Андрей Смирнов
Время чтения: ~26 мин.
Просмотров: 0

Kalça Çıkığı Olan Bebek Ağlar mı Bebeklerde Kalça Çıkıklığı Ne Zaman Yapılır

image 02.05.2021

SARS-CoV-2 virüsünün neden olduğu Covid-19 hastalığının seyri kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Kimileri belirti göstermeden (asemptomatik) bu hastalığı atlatabiliyorken, kimileri entübe olmaya ihtiyaç duyacak kadar ağır atlatabiliyor.

Covid-19 kaç günde geçer, entübasyon ve yaşam kaybına gidiş sürelleri

Genel kapsamda Covid-19 hastalığının seyrini 4 sınıfta inceleyebiliriz;

Kaynak

1. David, A. ve ark. (2020, Dec 17). Severe Covid-19. The New England Journal of Medicine: https://www.nejm.org/ 2. Choudhury, S. (2021, Apr 25). If you have mild COVID-19, here’s how you can recover at home. India Times: https://timesofindia.indiatimes.com/ 3. Coronavirus Recovery. Web MD: https://www.webmd.com/ 4. Hyman, J. B. (2020). Timing of Intubation and In-Hospital Mortality in Patients With Coronavirus Disease 2019. Critical CAre Explorations: https://journals.lww.com/ 5. Meng, L. (2020, Mar 26). Intubation and Ventilation amid the COVID-19 Outbreak. Anesthesiology: https://alatorax.org 6. Miller, K. (2020, Jul 20). What Is Intubation, Exactly? Why Ventilators Are Necessary for Some COVID-19 Patients. Prevention: https://www.prevention.com/ 7. Oliveira, E. (2021, Mar 25). ICU outcomes and survival in patients with severe COVID-19 in the largest health care system in central Florida. Plos One: https://journals.plos.org/ 8. Report of the WHO-China Joint Mission (2020).

İçindekiler:

image

Beyin Kanaması Neden Olur?

Beyin kanaması, en sık yüksek tansiyon nedeniyle gerçekleşir. Beyindeki arteriyovenöz malformasyon denilen anormal damar yapıları ve anevrizma denilen damar baloncuğu oluşumu kanamanın diğer olası nedenleridir. Aşırı alkol tüketimi, madde kullanımı da risk faktörleri arasındadır.

Beyin kanaması sonrası iyileşme süreci her hastada farklı şekilde gerçekleşebilir ve bu sürece göre tedavi yöntemleri belirlenmelidir. Bu yüzden beyin kanaması iyileşme süreci çok sayıda uzmanlık dalı ve sağlık profesyonelinin ortak çabasını gerektiren karmaşık bir olaydır.

İlginizi Çekebilir : “Beyin Kanaması“

Prof. Doktor Engin Çakar

Koma, Yoğun Bakım ve Hayati Tehlikenin Atlatılması

Beyin kanaması; gerçekleştikten sonraki ilk bir ay içinde %30-40’a varan oranda ölüme neden olabilirken, hayatta kalan kişilerin yarısında ise ciddi engellilik durumuna yol açar.

İlk günler ve haftalarda yoğun bakım ihtiyacı gelişebilir. Hastalığın yol açtığı koma hali, solunum güçlüğü veya hastanın tedaviye destek amaçlı ilaçlarla uyutulması, yoğun bakım takibi gerektirebilir. Bazı hastalarda kanamaya bağlı kafa içinde artan basıncı azaltmak veya kanamayı durdurmak için ameliyat gerekebilir. Diğerlerinde ise ilaç tedavileri ile süreç kontrol altına alınabilir.

Yapılan müdahaleye göre, hasta genelde bir süre nöroloji veya beyin cerrahisi servislerinde takip edilir. Bu dönemde hayati tehlike atlatılır, risk faktörleri belirlenerek kanamanın tekrarlamasını önleyici tedbirler alınır. Ardından, beyin kanaması geçirmiş hasta için fizik tedavi ve rehabilitasyon süreci başlar.

İlginizi Çekebilir : “Beyin Kanaması Tekrarlar mı?“

Beyin Kanaması Sonrası İyileşme Sürecinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Beyin kanaması sonrası iyileşme süreci fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarını içerir. Fizik tedavi daha ilk günlerden itibaren hasta yoğun bakımdayken başlar.

  • Bu dönemde bilinci kapalı hastada pasif eklem hareket açıklığı egzersizleri ve uygun pozisyonlama ile bası yarası ve eklem tutukluğu gibi komplikasyonlar önlenmeye çalışılır.
  • Bilinci açık ve istemli hareketleri bulunan hastada aktif egzersizlere geçilir.
  • En kısa sürede hasta yatak kenarında oturtularak oturma dengesi ve gövde kontrolü kazanılmaya çalışılır.
  • Kas kuvveti ve gövde kontrolü uygun olan hastada ayakta durma dengesi ve yürüme egzersizlerine başlanır.
  • Kas kaybını azaltmak için elektrik stimülasyonu uygulamaları yapılır.

Beyin Kanamasında Robotik Fizik Tedavi: Beyin kanamasına bağlı felç gelişen hastaların tedavisinde robotik fizik tedavi cihazlarından fazlaca yararlanılır. Robotik yatak Erigo, Yürüme robotu Lokomat, El kol robotu Armeo Power, Yerçekimsiz yürüme bandı Alter G beyin kanaması tedavisinde kullanılan robotik fizik tedavi cihazlarındandır.

Solunum kaslarının güçlendirilmesi, akciğer kapasitesinin arttırılması için solunum fizyoterapisi uygulanır. Yutma bozukluğu varlığında yutma rehabilitasyonu; konuşma bozukluğu varlığında ise konuşma terapisi uygulanır.

Eklem tutukluğunu önlemek ve yürüyüşü kolaylaştırmak için el ve ayağa takılan cihazlar (ortez) kullanılabilir. Kas sertliği – spastisite için egzersiz, ilaç ve ortezleme tedavileri kullanılır; eğer bu tedaviler yeterli olmazsa botoks enjeksiyonları yapılır.

Fizik tedavi, ayaktan veya hastaneye yatırılarak uygulanabilir. Beyin kanamasında erken tedavi ile daha iyi sonuçlar alınır. Anlaması iyi, öğrenme kapasitesi olan, genel durumu aktif tedaviye katılım göstermeye müsait hastalarda fizik tedavi ile sonuç alma şansı fazladır. 

Beyin kanaması sonrası iyileşme; beynin etkilendiği bölgeye ve etkilenme şiddetine göre değişebilir. Hafif felç durumunda genellikle 3-6 ay içerisinde iyileşme gözlenir. Ancak el ile ilgili ince motor beceriler diye tanımlanan hassas el hareketlerinin düzelmesi biraz daha fazla zaman alabilir. Daha ağır felç tablolarında, iyileşme süresi birkaç yıl sürebilir veya ömür boyu devam eden kalıcı sakatlıklar görülebilir.

İlginizi Çekebilir : “Felç Tedavisinde Robotik Fizik Tedavi Uygulamaları“

Beyin Kanaması Sonrası Konuşma Bozukluğu Nedeni ve Tedavisi

Beyin kanaması beyindeki konuşma merkezini etkilerse, kişide konuşma ve anlama güçlüğü oluşabilir. Özellikle sağ kol ve bacağı felçli yani beynin sol yarısının zedelendiği beyin kanamalarında konuşma güçlüğü (afazi) görülmektedir. Bu durumda hastaya yoğun konuşma terapisi uygulanmalıdır.

Normalde pek çok aktivitemizi hiç düşünmeden adeta otomatik olarak yaparız. Konuşurken kelimeler akıcı bir şekilde ağzımızdan çıkar. Yürümek istediğimizde kalkar ve yürürüz. Ancak beyin kanaması sonucu beyin hasarı geliştiğinde otomatik hareketlerin gerçekleştirilmesini sağlayan bazı sinir devreleri kaybedilir. O beceri yitirilmiştir. Üstelik beyinde ölen sinir hücrelerinin yerine yenilerinin konamadığını biliyoruz. Yine de iyileşme mümkündür ve pek çok hasta iyileşme sürecinde önemli gelişme gösterir.

İyileşme süreci, kaybedilen fonksiyonların tıpkı bir çocuk gibi yeniden öğrenilmesini gerektirir. Beynin zarar gören kısımlarının görevini sağlam kısımlar üstlenir. Beynin sinir devrelerini yeniden düzenleyebilme becerisine plastisite denilir. Bu beceri sayesinde beynimiz bebeklikten erişkinliğe uzanan süreçte yeni şeyler öğrenip gelişebilir ve inme ya da travmaya bağlı beyin hasarlarından sonra iyileşme gösterebilir. Fakat bunun için bol tekrarla pratik yapmak gereklidir.

Konuşamayan bir hasta tek tek seslere, hecelere, kelimelere ve söz dizimine çalışmalıdır. Seslerin nasıl çıkarılacağı yanında seslerin tekrar objelerle eşleştirilmesi ve kelimelerin yeni baştan öğrenilmesi gerekir. Bu süreç haftalar ve aylar boyunca uzun saatler çalışmayı gerektirir fakat çoğunlukla fayda sağlayan bir yöntemdir. Bazı durumlarda ise konuşma terapisi sonuç vermez ve alternatif iletişim yöntemleri denemek gerekebilir.

İlginizi Çekebilir : “Felçli Hastalarda Konuşma Egzersizleri

Beyin Kanaması Sonrası İyileşme Sürecinde Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

İnmenin bir çeşidi olan beyin kanaması sonrası normal hayata dönebilmek için hasta ve ailesi de bilinçli olmalı, gayret etmeli, vazgeçmemelidir. Eğer bu yazıyı okuyorsanız iyileşmeye yönelik en önemli adımlardan birini attığınızı söyleyebiliriz. “Hastalar ve Aileleri için Pratik Rehber” yazımızda ihtiyaç duyabileceğiniz pek çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Beyin kanaması sonrası iyileşme süreci hakkında sorularınızı ve tedavi taleplerinizi aşağıdaki formu doldurarak Prof. Dr. Engin Çakar‘a iletebilirsiniz.

Covid-19 hastalığı nedeniyle dünya çapında normalden çok daha fazla hasta, yoğun bakım tedavisine ihtiyaç duyuyor. Türkiye’de de Nisan ayıyla birlikte yoğun bakımlarda doluluk oranının arttığı uyarıları yapılıyor.

Koronavirüs Bilim Kurulu toplanıyor Sağlık Bakanlığı, 21 Nisan 2021 güncel koronavirüs tablosunu paylaştı Koronavirüse yakalanan Burak Sergen’den haber var Çanakkale’de yeni koronavirüs önlemleri

En Çok Okunan Haberler

  • ‘Ömrünü tamamladı’
  • Ramazan pidesinin fiyatı belli oldu
  • Lavrov’un hareketi gündeme oturdu
  • Kiev’de sokağa çıkma yasağı
  • 2 madeni para yutan Murat bebek, hastanelik oldu
  • Barcelona maçı öncesi bilet kararı!
  • Türkiye’nin en ucuz sıfır arabasının fiyatı belli oldu
  • Ezel Akay’ın son filmi Osman Sekiz’e ‘Bergen’ ertelemesi
  • Avcılar’da kafede yangın
  • Türkmenistan’da seçimi kazanan aday belli oldu

Doğumsal Kalça Çıkığı

Konu özeti: Doğuştan kalça çıkığı veya doğumsal kalça çıkığı, gelişim bozukluğu olarak bilinmektedir. Doğuştan kalça çıkığı hastalığı, anne karnında bebeğin kalçasında meydana gelen gelişim bozukluğu ve bunun sonucu meydana gelen kalça ekleminin yapısal kusuru olarak tanımlanmaktadır. Kalça çıkığı yenidoğan bebeklerde, çocuklarda ya da ileri yaş hastalarda ortaya çıkmaktadır.

Doğumsal kalça çıkığı çoğunlukla yenidoğan bebeklerde görülmektedir. Bu nedenle her yenidoğan bebek, çocuk ortopedistleri tarafından muayene edilmelidir. Ailesinde kalça çıkığı problemi olan bebekler muayene dışında ultrason denilen tamamen zararsız bir tanı yöntemiyle kontrol edilmelidir. Kalça çıkığı tespit edilen bebekler derhal tedaviye alınmalıdır. Atel ya da bandaj gibi yöntemlerle büyüme sürecinde kalçanın normal yapısına kavuşması sağlanmaktadır. Bu tedavide başarı sağlanamazsa uzman ortopedi hekimi, cerrahi yöntemlere başvurmaktadır.

Doğumsal Kalça Çıkığı Ameliyat

Genel olarak yürüme çağına gelmiş çocukların, bacakta kısalık ve aksamalarının fark edilmesi sonucu alanında uzman cerraha götürülmektedir. Doğumsal kalça çıkığı tedavisinde amaç, en kısa zamanda yerinden oynamış ya da çıkmış bir kırığın ya da çıkmış bir eklemin normal olarak yerine oturtulmasıdır. Doğuştan kalça çıkığı tanısı ne kadar geç konulursa, bireyin kalça yuvası ve kalça uyluğun oturtulması da bir o kadar zorlaşmaktadır. İlerleyen zamanlar da ise kalça kireçlenme riski bir o kadar artmaktadır.

Bebek doğumundan yaklaşık 18 ay sonrasında eklem kemiği üst kısma doğru uzadığı için genel olarak ön tarafı açık redüksiyon uygulanmaktadır. Redüksiyon sonrasında uygun gerginlikte daraltılmaktadır. 6 ay sonra ilaç tedavisiyle başarı şansı daha düşmekte olduğundan dolayı bebeğin tedavisi çoğunlukla hastanede yatar pozisyonda ve ameliyathanede yapılmaktadır. 7 ila 18 ay arasında veya ilk 6 aylık periyotta tedavi yöntemlerinin başarısız olduğu kalça ekleminde kapalı yada açık kırılmış bir kemik veya çıkmış bir eklemin cerrahi olarak orijinal durumuna getirilmesiyle tamamlanmaktadır. Kalça ekleminin kapalı redüksiyonu ve korunması gerektiği için alçı uygulamaları genel anestezi altında uygulanmaktadır. Hastalığın ilerlemesi durumunda uzman ortopedi hekimin onayı ile hastaya kalça protez ameliyatı gerçekleştirilmektedir.

Doğuştan Kalça Çıkığı Tedavisi

Yeni doğan bebeklerin kalça çıkıklığı 2-3 hafta içerisinde kendiliğinden iyileşerek düzelmektedir. Fakat 3 hafta sonraki alanında uzman cerrah muayenesinde düzelme gözükmezse cerrahın öngördüğü şekilde tedaviye başlamaktadır. Teknolojiyle beraber erken tanı hayati önem taşımaktadır. 3 haftadan sonraki periyotta tedavi ameliyatsız yapılmaktadır. İlk 6 ay bebeğe sadece atel tedavisi uygulamaktadır. 6 ay ve sonraki dönemde genel anestezi altında cerrahi işlemlerle uyluk kemiğinin eklem yuvasına yerleştirilmesi gerekmektedir. Akabinde alçı uygulaması yapılmaktadır. Tedavi sonrası bebeğin gelişimi ve kalça çıkığının olduğu bacak kontrolü yapılmaktadır. Olası olumsuz durumlarda direk müdahale edilmektedir. Tedavi ilk 6 ay içerisinde yapılırsa tedaviden başarı alma şansı çok yüksektir.

Bebeklerde görülen doğumsal kalça çıkığına bebeğe yapılan kundak uygulaması da neden olmaktadır. Bebeklerin standart tedavi yöntemi olan pavlik bandajı işlevsel bir tedavi yöntemidir. Bu bandaj bebeği rahatsız etmeyecek şekilde iyileştirme amacıyla kullanılmaktadır. Yetişkinlerde görülen kalça çıkığı problemi hastanın ağrı ve acı yaşamasına neden olmaktadır. Bu nedenle hastaya çeşitli ağrı giderici ilaçlar ve fizik tedavi egzersizleri uygulanmaktadır. Hastaya uygulanan tedavi yöntemlerinin yetersiz kalması durumunda hastaya kalça protezi ameliyatı yapılmaktadır. Zamanında tedavi edilmeyen doğuştan kalça çıkığı problemleri ilerleyen süreçte kalça kireçlenmesi hastalığına da neden olmaktadır.

Doğumsal Kalça Çıkığı Tanımı

Kalça gelişim bozukluğu yaşayan kişiler de hastalığın tedavi edilmemesi durumunda ilerleyen yaşlarda kalçalarında ağrı şikayeti yaşamaktadır. Bu durumlarda hastaya çeşitli cerrahi girişimler uygulanmaktadır. Uzman ortopedi cerrahın uygun görmesi halinde hasta kalça protezi ile tedavi edilmektedir. Erişkin yaşta kalça çıkığı olup ağrı şikayeti bulunan ve kalçasında kireçlenme meydana gelmiş hastalara tek çözüm olarak total kalça protezi önerilmektedir. Genellikle cerrahi müdahalelerden önce uygulanan kalça ekleminin tümünü ya da belirli bir bölümünü ağrıya duyarsız hale getirmesini sağlayan redüksiyon lokal anestezi altında uygulanmaktadır. Eklem içi yapıların ayrıntılı görüntülenmesi sağlanması için kalça eklemine kontrast madde enjekte edilmektedir. Femur ucu eklem yuvasına girmesi engel olan eklem dışı ve eklem içi yumuşak doku engelleri cerrahi müdahalelerle ortadan kaldırılmaktadır.

Kemiği besleyen kan damarlarında akımın azalması ve duraklaması sonucu kan ile beslenmeyen bölgedeki canlı dokuların deforme olması ileri dönemde ciddi sorunlara yol açan önemli istenmeyen etkisidir. Tedavi hastalığın gidişatını kötü yönde etkilediği taktirde kalça kireçlenmesi bebeğin ileri yaşında yaşayacağı ciddi problemlerden biri haline gelebilmektedir. Pavlik bandajı bebeklere uygulanabilecek en portatif tedavi yöntemlerinden biridir. Redüksiyon tedavilerinin başarısızlığı ve kalçanın aşağı doğru çıkığı sinir felci sayılmaktadır. Bandaj uygulamalarının başarısız olduğu durumlarda ise kalça eklemi kontrol edilir. Sağa ve sola çevirme hareketi uygulanır. Kalça femur ucu yuvaya oturtulup alçı uygulaması yapılmaktadır. Bebeğin 6 ay ve 2 yaş arasında tedavi amaçlı uzman cerraha gelmesi durumunda kapalı cerrahi redüksiyon tedavisi tercih edilmektedir. Eğer redüksiyonda önemli bir dengesizlik varsa, açık redüksiyon tedavisi tercih edilebilir. 2 yaş ve üzeri bebeklerde tedavi başarı şansı sınırlı olmaktadır.

Yazı İçeriği

  1. Doğumsal Kalça Çıkığı Nedir?
  2. Doğumsal Kalça Çıkığı Önlenebilir Mi?
  3. Doğumsal Kalça Çıkığı Nedenleri ? 
  4. Doğumsal Kalça Çıkığı Ameliyatı Olanlar
  5. Bebeklerde Diğer Kalça Çıkıklığına Neden Olan Durumlar 
  6. Doğumsal Kalça Çıkığı Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler  
  7. Doğumsal Kalça Çıkığının Görülme Sıklığı ve Sebepleri Nelerdir?
  8. Doğumsal Kalça Çıkığı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. Doğumsal Kalça Çıkığı Nedir?

Ortopedi cerrahinin ciddi hastalıklarından biri olan doğuştan kalça çıkığı, eklemde bulunan vücutta en uzun ve hacimli uzun kemik olan ayrıca kalçayı oluşturan uyluk kemiğinin değişik derecelerde bozulması olarak tanımlanmaktadır. Bebek anne karnında gelişimini sürdürürken bazı sorunlar bebeğin kalça çıkığı problemini yaşamasına sebep olmaktadır. Doğuştan kalça çıkığı problemi genellikle ilk doğan kız çocuklarında görülmektedir

2. Doğumsal Kalça Çıkığı Önlenebilir Mi?

Gelişimsel kalça çıkığında tedaviye geç kalındığı taktirde tekrar eski sağlığını toplaması imkansızdır. Fakat yeni doğanlarda düzenli tarama ve erken tanı hayati önem taşımaktadır. Doğuştan kalça çıkığı rahatsızlığının erken dönemde tanınması tedavilerin çok daha rahat uygulanmasına olanak sağlamaktadır. Mümkün olduğunca bebeğe rahat hareket edebilecek kıyafetler giydirilmeli ve bebeği kundaklama yapılmaması gerekmektedir. Kalça çıkığının ileri yaşta fark edilmesi durumunda ise muhakkak uzman ortopedi hekimine başvurulmalıdır.

3. Doğumsal Kalça Çıkığı Nedenleri ?

Genel olarak bebeklerde kalça çıkığı nedeni doğumsal olarak bilinse de dış etkenlerin payları ciddi anlamda büyüktür. Özellikle ülkemiz de yeni doğmuş bebeğe kundak uygulaması yapılması kalça çıkığı problemlerine neden olmaktadır. Her 100 doğumdan 1’inde görülmekte olan doğuştan kalça çıkığı uyluk kemiğinin uç kısmının kalça eklemi yuvasından çıkması sonucu meydana gelmektedir. Erken tanı, tedavide büyük rol oynamaktadır. Eğer erken dönem içerisinde fark edilmezse ayak kısalığı, topallama ve ileri dönemde kalça kireçlenmesine neden olmaktadır. Kalça çıkığı, bebeğin anne karnındayken oluşmaya başlayabilir. Ayrıca ebeveyn hataları da doğumsal kalça çıkığının oluşmasına etki etmektedir.

4. Doğumsal Kalça Çıkığı Ameliyatı Olanlar 

Erken tanı ile fark edilen kalça çıkığı durumlarında, doğuştan kalça çıkığı ameliyatı olanlar yaşamlarını normal ve sağlıklı bir şekilde sürdürebilmektedir. Doğumsal kalça çıkığının ilerlemesi durumunda hastanın kalçasında meydana gelen kalça kireçlenmesi, ağrı ve hareket kısıtlılığına neden olmaktadır. Hastanın yaşamış olduğu ağrı ve acı kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu durumda hastaya çeşitli ağrı giderici ilaçlar ve fizik tedavi egzersizleri verilmektedir. Hastaya uygulanan tedavi yöntemlerinin yetersiz kalması durumunda uzman ortopedi hekimi cerrahi operasyona başvurmaktadır. Kalça protez ameliyatı, kalça çıkığı rahatızlığında uygulanan cerrahi tedavi yöntemidir.

5. Bebeklerde Diğer Kalça Çıkıklığına Neden Olan Durumlar

Çoğunlukla yeni doğan bebeklerde, çocuklarda görülen doğumsal kalça çıkığı rahatsızlığına ileri yaştaki hastalarda da görülmektedir. Doğuştan kalça çıkığı problemine neden olan çeşitli faktörler bulunmaktadır. Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken bu unsurlar şu şekilde sıralanmaktadır;

  • Kundaklama
  • Dar kıyafetler giyindirmek
  • Ayaklarından tutup kaldırmak
  • Bacaklarını birleştirmeye çalışmak
  • Yanlış Bezleme
  • Kucakta hatalı taşıma
6. Doğumsal Kalça Çıkığı Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hastanın geçirmiş olduğu doğumsal kalça çıkığı ameliyatı sonrası dikkat etmesi gereken belirli hususlar bulunmaktadır. Ameliyat sonrası hasta belirli bir süre hastane de gözetim altında kalmaktadır.

Bu süre zarfında hasta koltuk değneği ya da yürüteç desteği ile yürütülmektedir. Hastanın ilk dönemde kalçasına yük vermemesi, protezi zorlamaması gerekmektedir. Ayrıca hastaya ameliyat sonrası çeşitli fizik tedavi egzersizleri de uygulanmaktadır.

7. Doğumsal Kalça Çıkığının Görülme Sıklığı Ve Sebepleri Nelerdir? 

Anne karnında başlayan doğumsal kalça çıkığı çoğunlukla yeni doğan kız bebeklerinde yaygın olarak görülmektedir. Kalça çıkığının fark edilmemesi durumunda tedavi süreci de farklılık göstermektedir. Hastalığın bir an önce fark edilebilmesi için yeni doğan bebeklerin ultrasondan geçirilmeli gerekmektedir. Kalça ultrason taraması bebeklere herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Bebeğe yapılacak ultrason taraması 1 ila 3 ay arasında yapılmaktadır. Bebekte kalça çıkığı belirtisi görülüyorsa uzman ortopedi hekimine başvurulması gerekmektedir.

Doğumsal Kalça Çıkığı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Doğumsal Kalça Çıkığı Kaç Ayda İyileşir?

Bebeklerde kalça çıkığı tedavisi erken dönemde fark edilmesi durumunda iyileşme süresi birkaç hafta da gerçekleşmektedir. Yetişkinlere uygulanan kalça protezi ameliyatı sonrası iyileşme süresi yaklaşık 3 ay içerisinde tamamlanmaktadır.

Doğumsal Kalça Çıkığı Belirtileri Nelerdir?

Yetişkinlerde kalça çıkığı belirtileri hastanın yürüyüşünden anlaşılmaktadır. Bebeklerde görülen doğumsal kalça çıkığı belirtileri ise iki bacak arasında uzunluk farkının olması, yürüyen bebeklerde aksama olması ve kalça eklemi hareketlerinde sınırlılık görülmektedir.

Doğumsal Kalça Çıkığı İleri Yaş Tedavisi

Yetişkin hastalarda görülen kalça çıkığı probleminde hastaya kalça protezi uygulanmaktadır. Kalça protezi ameliyatı, kalça problemlerinin tedavisinde uygulanan cerrahi bir operasyondur. 

Doğuştan Kalça Çıkığı Tedavisi

Bebeklerde kalça çıkığı 2-3 hafta içinde herhangi bir müdahale olmaksızın iyileşmektedir. Ancak düzelme görülmemişse ilk 6 ayda sadece atel gibi basit tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. 6 aydan büyük olan bebeklerde ve yetişkinlerde görülen doğuştan kalça çıkığı probleminin tedavisinde cerrahi işlem uygulanmaktadır.

Doğumsal Kalça Çıkığı Taraması

Hastada görülen doğumsal kalça çıkığı, erken tanı konulduğunda cerrahi girişimlere gerek kalmaksızın basit müdahalelerle tedavi edilmektedir.

Kalça Çıkığı Sonrası Ameliyat Olunmazsa Neler Olur?

Kişinin yaşamış olduğu kalça çıkığı hastalığının tedavi edilmeme durumunda hastanın kalça ekleminde ilerleyen yaşlarda kireçlenme (koksartroz) komplikasyonu gelişebilmektedir.

Kalça Protez Ameliyatı Riskli Midir?

Doğuştan kalça çıkığı hastalığında uygulanan kalça protez ameliyatı düşük risk oranına sahiptir. Protez cerrahi alanında yapılan kalça protezleri günümüzde yaygın olarak kullanılan yüksek başarı oranlarına sahip ameliyatlar arasında yer almaktadır.

Doğuştan Kalça Çıkığı Fizik Tedavi

Doğumsal kalça çıkığı hastalığının tedavisinde hastaya uygulanan kalça protez ameliyatı sonrası hastanın proteze uyum sağlayabilmesi, ve kaslarını güçlendirmek amacıyla çeşitli fizik tedavi egzersizlerini gerçekleştirmesi gerekmektedir.

Doğuştan Kalça Çıkığı Ağrısına Ne İyi Gelir?

Uzman ortopedi hekimleri, hastanın yaşamış olduğu doğuştan kalça çıkığı ağrısı için hastaya çeşitli ağrı giderici ilaçlar vermektedir. Hastanın ağrılarını hafifletmek için çeşitli enjeksiyonlar uygulanmaktadır.

Doğuştan Kalça Çıkığı Ameliyatı

Haberler Sağlık Haberleri Beyne Pıhtı Atması İyileşme Süresi Ne Kadar? İyileşme Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler… 06.03.2021 – 21:40 | Son Güncellenme: 06.03.2021 – 21:40Güncelleme: 06.03.2021 – 21:40

Beyne pıhtı atması, nörolojik hastalıklar içerisinde en dikkat edilmesi gereken sağlık sorunlarından biridir. Bu nedenle de iyileşme sürecinde ve sonrasında dikkatli olunması gerekmektedir. Beyne pıhtı atması iyileşme süresi ne kadar? İyileşme sürecinde dikkat edilmesi gerekenler ve detayları derledik…

image

Beyne pıhtı atması, konuşma ve görme bozukluklarına yol açabilecek sağlık sorunlarındandır. Vücudun belirli bölgelerinde oluşan pıhtıların beyne ulaşması ve bunun sonucunda da beyne kan akışını engellemesi durumuna beyin pıhtısı denmektedir. Tedavi edilmemesi durumunda inme olarak ifade edilen felç durumlarına kadar ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. Beyne Pıhtı Atması İyileşme Süresi Ne Kadar? Beyne pıhtı atması durumunda mutlaka tıbbi tedaviye başvurulması gerekmektedir. Tedavinin yapılmasının ardından yoğun ve özen gösterilmesi gereken bir rehabilitasyon süreci başlar. Bunun nedeni ise beyne pıhtı atması durumunda vücut belirli bazı işlevlerini kaybetme noktasına gelir. Bu süre 6 ile 12 ay arasında değişim gösterebilmektedir. Yürüme, konuşma ve görme bozukluklarının etkilendiği durumlara göre uzman bir doktorun önereceği tedavi takvimine göre hareket edilmesi gerekmektedir. Beyne pıhtı atması durumunda ciddi bir fizik tedavi programı uygulanır. Bu fizik tedavi programı da yaklaşık olarak 10 – 12 ay arasında gerçekleşmektedir. İyileşme Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler Beyne pıhtı atması tedavisinin ardından iyileşme sürecinde dikkat edilmesi gereken en temel noktalardan biri rehabilitasyon programına uyum sağlayarak aksatmamaktır. Uzun bir süreç olarak görülse de beyin kısa zamanda temel fonksiyonlarını yerine getirebilecek hale gelir. Ancak bu sürecin de takip edilmesi ve titizlikle programlara uyulması gerekir. Uzman hekimlerin öngördüğü egzersizlerin hepsinin yapılması gerekir. Bu programın dışına çıkmamak sağlığın geri kazanılması için son derece önemlidir. Fizik tedavilerin aksatılmaması da bu süreçte gerekli olan en önemli tedavi yöntemidir. Fizik tedavi sürecinde beslenmeye de dikkat edilmelidir. Özellikle felç durumlarında uzun süre hareketsiz kalmak hastalar üzerinde obeziteye yani bir başka hastalığa sebep olabilir. Doktor kontrolünde yapılan besin programlarının dışına çıkılmaması gerekmektedir. Konuşma bozukluklarının giderilmesi için ise terapinin haricinde sesli olarak günde en az 10 sayfa kitap, gazete ve dergi okunması tavsiye edilmektedir.

Şiddetli Sevgi: Flört Şiddeti | Av. Cansen Erdoğan anlatıyor“Ailene benimle birlikte olduğunu söyleyeceğim! Abine aramızdakileri anlatacağım! Gönderdiğin fotoğrafları İnternet’te yayınlayacağım! Okulda kimseyle konuşmayacaksın! Arkadaşlarınla görüşmeni istemiyorum! Oraya gidemezsin! Bensiz hele bir git, görürsün sen dünya kaç bucakmış…” Bu sözler tanıdık geldi mi? Av. Cansen Erdoğan flört şiddeti kavramını, hangi davranışların flört şiddeti kapsamına girdiğini ve flört şiddetinin ceza hukukundaki yerini Pembenar izleyicileri için anlattı. daha fazla video içinimage

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации