Андрей Смирнов
Время чтения: ~31 мин.
Просмотров: 0

Kalça protezi ameliyatı sonrasında hasta nelere dikkat etmelidir?2:08

Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD) Nedir? Halk arasında kalça çıkığı olarak bilinen bu kavram, aslında sadece çıkık ile sınırlı olmayıp kalça gelişiminin yetersiz olduğu her durumu kapsamaktadır. Kalça çıkık olmasa da gelişimi yetersiz olup, ileride ciddi sakatlıklara yol açabilir.

image

Gelişimsel Karakter Bebeklerde, çocukluk çağı boyunca sürekli bir değişim ve gelişim gözlenir. Bu gelişim olumlu ya da olumsuz yönde olabilir. Bebeğin bakımında yapılabilecek bazı hatalar (kundaklamak gibi) kalçaların gelişmesini engelleyebilir, bozabilir, hatta çıkığa neden olabilir. Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD) Sıklığı Nedir? Ülkemizde kesin olarak bilinmemekle birlikte, Dünya’da her yeni doğan 1000 bebekten 10-15 inde kalçalarda çeşitli düzeyde gelişim problemlerine rastlandığı bilinmektedir.

Risk Grubu

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gelişimsel Kalça Displazisi Problemi Varsa İlk üç ayda kesin tanı ultrasonografi ile konulur. Erken tanı konulan bebekler de tamamen normal bir kalça elde edilme şansı çok yüksektir. Tedavi basit bir bandajla gerçekleştirilebilir.

Bandaj Tedavisi • Son derece kolay uygulanan Pavlik Bandajı ile tedavi de başarı şansı çok yüksektir. • Bandajın bebeğe zararlı bir etkisi yoktur. • Canını acıtmaz, önemli bir rahatsızlık vermez, 2-3 gün içerisinde tamamen uyum sağlanır. • Bandaj üzerinde iken her türlü bakımı yapılabilir.

Eğer bebeğiniz Pavlik Bandajı ile tedaviye alındı ise; • Bandajı 24 saat, doktorunuzun gösterdiği şekilde kullanınız. • Özellikle tutma, taşıma, emzirme pozisyonlarına ve giysilerin uygunluğuna dikkat ediniz.

Geç Tanı Konulan Gelişimsel Kalça Displazisi İlk 6 ayda veya 1 yaşına kadar tanı konulamayan bebekler de alçı veya ameliyatlı tedaviler gündeme gelecektir. Bu durumda genel anestezi ile ameliyathanede yapılacak işlemler sonrasında bebeğin 3-6 ay alçıda kalması gerekebilir.

Tedavi Sonrası Takip

İster bandajla, ister ameliyat ve alçı ile tedavi edilmiş olsun GKD’li tüm bebekler büyüme çağının sonuna kadar mutlaka takip edilmelidir. Çocuğun büyüme ve gelişme çağı boyunca geçireceği değişim önceden tahmin edilemez, bazı durumlarda (örneğin bandaj tedavisi gören her 100 bebekten 17 sinde sonraki yıllarda kalçaların gelişiminin yetersiz kaldığı bildirilmiştir). Kalçalar yeterli gelişmez, çocukluk döneminde herhangi bir aksamaya neden olmaz, dışarıdan anlaşılamaz ve problem 18-20 yaşından sonra ortaya çıkarsa kolay tedavi şansı yitirilmiş olup, çok büyük ameliyatlara gerek olabilir. Bu nedenle çocukların takibi büyüme sonlanıncaya kadar (kızlarda 15-16, erkeklerde 17-18 yaşına kadar) hiçbir şikayeti olmasa da sürdürülmelidir.

Sosyal Sorumluluk

Bu bilgilendirme formunu okuduktan sonra çevrenizi bu konuda bilgilendirmek sizin için bir “iyi vatandaşlık” görevi ve sosyal sorumluluk gereğidir. Unutmayınız, kalça çıkığı nedeniyle ortaya çıkabilecek sakatlığın önlenmesi sadece bir kişinin sakatlığının önlenmesi değildir. Bu tedaviler için harcanacak milyarlarca lira, dışa bağımlı ilaç ve teknoloji transferi nedeniyle sınırlı ülke kaynaklarını ve sosyal güvenlik sistemini de iflasa sürükleyen etkenlerden birisidir.

GKD erken tanısı için tüm yenidoğan bebekler ilk 1-3.hafta içerisinde mutlaka kalça US muayenesi yapılmalıdır. US tetkiki erken tanı için altın standarttır. Erken tanı ve erken tedavi sakatlıktan kurtarır.

Doç.Dr. Gazi Zorer

Kategori: Yazarlar

Sosyal Medya

Bizi Sosyal Medya Sayfalarımızdan Takip Edebilirsiniz

image

Kalp ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gereken bir takım kurallar bulunmaktadır. Bu kurallar hastanın iyileşme sürecinin kısalaran bir an önce günlük yaşantısına dönmesine yardımcı olur.

Kalp Ameliyatı Sonrası

Herhangi bir kardiyovasküler sistem sorunuyla ilgili olarak herhangi bir cerrahi müdahale geçiren hasta; ameliyata girmeden önce doğal olarak bir takım endişeler duymaktadır. Ameliyata nasıl hazırlanacağı, ameliyat sonrası neler yaşanabileceği, iyileşme süreci, bir an önce iyileşmek için ne yapması gerektiği konusunda kafasında bir takım endişeler olacağı muhakkaktır.

Kalp ameliyatı olan bir hasta ameliyat sonrasında solunum cihazına bağlanarak yoğun bakım odasına alınır. Bu odada yaklaşık olarak yirmi dört saat civarında kalır. Hasta yapılan cerrahi müdahale sonrasında herhangi bir sorun olmaması halinde normal servis odasına alınır. Operasyon sonrasında hasta ne kadar çabuk ayağa kalkarsa o kadar hızlı iyileşecektir.

Cerrahi müdahaleden çıkan hastada birkaç gün ağrı olması normaldir. Bu ağrı genel olarak kesi yapılan yerde meydana gelir. Hastaya ağrıları için ağrı kesici ilaç verilir. Operasyon sonrasında çabuk iyileşmek için hastanın devamlı öksürmesi ve nefes egzersizleri yapması gerekmektedir. Hasta bu şekilde akciğerlerinde biriken balgamları atar ve herhangi bir enfeksiyonun oluşma riskini azaltır. Hastanın yara yerlerine hiçbir zararı olmayan bu öksürüğe rağmen hasta endişelenir ve korkarsa göğüs kısmına küçük bir yastık konularak öksürmesi istenebilir.

Kalp ameliyatı sonrası hasta kendine geldiğinde göğüs bölgesinde üç tane tüp görecektir. Boğazında bulunan tüp çıktığında hasta yemek yemeye başlayabilir. İlk başta sıvı gıdalar yardımıyla beslenen hastanın katı gıdalara geçme süresi durumuna göre değişmektedir. Ameliyat sonrası yatakta oturma ve yürüme süreci ne kadar kısa olursa iyileşme süreci de buna bağlı olarak kısalacaktır.

Yapılan Ameliyatlar

Kalp kası ameliyatları; kardiyovasküler cerrahi servisleri tarafından yapılmaktadır. Bu servisler tarafından yapılan cerrahi müdahaleler şu şekilde çeşitlere ayrılmaktadır:

  • Kapak rahatsızlıkları
  • Damar rahatsızlıkları
  • Kroner arter rahatsızlıkları
  • Doğumsal kalp rahatsızlıkları

Kardiyovasküler sistemde uygulana ameliyatlar;

  • Kalp ameliyatları
  • Kapak ameliyatları
  • Koroner bypass ameliyatları
  • Damar ameliyatları

Yapım Aşamaları

Kardiyovasküler sistemle ilgili olarak yapılan ameliyatların yapım aşamalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

Kalp Ameliyatı Sonrası Bakım

  • Genel olarak; geleneksel yöntem diye de adlandırılan açık cerrahi ameliyatlarında; kalp kasına erişmek amacıyla hastanın operasyon sırasında göğüs kemiği kesilmektedir.
  • Operasyonu yapan kalp cerrahı; kansız ve hareketsiz bir ortamda rahat bir şekilde çalışmak amacıyla kalbi durdurur. Bu amaçla kalp kasını durdurmak için operasyon sırasında kalbi, kalp ve akciğer makinesine yerleştirir. Bu işlem kardiyopulmoner baypas olarak isimlendirilir.
  • Hastaya gerekli olan müdahale yapılır.
  • Kalp kası akciğer kalp makinesinden alınarak yerine yerleştirilir ve çalışması kontrol edilir.
  • Yara yeri kapanır metal zımba dikiş kullanılır.
  • Hasta solunum cihazına bağlanarak yoğun bakım odasına alınır.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Kardiyovasküler sistemle ilgili yapılacak olan herhangi bir müdahale öncesi hastanın cerrahi müdahaleye gireceği ana kadar bazı hazırlıklar yapması gerekmektedir. Yapılacak bu hazırlıklar hem operasyonun daha sağlıklı ve başarılı olmasına yardımcı olacak hem de hastanın ameliyat sonrasında iyileşme sürecini hızlandıracak ve kısaltacaktır. Yapılacak cerrahi müdahale öncesinde hastanın uygulaması gereken bir takım kuralları bulunmaktadır. Bu kurallara şu şekilde örnekler verebiliriz:

  • Hasta iyi beslenmelidir. Operasyona girmeden önce hastanın protein, mineral ve vitamin bakımından zengin olan bir diyet listesi hazırlaması gerekmektedir.
  • Dinlenme bu konuda oldukça önemlidir. Yapılacak cerrahi müdahaleye dinlenmiş ve rahat bir şekilde gidilmesi gerekir.
  • Hastanın kullanmakta olduğu kan sulandırıcı ilaçlar veya devamlı aldığı başka ilaçlar varsa bu ilaçları hastaneye gitmeden ortalama olarak bir hafta önce bırakması gerekmektedir.
  • Herhangi bir titreme, üşüme gibi sorunlarda hastaneye gitmeden doktora haber verilmesi gerekmektedir.
  • Hasta sigara kullanıyorsa ameliyattan önce mutlaka bırakmalıdır.
  • Hastaneye gitmeden önce hastanın kullandığı ilaçları şişelerinde çıkarmadan yanında getirmesi gerekmektedir.
  • Daha önce yapılmış bütün tetkikler hastaneye yatarken hastanın yanında olmalıdır.

Ameliyattan Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kalp ameliyatı sonrası hastaların dikkat etmesi gereken bazı kurallar bulunmaktadır. Bu kurallara uyması; hem iyileşme sürecini kısaltacak hem de bu sürecin daha sorunsuz ve kolay geçmesini sağlayacaktır.

Ameliyat sonrasında dikkat edilmesi gereken hususları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • İyileşmenin hızlanmasına yardımcı olacak bir diyet listesi uygulanır. Bu konuda doktor ve hemşireler en uygun beslenme listesini ameliyat sonrası verecektir.
  • Ameliyat sonrası ılık suyla banyo yapmalı yara yerine sert hareketler yapmamalı, kese ve sabun kullanmamalı yara yerin yumuşak bir süngerle yumuşak hareketlerle yıkanmalı
  • İki ay boyunca sırt üstü yatılmalıdır. Sağ veya sol tarafa doğru yatmak yaranın açılmasına neden olabilmektedir.
  • Herhangi bir enfeksiyon kapmamak için mümkün olduğu kadar az ziyaretçi kabul edilmelidir. Uzun ziyaretlere izin verilmemelidir.
  • Stresten ve psikolojik sorunlardan uzak durulmalıdır.
  • Alkol ve sigara kullanılmamalıdır.
  • Cerrahi müdahaleden evvel kullanılan ilaçlar bırakılmalı yerine doktorun müdahaleden sonra verdiği ilaçlar aksatılmadan alınmalıdır.
  • Kontrollerin aksatılmaması gerekmektedir.
  • Dar ve sıkan kıyafetler giyilmemelidir.
  • Varis çorapları operasyon sonrasında iyileşme sürecini hızlandıracaktır.
  • Yürüyüş ve egzersizleri aksatmayın
  • Ameliyattan sonra ortalama olarak bir buçuk ay süreyle araç kullanmayın
  • İlk iki ay cinsel ilişkiye girmemeniz önerilir.

kalça çıkığı, (baytar kişileri buna havalı olsun diye displazi derler.) kalça eklemindeki uyumsuzluk ve buna bağlı olarak şekillenen gevşeklik nedeniyle oluşan gelişimsel ortopedik bir bozukluktur. bu hastalık genetiktir ve çoğunlukla hızlı büyüme nedeniyle büyük ırk köpeklerde olur. maalesef ilaçla bir tedavisi yoktur. baytar kişileri ameliyat önermekteyse de ameliyatların da bir işe yaramadığı gözlemlenmiştir. bu hastalığın ilaçla tedavisi yok dedik ya baytar kişilerinin önerdiği ama bir işe yaramayan ameliyat türlerine bakalım: 1) triple pelvic osteotomie (tpo) operasyonda amaç özel kemik kesileri ve tpo plağıyla, kalça eklemine yeni bir anatomik form vererek çıkık oluşmasına engel olmak olarak özetlenebilir. kalça kemiği üç farklı yerden kesilerek metal bir plaka ile kemiklere eğim verilip çıkık önlenmeye çalışılır. veterinerlik fakültesinden bir profesör bu ameliyatı önermediğini çünkü ameliyatta komplikasyon oluşma ihtimalinin yüksek, riskinin faydasından çok olduğunu söylemişti. en tehlikelisi de artrit oluşmasıdır. (bu kelimeye dikkat sonra açıklayacağım.) 2) femur başının eksizyonu bu operasyon tpo gibi koruyucu değil kurtarıcı bir operasyondur. köpeğin kemik başı kesilerek kalça eklemine temas etmemesi sağlanır. yani baldır kemiği leğen kemiğine dayanmaz ete dayanır. bir kere anatomik olarak sakat bir operasyondur. büyük ırk köpeklerin ağırlığını kemik yerine kaslara verirseniz o kas ağır bir köpeği ne kadar taşıyabilir. bir veterinerlik fakültesinin deneysel çalışmasının sonuç bölümü şöyledir: “vücut ağırlığı fazla olan köpeklerde eksizyon artroplastisi yapıldıktan sonra topallık, bacakta kısalma, ağrı, ödem ve kas atrofisi oluşması sebebiyle deneye tabi tutulan 16 köpeğe ötenazi uygulanmıştır.” 2) total kalça protezi kalça çıkığının ilerleyen aşamalarında tedavisi yoktur ve sadece total kalça protezi uygulanabilir. yani köpeğe tamamen protez bir kalça takılır. artrit başta olmak üzere komplikasyon olasılığı yüksektir. literatürde baytar kişileri bu ameliyatın pahalı olması sebebiyle pek uygulanmadığını söyleseler de (yine baytar profesör kişisin tabirini kullanacağım) bu ameliyatı türkiye’de yapacak babayiğit tanımıyorum. yukarıda artrit kelimesine dikkat demiştim. artrit eklem veya kemik iltihabıdır ve ne ilaçla ne de ameliyatla tedavisi vardır. köpeğiniz artrit olursa geçmiş olsun ömür boyu çekecek demektir. baytar kişileri kalça çıkığının erken teşhisi ile tedavisinin mümkün olabileceğini söyleseler de inanmayın. erken teşhis önemli ya kardeş olan iki köpeğimin de 4 aylıkken röntgenlerini çektirdim. iki köpeğime de kalça çıkığı teşhisi konuldu. baytar kişisi (kendisi ortopedist cerrah ama bence kasap) hemen ikisine de ameliyat önerdi. bir tanesi ile başladık tpo ameliyatı yaptı ama artrit oluştuğu için kendisinde 1 ay kaldı zor bela köpeği hayatta tutup gönderdi ama köpek artık 3 ayaklı olmuştu. bunun üzerine diğer köpeğime elletmedim. bu baytar denilen kişi tpo’nun işe yaramadığını eksizyon yapması gerektiğini, bu ameliyatı yaparsa köpeğimin yürüyeceğini söyledi. köpeğin o halini görünce çaresiz bu yöntemi deneyelim dedik. her iki bacağına da birer ay ara ile eksizyon ameliyatı yaptı. üç ayak yürüyen köpeğim geldiğinde artık her iki ayağına da basamıyordu. bu baytar kişisi utanmadan bir de total kalça protezi önermişti bize. neticede ameliyattan gelen köpeğim komplikasyon neticesi bir hafta sonra hayatını kaybetti… aynı teşhis koyulan ama elletmediğim diğer köpeğim ise mutlu, koşup oynuyor ve hiç deforme yok bacaklarında. demem o ki erken teşhis, ameliyat falan hikaye. köpeğim 5 aylıktan bir yaşına kadar 4 ameliyat geçirdi. hiç sağlıklı yürüyemedi ve kısa süren hayatını sakatlık ve acılar içinde geçirdi. keşke hiç ameliyat ettirmeseydim. siz siz olun kalça çıkığı ameliyatını küçük köpeğinize yaptırmayın. baytar kişilerinin para tuzağıdır bu. bırakın köpeğiniz büyüsün, koşsun, oynasın. yaşlanınca son çare olarak denersiniz. doğadaki köpekler nasıl yaşıyorsa o da öyle yaşasın. son notum ameliyatı yapan baytar kişisine: son ameliyattan sonra bir kez bile gelip bakmadın ya, köpeğim ölüyor gel bak dediğim halde gelmedin ya… doğumundan itibaren sana teslim ettiğim köpeğimi saçma ameliyatlarla öldürdün ya… aldığın ameliyat paraları yaramasın sana, hayrını görme…

Kalp ameliyatı sırasındaki risk ve tehlikeler kadar, kalp ameliyatı sonrası risk ve tehlikeler bulunmaktadır. Hatta bazen ameliyat esnasında değil, ameliyat sonrasında dahi ölümler yaşanabilmektedir.

Ameliyat sonrasında yaşanan bu ölümlerin en büyük nedenlerinden biri, bağışıklığın düşük olması ve hastanın ameliyatı kaldıramamasıdır. Ameliyatın etkilerini atlatamamasının nedenleri başında ise evde bakım sürecinde gerekli tedavi ve uygulamaların yapılamaması gelmektedir. Ameliyat sonrasında hastaya ve ailesine büyük görevler düşmektedir.

A. KALP AMELİYATI SONRASI BESLENME

Kalp ameliyatı sonrası, tuzlu yemekler yiyilebilir mi? -Ameliyat öncesinde, hastanın ameliyata hazırlandığı süreçte, tuzsuz yemekler verilmeye başlanır ve ameliyat sonrasında da bu düzen bozulmaz. Yani hastaya tuzdan uzak, diyet yiyecekler verilmelidir. Evde de bu kural bozulmamalıdır. Aksi takdirde hastada olumsuz sonuçlara yol açabilir. Ekmeğinden, yemeğinden, kahvaltılık yiyeceklerine kadar tuzsuz besinler tercih edilmelidir.

Kalp ameliyatı sonrası beslenme nasıl olmalıdır? Hasta diyet beslenecek derken, elbette vitaminden yoksun diyetler söz konusu değildir. Hastanın toparlaması ve vitaminsiz kalmaması için gerekli protein ve vitaminlerin yer aldığı besinleri muhakkak tüketmelidir. Her öğünde muhakkak tuzsuz çorba olmalıdır. Hastanızın gıcığı ve mide problemi varsa eğer yemeklerinizde baharat kullanmamaya da dikkat etmelisiniz. Yemek porsiyonları az olmalı ve 2-3 çeşit olmalıdır. Az yağlı; Haşlama et, tavuk, balık da verebilirsiniz hastalarınıza. Kahvaltılarda ise, hafta 2-3 kez haşlanmış yumurta, ıhlamur çayı (siyah çay kansızlık yaptığı için önerilmemektedir), tuzsuz peynir ve tuzsuz zeytin gibi kahvaltılıklar tüketebilir. Kahvaltılarda da yağlı besinlerden muhakkak kaçınılmalıdır. Aynı zamanda hastanızın bol sebze yemekleri tüketmesi önerilirken, çok katı yiyecekler tüketmemelidir. Hastanızın hareketleri kısıtlı olduğu için katı yiyecekler yüzünden kabızlık sorunları yaşayabilir. Yine kabızlığa neden olacağı için, muz, şeftali gibi meyveler tercih edilmemeli ve kayısı, kiraz, çilek, elma gibi meyveleri hastanıza güvenle yedirebilirsiniz. Bu meyvelerin şeker ilavesiz, kompostolarını yapıp hastalarınıza verebilirsiniz. Hem bağırsak hareketlerinide düzenli hale getirecektir.

Kalp ameliyatı olan hastanın şekeri varsa nasıl beslenmeli? Eğer hastanızın şekeri varsa, ara öğünleri atlamamalısınız. Çünkü hastanızın kan şekeri düşüp şekerinin yükselmesine neden olabilir. Bu yüzden ara öğünlerde yağsız süt, meyve, tuzsuz galeta ve az yağlı yoğurtlar tercih edilmelidir. Ana öğünlerde ise hastanıza karbonhidrattan uzak besinler vermelisiniz. Makarna, pilav, erişte, mantı gibi besinler şeker hastalarına verilmemektedir. Şeker hastası olmayan kalp hastaları az yağlı ve tuzsuz olması kaydıyla bu besinleri rahatlıkla tüketebilirler.

B. KALP AMELİYATI SONRASI HASTANIN YAPMASI GEREKENLER

Narkozun etkilerinden nasıl kurtulunur? Ameliyat esnasında, hastaya narkoz verildiği için hastanız ameliyat sonrası bunun etkilerini görmektedir. Bu etkilerden kurtulmak için hasta suyu hayatının baş köşesine yerleştirmelidir. Aşırıya kaçmamak kaydıyla günde en az 2.5 litre su tüketmelidir. Çünkü hasta narkozu balgam yoluyla, içtiği su sayesinde atacaktır.

Ameliyat sonrası hastanın yapması gereken egzersizler ve yapmaması gerekenler nelerdir? Ameliyat esnasında, kalp ve akciğer fonksiyonları durdurulmakta ve kalp ve akciğer makina yardımıyla dışardan çalıştırılmaktadır. Bu yüzden ameliyat sonrası hastaların akciğerleri küçülmekte ve ölümcül sonuçlar doğurabilmektedir.

Akciğerleri açmanın en önemli yolları şunlardır;

  • Hastaya verilen solunum egzersiz cihazını, hasta ağrılarına rağmen üflemeli ihmal etmemelidir. Çünkü bu cihaz hastanın ciğerlerinin tembellikten uyanmasına yardımcı olacaktır.
  • Hastanızın sırtına yine ciğerleri uyarmak ve uyur pozisyondan uyandırmak için, yakını tarafından, eller düz değil kubbe olacak biçimde, hastanın sırtına ritmik ve biraz sert vurulmalıdır.
  • Aynı şekilde yukarıdada bahsettiğimiz gibi, ciğerleri narkozun etkisinden kurtarmak adına su ihmal edilmemelidir.

​Akciğerleri çalıştırmanın dışında, hastanın günde bir çok kez yürüyüş yapması gerekmektedir. Ve yürüyüş esnasında kolları sallamamalıdır. Bu yüzden göğüs hizasında yastık bulundurmalı ve bu yastık yürüyüş esnasında devamlı olarak ellerle göğüste tutulmalıdır.

C. KALP AMELİYATI SONRASI ENFEKSİYON RİSKİ

Kalp ameliyatından sonra, hastaların hastaneye tekrardan başvurma sebeplerinin başında enfeksiyon gelmektedir. Hastalar doktorun öneri ve uyarılarına uymadıkları için soluğu hastanelerin acil servislerinde almaktadırlar. Enfeksiyon kapan hastalarda, ateş, titreme, ameliyat yerinde; akıntı, iltihap gibi belirtiler görülmektedir. Kalp ameliyatından sonra, hastaların bağışıklığı çok düşüktür. Ufacıcık bir mikrobu dahi kapıp enfeksiyona çevirebilme riski vardır. Hasta bağışıklığını kazanana kadar enfeksiyon riskine karşı hastalar kendilerine dikkat etmelidirler.

Enfeksiyondan korunmak için nelere dikkat edilmelidir?

  • Hastanın yanına olabildiğince ziyaretçi sokulmamaya dikkat edilmelidir.
  • Eğer ziyaretçi kabul edilecekse, 1 kişiden fazla hastanın yanında durmamalıdır
  • Ziyaretçi hastanın yanında 1-2 dk dan fazla kalmamalıdır.
  • Ziyaretçilerin, hastanın ağrılarına herhangi bir faydası olmayacağından, hastanın sıhhati için hastadan uzak durmalıdırlar.
  • Gripli, nezleli yada herhangi bir bulaşıcı hastalığı olanlar hastanın yanına sokulmamalıdır.
  • Hastaya sarılmamalı, tokalaşmamalıdır.
  • Hastanın yanına girecek olanlar ve hasta dahil ellerini yıkamalı ve dezenfekte etmelidirler.
  • Oda sık sık havalandırılmalıdır.
  • Hastanın eşyaları ve oda hijyenik olmalı ve hijyen ortamı korunmalıdır.
  • Hasta bağışıklığını kazanana kadar bir süre telefon görüşmelerinden uzak tutulmalıdır.
  • Hastanın grip, nezle olmasına dikkat edilmeli, cereyandan korunmalı, terliyken üşütmemesine önem verilmelidir.
  • Doktorun önerdiği yemek önerilerinin dışına çıkılmamalıdır. Aksi takdirde ağır yemeklerde bünyeyi yorarak yaranın iltihabına yol açabilir.

D. İYİLEŞME SÜRECİ

Kalp ameliyatında iyileşme süreci ne kadardır? Hastalar ne zamandan sonra günlük yaşamlarına dönebilirler?

Ameliyat sonrası iyileşme süreci 2 aydır. 2 aydan sonra hastalar günlük aktivitelerini yerine getirebilirler. Kendilerini yormamak ve ağır kaldırmamak koşuluyla normal bir hayat sürdürebilirler. Beslenmelerine eskiye göre daha dikkat etmelidirler. Unutulmamalıdır ki ne kadar iyileşilmiş dahi olsa, kalpten ameliyat geçirilmiş ve kalp hastası statüsü kazanılmıştır. Bu yüzden günlük yaşamda bunun bilincinde olarak hareket edilmeli, kolestrol seviyesi aşılmamalı, bol su tüketilmeli, aşırı tuzdan kaçınılmalı, yürüyüş ihmal edilmemelidir.

Kalça Protezi Ameliyatı Sonrası Kaç Gün Hastanede Kalınır?

Kalça Protezi Ameliyatı Sonrası Ameliyatlı Taraf Üzerine Basılabilir Mi ?

Genellikle tam yükle basılmasına izin verilir ancak uygulanan cerrahi tekniğe göre koyulan proteze göre hekiminiz bir süre kısmi yükle yürümenizi isteyebilir

Kalça Protezi Ameliyatı Sonrası Koltuk Değneği Ne Kadar Kullanılır?

Ortalama 3-6 hafta kullanılması istenebilir. Uygulanan cerrahi ve konulan malzemeye göre ve kişinin genel durumuna göre bu süre değişkenlik gösterir

Kalça protezi ameliyatında ne tür malzemeler kullanılır?

Sistemin dayanıklılığını sağlamak ve daha uzun ömürlü olabilmesini sağlamak için zaman içinde birçok değişik metal ile birlikte polietilen ve seramik kullanılmıştır. Hekiminiz sizin için en uygun malzemeyi seçecektir.

Kalçada kireçlenme neden olur kireçlenme olunca eklemde ne olur?

Kalça ekleminde herhangi bir nedenle inflamasyon ( mikropsuz iltihap = kandaki bazı elemanların bir olaya tepki olarak bölgeye gelmesi sonucu sıvı birikimi ) olduğunda ve bu durum bir süre kalıcı olduğunda eklem kıkırdağında destruksiyona yani bozulma- aşınmaya yol açar. Eklem kıkırdağı kendini yenileme özelliği olan bir yapı değildir ve süreç başladığında sürekli ilerler. Normalde kaygan ve pürüzsüz olan eklem kıkırdağında zedelenme olduğunda incelir ve altındaki kemik dokuya kadar hasar ilerler. Bir süre sonra kıkırdak doku tamamen kaybolduğunda altta yer alan kemikler açığa çıkar ve birbirine sürtmeye başlar. Açığa çıkan sinir uçları uyarılır şiddetli ağrılar olur eklemlerden sürtünmeye bağlı kıtırtılar duyulur. Zamanla hareketler kısıtlanır ve bacakta kısalık gelişebilir.

Kalçada Kireçlenme Olan Hastada Ağrının Özelliği Nedir?

Hastaların ana şikayeti ağırdır. ağrı genellikle kasık bölgesinde ve uylukta hissedilebileceği gibi bazen de dizin iç tarafında hissedilir. Ağrı başlarda aktivite ile yani yürüme ile artar istirahatle azalır. Hastalar yürürken kireçlenme olan tarafa doğru eğilerek yürür. Zaman geçip hastalık ilerledikçe ağrısız yürüme mesafesi kısalır sonunda hastalar ağrısız yol yürüyerek hale gelirler geceleri de ağrının olması son aşamaya gelindiğinin habercisidir

Kalça Kireçlenmesi Kimlerde Sık Görülür?

Genetiğin rolü kalça kireçlenmesinin bazı çeşitlerinde büyüktür ancak nasıl kalıtıldığı hangi gen ile ilişkili olduğu net belli değildir. Bununla birlikte geçirilmiş travmalar, kazalar, kilolu olmak , ağır yük altında çalışmak, kalça çıkığı olması, bacaklarda boy farkı olması risk faktörlerinden bazılarıdır. Ayrıca kalçanın katlanma-beslenme bozukluğuna bağlı bir hastalık olan femur başı avasküler nekrozu na bağlı da kalçada kireçlenme gelişir. Femur başı avasküler nekrozu sebepleri arasında kortizon kullanımı, kalça travması- kalça kırıkları sonrası, kan hastalıklarından bazıları- örneğin orak hücreli anemi, aşırı alkol tüketimi sayılabilir.

Kalça Kireçlenmesinde Tanı Nasıl Konur?

Genellikle hastanın dikkatli bir şekilde anlattıklarının dinlenmesiyle büyük ölçüde bir fikir sahibi olunur. Fizik muayene ile tanı şekillenir ve röntgen filmi çekilmesiyle kesinleşir. Genellikle başka bir tahlil ya da tetkik gerekli olmaz ancak bazı durumlarda örneğin femur başı avasküler nekrozu erken dönemlerinde tanı ve ayırıcı tanı için MR istenir.

Kalça Kireçlenmesi’nde İlaç Tedavisi Var Mı?

Kalça kireçlenmesi nde erken dönemlerde ağrı kesici ilaçların etkisi olabilir ancak bu ilaçların sadece erken dönemlerde etkisinin olduğu ve tedavi edici bir özelliğinin olmadığı unutulmamalıdır. Hastalığın ileri dönemlerinde hastalar ilaçlara rağmen ağrıdan yakınırlar. Ayrıca kronik kullanımda bu tür ilaçların mide, böbrek, karaciğer gibi organlarda ciddi problemler yaratabileceği akılda tutulmalıdır.

Kalça Kireçlenmesi’nde Egzersizin Önemi Nedir?

Genel olarak dinç, ek problemi olmayan, kilosu normal sınırlarda olan kişiler kireçlenmenin yol açtığı problemlere daha dayanıklıdırlar ayrıca ameliyat sonrası iyileşme süreci çok daha hızlı olmaktadır. Ancak egzersizin tek başına kireçlenmeye engel olduğu söylenemez.

Kalça Protezi Kimlere Yapılır?

Kalça protezi ameliyatı hastanın ağrısını geçirmeye, yaşam kalitesini artırmaya yönelik bir ameliyattır. Eğer kişinin ağrısı konservatif yöntemlere -ilaç, egzersiz vs..- rağmen devam ediyorsa ; ağrı nedeniyle günlük aktiviteleri kısıtlanmış, gece uykuları düzensizleşmişse, sosyal hayatını etkiliyorsa kalça protezi yapılması düşünülmelidir.

Kalça Protezi Nezaman, Kaç Yaşında Yapılmalıdır?

Kalça protezi için ameliyatın nezaman olacağı öncelikle hastanın kendisine bağlıdır. Ağrılarım beni çok etkilemiyor, rahat uyuyorum işimi gücümü rahat yapıyorum, oturup kalkmamda sorun yaşamıyorum, tuvalete rahat oturuyorum sadece zaman zaman hafif ağrılar oluyor ilaçla geçiyor diyorsa ameliyat seçeneği için erken olabilir. Ancak bütün bunlar sırasında ağrısının olduğunu söylüyorsa ameliyat zamanı gelmiştir. Her nekadar 60 yaş ve sonrası kalça protezi daha sık uygulanmaktaysa da çok daha genç hastalarda da diğer seçenekler uygulanamadığı takdirde kalça protezi bir alternatiftir.)

Kalça Kireçlenmesinde Ameliyat Olunmazsa Ne Olur?

Kalça kireçlenmesi kendiliğinden gerileyecek, geçecek bir hastalık değildir. Dışarıdan alınan herhangi bir ilaç veya herhangi bir fizik tedavi yöntemi de hastalığı geçirmez. Hastanın ağrıları zaman geçtikçe artar, bazen ilgili tarafta kısalık oluşur. Ağrıya bağlı değişik yürüme şekilleri oluşur zamanla hastanın diğer vücut bölgelerinde de özellikle bel, sırt ve dizlerde de ağrısı ortaya çıkar.. Kullanılan ilaçlar değişik organlarda bozukluklara yol açar ve sonuçta bir tek ameliyatla son derece iyi sonuçlar alınabilecek bir hastalık oldukça komplike ve içinen çıkılması güç bir hal alır.)

Kalça Protezi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Başlıca ‘minimal invaziv’ ve ‘geleneksel yöntem’ olmak üzere iki şekilde yapılır. Aradaki fark yapılan kesinin uzunluğu ve ameliyat sırasında kullanılan yardımcı aletlerdir. Geleneksel yöntem uzun yıllardır yapılagelmekte olan yaklaşık 15-20 cm lik bir cilt kesisiyle gerçekleştirilen, bugüne kadar onbinlerce kişiye yapılmış başarı oranı çok çok yüksek olan yani denenmiş ve kabul görmüş bir yöntemdir.

Minimal invaziv yöntem son dönemlerde uygulanmaya başlanmış bir yöntemdir. Yapılan protez, konulan malzeme aynıdır. Daha kısa bir kesiden özel aletler yardımı ile yapılır. Bilimsel olarak henüz net kanıtlanmamış olmakla birlikte hastanede kalış süresi, ameliyat sonrası kan transfüzyonu gereksinimi daha az olmaktadır. Ancak bu yaklaşımda ameliyat sırasında kalça eklemi net olarak görülmediğinden ve daha dar bir alanda çalışılmak zorunda kalındığından protezin kötü pozisyonda yerleştirilebilmesi gibi sıkıntılar geleneksel yönteme göre daha sıktır. Buna bağlı olarak ameliyat sonrası protezde çıkıklar, protez çevresi kırıklar, sinir zedelenmeleri görülme riski daha fazladır. Hastalar tüm bunları bilmeli ve ona göre tercihlerini yapmalıdırlar. Ortopedik cerrahide esas amaç ağrısız fonksiyon kazandırmaktır, kozmetik herzaman ikinci planda düşünülmelidir.

Yüzey Artroplastisi Nedir?

Yüzey artroplastisi, femur başı avasküler nekrozu nda uygulanan sadece femur başına metalik bir implant konularak yeni bir eklem yüzeyi sağlayan yöntemdir. Femur başı avasküler nekrozu nda erken dönemlerde core dekompresyon, greftleme, kemik düzeltme ameliyatları birer seçenek iken son döneminde kalça protezi yapılması gereklidir. Ancak femur başı avasküler nekrozunda femur başının bozulduğu asetabulumun etkilenmediği durumlarda kemik stoğunu koruyan bu yöntem iyi bir seçenektir. Hastaların genellikle genç yaş gurubunda olmaları nedeniyle kemik stoğunun korunması önemlidir. Başarı %60-70 lerdedir. İleride total kalça protezi ne geçmeye olanak tanır.

Kalça Protezi’nde Başarı Nasıldır?

Kalça protezi sonrası uzun süreli takiplerde başarı oranı %90 lardadır. Ağrı çoğunlukla yoktur. Koltuk değnekleri olmadan rahatlıkla yürüyüp kontakt olmayan sporlar yapabilirler.

Kalça Protezi Eskir Mi?

Vücuttaki tüm yapıların ve insan bedeninin bir ömrü olduğu gibi kalça protezinin de bir ömrü vardır. Kullanıma, konulan malzemeye ve yapılan cerrahinin kalitesine göre değişmekle birlikte genellikle 20-25 sene sorun görülmesi beklenmez.

Kalça Protezi Eskidiğinde Ne Yapılır?

Her protezde olduğu gibi kalça protezinde de belli bir süre sonra revizyon ihtiyacı duyulur. Yani konulmuş olan protez yenisi ile değiştirilir. Revizyon ameliyatları herzaman için ilk ameliyattan daha büyük bir ameliyattır ancak yine de sonuçları iyidir.

Kalça Protezi Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Herşeyden önce unutulmamalıdır ki hiçbir cerrahi müdehale risksiz değildir. Kalça protezi ameliyatındaki riskler başlıca; enfeksiyon, kan pıhtısı oluşumu (emboli), kanama, anesteziye bağlı ya da  kullanılan ilaçlara bağlı komplikasyonlardır. Ayrıca çıkık gelişmesi, protezde gevşeme, protez çevresi kırıklar da olası komplikasyonlardandır.

Genel komplikasyon oranı %5 civarındadır. Çoğu tedavi edilebilir sorunlardır. Esas olan ve yapılması gereken bunlardan korunmak için gerekli tedbirlerin alınmasıdır. Ameliyat öncesi dönemde hastanın iyi değerlendirilip ek problemleri varsa gerekli önlemlerin alınması, kan sulandırıcı ilaçların kullanımı, varis çorapları giydirilmesi, ameliyat önce ve sonrasında uygun antibiyotiklerin verilmesi ile komplikasyonlar minimuma indirilir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации