Андрей Смирнов
Время чтения: ~35 мин.
Просмотров: 0

Dirsek bursit. Semptomlar ve evde tedavisi. Fotoğraflar, halk ilaçları, merhem, uyuşturucu

Verem ( Tüberküloz ) Belirtileri

image

Tüberküloz ( Verem ), ciğerleri ağırlıklı bir şekilde etki altına almış olan bulaşıcı ve oldukça ciddi bir hastalık türüdür. Tüberküloza yol açan bakteriler öksürükler ve hapşırmalar yolu ile havaya salınmakta olan küçük damlalar aracılığıyla bir kişiden diğerine yayılır. İnsan vücudunda tüberküloza neden olan bakteriler barınabilir. Bağışıklık sistemi bu sorundan gelecek olan hastalıkların genelde önüne geçer. Bundan dolayı uzman hekimler bir ayrım yapar;

Gizli Tüberküloz; Bu sorunda bir TB ( tüberküloz ) enfeksiyonu bulunur ama bakteriler insan vücudunda aktif olmayan bir durumda kalarak hiçbir belirti ortaya çıkartmaz. Aktif TB veya TB enfeksiyonu olarak da adlandırılan Latent TB, bulaşıcı değildir.  Hastalık aktif TB’a dönüşebilir, bu sebeple latent TB sorunu olan kişi açısından tedavi önemlidir. Tüberküloz yani verem hastalığı belirtileri ve yayılımını kontrol etmeye yardımcı olur. 

Aktif Tüberküloz; bu sorunda kişi hasta olur ve başkalarına bu hastalığı bulaştırır. TB bakterileri ile enfekte olduktan sonra ilk birkaç hafta içinde ortaya çıkabilir ya da yıllar sonra ortaya çıkabilir.

Verem hastalığının belirtileri yani tüberküloz belirtileri kendini aşağıdaki gibi belli eder;

  • Öksürük süresi 3 veya daha fazla sürer.
  • Kan tükürme
  • Göğüs ağrısı veya nefesle veya öksürük ağrıları
  • İstenmeyen kilo kayıpları
  • Yorgunluk
  • Ateş
  • Gece terlemeleri
  • Titreme
  • İştah kaybı

Tüberküloz yani verem böbrek, omurga ya da beyin gibi vücudun diğer bölümlerini de etki altına alabilir. Tüberküloz akciğerlerin dışına çıktığı zaman belirtiler ile semptomlar ilgili organlar açısından değişi gösterir. Örneğin;  omurganın tüberkülozu kişiye verem belirtileri açısında sırt ağrısı ortaya çıkartabilir.  Böbreklerdeki tüberküloz idrar yaparken kan ortaya çıkartabilir.

  • Verem kan dolaşımı yolu ile vücudun diğer bölgelerinde yayılma gösterebilir.
  • Kemiklere bulaşan verem omurga ağrısı veya eklem yıkımını ortaya çıkartabilir.
  • Verem beyine bulaşan TB menenjitlere sebep olabilir.
  • Karaciğer ve böbrek de enfekte eden verem atık filtrasyon işlevlerini bozabilir. İdrar içine kan bulaşmasına sebep olabilir.
  • Verem kalbe enfekte olur ise kalbin kan pompalama yeteneğinde bozulmalara neden olabilir. Kalpte tampon ismi verilen ve ölümcül olan bir durum meydana gelebilir.

Tüberküloz belirtileri nelerdir kapsamında yukarıda bilgiler verilmiştir. Bu bilgiler ışığında vakit kaybetmeden uzman hekime başvurmak gerekir. Uzman gerekli olan muayenelerden, test ve tetkiklerden sonra gerekli tedavi planlama sürecine geçer. Tedavi sürecinde hasta kişilerin uzman hekimin söylediği her detaya en ince ayrıntısına kadar uyması oldukça önemlidir. Bu sayede kısa sürede tedavi başarılı sonuçlar verir.

Tüberküloz Tanısı

Verem belirtileri nelerdir kapsamında uzman hekimler öncelikli olarak akciğerleri dinlemek adına stetoskop kullanır ve lenf bezlerinde şişme olup olmadığını kontrol eder. Ayriyeten belirtilerin ve hastaların tıbbi hikâyelerinin yanında hasta kişinin TB’ye maruz kalma risklerini değerlendirmek testler ister. Verem teşhis yöntemleri arasında, tüberküloz bakteri özütü olan küçük bir PPD tüberkülin enjeksiyonunun ön kolun hemen altında yapılan bir deri testi yer alır. Enjeksiyon bölgesinde 2 ila 3 gün sonra kontrol yapılması gerekir. Bölgede sert, kırmızı renkli bir şişme belirli bir boyuta kadar gelmişse TB bulunması olası bir durumdur. Cilt testi yüzde yüz doğruluk yöntemleri içinde bulunmaz. Bu testte de bazen yanılmalar ortaya çıkabilir. Bunun yanı sıra tüberkülozu tanımlamak adına mevcut olan diğer testler de bulunur. Kan testleri, balgam testleri ve göğüs röntgeni tüberküloz bakterilerinin varlığının test edilmesi için kullanılabilir. Çocuklarda ise düzenli tüberkülozun tanısının koyulması oldukça zordur. Çocuklarda neler yapılacağı konusunda uzman hekimler ailelere gerekli bilgileri verecektir. Çocuklarda tedavisi konusunda önceden planlamalarda yapılır.

Tedavileri

Verem vakalarının birçoğunda en doğru ilaç kullanıldığında ve doğru uygulamalar yapıldığında iyileşmeler ortaya çıkar. Antibiyotik tedavisinin tipi ve uzunluğu kişilerin yaşlarına, genel sağlık durularına, uyuşturucuya potansiyel dirençlilik durumuna, TB’nin latent ya da aktif olup olmadığına ve enfeksiyonun yer aldığı bölgeye (akciğer, beyin, böbrek ) bağlı olarak değişir. Gizli TB’li insanlarda yalnızca bir tür antibiyotiklere ihtiyaç duyulurken, aktif TB hastaları sık sık birden daha çok ilaç kullanımı yapar. Antibiyotik ilaçların uzun döne alınması gerekir. Tıbbi açıdan antibiyotiklerin alı süreleri 6 aydır. Kullanılan ilaçlar toksit olabilir, yan etkiler nadir şekilde meydana gelse bile bazı durumlarda ciddi şekilde ortaya çıkabilir. Olası yan etkiler uzman hekime bildirilmeli ve aşağıdakileri içermelidir;

  • Sarılık
  • Koyu idrar
  • Ateş
  • İştah kaybı
  • Kusma
  • Mide bulantısı

Tüberküloz ortadan kalksa bile yapılacak olan tedavi planının tamamının tamamlanmış olması çok önemlidir. Tedavi sürecini sağlık bir şekilde tamamlayan herhangi bir bakteri kullanılan ilaçların desteği ile dirençli hale gelebilir. Bundan dolayı ilerleyen zaman diliminde ÇİD-TB’nin gelişmesi ortaya çıkabilir. Aktif veremin yayılımını önlemek adına birkaç genel önlem alınmalıdır. Bunlar;

  • Okula gitmemek gerekir.
  • İş yaşamına ara vermek gerekir.
  • Diğer kişiler ile aynı odada uyumamak gerekmektedir.
  • Maske kullanmak gerekmektedir.
  • Ağız bölgesini kapatmak gerekir.

Veremin Aşısı

Bazı ülkelerde çocuklarda aşılama yapmak adına BCG enjeksiyonları verilir. ABD’de ise genel kullanım açısından tavsiye edilmez. Özellikle aşılama yetişkin kişilerde etkili sonuçlar vermez ve deri testini olumsuz yönde etkiler. Yapılması gereken en önemli detay uzman tarafından reçete ile verilen ilaçların düzenli, önerilen dozda ve aksatılmadan kullanılmasıdır. Tedavi aşamasında hasta kişilerin olası yan etkiler, farklı semptomlar ve durumlar ile karşılaşması halinde hemen uzman hekime başvurması gerekir. Bu sayede daha sağlıklı şekilde tedavi süreci geçirilir.

Kaynaklar

Hormon bozukluğu belirtileri, nedenleri ve hormon bozukluğu tedavisini sizler için açıkladım. Artık hormon bozukluğundan korkmanıza gerek yok!

Bedeninizin işleyişini hormonlarınız belirler ve hormonlarınızı doğru seviyelerde tutmak sağlıklı yaşamanız için oldukça önemlidir.

Ama ne yazık ki artık dünya değişiyor ve hormon bozukluğu yapan çok daha fazla sebep var. Bunu kız çocuklarının daha erken regl olması veya erkek çocuklarında sık görülen göğüs büyümesi problemini inceleyerek basit bir biçimde anlayabilirsiniz.

Ayrıca sevgili takipçilerim bana ulaşıp hormon bozukluğu ile ilgili bir yazı hazırlamamı rica etti. Madem bu konu merak ediliyor ve sürekli bir problem oluşturuyor, size açıklamanın zamanı geldi demektir.

Bu yazıda hormon bozukluğu belirtileri, hormon bozukluğu nedenleri ve hormon bozukluğu tedavisine değinecek, sorularınızı cevaplayacağım.

Hazırsanız başlıyoruz!

Hormon bozukluğu neden olur?

Hormon bozukluğu neden olur? sorusunu cevaplamadan önce hormonlar hakkında birkaç bilgi vermek istiyorum. Sonra asıl konumuza geri döneceğim.

Hormonlar bedeninizdeki dokuların birbirleriyle haberleşmesi, işlevini yerine getirebilmesi ve doğru çalışabilmesi için gerekli olan uyarıcı, sinyal iletici ve düzenleyici moleküllerdir.

Eğer sistemin bir noktasında bozukluk oluşursa zincirleme olarak hormonu kontrol eden diğer hormonlarda bozukluktan etkilenir ve vücutta genel işlev bozukluğu meydana gelir.

Örnek olarak erkeklerde, aşırı yağlanma testosteron hormonunun parçalanmasını ve östrojene dönüşmesini sağlayan aromataz aktivitesini arttırır. Dolayısıyla kan östrojen seviyesi artar, bu sebeple erkekte kadın tipi değişiklikler oluşur. Sonrasında östrojene bağlı yağlanma birçok farklı hormonun düzeyini değiştirir.

Yani hormonlar aslında kan değerlerini izlediğimiz, basit etkiler oluşturan moleküllerden çok bedeninizdeki birçok farklı yapıyı etkileyen ve işlevinin devam etmesini sağlayan önemli bir dişli çark sisteminin parçalarıdır.

Peki hormon bozukluğunun neden olduğunu biliyor musunuz?

Son zamanlarda artan bu bozukluğun sebeplerinden bahsetmek istiyorum. Çünkü bozukluğun sebeplerini öğrenmeniz hem belirtileri daha iyi anlamlandırmanıza hem de tedaviyi daha kolay uygulamanıza yardım edecek.

Endokrin sistem hastalıkları

Endokrin sistem hastalıkları hormon bozukluğunun en önemli sebebi. Direkt olarak hormon üretimi ile ilişkili olabilecek bu hastalıklar tek bir hormondan öte, zincirleme olarak birçok farklı hormonun dengesini bozar.

En önemli endokrin sistem bozuklukları,

  • Birçok farklı sistemin kanseri (bazı kanser tipleri ayrıca aşırı miktarda hormon üretilmesine sebep olur),
  • Polikistik over,
  • Hipotiroidi ve hipertiroidi,
  • Direkt endokrin organların hastalıkları (hipogonadizm gibi),

olarak sıralanabilir.

Hormonları bozan kimyasallar

Bazı kimyasalları, son zamanlarda hormon bozukluğu sıklığının artmasındaki en büyük sorumlular olarak nitelendirebilirim. Bu maddeler kaba olarak üç farklı şekilde etki eder.

İlk etki mekanizması bazı kimyasalların hormonları taklit etmesi ile sağlanır. Özellikle kozmetik ve kişisel bakım ürünlerindeki bu maddeler hormon gibi davranarak, alıcıları kandırır ve hormon etkisi oluşturur. Genç kızların erken ergenliğe girmesinin yegane sebebi budur.

İkinci etki mekanizması kimyasalların hormonları algılayan alıcıları etkisiz hale getirmesi ile ilgilidir. Bu durum bedeniniz tarafından kanda düşük hormon düzeyleri olarak yorumlanabilir. Dolayısıyla beden normalden çok daha fazla hormon salgılayabilir.

Üçüncü mekanizma ise kimyasalların hormon metabolizması üzerine etki etmesi ile alakalı. Hormon metabolizmasını değiştiren kimyasallar ile bedeniniz kandaki mevcut hormonları daha hızlı ve daha yavaş parçalayabilir. Uzun vadede bu durum normalden az veya fazla hormon sinyali oluşmasına neden olur.

Hormonları bozan kimyasallardan bazıları şunlar:

  • Tarım ilaçları: Tiroid hormonu düzeyleri ile yakından ilişkilidir. Çocuklarda dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu (ADHD) yapabilir.
  • Bisfenol A: Plastik ürünlerde bulunur. Östrojen gibi davranır. Diyabet, kadınsal özelliklerin artışı, bağışıklık sistemi zayıflaması, kadınlarda kanser riski artışı ve erkeklerde infertilite (kısırlık) ile yakından ilişkilidir.
  • Ftalatlar: Birçok kozmetik ve gıda paketinde bulunuyor. Erkek cinsiyet hormonları (testosteron) bloke edici etkileri mevcut. Bu sebeple ftalatlar erkek cinsiyette, sperm kalitesi azalmasına neden olur. Her iki cinsiyet için IGF-1 düzeylerini azaltabilir.
  • Dioksinler: Hayvansal gıdalarda sık bulunur. Özellikle yağlı dokularda birikir. Tiroid hormonlarının düzeylerini bozabilir ve erkeklerde cinsiyet hormonlarının azalmasına sebep olabilir.
  • Triklosanlar: Özellikle antibakteriyel sabunlarda ve diğer temizleyici ürünlerde bulunur. Yakın zamanda ABD’de yasaklandı ama ülkemizde kullanılıp, kullanılmadığı meçhul. Allerji ve astım gibi atopik problemlere ve tiroid hormon bozukluğuna sebep olabilir.

Tabi listeyi çok daha fazla uzatabiliriz. Ama hormon bozukluğu tedavisinde kaçınmanız gereken ürünlerden bahsederken, bu kimyasallara ayrıca değineceğim.

Genetik hastalıklar

Bazı kişiler hormon bozukluğuna sebep olan hastalıklara doğuştan sahip olabilirler. Çoğu zaman bu hormon bozukluğu ciddi boyutlara ulaştığı için tanı erken konulur ve tedavi gerçekleştirilir.

Ayrıca hormon bozukluğuna sebep olan genetik hastalıkların doğduktan hemen sonra ortaya çıkmasına gerek yoktur.

Diyabet, hipotiroidi gibi bazı problemler hayatın belli bir döneminde ortaya çıkabilir. Bu sebeple ailede hormonal bozukluk öyküsü olan kişiler daha fazla dikkatli olmalıdır.

Yaşam tarzı ve beslenme problemleri

Yaşam tarzı ve beslenme problemleri hormon bozukluğu yapabilen bir diğer risk faktörüdür. Özellikle beslenme bedeninize aldığınız kimyasal miktarını değiştirmesi, hormon üretimini kontrol etmesi bakımından önemli olmakla beraber yaşam tarzı da hormonal sistemi yakından etkiler.

Aşırı kalori içeren, işlenmiş besin tüketimine bağlı, doğal olmayan ürünlerin tercih edildiği ve yoğun karbonhidratlı bir beslenmeye sahipseniz hormonal bir problemle karşılaşma riskiniz daha fazladır.

Aynı şekilde hareketsiz, aşırı alkol (madde veya tütün) kullanılan, stresli ve düzensiz uykuya sahip bir yaşam tarzı hormonal bozukluk yaşama riskinizi arttırır.

Artık hormon bozukluğu neden olur? sorusunun cevabını biliyorsunuz. Beni takip edin, çünkü size günlük hayatta yaşamış olabileceğiniz hormon bozukluğu belirtilerinden bahsedeceğim.

Hormon bozukluğu belirtileri

Hormonal sistem birçok farklı hormonu içerisine alıyor. Dolayısıyla hormonal sistemin bozuklukları da birçok farklı belirti gösterebilir.

Bu belirtilerin tamamını sıralamamız imkansız ama bazı belirtiler karşımıza sık çıkıyor ve bu belirtileri bilmeniz hastalıklardan hızlı bir şekilde şüphelenip hekiminize başvurmanız için oldukça önemli.

En sık karşılaştığımız hormon bozukluğu belirtileri,

  • Yoğun sivilce,
  • Sıcak basması veya aşırı üşüme,
  • Aşırı kıllanma veya ciddi tüy dökülmesi,
  • Hızlı kilo alma veya hızlı kilo verme,
  • Aşırı terleme,
  • Ciddi yorgunluk, halsizlik, odaklanamama,
  • Libido (cinsek istek) kaybı,
  • Aşırı aç veya tok hissetme,
  • Uyku problemleri (uykusuzluk veya sürekli uyku hali),
  • Bilişsel bozukluk (odaklanamama, unutkanlık),

olarak sıralanabilir.

Bu hormon bozukluğu belirtileri tabi ki birçok hastalık ile karışabilir. Dolayısıyla bedeninizi dinlemeniz ve eğer kendinizi kötü hissediyorsanız hekiminize danışmanız en önemli unsur.

Hormon bozukluğu tedavisi

Hormon bozukluklarının geniş bir çerçevede sıralandığından daha önce bahsettim. Aynı şekilde hormon bozukluğu problemlerinin durumuna göre özel tedaviler mevcut ve bu hususları sizi muayene eden hekime bırakıyorum.

Bir hekim olarak benim odaklandığım husus ise hormon bozukluğu tedavisini doğal ve basit yöntemler ile gerçekleştirmek ve değişiklikler ile tekrar yaşanmasını engellemek.

Aşağıda size hastalarıma sık önerdiğim doğal hormon bozukluğu tedavi yöntemlerini sıraladım.

Kişisel bakım ve kozmetik ürünlerini azaltın

Kişisel bakım ve kozmetik ürünleri genel olarak östrojeni taklit eden birçok farklı kimyasal içerir. Bu sebeple çocuklarda erken ergenlik, kadınlarda doğurganlığın bozulması, adet düzensizliği ve erkeklerde kadın tipi yağlanma, sperm kalitesi azalması gibi problemlere neden olur.

Dolayısıyla şampuandan, traş sonrası losyona, duş jelinden, makyaj malzemelerine kadar geniş yelpazedeki kişisel bakım ve kozmetik ürünlerini azaltın.

Anti-bakteriyel sabunlardan kaçınmalısınız. Çünkü birçok antibakteriyel sabun hala triklosan ve benzeri kimyasallar içeriyor.

Nemlendirici olarak sağlıklı yağları (özellikle hindistan cevizi yağı), şampuan ve duş jeli için organik sabunları tercih edin. Makyaj malzemesi kullanımını azaltın. Çünkü siz her zaman güzelsiniz ?

Ayrıca güneş koruyucular kadınların ciltlerini yaşlanma etkisinden korumak için sürekli kullandığı ürünler arasında.

Ama birçok güneş koruyucu ciddi hormonal sistemi bozan kimyasalları içerir. Dolayısıyla kesinlikle ama kesinlikle yüksek faktörlü güneş koruyucuları tavsiye etmiyorum.

Plastik ürünleri dikkatli seçmek

Hala birçok plastik ürün BPA ve ftalat içeriyor. Dolayısıyla sağlık açısından ciddi bir risk potansiyeli mevcut.

Bu sebeple plastik ürün alırken üzerindeki etiketleri iyi incelemeniz ve “BPA yoktur” ibaresi aramanız oldukça önemli.

Birçok BPA içeren ürün üzerinde “BPA içerir” ibaresi koymuyor. Çünkü bu satışlarını düşürebilir. Dolayısıyla üzerinde BPA içeriği ile ilgili bilgi vermeyen ürünleri kesinlikle almamalısınız.

Ayrıca tek tehlike tamamı plastik kaplama olan ürünler değil. Birçok konserve ürünün içerisinde BPA’ya rastlandığını biliyoruz. Dolayısıyla konserve ürünleri mümkünse tüketmemelisiniz.

İşlenmiş gıdalar ve diğer besinler

Doğal olmayan ürünler tarım ilacı, antibiyotik ve ağır metale maruz kalır. Bu durum sizin ciddi miktarda hormon bozan faktöre maruz kalmanıza sebep olabilir.

Özellikle uzak durmanızı istediğim besinler,

  • Yüksek karbonhidrat içeren şekerli ürünler,
  • Tatlandırıcı içeren besinler,
  • Sanayi tavukçuluğu ürünleri,
  • Kontrolsüz üretilen hayvan ürünleri (et, süt ve benzeri),
  • Büyük balıklar (aşırı civa içeriği sebebiyle),
  • Genetiğiyle oynanmış ürünler,
  • Aşırı soya içeren ürünler,

olarak sıralanabilir.

Bu sebeple doğal ve uygun koşullarda üretilmiş besin öğelerine ağırlık vermeniz oldukça önemli. Organik ürünler ile ilgili ayrıntılı bir yazım mevcut. Okumak için organik ürün rehberi adlı yazıma gidebilirsiniz.

Ayrıca doğru ürünü seçmeniz yeterli değil. Çünkü doğru besinleri doğru şekilde tüketmek ancak hormonlarınızı korumanız için uygun ortamı size sağlar. Sağlıklı beslenme bir başlık altında incelenebilecek bir husus değil. Daha ayrıntılı bilgi için sağlıklı beslenme yazıma gidebilirsiniz.

Doğru supplementleri kullanmayı bilin

Bedeninizdeki birçok farklı yapı hormonlarınızı kontrol eder. Bu sebeple eksikliği iyi anlayıp doğru şekilde tamamlamalısınız.

Genel olarak,

  • Sindirim sistemini düzenlemek için probiyotik ve prebiyotik ürünler,
  • Hormon yapımını düzenlemek için sağlıklı yağlar,
  • Vitamin D,

alımını ihtiyaç halinde düşünmelisiniz.

Yaşam tarzı değişikliği yapın

Bedeniniz maruz kaldığınız kimyasallar, yedikleriniz ve içtikleriniz kadar yaşam tarzınızdan da etkilenir. Özellikle doğru miktarda uyumanız, stres seviyelerini kontrol etmeniz oldukça önemli.

Bu sebeple hormon bozukluğu yaşayan hastalarım için tavsiye ettiğim yaşam tarzı değişiklikleri,

oluyor.

Hormon Bozukluğu Belirtileri, Nedenleri ve Hızlı Tedavi Yöntemleri: Özet

Hormon bozukluğu artık birçok kişinin muzdarip olduğu bir konu ve hafife alınmayacak kadar önemli. Bu sebeple hormon bozukluğu nedenlerini iyi bilmeli, belirtilere karşı tetikte olmalı ve doğal tedavi yöntemlerine hakim olmalısınız.

Durumu kısaca tekrarlamak istiyorum. Hormon bozukluğu nedenleri,

  • Kimyasallar,
  • Kötü beslenme,
  • Kötü yaşam tarzı,
  • Genetik hastalıklar,
  • Endokrin problemler,

olarak sıralanabilir. Hormon bozukluğu belirtileri ise,

  • Yoğun sivilce,
  • Sıcak basması veya aşırı üşüme,
  • Aşırı kıllanma veya ciddi tüy dökülmesi,
  • Hızlı kilo alma veya hızlı kilo verme,
  • Aşırı terleme,
  • Ciddi yorgunluk, halsizlik,
  • Cinsel istek kaybı,
  • Aşırı aç veya tok hissetme,
  • Uyku problemleri (uykusuzluk veya sürekli uyku hali),
  • Bilişsel bozukluk (odaklanamama, unutkanlık),

olarak sıralanabilir. Hormon bozukluğu tedavisi ise,

  • Kimyasallardan (kozmetik, plastik ürünler, temizleyiciler) uzak durma,
  • Doğru beslenme (doğal, doğru kaynaklar ile, yeterli),
  • Yaşam tarzı değişiklikleri (stressiz, iyi uyunan, bağımlılık olmayan),
  • Doğru supplementleri alma (probiyotik ve prebiyotik, sağlıklı yağlar),

olarak sıralanabilir. Tabi ki bunun yanında medikal tedaviyi aksatmamalısınız.

Artık hormon bozukluğu neden olur? sorusunun cevabını biliyor, hormon bozukluğu belirtilerini tanıyor ve hormon bozukluğu tedavisinde nasıl değişiklikler yapmanız gerektiğini biliyorsunuz.

Hormonlarınızı korumaya hazır mısınız? Bence hiç zaman kaybetmeyin!

image

Dr. Can Çiftçi Hakkında

Eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde tamamlayan Dr. Can kar amacı gütmeyen ve tarafsız bir girişim olan Fitekran.com sitesini 2013 yılında kurdu. Obezite, onkoloji beslenmesi, fitoterapi, sporcu sağlığı, nadir hastalıklar, fonksiyonel tıp ve patofizyoloji ile ilgilenen Dr. Can kendi kliniğinde fitoterapi uzmanı ve konsültan hekim olarak çalışmaktadır.

Böbrek Hastalıkları

Böbrek hastalığının ilk aşamasında herhangi bir belirti görülmeyebilir. Fakat böbreklerin çalışma kapasitesi düştüğü sürece vücuttaki elektrolit ve su dengesi bozulmaya başlamaktadır. Böbrek rahatsızlığı bir sonraki aşamaya geçtiğinde güçsüzlük ve nefes darlığı gibi rahatsızlıklar görülmektedir. Bu noktada başta ayaklar ve bacaklar olmak üzere vücut genelinde bir şişlik oluşabilmektedir. Böbrekler tam kapasite ile çalışmadığından dolayı tuvalette idrar çok az gelebilir ya da idrar hiç gelmemektedir. Diğer belirtileri ise iştah azlığı, kusma ve mide bulantısıdır.

Tüm bunlar ile beraber zihin karışıklığı, sinirlilik hali, kaygı ve uyku sorunları da baş gösterebilmektedir. Böbrek rahatsızlığının saydığımız belirtilerine ek olarak görülen diğer bazı belirtileri ise hıçkırık, kas krampları, göğüs ağrısı, kas seğirmesi, kaşıntı, kontrol altına alınamayan yüksek tansiyon olarak sıralanabilmektedir. Böbrek rahatsızlığının belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilmekte ya da başka bir rahatsızlığın belirtileri ile benzeşebilmektedir.

Aynı zamanda böbrekler her türlü duruma oldukça kolay uyum sağlayabildiğinden, böbrek hastalıklarının ciddi belirtileri, böbrekler geri döndürülemez şekilde hasar görene kadar ortaya çıkmayabilir. Bu durumdan korunmak adına, belirtiler hafif bile olsa, normal dışı bir durum fark edildiğinde vakit geçirmeden doktor kontrolüne gidip, gerekli testlerin yaptırılması önerilmektedir. Böbrek hastalıkları sebeplerine göre 5 ana kategoriye ayrılmaktadır.

Böbrek Hastalıkları Nelerdir?

Böbrek hastaliklari ve etkileri böbrek hastası olan kişilerde hızlı bir şekilde seyredebilir. Bunlardan birincisi akut prerenal böbrek yetmezliğidir. Akut prerenal böbrek yetmezliği böbreklere doğru olan kan akışının azalması halinde yaşanmaktadır. Kan akışı yetersiz olduğundan dolayı böbrekler kanı tam anlamı ile filtreleyemezler. Bu tip böbrek yetmezliği genelde kan akışını etkileyen durumun düzeltilmesi ile beraber tedavi edilebilmektedir. İkincisi akut içsel böbrek yetmezliğidir. Akut içsel böbrek yetmezliği direkt böbrekleri etkileyen travmalar halinde görülmektedir. Böbreklere alınan darbeler, kazalar, toksin yüklenmesi, böbreklere yeterince oksijen gitmemesi, çok fazla kan kaybı, böbrek enfeksiyonları, akut içsel böbrek yetmezliğinin sebepleri arasında sayılabilmektedir. Üçüncüsü kronik prerenal böbrek yetmezliğidir.

Kronik prerenal böbrek yetmezliği tedavi edilmediği zaman ve de böbrekler kanı temizleyemediği zaman, bu durum akut içsel böbrek yetmezliğine dönüşmektedir. Bu noktada böbrekler küçülmeye başlayıp, fonksiyonunu yavaş yavaş kaybetmektedirler. Dördüncüsü kronik içsel böbrek yetmezliğidir. Böbreklere alınan darbeler, travmalar ve tedavi edilmemeiş böbrek enfeksiyonları akut içsel böbrek yetmezliğinin, kronik içsel böbrek yetmezliğine dönüşmesine sebep olmaktadır. Sonuncusu ise kronik postrenal böbrek yetmezliğidir. Bu tip böbrek yetmezliği de idrar yollarının uzun süre tıkalı kalması ve idrarın vücuttan tam olarak atılamaması halinde oluşmaktadır.

Peki, böbrek hastalıklarının riskini arttıran faktörler nelerdir?

Yukarıda sayılan durumlara ek olarak kısa zamanda

  • aşırı miktarda sıvı kaybı,
  • kalp krizi,
  • kalp hastalıkları,
  • yüksek tansiyon ilaçları,
  • enfeksiyon,
  • karaciğer yetmezliği,
  • bazı ilaçların (aspirin, ibuprofen) sık kullanımı,
  • lupus hastalığı,
  • kolesterol birikimi sebebi ile tıkanan damarlar,
  • kemik iliği kanseri,
  • aşırı alkol tüketimi,
  • çok ciddi yanıklar,
  • uyarıcı ilaçların kullanımı,
  • kan damarlarında görülen iltihaplanmalar
  • vücudun susuz kalması

böbrek hastalıklarının sebepleri arasındadır.

Böbrek Hastalıklarının Teşhisi

Doktorun hastanın dikkatini çeken belirtilerin neler olduğunu öğrendikten sonra fiziksel muayene yapmaktadır. Gün içinde ne kadar idrar yapıldığını ve idrara çıkıldığını, herhangi bir problem yaşayıp yaşamadığını sormaktadır. Böbrek rahatsızlığı teşhisinin tam konulabilmesi adına çeşitli testler ve prosedürler kullanılmaktadır. İdrar ve kan testleri, böbreklerin fonksiyonunu tam olarak yapıp yapmadığının belirlenmesi için doktora yardımcı olacaktır.

Böbreklerin ebatlarında herhangi bir değişiklik olup olmadığının görülebilmesi adına ultrason ya da CT taraması gibi görüntüleme yöntemlerine de başvurulabilmektedir. Aynı zamanda bazı durumlarda böbrek biyopsisi yapılması da gerekebilir. Bu hastalığın tedavi seçenekleri böbrek yetmezliğinin nedenine bağlı olarak değişebilmektedir. Mesela böbrek yetmezliği kandaki sıvı eksikliğine bağlı olarak oluşmuş ise, doktor damar yolu ile (entravenöz) sıvı takviyesi önerebilir.

Eğer tam tersi bir durum söz konusu ise, yani böbrek yetmezliği aşırı sıvı birikimi sebebi ile gelişir ise idrar söktürücü ilaçlar reçete edilebilmektedir. Aynı zamanda hastanın kanında bulunan mineral (kalsiyum, potasyum) oranlarını normal düzeylerine çekebilmek için de ilaç desteği önerilebilmektedir.

Böbrek hastalığı sebebi ile artan kandaki toksinler, diyaliz tedavisi ile beraber atılabilir. Yapay bir böbrek görevi gören diyaliz makinesi, kanı filtreden geçirip, daha sonra toksinleri temizlemektedir. Böbrek hastalıklarının tedavisi sırasında ve sonrasında böbrekleri korumak için doğru beslenme kritik bir rol oynamaktadır. Doktorlar hastanın durumunuza uygun bir beslenme programının oluşturulması için, kişiyi aynı zamanda beslenme uzmanına yönlendirebilir.

Böbrek hastalığı yaşayan hastalara, böbreklere binen yükün hafiflemesi adına genelde daha az potasyum tüketmeleri (muz, portakal, patates, domates yüksek oranda potasyum içeren gıdalardan bazıları, ıspanak), sodyumu kontrol altında tutmaları (konserve gıdalar, dondurulmuş gıdalar, hazır gıdalar, fast-food gıdalar yüksek oranda sodyum içerir), tükettikleri fosforu sınırlandırmaları (süt, fıstık, kuruyemişler yüksek fosfor içeren besinler arasındadır) önerilir.

Böbrek rahatsızlığından korunmak için yapılabilecek olan tek şey, böbreklere aşırı yük bindirmeyen bir beslenme programına sadık kalmak olacaktır. Çok fazla tuz tüketiliyor ise, aşırı yağlı gıdalar ile besleniliyor ise, düzenli olarak alkol kullanılıyor ise, sigara içiliyor ise, böbrek yetmezliği riskini artıyor demektir. Çünkü böbrekler tüm bunları temizlemek için fazla mesai yapacaktır. Bu da daha çok yorulmasına neden olacaktır. Uzun süreden beri normalinden fazla çalışan böbrekler günün birinde yorulabilmektedir. Bilhassa yüksek tansiyon ve diyabet hastaları, ilerleyen yıllarda böbrek yetmezliği yaşamamak için, doktorlarının verdiği ilaçları düzenli olarak kullanıp, tansiyonu ve diyabeti kontrol altında tutmalıdır.

Farklı durumlardan ya da enfeksiyondan etkilenen böbrek de, sancı durumu ortaya çıkar ve önüne geçilmediği müddetçe daha zararlı etkileşimlere sebebiyet verebilir. Ancak aynı husus söz konusu böbrekler için söylenemez. Çünkü bu husus, böbrekteki farklı rahatsızlıkların ve yahut da enfeksiyonun habercisi de olabilmektedir.

Böbreklerin ilk hedefi, vücuda giren sudaki zararlı maddeleri süzmek görevidir. Bu hedefinin yanı sıra bir de kandaki elektrolit dengesini, baz ve asit dengesini sağlamaya çalışmaktadır.

Yine aynı zamanda vücuda hormon ve şeker desteği de sağlamaktadır. Bu görevleri ve hedefleri, böbreklerin yerine getirmemesi, yani çalışmaması halinde böbrek arasında böbrek yetmezliği olarak bilinirken, bunun çözümü ise direkt böbrek nakli ya da diyaliz merkezleridir. Bu zaman zarfına kadar ağrı devrededir. Böbrek ağrısı da doğal olarak böbrekteki rahatsızlığı dile getiren bir çağrı şeklindedir. Böbrek ağrısına, genellikle sol kaburganın altında ateş belirtisi ve halsizlik ile durumlar sebep olmaktadır. Yine aynı şekilde idrar yollarında yaşanan problem de bunun sonucudur. Böbrek ağrıları çoğu zaman bel hizasında iken sancılı ya da hafif olarak devam edebilmektedir. Bazı günlerde de kasığa kadar, hatta böbrekten karına kadar devam eden ağrılar ile karşılaşmak mümkündür.

Ağrı ve sancının olduğu zamanlarda hastanın biçimini ya da bulunduğu konumu değiştirmesi ne yazık ki ağrı üzerinde hiçbir etki sağlamamaktadır. Böbrek sancısının, böbrek içerisinde kum olması, idrar yolu enfeksiyonu, böbrek taşı, damar sertleşmesi, böbrek enfeksiyonu, polikistik böbrek hastalığı gibi sebepleri mevcuttur. Böbrek taşından şikayetçi olan kişilerin, esasında bu ağrıların sebebinin böbrek olmadığını da bilmeleri gerekmektedir. Asıl sancı, taşın böbrekten çıkarkenki başlangıcında görülmektedir. Hele de taş idrar yolundan idrar torbasına doğru ilerler iken şiddetli bir sancı oluşturmaktadır. Ağrının ara ara olması yani sürekli olmaması ile beraber meydana geldiğinde hastanın yerinde duramadığı gözlemlenmiştir. Bu durum da sancının ne kadar yoğun olduğuna bir işarettir. Hatta bu ağrılar, bazı durumlarda mide bulantısı ve kusmaya kadar gidebilen sancılardır. İdrar yolu enfeksiyonu da mesanede veya sidik yollarında görülebileceği gibi böbrekte de görülebilmektedir. Bu durumdaki risk erkeklere nazaran kadınlarda daha fazladır.

Böbrek enfeksiyonu, bir diğer adı ile piyelonefrit, çoğu kez mesanede başlayıp, böbreklere kadar uzanan enfeksiyonun özel bir çeşididir.

Tenisçi dirseği hastalığı belirtileri ve tedavisi tenisçiler Dirsekte bir tane kol, iki tane de ön kol kemiği olmak üzere üç tane uzun kemik eklem yaparlar. Bu kemiklerin tıbbi isimleri humerus, radius ve ulnadır.kısmında

Tenisçi dirseğinin sebebi ve belirtileri

Dirseğin dış kısmında ağrı başlar. Bu ağrı dirsek kemiğinin bulunduğu yerde ya da alt kısmında önce hassasiyet ile başlamaktadır.Sonra ağrı yavaş yavaş artmaya başlar. Bir şeyi kavrama, taşıma ve kaldırma gibi hareketler sorun yaratır.

Tenisçi Dirseğinden Kurtulmak

Tenisçi dirseğinden kurtulmanın en iyi yolu kolunuzu rahatsız eden şeyleri yapmamaktır. Bu hafta sonunda zevk için tenis oynayan kişiler için uygun bir tavsiye olabilir fakat işçiler, bürolarda çalışan kişiler ya da profesyonel sporcular için pek uygun değildir.

Standart ve alternatif tedavi yöntemlerinin en etkili temel önerisi aynıdır :

Eğer bu rahatsızlığa neden olan aktivitelere geri dönecekseniz, aktiviteye başlamadan evvel en az 5 – 10 dakika yavaştan başlayarak dirsek esnetme ve ısıtma hareketlerini mutlaka yapın. Sık sık da kolunuzu dinlendirin.

Tenisçi dirseğinin tedavisi için ilaçlar, iğneler ve ameliyat gibi değişik tedavi yöntemleri kullanılır. Fakat dirsek ekleminizi zorlamaya devam ettiğinizde ağrınız tamamen geçmeyecektir. Yeterince dinlendirmezseniz tekrar sakatlanmanız kaçınılmazdır.

Eğer dinlenme, ilaç ve egzersiz ile şikayetleriniz geçmiyorsa o zaman ameliyatı düşünmeniz gerekebilir. Hastalığın ameliyat aşamasına gelmesi nadiren görülmektedir.

Eğer dirseğiniz ve çevresinde kuvvetli bir ağrı hissederseniz derhal dirseğinize 15-20 dakika buz uygulayın ve doktorunuzla irtibata geçin.

Tenisçi dirseğini önlemek için :

  • Bir şey kaldıracağınız zaman avuç içiniz vücudunuza doğru dönük olsun.

  • El ağırlıkları ile kuvvetlendirme çalışmaları yapın. Dirseğiniz bükülü ve avuç içiniz yere bakacak biçimde bileğinizi tekrar tekrar bükün. Eğer ağrı hissederseniz durun.

  • İlgili kaslarınızı yoracak aktivitelerden önce kaslarınızı gerdirin. Bunu yapmak için kolunuzu iyice gergin tutun ve avuç içiniz dışarıya doğru baksın. Sonra elinizin parmak uçlarını diğer elinizin parmakları ile tutarak nazikçe geriye doğru kaldırın.

Tekrar etmesini önlemek için :

  • Dirsek ekleminizi zorlayan aktiviteleri bırakın ya da değiştirin. Eğer devam etmeniz gerekiyorsa aktiviteye başlamadan önce mutlaka 5-10 dakika ısınma hareketleri yapın. Aktiviteniz bittikten sonra da buz koyun. Aktiviteniz sırasında sık ara verin.

  • Dirseğinizin hemen altına bir destek bandı takın. Eğer bu bant ağır kitap gibi objeleri kaldırmanıza faydalı oluyor ise kullanmaya devam edin. Bu tür bantlar kan dolaşımınınızı azaltarak iyileşmeyi önleyebilirler. Bu yüzden tenisçi dirseği tamamen geçtikten sonra kullanılmalıdırlar.

Ne zaman doktora gitmelisiniz ?

  • Ağrınız bir kaç günden çok sürerse; tendonların kronik şişikliği kalıcı hasarlaraneden olabilir.

  • Dirsek eklemi şişmeye başlarsa; tenisçi dirseğinde nadiren şişme

image

Trokanterik bursit rahatsızlığı birçok nedenle görülebilen bir sorundur. İltihap kaynaklı sorunlar yaygındır ve ağrılı bir durum söz konusudur.

Trokanterik Bursit Tanımı

Trokanterik bursit tanımı yapılırsa bursaların içinde yer alan zardaki travmalar, iltihaplanmalar, zorlanmalar nedeniyle kalınlaşma ve sıvı oluşması sonucu oluşan ağrılı durumu ifade eder. Kalça kemiğinde meydana gelen bursalar tek ya da iki taraflı olarak soruna  neden olabilir. Kalça dış bölümlerde hassas ve ağrılı bir durum görülür.

image

Bursa Çeşitleri

Genel bir çeşitlendirme yapılırsa bursaların vücutta hali hazırda doğuştan gelen bursalar ve hastalıklar sonrasında oluşan bursalar olma durumu vardır. eğer tekrar eden travmalar varsa bu durumda sonradna bursa oluşumu daha fazla görülür.

Trokanterik Bursit Yaygın Görülen Kişiler

Orta yaş kadınlar  trokanterik bursit görülen kişiler arasında en sık rastlanandır. Trokanterik bursit oluşma şekline bakıldığında da doğrudan travma sonrası olabileceği gibi uzun süre boyunca yürüme, yüksek ve engebeli yerlerde uzun süre ayakta kalma gibi   nedenlerle oluşabilir. Çok fazla merdiven kullanımı sonrasında da  görülebilir. Ancak bazı hastalıklar da bunun tetikleyicisi olabilir. Romatizmal hastalıklar zaten iltihaplanma kaynaklıdır ve bursit için nedendir. Ayrıca kalça protezi sorunlarında da görülebilr.

Trokanterik Bursitin Belirtileri image

Trokanterik bursitin belirtileri  konusuna bakıldığı zaman öncelikle kalça yan kısımlarında kemik çıkıntısı ve buralarda ağrı olması şikayeti vardır. Ayrıca eklem hareketlerinde de  düzensizlik vardır. Eğer ileri derece sorun varsa ağrı şikayeti siyatik hastalığı ile karıştırılmamalıdır. Hangi bölümde sorun varsa bunun üzerine yan yatılması mümkün değildir. Ayrıca ağrının artması söz konusudur. Ayrıca yürümek ve merdiven çıkmak gbi durumlar da ağrının artmasına neden olabilir. Araba kullanımı sonrası inmede de  sorun görülebilir.

Bursit Tedavisi 

Bursit tedavisi  yapılışı durumunda neden temel alınır. Yani nedene odaklanma ve buna göre çözüm bulma durumu vardır.  Ödem çözücü ilaçlar ve dinlenme tedavisi en sık görülen tedavidir.  Baston bile kullanımı mümkündür. Yani ilaçların etkisinin olmadığı zamanlarda hem bu hem de fizik tedavi yöntemlerine başvurulmaktadır. Kronik bir sorun olduğu zaman bazı hallerde ameliyat da gerekebilir. Altta yatan kemik çıkıntının törpülenmesi gerekmektedir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации