Андрей Смирнов
Время чтения: ~38 мин.
Просмотров: 0

Diz kapağı ağrıları için hangi doktora gidilir? Diz ağrılarına bakan bölümler

Hangi Doktor hangi hastalığa bakar? Hangi hastalık için hangi doktora gidilir ? Birçok kişi hastaneye gitmeden önce randevu alırken hangi bölüme gideceği konusunda sıkıntı yaşamaktadır. Hastanelerde bulunan belli başlı uzmanlık alanlarından hangisinin kendi hastalığına baktığı bilmeyen bir kişi hem randevu alırken hem de muayene olurken hem zorlanacak hem de başkalarının hakkını alacaktır.

Aşağıdaki liste sizlere Hangi Hastalığın Hangi Doktor tarafından incelendiğini, Hastaneye gidince hangi hastalık için hangi bölüme gitmeniz gerektiğini  özet halinde anlatacaktır.

Sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmeniz dileğiyle…

Dahiliye (İç Hastalıkları) 

  • Ağız kuruluğu
  • Göğüs ağrısı (buna bağlı sol kol ağrısı)
  • Sık idarara çıkma
  • Karın ağrısı
  • Mide ağrısı
  • Mide eksimesi
  • Gastrit,
  • İshal, Kabızlık,
  • Terleme,
  • (Tansiyon : Baş ağrısı, Baş dönmesi, bulantı, kulak çınlaması, burun kanaması, kalp ağrıları. Olarak sıralanır.)

Kulak Burun Boğaz (KBB) 

  • Boğaz ağrısı,
  • Burun akıntısı
  • Nezle
  • İşitme kaybı
  • Kulaktan kan gelmesi
  • Burun eğriliği
  • Burunda şekil bozukluğu
  • Burundan kan gelmesi
  •  Horlama,
  • Kulak iltihabı,
  • Saman nezlesi,
  • Sinüzit,
  • Tükürük Bezi Hastalıkları
  • Uçuk,
  • kulak ağrısına eşlik eden baş dönmesi
  • Uzun süreli kulak akıntısı
  • Baş dönmesi
  • Çene eklem hastalıkları
  • Kulak çınlaması
  • Aft

Kalp Damar Cerrahi 

  • Göğüs ağrısı ( buna bağlı sol kolda ağrı)
  • Kalp,
  • Damar,
  • Damar sertliği,
  • Çarpıntı
  • Bacak damarlarında siyahlaşma
  • Ayaklarda morarma
  • Bacaklarda ağrı

Enfeksiyon Hastalıkları

  • Grip,
  • Sarılık,
  • Göz beyazlarında sararma,idrar renginde koyulaşma,iştahsızlık,bulantı.
  • Halsizlik,
  • Yorgunluk
  • Karın ağrısı ve buna bağlı İshal,
  • Kabakulak,
  • Köpek, kedi, vb. hayvanlar tarafından ışırık yada tırmalanma halleri
  • Büyük dışkıda,Tenya,parazit.
  • Ayağa yada vucudun herhangi bir yerine paslı metal batması
  • Öksürük,balgam
  • Taşıyıcı sarılık
  • Ateş,terleme (Brucella)
  • Kene sokması
  • Ayaklarda / bacaklarda kızarıklık,şişlik,ağrı.

Genel Cerrahi (Hariciye) 

  • Apandisit : ( ilk olarak karın üst bölgesinde ağrı ile başlar, Karın üst bölgesindeki ağrı hafifler ve karın sağ alt bölgesinde ağrı başlar, Karında hissedilen ağrının yavaş yavaş şiddetlenmesi, Karında hissedilen ağrının süreklilik kazanması, Ateş, Kalp atışlarında hızlanma, İştah kaybı, Mide bulantısı ve kusma )
  • Memede ağrı
  • Memede kollara doğru yayılan ağrı
  • Memede sertlik hissi
  • Memede ele gelen sertlik
  • Karın bölgesinde şişlik buna bağlı ağrı
  • Gangren,
  • Basur,
  • Hemoroid,
  • İnce bağırsak,
  • Kalın bağırsak,
  • Karaciğer,
  • Mide,
  • (Tiroid bezinin az çalışması); yorgunluk, halsizlik, uyuşukluk ve uyku hali, konsantrasyon bozukluğu, sersemlik hissi, depresyon, saç dökülmesi, ciltte kuruma ve soğukluk hissi, kabızlık, kilo alma, göz kapakları ve bacaklarda şişlik, terlemede azalma, balmumu gibi cilt, soğuğa tahammülsüzlük, üşüme, ses kalınlaşması, ses kısılması, konuşmada ağırlaşma, reflekslerde azalma, tansiyon, kolesterol yüksekliği ve nabız düşüklüğü, adet düzensizliği, hamile kalmada zorluk, çocuklarda boy kısalığı ve gelişme geriliği gibi belirtilerle kendini gösterir.
  • Hipertiroidi ; sinirlilik, aşırı heyecan, duygusallık, kilo kaybı, terleme ve vücut sıcaklığında artma, ellerde titreme, nabız sayısında ve tansiyonda artış, cilt terleme ve nemlilik hissi, saç dökülmesi, sıcağa tahammülsüzlük, bağırsak hareketlerinde artma, adet düzensizliği, gözde canlı bakış, bazen tek gözde büyüme, bazen çift görme şeklinde ortaya çıkar.
  • Vucudda et beni veya yağ bezesi
  • Siddetli karın ağrısı
  • Büyük dışkı ile gelen kan
  • Dönüşümlü olarak ishal ve kabızlık.
  • Yağakarşı duyarlılık, bağırsak gazları ve karında doygunluk duygusu
  • Sağkaburga altında baskı, sağ kürekkemiğine kadaryansıyan sırt ağrıları, sağ omuz bölgesindegerginlikler.
  • Göbek bölgesinde ağrı ve şişlik
  • Kasıkta ağrı ve şişlik

Nöroloji 

  • Hafıza kaybı
  • Unutkanlık
  • Kol ve bacaklarda uyuşma hissi
  • Ellerde titreme
  • Parmak uçlarında uyuşukluk
  • Vucudun sağ veya sol tarafında uyuşukluk hissi
  • Baş ağrısı,
  • Felç,
  • Baş dönmesi
  • Kasılma
  • Bunama
  • Çift görme
  • Yüz ağrısı
  • Dengesizlik
  • İstemsiz hareketler
  • Vücutta seyrime

Dermatoloji (Deri Hastalıkları) 

  • Sıksık tekrar eden ağız içi yaraları
  • Akne,
  • Bel soğukluğu,
  • Deri kanseri,
  • Egzama,
  • Allerjik deri hastalıkları,
  • Mantar,
  • Nasır,
  • Saç dökülmesi,
  • Vücudun herhangi bir yerinde renk değişikliği (ala)
  • Siğil,
  • Sivilce,
  • Uçuk,
  • Kaşıntı
  • İyileşmeyen yada geç iyileşen deri yaraları
  • Cilt lekesi
  • Benler,çiller,doğum lekeleri,
  • Tırnak bozuklukları,
  • Ayak,koltuk altı terlemeleri,
  • Kıl dönmesi,aşırı kıllanma,
  • Sedef hastalığı,
  • Zona.

Ortopedi 

  • Vucudun eklem yerlerindeki ağrılar
  • Nemli havalarda hissedilen eklem ağrıları
  • Ayak bileği burkulmaları
  • Bacak Bel Boyun Fıtık Kalça ağrıları
  • Kas Kemik Kırıklar
  • Omurga Omuz Romatizma
  • Siyatik
  • Topuk dikeni
  • Bütün eklem ağrıları
  • Bağ kopmaları
  • Lif kopmaları
  • Kas ağrıları
  • Düşmelere bağlı kol ve bacak ağrıları

Üroloji (Bevliye)

  • İdrar yaparken yanma hissi
  • İdrar yolunda akıntı.
  • Sık idrara çıkma
  • İdrar yapamama tıkanma
  • Böbrek taşı,Bel ağrısıyla beraber bulantı olması,
  • Erken boşalma,
  • Frengi,
  • İktidarsızlık,
  • Kısırlık,
  • Mesane,
  • Penis Hastalıkları,
  • Prostat
  • Testislerde ağrı
  • Gece sık sık idrara kalkma
  • Kanlı idrar yapma (Kanlı işeme)
  • Torbalarda şişme
  • Testislerde sertlik,şişme
  • Sünnet derisinde şişlik,kızarıklık.

Göğüs Cerrahi Hastalıkları

  • Kaburga kırıkları,
  • Göğüs ağrısı
  • Nefes almada güçlük ve nefes alırken hırıltılı ses
  • Nefes darlığı,
  • Zatürre,
  • Pnömoni,
  • Tüberküloz,
  • Öksürüğe bağlı ağızdan kan gelmesi
  • Yoğun kıvamlı bağlam çıkarma
  • Düşme yada göğse alınan darbe sonucu göğüs ağrısı
  • Göğüs içerisinde sıvı toplanması
  • Akciğer Kanseri
  • Göğüs duvarı şekil bozuklukları
  • Göğüs içi maligniteler
  • Akciğer apsesi
  • Diafragma rahatsızlıkları
  • Göğüs duvarı tümörleri
  • Soluk borusu rahatsızlıkları

Psikiyatri 

  • Depresyon,
  • Gereksiz korkular
  • Sosyalleşme bozukluğu
  • Kekemelik
  • Davranış bozukluğu
  • Uyku bozukluğu,
  • Uykusuzluk
  • Huzursuzluk
  • Tedirginlik
  • Anksiyete Bozukluğu,(Kaygı bozukluğu.)
  • Sosyal fobi,özgül fobi,
  • Kişilik bozuklukları,
  • Alkol,madde kullanımı,bağımlılığı,
  • Öğrenme güçlüğü,
  • Dikkat eksikliği,Hiperaktivite,
  • Panik atak,
  • Şizofreni,
  • İnsominio (Uyku bozukluğu,)
  • Davranış bozukluğuna karşı gelen bozukluklar,
  • Bipolar bozukluk (İki uçlu duygu durum bozukluğu )(Mani depresyon)
  • Şizoeffektif bozukluk,
  • Psikiyatrik hastalıklarda tedaviler
  • Davranış bozukluğu,Karşı gelme bozukluğu,
  • Mental Retardasyon (Zeka geriliği)

Göz Hastalıkları

  • Uzağı görme güçlüğü
  • Yakını görme güçlüğü
  • Görme netliği bozukluğu
  • Arpacık, göz rahatsızlığına başlı baş dönmesi
  • Gözde kızarıklık yanma hissi
  • Göz kuruluğu
  • Baş ağrısı ( görme bozukluğuna bağlı)
  • Ani görme kaybı
  • Gözde ani ortaya çıkan sinek uçuşmaları
  • ışık çakmaları,
  • Gözde çapaklanma,
  • Göz ağrısı,batma.

Kardiyoloji 

  • Bu rahatsızlıklarda kardiyoloji polikliniğimize başvurun
  • Göğüste tam yeri belli olmayan sıkışma hissi
  • Bu ağrı sol kola ve çeneye doğru yayılır
  • Ağrı hareket etmekle artar, dinlenirken azalır, fakat geçmez. Ağrı yarım saatten uzun sürer.
  • Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme ve mide bulantısı
  • Nefes darlığı

Endokrinoloji 

  • (Tiroid bezinin az çalışması); yorgunluk, halsizlik, uyuşukluk ve uyku hali, konsantrasyon bozukluğu, sersemlik hissi, depresyon, saç dökülmesi, ciltte kuruma ve soğukluk hissi, kabızlık, kilo alma, göz kapakları ve bacaklarda şişlik, terlemede azalma, balmumu gibi cilt, soğuğa tahammülsüzlük, üşüme, ses kalınlaşması, ses kısılması, konuşmada ağırlaşma, reflekslerde azalma, tansiyon, kolesterol yüksekliği ve nabız düşüklüğü, adet düzensizliği, hamile kalmada zorluk, çocuklarda boy kısalığı ve gelişme geriliği gibi belirtilerle kendini gösterir.
  • Hipertiroidi (Tiroid bezinin çok çalışması) ise; sinirlilik, aşırı heyecan, duygusallık, kilo kaybı, terleme ve vücut sıcaklığında artma, ellerde titreme, nabız sayısında ve tansiyonda artış, cilt terleme ve nemlilik hissi, saç dökülmesi, sıcağa tahammülsüzlük, bağırsak hareketlerinde artma, adet düzensizliği, gözde canlı bakış, bazen tek gözde büyüme, bazen çift görme şeklinde ortaya çıkar.

Gastroenteroloji 

  • Kabızlık
  • İshal
  • Kusma
  • Bulantı
  • Karın ağrısı
  • İrritabıl barsak sendromu
  • Retrosternal yanma hissi (Göğüs ortasında yanma hissi)
  • Asit reflüsü (Ağza acı su gelmesi)
  • Safra kesesi ağrısı.
  • Midede yanma hissi
  • Midede ekşime hissi
  • Aşırı geyirme
  • Aşırı gaz çıkarma
  • Mide hastalıkları,
  • Bağırsak hastalıkları,
  • Karaciğer hastalıkları,
  • Safra kesesi ve yolları hastalıkları,
  • Pankreas hastalıkları,
  • Sarılıklar,
  • Hepatitler

Fizik Tedavi 

  • Ağrılı eklem sorunları
  • Bel ve boyun ağrıları
  • Kol, dirsek, el ve bilek ağrıları (sinir sıkışmaları, tenisçi dirseği, karpal tünel sendromu…)
  • Elde-ayakta uyuşma.
  • Ayak, ayak bileği ağrıları (hallux valgus, düz tabanlık…)
  • Eklemlerde kireçlenme,
  • Dizde kireçlenme.
  • Disk hernileri (bel-boyun fıtıkları)
  • Osteoporoz (kemik erimesi/zayıflığı)
  • Fibromiyalji,
  • Çeşitli kas hastalıkları,
  • Kas ağrıları.
  • Romatoid artrit,
  • Ankilozan spondilit ,
  • Romatizmal hastalıklar
  • Diğer romatizmal hastalıklar (yumuşak doku romatizması; tendinit, eklem ve kas zorlanmaları…)
  • Felçli hastalar

Nefroloji 

  • Gece sık sık idrara kalkma
  • El, ayaklarda ve gözlerde şişme
  • İdrar yapmada bozukluklar
  • Ağrılı idrar
  • Uykuda idrarı tutamama
  • Böbrek hastalıklarının tedavisi,hipertansiyon,diyabet ve aterosklerozun böbrek fonksiyonlarına karşı koruyucu hekimlik hizmetleri,son dönem böbrek hastalarının destek tedavileri ve takibi hizmetleri verilmektedir.
  • Böbrek iltihapları(Nefrit,Pyelonefrit gibi)
  • Böbrek yetmezliği(Akut veya kronik)
  • İdrar yolu enfeksiyonları
  • Hipertansiyon (Böbrek kaynaklı)

Plastik Cerrahi Bölümü’nün İlgilendiği hastalıklar

  • Deri kanserleri
  • İyileşmeyen yaralar
  • Deri yanıkları
  • Doğumsal hasarlar
  • Yanık izleri
  • Yarık dudak
  • Yarık damak
  • Meme büyütme
  • Meme küçültme
  • Göz kapağı düşüklüğü
  • Göz kapağı hasarları
  • Et benleri;renkli benler
  • Kulak şekil / bozuklukları
  • Deri aşıları
  • Yağ alma
  • Yağ verme
  • Burun şekil bozuklukları
  • Deri gençleştirme (Kimyasal yöntem)
  • Deri kırışıklıkları için Botoks uygulamaları

30/11/2019 09:12

İnsanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen hastalıklardan biri de Diz kapağı ağrılarıdır. İnsanın yürüyüşünü, oturup kalkmasını ve hareket etmesini ciddi manada etkiler. Peki diz kapağı ağrıyan biri tedavi için hangi doktora başvurmalıdır. İşte, detaylar…

Diz kapağının aşırı yük altında sürekli kullanılması sonucu eklemde bulunan kıkırdak dokunun aşınması ya da tamamen yok olarak kemiğe zarar vermesiyle meydana gelen ağrılar insan hayatını ciddi manada olumsuz etkiler. İşte, diz kapağı tedavisi için gidilmesi gereken tıbbi bölümle ilgili detaylar…

DİZ KAPAĞI AĞRISININ NEDENLERİ

Gün boyu tüm vücudun yükünü taşıyan dizlerimiz, farklı nedenlerle çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalabiliyor. Bunlar kimi zaman yaralanmalar kimi zaman diz kapağı kıkırdakların aşınması kimi zaman da fazla kilolardan kaynaklı olabiliyor.

İnsan vücudu yürürken, otururken ya da ayakta dururken sağlıklı diz eklemlerine ihtiyaç duyuyor. Dolayısıyla kemik, yumuşak doku ve bağlardan oluşan bu yapıda ortaya çıkabilecek sorunlar yaşamı ciddi şekilde olumsuz yönde etkiliyor.

Gençlerde daha çok spor yaparken yaşanabilen kazalarda meydana gelen travmalar olarak ortaya çıkabiliyor. Yaşın ilerlemesi, aşırı kilo alma ve çok ağır yüklerde çalışma gibi sebepler de diz eklemleri üzerinde yıpranmaya yol açabiliyor.

1- Menisküs yırtığı:

Diz ekleminde görülen en büyük yaralanmalardan birinin, halk arasında genellikle futbolcu hastalığı olarak bilinen menisküs yırtıkları oluşturuyor. Menisküs yırtıkları gençlerde daha çok vücuda doğrudan gelen darbeler nedeniyle oluşurken, yaşla birlikte eklemin yükü emebilme özelliğini kaybetmesi sonucu yaşanıyor. Kimi zaman basit bir ağrı ile kendini hissettirse de dizde özellikle harekete bağlı olarak artan ağrı, batma ya da sızlama şikayetlerine yol açabiliyor.

SAĞLIKLA İLGİLİ DİĞER BİLGİLER İÇİN TIKLAYIN

2- Ön çapraz bağ yaralanması:

Genellikle profesyonel sporcularda ya da sporla ilgilenin kişilerde ortaya çıkan bu durum, kişide ‘dizin çıkıp, yerine oturması’ benzeri bir hisse yol açıyor. Basketbol, futbol, voleybol gibi sporlarda, nadiren doğrudan rakibin darbesine bağlı gelişebildiği gibi genelde sporcunun zıplayıp yere düşme gibi kendi kendine ön çapraz bağlarını kopardığı durumlarda meydana gelebiliyor.

3- Kıkırdak aşınmaları:

Dizdeki kıkırdak yapı çevresel faktörlerin yanı sıra genetik yatkınlık, eklemin kötü kullanımı, yapılan iş, ağır yük taşıma, kaza ve travmalar nedeniyle aşınabiliyor. İleri yaşlarda (60 ve üzeri) dejeneratif yani aşırı kullanıma bağlı olarak ortaya çıkıyor. Daha genç yaşlarda ise travmalar ya da eklem içi menisküs yırtıkları, çapraz bağ yırtıkları, diz kapağı hastalıkları sonucu oluşabiliyor.

Genel olarak diz kapağı ağrıları, dizkapağının aşırı yük altında sürekli kullanılması dolayısıyla diz kapak ekleminde bulunan kıkırdağın aşınması veya tamamen yok olması sonucu kemiğe zarar vermesi nedeni ile ortaya çıkar. Bunula birlikte, diz kapağının kayması, diz kapağında yer alan tümörler, enfeksiyon, yağ dokusunun ya da tendonların iltihaplanması ve plika adı verilen dokuların yıpranması sonucuna bağlı olarak diz kapak ağrıları oluşur.

image

DİZ AĞRILARI İÇİN HANGİ DOKTORA GİDİLMELİDİR?

İlgili Haberler
Bebeklerde gaz sancısı nasıl geçer? Bebeklerde gaz sancısı neden olur?
Diş apsesi nasıl geçer? Diş apsesine ne iyi gelir?
Kol ağrısı nasıl geçer? Kol ağrısı neden olur?
Astım nasıl geçer? Astıma ne iyi gelir?
Sivilce neden olur? Sivilce nasıl geçer?

Buradaki kilit malzeme defne yaprağı. Artık sadece yemeklerimize güzel bir aroma vermekle kalmayacak ağrılarınız için şifa olacak.

image
Eklem Ağrılarına Doğal Tedavi Yöntemleri

Malzemeler:

30 gram defne yaprağı

250 gram zeytinyağı

Nasıl hazırlanır?

Karışım için cam kavanoza ihtiyacımız var.

Defne yapraklarını cam kavanoza alın ve üzerine 250 gram zeytinyağını döküp kavanozun ağzını sıkıca kapatın.

Karışımı 14 gün boyunca serin ve karanlık bir ortamda bekletin.

Kavanozu her gün muhakkak sallayın.

14 günün sonuna gelindiğinde süzgeç yardımıyla karışımı süzün.

Nasıl kullanılır?

Zeytinyağlı defne yaprağını ısıttıktan sonra ağrılı eklemlerinize masaj yaparak sürün ve bu şekilde yarım saat bekleyin.

Bu karışımı baş ağrılarınız için de kullanabilirsiniz. Şifalı yağı bir tülbente dökün ve alın bölgenizi bu tülbent ile sarın. Migren ağrısına iyi gelen bir yöntemdir.

Karışımdan bir tatlı kaşığı içtiğinizde karın ağrısına iyi gelecektir.

Özellikle yara izlerine sürüldüğünde izleri azaltarak iyileştirecektir.

Kilo almak isteyenlere de müjdemiz var: Her sabah aç karnına bir tatlı kaşığı içerseniz iştah açar.

Not: Hamileler kesinlikle kullanmamalıdır. Kasları gevşettiği için düşük tehlikesi yaratabilir.

+6

Kollarınızın herhangi bir yerinde hissettiğiniz ağrı, günlük aktivitelerinizi gerçekleştirmenizi engelleyebilir. Kollarımızı kaldırma, bir şeyler tutma, kapama ve fırlatma gibi şeylerde kullanıyoruz.

Kollardaki hafif ağrı genellikle yanlış uyku pozisyonunun, zayıf kan dolaşımının, sporun veya tekrarlayan hareketlerin sonucu meydana gelir.

Kol ağrısı nedenleri

Şiddetli kol ağrısının bazı olası nedenleri arasında sinir sıkışması, burkulma, romatizmal hastalıklar, rotator manşet hasarı, kırık, romatoid artrit, kalp spazmı ve hatta kalp krizi de sayılabilir.

Sebebe bağlı olarak, ağrı aniden başlayıp yavaş yavaş artabilir.

Ağrı dışında, kol problemleri ile ilişkili diğer belirtiler arasında kolun altında şişme veya kramplar, kızarıklık, sertlik ve lenf düğümlerinde şişme gibi durumlar vardır. Semptomlar bir veya iki kolda olabilir ve bilek, dirsek ve omzu etkileyebilir.

Hafif kol ağrıları genellikle kendi kendine geçer. Ayrıca, kol problemleri ve ağrıları ile başa çıkmanıza yardımcı olabilecek ve kolunuzun iyileşmesine yardımcı olabilecek birkaç doğal çözüm de vardır.

Dikkat: Eğer ağrı şiddetli ise hemen bir doktora görünün.

Kol ağrısına ne iyi gelir? Kol ağrısı nasıl geçer? Kol ağrısı için doğal ve bitkisel tedavi yöntemleri

1. Dinlenin

Hafif kol ağrısı için yapabileceğiniz en iyi şey dinlenmektir.

Uygun dinlenme, hafif ağrılarda sıklıkla görülen yumuşak doku hasarını onarmak için önemli bir uygulamadır. Öte yandan, eğer dinlenmez de yaptığınız işlere devam ederseniz ağrı iltihaba neden olabilir ve iyileşme süresini geciktirir.

İlk 24 ila 72 saat boyunca mümkün olduğunca dinlenmeye çalışın ve yorucu egzersiz ve hareketlerden kaçının. Ağrıyan kolunuzla bir şeyler yazmayın ya da yapmayın. Bu, şişliğin hızlı bir şekilde azalmasını sağlayacaktır.

2. Soğuk Kompres

Kol ağrısı soğuk kompreslerle tedavi edilebilir. Bununla birlikte, öncelikle ağrının başlangıcında etkilidir.

Soğuk, ağrılı bölgeyi uyuşturmaya yardımcı olur, dolayısıyla ağrıyı hafifletir. Ayrıca inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur.

1.    Buz küplerini plastik bir torbaya koyun ve poşeti ince bir havluya sarın.

2.    Etkilenen bölgeye 10 ila 15 dakika boyunca yerleştirin.

3.    Yöntemi birkaç gün, günde birkaç kez tekrarlayın.

Ayrıca bir havluyu soğuk suda ıslatıp ağrıyan kol üzerine uygulayabilirsiniz.

Dikkat: Buzları doğrudan kola koymayın. Donmaya neden olabilir.

3. Sıcak Kompres

Soğuk kompres gibi sıcak kompres de kol ağrısı tedavisine yardımcı olabilir. Bununla birlikte, sıcak kompresin etkili olması için, sadece yaralanma meydana geldiğinde veya ağrı başladıktan 48 saat sonrasına kadar kullanın.

Isı, bölgeye kan akışını arttırır, bu da sertliği ve ağrıyı azaltır.

·         Su torbasını sıcak suyla doldurun ve ağrıyan kol üzerinde 10 ila 15 dakika boyunca uygulayın. Tam rahatlamak için günde birkaç kez tekrarlayın.

·         Ayrıca, duşta durabilir ve 5 ila 10 dakika boyunca kolunuza hafifçe ılık su tutabilirsiniz. Bunu günde iki kez yapabilirsiniz.

4. Sıkıştırma

Etkilenen bölgeyi bir sıkıştırma bandajı veya elastik bandaj ile sarmak şişmeyi azaltmaya ve iyileşmeyi hızlandırmaya yardımcı olabilir.

Sıkıştırma ağrılı bölgeye baskı uygular. Ayrıca ağrılı kolunuza bolca destek verir. Hatta daha rahat hareket etmenize yardımcı olur.

Etkilenen bölgeyi eczaneden satın alabileceğiniz bir elastik bandajla sararak sıkıştırın. Sıkıştırma bandını birkaç günlüğüne veya ağrı ve şişme geçene kadar kullanın.

Dikkat: Alanı çok sıkı sarmayın. Zayıf dolaşıma ve durumun kötüleşmesine neden olabilir. Bandajın çok sıkı olduğunu gösteren işaretler, bandajın altındaki bölgede uyuşukluk, karıncalanma, artan ağrı, serinlik veya şişliktir.

5. Yüksek tutun

Bazen, kol ağrısını azaltmak için yapabileceğiniz en iyi şey, ağrıyan yeri yüksek tutmaktır. Yükseklik, bölgeye doğru kan akışını artırır ve iyileşme sürecini hızlandırmak için atık ürünlerin atılmasını sağlar.

Dinlenirken veya uyurken kolunuzun altına 1 veya 2 yastık koyun. Gerekirse, kolunuzu yüksek tutmak için bir askı kullanabilirsiniz.

Dikkat: Kolunuzu çok fazla yükseğe kaldırmayın ki yeterince kan gelebilsin.

6. Masaj

Etkilenen bölgeye hafif bir baskı yaparak masaj yapmak ağrıyı geçirmeye yardımcı olabilir. Masaj, kan dolaşımını iyileştirir ve bu da hasarlı dokuyu daha hızlı onarmaya yardımcı olur.

Nazik bir masaj aynı zamanda bölgedeki stres ve gerginliğin azaltılmasına yardımcı olur.

1.    Kol ağrısına hangi yağ iyi gelir: Susam, hardal, hindistan cevizi veya zeytinyağını mikrodalgada birkaç saniye ısıtın.

2.    Sıcak yağı kolunuzun ağrıyan kısmına sürün.

3.    Kan dolaşımını arttırmak ve ağrıyı hafifletmek için hafif bir şekilde masaj yapın.

4.    Bunu birkaç gün boyunca günde birkaç kez tekrar edin.

Ayrıca, bir profesyonel masöre düzenli olarak masaj yaptırabilirsiniz.

Dikkat: Eğer masaj çok acıtıyorsa, ağrınız azalıncaya kadar bunu yapmayın.

7. Zencefil

Kol ağrısına ne iyi gelir diye arayanlar bu yöntemi kesinlikle uygulayın. Zencefil, anti-inflamatuar ve antioksidan özelliklerinden dolayı kol ağrısını azaltmada da etkilidir.

Zencefil kol ve omuz dahil olmak üzere her türlü iltihabı ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Ayrıca iyileşme sürecini hızlandırmak için kan dolaşımını da arttırır.

2010 yılında Journal of Pain’de yayınlanan bir çalışmada, günlük zencefil tüketiminin, bir egzersize bağlı kas hasarı sonrası kas ağrısının azalmasına yardımcı olabileceğini buldu.

·         Dâhili kullanım için günlük olarak 3 fincan zencefil çayı içebilirsiniz. Zencefil çayı hazırlamak için, 2 fincan sıcak suya 1 tatlı kaşığı kıyılmış zencefil katın ve kapağını kapatıp 5 ila 10 dakika pişirin. Süzün, tatlandırmak için az bal katıp hala sıcakken için.

·         Dış kullanım için, 3 yemek kaşığı taze rendelenmiş zencefili bir parça tülbentle sarın. Paketi 30 saniye boyunca sıcak suya koyun. Ardından çıkarıp soğumasını bekleyin ve 15 dakika boyunca ağrıyan kolunuza koyun. Bunu günde birkaç kez tekrarlayın.

8. Zerdeçal

Zerdeçal, kol ağrısı için etkili bir ev ilacıdır. Zerdeçalda bulunan, kurkumin olarak bilinen bir bileşik antioksidanlar ve anti-enflamatuar özelliği sayesinde şişliği ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olur.

·         Harici kullanım için, 2 çay kaşığı zerdeçal tozunu 1 çay kaşığı hindistancevizi yağıyla karıştırın. Ağrılı veya şişmiş bölgeye sürün ve kurumasını bekleyin. Ardından ılık suyla durulayın. Bunu günde en az iki kez tekrar edin.

·         Dahili kullanım için 1 çay kaşığı zerdeçal tozunu 1 bardak kaynatılmış sütle karıştırın. Tatlandırmak için bal katıp günde 2 kez için.

9. Elma Sirkesi

Elma sirkesi, kolunuzdaki ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilecek başka etkili bir ev çaresidir.

Şişliği ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olan alkalileştirici ve anti-inflamatuar özelliklere sahiptir. Ek olarak, vücuda, kas ağrısının ve diğer kas hastalıklarının tedavisine yardımcı olabilecek güçlü mineral özellikler sağlar.

·         Sıcak su küvetine 2 bardak organik elma sirkesi katın. Vücudunuzu, özellikle ağıran kolunuzu, bu suda 20 ila 30 dakika boyunca bekletin. Birkaç günlüğüne günde bir defa bu rahatlatıcı banyonun keyfini çıkarın.

·         Ayrıca, bir bardak ılık suya 1 çorba kaşığı organik elma sirkesi ve biraz bal katıp karıştırın ve 1 hafta boyunca içerek hızlı bir şekilde toparlanın.

10. Kırmızı Biber

Kırmızı biber, kol ağrısı da dahil olmak üzere her türlü ağrı için iyi bir çözümdür.

İçindeki kapsaisin bileşiği, ağrıyı, şişmeyi ve iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olan analjezik ve anti-enflamatuar özelliklere sahiptir.

·         1 çorba kaşığı zeytinyağına bir tatlı kaşığı kırmızıbiber katıp karıştırın. Etkilenen bölgeye uygulayın ve 20 ila 30 saniye hafifçe masaj yapın. 10 dakika sonra durulayın. Ağrı geçene kadar bu tedaviyi günde iki kez tekrar edin.

·         Alternatif olarak, etkilenen bölgeye masaj yapmak için kapsaisin içeren reçetesiz kremleri kullanabilirsiniz.

Dikkat: Kırmızıbiberi kesik veya tahriş olmuş bölgelere kesinlikle sürmeyin.

Ek İpuçları

·         Enflamasyon nedeniyle oluşan ağrıyı azaltmaya yardımcı olmak için kortikosteroidler gibi anti-inflamatuar ilaçlar alın.

·         Diyetinizde kalsiyum ve magnezyum gibi yeterli mineraller olduğundan emin olun.

·         Kol ağrısı için ilaç isimleri arayanlar var. Aspirin, ibuprofen, naproksen ve asetaminofen gibi reçetesiz ağrı kesici ilaçlar rahatsızlığınızı tedavi etmenize yardımcı olabilir.

·         Özellikle hareket etmede sıkıntı yaşıyorsanız fizik tedaviyi tercih edebilirsiniz.

·         Özellikle egzersizden önce, kollardaki ağrı riskini azaltmak için düzenli olarak açma germe yapın.

·         Yaralanmaları önlemek için yaptığınız egzersizler için doğru forma sahip olduğunuzdan emin olun.

·         Spor yaparken koruyucu donanım kullanın.

·         Ağır nesneleri kaldırırken dikkatli olun.

·         Protein açısından zengin bir diyet yapın, böylece kaslarınız antrenmandan sonra kendini yeniden inşa edebilir.

·         Ağrı nedeniyle, kol, el ve parmaklar çok şişebilir. Yüzük, bilezik, saat ve diğer tüm mücevherleri çıkarın.

·         Kas krampları nedeniyle kol ağrınız varsa, yeterince su içtiğinizden emin olun. Bazen dehidrasyon, kollarınızda hissedilebileceğiniz kas kramplarına neden olabilir.

·         Herhangi bir ağrınız varken kafein ve alkol kullanmayın.

·         Stresten uzak durun, çok fazla stres yapmak vücudunuzun savunmasını zayıflatabilir ve vücudunuzun kendini tedavi etmesini zorlaştırabilir.

·         Egzersiz yaparken kasları, eklemleri veya tendonları zorlamamak için uygun pozisyonları ve hareketleri kullanın.

Sakroiliak Eklemi Nedir?

Çoğu insan sırtın alt bölgesinde ağrı olduğunda sakroiliak ekleminin farkına varır. El büyüklüğündeki sakroiliak eklemi leğen içinde alt omurga bölümünü iki iliak kanatlarına bağlar. Adını konumundan alır – eklem kalça kemiği – (ilium) ile Kuyruk sokumu kemiği – (sakrum) arasında bulunur ve bu nedenle çoğu zaman kalça-Kuyruk sokumu-eklemi olarak da anılır.

Sakroiliak eklemi sadece vücudumuzdaki en az bilinen eklem değil, ayrıca en az hareket eden eklemdir de. Sakroiliak eklemi örneğin diz eklemi, dirsek veya omuz gibi “tipik” eklemlerinin aksine kıyasla daha az hareket alanına sahiptir. Gergin, dar bir eklem boşluğuna sahip bir eklemdir. Birbirine dayalı eklem alanları fibrokartilajdan oluşan ligamentlerle birbirine bağlıdır. Koşuda veya koşu ağırlıklı olan futbol veya hentbol gibi sporlarda, ayağın basma hareketinden dolayı çok yoğun kuvvetler oluşur. Burada sakroiliak eklemi gelen kuvvetleri karşılayan ve omurgaya ileten bir tür amortisör görevini görür. Bu sakroiliak eklemi denilen hassas yapı içerisinde en ufak kaymalar bile belirli koşullarda şiddetli sırt ağrılarına neden olabilirler: Tanı sakroiliak eklemi blokajı. Bir bebek doğduğunda annenin sakroiliak eklemi çok önemli bir anlama sahiptir. Çünkü bir nütasyon hareketi (Kuyruk sokumu kemiğinin kalça kemiğine doğru çok küçük bir hareket) ile buna bağlı olarak pubik esnemesi sayesinde pelvik halkasının eni genişler. Bu çocuğun doğum anında başının dışarıya çıkması için çok önemlidir.

image

Çoğu Zaman Ağrılar Sakroiliak Ekleminden Oluşur

Neredeyse her insan (yüzde 90) hayatında en az bir kez sırt ağrısı denilen eziyeti çeker. Her üçüncü Alman az veya çok sıklıkla sırt ağrısına maruz kalır. Burada alt sırt bölgesindeki ağrılar daha sık görülür. Çoğu vakada ağrılara sakroiliak eklemi neden olur. Toplumun yaklaşık yüzde 60 ile 80i arasında hayatlarında bir kez komşu bel omurgası ve kalça bölgesinde kas sertleşmesi ile birlikte sakroiliak eklemi blokajı yaşar. Sakroiliak ekleminin blokajı her yaşta meydana gelebilir ve erkeklerde ve kadınlarda eşit sıklıkta görülür.

Sakroiliak Ekleminde Artroz Olabilir

Ligamentler çok gergin ve eklem yüzeyi çok az dayanıklı oldukları için eklemin ligament aparatına aşırı yüklenme esnasında (örn. sporda) çekme veya baskı yükleri oluştuğunda (örn. ağır yüklerin kaldırılması veya aşırı kilo), yanlış oturma duruşu ve başka faktörler nedeniyle bu eklem yüzeylerinin aşırı uyarılması, yıpranması veya akut veya kronik iltihaplanması meydana gelebilir. Bu durumda sakroiliak eklemi sendromundan bahsederiz. Ani hareketlerde, düşmede (bunlar arasında aniden boşa basmak da yer alır) veya kalçanın dönmesinde Kuyruk sokumu-kalça kemiği-ekleminde çıkıklar veya kırıklar meydana gelebilir. Ayrıca sakroiliak eklemleri sıklıkla Morbus-Bechterew hastalığında da etkilenirler. Sakroiliak ekleminde artroz da oluşabilir. Ayrıca eklemde sakroiliak eklem blokajı da görülebilir. Bu durumda eklem sıkışır.

Omurgadaki değişiklikler veya hastalıklar sakroiliak eklemine olan yükü arttırabilirler ve bu esnada ağrılara sebebiyet verebilirler, örneğin omur kayması, instabilite, intervertebral disk herniasyonu, artroz, özellikle de omurga ameliyatlarından sonra görülür. Ancak kemik kırıkları, tümörler ve enfeksiyonlar da buna neden olabilirler.

Semptomlar Sadece Sırt Ağrıları Değildir

Sakroiliak eklem blokajının temel semptomu sırt ağrısıdır ve bu ağrı çoğu zaman derin bel ağrısı olarak tarif edilir. Güncel araştırmalar kronik sırt ağırlarının yaklaşık yüzde 25ini sakroiliak eklemi ile ilişkilendirmektedir. Kronik sakroiliak eklem ağrıları hastalar tarafından çoğu zaman kalça yanı ve/veya kasık bölgesinde gösterilir. Bazıları alt karın bölgesinde de ağrıları olduğunu söylerler, bu ağrılar kasık-kalça kasının gerilmesinden ileri gelir. Çoğu zaman ağrılar kalça bölgesine, kasıklara ve bel omurgası bölgesine yansır. Ayrıca karıncalanma ve elektriklenme gibi duyu bozukluklarının bir kombinasyonu da görülür. Diz ağrıları bile sakroiliak eklem blokajının bir semptomu olabilirler. Sakroiliak ekleminin hastalanması ile tetiklenen sırt ağrıları gün içerisinde artar. Ayağa kalkmak, dönmek, ağır eşyaları kaldırmak ve uzun süre ayakta durmak şiddetli ağrılara neden olabilir.

image

Sakroiliak Eklem Sendromu Tanısı

Sakroiliak eklem sendromu kesin ve tipik şikâyetlere yol açmadığı için tanısı çok geç konur ve hastalar uzun süre ya yanlış tedavi görürler veya hiç tedavi edilmezler – başka sözlerle ifade etmek gerekirse: Sakroiliak eklemi hastalığının Tanıi büyük bir uzmanlık gerektirir. Bu nedenle blokaj bir omurga uzmanı tarafından tedavi edilmelidir. Fiziksel muayene vurma hassasiyeti testini kapsar.

Bir muayene metodu “Mennel-testidir”. Hasta karın üstü yatar ve hekim bir eli ile sakroiliak eklemini tutar. Diğer eli ile bir bacağı kaldırır. Eklemde ağrı hissedilir ise Mennel-testi pozitiftir ve sakroiliak eklemi sendromuna işaret eder.

Bir de sırt üstü uygulanan “Patrik-testi” mevcuttur. Sağ ayak topuğunu sol dize çekersiniz ve dizini kırarak tuttuğunuz sağ bacağı yana doğru indirirsiniz. Ardından test diğer tarafta uygulanır. Ağrı oluşur veya sınırlı hareket kabiliyeti mevcut ise bu da kalça- veya sakroiliak eklemi katılımına işaret eder.

Tanı işleminde BT veya MR gibi görsel sunan muayeneler de kullanılabilir. Ancak bunlar tek başlarına yeterli olmazlar. Son olarak doğrudan sakroiliak eklemi içerisinde verilen küçük bir miktar ağrı kesici gerçekten sakroiliak eklemi sendromu olup olmadığını gösterir. Ağrı hızla kaybolursa bu hastalığın kesin mevcut olduğunu gösterir.

Eklem Blokajını Çözümlemenin Birçok Yolu Vardır

Çoğu vakada sakroiliak eklemi bölgesindeki şikâyetler hızlıca kendiliğinden kaybolurlar. Bu nedenle birkaç gün boyunca yükü azaltmak ve ağrı kesici kullanmak yeterli olur. Genel olarak şunlar söylenebilir: Bir sakroiliak eklem blokajını çözümlemenin birçok yolu vardır. Öncelikle tedaviye özel sakroiliak eklem egzersizleri içeren bir fizyoterapi ile başlamak mantıklıdır. Ayrıca ısı uygulamaları da sakroiliak eklemi şikâyetlerini hafifletmeye yardımcı olur. Özel eğitimli hekimler veya fizyoterapistleri manuel tedavi yöntemi ile de eklem blokajlarını ortadan kaldırabilirler. Bu esnada iki farklı yöntem uygulanır. Mobilizasyon sürecinde yavaşça esnetme işlemi ile ilgili eklemin hareket kabiliyeti iyileştirilir. Manipülasyon işleminde yeni oluşmuş sakroiliak eklemi sendromu ilgili ekleme kısa kuvvet uygulanarak (uyarı etkileri) tedavi edilir. Manipülasyon tedavi yöntemi Almanya’da sadece hekimler tarafından uygulanabilir.

İnfiltrasyon tedavisinde hekim uyuşturucu ilaçları (yerel anestezi ilaçları) doğrudan ağrı merkezine enjekte eder. Bu esnada yerel anestezi ilacı ya sakroiliak ekleminin ligament aparatına veya doğrudan eklem aralığına enjekte edilir. Yerel anestezi ilaçlarının yanı sıra (infiltrasyon) iltihap sökücü ve ağrı kesici glukokortikoidler, örneğin kortizon da enjekte edilebilir. Görüntü çevirici kontrolü altında bir denervasyon (denervasyon) uyarılmış sinirleri (spinal sinirinin dallarını) bloke edilmesini mümkün kılar. Son olarak da: Tüm bu tedbirler işe yaramaz veya az işe yararsa modern tedavi konsepti yıpranmış bölgeye spinal füzyon uygulanmasını öngörür.

İyileşme Olasılığı – Sağlıklı Kas Aparatı İçin Bunları Yapabilirsiniz

Tabii ki hasta olarak ağrılar başarılı şekilde tedavi edildikten sonra: Ee şimdi ne olacak? diye sorarız. Eskisi gibi yaşamıma devam edebilir miyim? Buna şu cevabı verebiliriz: Tedaviden sonra uzun vadede güncel yaşamımızda ve boş zamanlarımızda sırt-dostu davranışlar edinmeliyiz. Sadece bu şekilde tıbbi işlemlerle elde edilen başarı kalıcılığını koruyabilir. Özellikle fizyoterapi burada önemli bir rol oynar. 

Çünkü doğru egzersizler sağlıklı kas aparatı geliştirmemize yardımcı olurlar. Burada özellikle kalça kaslarının güçlendirilmesi önerilir. Aslında genel geçerli olan şudur: Hastalar düzenli olarak hareket etmelidir, böylece eklemlerin yağlanması etkinleştirilir. Uzun süre masa başında oturanlar, örneğin hareketli sırtlı sandalye kullanmalıdır, düzenli aralıklarla ayağa kalmalıdır ve omurgasını esnetmelidir. En iyi yardımcınız şu olabilir: Bilgisayarınıza tıbbi uygulama indirin ve kullanın.

Avicenna Klinik Size Yardım Etmekten Mutluluk Duyar

image

Google Haritaları ile devam

2000 yılından bu yana Avicenna Kliniği Berlin merkezde bulunmaktadır. Hekimlerimizin her biri kendi branşında (nöroloji cerrahisi, omurga cerrahisi, anestezi, ortopedi) en az 25 yıllık uluslararası tecrübeye sahiptirler.

Şiddetli sırt ağrıları çekiyorsanız, omurga fıtığınız varsa veya bundan şüpheleniyorsanız ve kliniğimize başvurmak istiyorsanız, aşağıda belirtilen iletişim kanallarını kullanınız:

Avicenna Klinik Paulsborner Str. 2 10709 Berlin

Telefon: +49 30 236 08 30 Faks: +49 30 236 08 33 11 E-posta: info@avicenna-klinik.de

Bize her daim telefon ile ulaşabilir, bir e-posta yazabilir veya geri aramamız için iletişim formunu doldurabilirsiniz. Her hastaya, omurga uzmanı (nöroloji cerrahı) olan bir klinik hekimimizden randevu verilir. MR-görüntüleri (yanınızda getirebilirsiniz veya kliniğimizde çekilir) ve detaylı bir muayene nezdinde, hekim sizinle tüm tedavi ve ameliyat olanaklarını konuşur. İsterseniz hekimlerimize sadece (ikinci) görüş almak için de danışabilirsiniz.

Eğer Berlin’de yani bizde tedavi ve/veya ameliyat olmaya karar verirseniz, bizde kaldığınız süreyi sizin için mümkün olduğunca konforlu kılmak isteriz. Kliniğimizde insan olarak odak noktamızda durursunuz. Burada sizlere – ameliyathanemizden hasta odalarına kadar her alanda en modern donanımı sunarız.

Kliniğimiz en yeni, itinalı, minimal-invaziv tedavi yöntemlerine ağırlık vermiştir. Sizinle beraber size en uygun tedavi şeklini bulmaya çalışırız. Asıl tedavi kapsamlı bir hasta-hekim görüşmesinden, detaylı muayeneden ve kesin Tanı konduktan sonra başlar. Her hasta böylece kendisine bireysel olarak en uygun şekilde uyumlandırılmış tedavi yöntemi ile tedavi edilir.

Tıbbi hizmetlerin yanı sıra bizim için insani yakınlık da çok büyük önem arz eder. Yatılı tedaviniz süresince bakım personelimiz 7/24 emrinizdedir. Ayrıca çalışanlarımız İngilizce, Arapça, Bulgarca, Rusça, Lehçe, Türkçe ve Fransızca gibi birçok dile hâkimdir. Güvenliğinizi sağlar ve isteklerinizi, örf adetlerinizi ve dini inançlarınızı saygıyla karşılarız.

Ekibimiz en yetkin uzmanlardan oluşur. Hepsi birlikte sizi en kısa sürede iyileştirmek için çalışırlar.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации