Андрей Смирнов
Время чтения: ~27 мин.
Просмотров: 0

Hastanede Olduğu İğne Sonrası Engelli Kaldı, Kaymakamlık Soruşturma İzni Vermedi

Siyatik sinir
Arterler ve siyatik sinir için yüzey işaretlerini gösteren sağ gluteal bölge
Detaylar
Telaffuz
İtibaren Lomber ve sakral pleksus ( L4 – S3 )
NS Tibial ve ortak fibular sinir
innerve eder Lateral rotator grubu ( piriformis ve quadratus femoris hariç ) ve uyluğun arka kompartımanı
tanımlayıcılar
Latince sinir ischiadicus
D012584
TA98 A14.2.07.046
TA2 6569
FMA 19034
Nöroanatominin anatomik terimleri

Siyatik sinir olarak da adlandırılan, iskiyadik sinir , bir büyük sinir en büyük kolu olan insanlarda ve diğer omurgalı hayvanlarda sakral pleksus kalça eklemi yanında ve aşağı ve ishal alt ekstremite . İnsan vücudundaki en uzun ve en geniş tek sinirdir ve bacağın üst kısmından arkada ayağa kadar uzanır. Siyatik sinirin uyluk için kutanöz dalı yoktur. Bu sinir, yan bacağın derisinin ve tüm ayağın, uyluğun arka kaslarının ve bacak ve ayağın kaslarının sinir sistemiyle bağlantısını sağlar.

L4

ila

S3

omurilik sinirlerinden türetilir .

Lumbosakral pleksusun

hem ön hem de arka bölümlerinden

lifler

Yapı

İnsanlarda siyatik sinir,

omuriliğin

sakral kısmından çıkan bir sinir lifleri topluluğu olan sakral pleksusun L4 ila S3 segmentlerinden oluşur . L4 ve L5 köklerinden gelen lumbosakral gövde sakral burun ve ala arasına iner ve S1 ila S3 kökleri ventral sakral foramenlerden çıkar. Bu sinir kökleri

piriformis kasının

önünde tek bir sinir oluşturmak üzere birleşir . Sinir

piriformisin

altından ve

büyük siyatik foramenlerden

geçerek

pelvisi

terk eder . Buradan uyluğun arka kısmından

popliteal fossaya

doğru ilerler . Sinir

, uyluğun arka bölmesinde

,

addüktör magnus kasının

arkasında (yüzeysel olarak) hareket eder ve kendisi,

biseps femoris kasının

6 Ekim 2021

Belin alt bölgesinde bulunan L4 – L5- S1-S2 ve S3 sinir köklerinin birleşmesiyle kalçadan topuğa kadar inen, tıp terminolojisindeki adıyla nervus ischiadicus yani siyatik sinir vücudun en kalın ve en uzun siniridir. Halk arasında siyatik diye bilinen hastalık aslında siyatik sinirin gerilmesi veya sıkışması sonucu belden kalçaya ve uyluğun arka kısmına yayılan ağrı, uyuşma , gerilme ve bazen de karıncalanma ile kendini gösteren klnik tablodur.

İçindekiler

Siyatik Ağrısı Nedir?

Siyatik sinir, bacağın arka bölgesinden aşağıya doğru uzanır. Diz eklemine ulaştığında dallara ayrılarak motor ve duyu fonksiyonlarını meydana getirir. Siyatik sinirin görevi, kalça , bacak ve ayak kaslarına omurilikten aldığı motor iletileri ulaştırmak ve ayaktan, bacaktan ve kalçadan aldığı duyuları da omurilik sinirine iletmektir. . Siyatik sinirinde gerilme, sıkışma, travma sonucu zarar görme meydana gelirse belden başlayarak bacak bölgesine yayılan bir ağrı hissedilir. Bu ağrılar çok eski zamanlardan beri bilinmektedir. İlk kez 1746 yılında Cotugno, siyatik bulgulardan bahsetmiştir. Eski Yunanlılarda ‘ischias’ kalça, bel ve bacak çevresindeki ağrı olarak tanımlanmış, Hipokrat ise 40-60 yaş arası erkekleri etkileyen ağrı şeklinde tanımlama yapmıştır. Siyatik ağrıları iki şekilde ortaya çıkabilir. Ağrılar ya devamlı fakat hafif seyreder ya da arada bir şiddetli, ani ağrılar olarak görülür. Bu ağrılar siyatik ağrısı olarak tanımlanır. Tanı olarak siyatik hastalığı olarak bilinen bu hastalık, halk arasında siyatik olarak ifade edilir.

Siyatik Ağrısı Türleri

Siyatik farklı tiplerde görülebilir:

1. Akut Siyatik: Akut siyatik, başlangıç aşamasında olan ve 4-8 hafta süren siyatik sinir ağısıdır. Ağrılar hafiftir ve genellikle tedavi gerektirmez.

2. Kronik Siyatik: Kronik siyatik 8 haftadan uzun süren, azalmayan, kalıcı siyatik ağrısıdır. Tedavi gerekir.

3. Alternatif Siyatik: Alternatif siyatik, her iki bacağı da dönüşümlü olarak etkileyen siyatik sinir ağrısıdır. Bu nadir görülen bir siyatik tipidir ve eklemdeki dejeneratif sorunlardan kaynaklanabilir.

4. İki Taraflı (Bilateral) Siyatik: Bilateral siyatik, her iki bacakta birlikte oluşur. Bu tip siyatik nadirdir. Omur veya diskteki dejeneratif değişikliklerden, kauda ekuina sendromu gibi ciddi durumlardan kaynaklanabilir.

Siyatik Belirtileri

Siyatik sinirindeki hasar veya yaralanma sonucu siyatik meydana gelir. Bel bölgesinden kalça bölgesine ve bacaklara doğru inen bir ağrı tipik olarak siyatiktir. Ağrıyla birlikte farklı belirtiler de görülebilir:

  • Kalçadan , uyluğun arka kısmından bacağa yayılan ağrı (en sık ve belirgin şikayet)
  • Bacağın alt kısmında ve ayakta karıncalanma, uyuşukluk veya güçsüzlük,
  • Topuk ve ayak parmaklarına iğne batıyormuş gibi hissetmek,
  • His kaybı ve hareket güçlüğü,
  • Oturma ile semptomların artması (siyatik sinir gerilir), ayağa kalkınca semptomların azalması
  • Hareket edildiği zaman, öksürmek veya hapşırmakla şiddetlenen ağrı,
  • İdrar ve gaz kaçırma,
  • Dik durma, eğilme ve dönme hareketlerinde zorlanma,
  • İlerleyen durumlarda ağrılı bacak kaslarında incelme.

Siyatik Neden Olur?

Siyatik, pek çok farklı sebepten dolayı oluşabilir:

  • Bel fıtığı: Omurgadaki fıtıklaşma gibi ilerleyen yaşa bağlı değişimler, siyatiğin en önemli nedenleri arasında yer alır.
  • Siyatik sinir sıkışma sendromu: Siyatik sinir kalçadan bacağa geçerken uyluk kemiği ile siyatik çentik arasında sıkışabilir. Bu durumda eğer kemik çıkıntı yoksa bilgisayarlı tomografi altında lokal kortizon enjeksiyonu yapılabilir. Eğer kemik çıkıntı varsa cerrahi olarak siyatik siniri sıkıştıran kemik çıkarılmalıdır. 
  • Piriformis Sendromu: Piriformis kasının siyatik siniri sıkıştırması sonucu kalaçda ve bacakta ağrı uyuşama karıncalanam gelişmesidir. 
  • Travma: Travmatik kalça çıkığı, yanlış yere kalça enjeksiyonu yapılması, leğen kemiği kırıkları siyatik sinirin kendisine direkt ve akut hasar verebilir. Bir yerden düşme veya siyatik sinir bölgesine alınan bir darbe, ağrı ve fonksiyon kayıplarına neden olabilir.
  • Obezite: Aşırı vücut ağırlığı omurgadaki stresi artırarak siyatiği tetikler.
  • Mesleki Maruziyet: Sürekli sırtınızı bükmeniz, ağır yük taşımanız ve uzun süre motor kullanmanız gereken bir işte çalışıyorsanız siyatik sinir etkilenebilir.
  • Uzun Süreli Hareketsiz Kalma: Uzun süre aynı pozisyonda oturmak, ayak bileğinin aynı pozisyonda kalması ve hareketsiz bir yaşam tarzı da siyatik gelişimine neden olabilir.
  • Şeker Hastalığı: Kandaki ani şeker değişimleri, sinir sisteminin zarar görmesine neden olarak siyatiği tetikleyebilir.
  • Hamilelik: Annenin hamilelik boyunca aldığı kilolar omurgaya baskı yapabilir. Karında ve memelerde meydana gelen büyüme de vücudun ağırlık merkezinin değişmesine neden olarak siyatik sinire zarar verebilir.
  • Doğumdan gelen bazı rahatsızlıklar, omurga ve iç organ tümörleri de siyatik hastalığa neden olabilir.

Siyatik Hastalığı (Siyatalji) Nasıl Önlenir?

Yaşamınızda alacağınız basit birkaç önlem siyatik sinirlerin zarar görmesini veya siyatiğin tekrar oluşmasının engellenmesine yardımcı olabilir:

  • Sık ve düzenli egzersiz yapın.
  • Oturur pozisyonda iken ağırlık kaldırmayın (bel fıtığı riskinizi azaltın)
  • Sigara içmeyin (disk sağlığınızı bozarak fıtık riskinizi arttırmayın) 
  • Otururken kalçanızı sıkıştıran dış etkenleri uzaklaştırın (cüzdan, cep telefonu vb).
  • Ani hareketlerden kaçının.
  • Ağır nesneleri kaldırırken dizlerinizi bükün ve sırtınızı düz tutun.

Siyatik Ağrısı Nasıl Geçer?

Hafif belirtilerle ortaya çıkan siyatik ağrıları, yaygın olarak önerilen evde tedavi yöntemleri ile giderilebilir. İstirahat , analjezik ve antienflamatuar ilaçlar , kas gevşeticileri ile hafif seyirli syatik genelde birkaç hafta içinde kendi kendini sınırlayarak geçer İleri derecede oluşan siyatik ağrısında altta bel fıtığı varsa cerrahi tedavi uygulanabilir. Cerrahi tedavi konservatif tedavinin 6 hafta uygulanıp fayda sağlamadığı durumlarda, bacakta kuvvet kaybı veya düşük ayak tablosunun geliştiği durumlarda uygulanabilir.

Siyatik Ağrısı İçin Hangi Doktora Gidilir?

Siyatik hastalığında öncelikle bir ortopedi doktoruna başvurmak gerekir. Muayene sonrası gerekli durumlarda hekiminiz sizi fizik tedavi, nöroloji veya romatoloji bölümlerine yönlendirebilir.

Siyatik Nasıl Teşhis Edilir?

Ortopedik muayene sırasında hekim, kişinin kas gücünü ve reflekslerini kontrol eder. Ayak parmaklarının ya da topukların üzerinde yürünmesi, çömelme pozisyonundan kalkılması ve sırt üstü yatarken bacakların birer birer kaldırılması istenebilir. Siyatik kaynaklı ağrı genellikle bu aktiviteler sırasında kötüleşme eğilimindedir. Fiziki muayene dışında röntgen, MR, CT tarama, elektromiyografi (EMG) gibi tanı testleri ile sinire yapılan baskı, fıtıklaşmış diskleri, kemik ve yumuşak doku zedelenmeleri, kaslarınızın tepkileri kolaylıkla belirlenerek siyatik hastalığı teşhisi koyulur.

Siyatik Tedavisi

Siyatik ağrıları, kişisel bakım ile düzelmiyorsa mutlaka uzman doktor tarafından tedavi edilmelidir. Belirtilerin ilerlemesini önlemek için siyatiğin erken tedavi edilmesi gerekir. Siyatik tedavisi  cerrahi olmayan veya cerrahi yöntemleri içerebilir. Siyatik tedavisi öncelikle cerrahi olmayan yöntemler tercih edilir. Tedavi, fizik tedavi, ilaçlar, terapötik enjeksiyonlar ve alternatif tedavilerin birlikte kullanımıyla uygulanır. Uygulanacak tedavi, hastalığın şiddetine, hastanın genel durumuna ve siyatik sinirin maruz kaldığı baskının nedenine bağlı olarak değişiklik gösterir. Hafif belirtilerle seyreden vakalarda ağrı kesici, kas gevşetici ve antienflamatuar ilaçlar siyatik tedavisi için yeterli olmaktadır. İlaç tedavisine rağmen devam eden şikayetleri olan hastalara, epidural steroid ilaç enjeksiyonu uygulanabilir. Kortikosteroid ilaçlar, omuriliği çevreleyen kanal olan epidural boşluk adı verilen bir alana enjekte edilir. Yapılan enjeksiyon ile siyatik ağrısı tedavi edilebilir. İlaç tedavisi ve enjeksiyon tedavisi ile akut siyatik ağrılarınız azaldığında hastalığın tekrar etmemesi ve daha güçlü bir vücut duruşu için fizik tedavi uygulanabilir. Fizik tedavi, güçlendirme, germe ve aerobik kondisyonun bir kombinasyonunu içerir. Fizik tedavi, birçok siyatik tedavi planının temel bir unsurudur. Bir programına terapötik egzersizler fizik tedavi programlarında yer alabilir. Siyatik tedavilerinde uygulanan fizik tedavi ve egzersizlerin temel amaçları şunlardır:

  • Bel, karın, kalça ve kalçanın omurgasını ve kaslarını güçlendirmek,
  • Çekirdek gücünü arttırmak,
  • Sıkı ve esnek olmayan kasları germek.

Cerrahi olmayan siyatik tedavi yöntemleri uygulandıktan sonra ağrı devam ediyor ve hatta artıyorsa cerrahi müdahale yapılabilir. Siyatik ağrısı, ağrının kaynağına göre lomber laminektomi ve diskektomi gibi cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilir. Lomber laminektomide sinir kökü sıkışması veya tahriş kaynaklarını ortadan kaldırmak hedeflenirken, diskektomide sinir kökü altındaki disk materyalinden veya sinir kökü üzerindeki kemikten küçük bir parça çıkarılır. Her iki cerrahi uygulamada da başarılı sonuçlar elde edilerek siyatik hastalığı tedavi edilebilir.

Siyatik Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Akut siyatik genellikle tedavi olmaksızın iyileşse de ilerleyen ve tedavi edilmeyen siyatik, kalıcı sinir hasarına neden olabilir. Etkilenen bacakta kuvvet ve his kaybı görülebilir. Eğer bel fıtığına bağlı ciddi omurilik basısı ile birlikte siyatik ağrısı varsa ve tedavi edilmezse idrar ve gayta kaçırma gelişebilir. Siyatik, gerekli tedavi uygulanmadığında ciddi sonuçlara neden olan bir hastalıktır. Siyatik belirtilerinin görüldüğü durumlarda uzman bir hekime başvurmanız muhtemel komplikasyonların oluşmasını engeller. Doç. Dr. Sinan KAHRAMAN “Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.” kalçadan iğne sonrası felç siyatik sinir hasarına bağlıdır. hem hastaların hem sağlıkçıların korkulu rüyası. basında daima yanlış iğne vurulunca felç oldu şeklinde aptallık ispatı başlıklarla sunulur. en sık sebep iğne ucunun siyatik siniri fiziksel olarak zedelemesi. tam felç olmaz hasta, güç kaybı oluşur. klasik yeri. kocaman sarı sinir. o kadar kolaydır ki kalçadan iğne yapmak, yanlış yerden yapma olasılığı çok düşük. kıçı göz kararı 4 eşit parçaya böl, üst, dış çeyreğe batır iğneyi. aha resmi.gözünde canlandır şimdi; kocaman göt, 1-2 santim kalınlığında sinir, tutturmak zor yani. peki bu kadar kolay bir iş nasıl sakatlığa yol açar? işte tıp ile hukuğun çatıştığı yer; hukuğun mutlak dili; iğne yaptıktan sonra bir kusur oluşmuş; o zaman suç vardır, elbette bir de suçlu… oysa bazen suçlu yoktur. o yüzden var din; kader denilmiş buna. hastanın kötü kaderi felç olmaksa iğneyi doğru şekilde yapanın talihsizliği nedir? o da kader diyelim hadi. insan vücudu newton fiziğine göre işlemiyor, o elektron illa ve daima orada değildir, izafiyetin atom modeli gibidir. o sinir çoğunlukla oradan geçer ama başka yerden de geçebilir. buna varyasyon deniliyor. ne acı ki toplumun %12 sinde farklı yerden geçiyor bu sinir. buyurun siyatik sinir varyasyonları; yani kısa türkçesiyle; iğne doğru yere yapılmıştır ama sinir olmaması gereken yerdedir. iğneyi yapan yok yere ceza almıştır. hasta itirazını uygun bir yerde “allam neden ben?” diyerek doğru adrese yapsın. her hafta en az bir tane üç memeli insan görüyorum; varyasyon! apandisit bazen sağda değil solda ortaya çıkar; varyasyon! kalp bazen sağdadır… liste çok uzun. diğer olasılıklar? iğne doğru yere yapılmıştır, siyatik sinir de doğru yerdedir ama; iğne içeriğine idiosenkrazik reaksiyon gelişmiştir veya iğne sonrası kas dokusu sertleşmiştir, bunlar da sinirin ezilmesine veya sıkışmasına (iskemi ve skar nedenleriyle) yol açmıştır. uygulayıcı gene masum. son ve en düşük olasılık aptal-acemi-sarhoş-özensiz hemşire iğneyi gerçekten yanlış yere yapmıştır. peki çözüm nedir? a- tıp teknolojisi gelişecek, çok iyi mr görüntüleri sinir geçiş güzergahını ve enjeksiyon yerini gösterecek. hastaya faydası olmaz ama iğneyi yapanı aklayabilir. (şimdi de sinir gösterilebilir ama iğne güzergahını göstermek zor) b- tüm tıbbi işlemler kamera ve benzeri cihazlar altında yapılacak, hastada sorun olmadıkça mahremiyet ilkesi gereği gizli kalacak, ihtilaf halinde kara kutu gibi açılacak. götüne güvenmeyen sağlıkçı hastaya dokunmayacak ama hatalı bir iş yapmamış gariban sağlıkçıları linç etme salgını bir nebze azalacak. hasta gene gümbürtüye gitti. c- bir grup bilimadamı kalçadan iğne yapmaktan daha güvenli uygulamalar geliştirecek. d- kendime asla kalçadan iğne yaptırtmam; acıyo be. damardan yaptırırım. mis gibi valla. Prof. Dr. Nefati KIYLIOĞLU

Siyatik sinir etkilenmesi

3 Ağustos 2013, Cumartesi Yazarın Tüm Yazıları Yaşlılık ve sağlıklı yaşam Serebellar hemoraji – Beyincik kanaması Damar iltihaplanması – Vaskülit Behçet Hastalığı Beyin ölümü İnsan sağlığı ve bilgi üretimi Apraksi – Hareketin yapılamaması Spinoserebellar ataksi Epilepsi ve cerrahisi Servikal spondilotik myelopati Temporal arteritis Kapı – Duvar Göz felci (Gözde hareket kaybı) Paraneoplastik sendrom Düşük el (Radiyal sinir felci) Status Epileptikus (Nöbet fırtınası) Beynin sağ ve sol yarısı Beyin tümörü ve nöbet geçirme Progressif Supranükleer paralizi (PSP) Hekimlikte hastalığı tanıma ve zaman Normal basınçlı hidrosefali (Beynin su toplaması) Brakial pleksus yapısı ve etkilenmesi Ben Multipl Skleroz (MS) hastası mıyım? İlaçlar ve vücudumuz Arteriovenözmalformasyon (Damar yumağı) Beyin ve beyin zarlarının iltihaplanması Davranışlar ve sağlığımız Göz hareketleri ve bozuklukları Yürümede bozulma Dirsekte sinir sıkışması – Kubital Tünel Sendromu Göz kapağı düşmesi – Blefaroptozis Siyatik sinir etkilenmesi Pozisyon değişmesi ile ortaya çıkan baş dönmesi – BPPV Sıcaklık, ısı ve bedenimiz Damar sertliği – Ateroskleroz Uyku ve baş ağrısı Sinir çalışma bozukluğu – Periferik Nöropati Beyin çalışmasının yetmezliği – Deliryum Yutma bozukluğu – Disfaji Hipokalsemi – Kalsiyum düşüklüğü Geçici Bellek Kaybı Ortostatik hipotansiyon Kulak çınlaması – Tinnitus Kore – Sydenham koresi Vitamin B12 ve sinir sistemi Doğa, vücudumuz ve enerji dönüşümleri Uykudaki davranış bozuklukları – Parasomniler Amyotrofik Lateral Skleroz – ALS Beynimiz ve yaşlanma Myelopati – Omurilik etkilenmesi 2 Myelopati – Omurilik etkilenmesi – 1 Akut distoni – İlaç ile ortaya çıkan kasılma durumu Hemifasiyal spazm Nefati Kıylıoğlu Ağrı – Beş duyunun cezalandırıcısı Demans – Bunama hastalığı Yalancı tümör sendromu (Pseudotumor cerebri) Karotis damarı daralması – Şah damarı darlığı Uykusuzluk – İnsomni Parkinson hastalığı ve cerrahi tedavisi Bel ağrısı Uykuda nefes durması – Horlama (Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu)

Siyatik sinir etkilenmesi.

30 Temmuz 2013, Salı Prof. Dr. Nefati Kıylıoğlu -Tam o anda oldu! İğne yapıldı ve ben o anda bacağımda çok şiddetli bir yanma hissettim. Yandım anam diye bağırdım ama ne çare. O andan sonra da bu ayak oynamadı. İğne sırasında olduğu için de ben ona bağladım. Siyatik sinirime iğne ile girmişler doktor bey! Bu felç düzelmez mi artık doktor bey? Siyatik sinir ne görev görür? Siyatik sinirin yapısı nasıldır? Siyatik sinir vücudumuzun en uzun siniridir. Bel omurları arasından çıkan sinirlerin birleşmesinden oluşur. Kasık içinden geçtikten sonra kalça kasları arasından çıkarak, diz arkasındaki “diz çukuruna” kadar gelir. Diz arkası çukurda iki büyük dala ayrılan sinir, bacağın en uç noktasındaki parmaklara kadar ilerler. Gittiği yol boyunca bacakta bulunan bütün kasları – bacağın ön yüzü ve iç yüzü hariç olmak üzere -, baldır ve ayak kaslarının kasılmasından, bacak arkası – baldır arkası ve önü ile ayak altı ve üzerine ait duyu bilgisinin beyine taşınmasından sorumludur. Yürüme ve ayakta durma için özellikle önem taşır. Siyatik sinir aslında beldeki bel bölgesinden çıkan iki sinir (L4-5) ile kasık bölgesinden çıkan bir sinir (S1) kökünün birleşmesi ile ortaya çıkar. Bel bölgesinden çıkan sinirler daha çok baldır ön yüzü ile ayak sırtı kaslarını çalıştırırken, kasık bölgesinden çıkan sinirler bacak – baldır arka yüzü kaslarını ve ayak tabanı kaslarını çalıştırırlar. Ayak arkası bölgede ayrılıncaya kadar bir arada bulunan bu sinirler aslında iki ayrı kablonun bir başka kılıf içinde birleşik durmasına benzetilebilir. Baldır ön tarafına gelen sinir, diğerine göre zedelenmeye daha duyarlı olarak bilinir. Siyatik sinir nasıl ve ne şekilde etkilenir? Kimlerde daha sık ortaya çıkar? Siyatik sinir bel fıtığı gibi durumlarda daha sinirin ilk oluşma noktasında etkilenebilir. Belden başlayan ve bacak arkasında duyulan ağrıya ve baldır arkasında – ayak tabanında uyuşmalara neden olur. Öksürmek ve ıkınmak bu durumda ağrıyı arttırır. Bir başka etkilenme noktası kalça kaslarının arasından çıktığı bölgedir. Burada sıkışma ile daha çok kalça bölgesinde ağrı gözlenir, belde ağrı olmaz. Trafik kazası ile ezilme ya da bıçaklanma – ateşli silah gibi araçlar yolu kesilme – kopma sonucunda da etkilenme olabilir. Kalçadan yapılan iğne de sinirde zedelenme ortaya çıkarır. Aslında yapılan iğne sinire zarar veremez. Çünkü sinirin içine iğne ile girmek mümkün olmaz. Çok kaygandır. Verilen ilaç zayıf kişilerde, sinirin etrafında bir baskı unsuru – kimyasal etki oluşturarak siniri zedeler. İğne ile ortaya çıkan etkilenme sıklıkla zayıf kişilerin sorunudur. Verilen ilaç dağılacak deri altı dokusu bulamaz. Siyatik sinir diz çukuru arkasında ikiye ayrıldıktan sonra diz yan tarafında bulunan kemiğe yapışık bir şekilde kemik etrafında dolanır ve baldır ön tarafındaki kasların arasına girer. Bir diğer etkilenme noktası da burasıdır. Zira zayıf kişilerde bacak bacak üzerine attıktan bir süre sonra gözlenen uyuşmanın sebebi, bu noktada sinirin baskı altında kalmasıdır. Bu bölgede sinirin uzun süre ile sıkışması “düşük ayak” dediğimiz duruma yol açar. Yürürken ayak ucu yere takılır, ayak bileği geri kaldırılamaz. Ayak tabanına giden sinir ile ayak sırtına giden bu sinirler bilek bölgesinde de sıkışabilir. Bu durumda genellikle ayak tabanında ya da ayak sırtında uyuşma şikayeti ön planda olur. Uzun yolculuklar sırasında dizin bir yere yaslanması, çömelerek uzun süre çalışma diğer sebeplerdir. Gidiş yolu üzerinde sinire baskı oluşturabilecek yapılar da yine siyatik sinirde ağrı ve diğer yakınmaları oluşturabilir. Kasık içi tümörler, rahim için yapının başka yerdeki varlığı (endometriozis) da siyatik ağrısına neden olur. Tümör basıları ile oluşan yakınmalar sürekli olur iken, endometriozis sadece adet dönemlerinde (menstruasyon) olur. Siyatik sinir etkilenmesi nasıl tanınır? Nasıl tedavi edilir? Yakınmaların ayrıntılı öyküsü, nörolojik muayene, görüntüleme yöntemleri (bel filmi – kasık incelemesi) ve elektromyografik incelemeler yolu ile sorunun nerede olduğu bulunur. Tedavi neden yöneliktir. Ancak her durumda ağrı ile mücadele etmek, fonksiyonları geri kazanmak için çaba sarf etmek gerekir. Ağrı açısından bakıldığında günlük aktivitenin sürdürülmesi ve ilaç tedavisi ile hastaların yarısı 4 hafta içinde yüzde 75 oranında iyileşir. Üçte bir hastada yakınmalar geçmeyebilir.  Yazarın Tüm Yazıları Yaşlılık ve sağlıklı yaşam 25 Mart 2014, Salı Serebellar hemoraji – Beyincik kanaması 18 Mart 2014, Salı Damar iltihaplanması – Vaskülit 11 Mart 2014, Salı Behçet Hastalığı 4 Mart 2014, Salı Beyin ölümü 25 Şubat 2014, Salı İnsan sağlığı ve bilgi üretimi 18 Şubat 2014, Salı Apraksi – Hareketin yapılamaması 11 Şubat 2014, Salı Spinoserebellar ataksi 28 Ocak 2014, Salı Epilepsi ve cerrahisi 21 Ocak 2014, Salı Servikal spondilotik myelopati 14 Ocak 2014, Salı Temporal arteritis 7 Ocak 2014, Salı Kapı – Duvar 2 Ocak 2014, Perşembe Göz felci (Gözde hareket kaybı) 24 Aralık 2013, Salı Paraneoplastik sendrom 17 Aralık 2013, Salı Düşük el (Radiyal sinir felci) 10 Aralık 2013, Salı Status Epileptikus (Nöbet fırtınası) 3 Aralık 2013, Salı Beynin sağ ve sol yarısı 26 Kasım 2013, Salı Beyin tümörü ve nöbet geçirme 19 Kasım 2013, Salı Hekimlikte hastalığı tanıma ve zaman 5 Kasım 2013, Salı Normal basınçlı hidrosefali (Beynin su toplaması) 26 Ekim 2013, Cumartesi Ben Multipl Skleroz (MS) hastası mıyım? 11 Ekim 2013, Cuma İlaçlar ve vücudumuz 1 Ekim 2013, Salı Beyin ve beyin zarlarının iltihaplanması 17 Eylül 2013, Salı Davranışlar ve sağlığımız 12 Eylül 2013, Perşembe Göz hareketleri ve bozuklukları 3 Eylül 2013, Salı Dirsekte sinir sıkışması – Kubital Tünel Sendromu 20 Ağustos 2013, Salı Göz kapağı düşmesi – Blefaroptozis 14 Ağustos 2013, Çarşamba Sınırlar ve canlılık 6 Ağustos 2013, Salı Siyatik sinir etkilenmesi. 30 Temmuz 2013, Salı Pozisyon değişmesi ile ortaya çıkan baş dönmesi – BPPV 23 Temmuz 2013, Salı Sıcaklık, ısı ve bedenimiz 16 Temmuz 2013, Salı Damar sertliği – Ateroskleroz 10 Temmuz 2013, Çarşamba Uyku ve baş ağrısı 3 Temmuz 2013, Çarşamba Sinir çalışma bozukluğu – Periferik Nöropati 26 Haziran 2013, Çarşamba Beyin çalışmasının yetmezliği – Deliryum 19 Haziran 2013, Çarşamba Yutma bozukluğu – Disfaji 12 Haziran 2013, Çarşamba Geçici Bellek Kaybı 4 Haziran 2013, Salı Ortostatik hipotansiyon 15 Mayıs 2013, Çarşamba Kulak çınlaması – Tinnitus 7 Mayıs 2013, Salı Kore – Sydenham koresi 30 Nisan 2013, Salı Vitamin B12 ve sinir sistemi 23 Nisan 2013, Salı Doğa, vücudumuz ve enerji dönüşümleri 16 Nisan 2013, Salı Uykudaki davranış bozuklukları – Parasomniler 11 Nisan 2013, Perşembe Amyotrofik Lateral Skleroz – ALS 3 Nisan 2013, Çarşamba Beynimiz ve yaşlanma 27 Mart 2013, Çarşamba Myelopati – Omurilik etkilenmesi 2 19 Mart 2013, Salı Myelopati – Omurilik etkilenmesi – 1 11 Mart 2013, Pazartesi Akut distoni – İlaç ile ortaya çıkan kasılma durumu 5 Mart 2013, Salı Hemifasiyal spazm – Yüzde ve gözde istenmeyen kasılma durumu 27 Şubat 2013, Çarşamba Tiroid bezi ve göz hastalığı 23 Şubat 2013, Cumartesi Ağrı – Beş duyunun cezalandırıcısı 6 Şubat 2013, Çarşamba Demans – Bunama hastalığı 29 Ocak 2013, Salı Yalancı tümör sendromu (Psuedotumor cerebri) 22 Ocak 2013, Salı Karotis damarı daralması – Şah damarı darlığı 15 Ocak 2013, Salı Uykusuzluk – İnsomni 8 Ocak 2013, Salı Parkinson hastalığı ve cerrahi tedavisi 1 Ocak 2013, Salı Bel ağrısı 24 Aralık 2012, Pazartesi Uykuda nefes durması – Horlama 18 Aralık 2012, Salı Bayılma (Senkop) 12 Aralık 2012, Çarşamba Beyin kanaması ve yüksek tansiyon (Hipertansiyon) 4 Aralık 2012, Salı Ağrı kesici kötüye kullanım baş ağrısı 29 Kasım 2012, Perşembe Diyabetik nöropati (Şeker hastalığı ve sinir iltihabı) 20 Kasım 2012, Salı Fibromyalji Sendromu 13 Kasım 2012, Salı İnflamatuar myopatiler – (Dermatomyozit/Polimyozit) 7 Kasım 2012, Çarşamba Myastenia Gravis 30 Ekim 2012, Salı Akut inflamatuar demyelinizan nöropati – GBS (Guillain-Barre Sendromu) 23 Ekim 2012, Salı Nöbet geçirme – Sara hastalığı (Epilepsi) 16 Ekim 2012, Salı Optik Nörit 9 Ekim 2012, Salı İnme – Stroke 3 Ekim 2012, Çarşamba Botulinum toksini – Distoni 26 Eylül 2012, Çarşamba Yanan ayaklar – Küçük lif nöropatisi 18 Eylül 2012, Salı Yüz felci – Fasiyal paralizi 12 Eylül 2012, Çarşamba Huzursuz Bacaklar Sendromu 4 Eylül 2012, Salı Trigeminal nevralji 28 Ağustos 2012, Salı Tek gözde ağrısız – ani görme kaybı (Amarozis Fugax) 21 Ağustos 2012, Salı Parkinson Hastalığı 14 Ağustos 2012, Salı El titremesi – Tremor 7 Ağustos 2012, Salı Sinir Sıkışması – Karpal Tünel Sendromu 31 Temmuz 2012, Salı Baş ağrısı – Migren (2. bölüm) 24 Temmuz 2012, Salı Baş ağrısı – Migren (1. bölüm) 17 Temmuz 2012, Salı Çift görme 10 Temmuz 2012, Salı Baş dönmesi 3 Temmuz 2012, Salı Prof. Dr. Kıylıoğlu Çine Madran’da 2 Temmuz 2012, Pazartesi

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации