Андрей Смирнов
Время чтения: ~31 мин.
Просмотров: 0

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Ağrılar Ne Kadar Sürer

Sağlık & Diyet

azı dişi çekimi sonrası ağrı ne kadar sürer? Dün akşam 7 de dişi çektirdim uyuşması geçer geçmez felaket bir ağrı başladı çeneme başıma kadar vuruyor uyku uyutmadı ağrı kesici felan da kesmiyor yaşayan çözen varsa bu saatte bide ayaktaysa büyük sevap işler. diş çekiminden sonra ağrı ne kadar sürer? alveolit tedavisi ne kadar sürer?

image
çekilen diş ağrısı ne kadar sürer

Güncellemeler: +1 yıl alveolitin olmuşum vatana millete hayırlı olsun zaten nerde böyle boktan icat gelir beni bulur +1 yıl Alveolit çekimden sonra kemiğin üstünde kan pıhtılaşması olmamasından kaynaklanan sorunmuş ağlatır ağrısı antibiyotikle felan geçmezmiş steril suyla temizlenip 2 günde bir pansuman lazım mış sebebide parçalanarak çıkarılan diş içerde parça kalması aşırı narkoz vs oda beni buldu ufacık yaradan litreyle kan gelir dişi çektik damla yok orda zaten anlamam lazım dı özel ya adam ne dese inanıyoruz söylemiyoda kanamadı bu tarz bir durum yaşayabilirsin diye gevşek

Takip Et

Diş çekildikten sonra ağrı ne kadar sürer ne iyi gelir? 13 10 13Kız Görüşü 10Erkek Görüşü

imageProf. Dr. Alper Gökçe Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı http://dralpergokce.com/

Diz Protezi Ameliyatı Nedir?

Aşınmış, hasar görmüş diz ekleminin cerrahi bir operasyonla özel olarak üretilmiş polietilen ve metalden oluşan temel görevi diz ekleminin işlevini yerine getirmek olan yapay eklemle değiştirilmesidir.

Ameliyatın iki çeşidi vardır “Total Diz protezi” ve “Kısmi diz protezi” kısmi operasyon sadece hasarlı bölüm onarılırken total diz protezinde eklemin tamamı yapay eklemle değiştirilmesidir.

Diz Protezi Ameliyatına Neden İhtiyaç Duyulur?

Aşınmış ve ya hasar görmüş diz eklemi kişinin ciddi ağrılar çekmesine diz hareketlerini yapamamasına, merdiven çıkmak gibi herkesin ihtiyaç duyduğu temel yaşam faaliyetlerini yapamamasına ya da çok ağrı çekmesine sebep olarak yaşam kalitesini düşüren bir sorundur. Diz ekleminin onarılması, kişinin ağrılarının azaltılıp ya da tamamen ağrılarından kurtulması için uygulanır.

Diz Protezi Ameliyatı Kimler İçin Uygundur?

Diz eklemindeki ağrıları istirahat, dize uygulanan eklem içi enjeksiyonlar, fizik tedavi gibi tedavilerin uygulanmasına rağmen ağrıları giderilememiş 60 yaş ve üzeri kişiler için uygundur. Diz protez ameliyatları son çare olarak başvurulması gereken tedavidir, ameliyattan önce tüm yardımcı tedavilere başvurduğunuzdan emin olmalısınız.

Diz Protezi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Ameliyathane koşullarında genel anestezi altında yapılır. Dizin ön bölgesine bir kesi yapılıp diz eklemi açılır, diz eklemini oluşturan 3 adet kemik bulunur bunlar femur, tibia ve patella’dır. Bu kemiklerin birbirine sürtünmesi hareketi sonucu kıkırdak dokularda aşınma olan kısımlar bir miktar kemikle birlikte kesilerek çıkarılır ve kişiye uygun ebatlarda belirlenen yapay eklem polimetil metakrilat adlı (kemik çimentosu) dolgu maddesiyle kemik yüzeyine yerleştirilir. Eklem bu sayede metal ve plastikten oluşan özel maddeyle kaplanır. Tüm bu işlemler yaklaşık 2 saat sürmektedir.

Diz Protezi Ameliyatı Öncesi Hazırlık Süreci

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Total Kalça Protezi Ameliyatı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Diz protez ameliyatlarıda diğer bir çok ameliyat gibi rutin kan testlerinin yapılabilmesi için işlemden önce en az 8 saatlik bir açlık gerekir amaliyatınız sabah yapılacaksa hastaneye gelmeden önce hiçbir yememeli ve sigara içmemelisiniz.

Diz Protezi Ameliyatı Sonrası Yapılması Gerekenler nelerdir?

Diz protez ameliyatından sonra hemen ertesi gün hasta odanızda ve koridorda diz hareketlerinizi yapmaya başlayacaksınız. Ameliyattan sonra ağrılarınızın olması doğaldır çünkü ağır bir ameliyat olarak kabul edilir ama PCA (ağrı pompaları) ile ağrı kesici ilaçlar damar yolunuzdan vücudunuza verilecek ve ağrılarınız giderilecektir. Diz protez ameliyatlarından sonra hastalarımızın %90 ‘ından fazlasında ağrılarından tamamen kurtulma ya da ağrılarında ciddi azalmalar sağlanıp, yaşam kalitesini bozan hareket kısıtlamalarından kurtulup temel diz hareketlerini eskisi yapabilmeleri sağlanıyor.

Diz Protezi Ameliyatı Sonrası Normal Hayata dönüş

Diz protezi ameliyatından sonra 30 ile 60 gün içinde normal hayatınıza çok daha ağrısız bir şekilde dönebilirsiniz ama ağır sporlardan, ani hareketlerden kaçınmanızı öneriyoruz.

Diz Protezi Ameliyatı Sık Sorulan Sorular

Diz eklemi nedir?

Vücudun en büyük eklemlerinden biri olan diz eklemi uyluk kemiğinin (femur) alt ucu, kaval kemiğinin (tibia) üst ucu ve bunların önünde diz kapağının (patella) sınırladığı anatomik bir yapıdır. Eklem bir kapsül tarafından sarılmıştır ve içinde sürtünmeyi en aza indiren sinoviyal sıvı bulunur. Kapsül ile beraberinde dizi çepeçevre saran ligamentler, dizin içindeki bağ ve menisküsler, diz ekleminin sabitliğini sağlar.

Diz protezi nedir?

Total diz protezi günümüzün en yüz güldürücü ortopedik ameliyatlarından biridir. Diz ağrısının giderilmesi, diz fonksiyonlarının uygun şekilde geri kazanımını ve yürüyüş kapasitesinin artırılması amacı taşır. Böylece yaşam kalitesinde artış sağlar. Diz eklem kıkırdağı ileri düzeyde hasarlanmış hastalarda, eklemi yapay bir eklemle değiştirme işlemidir. Diz protezi; kobalt, krom alaşımından yapılmış ana bileşenlerden ve buna bağlı bağlı polietilen eklem yüzeyinden oluşur. Diz protezi kemik çimentosu adı verilen bir dolgu maddesi ile kemiğe tutunur.

İlk olarak 1967’ de Gunston tarafından dizayn edilen ve uygulanan total diz protezi dünya genelinde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Yıllar geçtikçe malzeme, teknoloji ve cerrahi teknik büyük ilerleme kaydetmiştir.

Total diz protezi kimin için uygundur?

Ciddi şekilde hasar görmüş diz eklemi kıkırdağı nedeniyle yürüme ve merdiven çıkma gibi günlük aktivitelerin dahi ileri düzeyde etkilendiği hastalar diz protezi için adaydır. İstirahat, ilaçlar, fizik tedavi, eklem içi enjeksiyon gibi ameliyat dışı tedavilerin kullanılmasına rağmen yaşam kalitesi artmayan hastalar için total diz protezleri uygundur. Protez uygulanan hastaların çoğu 50 ila 80 yaş arasındadır. Ancak diz ağrısı ve diz ekleminin fonksiyon kaybına göre her hasta bireysel olarak değerlendirilir.  Romatoid artrit ve osteonekroz gibi bazı özel durumlarda, daha erken yaşta da protez yapılması mümkündür.

Diz Protezi Hakkında Herşey

Total diz protezi kimin için uygundur?

Ciddi şekilde hasar görmüş diz eklemi kıkırdağı nedeniyle yürüme ve merdiven çıkma gibi günlük aktivitelerin dahi ileri düzeyde etkilendiği hastalar diz protezi için adaydır. İstirahat, ilaçlar, fizik tedavi, eklem içi enjeksiyon gibi ameliyat dışı tedavilerin kullanılmasına rağmen yaşam kalitesi artmayan hastalar için total diz protezleri uygundur. Protez uygulanan hastaların çoğu 50 ila 80 yaş arasındadır. Ancak diz ağrısı ve diz ekleminin fonksiyon kaybına göre her hasta bireysel olarak değerlendirilir.  Romatoid artrit ve osteonekroz gibi bazı özel durumlarda, daha erken yaşta da protez yapılması mümkündür.

Diz protezi ameliyatı nasıl yapılır?

Total diz protezi ameliyatı genel veya rejyonel (spinal anestezi) anestezi uygulanarak yapılabilir. Diz önünden yapılan kesi kullanılarak ameliyat gerçekleştirilir. Operasyon yaklaşık 1-2 saat sürer.

Ameliyattan sonra ağrıyı önlemek için ağrı pompaları kullanılabilir. Ameliyat bitiminde giydirilen varis çorapları 6 hafta boyunca giyilmelidir. Ameliyat sonrası odanızdaki yatağınıza alındıktan sonra nefes egzersizine başlayın. Yatak içinde ayak bileklerinizi ileri geri hareket ettirerek bacak kaslarınızın çalışmasını sağlayabilirsiniz. Ameliyattan sonraki gün diz eklem hareket egzersizleri başlanır ve ayağa kalkılır. Kısa bir yürüyüş yapmak için bir yürüteç veya koltuk değneği kullanabilir. Hastanede yatış süresi yaklaşık 3 gündür. Hastaneden ayrıldıktan sonra evde size öğretilen ve önerilen egzersizleri yapmanız çok önemlidir. Pulmoner emboli denen pıhtı atma olayı oluşmasın diye olabildiğince sık sık yürüyüş yapıp hareketli olmak, varis çoraplarını çıkarmamak ve size reçete edilen kan sulandırıcı ilacı düzenli kullanmanız önerilmektedir.

Ameliyat sonrası nelere dikkat edilmelidir?

Diz protezi hastalarının % 90’ından fazlasında, diz ağrısı önemli ölçüde azalır, günlük yaşam aktiviteleri (yürüme / merdiven çıkma gibi) önemli ölçüde iyileşir. Taburculuk sonrası koltuk değneği, yürüteç ya da kanedyen baston yardımıyla evinize gidebilirsiniz. Her bir hastanın desteksiz olarak orta veya uzun mesafeli yürüyüş yapması farklılık göstermekle beraber bu süre ortalama 4 ila 8 hafta arası kadardır. Protezden sonra koşu, zıplama ve ağır aktiviteler yapmak uygun değildir. Bunlar protezin erken aşınmasına ve ömrünün kısalmasına neden olur. Bunların haricinde yürüme, bisiklet sürme, golf oynama, yüzme gibi sporların yapılması herhangi bir sorun oluşturmamaktadır.

Ameliyat sonrası hareket aralığı, özellikle aşırı kilolu hastalarda nispeten küçüktür. Ortalama hareket aralığı yaklaşık 120-130 derece kadardır. Bu nedenle protez sonrası ayaklarını altına alıp oturmak pek uygun olmayabilir. Protezin daha uzun süreli sağ kalımı için dizin aşırı bükülmesinden kaçınılmalıdır.

Total diz protezi sonrası manyetik rezonans (MR) görüntülemesi yapılabilir mi?

Günümüz diz protezleri krom-kobalt alaşımından (MR ile uyumlu bir metal) yapılmıştır. MR çekimi ile ilgili bir sorun yoktur. Ancak çekim öncesi MR uyumluluğu için marka veya metal alaşımı hakkında mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

Protezin ömrü ne kadardır?

Hareket sırasında oluşan sürtünme nedeniyle, diz protezini oluşturan tüm bileşenler zamanla aşınır. Protezden aşınan küçük metal ve plastik parçalara kemiğin verdiği tepki nedeniyle protez kemikten zamanla ayrışır. Protez gevşemesine yol açan bu durum hastada eklem ağrısı olarak belirti verir. Uygun cerrahi teknikler ve modern protez tasarımları ile diz protezlerinin ömrü günümüzde 20 yıla kadar uzatılmıştır. Yenilikçi teknolojilerle geliştirilen hareket yüzeyleri ile protezlerin daha uzun ömürlü olması beklenmektedir. Aşırı kilo alımı ve tekrarlayan zorlu aktiviteler mekanik olarak aşınmayı artıracak ve protezin ömrünü kısaltacaktır. Çoğu hastada, gevşeyen protez çıkarılabilir ve ikinci bir ameliyatla değiştirilebilir. Ancak revizyon ameliyatı ilk ameliyata göre daha zordur ve daha büyük protezlerin kullanılmasını gerektirebilir.

Ameliyat sonrası hangi komplikasyonlar görülebilir?

Total diz protezi sonrası ciddi komplikasyon olasılığı çok düşüktür. En sık görülen sorunlardan biri, pıhtı atması denen pulmoner embolidir. Görülme sıklığı % 0,2 – % 1 arasındadır. Bunu önlemek için, ameliyattan hemen sonra varis çorabı giydirilir. Hastanede başlayan kan sulandırıcı ilaç kullanımı taburculuk sonrası da devam eder. Ameliyattan sonra erken yürümeye başlamak da riski azaltacaktır.

Total diz protezi sonrasında enfeksiyon riski % 1-2 arasındadır. Vücudun diğer bölgelerindeki enfeksiyonlar (örneğin idrar yolu, dişler), diyabet ve diğer kronik hastalıkların varlığı bu riski artırabilir. Ameliyattan önce, vücudun diğer bölgelerinde meydana gelebilecek enfeksiyonlar tedavi edilmelidir. Ameliyat sırasında koruyucu antibiyotik verilmesi ve ameliyat sırasında özel önleyici tedbirler alınması enfeksiyon riskini azaltır. Diz protezi enfeksiyonu geliştiğinde tekrarlayan cerrahi, protezin çıkarılması, antibiyotik kullanımı ve belirli bir süre sonra protezin yenisi ile değiştirilmesi gibi bazı tedaviler gerekebilir.

Yukarıdakilere ek olarak, yara iyileşme problemleri, damar veya sinir hasarı, protezin bazı bölümlerinin çıkması, protez çevresindeki kırıklar ve protezin kendisinin kırıkları gibi komplikasyonlar çok nadirdir.

Enfeksiyondan korunmak için ne yapılmalıdır?

Ameliyat sonrası ilk 3 haftada pansuman takibi ve yara bakımınızı düzenli yaptırınız. Olası bir yara probleminde hemen doktorunuza danışınız.

Düşük olsa bile, kana giren bakterilerin kalça protezinize ulaşması, oraya yerleşmesi ve enfeksiyona neden olma riski vardır. Kalça protezi ameliyatından sonraki ilk iki yıl içinde diş veya idrar yolu cerrahisi yapılacaksa, önceden antibiyotik kullanılmalıdır. Diş çekimi, taş temizliği ve kök kanal tedavisinden bir saat önce uygun antibiyotiklerle enfeksiyonu önlemek önemlidir. Antibiyotiklerin dozu ve süresi için lütfen doktorunuza danışın.

Ayak bakımına da dikkat etmeniz gerekir. Ayak veya tırnak enfeksiyonu belirtileri varsa, lütfen doktorunuza danışın.

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Diz Protezi

Diz protezi, kıkırdağın aşındığı veya diğer hastalıklara bağlı diz ekleminin bozulduğu durumlarda uygulanan düzeltici bir ameliyat türüdür.  Kıkırdağın bozulmuş olan kısımları, altındaki kemiğin bir kısmı da içine alınarak çıkarılır, diz ekleminin normal ekseni sağlanarak çeşitli metallerden oluşan protez ekleme yerleştirilir. Protez iki metal parçadan ve aralarında yer alan bir plastik parçadan oluşur. Böylece normal diz eklem hareketlerini taklit eden metal bir eklem elde edilir.

Diz protezi kimlere uygulanabilir?

Diz protezinin temel gerekliliği ağrıdır. Genellikle ağrı nedeniyle hastalarda günlük işlevlerde kısıtlılık, diz hareketlerinde azalma, yürüme ve merdiven inip çıkma sırasında zorluklar ortaya çıkar. Öncelikle ağrının nedeni araştırılır ve ameliyat dışı tedavilerle ağrı ve işlev kısıtlılığı giderilmeye çalışılır.Tüm yöntemler denendikten sonra yanıt alınamıyorsa protez ameliyatı gerekebilir.

Diz eklem kıkırdağının bozulduğu, sebebi bilinmeyen osteoartrit (kireçlenme) durumlarında, yine kıkırdak aşınmasına yol açan eklem içi kırıklar, şekil bozukluklarına bağlı diz eklem ekseninin bozulmasına neden olan hastalıklar, romatoid artrit gibi hastalıklar, kemik ölümü (osteonekroz) ve diz ekleminde diğer tedavilerle sonuç alınamayan ve süreğen ağrıya yol açan hastalıklarda yapılabilir.

Diz protezi için kilo ve yaş önemli midir?

Diz protezi zorunlu haller dışında genç hastalara uygulanmamaktadır.  Genç hastalardaki diz problemlerinde eklemi ve kıkırdağını koruyucu diğer yöntemler tercih edilir.  60 yaş üzerinde ise diz protezi daha sık kullanılır.  Eski yıllarda protez teknolojisi henüz günümüzdeki kadar gelişmemişken, protezin ömrünün yeterince uzun olmaması nedeniyle daha genç yaş grubunda tercih edilmemekteydi.  Ancak günümüz teknolojisi insan vücuduyla daha uyumlu, daha dayanıklı, daha uzun ömürlü ve daha fazla harekete olanak tanıyan protezler ürettiği için artık 50’li yaşlardan itibaren gerektiği durumlarda protez kullanılabilmektedir.

Çok ileri yaşlarda da diz protezi hastanın ağrısı, günlük hayattaki işlev kaybı ve beklentileri göz önüne alınarak yapılabilir. Ancak yaş ilerledikçe ortaya çıkan ek sistemik hastalıklar (şeker hastalığı, kalp yetersizliği, koroner damar hastalıkları, akciğer ve böbrek hastalıkları) ameliyatın risklerini arttırmaktadır. Bu nedenle diz protezi ameliyatına karar verildikten sonra hasta detaylı tetkiklerle taramadan (check-up) geçirilerek ek sorunlar belirlenir ve eğer bu ek sorunlar ameliyat riskini çok ciddi biçimde arttırıyorsa ameliyatın artı ve eksileri yeniden gözden geçirilerek karar verilir.

Kilolu hastalarda da yine ek sorunların (şeker, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları) daha fazla görülmesi nedeniyle risk oluşturabilir. Ancak kilolu hastaların diz problemi nedeniyle hareketlerinin çok azalması nedeniyle kilo vermeleri zor olduğu gibi, genellikle daha fazla kilo alınmasına da sebep olabilir. Bu nedenle riskler gözden geçirildikten sonra eğer ameliyat olması çok ciddi risk oluşturmuyorsa, kilosu çok da olsa diz protezi yapılarak hastanın ağrısız hareket yeteneğinin arttırılması sağlanması hastanın yararına olacaktır.

Diz protezinin riskleri nelerdir?

Biraz önce değinildiği gibi diz protezine aday olan hastalarda yaşla birlikte eşlik eden hastalıklar anestezi ve cerrahi için riskler oluşturabilir. Diz protezi ameliyatının oluşturduğu riskler ise enfeksiyon (iltihaplanma), toplardamarlarda pıhtı oluşumu ve proteze ait mekanik sorunlardır.

Enfeksiyon, iyi ameliyathane koşullarında ve koruyucu antibiyotik kullanımıyla oldukça düşük oranlarda görülen bir sorundur. Bunun için hastanın vücudunun başka bir yerinde enfeksiyon olmadığından emin olunur, varsa tedavisi yapıldıktan sonra ameliyat planlanır. Tüm hastalarda ameliyatın hemen öncesinde koruyucu antibiyotik verilerek ameliyat sonrası 1 gün devam ettirilir. Ameliyathane koşulları ve ameliyat ekibinin enfeksiyona karşı önlemler alması sağlanır. Tüm bu önlemlere karşın gerek ameliyat sırasında, gerekse sonrasında hastanın vücudunun başka bir yerinden mikropların diz eklemine gelerek protezde enfeksiyona yol açma olasılığı az da olsa vardır.

Toplardamarlarda pıhtı oluşumu özellikle pıhtılaşmaya eğilime yol açan bozuklukları olan hastalarda ve uzun süreli hareketsizlikte görülebilen bir sorundur. Tüm hastalarda ameliyat sonrası 2-4 hafta süreyle pıhtılaşmaya engel olan ilaçlar verilerek bu sorundan korunulmaktadır. Ayrıca ameliyattan sonra hızla hastanın hareket etmesi ve yürümesi sağlanarak bu sorundan kaçınılmaya çalışılır. Tüm önlemlere karşın bacak toplardamarlarında pıhtı oluşumu ve bu pıhtıdan kopan parçaların özellikle akciğer damarlarını tıkayarak solunum problemine yol açması az da olsa görülebilen bir sorundur.

Proteze bağlı mekanik sorunlar (protezin çıkması, aşınma, gevşeme) günümüzde daha nadir görülen sorunlardandır.

Bunların dışında yara iyileşmesi sorunları, diz hareketlerinin beklendiğinden az olması, herşeyin normal bulunmasına karşın ağrı olması nadiren görülebilen diğer sorunlardandır.

Ameliyat öncesi ve sonrası işlemler nelerdir ?

Ameliyat kararı verildikten sonra hastaneye yatış işlemi yapılarak anestezi hazırlıkları yapılır. Ek hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve hasta için önemli olduğu düşülen konular hakkında doktorlara mutlaka bilgi verilmelidir. Kumadin, plavix gibi pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar kullanılıyorsa özel bir hazırlık gerektirdiğinden hastaneye yatmadan önce doktorlar bilgilendirilmelidir.

Genel muayene, kan tetkikleri, kalp elektrokardiyogramı, akciğer grafisi, ameliyat sırasında ve sonrasında gerekecek kan nakli için hazırlıklar yapılır ve anestezi doktorlarının gerek duyması halinde diğer bölümlerden (kardiyoloji, göğüs hastalıkları, dahiliye vs.) konsültasyonlar istenerek hastayı değerlendirmeleri istenir. Tüm bu işlemler 1-2 gün, bazı özel durumlarda ve ek gereksinimlerde daha uzun sürebilmektedir.

Hazırlıklar tamamlandıktan sonra ameliyat gününden önceki gece saat 12?den sonra hiçbirşey yiyip içilmez ve ameliyat sabahına aç olarak hazırlanılır. Mutlaka alınması gereken ilaçlar çok az suyla ameliyat sabahı alınabilir. Ameliyat genellikle bel bölgesinden yapılan iğne ile (epidural-spinal), bazen de genel anestezi ile yapılmaktadır. Anestezi şekline anestezi doktoru karar verir. Anestezi şekli ne olursa olsun ağrı hiç duyulmamaktadır. Ayrıca belden anestezi yapılan hastalara uyku hali verilen ilaçlar yapılarak ameliyathane ortamından kaynaklanan rahatsızlık hissi ortadan kaldırılmaktadır. Ameliyat genellikle bir saat civarında sürer, ancak ameliyathaneden hastanın odasına gelişi, tüm hazırlıklar ve ameliyat sonrası hastanın tüm hayati bulguları normal olana kadar ameliyathanede takip edildiğinden, birkaç saat sürebilir. Epidural anestezi yapıldığında genellikle hastanın ameliyat sonrası ağrısını kendisinin de düğme aracılığıyla kontrol edebildiği bir sistem kurulmaktadır. Bunun dışında da ameliyata bağlı ağrılar ilaçlarla giderilir. Ameliyattan sonra pıhtılaşmayı önlemek amacıyla varis çorabı giydirilmektedir.

Ameliyattan sonraki gün hastanın genel durumu, kan değerleri, tansiyon nabız gibi bulguları normal olduğunda yürüteç (walker) yardımıyla ayağa kaldırılıarak yürütülür. Yürürken ameliyatlı bacağına tam yük vermesi sağlanır. Birkaç kez ayağa kalktıktan sonra hasta, istediği zaman yürüteçle ayağa kalkıp dolaşabilir, tuvalete oturabilir, yemeğini koltukta oturarak yiyebilir.

Hastaya diz eklem hareketlerini arttırıcı ve kasları güçlendirici egzersizler gösterilerek gün içinde tekrar etmesi sağlanır. Genellikle ek fizik tedaviye gerek yoktur.

Ameliyat sonrası 1 gün antibiyotik tedavisi sürdürülür. Pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar ise tıbbi engeller olmadığı taktirde 2-4 hafta süreyle evde devam ettirilir.

Taburcu olduktan sonra neler yapılmalıdır?

Herhangi bir sorun olmadığı taktirde hasta ameliyat sonrası 3. gün taburcu edilir. Evde yürüteçle yürümeye, egzersizleri yapmaya devam eder ve yazılan ilaçlarını kullanır. Yara pansumanı 3 günde bir sadece iyotlu ilaçlar (betadin-baticon) kullanılarak steril gazlı bezlerle kapatılarak yapılır. Dikişler alınana kadar yara bölgesine su değdirilmemelidir. Aksi söylenmedikçe ameliyattan 21 gün sonra dikişler alınır, varis çorapları çıkarılır. Ameliyattan itibaren 6 hafta sonra ise hastaneye gelinerek muayene, röntgen ve gerekirse kan tetkikleriyle kontrolleri yapılır. Daha sonra ise 3., 6. aylarda ve 1. yıl sonunda tekrar kontrole çağırılır.

Normal kontroller dışında şiddetli ağrı, ateş, yara yerinde akıntı, kötü koku, fazla kızarıklık, bacakta fazla şişlik, nefes alamama gibi durumlarda hemen doktora başvurulmalıdır.

Op.Dr. Mehmet Şahin Ortopedi Kliniği

Protez memede ağrı neden olur sorusunu silikon implant taktırmış bir çok kadın sormaktadır. Aşağıda protez memede ağrı sebepleri, bunu yaratan semptomlar ve hastalıklar hakkında bilgi vereceğiz.

Meme implantları taktırmak bir kişinin hayatını daha iyi hale getirebilir. Ancak son yıllarda, bazı insanlar meme implantlarının onları aşağıdaki gibi hastalıklarla çok hasta hale getirdiğinden şüphelenmektedir:

Eski çalışmalar, bu durumları meme implantlarına (silikon veya salin dolu) bağlayan net bir bilimsel kanıt göstermemiştir. Bununla birlikte, farklı kaynaklardan yapılan yeni çalışmalar, silikon meme implantları ile bazı otoimmün hastalıklar arasında bir ilişki bulmuştur.

Bu çalışmalar, silikon meme implantlarının potansiyel olarak romatoid artrit, Sjögren’in sendromu, skleroderma ve sarkoidoz gibi otoimmün bir hastalık geliştirme riskinizi artırdığını göstermektedir.

Öte yandan, başka bir kaynak FDA’nın silikon implantlar ve otoimmün hastalıklar arasında doğrudan bir ilişki olduğunu söyleyemediğini belirtiyor.

Aynı kaynak, diğer uzmanların, kanıtların şu anda bu meme implantları ile otoimmün hastalık arasında bir ilişki gösterecek kadar güçlü olmadığını düşünüyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) endişe için başka bir olası neden belirledi. Bu, meme implantlarını meme implantı ile ilişkili anaplastik büyük hücreli lenfoma (BIA-ALCL) adı verilen nadir bir kanserle ilgilidir.

Ek olarak, meme implantlarının aşağıdakiler gibi diğer potansiyel risklere neden olduğu bilinmektedir:

  • skarlaşma
  • meme ağrısı (protez memede ağrı)
  • enfeksiyon
  • duyusal değişiklikler
  • implant kaçağı veya yırtığı

image

Bilim adamları, BIA-ALCL’nin kesin nedenlerinin iyi anlaşılmadığını söylüyor. Bununla birlikte, dokulu implantların düz implantlardan daha fazla BIA-ALCL vakası ile ilişkili olduğu görülmektedir.

Bilim adamları bunun, dokulu implantların üzerinde bakteriyel bir enfeksiyonun oluşabileceği daha geniş bir yüzey alanına sahip olmasından kaynaklanabileceğini söylüyor. Enfeksiyonlar sonuçta çok nadir durumlarda BIA-ALCL ile sonuçlanan bir tür bağışıklık tepkisini tetikleyebilir.

İmplant tipine bakılmaksızın, pürüzsüz veya dokulu, enfeksiyonu önlemek önemlidir. Enfeksiyon, meme implantlarıyla ilişkili çok daha yaygın bir hastalıktır. Herhangi bir ameliyat meme büyütme dahil enfeksiyon riskleriyle birlikte gelir. Enfeksiyonlar, bir ameliyat bölgesi temiz tutulmadığında veya ameliyat sırasında bakteriler göğsünüze girdiğinde ortaya çıkabilir.

Enfeksiyonun yanı sıra meme implantları ile ilişkili başka komplikasyonlar da ortaya çıkabilir. Bunlar:

  • morarma
  • kanama
  • kan pıhtıları
  • cilt nekrozu
  • yavaşlamış yara iyileşmesi
  • skar dokusu birikmesi (kapsüler kontraktür)
  • implant deflasyonu ve yırtılması
  • meme şekli, hacmi veya hissinde değişiklik
  • meme dokunuzun ve cildinizin incelmesi
  • kalsiyum yatakları
  • meme rahatsızlığı
  • meme başı deşarjı
  • implantın düşmesi veya inmesi
  • asimetri
  • ileri cerrahi ihtiyacı

BIA-ALCL genellikle implantı çevreleyen dokunun içinde bulunur. Bununla birlikte, lenf düğümleri de dahil olmak üzere vücudunuzun lenfatik sisteminin diğer kısımlarına yayılabilir. Ana belirtiler şunları içerir:

  • cerrahi bir kesik iyileştikten çok sonra veya implantlar yerleştirildikten yıllar sonra ortaya çıkabilecek meme implantınızın etrafında sürekli şişme veya protez memede ağrı
  • meme implantınızın etrafında sıvı toplanması
  • cildinizin altında bir yumruya veya implant çevresinde kalın skar dokusuna neden olabilecek kapsül şeklindeki kontraktür

Diğer meme implantı komplikasyonlarının belirtileri değişiklik gösterir. Yukarıda belirtildiği gibi, enfeksiyon BIA-ALCL ile ilişkili bir komplikasyondur. Ortaya çıkan meme implant komplikasyonlarını tedavi etmek önemlidir. Aşağıdaki belirtilerden herhangi biriyle karşılaşırsanız, hemen doktorunuzu arayın:

  • kırmızılık
  • şişme
  • ağrı
  • akıntı
  • meme şekli veya renginde değişiklik
  • ateş

Aranacak otoimmün semptomlarla ilgili olarak, bir çalışma silikon meme implantlarının bazı hastalarda otoimmün hastalıkların semptomlarına neden olabileceğini belirtmektedir. Bu belirtiler şunları içerir:

  • yorgunluk
  • kognitif bozukluk
  • artralji, miyalji
  • yüksek ateş
  • kuru gözler
  • kuru ağız

Silikon ayrıca vücutta implanttan sızma potansiyeline sahiptir ve muhtemelen kronik bir enflamatuar duruma yol açar.

Yukarıdaki bağ dokusu enflamatuar semptomlarından herhangi birini yaşarsanız, doktorunuza bildirin.

BIA-ALCL, T hücreli lenfoma olarak sınıflandırılır. Meme implantlarının cerrahi olarak yerleştirilmesinden sonra gelişebilir.

T hücreli lenfomalar, bir tür bağışıklık sistemi beyaz kan hücresi olan T hücrelerinizde oluşan kanserlerdir. Bu kanserler Amerikan Kanser Derneği‘ne göre hızla büyüyor. BIA-ALCL teşhisi konan bir kişinin görünümü, kanserlerinin teşhis aşamasına ve ne kadar agresif olduğuna bağlıdır.

Bildirilen tüm BIA-ALCL vakalarının yarısı, meme implantlarının yerleştirilmesinden sonraki 7 ila 8 yıl içinde bildirilmektedir. BIA-ALCL semptomları nispeten spesifik olmadığından, uzmanlar bu tanıların karmaşık ve gecikmiş olabileceğini söylüyor.

Ancak son yıllarda bu konuda bilimsel bilgi büyüdükçe, uzmanlar tanı standartları oluşturmaya başladı.

Bir doktor BIA-ALCL’den şüphelenirse, semptomlarınızın diğer nedenlerini ekarte etmek için çeşitli testler yaparlar. Bu testler şunları içerebilir:

  • Meme implantınızın etrafında toplanan ultrason rehberli bir sıvı aspirasyonu. Bu sıvıda kanserli bir T hücresi bulunması doktorunuzu BIA-ALCL’ye götürebilir.
  • İmplantınızın etrafında görünen kalın skarlaşma.
  • Anormal bir meme kitlesi bulunursa, doktorunuz dokuyu biyopsi kullanarak lenfoma açısından test edebilir.

Otoimmün hastalık için çeşitli kan testleri yapılabilir. Bunlar ayrıntılı bir öykü ve fizik muayene ile birlikte yapılır. Doktorlar her birey için ortaya çıkan klinik semptomları ve bulguları arar. Enflamatuar semptomların tipine ve yerine bağlı olarak, görüntüleme testi de kullanılabilir.

image

BIA-ALCL teşhisi konulursa, doktorunuz PET-CT taraması önerecektir. Bu görüntüleme testi vücudunuzun diğer bölgelerindeki lenfoma belirtilerini kontrol eder. Bu kanser nadir olmakla birlikte agresif olabilir ve yayılabilir.

Bir veya her iki göğsü çevreleyen dokularla sınırlı olan BIA-ALCL’li çoğu insan için, bir veya her iki implantın cerrahi olarak çıkarılması gerekir. Daha erken evre 1 teşhisinde, implantın çıkarılması genellikle hastalığın ilerlemesini durdurmak için yeterlidir.

Bununla birlikte, 2. veya daha yüksek evrede yayılan kanser için daha agresif tedavi gereklidir. İmplant çıkarılmasına ek olarak, kemoterapi hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir veya durdurabilir.

Meme implantlarıyla ilişkili diğer komplikasyonlar tipik olarak semptomlara göre tedavi edilir. Antibiyotikler genellikle enfeksiyonu tedavi etmek için kullanılır, ancak ciddi vakalarda, enfeksiyona neden olan implantları çıkarmak için cerrahi gerekebilir.

Potansiyel otoimmün tepkisiyle ilgili olarak, bir çalışma, etkilenen hastaların yüzde 75‘i için silikon meme implantlarının çıkarılmasının sistemik semptomların önemli ölçüde rahatlamasını sağladığını belirtti. Belirtiler arasında implantların çıkarılmasından sonraki 14 aylık bir gözlem süresi boyunca artralji, kas ağrısı, yorgunluk ve nörolojik semptomlar vardı.

Bununla birlikte, bir tanı koymak ve bir tedavi planı oluşturmak – tıbbi veya cerrahi – bir hasta ve doktorları arasında iyi düşünülmüş bir süreç olmalıdır.

BIA-ALCL’li insanlar için hayatta kalma oranı, genel olarak bu kanserin herhangi bir aşaması için 5 yılda yüzde 89 oranında nispeten yüksektir. Etkilenen implant veya implantları ve kanserli meme dokularını tamamen ortadan kaldıran evre 1 kanserli insanlar için hayatta kalma oranı daha da yüksektir.

Bununla birlikte, kanser tedavisi zor, pahalı ve her zaman etkili değildir.

Meme büyütme ile ilişkili riskler olmasına rağmen, yine de güvenli bir prosedür olarak kabul edilmektedir. İşleminizden önce, komplikasyon risklerinizi anladığınızdan emin olun. BIA-ALCL riskinin çok nadir olduğunu unutmayın.

Otoimmün hastalık riski ile ilgili olarak, son araştırmalar meme implantları, özellikle silikon ile bir ilişki olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, verilerin kesinliği tartışmalıdır ve belirli bir doğrudan neden-sonuç ilişkisini daha spesifik olarak araştırmak ve belirlemek için daha fazla çalışma gerektirecektir.

Enfeksiyon, implant yırtılması ve meme kanseri hastalığı riskinizi en aza indirmek için, işleminizden sonra göğüslerinizi yakından izleyin. Cerrahınızın bakım sonrası talimatlarını yakından izleyin. Memelerinizde veya sağlığınızda herhangi bir değişiklik fark ederseniz, özellikle enfeksiyon belirtileri yaşıyorsanız hemen doktorunuza görünün.

Çeviri: Mustafa Uludoğan Ph.D.

Ref: https://www.healthline.com/health/breast-implant-illness

Plastik ve Estetik Cerrahi son yazımız:

Silikon Memenin Fiyatları

Sorularınızı altta bulunan yorum kısmına yazınız. En kısa sürede sorularınız cevaplanacaktır.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации