Андрей Смирнов
Время чтения: ~31 мин.
Просмотров: 0

Enfeksiyon nedir? Neden olur? Belirtileri, türleri ve tedavisi

Ana sayfa Hastalıklar Diz Protezi Ameliyatı Hangi Hastalara Uygulanır ? imageTotal Diz Protezi Çoğunlukla Hangi Hastalara Uygulanır ?

  • Total diz protezi genellikle ileri derecede eklem aşınması olan kişilere uygulanır.
  • Ağrı kesici, diz içi enjeksiyon uygulamaları ve fizik tedavi gibi yöntemlerle günlük ağrınızın tedavi edilememesi,
  • Ağrınızın rutin günlük aktivitelerinize müsaade etmediği durumlarda,
  • Dizinizde hareket ile beraber ileri derecede eğrilik, hareket kısıtlılığı veya her ikisinde olduğu durumlarda uygulanır.

Total Diz Protezi Kimlere Uygulanmaz ?

  • Diz ve çevresinde aktif enfeksiyon varsa,
  • Aşırı osteoporoz ( kemik erimesi ) varsa,
  • Genel durum bozukluğu varsa,
  • Diz bölgesindeki kaslar yeterince güçlü değilse,
  • Diz çevresi sinir yaralanması varsa,
  • Hastada genel olarak enfeksiyon varsa veya geçirilmiş enfeksiyon hikayesi varsa uygulanmaz.

Diz Protezinde Yaş Sınırı Var Mıdır ?

Diz protezi zorunlu haller dışında genç hastalara uygulanmamaktadır. Diz protezi için bildirilen maksimum yaş sınırıda yoktur. Fakat 55 – 60 yaşın altındaki hastalarda mümkün olduğu kadar protez uygulanmasından kaçınılmaktadır. 60 yaş ve üzerindeki hastalarda daha sık kullanılmaktadır.

Diz Protezinin Ömrü Var Mıdır ?

Çok değişik rakamlar bildirilmesine rağmen ortalama olarak 15 yıl boyunca % 90 oranında protez değişiminin gerekmeyeceğini söylenebilir. Buna rağmen bu süre hastanın yaşına, kilosuna, kemik kalitesine, genetik yapısına, aktivite durumuna ve uygulanan protezin yapısına göre değişebilmektedir.

Total Diz Protezi Ameliyatının Riskleri Nelerdir ?

  • Sinir hasarı ( % 1’den daha düşük oranda )
  • Damar hasarı ( % 1’den daha düşük oranda )
  • Protez çevresinde kırık oluşması ( % 1’den daha düşük oranda )
  • Çok nadiren aşırı kemik oluşumu ve buna bağlı hareket kısıtlılığı
  • Kesi yapılan deri çevresinde his kaybı
  • Erken dönemde protezde gevşeme olması ( % 3’den daha düşük oranda )
  • Enfeksiyon oluşması ve protezin çıkarılması ( % 3 civarında )

imageTotal Diz Protezinin Çeşitleri Nelerdir ?

Diz protezi 4 ana parçadan oluşmaktadır. Bunlar ;

  • Femoral Kompenent : Uyluk kemiğine ait eklem yüzeyi hazırlanıp buraya yerleştirilir.
  • Tıbial Kompenent : Tıbia denilen kaval kemiğine ait eklem yüzeyi hazırlanıp yerleştirilir.
  • Patellar Kompenent : Patellanın eklem yüzeyine yerleştirilir.
  • İnsert : Bu parça polietilen malzemeden yapılmış olup tibial ve femoral kompenent arasına yerleştirilen ana parçadır.

Diz Protezi Tipleri Nelerdir ?

  1. Tek Bölmeli Protezler
  2. İki Bölmeli Protezler
  3. Üç Bölmeli Protezler

Diz Protezi Komplikasyonları Nelerdir ?

  • Dizde bir miktar ağrı olması
  • Tromboflebit
  • Enfeksiyon
  • Hareket kısıtlılığı
  • Eklem instabilitesi
  • Kırıklar
  • Patella tendonu kopması
  • Peroneus siniri yaralanmaları
  • Protez gevşemesi
  • Protez aşınması veya kırılması
  • Yumuşak doku sıkışması
  • Protezin revizyonu

Yapay Bir Dizden Beklentim Nasıl Olmalıdır ?

Yapay bir diz normal bir diz değildir ve doğal bir diz kadar iyi olamaz. Ameliyat ile ağrılarınız en az 15 yıl süre geçmiş olacaktır. Eğer eşlik eden başka bir sağlık sorunlarınız yok ise günlük normal aktivitelerin çoğunu rahatlıkla yapabilirsiniz. Doktorunuzun talimatları ile yapay dizinizle spor aktivitelerine katılabilirsiniz. Yapay dizinize aşırı yük bindirecek aktivitelerden kaçınmalısınız. Dizlerinizde hareket kısıtlığı olan hastaların % 90’ı total diz protezi sonrası daha iyi bir hareket kabiliyetine sahip olur.

1Nis2021

DİZ PROTEZİ

Diz eklemi gerek insan vücudunun tüm ağrılığını taşıması gerekse de oldukça hareket halinde olması sebebi ile birtakım problemler yaşanabilmektedir. Özellikle ileri yaşlarda daha sık görülen diz eklemi hastalıklarının cerrahi tedavisinde günümüzde diz protezi ameliyatı gerçekleştirilmektedir.

Diz ekleminde 3 önemli kemik yapısı bulunmaktadır. Bunlar; femur, tibia ve uyluk kemikleridir. Bu kemiklerin birbiri ile uyumlu bir şekilde hareket imkanı sağlaması için eklemi oluşturan kemikler arasında kas, kıkırdak ve bağ dokular bulunmaktadır. Genetik faktörler, travmatik olaylar ya da çeşitli iltihaplı hastalıklar nedeni ile diz ekleminde birtakım sağlık problemleri yaşanabilmektedir. Bu problemlerin tedavisinde cerrahi (diz protezi ameliyatı) ve cerrahi dışı tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir.

Diz protezi nedir?

Diz protezi; diz eklem rahatsızlıklarının cerrahi tedavisinde kullanılan, farklı materyaller ile tasarlanmış (genellikle metal, seramik ya da plastik) protezlerdir. Diz eklemindeki sorunlu bölge çıkarılarak uygun protezin yerleştirilmesi işlemi diz protezi ameliyatı olarak tanımlanmaktadır.

Diz protezi ameliyatı günümüzde alanında uzman ve tecrübeli ortopedi ve travmatoloji hekimleri tarafından uygulanmaktadır. Diz protezi ameliyatı öncesi değerlendirme ve ameliyat planlaması ile diz protezi ameliyatı sonrası bakım oldukça önemlidir. Hastanın en kısa sürede sağlığına kavuşması ve yaşadığı şikayetlerin son bulmasında doktorun tecrübesi büyük önem taşımaktadır.

Diz protezi nasıl uygulanır?

Diz protezi uygulaması daha önce de belirtildiği üzere cerrahi bir işlemdir. Bu işlem öncesinde hastada;

  • Fizik muayene
  • Röntgen ve bilgisayarlı tomografi gibi radyolojik incelemeler

gibi kontrol süreçleri gerçekleştirilmektedir. Elbette ki cerrahi tedavi yöntemleri, başvurulması gereken ilk tedavi yöntemleri değildir. Öncesinde diz eklemi hastalıklarında şikayetlerin ortadan kaldırılması amacı ile fizik tedavi ve rehabilitasyon, masaj, egzersiz, ilaçla tedavi ve enjeksiyonla tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu tedavi yöntemlerinin fayda sağlamadığı durumlarda ise cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir. Cerrahi tedavi seçenekleri söz konusu olduğunda ise diz protezi ameliyatı başta gelen tedavi yöntemidir.

Diz protezi ameliyatının planlanma sürecinde uygulanacak adımlar aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir;

  • Hastanın sağlık öyküsü değerlendirilir.
  • Hastanın kronik hastalıkları ve sürekli kullandığı ilaçlar değerlendirilir.
  • Diz eklemi ayrıntılı bir şekilde incelenir bu inceleme sırasında çeşitli radyolojik görüntüleme yöntemlerinden faydalanılmaktadır.
  • Hastanın kemik, kas, kıkırdak ve bağ dokusu değerlendirilir.
  • Hastada hangi çeşit diz protezi (kısmi diz protezi, total diz protezi) takılacağına karar verilir.
  • Hastanın total sağlık durumu çeşitli tahliller ve tetkikler ile değerlendirilir.
  • Hastanın ağız ve diş sağlığı ayrıntılı bir şekilde değerlendirilir. Bu nedenle diş hekimine mutlaka başvurulmalıdır. Ameliyat öncesinde diş hekimliği alanında tecrübeli bir doktora ayrıntılı bir şekilde muayene olunmalıdır.

Diz protezi ameliyatı öncesinde hastanın vücudunda herhangi bir enfeksiyon ya da iltihap tespit edilmesi durumunda mutlaka öncelikle bu enfeksiyonun tedavi edilmesi, iltihabın vücuttan dışarı atılmasına gerek duyulmaktadır. Aksi halde diz protezi uygulaması fayda sağlamayacak, protez diz ekleminde bulunan kemik doku ile kaynamayacaktır.

Diz protezi ameliyatı genel anestezi uygulaması altında uygulanır. Açık cerrahi yöntemi uygulanan diz protezi ameliyatında öncelikle diz eklemi kesi yöntemi ile açılara hasarlı bölge çıkarılmaktadır. Sonrasında hastanın diz eklemine uygun olarak tasarlanmış diz protezi eklem içerisinde yerleştirilerek kapatma işlemi uygulanmaktadır.

Hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak ameliyat sonrasında birkaç gün hastanede yatış gerekebilmektedir. Bu süreçte hasta mümkün olduğunca erken sürede ayağa kaldırılmaktadır. Aksi halde pıhtı atması, ödem gibi problemler açığa çıkabilmektedir. Bu problemler ise iyileşme sürecini uzatacak etmenlerdir.

Hangi Durumlarda Diz Protezi Ameliyatına Başvurulur?

Diz protezi ameliyatına ihtiyaç duyulan diz eklemi hastalıkları aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir;

  • Diz kireçlenmesi 
  • Dizlerde ağrı
  • #BBD0E0 »

Sosyal Medyada Paylaş

İlginizi Çekebilecek Konular

1Nis2021

Diz Protezi Tedavisi

Günümüzde pek çok kişi çeşitli eklem hastalıkları yaşamaktadır. İnsan fizyolojisine h…

5Nis2021

Ağrı Kontrolü İle İlgili Bir Şey Yapılacak mı?

İçerik Güncelleniyor……

5Nis2021

Kontrollerin sıklığı ne olacak ?

İçerik Güncelleniyor……

Diz Kireçlenmesi Belirtileri

Diz kireçlenmesinin en yaygın belirtileri şunlardır:

  • Hareketler esnasında ağrılar
  • Sınırlı hareketler
  • Eklemlerde sertlik
  • Eklemlerde şişlik
  • Eklemlerde hassasiyet
  • Eklemlerde biçim bozukluğu

Diz kireçlenmesinin belirtileri kademeli olarak daha da kötüleşmeye meyillidir. Belirtileri aynı zamanda hafif bir sakatlıkla aniden kötüleşebilir. Bazı hastalarda orta şiddette belirtiler uzun süre devam edebilir ve ani bir sakatlıkla belirtiler daha da şiddetlenebilir.

Hastalarda belirtiler bazen aydan aya farklılık gösterebilir ve havalardaki değişiklikler de belirtilerin aynı paralelde değişkenlik göstermesine neden olabilir. Kireçlenmeler için belirli ilaçlar olmadığı için kireçlenmenin ilerlemesini engellemek daha önemlidir.

Diz Kireçlenmesi Neden Olur?

Osteoartrit diz kireçlenmesinin en yaygın çeşididir.

Osteoartrit dejeneratif eklem hastalığı olarak da bilinir ve eklem kıkırdağının eskimesi sonucu ortaya çıkar. Koruyucu eklem kıkırdağının eskimesiyle kemik açıkta kalır, diz şişer ve ağrımaya başlar ve hareketler oldukça ağrılı hale gelir.

Dizde kireçlenme tipik olarak yaşlanan kişileri etkiler. Belirtiler aşırı kilolu insanlarda daha yaygındır ve kilo kaybı diz kireçlenmesi kaynaklı ağrıları azaltmada etkilidir. Diz kireçlenmesinin nesilden nesile geçen genetik bir bileşeni de vardır. Diz sakatlıkları, kıkırdak hasarı ve eklemler etrafındaki kemiklerin kırılması da diz kireçlenmesinin artmasına neden olan faktörlerdir.

Diz Kireçlenmesinin Tedavisi

Tedavi en basit aşamalarla başlamalıdır ve gerekirse ameliyatı da içeren daha zorlayıcı tedavi uygulamaya alınabilir.Her tedavi her hasta için uygun olmayabilir bu nedenle doğru tedavi için doktorla temas halinde bulunulmalıdır. Hastadan hastaya değişebilecek tedavi yöntemleri şunlardır:

1.Kilo Verme

Kilo verme diz kireçlenmesinde en önemli fakat hastalarca en az dikkate alınan tedavi aşaması ya da şeklidir. Kilo az olursa eklemlerin taşıyacağı yük azalır ve hareketlerde ağrılar daha az olur.

2.Aktivitelerde Değişiklik Yapmak

Bazı aktiviteleri sınırlandırmak ve yeni egzersiz metotları öğrenmek gerekli ve faydalı olabilir.

3.Yürümeye Yardımcı Aletler Kullanmak

Baston ya da koltuk değneği kullanmak da kireçlenme olan eklemlerdeki yükü azaltarak hareket esnasındaki ağrıları kontrol etmeye yardımcı olur.

4.Fizik Tedavi

Eklem etrafındaki kasları güçlendirmek de dize binen yükün azaltılmasına yardımcı olur. Dizlerin fonksiyonel olarak kullanımını sürdürmek için söz konusu kasların körelmesini önlemek önemlidir.

5.Anti-Enflamatuar İlaçlar

Anti-enflamatuar ağrı ilaçları ağrıları ve enflamasyonları azaltmada kullanılabilir.

6.Kortizon Tedavisi

Kortizon doğal olarak vücutta adrenal bezler tarafından üretilen bir steroit çeşididir. Kortizon vücut stres altındayken adrenal bezlerden salgılanır. Doğal kortizon kana salınır ve kısa süre içinde etkisini gösterir. Enjekte edilen kortizon ise sentetik olarak üretilir. Sentetik kortizon kana enjekte edilmez fakat enflamasyona uğramış bölgelere enjekte edilir. Ayrıca sentetik kortizon daha uzun süre boyunca etkisini gösterebilmektedir. Sentetik kortizon diz eklemlerinin kireçlenmiş bölgelerine enjekte edildiğinde ağrıları önemli ölçüde azaltmaktadır.

7.Synvisc

Synvisc diz kireçlenmesi olan bazı hastalarda etkili olabilir ve protez ameliyatını erteleyebilir. Synvisc tipik olarak diz eklemine birer hafta aralıklarla enjekte edilen 3 enjeksiyonun uygulanmasıyla sürdürülür.

8.Diz Artroskopisi

Diz artroskopisinde cerrah anesteziden sonra diz eklemine ulaşmak için portaller oluşturur. Portaller çevre sinirlerde, kan damarlarında ve tendonlarda görülebilecek potansiyel sakatlıkları engellemek için spesifik bölgelere yerleştirilir. Diz artroskopisinin kireçlenme tedavisinde ne kadar efektif olduğu henüz tartışmalıdır fakat bazı hastalarda bazı semptomlar için faydalı olabilir.

9.Diz Oseotomisi

Bazı hastalar bu tedavi seçeneği için uygun olmasa da genç hastalar için ve özellikle sınırlı kireçlenmesi olan hastalarda etkili olabilmektedir. Osteotomideki temel amaç ağırlık taşıyan kuvvetler dizin eklemin yorgun düşmüş kısımlarından alıp sağlıklı kısmına yönlendirmektir.

10.Tüm Diz Değiştirme Ameliyatı

Geleneksel olarak hastalar diz eklemlerinde görülen şiddetli kireçlenmelerde tüm diz değiştirme operasyonlarına tabi tutulmuştur. Tüm diz değiştirme ameliyatında diz eklemindeki tüm kıkırdak alınır ve metal ya da plastik bir implant yerleştirilir.

11.Kısmi Diz Değiştirme Ameliyatı

Kısmi diz değiştirme ameliyatı daha küçük kesikler kullandığı ve tüm diz değiştirmeye göre daha hızlı iyileşme sağladığı için büyük bir ilgi uyandırmıştır. Kısmi değiştirmede temel hedef eklemdeki kıkırdağın en fazla zarar gören kısmını alarak sağlıklı kısımlarının kullanılmasının devamını sağlamaktır. Kısmi diz değiştirmede kalça kemiğinin sonuyla kaval kemiğinin üst kısmı arasına bir implant yerleştirilir.

Diz Kireçlenmesi Ameliyatlarının Riskleri

1.Kan pıhtıları

Bacak toplardamarlarındaki kan pıhtıları diz protezi ameliyatının en sık görülen komplikasyonudur. Cerrah önleyici bir program çizebilir. Bu programda düzenli olarak bacakların kaldırılması, dolaşımı hızlandırmak için hafif tempolu bacak egzersizleri, varis çorapları ve kan seyreltici ilaç yer alabilir.

2.Enfeksiyon

Enfeksiyon herhangi bir cerrahi müdahalede görülebilecek olası bir risktir. Yakın zamanda yapılan bir çalışmaya göre, ilk iki yılda hastaların sadece % 2’sinde enfeksiyona rastlanmaktadır. Enfeksiyon diz protezinden sonra oluyorsa, buna genelde diz operasyonları sırasında ya da idrar yollarından, ciltten veya tırnak enfeksiyonlarından kana karışan bakteriler neden olmaktadır. Bu pek sık görülen bir şey değildir ama yine de tamamen iyileşmeyi geciktirir.

Diz protezinden sonraki ilk iki yıl boyunca, bakterilerin kana karışmasına neden olabildiklerinden dişle ilgili tedaviler ya da cerrahi girişimler öncesinde koruyucu antibiyotik almanız gerekebilir.

3.Osteoliz

Vücudunuz partiküllere tepki verebileceğinden diz implantının yanındaki kemik aşınabilir (osteoliz). Bu tepkiye şunlar yol açmış olabilir: Metal ve plastik komponentlerle direkt temas Diz komponentleri ile kemik çimentosu arasındaki temas Diz komponentleri ile dizin hareket eden parçaları arasında olan doğal kemik partikülleriniz arasında direkt temas olması implant komponentlerine daha fazla partikül veya zararın verilmesine neden olabilir.

4.İmplant kırığı

Total diz protezinin sonrasında implant kırığı rapor edilmiştir. Bunun tipik nedeni şunlardır: İmplantın yapabilecekleri hakkında abartılı bir beklentinin olması Ağır ve aşırı kilolu hastalar Fiziksel aktif hastalar İmplantın kırılma olasılığını en aza indirmek için, tıbbi tavsiyeleri izlemek ve aşırı ve uygun olmayan aktiviteden kaçınılması gerekmektedir.

5.Diğer riskler

Bir süre sonra cihaz sisteminin veya parçalarının çıkarılması ve/veya değiştirilmesi gerekebilir. Nadiren olsa da diz protezlerinde metal alerjisi reaksiyonlarına rastlanıldığı bildirilmiştir. Doktorunuza alerji bulgularınızın olup olmadığını belirtin. İmplant parçalarının kötü konumlanması sonucunda protez yerinden oynayabilir. Implant komponentleri kötü çimentolama veya düşme ve çarpmalardan alınan darbe nedeniyle gevşeyip yerinden oynayabilir. Kemik çimentosu ile bağıntılı kardiyovasküler rahatsızlıklar kan pıhtılaşması, kan basıncının düşmesi, kalp krizi ve nadiren ölüm ile sonuçlanabilir. Sinirlerin, kas ve kemiğin yaralanmasına yol açabilir.

Diz Kireçlenmesinde Bitkisel Tedavi

Gerekenler: Bir su bardağı klorsuz su 1,5 yemek kaşığı kurumuş ve ufaltılmış derin yırtıklı çınar yaprağı Hazırlanışı: Suyu ocakta kaynatın ve ocaktan alarak kurutulmuş çınar yapraklarını ekleyin. Ardından bir dakika daha kaynatın. Ocaktan alıp 10 dakika kadar demlemeye bırakın. Kür içebileceğiniz bir sıcaklığa geldiğinde süzerek için. Çınar yapraklarını her defasında taze kullanabileceğiniz şekilde saklayın. Bu çayı sabah 1, akşam 1 bardak olmak üzere bir ay boyunca için. Böbrek, tansiyon, kalp ve karaciğer sorunları olanlar uzman bir doktora danışmadan bu kürü kullanmamalıdır. İbrahim Saraçoğlu Profesör Doktor 4-5 yaprak lahanayı haşlayın. Haşlanan lahanaları dizinizin üstüne koyun ve bir streç film ile iyice sarın. Bir saat kadar tutun. Ferudun Kunak Operatör Doktor Gerekenler: Yarım bardak iyi sıkılmış lahana suyu 1 yumurta akı 1 çay kaşığı balık yağı (eczanelerde kapsül olarak satılır) 1 çay kaşığı bal 1 çay kaşığının ucu kadar karbonat Hazırlanışı: Malzemelerin hepsini karıştırın ve sabahtan akşama kadar bekletin. Karışımı ıslak bir bezle ağrıyan bölgenize sarın ve sabaha kadar bekletin. Her kullanımda taze olarak hazırlayın. Şems Aslan Uluslararası Cilt Uzm. & Kimya Mühendisi –> Ana Sayfa Ortopedi Tedavileri Protez Enfeksiyonu

ORTOPEDİK (PROTEZ) ENFEKSİYONLARIN EN AZA İNDİRGENMESİ AMACI İLE ALINABİLECEK ÖNLEMLER:

a-      Protez cerrahisi (ameliyattan) önce yapılabilecekler:

1-      Hasta protez cerrahisinden önceki son iki hafta beslenmesine dikkat etmelidir.

2-      Sigara ve alkol, mümkünse protez cerrahisinden 30 gün önceden kesilmelidir. Cerrahi sonrası tekrar kullanım önlenemiyorsa; en azından yara iyileşmesi süresince (14-20 gün) kullanılmaması sağlanmalıdır.

3-      Vücudun her hangi bir bölgesinde saklı kalmış, gizlenmiş mikrop odağı var ise tespit edilmelidir. Buna ‘İnfeksiyon odağı araştırması’ adı verilmektedir. Bu amaçla yapılabilecekler aşağıda listelenmiştir. Bu tetkiklerin hepsinin her hastada yapılması gerekmez. Hangi hastada hangi tetkikin yapılacağına cerrahi girişimi uygulayacak hekiminiz karar verir.  

a-      TİT (tüm idrar tetkiki), sonucuna göre idrar kültürü yapılabilir.

b-      Kronik sonda ile protez cerrahisine girilmemelidir. Sonda kolonize, enfekte kabul edilmelidir.

c-      Ağız hijyeni kontrol edilmelidir. Çürük diş, apse vb tedavisi yapıldıktan sonra protez cerrahisi uygulanması daha uygun olur.

d-      Deri ve yumuşak doku enfeksiyonları tedavi edilmelidir (enfekte ekzema, folikülit).

e-      Tam kan sayımı (hemogram), lökosit sayısı, Sedimantasyon ve CRP değeri bakılabilir.

f-       Burun sürüntü örneği (tartışmalı): Burun deliğinden kulak çubuğu benzeri bir aletle sürüntü alınır. Bu örnekte stafilokok adı verilen bir bakteri gözlenir ise antibiyotik tedavisi başlanır (baktrim (2×1 tb) +  Rifampin 300 mg (1×2 tb)).  10 gün süreli tedavi sonrası hasta ameliyata alınır.

4-      PROFİLAKSİ: Cerrahi uygulama öncesi enfeksiyon oluşma olasılığını en aza indirme amacı ile hastaya antibiyotik verilmesi işlemidir. Ameliyattan 30-60 dakika önce, sefazolin 2 g infüzyon (damar yolu) ile yapılmalıdır. Klinikte veya ameliyathanede MRSA (daha tehlikeli bir bakteri) enfeksiyonu açısından sıkıntı/şüphe mevcut ise teikoplanin 400/800 mg infüzyon (damar yolu) ile uygulanabilir.

5-      Antibiyotik turnike şişirilmeden önce verilmelidir. Cerrahi işlemin uzaması (yaranın açık kalma süresi), kan kaybının fazla olması durumunda (uygun kültür ortamı) sefazolin 2-3 saat ara ile teikoplanin ise 6-12 saat ara ile tekrar uygulanabilir.

6-      Daha önce enfekte olmuş protezin cerrahisi için uygulanacak profilaksi farklıdır. Profilaksi; Sefazolin + gentamisin +metronidazol veya sefazolin + teikoplanin veya seftriakson 2 g şablonunda uygulanabilir.

7-      Başka bir tıbbi gereksinim yok ise hastanın hastaneye ameliyat günü yatması ve ameliyattan bir gün önce banyo yapılması uygun olur.

8-      Gerekmedikçe tıraş yapılmamalı, kılların alınması gerekiyor ise elektrikli makine veya kıl dökücü krem kullanılmalıdır (jilet tercih edilmez).

9-      Tüm klinik çalışanları ve ameliyat personeli yılda 2 kez taşıyıcılık açısından kontrol edilmelidir. Bu amaçla burun kültürü alınması yeterlidir.

b-     Ameliyat esnasında yapılabilecekler (en önemlisi ilk dört faktördür):

1-      Ameliyathane içindeki insan sayısı ve trafiği en aza indirilmelidir. Ameliyat esnasında odaya giriş çıkış yapılmamalı, kapılar kapalı tutulmalıdır.

2-      Yaranın açık kalma süresi: Cerrahi girişim acele edilmeden, telaşsız fakat hızlı bir şekle yapılmalıdır. Uzun süren girişim ile birlikte cerrahi yaranın hava ile temas süresi artmakta, bu da enfeksiyon riskini arttırmaktadır.

3-      Ameliyatı uygulayan personel arasında (steril ve giyinmiş olanlar) konuşma trafiğini en aza indirilmelidir. Cerrahi maske takılsa dahi, konuşma trafiği ile damlacık yayma riski arasında paralellik mevcuttur.

4-      El hijyeni: Ortopedik ameliyatlar majör cerrahi girişimlerdir. Cerrahi eldivenler çift giyilse dahi eldivenin delinmesi sıklıkla gözlenmektedir.  Cerrahi girişim öncesi ekibin usulüne uygun el dezenfektasyonu yapması gerekir.

5-      Protez enfeksiyonunun başlaması için çok az sayıda (10 CFU) bakteri yeterlidir, o yüzden maske, gözlük, uygun cerrahi gömlek (gown) ve çift eldiven kullanılmalı, sakallı olanlar yüz maskesi kullanmalıdır.

6-      Ameliyathanede laminar hava akımının bulunması (bir çeşit ameliyathane havalandırma sistemi): Tartışmalı olmakla birlikte beraberinde akım türüne uygun kıyafetlerin giyilmesinin riski azalttığı belirtilmektedir. Bakterilerin %98’i hava yolu ile bulaşır. Bu nedenle konvansiyonel filtre sistemleri ile protez ameliyatı yapmanın riskli olduğu belirten yayınlar mevcuttur ( ≥5≥m temizler). Laminar sistem 0.3 µm ve daha büyük partiküllerin %99’unu elimine etmektedir. İstenen; ameliyat noktasının 30 cm çevresinde bakteri sayısının 10‘dan az tutulmasıdır. Ancak sitemin hem yatay hem de dikey takılması gereklidir. Aksi taktirde enfeksiyon oluşum riski artabilir. Her sistemde en geç 3 ayda bir partikül sayımı yapılmalıdır.

7-      Hastanın hazırlanması: Cilde antiseptik uygulandıktan sonra (klorhekzidin Salvon) iki dakika süre ile kuruması beklenmelidir. Antisepside klorhekzidin + %70 izopropil alkol tercih edilebilir.

8-      El yıkama suyu yılda 2 kez tahlile gönderilmeli ve bakteri sayısı 200/ml’den az olmalıdır.

c-      Ameliyat sonrasında serviste yapılabilecekler:

1-      Hasta kliniğe çıktıktan sonra pansuman yapan kişi her hastada el yıkamalı, tek kullanımlık malzemeler kullanmalı, eldiven kullanımı unutmamalıdır.

2-      MRSA pozitif tanısı alan hastalar ayrı ve tek yatırılmalı, mümkünse bakım personelinin hastalar arası trafiği önlenmelidir.

3-      Enfekte protez değişiminde antibiyotik tedavisi en az 3 aya tamamlanmalı, kontroller 3-6-12 aylık aralıklardan sonra ömür boyu devam etmelidir.

4-      Tüm diş işlemlerinde (kanama olabilecek temizlik dahil), endoskopi, taş girişimi (ESWL), biyopsi (prostat, vs), kateterizasyon (kalıcı idrar sondası vb) öncesinde antibiyotik kullanılmalıdır.  Örnek: 2 g oral /IM/IV amoksisilin (largopen tb, 1g) veya tek doz oral Cipro, Tavanic (1×1 tb)  olabilir.

d-     Enfeksiyon tanısı: oldukça zor.

1-      Klinik bulgular: Mekanik nedenlerle veya cerrahi yara iyileşmesi ile açıklanamayan ağrı (istirahatta), ısı artışı (nadir), kızarıklık (nadir), eklemde sıvı birikmesi (nadir).

2-      Sedimantasyon değeri, CRP değeri, lökosit sayısı, direkt grafi bulguları.

3-      Ekleme iğne ile girilerek eklem sıvısı alınması (ponksiyon) ve bunun besi yerine ekilmesi (kültür).

4-      Protezin etrafında yapay bir zar oluşmuş ise bundan alınan parçanın kültürü (membran biyopsisi) daha duyarlı/kesin sonuç verir.

5-      Enfekte olmuş protezin revizyonu yapılıyor ise ameliyatta açılan bölgenin çeşitli yerlerinden 3-4 adet kültür ve gram boya örneği gönderilmesi uygun olur.

6-      Hasta antibiyotik kullanıyorsa kültür negatif kalabilir, antibiyotik kesildikten 14 gün sonra tekrar örnek alınabilir.

7-      Gevşeme mi, enfeksiyon mu? Ayırıcı tanıda 3 fazlı kemik ve lökosit sintigrafisi halen altın standart olarak tanımlanmaktadır.

8-      Pet CT talep edilebilir. Pet-CT (özellikle vertebral osteomyelitte ilk seçenek), protez enfeksiyonlarında da tanısal açıdan çok değerlidir (ama SGK ‘’nedeni bilinmeyen ateş’’ ve ‘’kronik venöz ülser’’tanısında ödeme yapmaktadır).

9-      MR, BT gibi incelemeler istenmese de olur.

   “Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.”

Diz Kireçlenmesi

image

Diz Kireçlenmesi

Diz eklemlerinin içinde iki adet bağ vardır (ön ve arka çapraz bağlar ). Eklem yüzlerinin uyumunu sağlamak için iki adet menisküs vardır. Gonartroz orta ve ileri yaşlarda görülür. 50 yaşın üzerinde kadınlarda daha sık görülür. Hastalık daha erken yaşlarda da görülebilir. Hastalar genellikle kiloludurlar. Daha önce geçirilen eklem operasyonları, travmalar, spor yaralanmaları, iltihaplı romatizmalar, doğuştan gelen bazı bozukluklar en önemli sebepleridir.

Kireçlenme Kimlerde Görülür?

Yaşla birlikte hastalığın olasılığı da artar. 60 yaşın üstünde genellikle osteoartrit(kireçlenme) vardır, ancak şiddeti değişkendir. 20-30’lu yaşlardaki insanlarda bile osteoartrit görülür, buna rağmen genellikle eklem yaralanması veya aşırı kullanımdan kaynaklanan tekrarlayan stres gibi altta yatan bir sebep vardır.

Diz Ağrısı: Diz kireçlenmesinde en sık görülen belirti ağrıdır. Başlangıç aşamasında dizin sadece bir bölümünde görülen ağrı, zaman içinde dizin tamamına yayılabileceği gibi kalça ve ayak bileğine yansıyan ağrılar da ortaya çıkabilir.

Zamanla Oluşan Şişlikler: İkinci en sık görülen belirti ise dizde zaman zaman oluşan şişmelerdir. Bu şişlik dizin önünde, diz kapağının üstünde oluşabileceği gibi bazen de dizin arkasında bir tümör oluşumu şeklinde de görülebilir. Bu tümörler backer kisti olarak adlandırılır.

Diz Kireçlenmesi Belirtileri
  • Eklem ağrısı, özellikle hareketle artan ağrı
  • Hava değişiminden önce veya hava değişimi sırasında eklemde rahatsızlık,
  • Eklemde şişme ve esneklik kaybı,

Menisküs Yırtıkları: Bir başka belirti ise çok ufak bir travmayla ortaya çıkan dejenaratif (yıpranmaya bağlı) menisküs yırtıklarıdır. Bu yırtıkları genç yaşta ciddi travmalar sonucu oluşan menisküs yırtıklarından ayırmak ve hastayı konuyla ilgili bilgilendirmek çok önemlidir. Çünkü dejeneratif menisküs vakalarında ameliyat sadece menisküse yönelik yapılacak ve dolayısıyla hastadaki diz kireçlenmesine bağlı ağrıları dindirmeyecektir.

Diz Kireçlenmesinde Cerrahi Tedaviler

Diz kireçlenmesinde cerrahi tedaviler yüksek tibia valgizasyon osteotomisiartroskopik debridmanve diz protezi olarak üç ana başlık altında incelenebilir:

  • Yüksek Tibia Valgizasyon Osteotomisi: Bu tedavide amaç dizin yüklenme düzlemini bir miktar dış tarafa alarak dizin iç kısmını olan yüklenmeyi azaltmak ve kireçlenmenin ilerlemesini yavaşlatmak amaçlanır. Bu ameliyat genelde 65 yaş üzerindeki hastalarda rastlanan kemik kaynama problemleri, uzun süre koltuk değneği kullanıp ameliyatlı tarafa basamama problemleri nedeniyle pek önerilmez.
  • Artroskopik: diz eklemini tamamen açmadan sadece 2 küçük delik açarak dizdeki patolojilerin tespit edilip tedavisini amaçlayan bir yöntemdir.
  • Diz Protezi: Diz protezi, diz eklem kıkırdağının ileri derecede bozulması sonucu gelişen diz kireçlenmelerinde tercih edilen tedavi yöntemidir. Bu ameliyatta, bozulan eklem yüzeyleri tekniğine uygun olarak kesilip çıkarılır ve yerlerine protez dediğimiz suni yüzeyler yerleştirilir. Diz protezleri metal ve plastik parçalardan üretilmiş olup diz fonksiyonunu taklit ederler.

Artroskopi

image

Artroskopi Terapisi

Artroskopieklemi ilgilendiren hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılan minimal, teşhis ve tedavi amaçlı eklemin içini görüntülemeye yarayan cerrahi bir girişimdir. Artroskopi “eklemin içine bakmak” anlamına gelir. Eklemin içini görmemizi sağlayan alete ise artroskop denir. Artroskop, İçindeki lens ve aydınlatma sistemi ile eklem içindeki dokuları büyütür ve aydınlatır. Genellikle çapı 4 mm olan artroskop tv kamerası kullanıldığı için eklem içindeki dokuların görülmesini sağlar. Eklemin içini ekranında direkt görebilen cerrah yaralanma ve hastalıkların tanısını koyabilir, gereken durumlarda aynı metot ile cerrahi girişim uygulayabilir. Artroskopi, eklemin her yerinin görüntülenmesinde ve tanı koymada yardımcı olur.

Tanıya Yönelik Artroskopi
  • Akut Artroskopi: Post travmatik hemartroz, klinik ve röntgenolojik olarak tanının belirsiz olduğu bloklarda uygulanır.
  • İleride uygulanacak bir girişimin iyi yapılması: Kronik instabilite, menisküs lezyonları örnek; çapraz bağ rekonstrüksiyonları ve gonartrozlarda
  • Belirsiz diz şikayetleri, kronik residif hidrartrozlar, menisküs lezyonu şüphesi, belirsiz sinovitler
  • Re-artroskopi: Diz eklemindeki cerrahi girişimler veya tanıya yönelik artroskopi sonrası artan şikayetlerde, tekrar ortaya ıkan travmalarda ve trdavi kontrol
  •  amacıyla uygulanır.
Diz Ekleminde:

Dizde en sık görülen sorunlar şunlardır:

  • Menisküs yırtıkları,
  • Ön çapraz bağ yırtıkları,
  • Eklem kıkırdağı hasarı,
  • Serbest cisimler (eklem faresi)
  • Diz eklem zarının iltihaplanması ve büyümesi (sinovit); genellikle romatizmal durumlara bağlıdır.
  • Artroz veya kireçlenme
Dizde Artroskopik Yani Kapalı Olarak Yapılabilen Başlıca Girişimler:
  • Yırtık menisküs parçalarının çıkarılması,
  • Bazı menisküs yırtıklarının dikilmesi,
  • Ön ve arka çapraz bağ tamirleri,
  • Erken dönemde osteoartrit [kireçlenme] tedavisi,
  • Osteokondritisler [kıkırdaktan parça ayrılmaları veya eklem fareleri],
  • Diz eklemini ilgilendiren kırıklar
  • Kıkırdak nakilleri,
  • Patella (diz kapağı) ekseninin düzeltilmesi,
  • Diz kapağı çıkıklarının tedavisi,
  • Eklem iltihaplarının boşaltılması,
  • Hastalıklı eklem zarının çıkartılması (sinovektomi)
  • Kaza veya hastalık sonrası meydana gelen hareket kısıtlılıklarının açılması,
  • Eklem içi iyi huylu tümör ve kistlerin çıkartılması artroskopik veya artroskopi destekli yapılabilir.

PRP Nedir?

image

Diz Kireçlenmesi PRP

“Platelet Rich Plasma-Platelet (trombosit, pıhtı hücresi) yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. PRP hastadan alınan kanın içinde bulunan trombosit hücrelerinin özel bir sistemle ayrılarak hastanın problemli vücut bölümüne enjekte edilmesi şeklinde uygulanmaktadır.

PRP Tedavisi Nasıl İşler?

PRP yönteminde hastadan 8-20 cc kan alınarak santrifüj edilir. Dokularımızda herhangi bir aşınma veya sorun oluştuğunda kan pıhtı hücreleri hasarlı dokuyu onarmaya başlar, PRP tedavisinin amacı hedef dokuya taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda pıhtı hücresi verebilmektir. Hedef dokunun onarımı bu işlemlerin yapılması sonucunda çok daha hızlı onarılır.

Diz Protezi Nedir

image

Diz Protezi

Dizde diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen kireçlenmeler diz protezi ile tedavi edilir. Protez denince dizde eklem yapan üç kemiğin eklem yüzeylerinin kesilerek çıkarılması ve bu yüzeylerin metal ve plastik parçalar ile kaplanmasıdır. Bu ameliyat öncesinde hastalara genellikle uzun süre cerrahi dışı tedaviler uygulanmış ancak ağrı hastayı rahatlatacak ölçüde giderilememiştir.

Günümüzde protez ömrünün 20-25 yıla uzadığı düşünülürse yapım yaşı yerine hayat standartı kavramı daha önemli hale gelmiştir. Yine de 55 yaş altındaki kişilerde diğer tedavi yöntemleri sonuna kadar denenmelidir. 55-65 yaşları arası diğer tedavi yöntemleri avantajlı olabilir. 65 yaş üzeri rahatlıkla uygulanabilir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации