Андрей Смирнов
Время чтения: ~30 мин.
Просмотров: 0

HASTALIKLAR VE DOĞAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Kireçlenme (osteoartrit), eklemlerdeki kıkırdak dokusunun deformasyonu ile ilişkilidir ve vücudun her ekleminde meydana gelebilir. Kıkırdak, normal eklemlerde kemiklerin uçlarını örten sağlam bir yapıdır. Osteoartrit, eklemdeki kıkırdağın sertleşmesine ve elastikiyetini kaybetmesine neden olur. Zamanla kıkırdak yıpranabilir, bunun sonucunda eklemler kayganlığını yitirerek, hareket etme kabiliyetini büyük ölçüde kaybeder. Kıkırdak bozulduğunda, tendonlar ve bağlar gerilerek ağrıya neden olur. Durum kötüleşirse kemikler birbirine sürtünebilir.

  • Hastanın ağrısının giderilmesi,
  • Hareketlerdeki kısıtlamanın ve günlük yaşam aktivitelerindeki zorlukların gideirlmesi,
  • Hastalığın ilerlemesinin engellenmesi.

Tedavide ilk basamak hastanın eğitimidir. Hasta öncelikle hastalığı konusunda bilinçlendirilmelidir. Ağır egzersizlerden ve zedelenmiş eklemin aşırı kullanılmasından sakınılmalıdır. Kilo verilmesi ile birlikte aşırı yük taşıyan eklemlerde osteoartrite bağlı şikayetler azalır. Ağrılı dönemlerde hastaya istirahat önerilir.

image

Düzenli Egzersiz

Kapsamlı egzersiz programları ile eklemi çevreleyen kaslar güçlendirilir. Böylece ekleme binen yükün azaltılması sağlanmış olur. Ancak uygulanacak egzersiz programının mutlaka hekiminiz veya fizyoterapi uzmanınız tarafından düzenlenmesi gerekir. Yanlış uygulanan hareketler eklemlerinizdeki hasarı arttırabilir. Doğru uygulamaya bir örnek olarak, dizdeki kuadriseps kasını güçlendirmek, osteoartrit durumunda diz ağrısının azaltılmasına yardımcı olur.

Fizik Tedavi

Eklem işlevini, esnekliği artırmak ve kas gücünü güçlendirmek için uzmanlar tarafından uygulanan fizik tedavi, kireçlenme tedavisini olumlu yönde etkileyecektir. Sıcak ve soğuk uygulanan kompresler, osteoartritten kaynaklanan ağrıları ve rahatsızlıkları gidermeye yardımcı olur.

Destekleyici Medikal Cihazlar

Destekleyici veya yardımcı cihazlar, osteoartritli eklemler üzerindeki baskıyı azaltmaya yardımcı olabilir. Cihaz kullanımı eklemin anatomisine göre farklılık gösterebilir. Örneğin diz destekleri bağların ve tendonların stabilize edilmesine ve ağrıyı azaltılmasına yardımcı olur. Bastonlar veya koltuk değnekleri belirli eklemlerdeki baskıyı azaltır ve yük dağılımını sağlar. Omurga osteoartritinin semptomları ise, daha sıkı bir şilte ve sırt desteği veya boyunluk ile hafifletilebilir.

image

İlaçlar

Kireçlenme durumunda eklem ağrısı ve eklem sertliği, anti-enflamatuar ilaçlarla giderilebilir. Ağrı giderici kremler veya spreyler de doğrudan ağrılı bölgeye uygulandığında ağrıların azalmasına yardımcı olur. Etkilenen ekleme steroid veya hyaluronik asit enjekte edilmesi kalıcı ağrıların azalmasına yardımcı olabilir.

Osteoartrit ağrısı şiddetli olduğunda ve diğer tedaviler işe yaramadığında, bazı doktorlar narkotik gibi daha güçlü ağrı kesiciler verecektir. Fakat bu tedavi yöntemlerinin hiçbiri osteoartritin neden olduğu eklem hasarının ilerlemesini tersine çevirmeyecek veya yavaşlatmayacaktır. Ancak kireçlenme belirtilerini baskılamaya yardımcı olur.

Alternatif Gıda Takviyeleri

Yapılan bilimsel çalışmalarda glukozamin ve kondroitin takviyelerinin, osteoartritli hastalarda ağrıyı hafifletebileceği gösterilmiştir.

Glukozamin, glikozaminoglikan zincirlerinin biyosentezi ve diğer kıkırdak proteoglikanlarının üretimini tetikleyen bir aminosakkarittir. Yapılan çalışmalarda glukozamin takviyesi almanın kollajen parçalanmasını azaltabileceğini göstermektedir. Ancak muhtemel yan etki risklerinden kaçınmak ve maksimum faydayı sağlamak için bitkisel formdaki glukozamin takviyelerinin seçilmesi uzmanlarca tavsiye edilmektedir.

SAM-e, osteoartrit için potansiyel faydaları olan başka bir takviyedir.

Yan etkileri olabileceği ve ilaçlarla etkileşime girebileceği için, aldığınız takviyeleri doktorunuza bildirmeyi unutmayın ve sadece güvenilir kaynaklardan üretilen GMP ve kalite sertifikalarına sahip firmaların ürünlerini tercih edin.

Kireçlenmede Beslenme

Süt Ürünleri : Osteoartrit tedavisinde süt, yoğurt ve peynir gibi az yağlı süt ürünleri ve kemik gücünü artırdığı tespit edilen kalsiyum ve D vitamini açısından zengin besinler tüketilebilir. D vitamini, kalsiyum emilimi için gereklidir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Yapraklı yeşil sebzeler gibi diğer kalsiyum ve D vitamini açısından zengin yiyecekleri tüketmeniz faydalı olacaktır.

Brokoli : K ve C vitaminleri bakımından zengin olan brokoli, araştırmacıların kireçlenme belirtilerinin ilerlemesini önlemeye ve yavaşlatmaya yardımcı olabileceği düşünülen sülforafan adı verilen bir bileşik içerir. Brokoli, kemik yapıcı faydaları ile bilinen kalsiyum açısından da zengindir.

Yeşil Çay : Yeşil çay, iltihabı azaltan ve kıkırdak yıkımını yavaşlatan antioksidanlar olan polifenolleri içerir. Araştırmalar ayrıca, yeşil çayda Epigallokateşin-3-gallat (EGCG) adı verilen bir başka antioksidanın, romatoid artritli kişilerde eklem hasarına neden olan moleküllerin üretimini engellediğini göstermiştir.

C Vitamini Açısından Zengin Besinler : Turunçgiller, portakal, greyfurt ve misket limonu gibi yiyecekler C vitamini açısından zengindir. Araştırmalar, iltihaplı artriti önlemede ve kireçlenme durumunda sağlıklı eklemleri korumak için doğru miktarda C vitamini takviyesi almanın yardımcı olduğunu gösteriyor.

Sarımsak : Araştırmalar, allium ailesine ait besinlerle yani düzenli olarak sarımsak, soğan ve pırasa gibi yiyecekler yiyen kişilerin daha geç kireçlenme belirtisi gösterdiğini göstermiştir. Araştırmacılar, sarımsakta bulunan bileşik diallil-disülfinin insan hücrelerindeki kıkırdağa zarar veren enzimleri sınırlayabileceğini düşünmektedirler.

Aleo Vera : Alternatif tıpta en çok kullanılan bitkilerden biridir. Antiinflamatuar özelliklere sahiptir. Artrit ağrısı için yaygın olarak kullanılan nonsteroid anti-enflamatuvar ilaçların (NSAID’ler) olumsuz gastrointestinal etkilerine sahip değildir. Topikal olarak cilt üzerine de uygulanabilir.

Boswellia : Geleneksel ve alternatif tıpta kullanılır. Anti-enflamatuar özellikleri vardır. Hindistan’a özgü Boswellia ağaçlarının sakızından elde edilir. Deneylerden elde edilen sonuçlar, Boswellia’nın kireçlenme nedeniyle oluşan ağrı, sertlik ve işlev kaybını iyileştirmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Akupunktur

Osteoartritli bazı kişilerde anında ağrı kesimini sağladığı ve hastalığın belirtilerinin azalmasında önemli faydaları olduğu gösterilmiştir.

Ameliyat

Osteoartritli bazı kişilerde anında ağrı kesimini sağladığı ve hastalığın belirtilerinin azalmasında önemli faydaları olduğu gösterilmiştir.

  • Hasarlı kıkırdağı temizlemek veya dokuları onarmak için atroskopi yöntemi düşünülebilir. Artroskopi; fiberoptik cihazlar kullanılarak eklemlerin içlerini görüntülü muayene ederek eklem içinde meydana gelen hastalık ve yaralanmaların tanı ve tedavisini sağlayan bir yöntemdir.
  • Osteotomi; dejenerasyona uğramış eklemin kesilmesi ve yeniden şekillendirilmesi işlemidir. Bu yöntem, dejenerasyona uğramış kısım üzerindeki baskıyı kaldıracak ve kemiklerin hizalanmasını düzeltecektir.
  • Protez: Hasarlı eklem, anatomik olarak aynı fakat yapay olanla değiştirilir. Protezler eklemler gibi normal bir eklemin tüm hareketine sahip değildir, ancak eklem işlevselliğini önemli ölçüde iyileştirmektedir.
  • Eklem Füzyonu: Hasarlı eklem çıkarılır ve eklemin iki kemiği birleştirilir. Bu işlem, eklem replasmanının etkili olmadığı alanlarda daha sık yapılır.

Kireçlenmede Süreç Nasıl Yürütülür? Kireçlenmede Yaşam Kalitemizi Nasıl Arttırabiliriz?

Kireçlenme (osteoartrit) ve semptomlarını yönetmek için bazı stratejiler geliştirebiliriz. Bunlar;

Otokontrol becelerini öğrenmek: Kireçlenme dahil diğer kronik rahatsızlıkları olan kişilerin, artritin yaşamlarını nasıl etkilediğini anlamalarına ve semptomlarını kontrol etme ve yaşam kalitelerini arttırma konusundaki çabalarını artırmalarına yardımcı olan seminerleri ve eğitim sınıflarını takip etmesi faydalı olabilir.

Fiziksel olarak aktif olmak: Uzmanlar, yetişkinlerin haftada en az 150 dakika, orta düzeyde fiziksel aktivite yapmasını tavsiye ediyor. Yürüme, yüzme veya bisiklete binme önerilen orta, düşük etkili aktivitelerdir. Düzenli fiziksel aktivite, kalp hastalığı, felç ve diyabet gibi diğer kronik hastalıkların gelişme riskini de azaltır.

Doktorunuza danışmak: Sağlık uzmanınızla düzenli olarak görüşmek ve önerilen tedavi planınızı takip etmek, kireçlenmenin kontrolünde aktif bir rol oynar. Bu özellikle diyabet veya kalp hastalığı gibi başka kronik rahatsızlıkları olan hastalar için önemlidir.

Kilo vermek: Fazla kilo veya obezite durumuna sahip kişiler için kilo vermek eklemler üzerindeki baskıyı azaltır. Özellikle de kalça ve dizler gibi ağırlık taşıyan eklemler için bu önemlidir. Sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bunu sürdürmek, eklem ağrılarını hafifletir ve eklem işlevini iyileştirebilir.

Eklemlerinizi koruyun: Eklem yaralanmaları ve eklem üzerinde stres yaratmak kireçlenmeye neden olabilir. Bu gibi durumlardan kaçınıp, eklemlerinizi korumak kireçlenme riskini en aza indirir.

Kaynakça

Oops… Slider with alias ilginizi çekebilir not found.

Kireçlenme genellikle yaşa bağlı olarak ortaya çıkan ve tıpta osteoartrit olarak adlandırılan bir hastalıktır. Bu hastalık sahibi olan kişilerde hareketlerde sıkıntı yaşanmaktadır. Hastalar hareketlerinde zorluk ve ağrı yaşarlar. Hayat standartlarını olumsuz olarak etkileyen bu rahatsızlığın tedavi edilmesi ile hastaların biraz olsun kendilerini iyi hissetmeleri hedeflenmektedir.

Vücudumuzdaki eklemlerin rahat hareket etmesini sağlayan kıkırdak doku ve eklem sıvısı ilerleyen yaşlarda çeşitli sebeplerden azalmaktadır. Bunun sonucu olarak kemikler birbirine sürter ve birçok şikâyetin oluşmasına sebep olur. Bu durumda eklemlerde şişlik, ağrı, sertlik ve hareket edememe durumları yaşanır.

Kireçlenmenin sebepleri arasında; yaş faktörü, genetik sebepler, kadınlarda daha sık görülür, obezite, doğumda oluşan sorunlar, kaza, düşme ve çarpma sayılmaktadır.

Kireçlenmenin belirtileri tespit edildikten sonra önlem alınması ve bitkisel tedavilere başlanması gerekir. Bitkisel yöntemler genelde işe yarasa da bazı hastalarda hareket edememe durumu hayatını ciddi anlamda etkilemektedir. Bitkisel yöntemler denenmesine rağmen sonuç alınamadığında bir uzmana danışılması tavsiye edilir. Bitkisel tedavilerin denemesi sırasında sürekli kullanılan ilaçlar var ise bileşenlerin etkileşimi sonucu beklenmeyen bir etki görülürse en kısa zamanda bir doktora başvurulması önerilmektedir.

Kireçlenme için bitkisel tedavi önerileri;

  • Kireçlenme oluşan bölgeye okaliptüs yağı sürülmesi ile bölgedeki şişliğin indiği gözlenmiştir. Yağı sürmeden önce mutlaka bölgenin yıkanması gerekmektedir. Okaliptüs yağını sürerken masaj yapılarak yağın şiş olan bölgeye yedirilmesi önemlidir.
  • Yeşil çay ve zencefil çayının şekersiz olarak günde bir bardak içilmesi önerilir.
  • Biberiye yağı, susam yağı, çörek otu yağı, menekşe yağı ve pelesenk yağı da kireçlenme olan bölgeye masaj yapılarak sürülebilir. Yağların aynı anda kullanılmaması tavsiye edilir. Mümkünse farklı günlerde yağlardan birer birer denenmesi ve ağrılarınıza iyi gelene devam edilmesi önemlidir.
  • Protein ağırlıklı beslenme kemikleri güçlendirir.
  • Sirke tüketiminin arttırılması ile kemik dokusunun güçlendiği de bilinmektedir.

Kireçlenmeye Bitkisel Çözüm Saraçoğlu

İçerik gizle 1 Kireçlenmeye Bitkisel Çözüm Saraçoğlu 1.1 Belde Kireçlenme Bitkisel Tedavi 1.1.1 Kireçlenmeye İyi Gelen Hareketler

Kireçlenmeye Bitkisel Çözüm Saraçoğlu

Kireçlenmeye bitkisel çözüm önerilerinin başında Saraçoğlu’nun çınar yaprağı kürü gelmektedir. Çınar ağacı Anadolu’da bulunan endemik bir türdür. Uzak doğu ülkelerinde yüzyıllardır çınar yaprağı tedavi amaçlı olarak tercih edilmektedir. Çınar ağacının yapraklarında bulunan glikozidler kireçlenmeye karşı etkili bir maddedir.

Çınar yaprağı kürü; 1,5 tatlı kaşığı çınar yaprağı 1 su bardağı kaynayan suda 1 dakika bekletilir. Çayı süzdükten sonra ılık olduğunda akşam yemeğinden sonra ve gece içilmesi gerekir. Aksam çayı içtikten 3 saat sonra gece çayı olarak tüketilmesi önemlidir. Her içimden önce taze olarak yapılması gerekir. En fazla 30 gün süreyle uygulanması gerekir. Yüksek tansiyona sahip hastalarda içilmesi önerilmez.

Belde Kireçlenme Bitkisel Tedavi

Belde Kireçlenme Bitkisel Tedavi

Bel kireçlenmesi için en önemli konu kilo artışıdır. Kilo fazla olduğunda belde ağrılar da artar. Omega 3 açısından zengin olan balık tüketimi, ceviz ve keten tohumunun beslenmeler eklenmesi de faydalı olmaktadır.

Bel kireçlenmesinde yemeklerde zeytinyağı kullanımı eklemlere esneklik kazandırması sebebiyle önerilir. Kemik suyu içerikli besinler de vücuttaki bağ dokuyu güçlendirir. Zencefil tüketimini arttırmak çay olarak içmek de beldeki kireçlenmeye karşı önlem amaçlı olarak tavsiye edilmektedir.

Bal ve hardal kürü, her akşam temiz vücuda bal ve hardalla hazırlanan karışım sürülerek en az iki saat beklenir. Sonrasında ılık suyla yıkanarak temizlenir. Sürekli yapıldığında faydası görüldüğü belirtilmektedir.

Kireçlenmeye İyi Gelen Hareketler

Kireçlenmeye İyi Gelen Hareketler

Kireçlenmeye iyi gelen hareketler arasında spor aktiviteleri önerilir. Yüzme ve yürüyüş en çok tavsiye edilen spor dallarıdır. Her iki spor dalında da egzersizlerin yavaş ve kontrollü olarak tatbik edilmesi önemlidir.

Günlük rutin haline getirilen hafif tempolu kısa yürüyüşler, özellikle yaz döneminde gün içinde yorucu olmayacak bir tempoyla yüzmek kireçlenen bölgelerin hareket kabiliyetini yeniden kazanması ve ağrılarınızın hafiflemesi açısından çok önemlidir.

El bileğinde yer alan sinirlerin sıkışması ve uyuşması durumu olarak bilinen karpal tünel sendromu ağrı ve sızı şeklindeki rahatsızlıkları beraberinde getirmektedir. Genellikle el işi yapanlarda görülmekte olan hastalık daktilo kullanımının yaygınlaştığı zaman dilimlerinde tıp dünyasını yakından ilgilendirmekteydi. Karpal tünel sendromu günlük hayatta sekreter hastalığı olarak da bilinmektedir. Karpal tünel sendromunun yaşlanmaya birlikte artış göstermesi kolay bir hale gelmektedir. Özellikle bilgisayar kullanan kişilerde yaygınlaşan hastalık piyano ve gitar gibi kalın tuşlu ve telli çalgılarla uğraşan müzisyenler üzerinde etkili olmaktadır. El bileğinde sinir sıkışması şeklinde adlandırılan hastalığın tedavi süreci egzersizlere dayanmaktadır. Kimi zaman cerrahi müdahale gerektiren durumlarla karşı karşıya kalınabilmektedir.

Karpal tünel sendromu belirtileri El bölgesinde uyuşma başlangıcı hastalığın ana belirtileri arasında yer almaktadır.

Bilekte ağrı, parmaklarda meydana gelen uyuşmalar, yanmalar ve şişlikler hastalığın ilerleyen aşamalarını oluşturmaktadır.

Özellikle başparmak üzerinde oluşan güç kaybı, karpal tünel sendromu hastalığını tetiklemekte, genellikle sabah saatlerinde görülen el krampları hastalığın tedavi sürecine ihtiyaç duyduğunu belli etmektedir.

Bilekte meydana gelen sıkışmalar nedeniyle hareket alanını kısıtlayan hastalığın tanı süreci klinik muayenesi ile gerçekleşmektedir. Uzun süre oyun oynayan gençler üzerinde de etkili olan bilekte sinir sıkışması ileri dönemlerde romatizma şikayetlerinin de oluşmasına imkan tanımaktadır. Kadınlarda daha sık görülen hastalık tedavi yöntemleri nedeniyle kısa sürede istenilen başarılı sonuçların elde edilmesini sağlamaktadır.

Karpal tünel sendromu tedavisi için kullanılan yöntemler farklı uygulamalardan oluşmaktadır. Cerrahi müdahale fizik tedavi ve ilaç ile desteklenen etmenleri kapsamaktadır. İleri dereceli sinir sıkışmalarında cerrahi tedavi uygulanmaktadır. Günümüzde rahatsızlığın ortadan kalkmasına yardımcı olacak en önemli tedavi yöntemlerinden biri de botox ile tedavidir. Karpal tünel sendromu egzersizleri de hastalığın kısa sürede tedavi edilmesine ortam oluşturmaktadır. Kimi zaman çok ağrılı vakalarda ameliyat gerekebilmektedir. Basit yöntemler ile gerçekleştirilen ameliyat sonrasında meydana gelen acı ve sızı gibi şikayetlerde ilaç tedavisine başlanır. Şişkinliklerin en aza indirilmesi için steroid enjeksiyonlar etkili bir yöntem haline gelebilmektedir. Hastanın tedavi sonrasında besin takviyesinde bulunması ve sigara kullanmaması hastalığın yeniden oluşma riskini azaltacaktır.

Egzersiz yapılması ile eklemlerin çevresindeki kas bağları güçlendirilir ve eklemin hareket güvenliği artırılır. Yürüyüş, yüzme veya bisiklete binme gibi egzersiz yaklaşımları yararlıdır. Egzersiz yaptıktan sonra saatlerce süren ağrı, eklem ve bağlara aşırı yüklenildiğini gösterdiği için egzersize ara verilir. Daha sonra tekrar daha az yoğunlukta başlanıp kademeli olarak artırılır. Yoga ve tai chi gibi meditasyon teknikleri nefes terapileri ile birleştirilerek stresi azaltmada yararlı olabilir. 8 haftalık yoga programının uygulandığı bir araştırmada diz eklem kireçlenmesinde yararı olduğu gösterilmiştir. Ağrılı eklemin zorlanmaması gereklidir. Ağrı tedavisinde yardımcı olarak soğuk veya sıcak uygulamalardan faydalanılabilir. Kas spazmı ve ağrıyı gidermede soğuk uygulama, sertlik yakınmasını azaltmada sıcak uygulamalar yararlı olabilir. Soğuk uygulama özellikle dizdeki şişlik ve ağrıda yararlı olup 20-30 dakika kadar beze sarılı buz kalıbının uygulanması ile buz kalıbı yoksa donmuş sebze ile uygulama şeklinde yapılabilir. Aşırı kilolu olmak iskelet sisteminin taşıyacağı yükü artırdığı için eklemlerde harabiyete neden olur. Özellikle kalça ve diz eklemlerinde kireçlenme ve ağrı daha sık görülür. Şişmanlığın önlenmesi, aşırı kilonun bir kısmının verilmesi eklemler üzerine olan baskıyı belirgin olarak azaltarak yararlı olur. Sağlıklı zayıflama için doktor ve diyet uzmanı kontrolünde egzersiz ve diyet planlaması yararlıdır. Soğukluk veya sıcaklık hissi veren ağrı kremlerinin eklem komşuluğundaki cilde uygulanması ile yakınmalarda azalma sağlanabilir. Ağrı kremlerinin en başarılı olduğu eklemler diz ve parmak eklemleridir. Ağrılı eklem üzerine baskıyı azaltmak için baston kullanılabilir. Yürürken kalça veya diz üzerine olan baskının azaltılmasını sağlar. Baston, sorunlu eklemin karşı kısmında bulunan kolda taşınır. El eklemlerinde sorun varsa, mutfak gibi ortamlarda kullanmak için tutma-yakalama cihazlarından yardım alınabilir. Bu tür cihazlar için kataloglardan yardım alınabilir.

ÖNERİLEN BESİN TAKVİYELERİ • Kondroitin: Kıkırdak, kemik ve tendonlarda bulunan kondroitin, kıkırdağın parçalanmasına neden olan enzimleri engeller. Ağrı ve iltihabı azaltıp eklemlere destek olur. Nonsteroidal, antienflamatuvar ilaçlara (NSAİİ) olan ihtiyacı azaltır. Eklem kireçlenmesinin ilerlemesine engel olabilir. Kondroitin, genellikle glikozamin ile birlikte günde 1.200 mg dozda önerilir. Birkaç hafta süren düzenli kullanımdan sonra yararlı etkileri ortaya çıkmaktadır. • Glikozamin: Eklemlerdeki kıkırdak dokunun ana bileşenidir. Kıkırdakların suyu emmesini sağlar ve eklemlerde kayganlık oluşturur. En az 6-8 hafta süreyle günde 1.500 mg kullanılmalıdır. • S-Adenozilmethiyonin (SAMe): Kıkırdak oluşumu ve kıkırdak dokunun onarılmasında yer alan bir besin bileşenidir. Ağrı ve enflamasyonu azaltıp kıkırdak oluşumunu uyarır. NSAİİ gibi etkili olup, nadiren ishal ve gastrointestinal bozukluklar gibi yan etkileri görülebilir. Naproksen ile karşılaştırılmasında SAMe etkisinin yavaş başladığı ve yararının görülmesi için uzun süre geçmesi gerektiği saptanmıştır. Günde 400- 1.200 mg alınması önerilir. Günlük 2 veya 3’e bölünmüş dozlarda toplamda 600-1.200 mg önerilmektedir. • Bromelain: İltihabı azaltıcı etkili ve eklem hareketilliğini artıran bir enzimdir. 200-2.000 mg dozlarda alınması önerilir. Uyarı: Aspirin, warfarin (kumadin) gibi pıhtılaşmaya karşı kullanılan ilaçların etkinliğini artırabilir. • Omega yağ asitleri: Omega-3 kaynağı olan balık yağı ve omega-6 kaynakları olan evening primrose veya boraj yağının, ağrı ve enflamasyonu azaltmak ve eklemlerde kayganlık oluşturmak üzere günde 2-4 gram dozda alınması önerilir. • B3 vitamini: Günde 3-4 kez 250-500 mg B3 vitamini (niasinarnit) desteği ile osteoartroz yakınmalarının azaldığı bildirilmiştir. • Hyalüronik asit: 70’li yaşlara gelindiğinde bağ dokusunda bulunan ve birleştirici özelliği olan hyalüronik asidin 40’lı yaşlara göre %80 oranda azaldığı bilinmektedir. Enjeksiyonluk uygulamaların yanı sıra dahilen kullanımı da yarar sağlamaktadır. 8 hafta boyunca günde 80 mg hyalüronik asit desteği alan hastalarda dizlerde emin azaldığı bildirilirken, bir başka çalışmada ise 200 mg hyalüronik asit desteğinin ağrıyı azaltmada etkili olduğu rapor edilmiştir. • Vitamin ve mineraller: C vitamini takviyesinin osteoartroz gelişimini azalttığı bilinmektedir. Kıkırdak dokusunda gelişebilecek bozuklukları önlemek veya ertelemek amaçlı güçlü antioksidan etkili bileşiktir. Günde 1.000-3.000 mg C vitamini takviyesi önerilir. C vitamini ile birlikte E vitamini takviyesi de alınması antioksidan etkiyi artırabilir. Osteoartroz tedavisinde, günde 12.5 mg pantotenik asit takviyesi ile 2 haftalık bir kullanımdan sonra önemli yarar kaydedilmiştir. Kolajen sentezi ve kıkırdak doku için A vitamini, E vitamini, piridoksin ile çinko, bakır ve boron da gerekli olan besin öğeleridir. Takviyeleri ile kıkırdak sentezi ve onarımı gerçekleşir. Günde 6 mg boron, 1 mg bakır, 45 mg çinko, 50.000 IU A vitamini ve 50 mg piridoksin alınması önerilir. Düşük K vitamini seviyeleri de osteoartroz riskini artırmaktadır. Yeşil çay, ıspanak, lahana ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzelerin tüketilmesinin yanı, sıra, besin desteği olarak günde 0.5 mg vitamini içeren preparatlar önerilir. Ancak kan pıhtılaşmasına karşı ilaç kullananların hekim tavsiyesi ve kontrolünde vitamini desteği alması önerilir.

ÖNERİLEN BİTKİSEL İÇERİKLİ TAKVİYELER • Akgünlük sakızı (Bosweilia serrata): Hindistan’da yetişen ve yüzyıllardır reçinesi artritte kullanılan bir bitkidir. Boswellik asit ana bileşenidir. Osteoartroz hastalarında klinik araştırmalarda özellikle dizde ağrıda azalma ve şişkinlikte azalma yanında dizin esnekliğinin artığı ve hastaların yürüyüş mesafesinde artış olduğu bildirilmiştir. Ağrı ve iltihabı baskılamak için günde 3 kez 400 mg Boswellik asit içeren preparatın alınması önerilir. • Şeytantırnağı kökü (Devil’s claw): Harpogophytum procumbens bitkisinin kökleridir. Ana etkili bileşiği harpagozittir. Günde en az 60 mg harpagozit içeren standart ekstresinin alınması önerilir. Kuru köklerinden, tablet veya kapsül formunda ise, günlük en az 2.000 mg alınması, %2.5 harpagozit içeren standardize kuru ekstresinden ise günde 3 kez 750-1.000 mg alınması önerilir. • Söğüt kabuğu, zerdeçal, zencefil: 1-2 gram söğüt kabuğu 250 ml su içinde hafif ateşte 15-20 dakika kaynatılır, süzülür. Osteoartroz, romatoid artrit, hafif ateş, sırt, bel ve baş ağrısı durumunda günde 3 kez bir çay fincanı içilmesi önerilir. 1.5-3 gram zencefil kökü veya zerdeçal ile hazırlanacak olan çay da yemeklerden sonra gün de 3 kez içilebilir. Gastrik ülser, reflü ve safra taşı olan hastalara tavsiye edilmemektedir. • Avocadoesoybean unsaponifiable (ASU): Avokado ve soya yağından oluşan bu karışım eklem harabiyetine neden olan olayların azaltılmasında yararlıdır. Avrupa’da diz ve kalça ekleminin kireçlenmesinde yaygın olarak kullanılır. 3 yıl ASU kullanımıyla eklem harabiyetinin azaltıldığı ve hastaların yarar gördüğü saptanmıştır. Soya ve soya ürünlerini alırken/tüketirken GDO’suz olmasına, yani genetiği değiştirilmiş organizma içermemesine, yerel tohumlardan organik olarak üretilmiş olmasına dikkat ediniz. • Kuşburnu: Bir metaanalizde eklem kireçlenmesine bağlı gelişen eklem ağrılarını azalttığı sonucuna varılmıştır?” Günlük 5.10.5 gram kuşburnu tozu önerilmektedir.

TOPİKAL UYGULAMA • Kapsaisin: Kapsaisin, kırmızıbiber ekstresinin ana bileşenidir. %0.025-0.075 kapsaisin içeren kremlerin kullanılması önerilir. Mentol içeren sıvı yakı veya jeller de topikal olarak ovularak uygulanabilir. Uyarı: Krem kullanımından sonra eller iyice yıkanmalı ve uzun süre gözlerle temastan kaçınılmalıdır. BİTKİSEL KOMPRESLER VE BANDAJLAR • Arnica montana (öküzgözü) çiçekleri ile eklem sargısı hazırlama: Eklem ağrıları, romatoid şikayetler, burkulma, ezik, bağ dokusunda yırtılma için önerilebilecek tentür karışımı ile kompres yapılabilir. 100 gram çiçek, 100 ml %70 etanol içinde iki hafta bekletilir. Hazırlanan bu tentür 300 ml sıcak su içine eklenir ve karıştırılır. Birkaç tane pamuklu bez sıcak karışım içine daldırılır ve ağrılı olan eklem yerine sıcak kompres yapılır. Kronik eklem hastalıklarında sabah ve geceleri olmak üzere 2 kez uygulama yapılır. Elastik bandaj ile sarılır.

Zencefil kökü ile kompres uygulaması: Müzmin eklem hastalıkları, romatizma, omuz ve sırt ağrıları için zencefil kökü ile kompres uygulanabilir. 3 tatlı kaşığı ince kıyılmış zencefil kökü veya 2 tatlı kaşığı ince toz edilmiş kök, 500 ml kaynar su içinde demlenir. Pamuklu bez daldırılır ve 20 dakika yaş kompres uygulaması yapılır. Kompres soğur veya kurursa yenisi ile hemen değiştirilir.

Yazar: Enes Eker

imageDiz kapağında sıvı azalması  Dizdeki bir bağ veya bağların aşırı derecede zor­lanmasıdır.  Artroz Nedir, Artroz Hastalığı (Kireçlenme) Artroz; halk dilindeki adıyla kireçlenme eklemlerin aşınma ve yıpranması sonucu ağrı oluşması ve hareketliliğinin azalması demektir. Genellikle ilerleyen yaşlarda ortaya çıkması sebebiyle yaşlı hastalığı olarak bilinen kireçlenme genç yaştakilerde de görülebiliyor. Çoğunlukla 40 yaşın üstündekilerde görülmesi olayın bir eklem yaşlanması olabileceğini düşündürmektedir. 50 yaşın üzerindeki insanların yaklaşık % 75 inde eklem kireçlenmesi vardır. Verdiği rahatsızlık kişiden kişiye değişmektedir. Çoğu insan günlük hayatını çok fazla etkilemiyor ise hekim yardımı almamayı6tercih etmektedir. Kalça Artrozu( Kalça kireçlenmesi) Kireçlenme kişiden kişiye değişebildiği gibi, ırktan ırka, cinsiyetler arası da farklılık gösterir. Kadınlarda el, ayak, boyun ve dizde görülürken, erkeklerde kalça ve bel bölgesinde görülmektedir. Kilolu olanlarda hareketsizliğe bağlı olarak kireçlenme görülme sıklığı daha fazladır.  Kireçlenmenin sebepleri: Kireçlenmeye yol açan bir çok neden vardır.

  •  Yaşlılık: Eklemler vücudumuzun ağırlığını taşıdıkları ve devamlı hareket ettikleri için eklemlerde yaşlılığa bağlı değişiklikler daha erken ortaya çıkmakta ve kendini belli etmektedir.
  •  Hormonal bozukluklar: Kadınlarda oluşan kireçlenme menopoz sonrası daha da belirgin hale gelmektedir. Bu da hormonal değişikliklerin kireçlenmeyi tetiklediği görüşünü kanıtlamaktadır. 
  • Doğuştan olan eklemlerin şekil bozuklukları: Doğuştan kalça çıkığı ve diz ekleminin çarpıklıkları şeklinde olabilen doğuştan olan şekil bozuklukları erken kireçlenme gelişmesine neden olur. (Servikal Artroz)
  • Travmalar: Ağır ve yorucu işte çalışma eklemleri etkiler. Bedensel olarak ağır işte çalışanlarda ve sporcularda kalça ve diz kireçlenmesi daha sıktır.(Diz artrozu)
  • Romatizmal hastalıklar, eklemlerin yapısını bozarak kireçlenmeye neden olurlar.
  • Kırıklar: Sebep ne olursa olsun kırıklar iyi tedavi edilmezse kireçlenme gelişebilir.
  • Çevresel faktörler: Olumsuz iklim koşulları ve sosyo ekonomik durumun iyi olmaması da kireçlenme nedenidir. (Artrozlar)
  • Diyetle ilgili faktörler: Aşırı kilo ve düzensiz, dengesiz beslenme de kireçlenme nedenidir.
  • Stres: Stresli kişilerde strese bağlı oluşan kas spazmı ekleme binen yükü artırarak kireçlenmeyi hızlandırır.

Kireçlenme belirtileri  Kireçlenmenin belirtileri kişiden kişiye ve Kireçlenme bölgeye göre farklılıklar gösterse de birkaç ortak belirtileri vardır.

  • Ağrı: Kireçlenmede ilk belirti genellikle ağrıdır. 
  • Hareket tutukluğu: Ağrı ile birlikte çoğu zaman eklemde hareket tutukluğu olur. Kişi ayağa kalktığında ilk olarak tutukluk yaşar sonra normale döner.
  •  Eklemden ses duyulması (Krepitasyon): Kireçlenmeli eklemde hareketler esnasında elle hissedilebilen veya bazen kulakla duyulabilen bir ses ortaya çıkar. Fakat her seste kireçlenme olarak algılanmamalıdır  (Lomber Artroz)
  • Şişlik ve hassasiyet: Eklemde her zaman olmamakla birlikte bazen şişlik ve hassasiyet hissedilir.
  •  Kas zayıflığı: Ekleme komşu kaslarda zayıflama vardır. Çünkü ağrı sebebiyle fazla kullanılamazlar.
  • Lokal ısı artışı: Kireçlenmeli eklemde her zaman olmasa bile zaman zaman ısı artışı görülebilir. (bel kireçlenme)
  • Eklemde şekil bozukluğu: Kireçlenme olan eklemde hastalığın ileri dönemlerinde eklemde çarpıklıklar şeklinde şekil bozuklukları oluşabilir. 

Kireçlenmesi olan hastalara tavsiyeler Özellikle diz ve kalça kireçlenmelerinin ana nedeni fazla kilolardır. Ilk olarak sağlıklı ve düzenli beslenerek ağrı ve kireçlenmelerin daha da artması önlenmelidir. Uzun süre ayakta kalınmamaya dikkat edilmelidir. Kireçlenmeye İyi Gelen Bitkisel Kürler

  • Ayrık otu, kırkkilit otu, kuşburnu ve kiraz sapı çayı eklemlerde oluşan kireçlenme için birebirdir. Her bir bitkiden birer tutam 1 litre kaynar suda 10 dk. hafif ateşte kaynatılırak sabah akşam günde iki bardak olarak içilebilir. Bitki çaylarını aç karnına içmek etkilerini daha çabuk göstermelerini sağlar.

Ayrıca kırkkilit otu tohumu bal ile karıştırılarak macun şeklinde günde 2 kec aç karnına tüketilebilir.

  • Yarım çay bardağı sızma zeytin yağı, bir yemek kaşığı çörek otu yağı, bir tatlı kaşığı limon yağı, iki tatlı kaşığı biberiye yağı, bir tatlı kaşığı kekik yağı

UygulanışıBitkisel yağların hepsini cam bir kaseye koyup bir kaşık vasıtasıyla karıştırınız. Kireçlenmiş olan bölgeye masaj yaparak sürün.

  • Bitki Suları: Taze sıkılmış ananas suyu kireçlenme sonucu oluşan  şişliği gidermeye etkilidir. 
  • Susam Tohumları: Bir çay kaşığı siyah susam tohumunu akşamdan suya koyarak sabaha kadar bekletin aç karnına için. Susam tohumu suyu kireçlenme ağrılarınızı hafifletecektir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации