Андрей Смирнов
Время чтения: ~33 мин.
Просмотров: 0

Bel Kireçlenmesi Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

BOYUN KİREÇLENMESİNE BİTKİSEL TEDAVİ

Sağlık, Şifalı Bitkiler   13 Mayıs 2016

Boyun kireçlenmesi bilgisayar başında oturan kişilerin sıkça karşılaştığı problemlerden birisidir. Boyun kireçlenmesi, boyundaki omurların aralarında bulunan disklerin hasar görmesi ya da yıpranması sonucu ortaya çıkan bir çeşit sağlık sorunudur. Bu yıpranma omurilik kanalını ve içinden geçen sinirleri sıkıştırarak, sinirler üzerinde baskı oluşturur. Bu baskı sonucunda kişiden kişiye farklılık gösteren sağlık sorunlarını ortaya çıkarır. Bu sorunların başında; boyunda ve kollarda şiddetli ağrı ve uyuşma oluşur. Bu problemler genelde 40-50 yaşlar arasında ya da daha sonra görülmeye başlar. Yani yaş ilerledikçe görülme oranı daha yüksektir. 

Boyun Kireçlenmesinin Nedenleri Nelerdir?

Boyunda oluşan kireçlenme omurgadaki disk, eklem ve kemiklerin zamanla tahrip edici boyutta yıpranarak aşınmaya uğramasıdır. Boyun kireçlenmesinin birçok nedeni mevcuttur. Bunlar;

  • Duruş bozukluğu
  • Bilgisayar başında fazla vakit geçirme
  • Sakatlık, düşme ya da kaza sonucunda meydana gelen rahatsızlıklar
  • Enfeksiyonlar

Genel olarak boyun kireçlenmesinin nedenlerini belirlemek bazen pek mümkün olmayabilir.

Boyun Kireçlenmesi Belirtileri

Boyun kireçlenmesinin ilk aşamada boyun bölgesinde şiddetli ağrılar meydana gelmektedir. Rahatsızlık ilerledikçe ortaya çıkabilecek problemler şöyle;

  • Yorgunluk
  • Baş ağrısı
  • Kol ve omuzda uyuşma
  • Uyku zorlukları ve bölünmesi
  • Boyun bölgesinde kas spazmı
  • Eklemlerde şişme
  • Asabilik ve sinirlilik hali
  • Aşırı hassasiyet
  • Boyunda başlayıp zaman içerisinde omuz ve kollara yayılan şiddetli ağrılar
  • Sersemlik hali

Yukarıda bahsettiğimiz belirtiler oldukça ciddi riskli belirtiler denilebilir. Bu sebeple hiç vakit kaybetmeden derhal uzman doktora başvurulması gerekir.

Kireçlenmeye Karşı Bitkisel Kür Tarifi

Çınar ağacı yaprağı kireçlenme tedavisine birebir etkilidir. Ancak çınar ağacı yaprağının birçok çeşidi mevcuttur. Bu tedavi için en uygun olan çınar yaprağı, geniş ve yırtıkları fazla olanı makbuldür. Aşağıdaki resimdeki gibi…

Bitkisel kürde kullanılması gereken çınar ağacı yaprağı.

Çınar yaprağının olgun, yeşil ya da kurutulmuş olması gerekir. Bu kür bitki çayı olarak hazırlanır ve düzenli kullanımda etkili sonuçlar elde edilmesinde fayda sağlamaktadır.

Çınar yaprağını suda yıkayın ve parçalara ayırın. 1 bardak su için 2 adet büyük boy çınar yaprağı yeterli olacaktır. Klorsuz suyu kaynatın ve içerisine parçalara ayrılan çınar yapraklarını ilave edin. Kısık ateşte 1 dakika kadar demlenmeye bırakın ve ocağın altını kapatın. Demlenme süresi tamamlandıktan sonra süzün ve ılık olarak için. Günde 2 defa içilmesi gerekir. Yemeklerden önce ve yatmadan önce 1’er bardak tüketilmesi gerekir. İki içim arasında en az 3 saat fark olmalıdır.

Çınar ağacı yaprağı kürüne hiç aralıksız 30 gün boyunca devam edilmelidir. Her defasında taze olarak hazırlayın ve tüketin. Şikayetlere göre tekrarlayabilirsiniz.

BOYUN KİREÇLENMESİNE BİTKİSEL TEDAVİ için yapılan yorumlar;

  1. yasin dedi ki: 26 Ocak 2017, 22:07

    çınar yaprağı alerji yaptı bende başka ne kullanabilirim…

  2. Emine dedi ki: 12 Nisan 2017, 14:39

    Ben Çınar yaprağı kürünü uyğuladım,1,ay sonrasında kafamın içinde çıtır çıtır sesler gelmeye başladı benim el eklemlerin dede şekil bozukluğu var Çınar yaprağı kürünü tekrar kullanılabilir mıyım kaç gün sonra kullanmam lazım aynı çıtırtılar ellerimi yumruk yaparkende oluyor 55 yaşındayım bana yardımcı olursanız sevinirim tşk ederim

  3. Bilmiş Kadınlar dedi ki: 25 Nisan 2017, 11:18

    Sayın Emine hanım, vücudunuzu dinlediğinizde farkettiğiniz belirtiler (çıtırtı gelmesi vs.) kişiden kişiye göre farklılık gösteren nedenlerden ortaya çıkabilen ve yine tedavisi adına farklı yöntemler kullanılabilmesi gereken durumlar olabilmektedir. Bu durumda önerim uzman bir hekim’e danışmanız. Zira konusunda uzman bir hekimin yapacağı tetkik yada tetkikler sonucunda durumun ne olduğuyla bilgi sahibi olacak ve gerekliyse tedavi uygulayabileceksiniz. Ayrıca, doğal yöntemler ile tedavi uygulamalarında da sorununuzn ne olduğu yine uzman bir hekim tarafından teşhis edilirse, size neyi kullanmanızın (bitkisel olarak) zararlı olup olmayacağı konusunda da fikir vermiş olacaktır. Sağlık uzmanlarının önerileri, bitkisel olsun veya olmasın herhangi bir tedavi uygulanmadan önce bir hekime görünmeniz yönündedir. Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

  4. Bilmiş Kadınlar dedi ki: 25 Nisan 2017, 11:35

    Sayın Yasin bey, Anti-inflamatuar özellikleri olması, kas sertiliğini azaltması ve kan dolaşımını hızlandırdığı için Zerdeçal kullanabilirsiniz. 1 bardak süt ile 1 çay kaşığı zerdeçal karıştırıp, ardından 5 dakika kısık ateşte ısıtıp, soğumasını bekledikten sonra içebilirsiniz günde 2 kez bunu tekrarlayabilirsiniz. Ayrıca zerdeçal kapsülü de kullanabilirsiniz, fakat doğru doz için mutlaka doktorunuza danışınız. Uzman bir hekime danışmadan kullanmamanızı tavsiye ederim.

    Ayrıca Sarmısak ta anti-inflamatuar ve analjezik özellikleri bulunması nedeniyle etkili olabiliyor. 2-3 ezilmiş sarmısağı ısıtıp ardından soğumaya bırakın ardından sarmısak ile sorunlu gölgeye 5-10 dakika hafif masaj uygulayın. Fakat ilk olarak mutlaka konusunda uzman bir hekime görünmenizde fayda var. Sorununuzun size özel teşhisiyle birlikte nelerin sizde yan etki göstereceği, neleri kullanmamanız gerektiği ile ilgili bilgi sahibi olmalısınız.

  5. Emine karaçoban dedi ki: 19 Ağustos 2017, 23:49

    Merhaba, doktora gittim emar çekildi boyunda fıtığı ve kireçlenme olduğunu öğrendim şu an fizik tedavi oluyorum ama aynı çıtırtılar devam ediyor,sizin bir tavsiye nız varmı, tşk ederim.

  6. nihalcik dedi ki: 13 Ekim 2018, 11:46

    sürülen varmı ?

Bir cevap yazın

Ayak bileğinde düşme, çarpma veya bir darbe sonucu yara olmadan beliren ağrı, şişlik ve morluklara denir. Ayak ezilmelerinde doku altındaki kılcal damar ağları koparak kanayabilir. Bu durumda morluklar oluşur. Bu durumda darbe yerinde ağrı ve yanma hissedilir. Muhtemelen ezilen bölge şişer. Şiş kısım önce morarır, sonra mavileşir. İyileşmeye başlayınca rengi ve sarıya dönüşür. Yapılan müdahalelerle şişlik iner ve ağrı da geçer.

Ayak ezilmesi olduğunda ne yapmalı?

Üstüne ağırlık düşmesi, darbe alınması, çarpma sonucu vücudunuzun herhangi bir yerinde ezilme olursa, vakit geçirmeden soğuk su kompresi yapılması önerilir.

72 saat kadar sakatlanan bölgeye soğuk kompres uygulayın. İncinen bölgeye günde 3-4 defa 15′er dakikalık buz tedavisi uygulayın.Ezilme ve incinmenin iyileşme süresi ortalama 2-4 gündür. Buz uygulamasını ne kadar erken yaparsanız ezik yer morarmadan ve şişlik yapmadan kısa zamanda iyileşecektir. Soğuk kompresden sonra, ağrı da fazla hissedilmez.

Ayak ezilmesi için bitkisel tedavi

– Soğan ve zeytin ezilerek incinen yerin üzerine sarılır.

– Çiğ et direkt olarak incinen yerin üstüne kapatılır.

– Maydanoz, ispirto.

Hazırlanışı : 2 su bardağı ispirtoya bir avuç maydanoz koyup iyice ezilir. Ezilen yerin üzerine konur. Ayak İncinmesine Ne İyi Gelir,

Kireçlenme (osteoartrit), eklemlerdeki kıkırdak dokusunun deformasyonu ile ilişkilidir ve vücudun her ekleminde meydana gelebilir. Kıkırdak, normal eklemlerde kemiklerin uçlarını örten sağlam bir yapıdır. Osteoartrit, eklemdeki kıkırdağın sertleşmesine ve elastikiyetini kaybetmesine neden olur. Zamanla kıkırdak yıpranabilir, bunun sonucunda eklemler kayganlığını yitirerek, hareket etme kabiliyetini büyük ölçüde kaybeder. Kıkırdak bozulduğunda, tendonlar ve bağlar gerilerek ağrıya neden olur. Durum kötüleşirse kemikler birbirine sürtünebilir.

  • Hastanın ağrısının giderilmesi,
  • Hareketlerdeki kısıtlamanın ve günlük yaşam aktivitelerindeki zorlukların gideirlmesi,
  • Hastalığın ilerlemesinin engellenmesi.

Tedavide ilk basamak hastanın eğitimidir. Hasta öncelikle hastalığı konusunda bilinçlendirilmelidir. Ağır egzersizlerden ve zedelenmiş eklemin aşırı kullanılmasından sakınılmalıdır. Kilo verilmesi ile birlikte aşırı yük taşıyan eklemlerde osteoartrite bağlı şikayetler azalır. Ağrılı dönemlerde hastaya istirahat önerilir.

Düzenli Egzersiz

Kapsamlı egzersiz programları ile eklemi çevreleyen kaslar güçlendirilir. Böylece ekleme binen yükün azaltılması sağlanmış olur. Ancak uygulanacak egzersiz programının mutlaka hekiminiz veya fizyoterapi uzmanınız tarafından düzenlenmesi gerekir. Yanlış uygulanan hareketler eklemlerinizdeki hasarı arttırabilir. Doğru uygulamaya bir örnek olarak, dizdeki kuadriseps kasını güçlendirmek, osteoartrit durumunda diz ağrısının azaltılmasına yardımcı olur.

Fizik Tedavi

Eklem işlevini, esnekliği artırmak ve kas gücünü güçlendirmek için uzmanlar tarafından uygulanan fizik tedavi, kireçlenme tedavisini olumlu yönde etkileyecektir. Sıcak ve soğuk uygulanan kompresler, osteoartritten kaynaklanan ağrıları ve rahatsızlıkları gidermeye yardımcı olur.

Destekleyici Medikal Cihazlar

Destekleyici veya yardımcı cihazlar, osteoartritli eklemler üzerindeki baskıyı azaltmaya yardımcı olabilir. Cihaz kullanımı eklemin anatomisine göre farklılık gösterebilir. Örneğin diz destekleri bağların ve tendonların stabilize edilmesine ve ağrıyı azaltılmasına yardımcı olur. Bastonlar veya koltuk değnekleri belirli eklemlerdeki baskıyı azaltır ve yük dağılımını sağlar. Omurga osteoartritinin semptomları ise, daha sıkı bir şilte ve sırt desteği veya boyunluk ile hafifletilebilir.

İlaçlar

Kireçlenme durumunda eklem ağrısı ve eklem sertliği, anti-enflamatuar ilaçlarla giderilebilir. Ağrı giderici kremler veya spreyler de doğrudan ağrılı bölgeye uygulandığında ağrıların azalmasına yardımcı olur. Etkilenen ekleme steroid veya hyaluronik asit enjekte edilmesi kalıcı ağrıların azalmasına yardımcı olabilir.

Osteoartrit ağrısı şiddetli olduğunda ve diğer tedaviler işe yaramadığında, bazı doktorlar narkotik gibi daha güçlü ağrı kesiciler verecektir. Fakat bu tedavi yöntemlerinin hiçbiri osteoartritin neden olduğu eklem hasarının ilerlemesini tersine çevirmeyecek veya yavaşlatmayacaktır. Ancak kireçlenme belirtilerini baskılamaya yardımcı olur.

Alternatif Gıda Takviyeleri

Yapılan bilimsel çalışmalarda glukozamin ve kondroitin takviyelerinin, osteoartritli hastalarda ağrıyı hafifletebileceği gösterilmiştir.

Glukozamin, glikozaminoglikan zincirlerinin biyosentezi ve diğer kıkırdak proteoglikanlarının üretimini tetikleyen bir aminosakkarittir. Yapılan çalışmalarda glukozamin takviyesi almanın kollajen parçalanmasını azaltabileceğini göstermektedir. Ancak muhtemel yan etki risklerinden kaçınmak ve maksimum faydayı sağlamak için bitkisel formdaki glukozamin takviyelerinin seçilmesi uzmanlarca tavsiye edilmektedir.

SAM-e, osteoartrit için potansiyel faydaları olan başka bir takviyedir.

Yan etkileri olabileceği ve ilaçlarla etkileşime girebileceği için, aldığınız takviyeleri doktorunuza bildirmeyi unutmayın ve sadece güvenilir kaynaklardan üretilen GMP ve kalite sertifikalarına sahip firmaların ürünlerini tercih edin.

Kireçlenmede Beslenme

Süt Ürünleri : Osteoartrit tedavisinde süt, yoğurt ve peynir gibi az yağlı süt ürünleri ve kemik gücünü artırdığı tespit edilen kalsiyum ve D vitamini açısından zengin besinler tüketilebilir. D vitamini, kalsiyum emilimi için gereklidir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Yapraklı yeşil sebzeler gibi diğer kalsiyum ve D vitamini açısından zengin yiyecekleri tüketmeniz faydalı olacaktır.

Brokoli : K ve C vitaminleri bakımından zengin olan brokoli, araştırmacıların kireçlenme belirtilerinin ilerlemesini önlemeye ve yavaşlatmaya yardımcı olabileceği düşünülen sülforafan adı verilen bir bileşik içerir. Brokoli, kemik yapıcı faydaları ile bilinen kalsiyum açısından da zengindir.

Yeşil Çay : Yeşil çay, iltihabı azaltan ve kıkırdak yıkımını yavaşlatan antioksidanlar olan polifenolleri içerir. Araştırmalar ayrıca, yeşil çayda Epigallokateşin-3-gallat (EGCG) adı verilen bir başka antioksidanın, romatoid artritli kişilerde eklem hasarına neden olan moleküllerin üretimini engellediğini göstermiştir.

C Vitamini Açısından Zengin Besinler : Turunçgiller, portakal, greyfurt ve misket limonu gibi yiyecekler C vitamini açısından zengindir. Araştırmalar, iltihaplı artriti önlemede ve kireçlenme durumunda sağlıklı eklemleri korumak için doğru miktarda C vitamini takviyesi almanın yardımcı olduğunu gösteriyor.

Sarımsak : Araştırmalar, allium ailesine ait besinlerle yani düzenli olarak sarımsak, soğan ve pırasa gibi yiyecekler yiyen kişilerin daha geç kireçlenme belirtisi gösterdiğini göstermiştir. Araştırmacılar, sarımsakta bulunan bileşik diallil-disülfinin insan hücrelerindeki kıkırdağa zarar veren enzimleri sınırlayabileceğini düşünmektedirler.

Aleo Vera : Alternatif tıpta en çok kullanılan bitkilerden biridir. Antiinflamatuar özelliklere sahiptir. Artrit ağrısı için yaygın olarak kullanılan nonsteroid anti-enflamatuvar ilaçların (NSAID’ler) olumsuz gastrointestinal etkilerine sahip değildir. Topikal olarak cilt üzerine de uygulanabilir.

Boswellia : Geleneksel ve alternatif tıpta kullanılır. Anti-enflamatuar özellikleri vardır. Hindistan’a özgü Boswellia ağaçlarının sakızından elde edilir. Deneylerden elde edilen sonuçlar, Boswellia’nın kireçlenme nedeniyle oluşan ağrı, sertlik ve işlev kaybını iyileştirmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Akupunktur

Osteoartritli bazı kişilerde anında ağrı kesimini sağladığı ve hastalığın belirtilerinin azalmasında önemli faydaları olduğu gösterilmiştir.

Ameliyat

Osteoartritli bazı kişilerde anında ağrı kesimini sağladığı ve hastalığın belirtilerinin azalmasında önemli faydaları olduğu gösterilmiştir.

  • Hasarlı kıkırdağı temizlemek veya dokuları onarmak için atroskopi yöntemi düşünülebilir. Artroskopi; fiberoptik cihazlar kullanılarak eklemlerin içlerini görüntülü muayene ederek eklem içinde meydana gelen hastalık ve yaralanmaların tanı ve tedavisini sağlayan bir yöntemdir.
  • Osteotomi; dejenerasyona uğramış eklemin kesilmesi ve yeniden şekillendirilmesi işlemidir. Bu yöntem, dejenerasyona uğramış kısım üzerindeki baskıyı kaldıracak ve kemiklerin hizalanmasını düzeltecektir.
  • Protez: Hasarlı eklem, anatomik olarak aynı fakat yapay olanla değiştirilir. Protezler eklemler gibi normal bir eklemin tüm hareketine sahip değildir, ancak eklem işlevselliğini önemli ölçüde iyileştirmektedir.
  • Eklem Füzyonu: Hasarlı eklem çıkarılır ve eklemin iki kemiği birleştirilir. Bu işlem, eklem replasmanının etkili olmadığı alanlarda daha sık yapılır.

Kireçlenmede Süreç Nasıl Yürütülür? Kireçlenmede Yaşam Kalitemizi Nasıl Arttırabiliriz?

Kireçlenme (osteoartrit) ve semptomlarını yönetmek için bazı stratejiler geliştirebiliriz. Bunlar;

Otokontrol becelerini öğrenmek: Kireçlenme dahil diğer kronik rahatsızlıkları olan kişilerin, artritin yaşamlarını nasıl etkilediğini anlamalarına ve semptomlarını kontrol etme ve yaşam kalitelerini arttırma konusundaki çabalarını artırmalarına yardımcı olan seminerleri ve eğitim sınıflarını takip etmesi faydalı olabilir.

Fiziksel olarak aktif olmak: Uzmanlar, yetişkinlerin haftada en az 150 dakika, orta düzeyde fiziksel aktivite yapmasını tavsiye ediyor. Yürüme, yüzme veya bisiklete binme önerilen orta, düşük etkili aktivitelerdir. Düzenli fiziksel aktivite, kalp hastalığı, felç ve diyabet gibi diğer kronik hastalıkların gelişme riskini de azaltır.

Doktorunuza danışmak: Sağlık uzmanınızla düzenli olarak görüşmek ve önerilen tedavi planınızı takip etmek, kireçlenmenin kontrolünde aktif bir rol oynar. Bu özellikle diyabet veya kalp hastalığı gibi başka kronik rahatsızlıkları olan hastalar için önemlidir.

Kilo vermek: Fazla kilo veya obezite durumuna sahip kişiler için kilo vermek eklemler üzerindeki baskıyı azaltır. Özellikle de kalça ve dizler gibi ağırlık taşıyan eklemler için bu önemlidir. Sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bunu sürdürmek, eklem ağrılarını hafifletir ve eklem işlevini iyileştirebilir.

Eklemlerinizi koruyun: Eklem yaralanmaları ve eklem üzerinde stres yaratmak kireçlenmeye neden olabilir. Bu gibi durumlardan kaçınıp, eklemlerinizi korumak kireçlenme riskini en aza indirir.

Kaynakça

Oops… Slider with alias ilginizi çekebilir not found.

Kalp kapağı kireçlenmesi rahatsızlığı günümüzde ciddi bir sağlık problemi olup sorunun giderilmesi konusunda uygulanan bitkisel tedavi yöntemleri hastalığın tedavisinde başarılı sonuçlar vermektedir.

Kalp Kapağı Kireçlenmesi

Bilhassa yaşı ilerlemiş olan kişilerde ciddi bir risk unsuru oluşturmakta olan kalp kapağı kireçlenmesi oldukça tehlikeli ve ölümcül bir hastalık olabilmektedir. Vücuttaki kalsiyumun zamanla kalp kasında ve kalp kapakçıklarında birikmesi nedeniyle ortaya çıkan kalp kapakçıklarındaki kireçlenme intrakardiyak ve sistemik kan dolaşımını olumsuz olarak etkilemekte; işleyiş mekanizmasındaki düzenin bozulmasına neden olmakta miyokard enfarktüsüne zemin hazırlamaktadır.

Genel olarak kalp krizi ya da mikokard iltihaplarına neden olan kalp kapakçıklarında kalsiyum ve tuzun birikmesiyle meydana gelen kapak kireçlenmeleri primer ve seconder olarak guruplara ayrılmaktadır. Özellikle yaşı ilerleyen bayanlarda daha sık olarak rastlanılan bu rahatsızlıkta kalp kapakçıklarında oluşan yaşlanma da eklendiğinde zamanında önlem alınmazsa geri dönüşü olmayan ciddi klinik belirtilere sebep olmaktadır. Kalp kapağı kireçlenmesi kendi arasında;

  • Metastatik
  • Distrofik
  • Mebabolik

Olarak sınıflara ayrılmaktadır.

Kalp kapakçığında oluşan kireçlenme hastanın ve doktorun gerekli olan tedbirleri almaması durumunda koroner yetmezlik ve iskemi, kardiyak astım, bakteriyel endokardit, kalp krizi,  ritim bozuklukları ve ölüm gibi sonuçların oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Yapılan tıbbı tedaviye hastanın sosyal hayatını ve beslenmesini dengeleyerek düzenlemek kaydıyla yapacağı destekler bu hastalığın seyrini yavaşlatmakta, yapılan tedaviye destek olmaktadır.

Bitkisel tedavi Yöntemleri

Yüzyıllar boyu tedavide önemli bir etken olan bitkisel tedavi yöntemleri günümüzde de başarılı performanslar göstermektedir.  Kalp kapaklarında kireçlenme oluşmasının ana nedenleri arasında kapaklarda ve kalp kasında biriken kalsiyum, magnezyum ve tuz gibi atıklar olmaktadır. Bu nedenle bitkisel tedavi yönteminde en önemli aşama vücutta kalsiyum magnezyum gibi birikimlerin azalmasına yardımcı olacak beslenme düzeni oluşturmak bu konuda yapılacak çalışmada ilk adım olmaktadır.

Kalp Kapak Kireçlenmeleri Bitkisel Çözüm

Kullanılmakta olan gıdalardan ve ilaçlardan kalsiyum alımlarını azaltmak, magnezyum kapsayan besinlerin tüketiminin arttırılması gerekmektedir. Güneşten korunmalı, sür ürünlerini mümkün olduğu kadar kullanmamaya gayret göstermeniz önemli etkenlerdir.

Bazı bitkiler ve otlar bilhassa yaşı ilerlemiş ve komplikasyonları fazla olan hastalarda önemli bir etkiye sahip olan zayıflamış toksiteye ulaşılmasına imkan tanımaktadır. İdrar söktürücü, temizleyici kolesterol ve mineral oranını dengeleyici etkilere sahip olan bu bitkilerle yapılan kürler kalp kapak kireçlenmelerini tam olarak iyileştirmese de kireçlerin çözülmeye başlamasına ve ilerlememesine olanak vermektedir.

Kalp kapakçıklarında oluşan kireçlenmeye karşı etkili olan bitki kürlerine şu şekilde örnek verebiliriz:

  • Huş tohumları, motherwort, papatya ve ölümsüz otu iyi bir şekilde ezilir. Bu karışım dört yüz mililitre kaynayan suyun içine bir çay kaşığı karıştırılarak demlendirilir süzülerek bir termos içine alınan bu kürü sıcak tüketmeye özen gösterin. İçmeden önce bir çay kaşığı bal karıştırabilirsiniz.
  • İki yüz militre votkanın içine iyi bir şekilde temizlenerek dövülmüş olan sarımsaktan üç yüz gram ilave edilerek karıştırılır. On gün karanlık bir yerde beklettikten sonra her gün günde üç defa birer kaşık olarak tüketin

Bitkisel Çözüm

Kalp kapaklarında ortaya çıkan kireçlenme sorununun tedavisinde bitkisel çözüm yolları tedaviye destek olarak başarılı bir çizelge sergilemektedir. Eğer kalp kapakçıklarında oluşan kireçlenmeler çok fazla ilerlememiş ise yüksek oranda magnezyum içeren kalsiyum antagonistleri kullanılarak bitkisel tedavi uygulaması yapılabilmektedir. Kalker içeren tortuları kalp kapaklarından başarılı bir şekilde çözülmesine yardımcı olarak çözülen tortuların vücuttan atılmasına veya emilip yok olmasına olanak tanırlar. 

Kalp kapak kireçlenmesi tedavisinde dünya genelinde kullanılan bitkisel çözüm yöntemlerini uygulamadan önce dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntı vardır. Uygulanan bitki kürleri sadece ana tedaviye destek amaçlı olmaktadır. Tek başına bir tedavi seçeneği olamaz. Bitki kürlerini kullanmadan önce mutlaka tedavinizi yapan doktora danışarak onay almanız gerekmektedir.

İyi Gelen Şeyler

Kalp kası kapakçıklarında meydana gelen kireçlenme tedavisinde yapılan tıbbi yönteme yardımcı olan hasta daha kolay bir iyileşme sürecine yardımcı olmaktadır. Bilhassa beslenme alışkanlıkları bu rahatsızlığın tedavisinde oldukça önemlidir. Sonu ölümcül olabilecek bu hastalığın tedavisi oldukça ciddiye alınmalıdır.

Kalbinde kapak kireçlenmesi olan hastaların beslenmesinde dikkat etmeleri gereken hususları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Alkol ve sigara alışkanlıkları varsa uzak durmaları
  • Kalsiyum içeren ürünleri mümkün olduğu kadar az tüketmeleri
  • Güneşten korunmaları
  • Yağ oranı düşük olan ve bol miktarda lif içeren bitkisel ağırlık bir diyet programı uygulamaları
  • Düzenli olarak kalp kapaklarına iyi gelen ağır olmayan sporlar yapmaları
  • Dinlenmelerine ve uyku düzenine önem vermeleri
  • Stresten ve psikolojik baskından uzak durmaları
  • Fazla olan kilolarından kurtulmaları

Bunun yanında kalp kapak kireçlenmesi rahatsızlıklarına iyi gelen şeyleri şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Beyaz bundan uzak durmalı ve kepekli unlara yönelmeleri
  • Yulaf ezmesi, karabuğday hastalar için yararlı olmaktadır
  • Lahana
  • Balık
  • Muz
  • Semiz Otu 
  • Zerdeçal
  • Pancar
  • Kuru kayısı
  • Nar
  • Ispanak
  • Zencefil
  • Domates
  • Sarımsak
  • Enginar
  • Aluç otu
  • Siyah çekirdekli üzüm
image image

Tıbbi olarak kaşıntılı deri sendromu olarak bilinen kaşıntı, vücudun tek bir bölgesinde oluşabileceği gibi tüm vücutta da gelişebilir.

Kaşıntı, cildin üzerinde bir his uyandırır ve bu da sizi neredeyse o bölgeyi kazımaya zorlayacak kadar rahatsız edici olabilir.

Dediğimiz gibi kaşıntı vücudun herhangi bir yerinde oluşabileceği gibi ayaklar diğer vücut bölümlerine göre daha sık terledikleri için bu probleme daha yatkındır. Ter ayakta hapsolduğu için her türlü soruna yol açabilir.

Ayak kaşıntısı neden olur?

Ayak kaşıntısının en belirgin nedeni terdir ayrıca cilt kuruluğu, egzama, sedef hastalığı, karaciğer ve çölyak hastalığı, sinir bozuklukları, tahriş ve alerjik reaksiyonlar, ilaçlar ve hamilelik gibi hastalıklardan da kaynaklanabilir. Ayrıca ayak kaşıntısı bir çeşit mantar enfeksiyonuna bağlı olabilir.

Kaşıntı herhangi bir belirti vermeden oluşabileceği gibi zaman zaman kızarıklık, kabarcıklar, leke, lezyon, kuruma ve çatlama gibi belirtilerle de gelişebilir.

Ayak kaşıntısının süresi ve yoğunluğu, sorunun nedenine bağlı olarak değişir. Fakat şunu sakın unutmayın kaşınan bölgeyi çizmek veya çok fazla kaşımak sadece durumu daha da kötüleştirir.

Bu arada, ayak kaşıntısı belirtilerini hafifletmek ve cildinizi yumuşatıp nemlendirmek için birkaç doğal ilaç kullanabilirsiniz.

İşte evde ayak kaşıntısı için uygulayabileceğiniz 10 doğal yöntem

1. Soğuk Sıkıştırma

Ayak kaşıntısından anında kurtulmak için hiçbir şey soğuk kompresden daha iyi sonuç vermez.

Vücuttaki aynı sinir lifleri boyunca hem soğuk hem de kaşıntı hissi duyulur, bu nedenle soğuk kompres uygulamak kaşıntıdan anında rahatlama sağlayabilir. Soğuk hava da bölgeyi uyuşturarak, kaşıntı hissini azaltmaya yardımcı olur.

Temiz bir beze birkaç buz küpü sarın. Bu buz paketini ayaklarınızın kaşıntılı bölgesine birkaç dakika koyun. 30 saniye ara verin ve tekrar uygulayın. Kaşıntı duruncaya kadar tekrarlayın. Bu yöntemi istediğiniz zaman uygulayabilirsiniz.

Ayrıca, kaşınan ayağınızı kaşıntı geçene kadar soğuk suyun altında tutabilirsiniz.

Dikkat: Buzu direk deri üzerine koymak donmalara neden olabilir.

2. Elma Sirkesi

Elma sirkesi, yüzyıllardır her türlü kaşıntıyı rahatlatmak için doğal bir ilaç olarak kullanılmıştır. Doğada asidik olması, ayaklarınızda kaşıntıya neden olabilecek mantar ve bakterileri öldürmeye yardımcı olur. Ayrıca cildinizin doğal pH dengesini geri kazanmanıza yardımcı olur.

Elma sirkesi, topikal olarak kullanılabilir yada ağızdan alınabilir.

Topikal kullanım için: Küçük bir ayak küveti yada kova içinde elma sirkesi ile suyu 1 e 3 oranında karıştırın. Ayaklarınızı bu solüsyonda 15 dakika bekletin, ardından iyice kurulayın. Bunu 1 hafta boyunca günde iki kez yapın.

Tüketim için: Bir bardak ılık suya 2 çay kaşığı elma sirkesi katın. İsteğe bağlı olarak, 1 tatlı kaşığı bal katabilirsiniz. Günde iki kez için.

image

3. Karbonat

Karbonat ayak kaşıntısını yatıştırmaya ve iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Aynı zamanda cildinizde pH seviyelerini dengeler, böylece bakterilerin büyümesini ve gelişmesini engeller.

Dermatolojik Tedavi Dergisi’nde yayınlanan 2005 tarihli bir çalışma, karbonat banyosunun sedef hastalığını tedavi ederek kaşıntı ve tahrişi önlediğini bildirmektedir.

image

Topikal kullanım için:

Soğuk su ile dolu küçük bir tencereye ½ fincan karbonat katın. İyice karıştırın. Ayaklarınızı bu suda 20 ila 30 dakika boyunca ıslatın. Ayaklarınızı bir havlu ile kurulayın. Bunu günde bir defa yapın.

Alternatif olarak, 3 çorba kaşığı karbonata 1 çorba kaşığı su katıp karıştırın. Karışımı ayaklarınızın kaşınan yerlerine uygulayın ve durulamadan önce yaklaşık 10 dakika bekletin. Bunu günde bir defa yapın.

Dikkat: Eğer cildinizde yara yada çatlaklar varsa asla karbonat sürmeyin.

4. Kolloidal Yulaf Ezmesi

Kolloidal yulaf ezmesi (yulaf çok ince bir toz haline getirilir), ayak kaşıntısını rahatlatır. Kaşıntıdan anında rahatlama sağlayan anti-irritan, anti-inflamatuar ve yatıştırıcı özellikler içerir.

Topikal kullanım için:

·Ilık su ile dolu küçük bir küvete 1 fincan kolloidal yulaf ezmesi ekleyin. Ayaklarınızı bu suda en az 15 ila 20 dakika boyunca ıslatın. Durumunuzun şiddetine bağlı olarak bu yöntemi günde 3 defaya kadar kullanabilirsiniz.

·Alternatif olarak, 1 bardak koloidal yulaf ezmesine biraz su ekleyin ve macunsu bir kıvam alana kadar karıştırın. Bu karışımı kaşınan ayağınıza uygulayın, bir bezle örtün ve 30 dakika bekletin. Bu yöntemi günde bir defa uygulayabilirsiniz.

5. AloeVera

Eğer ayaklarınız cilt kuruluğu yada uyuz nedeniyle kaşınıyorsa aloevera sizin kurtarıcınız olabilir.

Aloevera mükemmel anti-inflamatuar, antibakteriyel ve antifungal özellikler içerir. Ayrıca, cildi nemlendirmeye yardımcı olan ve aynı zamanda kaşıntıyı azaltan E vitamini içerir

FitoterapiAraştırmaları’nda yayınlanan bir 2009 çalışmasında, aloevera jelinin uyuz tedavisinde benzilbenzoat kadar etkili olduğu sonucuna varılmıştır.

image

Topikal kullanım için:

·Jeli aloevera yaprağından çıkarın. Jeli ayaklarınızın kaşınan yerlerine uygulayın. 15 dakika bekletin, sonra ılık su ile durulayın. Bu basit çareyi günde bir defa uygulayın.

·Alternatif olarak, 1 yemek kaşığı aloevera jele 2 yemek kaşığı yeşil kil ekleyerek bir maske yapın. Maskeyi ayaklarınıza uygulayın ve kendi başına kurumaya bırakın. Ardından ılık suyla durulayın. Bunu haftada iki kez yapabilirsiniz.

6. Çay Ağacı Yağı

Ayak kaşıntısına ne iyi gelir diye arayanlar, eğer ayak kaşıntısının nedeni sürekli yaptığınız spor ile ilgili ise çay ağacı yağını deneyin.

Çay ağacı yağı fungal enfeksiyonun arkasındaki temel nedene karşı savaşmaya ve kaşıntıyı durdurmaya yardımcı olan güçlü antiseptik ve antifungal özelliklere sahiptir.

Topikal kullanım için:

·Eşit miktarda yüzde 100 saf çay ağacı yağı ve zeytinyağını karıştırın. Karışımı kaşıntılı bölgeye günde iki kez sürün. 30 dakika sonra durulayabilirsiniz. Bu can sıkıcı sorunun tekrarlamasını önlemek için bu yönteme birkaç hafta boyunca devam edin.

·Alternatif olarak, birkaç damla çay ağacı yağını 1 çorba kaşığı aloevera jeli içinde karıştırın. Karışımı kaşınan bölgeye birkaç hafta boyunca günde iki kez sürüp ovun. Durulamadan önce karışımın cildinize 20 dakika boyunca beklemesine izin verin.

7. Tuzlu Su Banyosu

Tuzlu su, ayaklarınızdaki kaşıntı hissinden kurtulmanızı sağlayan başka bir etkili çözümdür.

Tuz, mikropların büyümesini engelleyerek her türlü ayak enfeksiyonunu kontrol eder ve sonuçta kaşıntı ve diğer rahatsızlıkları azaltır. Ayrıca, ayak yorgunluklarına da iyi gelir.

1.  1 çay kaşığı ılık suya 2 çay kaşığı tuz ilave edin.

2.  Karışımı ayak küvetine dökün.

3.  Kaşınan ayağınızı küvete sokup 10 dakika bekletin.

4.  Kaşıntı geçene kadar bunu günde birkaç kez tekrarlayın.

Bu ilacı daha etkili hale getirmek için, normal tuz yerine Epsom tuzu da kullanabilirsiniz.

Dikkat: Eğer ayağınızda yara veya çatlak varsa tuzlu yöntemleri kullanmayın.

8. Papatya

Papatya güçlü anti-alerjik etkileri nedeniyle ayak kaşıntısı ile baş etmek için kullanılabilir.

Histaminsalımınıinhibe ederek ciltte kaşıntıya neden olabilecek alerjik reaksiyonları önlemeye yardımcı olur.

·Topikal kullanım için: Bir fincan papatya çayını buzdolabında 10 dakika soğutun. Bir bezi bu çayda ıslatın, fazla suyunu sıkın ve kaşınan ayağınıza soğuk kompres olarak uygulayın. Hızlı bir rahatlama için bu yöntemi günde 3 veya 4 kez tekrar edin.

·Tüketim için: Bir bardak sıcak suya 1 çorba kaşığı kuru papatya katın. Kapağını kapatın ve 5 dakika bekletin. Ardından süzün ve kaşıntı düzelene kadar günde 2 veya 3 kez bu çaydan için.

9. Yoğurt

Sade, organik yoğurt, ayak kaşıntısına neden olabilecek tüm enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olacak aktif bakteri kolonileri ve probiyotikler içerir.

Aynı zamanda ayak kaşıntısının bir başka önemli nedeni olan cilt kuruluğu ile savaşmaya da yardımcı olur.

·Topikal kullanım için: Sade yoğurdu doğrudan ayaklarınıza uygulayın ve 10 dakika bekletin. Soğuk su ile durulayın. Nemi temizlemek için ayaklarınızı iyice kurulayın. Önümüzdeki birkaç hafta boyunca bu işlemi günde iki kez tekrarlayın.

·Tüketim için: Günlük diyetinizde 1 ile 2 bardak yoğurt katın.

10. Hint Leylağı

Neem olarak da bilinen hint leylağı maya enfeksiyonu nedeniyle oluşan ayak kaşıntısını tedavi etmek için iyi bir ilaçtır. Antiseptik özellikleri enfeksiyonla savaşmaya ve kaşınmayı ve diğer rahatsızlıkları azaltmaya yardımcı olur.

image

Topikal kullanım için:

· 4 bardak suya bir avuç neem yaprağı katıp kaynatın. Süzün ve soğumasını bekleyin. Her gün bu karışımla ayaklarınızı 2 veya 3 kez yıkayın.

·Alternatif olarak, büyük bir ılık su kabına 5 veya 6 damla neem yağı katın. Kaşınan ayağınızı her gün bu suda 20 ila 30 dakika boyunca bekletin.

Tüketimi için:

·Birkaç hafta boyunca her gün bir bardak neem çayı içebilir veya doktorunuza danıştıktan sonra neem kapsülleri alabilirsiniz. Çay demlemek için bir bardak sıcak suya 5 adet neem yaprağı veya 1 çay kaşığı neem yaprak tozu katın. 5 ila 7 dakika boyunca demlendirin. İsteğe bağlı olarak tatlandırmak için biraz limon, bal veya meyve aroması ekleyebilirsiniz.

Ek ipuçları

· Yatmadan önce cildinizi nemlendirmek ve yumuşatmak için ayaklarınıza gliserin ve gül suyu karışımı ile masaj yapın.

· Aynı zamanda, günde birkaç kez kalamin losyonu da uygulayabilirsiniz.

·  Yüzde 100 pamuktan yapılmış çoraplar giyin. Yün – polyester karışımı ve diğer sentetik malzemelerden yapılmış çoraplar ayak kaşıntısına neden olabilir.

· Odalarda kullanılan nemlendiricilerde bazen ayak kaşıntısına neden olabilir veya dahada kötüleştirebilir.

·Cildinizi nemlendirmek için bol su için. Bol su içmek idrar yoluyla vücuttan toksinlerin çıkarılmasına yardımcı olur.

·Kaşıntı, giydiğiniz bir şeye veya kullandığınız bir ürüne hafif bir alerjik reaksiyondan kaynaklanabilir. Tetikleyicileri tespit etmeye ve bunu engellemeye çalışın.

·Alerjik reaksiyonların neden olduğu kaşıntıyı gidermek için reçetesiz antihistaminikler alabilirsiniz.

·Ayaklarınızı yıkadıktan sonra , özellikle ayaklarınız arasını iyice kurulayın.

· A, B ve E vitaminleri açısından zengin bir diyet uygulayın. Bu vitaminlerin eksikliği, cilt kuruluğuna neden olabilir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации