Андрей Смирнов
Время чтения: ~27 мин.
Просмотров: 0

Astım Hastalığı Konusunda Fayda Sağlayan Bitkisel Çözümler Nelerdir?

Miyop Tedavisi Bitkisel Çözüm

Miyop tedavisi yoktur, engellenebilir ya da büyük oranda ertelenebilmektedir.  Belli başlı bitkisel çözümler ve evde uygulanacak olan çözümler ile sorunu ilerlemesi durdurulur. Miyop tedavisi bitkisel şekilde yapılacaksa aşağıdaki detaylar dikkate alınmalıdır.

Dışarıda zaman geçirmek

Özellikle evde televizyon seyreden ve bilgisayar kullanan çocuklarda miyop sorunu oldukça sık şekilde gözlemlenir. Miyop bitkisel tedavi kapsamında özellikle çocukların açık havada kaliteli vakit geçirmeleri önemlidir. Doğadaki yeşillikler sağlık açısından çok faydalıdır.

Güneş

Her sabah düzenli şekilde 3 ila 5 dakika boyunca gün doğumunu izlemek göze yarar sağlar. Her sabah erkenden uyanılalı, güneşin yükselişini izlemek adına yürüyüşe çıkılmalıdır. Gün doğumu izlerken göz sağlığı iyileşir. Miyop tedavi edilirken yürüyüş sayesinde genel sağlığa da fayda sağlanmış olunur.

Egzersiz yapılmalı

Sağlıklı bir vücut için egzersiz çok önemlidir. Göz içinde egzersiz saplıkta olduğu gibi eşit derecede önemlidir. Her sabah düzenli şekilde egzersiz yapılması gerekir. Düz bir alanı gözünüzü yukarıya bakmak için kullanın. 5 saniye boyunca bakın ve ardından normal konumuna dönün. Göz bebeklerini saat yönünde ve saat yönünün tersine beş kez döndürün. Her gün düzenli şekilde bu egzersizi yapın. Düzenli şekilde yapıldığı sürece görüş alanında farklılıklar meydana geldiğini fark edebilirsiniz.

Gözün ısıtılması

Avuç içlerinizi birbirine ısınana kadar sürtün ve avuç içlerini gözlerinizi kapatacak şekilde kullanın. Bu uygulama günün her saatinde yapılabilecek olan bir işlemdir.  Özellikle stresli zamanlarda da fayda sağlar. Gün içinde birkaç dakika ayrılarak yapılan bu uygulama sayesinde gözlerin gençleşmesine yardımcı olunur. Ayriyeten bu egzersiz oldukça basit ve kolaydır.

Okumada dikkat edilmelidir

Okuma kişilere bağımlılık yapabilir ama favori kitaplar okurken kişilerin aklında bulundurması gerektiği bazı detaylar vardır. Loş ya da kötü ışıkta okumaktan kesinlikle kaçınmak gerekir. Göze zarar vermeyecek düzeyde ışık olduğundan emin olmak gerekir. Hareketli bir araç ise asla okunmamalıdır. Bundan dolayı göz üzerinde oldukça fazla zorlanma olabilir. Yatma esnasında yatakta okuma yapmakta göze oldukça fazla zarar verebilir.

Kullanılan Çözümler

İyi yemek alışkanlıkları

Yanlış beslenme alışkanlıkları miyobu kötüleştirebilir. Süt tüketilmesi, A vitamini açısından zengin ıspanak, havuç, domates, yeşil bezelye, soya fasulyesi, portakal,  lahana tüketilmesi gerekir. Vitaminli açıdan zengin sebzeler göz için çok iyidir ve göz problemlerine kısa sütrede fayda sağlar. Bun tarz besinler miyop için en iyi doğal ilaçlar arasında yer alır.

Doğal ürünler

Ömer Çoşkun ve İbrahim Saraçoğlu da doğal ürünlerin kullanımlarını tavsiye etmektedir. İbrahim Saraçoğlu Hin Bektaşi üzümü göz sağlığı için oldukça faydalı olduğunu her daim belirtmektedir. Günlük olarak kullanımı etkili bir tonik olarak işlev görmektedir. Yaban mersini ve siyah Frenk üzümü de doğal besin kaynakları içinde yer alır. Doğal ürünler gözde bulunan gerginliği azaltmaya, görüşü iyileştirmeye ve gözün daha çok bozulmasını önlemeye yardımcı olur. Üzüm çekirdeği özleri de hafif düzeyde Miyop tedavisinde yardımcı olabilir.

Göz hamamı

Bir litre suyun içine atkuyruğu ya da Isırgan otu atılır. Bu şekilde kaynatılır ve tonik elde edilir. Bu karışım ile ıslatılan pamuklu bir havlu kullanılması sayesinde miyobun başlamasını geciktiren etkiler elde edilir.

Göz damlası

Papatya çayı miyop önlemek için kullanılan doğal bir göz damlasıdır. Bu tarz ürünleri göz damlası olarak kullanmadan önce mutlaka doktoruna danışmak gerekir.  Bunların kullanımında göz doktorundan onay almak gerekir.

Trifala

Eski Hintlerde kullanılan geleneksel bir bitkidir. Eski dönemlerde görmenin geliştirmesi konusunda fayda sağlandığı kaynaklarda geçmektedir. Aynı zamanda göz kaslarını güçlendirmeye da yardımcı olur. Özellikle miyobun ilerlemesinin önüne geçer.

Göz bakımı çok önemlidir, çünkü Miyop hastalığı için bir tedavi yoktur. Miyop sorunu için uzmanlar hastalarına belli başlı tedavi planları hazırlar. Bu planların dışında evde hazırlanacak olan basit ev ilaç destekleri kişilere yardımcı olabilir. Bunların düzenli şekilde kullanılması sadece miyop sorununu değil, diğer göz problemlerini uzak tutacaktır. Evde kullanılacak olan kürlerin mutlaka uzan bilgisi dâhilinde kullanılması gerekir. Ayrıca göz egzersizleri de uzmana sorularak yapılmalıdır. Zaten uzman hekimler göz egzersizleri konusunda hastasına detaylı şekilde bilgi verir. Bitkisel desteklerin ve göz egzersizlerinin düzenli şekilde kullanıldığı zaman ve yapıldığı zaman fayda sağlar. Aksi takdirde fayda bulmak imkansızdır.

Kaynaklar

Yorum ekle

Venöz yetmezliğine bitkisel tedavi önerileri birçok farklı alternatifi kapsıyor. İbrahim Saraçoğlu tarafından sunulan lahana kürü ise en etkilisidir.

Venöz yetmezlik, bitkisel tedavi konusunda birçok öneri sağlanan bir vaka olarak düşünülebilir. Toplardamarlarda yaşanan sorunlara verilen isim olduğu için ciddi bir rahatsızlık olduğunu unutmamak gerekir.

Venöz Yetmezliği Bitkisel Tedavisi

Venöz yetmezliği bitkisel tedavisi için önerilen birçok farklı doğal öneriye rastlayabilirsiniz. Tabi ki doğal tavsiyelerin oldukça dikkat çekici olduğunu inkâr edemeyiz. Hem yan etkilerinin olmaması hem de doğal yollarla tedavinin sağlanabiliyor olması önemli bir ayrıntı olarak karşımıza çıkıyor. Yalnızca bitkisel tedavilerin güvenilir kaynaklardan elde edilmesi ve gerçekten doğru uygulanması önem addediyor.

Her tedavinin belirli ölçüde ve dozajda uygulanması olumlu sonuçlar doğurur. Bunun bitkisel tedaviler için geçerli bir kural olduğunu ise unutmamak gerekir. Venöz yetmezlik tedavisinde uygulanan alternatifler arasında cerrahi müdahale, skleroterapi ve fiziksel tedavi seçenekleri oldukça yoğun tercih ediliyor.

Buna ek olarak ise fiziksel tedaviler ve bitkisel tedaviler dikkat çekiyor.

  • Bitkisel Tedavi

Bitkisel tedaviler belirli kürler veya doğal karışımlar kullanılarak uygulanan metotlardır. Böylece yan etki görülmeden tamamıyla doğada yetişen içeriklerle hazırlanmış bir tedavi ortaya çıkar. İlaç tedavisiyle kimyasalların yaratacağı olumlu etkilerin daha uzun vadede doğal yollarla ortaya çıkarılması hedeflenir.

  • Varis Çorabı

Ven yetmezliği denildiğinde varis kaçınılmaz bir durum haline dönüşüyor. Bu durumda da varis çorabı gerçekten önemli bir nokta haline geliyor. Özel tasarımı sayesinde bacağa alt uçtan başlayarak yukarıya doğru azalan bir basınç şiddeti uyguladığını düşünebilirsiniz. Böylelikle kan akışı olmadığı için oluşan venöz yetmezlik veya varis durumlarının önüne geçer.

  • Fiziksel Tedavi

Aslında varis çorabı bu klasmanda sayılabilir. Ancak burada daha net olarak uygulanabilen farklı metotları derleyeceğiz. Masaj yaparak, ayakları yukarıya kaldırmak suretiyle kan akışının doğru yönde yapılmasını sağlayarak bu metotlar uygulanabilir.

Venöz Yetmezlik İçin İbrahim Saraçoğlu Kürü

Venöz yetmezliğine bitkisel tedavi uygulamak için Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu kürlerini kullanabilirsiniz. Burada diğer tedavi seansları kadar etkili olan önemli bir uygulamadan söz etmek gerekir. Bilhassa penil venöz yetmezliği ile doktora gitmeye çekinen kişilerin evde uyguladıkları bir seçeneğe dönüşmüştür.

  1. Venöz Yetmezliğine İbrahim Saraçoğlu Kürü

İbrahim Saraçoğlu tarafından verilen doğal reçetelerin sağlık açısından ne kadar önemli olduğunu söylememize gerek yok. Toplardamarlarda yaşanan tıkanmalar ve pıhtılaşmalar ise bu noktada çözümlenebilecek sorunlardır.

Malzemeler

  • Lahana (Dış Yaprakları Kullanılacak)
  • 2 Bardak Su

image

Venöz Yetmezliği için Lahana Kürü

Hazırlanışı

Venöz yetmezlik bitkisel tedavi için verilen tarifte lahananın sağlam olan dış yapraklarını kullanacağız. En dış katmanda yer alan 3-4 sırayı alarak bir kabın içerisine aktarıyoruz. Tencere kullanmanız faydalı olacaktır. 2 bardak suyun ise klorsuz olması en önemli etkenlerden birisidir. Tencereyi bu malzemelerle kaynatmaya başlıyoruz ve altını kısarak bekliyoruz. Ortalama 15 dakikalık bir süreçte ateşte kalması gerekiyor.

Kullanımı

Venöz yetmezlik tedavisini bitkisel olarak yapmak için hazırladıktan sonra ılınmasını beklemek gerekiyor. Ardından ise süzüyoruz ve içmeye hazır hale getiriyor.

Uygulama Türü, zamanı, miktarı vb.
Kullanım Zamanı Yemeklerden önce aç karnına
Gün İçinde Kullanım Miktarı Günde 2 Bardak
Uygulama Zamanı Toplam 14 Gün

Bitkisel venöz yetmezlik tedavisi için 14 günlük bir uygulama süreci bulunuyor. Ancak bu tedavinin uygulanışı 7 günden oluşan iki periyot şeklindedir. Yani 7 gün uygulanır, 3 gün ara verilir ve tekrar 7 gün uygulanır.

Venöz Yetmezliğe Bitkisel Çözümün Etkileri

Veniz yetmezliğe bitkisel çözüm olarak önerilen bu tedavinin aynı zamanda varise iyi geldiğini söylemeliyiz. Burada bitkisel tedaviyi dozunda ve doğru şekilde uygulamanız en önemli unsurdur. 7 gün uygulanan bu kürün her gün taze olacak şekilde yeniden yapılması önerilir.

Arada verilen 3 günlük mola bile damar yapılarına etkisi bakımından önemlidir. Molanın ardından ise yeniden 7 gün uygulanmak üzere hazırlanır. Tabi ki bu 14 günlük kür düzenini uygulamakta herhangi bir kısıtlama yoktur. Aksine herkesin bünyesinde aynı süreçte etki göstermez. Bu sebeple sürekli olarak yenileyerek bu periyodu tekrar etmeniz gerekebilir. Penil venöz yetmezliği sorunlarında da bitkisel tedavi metotları arasında lahananın faydaları net bir biçimde görülmüştür.

image

Dizlerde Sıvı Kaybı Nedir

bitkirehberi.net öneriyor

Dizlerdeki sıvı kaybı özellikle yaşlanma sürecine giren kişilerde daha sık meydana gelebilmektedir. Diz bölümündeki kıkırdaklar arasında bulunana sıvılar kişilerin daha kolay ve düzgün hareket etmesini sağlamaktadır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte de bu sıvılarda kayıplar meydana gelmektedir.

Bunun önlemi alınmadığı ve sıvıların gittikçe azalması sonucu ağrılar meydana gelmekle birlikte hareketlerimizde de kısıtlamalar meydana gelebilmektedir. Günümüzde bu hastalığın ağrıları çok sancılı olması ve yan etkilerinin yürümemize ve hareketlerimize engel olması oldukça zor ve tehlikeli sonuçlara varabilmektedir.

Eklem bölgemizde kıkırdak erimesi, eklemler arası sıvıların azalması ve dizlerdeki hareketliliğin kolay yapılmasını sağlayan sıvıların eksilmesi neticesinde hareket sistemi bozuklukları meydana gelmektedir.  Dizlerdeki sıvı kayıpları gibi rahatsızlıkları en aza indirmek ve hatta ortadan kaldırmak adına bazı besinler ve gıda takviyeleri bulunmakla birlikte uzmanlar tarafından yapılan tıbbi yöntemler de bulunmaktadır.

Dizlerdeki Sıvı Kaybı Kimlerde Görülür

Dizlerdeki sıvı kaybı ele alındığında en çok fazla kilolu ve obezite olan kişilerde meydana gelmektedir. Bunları ise şeker hastalığı olan kişiler, eklem ve bacak kısımında damar tıkanıklığı olanlar ve kireçlenmeler sonucu dizlerde sıvı kayıpları meydana gelmektedir.

Ayrıca mesleği gereği az hareket etmek zorunda kalanlar masa başında çalışanlar, Kalsiyum ve demir gibi kemikleri güçlendiren ve direnç kazandıran gıdaların çok az tüketilmesi sonucu da bu sıvı kayıpları meydana gelebilmektedir.

Dizlerde Sıvı Kaybı Bitkisel Tedavisi

Dizlerde sıvı azalması tedavisi için kullanılan bitkisel destek ürünleri hakkında bilgi almak isterseniz aşağıdaki formdan uzmanlarımıza ulaşabilirsiniz.

dizde sıvı kaybı, dizlerde sıvı kaybı, dizdeki sıvı kaybına bitkisel çözüm, dizlerdeki sıvı kaybına ne iyi gelir, dizde sıvı azalması, dizde sıvı kaybı bitkisel tedavi, diz sıvısını artıran ilaçlar, dizlerde sıvı kaybı tedavisi, dizde sıvı azalması tedavisi, dizdeki sıvı kaybı tedavisiHaberler » SAĞLIK

Erkeklerde görülen prostat hastalığı, yaşam kalitesini en çok etkileyen sağlık sorunlarının başında gelmektedir. İşte prostata iyi gelen doğal besinler…

Prostat Hastalığına İyi Gelen 11 Doğal Besin Kaynağı

Her erkekte doğuştan bulunan ve yaş ile birlikte hormon dengesinin değişmesi nedeniyle büyümeye başlayan prostat, hayat kalitesini oldukça düşürüyor. Yapılan çalışmalar; 60 yaşındaki erkeklerin %50’sinde, 80 yaşındaki erkeklerin ise %90’ında iyi huylu prostat büyümesinin görüldüğünü gösterirken, her 12 erkekten biri de prostat kanserine yakalanıyor. Yaş, aile öyküsü, yağlı beslenme alışkanlığı, hormonlar, A ve D vitamini değerleri prostat hastalıkları üzerinde etkilidir. Bu içeriğimizde prostat hastalığına iyi gelen doğal besin kaynaklarını listeledik.

İşte Prostata iyi gelen 11 bitkisel ürün önerisi…

1. Brokoli

1 litre suyu kaynatırken içine 250 gram brokoli atın. 5 dakika boyunca haşladığınız brokolinin suyunu süzdükten sonra sabah, öğle, akşam aç karnına için. Suyu aç karnına içtikten sonra 20 dakika boyunca bir şey yemekten kaçının. Prostat ve idrar yolları iltihabına karşı önleyici ve tedavi edicidir. Amerika ve Avrupa’ da sıkça tüketilen brokoli ülkemizde de tüketilmeye başlanmıştır.

2. Kantaron

64 bardak yani 8 litre kaynatılmış suyun içine 500 gr sarı kantaron konularak 40 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Buzdolabında saklanan karışımdan sabah, öğle, akşam yemeklerden 1 saat önce bir bardak içilir.

3. Isırgan Otu

Isırgan otu prostat büyümesinden kaynaklanan idrar zorluğunu rahatlatmak için bitkisel çözümlerden biridir. Isırgan otu kaynatılır ve süzüldükten sonra suyu içilir. Bu kür sindirim sisteminin ve boşaltım sisteminin rahatlamasını sağlayarak idrar çıkışındaki sorunları ortadan kaldırır. Ayrıca yanma hissini de büyük ölçüde azaltır.

4. Funda Çiçeği

Funda yaprakları bağırsakların ve böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Prostat ve diğer boşaltım sistemi rahatsızlıklarında funda yaprakları doğal ilaç görev görür. Kaynatmış olduğunuz bir su bardağı kaynar suyun içerisine 10 gr funda konulur. 10 dakika bekletildikten sonra günde süzülen su, gün içerisinde tüketilir.

5. Maydanoz

Maydanozun tüm vücudumuzun sağlığına yararlı olduğunu biliyoruz. Toksin giderici görevi gören ve metabolizmayı hızlandıran maydanoz aynı zamanda boşaltım sistemi aksaklıklarına da iyi gelir. İdrar yolları enfeksiyonlarının tedavisinde de kullanılan maydanozu kaynatıp suyunu Kaynatılan maydanoz suyu günde 3 bardak içilir.

6. Soğan

Eğer prostat iltihabı ile ilgili şikayetiniz varsa her gece 1 litre suda 1­2 adet kabukları soyulmuş soğanı sabaha kadar bekletilir. Daha sonra su süzülerek sabahları aç karnına içilir. Bu karışım prostat iltihabını gidererek ağrı ve yanmaların önüne geçmektedir.

7. Kabak Çekirdeği

İçerisindeki fitosteroller kansere karşı etkili bir mineraldir. İyi huylu prostat büyümesine karşı da etkilidir. Kabak çekirdeğinin içerisinde bulunan yağ, prostat hastalıklarının oluşmasını engellemektedir. İyi huylu prostat büyümesini küçülttüğü yapılan çalışmalarda gözlemlenmiştir. Kabak çekirdeğinin yapısında omega-3 yağ asitleri ve karotenoidler bulunmaktadır. Bu maddeler iyi huylu prostatın büyümesini engellemektedir. Aynı zamanda kabak çekirdeğinin içerisinde çinko minerali de bulunmaktadır. Çinko, prostat sağlığını olumlu yönde destekleyen bir etkiye sahiptir. Aynı zamanda bu mineral prostat kanserlerinin gelişimlerine karşı koruyucu bir etkisi bulunmaktadır.

8. Yeşil Çay

Yeşil çayın temel bileşenleri olan kateşin prostat kanser hücrelerini seçip öldürür. Çok etkili olan yeşil çay prostat hastalarına uzmanlar tarafından da tavsiye edilir. Yeşil çayın birçok bakteri ve virüsü öldürdüğü bilinmektedir. Bağışıklık sistemini güçlendiren bir özelliğe sahip olan bu bitki, prostat kanseri gibi birçok kanser hücresi ile savaşan oldukça güçlü bir antioksidandır. Günlük olarak 3 fincan yeşil çay içen kişilerin prostat hastalıklarına yakalanma riski azalmaktadır.

9. Soya Fasulyesi

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki prostat hastalarında ki PSA seviyesini en az %50 oranında azaltıyor. Soya fasulyesinin sindirim sistemine de iyi geldiği biliniyor.

10. Cüce Palmiye Çayı

Halk arasında ki adı prostat çayı olmuştur. İyi ve kötü huylu prostata o kadar iyi gelmektedir ki her eczane ve aktarda satılmaktadır. Kasık ağrılarının dinmesine yardımcı olan bu çay PSA seviyesinin de düşmesine yardımcı olur. Prostat iltihaplarının tedavisinde kullanılır.

11. Balık Yağı

Omega 3 asiti prostat kanseri riskini büyük ölçüde azaltıyor. İçerisinde bulunan mineral ve vitaminlerle omega 3 tüketenlerin kanser riskini yüksek oranda ortadan kaldırıyor. Omega 3 asiti prostat kanseri riskini büyük ölçüde azaltıyor. İçerisinde bulunan mineral ve vitaminlerle omega 3 tüketenlerin kanser riskini yüksek oranda ortadan kaldırıyor.

Prostat Hastalarının Kullanabileceği Bitkisel Özlü İlaçlar, Çaylar ve Yağlar

1. Biodem Yakı Otlu Bitki Çayı

Karışık bitki çayı olarak piyasa sürülen ancak etkin maddesi yakı otu olan bu bitkisel ürün prostat hastalarının sıklıkla kullandığı bir üründür. Geleneksel tedavi yöntemlerinden biri olan yakı otu prostat tedavisinde ve prostatın engellenmesi konusunda oldukça şifalı bir bitkidir.

Hepsiburada Fiyatını Gör Gittigidiyor Fiyatını Gör

2. Ocean Plus 1200 mg 50 Kapsül Balık Yağı

Balık yağının prostat hastalığına iyi geldiğini ve omega-3 sayesinde bu hastalığın önüne geçtiğini yukarıda belirtmiştir. Bu kısımda ise balık yağı kullanıcılarının en çok satın aldığı Ocean Plus balık yağını sizlere sunuyoruz.

Hepsiburada Fiyatını Gör Gittigidiyor Fiyatını Gör

3. Yeşil Çay

Yeşil çay ürünleri prostatın tedavisinde ve hastalığın hafif seyretmesi yönünden önemli bir bitkisel ilaçtır. Günde bir fincan yeşil çay içmek prostat hastalarının rahatlamalarını sağlayacaktır. Ayrıca yeşil çay sayesinde ağrılar ve sızılarda hafifleyecektir.

Hepsiburada Fiyatını Gör Gittigidiyor Fiyatını Gör

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır.

Reflü bitkisel tedavisi yolları yazımıda önce reflü belirtileri nelerdir ve reflü nedir açıklayalım. Mide yanması ile çok sık karıştırılır o yüzden her mide yanması reflü olmayabilir.

Reflü Nedir?

Mide oluşumu içerisinde salgılanmakta olan enzimsel sıvının olağandışı durumlar dâhilinde yemek borusuna kadar ulaşarak boğazda birikmesi sonucunda meydana gelen reflü; günümüzde sıklıkla rastlanılmakta olan sindirim sistemi problemlerinden biridir.

Normal seyreden durumlar çerçevesinde yemek borusu ile mide arasında yer almakta olan kas yapısı bu enzimsel salgının yukarı doğru uzanmasına engel olmaktadır. Meydana gelen enzimsel salgı kaçağı boğaza ulaşım göstermekteyse; (LFR) Laringofaringeal Reflü olarak, yemek borusuna kadar ulaşıyor ise; (GÖR) Gastroösefagial Reflü şeklinde isimlendirilir.

Reflü Neden Olur?

  • Mide ile yemek borusu arasında yer almakta olan ve mideden salgılanmakta olan enzimsel asitlerin yukarı ulaşmasını engelleme görevini üstlenen kas yapınsın gevşeyerek işlevselliğini yerine getirememesi.
  • Mide oluşumu içerisinde salgılanmakta olan asit salgısının fazla olması.
  • Yüksek dozlarda sigara ve alkol tüketimi.
  • Mide yapısı içerisinde sindirim işlemi tamamlanan besin artıklarının bağırsaklara geçişinde yavaşlama görülmesi.
  • Hızlı ve aşırı gıda tüketimi.
  • Yağ oranı yüksek yiyeceklerin sık tüketimi.
  • Mide fıtığı
  • Fazla kilo, obezite.
  • Sürekli sırt üstü pozisyonda yatılması.

Reflü ile Ne Gibi Şikâyetler Gözlenir?

Reflü rahatsızlığı ile birlikte oluşum göstermekle olan şikâyetler kişiden kişiye farklılık gösterebilmekte olduğu gibi hastalığın seyrediş şiddetine göre de değişim gösterebilmektedir.

Gastroösefagial Reflüde yani yemek borusuna kadar ulaşan asit salgılarının gözlenmesi durumunda; hıçkırık, kalp bölgesine yakın alalarda ağrı, sindirim faaliyetlerinde aksama ve göğüs bölgesinde yanma hissi gibi şikâyetler ile karşı karşıya kalınır.

Laringofaringeal Reflüde ise yani mide yapısından salgılan asit oluşumunun boğaza kadar ulaşım gösterdiği durumlarda karşılaşılan şikâyetler; boğazda sürekli olarak hissedilen gıcık hissi, kronikleşmiş öksürük, ses kısıklığı ve sürekli olarak boğaz temizleme ihtiyacıdır.

Reflü Tedavisi

Reflünün Tedavi Alternatifleri Nelerdir? Reflü rahatsızlığının tedavi süreçlerini meydana getirmekte olan 4 metot mevcudiyet barındırmaktadır.

  • Rahatsızlığın Belirtilerini Manipüle Eden Önlemler
  • Tıbbi Kontrol Dâhilinde İlaç Tedavisi
  • Ameliyat
  • Bitkisel Tedavi Uygulamaları

Reflü Belirtileri

1 – Rahatsızlığın Belirtilerini Manipüle Eden Önlemler

  • Sürekli olarak sırt üstü yatmamaya dikkat etmek. Genel uyku pozisyonunda ise baş bölgesi mutlaka genel vücut proporsyonundan yukarıda olmalıdır.
  • Sigara ve alkol kullanımı sonlandırılmalı.
  • Öğünler sırasından tıka basa doyana dek yemek yenilmemeli.
  • Uykudan önceki 3 saat içerisinde kafeinli, asitli ve yüksek oranda şeker içeren yiyecek ve içeceklerin tüketimi kesilmeli.
  • Yemek yendikten hemen sonra uyulmamalı ya da uzanılmamalı.
  • Aspirin ve ağrı kesici türevi ilaçlar çok şiddetli durumlar ile karşılaşılmadığı sürece sık kullanılmamalı.
  • Karın bölgesini sıkan pantolon, etek ve şort giymekten kaçınılmalı.
  • Boğazda gıcık oluşumu hissedildiğinde sürekli olarak öksürerek temizlemek yerine su yardımı ile yumuşatma yöntemi tercih edilmeli.

Reflü Bitkisel Tedavisi

2 – Tıbbi Kontrol Dâhilinde İlaç Tedavisi

Reflü rahatsızlığının görüldüğü durumlarda kullanılmakta olan tıbbi ilaç tedavisi; mide içerisinde asit salgısı oluşumunu minimalize etme ya da salgılanan bu asidin yukarı ulaşması durunda vermekte olduğu hasanı manipüle etme amaçları doğrultusunda uygulanır. İlaçla sürdürülen tedavi süreci en az 6 ay kadar sürer. Mevcudiyet barındırmakta olan şartlara göre senelerce dahi sürebilmektedir. Reflü tedavisinde yaygınlıkla kullanılmakta olan ilaçlar; Asit Pompası İnhibitör olarak adlandırılmaktadır.

3 – Ameliyat

Reflü probleminin şiddetli boyutlarda seyretmesi durumunda ameliyat etme yöntemine başvurulur. Genellikle mide ile yemek borusu arasında yer almakta olan kasların işlevselliğini arttırma ile mide fıtığı gibi oluşumlarda uygulanır. İlaç ile sürdürülen tedavi sürecinden sonuç alınamadığında ameliyat gereklilik göstermektedir.

4 – Reflüye Evde Bitkisel Tedavi

  • Nane: Safra, reflü ve diyabet kaynaklı rahatsızlıklarda göstermekte olduğu etkiye başvurulan nane; günde 3 ila 4 kez tüketilmek üzere, 150 ml. kadar suya takriben 5 gram ilave edilerek kaynatılır. Her tüketim için taze olarak yeniden hazırlanması gerekmektedir.
  • Alman Papatyası: Bronşit, kronikleşmiş öksürük, mide – bağırsak problemleri ve deri hastalıklarında etkinlik sağlamakta olan Alman Papatyası; 150 ml. suya 1 tatlı kaşığı ilave edilerek haşlanır. Dikkat edilmesi gereken nokta birlikte kaynatılmamasıdır. Yaklaşık olarak 10 dakika kadar demlenmesi beklendikten süzülerek tüketilmelidir. Günde 1 kez tüketilmesi kâfidir.
  • Oğul Otu: Dispeptik şikâyetler, uykusuzluk, anksiyete ve reflü gibi şikayetlerde olumlu sonuç alınmasına katkı sağlamakta olan oğul otu; 150 ml. suya 3 gram ilave edilerek kaynatılır. Süzüldükten sonra günde bir kez olmak üzere tüketilir.
  • Meyan Kökü: 150 ml. suya 1.5 gram ilave edilip haşlanarak hazırlanan meyan kökü çayı taze olarak hazırlanması koşulu ile günde 3 kez tüketilir. ( Böbrek, karaciğer,tansiyon rahatsızlığı olan ve gebe olan kadınların gösterebileceği yan etkiler sebebi ile kullanmaması önerilir.)
  • Keten Tohumu: Kolesterol düşürücü etkisinin yanı sıra; gastirit, dispeptik, reflü,deri ve akciğer rahatsızlıklarında kullanılmakta olan keten tohumu; 150 ml. suya bir yemek kaşığı eklenip haşlandıktan sonra süzülerek, günde bir kez olmak üzere tüketilir.
  • Rezene: sindirim sistemi kaynaklı tüm problemlerde aktif olarak etkinlik sağlamakta olan rezene güçlü etkisi sebebiyle 2 haftayı geçkin sürelerde kesinlikle kullanılmamalıdır. Günde iki kez olmak üzere; 150 ml. suya 1.5 gram ( 1 çay kaşığı ) eklenerek sıcak su ile haşlanır. 5 dakikanın ardından süzülerek tüketilir. Her tüketim için taze olarak hazırlanmalıdır.

Reflü Rahatsızlığının Doğal Tedavi Sürecinde Hangi Besinler Kullanılabilir?

  • Gece yatmadan hemen önce süt tüketilebilir. Bu durum gece uykusunu bölebilecek yanma hissiyatını manipüle edecektir.
  • Gün içerisinde belirli aralıklar dâhilinde 150 ml. suya bir yemek kaşığı elma sirkesi karıştırarak tüketebilirsiniz. Bu karışım mide asitlerinin tahribat oluşturan etkilerini en az seviyeye indirgeyecektir.
  • Aloa Vera suyunun mide tarafından salgılanmakta olan asitleri emici özelliği vardır. Bu geçici periyotlarda rahatlatıcı etkiler meydana getirecektir.
  • 150 ml. ılık suya yarım çay kaşığı kadar karbonat eklenerek günde 2 kez olmak üzere tüketilebilir. Karbonat içeriğinde bulundurmakta olduğu bileşeni ile mide tarafından salgılanmakta olan asitleri minimalize edebilmektedir.
  • Zencefil bitkisi sindirim sistemi açsından elzem etkiler barındırmakta olan bir bitkidir. Sağlıklı işleyen bir sindirim sistemi; reflü problemlerinin ortadan kaldırılması adına büyük önem taşımaktadır. Günde 1 fincan zencefil çayı tüketilerek reflü rahatsızlığının oluşum gösteren belirtilerinden korunulabilir.
  • Badem; mide tarafından salgılanmakta olan asitlerin salgılanma arlığını uzatarak bu enzimlerin yukarı ulaşmasını engeller. Günde bir avuç kadar tüketimi reflü problemi için olumlu etki sağlayacaktır.

Bebeklerde Reflü

Bebekler için özellikle çok hassas ve dikkat edilmesi bir konudur. Eğer önlem alınmaz ise beslenmeleri sonucunda bebeğinizde kalıcı reflü oluşmasına sebep olabilirsiniz. Önlemi oldukça basittir aslında. Bebeğinizi uyutmadan 2 saat öncesinde hiç bir şey yedirmemelisiniz. Yada bebek beslendikten 2 saat sonra uyumalıdır. Aksi halde yatan bebeğin midesinden yedikleri yemek borusuna doğru gelecek ve kalıcı reflü sebebidir. Tedavisi de güçtür, ömür boyu çeker.

Bebekler özellikle geceleri çok sık uyanırlar ve annelerini emmek isterler bunun bir zararı yoktur ancak anne sütü dışında gece veya uyumaya yakın bir şey yedirilmemelidir.

Ссылка на основную публикацию
Похожие публикации