Андрей Смирнов
Время чтения: ~27 мин.
Просмотров: 0

Hamilelikte Diş Ağrısı Nasıl Geçer? Gebelikte Diş Ağrısına İyi Gelecek 10 Doğal Yöntem

Haberler Hamilelik Haberleri Düşük belirtileri nelerdir, nasıl anlaşılır? Düşük yapma nasıl hissedilir, kanama nasıl olur? 14.02.2020 – 15:44 | Son Güncellenme: 06.07.2020 – 14:34Güncelleme: 06.07.2020 – 14:34

Düşük belirtilerinin en temelinde vajinadan gelen kanama, kasık ağrıları, makata vuran ağrılar, kasılmalar vardır ancak farklı belirtiler şeklinde de kendini gösterebilir. Düşük yani hamileliğin ilk 20 haftasında bebeğin kaybı hamilelikle ilgili en yaygın sorunlardandır. Düşük belirtileri nelerdir, düşük riski nasıl anlaşılır, düşükte gelen parçalar nasıl olur diyorsanız aşağıda vermiş olduğumuz düşük belirtilerine göz atabilirsiniz…

image

Düşük belirtilerinin en önemli belirtisi kanama şeklinde kendini gösterir. Gebelikte meydana gelen her kanamaya düşük tehdidi gözüyle bakılmalıdır. Ancak bu durum her kanamanın düşükle sonuçlanacağı manasına gelmez. Kanama dışında da düşük belirtileri farklı şekilllerde kendini gösterebilir. Düşük belirtilerini ve düşük riskinin nasıl anlaşılacağını bilmiyorsanız aşağıda vermiş olduğumuz bilgileri dikkatlice okumanızı tavsiye ediyoruz.

Düşük nedenleri nelerdir?

En sık rastlanan düşüklük nedeni bir kromozom uyuşmazlığıdır. Hem erkek hem de kadın bedenlerinde 23 set kromozom vardır, bunlardan biri düzgün bir şekilde çalışmazsa düşük gerçekleşir.

İmmünolojik Bozukluklar

Bu, annenin vücudu herhangi bir yabancı cisme (sperm dahil), bazen de sperm yumurtaya yapışmış olsa bile, bu antikorlar yumurtaya saldırdığında düşük meydana gelebilir.

Yetersiz serviks

Yetersiz bir serviks demek annenin serviksinin büyüyen bebeği tutamayacağı kadar güçsüz olması anlamaına gelmektedir. Serviks güçlü olmadığı zamanlarda bebeğin tutunma şası çok düşüktür.

Sigara ve alkol

Sigaranın içerisinde yer alan nikotin fetüse giden kan akşının azalmasına neden olmaktadır. Bu alışkanlıklardan vazgeçmek düşük yapma ihtimalini azaltır.

Hormonal dengesizlik

Yükseltilmiş östrojen seviyeleri, daha düşük progesteron seviyeleri, yüksek prolaktin ve luteal faz defekti gibi hormonal dengesizlikler gibi faktörler düşükle doğrudan orantılıdır.

Polikistik over sendromu

PCOS temel olarak insülin direncidir ve progesteron seviyelerini önemli ölçüde düşürürken vücudun kan şekeri seviyelerini, östrojeni ve testosteronu yükseltir. Araştırmalar, insüline dirençli olan kadınların, düşük bir olasılıktan dolayı 4-5 kat daha fazla olduğunu kanıtlamıştır.

Radyasyonlu ortam

Annenin bulunduğu ortam aşırı radyasyonlu ya da insan sağlığına zararlı gazların olduğu bir yerse bu da düşüğe neden olabilir.

Düşük belirtileri nelerdir?

Düşük belirtilerinin en belirgin özellikleri arasında vajinal kanama vardır. Ancak bunların dışında bir çok belirti bulunmaktadır. Düşük riski nasıl gelişir, düşük belirtileri nelerdir diye merak ediyorsanız işte cevapları…

Vajinal kanama

Vajinal kanama düşüğün en belirgin olan belirtileri arasında yer almaktadır. Hamilelikte meydana gelen her kanama düşük tehtidi olarak kabul edilmektedir. Ancak her kanama da düşüğü meydana getiremeyebilir.

Şiddetli bir şekilde meydana gelen vajinal kanama düşüğün en önemli belirtileri arasında yer almaktadır. Kanamayla beraber şiddetli bir karın ağrısı meydana gelmeye başlıyorsa ve et parçaları düşüyorsa bu durum genellikle düşük olarak kabul edilmektedir. Bu belirtiler yaşandığında en yakın hastaneye başvurulması önerilmektedir.

Lekelenme

Hamilelikte meydana gelen lekelenmelerin genellikle hormonal değişimler sonucunda meydana geldiği düşünülmektedir. Ancak pembesi ve giderek artan bir kanama meydana geliyorsa muhakkak bir uzmana danışılması tavsiye edilir.

Bel ve sırt ağrıları

Adet sancısı yaşayan kişiler, bu dönemde meydana gelen ağrıya az çok hakimdirler. Düşükte meydana gelen bel ve sırt ağrıları da buna benzer ağrılardır. Ağrılar her 15-20 dakikada bir düzenli bir şekilde geliyor ve hayatınızı sekteye uğratacak kadar acı veriyorsa acilen doktorunuzla görüşmeniz gerekir.

Ağrılar

Bel ve sırt ağrılarının yanında vajinada meydana gelen kramplar ve ağrılarda düşük belirtileri arasında yer almaktadır. Vajinada gelişen ve sırt ve kalça bölgesine yayılan ağrılar varsa düşük tehlikesi yaşama ihtimaliniz yüksek olabilir.

Ateşlenme

Kanamaya, ateş, bulantı kusma gibi belirtilerde eklenirse bu durumda düşüğün en önemli belirtileri arasında yer almaktadır. 

Kanama olmadan düşük olur mu?

Kama olmadan da düşük olabilir. Ağrı ya da kanama yoksa ve vajinadan su fışkırıyorsa bu durum da düşük belirtisi olabilir.

Düşük nasıl tedavi edilir?

Kendi haline bırakarak tedavi

Doğal akışında seyretmesine izin verilirse embriyo ölümünün saptanmasından 2 hafta içinde gerçekleşir ancak 3-4 hafta sürdüğü de görülebilir. Bu durumun ismi kendi haline bırakarak tedavi olarak adlandırılır.

Tıbbi tedavi

Gebelikte düşük teşhisinde sonra sürecin hızlanması adına vücudun gebelik dokusunun ve plasentanın dışarı atılması adına ilaç gerekebilir.

Düşük hapları ağızdan alınabilir ancak etkisinin artırılması isteniyorsa ve yan etkilerin azaltılması gerekiyorsa vajinal yoldan da ilaçların uygulanması önerilebilir.

Böyle durumlarda düşük evde görülür. Bu durum zamanlaması değişebilmektedir.

Cerrahi tedavi

Düşük tedavisinin bir çözümü de cerrahi tedavi olarak bilinir. Dilatasyon ve küretaj denilen bir cerrahi işlemdir. Bu işlem sırasında rahim ağzı genişletilir ve rahmin içindeki doku vakumla çekilip çıkarılır. Uzun bir aletle rahim duvarı kazınır.

Düşükle ilgili doğru bilinen yanlışlar

Düşük seyrek görülen bir durumdur, nereden gelip beni buldu: Yanlış

Her 7 gebelikten biri düşükle sonuçlanır. Erken dönem gebelik kayıplarını da buna katarsak oran daha yüksektir. Tüp bebek gibi tedavi yöntemleri ile gebe kalanlarda düşük olasılığı yüzde 20 kadardır.

İlk aylarda vajinal muayene, vajinal ultrasonografi düşüğe neden olabilir: Yanlış

Erken dönemdeki gebelikler ancak vajinal yolla yapılan ultrasonografi ile değerlendirilir. Bu işlem, gebeliğin normal olup olmadığının belirlenmesi ve dış gebeliğin ekarte edilmesi için gereklidir. Korkulduğu gibi herhangi bir riski yoktur ve düşüğe neden olmaz.

Ben düşük yapmadım, bebek karnımda öldü: Yanlış

Bebeğin kalp atışlarının durması da düşüktür. Kanama olup olmaması önemli değildir. Önemli olan gebeliğin büyümeye devam etmesi ve kalp atışlarının olmasıdır. Kanama olmasa da gebelik kesesi büyümüyor ve bebeğin kalp atışları duyulmuyorsa bu da düşük olarak adlandırılır.

Çok yoruldum, iş yaptım, düşük oldu: Yanlış

Fiziksel aktivite ile düşük riski arasında bir ilişki olduğu gösterilememiştir. Yolculuk, iş yapmak, yorulmak düşük riskini arttırmaz. Düşük nedeni daha çok embriyodaki bir problemdir. Kromozom bozuklukları düşüğün en sık nedenidir. Oluşan problemli embryo doğal ayıklama ile düşükle atılır. Kromozom bozukluğu olan bir embryo büyümeğe devam ederse, gebelik anomalili bir bebeğin doğumu ile sonuçlanabilir.

Kan uyuşmazlığı düşüğe neden olur: Yanlış

Erkek ve kadın arasındaki kan uyuşmazlığı düşüğe neden olmaz.

Yatak istirahati düşüğü önler: Yanlış

İstisnai durumlar hariç yatak istirahatinin düşüğü önlediği gösterilememiştir. Rahim ağzında açılma olduğunda düşük ve erken doğum riski artar. Bu gebelerin istirahat etmesi uygun olur. Bu durum daha çok gebeliğin 3. ayından sonra düşüğe neden olur ve tekrarlayan gebelik kayıpları ortaya çıkabilir.

Düşük sonrası kürtaj yapılması risklidir, daha sonra gebe kalma şansını azaltır: Yanlış

Gebelik bozulduktan sonra rahim içinde parça kalmışsa, bunun temizlenmesi gerekir. Bu da ancak kürtajla yapılabilir. Aksi takdirde rahim içindeki gebelik artıkları kanama ve enfeksiyona neden olabilir. Ancak 10-12 haftadan büyük gebeliklerde yapılan kürtajlar risklidir ve sonraki gebe kalma sürecini olumsuz etkileyebilir.

Düşükten sonra tekrar gebe kalmak için 6 ay beklemek gerekir: Yanlış

Düşük yaptıktan sonra kişi kendini yeni bir gebelik için hazır hissettiğinde gebe kalabilir. Bunun için belirli bir süre beklemeye gerek yoktur.

Tüp bebek yaparsam düşük riski daha az olur: Yanlış

Yardımcı üreme teknikleri- tüp bebek yöntemi ile gebe kalanlarda düşük riski, kendiliğinden olan gebeliklere göre daha yüksektir. Tüp bebek yapılması düşük riskini azaltmaz. Ancak düşüklerin nedeni bazı kromozom problemleri ise, buna yönelik yapılacak preimplantasyon genetik tanı düşük riskini azaltabilir. Bu durumda elde edilen embriyolara yapılan biyopsi ile sağlıklı embriyolar belirlenir ve bunun rahim içine yerleştirilmesi ile canlı doğum oranı artırılabilir.

Şiddetli Sevgi: Flört Şiddeti | Av. Cansen Erdoğan anlatıyor“Ailene benimle birlikte olduğunu söyleyeceğim! Abine aramızdakileri anlatacağım! Gönderdiğin fotoğrafları İnternet’te yayınlayacağım! Okulda kimseyle konuşmayacaksın! Arkadaşlarınla görüşmeni istemiyorum! Oraya gidemezsin! Bensiz hele bir git, görürsün sen dünya kaç bucakmış…” Bu sözler tanıdık geldi mi? Av. Cansen Erdoğan flört şiddeti kavramını, hangi davranışların flört şiddeti kapsamına girdiğini ve flört şiddetinin ceza hukukundaki yerini Pembenar izleyicileri için anlattı. daha fazla video içinimage

Prof. Dr. Aynur Özge Nöroloji, Algoloji ve Klinik Nörofizyoloji Uzmanı www.aynurozge.com/

Tıpta “Nöropatik Ağrı” olarak bilinen sinir ağrısı, beyin veya vücuda yayılan sinir hücrelerinin kendi hasarından kaynaklanan ağrılara verilen isimdir. Diş absesi sırasında oluşan ağrı tıpta “nosiseptif ağrı” olarak bilinen iltihaba bağlı bir ağrı iken, abse iyileştikten sonra yaşanan elektrik çarpması benzeri şiddetli ağrı atakları “nöropatik ağrı” için iyi bir örnektir.

Nöropatik ağrı sinir hücresi üzerinde oluşan hasar sonrasında o bölgeden kaynaklanan kontrol dışı elektrik deşarjlarından kaynaklanmaktadır. Zamanla sinir hücresinin kılıfında oluşan yapısal değişiklikler bu ağrıyı kalıcı hale getirebilir.

Nöropatik ağrının bilinen en sık sebebi şeker hastalığına bağlı sinir uçlarında yaşanan ağrılar ve bel ağrıları olmakla birlikte pek çok başka nedeni de vardır. Beyin hasarına bağlı olarak felç sonrasında, MS hastalarında, Parkinson hastalarında ve omurilik hasarlarında yaşanan ağrılar “santral nöropatik ağrı” olarak isimlendirilir. Buna karşın şeker hastalığı dışında böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, zona sonrası, bel-boyun fıtığı sonrası yaşanan ağrılar, sinir sıkışması ağrıları (karpal tünel sendromu, kubital oluk sendromu, fibula başı tuzak nöropatisi, meraljia parestetika vb), yüz ağrıları (özellikle uygun olmayan diş müdahalesi sonrasında yaşanan), kanser ağrıları gibi ağrılar ise “periferik nöropatik ağrı” olarak isimlendirilir.

Bu hastalarda doğru teşhis ve tedavi için hastanın kendisini iyi bir şekilde ifade etmesi, kapsamlı nörolojik muayene, gerekli kan tahlillerinin yaptırılması ve gerekiyorsa sinir ölçümü (EMG, SEP, MEP, Kantitatif duysal testler vb) hayati öneme sahiptir. Özel durumlarda zımba biyopsisi veya sinir biyopsisi gibi kapsamlı yöntemlere de ihtiyaç duyulmaktadır.

Nöropatik ağrı da herhangi bir türde iltihap söz konusu olmadığı için yaygın olarak kullanılan ve tıpta “nonsteroid antiinflamatuar ajanlar” olarak bilinen standart ağrı kesici ilaçlar ağrıyı gidermede etkili değildir. Bu hastaların pek çoğu özel sara ilaçları (Gabapentin, Pregabalin, Karbamazepin, Lamotrigine vb), beyin hormonları üzerinden etki eden ilaçlar (amitriptilin, venlafaksin, duloksetin vb), özgün kas gevşeticiler ve morfin türevleri gibi ilaçlar ile tedavi edilir. İlaç tedavisi psikolojik destek tedavileri, fizik tedavi yaklaşımları ve (mümkünse) nedene yönelik tedavi ile desteklendiğinde sonuç daha yüz güldürücü olacaktır.

Kemikler, kıkırdak, kaslar veya tendonlar gibi çevre dokular tarafından bir sinire çok fazla basınç uygulandığında sinir sıkışması oluşur. Bu basınç sinirin işlevini bozar, ağrıya, karıncalanmaya, uyuşukluğa veya zayıflığa yol açar.

Vücudunuzdaki birkaç bölgede sinir sıkışması meydana gelebilir. Örneğin alt omurganızda fıtık bir disk, sinir kökü üzerine baskı uygulayarak bacağınızın arkasına yayılan ağrıya neden olabilir. Aynı şekilde, bileğinizdeki sıkışmış bir sinir, elinizde ve parmaklarınızda (karpal tünel sendromu) ağrıya ve uyuşukluğa sebebiyet verebilir.

Dinlenme ve diğer konservatif tedavilerle, çoğu insan sinir sıkışmasından birkaç gün veya hafta içinde kurtulur. Bazen, sıkışmış bir sinir nedeniyle oluşan ağrıyı hafifletmek için ameliyat gerekir.

SİNİR SIKIŞMASI NEDENLERİ

Sinirler vücudunuzdaki dar alanlarda dolaşan ancak onları korumak için yumuşak dokusu az olan yerlerde en savunmasızdır. Sinir sıkıştırma sıklıkla dokular arasında sinir basıldığında meydana gelir:

Bağ

Tendon

Kemik

Örneğin, omurganızdan çıkan bir sinir kökü üzerindeki iltihaplanma veya basınç, boyun veya bel ağrısına yol açabilir. Aynı zamanda boynun omuza ve kola da ağrı yaymasına neden olabilir (servikal radikülopati). Ayrıca, ağrı bacak ve ayağa (lomber radikülopati veya siyatik sinir ağrısı) yayılabilir.

SİNİR SIKIŞMASI BELİRTİLERİ

Sıkışan bir sinirin belirtileri şunları içerir:

Uyuşukluk, ayak veya elde uyuşma hissi

Yakıcı bir ağrı

İğnelenme hissi

Sıkışan sinirin dışına yayılan ağrı

Kas güçsüzlüğü, ayakta duramama

Sırt ağrısı, siyatik

Belirtiler, sinirin sıkıştığı yere, özellikle de omurgadaki konumuna bağlı olarak değişir.

TEDAVİSİ

Sıkışmış sinirin tedavisi yeri ve nedeni ile ilgilidir. Etkilenen bölgenin dinlenmesi, özellikle tekrarlayan faaliyetlerden kaynaklanan yaralanmalar durumunda çok etkilidir. Fiziksel tedavi, sıkışmış bir sinirin boyun veya bel çevresi sorunlarından kaynaklandığı zaman sıklıkla yararlıdır. Egzersizler sırt veya orta kasları güçlendirebilir ve bir sinir kökü üzerindeki baskıyı azaltabilir veya ortadan kaldırabilir. İbuprofen ve naproksen gibi antiinflamatuar ilaçlar yararlı olabilir. Kortikosteroidlerin enjeksiyonları (antiinflamatuar bir ilaç) birçok sıkışmış sinir türü için faydalı olabilir.

Karpal tünel sendromu vakaları için, bilek splinti ya da tokmak sıklıkla kullanılır. Ulnar nevropati veya yaygın peroneal nöropati vakalarında, en iyi sonuca ulaşmak için vücut pozisyonlarını değiştirmeyi öğrenmek gerekebilir.

Kilo kaybı birçok sıkışmış sinir türü için fayda sağlayabilir.

İlaç, splint, fizik tedavi veya enjeksiyona yanıt vermediğinde sinir üzerindeki basıncı serbest bırakmak için ameliyat gerekli olabilir. Ameliyatın spesifik türü, ilgili sinire bağlıdır. Bununla birlikte, ameliyatın amacı, etkilenen sinir üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmak veya hafifletmek için aynıdır.

Siyatik sinir etkilenmesi.

30 Temmuz 2013, Salı Prof. Dr. Nefati Kıylıoğlu -Tam o anda oldu! İğne yapıldı ve ben o anda bacağımda çok şiddetli bir yanma hissettim. Yandım anam diye bağırdım ama ne çare. O andan sonra da bu ayak oynamadı. İğne sırasında olduğu için de ben ona bağladım. Siyatik sinirime iğne ile girmişler doktor bey! Bu felç düzelmez mi artık doktor bey? Siyatik sinir ne görev görür? Siyatik sinirin yapısı nasıldır? Siyatik sinir vücudumuzun en uzun siniridir. Bel omurları arasından çıkan sinirlerin birleşmesinden oluşur. Kasık içinden geçtikten sonra kalça kasları arasından çıkarak, diz arkasındaki “diz çukuruna” kadar gelir. Diz arkası çukurda iki büyük dala ayrılan sinir, bacağın en uç noktasındaki parmaklara kadar ilerler. Gittiği yol boyunca bacakta bulunan bütün kasları – bacağın ön yüzü ve iç yüzü hariç olmak üzere -, baldır ve ayak kaslarının kasılmasından, bacak arkası – baldır arkası ve önü ile ayak altı ve üzerine ait duyu bilgisinin beyine taşınmasından sorumludur. Yürüme ve ayakta durma için özellikle önem taşır. Siyatik sinir aslında beldeki bel bölgesinden çıkan iki sinir (L4-5) ile kasık bölgesinden çıkan bir sinir (S1) kökünün birleşmesi ile ortaya çıkar. Bel bölgesinden çıkan sinirler daha çok baldır ön yüzü ile ayak sırtı kaslarını çalıştırırken, kasık bölgesinden çıkan sinirler bacak – baldır arka yüzü kaslarını ve ayak tabanı kaslarını çalıştırırlar. Ayak arkası bölgede ayrılıncaya kadar bir arada bulunan bu sinirler aslında iki ayrı kablonun bir başka kılıf içinde birleşik durmasına benzetilebilir. Baldır ön tarafına gelen sinir, diğerine göre zedelenmeye daha duyarlı olarak bilinir. Siyatik sinir nasıl ve ne şekilde etkilenir? Kimlerde daha sık ortaya çıkar? Siyatik sinir bel fıtığı gibi durumlarda daha sinirin ilk oluşma noktasında etkilenebilir. Belden başlayan ve bacak arkasında duyulan ağrıya ve baldır arkasında – ayak tabanında uyuşmalara neden olur. Öksürmek ve ıkınmak bu durumda ağrıyı arttırır. Bir başka etkilenme noktası kalça kaslarının arasından çıktığı bölgedir. Burada sıkışma ile daha çok kalça bölgesinde ağrı gözlenir, belde ağrı olmaz. Trafik kazası ile ezilme ya da bıçaklanma – ateşli silah gibi araçlar yolu kesilme – kopma sonucunda da etkilenme olabilir. Kalçadan yapılan iğne de sinirde zedelenme ortaya çıkarır. Aslında yapılan iğne sinire zarar veremez. Çünkü sinirin içine iğne ile girmek mümkün olmaz. Çok kaygandır. Verilen ilaç zayıf kişilerde, sinirin etrafında bir baskı unsuru – kimyasal etki oluşturarak siniri zedeler. İğne ile ortaya çıkan etkilenme sıklıkla zayıf kişilerin sorunudur. Verilen ilaç dağılacak deri altı dokusu bulamaz. Siyatik sinir diz çukuru arkasında ikiye ayrıldıktan sonra diz yan tarafında bulunan kemiğe yapışık bir şekilde kemik etrafında dolanır ve baldır ön tarafındaki kasların arasına girer. Bir diğer etkilenme noktası da burasıdır. Zira zayıf kişilerde bacak bacak üzerine attıktan bir süre sonra gözlenen uyuşmanın sebebi, bu noktada sinirin baskı altında kalmasıdır. Bu bölgede sinirin uzun süre ile sıkışması “düşük ayak” dediğimiz duruma yol açar. Yürürken ayak ucu yere takılır, ayak bileği geri kaldırılamaz. Ayak tabanına giden sinir ile ayak sırtına giden bu sinirler bilek bölgesinde de sıkışabilir. Bu durumda genellikle ayak tabanında ya da ayak sırtında uyuşma şikayeti ön planda olur. Uzun yolculuklar sırasında dizin bir yere yaslanması, çömelerek uzun süre çalışma diğer sebeplerdir. Gidiş yolu üzerinde sinire baskı oluşturabilecek yapılar da yine siyatik sinirde ağrı ve diğer yakınmaları oluşturabilir. Kasık içi tümörler, rahim için yapının başka yerdeki varlığı (endometriozis) da siyatik ağrısına neden olur. Tümör basıları ile oluşan yakınmalar sürekli olur iken, endometriozis sadece adet dönemlerinde (menstruasyon) olur. Siyatik sinir etkilenmesi nasıl tanınır? Nasıl tedavi edilir? Yakınmaların ayrıntılı öyküsü, nörolojik muayene, görüntüleme yöntemleri (bel filmi – kasık incelemesi) ve elektromyografik incelemeler yolu ile sorunun nerede olduğu bulunur. Tedavi neden yöneliktir. Ancak her durumda ağrı ile mücadele etmek, fonksiyonları geri kazanmak için çaba sarf etmek gerekir. Ağrı açısından bakıldığında günlük aktivitenin sürdürülmesi ve ilaç tedavisi ile hastaların yarısı 4 hafta içinde yüzde 75 oranında iyileşir. Üçte bir hastada yakınmalar geçmeyebilir.  Yazarın Tüm Yazıları Yaşlılık ve sağlıklı yaşam 25 Mart 2014, Salı Serebellar hemoraji – Beyincik kanaması 18 Mart 2014, Salı Damar iltihaplanması – Vaskülit 11 Mart 2014, Salı Behçet Hastalığı 4 Mart 2014, Salı Beyin ölümü 25 Şubat 2014, Salı İnsan sağlığı ve bilgi üretimi 18 Şubat 2014, Salı Apraksi – Hareketin yapılamaması 11 Şubat 2014, Salı Spinoserebellar ataksi 28 Ocak 2014, Salı Epilepsi ve cerrahisi 21 Ocak 2014, Salı Servikal spondilotik myelopati 14 Ocak 2014, Salı Temporal arteritis 7 Ocak 2014, Salı Kapı – Duvar 2 Ocak 2014, Perşembe Göz felci (Gözde hareket kaybı) 24 Aralık 2013, Salı Paraneoplastik sendrom 17 Aralık 2013, Salı Düşük el (Radiyal sinir felci) 10 Aralık 2013, Salı Status Epileptikus (Nöbet fırtınası) 3 Aralık 2013, Salı Beynin sağ ve sol yarısı 26 Kasım 2013, Salı Beyin tümörü ve nöbet geçirme 19 Kasım 2013, Salı Hekimlikte hastalığı tanıma ve zaman 5 Kasım 2013, Salı Normal basınçlı hidrosefali (Beynin su toplaması) 26 Ekim 2013, Cumartesi Ben Multipl Skleroz (MS) hastası mıyım? 11 Ekim 2013, Cuma İlaçlar ve vücudumuz 1 Ekim 2013, Salı Beyin ve beyin zarlarının iltihaplanması 17 Eylül 2013, Salı Davranışlar ve sağlığımız 12 Eylül 2013, Perşembe Göz hareketleri ve bozuklukları 3 Eylül 2013, Salı Dirsekte sinir sıkışması – Kubital Tünel Sendromu 20 Ağustos 2013, Salı Göz kapağı düşmesi – Blefaroptozis 14 Ağustos 2013, Çarşamba Sınırlar ve canlılık 6 Ağustos 2013, Salı Siyatik sinir etkilenmesi. 30 Temmuz 2013, Salı Pozisyon değişmesi ile ortaya çıkan baş dönmesi – BPPV 23 Temmuz 2013, Salı Sıcaklık, ısı ve bedenimiz 16 Temmuz 2013, Salı Damar sertliği – Ateroskleroz 10 Temmuz 2013, Çarşamba Uyku ve baş ağrısı 3 Temmuz 2013, Çarşamba Sinir çalışma bozukluğu – Periferik Nöropati 26 Haziran 2013, Çarşamba Beyin çalışmasının yetmezliği – Deliryum 19 Haziran 2013, Çarşamba Yutma bozukluğu – Disfaji 12 Haziran 2013, Çarşamba Geçici Bellek Kaybı 4 Haziran 2013, Salı Ortostatik hipotansiyon 15 Mayıs 2013, Çarşamba Kulak çınlaması – Tinnitus 7 Mayıs 2013, Salı Kore – Sydenham koresi 30 Nisan 2013, Salı Vitamin B12 ve sinir sistemi 23 Nisan 2013, Salı Doğa, vücudumuz ve enerji dönüşümleri 16 Nisan 2013, Salı Uykudaki davranış bozuklukları – Parasomniler 11 Nisan 2013, Perşembe Amyotrofik Lateral Skleroz – ALS 3 Nisan 2013, Çarşamba Beynimiz ve yaşlanma 27 Mart 2013, Çarşamba Myelopati – Omurilik etkilenmesi 2 19 Mart 2013, Salı Myelopati – Omurilik etkilenmesi – 1 11 Mart 2013, Pazartesi Akut distoni – İlaç ile ortaya çıkan kasılma durumu 5 Mart 2013, Salı Hemifasiyal spazm – Yüzde ve gözde istenmeyen kasılma durumu 27 Şubat 2013, Çarşamba Tiroid bezi ve göz hastalığı 23 Şubat 2013, Cumartesi Ağrı – Beş duyunun cezalandırıcısı 6 Şubat 2013, Çarşamba Demans – Bunama hastalığı 29 Ocak 2013, Salı Yalancı tümör sendromu (Psuedotumor cerebri) 22 Ocak 2013, Salı Karotis damarı daralması – Şah damarı darlığı 15 Ocak 2013, Salı Uykusuzluk – İnsomni 8 Ocak 2013, Salı Parkinson hastalığı ve cerrahi tedavisi 1 Ocak 2013, Salı Bel ağrısı 24 Aralık 2012, Pazartesi Uykuda nefes durması – Horlama 18 Aralık 2012, Salı Bayılma (Senkop) 12 Aralık 2012, Çarşamba Beyin kanaması ve yüksek tansiyon (Hipertansiyon) 4 Aralık 2012, Salı Ağrı kesici kötüye kullanım baş ağrısı 29 Kasım 2012, Perşembe Diyabetik nöropati (Şeker hastalığı ve sinir iltihabı) 20 Kasım 2012, Salı Fibromyalji Sendromu 13 Kasım 2012, Salı İnflamatuar myopatiler – (Dermatomyozit/Polimyozit) 7 Kasım 2012, Çarşamba Myastenia Gravis 30 Ekim 2012, Salı Akut inflamatuar demyelinizan nöropati – GBS (Guillain-Barre Sendromu) 23 Ekim 2012, Salı Nöbet geçirme – Sara hastalığı (Epilepsi) 16 Ekim 2012, Salı Optik Nörit 9 Ekim 2012, Salı İnme – Stroke 3 Ekim 2012, Çarşamba Botulinum toksini – Distoni 26 Eylül 2012, Çarşamba Yanan ayaklar – Küçük lif nöropatisi 18 Eylül 2012, Salı Yüz felci – Fasiyal paralizi 12 Eylül 2012, Çarşamba Huzursuz Bacaklar Sendromu 4 Eylül 2012, Salı Trigeminal nevralji 28 Ağustos 2012, Salı Tek gözde ağrısız – ani görme kaybı (Amarozis Fugax) 21 Ağustos 2012, Salı Parkinson Hastalığı 14 Ağustos 2012, Salı El titremesi – Tremor 7 Ağustos 2012, Salı Sinir Sıkışması – Karpal Tünel Sendromu 31 Temmuz 2012, Salı Baş ağrısı – Migren (2. bölüm) 24 Temmuz 2012, Salı Baş ağrısı – Migren (1. bölüm) 17 Temmuz 2012, Salı Çift görme 10 Temmuz 2012, Salı Baş dönmesi 3 Temmuz 2012, Salı Prof. Dr. Kıylıoğlu Çine Madran’da 2 Temmuz 2012, Pazartesi

Siyatik

Siyatik, üst bacağın arka kısmı ile arka bacağın dış tarafı boyunca siyatik sinirinden yayılan ağrıdır.

Oldukça şiddetli ağrılara neden olan siyatik sorunu  kişinin yaşam kalitesini düşürecek şekilde zorluklar getirebilir. Yatarken bile şiddetli ağrıları birden bire hastaya veren siyatik sorunu halk arasında sinir romatizması olarak da tanımlanabilmektedir.

Siyatik genellikle omurlar arasındaki bulunan kıkırdak disklerinin yerinden oynaması ile sinirlerin hasar görmesine bağlı olarak gelişebilir. Aynı zamanda omurlar arasında oluşan iltihaplanmalar da yine siyatik oluşumunun en önemli nedenlerinden birisidir. Siyatik genel olarak disk kayması ile siyatik sinirin baskı altında kalması durumunda hızlı bir şekilde ortaya çıkan bir sağlık sorunu olarak bilinmektedir.

Siyatik Nasıl Tedavi Edilir?

Fizik tedavisi siyatik tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Bunun için tıbbi olarak ilaç gibi yardımcı tedavilerin yanı sıra siyatik için en etkili olan tedavi yönteminin fizik tedavi olduğu söylenebilir. Doktor tarafından ve hastane yönetimi kontrolünde düzenli olarak egzersizler ve fizik tedavi ile siyatik etkili bir şekilde ortadan kaldırılabilir. Erken teşhis de bu hastalık için önem arz etmektedir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации