Андрей Смирнов
Время чтения: ~43 мин.
Просмотров: 0

Diz Kireçlenmesi (Gonartroz): Nedir, Belirtileri ve Tedavisi

Kireçlenme (osteoartrit), eklemlerdeki kıkırdak dokusunun deformasyonu ile ilişkilidir ve vücudun her ekleminde meydana gelebilir. Kıkırdak, normal eklemlerde kemiklerin uçlarını örten sağlam bir yapıdır. Osteoartrit, eklemdeki kıkırdağın sertleşmesine ve elastikiyetini kaybetmesine neden olur. Zamanla kıkırdak yıpranabilir, bunun sonucunda eklemler kayganlığını yitirerek, hareket etme kabiliyetini büyük ölçüde kaybeder. Kıkırdak bozulduğunda, tendonlar ve bağlar gerilerek ağrıya neden olur. Durum kötüleşirse kemikler birbirine sürtünebilir.

  • Hastanın ağrısının giderilmesi,
  • Hareketlerdeki kısıtlamanın ve günlük yaşam aktivitelerindeki zorlukların gideirlmesi,
  • Hastalığın ilerlemesinin engellenmesi.

Tedavide ilk basamak hastanın eğitimidir. Hasta öncelikle hastalığı konusunda bilinçlendirilmelidir. Ağır egzersizlerden ve zedelenmiş eklemin aşırı kullanılmasından sakınılmalıdır. Kilo verilmesi ile birlikte aşırı yük taşıyan eklemlerde osteoartrite bağlı şikayetler azalır. Ağrılı dönemlerde hastaya istirahat önerilir.

image

Düzenli Egzersiz

Kapsamlı egzersiz programları ile eklemi çevreleyen kaslar güçlendirilir. Böylece ekleme binen yükün azaltılması sağlanmış olur. Ancak uygulanacak egzersiz programının mutlaka hekiminiz veya fizyoterapi uzmanınız tarafından düzenlenmesi gerekir. Yanlış uygulanan hareketler eklemlerinizdeki hasarı arttırabilir. Doğru uygulamaya bir örnek olarak, dizdeki kuadriseps kasını güçlendirmek, osteoartrit durumunda diz ağrısının azaltılmasına yardımcı olur.

Fizik Tedavi

Eklem işlevini, esnekliği artırmak ve kas gücünü güçlendirmek için uzmanlar tarafından uygulanan fizik tedavi, kireçlenme tedavisini olumlu yönde etkileyecektir. Sıcak ve soğuk uygulanan kompresler, osteoartritten kaynaklanan ağrıları ve rahatsızlıkları gidermeye yardımcı olur.

Destekleyici Medikal Cihazlar

Destekleyici veya yardımcı cihazlar, osteoartritli eklemler üzerindeki baskıyı azaltmaya yardımcı olabilir. Cihaz kullanımı eklemin anatomisine göre farklılık gösterebilir. Örneğin diz destekleri bağların ve tendonların stabilize edilmesine ve ağrıyı azaltılmasına yardımcı olur. Bastonlar veya koltuk değnekleri belirli eklemlerdeki baskıyı azaltır ve yük dağılımını sağlar. Omurga osteoartritinin semptomları ise, daha sıkı bir şilte ve sırt desteği veya boyunluk ile hafifletilebilir.

image

İlaçlar

Kireçlenme durumunda eklem ağrısı ve eklem sertliği, anti-enflamatuar ilaçlarla giderilebilir. Ağrı giderici kremler veya spreyler de doğrudan ağrılı bölgeye uygulandığında ağrıların azalmasına yardımcı olur. Etkilenen ekleme steroid veya hyaluronik asit enjekte edilmesi kalıcı ağrıların azalmasına yardımcı olabilir.

Osteoartrit ağrısı şiddetli olduğunda ve diğer tedaviler işe yaramadığında, bazı doktorlar narkotik gibi daha güçlü ağrı kesiciler verecektir. Fakat bu tedavi yöntemlerinin hiçbiri osteoartritin neden olduğu eklem hasarının ilerlemesini tersine çevirmeyecek veya yavaşlatmayacaktır. Ancak kireçlenme belirtilerini baskılamaya yardımcı olur.

Alternatif Gıda Takviyeleri

Yapılan bilimsel çalışmalarda glukozamin ve kondroitin takviyelerinin, osteoartritli hastalarda ağrıyı hafifletebileceği gösterilmiştir.

Glukozamin, glikozaminoglikan zincirlerinin biyosentezi ve diğer kıkırdak proteoglikanlarının üretimini tetikleyen bir aminosakkarittir. Yapılan çalışmalarda glukozamin takviyesi almanın kollajen parçalanmasını azaltabileceğini göstermektedir. Ancak muhtemel yan etki risklerinden kaçınmak ve maksimum faydayı sağlamak için bitkisel formdaki glukozamin takviyelerinin seçilmesi uzmanlarca tavsiye edilmektedir.

SAM-e, osteoartrit için potansiyel faydaları olan başka bir takviyedir.

Yan etkileri olabileceği ve ilaçlarla etkileşime girebileceği için, aldığınız takviyeleri doktorunuza bildirmeyi unutmayın ve sadece güvenilir kaynaklardan üretilen GMP ve kalite sertifikalarına sahip firmaların ürünlerini tercih edin.

Kireçlenmede Beslenme

Süt Ürünleri : Osteoartrit tedavisinde süt, yoğurt ve peynir gibi az yağlı süt ürünleri ve kemik gücünü artırdığı tespit edilen kalsiyum ve D vitamini açısından zengin besinler tüketilebilir. D vitamini, kalsiyum emilimi için gereklidir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Yapraklı yeşil sebzeler gibi diğer kalsiyum ve D vitamini açısından zengin yiyecekleri tüketmeniz faydalı olacaktır.

Brokoli : K ve C vitaminleri bakımından zengin olan brokoli, araştırmacıların kireçlenme belirtilerinin ilerlemesini önlemeye ve yavaşlatmaya yardımcı olabileceği düşünülen sülforafan adı verilen bir bileşik içerir. Brokoli, kemik yapıcı faydaları ile bilinen kalsiyum açısından da zengindir.

Yeşil Çay : Yeşil çay, iltihabı azaltan ve kıkırdak yıkımını yavaşlatan antioksidanlar olan polifenolleri içerir. Araştırmalar ayrıca, yeşil çayda Epigallokateşin-3-gallat (EGCG) adı verilen bir başka antioksidanın, romatoid artritli kişilerde eklem hasarına neden olan moleküllerin üretimini engellediğini göstermiştir.

C Vitamini Açısından Zengin Besinler : Turunçgiller, portakal, greyfurt ve misket limonu gibi yiyecekler C vitamini açısından zengindir. Araştırmalar, iltihaplı artriti önlemede ve kireçlenme durumunda sağlıklı eklemleri korumak için doğru miktarda C vitamini takviyesi almanın yardımcı olduğunu gösteriyor.

Sarımsak : Araştırmalar, allium ailesine ait besinlerle yani düzenli olarak sarımsak, soğan ve pırasa gibi yiyecekler yiyen kişilerin daha geç kireçlenme belirtisi gösterdiğini göstermiştir. Araştırmacılar, sarımsakta bulunan bileşik diallil-disülfinin insan hücrelerindeki kıkırdağa zarar veren enzimleri sınırlayabileceğini düşünmektedirler.

Aleo Vera : Alternatif tıpta en çok kullanılan bitkilerden biridir. Antiinflamatuar özelliklere sahiptir. Artrit ağrısı için yaygın olarak kullanılan nonsteroid anti-enflamatuvar ilaçların (NSAID’ler) olumsuz gastrointestinal etkilerine sahip değildir. Topikal olarak cilt üzerine de uygulanabilir.

Boswellia : Geleneksel ve alternatif tıpta kullanılır. Anti-enflamatuar özellikleri vardır. Hindistan’a özgü Boswellia ağaçlarının sakızından elde edilir. Deneylerden elde edilen sonuçlar, Boswellia’nın kireçlenme nedeniyle oluşan ağrı, sertlik ve işlev kaybını iyileştirmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Akupunktur

Osteoartritli bazı kişilerde anında ağrı kesimini sağladığı ve hastalığın belirtilerinin azalmasında önemli faydaları olduğu gösterilmiştir.

Ameliyat

Osteoartritli bazı kişilerde anında ağrı kesimini sağladığı ve hastalığın belirtilerinin azalmasında önemli faydaları olduğu gösterilmiştir.

  • Hasarlı kıkırdağı temizlemek veya dokuları onarmak için atroskopi yöntemi düşünülebilir. Artroskopi; fiberoptik cihazlar kullanılarak eklemlerin içlerini görüntülü muayene ederek eklem içinde meydana gelen hastalık ve yaralanmaların tanı ve tedavisini sağlayan bir yöntemdir.
  • Osteotomi; dejenerasyona uğramış eklemin kesilmesi ve yeniden şekillendirilmesi işlemidir. Bu yöntem, dejenerasyona uğramış kısım üzerindeki baskıyı kaldıracak ve kemiklerin hizalanmasını düzeltecektir.
  • Protez: Hasarlı eklem, anatomik olarak aynı fakat yapay olanla değiştirilir. Protezler eklemler gibi normal bir eklemin tüm hareketine sahip değildir, ancak eklem işlevselliğini önemli ölçüde iyileştirmektedir.
  • Eklem Füzyonu: Hasarlı eklem çıkarılır ve eklemin iki kemiği birleştirilir. Bu işlem, eklem replasmanının etkili olmadığı alanlarda daha sık yapılır.

Kireçlenmede Süreç Nasıl Yürütülür? Kireçlenmede Yaşam Kalitemizi Nasıl Arttırabiliriz?

Kireçlenme (osteoartrit) ve semptomlarını yönetmek için bazı stratejiler geliştirebiliriz. Bunlar;

Otokontrol becelerini öğrenmek: Kireçlenme dahil diğer kronik rahatsızlıkları olan kişilerin, artritin yaşamlarını nasıl etkilediğini anlamalarına ve semptomlarını kontrol etme ve yaşam kalitelerini arttırma konusundaki çabalarını artırmalarına yardımcı olan seminerleri ve eğitim sınıflarını takip etmesi faydalı olabilir.

Fiziksel olarak aktif olmak: Uzmanlar, yetişkinlerin haftada en az 150 dakika, orta düzeyde fiziksel aktivite yapmasını tavsiye ediyor. Yürüme, yüzme veya bisiklete binme önerilen orta, düşük etkili aktivitelerdir. Düzenli fiziksel aktivite, kalp hastalığı, felç ve diyabet gibi diğer kronik hastalıkların gelişme riskini de azaltır.

Doktorunuza danışmak: Sağlık uzmanınızla düzenli olarak görüşmek ve önerilen tedavi planınızı takip etmek, kireçlenmenin kontrolünde aktif bir rol oynar. Bu özellikle diyabet veya kalp hastalığı gibi başka kronik rahatsızlıkları olan hastalar için önemlidir.

Kilo vermek: Fazla kilo veya obezite durumuna sahip kişiler için kilo vermek eklemler üzerindeki baskıyı azaltır. Özellikle de kalça ve dizler gibi ağırlık taşıyan eklemler için bu önemlidir. Sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bunu sürdürmek, eklem ağrılarını hafifletir ve eklem işlevini iyileştirebilir.

Eklemlerinizi koruyun: Eklem yaralanmaları ve eklem üzerinde stres yaratmak kireçlenmeye neden olabilir. Bu gibi durumlardan kaçınıp, eklemlerinizi korumak kireçlenme riskini en aza indirir.

Kaynakça

Oops… Slider with alias ilginizi çekebilir not found.

Osteoartrit nedir?

Artrit, eklemlerde ağrı ve iltihaplanmaya neden olan bir durumdur. Osteoartrit (OA) en sık görülen tiptir. Uzun süreli (kronik), dejeneratif bir eklem hastalığıdır. Dejeneratif, zamanla kötüleştiği anlamına gelir. Çoğunlukla orta yaşlı ve yaşlı yetişkinleri etkiler. OA eklem kıkırdağının parçalanmasına neden olur. Herhangi bir eklemde oluşabilir. Ancak en sık elleri, dizleri, kalçaları veya omurgayı etkiler.

Osteoartrite ne sebep olur?

OA birincil veya ikincil olarak adlandırılabilir. Primer OA’nın bilinen bir nedeni yoktur. İkincil OA, başka bir hastalık, enfeksiyon, yaralanma veya deformiteden kaynaklanır. OA eklemdeki kıkırdağın parçalanmasıyla başlar. Kıkırdak aşındıkça, kemik uçları kalınlaşabilir ve kemik büyümeleri oluşturabilir. Bu büyümelere kemik mahmuzları denir. Kemik mahmuzları eklem hareketini sınırlayabilir. Eklem boşluğunda kemik ve kıkırdak parçaları yüzebilir. Kemikte sıvı dolu kistler oluşabilir. Bunlar ayrıca eklem hareketini sınırlayabilir.

Kimler osteoartrit için risk altındadır? OA’nın risk faktörleri şunları içerir:

  • Kalıtım. Bazı genetik problemler OA’ya neden olabilir. Bunlar, hafif eklem kusurlarını veya çok gevşek eklemleri içerir.
  • İlave yük. Fazla kilolu olmak zamanla diz gibi eklemlere baskı uygulayabilir. Yaralanma veya aşırı kullanım. Diz gibi bir eklemin ciddi şekilde yaralanması OA’ya yol açabilir. Yaralanma, zamanla aşırı veya yanlış kullanımdan da kaynaklanabilir.

Kireçlenme belirtileri nelerdir?

OA’nın en yaygın semptomu, bir eklemin aşırı kullanımı veya hareketsizliğinden sonra ağrıdır. Semptomlar genellikle yıllar içinde yavaş yavaş ortaya çıkar. Semptomlar her insanda biraz farklı şekilde ortaya çıkabilir. Bunlar şunları içerebilir:

  • Eklem ağrısı
  • Eklem sertliği, özellikle uyku veya hareketsizlikten sonra
  • Zamanla eklemde daha az hareket
  • Kıkırdak aşındıkça (daha sonraki aşamalarda) hareket ettirildiğinde eklemde bir taşlama hissi

Kireçlenme semptomları diğer sağlık durumları gibi olabilir. Teşhis için sağlık uzmanınıza başvurduğunuzdan emin olun.

Osteoartrit nasıl teşhis edilir? Süreç sağlık öyküsü ve fizik muayene ile başlar. Ayrıca röntgeniniz de olabilir. Bu test, kemik ve diğer vücut dokularının görüntülerini oluşturmak için az miktarda radyasyon kullanır.

Kireçlenme nasıl tedavi edilir?

Tedavi semptomlarınıza, yaşınıza ve genel sağlığınıza bağlı olacaktır. Ayrıca, durumun ne kadar şiddetli olduğuna da bağlı olacaktır. Tedavinin amacı eklem ağrısı ve sertliğini azaltmak ve eklem hareketini iyileştirmektir. Tedavi şunları içerebilir:

  • Egzersiz yapmak. Düzenli egzersiz, ağrıyı ve diğer semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir. Bu germe ve kuvvet egzersizlerini içerebilir.
  • Isı tedavisi. Eklemi ısıyla tedavi etmek ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • Fiziksel ve mesleki terapi. Bu tür terapiler eklem ağrısını hafifletmeye, eklem esnekliğini artırmaya ve eklem gerginliğini azaltmaya yardımcı olabilir. Atel ve diğer yardımcı cihazları kullanabilirsiniz.
  • Kilo kontrolü. Sağlıklı bir kiloyu korumak veya gerekirse kilo vermek semptomları önlemeye veya hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • İlaçlar. Bunlara ağrı kesiciler ve antiinflamatuar ilaçlar dahildir. Bunları ağızdan hap olarak alabilirsin. Ya da bir kremle cildinize sürebilirsiniz.
  • Eklemlere yağlayıcı enjeksiyonları. Bu sıvılar normal eklem sıvısını taklit eder.
  • Eklem ameliyatı. Ciddi hasarı olan bir eklemi onarmak veya değiştirmek için ameliyat gerekebilir.

Tüm tedavilerin riskleri, faydaları ve olası yan etkileri hakkında doktorunuzla konuşun.

Osteoartritin olası komplikasyonları nelerdir? OA, eklemlerin zamanla kötüleşmesine neden olduğundan, sakatlığa neden olabilir. Ağrı ve hareket problemlerine neden olabilir. Bunlar, normal günlük aktiviteleri ve görevleri daha az yapmanızı sağlayabilir.

Osteoartrit ile yaşamak OA için bir tedavi olmamasına rağmen, eklemlerin çalışmaya devam etmesine yardımcı olmak önemlidir. Ağrı ve iltihabı hafifletebilirsiniz. Sağlık uzmanınızla birlikte bir tedavi planı üzerinde çalışın. Plan ilaç ve terapi içerebilir. Yaşam kalitenizi artırabilecek yaşam tarzı değişiklikleri üzerinde çalışın. Bunlar şunları içerebilir:

  • Kilo kaybetmek. Ekstra ağırlık, kalçalar ve dizler gibi ağırlık taşıyan eklemlere daha fazla baskı uygular.
  • Egzersiz yapmak. Bazı egzersizler eklem ağrısını ve sertliğini hafifletmeye yardımcı olabilir. Bunlara yüzme, yürüme, düşük etkili aerobik egzersiz ve hareket açıklığı egzersizleri dahildir. Germe egzersizleri de eklemlerin esnek kalmasına yardımcı olabilir.
  • Aktivite ve dinlenmeyi dengelemek. Eklemlerinizdeki stresi azaltmak için aktivite ve dinlenme arasında geçiş yapın. Bu, eklemlerinizi korumaya ve semptomlarınızı hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • Yardımcı cihazları kullanma. Bastonlar, koltuk değnekleri ve yürüteçler, belirli eklemlerdeki stresi önlemeye ve dengeyi iyileştirmeye yardımcı olabilir.
  • Uyarlanabilir ekipman kullanma. Ulaşıcılar ve yakalayıcılar, erişiminizi genişletmenize ve gerilmeyi azaltmanıza izin verir. Giyinme yardımcıları daha kolay giyinmenize yardımcı olabilir.
  • İlaç kullanımını yönetmek. Bazı iltihap önleyici ilaçların uzun süreli kullanımı mide kanamasına neden olabilir. Bu riski azaltmak için bir plan oluşturmak için sağlık uzmanınızla birlikte çalışın.

Kireçlenme hakkında önemli noktalar

  • Osteoartrit, kronik bir eklem hastalığıdır. Çoğunlukla orta yaşlı ve yaşlı yetişkinleri etkiler.
  • Eklem kıkırdağının parçalanmasıyla başlar.
  • Risk faktörleri arasında kalıtım, obezite, yaralanma ve aşırı kullanım yer alır.
  • Yaygın semptomlar ağrı, sertlik ve eklemlerin sınırlı hareketini içerir.
  • Tedavi ilaçlar, egzersiz, ısı ve eklem enjeksiyonlarını içerebilir. Ciddi şekilde hasar görmüş bir eklemi onarmak veya değiştirmek için ameliyat gerekebilir.

Nov 29, 2018

· 4 min read

AdobeStock By ladysuzi

Kimlerde Görülür? Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nasıldır?

Halk arasında eklem kireçlenmesi olarak bilinen Osteoartrit, dejeneratif (bozan, tahrip eden) eklem hastalığı olarak tanımlanır. Eklem yüzlerinde bulunan kıkırdak dokusunun harabiyeti ve kemik yapısında meydana gelen değişikliklere bağlı olarak, ağrı, hareket kısıtlılığı ve bazen şişlik gibi şikayetler oluşturur. Osteoartrit (kireçlenme) sistemik bir hastalık değildir, yani sadece eklem ve eklem çevresindeki kas-kemik dokularını etkiler, diğer organlarımızda bir hastalık oluşturmaz. Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, ilk olarak eklem kıkırdak fonksiyonunda bozulma başlar, bu fonksiyon bozukluğu kıkırdağın yapısını bozarak kıkırdağın incelmesine ve yırtılmasına neden olur. Daha sonra bu hasar ilerleyerek, kıkırdağın altında ve çevresinde bulunan kemik dokusunda tahribata ve şekil bozukluğuna, eklem içerisindeki menisküs veya bağlarda ödeme ve hasara, eklem çevresindeki kaslarda zayıflamaya neden olur.

AdobeStock by Sagittaria

Toplumda en sık görülen eklem rahatsızlığı olan osteoartrit, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkilemektedir. Vücutta hemen hemen tüm eklemlerde görülebilmekle birlikte en sık görüldüğü yerler; el eklemleri, omurga , dizler ve kalçalardır. Eklem kireçlenmesi, bu eklemlerden sadece bir tanesinde olabileceği gibi aynı anda yaygın olarak bir çok eklemde de bulunabilir.

Kimler eklem kireçlenmesi için risk altında ?

Eklemlerimiz de bizimle birlikte yaşlanmaktadır, bu sebeple eklem kireçlenmesinin en büyük risk faktörü ileri yaştır.

Eklem kireçlenmesi kadınlarda, özellikle menopoz sonrasında çok sık görülür. Eklem kireçlenmesinin genetik bir yanı da vardır, kadın cinsiyet ve aile fertlerinde eklem kireçlenmesi olması, hastalığın gelişmesini kolaylaştırmaktadır.

Fazla kilolu ve obez kişiler, eklemlere binen fazla yük ve bu yükün kontrolsüz dağılımı nedeniyle risk altındadır.

Eklem yapısının bozulduğu durumlarda, örneğin; tahrip edici eklem iltihabı geçirenler, kırık veya eklem operasyonu geçirenler, eklemlerini zorlayıcı işlerde gereğinden fazla kullananlar, eklem yapısının yıpranmasından ve hasarından dolayı risk altındadır.

Ayrıca kötü beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı da eklem kireçlenmesi açısından risk oluşturmaktadır.

Eklem kireçlenmesinin belirtileri nelerdir ?

En önemli belirtileri şunlardır;

  • Eklemlerde ağrı
  • Özellikle sabah başlayan ve gün içerisinde hareketle gerileyen tarzda tutukluk hissi
  • Eklem hareketlerinin azalması, eklemi yeteri kadar bükememe veya açamama
  • Eklemde şişlik, şekil değişikliği olması
  • Hareketle eklemlerde çıtlama/kütleme tarzı ses oluşması (krepitaston)

Eklem kireçlenmesinde şikayetler sessizce başlar, yıllar geçtikçe yavaş yavaş ilerleyerek kendini belli eder. Şikayetlerin tipi, kişinin günlük aktivitelerine bağlı olarak çok çeşitli şekillerde olabilir. Örneğin 50 yaş üstü kadınlarda, oturup kalkmakta güçlükler ile kendini gösterebilir, bir süre sonra sabah tutuklukları ve hareket güçlükleri nedeni ile günlük işleri yapmakta zorlanma ve kişisel ihtiyaçları gidermede sorunlarla karşılaşılabilir.

Nasıl tanı konur?

Eklem kireçlenmesinin tanısı, alanında tecrübeli hekimlerin değerlendirmesi ile konulabilir. Tanıda en önemli faktör kişinin şikayetidir. Buna ek olarak muayene bulguları ve radyolojik görüntüleme yöntemleri (direk grafi, tomografi, MRI vs.) kullanılarak teşhis konulmaktadır. Yukarıda saydığımız şikayetlerden bir veya birkaçı sizde mevcut ise, kesin tanının konulması için doktorunuza başvurunuz.

AdobeStock By detailblick

Eklem kireçlenmesinin tedavisi nedir ?

Maalesef eklem kireçlenmesinin kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Mevcut tedavi yöntemlerinin amacı kişinin ağrısını azaltmak, eklem hareket kısıtlılığını engellemek, eklem harabiyetini durdurmak, eklem onarımını arttırmak ve böylece kişinin günlük yaşam aktivitelerini ağrısız ve rahat bir şekilde gerçekleştirmesini sağlamaktır.

Tedavide öncelikli olarak düzenli egzersiz yöntemleri ile eklem dolaşımının arttırılması, eklem beslenmesinin ve esnekliğinin arttırılması sağlanmalı, eklem çevresindeki kasları güçlendirerek hareket kabiliyetinin geliştirilmesi gerekmektedir. Egzersiz programı olarak haftada 3–4 kez orta şiddette ve ortalama 30–40 dakika süren yürüyüş yapılması, ağırlık kullanarak veya su içerisinde yapılan hareketlerle kasların güçlendirilmesi gayet uygun olacaktır. Omurga kireçlenmesi durumunda ise düzenli yürüyüşe ek olarak omurga esnekliğini arttırıcı germe egzersizleri ve yüzme çok faydalıdır. Gerektiğinde baston, dizlik ve tabanlık gibi cihazlar kullanılması, hastalığın ilerlemesini yavaşlatır ve hastaların günlük hayatlarını daha rahat sürdürmelerini sağlar.

Ağrı ve şişlik oluşumunu önlemek için ise ağrı kesici ilaçlar ve cilt üstüne sürülen jeller kullanılır. Ayrıca tedavi planına fizik tedavi yöntemlerinden elektriksel tedavi yöntemleri, ultrason veya lazer tedavisi, sıcak havuz uygulamaları (balneoterapi) eklenebilir.

AdobeStock By chompoo

Uygulanabilecek diğer bir tedavi metodu ise eklem içerisine eklem yıkımını yavaşlatmak ve kıkırdak tamiri hızlandırmak için Glukozamin sülfat, Hiyalüronik asit gibi bağ dokusu temel maddelerinin veya PRP( platelet rich plasma) gibi kişinin kendi kanından elde edilen onarıcı hücrelerin enjeksiyonudur. Ayrıca osteoartrit hastalarında akapunktur ve mezoterapi gibi geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları kullanılabilir. Bu tedavilerinin alanında uzman tecrübeli hekimler tarafından uygulanması esastır.

Tüm bu cerrahi olmayan uygulamaların fayda etmediği ileri evre eklem kireçlenmelerinde, kişinin günlük yaşam aktiviteleri kireçlenme nedeniyle ileri derecede bozulmuşsa ve şiddetli ağrı mevcutsa, cerrahi tedavi metotlarının düşünülmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak

Eklem kireçlenmesi (osteoartrit), toplumda çok sık görülen, toplum sağlığını etkileyen ve bireysel yaşam kalitesini düşüren, nedeni tam olarak aydınlatılamamış kronik bir rahatsızlıktır. Şikayetler yıllar içerisinde yavaş yavaş başlamakta, zamanla ilerlemekte, önlem alınmaması halinde hayat kalitemizi oldukça düşürebilecek seviyelere gelebilmektedir. Hastalığı tamamen ortadan kaldıran etkin bir tedavi metodu hala bulunamamıştır. Tanısı ve mevcut tedavi planı kesinlikle alanında tecrübeli hekimlerce planlanmalıdır.

Sağlıcakla kalın.

DİZ KİREÇLENMESİ

DİZ AĞRILARINA BİLİMSEL YAKLAŞIM VE DİZ KİREÇLENMESİNDE GÜNCEL TEDAVİLER

Diz ağrısının sebepleri nelerdir?

Diz ağrılarının çok çeşitli sebepleri vardır.  Bunları bir çok gruba ayırabiliyoruz. Örneğin ağrının başlangıç zamanına göre yeni başlayanlar akut , 3 aydan daha uzun bir süredir olanlara ise kronik ağrı diyoruz. Akut diz ağrılarının en önemli sebepleri, spor yaralanmaları, düşmeler, menisküs yırtıkları, eklem romatizmasının kriz dönemleri örnek olarak sayılabilir. Kronik diz ağrısın en önemli sebepleri ise, gençlerde diz kapağının rahatsızlıkları, yaşlılarda ise kireçlenmedir. Orta yaşlarda ise iltihaplı romatizmaları sayabiliriz. 

Peki teşhiste neler yapıyoruz?

Tabi ki öncelikle ayrıntılı bir muayene gerekir. Muayene ile diz ağrılarının teşhisini %95 in üzerinde bir doğrulukla anlayabiliriz. Tanıyı kanıtlamak  ve kesinleştirmek için görüntüleme yöntemleri ve kan tahlilleri gerekmektedir. Günümüzde diz ağrılarının teşhisinde röngten ve MR halen en sık kullanılan yöntemler olmasına rağmen, ultrasonografi son yıllarda öne çıkmaya başlamıştır. Ultrasonografi, dizin birkaç yapısı dışında , tüm dokuların görüntülenmesine izin verir. Bizim gibi muayeneyi yapan klinisyen doktor tarafından yapılması önemli bir avantajıdır. İltihap ve romatizmal patolojilerin gösterilmesinde, doppler özelliği sayesinde, MR ‘dan çok daha üstündür. Girişimsel tedavilerde, örneğin dizin içinde bir sıvı ya da kisti iğne ile boşaltmak için , iğnenin yerini doğru bir şekilde görebilmek için yine ultrason kullanırız. En önemli dezavantajı, çok fazla tecrübe gerektirmesidir. 

    

Diz ultrasonu videosu 1              Diz ultrasonu videosu 2            Dr  Ahmet Sümen Kanal Türk

Diz kireçlenmesi neden olur? belirtileri nelerdir?

Kireçlenme; yani eklemde sıvı azalması ; kıkırdak erimesi ; kıkırdak kireçlenmesi ; eklem dejenerasyonu ; artroz … Bunların tümü aynı şeyi ifade etmektedir. Yani kireçlenme . Burada öncelikle birşeyi düzeltmemiz gerekiyor. Her kireçlenmesi olan hastada, eklemde sıvı azalması olmaz. Bazen kireçlenme ile birlikte eklemde sıvı artışı olmaktadır. Bazen hastalarımızla bu konuda sorun yaşayabiliyoruz. Daha önce bir doktor tarafından kendisine kireçlenmeyi tarif etmek için sıvı azalması denmiş. Ultrasonla bir bakıyoruz dizin içi  aşırı sıvıyla dolu. Tabi bu iltihaplı sıvı. Bu sıvı normalden fazla olduğunda dizde, ağrı, yürüme ve hareket güçlüğüne neden olur. Bu yüzden kireçlenme tedavisine başlamadan önce bu  fazla sıvıyı boşaltmak gerekmektedir. Yani kireçlenmesi olan hastalarda bazen, dizin içinde sıvı artışı , iltihaplı sıvı artışı olabilmektedir. 

Kireçlenme neden olur En önemli sebep yaştır. Yaşla birlikte, kireçlenme görülme sıklığında belirgin artış söz konusudur. Kadınlarda biraz daha sık görülmektedir. Yaşlanma dışında, obezitetravma, geçirilmiş ameliyatlar, bacak boyu eşitsizliği gibi durumlar da kireçlenmeye neden olabilmektedir.  Bu sebeplerden özellikle obezite ön plana çıkmaktadır. Kilo vermek diz kireçlenmesi tedavisinde çok faydalıdır. 

Diz kireçlenmesinin en önemli belirtileri, dizlerde ağrı, tutukluk, sertlik ve yürüme güçlüğüdür. Bazı hastalarda yanma bazılarında ise dizlerde üşüme hissi de görülebilen diğer şikayetlerdir. Kireçlenmenin ilerlemesi durumunda ise, yukarıda belirtilen şikayetler artış gösterir, bacaklarda şekil bozuklukları başlar, sakatlık gelişebilir.

Diz kireçlenmesi tedavisi?

Öncelikle şunu mutlaka belirtmeliyim. Tek bir tedavi ile mükemmel bir sonuç beklemek hayal kırıklığı yaratabilir. Yani diz kireçlenmesi tedavisinde hastanın yaşı ve durumuna göre kombine bir tedavi programı belirlenmeli; rehabilitasyon bu tedavinin vazgeçilmez parçası olmalıdır. 

Bu tedaviler,

İlaçlar ( ağrı kesici, romatizma ilaçlar, kıkırdak hapları )

Eklem enjeksiyonları, ( HA, PRP, kortizon, anestezik ilaçlar , dextroz vs… )

Fiziksel yöntemler ( Tens, sıcak, soğuk, tedavi ultrasonu, manuel terapi, kaplıca, lazer, egzersiz  vs..)

Ortez ve cihazlama

Korunma önlemleri ( Kilo vermek, dizleri fazla kırmamak, diz kaslarını güçlendirmek )

Cerrahi

Enjeksiyon yöntemleri iltihap giderici ve iyileştiriciler olmak üzere ikiye ayırıyoruz. 

Ultrason ile değerlendirmemiz sonucunda dizde sıvı ve iltihap varsa öncelikle, bu sıvıyı boşaltıp, iltihap kurutucu ilaç enjekte ediyoruz. Dizin içi iltihaplı sıvıyla dolu iken dize kıkırdak sıvısı ya da PRP gibi tedaviler uygulanması tedavinin başarı şansını düşürür. 

İyileştirici tedaviler arasında, yaklaşık 15 yıldır uyguladığımız  hyaluronik asit ( HA ) tedavisi gelmektedir. Her hastada aynı sonucu göremesek de halen önemini , değerini koruyan bir yöntemdir. Tek doz ya da 3 doz olarak uygulanabilir. Çok nadiren hafif alerjik şikayetler dışında önemli bir yan etkisi yoktur. 

Ultrason ile kist tedavisi            Ultrason ile baker kisti tedavisi

PRP – kök hücre tedavisi, son yıllarda çok büyük umutlar vaaeden bir yöntemdir. Hastanın kendi kanı alınır, 10-15 dakikalık işlemden geçirilerek, trombosit ve beyaz küre hücrelerinde zengin kalan kısmı alınarak hastanın dizine enjekte edilir. Diz kireçlenmesinde toplam 3 doz olarak uygulama yapılır. Beklenen ciddi bir yan etkisi yoktur. Sadece, enjeksiyon sonrası bazı hastalarda reaksiyona bağlı hafif şişlik ve ağrı oluşabilmektedir. Bu durum birkaç gün süreyle buz uygulaması ve basit ağrı kesicilerle geçmektedir. 

PRP standart bir uygulama mıdır? Hastalarımızın dikkat etmesi gerekenler?

Evet, bu çok önemli. İdeal ve etkili bir PRP için, 1 birimkanda yaklaşık 1 milyon trombosit hücresi olması gerekir. Maalesef bizim de deneyimlerimize göre piyasadaki birçok PRP sistemi ideal trombosit sayısına ulaşamamaktadır. Bizim önerimiz, hastalarımızın hazırlanan örneklerden hücre sayımı yaptırmalarıdır.

PRP tedavisi sonrası, hastanın mümkünse kortizon gibi ilaçları kullanmaması gerekir. Fizik tedavi ve egzersizlerini düzenli yapması çok faydalıdır.  PRP etkisini hemen göstermez, etkisini görebilmek için 3 ay kadar beklemek gerekir. 3 ay sonunda hastanın ağrı, hareket zorluğu  şikayetlerinde belirgin düzelme bekliyoruz.

Diz kireçlenmesi tedavisinde ameliyat ne zaman gerekir?

Diz kireçlenmesinin tedavisinde, ameliyat dışı yöntemlerle başarı elde edilememişse, protez ameliyatları iyi bir seçenek olabilmektedir. Yukarıda bahsettiğimiz yöntem ve tedaviler ile hastanın ağrısı geçmiyor, dizlerinde hareket zorluğu, yürüme güçlüğü düzelmiyor ise ve bunlar kişinin günlük yaşantısını etkileyecek düzeyde ise ameliyat öneriyoruz. Tabi ki ameliyatın, riskleri olduğu gibi, başarılı olma garantisi de yoktur. O yüzden diz kireçlenmesi henüz   ilerlememiş hastalarda tedaviye başlamak daha uygun gibi görünmektedir. 

Özetle;

Diz ağrılarına yaklaşımda, teşhis ve takipte, tecrübeli bir uzman tarafından yapılan ultrasonografik değerlendirmenin önemi büyüktür. 

Diz kireçlenmesinin tedavisini tek bir tedaviye bağlamak yerine bilimsel olarak kanıtlanmış iğne tedavileri ile birlikte kapsamlı bir rehabilitasyon programı daha uygundur.

Kireçlenmeyi azaltmaya yönelik enjeksiyon tedavileri, eklem içine PRP kök hücre ve hyaluronik asit enjeksiyonlarıdır. 

Obez hastalarda kilo vermek, diz ağrısı ve yürüme güçlüğünü yarı yarıya iyileştirebilir. 

İyi ve kaliteli bir şekilde uygulanmış tedavilere rağmen,  şikayetlerde azalma olmuyorsa en iyi seçenek cerrahi olabilir. 

PRP Kök hücre tedavisi videomuzu izleyebilrsiniz.              

Konuyla ilgili ulusal basında çıkan yazılarımıza ulaşmak için tıklayınız. Etiketler: Diz Ağrısı , Diz Kapak Ağrısı , Diz kireçlenmesi , Menisküs , Menisküs Yırtığı , Dizlerde Sıvı Kaybı , Kıkırdak Erimesi

Diz kireçlenmesi, dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir sağlık sorunudur. Özellikle oturup kalkarken veya merdiven çıkarken şiddetli ağrılara sebep olmaktadır. Bununla birlikte erken teşhis edildiğinde kolaylıkla önüne geçilebilen bir hastalık olma özelliği taşımaktadır.

Diz Kireçlenmesi Nedir?

Osteoartrit olarak bilinen kireçlenme sorunu, ağırlık taşıyan eklemlerin yaşlanmaya bağlı olarak aşınması durumudur.  Dizler, vücudun en fazla ağırlık taşıyan ve bundan dolayı kireçlenmeden en fazla etkilenen eklemlerinden birisidir. Diz ekleminde kireçlenme sorununa, ‘gonartroz’ adı verilmektedir. Bununla birlikte kireçlenme öncelikle kıkırdaktan başlar. Ardından kıkırdak altındaki kemiği, eklem kapsülünü ve eklemin etrafında bulunan bağları etkiler.

Bunların dışında osteoartrit, tüm eklemleri etkilese de çoğunlukla bu bozukluk el, diz, kalça ve omurga eklemlerinde görülmektedir. Oluşan hasar tedavi ile tamamen düzeltilemese de, semptomların şiddeti azaltılabilir. Hareketli olmak, sağlıklı bir kiloyu korumak ve belirli tedavileri düzenli olarak almak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir. Bununla birlikte eklem fonksiyonunu iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Diz Kireçlenmesi Belirtileri

Dizde kireçlenme belirtileri, çoğunlukla diz ekleminde ağrı ve kısıtlı hareket olarak kendini göstermektedir. Ancak semptomların mutlaka hissedilmesi veya belirgin olması gerekmez. Hastalığın erken dönemlerinde, etkilenenler genellikle dizini hareket ettirirken hafif bir ağrı hissetmektedir. Hissedilen ağrı ağırlıklı olarak birkaç adımdan sonra kaybolur.

Bunlarla birlikte yaygın olarak görülen belirtiler şu şekildedir:

  • Giderek artan ağrı
  • Diz kapağında şişlik ve hassasiyet
  • Hareket kısıtlığı
  • Hareket esnasında duyulan çatlama sesi
  • Diz deformiteleri

Gonartroz devam ettiği takdirde, tüm kıkırdak materyali bir süre sonra parçalanmış olur. Daha sonra korunmasız kemik uçları birbirine sürtünerek, ciddi hareket kısıtlamaları ve ağrı hissedilmesine neden olur. Bununla birlikte ağrı uzun bir müddet devam edebilir ve doğrudan hareketle alakalı olmayabilir.

İleri evrede dizde kireçlenme nedeniyle diz eklemindeki kıkırdakta azalma geri döndürülemez. Ancak hastalığın ilerleme hızı ve semptomların etkisi üzerinde kontrol sağlanabilir. Bunların yanı sıra, fazla kiloları azaltmak ve fiziksel olarak aktif kalmak diz kaslarını güçlendirir. Bunlar hastalığın ilerlemesini büyük ölçüde geciktirir ve böylece olumsuz etkiler büyük ölçüde azalır.

Diz Kireçlenmesi Nedenleri

Kireçlenme, eklemlerinizi çepeçevre saran kıkırdak dokunun aşınması sonucu meydana gelen bir sağlık sorunudur. Dokuların tamamen aşınması halinde, kemikler birbirine sürtünme noktasına kadar gelebilir. Bununla birlikte diz kireçlenmesine zemin hazırlayan bazı nedenler ise şu şekildedir:

  • Obezite,
  • Genetik yatkınlık,
  • Eklemlerin fazla kullanımı,
  • Yaş,
  • Ağır spor aktiviteleri.

Sağlıklı kilonuzu koruduğunuz takdirde, kalça, diz ve belinizde meydana gelecek kireçlenmeyi büyük oranda engelleyebilirsiniz. Ayrıca yaşanan bir kilo kaybı, var olan kireçlenmenin ilerleyişini durdurabilir. Özellikle sporcu yaralanmalarında kireçlenme meydana gelme riski çok fazladır. Bununla birlikte kıkırdak yapımında genlerden kaynaklı kalıtsal bir problem olması halinde de bu eklemlerin bozulma olasılığı bulunmaktadır. Ayrıca bazı eklemlerin aşırı derecede zorlanması ve gereğinden fazla kullanımı, kireçlenme riskini büyük oranda artırır. Buna bağlı olarak yaş faktörü de kireçlenme geliştirme ihtimalini barındırmaktadır. İleri yaşlarda hareket aktivitesinin zayıflamasına bağlı olarak eklemlerde osteoartrit görülebilir.

Risk Faktörleri

Diz kapağında kireçlenme oluşma riski bazı durumlarda daha fazla olmaktadır. Bu riski arttıran faktörler ise şu şekildedir:

  • Yaşlanma
  • Enfeksiyon
  • Romatizma
  • Sık geçirilen diz yaralanmaları
  • Hemofili
  • İnflamatuar sağlık sorunları (lupus, gut vb.)

Kireçlenme Hangi Eklemlerde Olur?

Osteoartrit, tüm eklemleri etkileyen bir sağlık sorunudur. Ancak çoğunlukla el, ayak, diz, kalça ve omurga eklemlerinde görülmektedir.

Ayak Kireçlenmesi

Ayak anatomisinde toplamda 28 kemik bulunmaktadır ve bu kemikler otuzdan fazla eklem yapısı ile birbirine bağlanmaktadır. Talus olarak adlandırılan ayak bileği eklemi, ayak kemikleri ile kaval kemiği arasında bulunan oldukça karmaşık ve büyük bir eklemdir. Söz konusu eklem kıkırdağının farklı sebepler ile aşınması, eklem sıvı kaybı ve eklemi oluşturan kemiklerin birbirine sürtünmesi hali, ayak bileği kireçlenmesi olarak adlandırılmaktadır. Romatoid artrit ve bazı travmatik olaylar bu sağlık sorununun oluşma riskini artırır.

Tedavisinde, genel olarak fizik tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Erken evrede medikal tedaviler işe yaramaktadır. Ancak ileri evre kireçlenme problemi cerrahi yöntemlere başvurmayı gerektirebilir.

Kalça Kireçlenmesi

Kireçlenme tipi eklem hastalığının en çok görüldüğü bölgelerden biri de kalça eklemidir. Kalça kireçlenmesi diz kireçlenmesine oranla daha az oluşmaktadır. Ancak hastaların günlük yaşamını daha çok zorlaştırıp konforlarını daha fazla etkilemektedir. Bu eklem hastalığında da en çok görülen şikayet, ağrıdır. Oturup kalkma, merdiven inip çıkma, arabaya inme binme, çorap giyme gibi günlük eylemlerde ağrı ve zorluk yaşanması önemli belirtilerdendir. Hastalık ilerledikçe daha basit aktivitelerde bile ağrı hissedilir. İleri evrede bacakta kireçlenme de başlayarak kişi, tamamen hareket edemez hale bile gelebilir.

Omurga Kireçlenmesi

Omurga, vücudun ağırlığını taşımakla birlikte beyinden çıkan sinirleri de korumakla görevlidir. Omurgamızı oluşturan kemikler, ‘omur’ olarak adlandırılmaktadır. Bu kemikler arasında hareket etmemize olanak tanıyan ve yukardan gelen yükün emilerek düzgün bir şekilde alt kısımlara iletilmesini sağlayan disk adı verilen yastıkçıklar bulunmaktadır. Bu disklerin arasındaki sıvının azalması sonucu omurga kireçlenmesi meydana gelmektedir.

Hastalarda genellikle bel ağrısı, yürürken bacaklarda uyuşma hissi ve karıncalanma gibi belirtiler görülmektedir. İlaç tedavisi ve fizik tedavi hastalığın seviyesine göre tercih edilen tedavi yöntemleridir. Tedavide amaç, hastanın ağrısını azaltmakla birlikte verilecek egzersiz planı ile bel kaslarının güçlenmesini sağlamaktır.

El Kireçlenmesi

Eller dış dünya ile fiziksel olarak bağlantı kurmamıza yarayan en önemli organlardan biridir. Bununla birlikte elleri ve parmakları tutan bir çok hastalık bulunmaktadır. Parmak eklemlerinin kireçlenmesi de bu hastalıklardan biri olarak karşımıza çıkar. Ancak bu eklem rahatsızlığı, romatizmal tutulumlardan biraz farklıdır.

Eklemlerin yapısında iki karşılıklı kemik yüzeyini saran kıkırdak ile eklemi çepeçevre örten zarlar bulunmaktadır. Eklem boşluğunda ise eklem sıvısı yer almaktadır. Bu sıvı kayganlığı sağlar. Bununla birlikte damardan yoksun olan kıkırdağın da beslenmesine olanak tanır. Kıkırdak, yapısı ve bulunduğu şartlar dolayısıyla zedelenmesi halinde kendisini onarma yetisi çok sınırlı olan bir dokudur. Eklem zarı, çevre bağlar ve kaslar eklemin korunmasında görevlidir. Ancak bağların gevşek, kasların zayıf kalması eklemdeki bozulma sürecini hızlandırmaktadır.

Yaş ilerledikçe el ve parmak eklemelerinde kireçlenme riski artmaktadır. Bununla birlikte, el eklemlerindeki kireçlenme daha çok parmakların uç eklemlerinde ardından orta eklemlerinde oluşmaktadır. Tedavisinde eklemleri aşırı yükten korumak amaçlanır. Bunun için atel kullanmak, enflamasyon oluşmuşsa romatizmal ilaçlar, enflamasyon yok ama ağrı hissediliyorsa, parasetamol gibi ağrı kesiciler kullanılmaktadır. Bu önlemler ilerde oluşabilecek sorunların da gelişmesini engeller.

Diz Kapağı Kireçlenmesi

Patellofemoral adı verilen eklemdeki kıkırdaklar zamanla aşınarak, kıkırdağın soyulmasıyla eklemin hasar görmesine neden olur. Oluşan bu aşınma, diz kapağı kireçlenmesi olarak anılmaktadır. Diz kapağında bulunan kıkırdak parçalanarak ortadan kalktığı durumda kemik açığa çıkarak sürtünmeler olur. Bu da hareket halinde şiddetli ağrı duyulmasına neden olur. Diz kireçlenmesi, farklı tedavi seçenekleri ile önlenebilmektedir.

Diz Kireçlenmesi Tanı Yöntemleri

Dizde sıvı kaybı ve kireçlenme olduğuna dair belirti ve bulgu gözlenen hastalara, kesin teşhis için uygulanan bazı tetkikler bulunmaktadır. Ancak bundan önce hastaya alanında uzman bir hekim tarafından detaylı bir fizik muayene yapılır ve tıbbi öyküsü alınır. Dizde hissedilen hassasiyetin nedeni bir röntgen çekimi ile belirlenmektedir. Bununla birlikte diz eklem aralığında kıkırdak kaybına bağlı daralma, eklem yüzeyinde hasar, osteofit dolarak adlandırılan kemik sivriliklerinin saptanmasıyla teşhis konabilir.

Bazı ileri evrelerde teşhis için röntgen grafisi yeterli olmayabilir. Bu gibi durumlar için manyetik rezonans (MRI) çekimi büyük ölçüde fayda sağlar. Bunun yanında kireçlenme, genel olarak Kellgren-Lawrence skoruna göre 5 farklı şiddet derecesinde sınıflandırılmaktadır:

  • 0. Evre: Artroz bulgusu yok,
  • 1. Evre: Minör eklem boşluğunda daralma,
  • 2. Evre: Minör eklem boşluğunda daralma ile birlikte hafif düzensizlikler,
  • 3. Evre: Eklem boşluğunda belirgin olan daralma ve ağır düzensizlikler,
  • 4. Evre: Eklem boşluğunda belirgin daralma ve deformasyon, yani kemik hücrelerinin ölümü.

Diz Kireçlenmesi Tedavisi

Gonartroz tedavisinde farklı ağrı kesiciler ve glukozamin preparatları kullanılabilmektedir. Hyaluronik asit gibi ürünler, eklem sıvısının kalitesini arttırmak, eklem hareketlerini daha kolay bir hale getirmek için diz kireçlenmesi iğne tedavisinde uygulanır. Kortikosteroid iğneleri özellikle alevlenme dönemlerinde çok etkili bir uygulamadır. Bununla birlikte proloterapi, mezoterapi, PRP ve kök hücre gibi yöntemler, yakın zamanda öne çıkan enjeksiyon tedavi teknikleridir.

Diz kireçlenmesi tedavisi için en önemli nokta, aşırı kilolardan kaçınmaktır. Fazla kiloların eklemlerde meydana getirdiği anormal yükler, kıkırdak dokusunda geri dönüşü olmayan zararlara yol açmaktadır. Bununla birlikte beklenenden çok daha erken yaşta diz kireçlenmesi görülmesine sebep olur. Hastalık başladıktan sonra da kilo vermek oldukça önemlidir. Kilo vererek hastalığın ilerlemesi yavaşlatılır ve ağrılar azaltılır.

Düzenli ve zor olmayan egzersiz programları da eklem sağlığı için oldukça önemlidir. Haftada 5 defa 20-30 dakikalık düşük yoğunluklu egzersiz, hem genel sağlık hem de eklem sağlığı için çok yararlıdır. Yüzme, yürüyüş, bisiklet, golf gibi sporlar ileri yaşlarda da yapılabilmesi nedeniyle, bu rahatsızlıktan korunmada etkilidir.

Lazerle Kireçlenme Tedavisi

Son zamanlarda gelişen tıp teknolojileri sayesinde sıklıkla uygulanan lazer teknikleri, kas-eklem hastalıklarının tedavisi için de kullanılmaktadır. Bel, boyun fıtığı, dizde kireçlenme veya menisküs ve tüm eklem ağrıları gibi çok sayıda hastalık lazerle tedavi edilmektedir. Bu uygulamalarda hastanın yakınmaları ve hastalığın derecesine göre lazer ışını ve dalga boyu seçilmektedir. Bununla birlikte bir saat süre ile lazer ışını hasarlı bölgeye uygulanmaktadır. İşlemden sonra hasta yürüyerek normal yaşamına devam eder. Lazer tedavisinin ilk seansından itibaren hasta iyi hissetmeye başlar ve giderek şikayetler azalır. Lazer tedavisi genel olarak 21 gün boyunca haftada iki gün yapılacak şekilde planlanır. Altıncı seansın sonunda hastaların şikayetleri geçmiş olur.

Diz Kireçlenmesi Ameliyatı

Gonartroz sorununun tedavisi için medikal ve fizik tedavi uygulamalarının dışında ileri evrede cerrahi yöntemler de uygulanmaktadır. Yapılan tetkikler ve alanında uzman bir doktor tarafından gerçekleştirilen detaylı fizik muayene sonrasında sorunun medikal tedavilerle giderilemeyeceği anlaşılırsa, ameliyat kararı alınır. Bunun için uygulanan farklı cerrahi teknikler bulunmaktadır. Mevcut teknikler sırasıyla şu şekildedir:

  • Artroskopik Debridman: Artroskopi hem eklemin içerisindeki problemin görülmesi hem de cerrahi tedavi maksatlı kullanılan bir tekniktir. Doktorun, eklem içerisindeki dokuları daha geniş görmesine olanak tanıyan bu teknik ile doğru tanı konulabilmektedir. Bununla birlikte artroskopik debridman yönteminin başarı oranı oldukça yüksektir. Özellikle erken evre diz kireçlenmelerinde bu yöntemle büyük başarı elde edilirken hastaların günlük hayatlarına dönmesi de çok kolay olur.
  • PRP Tedavisi: Dokularda başlayan zedelenmeyi tedavi etme yetisi olan kan hücreleri, diz kireçlenmesi ameliyatlarında da kullanılan teknikler arasında bulunmaktadır. Hastadan alınan belli bir miktarda kan ile yapılan uygulama sonrası hasar gören dokular, çok daha hızlı bir şekilde iyileştirilmektedir. İstirahat dönemini oldukça kısaltan bu teknik sayesinde diz kireçlenmesi şikayetleri giderilmektedir.
  • Diz Protezi: Tüm tedavi yöntemleri denendikten sonra başarılı sonuç alınmamışsa veya cerrahın tahmini ile diğer yöntemlerin fayda sağlamayacağına karar verildiği durumlarda uygulanan bir tekniktir. Özellikle 65 yaşını geçmiş hastalarda uygulanmaktadır. Diğer tekniklere göre işlem sonrası, daha çok dikkat gereken bir yöntemdir. 55-65 yaş arası hastalarda kolaylıkla uygulanabildiği gibi daha genç hastalarda diğer tekniklere oranla az kullanılmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Diz kireçlenmesi olanlar nelere dikkat etmeli?

Bu hastalıkta genellikle hareketsizlikten kaçınmak gerekir. Bunun yanında aşırı kilolardan kurtulmak ve uzun süre ayakta kalmamak gerekir. Her yarım saatte bir kısa yürüyüşlerle sabit olan pozisyon değiştirilmelidir. Bununla birlikte hiç ara vermeden ağır egzersizler yapmak da kireçlenmeye neden olabilir. Bu sebeple molasız uzun yürüyüşler veya ağır antrenmanlardan kaçınmanız gereklidir.

Diz kireçlenmesinde bitkisel tedavi mümkün mü?

Bitkisel yöntemlerle bu hastalıktan kurtulmak pek mümkün değildir. Bitkisel tedaviler denilen yollarla placebo etkisiyle bir süre ağrılarınız azalabilir. Ancak eklemlerinizde oluşan hasarın herhangi bir bitkisel yöntemle giderilebilmesi imkansızdır.

Egzersiz yaparak diz kireçlenmesi geçer mi?

Egzersiz sağlıklı bir yaşam için zaten gerekli olan bir pratiktir. Bununla birlikte diz kireçlenmesinde de olumlu etkileri bulunmaktadır. Fakat aşırı zorlanmaya neden olabilecek bilinçsiz egzersiz yapmak çok daha ciddi problemler yaşamanıza yol açar. Bu nedenle diz kireçlenmesinde fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına başvurulması ve onun direktifleri ile bir program hazırlanması gerekir.

Gonartroz kimlerde görülür?

Erken yaşlarda görülebilmekle beraber daha yaygın olarak orta ve ileri yaşlarda görülür. 50 yaş üstü kadınlarda ise daha sık meydana gelir.

Dizdeki kireçlenme nasıl geçer?

Diz kireçlenmesi ciddi bir hastalık olduğu için fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı hekimlerce tedavi edilmesi gerekmektedir. Çevreden duyulan bilim dışı yöntemler ile tedavi edilmesi mümkün değildir.

Avicenna Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Doktorları

Ortopedi ve Travmatoloji bölümü doktor listesi aşağıda yer almaktadır:

Profesör Doktor Halil İbrahim Bekler

Ortopedi – Ataşehir Hastanesi

Operatör Doktor Bülent Gür

Ortopedi – Gültepe Hastanesi

Doçent Doktor İlker Abdullah Sarıkaya

Çocuk Ortopedisi – Kartal Hastanesi

Op. Dr. İsmail Kalkar

Ortopedi ve Travmatoloji – Ataşehir Hastanesi

Operatör Doktor Hüseyin Ekici

Ortopedi – Kartal Hastanesi

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации