Андрей Смирнов
Время чтения: ~23 мин.
Просмотров: 0

Çene Ameliyatı (Ortognatik Cerrahi) Çene Ameliyatı Fiyatları

Haberler – Sağlık

Ortopedi Uzmanı Op. Dr. Osman Lapçın, dizde oluşan kireçlenme sorunu hakkında bilgiler verdi. Lapçın, kireçlenme hayat akışını engelleyecek noktaya geldiyse ve diğer yöntemlerle bu sorun çözülmüyorsa diz protezi operasyonunun bir an önce yapılması gerektiğini vurguladı.

  • Yazıları büyüt
  • Yazıları küçült
  • Standart boyut

image

Günümüzde diz kireçlenmesi birçok insanın başa çıkamadığı problemlerden biri olarak öne çıkıyor. Diz kireçlenmesinde tedavi alternatiflerinden birisinin diz protezi ameliyatı olduğunu söyleyen Ortopedi Uzmanı Op. Dr. Osman Lapçın, “Diz protezi ileri derecede kireçlenmelerde, diz ekleminin tamamen yıprandığı, kıkırdakların hasarlandığı, kemik dokuya kadar bulguların ilerlediği, röntgende eklem aralığı kapanmış olan hastalara yapılır. Kireçlenme hayatınızın akışını engellemeye başlamış ise artık diz protezi yapılacak aşamada olduğunuzu işaret eder.” diye konuştu.

Diz protezlerinin diğer eklemlere uygulanan protezlere göre sonuçlarının son derece başarılı olduğuna vurgu yapan Lapçın, diz kireçlenmesinin ise daha çok kadınlarda görüldüğünü söyledi.

GÜNDÜZ YÜRÜMEYE, GECE UYUMAYA ENGEL OLUYORSA…

image

Kireçlenmede genetik geçiş olmadığını ifade eden Ortopedi Uzmanı Osman Lapçın, “Diz kireçlenmesinden korunmak için bütün travmatik şikayetlerde bir ortopedi uzmanına başvurulmalı.“ dedi ve şöyle devam etti: “Olası diz şikayetleri, kıkırdak yaralanmaları, menüsküs yaralanmaları, çapraz bağ yaralanmaları geç kalınmadan tedavi edilmelidir. Yoksa bunlar uzun dönemde kireçlenmeye yol açacaktır. Bunun dışında diz kireçlenmesinden korunmak için bacaklarda eğrilikler varsa yine bir ortopedi uzmanına gösterilmeli. Çünkü bu problem diz ekleminin daha erken kireçlenmesine sebep olur.”

Çok ileri düzeyde ağrıların ortaya çıktığı, herhangi bir şekilde fizik tedavi, ağrı kesici ve enjeksiyonlar gibi yöntemlere artık cevap vermeyen, gündüz yürüme, gece uyuma konusunda sıkıntı yaşayan hastalara diz protezi yaptıklarını söyleyen Lapçın, kilonun ise kireçlenme üzerine olumsuz etkisi olduğunu vurguladı. Osman Lapçın ayrıca fazla kiloların kireçlenme sürecini hızlandırdığını ve var olan kireçlenmeye ait bulguları da tetiklediğini belirtti.

HASARLI TARAF ORTADAN KALKIYOR

AMELİYAT SONRASI EGZERSİZ ŞART

Ana sayfa Hastalıklar Diz Protezi Ameliyatı Hangi Hastalara Uygulanır ? Total Diz Protezi Çoğunlukla Hangi Hastalara Uygulanır ?

  • Total diz protezi genellikle ileri derecede eklem aşınması olan kişilere uygulanır.
  • Ağrı kesici, diz içi enjeksiyon uygulamaları ve fizik tedavi gibi yöntemlerle günlük ağrınızın tedavi edilememesi,
  • Ağrınızın rutin günlük aktivitelerinize müsaade etmediği durumlarda,
  • Dizinizde hareket ile beraber ileri derecede eğrilik, hareket kısıtlılığı veya her ikisinde olduğu durumlarda uygulanır.

Total Diz Protezi Kimlere Uygulanmaz ?

  • Diz ve çevresinde aktif enfeksiyon varsa,
  • Aşırı osteoporoz ( kemik erimesi ) varsa,
  • Genel durum bozukluğu varsa,
  • Diz bölgesindeki kaslar yeterince güçlü değilse,
  • Diz çevresi sinir yaralanması varsa,
  • Hastada genel olarak enfeksiyon varsa veya geçirilmiş enfeksiyon hikayesi varsa uygulanmaz.

Diz Protezinde Yaş Sınırı Var Mıdır ?

Diz protezi zorunlu haller dışında genç hastalara uygulanmamaktadır. Diz protezi için bildirilen maksimum yaş sınırıda yoktur. Fakat 55 – 60 yaşın altındaki hastalarda mümkün olduğu kadar protez uygulanmasından kaçınılmaktadır. 60 yaş ve üzerindeki hastalarda daha sık kullanılmaktadır.

Diz Protezinin Ömrü Var Mıdır ?

Çok değişik rakamlar bildirilmesine rağmen ortalama olarak 15 yıl boyunca % 90 oranında protez değişiminin gerekmeyeceğini söylenebilir. Buna rağmen bu süre hastanın yaşına, kilosuna, kemik kalitesine, genetik yapısına, aktivite durumuna ve uygulanan protezin yapısına göre değişebilmektedir.

Total Diz Protezi Ameliyatının Riskleri Nelerdir ?

  • Sinir hasarı ( % 1’den daha düşük oranda )
  • Damar hasarı ( % 1’den daha düşük oranda )
  • Protez çevresinde kırık oluşması ( % 1’den daha düşük oranda )
  • Çok nadiren aşırı kemik oluşumu ve buna bağlı hareket kısıtlılığı
  • Kesi yapılan deri çevresinde his kaybı
  • Erken dönemde protezde gevşeme olması ( % 3’den daha düşük oranda )
  • Enfeksiyon oluşması ve protezin çıkarılması ( % 3 civarında )

Total Diz Protezinin Çeşitleri Nelerdir ?

Diz protezi 4 ana parçadan oluşmaktadır. Bunlar ;

  • Femoral Kompenent : Uyluk kemiğine ait eklem yüzeyi hazırlanıp buraya yerleştirilir.
  • Tıbial Kompenent : Tıbia denilen kaval kemiğine ait eklem yüzeyi hazırlanıp yerleştirilir.
  • Patellar Kompenent : Patellanın eklem yüzeyine yerleştirilir.
  • İnsert : Bu parça polietilen malzemeden yapılmış olup tibial ve femoral kompenent arasına yerleştirilen ana parçadır.

Diz Protezi Tipleri Nelerdir ?

  1. Tek Bölmeli Protezler
  2. İki Bölmeli Protezler
  3. Üç Bölmeli Protezler

Diz Protezi Komplikasyonları Nelerdir ?

  • Dizde bir miktar ağrı olması
  • Tromboflebit
  • Enfeksiyon
  • Hareket kısıtlılığı
  • Eklem instabilitesi
  • Kırıklar
  • Patella tendonu kopması
  • Peroneus siniri yaralanmaları
  • Protez gevşemesi
  • Protez aşınması veya kırılması
  • Yumuşak doku sıkışması
  • Protezin revizyonu

Yapay Bir Dizden Beklentim Nasıl Olmalıdır ?

Yapay bir diz normal bir diz değildir ve doğal bir diz kadar iyi olamaz. Ameliyat ile ağrılarınız en az 15 yıl süre geçmiş olacaktır. Eğer eşlik eden başka bir sağlık sorunlarınız yok ise günlük normal aktivitelerin çoğunu rahatlıkla yapabilirsiniz. Doktorunuzun talimatları ile yapay dizinizle spor aktivitelerine katılabilirsiniz. Yapay dizinize aşırı yük bindirecek aktivitelerden kaçınmalısınız. Dizlerinizde hareket kısıtlığı olan hastaların % 90’ı total diz protezi sonrası daha iyi bir hareket kabiliyetine sahip olur.

Diz ekleminde ameliyatsız tedavi yöntemlerinden fayda görmeyen ve ileri derecede kıkırdak aşınması olan hastalarda total diz protezi uygulaması sık uygulanan ve başarılı bir ameliyattır. Ülkemizde yılda 70.000 civarında diz protezi uygulanmaktadır. Uzun dönemde ağrısız bir diz eklemi sağlayan bu ameliyat, diz eklemine ulaşmak için yumuşak dokuların açılması, kemik kesileri ve şekil bozukluklarının düzeltilmesi için gerekli olan bağ gevşetmeleri nedeniyle erken ameliyat sonrası dönemde oldukça ağrılı bir ameliyattır. Hasta konforunu artırmak, hastanede kalış süresini kısaltmak ve ağrıyı en aza indirip en kısa sürede günlük yaşam aktivitelerine dönmek için son yıllarda birçok çalışmalar yapılmış ve yeni uygulamalar gündeme gelmiştir. Bu uygulamalar sayesinde önceki yıllarda 5 gün civarında olan hastanede kalış süresi 3 güne indirilmiş hatta Danimarka gibi ülkelerde 1 güne kadar düşürülmüştür. Önceki yıllarda morfin gibi narkotik ağrı kesicilerin sık kullanıldığı uygulamalar, istenmeyen yan etkileri nedeniyle günümüzde giderek daha az kullanılmaktadır. Bunun yerine günümüzde “Multi-modal anestezi ve analjezi” adı verilen yöntemler ve buna eşlik eden diğer cerrahi uygulamalar hasta konforu için öne çıkmaktadır.

Kombine Bölgesel Anestezi Uygulamaları

Sizin için en uygun anestezi yöntemine, anestezi doktorunuz karar verecektir. Bu bazı durumlarda genel anestezi olabileceği gibi sizin için uygunsa bölgesel anestezi de olabilir. Bölgesel anestezi uygulamaları sırasında belinizden bir iğne yapılarak bacaklardaki ağrı hissi ortadan kaldırılır. Spinal, epidural veya bunların ikisinin birlikte kullanıldığı kombine teknikler ile diz protezi ameliyatı ağrısız olarak yapılabilir. Anestezi uygulaması sırasında belinizden epidural bölgeye ince bir kateter (birkaç mm çapında bir plastik boru) yerleştirilebilir. Bu hem ağrısız bir ameliyatı sağlar hem de ameliyat sonrası 24-48 saatlik dönemde özel ilaç pompaları sayesinde ağrının ortaya çıkmasını engeller.

Çoklu Ağrı Kesici Uygulamaları (Multi-modal Analjezi)

Multi-modal analjezi, birden fazla yöntemin kullanılarak ağrının geçirilmesidir. Prensipleri aşağıda özetlenmiştir:

  1. Ağrı kesici uygulaması ameliyattan önce başlar. Zira ağrıyı başlamadan önce geçirmek, başladıktan sonra geçirmekten daha kolaydır.
  2. Birden fazla ilaçla değişik seviyelerde ağrı kontrolü sağlanır. Üç veya 4 farklı ilacın aynı anda ve yeterli dozda kullanılması gerekir. Bazı ilaçlar ameliyat bölgesinde ağrıyı keserken bazıları beyinde ağrı hissini bloke eder. Gün boyunca hastanın kanında yeterli dozda ağrı kesici düzeyi korunmalıdır.
  3. Bulantı, kusma, kaşıntı uyku hali ve bağımlılık riski nedeniyle morfin gibi narkotik ağrı kesicilerden kaçınılır ve ancak diğer yöntemler ile kontrol edilemeyen ağrı varsa kullanılır.
  4. İlaç tedavisi bölgesel cerrahi uygulamalara eşlik eder. Bu sinir blokları veya lokal anestezi uygulamaları şeklinde olabilir.
  5. Etkili ağrı tedavisi hastaneden taburcu olduktan sonra da devam eder.

Ameliyat Bölgesine Uzun Etkili Lokal Anestezik Uygulaması

Cerrahi uygulamalar içinde en yaygın kullanılanı lokal infiltrasyon anestezisi (LİA) adı verilen yöntemdir. Bu yöntemde cerrah, ameliyat sırasında dokunduğu veya kestiği bütün dokulara ameliyat sonunda uzun etkili lokal anestezik ilaç enjeksiyonu yapar. Lokal anestezik ile birlikte antibiyotik ve kortizon gibi başka ilaçlar da bu sırada bölgeye verilebilir. LİA uygulamalarının ilk 24 saatteki ağrı kontrolünde etkili olduğu birçok çalışmada gösterilmiştir.

Kanamanın Azaltılması

Diz protezi sırasında ve sonrasında kemikten olan sızıntı şeklinde kanamalar ile yarım litre civarında bir kan kaybı olabilir. Bu kanama eklemde ağrılı şişlik yaparak rehabilitasyon sürecini yavaşlatır, hasta konforunu da olumsuz etkiler. Ayrıca kan nakli ihtiyacı da ortaya çıkabilir. Son yıllarda kullanıma giren Traneksamik asit adlı ilaç, cerrahi sonrası kan kaybını azaltmak için çok etkilidir. Ameliyat öncesinde uygulanan ve gerekirse ameliyattan sonra tekrar verilebilen bu ilaç sayesinde hem kaybı azaltılır hem de kan naklinin istenmeyen etkilerinden sakınılmış olur. Traneksamik asit, damardan verilebileceği gibi, ameliyat sırasında bölgesel de uygulanabilir, iki yöntem de aynı derecede etkilidir.

Üşümenin Engellenmesi

Cerrahi ekibinin rahat çalışması ve enfeksiyon riskinin azaltılması için ameliyathane sıcaklığı 18 derece civarında olmalıdır. Eğer önlem alınmaz ise ameliyat sırasında hastanın vücut ısısı birkaç derece düşebilir ve titreme/üşüme hissi ortaya çıkar. Hipotermi adı verilen bu durumun birçok istenmeyen etkileri vardır, komplikasyon riski artar, ayrıca ameliyattan sonra toparlanma gecikir ve hasta ağrıya daha hassas hale gelir. Üşümenin engellenmesi için birçok yöntem geliştirilmiştir, bunlar içinde en sık kullanılanları içinde ısıtılmış hava veya suyun dolaştığı battaniyeler/örtüler ve şiltelerin kullanımıdır. Ayrıca, ameliyat sırasında damardan soğuk sıvı ve kan verilmesi de vücut ısısını düşürür. Bunu engellemek için özel sıvı ısıtıcılarının kullanımı faydalıdır.

Hasta Kontrollü Ağrı Pompaları

Hastanın ağrısı oldukça bir düğmeye basarak kontrollü dozda ağrı kesici verilmesini sağlayan hasta kontrollü ağrı pompaları ağrı tedavisinde etkilidir. Bu pompalar damardan veya beldeki kateter içinden ağrı kesiciyi vücuda ulaştırır. Doz ayarlamaları önceden yapıldığı için aşırı doz verilme riski yoktur, makine aşırı doz verilmesini engeller. Her hastanın ağrı eşiği farklı olduğu için, standart bir doz yerine hastanın ihtiyacı olan dozda ilaçla ağrı kontrolü sağlanmış olur.

Diğer Önlemler

Protez cerrahisi sırasında ağrıya yönelik başka önlemler de alınabilir. Cerrahi sürenin kısaltılması, ağrı ve enfeksiyon kontrolü açısından önemlidir. Bunun için deneyimli bir cerrah ve ameliyathane ekibinin varlığı önemlidir. Cerrahi sırasında kanamayı azaltmak ve temiz bir cerrahi saha sağlamak için turnike kullanılabilir. Bacaktaki kanı akımını 1 saat süreyle durduran turnikeler cerrahiyi kolaylaştırır ancak ameliyat sonrası ağrıyı da artırır. Doktorunuz, bazı durumlarda turnike uygulamadan diz protezi ameliyatınızı gerçekleştirebilir, bu da ameliyat sonrası ağrıyı azaltacaktır. Geçmiş yıllarda popüler olan femoral sinir blokları, ağrı kontrolü için etkilidir ancak rehabilitasyon sırasında kuvvet kaybı ve düşmelere yol açtığı için artık önerilmemektedir. Benzer şekilde diz içine yerleştirilen kateterler ile eklem içi ağrı kesici ilaç verilmesi uygulamaları, enfeksiyon riski nedeniyle kullanılmamaktadır.

Sonuç

Diz protezi ameliyatının başarısında cerrahi teknik kadar, ameliyat sonrası dönemin rahat ve güvenli geçmesi önemlidir. Ameliyat sonrası dönemde hasta konforunu artıran birçok yeni yöntem tanımlanmıştır. Doktorunuzla bu yöntemlerden hangisinin sizin için uygun olduğunu konuşmanız, hastanede kalış süresindeki rahatınız ve taburcu olduktan sonraki rehabilitasyonun kolaylığı açısından çok önemlidir. Ameliyattan sonra erken dönemde şiddetli ağrısı kontrol edilemeyen hastalarda, kronik ağrı gelişme ve diz protezinden sonra memnun olmama riskinin arttığı gösterilmiştir.

© Prof. Dr. Reha Tandoğan – Op. Dr. Asım Kayaalp

Diz Kireçlenmesi

Diz Kireçlenmesi

Diz eklemlerinin içinde iki adet bağ vardır (ön ve arka çapraz bağlar ). Eklem yüzlerinin uyumunu sağlamak için iki adet menisküs vardır. Gonartroz orta ve ileri yaşlarda görülür. 50 yaşın üzerinde kadınlarda daha sık görülür. Hastalık daha erken yaşlarda da görülebilir. Hastalar genellikle kiloludurlar. Daha önce geçirilen eklem operasyonları, travmalar, spor yaralanmaları, iltihaplı romatizmalar, doğuştan gelen bazı bozukluklar en önemli sebepleridir.

Kireçlenme Kimlerde Görülür?

Yaşla birlikte hastalığın olasılığı da artar. 60 yaşın üstünde genellikle osteoartrit(kireçlenme) vardır, ancak şiddeti değişkendir. 20-30’lu yaşlardaki insanlarda bile osteoartrit görülür, buna rağmen genellikle eklem yaralanması veya aşırı kullanımdan kaynaklanan tekrarlayan stres gibi altta yatan bir sebep vardır.

Diz Ağrısı: Diz kireçlenmesinde en sık görülen belirti ağrıdır. Başlangıç aşamasında dizin sadece bir bölümünde görülen ağrı, zaman içinde dizin tamamına yayılabileceği gibi kalça ve ayak bileğine yansıyan ağrılar da ortaya çıkabilir.

Zamanla Oluşan Şişlikler: İkinci en sık görülen belirti ise dizde zaman zaman oluşan şişmelerdir. Bu şişlik dizin önünde, diz kapağının üstünde oluşabileceği gibi bazen de dizin arkasında bir tümör oluşumu şeklinde de görülebilir. Bu tümörler backer kisti olarak adlandırılır.

Diz Kireçlenmesi Belirtileri
  • Eklem ağrısı, özellikle hareketle artan ağrı
  • Hava değişiminden önce veya hava değişimi sırasında eklemde rahatsızlık,
  • Eklemde şişme ve esneklik kaybı,

Menisküs Yırtıkları: Bir başka belirti ise çok ufak bir travmayla ortaya çıkan dejenaratif (yıpranmaya bağlı) menisküs yırtıklarıdır. Bu yırtıkları genç yaşta ciddi travmalar sonucu oluşan menisküs yırtıklarından ayırmak ve hastayı konuyla ilgili bilgilendirmek çok önemlidir. Çünkü dejeneratif menisküs vakalarında ameliyat sadece menisküse yönelik yapılacak ve dolayısıyla hastadaki diz kireçlenmesine bağlı ağrıları dindirmeyecektir.

Diz Kireçlenmesinde Cerrahi Tedaviler

Diz kireçlenmesinde cerrahi tedaviler yüksek tibia valgizasyon osteotomisiartroskopik debridmanve diz protezi olarak üç ana başlık altında incelenebilir:

  • Yüksek Tibia Valgizasyon Osteotomisi: Bu tedavide amaç dizin yüklenme düzlemini bir miktar dış tarafa alarak dizin iç kısmını olan yüklenmeyi azaltmak ve kireçlenmenin ilerlemesini yavaşlatmak amaçlanır. Bu ameliyat genelde 65 yaş üzerindeki hastalarda rastlanan kemik kaynama problemleri, uzun süre koltuk değneği kullanıp ameliyatlı tarafa basamama problemleri nedeniyle pek önerilmez.
  • Artroskopik: diz eklemini tamamen açmadan sadece 2 küçük delik açarak dizdeki patolojilerin tespit edilip tedavisini amaçlayan bir yöntemdir.
  • Diz Protezi: Diz protezi, diz eklem kıkırdağının ileri derecede bozulması sonucu gelişen diz kireçlenmelerinde tercih edilen tedavi yöntemidir. Bu ameliyatta, bozulan eklem yüzeyleri tekniğine uygun olarak kesilip çıkarılır ve yerlerine protez dediğimiz suni yüzeyler yerleştirilir. Diz protezleri metal ve plastik parçalardan üretilmiş olup diz fonksiyonunu taklit ederler.

Artroskopi

Artroskopi Terapisi

Artroskopieklemi ilgilendiren hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılan minimal, teşhis ve tedavi amaçlı eklemin içini görüntülemeye yarayan cerrahi bir girişimdir. Artroskopi “eklemin içine bakmak” anlamına gelir. Eklemin içini görmemizi sağlayan alete ise artroskop denir. Artroskop, İçindeki lens ve aydınlatma sistemi ile eklem içindeki dokuları büyütür ve aydınlatır. Genellikle çapı 4 mm olan artroskop tv kamerası kullanıldığı için eklem içindeki dokuların görülmesini sağlar. Eklemin içini ekranında direkt görebilen cerrah yaralanma ve hastalıkların tanısını koyabilir, gereken durumlarda aynı metot ile cerrahi girişim uygulayabilir. Artroskopi, eklemin her yerinin görüntülenmesinde ve tanı koymada yardımcı olur.

Tanıya Yönelik Artroskopi
  • Akut Artroskopi: Post travmatik hemartroz, klinik ve röntgenolojik olarak tanının belirsiz olduğu bloklarda uygulanır.
  • İleride uygulanacak bir girişimin iyi yapılması: Kronik instabilite, menisküs lezyonları örnek; çapraz bağ rekonstrüksiyonları ve gonartrozlarda
  • Belirsiz diz şikayetleri, kronik residif hidrartrozlar, menisküs lezyonu şüphesi, belirsiz sinovitler
  • Re-artroskopi: Diz eklemindeki cerrahi girişimler veya tanıya yönelik artroskopi sonrası artan şikayetlerde, tekrar ortaya ıkan travmalarda ve trdavi kontrol
  •  amacıyla uygulanır.
Diz Ekleminde:

Dizde en sık görülen sorunlar şunlardır:

  • Menisküs yırtıkları,
  • Ön çapraz bağ yırtıkları,
  • Eklem kıkırdağı hasarı,
  • Serbest cisimler (eklem faresi)
  • Diz eklem zarının iltihaplanması ve büyümesi (sinovit); genellikle romatizmal durumlara bağlıdır.
  • Artroz veya kireçlenme
Dizde Artroskopik Yani Kapalı Olarak Yapılabilen Başlıca Girişimler:
  • Yırtık menisküs parçalarının çıkarılması,
  • Bazı menisküs yırtıklarının dikilmesi,
  • Ön ve arka çapraz bağ tamirleri,
  • Erken dönemde osteoartrit [kireçlenme] tedavisi,
  • Osteokondritisler [kıkırdaktan parça ayrılmaları veya eklem fareleri],
  • Diz eklemini ilgilendiren kırıklar
  • Kıkırdak nakilleri,
  • Patella (diz kapağı) ekseninin düzeltilmesi,
  • Diz kapağı çıkıklarının tedavisi,
  • Eklem iltihaplarının boşaltılması,
  • Hastalıklı eklem zarının çıkartılması (sinovektomi)
  • Kaza veya hastalık sonrası meydana gelen hareket kısıtlılıklarının açılması,
  • Eklem içi iyi huylu tümör ve kistlerin çıkartılması artroskopik veya artroskopi destekli yapılabilir.

PRP Nedir?

Diz Kireçlenmesi PRP

“Platelet Rich Plasma-Platelet (trombosit, pıhtı hücresi) yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. PRP hastadan alınan kanın içinde bulunan trombosit hücrelerinin özel bir sistemle ayrılarak hastanın problemli vücut bölümüne enjekte edilmesi şeklinde uygulanmaktadır.

PRP Tedavisi Nasıl İşler?

PRP yönteminde hastadan 8-20 cc kan alınarak santrifüj edilir. Dokularımızda herhangi bir aşınma veya sorun oluştuğunda kan pıhtı hücreleri hasarlı dokuyu onarmaya başlar, PRP tedavisinin amacı hedef dokuya taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda pıhtı hücresi verebilmektir. Hedef dokunun onarımı bu işlemlerin yapılması sonucunda çok daha hızlı onarılır.

Diz Protezi Nedir

Diz Protezi

Dizde diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen kireçlenmeler diz protezi ile tedavi edilir. Protez denince dizde eklem yapan üç kemiğin eklem yüzeylerinin kesilerek çıkarılması ve bu yüzeylerin metal ve plastik parçalar ile kaplanmasıdır. Bu ameliyat öncesinde hastalara genellikle uzun süre cerrahi dışı tedaviler uygulanmış ancak ağrı hastayı rahatlatacak ölçüde giderilememiştir.

Günümüzde protez ömrünün 20-25 yıla uzadığı düşünülürse yapım yaşı yerine hayat standartı kavramı daha önemli hale gelmiştir. Yine de 55 yaş altındaki kişilerde diğer tedavi yöntemleri sonuna kadar denenmelidir. 55-65 yaşları arası diğer tedavi yöntemleri avantajlı olabilir. 65 yaş üzeri rahatlıkla uygulanabilir.

Diz Protezi

image
Diz-Protezi-Ameliyatı-Sonrası

Dizde diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen kireçlenmeler diz protezi ameliyatı ile tedavi edilir. Protez, dizde eklem yapısını oluşturan kemiğin, eklem yüzeylerinin çıkarılması ve sorunlu olan yüzeylerin yerine metal ve plastik protez  parçalar ile kaplanmasıdır.

Günümüzde 55 yaş altındaki hastaları diğer tedavi yöntemlerine  yönlendiriyoruz. yalnız ameliyat durumu acil ve hastanın ağrı şikayeti çok yüksekse protez ameliyatı uygulanır.

Diz Protezi Ameliyatında Riskler Nelerdir?

image
Diz-Protezi-Nedir

Diz protezi ameliyatında sıklıkla karşılaşılaştığımız komplikasyonlardan biri  bacak damarlarında pıhtı oluşmasıdır. Bu durumun önüne geçmek için diz protezi ameliyatı sonrasında hastaya varis çorabı giydirilir ve pıhtılaşmayı engelleyici kan sulandırıcı ilaç verilir.

Görülen diğer bir komplikasyon ise enfeksiyon gelişmesidir. Bunun için diz protezi ameliyatı öncesi ve sonrasında antibiyotik tedavisi uygulanır. Oluşabilecek diğer bir sorun ise teknik hatalardır, protez ameliyatları teknik olarak son derece karmaşık operasyonlardır. Bu nedenle teknik hatalara bağlı komplikasyon olasılığı  olabilmektedir. Deneyimli ve uzman cerrahlarca yapılan ameliyatlarda teknik hatalara bağlı komplikasyonların riskleri çok azalmakta ve sonuca etki eden teknik hatalar çok nadiren oluşmaktadır.

Diz Protezi Ameliyatı Sonrası

İyileşme hastadan hastaya farklılık gösterdiği üzere ortalama  5-7 gün arası hastanede yatış süresi değişmektedir.  Diz protezi ameliyatının 2. günü doktorunuz tarafından yatakta yapabileceğiniz diz bükme ve adale güçlendirme egzersizlerine başlayabilirsiniz. Hasta kendi kendine yatıyor, kalkıyor, tuvalete gidiyor ve dizini bükebiliyorsa taburcu olabilecek demektir. Operasyon sonrası dizinizdeki bandajı ve çorabı kesinlikle çıkarmayın. Bu dizinizin içinde kanama ve şişmeye neden olabilir. Operasyondan ortalama 15 gün sonra doktorunuz tarafından uygun görülürse dikişleriniz alınır. Dikiş alındıktan sonra fizik tedavi başlanır. Ameliyattan 2 ay sonra sonra daha aktif olabilirsiniz, araba kullanabilirsiniz. Diz protezi ameliyatı sonrasında hastaların çoğunda ağrılar tamamen geçer. Bacaktaki şekil bozukluğu tamamen düzeltilir. Yürüme, merdiven inip-çıkma gibi gündelik işler koltuk değneği veya yürüteç olmadan rahatlıkla yapılır. Diz protezi ameliyatı sonrası hastanın zorlayıcı ve mücadele gerektiren spor yapmaması gerekir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации