Андрей Смирнов
Время чтения: ~30 мин.
Просмотров: 0

Diz çıkması nedir, nasıl olur? Ne kadar sürede iyileşir? Diz kapağı çıkması

İçindekiler gizle

  1. Kırık Kemiğin İyileşme Sürecindeki Belirtileri Nelerdir?
  2. Kırık Kemik Ne Kadar Sürede Kaynar?
  3. Kemik İyileşme Belirtileri:
  4. Kırık Kemiğin İyileşme Süresi:

Kırık Kemiğin İyileşme Sürecindeki Belirtileri Nelerdir? Kırık Kemik Ne Kadar Sürede Kaynar? Kemik İyileşme Belirtileri nelerdir?

Kırık Kemiğin İyileşme Sürecindeki Belirtileri Nelerdir?

Kırık Kemiğin İyileşme Sürecindeki Belirtileri, kırılan bir kemik doğru bir şekilde alçıya alındıktan sonra belli bir süre sonra iyileşmeye başlar.

Kırık Kemik Ne Kadar Sürede Kaynar?

Kırık Kemik Ne Kadar Sürede Kaynar, aslında bu sorunun cevabı kişinin yapısına bağlıdır.

Kırık Kemik, İnflamatuvar, Tamir ve Remodelizasyon olarak üç bölümde incelenir.

İnflamatuvar, döneminde kemiğin uç noktalarında hemotom oluşur. Priost yırtılmış ise dokular iyice sarılmaktadır. Kemiğin iyileşme dönemi çok önemlidir.

Tamir döneminde kırık uçların bir araya gelmesi sağlanır ve 48 saat içerisinde bu işlem tamamladıktan sonra son aşama olan Remodelizasyon dönemi başlar.

Remodelizasyon, döneminde kemik kendisini bağlayarak tamamlamaya ve iyileşmeye başlar.

image

Kemik İyileşme Belirtileri:

Kırık kemiğin iyileşme belirtileri:

  • Isınma
  • Bölgede kaşınma
  • Sıcaklık ve ara sıra ağrılar olur.

Kırık Kemiğin İyileşme Süresi:

Kırık Kemiğin İyileşme süresi, Kemiğina süresi yapılan tedaviye ve kişinin yaşına göre değişiklikler gösterebilir. Kemiğin bulunduğu bölgeye göre ve kırık tipine göre değişebilir. Protein eksikliği yaşayan kişilerde kemiğin iyileşmesi daha uzun sürmektedir.

2 dakika

Zedelenmiş Kıkırdak Kısa Sürede Nasıl İyileştirilir

Son Güncelleme: 24 Mart, 2019

Herkesin başına gelebilen sorunlardan biri de kıkırdak yırtılmasıdır. Genellikle çok acı veren bir durumdur. Yapılan son araştırmalar beslenme alışkanlığı değiştirildiğinde kıkırdağın daha hızlı iyileşebildiğini gösteriyor. Kıkırdak, kulak kepçesi, burun ve eklemler gibi belli yapıları desteklemesiyle bilinir. Vücudumuzda diz kapağı gibi daha kolay yaralanmaya yatkın bölgeler vardır. Atletler gibi her gün fiziksel aktivitede bulunan insanlar bundan daha çok etkilenirler.

Ayrıca vücudun bir yaştan sonra girdiği doğal yıpranma süreci nedeniyle bazı yaşlı insanları da etkileyebilir.

Kıkırdak nasıl yenilenir?

Kıkırdak, yediğiniz besinlere göre kendini yeniler. El ve ayak bileği, diz, dirsek ve omuz kıkırdağında ortaya çıkan en yaygın sorunlardan biri de son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz, 40 yaşın üstündeki pek çok kişiyi etkileyen kireçlenme sorunudur. Yeterli ve düzgün beslenmenin kıkırdak dokusunun hızlı yenilenebilmesi için gerekli olduğu unutulmamalıdır.

Hızlı kıkırdak yenilenmesine yardımcı olan en önemli amino asitlerden biri lizindir. Lizin, kalsiyum emiliminden ve zarar görmüş bölgeyi onaran kolajen (kıkırdak tutkalı) isimli maddenin üretiminden sorumludur. Kolajen aynı zamanda cildinizin görünümünü iyileştirir ve tendonların dayanıklılığını artırır.

Bunu da okuyun: 

Eklemlerin Önemi ve Gerekli Takviyeler

Kıkırdak yenilenmesiyle ilgili araştırmalar

Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi (UMMC) tarafından yapılan bir araştırmanın sonucuna göre, lizin eksikliği zarar görmüş dokunun iyileşme sürecini uzatabilir. Ayrıca lizin, deri hücrelerinin yeniden yapılanmasında da etkilidir. Bu da fiziksel hasar görmüş bölgenin yeniden yapılanma sürecini genel olarak kötü etkiler.

Vücudunuzun kıkırdağı onarmasına yardımcı olmak için yapmanız gereken şey vücudunuzdaki her 1 kilo için 12 miligram lisin tüketmektir. Yüksek seviyede lisin içeren besinler şunlardır:

  • Bakliyat
  • Sazan
  • Kırmızı et
  • Bira
  • Yumurta
  • Soya
  • Peynir
  • Kuru yemiş
  • Bira mayası
  • Jelatin

C vitamini vücudun savunma sistemini harekete geçirmek için çok önemlidir. Ama  bunun yanısıra, oksijenli kanı besleyerek ve onu bütün atardamarlara dağatarak kolajen üretimini de sağlar ve bu da yaralara iyileşmeleri için ihtiyacı olan şeyleri sağladığını ortaya koyuyor.

Yüksek miktarda C vitamini eksikliği anında iyileşmeyi kötü etkileyebilir. Dahası, insanların vücutlarındaki problemleri düzeltmeye devam edebilmeleri için günde 75 miligram C vitaminine ihtiyacları vardır. En fazla C vitamini içeren besinler şunlardır.

  • Kivi
  • Portakal
  • Çilek
  • Limon

İlginizi çekebilir …

Kaynak:  Yazan:  Opr. Dr. Deniz Algün

Ortopedi ve Travmatolojideki hızlı gelişmelerin en sık uygulandığı alanlardan biri kırık tedavileridir. Son 10 yılda kırık tedavilerine yaklaşım, tıbbi ve cerrahi tedavi yöntemleri büyük oranlarda değişmiştir. Amaç; kırık nedeniyle bozulan iş ve sosyal yaşam performansının en kısa zamanda tam olarak düzeltilmesidir. Geçmiş yıllarda hayatı idame ettirecek düzeyde iyileşmenin tatmin edici olduğu, mümkün olduğunca cerrahi olmayan tedavi ideal tedavi olarak görülürdü. Günümüzde gelişen tıbbi ve cerrahi teknikler, anesteziyoloji teknikleri hızlı ve tam iyileşme olanağını sunmaktadır.  Kırık tedavisinde yeni yaklaşımları şöyle özetleyebiliriz

  1. Fonksiyonel immobilizasyon mantığı: Klasik sert ve uzun alçılama mantığı yerine daha kısa, yarı sert, erken yük vermeye ve adale fonksiyonuna izin veren yeni bir alçılama tekniğidir.
  2. Kemik stimulatörleri: Özellikle stres kırıkları, küçük kemik kırıklarında ultrasonik dalga ile kemik iyileşme hızını arttıran cihazlardır.
  3. Kapalı intramedüller çivileme teknikleri: Bacak ve kollardaki uzun kemiklerin eklem içi dışındaki kırıklarının (basit-parçalı) büyük bölümünde uygulanan, kırık hattının açılmadan, 2-3 cmlik kesilerden yapılan ve kırık iyileşme süresini kısaltan tekniklerdir.
  4. Artroskopik yardımla yapılan küçük müdahaleli operasyonlar: Eklem içi kırıkların bir kısmında eklemin açılmadan eklem dışından kırıkların tespitini sağlayan, bu sayede ameliyat sonrası oluşabilecek eklem sertliği olasılığını azaltan, fizyoterapi ve tam fonksiyona ulaşma zamanını kısaltan tekniklerdir.
  5. Eksternal fikzatörler; Açık kırık denilen dış yüzeyle ilişkili kırıklarda, eklem içi çok parçalı kırıklarda, ameliyat sonrası veya olmaksızın iltihap gelişmiş kırıklarda, kaynamayan ya da yanlış kaynamış bazı kırıklarda eşsiz iyileşme olanakları sağlayan tekniklerdir.
  6. Protez cerrahisi; Yaşlıların kalça kırık çeşitlerinden daha büyük kısmına uygulama şansı veren yeni protez dizaynları ile ameliyatın ertesi günü yürüme şansı veren uygulamalardır.
  7. Radikal büyük cerrahiler: Gelişen tespit materyalleri ve cerrahi teknikler leğen kemiği büyük kırıkları, büyük eklemlerdeki parçalı kırıklarda gibi geçmişte tedavi olanağı sınırlı olan durumlarda şaşırtıcı iyi sonuçlar alınması olanağı getirmiştir.
  8. Eklem bağ cerrahileri: Kırıkla birlikte veya izole bağ yaralanması olan hastalardan geçmişte tedavi edilmemiş olanlarda alınan kötü sonuçlar ve gelişen cerrahi – artroskobik teknikler diz- dirsek- ayak bileği-omuz eklem bağ yaralanmalarının bir kırık kadar ciddiye alınıp başarıyla tedavi olanaklarını sağlamıştır.
  9. Erken agresif rehabilitasyon: Geçmişte kırık iyileşmesi sonrası başlayan fizyoterapi günümüzde etkin kırık tespiti tekniklerinin verdiği olanaklar nedeniyle ameliyatların hemen sonrasında başlanabilmekte ve kırık iyileşme sürecinde tam fonksiyon için gereken eklem hareket açıklığı ve adale gücü büyük oranda sağlanmaktadır.

Fonksiyonel immobilizasyon mantığı: Klasik sert ve uzun alçılama mantığı yerine daha kısa, yarı sert, erken yük vermeye ve adale fonksiyonuna izin veren yeni bir alçılama tekniğidir. Burada kullanılan alçılar kaşıntı, alerji yapmamakta, kolayca banyo hatta deniz-havuza girme olanağı da tanımaktadır. Asıl büyük avantaj sadece büyük kısmı veya tamamı yarı sert-esneme olanağına sahip olması nedeniyle adaleler alçı içinde kasılıp gevşemeyebilmekte, kırık ve alçı içinde kan dolaşımının iyi olmasını bu sayede hızlı kırık iyileşmesini sağlamaktadır. Klasik alçılara göre daha kısa uygulanabilme olanağı daha fazla eklemin hareketine izin vermekte ve erken yük verme şansı sağlamaktadır. Dezavantajları pahalı olması ve özel uygulama tekniği nedeniyle deneyimli kişilerce veya refakatinde yapılması gerektiğidir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Burun Tıkanıklığını Ciddiye Alın

Kemik stimulatörleri: Özellikle stres kırıkları, küçük kemik kırıklarında ultrasonik dalga ile kemik iyileşme hızını arttıran cihazlardır. Her gün 20-40 dakikalık uygulama ile uygun seçilmiş kırıklarda iyileşme zamanını % 50lere kadar kısaltmaktadır. Elektronik bir cihaz olan stimülatörler  1500-3000 dolara varan fiyatları nedeniyle profesyonel sporcularda veya iyileşme süresi çok uzun olan kırıklarda daha çok uygulama olanağı bulmuştur.

Kapalı intramedüller çivileme teknikleri: Bacak ve kollardaki uzun kemiklerin eklem içi dışındaki kırıklarının (basit-parçalı) büyük bölümünde uygulanan, kırık hattının açılmadan, 2-3 cmlik kesilerden yapılan ve kırık iyileşme süresini kısaltan tekniklerdir.

Kırık hattının açılmasında üç temel sakınca vardır. Kırık seviyesinde iltihap, sonucu gerçek bir felakete dönüşebilecek ciddi ilk komplikasyondur. Kırık seviyesinin cerrahi yolla açılmasında ikinci dezavantaj taze kemik uçlarından kırık seviyesine olan kanamanın boşaltılmasıdır. Bu kanama içinde zengin kemik yapım hücresi (osteoblast) ve üreme ortamı bulunur. Bu kanamanın cerrahi için kırığın açılması sırasında boşalması kırık iyileşmesini zorlaştıran bir faktördür. Son dezavantaj ise kırık kemik uçları veya darbenin zedelediği ciltte yapılan kesilerin zaman zaman kapanma sorunu yaratmalarıdır.

Uyluk kemiği kırıklarında kalçadan, kaval kemiği kırıklarında dizin hemen altından, üst kol kemiği kırıklarında omuzdan, önkol kemikleri kırıklarında dirsek ve el bilekten yapılan birkaç santimetrelik kesilerden kemik içine yerleştirilen çiviler kırığı çok etkin bir biçimde tespit etmekte, yukarıdaki dezavantajların hiçbirini taşımamakta, alçı gibi ek dış tespit gereksinimi genellikle olmamaktadır. Dezavantajları özel ve pahalı ameliyathane ekipmanları (skopi, kırık masası gibi) gerektirmesi ve teknik zorluğu nedeniyle deneyimli ellerde veya gözetiminde yapılması gerekliliğidir.

Artroskopik yardımla yapılan küçük müdahaleli operasyonlar: Eklem içi kırıkların bir kısmında eklemin açılmadan eklem dışından kırıkların tespitini sağlayan, bu sayede ameliyat sonrası oluşabilecek eklem sertliği olasılığını azaltan, fizyoterapi ve tam fonksiyona ulaşma zamanını kısaltan tekniklerdir. Özellikle diz ve ayak bileği eklem içi kırıklarında cerrahinin temel amacı eklem yüzeyinde seviye farkı olmaksızın kırığı tamamen sabit bir biçimde tespit etmektir. Klasik cerrahi yöntemlerde eklem açılarak direkt görüş altında kırık tespit edilmektedir. Bu ciddi eklem sertliklerine neden olmaktadır. Modern yaklaşımda eklem açılmadan artroskopi yardımıyla eklem açılmadan eklem içi kırık monitörden izlenebilmekte, kırık eklem dışından tespit edilebilmektedir. Hatta bazı kırıklarda hiç kesi yapılmadan eksternal fikzatörlerle tespit edilebilmektedir. Bu yöntemle yapılan ameliyatlar çok daha ağrısız, yara ve enfeksiyon riski az, eklem kısıtlılığı olasılığı az, fonksiyon iyidir. Dezavantajları her eklem içi kırıkta uygulanamaması, artroskobi cihazı gerektirmesi ve teknik zorlukların üzerinden gelebilmek için ileri deneyim gerektirmesidir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  İyi Bir Dengeye Sahip Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?

Protez cerrahisi; Yaşlıların kalça kırık çeşitlerinden daha büyük kısmına uygulama şansı veren yeni protez dizaynları ile ameliyatın ertesi günü yürüme şansı veren uygulamalardır.

Eski Amerika istatistiklerinde 70 yaş üzeri ölümlerin 1/3 ünün kalça kırığı sonrası (ameliyat edilenler de dahil) 6 ay içinde olmaktadır. Bu yüksek ölüm oranı, eski tedavi yöntemlerinin ameliyatlı veya ameliyatsız 2-4 aya varan yatak istirahatı gerektirmesidir. Bu kadar uzun yatak yaşamı ciddi dahili problemleri (kalp-akciğer sorunları, üre yükselmesi vs.) ve emboli riskini ortaya çıkarmakta veya var olanları ağırlaştırmaktadır.

Protez cerrahisi kalça kırıklarında 30 yılı aşkın bir süredir kullanılmasına rağmen eski protez dizaynları kalça kırıklarının sınırlı tiplerine uygulama olanağı vermekteydi. Günümüzde gelişmiş protez dizaynları kalça kırıklarının çok büyük kısmına uygulama olanağı vermekte, yine gelişen anestezi teknikleri yaş ve dahili problemlere rağmen her yaşta insanın ameliyatına olanak vermektedir. Modern protez uygulamaları hastaların ertesi gün bacağı üzerine basarak bir walker yardımıyla yürümelerine olanak vermektedir. Bu, yatmaya bağlı dahili hastalıkların ve emboli oluşumu riskini minimuma indirir. Yalnız burada kırık sonrası birkaç gün içinde operasyon yapılması önemli bir konudur. Protez ameliyatları nispeten pahalıdır ve çok iyi sterilizasyona sahip ameliyathane ortamı gerektirir. Ameliyat öncesi ve en az 10-15 gün sonrasına kadar (bazı hastalarda ömür boyu ) kan sulandırıcı tedavi ve anti embolik çorap kullanımı da hayat süresini uzatan ciddi- kolay yöntemlerdir.

Radikal büyük cerrahiler: Gelişen tesbit materyalleri ve cerrahi teknikler, leğen kemiği(pelvis) büyük kırıkları, büyük eklemlerdeki parçalı kırıklar gibi geçmişte tedavi olanağı sınırlı olan durumlarda şaşırtıcı iyi sonuçlar alınması olanağı getirmiştir.

Ortopedinin halen karşılaştığı en sorunlu kırık tipleri leğen kemiğinin bütünlüğünü bozan büyük kırıkları ve büyük eklem içi parçalı kırıklardır. Geçmişte ölüm riski büyük, tesbit olanağı kısıtlı olan leğen kemiği (pelvis) radikal operasyonlarından kaçınılmakta idi. Eklem içi çok parçalı kırıklarında ise kırık tesbiti zayıf yapılmakta ve bu tesbit dışarıdan alçı uygulaması ile desteklenmekte idi. Sonuçta fonksiyon açısından yetersiz sonuçlar alınmakta idi. Günümüzde yoğun bakım, anestezi olanaklarının gelişimi hayati riskleri azaltmakta, gelişen cerrahi teknikler, tesbit materyalleri ve gelişen kırık tedavi vizyonu ile büyük eklem ve pelvis kırıkları radikal ve büyük operasyonlarla tam olarak tesbit edilebilmektedir. Alçı uygulamasına gerek kalmadan sağlanan erken hareket olanağı ile tatmin edici sonuçlar alınabilmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Kronik Öksürük Depresyona Neden Oluyor

Özellikle pelvis ameliyatları deneyimli ekiplerce ve cerrahi yoğun bakım koşullarına sahip hastanelerde yapılmalıdır. Pelvis ameliyatlarında ameliyat öncesi çok iyi bir tetkik ile büyük damar yaralanmaları, mesane – barsak yaralanmalarının varlığının araştırılması esastır. Zaman zaman ameliyatta ortopedi ekibine ek olarak üroloji, damar cerrahi, genel cerrahi ve girişimsel radyoloji ekipleri gerekli olabileceğinden bu ekipler hazır olmalıdır.

Eklem bağ cerrahileri: Kırıkla birlikte veya izole bağ yaralanması olan hastalardan geçmişte tedavi edilmemiş olanlarda alınan kötü sonuçlar ve gelişen cerrahi – artroskobik teknikler diz- dirsek- ayak bileği-omuz eklem bağ yaralanmalarının bir kırık kadar ciddiye alınıp başarıyla tedavi olanaklarını sağlamıştır.

Eklemlerdeki kırıkla birlikte veya yalnız başına olan bağ yırtıklarından tedavi edilmemiş olanları genç yaşlarda ciddi problemlere yol açmaktadır. Bu problemlerden ilki bağın fonksiyonunu yapmamasına bağlı eklem sabitliğinin bozulması daha da ciddisi zaman içinde eklemdeki fizyolojik olmayan hareketlerin yol açtığı kireçlenmedir. Özellikle kırıkla birlikte olan bağ yaralanmaları gözden kaçmakta ve ciddi sorunlarla karşımıza çıkmaktadır.

Modern yaklaşımda yaralanma mekanizmaları ve kırık tiplerinin birlikte olabileceği bağ yaralanması tipleri daha iyi anlaşılmış ve MR gibi modern tedavi yöntemleri ile kesine yakın tanı olanağı sağlanmıştır. Bu durumlarda bağ yırtıkları bir kırık ciddiyetinde ele alınmakta ve tedavi sağlanmaktadır.

Erken agresif rehabilitasyon: Geçmişte kırık iyileşmesi sonrası başlayan fizyoterapi günümüzde etkin kırık tesbiti tekniklerinin verdiği olanaklar nedeniyle ameliyatların hemen sonrasında başlanabilmekte ve kırık iyileşme sürecinde tam fonksiyon için gereken eklem hareket açıklığı ve adele gücü büyük oranda sağlanmaktadır.

Özellikle eklemi ilgilendiren kırık veya bağ ameliyatlada sonucun başarısını uygun ve stabil cerrahi ve erken hareket belirlemektedir. Günümüzde bu tür operasyonlar sonrası 24-48. saatlerde CPM (devamlı pasif hareket) cihazları ile hareket başlanmaktadır. Bu cihazlar elektronik programlı eklem hareketi sağlamaktadırlar. Bu sırada oluşacak ağrılar epidural kateter yöntemiyle kontrol edilebilmektedir.Ağrı azalır azalmaz etkin ve sürekli fizyoterapi devam etmektedir.

Eklemi ilgilendirmeyen kırıklarda da adele gücünü devam ettirici , çevre eklem hareketlerini koruyucu fizyoterapi hemen başlamaktadır. Uzun süreli alçı uygulaması gerektiren vakalarda alçı içinde kalan adelelerin güçlerini elektrik ile uyarılarak korumak alçı sonrası normal aktiviteye dönüş süresini ciddi biçimde kısaltmaktadır.

Anasayfa » Sağlık » Ayak Tarak Kemiği Kırığı Ve Tedavi Süreci

Ayak bölgesi vücudun hemen hemen tüm ağırlığını üstlenmektedir. Kimi zaman aşırı kilo ya da ayağa fazla yüklenilmesinden kaynaklı ayak tarak kemiğinde kırıklar oluşabilmektedir. Özellikle bilinçsiz ve dengesiz yapılan egzersizler, ayak tarak kemiklerinde kırıkların meydana gelmesinin en bilindik nedenlerinden biridir. Tarak kemiği kırıkları daha çok sporla ilgilenen kişilerde görülmektedir.

Ayak Tarak Kemiği Kırıkları Neden Olur?

  • Ayak Yapısı: Ayak yapısının fazla kavisli ve yüksek olması, vücuttaki tüm basıncın ayak tarak kemiklerine binmesine neden olur. Bunun sonucunda ise tarak kemiklerinde kırık ve çatlaklar oluşabilmektedir.
  • Bilinçsiz ve Dengesiz Yapılan Egzersizler: Ayak tarak kemiği problemleri sporcularda daha çok görülür. Isınmadan ve ani yapılan egzersizler ayak tarak kemiğinde kırık, çatlak gibi problemlerin oluşmasına neden olabilmektedir.
  • Aşırı Kilo(Obezite): Ayak vücut ağırlığının büyük bir bölümünü üstlenmektedir. Ancak aşırı kilo ve obezite sorunu olan kişilerdeki ağırlık  daha fazla olduğundan, ayak tarak kemiklerine bu yük fazla gelebilmekte ve kırıklar oluşabilmektedir.
  • Giyilen Ayakkabılar: Ayak yapısı genetik etkenlere göre değişiklikler göstermektedir. Gün içinde tercih edilen ayakkabıların, ayağı sıkması ve rahat olmaması tarak kemiği kırıklarına yol açabilmektedir. Özellikle topuklu giyen kadınlarda ayak tarak kemiği kırıklarına daha fazla rastlanmaktadır.

Ayak Tarak Kemiği Kırığı Belirtileri Nelerdir?

Ayak tarak kemiğinde oluşan kırıklar beraberinde ağrı ve ayak çevresinde aşırı hassasiyeti getirir. Kırık durumunda ayağa dokunulduğunda acı ve sızlama hissedilir. Ayak bölgesinde morarma ve şişlik oluşabilmektedir. Rahat hareket edememe ve ayağın üzerine tam basamama gibi sorunlar da ayak tarak kemiği kırığının belirtileri arasındadır. Eğer ayak tarak kemiğinizde ağrı ve bahsettiğimiz belirtileri görüyorsanız, kırık oluşma ihtimali yüksek olduğundan bir an önce doktora başvurmanızı öneriyoruz.

Ayak Tarak Kemiği Kırığı Tedavisi

Tedavi yöntemi her ne kadar kırığın şiddetine bağlı olsa da genellikle alçı yöntemi kullanılır. Kırıklar alçıya alınır ve 3-4 hafta boyunca kırık bölge alçı içinde kalır. Kemiklerin kaynamasında herhangi bir sorun ortaya çıkmadıysa, iyileşme süreci 6-8 hafta arasında değişmektedir.

Kemiklerin kaynamaması durumunda ise cerrahi tedavi yöntemlerine başvurulur. Ameliyattan sonra yaklaşık 4 hafta kadar ayağın üzerine basılmaması ve istirahat edilmesi gerekir. Bu 4 haftalık süreçte koltuk değnekleri ve farklı yöntemlerle hareket sağlanır. 4-5 hafta geçtikten sonra ise kiş fizik tedavi programlarına dahil edilir.

Sevgilinize Günaydın Mesajları Gönderin

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR Elmacık Kemiği Belirginleştirme Egzersizleri Hamileyim Karnımın Sağ Tarafı Ağrıyor Başın Arka Kısmında Ağrı ve Uyuşma Belim Tutuldu Ne Yapabilirim? Belim Ağrıyor Hangi Bölüme Gitmeliyim? Boyun Ağrısı Baş Ağrısı Yapar mı? Baş Tepesinde Yanma Neden Olur? Miyom Ameliyatı Sonrası Kanama Ne Kadar Sürer? Diş İltihabı Yüzde Uyuşma Yapar mı? Miyom Göbek Yapar mı?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR Kaplama Dişte Sızlama Kabızlık Nasıl Geçer? Regl Kokusu Nasıl Giderilir? Siyah Nokta Temizliği Doğum Sonrası Solda Ağrı İshal ve Aşırı Gaz

Koronavirüse yakalanıp atlatanların eski sağlıklarına kavuşmaları hastalığı ne kadar ağır geçirdiklerine bağlı olarak değişiyor. Yoğun bakıma yatırılan Kovid-19 hastalarının eski güçlerini geri kazanmalarının bir yıl geçebileceği ifade ediliyor.

image BBC Türkçe 20 Nisan 2020 Pazartesi, 09:32

image

Kovid-19 sadece birkaç ay önce ortaya çıkmış bir hastalık. Ancak şimdiden hastalığa yakalananların eski sağlıklarına kavuşmalarının uzun zaman aldığını söyleyebiliyoruz.

Koronavirüse yakalanan bir kişinin iyileşme süresi, hastalığı ne kadar ağır geçirdikleriyle doğru orantılı. Pekçok kişi için Covid-19’un sıradan bir gripten farkı olmuyor.

Ancak hastalığı ağır geçirenlerde Kovid-19 kalıcı izler bırakabilir.

Yaş, cinsiyet ve sağlık durumu virüsü kapan kişinin hastalığa nasıl tepki vereceği konusunda belirleyici etkenler arasında.

Hastaların geçtiği tedavi sürecinin ne derece ağır olduğu da iyileşme süresini etkileyen bir diğer etken.

HAFİF ATLATANLAR

Covid-19’a yakalananların çoğu sadece kuru öksürük ve ateş belirtilerini yaşıyor. Ancak eklem ağrıları, halsizlik, boğaz ve baş ağrısı da görülen semptomlar arasında.

Öksürük başta kuru oluyor. Ancak bazı hastalar, hastalığın ilerleyen evrelerinde balgam da atmaya başlayabiliyor. Bu balgamlarda virüsün öldürdüğü akciğer hücreleri bulunuyor.

Bu semptomlar istirahat ve bol sıvı tüketimiyle tedavi ediliyor. Tedavi sürecinde ağrı kesici olarak parasetamol tavsiye ediliyor.

Kovid-19’u hafif geçirenler kısa sürede eski sağlıklarına kavuşuyor.

Ateş bir haftadan kısa bir sürede düşse de öksürük şikâyetleri bir süre daha devam edebiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Çin’deki veriler üzerinden yaptığı bir araştırma, hafif Kovid-19 hastaları için iyileşme süresinin yaklaşık iki hafta olduğu belirtilmişti.

AĞIR HASTALAR

Kimileri için hastalık çok daha ciddi bir hâl alabiliyor. Enfeksiyonun yedi ile 10’uncu gününde hastanın durumu ağırlaşabiliyor.

Durumun ağırlaşması ani bir şekilde yaşanabiliyor. Nefes darlığı başlıyor ve akciğerlerde yanma hissi ortaya çıkıyor. Bunun nedeni virüsle savaşmaya çalışan bağışıklık sisteminin sağlıklı akciğer hücrelerini de hedef almaya başlaması oluyor.

image

Hastalığı bu şekilde geçirenlerin hastanede oksijen desteği alması gerekebiliyor.

Pratisyen hekim Sarah Jarvis, “Nefes darlığının iyileşmesi uzun zaman alabilir… Vücut, enflamasyonu tedavi etmeye çalışacaktır. Bu durumlarda eski sağlığa kavuşmak iki ila sekiz hafta sürebilir” diyor.

Jarvis hastalığı bu şekilde geçirenlerde uzun süre halsizlik gözlemlenebileceğini de ifade ediyor.

Yoğun bakıma yatırılanlar

WHO, virüse yakalanan her 20 kişiden birininyoğun bakım tedavisine ihtiyaç duyacağını varsayıyor.

Yoğun bakımdaki hastalar ilaçlarla uyutuluyor ve solunum cihazlarına bağlanabiliyor.

Nedeni ne olursa olsun, yoğun bakım tedavisi gören bir hastanın nekahat dönemi ve tamamen iyileşmesi çok uzun zaman alabiliyor.

Yoğun bakımdan çıkarılan hastalar önce normal odalara alınıyorlar, ardından da nekahate evde devam ediyorlar.

image
Yoğun bakımda tedavi edilen Kovid-19 hastaları, yitirdikleri kas gücünü geri kazanmak için fizik tedavi terapileri alıyor.

Yoğun Bakım Tıp Fakültesi Dekanı Doktor Alison Pittard, yoğun bakımda yatımış bir kişinin eski sağlığına kavuşmasının 12 ile 18 ay sürebileceğini belirtiyor.

Uzun süre hastane yatağında yatmak, kas kaybına yol açabiliyor. Yoğun bakım yatış döneminde kaslarını yitiren ve güçsüz düşen hastaların, kuvvetlerini yeniden kazanmaları gerekiyor.

Bazı hastalar, yeniden yürüyebilmek için fizik tedaviye ihtiyaç duyuyor.

Yoğun bakımda alınan ilaçlar nedeniyle hastalar deliryuma girebiliyor, psikolojik sorunlar yaşayabiliyorlar.

Cardiff ve Vale Üniversitesi’nden fizyoterapist Paul Twose, “Bu hastalık özelinde bir sorun daha söz konusu. Viral yorgunluk kesinlikle çok önemli bir etken” diyor.

İtalya ve Çin’den bildirilen vakalarda tüm vücutta bitkinlik, en ufak harekette nefes darlığı, bir türlü geçmeyen öksürük nöbetleri ve düzensiz solunum rahatsızlıkları raporlanmıştı.

Hastalığı ağır geçirip atlatan bu kişilerde sürekli bir halsizlik de söz konusuydu.

Ancak genel sonuçlara ulaşmak da kolay değil.

Bazı Covid-19 hastaları yoğun bakımda görece kısa süre geçirirken bazı hastalar haftalarca solunum cihazına bağlı kalıyor.

KORONAVİRÜS KALICI İZLER BIRAKABİLİR Mİ?

Hastalığın çok yeni olmasından dolayı elde uzun vadeli etkileri incelemede kullanılacak herhangi bir veri yok.

Bağışıklık sistemi aşırı çalışıp akciğerlere hasar veren hastalarda, akut solunum sıkıntısı sendromuna (ARDS) rastlanabiliyor.

Fizyoterapist Twose, “Beş yıl sonra dahi fiziksel ya da psikolojik sorunlar yaşanabileceğini gösteren veriler elimizde mevcut” diyor.

Warwick Tıp Fakültesi’nden Doktor James Gill ise hastalığı atlatanların iyileşme sürecinde mutlaka psikolojik destek de almaları gerektiğini vurguluyor.:

“Nefes almakta güçlük çektiğinizde doktor size ‘Solunum cihazına bağlamamız lazım. Sizi uyutacağız. Ailenizle vedalaşmak ister misiniz?’ diye soruyor. Bunları yaşayan hastalarda tavma sonrası stres bozukluğuyla karşılaşmamız şaşırtıcı değil.”

Bazı durumlarda hastalığı hafif atlatanlarda dahi sürekli halsizlik gibi kalıcı izler oluşma ihtimali de gözardı edilmiyor.

image

Kaç kişi iyileşti?

Dünya genelinde kaç kişinin Kovid-19’a yakalanıp iyileştiğini söylemek pek mümkün değil.

Johns Hopkins Üniversitesi’nin verilerine göre 19 Nisan itibarıyla virüse yakalanan 2,5 milyona yakın kişiden 600 bini iyileşti.

Ancak her ülke farklı yöntemlerle veri topluyor. Bazı ülkeler iyileşen hasta verilerini yayınlamıyor. Ayrıca hastalığı hafif atlatanlar kayıtlara dahi girmiyor.

Matematiksel modellemeler, Kovid-19’a yakalananların yüzde 99 ila 99,5’inin iyileşeceğine işaret ediyor.

VİRÜSE YENİDEN YAKALANMAK MÜMKÜN MÜ?

Virüse yakalanan bir kişinin geliştirdiği bağışıklığın süresi konusunda elde çok fazla bilgi yok.

Ancak genel kanı, virüse yakalanıp iyileşenlerin yeterli ölçüde bağışıklık geliştirmiş olması gerektiği yönünde.

Virüse ikinci kez yakalandığı bildirilen ender sayıdaki kişinin testleriyle ilgili sorunlar yaşanmış olabileceği ifade ediliyor.

Özellikle Kovid-19 aşısı üzerinde çalışanlar için bu soru hayati öneme sahip. Geliştirilecek olan aşının ne kadar dayanıklı olacağı konusu, virüse karşı bağışıklığın süresine bağlı.

image

En Çok Okunan Haberler

  • image Çatıda biriken kar yığınları çığ gibi düştü
  • image ‘Erdoğan yanıltıldı mı?’
  • Zamlı doktor maaşları ne kadar oldu?
  • Fetullah Gülen’in yeğenine tahliye
  • ‘Çaycı Hüseyin’e dolandırıcılık şoku
  • ‘Bar’ cinayeti: 8 kişi gözaltında
  • UEFA’dan Şampiyonlar Ligi şartı!
  • Mersin’de eğlence mekanında çıkan kavgada 1 kişi öldü
  • Gazi’nin kadınlarla gayrı resmi toplantısı
  • Polonya, Çekya ve Slovakya liderleri Kiev’e gidecek

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации