Андрей Смирнов
Время чтения: ~15 мин.
Просмотров: 0

Eklem ağrılarını gideren elma sirkesi yumurta kabuğu tedavisi

  • image

Stok Durumu : Stoklarda Var 130,00 TL Adet –> Adet Sepete Ekle image Berkap Civan Perçemi Kapsül 96,00 TL Enginar Yaprağı Kapsül 96,00 TL Ferrovitec Üzüm Çekirdeği Ekstresi Kapsül 96,00 TL Kediotu Kökü Kapsül 106,00 TL Kudret Narı Propolisli Kapsül 96,00 TL Magem Söğüt Kabuğu Ekstresi Kapsül 128,00 TL Rlx Melisa Ekstresi Kapsül 92,00 TL Sarı Kantaron Kapsül 92,00 TL Reishi Mantarı Upr Kapsül 130,00 TL Yeniürün M01865 190,00 TL romatizma ağrıları ve diğer eklem sorunları için günde bir ya da iki tane doğal yolla tüketilmesi önerilen zar. ama yumurtaya alerjiniz varsa dikkatli olmalısınız tabii ki. önemli. yumurta kabuğu zarındaki farklı protein polimerlerinin bazı tür bel ve diz ağrılarını 7 -10 gün arasında % 40 oranında azaltan; kıkırdaktaki sancı ve tutukluğa karşı çok iyi gelen zardan elde edilen preparatların ise vücuttaki romatizma ağrılarına ve kireçlenmeye karşı hem tedavi edici hem de ağrıyı giderici etkilerinin olduğu saptandı.*

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre, yumurta kabuğu zarı ile tedavi gören hastaların ağrılarında yüzde 70’den fazla azalma görüldü

A+A-

Tıbbi Bitkiler Uzmanı Yeliz Yaman, Amerika’da yapılan bir araştırma sonucunda halk arasında kireçlenme olarak bilinen osteoartrit hastalığının tedavisinde kullanılan yumurta kabuğu zarı ile tedavi grubundaki kişilerin ağrılarında yüzde 70’den fazla azalma görüldüğünü açıkladı.

Türkiye’de ve dünyada genellikle belli bir yaştan sonra kas ve iskelet rahatsızlıkları gün geçtikçe artıyor. Halk arasında kireçlenme olarak bilinen osteoartrit toplumda en sık karşılaşılan hastalıkların başında geldiği söyleyen Yaman, osteoartrit hastalığı daha çok diz, el, kalça ve omurga eklemlerinde görüldüğünü belirtti. Eklem yapısında görülen bozulmalar sonucu ağrı ve hareket kısıtlanmasına yol açtığını vurgulayan Yaman, bu gibi durumlardan kurtulmanın çözümünden birisi de yumurta kabuğu zarı olduğunu kaydetti.

Ağrılarda yüzde 70’den fazla azalma oldu

Yaman, ABD’de yapılan bir araştırma sonucunda günlük 500 mg yumurta kabuğu zarı takviyesi, 10, 30 ve 60 günlerde hem eklem ağrısı hem de sertliğini belirgin olarak azalttığını belirterek, “Araştırma 30’uncu günün sonunda tedavi grubundaki kişilerin ağrılarında yüzde 70’den fazla azalma oldu. Yumurta kabuğu zarı diz osteoartriti ile ilişkili ağrı ve sertliğin tedavisinde etkin ve güvenli bir seçenek olarak değerlendirildi. Türkiye’de 8 üniversite hastanesinde, 166 hasta üzerinde yapılan çift körlü, plasebo kontrollü bilimsel araştırma sonucunda doğal yumurta kabuğu zarının 7-10 günlük tedavi sonrasında kireçlenme tedavisinde ağrı ve tutukluğu yüzde 40 oranında azalttığı görüldü” ifadelerini kullandı.

Bir diğer klinik çalışmadan bahseden Yaman, yumurta kabuğu zarının 30 gün boyunca 500 mg verilmesi sonucunda genel ağrıların yüzde 70’den fazla azaldığı belirtti. Yaman şöyle devam etti: “Yumurtayla kabuğu arasındaki küçük zarın kireçlenme denilen dönemde yıpranma sürecini yavaşlattığı ile ilgili önemli çalışmalar bulunduğu gibi kireçlenmede oluşan iltihabı baskılayan özelliği bulunuyor. Bu baskılama işlemini ise hiçbir hücreye zarar vermeden yaptığı görüldü.”

Yumurta zarında bulunan hyaluronik asit cildi yeniliyor

Yumurta zarı cilt hücreleri üzerinde büyük etkilerinin olduğunu vurgulayan Yaman, “Özellikler 35-40 yaşlardan sonra ortaya çıkan cilt kırışıklıklarına karşı önlem almada etkili olan yumurta zarının etken maddesi hyaluronik asittir. Bu etken sayesinde yumurta zarı cildi yenileyerek, yaşlanmaya karşı koruma sağlıyor” dedi. İHA

Tıbbi Bitkiler Uzmanı Yeliz Yaman, Amerika’da yapılan bir araştırma sonucunda yumurta kabuğu zarının ilginç faydalarını keşfetti. İşte yumurta kabuğu zarının sağlığınıza olan faydaları…

Günlük 500 mg yumurta kabuğu zarı…

Türkiye’de ve dünyada genellikle belli bir yaştan sonra kas ve iskelet rahatsızlıkları gün geçtikçe artıyor. Halk arasında kireçlenme olarak bilinen osteoartrit toplumda en sık karşılaşılan hastalıkların başında geldiğini söyleyen Yeliz Yaman, osteoartrit hastalığı daha çok diz, el, kalça ve omurga eklemlerinde görüldüğünü belirtti.

Eklem yapısında görülen bozulmalar sonucu ağrı ve hareket kısıtlanmasına yol açtığını vurgulayan Yaman, bu gibi durumlardan kurtulmanın çözümünden birisi de yumurta kabuğu zarı olduğunu kaydetti.

Yaman, ABD’de yapılan bir araştırmaya sonucunda günlük 500 mg yumurta kabuğu zarı takviyesi, hem eklem ağrısı hem de sertliğini belirgin olarak azalttığını belirterek, “Araştırma 30’uncu günün sonunda tedavi grubundaki kişilerin ağrılarında yüzde 70’den fazla azalma olduğunu belirtti.

Yumurta kabuğu zarı diz osteoartriti ile ilişkili ağrı ve sertliğin tedavisinde etkin ve güvenli bir seçenek olarak değerlendirildi. Türkiye’de 8 üniversite hastanesinde, 166 hasta üzerinde yapılan çift körlü, plasebo kontrollü bilimsel araştırma sonucunda doğal yumurta kabuğu zarının 7-10 günlük tedavi sonrasında kireçlenme tedavisinde ağrı ve tutukluğu yüzde 40 oranında azalttığı görüldü” ifadelerini kullandı.

Bir diğer klinik çalışmadan bahseden Yaman, yumurta kabuğu zarının 30 gün boyunca 500 mg verilmesi sonucunda genel ağrıların yüzde 70’den fazla azaldığı belirtti. Yaman şöyle devam etti: “Yumurtayla kabuğu arasındaki küçük zarın kireçlenme denilen dönemde yıpranma sürecini yavaşlattığı ile ilgili önemli çalışmalar bulunduğu gibi kireçlenmede oluşan iltihabı baskılayan özelliği bulunuyor. Bu baskılama işlemini ise hiçbir hücreye zarar vermeden yaptığı görüldü”.

Kireçlenmeye Bitkisel Çözüm

Birçok hastalıkta olduğu gibi kireçlenmeye karşı da bitkisel yöntemler uygulanabilmektedir. Tedavilerde bitki çayları ve yağları kullanılabilmektedir.

Milyonlarca insanın muzdarip olduğu bir sorun olan kireçlenme, yaşam standartlarınızı ve kalitesini düşürür. Kireçlenmeye karşı bitkisel ve doğal çözüm yolları kullanabilirsiniz. Bitkisel tedavideki amaç, kireçlenmeye yol açan vitamin, mineral eksikliğini veya fazlalığını gidermektir.

Kireçlenme Karşı Bitkisel Tedavi Yöntemleri?

Kireçlenme, genellikle eklem hareketlerinin yoğun olduğu diz, ayak, el ve boyun gibi bölgelerde meydana gelir. Hastalara göre farklı şikâyetlere de sebep olabilmektedir. Birçok kireçlenme hastası, bu sorunu kabullenerek tedavi yöntemlerini araştırmamaktadır. Ancak ilaç sektöründeki gelişmelere paralel olarak klinik yöntemlerin dışında bitkisel tedavi yöntemleri de vardır. Kireçlenme teşhisinden sonra sağlık durumunuza göre aşağıdaki bitkisel tedavi uygulamaları alternatif olabilir.

  • Bitkisel yağlar: Diz eklemleri başta olmak üzere eklem kemiklerindeki kireçlenmelere karşı bitkisel yağlar kullanılabilmektedir. Örneğin, sızma zeytinyağı, çörek otu yağı, kekik yağı, biberiye yağı ve limon yağı 1-2’şer tatlı kaşığı kadar miktarlarda karıştırılıp, ağrı olan bölgeye masaj yapılabilir. Daha sonra streçle sarıp 1-2 saat beklemek gerekir.
  • Kırk kilit otu: Kireçlenme karşı etkili bir bitki olan “kırk kilit otu” kullanılarak yapılan çayları tüketmek de başka bir bitkisel alternatiftir. Bir bitkisel çay gibi demlenen otları, bal ile karıştırılıp tüketilebilir.
  • Kedi pençesi: Anti-inflamatuar özelliği olan kedi pençesi, artrit şişliğini azaltabilen bir bitkidir. Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiren kedi pençesi, kireçlenme bölgesindeki hasarları iyileştirdiği öngörülüyor. Ayrıca, şişliklere karşı da kullanılabilmektedir.
  • Boswellia: “Hint tütsüsü” olarak da bilinen Boswellia bitkisi, anti-inflamatuar özelliği sebebiyle kireçlenme tedavisinde kullanılabilir. Alternatif tıp alanında yaygın olarak kullanılan bu bitkinin tabletleri ve kremleri bulunmaktadır. Eklem bölgesini yumuşatarak yağlanmayı sağlar.
  • Aloe vera: Etkili bir ağrı kesici olan aloe vera, jel formunda kireçlenme ağrılarını hafifletebilmektedir. Aloe vera jeli, ağrılı eklem bölgesine masaj yapılarak sürülmelidir.
  • Okaliptüs: Okaliptüs bitkisinden elde edilen yağ, kireçlenmeden kaynaklı eklem bölgesindeki şişlikleri azaltabilmektedir.
  • Zerdeçal: Bilimsel olarak eklem ağrılarını hafiflettiği ispatlanmıştır. Özellikle kireçlenmeye bağlı şişliklerde doğrudan ağızdan alınarak kullanılması tavsiye edilmektedir.
  • Zencefil çayı: Bilimsel bir delil olmamasına rağmen, zencefilin kireçlenmeye karşı olumlu etkileri olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. Özelliklere bölgedeki şişlikleri azalttığı belirtiliyor. Günde 1 bardak zerdeçal çayı tüketmenin kireçlenme sorunlarının hafiflettiği yönünde genel bir kanı var.
  • Yeşil çay: Kireçlenmeye karşı faydalı olduğu bilimsel olarak kanıtlanan yeşil çayın günde 1-2 bardak tüketilmesi tavsiye ediliyor.
  • Çınar yaprağı: Kireçlenmeye karşı tavsiye edilen çınar yaprağı, birkaç dakika kaynamış suda demlenerek tüketilebilir. 15 gün süreyle yemeklerden önce aç karna kullanılması tavsiye ediliyor.
  • Yumurta kabuğu zarı: Doğal bir polimer olan yumurta kabuğu zarı, içeriğindeki çok sayıda faydalı bileşen ve proteinden zengin olmasının da etkisi ile kireçlenme tedavisinde ağrı ve tutukluğu gide sebebiyle erken osteoartrit vakalarında etkili olabilmektedir.

Göğüs Kireçlenmesine Karşı Bitkisel Çözüm

Kadınların göğüslerinde sık rastlanan göğüs kireçlenmesi, patolojik bir durumdur. Sıklıkla hücre ölümü olan bölgelerde kalsiyum birikmesi sonucu ortaya çıkar. Göğüs kireçlenmelerine, yaralanmalar, mamografi veya kanser terapisi tedavileri ve vasküler kireçlenme neden olabilmektedir. Diğer vakalarda mastit veya tıkanmış süt kanalında olduğu gibi kalsiyum fazlalılığı kireçlenme sebebidir.

Her iki durumda da kireçlenme, göğüste kalsiyum birikimi sonucu kalsiyum emiliminde yaşanan sorunlara işaret eder. Magnezyum ve D vitamini bakımından zengin gıdaların alınması, kalsiyumun dengelenmesine ve emilimine yardımcı olur.

Göğüs kireçlenmelerine karşı kullanılabilecek doğal kaynaklar şunlardır;

  • Yonca,
  • Aloe Vera,
  • Kara Ceviz,
  • Mavi Cohosh,
  • Kırmızı biber,
  • Papatya,
  • Karakafes otu,
  • Karahindiba,
  • Sarımsak,
  • Zencefil,
  • Gotu Kola,
  • Şerbetçi otu,
  • Kelp,
  • Sığırkuyruğu,
  • Maydanoz,
  • Nane,
  • Biberiye…

Kireçlenme Nasıl Oluşur?

Kireçlenme, dizler başta olmak üzere boyunda, el ve ayaklarda ağrılara yol açar. Kemiklerin bağlandığı noktalar yani eklemlerdeki kemiklerin birbirine temas etmeden hareket etmesini sağlayan kıkırdak dokusunun incelmesi sonucu oluşur. Kıkırdak dokusunun düzgün bir yüzeyi vardır. Bu doku zarar gördüğünde veya inceldiğinde kemiklerin birleştiği bölgelerde ağrılar ve şişlikler ortaya çıkar.

İleri düzeydeki kireçlenmelerde kıkırdak zarı çok fazla incelir. Bu sebeple kemikler birbirine sürtünmeye başlar ve zamanla aşınır. Daha sonra eklemlerin normal bozulur ve şekil bozukluklarına sebep olur. Başka bir ifadeyle; kemik uçlarının sertleşerek kayganlığını kaybetmesi sonucu meydana gelen kireçlenme, zamanla hareket esnasında acı vermeye başlar.

Kireçlenme riski taşıyan bazı faktörler vardır. Genetik; yani anne veya babada kireçlenme hastalığı olanlar, aşırı kilolu veya obez olanlar ve 50 yaş ve üzerindeki insanlar kireçlenme hastalığı riskiyle karşı karşıyadır. Ayrıca, kadınların erkeklere göre daha fazla kireçlenme sorunuyla karşılaştığı belirlenmiştir.

Kireçlenmeye; sedef ve lupus hastalıkları, ürik asit kristalleri veya çeşitli enfeksiyon hastalıkları yol açabilmektedir.

Kireçlenmenin Teşhisi

Kireçlenme teşhisi; doktora başvurduktan sonra çeşitli yöntemlerle konulabilir. Uzman doktor, fiziki muayene sırasında bölgedeki şişlik ve kızarıklık belirtileri ile teşhis koyabilir. Bunun dışında şu yöntemler vardır;

  • Testler: Eklem sıvıları ve kan testleri ile kireçlenme ve türü belirlenebilir.
  • Görüntüleme: MR, tomografi veya röntgen cihazları ile eklem bölgelerini görüntüleyerek teşhis konabilir.
  • Artroskopi: Eklemlerin görüntülenmesinin ardından hareketlerinib kontrol edilmesidir.
  • İlaçlar: Tedavi için genellikle ilaç önerilir. İlaçlı tedavi olumlu sonuç vermezse cerrahi müdahale gerekebilir.

Kireçlenme Nedir?

Bir vücut dokusu olan kalsiyum tuzlarının birikimi anlamına gelen kireçlenme, genel olarak eklem kemiklerinde oluşur. Kalsiyum yumuşak dokuda anormal olarak çökelebilir ve bu durumda bölgede sertleşmeye yol açar. Kireçlenme, vücudun mineral dengesine göre farklı bölgelerde oraya çıkabilir. Buna göre de çeşitli sınıflandırmaları vardır.

Arterler, kıkırdak, kalp kapakçıkları gibi yumuşak doku kireçlenmeleri, K2 vitamini eksikliğinden veya yüksek kalsiyum ve D vitamini oranı sebebiyle kalsiyum emiliminin zayıflamasından kaynaklanabilmektedir. Genel olarak mineral dengesizliğinin bir sonucudur. Yüksek kalsiyum ve D vitamini oranının tedavisi, K vitamini desteği ile kireçlenme sorunları çözülebilmektedir.

Kireçlenme Türleri

Kireçlenmenin en yaygın türleri “osteoartrit” “ve romatoid artrit”tir.

  • Osteoartrit: Kemiklerin uçlarında sertleşme durumudur. Kemik uçlarındaki kaygan yüzey deforme olarak hareket ettikçe acı verir. Eklemlerde yıllar süren aşınmalar meydana getirir.
  • Romatoid artrit: El ve ayak parmaklarındaki küçük eklemleri, el ve ayak bileklerini, dirsek, diz ve omuz eklemlerini etkileyen bir kireçlenme türüdür.

Kireçlenme Hakkında Diğer Bazı Öneriler

  • Kireçlenme tedavileri, hastalığın yapısına bağlı olarak değişebilir.
  • Vücudu tam anlamıyla dinlendirmek kireçlenmeye bağlı eklem ağrılarını hafifletir. Bu sebeple düzenli uykuyu ihmal etmemek gerekir.
  • Kireçlenme ağrısı yaşanan bölgelere sıcak ve soğuk tampon uygulandığında ağrılar hafifleyecektir.
  • Sıcak tampon, bölgedeki damarları açar ve kısa süre de ağrıları hafifletir.
  • Soğuk tampon, kireçlenmeye bağlı şişlikleri indirir.
  • Diz kireçlenmelerine akupunktur tedavisi de uygulanabilmektedir.
  • Yaşlanmayı geciktirici uygulamalar, kireçlenmenin önüne geçebilir.
  • Meditasyon ve masaj gibi yöntemler de, gergin sinirlerin yol açtığı ağrıların şiddetini hafifletebilmektedir. Bu anlamda ideal bir rahatlama yöntemleridir.
  • Özellikle dizlerdeki kireçlenme ağrıları kilo ile doğrudan bağlantılıdır. Dizlerdeki ağırlık, ağrıları da artıracaktır. Ayrıca kilo, tedavi yöntemlerinin etkilerini ya geciktirir ya da etkisiz kılabilir.
  • Rutin egzersizler, vücudun endorfin salgılamasına yol açar ve ağrıları hafifletir.
  • Günde en az 30 dakika hızlı yürüyüş, bisiklete binmek ve yüzmek gibi sporlara ağırlık vermek, kireçlenmeye yol açan faktörlerden koruyabilir.
  • Kireçlenme tedavisinde, “steroid” (karbon içerikli yağlar) içermeyen ilaçlar kullanılmaktadır. Ancak bu tip ilaçların ülsere yol açabilmektedir.
  • Kireçlenme sorunu yaşayan kişilerin beslenme ve yaşam alışkanlıklarını değiştirmesi de tavsiye edilmektedir.
  • Kaplıca tedavisi, kireçlenme sorunu olanlara sık olarak tavsiye edilen bir yöntemdir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации