Андрей Смирнов
Время чтения: ~34 мин.
Просмотров: 0

Çıkık nedir? Çıkık ne kadar sürede iyileşir? Belirtileri ve tedavisi…

  • İçindekiler
  • Nedir
  • Belirtileri
  • Sebepleri
  • Teşhisi
  • Muayene
  • Tedavi
  • Önlem
  • Seyri

Nedir

Stres kırıkları bir kemiğin aşırı kullanımdan sakatlanması olarak tanımlanabilir. Vücuttaki kemikler onlara yüklenen yüke yanıt vererek sürekli değişir ve kemikler kendilerini tamir ettiği için hücrelerde sürekli yenilenmeler olur. Kemikte ne kadar yük varsa, burada kalsiyum birikmesi olasılığı o kadar yüksek olur. Daha az kullanılan kemiklerin içinde kalsiyum miktarı daha azdır. Tekrar eden yükün stresi kemiğin kendini tamir etme yeteneğini aşarsa, kemik yapısı içinde küçük kırıklar oluşmaya başlar.

Özellikle bacak, ayak ve pelvik kemiklerinde bu durum sık görülür. Bu kemikler yürüme, koşma ve sıçramadan kaynaklanan kuvvetleri emmek zorundadır. Her adımla vücut ağırlığının 12 katına kadar yük oluşur ve kemikler, eklemler, kaslar ve bağdokuları bu kuvvete karşı vücuda yastık görevi görmek zorundadır.

Kemik normalde homeostaz (homeo=aynı, staz=durmak) durumundadır. Yani kemik hücrelerinin yenilenme faaliyetleri, osteoklast faaliyetiyle (kemiğin çözülmesi) osteoblast aktivitesi (kemik oluşumu) bir denge içindedir. Kemik baskı altındaysa, mikroskobik hasarlar görür. Osteoklast hücreleri kemiklerdeki yükü emmek için harekete geçer ve sakatlanmış kemik bölgesi zayıflar. Bir sonraki sakatlanmaya kadar uzun bir süre geçerse osteoblast hücreleri hasar görmüş alanı tamir etmek için daha fazla kemik hücresi üretir. Eğer osteoblast sürecinde sakatlanmış bölge için yeni kemik hücresi üretimine yeterli vakit tanınmazsa mikro kırıklar daha büyük bir alan oluşturmak üzere bir araya gelir ve sonuç olarak ortaya bir stres kırığı çıkar.

Stres kırığında özellikle sakatlanmış kemik üzerine yük bindiği zaman ağrı ve şiş görülebilir. Genellikle röntgen filmleri normal görünür.

Kemiğin hasar görmüş bölümündeki stres devam eder, bölgedeki mikroskobik hasar ilerlerse, kemik bütünlüğü tümüyle kesintiye uğrayarak röntgende görülebilen kırıklara neden olabilir.

Stres kırıkları genelde aşağıdaki şu yerlerde meydana gelir:

  • Ayağın metatarsal kemikleri
  • Ayaktaki sandal kemik (naviküler kemik)
  • Kalsenus (topuk kemiği)
  • Tibiya (kaval kemiği)
  • Fibula (baldır kemiği)
  • Femur (uyluk kemiği)
  • Kalçadaki femur boyun
  • Kalçadaki pubik rami
  • Sakrum ve
  • Bel omurgasındaki pars artikularis

Belirtileri

Kırık bir kemiğin birincil belirtisi ağrıdır. Ağrı genellikle aktivitenin sonuna doğru başlar ve dinlenmeyle sona erer. Eğer sakatlanmanın farkına varılmaz veya belirtiler ihmal edilirse, ağır egzersizin başında başlar ve aktivite veya egzersiz bitirildikten sonra da devam eder. En yaygın şikayet geceleri duyulan ağrıdır. Nihayet ağrı çok az aktivitede bile kalıcı olarak var olmaya devam eder.

Sakatlanmanın olduğu yerde lokal bir şişlik ve dokunulduğu zaman acıyan kısmi bir bölge olabilir.

Stres kırıkları zaman içinde meydana gelir ve ilk sakatlanmanın ne zaman meydana geldiğini bilmek zor olabilir. Eğer ağrı aktivite yokluğunda bile var olmaya devam ederse veya daha şiddetli hale gelirse tıbbi yardım almak gerekir. Eğer ağrı dinlenmeye, buza ve yükseltmeye yanıt vermezse, tıbbi bakım istemek yanlış olmaz.

Sebepleri

Birçok insan bir kırığı, bir kemik üzerine büyük bir kuvvet uygulanması sonucunda kemiğin kırılması olarak anlar. Ne var ki stres kırıkları belli bir süre boyunca kemiğin kaldırabileceğinden daha fazla ve kemiğin bir sonraki gücü emecek şekilde kendini tamir edebilme yeteneğini aşan bir şekilde kemik üzerine tekrara dayalı bir baskı uygulanmasından kaynaklanır.

En yaygın stres kırıklarına sporcularda ve askerlerde rastlanır, fakat belli bir süre boyunca bacaklara aşırı yük binmesi durumunda da herkeste görülebilir. Ayak, kaval, uyluk ve pelvis kemikleri en büyük stres kırığı riski taşıyan kemiklerdir.

Kadınlarda görülen kemik erimesi hastalığı yüzünden stres kırığı yaşama ihtimalleri erkeklerinkinin iki katıdır. İnsanlar yaşlandıkça, kemik mineral yoğunlukları azalır ve bu, onları stres kırıklarına daha açık hale getirir.

Eğer vücudun yapısı yürüme, koşma ve sıçrama kuvvetlerini ememezse veya kemikler kuvvet uygulanmadan önce zayıflamış bir haldeyse stres kırığı geliştirme riski artar. Örnekleri şunlardır:

  • Boy ve kilo (uzun veya ağır bir kişide, bacakların daha fazla kuvvet emmesi gerekir);
  • Ayağın arkasındaki kaslarda veya kemik hizalanmasındaki bozukluk kemiklerin şoku veya maruz kaldıkları kuvveti emme yeteneğini azaltır;
  • Kas zayıflıkları veya yorgunluk kasların maruz kalınan kuvveti emmesini önler;
  • Zayıf kemikler; kemik erimesi (osteoporoz) veya kullanılan ilaçlar (uzun süreli kortikosteroit kullanımı) yüzünden kemiklerin zayıflaması sebepler arasındadır.

Stres kırıkları aşırı kullanım sakatlanmalarından ve vücudu korumak için doğru ekipmana sahip olmamaktan da kaynaklanabilir. Bazı kırıklar daha ziyade sporlara özgüdür. Koşucular tibiyada, tenis ve basketbol oyuncuları daha ziyade ayaktaki naviküler kemikte stres kırıkları yaşarlar. Ayağı alttan yeterince desteklemeyen ayakkabılar da bir stres kırığına neden olabileceği gibi, beton gibi sert bir yüzeyde aşırı derecede egzersiz yapmak da buna yol açabilir.

Teşhisi

Bir doktor stres kırığının teşhisinde birçok farklı teşhisi gözden geçirmelidir.

Stres kırığını taklit edebilecek bazı tıbbi durumlar şunlardır:

  • Burkulmalar: Burkulmalar eklemi sabit tutan bağdokuların hasar görmesidir.
  • Zorlanma: Zorlanmalar kas veya tendonların hasar görmesidir.
  • Sırttan başka yerlere vuran ağrı: Sırttan başka yerlere vuran ağrının örnekleri siyatik veya belde artrittir, bunlar vücudun başka kısımlarında hissedilir (örneğin siyatiğin neden olduğu bacak ağrısı).
  • Kaval kemiği incinmeleri: Kaval kemiği incinmelerine mediyal stres sendromu (veya mediyal tibiyal traksiyon perioztizi) denir ve alt bacağın ön kısmının tibiya veya kaval kemiği dokusundaki şiş yüzünden ağrımasıdır.
  • Plantar fasiit (Taban ağrısı). Plantar fasiit ayağın kavisindeki bağdoku iltihaplanmasıdır.
  • Morton nöromu. Morton nöromu ayağın üçüncü ve dördüncü parmakları arasındaki sinirleri etkileyen iyicil bir tümördür.

Doktorunuz doğru teşhisi yapmak için gerekli bilgileri toplayacaktır.

Muayene

İlk sakatlanmayı hatırlamak zor olabilir, fakat doktorunuz size ağrının ne kadar zamandır devam ettiğini, ona iyi ve kötü gelen şeyleri, ağrının ilerleme ve değişme durumlarını sorabilir.

Stres kırığının altında yatan sebeplerde, ilaç kullanımı veya beslenme geçmişi gibi bilgiler faydalı olacaktır. Stres kırığı olup adet kanaması duran genç kızlarda bir yeme bozukluğu teşhisi ve bunun sonucunda ortaya çıkan bir kemik erimesi hesaba katılmalıdır.

Fiziksel muayene ağrıya neden olan belli acıyan bölgeleri tespit edebilse de, fiziksel incelemeyle ancak bir stres kırığı şüphesi oluşabilir, kesin teşhis konamaz. Doktorunuz stres kırıklarında kas gücü ve esnekliğiyle kemik hizalanmasını olası risk faktörleri diye kontrol etmelidir.

Görüntüleme

Basit bir röntgen filmi bir stres kırığını göstermez. Bununla birlikte röntgenler belirtiler başladıktan haftalar sonra çekilirse, vücut sakatlanmış bölgeyi iyileştirirken oluşan fazladan kemik yapıları görülebilir.

Bir stres kırığını tespit etmek için manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ve bilgisayarlı tomografi (CT) istenebilir. CT ve MRI taramaları doğrudan kemiğe bakar, ama CT taramaları radyasyon kullanılmasını gerektirirken MRI her yerde yapılamaz. Bir kemik taramasında kemik hücrelerinin ve kan akışı faaliyetinin arttığı alanları göstermek için koldaki bir damardan radyoaktif boya maddesi enjekte edilir.

Tedavi

Evde Tedavi

Ortopedik sakatlıkların çoğunda olduğu gibi evde bakım dinlenme, buz, kompres ve yukarı kaldırmayla başlar. Stres kırıklarında yük kaldırma aktivitelerini en aza indirmek veya sakatlanmaya neden olan aktiviteyi iyileşme gerçekleşene kadar durdurmak da faydalı olabilir. Hastalar çoğu zaman vücutlarına iyileşecek yeterli vakti tanımadan sakatlanmaya neden olan aktivitelerine çok erken döndükleri için kendi iyileşmelerini uzatırlar.

İbuprofen gibi ilaçlar iltihaplanmaya ve ağrıya yardımcı olabilir.

Tıbbi Tedavi

Bir stres kırığında tedavinin anahtarı dinlenmektir. Sakatlanan bölgenin dinlenmesini sağlamak ve yük taşıma miktarını sınırlamak için bir yürüyüş ayakkabısı, alçı veya koltuk değnekleri kullanılabilir. Sakatlanan kemiğe bağlı olarak iyileşme, aktiviteye yavaş yavaş dönme gerçekleşmeden önce 4 ila 12 hafta sürebilir.

Gelecekteki sakatlanmaları önlemek için kas gücünü ve esnekliği artırmak için uygulanan fizik terapi düşünülebilir.

Yangı ve ağrı için ibuprofen gibi iltihap kurutucu ilaçlar faydalı olur. Narkotik ağrı ilaçları (örneğin kodein, hidrokodon, oksikodon) başlarda ağrı kontrolü için düşünülebilir.

Birçok stres kırığı zaman ve dinlenmeyle iyileşir. Bazen kimi kırıklar çıkar (kemik uçları birbirinden uzaklaşabilir veya düzgün bir şekilde hizalanmaz) veya iyileşmeyi reddedebilir. Bu durumlarda ameliyat gerekir.

İyileşme gerçekleşirse hasta ve doktor için sakatlanmaya neden olan şartları gözden geçirmek ve ileride meydana gelecek stres kırıkları riskini azaltmaya çalışmak gerekir.

Önlem

Bir stres kırığı için en iyi tedavi önlemdir. İyi bir kemik sağlığını ve yoğunluğunu korumak bütün kemik kırıklarını önler. Aktiviteye uygun iyi desteklenmiş ayakkabılar giymek ayağa ve bacağa yürüme, koşma veya sıçrama yüzünden baskı yapan kuvvetlerin düzenlenmesine yardım eder. Esneklik ve güçlü kaslar da ayakları ve bacakları destekler.

Seyri

  • Yük taşımayı azaltma, buz ve iltihap kurutucu ilaçlara başvuran konservatif terapi genellikle birkaç hafta içinde iyileşme getirir.
  • Konservatif terapinin başarısız olduğu hastalar kırığı tamir etmek için ameliyata ihtiyaç duyabilir.
  • Tek bir stres kırığı olan hastalar başka stres kırıkları geliştirme riski altındadır.
  • Daha önceki sakatlanmaya neden olan aktiviteye geri dönüldüğünde başka bir stres kırığının gelişme ihtimali vardır. Bu durum özellikle risk faktörlerinin egzersizin türü veya yoğunluğunu ayarlamak, ayakkabıyı değiştirmek veya güçlendirme egzersizleri uygulamak gibi değişimlerle azaltılmaması durumunda meydana gelir.

Gerilim Baş Ağrısı, Boyun Baş Ağrısı

Op. Dr. Mircan MİROĞLU

Sağlıklı bir ayakta, bilekten başlayarak parmaklara kadar tüm kemik ve yumuşak dokuların, eklem ve bağların birbirleriyle uyum içinde çalışması gerekiyor. Ayaklardaki statik düzensizlikler ise dizlerde, tüm omurga sisteminde hatta baş bölgesinde dahi ağrıların oluşmasına neden oluyor. Kimi zaman ise kronik rahatsızlıklar ayak sağlığını tehdit edebiliyor. Ayak hastalıklarının tedavisinde ilk olarak yapılması gereken yöntemlerden birini ayağın biyometriğinin saptanması oluşturuyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanları Doç. Dr. Semih Takka ve Op. Dr. Yener Erken en sık görülen ortopedik ayak sorunları hakkında bilgi veriyor. Morton Nöroması ve metatarsaljisi Dijital Nöroma, ayak tarak kemikleri arasındaki dijital sinirin sıkışmasıyla oluşan ağrıya verilen isim. Ağrı daha çok yürüme ile ortaya çıkıyor. Bu hastalığa yakalananlarda erken yorulma, uzun yol yürüyememe ve ayakkabı giyerken rahat edememe gibi şikayetler ortaya çıkıyor. Tedavisinde cerrahi yöntemlerin kullanıldığı Dijital Nöroma’da sıkışan sinirler ameliyatla tedavi ediliyor. Diyabetik ayak ve diyabetik nöropati Diyabet’te kan şekerinin yüksek olması, vücudun göz, böbrek ve ayak gibi organ ve uzuvlarına zarar veriyor. Diyabetik ayakta diyabetten dolayı vücudun savunma sistemlerinde bozukluklar ve enfeksiyon oluşuyor. Kan akımının yavaşlaması, bacağa giden kanın azalmasına ve ayağın beslenmesinin bozulmasına neden oluyor.Yüksek kan şekeri, sinirlerin hasarlanmasına (Diyabetik Nöropati) ve ayağın özellikle taban bölümünde his kayıplarının oluşmasına neden oluyor. Bu durum, ayakta yara açılmasına zemin hazırlıyor. Dolaşımı bozulmuş ve sinirsel hasarı olan ayakta açılan yaralar, vücudun savunma sisteminin normal çalışmaması nedeniyle kolayca enfekte oluyor ve kronikleşiyor. Bu nedenle diyabeti olan hastaların yara açılmasını engelleyici önlemleri alması gerekiyor. Yara açılmış hastalara ise bu yarayı ortadan kaldırıcı tedavileri uygulanıyor. Halluks valgus ve bunion Halluks valgus hastalığının belirtileri arasında ayak başparmağının yana doğru eğilmesi ve başparmak ekleminin iç tarafında ikincil bir kemik çıkıntısının ortaya çıkması yer alıyor . Bu durum doğuştan taraklı ayaklarda, devamlı dar ayakkabı giyenlerde, bir parmak ekleminde dejeneratif artrit bulunanlarda ve düz tabanlığı olanlarda daha sık görülüyor. Hastalığın tedavisinde konservatif ve cerrahi tedaviler, başlangıç döneminde ise özel ortopedik ayakkabılar, destekler ve çeşitli ortezler kullanılıyor. Kullanılan alçı benzeri gece atelleri ve parmak arası makaralarla, parmak doğru pozisyonda tutularak, etraf doku rahatlatılıyor ve ağrı azaltılıyor. Özel yapılmış tabanlıklar ise başparmaktaki şekil bozukluğundan kaynaklanan yanlış basmayı düzeltiyor ve ayakta yük dengesini sağlamaya çalışıyor. Konservatif yöntemlerin başarısız olduğu veya ileri derece şekil bozukluğu olan hastaların cerrahisinde ise hastanın yaşı ve hastalığın boyutuna göre tedavi tekniği seçiliyor. Halluks rijitus Halluks rijitus, ayak başparmak ekleminin sertleşmesi durumuna deniyor. Bu hastalık yürüme esnasında ayak başparmağının bükülmesine engel oluyor. Genellikle 30 – 60 yaş arasındaki erişkinlerde görülen hastalık, sorunun ağırlığına göre ameliyatsız veya cerrahi tedavi seçenekleriyle ortadan kaldırılıyor. Düztabanlık ve posterior tibial tendon disfonksiyonu Ayağın fizyolojik kavisinin azalması veya bütünüyle kaybolmasına düztabanlık deniyor. Çocukluk çağında düz tabanlığı olmayan hastalarda sonradan edinilmiş düz tabanlığı ortaya çıkmasına Posterior Tibial Tendon Disfonksiyonu deniyor. Bu durumların tedavisinde yaşa, sorunun ağırlığına ve ağrı durumuna göre konservatif veya cerrahi tedaviler uygulanıyor. Stres kırıkları Tekrarlayan minor travmaların oluşturduğu kırıklara stres kırıkları deniliyor. Ayakta en sık tarak kemiklerinde görülüyor. Ayağın anatomik özelliklerinin dışında, yanlış ayakkabı kullanımıyla aşırı yürüyüş, sportif faaliyet ve ayakta şekil bozukluğu olması gibi durumlarda ortaya çıkıyor. Hastalığın tedavisinde, hastalığa neden olan faktör ortadan kaldırılıyor ve konservatif yöntemlerden uygun olanı kullanılıyor. Aşil tendon sorunları Aşil tendonu, topuğu baldır kaslarına bağlayan vücudun en büyük tendonudur. Sıklıkla yırtıldığı için, atletlerde, koşan kişilerde ve günlük yaşamında gereğinden fazla aktivite değişikliği yapanlarda iltihaplanıyor. Bu duruma Aşil Tendiniti deniyor. Tedavisinde genellikle konservatif yöntemler tercih ediliyor. Ayak bileği burkulmaları Ayak bileği burkulmaları, ortopedide en sık görülen yaralanmalardan biridir. Burkulmalarda ayak bileği stabilitesini sağlayan ve ayak bileğinin iç ve dış kısmında yer alan bağlar zarar görüyor. Şiddetli burkulmalarda ise bazı kemik sorunları görülebiliyor. Ayak bileği burkulmasından sonra hemen soğuk uygulaması yapmak, üzerine basmamak, bir ortopedi uzmanına başvurmak ve burkulmaya eşlik eden bir kemik lezyonunun olup olmadığını belirlemek gerekiyor. Hastalığın tedavisinde ise sorunun ciddiyetine bağlı olarak ayak bileği ortezleri yani işlevini kaybetmiş uzuvların performansını artırmak amacıyla vücuda takılan yardımcı cihazlar, atel yani kırık ve çıkıkları tedavi etmede kullanılan, sert maddelerden yapılan ve üzerine sargı sarılan destekleyiciler ya da alçı tedavileri uygulanıyor. Akut dönemin ardından da fizik tedavi programının başlatılması ve zarar görmüş yapıların rehabilitasyonunun sağlanması gerekiyor. Bağ yaralanmaları ve ayak bileği instabiliteleri Ayak bileği burkulmalarının yaklaşık %10’u tekrarlayan ayak bileği dengesizliği (instabilite) ile sonuçlanıyor. Genellikle ilk burkulmada çoklu bağ yaralanması sonrası, ayağın ya da ilk burkulmanın tedavisi yetersiz olarak yapılmışsa, ayak bileği instabilitesi gelişiyor. Hasta, yolda yürürken dahi ayak bileği kolayca burkulabiliyor. Bu sorunlar spor aktiviteleri sonrası da sıklıkla ortaya çıkıyor. Hastalığın tanısında hasara uğramış bağın tespit edilmesi sonrası, eşlik eden kemik veya kıkırdak lezyonları araştırılıyor. Tedavide ise orta yaş üstü ve spor aktivitesi olmayan hastalarda konservatif tedavi ön planda düşünülüyor. Aktif spor hayatı olan genç hastalarda ise bağların ve eşlik eden lezyonların tamiri ve rekonstrüksiyonu planlanıyor. Plantar Fasit ve topuk dikeni Çok fazla koşma, zıplama gibi hareketler sonrası ayak parmaklarından topuk kemiğine doğru uzanan adele bantlarında ağrı olmasına Plantar Fasit deniliyor. Bu ağrı topuğun altında ve merkezinde hissediliyor. Gece boyunca dinlenmeden sonra sabah ilk adım atıldığında aniden şiddetleniyor. Hastalık uzun süre devam ederse fasyanın yani bağ dokusunun topuğa bağlandığı yerde kalsiyum tortusu şekilleniyor ve buna topuk dikeni adı veriliyor. İki hastalığın da tedavisine de sorunlara neden olan aktivitelerin durdurulması, topuk desteği ve tabanlık kullanımı ile başlanıyor. Özel germe egzersizleri ve ağrıyı giderici bazı ilaçlar kullanılıyor. Plantar Fasit’e bağlı kronik topuk ağrısının tedavisinde tek seanslık perkütan radyofrekans ablasyon tedavisi kullanılıyor. Bu yöntemle ağrının sinyalini gönderen sinir tahrip ediliyor. Hasta prosedür sonrası günlük yaşantısına devam edebiliyor. Tırnak batması Tırnak batması ayakta en sık görülen sorunlardan birisidir. Tırnak yatağının herhangi bir nedenden dolayı bozulması, tırnağın kendi yuvası içinde düzgün bir biçimde ilerlemesini bozuyor ve tırnak kendi yuvasına zarar veriyor. Tırnağın deriye baskı yapması sonucu enfeksiyonlar oluşuyor. Rahatsızlığın tedavisinde neden olan etken ortadan kaldırılıyor, enfeksiyonun tedavisi düzenleniyor ve tırnak yatak bozukluğu varsa düzeltiliyor.

Halk arasında tarak kemiği kırıkları olarak adlandırılan duruma tıp dilinde ayakta metatars kırıkları denir. Spor esnasında, düşme, çarpma, ayağın üzerine yukardan yük binmesi veya ani burkulmalar sonucunda oluşur. En çok rastlanan 5.metatars kırığı olarak adlandırılan jones kırığıdır. 5.metatars kırıkları ayak bileği burkulmaları sonrasında en sık rastlanan tarak kemiği kırıklarıdır. Özellikle profesyonel sporcuların çok sık yaşadığı kırık türlerindendir. Bu kırıklarda kırığın tipine göre cerrahi tedavi ihtiyacı söz konusu olabilir.

Basit, deplase olmayan (kaynamış ) tiplerinde bile 6-8 haftalık bir iyileşme dönemi süreci vardır. Deplase kaynama güçlüğü olan bölge kırıklarında cerrahi yöntem ile tedavi yapılır. Ameliyat sonrasında ilk 4 hafta üstüne yük vermeden ikinci 4. hafta üstüne yük vererek yapılan fizik tedavilerle 8 haftalık bir iyileşme sürecinden geçilecektir. Diğer tarak kemiği kırıklarında ise kırık iyileşme süresi genellikle 6 haftadır. Ayağınızdaki kırık basit bir kırık, yani fissür hattı çatlaklarında daha kısa sürede iyileşme görülür. En önemli konu kırık ile birlikte yumuşak dokulardaki yaralanmanın şiddetidir. Doktor kırığı röntgen ile görüntüledikten sonra uygun tedaviyi belirler. Bazı durumlarda alçıya alınır. Burada önemli olan ayağın üzerine tam yük vermemektir. Bu nedenle koltuk değneği ile tedaviye devam edilir. Sonrasında duruma göre ayak bileği ezersizleri için bir fizik tedavi uzmanına görünmek de yarar vardır.

4 dakika

Son Güncelleme: 21 Mart, 2019

Ayak ve bileklerde şişme, oldukça sık rastlanan bir durumdur ve genelde endişe etmeniz gerekmez, özellikle de uzun süre ayakta duruyor veya çok yürüyorsanız.

Ancak bu şişlikler çok uzun süre devam ediyor veya başka belirtilerle beraber ortaya çıkıyorsa, bu ciddi bir sağlık sorununun göstergesi olabilir. Ayak ve bileklerde şişme ile ilgili bazı nedenleri aşağıda bulabilirsiniz.

Hamilelik sırasında çıkabilecek sorunlar

Hamilelik sırasında ayak ve bileklerde şişme görülmesi normaldir. Ancak, ani veya aşırı şişme hamileliğin 20. haftasından sonra idrardaki protein ve hipertansiyon ile kendini gösteren ciddi bir durum olan preeklampsi işareti olabilir.

Eğer aşırı bir şişme varsa, ya da şişme ile birlikte karın ağrısı, baş ağrısı, idrarda azalma, mide bulantısı veya kusma, ya da görme bozukluğu gibi başka belirtiler de varsa, bir an önce doktorunuza danışın.

Ayak ya da bilek incinmeleri

Ayak veya ayak bileği yaralanmaları şişliğe yol açabilir. Bir lezyon veya yanlış bir adım bileği tutan bağ dokunun normalden fazla gerilmesine neden olduğunda oluşan burkulmalar bu yaralanmaların en yaygın olanıdır.

Bunu da okuyun:

Şişmiş Ayaklar ve Ayak Bilekleri için 6 Doğal Reçete

Bir ayak veya ayak bileği yaralanması nedeniyle oluşan şişliği azaltmak için, yaralı ayak bileği veya ayakla yürümemeye özen göstermeli ve dinlenmelisiniz.

Şişliği azaltmak için ayrıca buz torbaları kullanın, ayak ya da bileğinizi sargı beziyle sıkıca sarın ve bir tabure ya da yastık yardımıyla yükseltin. Şişlik ve ağrı şiddetliyse ya da evde uyguladığınız tedaviyle durumu iyileştiremediyseniz doktorunuza danışın.

Lenf ödemi

Bu, lenfatik sistemin yokluğunda ya da bu sistemdeki sorunlara bağlı olarak; veya lenf düğümleri alındıktan sonra gelişebilen, dokularda lenfatik sıvı birikmesi durumudur.

Lenf, damar ve kılcal damarların oluşturduğu geniş ağ boyunca hareket eden, protein açısından zengin bir sıvıdır. Lenf düğümleri içlerinden geçen lenfi süzerek içindeki bakteri ve benzeri istenmeyen maddeleri yakalar ve yok ederler.

Damarlarda ya da lenf düğümlerinde bir sorun olduğunda, sıvı hareketi bloke olabilir. Eğer tedavi edilmezse, lenf birikimi yaraların iyileşmesini etkileyebilir ve enfeksiyonlara ve şekil bozukluklarına neden olabilir.

Lenf ödemi, kanser hastalarında radyoterapi veya lenf düğümü alınmasından sonra yaygın görülen bir durumdur. Eğer kanser tedavisi geçirdiyseniz ve şişkinliğiniz varsa, hemen doktorunuza danışın.

Venöz (toplardamar) yetersizliği

Ayak ve bileklerde şişme, kanın ayak ve bacaklardaki damarlardan kalbe yeterince çıkamaması durumu olan venöz yetersizliğinin çok karşılaşılan bir erken belirtisidir. Normalde, damarlar yukarı akan kanı tek yönlü kapakçıklarla tutarlar.

Bu kapakçıklar hasar gördüğünde veya zayıfladığında, damarlar ve vücut sıvılarıyla aşağı süzülen kan, alt uzuvlarda, özellikle de ayak bilekleri ve ayaklardaki yumuşak dokuda birikir.

Kronik venöz yetmezliği, ciltte değişikliklere neden olur. Ayrıca deri ülserleri ve enfeksiyonlara da yol açabilir. Eğer venöz yetmezlik belirtileri gösteriyorsanız, doktorunuza danışmalısınız.

Enfeksiyon

Ayak ve ayak bileklerindeki şişkinlik enfeksiyon belirtisi olabilir. Diyabetik nöropati veya ayaklarındaki sinirlerle ilgili diğer sorunları olan insanlar, ayak enfeksiyonu kapma riski taşırlar.

Eğer diyabetiniz varsa, ayaklarınızı hergün kabarcıklar ve ülser için kontrol etmeniz çok önemlidir. Çünkü sinirlerde oluşacak hasar acı hissinizi köreltebilir. Bu da ayak problemleriniz hızla ilerleyebilir. Eğer ayağınızın şiştiğini farkederseniz ya da iltihaplanmış gibi görünen bir yaranız varsa, derhal doktorunuzla konuşun.

Kan pıhtısı

Ayak damarlarında oluşan kan pıhtıları bacaklardan kalbe kan akışını engelleyebilir ve bunun sonucunda ayak bilekleri ve ayaklarda şişliğe neden olabilir. Kan pıhtıları yüzeysel (derinin hemen altındaki damarlarda oluştuysa) veya derinde (derin ven trombozu olarak bilinen bir durum) olabilir.

Sebep olabileceği durumlar

Derindeki kan pıhtıları bacaklardaki birincil damarların bir veya daha fazlasını tıkayabilir. Bu pıhtılar eğer kalbe ya da akciğerlere ulaşırlarsa ölümcül olabilirler.

Eğer şişkinliğin yanısıra ağrı, düşük dereceli ateş ve bazen de etkilenen bacağın renginde bir değişiklik de varsa, hemen doktorunuzu arayın. Kan sulandırıcı ilaç tedavisine ihtiyacınız olabilir.

Kalp, karaciğer ve böbrek hastalıkları

Şişkinlik bazen bir kalp, karaciğer veya böbrek hastalığının işareti olabilir. Geceleri şişen ayak bilekleri, kalbin sağ tarafındaki yetmezliğe bağlı tuz ve su tutumunun belirtisi olabilir.

Böbrek hastalığı da ayak ve ayak bileklerinde şişmeye neden olabilir. Böbrekler düzgün çalışmadığında sıvı vücutta birikebilir. Karaciğer hastalığı kanın damarlardan bu damarları çevreleyen dokuya geçmesini engelleyen albümin adındaki proteinin üretimini etkileyebilir.

Albümin üretimi yetersiz olduğunda, vücutta sıvı kaybına neden olabilir. Bu, ayak ve ayak bileklerinde fazla sıvı birikmesine neden olur. Ancak sıvı aynı zamanda karın ve göğüs bölgesinde de birikebilir.

Eğer şişkinlikle beraber yorgunluk, iştah kaybı, kilo alımı gibi başka belirtiler de yaşıyorsanız, hemen doktorunuza danışın. Eğer nefes almak sizin için zor veya ağrılıysa, ya da göğsünüzde bir baskı veya ağırlık hissederseniz, ambulans çağırın.

İlaçların yan etkileri

Ayak ve bileklerdeki şişme, pek çok ilacın yan etkisi olarak ortaya çıkar. Eğer şişkinliğin aldığınız ilacın yan etkisi olduğundan şüpheleniyorsanız doktorunuza danışın. Aldığınız ilacın yararları, biraz şişmeye katlanmaya değebilir. Eğer çok ciddi bir şişkinlik yaşıyorsanız ilacınızı ya da aldığınız ilacın dozunu değiştirmeniz gerekebilir.

İlginizi çekebilir …

Ayak bileği yaralanmaları kemik ve eklem yaralanmaları arasında en yaygın olanlarıdır. Ayak bileği kırıkları, ayak bileği eklemini oluşturan kemiklerin bir veya daha fazlasının kırıldığı anlamına gelir.

Kırık bir ayak bileği, ayak bileği eklemindeki üç kemikten bir veya daha fazlasının bir veya birden fazla kırığıdır: tibia (shinbone), fibula (dış ayak bileği kemiği) ve talus (bacağınızı ayağınıza bağlayan kemiktir) ).

Ayak Bileği Ekleminin Anatomisi

Ayak bileği eklemi tibia, fibula ve talus kemiklerinden oluşur. (bacağınızı ayağınıza bağlayan kemiktir).

Bağlar, eklemlerin stabilitesini sağlamak için kemiği kemiğe bağlar. Ayak bileği burkulması durumunda yaygın olarak yaralanırlar. Ayak bileği kırıkları ile bağlantılı olarak da yaralanabilirler. Bağlar yırtıldığında ve ayak bileği kırığı ile ilişkili olduğunda, bu hasar ayak bileğini kararsız hale getirebilir. Deltoid bağ, ayak bileğinin iç kısmında bulunur ve ayak bileğinin stabilitesinin çoğunu sağlar. Deltoid ligament bir kırık ile birlikte yırtılırsa, ayak bileği genellikle kararsızdır.

Ayak Bileği Kırığının Sebepleri

Kırık ayak bileklerine genellikle ayak bileğinin spor aktivitesi gibi yürürken veya koşarken büküldüğü, döndüğü rotasyonel bir yaralanma neden olur. Ancak, düşme veya otomobil çarpışması gibi yüksek kuvvetli bir etkiden de kaynaklanabilir.

Ancak ayak bileğindeki bir kemik, tekrarlayan stres veya zaman içindeki etki nedeniyle de kırılabilir. Bunlara stres kırıkları denir.

Üç ayak bileği kemiğinin herhangi birinde, özellikle tibia veya fibulada stres kırıkları oluşabilir. Ayak bileğinden ayrı olan, ancak talusun hemen altında bulunan naviküler kemikte de yaygındırlar.

Ayak Bileği Kırığı Türleri Nelerdir?

Ayak bileği eklemi üç kemik içerdiğinden, çok sayıda ayak bileği kırığı vardır. Doktorlar ayak bileğinin üç tarafı ve bir “çatısı” olduğunu düşünmektedir ve bu alanların her birinde veya kombinasyon halinde kırıklar meydana gelebilir.

Tibia’nın alt kısmı ayak bileğinin çatısını ve medialini (iç kısmını) oluştururken, fibula’nın alt kısmı ayak bileğinin lateralini (dışını) ve posteriorunu (arkasını) oluşturur.

En yaygın ayak bileği kırıkları

Lateral malleolus kırığı: Bu en yaygın ayak bileği kırığı tipidir. Lateral malleolusun kırılması, ayak bileğinin dış tarafındaki (fibula’nın alt kısmında) knobi yumru kırılması. Bimalleolar ayak bileği kırığı: Bu ikinci en yaygın tip, hem lateral malleolusun hem de medial malleolusun, ayak bileğinin iç kısmındaki (tibianın alt kısmında) knobi yumru kırılmasını içerir. Trimalleolar ayak bileği kırığı: Bu tip ayak bileğinin üç tarafındaki kırılmaları içerir: tibianın medial malleolusunun yanı sıra lateral malleolus ve posterior malleolus (fibula’nın alt kısmında). Pilon kırığı (plafond kırığı olarak da adlandırılır): Bu, ayak bileğinin ağırlık taşıyan “çatısı” (alt tibianın orta kısmı) boyunca kırılan bir kırıktır. Bu genellikle yükseklikten düşme nedeniyle daha yüksek enerjili travmatik bir yaralanmadır.

Kırık çizgilerinin sayısı arttıkça, uzun süreli eklem hasarı riski de artar. Trimalleolar ayak bileği kırıkları ve pilon kırıkları en fazla kıkırdak yaralanmasına sahiptir ve bu nedenle gelecekte daha yüksek artrit riskine sahiptir.

Yer değiştirmemiş ve yer değiştirmiş ayak bileği kırıkları

Yukarıdaki tiplerin her birinde, kırık ya:

  • Yer değiştirmemiş – Kemikler kırık ama yine de doğru pozisyonda ve hizada.
  • Yer değitirmiş – Kırık kemik kısımları ayrılır veya yanlış hizalanır. Tedavi, kırık hizalaması ve ayak bileğinin stabilitesine dayanacaktır.

Bazı ek, benzersiz kırık türleri vardır.

Maisonneuve kırığı

Maisonneuve kırığı, diz düzeyinde fibula kırığı ile ilişkili ayak bileği çevresindeki bağların tamamen bozulmasını içerir. Bu tür bir yaralanma için, ayak bileği röntgeni bir kırık göstermeyebilir veya bu yaralanma ile ilişkili kararsızlığı göstermeyebilir, çünkü gerçek kemik kırığı ayak bileğinin çok üzerindedir ve ligament yaralanmaları sadece diğer görüntüleme şekillerinde görülebilir, MRI gibi.

Ayak bileği kırığının belirtileri nelerdir?

Bir ayak bileği kırığının en yaygın semptomları, sadece ayak bileği bölgesinde mevcut olan veya ayağın bölümlerine veya dize doğru yayılabilen ağrı ve şişliktir. Yaralı kişi ayak bileğine ağırlık vermeye çalışırsa, ağrı genellikle daha yoğun olacaktır.

Kırık bir ayak bileği nasıl teşhis edilir?

Rontgen genellikle burkulma gibi yumuşak doku yaralanmasına karşı kırık bir kemik olup olmadığını belirlemek için gereklidir, çünkü ayak bileği burkulmaları ve kırılmaları benzer semptomlara sahiptir. Yaralanmanın tüm kapsamını belirlemek için CT taraması veya MRI gibi başka radyoloji görüntüleme gerekebilir.

Görüntüleme bir kişinin kırık ayak bileği olduğunu gösteriyorsa, mümkün olan en kısa sürede ortopedi cerrahına danışmalıdır.

Birkaç farklı ayak bileği kırığı türü vardır ve hepsi ameliyat gerektirmez. Ameliyat gerekirse yetenekli bir ayak ve ayak bileği uzmanı tarafından uygun ameliyatı olmaları önemlidir. Uygunsuz veya kötü yürütülen bir ameliyat, bir hastanın ek düzeltici ameliyatlara ve / veya yıllar sonra ayak bileği instabilitesi, artrit veya hatta ayak bileği replasman operasyonuna ihtiyaç duymasına neden olabilir.

Erken ve doğru müdahale, ayak bileği eklemini uzun vadede korumanın anahtarıdır.

Kırık bir ayak bileği nasıl tedavi edilir?

Tedavi, kemiklerin hizalanmasına ve ayak bileği ekleminin stabilitesine dayanır. Amaç, kemiklerin herhangi bir kalıntı instabilitesini veya uyumsuzluğunu önlemek için kemiklerin mümkün olduğunca mükemmel hale gelmesini sağlamaktır. Ayak bileği ekleminde iki milimetre kadar az bir uyumsuzluk artrite yol açabilir. Bir kırığı düzeltmek, gelecekte artriti tedavi etmekten çok daha kolaydır. Bazı hafif ayak bileği kırılmaları (sabit ve yer değiştirmeden), atel, alçı veya yürüyüş botu gibi başka bir koruyucu cihazla tedavi edilebilir.

Kemiklerin veya kemik parçalarının yanlış hizalandığı daha ciddi kırıklar için, cerrahi müdahale gereklidir.

Kırık bir ayak bileğinin iyileşme süresi nedir?

Kemiklerin iyileşmesi yaklaşık altı hafta sürer. Bağların veya diğer yumuşak dokuların da iyileşmesi daha uzun sürebilir.

Ameliyattan sonra, hastalar kemik iyileşene kadar 4-6 hafta boyunca ağırlık taşımamaktadır.

Share:

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации