Андрей Смирнов
Время чтения: ~26 мин.
Просмотров: 0

Diş çekimi işleminden sonra sakız ne kadar sürer ve iyileşmesi hızlandırılabilir.

Diz kemiklerinin arasında bulunan kıkırdak dokulu menisküsün yırtılması durumu çok sık karşılaşılan bir sorundur. Menisküs yırtığı nedeni ile dokular bacak kemikleri arasında sıkışmaktadır. Ayrıca sürtünmenin de etkisi ile bu durum kişide ağrıya neden olmaktadır.

Menisküs yırtıkları genelde sporcularda görülmektedir. Vücut hareket halinde iken ani bir şekilde yön değiştirdiği zaman menisküs yırtılması meydana gelmektedir. Bununla beraber yaşın ilerlemesine bağlı olarak da menisküs yırtılması oluşmaktadır. Ancak bu durum her yaşta görülebilmektedir. Genel olarak Menisküs yırtığı nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Ani durma ve dönme
  • Dizleri zorla bükme
  • Dizleri döndürme
  • Çömelmek
  • Diz çökmek
  • Ağır bir şey kaldırmak
  • Ani travmalara neden olan sporlarla ilgilenmek
  • İlerleyen yaş
  • Dizden alınan direkt darbeler

Menisküs yırtığı nasıl anlaşılır sorusu da birçok kişi tarafından merak edilmektedir. Hemen herkesin başına gelebilecek bu durumda bazı belirtiler soruna işaret etmektedir. Menisküs yırtıklarında ortaya çıkan temel belirtiler şunlardır:

  • Dizde şişkinlik
  • Bacakları bükerken zorlanma
  • Dizde kilitlenme
  • Yürürken zorlanma
  • Ağrı
  • Çapraz ve yan başlarda kopma
  • Dizden gelen sesler
  • Dizde sertlik
image
Menisküs Yırtığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Menisküs yırtığı tedavisi kişinin durumuna göre değişiklik göstermektedir. Yırtığın bulunduğu yere ve boyutuna göre tedavi yöntemi belirlenmektedir. Bu aşamada hastanın yaşı, diğer hastalıkları, aktivite durumu göz önüne alınmaktadır.

Dış menisküslerde meydana gelen yırtık kendi kendine düzelebilmektedir. Ancak iç menisküslerde meydana gelen yırtıklar için cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır. Çünkü iç menisküs çok daha hareketli bir yapıya sahiptir. Menisküs yırtığı tedavi edilmezse kıkırdakta aşınma meydana gelmektedir. Bu durum ise zamanla kişide sakatlığa neden olabilmektedir. Bu nedenle mutlaka hastalığın tedavisi aksatılmamalıdır.

Menisküs onarılacak şekilde ise dikilerek tedavi edilmektedir. Bu tedavi yönteminde hastanın 6 – 8 hafta kadar koltuk değnekleri ile yürümesi gerekmektedir. Sporla uğraşan kişilerin ise 6 ay kadar spora ara vermesi gerekmektedir. Onarılamayacak şekilde bir menisküs yırtığı oluşmuş ise cerrahi operasyon ile o bölgeden menisküsün alınması gerekmektedir. Operasyon sonrası hafif işte çalışanlar 1 hafta, ağır işte çalışanlar 1 ay sonra işlerine dönebilmektedir.

Menisküs yırtığı sorunu ile karşılaşmamak için kişinin kendisine dikkat etmesi gerekmektedir. Ani ve yanlış hareketler nedeni ile meydana gelen menisküs yırtığından korunmak için dikkat edilmesi gereken adımlar şunlardır:

Dinlenme: Menisküs ağrılarını dindirmek için yapılması gereken en önemli adım dinlenmektir. Hareket etmeyi bile zorlaştıran ağrıları dinlenerek dindirebilirsiniz.

Buz kompresi: Menisküs yırtıklarında dizde ağrı ve şişlik meydana gelmektedir. Bu durumların önüne geçebilmek için buz kompresi önerilmektedir. Ağrının yoğun olduğu alana uygulanan bu işlem ile hem şişlik hem de ağrı azalmaktadır.

Germe: Dizlerinizi güçlendirme hareketi ile menisküsün önüne geçebilir, ağrılarınızı azaltabilirsiniz. Bu durumda germe egzersizlerinin düzenli olarak yapılması önerilmektedir.

Diz sıkıştırma: Esnek bir bandaj yardımı ile dizinizi sararak ağrıları büyük oranda azaltabilirsiniz.

Menisküs Yırtığı Bitkisel Tedavisi İbrahim Saraçoğlu

Genelde cerrahi müdahaleler ile tedavi edilmeye çalışılan menisküs yırtığı bitkisel tedavisi İbrahim Saraçoğlu tarafından geliştirilmiştir. Hemen her bireyde görülebilen menisküs yırtığı ve iltihabı durumlarında uygulanabilecek bitkisel tedavi kürü büyük fayda sağlamaktadır. Menisküs yırtığı bitkisel tedavisi için gerekli malzemeler şunlardır:

  • 1 kahve fincanında zeytinyağı
  • 1 kahve fincanında buğday kepeği
  • 1 tane orta boyda turp
  • 1 çorba kaşığı dereotu
  • 2 – 3 yaprak kadar lahana
  • 1 çorba kaşığı kekik
  • Bir miktar su

İlk olarak 1 orta boyu turp kabuklu veya kabuksuz olarak rendelenmelidir. Daha sonra 1 çorba kaşığı kadar dereotu kıyılarak lahana haricindeki bütün malzemeler su ile haşlanmalıdır. Haşlanan malzemeler lapa haline getirilmelidir. 2 – 3 yaprak lahana da başka bir kapta haşlanmalıdır.

Menisküs yırtığı ve ağrı olan bölgeye hazırlanan lapa karışım sürülmelidir. Lapa karışımın üzerine ise başka bir kapta hazırlanan ve sıcak olan lahana yaprakları koyulmalıdır. Karışımların ve lahananın üzeri ise streç film ile kapatılmalıdır. Karışımlar bu şekilde bir süre dizde bekletilmelidir. Menisküs yırtığı için bitkisel tedavi yöntemi olan bu kürü haftada 2 – 3 kez uygulayabilirsiniz. Kür düzenli uygulandığı zaman diz ağrılarınızdan kurtulduğunuzu göreceksiniz.

Menisküs Yırtığında İyileşme Süreci Ne Kadardır?

image

Anüste egzema yapan sebepler

– Sentetik iç çamaşırı giymek.

-Pudra kullanımı (pudra allerjisi olanlarda)

-Dar kıyafet giymek

Anal dermetit belirtileri

– Anal bölgede özellikle geceleri artan kaşıntı. – Anüs ve civarında ıslaklık düzeyinde nemlilik. – Zaman zaman hafif kanama (kaşıntıyla olan tahrişten) – Bölge cildinde kalınlaşma ve sertleşme. -Ciltte oluklaşma şeklinde meme görünümü -Çamaşırı kirletecek düzeyde akıntıya benzer salgı. -Pis koku(dışkı kokusundan farklı) -Yapısal değişiklik, tahrişe bağlı hafif ağrı. -Cidin elastikiyetinin azalmasından kaynaklanan küçük çatlaklar. -Eşlik eden hastalıklar; fissür (çatlak), enfeksiyon, mantar, alleji, hemoroid,d sedef ve egzema.

Anal dermatit tedavisi

Öncelikle neden ortadan kaldırılmaya çalışılır. Pruzon merhem anal dermatit tedavisi için üretilen tek üründür. Kullanmaya başlandığı gün kaşıntı, ıslaklık azalmaya başlar, ertesi gün şikayetler düzelmiş olur ama cildin düzelmesi 3-10 günü bulabilir. Alternatif olarak kullanılabilecek kortizonlu merhemler ciddi yan etkileri sebebiyle en son seçenek olarak önerilir. Sorunun tekrar ortaya çıkmasını engellemek için yukarıda sayılan nedenler araştırılmalı asıl neden bulunup ortadan kaldırılmalıdır.

Sebep engellenmediği sürece anal dermatit (mayasıl) tekrarlar, tekrarlaması durumunda aynı tedavi uygulanabilir. Özellikle sıcak yaz aylarında terleme arttığı için ciltteki sorun ve şikayetler artabilir bu durumlarda merhem kullanmaya ek olarak bir parça tuvalet kağıdı kalçaların arasına konulmalıdır. Kalçaların arasına konan peçete bölgenin nemini alır,cildin sürtünmesini engeller ve havalanmayı artırır.

Yine yaz aylarında havuz, deniden çıkınca ıslak şortla oturmak yerine kuru şortla değiştirmek doğru bir davranış olur.

A A

30.09.2020 – 15:39

Makat bölgesinde belli başlı bazı sağlık sorunları ile karşı karşıya kalmak mümkün. Anüs olarak da bilinen bu bölge çatlak veya yırtık gibi problemler yaratabilmektedir. Özellikle rahatsız edici bir durum şeklinde ağrı ve acı yaratan bir durumdur. Bu problemlerin giderilebilmesi için ise uzman bir doktor kontrolü altında, farklı yöntemler üzerinden tedavi gerçekleştirilir. Bu durum hastalığın seyrine bağlı olarak ameliyatlı ya da ameliyatsız bir şekilde yapılabilmektedir. Doktorun vereceği karara bağlı olarak yöntem seçimi yapılır ve tedavi gerçekleşir.

Fissür Nedir? Öncelikle fissür kelime anlamı açısından çatlak karşılığını bulunmaktadır. Bu doğrultuda analfissur ise Makat çatlağı şeklinde ifade edilir. Bölgede meydana gelen çatlak veya yırtıklara karşı tedavi yöntemi uygulanır. Her ne kadar görüntü açısından sorun küçük olmasına rağmen, verdiği rahatsızlık ciddi bir boyuta ulaşabilmektedir. Eğer tedavi konusunda geç kalınırsa zaman içerisinde şişlik meydana gelebiliyor. Böyle sorunlar ise, ‘kronik anal fissür’ şeklinde ifade edilmektedir. Hem kadın hem de erkeklerde farklı yaş kriterleri de aynı oranda görülebilen bir problem olduğunu da söylemek mümkün. Bu sorun İlk başlarda yüzeysel şekilde ortaya çıkar ve daha sonra zamanla, derinleşip makat bölgesinin iç kısmına doğru devam eder. Belirtileri Nelerdir? Meydana gelen anal fissür sorunu ile beraber bazı belirtiler hastalığı gösterir. Bu belirtileri hastalık yaşayan kişi fark edebilir ve böyle durumlarda en kısa sürede uzman bir doktora başvurulabilir. – Makat çatlağında belirgin olarak ağrı oluşur. – Yanma hissi meydana gelir. – Dışkılama sonrası ağrı daha yüksek noktaya gelir ve 4-5 saat devam edebilir. – Bazı hastalarda hiç dinmeyen bir ağrı söz konusu olabilir. – Dışkılama ile fissür bölgesinin yırtılması neticesinde kanama yaşanabilir. – Nadir olsa bile eğer fissür kısmında damar var ise şiddetli oranda kanama yaratabilir. Bu belirtiler arasından birkaç tanesi söz konusu olduğunda, en yakın zamanda uzman bir doktora başvurulması gerekmektedir. Zira ilk başlarda yapılacak olan müdahale sorunun kısa süre içerisinde çözüme kavuşmasını imkan verir. Ancak geç kalındığı takdirde kronik bir rahatsızlık şeklinde yaşanabilir. Fissür Tedavisi Medikal tedavi ile beraber hayat tarzının değişmesi neticesinde, fikstür probleminden kurtulmak mümkün. Bu konuda uzman doktor kontrolü altında kullanılması gereken bazı unsurlar bulunmaktadır. Dışkı yumuşatıcı ilaçlar, ağrı kesiciler, kısa süreli kullanılacak topikal ilaçlar, sıcak su oturma banyoları gibi hususlar ön plana çıkar. Bunlarla beraber özellikle diyet fissür tedavisi konusunda büyük bir öneme sahiptir. Bu uygulamaların dışında her ne kadar ilaç tedavisi gerçekleşse bile, ilacın iyileştirme etki %80’in altındadır. Aynı zamanda 6 veya 8 hafta içerisinde nüksederse, bu durumun kronikleşmiş hale geldiği anlaşılır. Böyle durumlarda daha odaklı ve yoğun bir tedavi yöntemi doktor kontrolünde ele alınır. Böylece ameliyat yöntemi üzerinde hastanın ilgili bölgesine müdahale edilerek sorun giderilir. Fissür Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci Fissür ameliyatı sonrası hastanın hayat tarzının değiştirilmesi en önemli husustur. Aynı zamanda doğru ve dengeli şekilde beslenme ile diyet yapılması gerekir. Zira medikal tedavi sonrası bu hastalığın iyileşmesi için kişinin kendine doktor önerileri altında dikkatli bakması gerekir. Eğer ihtiyaç duyulursa doktor ağrı kesici ilaçlar verebilir. Özellikle yumuşatıcı ilaçlar sayesinde süreç daha sağlıklı bir şekilde geçer. Eğer ortalama 2 ay içerisinde yeniden nüksetme sorunu yok ise o zaman fissür ameliyatının başarılı olduğunu anlamak mümkün. Yine de uzman bir doktor kontrolü altında periyodik kontrollerin yapılması önemlidir. Fissür Nedenleri Anal bölgede meydana gelen fissür hem kadın hem de erkeklerde eşit oranda yaşanan hastalıklardan biridir. Böyle sorunlar belli başlı bazı nedenlerden dolayı yaşanabilir. – Kabızlık ya da sert dışkılama – Şiddetli ishal – Fazla ıkınma – Ülseratif kolit ya da Crohn gibi belli başlı hastalıklar – Gebelik ile doğum – Ters ilişki neticesinde makat kaslarının zorlanması – Makat bölgesinde travma – Genetik birtakım faktörler Fissür Belirtilerinde Ne Yapılmalıdır? Anal bölgede ortaya çıkacak fistül sorunu ile beraber belirtiler söz konusu olursa, en kısa süre içerisinde doktora başvurmak gerekmektedir. Doktor kontrolü altına yapılacak teknik ve teşhislerin ardından, medikal tedavi yöntemi uygulanır. Ameliyatın ardından evde sürecek olan tedavi ile beraber, hasta birkaç ay içerisinde sorundan kurtulabilir.

Çıban Nedir?

Çıban, deride aniden ortaya çıkan, bakterilere bağlı oluşan, ağrılı ve mikrobik döküntüye verilen isimdir. Bu döküntü bir nevi apsedir. Genelde, bakterilerin kıl köklerine yerleşerek çoğalmasıyla oluşur. Ani kızarıklık, şişlik, ağrı ve zonklama hissi oluştururlar. Tıbbi adı, fronküldür.

Genelde, bir kıl keseciği içerisine veyahut yağ bezesi kanalına giren bakteri nedeniyle meydana gelir. Adı stafilokok olan bu bakteri, vücutta daha çok kasıklarda, koltuk altlarında ve burun deliklerinde yerleşik olarak bulunur. Bu bakteri genelde her ortamda kolayca yaşayıp çoğalabilir. Çıban da, bakterinin belli bir bölümde çoğalması ve mikrop üretmesi ile meydana gelir.

Çıbanın oluşum aşamaları şöyle gerçekleşir: Yağ dokusuna yayılan bakteriler, kan içindeki akyuvarlarla mücadele eder. Bu bakteri ile akyuvarlar arasında geçen mücadeleyi iki taraf da kazanamaz ve ölür. Ölen stafilokok mikrobu ve akyuvarlar vücut için atık niteliği taşır. Bu atıkların miktarı arttıkça, atıkların toplandığı bölgede bir kese meydana gelir. Zamanla, kandaki akyuvarlar bu kese içine dolar. Deri eğer yumuşaksa kese deriye doğru hareket eder. Deri sert ise, kese vücut içerisine doğru hareket eder. Bu şekilde çıban baş verir.

Çıban, başta sivilce sanılabilir çünkü ilk evrelerinde sivilce kadar küçüktür. Ancak zamanla, bu irinli kısım iyice büyüyerek sivilceden farklı bir görünüme kavuşur. Şişliğin içinde bulunan irinli öz, eğer çıban patlatılırsa tekrar nüksetmesine sebep olabilir. Bu nedenle, bu irinli özün muhakkak çıkarılması gerekir.

Çıban, dokunulduğu zaman sert bir his verse de, aslında içinde irin bulunur. Bu irinin birikmesi sonucu, yakında bulunan sinirler üzerinde baskı oluşur ve iltihap meydana getirir. Çıban, genellikle vücudun bir yere sürtünen bölgelerinde, örneğin boyun, yüz, kulak, kol, kaba et, bacak gibi bölümlerde ve derinin katlanan kısımlarında görülür. Ortasında beyaz veya gri renkte, fındık iriliğinde akut inflamasyon gösterir.

Eğer vücutta lokal veya sistemik nedenlerle çok sayıda çıban oluşursa bu durumun adı fronküloz olur. Çıban, çoğunlukla vücut yüzeyinde çıksa da, nadiren iç organlarda da meydana gelebilir.

Çıban Neden Çıkar?

Çıban her yaş grubunda görülmekle birlikte, genelde çocuklardan çok yetişkinlerde görülür. Kadınlarda ve erkeklerde eş oranda ortaya çıkar. Şeker hastalığı gibi bazı sistemik hastalıklarda çıbanların görülme sıklığı artar. Bununla birlikte, beslenme bozukluklarında, vitaminsizlikte ve bağışıklık sisteminin güçsüz düştüğü durumlarda da çıban daha çok görülür.

Eğer çıban vücutta sıkça çıkıyor, tedaviye rağmen tekrarlanıyorsa bu bazı hastalıkların habercisidir. Aşağıdaki hastalıklar ve durumlar vücutta çıban oluşumunu tetikler:

Bağışıklık sistemi çeşitli ilaçlarla baskılandığı için, kanser tedavisi gören hastalarda da çıbana sık rastlanır.

Çıbanın belirtileri, kızarıklık, şişme, bölgesel ateş hissi ve iltihap görüntüsüdür. Bu belirtilerle birlikte bir acı ve ağrı hissi de oluşur. İlerleyen aşamalarda ise, kızarıklık görülen bölgenin ortasında beyaz ve içi irin dolu bir cerahat kütlesi ortaya çıkar. Bu irin tabakasının altında ölü akyuvarlar ve mikroplar vardır. Cildin gerdin olduğu bir bölgeyse, ağrı ve acı hissi artacaktır.

Çıban Nasıl Tedavi Edilir?

Küçük çıbanların, kendiliğinden patlaması ve geçmesi beklenir. Bu süreç, aşağı yukarı 10 gün sürer. Bu süreçte, çıbanın çıktığı bölge daima temiz tutulmalı, herhangi bir tahrişe maruz bırakılmamalı ve antibiyotik kremler uygulanmalıdır. Çıban patlatıldıktan sonra mikrop kapmaması çok önemlidir. Bu nedenle üzeri bir süre için kapatılmalıdır. Çıban sürekli iltihaplanıyorsa, doktor kontrolünde antibiyotik ilaç alınabilir.

Çıban oluşmuş bölgeye çok fazla temas edilmemelidir. Bu hem mikrop oluşumunu önlemek hem de iltihabın yayılmasını engellemek için önemlidir.

Eğer kişi çıbanın küçük ve basit bir çıban olduğundan eminse ve çıbanın yarattığı rahatsızlık duygusundan kurtulmak istiyorsa çıbanı çok steril biçimde patlatabilir. Bunun için izlemesi gereken adımlar şunlardır:

  • Öncelikle, çıbanın yeterli olgunlukta olduğundan emin olmalıdır. Çıbanın yeni oluşmuş, etrafı kızarık, üzeri sert hali olgunlaşmamış halidir ve bu durumdayken kesinlikle patlatılmamalıdır.
  • Çıban ne zaman, ortası yumuşak, sarı renkli bir kesecik oluşmuş haline ulaşırsa, o zaman olgunlaşmış demektir.
  • Çıban olgunlaşmamışsa, onu olgunlaştırmak için sıcak suya batırılmış havlu yardımıyla günde 3-4 kez 10’ar dakika boyunca çıban üzerinde çok hafif şekilde baskı oluşturabilir. Bu sayede hem doğal bir drenaj sağlamış olur hem de ağrıyı azaltır.
  • Ardından, olgun çıbanı, ucu yakılmış steril iğne ile delebilir ancak bu aşama doktordan bilgi almadan gerçekleştirilmesi çok fazla önerilmez.
  • Antibiyotik bir kremi 4-5 gün boyunca günde 2 veya 3’er kez çıbanın üzerine sürebilir.

İyileşme sürecinde, kabuk bağlayan çıbanın kabuğu kesinlikle koparılmamalıdır.

Daha büyük çıbanlar için muhakkak doktora başvurulmalıdır. Kimi zaman, derinin kalın olması, çıbanın irininin akacak yer bulamamasına sebep olur. Bu durumda çıban ancak cerrahi yöntemlerle patlatılır. Hekim, bu tip bir durumda en ideal tedavi yöntemine karar verecektir. İç organlarda meydana gelen çıbanların da cerrahi yöntemlerle temizlenmesi gerekir. Cerahat boşalmadan, cilt üzerindeki gerginlik, baskı ve acı hissi hafiflemez.

Eğer çıban cerrahi müdahale ile patlatılacaksa, bu müdahale gerçekleşene kadar üstü mikroplardan uzak tutulmalıdır. Bunun için, üst bölümü, temiz gazlı bezle kapatılmalıdır. İrinin yeniden birikmesinin önüne geçmek için bölge antiseptik solüsyonlarla da temizlenmelidir. Eğer, çıban henüz yangı aşamasında fark edilirse, antibiyotik ile oluşmadan önüne geçilme ihtimali bulunur.

Cerrahi müdahale sonrasında, çıbanın içindeki iltihap yoğun ise akmaya devam edebilri. Bu durumda bölge gazlı bezle sarılır. Doktor, iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla, müdahale sonrasında antibiyotik kullanımı önerebilir. Antibakteriyel nitelikte sabunların kullanılması da bu süreci hızlandıracaktır.

Yüzde ve dudak etrafında çıkan çıbanlar, diğer bölgelerde meydana gelen çıbanlara göre daha tehlikelidir. Kan zehirlenmesi olarak bilinen septisemiye yol açabilirler. Aynı şekilde, burun, kulak ve göz çevresi gibi beyne yakın uzuvlarda çıkan çıbanların da beyni etkileme ihtimali bulunur. Eğer bu tip çıbanlarla ilgili doğru zamanda önlem alınmazsa kimi zaman kanser oluşumuna dahi neden olabilirler. Bu nedenle, yüzde çıkan çıbanlar kesinlikle patlatılmamalı ve muhakkak hekime başvurulmalıdır. Bu bölgedeki çıbanlar patlatılırsa, çıbanın içindeki iltihabın büyük kan damarlarına boşalmasına, dolayısıyla beyin damarlarının tıkanmasına ve menenjit gibi mikrobik beyin zarı hastalıklarına, iltihabın tüm vücuda yayılmasına neden olabilir.

Şeker hastalarında oluşan çıbanlar daha büyük ve iltihaplı olup kolayca kapanmaz.

Çıbanların tedavisinde iyileşme süreci kişiden kişiye farklılık gösterir. Vücut direnci fazla olan bireyler iyileşme sürecine hızlıca girerken, direnci zayıf kimselerin iyileşme süreci uzayabilir.

Çıban patlatıldıktan sonra izin kalıp kalmama durumu, çıbanın büyüklüğüyle ve müdahalenin doğruluğuyla alakalıdır. Bu nedenle, doktor yardımı çok önemlidir.

Çıban ve benzeri deri rahatsızlıklarını engellemek için alınacak önlemler nelerdir?

  • Tüm vücudun temizliğine, özellikle de bakteri ve mikrop üremesinin daha kolay olduğu bölgelerin hijyenine çok dikkat edilmelidir.
  • Vücut, antibakteriyel sabunlar ve temizlik malzemeleri yardımıyla temizlenmelidir.
  • El ve yüz için kullanılan havlular ile duş sonrası giyilen bornozlar sıkça değiştirilmelidir. Bu havlular yalnızca tek bir kişi tarafından kullanılmalıdır.
  • Çarşafların ve kıyafetlerin yüksek ısıda yıkanmasına ve genel temizliğine dikkat edilerek, bu eşyaların da yalnızca tek bir kişi tarafından kullanılmasına dikkat edilmelidir.
  • Herhangi bir nedenle kullanılmış sargı bezlerinin ve medikal araç gereçlerin hijyenine maksimum özen gösterilmelidir. Bu tip gereçler, ağzı bağlı poşetlerde veya kutularda tutulmalıdır.

image

Radyo Frekans İle Nasır Tedavisi

Eğer silikon, bant, kalem gibi ürünler deneniyor herhangi bir olumlu cevap alınamıyorsa tedavi için konusunda tecrübeli bir cerraha muayene olunması gerekir. Nasır tedavisinde en kısa süren ve avantajlı yöntemin radyo frekans olduğu söylenebilir.

IDEA Klinik tüm şubelerinde nasır tedavisini 3 dakikada gerçekleştirmektedir. Nasırın tedavisi için nasırla beraber kökünün de alınması gerekmektedir. İşte bu radyo frekans yöntemiyle mümkün ve kolaydır.

Radyo Frekans ile nasır köküyle beraber 5 dakika kadar kısa bir sürede alınmaktadır.

Nasır Nasıl Geçer?

Nasır bir çok kişinin maruz kaldığı bir durumdur. Kendi kendine iyileşmesi zor bir süreç olsa da, ihtimal dahilindedir. Bu noktada bir çok kişinin kullandığı nasır bantları, kalemleri ve benzeri ürünler her ne kadar bir nebze başarı sağlasa da temel sorun ortadan kaldırılmadıkça geçmeyecektir. Öncelikle ayakta meydana gelen noktasal travmaların sonlandırılması gerekmektedir.

Bunun için de tercih edilen ayakkabı değiştirilmelidir. Ayağa tam oturan ayakkabı tercih edilerek, ne küçük ne de büyük gelen hiç bir ayakkabı kullanılmamalıdır. Önlem alma amacıyla her gün farklı bir ayakkabı tercih edilebilir. Örneğin 3 ayakkabınız varsa döndürülerek her gün 1 tanesi giyilebilir. Kundura giyiliyorsa ayakkabı tarzı değiştirilmeli spor ayakkabı tercih edilmelidir. Spor ayakkabı giyiliyorsa, klasik ayakkabı tercih edilmelidir.

Nasır için evde yapılabilecek yöntemler tabi ki mevcuttur. Fakat nasırın her tipinde etkili olması beklenmez. Daha çok yeni vakıalarda çözüm olabilir. Uzun yıllardır mevcut olan vakıalarda başarı oranı çok düşüktür. Bu tipte ki nasırların tıbbi bir şekilde alınması gerekmektedir.

Evde duş sırasında ayaklar suyun içerisinde bir süre bekletilip yumuşatıldıktan sonra topuk taşı ismi de verilen ponza taşı ile zımpara yapılabilir.

Nasır Nedir?

Nasır, cildin sürtünmeye ve baskıya maruz kalmasına karşı kendini korumak için oluşturduğu kalın ve sertleşmiş deri tabakasıdır. Genellikle el, ayak ve parmaklarında gelişir. Nasır görüntü olarak çirkin gözüktüğü gibi ağrı yapabilen bir vakıadır.

image

Oluşumuna neden olan sebep sürtünme ve baskıdır. Ayaklarda ki nasırlar giyilen terlik ya ayakkabının ayağa büyük veya küçük gelmesinden dolayı kaynaklanır. Ellerde oluşan nasırda yine aynı şekilde ellerin sürtünmeye ve baskıya maruz kalması söz konusudur. Örneğin sürekli olarak kürek, çapa veya çekiç gibi aletlerin ya da tenis raketi gibi spor aletlerinin kullanımı sebep olabilir.

Ayak Nasırı Neden Olur?

Büyük ya da küçük numara ayakkabı giyilmesi en büyük etkendir. Ayağa tam oturmayan büyük numara ayakkabı tercih edildiğinde her adımda ayak ayakkabıya sürtünmek zorunda kalır sürekli olarak aynı noktanın sürtünmesi durumunda vücut burada bir problem olduğunu algılayarak önlem alma amacıyla cildin kalınlaşmasına yani nasır oluşumuna yol açar.

Küçük numara ayakkabı giyildiğinde de ayağın çeşitli bölgelerine baskı uygulanır. Sürekli olarak tekrar eden bu baskıya karşı vücut yine koruma almak ister ve böylece nasır meydana gelir.

image

image

Yanlış ayakkabı tercih edilmesinin dışında sürekli olarak çıplak ayakla dolaşmakta problem oluşturmaktadır. Çünkü cilt direk olarak bir yüzeyle temas ettiğinden sürtünme söz konusu olduğu için vücut yine savunma mekanizmasını çalıştırarak önlem alabilmektedir.

Ancak vücudun bu travmalara karşı önlem almak istemesi ne yazık ki insanlar için ciddi sıkıntılar oluşturmaktadır. Çünkü, kalınlaşan cilt tabakası gelişip büyüdüğünde kişi için rahatsız edici acı ve ağrılarla sonuçlanabilir.

Nasır Belirtileri Nelerdir?

Nasır Nasıl Çıkar?

Cildin herhangi bir noktasının sürekli olarak başka bir yüzeyle sürekli sürtünerek temas halinde olması nasır oluşumuna yol açmaktadır. Örneğin kişi büyük ya da küçük numara ayakkabı tercih ettiğinde ayak ayakkabının içinde sürekli olarak bir noktaya temas eder ve bu sürtünme doğrultusunda vücut burada bir problem olduğunun sinyalini alarak, önlem almaya çalışır ve ne yazık ki savunma yapmak isterken kişinin kendine sıkıntı yaratacak nasırın oluşumuna yol açar.

Nasır kemik ile cilt arasında ortaya çıkan cilt yüzeyinde hem göz hem de el yordamıyla görülen/hissedilen bir yapıdır. Sürekli basınç altında kalan cilt sertleşerek kabuklu bir hal alır. Bir süre sonra ise kişinin canını acıtacak boyutlara ulaşabilmektedir.

Nasırın Sebepleri

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации