Андрей Смирнов
Время чтения: ~31 мин.
Просмотров: 0

Boyun kireçlenmesine karşı hangi egzersizleri yapabiliriz?

Boyun Kireçlenmesi Neden Olur?

Doktordan önce merak ettiğiniz ve bilmeniz gereken tüm bilgler…

Belirtileri dikkate almak gerekiyor

Hareket ettikçe kötüleşen boyun ağrısı varsa, boyunda bir sertlik hissediliyorsa boyun kireçlenmesi yaşıyor olabilirsiniz. Bu belirtileri dikkate almak tedavi süreci için büyük önem arz etmektedir. Boynunuzun hareket alanı kısıtlanmaya başladıysa, kulaklarda da çınlama meydana geliyorsa doktorla görüşmeniz gerekiyor.

Pek çok nedeni olabilir

Boyun kireçlenmesi; spor yaparken zorlandığı zaman meydana gelebileceği gibi, yanlış yastık kullanımı nedeniyle de oluşabiliyor.

  • Trafik kazaları
  • Ani ve sert darbeler
  • Boynu gereğinden çok daha fazla hareket yapmaya zorlamak da uzmanlar tarafından başlıca nedenler arasında gösteriliyor

Boyun kireçlenmesinde tanı önem taşıyor

İlgili branş hekimleri tarafından yapılan muayenenin ardından radyolojik incelemeler yapılabilmektedir. Bu amaçlarla MR ya da düz röntgen filmi gibi tetikler tanıyı görebilmek adına yapılmaya devam etmektedir. Ortada olan muayene bulgularınca hangisinin seçileceğine hekimler karar vermektedir. Bazı hastalarda teşhis koyabilmek için EMG incelemesi de gerekebiliyor.

image

Birçok farklı tedavi yöntemi mevcut

Boyun kireçlenmesinde tedavi sürecine; bulgular göz önüne alınarak karar veriliyor.

  • İlaç tedavisi
  • Yatak istirahati
  • Cerrahi müdahale
  • Fizik tedavi
  • Egzersiz programı,
  • bel Enjeksiyonları (bel bölgesine iğne) gibi farklı yöntemlere başvurulabiliyor.

Tedavi sonrasındaki sürece de dikkat etmek gerekiyor

Boyun kireçlenmesi tedavisinin ardından mevcut bulgularının tekrardan değerlendirilmesi gerekiyor. Bu bulgulara göre hastalar, yeniden izlenmeye alınıyor. Ek bir yatak istirahatı süreci öneriliyor ve hekim tarafından önerilen bir egzersiz programı varsa bu da aktarılmadan sürdürülmesi mühim tedavilere ekleniyor.

Boyun kireçlenmesinde doğru bilinen yanlışlar

Her rahatsızlıkta olduğu gibi boyun kireçlenmesiyle ilgili de doğru bilinen birtakım yanlış bilgiler bulunuyor. Özellikle gündelik yaşamı büyük oranda etkileyen sağlıkla ilgili bilgi sahibi olurken dikkat etmek gerekiyor. Boyun kireçlenmesine bağlı olarak gerçekleşen ağrıların yoğun olduğu dönemlerde hekimler tarafından reçetelere yazılan boyunluklar ağrıların önüne geçmeye yardım ediyor. Medikal malzemeleri satan yerlerden alınabilen boyunlukları sürekli olarak kullanmak ise, boyun kaslarının zayıflamasına neden oluyor.

imageİnsan boynu, ense başlangıcından itibaren, 7 adet omur kemiğinden oluşmaktadır. Kemikleri, disk formunda, kıkırdak yapıda minik doku parçaları birleştirmektedir. Bu esnek doku parçaları sayesinde kişi, boynunu dengede tutabilmekte ve hareket edebilmektedir. Bu dokuların yerinden kaymasıyla ya da zarar görmesiyle oluşan mekanik bozukluğa, boyun fıtığı adı verilmektedir. Boyun Fıtığı Neden Oluşur? Trafik kazaları, ani düşmeler, çarpmalar, spor yaralanmaları gibi boyuna gelen, şiddetli darbeden dolayı olabildiği gibi, masa başa çalışan ve sürekli bilgisayar kullanan kişilerde de oturuş bozukluğundan dolayı,  zaman içerisinde boyun fıtığı görülebilmektedir. Spor ile hiç tanışmamış bir kişinin spor yapan bir kişiye göre de bel ve boyun fıtığı oluşması ihtimali daha yüksektir. Boyun Fıtığı Belirtileri Teknoloji ve sosyal yaşamın getirdiği yaşam biçimi, insanların fizyolojisini etkileyen birçok hastalığa sebep olabilmektedir. Bu yüzden her boyun ağrısı, boyun fıtığı değildir. • Boyun ve kolda hissedilen, geceleri uyutmayacak şiddette ağrı • Kolda uyuşma, parmaklarda karıncalanma • Elde kuvvet kaybı • Yürümede zorluk • Aşırı stres, gerginlik gibi belirtiler boyun fıtığı habercisi olabilmektedir. Boyun Fıtığının Tanı ve Tedavi Yöntemleri Kişinin boyun ağrılarına, ancak doktorlar tarafından yapılan muayene ve MR sonucu boyun fıtığı tanısı koyulabilmektedir. Eğer boyun fıtığı tanısı konulursa, hastaya öncelikle ilaçlarla tedaviye başlanmaktadır. Buna paralel zamanda, fizik tedavisi uygulanmaktadır. Hastaya fizik tedavisini destekleyici boyun egzersiz programı verilir. İlk hafta şiddetli ağrı daha da şiddetlendiği görülmektedir. Bu durum, aslında kişinin tedaviye cevap verdiği anlamına gelmektedir. 2.haftadan sonra ağrı yavaş yavaş azalmaktadır. En fazla 15 seans sonrasında iyileşme beklenmektedir. Bu süreçte hasta bol bol istirahat etmeli, egzersizlerini düzenli uygulamalı, boyun ve omuz kısmını soğuktan korumalıdır. Bu tedavi sürecinde hastaya, doktor tarafından, kişinin boyun yapısına uygun formda boyunluk tavsiye edilmektedir. Boyunluk kullanması, kişinin istem dışı yapacağı ani boyun hareketlerini engellemektedir. Sürekli kullanmak boyundaki kasları tembelleştireceğinden, günde 6 saatten fazla kullanılmamalıdır. Tüm bu tedavi süreci sonunda, hastada hala iyileşme görülmezse son olarak cerrahi müdahaleye başvurulmaktadır. Boyun Fıtığına İyi Gelen Bitkiler Kırk kilit Otu: Kırk kilit otuna aynı zamanda, atkuyruğu bitkisi de denilmektedir. Kemik ve doku onarıcı etkisi vardır. Lapa halinde uygulanarak dışarıdan, kapsül halinde tüketilerek te içeriden tedaviye yardımcı olmaktadır. 2 tatlı kaşığı kırk kilit otu, 1 su bardağı su ile kaynatılır. Ilık haldeki bitki lapası, boyun bölgesine uygulanır. Suyu çay olarak içilebilir. 2-3 hafta uygulanabilir. Fakat çay olarak 1 aydan fazla tüketilmesi halinde, vücutta B vitamini eksikliğine yol açabilmektedir. Taze Çam Kozalağı: Taze çam kozalağı, A ve C vitaminleri bakımından oldukça zengin bir bitkidir. Fıtık tedavisinin yanında, üst solunum yolları hastalıklarının tedavisinde de oldukça etkilidir. Bir tutam taze kozalak, 1 bardak su ile kaynatılır. Tatlandırılarak tüketilir. Günde 1 bardak içilmesi tavsiye edilmektedir. Anason: İnsan vücuduna çok fazla yararı olan bir bitkidir. Boyun fıtığında, oluşan şiddetli ağrıların azaltılması için, anason bitkisinin kasları gevşetici ve rahatlatıcı etkisinden yararlanılmaktadır.1 tutam anason, 1 su bardağı kaynar suda kaynatmadan demlenir. Günde 2 bardak tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Her defasında taze hazırlanmalıdır. Rezene: Rezene, içerdiği B vitaminleri, C vitaminleri, potasyum, magnezyum, kalsiyum gibi minerallerle anne sütüne, dolayısıyla yeni doğmuş bebeklere gönül rahatlığı kullanılabilen, hiçbir yan etkisi olmayan hatta fazlaca faydalı bir bitkidir. İçerdiği kalsiyum kemikleri güçlendirmeye yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda rahatlatıcı etkisi ile de ağrının azalmasına ve kişinin rahatlamasına yardımcı olmaktadır. 1 tutam rezene, 1 su bardağı kaynar suda kaynatmadan demlenir. Tatlandırılarak tüketilir. Günde 2 bardak tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Her defasında taze hazırlanmalıdır. Defne yaprağı: Defne yaprağı, A vitamini bakımından oldukça zengin bir bitki olup, yüksek oranda demir, magnezyum ve kalsiyum içermektedir. Romatizma, kas ve kemik hastalıklarının yanı sıra, tansiyon, uykusuzluk, öksürük vb. birçok hastalıkta tedavi amacıyla kullanılmaktadır. 1 su bardağı kaynar suyun içine 2 tutam defne yaprağı atılır ve demlenir. Demlendikten sonra tatlandırılarak içilir. Günde 3 bardak tüketilmesi tavsiye edilir. Her defasında taze hazırlanmalıdır.acdtherapy.com » Kanser makaleleri21:58 06-04-2018 | 4587

Kanser ağrısı ile ilgili olarak yapılması gerekenler ilk olarak Doktorunuzun tavsiyeleridir. Algoloji bölümü bu konu ile ilgili mutlaka fayda sağlar. Kanser ağrısı nasıl geçer denilince akla gelen ilk soru şu olmalıdır. Yenilen yemeklerden içilen suya kadar dikkat edilmelidir. Özellik ile Kanser ağrısı olduğunda; Ağrı kesici iğneler, Ağrı kesici haplar, Ağrı kesici bantlar 25-50-75-100 mg lık ağrı kesici bantlar. Yeşil reçeteli ağrı kesiciler, Kırmızı reçeteli ağrı kesiciler, Morfin, Uyuşturma, Uyutma. Kullanımından dolayı hastada mide bulantısı hat safhada olmaktadır. Bu yüzdende bazen hasta su iç se bile midesi bulanır. Damardan beslenen, Hortum vasıtası ise beslenen, Mideden direk beslenenler, Mama ile beslenenler, Kanser metastazı ağrısı nasıl geçer evet gerçekten de büyük bir sorun bu yapılması gerekenler nelerdir. Asıl konu bu olmalı bence; Yapılanlar hastada neler olur. Hasta nasıl bir yaşam içindedir. Hastanın yapılması gerekenler arasında öncelik içinde acıların dinmesidir.

Kanser ağrılarına iyi gelen bitkiler bitkisel

Omur Kremi      = Omur bölgesine sürülmesine tavsiye edilir. Göğüs Kremi     = Göğüs bölgesine sürülmesine tavsiye edilir. Sırt Kremi         = Sırt bölgesine sürülmesine tavsiye edilir. Eklem Kremi     = Eklem bölgelerine sürülmesi tavsiye edilir. Karın bölgesi    = Karın bölgesine sürülmesine tavsiye edilir. Ayakaltı Kremi  = Ayakaltı bölgesine sürülmesine tavsiye edilir. Şakak Kremi     = Şakak bölgesine sürülmesine tavsiye edilir. Avuç içi Kremi  = Avuç içi bölgesine sürülmesine tavsiye edilir. Ense kökü         = Ense, Boyun bölgesine sürülmesine tavsiye edilir.

Kanser ağrılarına bitkisel çözüm

Kanser ağrısı nasıl geçer?

Aşağıdaki yağlardan gün içinde sıra ile tüketebilirsiniz. Kenevir yaprağı yağı           Hollanda-Almanya- Amerika”da var. Kekik yağı                            ½ çay kaşığı sabah akşam kullanınız. Limon kabuğu yağı             ½ çay kaşığı sabah akşam kullanınız. Portakal kabuğu yağı          ½ çay kaşığı sabah akşam kullanınız. Anason yağı                        ½ çay kaşığı sabah akşam kullanınız. Biberiye yağı                        ½ çay kaşığı sabah akşam kullanınız. Tarçın yağı                           ½ çay kaşığı sabah akşam kullanınız. Rezene yağı                        ½ çay kaşığı sabah akşam kullanınız. Mersin yaprağı yağı            ½ çay kaşığı sabah akşam kullanınız. Defne yaprağı yağı             1/2 çay kaşığı sabah akşam kullanınız.  Defne tohumu yağı             1/2 çay kaşığı sabah akşam kullanınız.  Acı badem yağı                   1 tatlı kaşığı sabah akşam kullanınız.  Acı kayısı çekirdeği            1 tatlı kaşığı sabah akşam kullanınız.  Siyah hardal tohumu yağı  1 tatlı kaşığı sabah akşam kullanınız. Kantaron yağı                    1 çorba kaşığı sabah akşam kullanınız. Kenevir tohumu yağı         1 tatlı kaşığı sabah akşam kullanınız.  Alıç yağı                             1 çay kaşığı sabah akşam kullanınız.  Badem yağı                        1 tatlı kaşığı sabah akşam kullanınız.  Çörek otu yağı                    1 çorba kaşığı sabah akşam kullanınız. Gün içinde beraber ya da ayrı ayrı olarak tüketiniz.

Kanser ağrısı iyi gelen bitki çaylar

Bağışıklık sistemi güçlendirici, Sinirli yaprak   2 Yaprak  Kırkkilit otu      3 Dal  Kekik                1 Çay kaşığı  Anason             1 Tatlı kaşığı  Biberiye            1 Tatlı kaşığı  Kantaron           1 Tatlı kaşığı  Servi kozalağı   3 adet Söğüt yaprağı   1 çorba kaşığı   Kapari               1 Tatlı kaşığı  Adaçayı             1 Çay kaşığı  Yeşil çay           1 Çay kaşığı  Aynı sefa çayı   1 Çay kaşığı  Ardıç meyvesi   5 er adet sabah akşam Aslan pençesi   1 Tatlı kaşığı  Baharli tere tohumu 1 Çay kaşığı ezip öyle tüketiniz.

Aşağıdaki 2 yöntemden 1 tanesi kullanılır. 1-Bitki çayları tek tek içilir Yukarıdaki şifalı bitkilerden 1 çay kaşığı alınıp, Sabah akşam gün içinde her biri şifalı bitki çayından 2 fincan içilir.

2-Bitki karışımı  Bunlardan 1 tatlı kaşığı alınıp karışım yapılır. Su kaynamış 2 lt Demleyiniz. Gün içinde tüketiniz.

Tıbbi Sorumluluk Reddi

Egzersiz yapılması ile eklemlerin çevresindeki kas bağları güçlendirilir ve eklemin hareket güvenliği artırılır. Yürüyüş, yüzme veya bisiklete binme gibi egzersiz yaklaşımları yararlıdır. Egzersiz yaptıktan sonra saatlerce süren ağrı, eklem ve bağlara aşırı yüklenildiğini gösterdiği için egzersize ara verilir. Daha sonra tekrar daha az yoğunlukta başlanıp kademeli olarak artırılır. Yoga ve tai chi gibi meditasyon teknikleri nefes terapileri ile birleştirilerek stresi azaltmada yararlı olabilir. 8 haftalık yoga programının uygulandığı bir araştırmada diz eklem kireçlenmesinde yararı olduğu gösterilmiştir. Ağrılı eklemin zorlanmaması gereklidir. Ağrı tedavisinde yardımcı olarak soğuk veya sıcak uygulamalardan faydalanılabilir. Kas spazmı ve ağrıyı gidermede soğuk uygulama, sertlik yakınmasını azaltmada sıcak uygulamalar yararlı olabilir. Soğuk uygulama özellikle dizdeki şişlik ve ağrıda yararlı olup 20-30 dakika kadar beze sarılı buz kalıbının uygulanması ile buz kalıbı yoksa donmuş sebze ile uygulama şeklinde yapılabilir. Aşırı kilolu olmak iskelet sisteminin taşıyacağı yükü artırdığı için eklemlerde harabiyete neden olur. Özellikle kalça ve diz eklemlerinde kireçlenme ve ağrı daha sık görülür. Şişmanlığın önlenmesi, aşırı kilonun bir kısmının verilmesi eklemler üzerine olan baskıyı belirgin olarak azaltarak yararlı olur. Sağlıklı zayıflama için doktor ve diyet uzmanı kontrolünde egzersiz ve diyet planlaması yararlıdır. Soğukluk veya sıcaklık hissi veren ağrı kremlerinin eklem komşuluğundaki cilde uygulanması ile yakınmalarda azalma sağlanabilir. Ağrı kremlerinin en başarılı olduğu eklemler diz ve parmak eklemleridir. Ağrılı eklem üzerine baskıyı azaltmak için baston kullanılabilir. Yürürken kalça veya diz üzerine olan baskının azaltılmasını sağlar. Baston, sorunlu eklemin karşı kısmında bulunan kolda taşınır. El eklemlerinde sorun varsa, mutfak gibi ortamlarda kullanmak için tutma-yakalama cihazlarından yardım alınabilir. Bu tür cihazlar için kataloglardan yardım alınabilir.

ÖNERİLEN BESİN TAKVİYELERİ • Kondroitin: Kıkırdak, kemik ve tendonlarda bulunan kondroitin, kıkırdağın parçalanmasına neden olan enzimleri engeller. Ağrı ve iltihabı azaltıp eklemlere destek olur. Nonsteroidal, antienflamatuvar ilaçlara (NSAİİ) olan ihtiyacı azaltır. Eklem kireçlenmesinin ilerlemesine engel olabilir. Kondroitin, genellikle glikozamin ile birlikte günde 1.200 mg dozda önerilir. Birkaç hafta süren düzenli kullanımdan sonra yararlı etkileri ortaya çıkmaktadır. • Glikozamin: Eklemlerdeki kıkırdak dokunun ana bileşenidir. Kıkırdakların suyu emmesini sağlar ve eklemlerde kayganlık oluşturur. En az 6-8 hafta süreyle günde 1.500 mg kullanılmalıdır. • S-Adenozilmethiyonin (SAMe): Kıkırdak oluşumu ve kıkırdak dokunun onarılmasında yer alan bir besin bileşenidir. Ağrı ve enflamasyonu azaltıp kıkırdak oluşumunu uyarır. NSAİİ gibi etkili olup, nadiren ishal ve gastrointestinal bozukluklar gibi yan etkileri görülebilir. Naproksen ile karşılaştırılmasında SAMe etkisinin yavaş başladığı ve yararının görülmesi için uzun süre geçmesi gerektiği saptanmıştır. Günde 400- 1.200 mg alınması önerilir. Günlük 2 veya 3’e bölünmüş dozlarda toplamda 600-1.200 mg önerilmektedir. • Bromelain: İltihabı azaltıcı etkili ve eklem hareketilliğini artıran bir enzimdir. 200-2.000 mg dozlarda alınması önerilir. Uyarı: Aspirin, warfarin (kumadin) gibi pıhtılaşmaya karşı kullanılan ilaçların etkinliğini artırabilir. • Omega yağ asitleri: Omega-3 kaynağı olan balık yağı ve omega-6 kaynakları olan evening primrose veya boraj yağının, ağrı ve enflamasyonu azaltmak ve eklemlerde kayganlık oluşturmak üzere günde 2-4 gram dozda alınması önerilir. • B3 vitamini: Günde 3-4 kez 250-500 mg B3 vitamini (niasinarnit) desteği ile osteoartroz yakınmalarının azaldığı bildirilmiştir. • Hyalüronik asit: 70’li yaşlara gelindiğinde bağ dokusunda bulunan ve birleştirici özelliği olan hyalüronik asidin 40’lı yaşlara göre %80 oranda azaldığı bilinmektedir. Enjeksiyonluk uygulamaların yanı sıra dahilen kullanımı da yarar sağlamaktadır. 8 hafta boyunca günde 80 mg hyalüronik asit desteği alan hastalarda dizlerde emin azaldığı bildirilirken, bir başka çalışmada ise 200 mg hyalüronik asit desteğinin ağrıyı azaltmada etkili olduğu rapor edilmiştir. • Vitamin ve mineraller: C vitamini takviyesinin osteoartroz gelişimini azalttığı bilinmektedir. Kıkırdak dokusunda gelişebilecek bozuklukları önlemek veya ertelemek amaçlı güçlü antioksidan etkili bileşiktir. Günde 1.000-3.000 mg C vitamini takviyesi önerilir. C vitamini ile birlikte E vitamini takviyesi de alınması antioksidan etkiyi artırabilir. Osteoartroz tedavisinde, günde 12.5 mg pantotenik asit takviyesi ile 2 haftalık bir kullanımdan sonra önemli yarar kaydedilmiştir. Kolajen sentezi ve kıkırdak doku için A vitamini, E vitamini, piridoksin ile çinko, bakır ve boron da gerekli olan besin öğeleridir. Takviyeleri ile kıkırdak sentezi ve onarımı gerçekleşir. Günde 6 mg boron, 1 mg bakır, 45 mg çinko, 50.000 IU A vitamini ve 50 mg piridoksin alınması önerilir. Düşük K vitamini seviyeleri de osteoartroz riskini artırmaktadır. Yeşil çay, ıspanak, lahana ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzelerin tüketilmesinin yanı, sıra, besin desteği olarak günde 0.5 mg vitamini içeren preparatlar önerilir. Ancak kan pıhtılaşmasına karşı ilaç kullananların hekim tavsiyesi ve kontrolünde vitamini desteği alması önerilir.

ÖNERİLEN BİTKİSEL İÇERİKLİ TAKVİYELER • Akgünlük sakızı (Bosweilia serrata): Hindistan’da yetişen ve yüzyıllardır reçinesi artritte kullanılan bir bitkidir. Boswellik asit ana bileşenidir. Osteoartroz hastalarında klinik araştırmalarda özellikle dizde ağrıda azalma ve şişkinlikte azalma yanında dizin esnekliğinin artığı ve hastaların yürüyüş mesafesinde artış olduğu bildirilmiştir. Ağrı ve iltihabı baskılamak için günde 3 kez 400 mg Boswellik asit içeren preparatın alınması önerilir. • Şeytantırnağı kökü (Devil’s claw): Harpogophytum procumbens bitkisinin kökleridir. Ana etkili bileşiği harpagozittir. Günde en az 60 mg harpagozit içeren standart ekstresinin alınması önerilir. Kuru köklerinden, tablet veya kapsül formunda ise, günlük en az 2.000 mg alınması, %2.5 harpagozit içeren standardize kuru ekstresinden ise günde 3 kez 750-1.000 mg alınması önerilir. • Söğüt kabuğu, zerdeçal, zencefil: 1-2 gram söğüt kabuğu 250 ml su içinde hafif ateşte 15-20 dakika kaynatılır, süzülür. Osteoartroz, romatoid artrit, hafif ateş, sırt, bel ve baş ağrısı durumunda günde 3 kez bir çay fincanı içilmesi önerilir. 1.5-3 gram zencefil kökü veya zerdeçal ile hazırlanacak olan çay da yemeklerden sonra gün de 3 kez içilebilir. Gastrik ülser, reflü ve safra taşı olan hastalara tavsiye edilmemektedir. • Avocadoesoybean unsaponifiable (ASU): Avokado ve soya yağından oluşan bu karışım eklem harabiyetine neden olan olayların azaltılmasında yararlıdır. Avrupa’da diz ve kalça ekleminin kireçlenmesinde yaygın olarak kullanılır. 3 yıl ASU kullanımıyla eklem harabiyetinin azaltıldığı ve hastaların yarar gördüğü saptanmıştır. Soya ve soya ürünlerini alırken/tüketirken GDO’suz olmasına, yani genetiği değiştirilmiş organizma içermemesine, yerel tohumlardan organik olarak üretilmiş olmasına dikkat ediniz. • Kuşburnu: Bir metaanalizde eklem kireçlenmesine bağlı gelişen eklem ağrılarını azalttığı sonucuna varılmıştır?” Günlük 5.10.5 gram kuşburnu tozu önerilmektedir.

TOPİKAL UYGULAMA • Kapsaisin: Kapsaisin, kırmızıbiber ekstresinin ana bileşenidir. %0.025-0.075 kapsaisin içeren kremlerin kullanılması önerilir. Mentol içeren sıvı yakı veya jeller de topikal olarak ovularak uygulanabilir. Uyarı: Krem kullanımından sonra eller iyice yıkanmalı ve uzun süre gözlerle temastan kaçınılmalıdır. BİTKİSEL KOMPRESLER VE BANDAJLAR • Arnica montana (öküzgözü) çiçekleri ile eklem sargısı hazırlama: Eklem ağrıları, romatoid şikayetler, burkulma, ezik, bağ dokusunda yırtılma için önerilebilecek tentür karışımı ile kompres yapılabilir. 100 gram çiçek, 100 ml %70 etanol içinde iki hafta bekletilir. Hazırlanan bu tentür 300 ml sıcak su içine eklenir ve karıştırılır. Birkaç tane pamuklu bez sıcak karışım içine daldırılır ve ağrılı olan eklem yerine sıcak kompres yapılır. Kronik eklem hastalıklarında sabah ve geceleri olmak üzere 2 kez uygulama yapılır. Elastik bandaj ile sarılır.

Zencefil kökü ile kompres uygulaması: Müzmin eklem hastalıkları, romatizma, omuz ve sırt ağrıları için zencefil kökü ile kompres uygulanabilir. 3 tatlı kaşığı ince kıyılmış zencefil kökü veya 2 tatlı kaşığı ince toz edilmiş kök, 500 ml kaynar su içinde demlenir. Pamuklu bez daldırılır ve 20 dakika yaş kompres uygulaması yapılır. Kompres soğur veya kurursa yenisi ile hemen değiştirilir.

Yazar: Enes Eker

Böbreklere iyi gelen yiyecekler bitki, meyve ve sebzelerden oluşur. Kullanımları konusunda dikkatli olmak gerekir. Beslenme programına dahil edilerek kullanılır

Böbreklere İyi Gelen Yiyecekler

Böbrek idrar yolunda ve kan içinde birikmiş olan toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasına olanak sağlar. Toksinlerin zaman içinde zehirleme özellikleri bulunur. Böbreklerin fonksiyonlarını yerine getirmemesi durumunda toksinler vücuttan atılmayacaktır. Bu da zehirlenmelere ve ölümlere bile yol açabilir. Bunun içinde böbrek sağlığına dikkat etmek gerekmektedir.

Böbrek hastalıkları zaman içinde böbrek fonksiyonlarının tamamen yok olmasına sebep olabilir. Bunu yaşamamak adına beslenmeye ve sıvı alımına dikkat etmek gerekir. Özellikle doğal olan bitkiler ve kürler bu anlamda fayda sağlamaktadır. Böbrek rahatsızlığına ve hastalıklarına iyi gelecek olan kürlerin ve bitkilerin birçok çeşidi bulunur.

Özellikle Ahmet Maranki kürleri, ibrahim Saraçoğlu kürleri böbrek büyümesine, böbrek iltihabına, böbrek kistlerine, böbrek taşına ve böbrek rahatsızlığına iyi gelmektedir.  Ayrıca kaplıcalar, şifalı sular, şifalı yiyecekler böbrek taşı dökmeye yardımcı olmaktadır. Bunların yanı sıra böbreğe iyi gelen yiyecekler konusunda da dikkatli olmak gerekir. Çünkü sağlıklı şekilde yaşama devam etmek için düzenli ve dikkatli beslenmek şarttır.

Böbrek hastalığına karşı korunmak için yediklerimize dikkat ederken periyodik sağlık kontrollerini de yaptırmak gerekir.

Böbrek Hastalıklarına İyi Gelen Bitki Karışımları Nelerdir?

Böbrek ağrısına, böbrek taşlarına iyi gelen bitkiler arasında en faydalı zencefil ve limondur. Özellikle taş düşmesine ve erimesine fayda sağlarlar. Taş düşürme konusunda fayda sağlayan bitkilerin düzenli ve aksatılmadan kullanılması gerekmektedir. Bu bitkiler arasında;

Ayı üzümü; ayı üzümünün yaprakları kuru halde çay demler gibi demlenerek kullanılabilir ya da meyvesi pişirilerek ve pişirilmeden tüketilebilir. Özellikle antiseptik özelliğinden kaynaklı olarak idrar yollarına iyi gelir.

Kızılcık; kızılcık birçok hastalığa iyi gelirmi, eski dönemlerden bu yana bağırsak sorunlarında, mide sorunlarında, idrar yolları sorunlarında ve böbrek iltihapları sorunlarında kullanılmaktadır. İdrarda bulunan asit seviyesini dengelediğinden dolayı özellikle böbrek taşı eritme konusunda fayda sağlar.  Taş ve diğer böbrek sorunları için bu bitkiyi marmelat, reçel ve meyve suyu olarak kullanabilirsiniz.

Yaban mersini; bu bitkinin meyvesi pişmiş ya da pimemiş şekilde tüketilebilir. Yaprakları harika bir tada sahip olduğu için çay gibi kolay şekilde demlenebilir. Meyvesi reçel yapılarak da tüketilebilmektedir. Anti septik özelliği olduğundan dolayı kesinlikle 3 haftadan daha fazla kullanılmamalıdır. Bu meyve ciddi düzeyde yan etkiler oluşturabildiği için kesinlikle doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Dulavrat otu; böbrek için üretimi yapılan ilaçların hemen hemen hepsinde kullanılan bir ottur. Dikenli bir yapıya sahip olan bitki için idrar söktürücü özelliği bulunduğu söylenir. Ayrıca bakterileri ve mantarları engeller, kan temizler, kireçlenme problemlerinin önüne geçer, romatizmaya fayda sağlar ve gut hastalığına iyi gelir. Böbrek taşı dökme konusunda zorlanan kişilere fayda sağlar.

Isırgan otu; İdrar sorunlarına, ödem sıkıntılarına, egzamaya gut hastalığına ve böbreklere iyi gelir. Özellikle çay olarak tüketilebilir.

Karahindiba; böbrek hastalıklarına, cilt sorunlarına ve mide sorunlarına fayda sağlar.

Asya ginsengi; böbrekler için sık şekilde kullanılan bitkiler arasında yer alır. Ülkemizde çok bilinmese de dünya çapında sık şekilde tercih edilir.

Pirinç; pirinçte az düzeyde potasyum bulunur. Bu özelliğinden dolayı böbrekler pirincin filtreleme işlemlerini kolay şekilde yapabilmektedir.

Böbrek Hastalarına İyi Gelen Yiyecekler Nelerdir?

Yoğurt; mayalanma ile elde edilen süt ürünleri probiyotik olduğundan dolayı böbrek sağlığı için oldukça faydalıdır. Yoğurt ve buna benzeyen ürünler yaralı olan bakteriler içerdiğinden dolayı böbreklerin bağışıklık kazanmasına olanak sağlar.

Maydanoz; birçok hastalığa fayda sağlamaktadır. Böbrek taşlarının ortadan kaldırılmasına fayda sağlarken idrar söktürme özeliği de taşımaktadır. Maydanoz böbrek sağlığına, iyi gelirken böbreklerin hızlı şekilde çalışmasına olanak sağlar. Özellikle vücutta bulunan toksin maddelerinin atılmasını sağlayarak zayıflama konusunda etkilidir. Maydanozda bulunan yararlı maddeler birbirleri ile etkileşir ve böbrekleri temizler.

Kabak çekirdeği; antioksidan özelliğe sahiptir. Vitamin ve mineral açısından zengin olduğundan dolayı yararlı olan bir gıdadır. Böbrek sağlığını serbest olan tüm radikallerden korumaktadır.

Zerdeçal; birçok ilacın içinde bulunan zerdeçal antiseptik özelliği ile böbrek sağlığının korunmasını sağlar.

Zencefil;  pişmiş ya da çiğ olarak tüketilebilir. Kanı temizleme özelliği bulunan zencefil böbrekleri toksinlerden de arındırmaktadır. Özellikle şeker hastalarının böbrek sağlığın için sık şekilde kullanması gerekir.

Adaçayı; böbreklerin çalışmasına, sinirlerin yatışmasına, mide bulantısının kesilmesine, bağışıklığın güçlenmesine, kan dolaşımının hızlanmasına, sindirim sisteminin düzenlenmesine fayda sağlar. 1 bardak sıcak suyun içine atılacak olan bir tutam adaçayı demleme usulü hazırlanmalıdır. Gün içinde 1 bardak tüketilmelidir. Özellikle yemeklerden sonra tüketilmesi böbreklerin çalışmasına katkı sağlar.

Kırk kilit otu; kum rahatsızlıklarına, taş sorunlarına, böbrek hastalıklarına ve mesane sorunlarına iyi gelir. Özellikle kum ve böbrek taşı sorunu yaşayan kişilerin çayını tüketmesi gerekir. Böbrek taşı oluşumunun önüne geçen kırk kilit otu var olan taşlarında düşmesine olanak sağlar.

Ayrık otu; idrar söktürücü olan ayrık otu özü kullanılmalıdır. İdrar söktürmenin yanı sıra böbrek iltihaplarının kurumasına, böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine olanak sağlar.

Böbrek Sağlığı İçin Su Tüketimi

Böbreklerin sağlıklı ve en düzgün şekilde çalışabilmesi için bol düzeyde su tüketimi yapılması gerekir. Böbrekler oldukça fazla kılcal damarlardan meydana gelmiştir. Bu damarlar her kalp atışında insan vücudunda olan kanın filtrelenerek zehirli olan maddelerden temizlenmesine olanak sağlar.

Zararlı ve zehirli olan maddelerin tamamı gün içinde tüketilen su ile ve böbreklerin işlevleri ile insan vücudunda kolay bir şekilde atılır. Fazla düzeyde su tüketilmemesi sonucunda zararlı olan tüm maddeler böbrekler ile atılmaz ve böbrek fonksiyonlarının bozulmasına sebep olur.

Böbrek sağlığının en doğru şekilde korunabilmesi için erkek ve kadınların gün içinde 2,5 litre üzerinde su tüketimi yapması gerekmektedir. İnsan vücudunun % 60’ı su olduğu için suyun sağlık açısından önemli bir yeri bulunur.

Özellikle yaz aylarında terlemenin fazla olmasından dolayı su tüketimi çoğaltılmalıdır. Yalnız böbrek sağlığı için 4 litre üzerinde su tüketimi zararlara yol açabilir. 4 litre üzerinde yapılacak olan su tüketimi böbreklerin yorulmasına sebep olur. Yorulan böbrek filtreleme işlemini yerine getiremez ve görevlerini tam anlamı ile yapamaz.

Böbrek Sağlığı İçin Meyve ve Sebze Tüketimi

Yükse düzeyde protein içeren meyve ve sebzeler vücutta bulunan üre miktarının çoğalmasına sebep olur. Bu şekilde böbreklerin üzerinde bulunan yük çoğalır ve fonksiyonları bozulmaya başlar. Üre miktarının çoğalması ile böbrekler bu ürelerin dışarı atılmasını sağlar. Dışarı atılma işleminde böbrekler zorlanacağı için vücutta bulunan diğer maddeleri dışarıya atamaz.

Protein ile alakalı olan alımları kontrol altına almak, bol düzeyde meyve tüketmek ve sebze tüketimi yapmak üre oranının düşmesini sağlar. Bu sayede de böbrek ferahlar ve daha kolay şekilde fonksiyonlarını yerine getirir. Beslenme böbreklerin sağlıklı şekilde görevini yerine getirmesi için önemlidir. Düzenli ve sağlıklı şekilde beslenme programı oluşturmak için uzman olan bir hekimden yardım alınabilir.

Sorun ve hastalık ile alakalı olarak ortaya çıkacak olan her türlü belirtide mutlaka uzmana başvurmak gerekir. Çünkü böbreklerde oluşan sorunlar yaşamsal açısından ciddi sorunlara yol açar. Ölüm ile sonuçlanabilecek olan bu sorunların önüne geçmek için mutlaka erken tanı yapılması gerekmektedir. Erken tanı tüm hastalıkların tedavisinde fayda sağlar.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации