaka alınmalıdır. Bu tür hastalıkların iyileşmesinin hızlanması ameliyat sonrası alınan fizik tedaviye bağlıdır.

Omuz Yırtığı Ameliyatı Sonrası Yenileme Neden Olur?

  • Kasın doku kalitesinin yetersiz olması
  • Hastanın yaşının ilerlemiş olması
  • Yeniden kaza, düşme, ters hareket, ağır kaldırma, bir yerlere vurma gibi bir travma geçirilmesi
  • Uygun olmayan rehabilitasyon
  • Kasta yağlı dejenerasyonun fazla olması
  • Sigara kullanımı
  • İlk ameliyatta yırtık boyunun çok büyük olması yenileme nedenlerindendir.

İkinci oluşan yırtık ilkinden çok daha küçük boyutta olur ve genelde çok fazla belirti vermez. Hastanın yaşı ilerlemiş ve güç kaybı da çok yaşanmıyor ise ikinci bir ameliyata gerek duyulmaz.

Omuzda Kas Yırtığı Tedavisi Yapılmazsa Ne Olur?

Tendom yırtıkları tedavi edilmediği taktirde ilerler ve kireçlenmeye neden olur. Bu durumda kapalı ameliyat şansının kaybeden hastaya açık ameliyat yapılmak zorunda kalınır. Protez kullanmak zorunda bile kalınabilir.

Kas yırtılması nedeni ile omuz ve kol hareketlerinde kısıtlama olmaktadır. Kolları yukarı doğru kaldırmak zorlaşmaktadır. Omuz hareketlerinin kısıtlanması kireçlenmeye neden olur. Omuz hareketsizlikten katılaşırsa donuk omuz hastalığı başlayabilir. Omuz katılaşır ve hiç hareket etmez. Kaslar kemikleşir ve kişi her geçen gün hareket kabiliyetini çok daha fazla kaybeder. Donuk omuz ciddi bir hastalıktır ve tedavisi de zordur. Fizik tedavi hastalık için önemlidir.

Omuzda Kas Yırtılması Fizik Tedavi

Omuz eklemi üç boyutta kolların hareketini sağlamaktadır. Omuz eklemindeki dengeli hareketlerin sağlanabilmesi için kaslara ve bağlara ihtiyaç vardır. Kemiklerin hareketi tek başına yeterli değildir. Omuz hareketlerinin düzgün yapılmasını sağlayan beş adet eklem vardır. Omuz hareketlerinin düzgün yapılabilmesi için ağrısız ve uyum içerisinde olması gerekmektedir.

Omuz hareketlerinin hem dengeli (stabilite) hem de hareketli (mobilite) yapılabilmesi için hazırlanacak olan rehabilitasyon programının bu iki özelliğe uygun hazırlanması gereklidir. Omuz kas yırtıkların da koruyucu yada cerrahi tedavi uygulanır. Her iki tedavide de fizyoterapi çok önemli yer alır. Doğru yapılan bir fizyoterapide hastalığın bulgularının azaltılması ve kişinin fonksiyonlarının çoğaltılması hedeflenir. Kas yırtıkların da en çok karşılaşılan şikayet ağrıdır. Ağrının istirahat, aktivite yada gece sırasında olduğu değerlendirilir. Ağrının hangi durumda daha çok olduğu hastalıkta kişiye uygulanacak fizik tedavi konusunda bilgi verir. Hastanın gece ağrısı varsa iltihaplanma göstergesidir. Bu nedenle tedavi sırasında iltihaplanmayı arttıracak uygulamalardan ve egzersizlerden uzak kalınır.

Fizyoterapide hastalara sıcak-soğuk uygulama, elektro terapi ve manuel terapi en çok tercih edilen uygulamalardır. Gece ağrısı olan hastalara genelde soğuk tedavi uygulaması yapılır.

Rotator kılıf yırtıkların da öncelik tamir edilen dokunun korunmasıdır. Özellikle tamir edilen bölge erken dönemde çok iyi korunmalıdır.

  • Hastaya 1-4 hafta arasında pasif eklem hareketleri yaptırılır.
  • 4-6 hafta arası hastaya aktif yardımcı egzersizler yaptırılır.
  • 6-8 hafta arası ise hastaya aktif hareketlere başlanır.

Dokunun iyileşmesine bağlı olarak omuz kas yırtığı fizik tedavi 6 bölümden oluşturulur.

Omuzda Kas Yırtılması Fizik Tedavi Hareketleri

Faz 1: 1 -10 gün arası maksimum koruma olması gereklidir. Hasta 5-7 gün arası omuz askısı ile dolaşmalıdır. Sıcak uygulama yapılmaz. Hastaya soğuk uygulama yapılır.  Omuz kas yırtığın da oluşan ödem ve ağrıyı azaltmak amaçlanır.

Faz 2: 10 ile 3 hafta arası yapılan uygulamada işlev bozukluğu ve ağrı azaltılmaya çalışılır. Erken pasif hareketlere başlanarak mobilizasyon tekniği uygulanır. Mobilizasyon tekniği ile dokunun yeniden gelişmesi desteklenmeye çalışılır.

Faz 3: 3 ile 6 hafta arasında yapılan orta fazdır. Hastanın dinlenme sırasında omuz eklemlerinde hassasiyet ve ağrı azalmaktadır. Bu bölümde yumuşak doku mobilizasyonu, posterior kapsül germe, aktif-yardımlı ve aktif eklem hareketlerine başlanır.

Faz 4: 6 ile 12 haftaları arasında yapılan bu bölümde hastanın hassasiyetinin azaltılması, yırtık bölgesindeki  hareketliliğin çoğaltılması ve omuz hareketlerinin normal sınırlara ulaşması beklenir.

Faz 5: 12 ile 16 haftaları arasında tekrarlı sınırlama olmaksızın yapılan eklem hareketleri ile yırtık bölgesindeki dokuların olgunlaşması sağlanır. Manuel tekniklerde uygulanarak hareket kısıtlılığının kalkması sağlanır.

Faz 6: 16. hafta sonrası yapılan uygulamadır. Eğer ağrı, anormallik, yok ise fonksiyonel faz denilen bu bölüme başlanır. Bu bölümde daha çok fonksiyonellik ve efor gerektiren egzersizler ve hareketlere başlanır.

Omuzda kas yırtılması çok önemli bir hastalıktır. Fizik tedavi tedavi amaçlı ameliyat kararı verilmeyen hastalara uygulandığı gibi ameliyat sonrasında da uygulanmaktadır. Bu nedenle çok önemlidir. Omuzda kas yırtılması mutlaka tedavi edilmelidir. Uzun süredir omuz ve kol gölgesinde ağrı olan kişilerin doktora giderek kontrollerini yaptırmaları çok önemlidir.

Windows 8.1 Pro Satın Al

  • İçindekiler
  • Nedir
  • Belirtileri
  • Sebepleri
  • Risk Faktörleri
  • Komplikasyonları
  • Muayene
  • Testleri
  • Tedavisi
  • Önlem

Nedir

Dirsek eklemini oluşturan kemikler, tipik olarak bir kişinin ileri uzatılmış kolu üzerine düşmesiyle yerlerinden çıktıkları zaman bir dirsek çıkığı meydana gelir.

Emekleme evresinde olan çocuklar kollarından yükseltilip sağa sola savrulduklarında bazen ”bakıcı çıkığı” denilen dirsek çıkığı yaşayabilirler.

Sizin veya çocuğunuzun dirseğinin çıktığını düşünüyorsanız, hemen tıbbi yardıma başvurun. Çıkık dirsek alt kol ve ele giden kan damarlarını ve sinirleri sıkıştırdığı veya zedelediği zaman komplikasyonlar meydana gelir.

Birçok vakada çıkık dirseğin kemikleri ameliyata gerek kalmadan yerine oturtulabilir.  Ne var ki dirseğin yerinden çıkmasına neden olan darbe aynı zamanda eklem içinde kemik kırıklarına neden olabileceği için bu yüzden cerrahi onarım gerekebilir.

Belirtileri

Çıkık dirseğin belirti ve işaretleri genelde şunlardır: 

  • Aşırı ağrı
  • Eklemde belirgin şekil bozukluğu

Bazı vakalarda dirsek kısmen çıkmış olabilir, bağ dokularının esneyip yırtıldığı bu yerde morarma ve ağrı olabilir.

Doktora gitme vakti Çocuğunuzun veya sizin dirseğiniz çıkmışsa vakit kaybetmeden hastaneye gidiniz.

Sebepleri

Yetişkinlerde en yaygın dirsek çıkması nedenleri şunlardır: 

  • Düşmeler. Uzanmış kol üzerine düşmek üst kol kemiğinin dirsekteki yerinden çıkmasına neden olabilir.
  • Motorlu araç kazaları Motorlu araç yolcuları çarpmayı önlemek için kollarını öne uzatıp kendilerini korumaya çalıştıklarında aynı etki meydana gelebilir.

Küçük çocuklarda bu yaralanma genellikle uzatılmış kola fazladan bir çekme hareketi uygulandığı zaman oluşur. Örnekleri şunlardır:

  • Yanlış bir biçimde kaldırma. Küçük bir çocuğu kollarından tutarak kaldırmak veya savurmak dirseğin çıkmasına neden olabilir.
  • Beklenmedik düşmeler. Siz çocuğun elini tutarken onun birdenbire merdivenden veya kaldırımdan boşa düşmesi de dirseğin çıkmasına neden olabilir.

Risk Faktörleri

  • Yaş. Küçük çocukların dirsekleri yetişkinlerinkine göre daha esnektir, bu yüzden küçük çocukların dirseklerinin çıkması daha kolaydır.
  • Cinsiyet. Dirsek çıkığına erkeklerde kadınlardan çok rastlanmaktadır.
  • İrsiyet. Bazı insanlar başka insanlarınkine göre daha gevşek dirsek bağ dokularıyla doğarlar.
  • Spor yapmak. Birçok dirsek çıkığı jimnastik, güreş, basketbol ve futbol gibi sporlar sırasında meydana gelir.

Komplikasyonları

Dirsek çıkığının komplikasyonları şunlardır: 

  • Sinir sıkışması Dirseği geçen sinirler yerinden çıkan kemikler arasında veya kemikler yeniden yerine oturtulurken eklemin içinde sıkışabilir. Bu sıkışma kolda ve elde uyuşmaya neden olabilir.
  • Damarların sıkışması. Kolu ve eli besleyen kan damarları yerinden çıkmış veya yerine oturtulan kemikler arasında sıkışabilir. Kan akışının eksikliği kolda ve elde şiddetli ağrı ve kalıcı doku hasarına neden olabilir.
  • Parça kırıkları. Bazı dirsek çıkıklarında esneyen bir bağ doku kemiğe yapıştığı yerden bir parça koparabilir. Bu tür hasarlar çocuklarda daha yaygındır, çünkü onların kemik uçları daha yumuşaktır.
  • Osteoartrit Çıkık dirsek gelecekte osteoartrit geliştirme riskini artırabilir.

Muayene

Sizin veya çocuğunuzun dirseği çıkmışsa muhtemelen bir hastanenin acil servis bölümüne gideceksiniz. Yaralanmada kemik kırılması da varsa bir ortopedi cerrahına sevk edilebilirsiniz.

Ne yapabilirsiniz Randevudan önce şu sorulara cevaplardan oluşan bir liste oluşturabilirsiniz: 

  • Bu yaralanma nasıl meydana geldi?
  • Dirsek daha önce hiç çıkmış mıydı?
  • Buna nedene olabilecek tıbbi bir durum söz konusu mu?
  • Siz veya çocuğunuz ne tür ilaçlar ve takviyeler kullanıyor?

Doktorunuzdan ne beklemeli Doktor yaralanmış eklemi inceler, kolun veya ellerin soğuk veya uyuşmuş olup olmadığını kontrol eder, böyle bir durumun varlığı bir sinir veya kan damarı sıkışmasına işaret edebilir. Doktor eklemde kırık kemik olmadığından emin olmak için bir röntgen çektirdikten sonra, kemikleri tekrar yerine oturtmak isteyecektir.

Testleri

Teşhis sırasında şu görüntüleme teknikleri kullanılabilir: 

  • Röntgen. Röntgen kemiğin net bir resmini çekmek için küçük miktarda radyasyon kullanır. Röntgen filmleri kemiklerin konumunu ve dirseğin çıkmasına neden olan darbeden dolayı onlarda bir kırılma olup olmadığını net bir biçimde gösterir.
  • Bilgisayarlı Tomografi (CT). Bir CT görüntüsü hem kemikleri hem de eklemi birbirine bağlayan bağ dokuların resmini verir. CT taraması vücudun içinin çok farklı açılardan kesitlerini almak için X-ray görüntüleri kullanır.
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MR) Daha fazla ayrıntı gerekirse doktorunuz MR çekilmesini önerebilir. Bu teknoloji kemiklerin ve yumuşak dokuların çok ayrıntılı görüntülerini üretmek için radyo dalgaları ve güçlü manyetik alan kullanır.

Tedavisi

Bazı dirsek çıkıkları kendi kendilerine yerlerine otururlar. Ne var ki çoğunda doktorun tekrar kemikleri yerine oturtması gerekir. Bu sürece yerine oturtma denir.

İlaçlar Kemikler yerlerine tekrar yerleştirilmeden önce size veya çocuğunuza ağrıyı azaltmak ve kasları gevşetmek için ilaç verilebilir.

Terapi Eklem kemikleri yerine oturduktan sonra, siz veya çocuğunuz haftalarca askı takabilir. Ayrıca eklemin hareket kabiliyetini ve gücünü tekrar kazandırmak için fizik terapiye ihtiyaç olabilir.

Ameliyat Şu durumlarda ameliyat gerekebilir: 

  • Çıkık kemiklerden herhangi biri kırıksa.
  • Yırtık dokuların tekrar yerine bağlanması gerekiyorsa
  • Zarar görmüş sinirler veya kan damarlarının onarılması gerekiyorsa

Önlem

Çocuklarda – bazen bakıcı dirseği de denilen – dirsek çıkıkları, yetişkinler onları kollarından kaldırıp savurmazsa engellenebilir. 

Tenisçi Dirseği İçin Egzersizler

Op. Dr. Gökçe MIK

Ülkemizde her 100 doğumdan 1’inde görülen doğumsal kalça çıkığı, uyluk kemiğinin baş kısmının içinde bulunması gereken yuvadan ayrılması sonucu oluşan bir rahatsızlık. Üstelik erken dönemde tedavi edilmezse, ayak kısalığı ve topallama gibi kalıcı sakatlıklara yol açabiliyor, ayrıca kalça ve belde erken kireçlenmeye neden olabiliyor. Kız bebeklerde erkeklere nazaran 6 kat daha fazla görülen kalça çıkığının nedeni tam olarak bilinmese de genetik, hormonal ve çevresel etkenlerin rol oynadığı düşünülüyor. Anne karnındayken gelişebileceği gibi ebeveynlerin hatalı davranışları nedeniyle sonradan da oluşabilen bu önemli rahatsızlığa dikkat çeken Aile Bahçelievler Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Yakup Eroloğlu, bebeklerde kalça çıkığına yol açan 7 hatalı alışkanlığı sıraladı.

Kalça çıkığına hangi hatalar neden olur?

1. Kundaklamak: Bebeğinizi kundaklamaktan kaçının. Çünkü anne karnındayken bacakları kıvrık duran bebeğin bu pozisyonda bir süre daha kalması gerekiyor. Bu nedenle doğum sonrasında kalçaların ve bacakların düzeltilerek sıkıca kundağa sarılması kalçaları çıkığa eğilimli hale getiriyor. Unutmayın, 1-2 günlük uygulama bile kalça çıkığına neden olabiliyor. 2. Dar kıyafetler giydirmek: Kalçaları ve bacakları sıkan, bebebğin hareketlerini engelleyen pantolon, pijama, zıbın ve tulum gibi kıyafetler, ince bezler çıkık oluşmasına yol açabiliyor. Bebeğinize her zaman bacak hareketlerini engellemeyen rahat kıyafetler giydirin. 3. Ayaklarından tutup kaldırmak: Tıpkı balık gibi bebeği bacaklarından yukarı kaldırmak zararlı. Bu hareketle bacaklar birbirine yaklaşıyor ve kalça çıkabiliyor. Dolayısıyla altını değiştirirken ayaklarından tutup kaldırmayın. Bunun yerine bacaklarını açarak altını temizleyin. 4. Bacaklarını birleştirmeye çalışmak: Bebeğiniz yatarken bacaklarını iki yana açabilir. Bu durumda bacaklarını birleştirmeye çalışmayın. Çünkü bacaklar birleşince henüz oluşmamış olan kalça eklemindeki yuvadan femur başı çıkabiliyor. 5. Yanlış bezlemek: Çok ince bez koymak ve iki bacağı bir arada tutan bağlar koymak kalçayı yuvadan çıkarıyor. Bu nedenle kalçaları 45 derece kadar açık tutacak şekilde kalın bez kullanın. 6. Kucakta hatalı taşımak: Bebeğinizi kucağınızda ayaklarını birleştirerek tutmayın. Ayaklarını açan özel taşıma aleti ile ya da ata biner gibi bacaklarını açarak yan kalçanız üzerinde tutarak taşıyın. 7. Yürüteç: Bebekler henüz kemikleri gelişmeden yürütece konursa bacakları eğriliyor. Bu yüzden 11. aydan önce yürüteç kullanmayın.

Kalça çığının belirtileri neler?

Kalça çıkığı yürüyene kadar belirti vermediği için anlaşılmasının çok zor olduğunu söyleyen Dr. Yakup Eroğlu, aşağıda yer alan belirtilerden herhangi birini görülüyorsa, en kısa sürede ortopedi uzmanına çocuğun muayene ettirilmesi gerekiyor. • Bacaklarda uzunluk farkı • Ayaklarda şekilsel bozukluk • Bacaklardaki kıvrımların farklı olması • Bacaklardan birinin diğerine göre daha az hareketli ve daha az esnek olması • Altını değiştirirken kalçalardan birinin veya ikisinin yeterince açılmaması • Yürüme başlangıcında sendeleyerek yürüme • Yaşıtlarına göre geç yürüme • İki taraflı çıkıklarda ördek gibi yürüme

Kalça çıkığı teşhisi ve tedavisi nasıl yapılır?

Kalça çıkığının ilk 6 ayda tespit edilmesinin son derece önemli. Çıkıklık 3 ayda tespit edildiğinde sadece çift bez uygulaması, pavlik bandaj ya da frejka yastık gibi basit yöntemlerle tedavi edilebiliyor. 6-10 ay arasında fark edildiğinde alçı tedavisine başvuruluyor. Anestezi altında belden hasta bacak ucuna kadar uzanan alçı yapılıyor. Alçı 1,5 ay kalıyor, ardından çıkarılıp yenisi yapılıyor. Sorunlu bacak toplam 3 ay alçıda kalıyor, bazen 3. kez alçıya ihtiyaç duyulabiliyor. Bebek yürüdükten sonra teşhis edildiğinde ise tek çözüm ameliyat. Bu nedenle kalça çıkığının erken teşhis edilebilmesi için hiçbir sorunu olmasa bile her bebeğin doğumdan sonraki 1-3 ay arasında kalça USG’sinden (ultrasonografi) geçmesi gerekiyor.

Kalça çıkığı riski hangi bebeklerde daha fazla?

• Anne-babadan birinde ve çocuklardan birinde kalça çıkığı varsa doğacak çocukta risk yüzde 36 gibi oldukça yüksek bir oranda seyrediyor. • Eşlerden birinde çıkık kalça sorunu varsa, doğacak çocukta kalça çıkığı olma riski yüzde 12 gibi yüksek bir oranda görülüyor. • İlk çocukta kalça çıkığı varsa ikincide olma riski yüzde 6 oluyor. Kadın.Net » Anne Bebek » Bebek Sağlığı » Bebeklerde Kalça Kemiği Çıkığı

Bebeklerde Kalça Çıkığı

Kalça çıkığı; uyluk kemiğinin baş kısmının, olması gereken yuvadan ayrılması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Yeni doğmuş olan her 100 bebekten 1’inde görülen kalça çıkığı rahatsızlığı, eğer erken dönemde tedavi edilmezse ilerleyen dönemde kalıcı sakatlıklara (ayak kısalığı ve topallama) yol açabilmesinin yanında, kalça kısmında erken kireçlenme görülmesine sebebiyet vermektedir. Kız bebeklerde, erkek bebeklere göre 6 kat daha fazla görülme riski olan kalça çıkığının, sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte genetik, hormonal ve çevresel etkenlerin bu konuda rol oynadıkları düşünülmektedir. Bu rahatsızlık, anne karnında gelişebileceği gibi ebeveynlerin bilgisizce hatalı davranışlarının sonucu olarakta oluşabilmektedir. Bu yüzden ebeveynlerin, bebeklerinde kalça çıkığı oluşmasına sebep olacak hatalı davranışlardan kaçınması gerekmektedir.

Kalça Çıkığına Neden Olan Hatalar

1 – Kundaklama: Bebekleri kundaklamaktan kaçınılmalıdır. Çünkü anne karnında bacakları kıvrık olarak duran bebeklerin, aynı pozisyonda bir süre daha kalmaları uygun olacaktır. Doğum sonrası kalça ve bacakların düzeltilerek sıkıca kundaklama işleminin yapılması, bebeği kalça çıkığına eğilimli hale getirmektedir. Unutulmaması gerekir ki; 1 – 2 günlük uygulamalar bile kalça çıkığına sebep olabilmektedir. 2 – Dar Kıyafetler Giydirmek: Özellikle bebeğin hareket kabiliyetini engelleyici, kalça ve bacaklarını sıkan; pantolon, pijama ve tulum gibi kıyafetler, ince yapıdaki bezler çıkık oluşmasına yol açabilmektedir. Bu sebeple, bebeklerin özellikle bacak hareketleri engellemeyen rahat kıyafetler giydirilmelidir. 3 – Ayaklarından Tutup Kaldırmak: Bebeğin bacaklarından tutup yukarı kaldırmak, çok zararlı bir davranıştır. Bu hareketin yapılması esnasında bacaklar birbirine yaklaşmakta ve kalça çıkabilmektedir. Bu nedenle bebeklerin altı değiştirilirken, ayaklarından tutup kaldırmak çok yanlış bir harekettir. Bunun yerine, bacakların açılarak temizlenmesi uygun olacaktır.

Yaz Sezonu Sandalet Modelleri Yaz sezonuyla birlikte gelen ve modası hiç eskimeyen sandaletler, sizin hem serin hem de rahat olmanız için ideal! Plajlarda terliğin yanı sıra şık ve oldukça albenisi olan sandaletleri gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Her çeşit kıyafetin altına uyabilecek tarzda olan sandalet modelleri, zevkinize göre tüm ayakkabı mağazalarında bulabilirsiniz.  Seçimi size kalmış… Altınbaş Altın Bilezik Modelleri Takılar bayanların her an kullandığı hoş aksesuarlardır. Özellikle altın olmasını isteyen bayanlarda var tabi. Taktığı takılar altın olsun hatta sarı altın olsun diye direten bayanlar var. İşte bu bilezik modelleri tam sizlere göre. Altın bilezikler düğünlerde damatların anne babaların ceplerini yaksada bayanların çok seviniyorlardır eminim. Kalın bileziklerin çok moda olduğu… Uzun Saç Modelleri Özellikle son bir kaç yıldır moda olan uzun saç modelleri, hem dalgalı, hem düz saç kesimleri ile kullanılıyor. Uzun saçlar için yoğun bir saç bakımı yapabilir veya o kadar sabırlı değilseniz, çıt çıt saçlar, kaynak saçlar, postişler, hatta gerçek saç görünümündeki sentetik saçlarla saçlarınızı uzun saç modellerine dönüştürebilirsiniz. Uzun saç… Kabarık Dağınık Topuz Modelleri Topuz modelleri, hem düz saçlı bayanların hem kıvırcık saçlı bayanların hatta uzun saçlı bir çok erkeğin en kurtarıcı saç modelleri arasında yer alıyor. Topuz modeli günlük kulanımda da özel gecelerde abiye saç modelleri arasında da oldukça rağbet gören hem şık hem de rahat bir saç modeli. Özellikle gelin saç modelleri… Trend Altın Küpe Çeşitleri Yeni Trend Altın küpe modelleri her geçen gün kendini yeniliyor birbirinden güzel farklı modeller ile vitrinlerde ve bayanların kulaklarında yerlerini alıyor. 2013 yeni sezon altın küpe modellerinde çok farklı şekiller tasarlanmış. Aslında bu takılar sayesinde insanların hayal güçlerinin ne kadar zengin olduğunu görebiliyoruz. Çok daha farklı küpe modellerinide bekliyoruz. Altın… Yeni Sezon Marka Saat Modelleri Artık zamanı her yerde görebiliyorum yüzükte telefonda duvarlarda ama bu saat kullanamayacağımız anlamına gelmiyor tabiki. Yani telefonum var saate gerek yok demeyin. Bence saatlerimizi sadece zamanı saati öğrenmek için kullanmamız gerekmiyor. Kıyafatlerimizi tamamlayan en önemli aksesuarlamızın yerini aldı. Bileklik kullanmadığınız zamanlarda bile saatlerinizi aksesuar olarak kullanırsınız. Ve artık sadece 1-2…

Eklemlerimizden kaynaklanan kütleme veya çıtlama sesleri pek çok kişi için endişe kaynağıdır. Kalçadan ses gelmesi ise kas iskelet sistemi kaynaklı sesler arasında özel bir yere sahiptir. Kişiler, kalça kaynaklı sesler yüzünden kalça çıkığı olduklarını sanarak doktora başvurabilmektedirler.

Kalçadan ses gelmesi ve tedavisi bölümüne geçin.

Kalçadan Ses Gelmesi ve Nedenleri

image

Atlayan Kalça Sendromu

Sandalyeden veya yataktan kalkarken, yürürken ve belli germe hareketleri sırasında kalçanızda kütleme veya atlama hissi oluyorsa sizde atlayan kalça sendromu (snapping hip syndrome) denilen sorun olabilir. Kalçadan ses gelmesi, ağrı ile beraber olmadıkça atlayan kalça sendromu ciddi bir rahatsızlık değildir.

Prof. Doktor Engin Çakar

image

Atlayan kalça sendromunun en yaygın iki nedeni kalçayı büken kasların fazla sıkı olması ve kalça eklemini kontrol eden ligamanın (iliotibial bant) gerginleşerek uyluk kemiğinin çıkıntısı üzerinden atlamasıdır.

image

Kalçanın dış kısmında hissedilen atlama veya kıtlama iliotibial bandın kemik üzerinden hareketine bağlı olabilirken ön taraftaki kıtlama kalçanın bükülmesini sağlayan iliopsoas tendonu nedenli olabilir.

Kütleme veya atlama hissi genellikle kalçanın bükülme hareketinde ortaya çıkar. Bu sorun dansçılar ve atletlerde daha sık görülür. Koşucularda kalçadan ses gelmesi kalçayı içe döndüren kasların zayıf olduğunun işareti olabilir. Bu kasları esnetip güçlendirmek sorunu tedavi edebilir.

Okurlarımız bu yazıyı da okudu : “İliotibial Bant Sendromu“

Kalçadan Ses Gelmesinin Diğer Nedenleri

  • Eğer kalçadan ses gelmesi nadiren oluyorsa bunun nedeni parmak eklemlerinde de görüldüğü gibi eklem sıvısı içinde gaz kabarcıklarının oluşması ve sonra onların patlaması olabilir. Bu olay tamamen zararsızdır.
  • Kas, tendon ve kemiklerin birbirinin üstünden kaymasını sağlayan bursa denilen içi sıvı dolu keselerin zorlanma sonucu iltihabına (bursit) bağlı da kıtlama sesi oluşabilir. Bursit varsa her sürtünme hissine ağrı da eşlik edebilir.
  • Bir kıkırdak parçası yerinden koparak kalça hareketleri sırasında takılıp kilitlenmeyeyol açabilir. Böyle bir şey varsa kütleme sesi kemik hareketi ile daha ilişkilidir ve eklem hareketinde kontrol kaybı da soruna eşlik edebilir.
  • Bazen kalçanın kısmi çıkığı da (subluksasyonu) sesin kaynağı olabilir.
  • Eğer kalçadan ses gelmesi ağrı ile beraber oluyorsa veya bir yaralanma ya da ameliyat sonrası başlamışsa daha ciddi bir sorunu işaret ediyor olabilir. Bu durumda en iyisi doktorunuza muayene olmanızdır.

İlginizi Çekebilir : “Kalça Kıkırdağında Yırtık – Labrum Yırtığı“

image

Toparlayacak olursak kalçadan gelen sesler, sesin geldiği bölgeye göre üç kısma ayrılır:

1. Dıştan Gelen Sesler: Gluteus maksimus denilen kalça kası tendonu veya iliotibial bant uyluk kemiği çıkıntısı üzerinden atlar. Tendon bu çıkıntı üzerinden geçerken gerilir ve uzar, sonra birden serbest kalıp gevşer ve sese neden olur. Koşma, merdiven çıkma veya ağır yük taşıma hallerinde ses oluşabilir. Sorun ilerlerse keskin bir ağrı eşlik edebilir ve ağrı aktivite ile kötüleşebilir. Trokanterik bursit bu sorunla beraber görülebilir.

2. İçten Gelen Sesler: Kalçanın bükülmesini sağlayan iliopsoas veya kuadriseps tendonu leğen kemiği veya kalça eklemi üzerinden geçerken gerilir ve sonra birden serbest kalarak sese neden olabilir. Genelde oturur pozisyondan ayağa kalkarken, koşarken ve kalçayı vücuttan döndürerek uzaklaştırırken ses duyulur. İlerlerse kasık ön tarafta derinde keskin ağrı hissi yapabilir.

3. Eklem İçi Sesler: En nadir duyulan seslerdir. Kalçanın takılmasına yol açan mekanik bir sorun vardır. Kalça eklemini yerinde tutanlabrum denilen halkadan bir parçanın kopması, eklem içinde serbest dolaşan kemik ya da diğer doku parçaları, kalça eklemi içindeki kıkırdağın hasarı gibi nedenler buna yol açabilir. Şikayetler kademeli artabilir veya travma sonrası aniden başlayabilir.

Kalçadan Ses Gelmesi ve Tedavisi

Eğer şikayetlere ağrı eşlik etmiyorsa ve travma gibi ileri araştırma gerektiren bir durum yoksa genelde ilk muayene ile beraber kalçanın röntgen filmi çekilmesi yeterli olur. Bu aşamada ameliyatsız tedavi yaklaşımları uygulanır:

  • Kalçadan ses gelmesini tedavi etmek veya önlemek için yapılması gereken şey genelde esneme egzersizleridir.
  • Ayrıca zayıf olan kalça kasları da güçlendirilir.
  • Çeşitli fizik tedavi ajanları (TENS, Ultrason vb.) kullanılır.
  • Ayağın aşırı içe dönmesini azaltan uygun ayakkabı giymek önerilir.
  • Bazen non-steroid anti inflamatuar grubundan ağrı kesici ilaçların kullanımı fayda edebilir.
  • Bursit eşlik ediyorsa ilgili bölgeye kortizon enjeksiyonları yararlı olabilir.
  • Bazen de kalçadan ses gelmesi sorunu kendi kendine geçebilir.
image

Eğer kalçadan ses gelmesi ile beraber ağrı varsa veya ameliyatsız fizik tedavi yaklaşımları yarar sağlamamışsa MRG (emar) çekimi yapılabilir. Böylece kalça eklemini oluşturan yapılar hakkında daha iyi fikir sahibi olunur. Ultrasonografi tendonların hareketini dinamik olarak gösterebilmesi açısından değerlidir.

Fizik tedavi yöntemleri ile düzelmeyen durumlarda tendon gevşetme, labrum hasarı varsa tamir etme, eklem içi serbest cisim varsa çıkarma gibi ameliyat yaklaşımları tedavi edici olabilmektedir. Geçirilen ameliyata bağlı olarak normal hayata geri dönebilmek için tekrar fizik tedavi gerekebilir.

Okumaya devam edin : “Sporcularda Kasık Ağrısı – Osteitis Pubis Nedir?“

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации