Андрей Смирнов
Время чтения: ~33 мин.
Просмотров: 0

Boyun Fıtığı Nedir? Boyun Fıtığının Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

image

Söz konusu ağrılar olduğunda boyun ağrıları ilk sıralarda yer almakta. Modern yaşamın ve sürekli olarak bilgisayar başında çalışmanın biricesi olan bu ağrıların kökeni iseellikle boyun fıtığı oluyor.

Boyun fıtığının çaresi de yine teknolojide. En yeni yöntemler ile hem erken teşhis, hem de tedavi eskiye göre çok daha kolay.

Nöroşirurji Uzmanı Prof.Dr. Tuncer Süzer on soruda boyun fıtığı hakkında bilgi veriyor.

Boyun Ağrıları Neden oluşuyor?

Özellikle çalışan kesiminde ortaya çıkan boyun ağrıları her yaş grubunda karşılaşılan önemli bir problem. Her üç kişiden biri, yaşamında en az bir kere boyun ağrısından şikayet ediyor.

Boyun ağrıları; boyun omurgasını oluşturan omur ismi verilen kemiklerin, eklemlerin, omurların arasında yer alan disklerin ve omurga çevresindeki kas ile bağların bozulmasıicesinde gelişiyor.

Modern yaşam tarzının getirdiği olumsuzluklardan birisi olan boyun ağrılarına boyun fıtığı, disk dejenerasyonu, boyun omurgasında kireçlenme, miyofasyal ağrı sendromları, romatizma, osteoporoz, kötü duruş ve boynu kötü kullanma ile tekrar eden ese bağlı zedelenme gibi pek çok neden sebep oluyor. Boyun ağrılarının en önemli nedeni ise boyun fıtıkları.

Boyun Fıtığı Nedir

image Boynumuz yedi adet boyun omurundan oluşmaktadır. Omurlarımızın arasında da hareket edebilmemizi sağlayan diskler bulunuyor. Disk adı verilen bu yapı içerdiği su ve kollajen yapı sayesinde omurga üstüne binen yükü absorbe ediyor.

Aynı zamanda iki kemik dokunun birbirine temas etmesini önlüyor. Yaş ilerledikçe ya daavmalaricesinde disk dokusu suyunu kaybederek daha sert ve hareketi kısıtlı hale geliyor.

Vücudumuzun yükünü taşıyan bu disk dokusu dejenere olduğu zaman hastalık ortaya çıkıyor. Diskin dış kısmındaki daha sert olan yapıdaki küçük yırtıklardan içteki yumuşak olan kısım dışarı çıkıyor.

Bazen omur yapısı bozulduğundan omurlar üstünde küçük kemik çıkıntıları meydana geliyor. İçerdeki yumuşak yapının ya da kemiklerin çevre dokulara baskı yapması sonucunda ortaya çıkan tabloya “boyun fıtığı” adı veriliyor..

Boyun Fıtığının Belirtileri Neler

Boyun fıtığının en önemli belirtisi, ağrı. Hastalığın başlangıç döneminde boyun ve sırt ağrısı ön plandadır. Olay ilerledikçe dejenere olan diskin sinirlere baskı yapmasıicesinde kollarda, parmaklara kadar inen ağrı ve uyuşmalar ortaya çıkar.

Bir süre sonra sinirin baskı altında kalmasına bağlı olarak kuvvet azalması başlar. Tedavi edilmeyen ileri olgularda omurilik baskı altında kaldığında bacaklarda güçsüzlük ve idrar kaçırma gibi oldukça tehlikeli bir dönem başlar.

Boyun Fıtığında Teşhis Nasıl Konulur

Hastaların anlattıkları şikayetler tanı için yardımcı olur. Kesin teşhis muayene ve MR incelemesiye konulur. Benzer şekilde boyun ve kol ağrısı yapabilen diğer hastalıklardan ayırıcı teşhisinin yapılması tedavi planlaması için oldukça önemlidir.

Benzer şekilde ağrılara neden olan boyun omurlarını tutan tümör ya da enfeksiyonların gözden kaçmaması için muayene ve radyolojik incelemeler büyük önem taşımaktadır.

Boyun Fıtığında Hangi Tedavi Yöntemlerinden Yararlanılır?

Zannedilenin aksine, boyun fıtığında cerrahi tedavi son çare olarak görülmektedir. Hastaların büyük kısmı için yatak istirahatı, ilaç tedavisi ya dafizik tedavi yeterli gelmektedir.

Başlangıç döneminde şiddetli ağrı varsa istirahat ve ilaçlar verilir. Ağrının azaldığı dönemde ise fizik tedavi programı önerilir. İlaç olarak ağrı kesici, ödem azaltıcı ve kas spazmını çözücü ilaçlar verilir.

Özellikle akut dönemdeki boyun zedelenmelerinde de kısa süreli kullanım için boyunluk verilebilir. Fakat uzun süreli boyunluk takılması boyun kaslarını zayıflatacağından önerilmez. Bunların haricinde bazı seçilmiş olgularda enjeksiyonlar yapılarak ağrı azaltılabilir.

Boyun fıtığı Fizik Tedavi Nasıl Yapılır

Boyun fıtıklarının çoğunda fizik tedavi ile düzelme sağlanabilmektedir. Yumuşak doku ve sinir kökü baskısına bağlı ağrıları gidermek ve spazm oluşan kasları gevşetmek için kızıl ötesi ışınlar, sıcak uygulamaları, uason ve eleiksel uyarı uygulanıyor.

Boyun Fıtığında Ne Zaman Cerrahi Tedaviye Başvurulur

Boyun fıtığının tedavisinde cerrahi yönteme ortalama 10 hastadan birinde başvurulmaktadır.

Cerrahi tedavi ancak ilerleyici kas gücü kaybı, duyu kusuru ve refleks kaybı olacak şekilde kol sinirlerine ve omuriliğe baskı yapan boyun fıtıklarında, tedaviye rağmen şikayetleri devam eden hastalara, omurga kırığı ile omurga kayması olanlara, ciddi omurilik ve sinir baskısı olanlara yapılmaktadır.

Ayrıca omurgada tümörü ya da enfeksiyonu olan hastalara da yine cerrahi tedavi uygulanmaktadır.

Boyun Fıtığında Cerrahi Tedavi Kesin Çözüm Sağlıyor mu?

Boyun fıtığında cerrahi tedavinin amacı, omurilik ve sinir dokusuna olan basıyı gidermektir. Bir başka deyimle fıtığı yok etmektir. Bunun neticesinde de hasta ağrı, kolda uyuşma ve güç kaybı gibi şikatetlerinden kurtulmaktadır.

Günümüzde uygulanan cerrahi operasyonlar boyun fıtığında kesin çözüm sağlayabilmektedir. Üstelik, yeni yöntemler, gelişebilecek olan komplikasyonların da ortadan kalkmasını sağlayabilmektedir.

Boyun Fıtığı Operasyonu Nasıl Uygulanır

Boyun fıtığında; servikal laminektomi, önden ya da arkadan diskektomi ile korpektomi gibi çeşitli tedavi seçenekleri bulunmaktadır.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de klasik ameliyatlar ön taraftan, boynun ön yüzünde,ellikle sağ taraftan 4-5 santimlik bir kesiden girilerek uygulanmaktadır.

Ameliyat Mikroskobu kullanılarak fıtıklaşmış olan disk materyali çıkartılır ve kollara giden sinirlerin afındaki kemikler açılarak sinir rahatlatılır.

Disk boşaltıldıktan sonra omurların çökmemesi, ilerde gelişebilecek deformitenin engellenmesi ve sinirin geçtiği alanınişletilmesi için o bölgeye kemik ya da titanyumdan yapılı greft veya kafes konulur.

Boyun Ağrılarını Önlemek İçin Nelere Dikkat Edilmelidir?

Boyun Fıtığı Ağrısı Nasıl Geçer?: Masa başında çalışıyorsanız, kol destekli bir sandalyede, omuzlarınız geride ve ayaklarınız yere değecek şekilde oturun.

Sırtınıza ve belinize arkadan destek koyun. Ensenize de bir yastık ile destek sağlayın. Sandalyenizden öne doğru kayarak kalkın. Uzun süre bilgisayar kullanmak, kitap ve gazete okumak, televizyon seyretmekten sakının.

Yüksekten bir şey alacağınız zaman, merdiven kullanarak o yüksekliğe yakın olmaya çalışın. Ani ve sert hareketlerden kaçının. Özellikle iş yaparken rahat ve sıkmayan kıyafetler giyin.

Masada otururken kısa aralar verip, ayağa kalkın. Kısa yürüme ve gerinme egzersizleri yapın. Çok sayıda veya kalın yastıkla yatmayın, televizyon izlerken kanepenin koluna başınızı dayayıp, uyuyakalmayın.

Ayrıca telefonun ahizesini omuz ile boynuzun arasına sıkıştırarak konuşmayın. Omurga sağlığınız için yüzmeyi de ihmal etmeyin

Boyun fıtığı, genellikle uzun süre aynı pozisyonda kalmanın ya da duruş bozukluklarının bir etkisi olarak ortaya çıkan ve hayat kalitesini ciddi ölçüde düşüren önemli bir sağlık sorunu olarak tanımlanıyor.

Boyunda fıtık ve kireçlenmeler, özellikle masa başında, bilgisayar ekranı karşısında uzun zaman geçiren ofis çalışanlarında sık görülüyor. Memorial Antalya Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Bülent Fahri Kılınçoğlu, boyun fıtığı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

El ve kollarda his kaybı varsa…

Boyunda kaslarla ilgili stres kaynaklı kas spazmları, boyun ağrılarının % 70’ini oluşturmakta ve uzun vadede boyunda fıtık, boyun kemiklerinde kayma ve kireçlenmeye bağlı olarak omurga kanalında daralmalara neden olmaktadır.

Bu durum; kol ve ellerde kuvvet kaybı, uyuşukluk ve yürüme zorluğuna neden olabilir. Eğer sadece tek bir sinir etkilenmişse kolda, el ve parmaklara kadar hissedilen ağrı, sızlama, karıncalanma; eğer ciddi bir bası söz konusuyla kol ve ellerde kuvvet kaybı meydana gelir.

Omurilik sıkışması durumunda ise bu şikayetlere ek olarak; ayaklarda karıncalanma, yanma, uyuşma, yürüme zorluğu idrar ve büyük abdesti kaçırma gibi şikayetler ortaya çıkar. Burada oluşan hasar, nadiren vücut tarafından onarılabilir ama genellikle uzun süreli veya kalıcı olur.

Kireçlenmeler zamanla artıyor

Boyun fıtıklarında tedavinin kişinin ağrıdan etkilenme derecesi, muayene ve radyolojik tetkiklere göre ayarlanması gerekir. Ufak ve sinir basısı oluşturmayan fıtıklarda yaşam konforunu artırmaya ve ağrıyı azaltmaya yönelik fizik tedavi programları yanında radyo frekans ve lazer ile diskin küçültülmesi, rahatlatıcı ve zaman kazandırıcı tedaviler de uygulanabilir. Diğer yandan yıllar içinde fıtıklarda küçülme ihtimali vardır ancak bunun için gereken süre ortalama 8 – 10 yıl kadardır. Buna karşılık kireçlenmeler zamanla artmakta ve hiçbir zaman iyileşme göstermemektedir.

Boyun fıtıklarında öncelikle başvurulan tedaviler:

  • İlaç tedavileri
  • Yaşam tarzının değiştirilmesi
  • İstirahat ve tutucu tedaviler
  • Fiziksel tedaviler
  • Kilo düzenlenmesi
  • Egzersiz planlaması

Ameliyat sonrası günlük yaşama hızla dönülebiliyor

İlaç, istirahat ve diğer tedavi yöntemleri ile rahatlamayan ya da nörolojik şikayetleri olan hastalar ile ciddi şikayetleri olan kişilere cerrahi tedavi yöntemleri önerilmektedir.

Tedavi için servikal mikrodiskektomi ve yapay boyun diski takılması yöntemleri kullanılmaktadır. Mikrodiskektomi yaklaşık 2 cm’lik bir kesi ve yüksek büyütmeli operasyon mikroskobu ile gerçekleştirilir. Y

aklaşık 2 saatlik bir işlemden 6 saat sonra hasta boyunluk ile ayağa kaldırılır ve ertesi gün taburcu edilir. Hasta iki haftalık istirahat programından sonra günlük yaşantısına rahatlıkla dönebilir.

Yapay boyun diski; genç ve uygun hastalarda boyun hareketlerinin ve esnekliğinin korunması açışından tercih edilen bir yöntemdir. Uygulanması kolay ve vücuda uyumu son derece uygun bir yöntemdir. İşlem mikrodiskektomi işlemi sonrası 10-15 dk içinde tamamlanır.

Yaklaşık 3 aylık süreç içinde vücuda tam olarak adapte olur. Özellikle üst seviye boyun fıtıklarında hareketin korunması açısından tercih edilebilir. Cerrahi tedavilerde başarı uygun hastaya, uygun zamanda ve doğru girişimin yapılması ile doğru orantılıdır.

Son çare olarak cerrahi tedaviye gitmek veya son aşamaya gelinceye kadar beklemek mikrocerrahinin etkinliğini düşürmektedir. Ameliyat sonrası yapılan egzersizler ameliyat sonucunu desteklemektedir. Cerrahi tedavinin yanı sıra, kilo azaltılması, düzenli yapılan egzersiz programları, yaşantının yeniden düzenlenmesi, fizik tedavi iyileşme sürecini hızlandırmaktadır.

Boyun sağlığınız için bunlara dikkat edin

  • Gün içinde çalıştığınız masa ve sandalyenizin yüksekliği doğru ayarlayın
  • Sandalyede her zaman dik pozisyonda oturun. Sandalyenin ucunda durmak yerine, arkanıza yaslanın.
  • Belirlediğiniz sürelerde kısa molalar verin.
  • Boyun fıtığının oluşmasında en büyük etkenlerden biri de stres olduğu için mümkün olduğunca uzak durun.
  • Ofis arkadaşlarınızla konuşurken onları görebilmek için ani dönüşlerden kaçının.
  • Yere eğilirken kontrollü eğilin.
  • Ağır yük kaldırmamaya özen gösterin
  • Düzenli egzersiz yapın.

Bel ve ‘boyun’ ağrısı nedenleri neler? Nasıl tedavi edilir?

SAĞLIKLI YAŞAM

Sağlıklı Yaşam

Ana Sayfa / Sağlıklı Yaşam

23 Mayıs 2020

Boyun Fıtığı Nedir? Boyun Fıtığının Nedenleri, Belirtileri ve Tedavileri Nelerdir?

Boyun Fıtığı Diskin zayıf olan yerinden bantın yırtılması nedeniyle içindeki koyu jel kıvamındaki maddenin omuriliğe açılmasıdır.

Boyun tutulması , boyun ağrısı kramplar şeklinde belirtiler ile ortaya çıkar. Özellikle uzun süreli masa başı işler, ağış işler  boyun fıtığına sebep olabilir. Boyun fıtıkları semptomatik tedavi ile çok iyi iyileşen, genellikle cerrahiye gereksinim olmayan fıtıklardır.Ancak çok şiddetli dayanılamayacak tarzda ağrılarda erken cerrahi kesin çözümdür.

Boyun Fıtığı (Servikal Disk Hernisi)Nedir?

Boyun omurları arasındaki disklerin bozularak, çekirdeklerini çevreleyen annulus liflerinin yırtılmasıyla içlerindeki çekirdek yapının dışarıya taşması boyun fıtığı (servikal disk hernisi) olarak tanımlanır. Bu yırtılma sonucu sıklıkla aşağıdaki bulgular ortaya çıkar:

●      Başlangıç aşamasında boyun tutulması, boyun ağrısı-kramplar,

●      Boyun, kol, el, sırt, bel, omuz gibi bölgelerde ağrı, ağrının yayılımı disk hernisinin lokalizasyonu ile değişir,

●      Ensede ağrı, kas spazmı, boyun hareketlerinde kısıtlılık,

●      Kollar ve/veya ellerde uyuşma hissi,

●      İlerlemiş ya da büyük disk hernilerinde kol kaslarında zayıflık, güçsüzlük,

●      Omurilik basısı olan hastalarda, omurilik hasarına bağlı kol ve bacaklarda güçsüzlük, felce giden durumlar.

İlerlemiş Boyun Fıtığı Nedir?

İlerlemiş boyun fıtıklarında özellikle kolda ve ellerde uyuşma hissi görülür. Kolda his ve güç kaybı da ilerlemiş boyun fıtığına işarettir.

 İlerlemiş Boyun Fıtığı ile Boyun Fıtığının Farkı Var Mı?

Boyun fıtıkları (Servikal disk hernisi) semptomatik tedavi ile çok iyi iyileşen, genellikle cerrahiye gereksinim olmayan fıtıklardır. Medikal tedavi ile ağrının azaltılması, beraberinde boyu hareketlerinin kısıtlanması genellikle başarı ile sonuçlanır. Sadece ağrı problemi olan hastalarda ağrı dayanılabilir düzeylerde ise 3 hafta medikal tedavi ile beklemek doğru olacaktır. Ancak çok şiddetli dayanılamayacak tarzda ağrılarda, ilerlemiş boyun fıtığında erken cerrahi kesin çözümdür.

Boyun Fıtığı Nedenleri Nelerdir?

Pasif işler ve ağır işler olarak 2 ana nedeni vardır: Pasif işlerde (egzersiz işe başlama), Uzun süreli sabit (masa başı) işlerde çalışmaları.

Zayıf insanlarda başı fazla öne eğmeye ve bu davranışı alışkanlık haline getirmeye bağlı olarak boyun fıtığı oluşabilir.

Sürekli aynı noktaya bakmak, boynu uzun süre aynı noktada tutmak, bilgisayar ya da televizyon karşısında uzun süre geçirmek, soğuk klima ısısına maruz kalmak ve egzersiz yapmamak başlıca boyun fıtığı nedenleri arasındadır.

Boyun fıtığı genellikle ince, narin ve uzun boyunlu insanlarda, kısa boyunlu insanlara oranda daha çok görülmektedir. Kas yapıları daha zayıf olan bu tip insanlar ,çevresel faktörler ile yaşam biçiminden çok daha kolay etkilenir. Boynun kötü kullanımı da söz konusuysa, bu kişiler daha yüksek oranda boyun fıtığı riski altındadır. Kısa boyunlu ve basık kafa yapısına sahip olan kişilerde ise boyun fıtığının görülme oranı çok daha düşüktür.

Boyun Fıtığı Belirtileri Nelerdir?

●      Aniden ortaya çıkan kol ağrısı,

●      Boyun ağrısı,

●      Parmaklara kadar yayılan uyuşma, ağrı,

●      İlerleyen dönemlerde parmaklarda ve kolda   güçsüzlük,

●      Yürürken bacaklarda boşalma hissi.

Boyun Fıtığında Tanı ve Teşhis Nasıl Konulur?

Boyun fıtığı teşhis sürecinde; önce klinik muayene ve Servikal MR çekilerek tanı kesinleştirilir. Sonrasında ise grafi ve bilgisayarlı tomografi gerekebilir. Hatta ayrıcı tanı için Üst Ekstremite EMG yapılır.

Boyun Fıtığında Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Boyun fıtıkları semptomatik tedavi ile çok iyi iyileşen, genellikle cerrahiye gereksinim olmayan fıtıklardır. Medikal tedavi ile ağrının azaltılması, beraberinde boyu hareketlerinin kısıtlanması genellikle başarı ile sonuçlanır. Sadece ağrı problemi olan hastalarda ağrı dayanılabilir düzeylerde ise 3 hafta medikal tedavi ile beklemek doğru olacaktır. Ancak çok şiddetli dayanılamayacak tarzda ağrılarda erken cerrahi kesin çözümdür.

Aşağıdaki durumlarda boyun fıtığında kesin cerrahi endikasyon konulur:

●      Her türlü tedaviye rağmen azalmayan şiddetli kol ağrısı,

●      Kolda güç kaybı

●      İlerleyen, kötüleşen güç kaybı

●      Omurilik hasarına bağlı kol ve bacaklarda aynı anda güç kaybı, yürüyüşte dengesizlik

Aynı veya benzer bulgularla seyredebilen diğer hastalıklar ekarte edildikten sonra ve tanı kesinleştirildikten sonra mikroskobik mikrocerrahi mikrodiskektomi yöntemi ile ameliyat yapılır. Boynun ön tarafından yaklaşık 1,5 – 2 santimetrelik çok küçük bir kesi ile girilmektedir. Mikroskopik olarak diskin tamamı boşaltıldıktan sonra oluşan darlığa cage denilen parça konur. Belirli boyun fıtığı vakaları tam endoskopik disk cerrahisi yöntemi ile yapılır. Bu durumda hasta konforu üst düzeye çıkar.

Boyun Fıtığı Ameliyatı Olan Hastalar Ne Kadar İstirahat Etmelidir?

Hasta ameliyattan yaklaşık 3 saat sonra boyunlukla ayağa kalkabilir. Sadece genel anestezi aldığından bir gece hastanede kalması uygundur. Ertesi gün taburcu olur. Hasta çalıştığı işin durumuna göre 3 ile 10 günde işbaşı yapar. Yüzme ve benzeri sporlar için 2 aylık bir dinlenme dönemi yeterlidir.

Boyun omurları arasındaki disklerin bozularak, çekirdeklerini çevreleyen annulus liflerinin yırtılmasıyla içlerindeki çekirdek yapının dışarıya taşması boyun fıtığı (servikal disk hernisi) olarak tanımlanır. Bu yırtılma sonucu sıklıkla şu bulgular ortaya çıkar: başlangıç aşamasında boyun tutulması, boyun ağrısı-kramplar, boyun, kol, el, sırt, bel, omuz gibi bölgelerde ağrı, ağrının yayılımı disk hernisinin lokalizasyonu ile değişir, ensede ağrı, kas spazmı, boyun hareketlerinde kısıtlılık, kollar ve/veya ellerde uyuşma hissi, ilerlemiş ya da büyük disk hernilerinde kol kaslarında zayıflık, güçsüzlük, omurilik basısı olan hastalarda, omurilik hasarına bağlı kol ve bacaklarda güçsüzlük, felce giden durumlar.

Pasif işler ve ağır işler olarak 2 ana nedeni vardır: Pasif işlerde (egzersiz işe başlama), uzun süreli sabit (masa başı) işlerde çalışmaları. Zayıf insanlarda başı fazla öne eğmeye ve bu davranışı alışkanlık haline getirmeye bağlı olarak boyun fıtığı oluşabilir. Sürekli aynı noktaya bakmak, boynu uzun süre aynı noktada tutmak, bilgisayar ya da televizyon karşısında uzun süre geçirmek, soğuk klima ısısına maruz kalmak ve egzersiz yapmamak başlıca boyun fıtığı nedenleri arasındadır.

Aniden ortaya çıkan kol ağrısı, boyun ağrısı, parmaklara kadar yayılan uyuşma, ağrı, ilerleyen dönemlerde parmaklarda ve kolda güçsüzlük, yürürken bacaklarda boşalma hissi.

Boyun fıtığı teşhis sürecinde; önce klinik muayene ve Servikal MR çekilerek tanı kesinleştirilir. Sonrasında ise grafi ve bilgisayarlı tomografi gerekebilir. Hatta ayrıcı tanı için Üst Ekstremite EMG yapılır.

Boyun fıtıkları semptomatik tedavi ile çok iyi iyileşen, genellikle cerrahiye gereksinim olmayan fıtıklardır. Medikal tedavi ile ağrının azaltılması, beraberinde boyu hareketlerinin kısıtlanması genellikle başarı ile sonuçlanır. Sadece ağrı problemi olan hastalarda ağrı dayanılabilir düzeylerde ise 3 hafta medikal tedavi ile beklemek doğru olacaktır. Ancak çok şiddetli dayanılamayacak tarzda ağrılarda erken cerrahi kesin çözümdür.

Hasta ameliyattan yaklaşık 3 saat sonra boyunlukla ayağa kalkabilir. Sadece genel anestezi aldığından bir gece hastanede kalması uygundur. Ertesi gün taburcu olur. Hasta çalıştığı işin durumuna göre 3 ile 10 günde işbaşı yapar. Yüzme ve benzeri sporlar için 2 aylık bir dinlenme dönemi yeterlidir.

Boyun damar hastalıklarının neler olduğu, özellikleri ve belirtileri, nasıl teşhis edildikleri, ne tür belirtiler göstererek ortaya çıktıkları ve tedavi etme yollarının neler olduğu hakkında makale.

Boyun Damar Hastalıkları

Boyun bölgesinin her iki yanında bulunan boyun damarları vücudumuzun en önemli damar yapılarından birisidir. Karotis olarak adlandırılan boyun damarları beyne en yakın atardamarlardır. Özellikle beyne kan gitmesi konusunda üstlendiği görevle hayati bir öneme sahiptir. Bu nedenle boyun damarlarında meydana gelebilecek herhangi bir hastalığın ciddi sonuçları olabileceğinden dolayı boyun damar hastalıkları konusunda dikkatli olmak gerekir.

Toplumdaki en yaygın hastalıklardan ve ölüm sebeplerinden birisi olan damar tıkanıklığı karotis arterinde de  görülmektedir. Damarların içlerindeki plakların zamanla büyümesi sonucu damar tıkanıklığı meydana gelir. Kanın içerisinde bulunan kolesterol, yağ, atık besin maddelerinin yapışmasıyla daha da büyüyen plaklar kanın damar içerisinden geçişini tamamen durdurabileceği gibi, azaltabilir de. Karotisde meydana gelen herhangi bir hastalık karotiste kireçlenme, damar yırtılması gibi sonuçlar ortaya çıkartabilir; beyne giden kan akışını kestiği için ciddi nörolojik rahatsızlıklara ve inmeye neden olabilir. Bu rahatsızlıkların tespit yöntemi doppler ultrasonudur.

Boyun damarlarında ortaya çıkan hastalıklar şunlardır:

  1. Damar tıkanıklığı
  2. Damar sertleşmesi
  3. Damar yırtılması
  4. Damar kireçlenmesi
  5. Damar gerilmesi ve çekilmesi

Boyun Damar Hastalık Belirtileri

Karotiste meydana gelen plak kireçlenmesi sonucu damar tıkanıklığı oluşursa bu durum kendisini bazı belirtiler ile gösterir. Bu belirtiler:

  • Kollarda ve bacaklarda uyuşma
  • Baş dönmesi
  • Bilinç kaybı
  • Nörolojik semptomlar
  • Görme kaybı 

olarak ifade edilebilir. Bunun dışında boyun damarlarında gerilme veya kireçlenme de söz konusu olabilir. Özellikle bilgisayar ekranına bakmak gibi boynu sabit tutan işlerde çalışanlarda görülen bir durumdur. Hastalar damarlarının çekildiği veya gerildiği gibi bir hisse sahip olurlar. Kimi zaman ağrı da hissedilebilir.

Kireçlenme ise boyun damarlarında sertleşmeye neden olur. Bunun neticesinde:

  • Boyunda sürekli hissedilen ağrı
  • Boynu hareket ettirmede yaşanan güçlük

gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Tüm bu belirtiler beyne giden kanı taşıyan boyun damarlarında bir hastalık olduğu habercisi olmaları nedeniyle oldukça ciddiye alınmalıdır. 

Eğer bu belirtiler mevcutsa veya belirti olmasa bile önlem ve koruyucu yaklaşım olarak boyun damarları kontrol edilmek istenirse ultrason çekilmesi uygun bir teşhis yöntemidir. Boyun ultrasonu ile damarlardaki herhangi bir olumsuzluk rahatlıkla tespit edilebilmektedir. Eğer daha ileri boyutta, damarlar daha net kontrol edilmek istenirse renkli doppler ultrason da kullanılabilmektedir. Özellikle tıkalı damarları belirlemek, ne kadar tıkalı olduklarını tespit etmek açısından renkli doppler ultrason oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Yılda bir kez yapılacak olan doppler ultrasonu ile  beyne giden kandan sorumlu olan boyun damarlarının sağlığı açısından önemlidir. Doppler ultrasonu ile tespit edilen hastalıklar anjiyografi ile incelenerek tedavisinin hangi yöntemlerle yapılacağı belirlenmektedir.

Doppler ultrasonu tanı yöntemlerinde en yaygın kullanılan metottur. Bu sayede beyne giden damarlarda tıkanma, daralma olup olmadığı net bir şekilde tespit edilebilmektedir.

Boyun Damar Hastalık Tedavileri

Boyun damar hastalıkları tedavisi için farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu tedaviler doppler ultrasonu ile tespit edilen rahatsızlıkların derecesi belirlendikten sonra gerçekleştirilir. Özellikle beyne giden kan akışında bir problem varsa acil olarak tedavi edilmesi gereken bir durum söz konusudur. Tedavide kullanılan yöntemler:

  • Cerrahi operasyon
  • Endovasküler tedavisi (stent)
  • İlaç tedavisi
  • Fizik terapi

tedavisi olarak sınıflanabilir. Hangi tedavinin uygulanacağı damar hastalığının belirtileri, derecesi ve hastanın durumuna göre belirlenmektedir.

İlaç tedavisinde kan inceltici ilaçlar yardımıyla karotiste meydana gelen tıkanıklık açılmaya çalışılır. Bu tedavi türü daha çok hastalığın ilk safhalarında ve fazla ilerlememiş tıkanıklıklarda kullanılmaktadır.

Cerrahi operasyon ise genellikle en son tercih olarak düşünülmekte, aşırı ilerlemiş ve hastanın ölüm riskinin olduğu durumlarda gerçekleştirilmektedir. Genel anestezi altında gerçekleştirilen bu tedavide tıkanılık olan karotis damarı kesilerek açılır ve içinde oluşan pıhtı temizlendikten sonra tekrar dikilir. Komplikasyonları çok ve iyileşme süreci uzun olduğu için en son tercih edilen bir yöntemdir.

Endovasküler stent uygulamasında ise cerrahi operasyon yapmadan yine genel anestezi altında tıkanıklık olan damara kateter yardımıyla girilir ve damara stent adı verilen bir madde yerleştirilir. Çok ince metalden üretilen stent damar çeperine tutunarak daralmanın olduğu bölgeyi genişletir ve kan akışını sağlar. Stentleme yöntemi özellikle son yıllarda sıkça tercih edilmektedir.

Fizik terapi yöntemi ise kireçlenme durumlarında kullanılan bir yöntemdir. Çeşitli uygulamalar ile kireçlenme azaltılmaya ve tedavi edilmeye çalışılır. Bu sayede boynu kullanmak ve ağrı hissinin deneyimlenmesi önlenmeye çalışılmaktadır.

Boyun omurları arasındaki kıkırdağın omurilik kanalına doğru balonlaşması sonucunda kola gelen sinirin baskı altında kalması  ile oluşan hastalığa boyun fıtığı deniyor. Dünyada her yıl, boyun fıtığı şikayeti ile milyonlarca kişi uzmanlara başvuruyor. Boyun fıtığının ne olduğu ve tedavi yöntemleri araştırılan konular arasında. Peki, boyun fıtığı neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir? Tüm detaylarıyla haberimizde…

image

BOYUN FITIĞI NEDİR?

Boyun omurları arasındaki kıkırdağın omurilik kanalına doğru balonlaşması sonucunda kola gelen sinirin baskı altında kalması ile oluşan hastalığa boyun fıtığı denir.

Boyun çok hareketli bir bölgedir. Bir çok yöne hareket kabiliyeti vardır. Ancak aşırı derecede öne ve arkaya yapılan hareketler çok risklidir. Özellikle trafik kazalarında boynun öne ve arkaya çok şiddetli hareketi boyun omurlarının kırılmasına veya yerinden kaymasına sebep olabilir.

BOYUN FITIĞI BELİRTİLERİ NELERDİR?

Genelde tek taraflı kola parmak uçlarına kadar vuran ağrı , uyuşma, karıncalanma ve elde kuvvet kaybı ile seyreden bir hastalıktır. İlerlemiş vakalarda el kaslarında erime meydana gelir.

Birçok kol, omuz ve baş ağrısının altında boyundaki çeşitli patolojiler yatar. Bu nedenle boyundan kaynaklanan hastalıkların tedavisine önem vermek gerekmektedir.

Hangi tedavi yöntemi seçilirse seçilsin, öncelikle semptomların şiddetinin, bu semptomlara kas gücü ve refleks kayıplarının eşlik edip etmediği, MR ve diğer tetkiklerle saptanan bulguların hastanın muayenesiyle uyumlu olup olmadığına bakılması gerekir.

Konservatif tedavi, öncelikle seçilmesi gereken tedavi yöntemidir. Konservatif tedaviye başlanmadan önce mutlaka kırık, enfeksiyon, tümör gibi nedenler dışlanmalıdır. Aslında boyun fıtıklarında esas problem sinir üzerinde yüksek basınç oluşması ve buna bağlı sinirin sıkışmasıdır.

BOYUN FITIĞINDA BOYUNLUK KULLANIMI

Konservatif tedavilerin başında akut ağrılı durumlarda 3-4 günlük boyunluk kullanımı gelir. Özellikle kısa süreli yolda ya da iş sırasında boyunluk kullanılması önemlidir. Son çalışmalarda boyunluğun uzun süreli kullanımı kaslarda zayıflama ve boyun hareketlerinin kısıtlanmasına yol açar. Boyun fıtığı nedeniyle boyunluk kullanılıyorsa boyunluğun ön tarafı dar, arka tarafı ise geniş olan kısımdan seçilmelidir. Böylece boynun ön tarafa doğru eğilmesiyle omurilik üzerindeki baskı azalır ve hasta daha az ağrı hisseder.

BOYUN FITIĞINA FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON TEDAVİSİ

Fizik tedavi ajanları özellikle akut boyun ağrılı hastalarda ağrının kontrolü amacıyla kullanılabilir. Bunlar arasında TENS, Lazer, Ultrason, sıcak ve soğuk uygulamalar sayılabilir.

Yüzeysel ısı modaliteleri birçok servikal hastalıkta kasları gevşetebilir ve ağrıyı azaltabilir. Diğer taraftan akut servikal radikülopatide derin ısıdan kaçınılmalıdır, çünkü bunlar sinir çevresindeki inflamasyonu daha da artırarak ağrının şiddetlenmesine ve sinir hasarına yol açabilir.

Tüm kas iskelet hastalıklarında olduğu gibi boyun fıtığında da en önemli tedavi egzersizlerdir. Her seansta her bir hareket 8-10 sn sürecek ve 5-10 kez tekrarlanacak şekilde günde 2-3 seans yapılır. Germe egzersizleri 6-10 sn sürmeli ve günde 1-4 kez tekrarlanmalıdır.

Tüm tedavilerden hastanın durumuna göre yararlanılarak hastanın yeniden yaşam kalitesine kavuşması sağlanır. Cerrahi yapılan boyun fıtığı hastalarıyla yapılmayan hastalar karşılaştırıldığında 2 sene içerisinde ağrı ve yaşam kalitesiyle ilgili sonuçlar aynıdır. Bunun yanında tedavi sırasında ve sonrasında hastanın boyun pozisyonunu koruması, ters hareketlerden kaçınması, boyun kavisini destekleyen yastık kullanması ve egzersizleri hayatının bir parçası haline getirmesi önemlidir.

Omurilik kanalına doğru çıkan ve omuriliğe baskı yapan kıkırdak parçasını görüyorsunuz. Bu kıkırdak parçası omurilik kanalına düştükten sonra vücut tarafından yabancı madde olarak nitelendirilir. Bu aşamadan sonra vücut var gücü ile bu kıkırdağı yok etmek için çaba harcar. İşte bu vücudun kendi iyileştirme gücüdür. Ortalama 6 ay içince vücut bu kıkırdağı eritebilir ve ameliyata gerek kalmadan tedavi sağlanmış olur. Bu durum hem bel fıtığı hem de boyun fıtığı hastaları için geçerlidir. Bununla ilgili olarak “ bel fıtığının 100 günlük tedavisi ” konusunu okuyabilirsiniz.

BOYUN FITIĞI TEDAVİSİ

2 türlü ameliyattan bahsedebiliriz.

1- Açık ameliyatlar

2- Kapalı ameliyatlar

AÇIK AMELİYATLAR

İki şekli vardır.

1- Önden yapılan ameliyatlar

2- Arkadan yapılan ameliyatlar

ARKADAN YAPILAN AMELİYATLAR

Boynun arka kısmından yapılırlar. Boynun üst bölgelerinde oluşan fıtıklara önden erişim mümkün olmadığından arkadan yapılır. Oldukça zor ameliyatlardır. Hastanın boyun omurlarının arka kısımları alınır. Mecbur kalmadan yapılması tavsiye edilmez.

İLERLEMİŞ BOYUN FITIĞININ AMELİYATSIZ TEDAVİSİ

Her ilerlemiş boyun fıtığının mutlaka ameliyat olması gibi bir zorunluluk yoktur. Bazı vakalarda yakın takip yapılarak ve destek tedavisi uygulanarak vücudun omurilik kanalına düşen kıkırdak parçasını eritmesini bekleyebiliriz.

Resimde omurilik kanalına düşen kıkırdak parçasını görüyorsunuz. (üzerinde fıtık yazıyor) Bu kıkırdak parçasını vücut yabancı madde olarak kabul eder. Çünkü o kıkırdak omurilik kanalında olmaması gerekir. Bu nedenle tüm gücüyle kıkırdak parçasını eritmek için çaba harcar. 

Ortalama 100 gün içerisinde (vücut savunma mekanizması yani bağışıklık sistemi güçlüyse) kıkırdak parçası eritilir ve sorun çözülür. Bu 100 günlük süreç konuyu çok iyi bilen bir hekim tarafından yakın takip edilmeli ve vücudun savunma gücünü artıran bazı tamamlayıcı tıp yöntemleri ile de desteklenmelidir.

Ortalama olarak haftada 2 gün Medikal Ozon Tedavisi ve Tıbbi Sülük Tedavisi ile vücudun savunma gücünü artırmayı hedefleyen bir tedaviyi destek olarak önermekteyiz. Sülük ağzındaki enzimlerle kanın sıvılaşmasını sağlamaktadır. Ozon tedavisi ise kılcal damarların artmasına ve kan yapımının artmasına neden olur. Bu sayede omurilik bölgesine bol miktarda kan ulaşmış olur. Ulaşan bu kanın içerisinde bulunan savunma hücreleri kıkırdak dokusunun erimesini sağlar.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации