Андрей Смирнов
Время чтения: ~37 мин.
Просмотров: 0

Diz Kapağı Sıvı Kaybı Dizde Sıvı Bitmesi Neden Olur Belirtileri Tedavisi İğnesi

Sistit Bitkisel Tedavisi konusunda birbirinden faydalı uygulamalar kullanılabilir. Bu tedavi uygulamalarını doktorunuz da sunacak ve iyileşme sağlayacaktır.

Sistit Bitkisel Tedavisi Ne Kadar Etkili?

Sistit, bakteriler sebebi ile idrar yolunda oluşan bir enfeksiyondur. Sistit kadınlarda daha sık görülen bir hastalıktır. Her kadın hayatı boyunca en az bir kere sistit rahatsızlığına tutulur.

Çünkü bayanların idrar yolu erkeklerinkinden daha kısa olduğundan dolayı bakteriler (koli basili, stafilokoklar ya da trachomatis), kadınların idrar yoluna cilt üzerinden daha kolay ulaşmaktadırlar. En yaygın görülen sistit belirtileri ise şunlardır: sık idrara çıkılması, karında batan ve keskin bir acı, idrara çıkıldığı zaman yanma hissi, ateş, genel rahatsızlık, ürperti vs.

En çok görülen sistit nedenleri de şunlardır: prezervatif, diyafram, sperm öldürücü jel gibi harici doğum kontrol yöntemlerinin kullanılması, uzun süreli ya  da sert cinsel ilişki sonucu idrar yolunda oluşan yaralar, menapoz ya da gebelik sebepli hormonal değişiklikler, tuvaletiniz geldiğinde idrara çıkmamanız (uzun süre idrarın tutulması), prostat iltihabı.

Doğal Tavsiyeler

Bol bol sıvı tüketilmelidir. İlk enfeksiyon belirtisi ortaya çıktıktan daha sonra, her saat en az bir bardak su içmek gerekmektedir. Bu neticede mesanenin temizlenip sistite sebep olan bakterilerden kurtulmak mümkün olabilir. Tuvalet geldiği zaman, tuvalete gitmek için çok beklenilmemelidir.

Eğer uzun süre bekletilir ise, üretilen idrarı tutabilmek için mesanenin genişlemesi gerekecektir. Bu durumda mesanenizin idrarı atacak gücü olmayacak ve mikroplar idrar yolunuzda kalacaktır. Rahatsız bölgeye ısı uygulanmalıdır. Karnın altına, sancının en sık olduğu yere sıcak su torbası koyulmalıdır.

Oturarak banyo yapılmalıdır. Eğer yanma hissiyatı çok fazla ise, ılık suyun içine oturarak banyo yapmak doğru olacaktır. Hamile kadınların gebelik döneminde bunu yapması, düşüğe neden olabileceği için önerilmemektedir.

Doğal çözümler ile evde şifalı bitkisel çayı tüketebilir ya da yine evde bu hastalık icin bitkiler ile cozumler bulmaya devam edebilirsiniz.

Cinsel ilişki sırasında hijyene çok önem gösterilmelidir. Cinsel ilişkiden önce eşin genital temizliğinin tam olduğundan emin olmak gerekmektedir. Aynısı karşı taraf için de geçerlidir. Pamuklu iç çamaşırı giyilmelidir. Bilhassa kadınlar için bu önemli bir tavsiyedir.

Çünkü bayanların iç çamaşırı ile olan temasları daha fazladır. Daha geniş iç çamaşırları, genitallerin nefes almasını izin verip daha kuru olmalarını sağlarlar. Erkekler için de en iyisi boxer giymektir. Alkollü içecekler tüketilmemelidir. Alkol İdrar yolunu rahatsız edeceğinden dolayı zararlıdır.

Bu yüzden sistitiniz var ise ya da çok sık sistit oluyorsanız alkol tüketmemeniz gerekir.

Sistit hastalığı olan bayanlara bitkisel tedavi kürü şu şekildedir; 1 bardak su, 1 tatlı kaşığı karabaş otu, 1 tatlı kaşığı melisa. Örneğin karabaş otu kürü hazırlanışı: Su kaynatılıp karabaş otu içine atılır. Karabaş otu kaynayan suya ilave edildikten sonra 3 dakika daha kaynatılmaktadır. Su sıcakken süzülür ve ılıkken içilmektedir.

Melisa kürünün hazırlanışı: Su kaynatılarak melisa içine atılır. Melisa kaynayan suya ilave edildikten sonra 3 dakika daha kaynatılır. Su sıcakken süzülür ve ılıkken içilir. Tedavinin ilk 3 gününde karabaş otu kürü, 4-5 ve 6. gün melisa kürü uygulanır. Sonraki 3 günde yine karabaş otu kürü ve sonraki 3 günde melisa kürü uygulanır. 21 gün süre ile hazırlanan kürü günde 3 defa içerek bu tekrar yapılmalıdır. Ayrıca maydanoz kürüyle de bu hastalık tedavi edilir.

Kızılcık suyu, organik olan kızılcık suyu idrar kesesi iltihabının önlenmesinde etkili bir yöntemdir. Fakat kızılcık suyu tek başına tedavi olarak kullanılamamaktadır. Meyve ve sebze tüketimini artırıp, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yaban mersini suyu, araştırmalar sonucunda koli basilini temizlemek için yaban mersini suyu kullanılabileceği gözlemlenmiştir. Zararlı bakteriler, yaban mersini suyu sayesinde vücuttan atılmaktadır. Elma sirkesi, günlük içilen su içerisine yalnızca bir iki çay kaşığı kadar elma sirkesi atılması, bakterilerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olmaktadır. Sistit hastalığına iyi gelen doğal uygulamalar bu şekildedir ve nasıl kullanılacağına dair tüm bilgiler sizlerle paylaşılmıştır.

Anasayfa » Sağlık » Uyuz Hastalığı Ve Tedavisi image

Uyuz hastalığı, uyuz nasıl tedavi edilir, uyuz nasıl bulaşır, uyuz nasıl geçer, halk arasında bilinen adı ise  “gidişik” hastalığı bir tür parazitin deri altına yerleşerek kaşıntıya neden olduğu bilinen bir tür cilt yani deri hastalığıdır. Bu cilt hastalığına neden olan parazit çok küçüktür ve asla göz ile görünmez bulaşıcı bir hastalık olan uyuz insandan insana bulaşabilir.

Uyuz hastalığı genel olarak ellerde, koltuk altlarında, karın bölgesinde ve el ayak parmak aralarında sıkça bulunur ve kaşıntıya sebeb olur bu kaşıntı insana çok büyük rahatsızlık verir. Aşırı şekilde kaşımak sonucu iltihapa neden olabilir. Uyuz hastalığı nasıl olur sorusuna kısaca cevap vermek gerekirse uyuz hastalığına sebep olan parazitin deri altına yerleşerek kaşıntıya neden olan bir cilt hastalığıdır. Uyuz hastalığına neden olan parazit çok küçüktür ve asla gözle görülmez.

Uyuz 0,2 mm boyunda bir parazittir. Kesinlikle sadece cilt temasıyla bulaşır diye birşey yok tabiki. Genellikle gençlerde cinsel temasla ve aynı giysileri giymekle bulaşabilir. Uyuz hastalığına yol açan mikrop açık hava solunumu yaptığı için cildin derinliklerine dalamaz. O yüzden sadece cilt katmanları arasına tünele benzeyen birtakım yollar açabilir. Uyuz parazitleri, giysilerde 3 gün süresince yaşayabilir.

Uyuz hastalığının tedavisi basit ve kolaydır genel olarak krem şeklinde verilen ilaçlarla hastalıktan kurtulmak mümkündür. Burada dikkat edeceğiniz konu kremi kullanmadan önce vücudun temiz olması ayrıca banyodan sonra ise iyice kurulandıktan sonra kremi kullanmaya özen göstermelisiniz. Size verilen ilaçı gece kullanmanız tavsiye edilir çünkü uyuz hastalığı geceleri dahada şiddetlenir.

Uyuz hastalığı tedavi edilen bir hastalık olmasına rağmen tekrardan nüksetme durumu vardır. Bu hastalıktan korunmak için mümkün oldukça

  • Uyuz hastalığına yakalanan kişilerin özel eşyalarını asla kullanmayın.
  • Hastanın bütün eşyaları kaynar suda yıkanmaları ve ütülenmelidir.
  • Uyuz olan kişiler ile yakın temastan kaçının,elini sıkmak bile bulaşması için yeterlidir.
  • Evde yıkanması zor olan eşyaları mutlaka ilaçlayınız.
  • Hasta olan kişilerin mümkün oldukça kalabalık ortamlara girmesi tavsiye edilmez.
  • Sık sık banyo yapılmalı ve bütün kıyafetler banyodan sonra değiştirilmelidir.

Uyuz tedavisinde kullanılan kremlerin çeşidi çok olsa da en etkili krem metrin deri merhemidir. Uyuz mikrobu Vücutta çok uzun süre yaşayabilir, ama insanların bu kaşıntıya karşı dayanması çok zordur dayanılmaz bir kaşıntı hissi oluşur. Uyuz kremi tamda bu devrede çok etkili ve rahatlatıcı etki göstererek kaşıntıyı ortadan kaldırır. Uyuz kremi yetişkinlerde tüm vücuda özellikle genital bölgeye, koltuk ve tırnaklara sürülerek bir tüpün tamamı bitirilecek şekilde sürülür ve ortalama 8 saat beklendikten sonra banyo yapılır. Uyuz kremi kullanıldığında uyuz hastalığı kesin olarak yok edilir. Eğer işinizi garanti altına almak istiyorsanız 10 gün sonra 2. defa aynı şekilde uyuz kremi tekrar kullanabilirsiniz. Uyuz tedavisinde kremi bütün aile bireylerinin kullanıması genel olarak tavsiye edilir. Uyuz kremi sürdükten sonra

Uyuz tedavi edilebilen bir hastalıktır. Uyuz tedavisi ne kadar sürer soruna cevap vermek gerekirse uyuz tedavisi ortalama olarak bir ay sürmektedir.

Uyuz tedavi kullanılan bir yöntem ise tuzlu sudur. Ülkemizde sıkça görülen bir diğer uyuz hastalığı da arpa uyuzudur. Kısa sürede uyuz belirtileri görülmeye başlar. Bu uyuz hastalığına yakalandığınızda tuzlu su ile yıkanmak çoğu zaman sorunun ortadan kalkmasını sağlamaktadır. Uyuza tuzlu su uygulamak çok eskiden beri kullanılan bir yöntemdir.

Uyuz hastalığı asla endi kendine geçmez bazen kuluçka döneminde kaşıntı azalması insanlarda iyileştiği hissi uyandırsa da uyuz kuluçka dönemimden sonra tekrar rahatsızlık verir mutlaka uyuz kremleri kullanmak ve bir doktora görünmek gerekmektedir.

Kükürtlü sabun uyuz hastalığına iyi geldiği bilinmektedir. Uyuz hastalığına yakalana kişiler bütün vücudunu kükürtlü sabun ile yıkadıklarında kaşınma hissi ortadan kalkacaktır. Kükürt pek çok deri hastalığına iyi geldiği gibi uyuz tedavisinde de çok etkilidir. Ayrıca arap sabunu ile karıştırılarak kullanmak mümkün.

Uyuza karşı sirke kullanmak diğer uyuz tedavisinde kullanılan bitkisel yöntemlerden biridir. Bir miktar kekik sirke ile beraber kaynatılır ve günde defa defa sürülür.

Uyuz hastalığına iyi gelen bitkiler ve uyuz hastalığı bitkisel tedavi yöntemleri ile uyuz hastalığından kurtulabilirsiniz. Sizlere uyuz hastalığı nasıl geçer, uyuz hastalığına iyi gelen bitkiler, uyuz için şifalı bitkiler nelerdir bilgi vermeye çalışacağım.

  • Taze kekik yaprakları ile cilt ovalanır
  • Teze nane yaprakları ile cildin her yeri ovalanır
  • Kekik ve sirke uyuz tedavisinde etkili bir yöntemdir. Bir miktar kekik ve sirke kaynatılarak vücuda sürülür.
  • Sabun otu kaynatılarak vücuda sürülür. Kaşıntı olan bölgeye sürenizde yeterlidir.
  • Sarımsak ezilerek bir miktar sirke ile beraber vücuda sürülerek kullanılır.

Sizlere bu yazımda uyuz nedir, uyuz nasıl tedavi edilir, uyuz belirtileri nelerdir uyuz nasıl geçer konuları hakkında bilgi vereye çalışırken uyuza iyi gelen bitkisel yöntemlerden bahsetmeye çalıştım. Unutmayın uyuz tedavi edilmezse belli bir süre sonra tekrar ortaya çıkar. Uyuz hastalığı kendiliğinden geçer mi diye düşünmek yerine bir doktora tedavi olarak kısa sürede uyuz hastalığını kökten yok edebilirsiniz…

BENZER KONULAR image Kalsiyum İçeren Besinler, Sebzeler, Meyveler ve Bitkiler İdrar Yolu Enfeksiyonu Nedenleri ve Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nedir? Sivrisinek Kaşıntısı Nasıl Geçer Yağlardan Kurtulmak İçin Etkili Yöntemler ve Öneriler Kızlık Zarı Muayenesi Dikimi Ve Fiyatları Böbrek Ağrısı Nasıl Geçer? Böbrek Ağrısı Geçiren Öneriler

Genel Tanıtım

Bel fıtığı, omurgalar arasında, amortisör görevi gören disklerin(zorlama, düşme, ağır kaldırma ya da zorlanması sonucu) kayması veya yırtılması sonucu meydana gelir. Omurgalar arasında intervertebral disk adı verilen pedler bulunur. Her diskin, çekirdek olarak adlandırılan sert, lifli bir dış tabaka ile çevrili yumuşak, jel benzeri bir merkezi vardır.

Kaymış – yırtılmış disk olarak da adlandırılan bel fıtığı, zayıflamış veya yırtılmış diski zorlayarak omurilikten çıkan sinirler üzerinde bir basınç oluşturur; bu da şiddetli ağrılara neden olabilir. Her ne kadar sinir basısı bel bölgesinde olsa da, ağrılar bu sinirlerin hedef organı olan bel, kalça ya da bacak bölgelerinde de görülebilir.

Bel Fıtığı (Lumbal Disk Hernisi) Nedir?

Omurganın bel kısmı beş adet omur ve diskten meydana gelir. Bu bölge vücut ağırlığını en çok taşıyan yer olarak bilinir. Günümüzde çok sık rastlanan bel fıtığı, omurgalar arasındaki disk ekleminin kenarlarında bir yırtık oluşması ve disk içeriğinin omurilik kanalı içine doğru girerek, bacaklara giden sinirlere bazen de ve omuriliğe baskı yapmasıyla ortaya çıkan bir hastalık.

Omurlar ise omuriliği sararak hasar görmesini engeller. Bel fıtığı, omurları arasındaki kıkırdağın şiddetli zorlama (ağır kaldırma, uzun süre aynı pozisyonda kalma, zorlanmaya maruz kalma, düşme, fazla kilo ve çok doğum) sonucu yerinden kayması ve yırtılması ile omurilikten çıkan sinirleri sıkıştırması ile meydana gelir. 

Cerrahi tedavi, hastaların ağrısını daha hızlı ve kestirilebilir oranda azaltıyor  ya da ortadan kaldırabilir. Sinir basısı nedeniyle kaybı olan hastalarda sinir iyileşmesini olumlu olarak etkileyebileceği düşünülüyor.

Nedenleri

Bel Fıtığı Nedenleri Nelerdir?

Bel fıtığının nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte ailevi (kısmen kalıtsal), ve aktiviteye bağlı risk faktörleri olduğu düşünülüyor. Bel fıtığı hemen hemen her yaşta ortaya çıkabilir. İleri yaştaki insanlarda daha sık rastlanan bel fıtığı hastalığı,   genç hastaların sağlıklı görünen disklerinde de ortaya çıkabiliyor. Diskin dış kısmındaki halkada zayıflama veya yırtılma olduğunda fıtıklaşma meydana gelir. Aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli faktörler disk zayıflamasına neden olabilir. Bunlar;

  • Yaşlanma ve dejenerasyon
  • Aşırı kilo
  • Ağır yük kaldırmadan kaynaklanan ani bir gerilimdir.

Belirtiler

Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir?

Bel fıtığı genellikle kendini kalçalara, bacaklara ve ayaklara yayılan ağrı ile gösterir fakat aşağıdaki belirtiler de bel fıtığına bağlı görülebilir;

  • Bacaklarda veya ayaklarda karıncalanma veya uyuşukluk
  • Kas Güçsüzlüğü
  • Hareket ederken zorlanma
  • İktidarsızlık
  • Bel ağrısı
  • Bacaklara vuran ağrılar
  • Çabuk yorulma
  • İdrar tutamama
  • Denge kaybı
  • Otururken ve yürürken zorluk çekme

Tanı Yöntemleri

Bel Fıtığının Tanı Yöntemleri

Bel fıtığı teşhisi konulmadan önce doktor tarafından hasta öyküsü alınarak, fizik muayenesi gerçekleştirilir. Hastanın kas refleksleri ve kas gücünü test etmek için nörolojik muayene yapabilir.

Fizik muayene sonrası röntgen, MR, BT veya CT taraması gibi yüksek çözünürlüklü tanı cihazlarıyla, fıtık nedeniyle oluşan omurilik veya sinir basısı tespit edilir. Ayrıca EMG (elektromyogram) cihazı ile hastanın hangi sinir kökü veya köklerinin fıtıktan etkilendiği belirlenir.

Tedavi Yöntemleri

Bel Fıtığı Tedavisi

Bel fıtığı tedavisi; bacağa şiddetli yayılan ağrı, his ve/veya kuvvet kaybı, idrar ve gaita kontrolünde kayıp gibi belirtiler göz önünde bulundurularak planlanıyor. Bel fıtığı cerrahileri sonrasında hastaların ağrısı daha hızlı ve fark edilebilir oranda azalıyor ya da tamamen ortadan kalkabiliyor. Ayrıca sinir basısı nedeniyle his ya da kuvvet kaybı olan hastalardaki sinir iyileşmesini olumlu olarak etkilediği düşünülüyor.

Bel Fıtığında Cerrahi Olmayan Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Bel fıtığı teşhisi konulan bir hastaya doktor kısa istirahat, ağrıya neden olan tahrişin azaltmaya yönelik anti-inflamatuar ilaçlar, ağrı kontrolü için ağrı kesiciler, fizik tedavi, egzersiz veya epidural steroid enjeksiyonları gibi tedavi yöntemleri önerebilir. Eğer istirahat önerilirse doktorunuza ne süreyle yatak istirahati yapmanız gerektiğini sormalısınız. Çünkü gerektiğinden uzun süren yatak istirahati eklem sertliği ve kas güçsüzlüğüne sebep olabileceği için ağrılarınızı azaltabilecek hareketler yapmanızı da zorlaştıracaktır. Bu nedenle bel ağrısı için 2 gün ve bel fıtığı için 1 haftadan uzun süren istirahat önerilmez. Ayrıca sert yatakta ya da yerde yatmanın fıtık ve ağrı tedavisinde kanıtlanmış hiçbir etkinliği yoktur. Öte yandan doktorunuza bel fıtığı tedavisi süresince işe devam edip edemeyeceğinizi de sormalısınız.Bel fıtığı hastalığınız ileri seviyeye ulaşmamış ise ve işe devam etmeniz geriyorsa, tedaviye başlamanın yanı sıra, bir hemşire ya da fizyoterapist yardımı ile belinize aşırı yük bindirmeden günlük aktivitelerinizi nasıl yapabileceğinize dair bilgi almalısınız. Cerrahi olmayan bel fıtığı tedavisinin amacı, fıtıklaşmış diskten kaynaklanan sinir tahrişini azaltmak ve hastanın genel durumunu düzelterek omurgayı koruyarak genel işlevselliğini artırmaktır. 

Doktor tarafından bel fıtığı için önerilebilecek ilk tedaviler arasında; ultrasonik ısıtma tedavisi, elektrik uyarıları, sıcak uygulama, soğuk uygulama ve elle masaj gibi tedaviler vardır. Bu uygulanmalar bel fıtığı ağrısını, inflamasyonu ve kas spazmını azaltabilir ve bir egzersiz programına başlanmasını kolaylaştırır.

Bel Fıtığı Tedavisinde Çekme ve Germe Yöntemi

Bel fıtığında traksiyon (çekme, germe) yöntemi bazı hastalarda ağrının bir nebze hafiflemesini sağlayabilir; ancak bu tedavinin mutlaka bir fizik tedavi uzmanı ya da fizyoterapist tarafından uygulanması gerekir. Aksi takdirde bu uygulama geri dönüşü olmayan zararlara yol açabilir.

Bel Fıtığı İçin Korse Tedavisi Etkili Midir?

Bazı durumlarda doktorunuz bel fıtığı tedavisinin başlangıcında ağrınızı azaltmak için bel fıtığı korsesi (yumuşak ve bükülebilen bir sırt desteği) kullanmanızı önerebilir. Ancak bel fıtığı korseleri fıtıklaşmış diskin iyileşmesini sağlamazlar. 

Elle uygulanan tedaviler, sebebi belirsiz bel ağrılarında kısa vadeli rahatlama sağlasa da disk hernilerinin çoğunda bu tür uygulamalardan kaçınılmalıdır.

Bir fizik tedavi veya egzersiz programı genelde sırt ağrısını ve bacak şikayetlerini azaltmaya yönelik hafif esneme ve duruş değiştirme hareketleri ile başlar. Ağrınız azaldığı zaman esneklik, kuvvet, dayanıklılık artırıcı ve normal bir hayat tarzına dönmeye yönelik yoğun egzersizlere başlanabilir.

Egzersizlere bir an önce başlanmalı ve bel fıtığı tedaviniz ilerledikçe egzersiz programı buna uygun planlanmalıdır. Evde uygulanabilecek bir egzersiz ve esneme programı öğrenilerek uygulanması da tedavinin önemli bir parçasıdır.

Bel Fıtığında İlaç Tedavisi Yöntemi

Ağrıyı kontrol etmeye yarayan ilaçlara ağrı kesiciler (analjezikler) denir. Çoğu durumda bel ve bacak ağrısı aspirin veya asetaminofen gibi yaygın olarak kullanılan (reçetesiz satılabilen) ağrı kesicilere cevap verir.

Ağrının bu ilaçlar ile kontrol edilemediği hastalarda, non-steroidal anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) denen bazı analjezik-antiinflamatuar ilaçlar bel fıtığı sonucu oluşan ve ağrının asıl kaynağı olan tahriş ve yangının kontrolü için eklenebilir. Eğer şiddetli ve geçmeyen ağrınız varsa doktorunuz kısa bir süre için narkotik analjezikler de reçete edebilir. Bazı durumlarda tedaviye kas gevşeticiler eklenebilir. Kas gevşeticilerden yüksek doz almak iyileşmenizi hızlandırmayacaktır zira bu ilaçlar yan etki olarak bulantı, kabızlık, sersemlik, dengesizlik ve bağımlılık yapabilir. Tüm ilaçlar sadece tarif edildiği şekilde ve miktarda alınmalıdır. Doktorunuza kullandığınız her türlü ilacı (reçetesiz aldıklarınız dâhil) bildirin ve size önerilen ağrı kesicileri daha önce denediyseniz, bunların sizde işe yarayıp yaramadıklarını anlatın. Reçeteli veya reçetesiz satılan ağrı kesici ve NSAID’lerin uzun süreli kullanımının doğurabileceği sorunlar (mide rahatsızlığı veya kanaması) açısından doktorunuz tarafından takip edilmelisiniz.

Anti-inflamatuar etkileri olan başka ilaçlar da mevcuttur. Kortizonlu ilaçlar (kortikosteroid) bazen çok şiddetli bel ve bacak ağrısı için kuvvetli anti-inflamatuar etkileri sebebi ile reçete edilirler. NSAID’ler gibi kortikosteroidlerin de yan etkileri olabilir. Bu ilaçların faydaları ve risklerini doktorunuzla konuşmalısınız. Epidural enjeksiyonlar veya “bloklar”, çok şiddetli bacak ağrılarını rahatlatmak için kullanılabilir. Bunlar, epidural boşluğa (spinal sinirler etrafındaki boşluk), doktor tarafından yapılan kortikosteroid enjeksiyonlarıdır.

İlk enjeksiyon ileriki tarihlerde bir veya iki enjeksiyonla desteklenebilir. Bunlar genelde katılımcı bir rehabilitasyon ve tedavi programı dahilinde yapılırlar. Ağrıyı tetikleyen noktalara yapılan enjeksiyonlar, yumuşak doku ve kaslara direk olarak yapılan lokal anestetik enjeksiyonlarıdır. Bazı durumlarda ağrı kontrolü için faydalı olmalarına rağmen tetikleyici noktalara yapılan enjeksiyonlar fıtıklaşmış diskin düzelmesini sağlamaz.

Bel Fıtığı Cerrahisi

Bel fıtığı ameliyatının amacı fıtıklaşmış diskin sinirlere baskı yaparak tahrişini ve bu şekilde ağrı, kuvvet kaybı gibi şikayetlere sebep olmasını önlemektir. Bel fıtığı ameliyatında en yaygın uygulanan yönteme diskektomi ya da kısmi diskektomi denir. Bu yöntem fıtıklaşmış diskin bir kısmının çıkarılmasıdır. Diskin tam olarak görülebilmesi için diskin arkasındaki lamina denilen kemik oluşumun küçük bir kısmının çıkarılması gerekebilir. Kemik çıkarılması mümkün olan en az düzeyde tutulursa buna hemilaminotomi, daha yaygın şekilde yapılırsa hemilominektomi denir. Daha sonra fıtıklaşmış disk dokusu özel tutucular yardımıyla çıkartılır.  Sinire bası yapan disk parçası çıkartıldıktan sonra sinirdeki tahriş kısa zamanda yok olarak tam iyileşme sağlanabilir. Günümüzde bu işlem yaygın olarak bir endoskop ya da mikroskop kullanılarak küçük cerrahi kesiler ile yapılabilmektedir.Diskektomi lokal, spinal veya genel anestezi altında yapılabilir. Hasta ameliyat masasına yüzüstü yatırılır ve hastaya çömelme pozisyonuna benzer bir pozisyon verilir. Fıtıklaşmış diskin üzerindeki cilde küçük bir kesi yapılır. Daha sonra omurga üzerindeki kaslar kemikten ayrılarak kenara çekilir. Cerrahın sıkışan siniri görebilmesi için küçük bir miktar kemik çıkarılabilir. Fıtıklaşmış disk ve diğer kopmuş parçalar sinirin üzerinde hiçbir baskı kalmayacak şekilde çıkarılır. Sinirin herhangi bir baskıya maruz kalmayacağından emin olmak için mevcut olabilen kemik çıkıntılar (osteofitler) de çıkarılır. Bu işlemde genelde çok az miktarda kanama ile karşılaşılır.

Bel Fıtığında Acil Cerrahi Müdahale Ne zaman Gereklidir?

Çok nadir olarak büyük bir disk hernisi, mesane ve bağırsakları kontrol eden sinirlere baskı yaparak mesane ve bağırsak kontrolünün kaybına sebep olabilir. Bu genelde kasık ve de genital bölgenin uyuşması ve karıncalanması ile birliktedir. Bu durum acil disk hernisi ameliyatı gerektiren nadir durumlardan biridir ve böyle bir durumla karşılaşırsanız derhal doktorunuzu arayınız.

Cerrahi Operasyon Ne Zaman Uygulanır?

Ağrı: En sık cerrahiye başvurulma nedeni olan ağrı, tek başına olduğunda mutlaka cerrahi gerektirmiyor. Bu konuda yapılmış ayrıntılı çalışmalar, hastaların 2. aydan sonra ameliyat olsalar da olmasalar da aynı ağrı seviyesine ulaştığını gösteriyor. Buna karşın hastanın çok şiddetli akut ağrısının giderilmesinde cerrahinin daha etkin olduğu da biliniyor. Bu durumda ağrının bir cerrahi endikasyonu olması daha çok hastanın ağrısını ne kadar tolere edebildiği ile ilgili.His ya da kuvvet kaybı: Eğer his ya da kuvvet kaybı ilerliyorsa mutlaka cerrahi yöntemlere başvurulması gerekiyor. İlerlemiyor hatta geriliyor ise cerrahi tek seçenek değil. Diğer tıbbi seçenekler değerlendirildikten sonra operasyona karar veriliyor. İdrar / gaita kontrolünün kaybı: Bu durumda acil ve tek seçenek, cerrahi. Bu hastalarda idrar/gaita kontrol kaybının süre olarak uzamasına izin verilmesinin daha sonra geri dönüşü olumsuz olarak etkilediği yönünde kanıtlar bulunuyor.

Bel Fıtığı Cerrahisi Nasıl Uygulanır?

Miksoskobik diskektomi: Bel fıtığı cerrahisinde genel kabul gören altın standart mikroskobik diskektomidir. Mikroskop eşliğinde diskektomi, küçük bir kesi ile açık ya da tüpler ile ekartasyon yapılarak uygulanabiliyor. Cerrahinin mikroskop büyütmesi altında yapılmasının iki önemli yararı var;  Birincisi güvenilir olması çünkü bu yöntemle diğer dokulara zarar verme ihtimali azalıyor.  İkincisi; hastanın yara ve ekarte edilen doku büyüklüğü azaltıldığından iyileşme süreci hızlanıyor.Mikroskopsuz cerrahi: Mikroskopsuz cerrahi ancak mikroskobik cerrahi olanağının olmadığı durumlarda uygulanıyor. Ancak daha çok doku hasarı ve muhtemelen daha fazla ek yaralanma olasılığı söz konusu olabiliyor.Endoskopik diskektomi: Mikroskopsuz cerrahinin tam tersi uygulama olan tam endoskopik (kapalı) diskektomi, günümüzde uygulansa bile hala tanımlanma ve öğrenilme aşamasında.  Ancak hem etkinliği (tüm hastalarda işe yarıyor mu?) hem de güvenirliği (hasar ya da komplikasyon oluşması olasılığı yeterince düşük mü?) henüz test ediliyor.

Bu yöntemin doku hasarını çok daha aza indirmesi ama fıtığın tekrarlama (nüks) olasılığını biraz daha yükseltmesi bilinen sonuçları arasında. Bu konuda yaygın olarak sorulan lazer uygulaması ise aslında tek başına bir yöntem değil, cerrahi sırasında yapılacak doku kesilerinin keskin el cihazları yerine lazer bıçakları ile yapılmasını içeriyor. Ancak belirgin bir avantaj ya da dezavantajının olmadığı biliniyor.

İyileşme süreci

Bel fıtığı cerrahisinden sonra iyileşme süreci şöyle gerçekleşiyor:

  • Hasta cerrahi sonrası 4 ila 6. saatte hareket edebilir, tuvalet ihtiyacını kendisinin gidermesi teşvik edilir.
  • Ameliyatın 1. gününde eve çıkartılır.
  • Hastanın mesleği ve işinin ağırlığına göre, 3. gün (hafif masa başı işi, kısa süreler) ila 6. hafta arasında (ağır beden işi) iş yaşamına dönmesi beklenir.
  • 12. haftadan itibaren giderek arttırılarak spor yapabilir.
  • 6. haftadan itibaren araba ve toplu ulaşım araçlarını kullanabilir.

İçindekiler

Miyom Tedavileri İçin Yardımcı Şifalı Bitkiler

Miyom kadınların en sık karşılaştığı sağlık sorunlarından bir tanesidir. Rahimde görülen iyi huylu tümörler olan miyomlar birçok sağlık sorununa neden olabilir. Peki, miyom nedir? Miyom için bitkisel kür ve tedaviler nelerdir? Detaylar yazımızın devamında…

Miyom Nedir?

  • Miyom en sık rastlanan kadın hastalıklarından biridir. Miyom rahmin kas tabakasında oluşan tümörlerdir.
  • Daha çok 30 – 40 yaş arasındaki kadınlarda görülür. Miyomların hormonal durumlardan etkilendiği bilinir. Bu nedenle menopoz sonrasında küçülme gösterir. Eğer menopoz sonrasında büyüyen kötü huylu miyomlar varsa mutlaka takibe alınmalıdır.
  • Miyomlar rahimde en sık görülen ve anormal kas çoğalması olan iyi huylu tümörlerdir. Farklı yerleşimlerde olabilirler. Miyomlar genellikle iyi huyludur. Yaklaşık %0,1 – %0,5 oranlarında kötü huylu tümöre dönüşme ihtimali vardır. Ani büyüyen ve şüpheli görülen miyomlar mutlaka tedavi edilmeli ve haysalar düzenli aralıklarla doktor kontrolüne gitmelidir.
  • Miyomlar jinekolojik muayene sonucunda ortaya çıkar. Kesin tanısının konulabilmesi için doktor tarafından hasta öyküsü alınarak muayene edilmelidir. Fiziki muayene ile beraber ultrason cihazlarından yararlanılarak kitle tespit edilebilir. Miyom tedavisi hastanın semptomlarının varlığı, yaşı, miyomun boyutu ve nerede olduğuna göre değişir. En doğru tedavi için mutlaka doktora danışılmalıdır.
  • Menopozla beraber hormon düzeylerinin azalmasıyla boyutlarında küçülme yaşanabilir. miyomlar doğum yapmamış ve aşırı kilolu hastalarda daha sık izlenirler. Hamilelik ile boyutları artar ve ağrıya neden olabilir.
  • Büyük boyutlarda olan ve rahme baskı yapan subseröz miyomlar; düşük, erken doğum, kısırlık ve tekrarlayan gebelik kaybına sebep olur.
  • Miyomlar genellikle bir belirtiye yol açmadığı için rastlantısal bir şekilde tespit edilmektedirler. Bu miyomlarda genellikle bir tedavi olunmaksızın düzenli olarak takip edilir. Bunun dışında tespit edilen miyomlar eğer bir şikayete neden oluyorsa tedavi uygulanabilir. Tedavi yöntemi olarak genellikle cerrahi yöntemler uygulanır.

Miyoma İyi Gelen 5 Bitkisel Tedavi Yöntemi

1) Soğan Kürü Tedavisi

Miyom bitkisel tedavi İbrahim Saraçoğlu tarifi:

Malzemeler:

  • Orta boy beyaz soğan
  • 2 su bardağı klorsuz su

Hazırlanışı:

  • Soğanı dörde bölün.
  • Kaynattığınız 2 su bardak suya bu soğanları ekleyin.
  • Ocakta 5 dakika kaynatın.
  • İçine bir şey eklemeden öğlen ve akşam yemeklerinden önce 15 gün boyunca bir bardak için.
  • 15 gün düzenli içtikten sonra 6 ay ara verin. Ardından tekrar bu karışımı 15 gün boyunca için.
  • Miyom için soğan kürü 15 günden fazla uygulanmamalıdır.

İbrahim Saraçoğlu Soğan Kürü Tarifi, Ne Zaman Başlanmalı?

Soğan Suyu Kürü

Soğan Suyu Kürü

2) Yeşil Yapraklı Sebzeler

  • Miyom bitkisel tedavisi için sağlıklı beslenmek oldukça önemlidir.
  • Yeşil yapraklı sebzeler antienflamatuar etkiye sahiptirler. Bu sayede miyomun büyümesini kontrol edebilirler.
  • Yeşil yapraklı sebzeler adet kanamaları kontrol etmeyi destekleyen K vitamini açısından da zengindir.

Yeşil Sebzeler Neden Sık Sık Tüketilmeli? İşte Yanıtı! Mucizevi 10 Sebze

3) Turpgiller

  • Turpgiller östrojen seviyelerinin dengelenmesine yardım eder. Karaciğeri detoksifikasyonunu destekler.
  • Yapılan araştırmalar sonucunda lahana, domates, brokoli ve elmanın sıkça tüketilmesinin yüksek lif ve antioksidan içeriği sayesinde miyomlar için korucu olabileceği görülmüştür.
  • Turpgillerdeki sebzeler ve taze meyvelerin sık tüketilmesi miyomların görülme sıklığını azaltabilir.

Turpun Faydaları ve Çeşitleri Nelerdir?

4) Demir İçeren Besinler

  • Miyomlar bazı hastalarda regl dönemlerinde daha fazla kan kaybedilmesine neden olabilir. Bu durumda da anemiye sebep olur.
  • Kanamaya bağlı demir kaybını önlemek için beslenme düzeninize demir içeren besinleri eklemelisiniz.

Demir İçeren Besinler Listesi – Demir Depolarınızı Dolduran 10 Yiyecek

5) Bitki Çayları

  • Bitki çayları bazı hormonları dengeler ve inflamasyonu azaltır. Bu sayede miyomun bazı semptomları hafifleyebilir.
  • Deve dikeni, ısırgan otu, hayıt otu, kırmızı ahududu ve karahindiba köküyle yapılan çaylar üreme sistemi ve rahim için yararlıdır.

Bitki Çayı Faydaları Hangi Çay Neye İyi Gelir? 9 Fincan Şifalı Çay!

Miyom Belirtileri Nelerdir?

Miyomlar çoğunlukla bir belirti göstermez ve vücutta bir şikayete neden olmazlar. Ancak miyomların büyümesi söz konusu olursa bu bir takım belirtilere neden olur. Miyom belirtileri:

  • Adet kanamalarının artması ya da uzun sürmesi
  • Cinsel ilişki ardından kanama görülmesi
  • Rahmin kasılmasının olumsuz etkilenmesi
  • Uzun, düzensiz ve şiddetli kanama
  • Adet arası dönemlerde ara kanamalar yaşanması
  • Anemi
  • Karında şişlik
  • Hazımsızlık
  • Karın bölgesinde baskı hissi
  • Tekrarlayan düşükler
  • Gaz
  • Bacak ağrısı
  • Kısırlık
  • Ağrı
  • Kabızlık
  • Sık idrar çıkarma
  • Sırt ağrısı
  • Ağrılı regl dönemleri
  • Ağrılı cinsel birleşme
  • Sürekli tuvalet ihtiyacı varmış gibi hissetme
  • Karnın alt bölümünde ele gelen kitle
  • Böbrek problemleri
  • İlişki sonrası kanama

Miyom Kilo Aldırır Mı?

  • Miyomların sayısı ve boyutu değişkendir.
  • Hızlı büyüyen ve çok büyük boyutlar ulaşan miyomlar kilo artışına neden olabilir.
  • Bazen miyomlar 10 kiloya ulaşan boyutlara ulaşabilir. Bu ağırlıklardaki miyomlar kiloyu arttırır. Ancak bu nadir görülen bir durumdur.
  • Küçük miyomların ise kilo artışına bir etkisi bulunmaz. Ayrıca miyomun kilo aldırma etkisi de yoktur. Bu nedenle miyomlar kilo aldırır demek çok doğru olmaz.

Hemen Adet Olmak İçin Doğal Çözüm

Progesteron Yükselten 12 Sağlıklı Besin

Fsh Hormonunu Düşürmenin 3 Bitkisel Yolu

Polikistik Over Sendromu Nedir? Belirtileri, Tedavisi, Diyeti

Çikolata Kisti Nedir? Belirtileri Nelerdir? Zararları, Bitkisel Tedavisi

Okuyucunun Dikkatine

Blog sayfamızda sağlıklı yaşam, diyet ve kişisel bakım konularını kapsayan yazılar genel bilgilendirme amaçlıdır. Kategoride çeşitli hastalıklar için evde bitkisel çözüm önerileri, besleyici fonksiyonel gıda takviyeleri, doğal cilt ve saç bakımı maskesi tarifleri ile uygulanışları, kilo kontrolüne yardımcı diyet listeleri ve sağlıklı beslenme programları yer almaktadır. İlgili besinin, ürünün ya da diyet listesinin etkileri her bünyede değişkenlik gösterebilir. Yazı yayına alındıktan sonra, zaman içerisinde güncelliğini ve geçerliliğini yitirebilir. Sunmuş olduğumuz bilgiler hiçbir zaman doktor teşhisinin yerini tutmaz, reçete niteliği taşımaz. Bilgileri uygulamadan önce alanında uzman görüşü almanızı tavsiye eder; aksi durumda oluşabilecek yan etkilerden sitemizin sorumlu tutulamayacağını önemle hatırlatırız.

Tendinit, bir kasın kemiğe tutunmasını sağlayan ip gibi bir bağ dokusu olan tendonun iltihabıdır. Tendinit en sık olarak ilgili tendonun hafif ancak uzun süreli tekrarlanan stres ve zorlanmaya maruz kalması sonucu oluşur. Ayrıca tek seferlik ancak şiddetli zorlanma ve travmalar da tendinite yol açabilir. Bahçe işleri, küreme, marangozluk, boya yapma, ovalama, tenis, golf gibi sporlarda görülebilir. Duruş bozukluğu, formda olmadan yoğun spor yapmaya başlama gibi faktörler tendinit riskini arttırır. Romatoid artrit, gut, sedef romatizması gibi romatizmal hastalıklarda da tendinit oluşabilir. Daha nadiren tendinit gerçek bir mikrobik iltihaba bağlı olabilir. Bu tip bir tendinit kedi ya da köpek ısırığına bağlı gelişebilir.

Tendinit hem gençlerde hem de yaşlılarda oluşabilir. 40 yaşından sonra bağların esnekliği azaldığı için risk artar. Esnekliğin azalması tendonların yırtılma ve kopması ihtimalini arttırır.

Tendonla beraber etrafındaki kılıfta da iltihap (inflamasyon) olursa buna tenosinovit denilir. Tendinit ve tenosinovit bir arada bulunabilir. Başparmağı hareket ettiren tendonlardaki iltihap De Quervain tenosinoviti adını alır.

Prof. Doktor Engin Çakar

image

Aşırı kullanım ve yaşlanma ile ilişkili olarak, ödem gibi iltihabi özelliklerin baskın olmadığı, yıpranmanın öne çıktığı tendon sorunlarına tendinozis denilebilmektedir. Bu ifade en çok omuz eklem emar (MR) filmi raporlarında “supraspinatus tendonunda tendinozis ile uyumlu bulgular” şeklinde karşımıza çıkar.

Tendinit Nerede Olur?

Kasın kemiğe yapıştığı hemen her yerde tendinit gelişebilir. Başparmak kökü, el bileği, dirsek, omuz (supraspinatus tendiniti, biseps tendiniti), kalça, diz, ayak bileği (Aşil tendiniti) en sık etkilenen yerlerdir.

Önleme

Yeni bir egzersize başlarken az tekrar ve dirençle başlanmalıdır. Yoğunluk haftalar içinde kademeli olarak arttırılır. Eğer egzersiz sırasında ağrı olursa durulmalı, tekrar sayısı veya kuvvet azaltılmalıdır. Ağrıya rağmen aynı harekette ısrar edilmemelidir. Farklı kasları çalıştıran bir aktiviteye geçilebilir.

Belirtileri

Tendonun olduğu yer ve çevresinde ağrı hissedilir. Ağrı hafif başlayıp zaman içinde yavaş yavaş şiddetlenebilir. Bazen tendon içinde kalsiyum birikmesine (kireçlenmeye) bağlı ağrılar aniden artabilir. Tendinitlerde ağrı aktif ve zorlayıcı hareketlerde yani kasın kasılması ile belirginken ekleme pasif hareket yaptırıldığında ağrı olmayabilir veya daha hafif olabilir. Tendon normalde rahatça kayıp hareket edebilirken tendinitte hareket sırasında sürtünme hissi oluşabilir. İlgili bölgede şişlik ve kızarıklık olabilir. Tendon üzerinde nodül oluşabilir. Sorunlar çok ilerlerse liflerde kopma olabilir. Bu durumda kas bir tarafa çekilir, tendon lifi boyunca boşluk hissi alınan bir kısım olabilir.

Tanı

Tanı şikayetlerin sorgulanması (tıbbi öykü alma) ve fizik muayene ile konulur. Olası kemik sorunlarının dışlanması için Röntgen filmi çekilebilir. Tendonda kireçlenme varsa Röntgen filminde belirti verebilir. Ultrasonografi tendon iltihabını gösterebilir, dinamik olarak hareketlerde anormallik olup olmadığı belirlenebilir. Emar (MR) görüntüleme yumuşak doku sorunlarını göstermede başarılı bir yöntemdir.

Tedavisi

Şikayetlere yol açan aktivitelerden kaçınmak, istirahat, soğuk uygulama, elastik bandajla sarma ilk aşamada tedavi için kendi kendine yapılabilecek şeylerdir. Tendinitlerde ilk birkaç gün masaj sakıncalı olabilir. Sıcak uygulama şişliği arttırabilir (soğuk ise ödemi azaltır). Ağrı kesici ilaçlar kısa süre için doktor tarafından reçete edilebilir. Bir haftada şikayetleriniz azalmazsa doktora başvurabilirsiniz. Tendinit şüphesinde fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına muayene olabilirsiniz. Fizik tedavi (TENS, ESWT, ultrason terapisi vb), atel kullanımı, kortizon iğnesi diğer tedavi seçenekleridir. İyileşme birkaç hafta ya da ay sürebilir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации