Андрей Смирнов
Время чтения: ~27 мин.
Просмотров: 0

Diz Protezi Sonrası Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uygulamaları

Total Diz Protezi Ankara

Total diz protezi, aşınmış eklem yüzeylerinin metal ve yüksek dayanıklı polietilen parçalar ile kaplanarak değiştirildiği bir ameliyattır.  Öncelikli hedef ağrısız eklem hareketi ile günlük hayatın daha konforlu hale gelmesidir.

image

Kimlere Total Diz Protezi Yapılabilir?

Diz ağrısı özellikle orta ve ileri yaşlarda sık görülmektedir. Diz ağrıları ilaç fizik tedavi, çeşitli dizlikleri kullanımına rağmen geçmiyorsa ve hasta eklem içi enjeksiyonlardan da (hyaluronik asit ya da PRP gibi) fayda görmüyorsa total diz protezi uygun bir seçenektir.

Ameliyat gerektiren hastalar genellikle yürümekte, merdiven inip çıkmakta zorluk çekerler. Özellikle istirahat sırasında olan ağrılar ve gece uyku kalitesini bozan ağrısı olan hastalarda total diz protezi ameliyatı ile başarılı sonuçlar alınır.

Bu ameliyat genellikle 60 yaş üzeri hastalarda uygulanmakla birlikte romatizmal hastalıklarda ya da osteonekroz (kemik çürümesi) gibi hastalıklarda daha erken yaşlarda da yapılabilmektedir.

Total Diz Protezi Nasıl Uygulanır?

Total diz protezi ameliyatında hastaya uygun anestezi yönteminin (genel anestezi ya da belden iğne ile -spinal ya da epidural) uygulanmasının ardından dizin ön bölgesinde bir kesi ile diz eklemine ulaşılır. Kemiklerin birbirine bakan yüzeylerdeki aşınmış kısımlar ince bir tabaka halinde kesilerek çıkartılır. Daha sonra Metal protez parçaları kemiğe kemik çimentosu denilen bir ara madde ile yapıştırılarak sabitlenir. Metal parçaların arasına konulan polietilen (güçlendirilmiş plastik) parçalar ile sürtünme en az düzeye indirilerek cerrahi işlem tamamlanmış olur.

image  

Total Diz Protezi Ameliyatı Sonrasında Ağrım çok Olur mu?

Ameliyat sırasında yapılan uyuşturucu enjeksiyonları ameliyat sonrası ilk saatlerde ağrıyı hissetmemenizi sağlar. Ameliyat sonrasında “hasta kontrollü analjezi” denilen özel ağrı pompaları ile ağrı en aza indirilir.

Ne Zaman Dizimi Hareket Ettiririm Ve Ne Zaman Ayağa Kalkarım?

Total diz protezi ameliyatı sonrası hemen diz hareketine başlanır. Diz hareketi için CPM denilen cihaz kullanılarak hareket miktarı yavaş yavaş artırılır. Ameliyattan sonraki gün yürüteç yardımı ile ayağa kalkılır ve oda içinde yürüme egzersizlerine başlanır. Fizyoterapist eşliğinde yatak içi hareketler ve yürüme egzersizleri ile hareketler gün geçtikçe artar. Hastanede toplam yatış süresi 3 ya da 4 gündür. Toplam koltuk değneği kullanma süresi 3-4 haftadır.

Total Diz Protezi Ameliyatı Sonrasında Hareketliliğim Artar mı?

Total diz protezi başarı oranları %95’in üzerindedir. Hastaların yürüme, merdiven inip çıkma gibi günlük aktivitelerinde önemli rahatlama olur ve istirahat ve uyku sırasındaki ağrıları azalır. Ağrılarda azalma süresi 1.5 – 2 ay sürer. Araç kullanımında herhangi bir sakınca yoktur. Çömelme bazı protez tipleri ile mümkün olabilse de istenen bir hareket değildir. Ameliyat öncesindeki bacakta olan eğiklikler protez ameliyatı sonrasında düzelir.

Günümüzde modern protez tasarımları ile protezlerin ömrü 15-20 yıla kadar olmaktadır.

Oluşabilecek Sorunlar

Total diz protezi operasyonunun ardından ciddi sorun görülme olasılığı düşüktür. En sık sörülen problem, toplardamarlarda bacaktaki kan akış hızının düşmesine bağlı olarak pıhtı oluşması (derin ven trombozu) durumudur. Buna engel olmak için hastalar en kısa sürede ayağa kaldırılmakta ve cerrahi işlem sonrasında kanı sulandıracak ilaçlar kullanılmaktadır. Kan sulandırıcı tedavi 28 gün devam etmektedir.

Protezin iltihaplanması riski oldukça düşük oranda olup (yaklaşık binde 1-2 hastada görülür) oluşmasına engel olmak için ameliyat sonrası 4-5 gün boyunca koruyucu antibiyotik tedavisi verilmektedir. Hastanın temizliği ve kan şekerinin düzenli olması da enfeksiyonun engellenmesinde önemli yer tutar. Protezde enfeksiyon gelişmesi durumunda operasyonun tekrar edilerek protezin çıkarılması ve bir süre sonra tekrar yerleştirilmesi gerekli olabilmektedir.

Diğer yandan, damar ve sinir yaralanmaları, yara iyileşme problemleri, protezin bazı parçalarının yerinden çıkması ile protez çevresinde kırıklar gibi sorunların görülme ihtimali oldukça düşüktür.

Diz eklemindeki kıkırdak yapıların zamanla aşınarak dejenere olması durumuna diz kireçlenmesi denir. Normalde kaygan yapıda olan kıkırdaklar özellikle yaşa ve kiloya bağlı olarak yavaş yavaş incelerek soyulmaya başlarlar. Eğer zamanında tespit edilip önlem alınmazsa yıpranma ilerler ve kıkırdak yapılar tamamen yok olur. Böylece kişide oluşan ağrı ve hareket zorluğu had safhaya ulaşabilir. Yürümek zorlaşır. Uyurken dahi ağrının şiddetinden durulamaz hale gelinebilir. Hekim olarak beklentimiz hastaların hafif evrelerdeyken bize başvurmalarıdır.

Hedefimiz ise ameliyatsız yöntemlerle kireçlenmeyi durdurmak veya yavaşlatmaktır. Eğer kireçlenme ileri seviyeye ulaşmışsa, hasta ağrılardan duramaz hale gelmişse, ağrılar ve hareketlerdeki kısıtlılık yaşam konforunu oldukça düşürmüşse diz protezi ameliyatı yapmak gerekir. Diz protezi operasyonu ağrılarınızdan kurtulmanız, eski konforlu yaşamınıza geri dönmeniz için etkili bir tedavi yöntemidir.

Diz Protezi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Diz protezleri kaybolan eklem yüzeylerinin yerine konulan, onların görevlerini taklit eden malzemelerdir. Ameliyat ile eskiyen yüzeyler çıkarılır ve yerlerine protez dediğimiz bu materyaller konulur. Diz protezi ameliyatı için bir yaş sınırı olmasa da 50 yaşın üstünde ve 100 kilonun altında olunması tercih edilir.

Gereklilik halinde yaşa ve kiloya hiçbir şekilde bakılmadan ameliyat gerçekleştirilebilir. Kilo vermek eklemlerin üzerindeki yükü azaltmanın yanı sıra protezlerin ömrünü uzatmak için de yararlıdır. Bugünün şartlarında diz protezinin ömrü ortalama 25 yıldır. Bu süre hastanın kilosuna, yaşına ve yaşam alışkanlıklarına göre değişebilir.

Diz protezi ameliyatı çoğunlukla genel anestezi altında yapılır. Ameliyat süresi ortalama 2 saattir. Açık bir ameliyat olan diz protezi ameliyatı eğer uzman ellerde yapılırsa hastaya ciddi anlamda yarar sağlayabilir. Ameliyathane şartlarının hazırlanmasıyla birlikte önce dizin ön bölümünden yaklaşık 10 cm’lik kesi açılır ve diz eklemine ulaşılır. Eklem yüzeylerindeki aşınmış kıkırdak dokular kesilerek çıkarılır. Daha önce hazırlanan protezler hazırlanan yüzeylere yerleştirilerek yeni bir eklem yüzeyi yapılmış olunur.

Diz Protezi Ameliyatı Sonrası

  • Ameliyattan sonra oluşabilecek ağrılar ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir.
  • Ameliyattan 3-4 saat sonra gıda tüketilebilir.
  • Hasta, ortalama 3-4 gün hastanede misafir edilir.
  • Kan boşaltımı için her iki bacağa özel çorap giydirilir; dren takılır.
  • İlk gün dinlendirilir.
  • Ertesi gün ayağa kaldırılır.
  • Ertesi gün hafif egzersizlere başlanır.
  • Ertesi gün dren çekilir.
  • 10-15 gün sonra gelinen kontrolde yara pansumanı yapılır ve gerekli görülmesi durumunda dikişler alınır.
  • Bu kontrolle birlikte fizik tedavi sürecine girilir. Sağlıklı ve hızlı bir iyileşme süreci için fizik tedavinin rolü büyüktür.
  • 8 hafta sonunda daha aktif yaşama başlanabilir.

Diz protezi ameliyatını daha konforlu ve güvenli gerçekleştirebilmek için çoğu merkezde yapılamayan robotik diz protezi cerrahisini uyguluyoruz.

Diziniz kireçlenme veya yaralanma nedeniyle ciddi şekilde hasar görürse, yürüme veya merdiven çıkma gibi basit aktiviteleri yapmakta zorluk çekebilirsiniz. Hastalığın ilerlediği durumlarda otururken ya da uzanırken acı hissetmeye başlayabilirsiniz. Eğer ağrı kesiciler, egzersizler gibi hastalığı kontrol altına alabilecek tedavi seçenekleri gibi cerrahi olmayan tedaviler ve yürüme destekleri kullanmak artık kireçlenmeye bağlı hastalığınıza çözüm olmuyorsa, diz protezi ameliyatını düşünebilirsiniz. Diz eklemi protezi ameliyatı ağrıyı hafifletmek, bacak deformitesini düzeltmek ve gündelik aktivitelere devam etmenize yardımcı olmak için güvenli ve etkili bir cerrahi işlemdir.

Diz protezi ameliyatı ilk kez 1968’de yapıldı. O zamandan beri cerrahi materyal ve tekniklerdeki gelişmeler etkinliğini büyük ölçüde arttırdı. İsterseniz tedavi seçeneklerini yeni keşfetmeye başlamış veya daha önce total diz protezi ameliyatı yapmaya karar vermiş olsanız da, bu makale bu değerli prosedür hakkında daha fazla bilgi edinmenize yardımcı olacaktır.

Diz protezi ameliyatı yaklaşık 1 ila 2 saat sürer. Ameliyat sırasında amaç hasarlı kıkırdak ve kemiği çıkartarak, dizin hizalanmasını ve çıkan hasarlı eklemin yerine diz protezinin takılmasıdır.

Ameliyat Sonrası

Ameliyat sonrası ağrılarınızı en hafife indirmek için ağrı kesicilerden destek alınmaktadır. Hastane sonrası süreçte doktor kontrolünde fizik tedavi, ufak tefek gündelik işlerin ardından, diyet gibi ameliyat öncesinde ağrı azaltmak için tercih edilen tedavi yöntemleri tekrar planlanır.

Diz Protezi

Diz protezi, kıkırdağın aşındığı veya diğer hastalıklara bağlı diz ekleminin bozulduğu durumlarda uygulanan düzeltici bir ameliyat türüdür.  Kıkırdağın bozulmuş olan kısımları, altındaki kemiğin bir kısmı da içine alınarak çıkarılır, diz ekleminin normal ekseni sağlanarak çeşitli metallerden oluşan protez ekleme yerleştirilir. Protez iki metal parçadan ve aralarında yer alan bir plastik parçadan oluşur. Böylece normal diz eklem hareketlerini taklit eden metal bir eklem elde edilir.

Diz protezi kimlere uygulanabilir?

Diz protezinin temel gerekliliği ağrıdır. Genellikle ağrı nedeniyle hastalarda günlük işlevlerde kısıtlılık, diz hareketlerinde azalma, yürüme ve merdiven inip çıkma sırasında zorluklar ortaya çıkar. Öncelikle ağrının nedeni araştırılır ve ameliyat dışı tedavilerle ağrı ve işlev kısıtlılığı giderilmeye çalışılır.Tüm yöntemler denendikten sonra yanıt alınamıyorsa protez ameliyatı gerekebilir.

Diz eklem kıkırdağının bozulduğu, sebebi bilinmeyen osteoartrit (kireçlenme) durumlarında, yine kıkırdak aşınmasına yol açan eklem içi kırıklar, şekil bozukluklarına bağlı diz eklem ekseninin bozulmasına neden olan hastalıklar, romatoid artrit gibi hastalıklar, kemik ölümü (osteonekroz) ve diz ekleminde diğer tedavilerle sonuç alınamayan ve süreğen ağrıya yol açan hastalıklarda yapılabilir.

Diz protezi için kilo ve yaş önemli midir?

Diz protezi zorunlu haller dışında genç hastalara uygulanmamaktadır.  Genç hastalardaki diz problemlerinde eklemi ve kıkırdağını koruyucu diğer yöntemler tercih edilir.  60 yaş üzerinde ise diz protezi daha sık kullanılır.  Eski yıllarda protez teknolojisi henüz günümüzdeki kadar gelişmemişken, protezin ömrünün yeterince uzun olmaması nedeniyle daha genç yaş grubunda tercih edilmemekteydi.  Ancak günümüz teknolojisi insan vücuduyla daha uyumlu, daha dayanıklı, daha uzun ömürlü ve daha fazla harekete olanak tanıyan protezler ürettiği için artık 50’li yaşlardan itibaren gerektiği durumlarda protez kullanılabilmektedir.

Çok ileri yaşlarda da diz protezi hastanın ağrısı, günlük hayattaki işlev kaybı ve beklentileri göz önüne alınarak yapılabilir. Ancak yaş ilerledikçe ortaya çıkan ek sistemik hastalıklar (şeker hastalığı, kalp yetersizliği, koroner damar hastalıkları, akciğer ve böbrek hastalıkları) ameliyatın risklerini arttırmaktadır. Bu nedenle diz protezi ameliyatına karar verildikten sonra hasta detaylı tetkiklerle taramadan (check-up) geçirilerek ek sorunlar belirlenir ve eğer bu ek sorunlar ameliyat riskini çok ciddi biçimde arttırıyorsa ameliyatın artı ve eksileri yeniden gözden geçirilerek karar verilir.

Kilolu hastalarda da yine ek sorunların (şeker, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları) daha fazla görülmesi nedeniyle risk oluşturabilir. Ancak kilolu hastaların diz problemi nedeniyle hareketlerinin çok azalması nedeniyle kilo vermeleri zor olduğu gibi, genellikle daha fazla kilo alınmasına da sebep olabilir. Bu nedenle riskler gözden geçirildikten sonra eğer ameliyat olması çok ciddi risk oluşturmuyorsa, kilosu çok da olsa diz protezi yapılarak hastanın ağrısız hareket yeteneğinin arttırılması sağlanması hastanın yararına olacaktır.

Diz protezinin riskleri nelerdir?

Biraz önce değinildiği gibi diz protezine aday olan hastalarda yaşla birlikte eşlik eden hastalıklar anestezi ve cerrahi için riskler oluşturabilir. Diz protezi ameliyatının oluşturduğu riskler ise enfeksiyon (iltihaplanma), toplardamarlarda pıhtı oluşumu ve proteze ait mekanik sorunlardır.

Enfeksiyon, iyi ameliyathane koşullarında ve koruyucu antibiyotik kullanımıyla oldukça düşük oranlarda görülen bir sorundur. Bunun için hastanın vücudunun başka bir yerinde enfeksiyon olmadığından emin olunur, varsa tedavisi yapıldıktan sonra ameliyat planlanır. Tüm hastalarda ameliyatın hemen öncesinde koruyucu antibiyotik verilerek ameliyat sonrası 1 gün devam ettirilir. Ameliyathane koşulları ve ameliyat ekibinin enfeksiyona karşı önlemler alması sağlanır. Tüm bu önlemlere karşın gerek ameliyat sırasında, gerekse sonrasında hastanın vücudunun başka bir yerinden mikropların diz eklemine gelerek protezde enfeksiyona yol açma olasılığı az da olsa vardır.

Toplardamarlarda pıhtı oluşumu özellikle pıhtılaşmaya eğilime yol açan bozuklukları olan hastalarda ve uzun süreli hareketsizlikte görülebilen bir sorundur. Tüm hastalarda ameliyat sonrası 2-4 hafta süreyle pıhtılaşmaya engel olan ilaçlar verilerek bu sorundan korunulmaktadır. Ayrıca ameliyattan sonra hızla hastanın hareket etmesi ve yürümesi sağlanarak bu sorundan kaçınılmaya çalışılır. Tüm önlemlere karşın bacak toplardamarlarında pıhtı oluşumu ve bu pıhtıdan kopan parçaların özellikle akciğer damarlarını tıkayarak solunum problemine yol açması az da olsa görülebilen bir sorundur.

Proteze bağlı mekanik sorunlar (protezin çıkması, aşınma, gevşeme) günümüzde daha nadir görülen sorunlardandır.

Bunların dışında yara iyileşmesi sorunları, diz hareketlerinin beklendiğinden az olması, herşeyin normal bulunmasına karşın ağrı olması nadiren görülebilen diğer sorunlardandır.

Ameliyat öncesi ve sonrası işlemler nelerdir ?

Ameliyat kararı verildikten sonra hastaneye yatış işlemi yapılarak anestezi hazırlıkları yapılır. Ek hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve hasta için önemli olduğu düşülen konular hakkında doktorlara mutlaka bilgi verilmelidir. Kumadin, plavix gibi pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar kullanılıyorsa özel bir hazırlık gerektirdiğinden hastaneye yatmadan önce doktorlar bilgilendirilmelidir.

Genel muayene, kan tetkikleri, kalp elektrokardiyogramı, akciğer grafisi, ameliyat sırasında ve sonrasında gerekecek kan nakli için hazırlıklar yapılır ve anestezi doktorlarının gerek duyması halinde diğer bölümlerden (kardiyoloji, göğüs hastalıkları, dahiliye vs.) konsültasyonlar istenerek hastayı değerlendirmeleri istenir. Tüm bu işlemler 1-2 gün, bazı özel durumlarda ve ek gereksinimlerde daha uzun sürebilmektedir.

Hazırlıklar tamamlandıktan sonra ameliyat gününden önceki gece saat 12?den sonra hiçbirşey yiyip içilmez ve ameliyat sabahına aç olarak hazırlanılır. Mutlaka alınması gereken ilaçlar çok az suyla ameliyat sabahı alınabilir. Ameliyat genellikle bel bölgesinden yapılan iğne ile (epidural-spinal), bazen de genel anestezi ile yapılmaktadır. Anestezi şekline anestezi doktoru karar verir. Anestezi şekli ne olursa olsun ağrı hiç duyulmamaktadır. Ayrıca belden anestezi yapılan hastalara uyku hali verilen ilaçlar yapılarak ameliyathane ortamından kaynaklanan rahatsızlık hissi ortadan kaldırılmaktadır. Ameliyat genellikle bir saat civarında sürer, ancak ameliyathaneden hastanın odasına gelişi, tüm hazırlıklar ve ameliyat sonrası hastanın tüm hayati bulguları normal olana kadar ameliyathanede takip edildiğinden, birkaç saat sürebilir. Epidural anestezi yapıldığında genellikle hastanın ameliyat sonrası ağrısını kendisinin de düğme aracılığıyla kontrol edebildiği bir sistem kurulmaktadır. Bunun dışında da ameliyata bağlı ağrılar ilaçlarla giderilir. Ameliyattan sonra pıhtılaşmayı önlemek amacıyla varis çorabı giydirilmektedir.

Ameliyattan sonraki gün hastanın genel durumu, kan değerleri, tansiyon nabız gibi bulguları normal olduğunda yürüteç (walker) yardımıyla ayağa kaldırılıarak yürütülür. Yürürken ameliyatlı bacağına tam yük vermesi sağlanır. Birkaç kez ayağa kalktıktan sonra hasta, istediği zaman yürüteçle ayağa kalkıp dolaşabilir, tuvalete oturabilir, yemeğini koltukta oturarak yiyebilir.

Hastaya diz eklem hareketlerini arttırıcı ve kasları güçlendirici egzersizler gösterilerek gün içinde tekrar etmesi sağlanır. Genellikle ek fizik tedaviye gerek yoktur.

Ameliyat sonrası 1 gün antibiyotik tedavisi sürdürülür. Pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar ise tıbbi engeller olmadığı taktirde 2-4 hafta süreyle evde devam ettirilir.

Taburcu olduktan sonra neler yapılmalıdır?

Herhangi bir sorun olmadığı taktirde hasta ameliyat sonrası 3. gün taburcu edilir. Evde yürüteçle yürümeye, egzersizleri yapmaya devam eder ve yazılan ilaçlarını kullanır. Yara pansumanı 3 günde bir sadece iyotlu ilaçlar (betadin-baticon) kullanılarak steril gazlı bezlerle kapatılarak yapılır. Dikişler alınana kadar yara bölgesine su değdirilmemelidir. Aksi söylenmedikçe ameliyattan 21 gün sonra dikişler alınır, varis çorapları çıkarılır. Ameliyattan itibaren 6 hafta sonra ise hastaneye gelinerek muayene, röntgen ve gerekirse kan tetkikleriyle kontrolleri yapılır. Daha sonra ise 3., 6. aylarda ve 1. yıl sonunda tekrar kontrole çağırılır.

Normal kontroller dışında şiddetli ağrı, ateş, yara yerinde akıntı, kötü koku, fazla kızarıklık, bacakta fazla şişlik, nefes alamama gibi durumlarda hemen doktora başvurulmalıdır.

Op.Dr. Mehmet Şahin Ortopedi Kliniği

image

Diz Kireçlenmesi Belirtileri

Diz kireçlenmesinin en yaygın belirtileri şunlardır:

  • Hareketler esnasında ağrılar
  • Sınırlı hareketler
  • Eklemlerde sertlik
  • Eklemlerde şişlik
  • Eklemlerde hassasiyet
  • Eklemlerde biçim bozukluğu

Diz kireçlenmesinin belirtileri kademeli olarak daha da kötüleşmeye meyillidir. Belirtileri aynı zamanda hafif bir sakatlıkla aniden kötüleşebilir. Bazı hastalarda orta şiddette belirtiler uzun süre devam edebilir ve ani bir sakatlıkla belirtiler daha da şiddetlenebilir.

Hastalarda belirtiler bazen aydan aya farklılık gösterebilir ve havalardaki değişiklikler de belirtilerin aynı paralelde değişkenlik göstermesine neden olabilir. Kireçlenmeler için belirli ilaçlar olmadığı için kireçlenmenin ilerlemesini engellemek daha önemlidir.

Diz Kireçlenmesi Neden Olur?

Osteoartrit diz kireçlenmesinin en yaygın çeşididir.

Osteoartrit dejeneratif eklem hastalığı olarak da bilinir ve eklem kıkırdağının eskimesi sonucu ortaya çıkar. Koruyucu eklem kıkırdağının eskimesiyle kemik açıkta kalır, diz şişer ve ağrımaya başlar ve hareketler oldukça ağrılı hale gelir.

Dizde kireçlenme tipik olarak yaşlanan kişileri etkiler. Belirtiler aşırı kilolu insanlarda daha yaygındır ve kilo kaybı diz kireçlenmesi kaynaklı ağrıları azaltmada etkilidir. Diz kireçlenmesinin nesilden nesile geçen genetik bir bileşeni de vardır. Diz sakatlıkları, kıkırdak hasarı ve eklemler etrafındaki kemiklerin kırılması da diz kireçlenmesinin artmasına neden olan faktörlerdir.

Diz Kireçlenmesinin Tedavisi

Tedavi en basit aşamalarla başlamalıdır ve gerekirse ameliyatı da içeren daha zorlayıcı tedavi uygulamaya alınabilir.Her tedavi her hasta için uygun olmayabilir bu nedenle doğru tedavi için doktorla temas halinde bulunulmalıdır. Hastadan hastaya değişebilecek tedavi yöntemleri şunlardır:

1.Kilo Verme

Kilo verme diz kireçlenmesinde en önemli fakat hastalarca en az dikkate alınan tedavi aşaması ya da şeklidir. Kilo az olursa eklemlerin taşıyacağı yük azalır ve hareketlerde ağrılar daha az olur.

2.Aktivitelerde Değişiklik Yapmak

Bazı aktiviteleri sınırlandırmak ve yeni egzersiz metotları öğrenmek gerekli ve faydalı olabilir.

3.Yürümeye Yardımcı Aletler Kullanmak

Baston ya da koltuk değneği kullanmak da kireçlenme olan eklemlerdeki yükü azaltarak hareket esnasındaki ağrıları kontrol etmeye yardımcı olur.

4.Fizik Tedavi

Eklem etrafındaki kasları güçlendirmek de dize binen yükün azaltılmasına yardımcı olur. Dizlerin fonksiyonel olarak kullanımını sürdürmek için söz konusu kasların körelmesini önlemek önemlidir.

5.Anti-Enflamatuar İlaçlar

Anti-enflamatuar ağrı ilaçları ağrıları ve enflamasyonları azaltmada kullanılabilir.

6.Kortizon Tedavisi

Kortizon doğal olarak vücutta adrenal bezler tarafından üretilen bir steroit çeşididir. Kortizon vücut stres altındayken adrenal bezlerden salgılanır. Doğal kortizon kana salınır ve kısa süre içinde etkisini gösterir. Enjekte edilen kortizon ise sentetik olarak üretilir. Sentetik kortizon kana enjekte edilmez fakat enflamasyona uğramış bölgelere enjekte edilir. Ayrıca sentetik kortizon daha uzun süre boyunca etkisini gösterebilmektedir. Sentetik kortizon diz eklemlerinin kireçlenmiş bölgelerine enjekte edildiğinde ağrıları önemli ölçüde azaltmaktadır.

7.Synvisc

Synvisc diz kireçlenmesi olan bazı hastalarda etkili olabilir ve protez ameliyatını erteleyebilir. Synvisc tipik olarak diz eklemine birer hafta aralıklarla enjekte edilen 3 enjeksiyonun uygulanmasıyla sürdürülür.

8.Diz Artroskopisi

Diz artroskopisinde cerrah anesteziden sonra diz eklemine ulaşmak için portaller oluşturur. Portaller çevre sinirlerde, kan damarlarında ve tendonlarda görülebilecek potansiyel sakatlıkları engellemek için spesifik bölgelere yerleştirilir. Diz artroskopisinin kireçlenme tedavisinde ne kadar efektif olduğu henüz tartışmalıdır fakat bazı hastalarda bazı semptomlar için faydalı olabilir.

9.Diz Oseotomisi

Bazı hastalar bu tedavi seçeneği için uygun olmasa da genç hastalar için ve özellikle sınırlı kireçlenmesi olan hastalarda etkili olabilmektedir. Osteotomideki temel amaç ağırlık taşıyan kuvvetler dizin eklemin yorgun düşmüş kısımlarından alıp sağlıklı kısmına yönlendirmektir.

10.Tüm Diz Değiştirme Ameliyatı

Geleneksel olarak hastalar diz eklemlerinde görülen şiddetli kireçlenmelerde tüm diz değiştirme operasyonlarına tabi tutulmuştur. Tüm diz değiştirme ameliyatında diz eklemindeki tüm kıkırdak alınır ve metal ya da plastik bir implant yerleştirilir.

11.Kısmi Diz Değiştirme Ameliyatı

Kısmi diz değiştirme ameliyatı daha küçük kesikler kullandığı ve tüm diz değiştirmeye göre daha hızlı iyileşme sağladığı için büyük bir ilgi uyandırmıştır. Kısmi değiştirmede temel hedef eklemdeki kıkırdağın en fazla zarar gören kısmını alarak sağlıklı kısımlarının kullanılmasının devamını sağlamaktır. Kısmi diz değiştirmede kalça kemiğinin sonuyla kaval kemiğinin üst kısmı arasına bir implant yerleştirilir.

Diz Kireçlenmesi Ameliyatlarının Riskleri

1.Kan pıhtıları

Bacak toplardamarlarındaki kan pıhtıları diz protezi ameliyatının en sık görülen komplikasyonudur. Cerrah önleyici bir program çizebilir. Bu programda düzenli olarak bacakların kaldırılması, dolaşımı hızlandırmak için hafif tempolu bacak egzersizleri, varis çorapları ve kan seyreltici ilaç yer alabilir.

2.Enfeksiyon

Enfeksiyon herhangi bir cerrahi müdahalede görülebilecek olası bir risktir. Yakın zamanda yapılan bir çalışmaya göre, ilk iki yılda hastaların sadece % 2’sinde enfeksiyona rastlanmaktadır. Enfeksiyon diz protezinden sonra oluyorsa, buna genelde diz operasyonları sırasında ya da idrar yollarından, ciltten veya tırnak enfeksiyonlarından kana karışan bakteriler neden olmaktadır. Bu pek sık görülen bir şey değildir ama yine de tamamen iyileşmeyi geciktirir.

Diz protezinden sonraki ilk iki yıl boyunca, bakterilerin kana karışmasına neden olabildiklerinden dişle ilgili tedaviler ya da cerrahi girişimler öncesinde koruyucu antibiyotik almanız gerekebilir.

3.Osteoliz

Vücudunuz partiküllere tepki verebileceğinden diz implantının yanındaki kemik aşınabilir (osteoliz). Bu tepkiye şunlar yol açmış olabilir: Metal ve plastik komponentlerle direkt temas Diz komponentleri ile kemik çimentosu arasındaki temas Diz komponentleri ile dizin hareket eden parçaları arasında olan doğal kemik partikülleriniz arasında direkt temas olması implant komponentlerine daha fazla partikül veya zararın verilmesine neden olabilir.

4.İmplant kırığı

Total diz protezinin sonrasında implant kırığı rapor edilmiştir. Bunun tipik nedeni şunlardır: İmplantın yapabilecekleri hakkında abartılı bir beklentinin olması Ağır ve aşırı kilolu hastalar Fiziksel aktif hastalar İmplantın kırılma olasılığını en aza indirmek için, tıbbi tavsiyeleri izlemek ve aşırı ve uygun olmayan aktiviteden kaçınılması gerekmektedir.

5.Diğer riskler

Bir süre sonra cihaz sisteminin veya parçalarının çıkarılması ve/veya değiştirilmesi gerekebilir. Nadiren olsa da diz protezlerinde metal alerjisi reaksiyonlarına rastlanıldığı bildirilmiştir. Doktorunuza alerji bulgularınızın olup olmadığını belirtin. İmplant parçalarının kötü konumlanması sonucunda protez yerinden oynayabilir. Implant komponentleri kötü çimentolama veya düşme ve çarpmalardan alınan darbe nedeniyle gevşeyip yerinden oynayabilir. Kemik çimentosu ile bağıntılı kardiyovasküler rahatsızlıklar kan pıhtılaşması, kan basıncının düşmesi, kalp krizi ve nadiren ölüm ile sonuçlanabilir. Sinirlerin, kas ve kemiğin yaralanmasına yol açabilir.

Diz Kireçlenmesinde Bitkisel Tedavi

Gerekenler: Bir su bardağı klorsuz su 1,5 yemek kaşığı kurumuş ve ufaltılmış derin yırtıklı çınar yaprağı Hazırlanışı: Suyu ocakta kaynatın ve ocaktan alarak kurutulmuş çınar yapraklarını ekleyin. Ardından bir dakika daha kaynatın. Ocaktan alıp 10 dakika kadar demlemeye bırakın. Kür içebileceğiniz bir sıcaklığa geldiğinde süzerek için. Çınar yapraklarını her defasında taze kullanabileceğiniz şekilde saklayın. Bu çayı sabah 1, akşam 1 bardak olmak üzere bir ay boyunca için. Böbrek, tansiyon, kalp ve karaciğer sorunları olanlar uzman bir doktora danışmadan bu kürü kullanmamalıdır. İbrahim Saraçoğlu İbrahim Saraçoğlu Profesör Doktor 4-5 yaprak lahanayı haşlayın. Haşlanan lahanaları dizinizin üstüne koyun ve bir streç film ile iyice sarın. Bir saat kadar tutun. Ferudun Kunak Ferudun Kunak Operatör Doktor Gerekenler: Yarım bardak iyi sıkılmış lahana suyu 1 yumurta akı 1 çay kaşığı balık yağı (eczanelerde kapsül olarak satılır) 1 çay kaşığı bal 1 çay kaşığının ucu kadar karbonat Hazırlanışı: Malzemelerin hepsini karıştırın ve sabahtan akşama kadar bekletin. Karışımı ıslak bir bezle ağrıyan bölgenize sarın ve sabaha kadar bekletin. Her kullanımda taze olarak hazırlayın. Şems Aslan Şems Aslan Uluslararası Cilt Uzm. & Kimya Mühendisi –>

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации