Андрей Смирнов
Время чтения: ~26 мин.
Просмотров: 0

Elmacık Kemiği Estetiği Nedir? Ameliyatı ve Dolgusu Nasıl Yapılır? Fiyatı Nedir?

BEYİN TÜMÖRÜ AMELİYAT YÖNTEMLERİ, HAZIRLIK VE AMELİYAT SURECİ

image

BEYİN TÜMÖRÜ AMELİYAT YÖNTEMLERİ, HAZIRLIK VE AMELİYAT SURECİ

Beyin tümörü tanısı her hasta ve yakını için duyguları açısından zor bir dönemdir. Bu dönemde hastalar olabildiğince hastalıkları hakkında geniş bilgi almak, hatta bu bilgileri bir kaç beyin ve sinir cerrahisi uzmanından doğrulatarak karar vermek isterler. Ameliyata karar veren hastanın hekimini seçmede de kararsız kaldığı zamanlar olacaktır. Bu kararsızlık sürecinde hastanın ailesinin desteği çok önemlidir. 

Tanısı kesinleşen hastada, size tarafımdan hastanın öyküsü, muayenesi ve görüntüleme yöntemleri bulguları ışığında ayrıntılı bilgi verilecektir. Verilecek bilgiler tümörün yeri ve cerrahi zorluğu, görüntüleme yöntemleri ışığında ön tahmin olarak iyi veya kötü huylu tümör olasılığı, planlanan cerrahi yöntem, ameliyat süresi, ameliyat sonrası yoğun bakım süreci, toplam hastanede kalış süresi, ameliyatın hayat kalitesini etkileme oranı, cerrahi ve yaşamsal riskler, ameliyatın mali boyutu içerir. 

Ameliyatınıza karar verdikten sonra ameliyat öncesi gerekli laboratuar ve görüntüleme yöntemlerini içeren tetkikleri hazırlayıp sizi anesteziyoloji bölümüne gönderip onay almamız gerekecek. Onayı takiben ameliyat öncesi son aşama ameliyat gününe beraber karar vermemizdir. Hastanın acil bir klinik tablosu veya önceden yatarak düzeltilmesi gereken sistemik bir hastalığı veya genel durum bozukluğu yoksa bu durumda genellikle ameliyatın olacağı sabah hastamızın hastaneye yatması yeterli olacaktır. 

Tedavi seçenekleri ise tümörün tipine, yerleşim yerine ve literatürde yer alan tedavi sonuçlarının analizine göre belirlenir. Ancak genel olarak bakıldığında seçenekler cerrahi tedavi, radyasyon tedavisi (ışın tedavisi) ve kemoterapidir. Beyin tümörlerinin çoğunda cerrahi girişim ön planda tutulan tedavi yöntemidir. Ancak beyin sapında lokalize bazı tümörlere cerrahi yolla ulaşmak ve tedavi yapmak olanağı olmayabilir. Bu durumda seçenek radyoterapi (ışın tedavisi) olabilir. 

Beyin Tümörlerinin Tedavisinde Kraniotomi (kafatasını açma) İşlemi Nasıl Yapılır?

Bu işlem genel anestezi altında yapılır. Önce ameliyat yapılacak alandaki saç kesilir. Hastanın başına pozisyon vermek ve operasyonda başın oynamasını engellemek amacıyla çivili başlık takılır. Sonrasında cerrahi saha antiseptik solüsyonla silinir. Daha sonra cerrahi sahanın kenarı steril cerrahi örtülerle örtülür. Diğer cerrahi donanımın tam olarak hazırlanmasını takiben kraniotomi işlemine başlanır. Cilde önceden çizilen sınırlarda keşi yapılır ve cilt, ciltaltı, galea, periost denilen dokular kemik üzerinden sıyrılır ve özel bir matkap ile kafatasında planlanan büyüklükte kemik parça çıkarılır. Çıkarılan parça, ameliyat sonunda tekrar kapamak üzere saklanır. Kemik parça çıkarıldıktan sonra karşımıza gelen doku beyini çepeçevre saran zar tabakasıdır. Bu zarda uygun biçimde açıldıktan sonra beyin dokusuna ulaşılır. Tümör derin yerleşimli ise beyin dokusuna en az hasarı vermek için navigasyon denilen bilgisayar destekli bir sistem de kullanılabilir. Ameliyat mikroskop altında yapılır. Beyin dokusunda keşi yapılacak yer haricindeki beyin dokusu alanı yumuşak pamuklarla korumaya alınır ve ardından planlanan yerden küçük keşi uygulanır. Tümörün bulunduğu yere göre en az riskli ve en az oranda beyin dokusuna hasar verecek bir koridor seçilerek beyin dokusuna ulaşılır. Bu noktadan sonra tümör uygun cerrahi teknikle çıkarılır. Tümörün çıkarılma sürecinde gerek ameliyathane koşulları gerekse cerrahi aletler yönünden en modern teknoloji kullanılır. Tümör dokusu çıkarıldıktan sonra diğer önemli aşama çok dikkatli kanama kontrolü yapılmasıdır. Bu aşama da tamamlandıktan sonra beyin zarı denilen dura tabakası kapatılır ve ameliyatın başında çıkarılan kemik parçası yerine konur ve kafatasına tespit edilir. Sonrasında kemiğin üstünü örten periost, galea, ciltaltı ve cilt kapatılarak ameliyat sonlandırılır. Bazı tümörler beyin zarını ve kemik dokuyu haraplayabilirler, bu durumda beyin zarı ve kemik çıkarıldıktan sonra yerine biyolojik uygunluğu olan sentetik dokular kullanılarak tamir yolu seçilebilir. Kafa arka çukuru ameliyatlarında da bazen ameliyat sahasındaki kemik dokusu daha küçük parçalar halinde çıkarılır ve sonrasında burası yine yukarıda söz ettiğim sentetik dokular kullanılarak onarılır ve kozmetik olarak da o bölgenin düzeltilmesi sağlanır. 

Beyin Tümörü Ameliyatı Sonrası Merak Ettikleriniz

Ameliyat sonrası önce anestezi bölümünün hasta uyandırma ünitesine, sonrasında yoğun bakıma alınacaksınız. Hasta olarak en çok merak edilen ve belki de korkulan yer olan yoğun bakım süreci, hem teknolojik olanakların yaygınlaşması hem de eğitimli yoğun bakım personelinin desteği ile daha rahat ve katlanılabilir olarak geçmektedir. 

Yoğun bakıma alınan hasta, uyandığında doğal olarak var olan durumunu anlamaya çalışacaktır. Kolundan serum bağlanmış, idrar sondası olan, göğüs bölgesinden kalbinin düzenini izlemek için kablolar takılı bulunan, başında ameliyat yapılmış yeri pansuman malzemesi ile kapatılmış olan, el parmaklarının birinde kan oksijen durumunu ölçen başka bir kablo takılı olan bir hasta konumundadır. Hastanın bilincini sık aralıklarla kontrol etmek gerektiğinden özellikle ilk gece hasta sık aralıklarla uyandıracaktır. Bu nedenle hasta ilk geceyi kısmen uykusuz geçirecektir. Ayrıca hasta sakin olmalı ve kendi durumunu anlamaya çalışırken aşırı hareketlerden kaçınmalıdır. Hastalarımızın ameliyat öncesi böylesine açık bilgilendirilmesi, ameliyat sonrası yoğun bakım sürecinin daha rahat geçmesi için ön koşuldur. Bilinci açık hastaya yoğun bakımdaki ilk geceyi geçirdikten sonra durumuna uygun beslenme rejimi başlanır ve hasta yürütülür. Hastaya l.gün kontrol beyin tomografisi çekilerek ameliyat sahası hasta odasına alınmadan önce son kez kontrol edilir. Genellikle hasta ikinci günden sonra kattaki odasına alınır. Odasında da ortalama 3-5 gün kalan hasta taburcu edilir. Taburcu olan hastanın dikişleri 8-10. günde alınır. Hasta eve gönderilirken bazı ilaçları kullanması gerekecektir. Bunun için hastaya ilaçlarını nasıl kullanacağını belirten bir yazılı not verilerek, ilaçlarını düzenli kullanması sağlanır. 

Beyin Tümörü Ameliyatı Sonrası Komplikasyonlar

Ameliyat sonrası uyanan hastada en sık rastlanılan şikayet baş ağrısı, halsizlik ve yorgunluk hissidir. Baş ağrısı birkaç gün sürebilir. Hastanın halsizlik süreci ise daha fazla sürebilir. 

Beyin ameliyatları sonlandırılırken en önemli aşamalardan biri beyin dokusunda kesinlikle kanama olmamasının sağlanmasıdır. Ancak tüm gösterilen özen ve dikkate rağmen ameliyat sonrası kanama nedeniyle hastaların yeniden acil şartlarda ameliyata alınması gerekebilir.

Enfeksiyon sorunu ise yara yerinde, kafatasını oluşturan kemik dokuda veya beyin dokusunda oluşabilir. Bu durumda da ilaç tedavisi ve/veya cerrahi tedavi yapmak gerekebilir. 

Diğer görülen bir sorun da beyin ödemidir. En basit anlatımla beyin dokusundaki hücrelerin su içeriğinin artmasıdır. Çoğunlukla steroid içeren ilaç (kortizon) ve/veya beyin hücresi su içeriğini azaltmaya yarayan bir grup ilaç kullanılarak beyin ödemi sorunu çözümlenebilir. Cerrahi tedavi yapılması gerekirse, beyin su kesesi içine konan tüp ile beyin suyu dışarıdaki bir torba içine veya karın boşluğu içine yerleştirilen kateterle karın boşluğuna yönlendirilerek kafa içi basıncı azaltılır. 

Tümöral oluşumun bulunduğu yer, büyüklük, kullanılan cerrahi yöntem ve yola göre bazen hastalarda kol veya bacaklarda kuvvet kaybı, düşünme, görme ve konuşma, olayları değerlendirme ve yargılamada sorunlar ortaya çıkabilir. Bu sorunlara ait riskler, ameliyat öncesi yapılan görüntüleme yöntemleri ile kısmen öngörülebilir. Bu sorunların büyük kısmı ameliyat sonrası zamanla azalır veya kaybolur. Ancak bazı bozukluklar kalıcı olabilir. 

Hastalar ameliyat öncesinde tümörün yaptığı etkiyle, ameliyattan sonra da cerrahinin yarattığı etkiyle nöbet (epileptik atak) geçirebilirler. Bu durumda hastaya epilepsi hastalarında kullanılan ilaçlardan birinden başlanır. Hastanın bu ilacı düzenli kullanması sağlanır. Çünkü bu ilaçların etki edebilmeleri için belirli bir kan düzeyinde olması gerekir. Bu düzey 20 günlük ilaç kullanımı sonrası kontrol edilerek, gerekirse doz ayarlaması yapılmalıdır. Ayrıca bir çok epileptik atak önlemeye yönelik ilaç karaciğer üzerine ve kan tablosuna olumsuz etki yaratma potansiyeline sahiptir. Bu nedenle 3 ayda bir tam kan ve karaciğer fonksiyon testleri yapılarak hastanın kontrol edilmesi gerekir. Ayrıca nöbet geçiren hastalar yaşamlarında bazı durumlarda (araç kullanmak, denizde yalnız başına yüzmek gibi) özel dikkat göstermeli ve kendi yaşamıyla beraber diğer bireylerin de yaşamını tehlikeye atmamalıdır. 

Beyin Tümörlerinde Radyoterapi, Kemoterapi

Radyoterapi (ışın tedavisi) beyin cerrahisi pratiğinde çok kullanılan diğer bir tedavi yöntemidir. Radyoterapi ameliyat sonrasında veya ameliyat yapılmadan da uygulanabilir. Radyoterapide tedavi edici ışın kitlesi, ameliyat sonrası dönemde bilgisayar destekli aletlerle beyinde tümörün çıkarıldığı veya bir kısmının çıkarılıp diğer kısmının beyin dokusunda bırakıldığı alana ve çok yakındaki çevre beyin dokusuna uygulanır. Bazen de tümörün bulunduğu yerin cerrahi tedavi ile çok ciddi sorunlar çıkartabilecek yerde olması veya hastanın genel durumunun ameliyata uygun olmaması nedeniyle radyoterapi ameliyat yapılmadan da uygulanabilir. 

Radyoterapi sonrası ciltte kızarıklık, deri hassasiyeti, saç dökülmesi, bulantı, kusma görülebilir. Ayrıca beyin dokusunda ödem (beyin dokusunun su içeriğinde artma) ve buna bağlı kafa içi basıncında artış görülebilir. Çocuklarda radyoterapi yapılmasına ancak çok gerekli olduğu anlarda karar verilir. Çünkü çocuklarda radyoterapi büyüme, gelişmeye oldukça olumsuz etki ederken beyin kognitif işlevlerinin (düşünme, yargılama, karar verme, entellektüel işlevler) bozulmasına da yol açar. Bu nedenle çocuklarda beyin tümörlerinde cerrahi sonrası tedavi planının yürütülmesinde klinikler arası konsültasyonlara (beyin ve sinir cerrahisi, radyasyon onkolojisi, medikal onkoloji, çocuk hastalıkları) daha çok gereksinim duyulabilir.

Kemoterapi ise beyin dokusunda yerleşik veya ameliyat sonrası kalan kanser hücrelerini öldürmek için kullanılan tedavi yöntemidir. Ameliyattan sonra kullanımını belirleyen en önemli etken, tümörün patoloji bölümünden gelecek sonucudur. Bazen de özellikle çocuklarda radyoterapinin olumsuz etkilerinden kaçınmak ve çocuklara radyoterapiden en az etkilenecekleri döneme kadar zaman kazandırmak için uygulanır. Kemoterapi belli aralıklı dönemler halinde uygulanır. Bu uygulama hastaların, ilaçların olumsuz etkilerinden daha az etkilenmesini sağlamak içindir. Kemoterapi sürecini planlayan bölüm medikal onkoloji klinikleridir. Bir de beyin dokusunda tümör çıkarıldıktan sonra oluşan boşluğa yerleştirilen yavaş ilaç salınımlı kemoterapi ajanları vardır. Bunlar ameliyat sahasına konduktan sonra ameliyat sahasının kapatılması standart yöntemle yapılır. İlaç yavaş salınarak beyin dokusu içine dağılarak etki yaparak kanser hücrelerini öldürür. 

Beyin Tümör Ameliyatı Sonrası Yaşam

Beyin tümörü tanısı almış hastanın ameliyatı başarıyla sonlanıp, hastaneden taburcu olduğu zaman hastamız ve ailesi için tamamıyla farklı bir yaşam başlamış, olacaktır. Bu yaşam tarzının nasıl olacağı ve bu aşamadan sonra ek tedavi gerekip gerekmeyeceği konusunda bir çok etken arasında en önemlisi; hastanın patolojik tanısıdır. Patolojik sonuca bazen ameliyatlarda uygulanan acil patolojik çalışma ile (frozen (dondurulmuş) doku biopsisi) ile hemen ulaşılabilirken, çoğunlukla patolojik tanıya 5-8 gün arası bir dönemde laboratuarda özel patolojik boyanma süreçleri sonrası ulaşılabilir. 

Ameliyat sonrası yaşamı etkileyen diğer etkenler, hastanın yaşı, ameliyat öncesi klinik durumu, hastanın yaşı, tümörün tümünün çıkarılıp çıkarılmadığı, ek tedavi gerekliliği olup olmadığı, ameliyat sonrasındaki kognitif işlevlerinin yeterliliği ve ek tedavi gerekip gerekmediğidir. Tüm bunlar hekim, hasta, hasta yakınları ve gerekirse psikiyatrist desteği ile ortak değerlendirilmeli, hastaya ameliyatı yapan hekim olmanın yanında sosyal yaşamda da destek alabileceği noktalarda yardımcı olunmalıdır.

Ameliyat sonrası inme (felç), ciddi entellektüel işlev bozukluğu, yatağa bağımlılık görülebilir. Bunların ameliyat sonrası olabilirliği her zaman var olsa da; genel görülme oranı düşüktür. Ameliyat sonrası ölüm ise çok nadirdir. Ameliyat öncesi öngörulebilen ciddi sekel olasılığı varsa, bu mutlaka hasta ve aile ile açıkça konuşulmalıdır.

Beyin tümörlerinde cerrahi girişim nasıl yapılır?

Beyin tümörlerinin çoğu için cerrahi girişim, tercih edilen tedavi şeklidir. Kafatasının açılarak tedavinin yapıldığı ameliyat türüne kraniotomi adı verilir. Kraniotomi genel anestezi altında yapılır. Ameliyat başlamadan önce kişinin saçları kesilir. Daha sonra cerrah kafa derisinde bir kesi yaptıktan sonra özel bir kesici alet kullanarak kafatasından bir parça kemiği çıkarır. Açılan bu yoldan tümörün hepsi ya da bir kısmı çıkartıldıktan sonra bu kemik yerin konur ve kesi dikilir. Açılan bu yolun kapatılması için bazen kemiğin kendisi yerine metal ya da başka bir maddeden yapılmış olan materyaller de kullanılabilir.

Ameliyattan önce hastaların hekimlerine sordukları sorular genellikle şunlardır:

Bazı durumlarda tümör ameliyat edilemez. Tümör beyin sapındaysa ya da ulaşılması zor bir diğer yerdeysa, etrafındaki normal beyin dokusunu zedelemeden tümörü çıkartmak mümkün olmayabilir. Bu durumdaki hastalara radyoterapi veya başka bir tedavi yöntemi önerilir.

Ameliyatın yan etkileri nelerdir?

Ameliyattan sonraki ilk birkaç gün içinde başağrısı ve genel bir rahatsızlık hissi sık rastlanan yakınmalardır. Başağrısı genellikle ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Ameliyattan sonra hastaların genel olarak halsiz ve yorgun hissetmelerine de sık rastlanır. Bu rahatsızlıkların geçme süresi hastadan hastaya değişir.

Daha nadir olan diğer yan etkilerden biri beyin ödemi gelişmesidir. Beyin dokusu içinde beyin omurilik sıvısı veya kan birikmesine beyin ödemi denir. Bu durumda hastalara steroid hormonları içeren bir takım ilaçlar verilebilir. Dışarıdan yapılan girişimlere rağmen beyin ödemi giderilemiyorsa ikinci bir ameliyatla hastanın beynine bir tüp takılması gerekebilir. Bu tüp cilt altından ilerletilerek karın içine ya da kalp içine gönderilir.

Ameliyattan sonra olabilecek bir diğer yan etki de enfeksiyondur. Bu durumda antibiyotikler kullanılır. Ameliyat sırasında normal beyin dokusu da zedelenebilir. Bu durumda düşünme, görme ya da konuşma ile ilgili sorunlar olabilir. Hastada kişilik değişiklikleri ortaya çıkabilir. Kişi havale geçirebilir. Bu sorunların çoğu zamanla azalır veya ortadan kalkabilir; ancak bazen bulgular kalıcı olabilir.

Bookmark/Search this post with

Kemik Kistleri  ve diğer tümör benzeri  oluşumlar

KEMİK TÜMÖRÜNE BENZEYEN LEZYONLAR •    Stres kırığı •    Osteomiyelit ; Kemik iltihabı •    Metabolik kemik hastalıkları; osteoporoz ve osteomalazi •    Soliter kemik kisti •    Anevrizmal kemik kisti •    Fibröz kortikal defekt – nonossifiye fibrom •    Kemik adacığı •    Fibröz displazi •    Kemik nekrozu

•    Paget hastalığı

Soliter Kemik Kisti • İyi huylu içi sıvı dolu kemik kistleri, çocuklarda ve gençlerde görülürler • %90‘ dan fazlası omuz ve kalça bölgesine yakın yerleşim gösterir • Sıklıkla kırık veya çatlak oluşana kadar belirti vermez • İskelet gelişimi ile kist büyür daha sonra durağan döneme geçer • Tedavi; Kapalı yöntemler; » Kist sıvısının boşaltılması ve steroid veya kemik iliği enjeksiyonu, » Kistin endoskopik olarak temizlenmesi ve kalsiyum ( senteteik kemik dolgusu) uygulanması   Açık Yöntemler; Nüks vakalarda veya yük taşıyan bölgelerde uygulanır

  Nüks olasılığı % 20-25 civarındadır

Anevrizmal Kemik Kisti • Kemik içinde kanla dolu kistler lezyonlar; • Sıklıkla uzun kemiklerin uç kısımlarında yerleşir; • Bulgular » Ağrı ve şişlik • Tedavi » Küretaj; kistin boşaltılması ve temizlenmesi » Mekanik yöntemler ; yüksek devirli burr ve Argon plazma ile koterizasyon » Kemik veya kemik dolgusu ile kistin doldurulması » Kırık riski varsa titanyum plak ve vidalarla destek uygulaması nüks oranı % 25-40 olarak bildirilmektedir.

Fibröz Kortikal Defekt, Nonossifiye Fibrom • Kemik içinde bağ dokusu gelişimi • 1 kaç mm -1 kaç cm boyutlarında • % 80 distal diz çevresi kemiklerinde • Genellikle tesadüfen saptanır belirti vermez • Kendiliğindeniyileşir • Tedavi gerektirmez

• Boyutları çok büyürse kırık oluşabileceğinden takip edilmesi gerekir

Kemik Adacığı • Kemiğin küçük nodüllerinden oluşur

• Kemiğin süngerimsi kısmında yerleşir Fibröz Displazi • Bağ dokusunun normal kemikle yer değiştirmesinden kaynaklanan gelişimsel bir lezyondur • Tek yada bir den fazla kemikte ortaya çıkabilir. • En sık kaburgalar, kafa kemikleri ve femurda görülür • Sıklıkla belirti vermez  bazı hastalarda iskelet deformasyonu ve kırık ile sonuçlanabilir • İskelet gelişimi sırasında aktif, iskelet gelişimi sonrası sessiz döneme geçer • Cerrahi tedavi; » Ağrılı lezyonlar, » İlerleyen deformasyon » Kırık riski yada kırık oluşması » Patolojik kırığın kaynamaması • Tedavi » Titanyum çivi yada plaklar ile tespit + kemik nakilleri

Çıkık elmacık kemikleri yüzün genç görünmesini sağlayan önemli özelliklerden birisidir. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Alper Tuncel, elmacık kemiği estetiği hakkında açıklamalarda bulundu. Op. Dr. Tuncel, çıkık elmacık kemiklerinin özgüveni arttırdığını söyledi.

Kişinin doğuştan ya da yaşlanmayla sahip olduğu küçük elmacık kemiklerinin yapısına göre uzman doktor ve hasta tarafından belirlenen tedavi yöntemiyle giderilmeye çalışıldığından bahseden Op. Dr. Alper Tuncel, dışarıya doğru daha çıkık yanakların, özgüveni olumlu etkilediğini dile getirdi.

ELMACIK KEMİĞİ AMELİYATI NASIL YAPILIR?

Elmacık kemiklerinin çıkıntısını arttırmak için ameliyatta özel üretilmiş implantların kullanıldığını ifade eden Op. Dr. Tuncel, amacın yetersiz elmacık kemiklerini büyültmek ve çıkık hale getirmek olduğunu belirtti. Bu tür protezlerin elmacık kemiği estetiğinde oldukça başarılı sonuçlar verdiğine vurgu yapan Tuncel, elmacık kemiğinin gerektiği boyutta olmadığı durumlarda protez uygulamasından faydalandığını eğer yanaklarda sarkma varsa elmacık kemiği ile yanak germe operasyonunun birlikte yapılması gerektiğini açıkladı.

Elmacık kemiği ameliyatının genel ya da lokal anestezi altında yapıldığının altını çizen Op. Dr. Tuncel, ”Elmacık kemiği protezleri, üst dudağın en derin yerinden açılan kesi içerisinden yanağın altına yerleştirilerek gerçekleştirilir. Protezlerin, sert ya da gözenekli olabilir. Ameliyat 1 saat sürer veameliyatın ardından hasta taburcu edilir” şeklinde konuştu.

AMELİYAT SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Ameliyat sonrası duyulan şişliği hafifletmek için hastanın iki gün yüzünüze soğuk kompres uygulaması gerektiğinden bahseden Op. Dr.Tuncel, ”Her saat başı, yaklaşık 15 dakika yüzünüzde tutacağınız buz iyileşme sürecinizim rahat geçmesine yardımcı olacaktır” dedi.

ELMACIK KEMİĞİ ESTETİĞİNDE DOLGU YÖNTEMİ

Dolgu enjeksiyonunun, ameliyat gerektirmeyen bir uygulama olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Tuncel, ”Dolgu enjeksiyonunda sonuçların hemen görünüyor olması ve iyileşme süresinin kısa olması bu yöntemin daha fazla tercih edilmesinde önemli faktör. Kullanılan dolgu maddesine göre kalıcılığı 6-18 ay arasında değişmektedir. Genellikle hylüronik asit veya hidroksiapatitler tercih edilir. Uygulama süresi ortama 15 dakikadır. Hasta aynı gün içerisinde çıkık elmacık kemikleri ile günlük hayatına devam edebilir” diye konuştu.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

  • Yeme bozukluklarının temelindeki duygusal nedenler
  • Narsistik ebeveyni tanımanın yolları
  • Koronavirüste son durum
  • Koronavirüste yeni vaka sayısı açıklandı
  • Bakan Koca’dan maske mesajı
Anasayfa > Gündem

Dünyanın ilk robotik kafa tabanı tümörü ameliyatı Türkiye’de yapıldı. Dünya tıp literatürüne geçen ameliyat,  Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümünde ‘Da Vinci robotu’ ile gerçekleştirildi.

Dünyanın ilk robotik teknoloji ile yapılan beyin cerrahi ameliyatı, uzman doktor Ümit Eroğlu tarafından gerçekleştirildi.

image

Anadolu Ajansı’nın haberine göre, 50 yaşındaki bir kadın hastada başarılı olarak gerçekleştirilen ameliyat, dünyada pür robotik cerrahi ile kafa tabanı tümörü ameliyatı olan dünyanın ilk ve tek vakası olarak bilim dünyasına duyuruldu.

Dünyanın ilk robotik teknoloji ile yapılan beyin cerrahi ameliyatı, özel dizayn edilmiş İbn-i Sina Hastanesi ameliyathanesinde, uzman doktor Ümit Eroğlu tarafından gerçekleştirildi. Ameliyata, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Çağlar, Beyin ve Sinir Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Çağlar Uğur ve Kulak, Burun Boğaz Anabilim Dalından Prof. Dr. Cem Meço da katkı verdi.

‘Ameliyatının dünyada ilk olması ülkemiz ve üniversitemiz için gurur verici’

image

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, ameliyata ilişkin değerlendirmesinde, yüksek teknolojiyi tıbbın birçok alanında uygulama imkanı bulduklarına işaret ederek, ‘Bunlardan biri de robotik cerrahidir. Robotik cerrahi ile kadın hastalıkları, üroloji ve kalp damar cerrahi gibi geniş alanlarda hastaların tedavi şansı oldukça yükseğe çıkıyor. Yaptığımız kafa tabanı tümör ameliyatının dünyada ilk olması ülkemiz ve üniversitemiz için gurur verici. Ekibimizi gönülden kutluyoruz.’ dedi.

‘Daha önce yayınlanan vakalar, robot yardımlı cerrahilerdir’

image

Daha önce yapılan ameliyatların robot yardımı ile yapılan ameliyatlar olduğunu söyleyen Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü uzman doktorlardan Ümit Eroğlu, 0 yaşındaki kadın hastada kafatası ve omurganın birleştiği yeri sağlayan bir kemikte büyük bir tümör tespit edildiğini anlattı. Tümörün kemik ve kafa tabanında erozyona neden olduğunu ifade eden Eroğlu, dünyada robotik cerrahi ile ilgili yaklaşımların mevcut olduğunu ancak bu hastada yaptıkları gibi ağız içinden başlatıldıktan sonra baştan sona tümü robotik cerrahi ile bitirilen bir ameliyatın dünyada daha önce yapılmadığını belirtti.

‘Mevcut yöntemlerle ameliyat sonrası sonuçlarda başarı düşük’

image

Hastada tümörün bulunduğu yerin derin, dar ve ulaşılması zor bir bölge olduğunu aktaran Eroğlu, bu nedenle mevcut yöntemlerin kullanılması halinde ameliyat sonrası sonuçlarda başarının düşük olduğunu ifade etti. Robotik cerrahinin, hasta için büyük bir avantaj sağladığını anlatan Eroğlu, hastanın sıkıntılarının minimize edildiği ameliyattan iki gün sonra taburcu edilmesinin büyük başarı olduğunu belirtti.

Ameliyatın temeli Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in mikrocerrahi teknolojisine dayanıyor.

image

Prof. Dr. Şükrü Çağlar da beyin cerrahisinde büyük çığır açan ameliyatların Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in mikrocerrahi teknolojisi olduğunu anımsatarak, ‘Mikrocerrahi asıldır. Beyin cerrahinin başarısının temelinde bu teknik gelir.’ değerlendirmesini yaptı. Son dönemde ameliyatlarda robotik sistemler ve değişik görüntüleme yöntemlerinin de kullanılmaya başlandığını dile getiren Çağlar, bunların mikrocerrahideki bazı alanların çok daha iyi görülmesini, hasta için daha emniyetli ameliyatlar yapılmasını sağladığını belirtti. Çağlar, 50 yaşındaki hastaya uygulanan ilk operasyona ilişkin değerlendirme yaparken bu hastalarda ağız ve burundan girilerek yapılan ameliyatlar sonrası hastaların en çok yutma güçlüğü, damak sorunları, boğazda şişlik, solunum güçlüğü gibi çok sıkıntılı bir dönem yaşandığına dikkati çekerek, ‘Ameliyat hastaya başarı ile uygulandı ve hastada bu sıkıntıların hiçbiri görülmedi. Hastamızda yara iyileşmesi daha hızlı oldu.’ dedi.

‘Bu teknoloji daha da gelişirse hastaların ameliyat sonrası sıkıntılarını en aza indirecek’

image

Robotik teknolojinin beyin cerrahisinde çok kısıtlı alanlarda ve kısıtlı bir hasta grubunda kullanılabildiğine işaret eden Çağlar, ‘Ancak ekibimiz, baştan sona dünyada ilk robotik cerrahi ameliyatını başarıyla uyguladı. Bu teknoloji daha da gelişirse hastaların ameliyat sonrası sıkıntılarını en aza indirecek, hayat kalitesini en yüksek derecede sağlayacak ameliyat sonuçları elde etmek mümkün.’ diye konuştu.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации