Андрей Смирнов
Время чтения: ~31 мин.
Просмотров: 0

Kalça kireçlenmesi (osteoartrit) nedir? Tedavisi nasıldır?

  Prof. Dr. Cem Nuri Aktekin  Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı  

1. AĞRI KONTROL İLAÇLARI

Kalça eklemi ile ilgili sıkıntı yaşayan insanlar için ağrı yönetimi esastır. Hastalar, asetaminofen ve nonsteroidal antienflamatuar ilaçlar gibi reçetesiz satılan ağrı kesicilerle hafif ila orta şiddetteki ağrıları için tedavi edilebilirler. Orta ila şiddetli problemi olan kişiler daha şiddetli ağrı yaşayabilir. Bu gibi durumlarda, reçeteli ağrı kesiciler gerekebilir ve cerrahi seçenekler değerlendirilmelidir.

2. KALÇAYA EKLEM İÇİ ENJEKSİYON TEDAVİLERİ

Kortikosteroidler

Kortikosteroidler, bağışıklık sistemini düzenleyen bir hormon olan kortizolün etkilerini taklit ederek ağrı ve şişliğe neden olan iltihabı kontrol eder. Bununla birlikte, kortikosteroid enjeksiyonları yalnızca geçici ağrı kesici etki sunar. Ayrıca olası yan etkileri mevcut olduğundan dikkatli kullanılması gerekmektedir.

Hyaluronik Asit

Osteoartrit için bir başka potansiyel tedavi hyaluronik asit enjeksiyonudur. Sağlıklı kalça eklemi sinoviyal sıvı adı verilen az miktarda jel benzeri bir madde içerir. Sinovyal sıvı, aktivite sırasında eklemi koruyan ve kayganlaştıran hyaluronik asit adı verilen bir bileşen içerir. Yaşlılık ve osteoartrit gibi durumlarda hyaluronik asitin özelliği bozulmakta ve sinovyal sıvının etkisi azalmaktadır. Bu gibi durumlarda kalça eklemine yapılan hyaluronik asit enjeksiyonları iyileşmeyi destekleyici olabilir. Ancak kullanımı diz eklemi gibi yaygın değildir.

Trombositten Zengin Plazma (PRP)

Hasarlı dokunun iyileşmesine yardımcı olmak için kalçaya trombositten zengin plazma (PRP) adı verilen doğal bir madde enjekte edebilir. Trombositten zengin plazma, kendi kanınızdan alınan trombosit adı verilen pıhtılaşmayı sağlayıcı kan hücrelerinin santrifüj işlemi ile yoğunlaştırılmasıyla oluşur. Trombositler, iyileşmeyi teşvik eden büyüme faktörü olarak adlandırılan maddeleri serbest bırakarak hasarlı dokuların iyileşmesine yardımcı olur. Kalça eklemi için kesin sonuçlar bildirilmemiştir ve kullanımı tartışmalıdır.

Kök Hücre

Kök hücreler vücutta bulunan tüm hücrelere dönüşme potansiyeli olan ana hücrelerdir. Leğen kemiği veya göbekten alınan yağ dokusu içerisindeki kök hücreler steril koşullarda filtreleme ve ayrıştırma işlemine tabi tutulur. Bu işlem sonrası elde edilen kök hücreler kalça eklemine enjekte edildiğinde hasarlı kıkırdakların ve dokuların tekrardan büyümesini ve iyileşmesini sağlayabilmektedir. Kalça eklemi için kesin sonuçlar bildirilmemiştir ve kullanımı tartışmalıdır.

3. FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON

Eklem ve kaslarınızı tekrar kullanabilmek için aktivite ve egzersiz günün düzenli bir parçası olmalıdır. Fizyoterapist güçlendirme ve hareketlilik egzersizleri önererek ve yürüteç, baston ya da koltuk değneği gibi bir yürüyüş yardımcısının nasıl kullanılacağını öğrenmenize yardımcı olacaktır. Terapi ilerledikçe, genellikle yardım almadan yürüyene kadar bacağınıza verdiğiniz ağırlığı artırırsınız. Kalça hastalarında eklemin taşıdığı yükü azaltmak, kalçanın stabilitesini arttırmak için kalça kaslarının güçlendirilmesi şarttır. Ancak bu egzersizlerin kalçaya yük bindirmeyen egzersizler olması gerekir. Yürüyüş, koşu gibi egzersizler ağrıyı arttırır. Bunun yerine oturarak ağırlıkla yapılan egzersizler, bisiklet, yüzme gibi ekleme yük bindirmeyen egzersizler yapılmalıdır. Kalça hastaları eğer fazla kilosu varsa mutlaka zayıflamalıdır. Kalçaya binen yük azaltılmadığı sürece yapılan tedavilerin etkisi yetersiz ve geçici olur. Bunun için iyi bir diyet ve egzersiz programı ile obezite rehabilitasyonu yapılması da şarttır.

4. CERRAHİ TEDAVİLER

Kalça Artroskopisi

Kalça artroskopisi, kalça eklemi ve çevresindeki yumuşak dokuların sorunlarını teşhis ve tedavi etmek için bir artroskop (kamera) ve özel yapılmış cerrahi aletler ile yapılan, minimal kesi gerektiren, cerrahi bir işlemdir. Açık cerrahi işlemlerle karşılaştırıldığında, bu küçük kesiler ve aletler kalça eklemi ve ilgili yumuşak dokularda daha az hasara neden olur. Bu durum daha az ağrı ve yara izi, daha az komplikasyon, daha az enfeksiyon riski ve daha kısa iyileşme süresi ile sonuçlanır. Bu avantajlar ayrıca kireçlenmeye neden olan koşulların önleyici olarak tedavi edilmesine izin verir, bu nedenle bazı durumlarda kalça kireçlenmesini geciktirir ve kalça protezi gibi işlemlere olan ihtiyacı azaltır veya ortadan kaldırır. Kalça artroskopisi kalça sıkışma sendromu, atlayan kalça, labrum yırtıkları, bağ ve kıkırdak yaralanmaları gibi rahatsızlıklarda uygulanabilmektedir. Hasta sırtüstü pozisyonda yatar ve ayağına traksiyon (çektirme) aparatı takılarak kalça eklem boşluğunun hacmi artırılır, ardından 2 ila 5 adet, yaklaşık 1cm’lik kesiler ile kalça eklemine girilerek görüntüleme ve tedavi edici işlemler yapılır.

Kor Dekompresyon

Kor dekompresyon, kalça kemiğinde, eklem komşuluğunda kanlanması bozulmuş, ölü kemik bölgesine cerrahi olarak delme işlemini içeren cerrahi bir yöntemdir. Bu işlem, basıncı azaltır, kan akışının artmasına izin verir, kemik ve eklem yıkımını yavaşlatır veya durdurur. Kor dekompresyon işlemi, osteonekrozu tedavi etmek için yaygın olarak yapılmaktadır. Cerrahi başarı, eklemdeki kemik ölümünün miktarına ve yerine, eklemin ne kadar ağırlık taşıma eğiliminde olduğuna ve diğer bazı faktörlere bağlıdır.

Kalça Osteotomileri

Kalça osteotomileri gelişimsel kalça çıkığı, kıkırdak hasarları, osteonekroz (kemik çürümesi), travma, impingement (sıkışma) sendromu gibi kalça uyumunu bozan, ağrı ve ilerleyici aşınmaya neden olan hastalıklarda, hastalıklı dokudaki artmış yükün daha sağlıklı dokuya aktarılması ve eklem uyumunun daha iyi sağlanması amacıyla yapılan kemik kesileri ve uygun pozisyonda tekrar tespitini içeren ameliyat grubudur. Osteotomiler yapılış yerlerine göre femoral (uyluk kemiği) ve pelvik (leğen kemiği) olmak üzere iki ana kategoriye ayrılır. Bu yöntemler sayesinde ilerleyici aşınma, osteoartrit riski ve kalça protezine ihtiyaç azaltılmaya çalışılır.

Kalça Protezi

Kalça protezi ameliyatı, kalça ekleminin çeşitli sebeplerle deforme olması sonucu yapılan bir cerrahidir. Cerrahide eklemin hasarlı kısımları çıkarılır, yenine metal, seramik ve güçlendirilmiş materyallerden yapılan komponentleri olan implant yerleştirilir. Bu yapay eklem (protez) ağrının azaltmasını ve yürümenin kolaylaşmasını sağlar. Genellikle, diğer tüm tedavi seçenekleri yeterli olmadığında yapılır. En sık yapılma nedeni osteoartrit (kireçlenme) olmakla birlikte, romatolojik hastalıklar, osteonekroz (kanlanma yetersizliğine bağlı kemikte çürüme ve çökme), kalça kırıkları ve başka hastalıklar sonucu da kalça protezi ihtiyacı olabilmektedir. Genel anestezi veya belden uyuşturma ile yapılan bu ameliyat çoğunlukla kalçanın arka veya yan kısmından kesiler ile yapılır. Hasarlı kıkırdaklar ve kalça kemiği kesilerek çıkartılır. Leğen kemiği ve uyluk kemiğine implantların birbirine top soket ilişkisi gösterecek şekilde yerleştirilmesi ile sonlanır. Kalça protezi ameliyatı yüz güldürücü bir ameliyat olsa da bazı riskleri de barındırmaktadır. Damarlarda oluşan kan pıhtıları, protez enfeksiyonu, kan kaybı gibi önlemleri alınan riskleri mevcuttur. Ayrıca ameliyat sonrasında çıkık riskine karşı yüksek aktiviteli sporlardan ve eklemi zorlayıcı hareketlerden uzak durmak gerekmektedir.

Eklem kireçlenmesine kaplıca tedavisi 50 yaş üzerinde en sık görülen hastalıklardan biri olan eklem kireçlenmesi, zamanında önlem alınmaması durumunda adeta kabus dolu günler yaşatıyor MEZİN TANRISEVEN Kıkırdağının altındaki kemik dokusunda da değişiklikler sonucu kemikte büyümeler ve eklem kenarında çıkıntılar gelişmesine yol açan eklem kireçlenmesi kıkırdağının yapısının bozulmasına yol açtığı gibi, kaybına bile neden olabiliyor. Eklemlerin normal yapısını bozarak, hareketlerde kısıtlanmaya ve ağrıya neden olan bu durum, ülkemizde yaklaşık 5 milyondan fazla kişide görülüyor. Sonuçta; eklem kireçlenmesi toplumların yaş ortalaması arttıkça görülen bur durum olup ileride kişilere büyük mali yük bindirebiliyor. Toplumun büyük bir kesimini ilgilendiren eklem kireçlenmesi hakkında tüm bilinmesi gerekenleri Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Elif Gürkan cevapladı. İlerlemesini kolaylaştıran faktörler nelerdir? Kireçlenme ileri yaş hastalığıdır. Kırk yaşından önce görülmesi çok nadirdir . Yapılan araştırmalara göre, 60 yaş civarındaki insanların yaklaşık yarısında kireçlenme bulguları vardır. Hastalık kadınlarda yaklaşık 3 kat daha sık görülür. Fazla kilo ve şişmanlık ekleme binen yükü artırarak özellikle dizde kireçlenme gelişme olasılığını yükseltmektedir. Kilo artışı hastalarda şikayetlerin ortaya çıkmasına veya artmasına neden olabilmektedir. Orta derecede bir kilo verilmesi bile kireçlenme riskinde azalmaya yol açar. Bazı ailelerde çok daha sık olarak ve daha erken yaşlarda ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu da ailevi yatkınlıktan kaynaklanmaktadır. Özellikle el parmak eklemlerinde şişlere neden olan türünde kalıtımın katkısı çok belirgindir. Eklemlerde doğuştan görülen (örneğin kalça çıkığı, kalça eklemi ile yuvası arasındaki uyumsuzluklar) veya sonradan kaza, darbeler gibi nedenlerle gelişen yapısal bozukluklar, eklemin işleyişini aksatarak hastalık gelişme riskini artırmaktadır. Mesleki nedenlerle (tarım işçileri, inşaat işçileri, tekstil işçileri, gemi çalışanları gibi) veya yaşam tarzına bağlı olarak, belirli eklemlerin aşırı kullanılması hastalık riskini artırmaktadır. Bazı sporların belirli eklemlerde kireçlenme gelişimini hazırladığı ileri sürülmektedir (güreş, boks, beyzbol, bisiklet, paraşüt, kriket, jimnastik, bale, futbol vb). Fakat haftada iki kez düzenli koşmanın kireçlenme riskini 12 yıla kadar geciktirdiği bilinmektedir. Uygun ve yeterli egzersiz yapılmadığında normal olan eklemlerde kireçlenme riski artar. Bozuk olan eklemlerde ise tekrarlayan hafif egzersizler bile kireçlenme gelişme riskini arttırır. Hastalar en sık olarak, kireçlenme gelişen eklemlerinde ağrı ve hareketlerinde kısıtlanmadan yakınırlar. Ağrı genellikle hareket sırasında ya da günün ilerleyen saatlerinde görülürken, yakınmalar dinlenmeyle rahatlar. Eklem kıkırdağındaki bozukluklar ve aşınma ilerledikçe, istirahat sırasında da ağrı görülebilir ve eklem hareketleri günlük yaşam faaliyetlerini aksatacak düzeyde kısıtlanabilir. Hareket sırasında eklemde çıtırtı ve ses duyulabilir. Uzun süren dinlenme sonrası, sabahları veya oturur durumdan harekete geçince, hareketlerde kısa süren bir tutukluk olabilir. Genelde sabahları olan bu durum 30 dakikadan fazla sürmez. Kireçlenme olan ekleme komşu kaslarda zayıflama ve güçsüzlük dikkati çeker. Teşhisi nasıl konur? Belirli eklemlerde gelişen kemik çıkıntılara bağlı şişler, hareket sırasında kısıtlanma ve kaba çıtırtıların hissedilmesi doktorun osteoartrit tanısını koymasında oldukça yararlı bulgulardır. Eklemlerin röntgen filmlerinin çekilmesi de, osteoartrit teşhisini koyarken çok yardımcı olur. Sıcak soğuk farketmez Hastalığın dönemine göre sıcak ve/veya soğuk uygulamaları, fizik tedavi modaliteleri, kaplıca tedavisi de ağrıları azaltılmasında ve fonksiyonel durumun düzeltilmesi hastalığın ilerlemesinde yararlı olur. Ayrıca hastanın yaşadığı ve çalıştığı ortamın hastanın şartlarına göre düzenlenmesi ve sandalye boyunun arttırılması, gerekir. Bunlar hastanın kendisini daha iyi hissetmesini sağlar. Kireçlenme, eklemde ileri derecede tahribat yaparak kişinin günlük ihtiyaçlarını bile yapamaz hale gelmesine neden olduğunda, bu eklemin cerrahi yöntemler kullanılarak bir protez ile değiştirilmesi gerekebilir. Kilo vermek çok önemli Tedavinin temel amacı, ağrı, tutukluk ve şişliği gidermek, hareketteki kısıtlanmayı düzeltmek ve günlük yaşam faaliyetlerinin sorunsuz yapılmasına yardımcı olmak ve hastalığın ilerlemesini engellemektir. Kireçlenmenin tamamen düzelmesini sağlayan bir tedavi yoktur. Aşınmış kıkırdağı yenilemek mümkün değildir. Vücut ağırlığının ideal kiloya inmesi oldukça yararlı olmaktadır. Günlük işlerin ve önerilen egzersizlerin gün içerisine dengeli bir şekilde dağıtılması çok önemlidir. Eklem ağrısı için öncelikle basit ağrı kesiciler, bunlara yeterli cevap olmazsa, kortizon dışı iltihap giderici romatizma ilaçları kullanılmaktadır. Hareket kaybına neden olur Hangi eklemlerde görülür? En sık diz, kalça, el parmak eklemleri, ayak başparmağı ve omurgada görülür. Diz osteoartriti özellikle bayanlarda sıktır ve şişmanlık ile görülme olasılığı artar. Kalça osteoartriti erkeklerde de kadınlar kadar sık görülür. El parmaklarında, özellikle en uçta bulunan eklemlerde ve baş parmak kökünde görülen osteoartrit, kemik çıkıntılara bağlı olarak eklem şişliklerine neden olabilmektedir. Genellikle ilk ortaya çıktıklarında ağrılı, kızarık ve şiş olmakla beraber, bir süre sonra kızarıklık ve ağrı geriler ve genellikle el parmak işlevlerini aksatacak düzeyde şekil ve hareket bozukluğuna neden olmazlar. Ayak başparmağında görülen osteoartrit, başparmağın dışarı doğru eğrilmesine ve/veya hareketlerinin tama yakın kaybına neden olur. Osteoartrit, omurganın en hareketli bölgeleri olan boyun ve belde de görülebilir. Kemik çıkıntıların sinir kanallarını ya da omurilik boşluğunu daraltmasına bağlı olarak şikayetlere neden olabilir.

Kaynak :http://www.yenisafak.com.tr/saglik/?t=14.12.2006&c=9&i=18811

Kireçlenme Tedavisi

Özet: Osteoartrit yani (kireçlenme), eklem yüzeyini kaplayan kıkırdakların yıpranmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Kireçlenme tedavisi, kireçlenmenin durumuna ne konumuna bağlı olarak tedavi yöntemi belirlenir. Kıkırdak, kemiklerin birbirlerine bakan yüzeylerinde yer alan parlak ve kaygan bir yapıya sahiptir.

Kıkırdakta kan dolaşımı yoktur. Herhangi bir şekilde hasar görmesi ve yapısının bozulması durumunda eklem kayganlığı kaybolacağı için ağrı ve hareket kısıtlılığı ortaya çıkar. Tıbbi olarak “artroz” olarak da bilinen bu hastalık halk arasında “kireçlenme” ismiyle bilinir.

Yazının İçeriği

  1. Diz Kireçlenmesi
  2. Diz Kireçlenmesi Nedenleri
  3. Diz Kireçlenmesi Belirtileri
  4. Diz Kireçlenme Tedavisi
  5. Kalça Kireçlenmesi
  6. Kalça Kireçlenme Tedavisi
  7. Ayak Bileği Kireçlenmesi
  8. Ayak Bileği Tedavisi

Diz Kireçlenmesi

Kıkırdak dokularında meydana gelen hasarların kendiliğinden iyileşme özelliği zayıftır. Dizdeki kıkırdağın yapısının çeşitli nedenlerden dolayı bozulup, zayıflamasına kireçlenme denir. Kişinin yaşının ilerlemesiyle birlikte diz eklemindeki kıkırdak yapı yıpranır ve diz kireçlenmesi meydana gelir. Kireçlenme tedavisi farklı yöntemlerle yapılarbilir.

Diz Kireçlenmesi Nedenleri

Diz kireçlenmesi yaşın ilerlemesi, aşırı kilolu olmak, kas güçsüzlüğü, (kaza, düşme, darbe, çarpma), gibi travmalar, romatizmal hastalıklar, kişinin daha öncesinde diz enfeksiyonu geçirmesi, ailesel etkenler gibi nedenlere bağlı olarak görülebilir.

Diz Kireçlenmesi Belirtileri

Diz kireçlenmesi çoğunlukla yavaş yavaş belirti gösterir. Uzun süre yürüme, ayakta kalma ya da özellikle merdiven çıkarken ortaya çıkan ağrılar ilerleyen evrelerde dinlenme esnasında bile kendini gösterebilir. Dizde hissedilen bu ağrılarla birlikte şişlik ve sertlik, diz şeklindeki bozukluk, çıtlama sesleri, takılma hissi diz kireçlenmesinin belirtileri arasında sayılabilir.

İlerleyen yaşla birlikte kıkırdak yapı bozulur ve bu sebeple genellikle 50 yaş üstü kimselerde görülür. Kadınların daha çok karşısında çıkar. Aşırı kilolu kişiler her zaman risk altındadır. Menopoz döneminde olan ya da varis sorunu olan kadınlarda da kireçlenme daha sık görülür.

Diz Kireçlenme Tedavisi

Diz kireçlenmesi hafif düzeydeyse ameliyatsız kireçlenme tedavisi yöntemleri denenebilir.  Diz kaslarını güçlendirmek için yapılacak egzersizler, fizyoterapi desteği, kilo verdirmeye yönelik yaklaşımlar, dinlenme, ilaç kullanımı yapılacak ameliyatsız tedavi yöntemlerinden bazılarıdır. Kireçlenme ileri seviyedeyse veya yapılan ameliyatsız tedavi yöntemlerinden etki görülmediyse ameliyat gerekir. Kıkırdak dokuların tamamen yok olduğu bu durumda total diz protezi ameliyatı uygulanır.

Kalça Kireçlenmesi

Kilo ve yaş kalça kireçlenmesinin en önemli iki sebebidir. Yaş ilerledikçe vücudun tüm yükünü taşıyan eklem kıkırdağı sürtünmeye birlikte incelir ve aşınır. Bunun dışında, geçirilmiş kalça kırıkları, uzun süreli alkol ve kortizon kullanımı, bebeklik ve çocukluk çağında tedavileri tam olarak yapılmamış kalça çıkıkları, çocukluk ve gençlik döneminde geçirilmiş olan romatizmal hastalıklar, kıkırdak doku zedelenmesine ve genç dönemde kireçlenmenin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Kalça kireçlenmesinin ilk şikayet ağrıdır. Uzun süre ayakta kalmak, uzun yürüyüşler yapmak ve merdiven inip çıkmak gibi eylemler sırasında ortaya çıkmaya başlar. İlerleyen zamanlarda hastalık daha da ilerler ve kısa yürüyüşlerle kendisini daha çok gösterir. Dinlenme süresi uzamaya başlar. Şiddetli ağrıların hafifletilmesi için ağrı kesici ilaçlar alınabilir.

Kalça Kireçlenme Tedavisi

Hastaya uygulanacak olan tedavi yöntemi hastalığın şiddeti, hastanın yaşı ve genel durumuna göre karar verilmelidir. Erken ve orta evrelerde, röntgen filmlerinde büyük bir değişiklik görülmeyen hastalarda kilo verdirme, ağrı kesici ilaç ve fizik tedavi ile yardımcı olunmaya çalışılır. Fakat eklem yapısının bozulması durumunda başka diğer tedavi yöntemlerinin uygulanması mümkün olmayan hastalarda total kalça protezi ameliyatı yapılır.

Ayak Bileği Kireçlenmesi

Kireçlenme her yaşta karşımıza çıkabilir fakat sıklıkla ileri yaşlarda görülür. Sakatlıkların en önemli nedenlerinden biridir. Erken teşhis çok önemlidir. Çünkü kireçlenmeyi tamamen bitiren bir yöntem yoktur. İlerlemeden teşhis edilirse önüne geçmek için önlemler alınabilir. Bu önlemler ile ağrısız ve konforlu bir hayat yaşanabilir. Ayak bileği kireçlenmesini bazı belirtileri şu şekildedir;

  • Ağrı
  • Sertlik
  • Şişlik oluşması
  • Yürürken zorlanma
  • Ayağa yük verirken zorlanma

Ayak Bileği Tedavisi

Kireçlenme tedavisi, kireçlenmenin şiddetine, tipine ve konumuna göre tedavisi değişir.

  • İlaç tedavisi (şişlik ve ağrının geçmesi için)
  • Ortopedik ve yumuşak ayakkabı seçimi
  • Ayak bileğini ortezi kullanarak dinlendirme
  • Yükü hafifletmek için baston kullanmak
  • Fizik tedavi ve egzersiz
  • Kilo kontrolünü sağlamak ve besin takviyeleri
  • Eklem içi ilaç kullanma gibi tedavi yöntemleri vardır.
  • Ayak bileği ameliyatı , hasta ameliyat dışı tedavilere uygun görülmez ya da hastanın kireçlenme durumu ileri derecedeyse cerrahi tedavi uygulanır. Kireçlenmenin gerçekleştiği yere ve şiddetine göre tedavi yöntemi değişiklik gösterir. Ameliyat genellikle olumlu sonuç vermektedir. Hastalar ağrılarından kurtulur ve günlük hayatına geri döner. Birden fazla cerrahi seçeneği vardır.

Sık Sorulan Sorular

Kireçlenme Neden Olur?

Vücut dokularında kalsiyum tuzlarının birikmesine kireçlenme denir. Genellikle kemik oluşumu sırasında ortaya çıkar, fakat kalsiyum yumuşak dokularda anormal bir şekilde birikerek sertleşmelerine neden olabilir.

Kireçlenme Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Kireçlenme, tedavi edilmediği taktirde eklemlerde ciddi hareket kısıtlılığı ve ağrı meydana getirmektedir. Kireçlenme kişinin günlük işlerini yapmasına bile engel olabilmektedir.

Kireçlenme Tedavisi?

Kireçlenmenin kesin olarak bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır fakat belirtilerini yönetmek için farklı yöntemler uygulanabilir. Doktorlar, eklemlerdeki ağrı ve iltihabın geçmesi için bazı ilaçlar verir. Fizik tedavi ile ortaya çıkan belirtilerin hafiflemesi sağlanır. Bazı hastalarda cerrahi tedavi yöntemleri uygulanır.

Kalça Kireçlenme Nedir?

Tıbbi olarak artroz adı verilen kireçlenme hastalığı eklem kıkırdaklarının yıpranması sonucu görevini yapamaması durumudur. Kalça ekleminin kıkırdak yapısı herhangi bir şekilde hasar görür ve yapısı bozulursa kayganlığı kaybederek ağrıya ve hareket kısıtlılığına neden olur.

Kireçlenme rahatsızlığı, en sık karşılaşılan ek rahatsızlıklarından bir tanesi olarak dikkat çekmektedir. Çok hareketliyim, eklemlerimde nasıl kireçlenme oluştu anlayamıyorum diyorsanız bu haber tam da size göre. Kireçlenme neden olur? Kireçlenme belirtileri nelerdir? Kireçlenme nasıl tedavi edilir?

Dejeneratif eklem hastalığı olan osteoartrit halk arasında kireçlenme olarak bilinmektedir. 50 yaş üzerindeki kişilerde en sık görülen eklem hastalığıdır. Osteoartrit vücuttaki herhangi bir eklemi etkileyebilir. En sık etkilediği eklemler eller, kalça, diz ve omurgadır. Osteoartritte eklem kıkırdak yapısında bozulma oluşur. Bunun sonucu olarak eklem kıkırdağının altındaki kemik dokusunda değişiklikler meydana gelir. Kemikteki büyümeler ve eklem kenarındaki çıkıntılar eklemlerin normal yapısını bozarak, hareketlerde kısıtlanmaya ve ağrıya neden olur.

Kireçlenme neden oluşur?

Bazı eklemlerin neden daha çok etkilendiği kesin bilinmemektedir. Ancak osteoartrit gelişme riskini artıracak bazı faktörler vardır. Bunlar:

Yaş: osteoartrit orta ve ileri yaşın hastalığıdır. 40 yaşından önce görülmesi nadirdir. Yaşlanma ile eklem kıkırdağında değişiklikler oluşur buna bağlı olarak dayanıklılığı azalır. Bu nedenle yaş ilerledikçe osteoartrit görülme sıklığı artar. Cinsiyet: Kadınlarda osteoartrit gelişme ihtimali daha yüksektir, ancak bunun nedeni bilinmemektedir. 

Yıpranma ve aşınma (mekanik faktörler): Yıllar içinde oluşan tekrarlayıcı küçük travmalar eklemin yük taşıma yeteneğini bozmakta ve kıkırdak yıkımına neden olarak osteoartrite yol açmaktadır. Özellikle kilolu kişilerde diz gibi yük binen eklemlerde osteoartrit gelişimi buna bağlıdır. 

Kemik ve eklemi etkileyen diğer hastalıklar: Gut, Romatoid artrit, diabetik nöropati, paget hastalığı, septik artrit ve doğuştan kalça çıkığı gibi hastalıklar osteoartrit gelişme riskini artırırlar. 

Kireçlenme belirtileri nelerdir?

Osteoartrit belirtileri genellikle yavaş gelişir ve herhangi bir zamanda şiddetlenebilir. Bu belirtiler şunlardır:

Ağrı; en sık şikayettir. Başlangıçta hareket sırasında ya da günün ilerleyen saatlerinde ağrı oluşur ve dinleme ile rahatlama olur. Eklem kıkırdağındaki bozukluklar ve aşınma ilerledikçe istirahat sırasında da ağrı görülebilir. 

Tutukluk; sabahları veya uzun süren hareketsizlikten sonra ortaya çıkar. Oldukça kısa sürer, nadiren 15 dakikanın üzerine çıkar.

Eklem hareketlerinde kısıtlanma; hastalığın ileri dönemlerinde görülebilir ve kişinin günlük yaşam işlevlerini aksatacak düzeylere ulaşabilir. Kemik çıkıntılara bağlı olarak eklem şiş gibi görülebilir. Ancak gerçek şişlik ve sıcaklık artışı nadiren görülür. Oldukça nadir olmakla birlikte deformiteler (şekil bozuklukları) görülebilir. Osteoartrit ilerleyici bir hastalıktır. Yakınmalar zaman zaman azalır veya geçerse de yıllar içinde problemler artarak sürebilir.

Kireçlenmeye karşı kür

Kireçlenmeye karşı kür için gereken malzemeler:

– 2 adet çınar ağacı yaprağı

– 1 su bardağı su

Kireçlenmeye Karşı kür Yapılışı: Öncelikle bu kür için 2 adet iri çınar yaprağı (yeşil veya sararmış olabilir) gereklidir. Elde ettiğiniz yaprakları güzelce yıkayarak ellerinizle küçük parçalar halinde parçalayınız.

Diğer yandan cezvede suyu kaynatın ve içerisine parçalanmış olan çınar yapraklarını ekleyin ve 5 dakika demlenmeye bırakın. Kürün demlenmesinin ardından süzerek ılımaya bırakın. İçilmeye hazır hale gelen bu kürü akşam yemeklerinden önce ve gece yatarken içmeniz gereklidir. Bir önceki içme saatinden 3 saat sonra içmeniz önemlidir. Kireçlenmeye karşı çınar yaprağı kürünü 1 ay boyunca aksatmadan tüketmelisiniz ancak bu sayede kireçlenme şikâyetlerinizden kurtulabilirsiniz. Şikâyetlerinizin aralıklı dönemlerde tekrarlanmasının ardından tekrar bu kürü uygulayarak eski sağlığınıza kavuşabilirsiniz.

Kalça

Vücudumuzdaki en büyük yük taşıyıcı eklemlerden biri olan kalça eklemi, uyluk kemiğinin yuvarlak başının, leğen kemiği ile birleşmesinden oluşur.

Kalça ekleminde bulunan kıkırdak yapısının ilerleyici dejeneratif hastalığına koksartroz adı verilir. Bozulmuş kalça ekleminin yapay materyallerle değiştirildiği cerrahi işleme ise total kalça protezi denilmektedir.

Total kalça protezi, kalça eklemindeki artritin (kireçlenme) giderek kötüleşmesi nedeniyle çok sık uygulanmaktadır. Total kalça protezi uygulanmasına yol açan en sık artrit tipi ise Osteoartrit’tir. Osteoartrit genellikle yaşlanma, kalça ekleminin doğuştan anormalliği veya kalça ekleminde önceden oluşan travma sonucu görülür. Kalça protezinde kemik kırıkları, romatoid artrit ve kalça kemiğinin ölümü (avasküler nekroz) total kalça replasmanına yol açan diğer sebeplerdir.

Osteoartrit: Kalça ekleminde kullanıma bağlı aşınma ve yıpranma ile birlikte kıkırdaklar hasar görmeye başlar. Bu duruma “osteoartrit” adı verilir. Kemik uçlarında yastıkçık görevi gören eklem kıkırdağı yıpranır ve görevini yerine getiremez. Böylece kemikler birbirine sürtünerek kalçada ağrıya ve sertleşmeye yol açar. Genellikle 50 yaşından sonra ve genetik nedenlerle bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Romatoid artrit: Genellikle el parmağı eklemleri gibi küçük eklemleri tutsa da diz, kalça gibi büyük eklemleri de tutabilmektedir. Tutulan eklemlerde ağrı çok şiddetli olup şişlik olabilir. Ağrı geceleri daha da artar, özellikle sabahları eklemlerde uzun süreli tutukluk yada sertlik ile birlikte görülür.

Kimler Total Kalça Protezi İçin Adaydır?

Yürüme, koşma, merdivenden inip-çıkma gibi günlük rutin faaliyetlerin artık acı vermeye başlaması kalça ekleminin hasarında son evreye gelindiğini gösteren en büyük işarettir.

  • Günlük aktiviteleri kısıtlayan şiddetli ve gittikçe artan kronik ağrı
  • Yürüyüş mesafesinde azalma, merdivenlerden inip- çıkamama ve hatta oturulan yerden kalkamama gibi günlük hayatı olumsuz etkileyen durumlar
  • Dinlenme sırasında meydana gelen veya gece uykudan uyandıran ağrıların meydana gelmesi
  • Diğer medikal tedavilerin başarısız olduğu durumlarda hasta total kalça protezinin uygulanması açısından değerlendirilir.

Total kalça protezinin komplikasyonları nelerdir?

Her cerrahi girişimde olduğu gibi total kalça protezinin de riskleri vardır.

Akciğere gidebilecek kan pıhtıları (pulmoner emboli) bunlardan biridir ancak ameliyat sonrası kullanılan kan sulandırıcılar sayesinde pıhtı oluşumu engellenmektedir.

İdrara çıkma zorluğu, enfeksiyon, kalçanın hareketinin sınırlandırılması, konulan protezin yerinden oynaması ameliyat sonrası oluşabilecek diğer sorunlardır ve nadir görülürler.

Ameliyat öncesi gerekli hazırlıklar

Ameliyat öncesi değerlendirmede genellikle hastanın aldığı tüm ilaçlar gözden geçirilir. Aspirin gibi kan pıhtılaşması üzerine etkili ilaçlar genellikle ameliyattan bir hafta önce kesilir.

Ameliyat öncesi tam kan sayımı, böbrek ve karaciğer fonksiyonları için kan testleri, idrar tahlili, göğüs röntgeni, EKG ve fizik muayene yer alır.

Total kalça protezi ameliyatı bir miktar kan kaybına neden olabilir. Ameliyat öncesi hastanın kendi kanı alınır ve ameliyat sırasında hastaya verilmek üzere saklanır. Hastanın kendi kanı verildiği için de kan nakli ile ilgili riskler en aza indirilmiş olur.

Ameliyat sonrası ilk gün

Ameliyat sonrası hasta odasına alınan hastalara damar yolu ile sıvı verilir. Bu sıvılar hastanın minerallerini korumak ve ameliyat sırasında kaybedilen sıvıları geri kazanmak için önemlidir. Ağrı kesici ilaçların yanı sıra antibiyotik tedavisi de uygulanır.

Hastaya verilen ağrı kesiciler ve hastanın kontrolünde olup ağrı duyduğunda kullanabileceği ağrı pompası ile ameliyat sonrası oluşabilecek ağrıların önüne geçilir.

Oluşabilecek pıhtıları engellemek için kan sulandırıcı ilaçlar verilir, bunun yanında hastaya anti-embolik çorap giydirilir ve vücudun alt kısmında biriken kanı harekete geçirmek için ayak egzersizleri yapması istenir.

Hasta ameliyat sonrası idrara çıkmakta zorluk çekilebilir. Bunun önüne geçmek için hastaya sonda takılır.

TOTAL KALÇA PROTEZİ SONRASI REHABİLİTASYON SÜRECİ

Total kalça protezi ameliyatı sonrasında hastalar sıklıkla fizik tedaviye hemen başlanmaktadır.

Hasta ameliyattan sonraki ilk gün, fizyoterapist eşliginde yatağında oturtulur, kendini iyi hissederse ayağa kaldırılır.

Sonraki günlerde adım atma, yürüme ve merdiven çıkma gibi hareketler yine fizyoterapist eşliğinde yaptırılır. Başlangıçta, yürüteç veya koltuk değneği gibi destekleyici cihazlar kullanılır.

Meydana gelebilecek kontraktürler bacağın hareket açıklığını kısıtlayabilmekte ve bu nedenle yüzeyi protez ile değiştirilen  eklemin hareket kabiliyetini engellemektedir. Bu sebeple fizik tedavi oldukça önemlidir.

İyileşme sürecinde hastadan bacak bacak üstüne atmaması istenir.

Ayrıca ameliyat edilmemiş tarafın üzerinde yatarken bacaklar arasında bir yastık kullanılması istenir.

HASTANEDEN TABURCU OLDUKTAN SONRA

Taburcu olan hastalar günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayabilirler.

Bazı hastaların geçici bir süre yürüteç gibi destekleyici cihazları kullanmaya devam etmesi gerekebilir.

Oluşabilecek pıhtıları önlemek için verilen kan sulandırıcı ilaçların kullanımına doktorunun tavsiyesine uygun şekilde devam edilmelidir.

Kalça ve uyluk çevresindeki kasları güçlendirmek için hastalara evde egzersiz programları verilir. Bu egzersizlerin düzenli yapılması iyileşme sürecini hızlandıracaktır.

Kimlere Protez ameliyatı uygulanmaz?

  • Vücudunda aktif bir enfeksiyon odağı bulunan hastalara enfeksiyon geçinceye kadar protez yapılmaz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации