Андрей Смирнов
Время чтения: ~35 мин.
Просмотров: 0

diz protezi ameliyatından sonra yürürken protezden ses gelir mi?

Ayaklarda ve bacaklarda görülen morarmalar ciddi nedenlere dayanabilir. Bacak bölgesinde oluşan morarmalar kendi başlarına bir hastalık değildir. Vücutta oluşan bir hastalık nedeni ile morarmalar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce morarmaya neden olan hastalığın nedeninin bulunması çok önemlidir. Ayakta ve bacaklarda morarma için hangi doktora gidilir konusu bu morarmalar ile karşılaşanların ilk soracağı sorulardandır.

imageBacakta ve ayakta morarma için hangi bölüme gidilir ile ilişkili görsel. ” data-medium-file=”https://svteam.ru/wp-content/uploads/2022/03/pp_image_1402_j94ax5bvhtbacakta-morarma-icin-ahngi-bolume-gidilir.jpg” data-large-file=”https://svteam.ru/wp-content/uploads/2022/03/pp_image_1402_j94ax5bvhtbacakta-morarma-icin-ahngi-bolume-gidilir.jpg” src=”https://i0.wp.com/doktordanhaberler.com/wp-content/uploads/2018/05/bacakta-morarma-icin-ahngi-bolume-gidilir.jpg?resize=618%2C295&ssl=1″ alt=”bacakta morarma icin ahngi bolume gidilir” class=”wp-image-59483″ srcset=”https://i0.wp.com/doktordanhaberler.com/wp-content/uploads/2018/05/bacakta-morarma-icin-ahngi-bolume-gidilir.jpg?w=1450&ssl=1 1450w, https://i0.wp.com/doktordanhaberler.com/wp-content/uploads/2018/05/bacakta-morarma-icin-ahngi-bolume-gidilir.jpg?resize=768%2C366&ssl=1 768w, https://i0.wp.com/doktordanhaberler.com/wp-content/uploads/2018/05/bacakta-morarma-icin-ahngi-bolume-gidilir.jpg?w=1236&ssl=1 1236w” sizes=”(max-width: 618px) 100vw, 618px” data-recalc-dims=”1″ />
Bacakta ve ayakta morarma için hangi bölüme gidilir ile ilişkili görsel.

Ayak veya Bacakta Morarma Nedenleri Nelerdir?

Morarma ile karşılaşanların büyük bir bölümü öncelikle varis hastalığından şüphe ederler. Ancak varis hastalığı ile morarma arasında büyük farklar vardır. Bacaklardaki morarmanın temel nedenleri arasında zedelenen damardan çıkarı çıkan kanın oksijen kaybından sonraki rengini almasıdır. Bacak morarma nedenleri ise oldukça fazladır. Ayak bileği ağrısı ile ilgili yazmış olduğum yazımı okumanızı ve tekrar bu yazıya devam etmenizi öneriyorum. Yazıya https://doktordanhaberler.com/ayak-bilegi-agrisi-icin-hangi-doktora-gidilir/ linkinden ulaşabilirsiniz.

Kaza veya Fiziksel Aktivite

En sık görülen morarmalar arasındadır. Herhangi bir nedenden dolayı damar darbe aldığında zedelenir ve morarma bir süre sonra ortaya çıkar. Küçük morluklar oluşabileceği gibi büyük boyutlara da ulaşarak yayılabilir.

Güneşten Gelen Ultraviyole Işınları

Güneşin damarlara olan etkisi genç insanlarda görülmez ancak yaşlı insanlarda görülmektedir. Cilt altında bulunan damarlara güneşten gelen ultraviyole ışınları damarlara hasar verir ve damarlarda oluşan kanama ile morarma görülebilir.

Vitamin Eksikliği

Vücudumuzun ihtiyacı olan vitaminlerin eksilmesi nedeni ile birçok hastalık kendini gösterebilir. Bu hastalıklar basit seviyelerde olabileceği gibi zaman içerisinde ciddi sorunlara da yol açabilmektedir. Damar sağlığı için önemli olan C, B12, K vitaminleri ve Folik Asitte oluşan eksiklikler damarların dışarıya kan sızdırmasına neden olabilir. Bu durumda doğal olarak ciltte morarmanın görülmesine neden olmaktadır. Ayak tırnağında oluşan hastalıklar hakkında bilgi almak için https://doktordanhaberler.com/ayak-tirnagi-hastaliklari/ linkine tıklayınız.

Bacakta Morarmanın Diğer Nedenleri

Morarmanın nedenleri olarak karşımıza çıkan bu faktörlerin yanı sıra yaşlılık, kullanılan çeşitli ilaçların yan etkileri, vücuttaki yağ oranının azalması, şeker hastalığı, graves hastalığı, sepsis hastalıkları vardır. Ayrıca kan hastalıklarına bağlı olarak gelişen Lösemi gibi hastalıklarda da damarlardan çıkan kan nedeni ile morarmalar görülebilmektedir.

Ayakta ve Bacaklarda Morarma İçin Hangi Doktora Gidilir?

Bacak morarmalarında çoğu kişi hangi bölüme gideceğini bilemez ve ayakta ve bacaklarda morarma için hangi doktora gidilir sorusunu sorar. Bu konuda tek bir bölümü tavsiye etmek doğru olmaz. Yapılması gerek öncelikle cildiye, kalp damar cerrahisi ve dahiliye iç hastalıkları bölümlerine gidilmesidir. Uzman doktorlar gerekli tetkikleri yaptıktan sonra sizlere yönlendirerek ayak veya bacaklarda oluşan morarmanın nedenine göre sizleri farklı bölümlere de sevk edebilir.

Bacaklarda Görülen Morarma Kanser Belirtisi Midir?

Morarma ciddi bir belirtidir ancak kanser tanısı koyulmadan hemen bu konuda yorum yapmak kişilere stres yaşatır. Bu konuda hiç endişe edilmemelidir. Genel olarak morarmalar iyi huylu olmakta ve tedaviye cevap verebilmektedir.

Bacak Morarması Nasıl Geçer?

Bacaklarda görülen morarmaların en iyi ilacı zamandır. Morarmaya neden olan hastalık belli ise ona karşı tedaviler uygulanmalıdır. Ancak nedeni bulunamayan morarmalar zaman içerisinde iyileşmesi beklenmektedir. Burada morarma giderici kremlerde kullanılabilir.

Bacaktaki Morluk ve Kaşıntı

Morluklarla birlikte kaşıntıda meydana gelebilmektedir. Yaşanılan bu tarz durumlarda da endişelenmeye gerek yoktur. Kaşıntı olduğunda soğuk su uygulanması kaşıntının şiddetini azaltacaktır. Eğer kaşıntı geçmezse cildiye bölümüne görülmenizde büyük fayda vardır. Kaşıntıya karşı da tedavi uygulanarak ortadan kalkması sağlanabilir. Dilerseniz ayak yanması ile ilgili bilgiler verdiğim yazımla https://doktordanhaberler.com/ayak-yanmasi-icin-hangi-doktora-gidilir/ linkine tıklayarak devam edebilirsiniz.

Merak ettiklerinizi ve eklemek istediklerinizi konu altındaki yorum bölümüne yazabilirsiniz. cevap vermekten mutluluk duyacağım.

Bacağın çeşitli yerlerinde morluklar oluştuğu zaman akla gelen ilk soru bacaktaki morluklar kanser belirtisi mi sorusudur. Genel olarak alınan darbeler sonucunda bacaklarda morluklar meydana gelse de çeşitli sağlık sorunlarından dolayı da morlukların oluşma ihtimali vardır. Bacağınıza darbe almamanıza rağmen morarmalar oluştuysa kesinlikle bu durumun altında yatan nedenleri tespit etmek için bir doktora görünün.

Çocuklar biz yetişkinlere göre daha hareketli yaşam sürdüğünden dolayı gün içerisinde kol ve bacaklarına darbe alarak bu kısımlarda morlukların oluşmasına neden olabilirler. Bu yüzden çocuklarda oluşan bacak morarmaları çoğu zaman darbelerden dolayı olduğu için normal karşılanır. Biz yetişkinler çocuklara göre daha durağan bir yaşam sürdüğümüz için bacaklarımıza darbe alma ihtimalimiz aşırı derecede düşüktür. Bu yüzden eğer bacaklarımızda morarmalar olursa çocuklara göre daha fazla önemsememiz gerekmektedir. Özellikle bazı kan hastalıkları vücudun çeşitli yerlerinde morlukların oluşmasına neden oluyor. Hayati önem arz eden şeyler olabileceği akla getirilerek kesinlikle morarmalar sonrasında kan testi yaptırmakta fayda var.

Bacaklarda oluşan morarmalar yukarıda da belirttiğimiz gibi genellikle bacağa alınan darbeler sonucunda meydana gelir. Bacağa darbe alındığı zaman derinin üzerinde yer alan kılcal damarlar zarar görür ve kanama olur. Akan kan derinin alt kısımlarına ilerler ve bir süre sonra renk değiştirerek morarıkların oluşmasına neden olur. Yaşı ilerlemiş olan kişilerin damar yapılarında bozulmalar olur. Bu yüzden sıklıkla kılcal damarlar zarar görerek kanar. Bu da darbe alınmamasına rağmen kılcal damar kanamasından dolayı bacaklarda morlukların oluşmasına neden olmaktadır.

Cilt uzmanların güneş ışınlarına uzun süre boyunca maruz kalınacak olunursa bu durumun da morarmalara neden olabileceğini belirtiyor. Cilt üzerinde meydana gelen güneş yanıkları cildin incelmesine neden olur ve bu da cildi hassaslaştırır. Güneş ışınlarına maruz kalınmaya devam edilirse bir süre sonra deri üzerinde morarmalar meydana gelir. Cildin güçlü kalması için cilt üzerindeki yaşlı hücrelerin yenilenmesi gerekmektedir. Eğer bu hücreler yenilenmezse deri üzerinde morarmalar olur. Cilt hücrelerin yenilenmesinde B12, K ve C vitaminleri aktif bir şekilde görev almaktadır. Bu vitaminler yeterli oranda alınmazda bacakta morarma olabilir.

BENZER  Sağlık Bakanlığı’ndan Online “Koronavirüs” Testi

Kan sulandırıcı ilaçlar kanın akışkanlık seviyesini arttırır. Bu durum sıklıkla kılcal damarlarda kanamaların meydana gelmesine neden olur. Eğer kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız ve bir süre sonra bacaklarınızda morarmalar meydana geldiyse durumu kesinlikle doktorunuza anlatın. Bunların dışında bazı kan hastalıkları da bacakta morarma oluşmasına neden olur. Kan zehirlenmesi, hemofili, şeker hastalığı, lösemi ve romatoid artrit gibi rahatsızlıklar vücudun çeşitli yerlerinde moruklukların oluşmasına neden olabiliyor.

Bacaklarda oluşan morarmaların tedavisi için öncelikli olarak morarmaların meydana gelmesine neden olan faktörlerin tespit edilmesi gerekmektedir. Bacakta morluk içi hangi bölüme gidilir derseniz bu sorunun tespiti ve tedavisi için hastanelerin hematoloji bölümlerinden randevu alabilirsiniz.

Bacaklarda morarma olması kılcal damar kanamalarından dolayı meydana geliyorsa buz uygulaması yapmanız sıkıntılarınızın azalmasını sağlayacaktır. Buz bacağa uygulandığı zaman kılcal damarlar büzülür ve kanama durur. Bu da kılcal damar kaynaklı olarak oluşan morlukların yok olmasını sağlar. Bacakta morarma olduysa bir süre sonra bu morluk yayılacaktır. Morluğun yayılmasını engellemek için bandajla morarmanın olduğu kısmı sarabilirsiniz.

Vücutta meydana gelen morluklar damar kanamalarından dolayı olduğu için bacakta morarma olduysa bacaklarınızı kalp seviyenizin üzerine kaldırıp bir süre bekleyin. Bu kanın bacaklar yerine vücutta daha fazla birikmesini sağlayacaktır ve bacaktaki morarma oranında ciddi derecede azalma meydana gelecektir. Bacakta morarma olması ciddi bir rahatsızlık olan lösemi hastalığından ötürü de olabilmektedir. Eğer bacaklarınızdaki morluklar bir süredir geçmediyse ve her gün morluklara yeni bir morluk ekleniyorsa kesinlikle kan testi ve kanser taraması yaptırmanızı tavsiye ederiz. Erken teşhisin hayat kurtardığını aklınızdan çıkarmayın.

  • Yayınlayan: Medical Center
  • Kategori: Blogumuz, Bypass

By-pass veya diğer kalp ameliyatlarında iyileşme süreci, hastanın vücut toleransyonuna ve bakım hizmetine göre değişiklik gösterir.  Bypass ameliyatı sonrası evde bakım nasıl olmalıdır?

Hasta, ameliyat sonrası ortalama 1 – 3 gün arasında koroner yoğun bakım ünitesinde, 3-7 gün arasında da kardiyovasküler cerrahi servisinde takip edilir. Yatış süresi, hastanın ameliyata adaptasyonu ile ilgili olarak kişiden kişiye değişklik gösterir.

Post- operatif ( ameliyat sonrası ) dönemin ortalama 5. gününde taburculuk planlaması yapılır. Bu süre ne kadar kısa olursa hasta ve hasta yakınları tarafından o kadar iyidir. Hastanede kalış süresince hastanın enfeksiyona eğilimi artar, alışkın olmadığı çevre ve stres hastanın gerginliğini arttırarak iyileşme sürecinin uzamasına neden olur.

Bypass ameliyatı sonrası evde bakım

Bypass ve diğer kalp ameliyatları sonrasında dikkat edilecek noktalar;

Yatış Pozisyonu:

Kalp ameliyatı olmuş olan hastanın sternum ( göğüs kafesi) açıldı ise; 6 hafta boyunca sırtüstü pozisyonda yatması gerekir. Göğüs kafesinin yeniden iyileşmesi için bu gereklidir. İyileşme süreci ortalama 3 ay, hastanın dikkat edilmesi gereken süre ise 6-8 haftadır. Göğüs kafesinin tekrar açılmaması için mümkün oldukça sağa ya da sola dönük yatırılmamasına özen gösterilmelidir. Bu durumda hasta tekrar ameliyat edilmek zorunda kalabilir.

Mobilizasyon (Yürüyüş, hareket): 

Hastalar yoğun bakım sürecini tamamlamadan önce mutlaka mobilize edilirler. Seviste kalış süresincede yürüme işlevi devam eder. İlk günler kısa süreli yürüyüşler önerilir, hastanız zorlanmaya başladığında yürüyüş hemen sonlandırılmalıdır. Hasta her gün yürüyüşünü 5’er dakika olarak ritmik arttırılmalıdır.  Hastalar, kullandıkları ilaçlar ve uzun süre hareketsizliğe bağlı olarak oluşan konstipasyonu (kabızlık) da egzersiz sayesinde azaltabilirler.

Vücut Bakımı: 

Hastalar ameliyat sonrası yatakta silme banyosu şeklinde temizlenirler. Ortalama 5. gün taburcu olduklarında ılık su ile her gün duş alabilirler. İnsizyon bölgesi kesinlikle ovulmamalı, yara kabukları soyulmamalıdır, kese ve sabun kullanılmamalıdır. Ameliyat sonrası 6 – 8 hafta deniz ve havuz enfeksiyon riskini  arttıracağı için uzak durulmalıdır. Ayrıca kişiye iyi geleceği düşünülerek kaplıcalara yönlendirilmemelidir. Kaplıcanın sıcak ortamı kalbe ve damar alınmış bölgeye zarar verebilir.

Tromboembolitik Çorap Kullanımı: 

Kalp ameliyatı yapılırken kullanılacak damar bacaktan alındı ise ameliyat sonrası tromboembolitik çorap önerilmektedir. Kullanılması gereken çorap hastanın kilosuna ve boyuna göre değişiklik gösterir. Hastanın bacak ölçüleri alınarak uygun çorapların  kullanılması bacaklardaki ödemi azaltır. Kalbin kan dönüşüne yardımcı olması ve bacaklarda oluşabilecek şişliği azaltmak için 6-8 hafta kullanılması tavsiye edilir. Tromboembolitik çoraplar gece yatarken çıkarılabilir, sabah ise yataktan kalkmadan tekrar giyilmelidir.

Göğüs Korsesi: 

Kalp ameliyatı sonrası göğüs kemiği (sternum) açıldı ise hastaların güvenliği açısından göğüs korseleri tavsiye edilmektedir.Korse göğüs kemiğini çepeçevre sararak; vücut hareketleri sonucu oluşabilecek risklerin en aza indirgenmesini sağlar. Taburcu olduktan sonra 2 ay boyunca kullanılması önerilir. İstirahat halindeyken çıkarılabilir. Ancak ani gelebilecek öksürüğe karşı hazırlıklı olunmalı ve kalp yastağı bulundurulmalıdır.Hasta korsesiz ise yastığı iki eliyle göğsüne bastırıp öksürebilir.Oluşabilecek risklerin azaltılması ve öksürürken hastanın ağrı duymaması bakımından bu durum da önemlidir.

Triflo Çalışılması: 

Kalp ameliyatı olmuş olan hastanın göğüs kafesinin açılması ve solunumun makine destekli olması nedeniyle akciğerlerde  bir kapanma meydana gelir. Ameliyat sonrası akciğerin kısa sürede eski durumuna getirilmesi için En yetkili yöntem Triflo dediğimiz, akciğer egzersiz aletidir. Ameliyat sonrası hastaların akciğer kapasitelerinin artması, atelektazi oluşumunu önlemek ve ameliyat sırasında verilen anestezi nedeniyle zayıflayan solunum kaslarının kuvvetlenmesi amacıyla triflo kullanımı oldukça önemlidir. Egzersizler 6 hafta boyunca sürdürülmelidir. Uyanık kalınan süre içerisinde saat başı 10-15 akciğer egzersizi genellikle yeterli olmaktadır. hasta üflemeler arası mutlaka dinlenmelidir. Çok sık üflemeler baş dönmesi ve göz kararmasına neden olabilir. Triflo kullanımı hastaya öğretilirken hastadan bütün nefesini dışarıya vermesi, triflonun ağız kısmını ağzına yerleştirip derin nefes alması ve triflo içerisindeki topları yukarı kaldırması istenir. Bu işlem sırasında hasta çok fazla zorlanmamalı ve triflo hastaya uygun olmalıdır. Ameliyattan bir hafta önce triflo çalışmaları başlatılırsa ameliyat sonrası dönem hasta için daha kolay geçer.

Vücut Hareketleri: 

Kalp ameliyatından sonra göğüs kemiğinin iyileşmesi 3 aya kadar sürebilmektedir. Bu nedenle bu süre içerisinde vücut hareketlerinin kontrollü yapılması gerekir. Ağırlık kaldırmamaya, göğüs kemiğini zorlayacak hareketlerden kaçınmaya özen gösterilmelidir. Kalabalık ortam olmaması şartıyla dış ortamda kısa yürüyüşler yapılabilir. Düşme ve çarpmalara karşı dikkatli olunmalıdır. Cinsel hayat 4-6 hafta sonrasında başlayabilir. Fakat göğüsü etkileyecek hareketlere dikkat edilmelidir.

Düzenli İlaç Kullanımı: 

Kalp ameliyatı sonrası düzenli ilaç kullanımı çok önemlidir. Ritim düzenleyici ve kan sulandırıcılar, kalp ameliyatı olmuş kişiler için mutlaka düzenli kullanılması gereken ilaçlardır. Doktorunuzun uygun gördüğü süre aralıklarında hiç aksatılmadan kullanılmadır. Doktorunuzun kesmediği hiçbir ilacı tek başınıza alacağınız bir kararla kesmeye kalkışmayınız.

Beslenme:

Şeker hastaları hariç hastaların hızlı iyileşmeleri için genellikle ilk bir ayda yiyeceklerinde kısıtlama yoktur. Ameliyat sonrası dönemde hastalarda 1-2 hafta iştahsızlık sürebilir. Hastaların bir ay sonrasında mutlaka bir diyetisyen ile işbirliği halinde olmaları gerekir çünkü beslenme programı baştan sona değişecektir. Yeni beslenme tarzı kalbin yükünü azaltacak şekilde olmalıdır. Kalp koruyucu beslenme alışkanlığı edinmek bypass damarlarının daha uzun ömürlü olmasını sağlar ayrıca hastaların kolesterol düzeyinin yükselmemesi için yağdan kaçınmaları gerekir. Bypass sonrası sigara kullanımı mutlaka sonlandırılmalıdır. Sigara yeni damarların kısa sürede tıkanmasına neden olur.

Ameliyat sonrası dönemde uykusuzluk, can sıkıntısı, uykudan yüksekten düşüyormuş gibi aniden sıçrayarak uyanma, sinirlilik, tahammülsüzlük, kolay duygulanma, konsantrasyon bozukluğu görülebilir. Bunlar anestezik ilaçlara ve yaşanan strese bağlıdır.

Ameliyat sonrası ağrı omuz, sırt ve göğüste olabilir. 4-6 hafta arasında oluşan bu ağrılar ağrı kesicilere olumlu yanıt verir. İhtiyaç duyulan durumda mutlaka hekimin order ettiği ilaçlar kullanılmalıdır. Hasta damar alınan kol veya bacakta uyuşukluk hissedebilir, bu normal bir süreçtir. İlk on gün enfeksiyon riskini en aza indirmek için ziyaretçi kısıtlaması yapılmalıdır.

Hastanın hastalığa en güzel adaptasyonu ev ortamında gerçekleşir. Hastanın pansumanı, ilaçlarının zamanında ve düzenli verilmesi, moral ve motivasyonunun yüksek tutulması, enfeksiyon riskine karşı korunması hasta yakınlarının görevidir, hasta yakınları bu konuda isterlerse Medical Center’ ın profesyonel bakım destek personellerinden destek alarak bu sürecin kolay atlatılmasını sağlayabilirler.

Bypass ameliyatı sonrası oluşabilecek komplikasyonlar hakkında daha fazla bilgi almak için linke tıklayın.

Bu Hizmeti Almak İster Misiniz?

İhtiyacınız olan sağlık ve bakım hizmetini seçin, iletişim bilgileriniz ile birlikte bizimle paylaşın. Uzman sağlık yöneticilerimiz ile en kısa sürede sizi arayalım.

Diz Protezi Ameliyatı

Konu Özeti: Diz protezi ameliyatı, diz ekleminin fazla aşınması veya hasar görmesi sonrası, metal ve polietilenden yapılmış yapay bir eklem oluşturularak eski eklemi yenisiyle değiştirme işlemidir. Diz protezi ameliyatları günümüzde uzman ortopedi cerrahları tarafından uygulanan yüksek başarı oranlarına sahip cerrahi operasyonlardır.

Açık cerrahi yöntem ile gerçekleştirilen diz protezi ameliyatında, öncelikli olarak aşınmış, hasar görmüş, yıpranan eklem yüzeyi temizlenir. Diz protezi ameliyatında diz kapağı çıkartılmamaktadır. Kemiklerin uçlarındaki alanlar çıkartılarak kemiğin üzerine protez konulmaktadır.

Diz Protezi Ameliyatı Nedir?

Her yaştan hastaya uygulanan diz protez ameliyatları genellikle ileri yaş hastalarda diz ekleminin aşırı hasar görmesi sonucunda oluşan ağrıları gidermek için kullanılmaktadır. Hastanın yaşamış olduğu diz ağrıları günlük yaşam aktivitelerini olumsuz yönde etkiliyorsa ve hastaya daha önce uygulanan tedavi yöntemleri yetersiz kalmışsa uzman ortopedi cerrahının gerekli görmesi halinde diz protezi ameliyatı gerçekleştirilmektedir.

Diz ağrısı ve acısı yaşayan hastalara öncelikli olarak çeşitli ağrı giderici ilaçlar, fizik tedavi egzersizleri uygulanmaktadır. Hastanın ağrı ve acılarının dinmediği, diz ekleminde oluşan aşınmanın son raddeye geldiği durumlarda diz protezi ameliyatı yapılmaktadır. Tıp dünyasında yaşanan gelişmeler protez ameliyatlarında da başarı oranlarını artırmıştır. Protez ameliyatları, düşük risk oranlarına sahip cerrahi operasyonlar içerisinde yer almaktadır.

Protez Ameliyatlarında Güvenilir Ve Hasta Odaklı Yaklaşım

Diz ağrılarının meydana gelmesine sebep olan birçok faktör bulunmaktadır. Gençlerde oluşan diz ağrıları travma sonucu meydana gelebilir. İleri yaş hastalarda ise çoğunlukla kireçlenme, romatoit artrit gibi çeşitli romatizmal hastalıklar diz ağrılarına sebebiyet vermektedir. Diz protez ameliyatları, diz ekleminin aşırı hasar görmesi sonucunda eklemin işlevini yerine getirmediği durumlarda uygulanmaktadır.

Protez ameliyatı uygulanılacak olan hastanın genel sağlık durumunun ameliyata uygun olması gerekmektedir. Bu nedenle hasta ameliyat öncesi muayene edilmeli ve gerekli tetkikler hastaya uygulanmalıdır. Hastaya gerçekleştirilen diz protez ameliyatında hastanın hasar gören diz eklemine protez yerleştirilmektedir. Bu sayede protez, fonksiyonunu kaybeden diz ekleminin görevini üstlenmektedir. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Fahri Erdoğan, protez cerrahi alanında çok sayıda başarılı ameliyata imza atarak hastaların yaşamış olduğu diz ağrılarının sona ermesine imkan sağlamaktadır.

Diz Protezi Ameliyatı

Diz ağrısı yaşayan birçok hasta ve hasta yakını diz ağrısının neden kaynaklandığını merak ediyor. Diz ekleminin bozulması genetik faktörlere bağlı olabileceği gibi çocukluk döneminde yaşanan diz eklem enfeksiyonları, dizin kan akışının bozulması, romatizmal hastalıklar, metabolik hastalıklar, kanın pıhtılaşmasına bağlı olarak oluşan hastalıklar, özellikle 65 yaş üstünde yaşlanma nedeniyle ortaya çıkan kireçlenme ya da obezite gibi hastalıklar diz ekleminde hasar oluşmasına sebebiyet vermektedir.

Uzman ortopedi cerrahları tarafından gerçekleştirilen diz protezi ameliyatında eklem açılır ve kemikler ortaya konulur. Bu kemiklerin uç kısmında bir doku vardır. Hasarlı doku bulunduğu yerden çıkartılır, bunun yerine protez adı verilen metalik malzemeler yerleştirilir. Diz protez ameliyatı iki dizde de hasar oluşması durumunda uzman ortopedi hekiminin uygun görmesi halinde aynı anda iki diz ameliyat edilebilir.

Yazı İçeriği 

  1. Diz Protezi Ameliyatı Tanımı
  2. Diz Protezi Ameliyatı Hangi Hastalıklarda Uygulanır?
  3. Diz Protezi Ameliyatı Kimlere Yapılabilir?
  4. Diz Protezi Ameliyatı Nasıl Yapılır?
  5. Diz Protezi Ameliyat Dışı Tedavi Yöntemleri?
  6. Diz Protezi Çeşitleri Nelerdir? 
  7. Diz Protezi Kullanım Ömrü
  8. Diz Protezi Ameliyatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. Diz Protezi Ameliyatı Tanımı

Günlük yaşamımızda birçok aktiviteyi diz eklemlerimiz ile gerçekleştirmekteyiz. Vücudumuzun yükünü taşıyan diz eklemleri, çeşitli faktörlere bağlı olarak hasar görmektedir. Diz ağrılarını hafifletmek amacıyla hastaya uygulanan cerrahi operasyon dışı yöntemlerinin yetersiz kalması durumunda diz protezi ameliyatı yapılmaktadır. Diz protezi ameliyatı, yıpranmış diz ekleminin özel alaşım metaller ve sıkıştırılmış özel plastik implanttan oluşan özel bir yüzey ile kaplama işlemidir. Diz protez ameliyatları, ortopedi hekimleri tarafından gerçekleştirilmektedir.

2. Diz Protezi Ameliyatı Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

Diz protez ameliyatları diz ağrısı yaşayan ve ameliyat dışı tedavi yöntemlere yanıt vermeyen, diz ağrısı ve acısı azalmayan hastalara gerçekleştirilmektedir. Diz eklem ağrısına neden olan kireçlenme, travma sonucu meydana gelen diz eklemini bozan kırıklar, romatoid artrit gibi hastalıklardan dolayı eklemde meydana gelen hasarı gidermek diz protezi ameliyatı amacıyla uygulanmaktadır.

3. Diz Protezi Ameliyatı Kimlere Yapılabilir?

Çeşitli nedenlerle diz ağrısı yaşayan hemen hemen her yaştan hastaya diz protezi uygulanmaktadır. Diz protezi ameliyatı genel olarak orta yaşı geçen hastalara uzman ortopedi hekimi tarafından yapılmaktadır. Bunun yanında genç hastalarda gerekli görüldüğü durumlar da olabilir. Diz protez ameliyatı için hastanın genel sağlık durumunun ameliyata uygun olması gerekmektedir. Herhangi bir enfeksiyon durumunda öncelikli olarak hastanın enfeksiyonu tedavi edilmeli ardından diz protezi ameliyatı yapılmalıdır.

4. Diz Protezi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Tüm protez ameliyatlarına başlanmadan önce hastaların vücudunda herhangi bir enfeksiyon olup olmadığı kontrol edilmelidir. Hastaların kan ve idrar sonuçları temiz çıkarsa hasta ameliyata alınır. Hasta eğer kan sulandırıcı ilaç kullanıyor ise ilacın durumuna göre 5 ile 10 gün öncesinde ilaç kesilerek bunun yerine düşük etkili kan sulandırıcı iğnelere başlanır. Ameliyat bittikten birkaç gün sonra kanama riski yok olunca hasta rutin tedavisine geri döner. Diz protez ameliyatında anestezi uygulaması sonrasında diz bölgesine yapılan bir kesi ile diz eklemine ulaşılır. Burada aşınan ve hasar gören eklem yüzeyine hastaya özel olarak hazırlanan protez yerleştirilir. Diz protezi ameliyatı sonrası hastaların 12 saat boyunca yürümesi riskli olduğu için hasta tekerlekli sandalye ile hareket etmelidir. Hasta hastanede yattığı süre içerisinde her 2-3 saat aralar ile yürütülür. Bu durum oluşabilecek bacaktaki toplar damarın pıhtılaşmasını önlemenin en etkili yoludur. Taburcu olurken kan sulandırıcı iğnelerin yerini tabletler alır. 30 gün süre ile kan sulandırıcı haplar kullanması gerekir.

5. Diz Protezi Ameliyat Dışı Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Genelde fiziki olarak ağır iş yapan hastalarda diz protezi ameliyatı yerine eklem dondurma ameliyatı tercih edilir. Fakat iki diz ekleminde de sorun var ise ikisine birden eklem dondurma ameliyatı oldukça sakıncalıdır. Çok fazla hareket kısıtlığı oluşturduğu için eklem dondurma ameliyatı artık tercih edilmemeye başlanmıştır. İnsanlar donmuş diz eklemi yerine hareketli diz eklemini tercih etmektedir.

Yapay Eklem Sıvısı Enjeksiyonu (Viskosuplemantasyon): Eklem içerisine yapılan enjeksiyonlar proteze alternatif olamaz sadece ameliyata başlama süresini uzatarak hastaya zaman kazandırır.

Glikozaminler ve Tip 2 Kollajenler: Bu maddeler piyasada besin katkı maddesi olarak sadece Tarım Bakanlığı ruhsatı ile satılmaktadır. Kıkırdak yıpranmasını azaltma ve bazı hasarları onarmaya yaramaktadır. Fakat yaygın kireçlenmede ancak protez ameliyatının geciktirirler. Hastayı ameliyat olmaktan kurtaramazlar.

Fizik Tedavi: Diz etrafında ki kasların güçlenmesi ve geçici olarak ağrıların hafiflemesinde yardımcı olur, kireçlenmeyi sonlandırmaz, ameliyata alternatif değildir, sadece zaman kazandırabilir.

Dizlik – Tabanlık Kullanımı: Diz eklemine gelen yükü rahatlatabilir fakat kireçlenmeyi durdurmaz sadece zaman kazandırabilir.

Artroskopik Eklem Temizliği: Kireçlenmeyi durdurmaz, sadece eklemin içini temizlik yapılarak ağrı oluşumunu belirli bir süre azaltarak kişiye vakit kazandırabilir.

Yüksek Tibial Osteotomiler: Açısal bozukluğa bağlı, tek eklem aralığında kireçlenme bulunan 50-60 yaş arasındaki hastalarda tercih edilebilir. Kemik kesilerek yükün sağlam eklem yüzeyine gelmesi sağlanarak ağrıyı azaltabilir. Ancak ameliyat için belirli kriterlerin sağlanması gerekir. Her hastaya uygulanamaz.

6. Diz Protez Çeşitleri Nelerdir? 

Total diz protezinde eklemlerin iç ve dış yüzeyleri protez ile değiştirilir. Total protez ameliyatı da kendi içinde ikiye ayrılmaktadır. Hastalara hangi tip protez yerleştirileceği,  ancak hastayı değerlendiren ortopedik cerrah tarafından belirlenebilir. Unikondiler diz protezi ameliyatında ise sadece eklem yüzeyinin iç ve dış kısmı değiştirilir. Bu protez ameliyatının tercih edilme sebebi total diz protezi ameliyatı yapılıncaya kadar zaman kazandırmaktır. Fakat bu uygulamanın gerçekleşebilmesi için bazı önemli kurallar vardır; Hastanın yaşının genç olması ve kilosunun 85 kg’nin altında olması ve sadece tek eklem yüzeyi bozulması bunlara örnektir. Bu ameliyat, kurallara uygun hastanın az olması sebebiyle pek uygulanmamaktadır.

7. Diz Protezi Kullanım Ömrü

Her ameliyatta olduğu gibi diz protez ameliyatları da birtakım riskler barındırmaktadır. Diz protezi ameliyatı gerçekleştiği sırada damar, sinir yaralanması, kemikte kırılma ve çatlak oluşumu görülebilir. Erken komplikasyonlar arasında enfeksiyon oluşması ve bacakta toplar damar tıkanması yer alır. Geç komplikasyonlar ise ağrı hissedilmesi ve protezin erken gevşemesidir. Bu sorunu gerekli tedbirleri alarak en aza indirilebilir ancak sıfırlamak mümkün değildir. Total diz protezinin, 15  yıl ila 20 yıl arasında bir ömrü vardır. Protezin ömrü cerrahın tekniğine, konulan protezin kalitesine, hastanın aktivite düzeyine, kemiğin kalitesine ve kilosuna göre değişkenlik gösterir.

Diz Protezi Ameliyatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Diz Protezi Ameliyatı Kaç Ayda İyileşir?

Diz protez ameliyatı sonrası hastanın tamamen iyileşme süreci genel itibarıyla 3 hafta sonrasında gerçekleşmektedir. Bu durum hastanın bünyesine göre değişiklik gösterebilir.

Diz Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Teknolojik gelişmeler doğrultusunda protez ameliyatlarının başarı oranları artmıştır. Ancak her ameliyatta olduğu gibi protez ameliyatı da birtakım riskler barındırmaktadır. Enfeksiyon oluşması, toplar damar tıkanması ya da protezin mekanik yapısından kaynaklanan riskler oluşabilir. Riskleri en aza indirmek amacıyla alanında uzman ortopedi hekimleri tercih edilmelidir.

Diz Ameliyatı Nasıl Olur?

Diz protez ameliyatları, uzman ortopedi cerrahları tarafından gerçekleştirilmektedir. Diz ameliyatı esnasında uzman hekim diz kemiklerinin hasar gören kısımlarını çıkararak yerine metal ve plastik implantlardan oluşan protez ile diz yüzeyini kaplamaktadır.

Diz Protezi Ameliyatı Fiyatı Ne Kadar?

Diz protez ameliyatı fiyatı hastalar ve hasta yakınları tarafından merak edilmektedir. Diz protezi ameliyatı 2021 yılı fiyatı çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Diz Protezi Ameliyatından Sonra Nelere Dikkat Edilmeli?

Diz protez ameliyatı sonrası taburcu olan hastanın dikkat etmesi gereken belirli hususları bulunmaktadır. Hasta, kan sulandırıcı ilacı hekimin belirttiği sürede düzenli olarak kullanmalı, yara hijyenine dikkat etmeli, uzman hekimin belirttiği egzersizleri gerçekleştirmelidir.

Diz Protezi Ameliyatından Sonra Ağrı Ne Kadar Sürer?

Diz protez ameliyatı sonrası ağrı düzeyi hastadan hastaya göre değişebilir. Diz protezi ameliyatından sonra ilk 24 saatte diz ağrısı olabilir. Bu durum çeşitli ağrı giderici ilaçlar ile azaltılamaya çalışılır. Ameliyattan sonraki günler ağrılar hafiflemeye başlar.

Diz Protezi Ameliyatından Sonra Varis Çorabı Kaç Gün Daha Giyilir?

Diz protez ameliyatı sonrası dikişler alınana kadar yara bölgesine su değdirilmemeli, yara bölgesinin hijyenine dikkat edilmelidir. Genel itibarıyla ameliyattan 21 gün sonra dikişler ve hastaya giydirilen varis çorapları çıkartılır.

Diz Protezi Ameliyatı Olan Hastalar Nasıl Beslenmeli?

Diz protez ameliyatı sonrası hastalar beslenme düzenine dikkat etmelidir. Bu sayede eklem ve kemikler daha hızlı iyileşmektedir. Hasta, diz protez ameliyatı sonrası Kemik dokusunun en önemli minerali olan kalsiyum içeren süt ve süt ürünleri tüketmelidir. 

Diz Protezi Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

Diz protez ameliyatı süresi ameliyatı yapan hekimin tecrübesine ve diz eklemindeki aşınmalara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Ancak genel itibarıyla diz protez ameliyatı süresi 2 saat sürebilir.  

Diz Protezi Ameliyatı Enfeksiyon Belirtileri Nelerdir?

Diz protez ameliyatı enfeksiyon belirtileri arasında; eklemde ağrı şişlik, kızarıklık, bölgesel ısı artışı ve yara yerinden gelen akıntı sık semtomlar arasında yer almaktadır.

Hangi Durumlarda Diz Protez Ameliyatı Yapılır?

Dizlerinde ağrı ve şekil bozukluğu olan, istirahat, ilaçlar, fizik tedavi yöntemleri uygulanmasına rağmen diz ağrıları geçmeyen kişilere diz protezi uygulanmaktadır.

Yük vermedeki kısıtlılık süresi hakkında da kesin bilgiler mevcut değildir. İnsanda kırık iyileşme süresi altı hafta olarak kabul edilir, ancak remodeling süreci bir yıl ya da daha uzun sürebilir. Klinik olarak yük verme kısıtlılığı yaklaşık altı hafta ile sınırlanır, bundan sonra tam yüke geçilebilir. Buna karşılık, biyolojik fiksasyon uygulanan çimentosuz kalça protezi uygulamalarında pekçok cerrah, kısmi yük vermenin 6-12 haftaya kadar sürdürülmesi gerektiğini savunmaktadır.

Yürüme eğitiminde walker, koltuk değneği veya baston gibi yürüme yardımcıları kullanılır. Hangi yürüme yardımcısının kullanılacağına ekleme yük verme durumu, enerji sarfiyatı, kas gücü ve diğer eklemlerin durumuna göre karar verilir. Genellikle daha iyi bir stabilite sağlaması nedeniyle walker ile yürümeye başlanır. Walker kullanımı kalçanın eklem yüzeyleri arasındaki sürtünmeyi yürüme sırasında vücut ağırlığının 1.0 katı; ayakta durma sırasında ise 0.5 katı kadar azaltır. Kayıcı walker standart walker’a oranla daha hızlı bir yürüme sağlar, buna karşılık halı zeminde kullanımı zordur, hastanın düşme riskini artırabilir. Üst ekstremitede ağrı, eklem tutulumu ya da kas güçsüzlüğü olan hastalar için önkol destekli walker veya koltuk değnekleri önerilmelidir. Walker kullanmanın diğer dezavantajları; iki elin birden kullanımını gerektirdiğinden günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılık yaratması ve kapıdan geçmeyi veya merdiven inip çıkmayı zorlaştırmasıdır.

Aksiller koltuk değneği Kalça Protezi ameliyatı olan hastalarda en hızlı yürümeyi sağlar. Hasta dört nokta veya üç nokta yürüyüşü ile yürüyebilir. Daha çok genç ve aktif hastalarda kullanılan bu yardımcı destek, daha az enerji tüketimi gerektirir, ucuzdur, hastanın alt ekstremitesinde iyi bir kontrol sağlar. Buna karşılık, koltuk altında bası oluşturarak sinir lezyonuna yol açabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Kanadyen tipi koltuk değneklerinin kullanımı ile bu dezavantaj ortadan kalkar. Ancak kanadyen kullanımı için hastanın dengesinin iyi olması gerekir. Aksiller tip koltuk değnekleri kanadyene oranla vücut yükünü daha fazla azaltır. Ama kanadyen tek taraflı kullanımda ve sonradan bastona geçişte kolaylık sağlaması gibi avantajlara sahiptir. Başka bir sakatlığı bulunmayan bir hastada koltuk değneğinden bastona veya tek kanadyene geçiş, hastanın kas kuvveti ve dengesi değerlendirilerek iki-dört haftalık bir sürede gerçekleşir.

Baston kullanımı destek yüzeyi genişletmesi bakımından stabil bir ambulasyon sağlar. Kısmi, parmak ucu yük verme ve hiç yük vermeme tercih ediliyorsa, baston kullanılmamalıdır. Sağlam uzuv tarafına verilen bir baston vücut ağırlığını %10-20 oranında azaltır.  Bastonun avantajları; ucuz olması, iyi stabilite sağlaması, merdiven inip çıkma kolaylığı olarak sayılabilir. Hastanın desteksiz olarak, Trendelenburg topallaması olmadan yürüyebildiği gözlendiğinde baston bırakılır.

Yürüme eğitimine başlayan hasta önce parelel barda denge, üst ekstremite kullanımı ve ambulasyon eğitimi alır. Daha sonra hastanın kişisel özelliklerine göre walker veya koltuk değneğine geçer. Önce çift koltuk değneği kullanan hastaya tek koltuk değneği ve baston kullanımı önerilebilir. İleri yaşta, aile desteği zayıf ve çok sayıda ilave hastalığı olan olgularda düşme riski fazla olduğundan yürüme yardımcılarını değiştirirken daha temkinli olunmalıdır.

Yürümede güven kazanan hasta merdiven inip çıkma eğitimine başlar. Merdiven çıkmada önce sağlam bacak, sonra kalça protezi ameliyatı olmuş  bacak, sonra da koltuk değnekleri; merdiven inmede ise önce koltuk değnekleri, sonra kalça protezi ameliyatı olmuş bacak sonra da sağlam bacak merdivene konulur. Bu teknikle hasta sağlam bacağı ve koltuk değnekleri ile vücudunu indirip kaldırmış olur. İki taraflı kalça protezi takılan olgularda, daha güçlü olduğu kabul edilen bacak, sağlam bacağın yerine geçer.

Genel olarak kalça protezi takılan hastalar, ameliyat sonrası üçüncü ayda yürüme yardımcılarını bırakırlar. Multiple eklem tutulumu olan artritli hastalarda, örneğin romatoid artritte çift koltuk değneği ihtiyacı devam edebilir

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации