Андрей Смирнов
Время чтения: ~44 мин.
Просмотров: 0

Kalça Kireçlenmesinin Belirtileri ve Korunma Yolları

Osteoartrit nedir?

Artrit, eklemlerde ağrı ve iltihaplanmaya neden olan bir durumdur. Osteoartrit (OA) en sık görülen tiptir. Uzun süreli (kronik), dejeneratif bir eklem hastalığıdır. Dejeneratif, zamanla kötüleştiği anlamına gelir. Çoğunlukla orta yaşlı ve yaşlı yetişkinleri etkiler. OA eklem kıkırdağının parçalanmasına neden olur. Herhangi bir eklemde oluşabilir. Ancak en sık elleri, dizleri, kalçaları veya omurgayı etkiler.

Osteoartrite ne sebep olur?

OA birincil veya ikincil olarak adlandırılabilir. Primer OA’nın bilinen bir nedeni yoktur. İkincil OA, başka bir hastalık, enfeksiyon, yaralanma veya deformiteden kaynaklanır. OA eklemdeki kıkırdağın parçalanmasıyla başlar. Kıkırdak aşındıkça, kemik uçları kalınlaşabilir ve kemik büyümeleri oluşturabilir. Bu büyümelere kemik mahmuzları denir. Kemik mahmuzları eklem hareketini sınırlayabilir. Eklem boşluğunda kemik ve kıkırdak parçaları yüzebilir. Kemikte sıvı dolu kistler oluşabilir. Bunlar ayrıca eklem hareketini sınırlayabilir.

Kimler osteoartrit için risk altındadır? OA’nın risk faktörleri şunları içerir:

  • Kalıtım. Bazı genetik problemler OA’ya neden olabilir. Bunlar, hafif eklem kusurlarını veya çok gevşek eklemleri içerir.
  • İlave yük. Fazla kilolu olmak zamanla diz gibi eklemlere baskı uygulayabilir. Yaralanma veya aşırı kullanım. Diz gibi bir eklemin ciddi şekilde yaralanması OA’ya yol açabilir. Yaralanma, zamanla aşırı veya yanlış kullanımdan da kaynaklanabilir.

Kireçlenme belirtileri nelerdir?

OA’nın en yaygın semptomu, bir eklemin aşırı kullanımı veya hareketsizliğinden sonra ağrıdır. Semptomlar genellikle yıllar içinde yavaş yavaş ortaya çıkar. Semptomlar her insanda biraz farklı şekilde ortaya çıkabilir. Bunlar şunları içerebilir:

  • Eklem ağrısı
  • Eklem sertliği, özellikle uyku veya hareketsizlikten sonra
  • Zamanla eklemde daha az hareket
  • Kıkırdak aşındıkça (daha sonraki aşamalarda) hareket ettirildiğinde eklemde bir taşlama hissi

Kireçlenme semptomları diğer sağlık durumları gibi olabilir. Teşhis için sağlık uzmanınıza başvurduğunuzdan emin olun.

Osteoartrit nasıl teşhis edilir? Süreç sağlık öyküsü ve fizik muayene ile başlar. Ayrıca röntgeniniz de olabilir. Bu test, kemik ve diğer vücut dokularının görüntülerini oluşturmak için az miktarda radyasyon kullanır.

image

Kireçlenme nasıl tedavi edilir?

Tedavi semptomlarınıza, yaşınıza ve genel sağlığınıza bağlı olacaktır. Ayrıca, durumun ne kadar şiddetli olduğuna da bağlı olacaktır. Tedavinin amacı eklem ağrısı ve sertliğini azaltmak ve eklem hareketini iyileştirmektir. Tedavi şunları içerebilir:

  • Egzersiz yapmak. Düzenli egzersiz, ağrıyı ve diğer semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir. Bu germe ve kuvvet egzersizlerini içerebilir.
  • Isı tedavisi. Eklemi ısıyla tedavi etmek ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • Fiziksel ve mesleki terapi. Bu tür terapiler eklem ağrısını hafifletmeye, eklem esnekliğini artırmaya ve eklem gerginliğini azaltmaya yardımcı olabilir. Atel ve diğer yardımcı cihazları kullanabilirsiniz.
  • Kilo kontrolü. Sağlıklı bir kiloyu korumak veya gerekirse kilo vermek semptomları önlemeye veya hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • İlaçlar. Bunlara ağrı kesiciler ve antiinflamatuar ilaçlar dahildir. Bunları ağızdan hap olarak alabilirsin. Ya da bir kremle cildinize sürebilirsiniz.
  • Eklemlere yağlayıcı enjeksiyonları. Bu sıvılar normal eklem sıvısını taklit eder.
  • Eklem ameliyatı. Ciddi hasarı olan bir eklemi onarmak veya değiştirmek için ameliyat gerekebilir.

Tüm tedavilerin riskleri, faydaları ve olası yan etkileri hakkında doktorunuzla konuşun.

Osteoartritin olası komplikasyonları nelerdir? OA, eklemlerin zamanla kötüleşmesine neden olduğundan, sakatlığa neden olabilir. Ağrı ve hareket problemlerine neden olabilir. Bunlar, normal günlük aktiviteleri ve görevleri daha az yapmanızı sağlayabilir.

Osteoartrit ile yaşamak OA için bir tedavi olmamasına rağmen, eklemlerin çalışmaya devam etmesine yardımcı olmak önemlidir. Ağrı ve iltihabı hafifletebilirsiniz. Sağlık uzmanınızla birlikte bir tedavi planı üzerinde çalışın. Plan ilaç ve terapi içerebilir. Yaşam kalitenizi artırabilecek yaşam tarzı değişiklikleri üzerinde çalışın. Bunlar şunları içerebilir:

  • Kilo kaybetmek. Ekstra ağırlık, kalçalar ve dizler gibi ağırlık taşıyan eklemlere daha fazla baskı uygular.
  • Egzersiz yapmak. Bazı egzersizler eklem ağrısını ve sertliğini hafifletmeye yardımcı olabilir. Bunlara yüzme, yürüme, düşük etkili aerobik egzersiz ve hareket açıklığı egzersizleri dahildir. Germe egzersizleri de eklemlerin esnek kalmasına yardımcı olabilir.
  • Aktivite ve dinlenmeyi dengelemek. Eklemlerinizdeki stresi azaltmak için aktivite ve dinlenme arasında geçiş yapın. Bu, eklemlerinizi korumaya ve semptomlarınızı hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • Yardımcı cihazları kullanma. Bastonlar, koltuk değnekleri ve yürüteçler, belirli eklemlerdeki stresi önlemeye ve dengeyi iyileştirmeye yardımcı olabilir.
  • Uyarlanabilir ekipman kullanma. Ulaşıcılar ve yakalayıcılar, erişiminizi genişletmenize ve gerilmeyi azaltmanıza izin verir. Giyinme yardımcıları daha kolay giyinmenize yardımcı olabilir.
  • İlaç kullanımını yönetmek. Bazı iltihap önleyici ilaçların uzun süreli kullanımı mide kanamasına neden olabilir. Bu riski azaltmak için bir plan oluşturmak için sağlık uzmanınızla birlikte çalışın.

Kireçlenme hakkında önemli noktalar

  • Osteoartrit, kronik bir eklem hastalığıdır. Çoğunlukla orta yaşlı ve yaşlı yetişkinleri etkiler.
  • Eklem kıkırdağının parçalanmasıyla başlar.
  • Risk faktörleri arasında kalıtım, obezite, yaralanma ve aşırı kullanım yer alır.
  • Yaygın semptomlar ağrı, sertlik ve eklemlerin sınırlı hareketini içerir.
  • Tedavi ilaçlar, egzersiz, ısı ve eklem enjeksiyonlarını içerebilir. Ciddi şekilde hasar görmüş bir eklemi onarmak veya değiştirmek için ameliyat gerekebilir.

Kireçlenme nedir? Kireçlenme ya da diğer adıyla osteoartrit, eklem kıkırdağının yapısının bozulmasına yol açan bir hastalıktır. Kıkırdakta ve kıkırdağının altındaki kemik dokuda değişiklikler sonucu kemikte büyümeler ve eklem kenarında çıkıntılar gelişir.

Nasıl seyreder? Kireçlenme yavaş seyirli bir hastalıktır. Hasta eklemlerde kısıtlılık ve ağrıya sebep olur.

Kireçlenme kimlerde görülür? Kireçlenme ileri yaş hastalığıdır. Kırk yaşından önce görülmesi nadirdir. 60 yaş civarındaki insanların yaklaşık yarısında kireçlenme bulguları vardır. Hastalık kadınlarda yaklaşık 3 kat daha sık görülür.

Kilonun kireçlenme üzerine etkisi var mıdır? Fazla kilo, ekleme binen yükü artırarak özellikle dizde kireçlenme gelişme olasılığını yükseltmektedir. Kilo artışı hastalarda şikâyetlerin ortaya çıkmasına veya artmasına neden olabilmektedir. Orta derecede bir kilo verilmesi bile kireçlenme riskinde azalmaya yol açar.

Kireçlenme ailevi midir? Bazı ailelerde çok daha sık olarak ve daha erken yaşlarda ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu da ailevi yatkınlıktan kaynaklanmaktadır. Özellikle el parmak eklemlerinde şişlere neden olan türünde kalıtımın katkısı çok belirgindir.

Başka sebeplerden dolayı da kireçlenme ortaya çıkabilir mi? Eklemlerde doğuştan görülen (örneğin kalça çıkığı, kalça eklemi ile yuvası arasındaki uyumsuzluklar) veya sonradan kaza, darbeler gibi eklemde bozukluğa sebep olan yapısal bozukluklar, eklemin işleyişini aksatarak hastalık gelişme riskini artırmaktadır.

Kireçlenme en çok hangi eklemlerde görülür? En sık diz, kalça, el parmak eklemleri, ayak başparmağı ve omurgada görülür. Diz kireçlenmesi özellikle bayanlarda sıktır ve şişmanlık ile görülme olasılığı artar. Kalça kireçlenmesi erkeklerde de kadınlar kadar sık görülür. El parmaklarında kireçlenme, özellikle en uçta bulunan eklemlerde görülür. Başparmak kökünde görülen kireçlenme eklem şişliği ve hareket kısıtlılığı yapar. Ayak başparmağının kireçlenmesi parmağın dışarı doğru eğrilmesine ve/veya hareketlerinin tama yakın kaybına neden olabilir. Kireçlenme omurganın en hareketli bölgeleri olan boyun ve belde de görülebilir. Omurga eklemlerindeki hareketi bozarak ağrı ve acıya sebep olur. Ek olarak kemik çıkıntıların sinir kanallarını ya da omurilik boşluğunu daraltmasına bağlı bulgular da ortaya çıkabilir.

Kireçlenmenin hastalarda ne gibi şikâyetlere sebep olur? Hastalar en sık olarak, kireçlenme gelişen eklemlerinde ağrı ve hareketlerde azalmadan yakınırlar. Ağrı genellikle hareket sırasında ya da günün ilerleyen saatlerinde görülür. Şikâyetler genelde dinlenmeyle rahatlar. Eklem kıkırdağındaki bozukluklar ve aşınma ilerledikçe, istirahat sırasında da ağrı görülebilir ve eklem hareketleri günlük yaşam faaliyetlerini aksatacak düzeyde kısıtlanabilir. Hareket sırasında eklemde çıtırtı ve ses duyulabilir. Uzun süren dinlenme sonrası, sabahları veya oturur durumdan harekete geçince, hareketlerde kısa süren bir tutukluk olabilir. Genelde sabahları olan bu durum 30 dakikadan fazla sürmez. Kireçlenme olan ekleme komşu kaslarda zayıflama ve güçsüzlük dikkati çeker.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Propolis Nedir? Faydaları Nelerdir?

Kireçlenme tanısı nasıl konulur?  Deneyimli bir ortopedist kireçlenme tanısını muayene ile koyabilir. Eklemlerde şişlik, açı değişikliği (örneğin dizlerdeki çarpık görüntüler), hareket kısıtlılığı tanıyı kolaylaştırır. Röntgen filmleri kireçlenmenin hem tanısı, hem evrelenmesi hem de tedavisinin planlanması açısından gereklidir.

Kireçlenme nasıl tedavi edilir? Tedavinin temel amacı, ağrı, tutukluk ve şişliği gidermek, hareketteki kısıtlanmayı düzeltmek ve günlük yaşam faaliyetlerinin sorunsuz yapılmasını sağlamaktır.  Kireçlenmenin tamamen düzelmesini sağlayan bir tedavi yoktur. Bozulmuş kıkırdağı yenilemek mümkün değildir. Vücut ağırlığının ideal kiloya inmesi eklem üzerindeki yükü azaltarak acıyı azaltabilir. Günlük işlerin ve önerilen egzersizlerin gün içerisine dengeli bir şekilde dağıtılması çok önemlidir. Hastanın yaşadığı ve çalıştığı ortamın hastanın şartlarına göre düzenlenmesi (örneğin oturup kalkmayı kolaylaştırmak için sandalye boyunun arttırılması) gerekir.

Kıkırdak koruyucu ilaçlar ne gibi etkilere sahiptir? MSM, kondroidin sülfat, kollajen hidrozilat ve glukozamin en çok bilinen ve kullanılan kıkırdak koruyucu maddelerdir. Yaşlanma seyrinde ortaya çıkan özellikle diz, kalça, el ve ayak bilek eklemlerinde kıkırdağı koruyucu ve onarıcı etkisi olduğunu gösteren birçok çalışma vardır. Özellikle glukozamin-kondroidin-sülfat-MSM karışımını hastaların ağrılarını azaltmada ve eklem hareketini desteklemede faydalı olduğu düşünülmektedir.

Diz içine uygulanan enjeksiyon hakkında düşünceleriniz nelerdir? İşlem, hyaluronik asit preparatlarının eklem içine enjekte edilmesinden ibarettir. Hyaluronik asit, doğal olarak eklem sıvısının elemanlarından biridir. Bu madde eklemi oluşturan kemiklerin yumuşak bir biçimde diğerinin üzerinden kaymasını ve eklem yük aktarımı sırasında şok absorbsiyonu sağlar. Hastaların tamamında fayda vermemesine rağmen bazı hastalarda rahatlama sağlar. Fayda gören hastalarda yılda bir kez enjeksiyonu tekrar ediyoruz.

Kireçlenmede kaplıca tedavisinin yararı var mıdır?  Hastalığın dönemine göre sıcak ve/veya soğuk uygulamaları, fizik tedavi uygulamaları,  kaplıca tedavisi uygulanabilir. Ağrılar azaltılıp eklem fonksiyonu bu şekilde artırılabilir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Uzmanlar Kemik Erimesine Karşı Uyarıyor

Kireçlenmede ağrı tedavisi için neler yapılabilir? Ağrı öncelikle basit ağrı kesiciler yeterli cevap olmazsa, kortizon dışı iltihap giderici romatizma ilaçlar ile azaltılmaya çalışılır. Kireçlenme eklemde ileri derecede tahribat yaptığında, kişi günlük ihtiyaçlarını bile yapamaz hale gelir. Hastalar bu safhada yürümede, merdiven çıkmada çok ciddi açı çektiklerini; gece uykudan uyandıran ağrıları olduğunu söylerler. Bu aşamadaki kireçlenmenin tedavisi ancak eklem yüzeyinin değiştirildiği protez ameliyatlarıyla yapılabilir.

Protez ameliyatı nedir? Protez ameliyatı bozulmuş, çalışmayan eklem yüzlerinin metal, porselen ya da polietilen yeni yüzeylerle değiştirilmesidir. Vücuttaki birçok ekleme bozulduğunda protez ameliyatı yapılabilir. Ameliyat sonrası hastalar ağrısız, mekanik açıları normal olan ve fonksiyonel bir ekleme kavuşurlar.

Eklem protezi ameliyatları en çok hangi eklemlere yapılır? En sık uygulandığı bölgeler, kalça ve diz eklemleridir. Bunun dışında omuz, el ve ayak eklemleri hatta omurgaların arasındaki bozulmuş disklerin yerine bile disk protezleri yerleştirilebilir.

Protez ameliyatları sonrası, hasta kaç yıl rahat etmektedir? Daha doğrusu protezin eskimesi söz konusu mudur? Değiştirilmeleri gerekir mi? Protez ameliyatları sonrası, hasta 10-20 sene rahat etmektedir. Bu sürenin sonunda kemikte zayıflamaya ya da protezin eskimesine bağlı gevşeme ya da yıpranma meydana gelir.Bu gibi durumlarda mevcut protezin çıkarılıp,yenisiyle değiştirilmesi gerekmektedir.

Yaş protez ameliyatı yapılacak hastalarda önemli mi? Uzun yıllar kullanım sonrası protezin değiştirilmesi gerekebileceği için orta yaş ve üzerindeki (>65 yaş) tercih edilir. Ancak genç yaşlarda rastlanan artritlerde hastanın yaşının ilerlemesini beklemek ağrılı uzun yıllar geçirmesi demektir. Bu hastalarda daha genç yaşlarda da protez ameliyatı yapılabilir.

Kilonun protez ameliyatı üzerine olumlu ya da olumsuz bir etkisi var mı? Özellikle diz ve kalça eklemlerinde kireçlenme olan hastaların çoğunluğu kiloludur. Hastalar ameliyat öncesinde tartılarak vücut kitle endeksleri hesaplanır. Bu hesap sonrasında kilolu ve aşırı kilolu hastalar ameliyat sonrasındaki zorluklar hakkında bilgilendirilirler. Ancak kilolu ve aşırı kilolu hastaların kilosundan ameliyat sonrasındaki sonuçları kilosu normal olanlardan farklı değildir. Dolayısıyla eğer kilolu hastaların ameliyat olmasına diğer medikal problemler engel olmuyorsa ameliyat olmalarını faydalıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Prostat Büyümesinin Ameliyatsız Tedavisi: “Prostat Askılama”

Halk arasında protezlerin farklı tipleri olduğu; iyisinin kötüsünün kullanılabildiği şeklinde sorular var. Protezler nasıl olmalı?

Evet, protezlerin çok farklı tipleri olabiliyor.

  • Kemiğe tutturulma şekline göre
    • Çimento ile tutturulan
    • Protez içine kemik büyüyerek tutunan
  • Protezin üretildiği materyale göre
    • Metal, seramik ya da polietilen parçaları olan
  • Protezin büyüklüğüne- şekline göre
    • Menteşeli-menteşesiz, büyükbaş-küçükbaş(kalça için), mobil eklem yüzlü (omuz, diz, kalça için)gibi.

Hastalar protez ameliyatı yapıldıktan sonra hemen yürüyebilirler mi? Genelde ameliyattan iki gün sonra hastaların ekleme yük vererek yürümeleri mümkün. Ancak özellikle diz ve omuz protezi ameliyatı sonrası eklem hareketlerinin normale dönmesi için rehabilitasyon gerekli.

Yanlış protez tercihi yapılabilir mi? Yanlış protez seçimi oldukça zor. Ancak bazen fiyatı daha ucuz ya da hastanede mevcut olan protez budur denilerek daha az tercih edilecek protezlerin konulmuş olduğu hastalarla karşılaşabiliyoruz.

Kalça eklemi protezinde yapılan işlem nedir? Kalça eklemi, top-yuva tarzı bir eklemdir. Topun yuva içinde kaymasıyla uyluk öne, arkaya, içe ve dışa doğru hareket eder. Protez ameliyatında, kalça eklemi üzerinde yan tarafta yaklaşık 15 cm’lik kesi yapılır. Daha sonra, kasların arasından kalça eklemini oluşturan kemiklere ulaşılır. Kireçlenmenin meydana geldiği kemik parçalar çıkarılıp yerine protez konularak ameliyat sonlandırılır.

Diz protezi nasıl yapılır? Dizin önünden yapılan bir kesi ile diz eklemine ulaşılır. Eklemi oluşturan üç kemiğin birbirlerine temas eden yüzlerindeki aşınmış kıkırdak dokusu, ince bir kemik tabakası ile birlikte kesilerek çıkartılır,sonra uygun boyutlarda seçilen protez parçaları,kemik çimentosu adı verilen bir dolgu malzemesi kullanılarak, hazırlanan kemik yüzeylere tutturulur.

image

Osteoartrit (kireçlenme) ağırlık taşıyan eklemlerin yaşlanmaya bağlı olarak aşınmasıdır. Kireçlenme kıkırdaktan başlar, kıkırdak altındaki kemiği, eklem kapsülünü ve eklem çevresindeki bağları etkiler. Hatta ağrıdan dolayı kullanılamayan kaslarda incelmeler ve sertleşmeler olur.  Diz vücudun en fazla ağırlık taşıyan ve dolayısıyla kireçlenmeden en fazla etkilenen eklemlerinden biridir.

Kireçlenme daha çok dizin iç kısmındaki eklemlerden başlar ve diğer eklemleri etkiler. Ancak genellikle dizdeki üç eklem birlikte etkilenir.

Gonartroz orta ve ileri yaşlarda görülür. 50 yaşın üzerinde kadınlarda daha sık görülür. Hastalık daha erken yaşlarda da görülebilir. Hastalar genellikle kiloludurlar. Daha önce geçirilen eklem operasyonları, travmalar, spor yaralanmaları, iltihaplı romatizmalar, doğuştan gelen bazı bozukluklar en önemli sebepleridir.

Diz Kireçlenmesinin Belirtileri:

Ağrı: Diz kireçlenmesinde en sık görülen belirti ağrıdır. Mekanik özelliği vardır; yani kişi üzerine basıp yürüdüğü zaman şiddetlenir ve zaman içinde istirahat halindeyken de ağrı görülmeye başlayabilir. Başlangıç aşamasında dizin sadece bir bölümünde görülen ağrı, zaman içinde dizin tamamına yayılabileceği gibi kalça ve ayak bileğine yansıyan ağrılar da ortaya çıkabilir.

Şişme: İkinci en sık görülen belirti ise dizde zaman zaman oluşan şişmelerdir. Bu şişlik dizin önünde, diz kapağının üstünde oluşabileceği gibi bazen de dizin arkasında bir tümör oluşumu şeklinde de görülebilir. Bu tümörler baker kisti veya popliteal kisti olarak adlandırılır. Diz arkasında oluşan kist aslında dizin içindeki problemin yansımadır. Dolayısıyla tek başına bu kistin alınmasının hiçbir anlamı yoktur; asıl olan dizin içindeki problemin çözülmesidir.

Hareket Kısıtlılığı: Diz kireçlenmesinde özelikle 3. evrede görülen bir diğer belirti de hareket açıklığının kısıtlanmasıdır. En sık görülen durum dizin tam açılamamasıdır (eksansiyon kaybı). Çok daha ileri evrelerde diz bükülmesinde azalmalar (fleksiyon) da ortaya çıkabilir.

Menisküs Yırtıkları: Bir başka belirti ise çok ufak bir travmayla ortaya çıkan dejenaratif (yıpranmaya bağlı) menisküs yırtıklarıdır. Bu yırtıkları genç yaşta ciddi travmalar sonucu oluşan menisküs yırtıklarından ayırmak ve hastayı konuyla ilgili bilgilendirmek çok önemlidir. Çünkü dejeneratif menisküs vakalarında ameliyat sadece menisküse yönelik yapılacak ve dolayısıyla hastadaki diz kireçlenmesine bağlı ağrıları dindirmeyecektir.

Düşmeler: Diz kireçlenmesinde rastlanan bir diğer belirti ise zaman zaman ortaya çıkan yüzüstü düşmeleri veya kişinin kendisine güvensiz hissederek düşecek gibi hissetmesidir. Hatta bundan dolayı hastalar vücut ağırlık merkezini arkaya verirler ve daha güvenli yürümek için bel adalelerini kasarak yürürler, bunun sonucunda da genellikle bel ağrısı diz ağrısının önüne geçer.

Diz Kireçlenmesi Muayenesi

Hasta muayene odasına girerken başlar. Kişinin yürüyüş şekli, bacaklarındaki eğrilik, bastığı zaman dizini tam açamaması ve dizdeki güvensizlik hissine bağlı olarak bel kaslarını aşırı kasarak yürümesi hastanın durumu hakkında çok net fikir verir.

Daha sonra hasta yatırılarak dizin hareket açıklığı ve ağrılı noktalar saptanır. Son olarak da, bağ ve menisküs muayeneleri yapılır.

Hastanın durumuna göre, diz kireçlenmesine bağlı olmamakla birlikte rutin bir muayenenin bileşeni olarak damar dolaşımı ve nörolojik muayeneye de ihtiyaç duyulur.

Diz Kireçlenmesinde İstenen Tetkikler

Direkt Grafiler: Diz kireçlenmesi teşhisinde normal röntgen (ayakta basarak) tek başına yeterlidir. Kalça filmi de muhakkak çekilmelidir.Röntgen filminin hasta basarken alınması daha uygundur, bu sayede dizin yüklenme karşısında aldığı konumu gözleyebiliriz. Diz kireçlenmesi olan bir hastadan alınan filmde ilk önce görülen belirti eklem mesafesinin daralmasıdır. Daha ileri diz kireçlenmelerinde dizin çevresinden oluşan çıkıntılar (osteofit) ve kıkırdak altı kemik dokusu yoğunluğunun artması da yine röntgende saptanan diğer bulgulardır.

MR(Manyetik Rezonans): MR gibi daha detay incelemelere ihtiyaç yoktur. MR ancak normal röntgende diz kireçlenmesi bulguları olmamasına rağmen dizin ağrılı olduğu durumlarda çekilmelidir. Ancak ne yazık ki, günümüzde çok ileri evre kireçlenmelerde dahi normal bir film çekmeden hemen MR istenmektedir.

Erken evre kireçlenmelerde MR istenmesi nedeni ise diz içindeki mevcut menisküs yırtıklarını veya kondrokalsinozis gibi metabolik rahatsızlıkları araştırmaktır.

Ortoröntgenografi:  Bu grafinin amacı bacağın yüklenme ekseninde (mekanik aks) bir problem olup olmadığının araştırılmasıdır. Normalde kalçanın ortasından dizin ortasına çekilen çizgi ile dizin ortasından ayak bileğinin ortasına çekilen çizgi arasındaki açı 0 (sıfır) derecedir. Bu açıdaki sapmalar dize binen yükü de arttıracak ve dizdeki kireçlenmenin ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Kan Tahlilleri: Normal rutin kan tahlillerinin dışında enfeksiyon, metabolik ve romatolojik açıdan; hastalar ameliyat öncesi geniş bir check-up tan geçirilmektedir

Diz Kireçlenmesinde Ameliyatsız Tedaviler:

Kilo Verme: Aşırı kilolu bireylerde diz eklemi kireçlenmesinin arttığı bilinmektedir. Yıllar içinde artmış kilonun eklem kıkırdağında dejenerasyona neden olduğu düşünülmektedir. Bayanlar da yapılan bir çalışmada, 5 kg civarı kilo veren hastalarda eklem kireçlenme ilerlemesinde ve şikayetlerde % 50’ye varan oranda gerileme olduğu bildirilmiştir.

Egzersiz: Egzersiz, hem diz çevresindeki adaleleri güçlendirmekte hem de eklem hareket açıklığının korunması ile etki etmektedir. Burada, doktorunuzun önerdiği egzersizlerin düzenli olarak yapılması ve egzersizin bir yaşam stili haline getirilmesi önerilir. Bu şekilde, uzun dönemde ağrı ve dizle ilgili diğer şikayetlerin azaltılması yönünde olumlu etkiler görülebilecektir.

Dizlik ve Tabanlık kullanımı:

Diz ekleminin iç tarafında aşınma ile bacağın parantez şekli deformasyona uğraması; dizin dış kısmında gelişen eklem kireçlenmesi ile dizin “X” şeklinde dışarıya açılanmasına göre 10 kat daha fazla görülmektedir. Dizde içe doğru varus dediğimiz bu deformiteyi düzelterek, dizi valgus dediğimiz dışa doğru açılanmış şekilde tutacak breyslerin diz iç kısmındaki yüklenmeleri azalttığı gösterilmiştir.

İnce ve yüksek topuklu ayakkabıların, dizin varus kuvvetini arttırdığı bilinmektedir. Bu tür ayakkabı kullanımı ile dizde ağrı şikayetlerinde artma görülmektedir. Bu nedenle, orta yaş ve üzerindeki bayanlarda ince ve yüksek topuklu ayakkabı kullanımından kaçınma önerilmektedir. Yine dizdeki açılanmaya bağlı binen yükü azaltacak şekilde kişiye özel yapılmış “kamalı” tabanlıkların hastalığın seyrini yavaşlattığı bilinmektedir.

Ağrı Kesici ve Antienflamatuar ilaçlar:

Antienflamatuar ilaçların kullanımı ile istirahat ve aktivite de ağrıda azalma görülmektedir. Antienflamatuar ilaçların kullanımında hastalarda peptik ülser, geçirilmiş gastrointestinal sistem kanaması, kan sulandırıcı ilaç kullanımı öyküsü sorgulanmalıdır. Ağrı Kesici ve Antienflamatuar ilaçların, eklem kireçlenmesi hastalığının seyri üzerine direkt olumlu etkileri ise gösterilememiştir. Daha ziyade ağrıyı azaltarak aktivitenin artması ile katkı sağladıkları düşünülebilir. 

Oral Glukozamin ve kondroitin sülfat kullanımı:

Glukozamin, eklem kıkırdağındaki matriksinde bulunan glikozaminoglikanların öncü maddesidir. Kondritin sülfat ise, eklem kıkırdağındaki glikozaminoglikan-dır. Glukozamin, eklem kıkırdak metabolizması yanında antienflamatuar etkisi de olduğu belirtilmektedir. Kondritin sülfat, kıkırdak koruyucu ve sinovial sıvıda hyaluronik asit miktarını arttırarak etki etmektedir. Glukozamin ve kondroitin sülfatın direk tedavi edici etkileri ise hala tartışmalıdır. Bir çok hastada, diz ağrısında ve şikayetler de azalma görülürken bazı hastalarda ise hiç etkisi olmadığı görülebilmektedir. Yapılan çalışmalarda olumlu etki bildiren yayınlar çoğunluktadır. Biz de diz eklemi kireçlenmesinde uygun evredeki hastalarda, günlük 1500 mg glukozamin ve 1200mg kondroitin sülfat alınmasını önermekteyiz. 

Viskosupplement Enjeksiyonları:

Hyaluranikasitin kullanımı ile eklem kireçlenmesi olan hastalarda şikayetlerin azaldığı bilinmektedir. Hyaluronik asitin, yapısı itibarı ile eklemde kayganlığı sağlayarak hareketleri kolaylaştırma ve şok absorbe edici özelliği vardır. Ekleme enjekte edilen hyaluronik asit eklemde sadece birkaç saat ile birkaç gün kalmakla beraber etkisi 6-18 ay arasında sürebilmektedir. Enjekte edilen vizkosuplementin eklem içinde hyaluronik asit yapımını uyardığı öngörülmektedir. Diz içi enjekte edilen viskosuplement tedavisini, eklem kireçlenmesinde 6-12 ayda bir uygulamaktayız.

Diz Kireçlenmesinde Cerrahi Tedaviler

1-Diz Protezi:

Kireçlenmeye bağlı diz protezi ameliyatı için 2 önemli gerekçe vardır.

Hastanın ağrısız yürüme mesafesinin 300 metrenin altına düşmesi,

-Her gün ağrı kesici ilaç kullanmak zorunda kalması halinde hastaya protez yapılması gerekmektedir. Her gün ağrı kesici almak zorunda kalan hastalarda ilaçlara bağlı böbrek ve karaciğer hasarı meydana gelebilir.

-Hastanın Yürüme mesafesinin arttırılması ve ağrı kesici ihtiyacının önüne geçilebilmesi için diz protezi ameliyatı yapılmasında fayda vardır. 

2- Yüksek Tibial Osteotomi:

Bu ameliyat daha çok 60 yaş altı erken evre kireçlenmelerde bacaktaki eğriliğin düzeltilerek diz iç kısmına gelen yüklerin dizin dış kısmına aktarılması hedeflenir. Böylece erken yaşta diz protezi ameliyatının önüne geçilmiş olur. Uygulamadan önce mutlaka ortorötgenogram çekilerek mekanik akstaki bozulma açısı ölçülmeli ve düzeltme buna göre yapılmalıdır. Yine bu ameliyattan önce diz MR’ı incelemesi yapılarak endikasyon kesinleştirilmeli veya buna ek olarak artoskopik girişim yapılıp yapılmayacağına karar verilmelidir.

3-Diz Artroskopisi(Kapalı ameliyat):

İleri yaş grubunda bu ameliyatın pek yüz güldürücü sonuçları yoktur. Ameliyattan sonra kısa bir dönem rahatlama olsada 3-6 ay sonra ağrılar tekrarlar.

  1. Anasayfa
  2. Sağlık
  3. Kireçlenmeye kesin çözüm

02 Eylül 2009 Çarşamba   Saat: 10:18

İnsanoğlunun kireçlenmeye karşı kendi bünyesinde sigortası olduğunu biliyor muydunuz ?

Eklem kireçlenmesi dünyada en sık görülen eklem rahatsızlığı. Hareket ederken ağrıya yol açan hastalık, kadınlarda dizlerde ve ellerde, erkeklerde ise kalçada daha sık görülüyor. Eklem kireçlenmesiyle baş etmenin en etkili yolu ise bilinçli egzersiz Eklem kireçlenmesi hareket etmeyi işkenceye çeviren ancak egzersizle önlenebilen bir hastalık. Prof. Dr. Murat İnanç, kireçlenmenin nasıl oluştuğunu, nasıl tedavi edildiğini ve önlemele yöntemlerini anlattı. Eklem kireçlenmesi nedir? Eklem kireçlenmesine biz tıp dilinde osteoartrit diyoruz. Bu hastalık, eklemlerin yüzeylerinde ve aynı zamanda altındaki kemikte hasara yol açarak eklemin görevini yapamamasına neden olur. Kireçlenme terimi aslında bu hastalığın sadece bir bölümü olan kemiklerdeki büyüme ve çıkıntılar oluşmasını ifade eder. Oysa hastalık bunun ötesinde eklem yapısında önemli bozulmalara yol açar. Ne tür sorunlar oluşturur? Kalça, diz, parmaklar gibi kemiklerimizin karşı karşıya geldiği ve eklemleştiği bölgelerin yüzeyinde kıkırdak olarak isimlendirilen süngerimsi bir doku bulunur. Bu doku ekleme yük bindiğinde, yükü azaltıcı bir rol oynar. Osteoartritli bir hastada kıkırdak dokusu ince ve düzensiz hale gelir. Buna karşın kıkırdağın altındaki kemik dokuda kireçlenme yani kalınlaşma oluşur. Bu değişiklikler eklemin yapısının ve mekaniğinin bozulmasına, hareketinin kısıtlanmasına neden olur. Bunun sonucunda da eklemlerde şekil bozukluğu ortaya çıkar. Bazı hastalarda eklemde değişiklikler olmasına karşın şikâyetler geri planda olabilir. Buna karşın hastaların önemli bir bölümünde özellikle hareketle eklem ağrıları ve hareket kısıtlılığı ortaya çıkar. Osteoartrit sonuçta kalp yetersizliği ya da böbrek yetersizliği gibi ‘eklem yetersizliği’ olarak yorumlanabilir. Sık rastlanan bir sorun mu? Osteoartrit dünyada en sık görülen eklem hastalığıdır. Kadınlarda dizlerde ve ellerde daha sık görülürken, erkeklerde kalçanın tutulmasına daha çok rastlanır. Yaşlanmayla sıklığı artar. Farklı tipleri var mı? Osteoartrit sonuçta aynı bozukluklarla karşımıza çıksa da tek bir hastalıktan çok, değişik nedenlere bağlı gelişen farklı şekilde seyirleri olan bir hastalıklar topluluğudur. Buna bağlı olarak her osteoartriti olanda aynı belirtiler olmaz ve hastalık kişiden kişiye farklar gösterir. Mesela bazı hastalarda tek bir diz eklemi hastalanırken, başka bir kişide her iki elin birçok ekleminde hastalık görülebilir. Hastaların bir bölümünde sadece omurga eklemlerinde bozukluklar görülür ve buna bağlı olarak bel ağrıları ortaya çıkabilir. Sebepleri nelerdir? Osteoartitli bir hastada çoğunlukla buna yol açan belli bir neden bulunamaz, bu durumda ‘birincil’ osteoartrit düşünülür. Bazı hastalarda ise eklem kireçlenmesine, bozulmasına yol açan neden tanımlanabilir. Bazen kanın yapısı ya da hormonlarla ilgili bozukluklar, özel kalsiyum kristallerinin birikmesi altta yatan sebep olabilir. Ayrıca eklemle ilgili kalça çıkığı gibi doğumsal bozukluklar da eklem kireçlenmesine yol açabilir. En önemli etkenlerden biri de, eklemin maruz kaldığı darbelerdir. Bu darbeler hastalığı başlatıcı etki gösterebilir. Bu durumda ‘ikincil’ yani başka bir hastalık sonrası ortaya çıkan osteoartrit teşhisi konur. İltihaplı romatizmalara bağlı eklem hasarları zaman içinde osteoartrite yol açabilir. Benzer şekilde çeşitli nedenlerle yapılan eklemle ilgili ameliyatlar sonrasında da osteoartrit gelişebilir. Hastalığı kolaylaştırıcı faktörler var mı? Yıllardır yapılan araştırmalara rağmen osteoartritin gelişmesindeki nedenler tam olarak çözülemedi. Fakat bugün geçmiş yıllara oranla bu hastalığın gelişmesini kolaylaştırıcı faktörler çok daha iyi biliniyor. Nadir olarak gençlerde de görülmesine karşın osteoartit yaş ilerledikçe ortaya çıkma ihtimali artan bir hastalık. Dizlerde gelişen osteoartritte en belirgin risk faktörü şişmanlıktır. Şişmanlık sadece eklem üzerindeki yükü artırmıyor, aynı zamanda vücutta yaptığı kimyasal değişiklerle de eklem kireçlenmesini ortaya çıkarıyor. Hastalığın kadınlarda menopoz sonrası gelişmesinde hormonal faktörlerin de rolünü düşündürüyor. Fakat bu konu tam aydınlığa kavuşturulamadı. Eklem kireçlenmesi ve kemik erimesi arasında ilişki var mı? Eklem kireçlenmesi ve osteoporoz (kemik erimesi) genellikle aynı hastada görülmez. Osteoartritli hastalarda kemik yoğunluğunun daha yüksek olduğunu gösteren çalışmalar var. Buna karşın osteoartritli kişilerde şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kanda ürik asit yüksekliğine daha sık rastlanıyor. Bütün bu hastalıkların kökeninde şişmanlık olabileceği gibi ortak bir hastalık mekanizması da olabileceği yönünde görüşler var. Kireçlenme hangi eklemlerde görülür? En sık boyun ve bel bölgeleri, kalçalar ve dizler, el ve ayak başparmağı eklemleri ve diğer el parmaklarının eklemlerinde görülür. Hastaların bir bölümünde sadece el eklemleri, bir bölümünde diz eklemleri veya sadece kalça eklemleri hastalanabilir. Bazen tek bir eklem tutulabilir. Osteoartrit özellikle bazı kadın hastalarda bütün bu sözünü ettiğimiz eklemleri tutabilir bu duruma yaygın osteoartit denir. Belirtileri nelerdir? Osteoartrit eklem ağrılarına neden olan hastalıkların başında gelir. Hastanın hekime gitmesine yol açan en önemli neden ağrıdır. Tutulan eklemlerde ağrıya ilave olarak hareket ettirmekte güçlük, zaman zaman veya bazen sürekli olarak şişlik ortaya çıkabilir. Şikâyetler başlangıçta genellikle tek taraflıdır. Fakat şikâyet olmayan tarafta da hastalık belirtileri sık olarak bulunur. Zaman içinde eklemler çevresindeki kemiklerde büyüme ve çıkıntılar meydana gelebilir. Bunlara ek olarak eğer dizler hastaysa gözle fark edilebilecek şekilde eklemin normal duruşu bozulur. Bütün bunlar eklemlerde şekil bozukluğuna neden olur. Evet. Daha önce olmayan sesler çıtırtı şeklinde ortaya çıkabilir, eklemlerde hareket sırasında takılma hissi olabilir. Hastada duruş bozukluğu, eklemlerde hassasiyet, hareket kısıtlılığı, eklemlerde hareket sırasında, yürüme esnasında güvensizlik ve eklemde boşalma hissi ortaya çıkabilir. Bütün bunlar eklemin yaptığı hareket açısından yetersiz olduğunu ortaya koyan belirtilerdir. Osteoartriti iltihaplı eklem hastalıklarından ayıran en önemli özellik, hastanın genel sağlığında bozulmaya yol açmamasıdır. Buna karşın ileri yaşta görülmesi kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi hastalıklarla birlikte bulunması olasılığını artırıyor. Nasıl teşhis edilir? Hastanın hekim tarafından değerlendirilmesi genellikle teşhis konulması için yeterli. Osteoartitli hastalarda eşlik eden bir hastalık yoksa kan testlerinin normal sınırlarda olması beklenir. Bazen kanda iltihap olduğunu gösteren testlerde hafif yükselmeler olabilir. Hastalık iç organları etkilemez. Eklemde sıvı birikimi (şişlik) miktarı çok olduğunda hekimler eklem sıvısını boşaltarak inceleme yapabilir. Artrit yapan birçok hastalıkta uygulanan bu yöntem hekimler tarafından bir kez kullanılıp atılan malzemelerle ve mikroplar için gerekli önlemler alındıktan sonra uygulanmalı. Eğer bu kurallara dikkat edilirse hastaya zarar vermez veya eklemin daha çok hastalanmasına neden olmaz. Hekim gerekli gördüğünde tanı amaçlı olarak bilgisayarlı tomografi, MR gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Peki nasıl tedavi edilir? İlk aşamada hastaya bilgi verilmesi gerekli. Tedavi konusunda hastanın özelliklerine ve osteoartit ile birlikte bulunan diğer sağlık sorunlarının durumuna göre karar verilir. Hastalığın ortaya çıkmasını, ilerlemesini ya da tamamen ortadan kalkmasını sağlayacak bir ilaç tedavisi yok. Buna karşın ağrının azalmasını sağlayan tedaviler yapılabilir ve hastalığın ilerlemesini önleyebilecek tedbirler alınabilir. Tedavide amaç hastanın günlük yaşamını ağrısız sürdürmesi ve günlük işlerini kısıtlama olmadan yapabilmesi yani fonksiyonunu korumasıdır. Hastanın değerlendirilmesinde osteoartrit ile birlikte görülebilecek yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi sağlık sorunlarının dikkate alınması çok önemli. Kalçalar, dizler ve ayaklarda görülen osteoartritin gelişiminde önemli bir faktör olan şişmanlıkla mücadele edilmeli ve uygun bir diyet yapılmalı. Egzersizin önemi nedir? Hastalar uygun egzersizlerle kas güçlerini artırarak osteoartrit ile çok daha iyi mücadele edebilir. Eklem üzerindeki yükün azaltılması tedavide çok önemli. Gerektiği kadar egzersizin de olduğu bir tedavi planı yapılmalı. En uygun egzersizler hangileri? Hastalığı ilerlemiş olanlarda en uygun egzersiz programının seçilmesi uzmanlık gerektirir. Hastalığın erken dönemlerinde ise yoğun olmayan yürüyüş ve yüzme çok yararlıdır. Bazı hastalara hareketi kolaylaştırmak için ortopedi veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanları tarafından yardımcı cihazlar önerilebilir. Eklemin şiş, sıcak olduğu durumlarda soğuk uygulama çok yararlı olabilir. Gereken hastalarda fizik tedavi yöntemleri uygulanabilir. Tedavide hangi ilaçlar kullanılıyor? Ağrılı eklemler için bazı kremler, basit ağrı kesicilerden yararlanılıyor. Ağrılar şiddetli olduğunda iltihap önleyici özelliği olan romatizma ilaçları kullanılabilir. Bu gruptaki romatizma ilaçları uzun süre alınırsa iç organlarda çeşitli yan etkiler ortaya çıkabilir. Bu nedenle ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalı. Uygulanan yöntemlerden biri de, eklem içine veya çevresine yapılan iğneler. İğne tedavisinde en sık kortizonlu ilaçlar kullanılıyor. Bir uzman tarafından gerekli steril koşullarda yapılırsa yarar sağlar. Ayrıca yan etkileri de azdır. Ancak her enjeksiyonda olduğu gibi alerji, bölgesel küçük kanamalar gibi istenmeyen etkiler görülebilir. İğne tedavisinde kullanılan ilaçlardan biri de, hyaluronat preparatlarıdır. Hyaluronat eklemde bulunan bir maddedir eklemi hareketlerini kısa bir süre kolaylaştırıcı etki gösterir. Uzun dönem yararlı olduğu hastalar da var. Bu ilaçların genellikle haftada bir kez, arka arkaya üç-beş enjeksiyonla uygulanır. Ameliyat ne zaman gerekli? Tıbbi tedavilerden yararlanmayan ya da hastalığı ilerleme gösteren hastalarda ameliyat gerekli olabilir. Ameliyatla sürekli ağrı ve fonksiyon kayıpları önlenebilir. Ameliyat hastalığın durumuna, yerine göre kapalı veya açık olarak uygulanabilir. Hastaların bir bölümünde özellikle hasta eklemin (özelikle diz ve kalça) tamamen değiştirilmesi gerekebilir. Bu durumda ileri teknolojiyle üretilen protez ameliyatları yapılması gerekir. Bu ameliyatlar ortopedi uzmanları tarafından ülkemizde başarıyla uygulanıyor. Radikal / Özgür Gökmen ÇELENK

Artroz Nedir, Artroz Hastalığı (Kireçlenme)

Artroz; halk dilindeki adıyla çlenme eklemlerin aşınma ve yıpranması sonucu dejenere olması ve hareketliliğinin azalması demektir. Genellikle 40 yaşın üstündekilerde görülmesi olayın bir eklem yaşlanması olabileceğini düşündürmektedir. Ancak daha erken yaşlarda da bir çok nedene bağlı olarak çlenme görüle­bilir.

50 yaşın üzerindeki insanların yaklaşık % 75-80inde eklem çlenmesi vardır. Ancak çlenmenin ağırlığı ve yaygınlığı kişiden kişiye değişmektedir. Ancak bunların az bir kısmı (% 5-10) rahatsızlığı nedeniyle hekime başvurur. Bazen tesadüfen çe­kilen röntgen filimlerinde çlenme olduğu ortaya çıkar. Bugün çlenmenin hastalık olup olmadığı tartışılmaktadır. Olayın ek­lemlerin yaşlanması olarak kabul edilmesi gerekir.

Kalça Artrozu

Kireçlenme tüm ırk ve toplumlarda eşit oranlarda görülür. Kadın-erkek ayrılığı olmamakla birlikte tutulan bölgeler kadın ve erkekler arasında farklılık gösterir. Kadınlarda el, ayak, diz ve boyun daha sık tutulur. Erkeklerde ise kalça ve bel bölgesi daha sık tutulmaktadır. Şişman kişilerde daha sık görülmektedir. Ek­lemlerdeki çlenmenin ağırlığı ile klinik belirtilerin ağırlığı her zaman aynı değildir.

Kireçlenmenin sebepleri:

Kireçlenmeye yol açan bir çok neden vardır.

Kireçlenme nasıl gelişir, Kireçlenme İçin

Eklemlerin yüzeylerini bir kıkırdak tabakası örtmektedir. Sağlıklı kişilerde bu kıkırdak tabakası çok düzgün, parlak ve kaygandır. Ancak Kıkırdağın beslenmesi iyi olmayıp eklem sıvısından beslenmektedir. Kendilerini besleyen kan damarları yoktur. Dolayısıyla kendi kendilerini yenileyemezler. İleri yaşlarda yetersiz olan beslenme daha da bozulur. Kıkırdaklar yavaş yavaş parlaklığını ve kayganlığını yitirir ve yüzeylerinde çukurluklar oluşur. Kıkırdaktaki bu aşınma eklemin yapısını ve dayanıklılığını bozar. Zamanla kıkırdak tamamen kaybolabilir ve eklem yüzeyleri birbirine sürtünmeye başlar. Sürtünen kemikler birbirini aşındırarak olayın hızlanmasına sebep olur. Ekleme destek olunması amacıyla yeni kemik yapımı oluşur, kıkırdağın aşınması, yeni kemik oluşumu ve eklem hareketinin azalmasından ibaret olan bu duruma “çlenme” denilir. Zamanla ekleme komşu bağlarda ve eklem kapsülünde de yüklenmeler ortaya çıkar. Kapsül ve bağlar sertleşir. Eklemin hareketi daha da azalır. Ekleme komşu kaslar zayıflar ve sertleşir. Kireçlenme özellikle ağır yük taşıyan diz ve kalça eklemlerinde gelişmektedir.

Kireçlenme belirtileri ve Kireçlenme hastalığı

Kireçlenmenin belirtileri ekleme göre kısmen değişir. Ancak bazı ortak belirtileri vardır.

A- Ağrı: Kireçlenmede ilk belirti genellikle ağrıdır. Ağrının nedenini her zaman bulmak kolay değildir. Çoğu zaman eklem sıvısının artışı, ekleme komşu kaslarda sertleşme ve zorlanmalar, bağlarda zorlanma ve kemiklerin içindeki basınç artışı ağrı nedeni olarak suçlanmaktadır. Ağrı her zaman yoktur. Genellikle çlenmesi olan ekleme aşırı yük bindirilmesi, cereyanda kalma gibi ikinci bir olay olduğu zaman çlenmeli eklemde ağrı ortaya çıkar. Ve çoğu zaman ikinci olay ortadan kaldırıldığı zaman çlenme devam etse bile hastanın ağrısı ortadan kaybolur.

B- Hareket tutukluğu: Ağrı ile birlikte çoğu zaman eklemde hareket tutukluğu olur. Hareket tutukluğu tipiktir. Hasta yürümek üzere ayağa kalktığında başlayan ağrı ve tutukluk bir

süre hareket ettikten sonra azalır veya kaybolur. Yalnız akşama doğru ağrılar tekrar artar. Sabah yataktan kalkınca ve uzun süren yoculuktan sonra eklemdeki tutukluk çok belirgindir.

C- Eklemden ses duyulması (Krepitasyon): Kireçlenmeli eklemde hareketler esnasında elle hissedilebilen veya bazen kulakla duyulabilen bir ses ortaya çıkar. Yalnız eklemden duyulabilen seslerin tamamının çlenme ile ilgisi yoktur. (Lomber Artroz)

D- Şişlik ve hassasiyet: Eklemde her zaman olmamakla birlikte bazen şişlik vardır. Şişliğin nedeni kemik büyümesi veya sıvı artışı olabilir. Ayrıca eklemde hassasiyet vardır.

E- Kas zayıflığı: Ekleme komşu kaslarda zayıflama vardır. Ağrı nedeniyle eklem kullanılmadığı için ekleme komşu kaslarda atrafi denilen zayıflık gelişir. Zayıflık çlenmenin dahada hız­lanmasına neden olur.

F- Lokal ısı artışı: Kireçlenmeli eklemde her zaman olmasa bile zaman zaman ısı artışı görülebilir. (bel çlenme)

Kireçlenmenin tedavisi

1- Hastanın eğitimi: Kireçlenme genellikle yaşlı hastalarda gelişmektedir. Yaşlıların psikososyal yapılarında da bazı olumsuz, değişiklikler olur. Uykusuzluk, sıkıntı, hastalık hakkında endişe ve kuruntu gibi şikayetlerin ortaya çıkmasına bağlı olarak hastanın ağrı eşiği düşer. Hastanın mevcut şikayetlerinin ireçlenmeye bağlı olmayıp pisikolojik yapısıyla da ilgili olduğunu unutmamak ve o yöndende tedavisi gerektiğini kabul etmek gerekir. Hastanın mutlaka iyice değerlendirilip iyi bir Şekilde tanınması gerekir. Hastalığın ne olduğu, tedaviden ne beklenildiği, ağrının her zaman olmayacağı gibi konularda hasta ikna edilmelidir. Hastalık hakkında sormak istediği şeyleri sormasına imkan vermeli ve kafasında herhangi bir soru işareti kalmaması sağlanmalıdır. Böylece ağrı eşiği yükselen hastanın ağrılarında bariz bir düzelme olacaktır. (diz çlenme)

2- İstirahat: Özellikle ağrılı dönemde hasta istirahat ettirilir. Ancak istirahat ve aktivite arasındaki denge çok iyi ayarlanmalıdır. Hastanın tamamen hareketsiz kalması da iyi değildir. İstirahat süresi içinde dahi hafif hareketlerle eklem çahştırılmalı ve kas güçsüzlüğü önlenilmelidir. Ağrısı çok olanlarda istirahat yatak istirahati şeklinde olabilir.

3- Fizik tedavi programı: Fizik tedaviden en fazla faydalanan hastalıkların başında çlenmeler gelir. Fizik tedavi programı içinde yüzeysel ve derin lokal ısıtıcı araçlar, elektırik akımları, masaj ve egzersiz uygulanır. Özellikle egzersiz başlangıçta hafif sonralara biraz daha ağır olabilir. Yürüyüş önerilebilir. Özellikle kilolu hastalar için uzun süreli olmamak kaydıyla yürüyüşler fay­dalıdır. Gerek ısıtıcı araçlar, gerekse masaj ve egzersizler ekleme komşu kasların, kemiklerin ve eklemin bağlarının güçlenmesine neden olur, eklemin hareketliliğinin artmasını sağlar. (boyunda çlenme)

6- Cerrahi tedavi: Tedaviye cevap vermeyen ileri derecede ki­reçlenmesi olan eklemlerde cerrahi olarak çlenme temizlenir. Eklemdeki şekil bozukluğu giderilir. Gerekirse eklemin yerine protez eklem takılarak eklemin hareketliliği sağlanır ve ağrı giderilir.

Kireçlenmesi olan hastalara tavsiyeler

Kireçlenmesi olsun olmasın yaşlı hastalara mutlaka hergün düzenli egzersiz programı tavsiye edilmelidir.

Bir diğer husus ta belli bir yaş grubundan sonra eklemlerde ufak tefek ağrıların olabileceği ve kabul edilmesi gerektiği de has­aya hatırlatılmalıdır.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации